![]() |
Kuran'a göre ''Namaz''
Ateistler, Deistler, Şiiler, Sünniler vb. Onlara Kur'an İslam kaynağı dediğimiz vakit eksit aramaya kalkarlar ve Kur'an'da Namaz yoktur demeye başlarlar. Hiç unutmama Turan Dursun ve Edip Yüksel tartışmasında da aynı bu konu vardı.
Hatırladığım kadarıyla Din Bu kitabında şöyle geçer: Turan Dursun: Bana gelen mesajlar arasında kayda değer ve ciddi olanlarda var bunlardan biride Edip Yüksel. Edip Yüksel: Hadisler çelişkili ve tahrife uğramış bu yüzden kaynak sayılamaz. Turan Dursun: Öncelikle böyle bir cesaretiniz alkışlamaya değerdir. Gerçektende en sayğlam kaynaklar bile uydurmalarla doludur ama İslam hukunu ve ibadetinide hadisler oluşturur. Örneğin namaz ve nafile oruçlar gibi. Şimdi ise Turan Dursun'un yoktur dediği Namazın Kur'an'da olup olmadığına bakalım. KURAN'DA NAMAZ 5/48 ve 49- ALLAH'ın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. 10/15 Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kuran getir, yahut onu değiştir!," derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım." 6/114ALLAH'tan başka hüküm koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. GİRİŞ Hüküm kitabı olarak, İlahi kaynak olarak Kur’an insanlar için yegâne kitaptır. Allah-u teali dışında hiç kimse hüküm ve kanun bırakma yetkisine sahip değildir. Namaz gibi mühim bir ibadetin Kuran’da olmadığı söylemek ve haşa Allah’ın kitabı Namazı anlatmadı demek çok yanlış bir itikattır. Kur’an detaylandırılmış ve açık bir kitaptır. Bu konuda şüphe edenler için Em’an Suresinde şöyle denir 114-Allah'tan başka bir hüküm koyucu arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. Teyemmüm, Savaş Namazı ve çok az rastlanan olayları bile Allah-u teali bizlere bildirmişken Namaz gibi önemli bir ibadeti bildirmemiş olması düşünülebilir mi? Oluşturulan Namazı Kuran’da aramamız yerine ‘’Kuran’a göre namaz’’ ve Kuran’da namazı aramamız daha doğru olacaktır. Bu çalışmamızda Namaz, Namaz vakitleri, Namazda okunacak dualar, Rüku, secde ve Namazla ilgili Kuran’da anlatılan prensipleri anlatmaya çalışacağız. Bu çalışmamızın hayırlı olmasını Allah-u tealiden diliyorum. ABDEST MAİDE SURESİ = 6 Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın) İnananlar! Namaza kalktığınız zaman yıkayın: (1) yüzünüzü, (2) dirseklere kadar ellerinizi. Sıvazlayın: (3) başınızı, (4) ve topuklara kadar ayaklarınızı da. Konuyla ilgili Edip YÜKSEL şu açıklamada bulunur;Yüzler, eller yıkanır, başlar meshedilir, ayaklar da topuklara kadar. Ayetlerdeki ifade, ayakların hem yıkanabileceği ve hem meshedilebileceği biçimde anlaşılır (nitekim bunu bir önceki cümleyle yansıtmaya çalıştık). Böylece, duruma ve iklime göre bize serbesti tanınır. TEYEMÜM MAİDE SURESİ= 6 Su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelip yüzünüzü ve kollarınızı onunla sıvazlayın. ALLAH size güçlük çıkarmak istemez. Eğer su bulunamasa zihinsel olarak Namaza hazırlanmak için 1- Yüz 2- Kollar Temiz bir Toprağa hafifçe sürülür. ABDESTİ BOZAN ŞEYLER MAİDE SURESİ= 6 Yahut tuvaletten gelmiş yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunmuş NİSA SURESİ= 43 Biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup 1- Tuvalet İhtiyacını Gidermek 2- Cinsel İlişkide bulunmak CÜNÜPLÜK NİSA SURESİ= 43 Yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Cinsel ilişkiden sonra yıkanmak sadece Namaza hastır. Namaz dışında cünüp iken her şey yapılabilir. Cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar Namaza yaklaşmayın der. SARHOŞLUK NİSA SURESİ= 43 İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilinceye kadar… Namaza durmayın Kuran’da içki haramdır. Yeni Müslüman olmuş veya İçkili biri Namaz kılmak istese kılabilir. Bunun bir şartı var oda; ne dediğinizi bilinceye kadar Namaz kılmamak.Çünkü Namazın şartlarından bir ne dediğini bilmek ve dikkatli-huşu içinde olmaktır. Devam ediyor... |
KIBLEYE DÖNMEK
Tevhidi Dinin en büyük Peygamberlerinden biri olan Hazreti İbrahim’in kurduğu; İbrahim’in, Musa’nın, İsa’nın ve Hatem-ül Enbiya Hazreti Muhammed’in yöneldiği; Müslümanların birliğini sağlayan ve tek yön belirtmek için işaret olarak inşa edilen Kâbe; İslam Dinin kurucusu olan İbrahim’in inşa etiği Kâbe tüm Namaz kılanlar için yöndür. Allah, birlik/beraberlik/Tevhit ve simge olarak Kâbe’yi en önemli ibadetlerden olan Namaz için yön yapmıştır. Bir İnsan psikolojik olarak Kâbe’ye yöneldiğinde hem önceki Tüm Tevhit ehlinin eyleminin tekrarını hatırlar, hem de tüm Namaz kılanları ortak eylemini gerçekleştirdiğinin bilincinde olur. Ve Allah bir ayeti kerimede yönlerle ilgili şöyle buyurur: BAKARA SURESİ 125 Kâbe’yi halk için bir odak noktası ve bir güven yeri kıldık. İbrahim'in makamını bir namaz yeri olarak kullanın. "Ziyaretçiler, kendini ibadete verenler ve eğilip secde edenler için ikiniz Evimi temiz tutun," diye İbrahim ve İsmail'i görevlendirmiştik. 143 Böylece sizi açık fikirli bir toplum kıldık ki halkın arasında tanıklar olabilesiniz ve elçi de aranızda tanık olabilsin. Elçiye uyanlarla topukları üzerinde geriye dönenleri birbirinden ayırmak için eskiden yöneldiğin kıbleyi değiştirdik.30 ALLAH'ın yol gösterdiği kimseden başkasına elbette bu ağır gelir. ALLAH imanınızı boşa çıkarmaz. ALLAH insanlara Şefkatlidir, Rahimdir. 150Her nereden yola çıkarsan çık, (namaz için) yüzünü Kutsal Mescide doğru çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü onun tarafına çevirin ki halkın size karşı bir eleştiri malzemesi olmasın. Zalimlere gelince, onlardan çekinmeyin, benden çekinin ki size olan nimetimi tamamlayayım ve siz de doğruya ulaşabilesiniz. 26. İbrahim'i Evin (Kabe'nin) mekanına yerleştirmiştik: "Bana hiç bir şeyi ortak etme. Evimi de, ziyaretçiler, orada yerleşenler, rukü ve secde edenler için temizle." Seyahat anında kıbleye dönme koşulu ihmal edilebilir BAKAR SURESİ= 115 Doğu da batı da ALLAH'ındır. Nereye yönelirseniz ALLAH'ın yüzü oradadır. ALLAH her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir. KIYAM [NAMAZA DURMAK] BAKARA SURESİ = 125 Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek namaza durun. MAİDE SURESİ = 6 Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman (Bkz; 3:39; 4:102) OKUMA - KIRAAT MÜZEMİL SURESİ = 20 Şu halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun. …Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, İSRA SURESİ = 79 (Kur'an'la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır. BAKAR SURESİ = 45 Güçlüklere karşı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka ağır gelir; ancak saygılı olanlar hariç. Namazda okunacaklarla ilgili Edip YÜKSEL şöyle der; Fatiha suresi baştan sona Allah'ı muhatap alan bir dua niteliğinde olan biricik sure olup değişik dilleri konuşanların topluca namaz kılabilmelerini sağlayabilmesi açısından uygundur (62,9–11; 4.101–103). RÜKÛ FETİH SURESİ = 29 Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında merhametlidirler. Onları, 1-rüku edenler, 1-secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur: İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir. HAC SURESİ = 26 İbrahim'i Evin (Kâbe’nin) mekanına yerleştirmiştik: "Bana hiç bir şeyi ortak etme. Evimi de, ziyaretçiler, orada yerleşenler, 1-rukü ve 2-secde edenler için temizle" Önce Rükûa gidilmeli sonra Secdeye çünkü hemen hemen birçok ayete önce Rüku sonra Secde denir. SAD SURESİ = 24 Böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve 1-rükû ederek 2-yere kapandı ve (bize gönülden) yönelip-döndü. BAKARA SURESİ = 43 Namazı kılın, zekatı verin. rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. AL-İ İMRAN SURESİ = 43 rükû edenlerle beraber rükû et" demişlerdi. TEVBE SURESİ = 112 Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, 1-rükû' ve 2-secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele. HAC SURESİ = 77 Ey iman edenler, 1-rükû edin, 2-secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. SECDE Bakara (125) Hani, biz Kâbe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve SECDE edenler için evimi (Kâbe'yi) tertemiz tutun." Al-i İmran (43) "Ey Meryem! Rabbine divan dur. SECDE et ve (onun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et" demişlerdi. Al-i İmran (113) Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, SECDEye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Nisa (102) (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar SECDEye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Araf (120) Sihirbazlar ise SECDEye kapandılar. Araf (29) De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her SECDE yerinde yüzlerinizi (ona) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak ona ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine ona) döneceksiniz." Araf (206) Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na SECDE ederler. Tevbe (112) Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû' ve SECDE edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele. Hicr (98) O halde Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve SECDE edenlerden ol. Nahl (48) Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a SECDE ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir. İsra (107) De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü SECDEye kapanırlar." Meryem (58) İşte bunlar, Adem'in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak SECDEye kapanırlardı. Ta Ha (70) (Mûsâ'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen SECDEye kapandılar ve, "Hârûn ve Mûsâ'nın Rabbine inandık" dediler. Hac (18) Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a SECDE etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar. Hac (26) Hani biz İbrahim'e, Kâbe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve SECDE edenler için temizle" diye belirlemiştik. Hac (77) Ey iman edenler, rükû edin, SECDE edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Furkan (60) Onlara, "Rahmân'a SECDEye kapanın denildiğinde "Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi SECDE edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır. Furkan (64) Onlar, Rabblerine SECDE ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir. Şuara (46) Bunun üzerine sihirbazlar derhal SECDEye kapandılar. Şuara (219) Namaza kalktığında seni ve SECDE edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et. Neml (25) "Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a SECDE etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)" Secde (15) Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman SECDEye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar. Sad (24) Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek SECDEye kapandı ve Allah'a yöneldi. Zümer (9) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, SECDE halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. Fussilet (37) Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya SECDE etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a SECDE edin. Fetih (29) Muhammed, Allah'ın Resülüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve SECDE halinde, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların SECDE eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah kendileri sebebiyle inkarcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükafat vaad etmiştir. Kaf (40) Gecenin bir kısmında ve SECDElerin ardından da onu tespih et. Necm (62) Haydi Allah'a SECDE edin ve ona kulluk edin. Kalem (43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kâfirlerin SECDEye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında SECDE etmeye çağrılıyorlar(ve buna yanaşmıyorlar)dı. İnsan (26) Gecenin bir kısmında ona SECDE et; geceleyin de onu uzun uzadıya tespih et. İnşikak (21) Onlara Kur'an okunduğu zaman SECDE etmiyorlar. Alak (19) Hayır! Sakın sen ona uyma; SECDE et ve Rabbine yaklaş. Devam ediyor.... |
NAMAZIN İÇİNDE
NİSA SURESİ= 43 Ne dediğinizi bilinceye kadar… Namaza durmayın Namazda okunanların anlamlarını bilmeliyiz. Yani Allah ile ne konuştuğumuzu ve ne demek istediğimizi bilmeliyiz. Aksi halde sarhoş namazından öteye ulaşmaz. MÜMİNUN SURESİ = 2 Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar. İSRA SURESİ = 111 "Övgü, ALLAH'adır. O çocuk edinmemiştir, yönetimde ortağı ve zayıflıktan ötürü de bir yardımcısı yoktur." O'nu alabildiğine yücelt. NAMAZ SONRASI NİSA SUERESİ = 103 Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın.34 Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır. VAKİTLER Nisa suresi = 103 Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır. NUR SURESİ = 58 Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için elbisenizi çıkardığınız zaman ve Akşam namazından sonra... Bunlar, sizin özel üçvaktinizdir. 1- SABAH NAMAZI [Salât-El Fecri] Rum suresi = 17 Sabaha erdiğiniz vakit de NUR SURESİ = 58 Sabah namazı… 2- ORTA NAMAZ [Salât-El Vusta] BAKARA SURESİ = 238 Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun. 3- AKŞAM NAMAZI [Salât-El İşa] İSRA SURESİ = 78 Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Rum suresi = 17 Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, Sabah: Şafak sökmeye başladığı lahzadan güneşin doğmaya başladığı zamana kadar olan vakit. Orta: Sabah ile akşam arasındaki namaz vakti. Akşam: Güneşin batmasından gece karanlığının çöküşüne kadar. CUMA [TOPLANTI] NAMAZI CUMA SURESİ 9. Ey inananlar, cuma (toplantı) günü namaza çağrıldığınızda ALLAH'ı anmak için acele edin ve alışverişi bırakın. Bilseniz, bu sizin için daha iyidir. 10. Namaz bitince, yeryüzüne yayılarak ALLAH'ın lütfunu arayın ve ALLAH'ı sürekli anmaya devam edin. 1- Cuma Günü 2- Alışverişten sonra (Gün ortası) 3- Allah’ı anmak 4- Öğüt vermek ve zamana göre Topluma bir şeyler vermek 5- Toplu Halde Namaz Kılmak 6- İşe dönmek (Gün ortası) TOPLU HALDE NAMAZ [CEMAAT] Araf suresi = 204 Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz. AL-İ İMRAN SURESİ = 43 Rükû edenlerle beraber rükû et |
Selam,
RESİMİ NAMAZ İÇİN HAZIRLANAN ŞU SAYFAYA BAKIN http://www.ilahimesaj.com/mehmetsali...az/resimli.htm Sevgi... |
Mehmet salih kardeşim bana söyler misin salt kuranı baz alarak namaz ve oruç saatleri neye göre düzenlenmiştir.
|
Namaz Günese göre, Oruc Ay'a göre..
|
akşam namazının vakti güneş batıp ufkun kızllığı gittiğinde geliyordu; yatsı neye göre belirleniyo?
|
Selam,
Namaz anlatılırken Güneşin doğmasından-batmasından söz edilir. Burada saat değil vakit var.İsterseniz yazıyı tekrar okuyun eğer okuyamıyorsanız alın size bir alıntı VAKİTLER Nisa suresi = 103 Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır. NUR SURESİ = 58 Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için elbisenizi çıkardığınız zaman ve Akşam namazından sonra... Bunlar, sizin özel üçvaktinizdir. 1- SABAH NAMAZI [Salât-El Fecri] Rum suresi = 17 Sabaha erdiğiniz vakit de NUR SURESİ = 58 Sabah namazı… 2- ORTA NAMAZ [Salât-El Vusta] BAKARA SURESİ = 238 Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun. 3- AKŞAM NAMAZI [Salât-El İşa] İSRA SURESİ = 78 Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Rum suresi = 17 Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, Sabah: Şafak sökmeye başladığı lahzadan güneşin doğmaya başladığı zamana kadar olan vakit. Orta: Sabah ile akşam arasındaki namaz vakti. Akşam: Güneşin batmasından gece karanlığının çöküşüne kadar. Orucu ayrı tartışırız... Kuran'da herşey anlatılır merak etme. Sevgi... |
Alıntı:
aksam vakti günesin batmasiyla baslar, kizilligin gitmesi degildir.. |
Guzel yeni bir sorumluluk yaratiyoruz.
Tanriya tapma adi altinda hacc da ziyaret etmek demek. |
Namaz yok salat var ama salat namaz değil.
Zekat var ama kuran'da zekat 40/1 değil. Hac var ama hac kabeyi tavaf etmek değil, canlı yayın tartışma programı gibi birşey. örnek, ali-imran 66: Bilginiz olmayan şeyde niçin tartışıyorsunuz? Lime TuHaccune? Kurban var ama nüsuk kurbanı var, kanlı kurban değil. İbrahim kendi oğlu ismail'i kesmek üzereyken yerine allah'ın verdiği koyunu kurban olarak bizlere öğretmesi pagan kurbanıdır. Oruc yok savm var siyam var ve savm - siyam bildiğimiz oruç değil, kavrulmak gibi birşey. Bunun gibi mazeretler sadece Türkiye'de var ama diğer müslümalardaki islam gerçek islam değil. |
✔ Peygamberimiz namazı Yahudilerden öğrendi diyen İslamoğlu'na reddiye.
Mustafa İslamoğlu; namazı Yahudilerden öğrendik. |
Peygamberin namazı Yahudilerden öğrenmesi diye bir şey yok..Bir kere peygamber yok ortada..Peygamber olmayınca,bu söylem ve bu söyleme itiraz edenler,havanda su dövüyorlar sadece..
Namaz konusu önemli..Bu ritüel islama,yahudilerden değil,hristiyanlardan geçmiştir..Nerdeyse birebir hem de..Süryani ortodokslarda rüku yoktur ama diğer tüm detaylar islamla birebir aynıdır..Merak eden şu kitaba bakabilir; http://www.kitapyurdu.com/kitap/sury...et/263252.html Tabi ki süryanilere bu ritüel yahudilerden geçmiştir..Bunu es geçemeyiz..Yahudilere nereden geçtiği de belli..Yakındoğudaki pagan ritüellerden..Bu baş eğme meselesi,tarihi bir meseledir ve din icat edenler,dinlerinin tepesindeki kral tanrıya inananların baş eğmesini istemiştir işte..Anlaşılmayacak,muğlak bir konu değil bu.. |
Merhaba,
Süryanilerdeki " Slutho (salat ) " hangi anlamda bir kelime bilemiyorum, ancak Kur'an'daki salat, namaz demek değil, yani bir ritüeli tanımlayan kelime değil.Birden fazla anlamı olmasına karşın ( diğer anlamlarının da uzaktan yakından bedensel bir ritüelle ilgisi yoktur ), daha çok " destek olmak/desteklemek " anlamına gelebilecek olan " uyluklamak " anlamında bir kelimedir.Bu anlam da yine bedensel ritüeli destekleyen bir anlam değildir.Destekten kasıt herşey olabilir..: Fikren destek, maddi destek, sosyal destek, çözüm üretmeye destek...v.b... Paganizmin çıkışı doğuşuna dair sadece " yorumlar " vardır, herhangibir kesinlik yoktur.Ki insanın tarihine baktığımızda arkeolojik olarak 20.000 yıllık dönemde yaşanmışlıklar hakkında yorum yapılabilirken toplam yaklaşık 200.000 yıl diye belirlenmiş tarihi süreçte neler yaşandığı büyük bir muamma...Bu anlamda Tek Tanrı inancı evrilerek, çok Tanrı inancına ve sonrasında o da evrilerek tekrar Tek Tanrı inancına mı döndü, yoksa gerçekten çok Tanrı inancından evrilerek tek Tanrı inancına mı evrildi, çok da kesin olarak bilindiğini düşünmüyorum.O yüzdendir ki bu tür bazı ritüellerin temelinin hangisi olduğu da büyük bir muamma diye düşünüyorum. Son olarak yine tekrar edeyim Kur'an'daki SALAT kelimesinin, araştırdığım kadarıyla bedensel ritüel olan NAMAZ OLMADIĞI düşüncesindeyim. Sağlıcakla kalınız. |
Alıntı:
Ne desem bilemedim simdi. Islamoglu peygamberimiz namazi yahudilerden ögrendi derken bir pot kiriyor farkinda olmadan. Ibrahim peygamberden bu yana bütün peygamberler nesilden nesile namaz ibadetini uygulamislar derken isayi, hristiyanlari neden es geciyor tuhaf kacmis dogrusu. Nesilden nesile aktarilan namaz herne hikmetse, Isa ve hristiyanlar namaz kilmiyorlardi anlami cikiyor, yoksa muhammed yahudilerden degilde, hristiyanlardan da namazi gayet tabi ögrenmis olabilir, neden illede yahudiligi öne sürme geregi duymussa artik orasi muamma. Bilemiyorum ama, sanki bazi müslümanlarin gizli yahudilige sempatileri var gibi. |
Alıntı:
Səluta (ܨܠܽܘܬ݂ܳܐ) kelimesine gelince bu da Süryancada "dua" anlamına gelen Səlu (ܨܠܽܘ) sözcügünün müennes formu olup, Egilmek, bükülmek, meyletmek, yönelmek ve dua etmek anlamındaki Səla (ܨܠܳܐ) fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Arapçada Salat (صلاة) şeklinde tezahür eder. Nitekim Lisanü'l Arab'ta الصلاةُ الدُّعاءُ والاستغفارُ (Salat duadır ve istigfardır) deniliyor. Yani Süryaniceden Arapçaya intikal eden sözcügün her hangi bir anlam kaymasına maruz kalmadıgı da burdan anlaşılmaktadır! Evvelce söyledigim gibi "uyluklamak - destek olmak" gibi manalar çagdaş Türk müfessirler tarafından türetilmiş/uydurulmuştur... İlave edeyim ki Sami diller arasında köklerin ve vezinlerin çoğu zaten müşterek veya benzerdir. Benzer diller konuşan bu halklar binlerce yıl yan yana iç içe yaşamışlar. Onun için Aramicede veya İbranicede veya Habeşçede türetilen bir kelime Arapçaya yabancı gelmez. Özellikle dini terminolojide çok fazla ortak kelime kullandılar. salat kelimesi de onlardan sadece bir tanesidir ve çok eski bir tarihten itibaren manası bilinmektedir. Örnegin Luke 11-1: "İsa bir yerde dua ediyordu (ܡܨܠܐ). Bitirince öğrencilerinden biri, Efendim bize de dua etmesini (ܠܡܨܠܝܘ) öğret dedi" şeklinde geçer. Yunancada dua anlamına gelen "proseuchomai" kelimesi, İncilin Süryanice tercümesinde genellikle Səla (ܨܠܳܐ) fiili ve Səluta (ܨܠܽܘܬ݂ܳܐ) kelimesiyle karşılanır. Hakeza motamot manası "Dua evi" anlamına gelen "Beiyt səluta (ܒ݁ܶܝܬ݂ ܨܠܽܘܬ݂ܳܐ)" tamlaması, İncilde "tapınak" manasında geçer; "salat evi = dua veya ibadet evi" yani tapınak! (Matta 21/13, Markos 11/17, Luka 19/46) "İsanın duası" anlamına gelen Yunanca "i prosefchí tou iisoú" cümlesi de Süryaniceye "Səluta d-Yeşu (ܨܠܘܬܐ ܕܝܫܘܥ)" şeklinde tercüme edilmiştir. Aynı fiil, Tanahın Aramice bölümlerinde de dua anlamındadır: "Kral ve oğulları yaşasın diye dua etsinler (ומצלין לחיי מלכא ובנוהי)" "Daniel ...diz üstü çöküp dua etti (ודניאל... ברך על־ברכוהי ומצלא)" Yani Kur'an'dan asırlar önce sözcügün dua anlamında kullanıldıgını net olarak biliyoruz! Bu, Samilerin "kıyam, rüku ve secde hareketleriyle tanrıya tapınma (namaz)" eylemine isim olarak da verilmiştir. Öyle ki, Süryani Hırıstiyanlar kıldıkları namaza "Səluta" derler... |
Alıntı:
Bkz. 3.52 - İsa, onların inkârlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız" dediler. 5.112 - Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı gelmekten sakının" demişti. 61.6 - Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler. |
Alıntı:
Süryanice SLUTHO kelimesi,hem dua anlamına gelir,hem de duanın eylemli şekli olan namaz anlamına gelir..Yani islama bu kavram aynen girmiştir.. Süryanilere göre İsa,vaftiz olduktan sonra dua ve namaza başlamıştır..Şu ayetleri delil olarak görürler; Alıntı:
|
Alıntı:
Sevgili Ahlaksız, ben farklı bir şey veya tam tersi anlamda bir şey mi yazmışım? Hatta bunun " bedenen bir ritüel olmadığı " şeklinde kendi düşüncemi, araştırdığım kadarıyla da söylemişim. Kökenleri Sala, SLV, SLY olarak gündem olan bir kelimedir, daha da ötesi her bir kökü de kabul edecek olursa yanlış anımsamıyorsam 18 veya üzerinde anlamlar yüklenen bir kelimedir.Ancak her ne olursa olsun, bir geleneği almak başka bir şey, kelimenin tam anlamıyla ne anlama geldiği başka bir şey.İzlemek de olsa, Dua/İstiğfar da olsa, Destek de olsa anlamları, yine de bedensel bir ritüeli işaret etmemektedir.Eğer bu anlamda ilk mesaımda vurgulama eksiğim varsa bu paragrafla da bunu ortadan kaldırmış olayım. Sağlıcakla kalınız. |
Bursali68;ben sizin kurandaki salata verdiğiniz anlamı ve Ekavil'in de bu kelimeye Süryanilerin verdiği anlamı onayladım sadece..Size bir itiraz etmedim..
|
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:01 . |