Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Önerdiğimiz Başlıklar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=97)
-   -   İslam Tarihi Sanal mı ? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=15754)

frodo 02-01-2010 14:59

İslam Tarihi Sanal mı ?
 
Bir kaç gün önce Harre olayı ile ilgili bir ileti üzerine bu konuyu işleyen bir kaç makale okudum.

Kısaca Harre vakası 683 yılında Halife Yezid tarafından Mekke ve Medine'de ayaklananlara karşı sürdürülen katliamı anlatıyor.

Bu konu ilk olarak pante tarafından forumlarımıza taşınmıştı.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=8812

Bu olayın bize ulaşması yani bir tarihi bilgi olarak ulaşması ilginç. Harre olayını en "sağlam" anlatan bilgiler Vakidî kaynaklı olarak biliniyor. Kitab-ül harre adında bir kitap yazdığı söylenen (kitab günümüze ulaşmamış) Vakidî 727-802 yılları arasında yaşamış. Bu kitaptaki bilgileri Ebul Arap
(864-874)
ve Semhûdî (844-911) vasıtasıyla öğreniyoruz.


Peki Vakidî'nin Ebul Arap ve Semhudi vasıtasıyla öğrendiğimiz kaynağı ne ?


"Örneğin Harre vakasıyla ilgili rivayetinde ta İbrahim b. İsmail b. Ebî Habib el–Ensâri’ye kadar sened zincirini ulaştırır. Bu şahıs ise 161/781 de ölen Benî Abdi’l-Eşhel’in azatlısıydı. Teracim (tercüme) kitaplarında belirtildiğine göre İbrahim ise söz konusu bu rivayetini Osman b. Affan ailesinin Mekke’deki mevlası olan Dâvûd b. el–Hüseyin’den aldı. Dâvûd b. el–Hüseyin ise Harre vakasından sadece 72 yıl sonra (135/752) öldü."


Özetlersek bu tarihi olayın bize ulaşmasındaki zincir şöyle:

İlk kaynak : Dâvûd b. el–Hüseyin, anlatmış (öl.752)
Aktaran : İbrahim b. İsmail b. Ebî Habib el–Ensâri
kayıt eden: Vakidi (Kitab'ül Harre, bu kitap günümüze ulaşmamış)
ve bize ulaştıranlar: Ebul Arap ve Semhudi.

Bu bana ilginç geldi. Sınırlı araştırmalarımla da Emevi tarih kayıtlarına (olup olmadığından da emin değilim) ulaşamadım.

Çok spekülatif yorumlara yol açabilecek bu zincirin farklı kaynaklardan doğrulanması gerekir diye düşünüyorum.

Bilgisi olan arkadaşlardan konuya katkılarını bekliyorum.

Selamlar.



UlulElbab 02-01-2010 15:32

Değerli frodo,

Böylesine önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için en içten sevgi ve saygılarımı

sunuyorum.Tüm samimiyetim ile teşekkür ederim.

Düğüm noktası olarak gördüğüm bu Vakıanın aydınlatılmasında kaktkı sunacak arkadaşlara

şimdiden teşekkür ederim.

Bende Araştırmalarıma devam edeceğim ve ulaşacağım sonuçları burada sizlerle paylaşacağım.

Selam ve Dua ile...

barudi 02-01-2010 16:40

http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=202

frodo bu linkte Ebu Hanife'nin filminin linkini vermiştim tabii film konusu Ebu Hanife ancak madem İslam Tarihi'ni araştırıyorsun, bu filmde ilgilendiğin ipuçlarıda var. Tabii kaynak göstermiyor ama işine yarayacağını düşünüyorum

Kemaloğlu 02-01-2010 22:36

Alıntı:

barudi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 276448)
http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=202

frodo bu linkte Ebu Hanife'nin filminin linkini vermiştim tabii film konusu Ebu Hanife ancak madem İslam Tarihi'ni araştırıyorsun, bu filmde ilgilendiğin ipuçlarıda var. Tabii kaynak göstermiyor ama işine yarayacağını düşünüyorum

Onun derdi bilgi değil kafaları karıştırmak
şüphe tohumları atmak

UlulElbab 02-01-2010 22:50

Alıntı:

Kemaloğlu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 276585)
Onun derdi bilgi değil kafaları karıştırmak
şüphe tohumları atmak

İmanından ve kendinden emin olan neden korkar ki?

Bu konu bazı Müşriklerin hiç işine gelen bir konu değildir...

Tarihle yüzleşmekten korkarlar...Ama ha derler...sakın derler...

1400 yıldır hep aynı teraneler...

Aydınlıktan hoşlanmayan yarasalar.:spy:

barudi 03-01-2010 05:00

Alıntı:

Kemaloğlu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 276585)
Onun derdi bilgi değil kafaları karıştırmak
şüphe tohumları atmak

belki doğru yolu bulur belli mi olur Allah'tan ümit kesilmez.. :)

frodo 04-01-2010 01:39

Alıntı:

"Onun derdi bilgi değil kafaları karıştırmak
şüphe tohumları atmak"
Aksine derdim(iz) bilginin ta kendisi.

Evet Vakidi kaynaklı 'rivayetlerden' daha eski başka kaynak var mı bildiğiniz ?

Kemaloğlu 04-01-2010 20:36

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 276923)
Aksine derdim(iz) bilginin ta kendisi.

Evet Vakidi kaynaklı 'rivayetlerden' daha eski başka kaynak var mı bildiğiniz ?

Ben kurnazlığını oturduğum yerden görebiliyorum
Demek istiyorsunki
islamın tarihi kaynakları zayıf
koskoca islam tarihinin
ve şunu demiyorsun ama demek istiyorsunki
bu koskoca tarih koskoca bir yalan

Ne h.z ayşenin yaşıymış nede islami terörmüş
arkadaşlarından daha akıllısın sen
bir çırpıda olayı bitirmek istiyorsun

UlulElbab 04-01-2010 21:03

Alıntı:

Kemaloğlu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277109)
Ben kurnazlığını oturduğum yerden görebiliyorum
Demek istiyorsunki
islamın tarihi kaynakları zayıf
koskoca islam tarihinin
ve şunu demiyorsun ama demek istiyorsunki
bu koskoca tarih koskoca bir yalan

Ne h.z ayşenin yaşıymış nede islami terörmüş
arkadaşlarından daha akıllısın sen
bir çırpıda olayı bitirmek istiyorsun

Sayın Kemaloğlu,

İslam Tarihi kaynakları sağlam ise neden korkuyorsunuz?

Harre de olup-bitenleri hatırlamak istemiyormusunuz?

Bilgiye dayalı konuşalım..Zanna dayanarak ve oturduğuz yerden değil.

Mesajlarınız nedense Kuran-ı Kerim » 63 / 4 ü hatırlatıyor.

Kemaloğlu 04-01-2010 23:44

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277114)
Sayın Kemaloğlu,

İslam Tarihi kaynakları sağlam ise neden korkuyorsunuz?

Harre de olup-bitenleri hatırlamak istemiyormusunuz?

Bilgiye dayalı konuşalım..Zanna dayanarak ve oturduğuz yerden değil.

Mesajlarınız nedense Kuran-ı Kerim » 63 / 4 ü hatırlatıyor.

Ben hiç bi şeyden korkmam

sen ilk önce tarafını belli
et ondan sonra konuşuruz

dilaver 04-01-2010 23:50

http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/286.pdf
http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/287.pdf

Harre vakası ile ilgili iki akademik yazı. Yararlanılan kaynaklara dikkat edilebilir.

saygılarımla

UlulElbab 04-01-2010 23:53

Sayın Kemaloğlu kardeşim,

Benim tarafım Hakkın,Doğrunun yanıdır.

Doğru öyle birşeydir ki Ona hangi Tarafdan ve hangi açıdan baksan,

O hep aynıdır,hiç değişmez.

"O, kökleri yerin derinliklerinde,dalları göklerde Ulu bir ağaç gibidir."

"Hiçbirşeyden korkmayan"ın durumuda çorak bir arazide ki Çalı gibidir.

Küçük bir rüzgar onu önüne katar..götürür.

En azından Allahtan kork!!!

Hiçbirşeyden...korkmazmış....

çok gördük biz...

Psiko 04-01-2010 23:59

Alıntı:

Kemaloğlu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277147)
Ben hiç bi şeyden korkmam

sen ilk önce tarafını belli et
ondan sonra konuşuruz


Nazilerin Yahudileri denetim altına almak için kullandıkları yöntemlerden bir tanesi de onlara anlamsız bir dizi seçenek sunmaktı.
Bir gruba kırmızı kimlik belgeleri dağıtılırken, bir başka grup mavileri alırdı.
Ailemin bir başka seçimden kurtulup hayatta kalmasına hangisi olanak verecek ?
Kimlik belgeleri fotoğraflı mı yoksa fotoğrafsız mı daha güvenli ?
Kendimi ayakkabı imalatçısı mı yoksa terzi diye mi bildirmeliydim ?
Sınır çizgisi çekildiğinde sola mı yoksa sağa mı gitmeliyim ?
Bu seçimleri yaparken kurbanlar, kaderleri üzerinde denetimleri olduğu yanılgısına düştüler ve
çoğu kez tüm sistemi reddetmeyi başaramadılar.
Sömürüye karşı direnç azaltılmıştı.

Treblinka'da Nazilerle savaşarak ölen Meir Berliner'in sözlerini düşündüm:
"Zorbalar bana iki seçenek sunduklarında, ben daima üçüncüsünü ele alırım."

frodo 05-01-2010 12:53

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277149)
http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/286.pdf
http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/287.pdf

Harre vakası ile ilgili iki akademik yazı. Yararlanılan kaynaklara dikkat edilebilir.

saygılarımla

Zaten o makaleler bu başlığı açmama neden oldu eski tüfek.

Kaynaklar Belazuri, İbni Sa'd, ve diğerleri Vakidi'ye dayanıyorlar. Hepsi de
9.YY'da yaşamışlar.

Psiko 05-01-2010 13:06

Sevgili frodo ;

Önyargılı yaklaşmak yerine,
sorup öğrenip öyle bir fikir oluşturmakta yarar var.
Bu başlığı açma amacın ne hakikaten ?

Eliko 05-01-2010 13:32

Medine'de yapılan katliam -sıradan Müslümanları bilmem!- ama az çok siyer, tarih okuyanlar bu meseleyi bilirler. Ben bu konuyu kaynakları özelikle araştırmamışım ama kaynaklarda çok görmüşüm. Örneğin Tarih-ul Hulefa Suyuti'de verilir. Yanılmıyorsam İsabe İbni Hacer'de bunu işliyor. Medine'de bine yakın sahabenin kızına tecavüz edilmiş ve büyük bir katliam gerçekleşmiştir. Hatta Ticani ehl-i sünnetin imamlarının bu zina çacuklarından olduğunu tepkisel bir biçimde eleştirir.

Saygılarımla
Elikoyum

Eliko 05-01-2010 13:37

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277222)
Zaten o makaleler bu başlığı açmama neden oldu eski tüfek.

Kaynaklar Belazuri, İbni Sa'd, ve diğerleri Vakidi'ye dayanıyorlar. Hepsi de
9.YY'da yaşamışlar.

Frodo sanırım siz Kur'an hariç diğer İslam kaynaklarının ne zaman oluştuğundan habersizsiniz(!)veya dalmışsınız. Zaten Hicri ikinci, üçüncü yüzyıllardan sonra bütün islam kaynakları teşekül etmiştir. Vakıdi ile Buhari arasında veya İbni Hişam ile Vakıdi arasında pek bir fark yoktur.

Saygılarımla
Elikoyum

faran 05-01-2010 13:38

Alıntı:

Eliko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277231)
Frodo sanırım siz Kur'an hariç diğer İslam kaynaklarının ne zaman oluştuğundan habersizsiniz(!)veya dalmışsınız. Zaten Hicri ikinci, üçüncü yüzyıllardan sonra bütün islam kaynakları teşekül etmiştir. Vakıdi ile Buhari arasında veya İbni Hişam ile Vakıdi arasında pek bir fark yoktur.

Saygılarımla
Elikoyum

buhari Kuran-ı mucizil beyandan sonra en büyük kaynakalardan bir tanesidir

Eliko 05-01-2010 13:39

Sevgili Faran,

Sizleri pek anlamadım ama biz Kuran'ı veya İslam'ı eleştirmekten öte bir tarihi katliamı işliyoruz. Geçen yazıları okumanızı tavsiye eder...

Saygılarımla
Elikoyum

faran 05-01-2010 13:40

Alıntı:

Eliko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277233)
Sevgili Faran,

Sizleri pek anlamadım ama biz Kuran'ı veya İslam'ı eleştirmekten öte bir tarihi katliamı işliyoruz. Geçen yazıları okumanızı tavsiye eder...

Saygılarımla
Elikoyum


tamam da katliam da kim kimi nasıl öldürtmüş nasıl olmuş katliamın adı neymiş kaynağını verin de biz de bakalım her kafadan bir ses çıkıyor buyurn meydan sizin söz de değil özde konuşalım

Eliko 05-01-2010 13:42

Paniklenmenize gerek yoktur. Yukarıya kayıp yazıyı okuyun fail ile meful anlatılmış.

Saygılarımla
Elikoyum

faran 05-01-2010 13:53

Alıntı:

Eliko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277236)
Paniklenmenize gerek yoktur. Yukarıya kayıp yazıyı okuyun fail ile meful anlatılmış.

Saygılarımla
Elikoyum


tamam okudum şimdi konunun asıl olayını okuyunuz.


bazı salak şiiler olan kişiler bu günlerde coşuyolar. size de lokma oluyor tabi çünkü yezid hz. hüseyin ile hz. hasan direkt öldürmedi.

halifelik fitnesini her zaman olduğu gibi bir yahudi medine de çıkamaya çalıştı kovdular olmadı mekkede çalıştı kovdular olmadı kahireye giitti orada tuttu. hz. yezid r.a hz.hasan ile hz.hüseyin ikisini öldürmedi öldürenler onun askerleriydi. anlayacağın yezid hatalı değildir. hatalı olan askerlerdir.

ama hayatta kurununyanında yazı yakmamak lazı mdeğil mi?

1. numara ayrıdır. sonra 2. numara gelir ikisi bir değildir.

gece gündüz ayrı olduğu gibi burada da efendimiz S.a.v o günkü asahbeleriyle öldürenler bir değildir.

bir kere zina hayatta olamaz çünkü kuran buyurmmaış mı zina etmeyin diye.

buyurmuş ırza geçeme katiyen bu sizin felsefeniz.

ayrıca

efendiler Efendisi yaşamında ne buyurmuş:

(Eshabım arasında fitne çıkacak, o fitnelere karışanları, Allahü teâlâ benimle olan sohbetleri hürmetine af ve mağfiret edecektir. Sonra gelenler, bu fitnelere karışan Eshabıma dil uzatarak Cehenneme girecektir.) [Müslim]


hayattayken buyurmuş dediği olmuş şimdi sne böyle dersen sonun nerew olur bilmem

İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Eshab-ı kiram arasındaki savaşların, ayrılıkların, iyi sebeplerden ileri geldiğine, dünya nimetleri için, nefsin arzuları için olmadığına inanmak lazımdır. Sadeddin-i Teftazani, (Onların ayrılıkları ve savaşları hilafet için değil, farklı ictihaddan ileri gelmişti) diyor. (1/266)

frodo 05-01-2010 14:00

Sevgili ademoğlu kuşku duyma kültürü bizde yerleşmemiş. Bu ise araştırmanın, gerçeğe ulaşma çabasının olmadığı anlamına geliyor.

Harre olayı önemli. Örneğin Ululelbab bu olayın gerçek islamın yok edilmesinin köşe taşlarından birisi olduğuna inanıyor. Ama eminim ki bu olayın gerçekliği ile ilgili hiç bir kuşkusu yok. Oysa bu güne ilişkin duruşumuzu belirleyen böyle bir tarihi olayın her yönününü didik didik etmemiz gerekir.

Harre olayında Halife Yezid'e gidenlerin ne dediklerine, ne yaptıklarına, döndüklerinde yaptıkları toplantılarda söylediklerine, hatta kimin kılıç çekip celallendiğine dair oldukça detaylı "bilgilere" sahibiz. Bu tuhaf. Tarihte geriye doğru gittikçe detaylar daha az bilinirken tam tersi bir durumla karşılaşıyoruz. Örneğin Vakidi'nin talebesi İbni Sa'd Vakidi'de olmayan ilave bilgilere sahip oluyor. İbn-i Sa'd Yezid'in kızları ve kızkardeşleriyle
nikahland
ığına dair bir bilgi ilave ediyor.

Halife Yezid ve saray kaynaklı hiçbir belge yok. Oysa sadece İstanbul arşivlerinde 500.000 el yazması olduğu söyleniyor ve bunun son derece küçük bir kısmı incelenip tercüme edilmiş.

Kuşku kültürü edinmiş bir toplum olsak bu elyazmalarının büyük bir kısmı deşifre edilir ve tarihe ilişkin bugün bulunduğumuz noktadan çok daha iyi duruma gelmiş olurduk. Oysa şimdi gerçekliği tartışılabilir varsayımlar üzerinden bu günü oluşturmaya çalışıyoruz.

Selamlar.

Psiko 05-01-2010 14:08

Ya Hu İlahi faran ;


"Anam babam yoluna FEDA Ya Resulallah" denilen İlahi Mazhar'ın,
Şura 23 : Bu, Allah'ın, inanan ve iyi işlerde bulunan kullarını müjdelemesidir işte.
De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir
ve kim güzel ve iyi bir iş yaparsa onun güzelim mükafatını arttırırız; şüphe yokki Allah, suçları örter, iyiliğe, mükafatla karşılık verir.
dediği açık değil mi ?

Kerbela olayına imza atan kim ?
Yezid Bin Muaviye mi ?
Böyle birinin Harre olayını gerçekleştirmesi,
bunu yaparken de "Tecavüz" vakalarının oluşması olmayacak-olamayacak bir olgu mu ?

Ama haklısın,
sen ve senin kafa yapındakiler,
bazı yerlerde,
tecavüze uğrayan bir garibi zina yaptı diye Recm dahi ediyorlar.

faran 05-01-2010 14:10

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277241)
Sevgili ademoğlu kuşku duyma kültürü bizde yerleşmemiş. Bu ise araştırmanın, gerçeğe ulaşma çabasının olmadığı anlamına geliyor.

Harre olayı önemli. Örneğin Ululelbab bu olayın gerçek islamın yok edilmesinin köşe taşlarından birisi olduğuna inanıyor. Ama eminim ki bu olayın gerçekliği ile ilgili hiç bir kuşkusu yok. Oysa bu güne ilişkin duruşumuzu belirleyen böyle bir tarihi olayın her yönününü didik didik etmemiz gerekir.

Harre olayında Halife Yezid'e gidenlerin ne dediklerine, ne yaptıklarına, döndüklerinde yaptıkları toplantılarda söylediklerine, hatta kimin kılıç çekip celallendiğine dair oldukça detaylı "bilgilere" sahibiz. Bu tuhaf. Tarihte geriye doğru gittikçe detaylar daha az bilinirken tam tersi bir durumla karşılaşıyoruz. Örneğin Vakidi'nin talebesi İbni Sa'd Vakidi'de olmayan ilave bilgilere sahip oluyor. İbn-i Sa'd Yezid'in kızları ve kızkardeşleriyle
nikahland
ığına dair bir bilgi ilave ediyor.

Halife Yezid ve saray kaynaklı hiçbir belge yok. Oysa sadece İstanbul arşivlerinde 500.000 el yazması olduğu söyleniyor ve bunun son derece küçük bir kısmı incelenip tercüme edilmiş.

Kuşku kültürü edinmiş bir toplum olsak bu elyazmalarının büyük bir kısmı deşifre edilir ve tarihe ilişkin bugün bulunduğumuz noktadan çok daha iyi duruma gelmiş olurduk. Oysa şimdi gerçekliği tartışılabilir varsayımlar üzerinden bu günü oluşturmaya çalışıyoruz.

Selamlar.

frodo Kuran-ı Mucizil beyan olsun, Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem ) olsun Hadis-i Şerif-i ler olsun, fetvalar olsun hepsinde kardeşle evlenmek haramdır. Kuran-ı Mucizil beyanda katiplik vazifeni üstelenmiş, ve Kuran-ı mucizil Beyandan önceki kitaplarda bile inmemeiş dediği Ayet-el Kürs-i şerif-i bizzat Hz. Yezid ( Radiyallah uAnhüma ) indiğinde kaleme almıştır. vahiy katipliği yapmıştır. Şimdi Kuran-ı Mucizil beyanın vahiy Katibi olan Hz. Yezid ( Radiyallahu Anhüma ) hialfeti sırasında hiç uymamazlık eder mi? kafanızdan uydrmayın!!!

Psiko 05-01-2010 14:32

İlahi faran ;

Mübarek adam,
Hasan bin Ali'yi,
Hanımı zehirledi.
Ne zaman ?
Muaviye bin Ebusüfyan döneminde.
Gerçi kafirler ve münafıklar bu işi Hz.!!!!Muaviyenin yaptırttığını iddia edecek kadar küstahlaşmışlardır :D
Yezid o aralar daha dünyadan bihaberdi.

Hüseyin Bin Ali'nin kerbelada katledilişi Yezid Bin Muaviye zamanındadır.
Senin gibi ilmi değerlere muhteşem bir vukufiyeti olan arkadaşımızın da desteği ile,
Hz.!!! Yezid'in böyle bir şeyi yapmayacağı güneş kadar açıkken,
askerleri bu işi yapmışken,
yine o Yahudi dönmesi kafir ve münafıklar bu olayı da bu Hz !!! lerin üzerine atarlar.
Allah'ın laneti bu tür zalimlerin üzerine olsun.
Aminnnn

Psiko 05-01-2010 14:45

Sevgili frodo ;

Hikayeler,
"Oku" emrinin ilk emir olduğu-olması gereken bir anlayışta,
kendilerinden sonraki jenerasyonlara,
yaşanılanları-tarihi anlatmakta tek yol olunca,
yazılı olanların bayağı bir sonraya sarkmış olması kaçınılmaz gibi duruyor.
Eh hali ile,
Kerbelada,
İmzalar atılarak çağrılmış olmalarına karşın,
Ünlü şair Ferazdak'ın ifadesi ile,
"Kalpleri seninle ama kılıçları onunla"
olgusu yaşam yansımaları olursa,
tarihten ne beklenebilir ki ?
Hiç Caferilerin kendilerini,
Kerbela anma günlerinde
neden dövdüklerinin amacı hakkında düşündün mü ?

Bugün ülkemizde,
kahir ekseriyete,
Bırakalım uzak geçmişi,
1915 deki Çanakkale savaşını sor,
Zaferin kumandanı Mustafa Kemal Atatürk demezse,
gel yüzüme tükür.
Sen de kalkmış,
Uzak bir tarihe bakmaktasın :)

frodo 05-01-2010 14:49

Alıntı:

faran´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277245)
frodo Kuran-ı Mucizil beyan olsun, Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem ) olsun Hadis-i Şerif-i ler olsun, fetvalar olsun hepsinde kardeşle evlenmek haramdır. Kuran-ı Mucizil beyanda katiplik vazifeni üstelenmiş, ve Kuran-ı mucizil Beyandan önceki kitaplarda bile inmemeiş dediği Ayet-el Kürs-i şerif-i bizzat Hz. Yezid ( Radiyallah uAnhüma ) indiğinde kaleme almıştır. vahiy katipliği yapmıştır. Şimdi Kuran-ı Mucizil beyanın vahiy Katibi olan Hz. Yezid ( Radiyallahu Anhüma ) hialfeti sırasında hiç uymamazlık eder mi? kafanızdan uydrmayın!!!

Bir yaşıma daha girdim. Demek Hz.Yezid vahiy katibiydi :third:

Bu nasıl oluyor faran ? Bu hazret 646 yılında dünyaya gözlerini açmış. Muhammed Mustafa 632 yılında ölmüş. Bu kadar iddialı bilgiler verdiğine
göre Ayet-el Kürs-i Muhammed Mustafa öldükten sonra mı vahyedilmiş ???

Psiko 05-01-2010 15:03

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277255)
Bir yaşıma daha girdim. Demek Hz.Yezid vahiy katibiydi :third:

Bu nasıl oluyor faran ? Bu hazret 646 yılında dünyaya gözlerini açmış. Muhammed Mustafa 632 yılında ölmüş. Bu kadar iddialı bilgiler verdiğine
göre Ayet-el Kürs-i Muhammed Mustafa öldükten sonra mı vahyedilmiş ???

Ya Hu sevgili Faran ;

Vallahi de billahi de sormak şart oldu.
Çay içer misin ?
Çay içmeyi sever misin ?
Çay içmeyi seviyorsan,
içtiğin çay,
Demleme mi ?
Sallama mı ?

UlulElbab 05-01-2010 16:34

Değerli Dostlar,

Harre, islamda bir "Karşı devrim" harekatıdır.Tecavüzler ve akıtılan kan işin ayrıntılarıdır.

Suriye,Şamda ki Halifenin,Medine de oluşan tepkileri bastırmasıdır.

Tepkiler nedir? ve neden oluşmuştur?

Tepkiler Şama giden bir heyetin,toplanan vergiler,zekatlar v.s. ile Şaşalı Saraylarda

içki,uyuşturucu ve kadınlarla bir güzel yendiğini görmeleri ve bunu halka anlatmaları üzerine

çıkan ayaklanmadır.Kısacası uyanıştır.İşte bu KIYAM Kanlı bir şekilde bastırılmıştır.

Suriyeden Medineye gönderilen birlik çoğunlukla Rum(Bizans) Lejyonerlerinden oluşuyordu ki,

öyle insafa gelip niye müslümanları kesiyoruz demesinler.Başlarında ki kumandan UMEYYE soyundandır.

Kısacası bol miktarda Rum tohumu Arap tarlalarına ekilmiştir. Bunlarada Harrenin Picleri denir.

Babasız bu çocuklar evlat edinilmiş ve sahiblenilmişlerdir.Çoğu YENİ İSLAMa göre yetiştirlip

etrafa ALİM diye gönderilipo HADİS anlatmışlardır bol bol.Bir taşla iki kuş!

İşin arka Planında aslında UMEYYE eliyle KUREYŞin İNTİKAMIDIR.(Şerhu mekasıdı't-tâlibîn, İst. 1305, C. II, s. 306-307).

Ardından KABEnin yıkıldığı (mancınıklarla) ve kahramanca savaşan ve içinde ölen komutanı araştırınız Lütfen.

Psiko 05-01-2010 16:46

Hiç bir kurtuluş,zor konulardan sakınmakla bulunamaz.
Kurtuluş yalnızca,şimdiki durumumuzun dehşet verici özelliklerinin içinden geçerek,
onun ötesindeki daha iyi dünyaya ulaşmamızda gelecektir.
Cesur biçimde sorunla yüzleşip seçenekler sunarak,
gerçekliği meçhul ümitlerimizi ve ilerlememize set çeken engelleri ortadan kaldırabilir ve yeni olanakları açığa çıkarabiliriz.


Davranışımız yaşantımızın bir fonksiyonudur.
Olayları gördüğümüz şekle bağlı olarak değerlendiririz
Eğer yaşamımız yıkılmışsa, davranışımız da yıkıcı olacaktır.
Eğer yaşamımız mahvolmuşsa, kendi benliğimizi kaybetmişizdir.

Amnezikler*(Hafıza kaybı,unutkanlık) ailesi olmuştuk.
Zihinde bu deneyimleri uygun bir biçimde içine alacak bir yer yoktur ve gerçek bir çıkış yolu olmadığından,
kendi açımızdan kötülükleri bilinçle anımsamak işimize gelmezdi.
Böylece gün geçtikçe algılama yeteneğimize güvenemeyeceğimizi ve duygularımıza kulak asmamanın daha iyi olacağını öğrendik.
Her gün unuttuk ve bir anı su yüzüne çıkmayı denediğinde yeniden unuttuk.
Bir dayak olayı olurdu, ardından kısa bir pişmanlık ve babam sorardı:
"Niçin bana bunu yaptırdın?"
Sonra ?
Hiçbir şey.
Yakışık almayan bir kanıt varsa sakla!
Kırık bir kapı, idrardan ıslanmış bir iç çamaşırı, ağabeyimin aceleyle köşeyi dönmeyi denerken yıktığı ahşap paravan.
Bunlar bir kez tamir edildiğinde geride olayı anımsatacak hiçbir şey kalmamış olurdu.
Böylece "Unuturduk" ve olaylar devam ederdi.

Bu gönüllü unutma, susturulmanın özüdür.
Bunu anladığım zaman "Nasıl" ve "Niçin" unuttuğumuza daha çok dikkat etmeye başladım ve böylece anımsamaya doğru gerisin geriye giden bir yolculuk başladı.

vartor 05-01-2010 16:53

Henuz yakin tarih hakkinda celiskiler icindeyken, ne radyo, ne televizyonun olmadigi bir devirde, gerceklik aramak bence beyhudedir. Zaten de ortak bir cozum bulunmus; katliami yapan rum lejyonerlermis. Muslumanlar yine sucsuz:D

UlulElbab 05-01-2010 17:02

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277273)
Henuz yakin tarih hakkinda celiskiler icindeyken, ne radyo, ne televizyonun olmadigi bir devirde, gerceklik aramak bence beyhudedir. Zaten de ortak bir cozum bulunmus; katliami yapan rum lejyonerlermis. Muslumanlar yine sucsuz:D

Sevgili vartor,
Paralı askerlik tarihi bir olgudur.Parayı bastırırsınız istediğinizi yaparlar.
Ama Müslümanlar yiine suçsuz..çok komil değil çünkü Katliama uğrayan zaten Müslümanlar.
Tarihte üzeri örtülmüş çok fazla katliam vardır.
Ben masuum kanının asla yerde kalmayacağına inanırım.
Mutlaka açığa çıkacaktır.
Siz öbür dünyaya inanmıyorsunuz...
Peki sizin nasıl bir Adalet anlayışınız var? Eğer bu dünyada Katillerin yaptıkları yanlarına kar kalıyorsa...kim hesap soracak?
Herkes toprak olup gidecekse eğer...bu işte bir gariplik yok mu?

frodo 05-01-2010 17:38

Alıntı:

"Sahabe arasında geçen kavgalar ve tartışmalar açıkça gösteriyor ki, onların bir kısmı haktan sapmış, zulüm ve günah sınırına ulaşmıştır. Bunun da sebebi kin, inat, haset, direnme, servet ve iktidar talebi, dünyanın çekiciliğine (lezzet ve şehvete) meyildir. Bu böyledir; çünkü her sahâbî masum (günahsız ve günah işleyemez) değildir ve Peygamber'i (s.a.) gören, ona ulaşan herkes hayırlı (iyi) değildir... Ehl-i sünnet ulemasının bu olayları farklı yorumlayıp mazeretlere bağlamalarının sebebi büyük sahabeye dil uzatılmasını engellemek içindir. Onlardan sonra Peygamber'in Ehl-i beytine yapılan zulüm ve kötülüklere gelince bunu kimse inkar edemez, buna dağlar taşlar ve hayvanlar bile şahitlik eder, göklerde ve yerde olanlar göz yaşı dökerler; dağlar paralanır, taşlar parçalanır. Bu sebeple o kötülükleri yapanlara, buna razı olanlara veya katkıda bulunanlara Allah lanet etsin! Ehl-i sünnet alimlerinin bir kısmının, onun daha fazlasını da hak ettiğini bildikleri halde Yezîd'e lanet etmeyi caiz görmemiş olmalarının sebebi, cahil ve aşırı gidenlerin işi ileriye götürüp büyük sahabeye kadar dil uzatmalarını engellemek içindir." (Şerhu mekasıdı't-tâlibîn, İst. 1305, C. II, s. 306-307). Aktaran H.Kahraman
Sevgili ululelbab yine başladığımız yere dönüyoruz. Şerhu mekasıdı't-tâlibîn adlı kitap (muhtemelen doğrusu Mekasıdu't-Talibin'dir) hicri 1306 yılında (miladi 1903 mü oluyor ?) İstanbul'da yayınlanmış ve yazarı Hoca Muhammed Raif Efendi'dir. Bu kitapta Teftâzânî'nin (öl.h.792, m 1389-90) yazdıklarına atıfta bulunmaktadır.

UlulElbab 05-01-2010 18:28

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277284)
Sevgili ululelbab yine başladığımız yere dönüyoruz. Şerhu mekasıdı't-tâlibîn adlı kitap (muhtemelen doğrusu Mekasıdu't-Talibin'dir) hicri 1306 yılında (miladi 1903 mü oluyor ?) İstanbul'da yayınlanmış ve yazarı Hoca Muhammed Raif Efendi'dir. Bu kitapta Teftâzânî'nin (öl.h.792, m 1389-90) yazdıklarına atıfta bulunmaktadır.

Sayın frodo,

Ek bilgiler gelmeyince ,evet bir kısır döngüye giriyoruz.Ancak Muhammed Raif efendiyi kaynak olarak göstermem ona katıldığım anlamına gelmiyor.
Evet o da Teftâzânî'nin eserine atıfta bulunuyor ama onun amacı olayı her zaman ki gibi örtbas etmek.
Güya Sahabe arsında geçen kavgalar gibi gösteriyor.Olayı hafifletmeye yönelik.
Ama haklısınız başa dönmüş oluyoruz.

Bir çok kişi Konunun ne olduğunu dahi anlamadan yorum yapmış...O nedenle

başa dönmekte fayda var...

Saygılarımla...

Psiko 05-01-2010 18:38

Biz çocukken demek istediğimiz bir şeyi,
direkt değil,
ima ederek söylerdik.
Rahmetli dedem de,
"Eeee mana murad olundukda !!" derdi bize.

Sevgili homosapiensim,
madem başa dönüldü tekrar,
Ademoğlu da sorsun şimdi,
"İslam tarihi sanal mı ?"
sorusu ile
"Mana murad olundukda ?"

frodo 05-01-2010 18:43

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277297)
Biz çocukken demek istediğimiz bir şeyi,
direkt değil,
ima ederek söylerdik.
Rahmetli dedem de,
"Eeee mana murad olundukda !!" derdi bize.

Sevgili homosapiensim,
madem başa dönüldü tekrar,
Ademoğlu da sorsun şimdi,
"İslam tarihi sanal mı ?"
sorusu ile
"Mana murad olundukda ?"

Sanırım gözünden kaçtı sevgili ademoğlu :

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277241)
Sevgili ademoğlu kuşku duyma kültürü bizde yerleşmemiş. Bu ise araştırmanın, gerçeğe ulaşma çabasının olmadığı anlamına geliyor.

Harre olayı önemli. Örneğin Ululelbab bu olayın gerçek islamın yok edilmesinin köşe taşlarından birisi olduğuna inanıyor. Ama eminim ki bu olayın gerçekliği ile ilgili hiç bir kuşkusu yok. Oysa bu güne ilişkin duruşumuzu belirleyen böyle bir tarihi olayın her yönününü didik didik etmemiz gerekir.

Harre olayında Halife Yezid'e gidenlerin ne dediklerine, ne yaptıklarına, döndüklerinde yaptıkları toplantılarda söylediklerine, hatta kimin kılıç çekip celallendiğine dair oldukça detaylı "bilgilere" sahibiz. Bu tuhaf. Tarihte geriye doğru gittikçe detaylar daha az bilinirken tam tersi bir durumla karşılaşıyoruz. Örneğin Vakidi'nin talebesi İbni Sa'd Vakidi'de olmayan ilave bilgilere sahip oluyor. İbn-i Sa'd Yezid'in kızları ve kızkardeşleriyle
nikahland
ığına dair bir bilgi ilave ediyor.

Halife Yezid ve saray kaynaklı hiçbir belge yok. Oysa sadece İstanbul arşivlerinde 500.000 el yazması olduğu söyleniyor ve bunun son derece küçük bir kısmı incelenip tercüme edilmiş.

Kuşku kültürü edinmiş bir toplum olsak bu elyazmalarının büyük bir kısmı deşifre edilir ve tarihe ilişkin bugün bulunduğumuz noktadan çok daha iyi duruma gelmiş olurduk. Oysa şimdi gerçekliği tartışılabilir varsayımlar üzerinden bu günü oluşturmaya çalışıyoruz.

Selamlar.


Psiko 05-01-2010 18:52

:)

Sevgili frodo ;

Tarihden,
devlet örnekleri aramak güzel bir yöntem.
Ama bildiğin gibi,
Reddetsek de kurumları ve toplumu ile karşımızda duran İslam'ın,
bu nedenler dolayısı ile en az iki,
-Ehli sünnet ve şia-
kısma ayrıldığı ve tarih adına iki tarafından da,görüş serdettiğini düşünürsek,
"Gerçek"i ararken,
Şamlı Johannes'in kitabından daha doğru bir yapılanmayı başarabileceğimizi söyleyebilirim.
Ve
unutulmaması gerekenlerden birisi de,
"Zafere vergi kesilemediği"
Tarih böyle diyir...

UlulElbab 05-01-2010 18:56

Aslında tarihi daima Galip gelenler yazmıştır.

Bu doğası gereği böyledir.Ölüler Tarih yazamayacağına göre?

Ezilenlerin ki birkaç Görgü tanığının ifadesidir...

Onlarda çoğu zaman Dezenfermasyon içinde erir gider...

Bana kalırsa TÜM tarih bir çarpıtma ve yalandan ibaret...

Sevgiler...

Ayejj 05-01-2010 19:01

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 277302)
Aslında tarihi daima Galip gelenler yazmıştır.

Bu doğası gereği böyledir.Ölüler Tarih yazamayacağına göre?

Ezilenlerin ki birkaç Görgü tanığının ifadesidir...

Onlarda çoğu zaman Dezenfermasyon içinde erir gider...

Bana kalırsa TÜM tarih bir çarpıtma ve yalandan ibaret...

Sevgiler...


Bir rivayetin az bir kısmıda olsa gerçekle alakası ardır derler.

O yüzden tarih adına yazılmış tüm şeylere yalan dememeliyiz.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:34 .