![]() |
inancını yitirmek
"Tanrıyı En Çok seven kişi, onu en çok yitirmiş ve yitirdiği şeye en çok üzülen kişi değilmidir? O halde en Tanrısız benim.. çünkü onu en çok seven bendim."
Nietzsche Nietzsche''nin bu sözünü gördüğüm de ne kadar etkilendim bilemezsiniz. Bir söz ancak bu kadar duygularımı yansıtabilir. Allah'' a inancımı kaybetmemin (en azından islam inancını) en büyük sebebi onu çok sevmek ve onun hakkında yeterli bilgiye sahip olmamakla utanmamdı. Ne mi yaptım? Kuranı okudum. Ne mi buldum? Saçmalıktan başka hiç bir şey. Bütün o kafamda kurduğum mükemmel varlık birden yok oldu. Bir çok insan islam hakkında yeterli bilgiye sahip değil ve aslında çoğu kendi islamını yaşıyor. Gerçek islamı öğrenen "akıl" sahibi bir insanın onu kabul etmesi imkansız. Bu forumdaki çoğu müslüman aslında kendi kafalarında ki islamı savunuyorlar ve bu yüzden onda kusur bulamıyorlar. Şunuda belirteyim: Benim imanımı hiç bir atheist yazar sarsamamıştı. Ki ben çok okuyan bir insanım. Çünkü kafamdaki islam zaten onların söyledikleri bilimselliği ve iyiliği savunuyordu. Ama tek başına kuran benim imanımı sarsmaya yetti. Bir de bir gözlemimden bahsetmek istiyorum. Çevremde gördüğüm sonradan inancını kaybedenler, gençliklerinde bir çok müslümandan daha fazla dindar olanlardı benim gibi. Ama onların diğer dindarlardan farkı sorgulayıcı bir akla sahip olmalarıydı. |
kardeş,
Kuran seni nasıl sarstı?biraz açarmısın. |
Merhaba beyaz
Allah''a halen inaniyormusun? |
beyaz öncelikle doğru yolu bulduğun için seni kutlarım.gerçi ne zaman inancını yitirdiğni söylemesende o etkilendiğin sözü ilk defa bu forumda benim imzamda gördüsen söyle çünkü buna vesile olduğum için mutluluk duymamı sağlarsın.
demişsin ki: Bu forumdaki çoğu müslüman aslında kendi kafalarında ki islamı savunuyorlar ve bu yüzden onda kusur bulamıyorlar. Çok önemli bir noktaya parmak basmışsın herkes kendi kafasındaki islamı savunuyor ve bu bazen forumlarda iletişimsizliğe neden oluyor.Aslında bu ayrı bir tartışma konusu güzel bir önsözle bu konu hakkında başlık açmak isteyen arkadaşlar varsa açsın iyi olur.Hatta bu admine düşer. |
Arkadaşlar cevap biraz geç oldu ama bu ara finallerim vardı da.
SERMED-İ_MAHDUT a cevabım: Daha bu ve benzeri siteyi okumadan önce Kuranı okudum ve bendeki ilk izlenimi erkek egemen söylemdi. Sonra kölelik ve cariyelik beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı. Bu iki konu beni sarsınca bu sefer daha bir sorgulayıcı okudum kuranı ve ben de hiçbir ilahilik izlenimi bırakmadı. Aksine o günün siyasi ve politik koşullarına göre yazılmış bir anayasa kitabı gibi geldi. Çünkü kuran o günün koşullarına göre rahatlıkla fikir değiştirebiliyordu. Üstelik Muhammedin özel aile hayatının kuranda anlatılması beni çok şaşırttı. Eşleriyle olan cinsel ilişkilerinin sırasının tayininin Kuranda ne işi var? Bunlar birkaç örnek. Tabi daha sonra bu gibi siteleri taradım ve Kurana inancım tamamen bitti. Yeni''ye cevabım: Şu an tam emin değilim ama Kurandaki Allaha inanmıyorum. İnsan evrendeki küçüklüğü ve çaresizliği sebebiyle sığınacak insan üstü bir güç arar. Belki bu yüzden tamamen Allah kavramını gözardı edemiyorum. Ama dediğim gibi benim allah kavramım biraz değişik. Şimdi onu açıklamamı istersen tam olarak anlatamayabilirim. Çünkü zaten allah, tanımı gereği insanın aklıyla tam olarak kavrayabileceği birşey değil. RUSSEL senden gördüm bu yazıyı. Bu güzel sözü herkesle paylaştığın için teşekkür ederim. |
Allah kalblerimizi okumayı öğrettiği zaman, terbiyemiz için yeni yeni kitaplar açarak önümüze serer
|
Kuran ile insan arasına giren tefsirciler yada kuranı çarptırarak eleştirenler aradan çekildiğinde inançlar dahada hayal kırıklığına uğrayacak.
Yinede herşeye rağmen kalbimizi merhameti ve erdemliği sonsuz olan yaratıcıya bağışladık ve umudumuzu yitirmedik Allah gibi şiddet yanlısı insanların uydurduğu yaratıcılara aldanmamak için. |
Beyaz,
İnsan bilmediğinin düşmanıdır.bence siz bilinçaltında yatan serazat ruhun kontrölüne girmişsiniz.size tavsiyem daha da derinlemesine mütaala edip öyle hareket edin.Din''de insana lazım olan ve ona gerekli olan her türlü bilgi mevcuttur.siz bilmiyorsanız veya anlamadıysanız bu olmadığı veya yanlış olduğu anlamına gelmez. Uzaklaşmanıza sebep olarak gösterdiğiniz konular çok da muğlak konular değil.biraz araştırarak doğruyu görebilirsiniz. İnsan evrendeki küçüklüğü ve çaresizliği sebebiyle sığınacak insan üstü bir güç arar demişsiniz doğru ama ALLAH böyle anda ortaya çıkmaz.Böyle anlarda kuluna daha yakın olur.Bu önemlidir.Sizin söyleminizde sanki yokmuş da insan onu kendince yaratıyormuş gibi bir izlenim çıkıyor. Kuran''daki ALLAH''a inanmıyorum demişsiniz.Peki bu nasıl bir ALLAH inancı.kitabı yok hükmü yok elçisi yok idaresi yok.Böyle bir inanç sistemiyle nasıl hareket edilir ki? ayrıca kafanızdaki çelişkileri veya cevap aradığınız konuları ateist sitelerinden aramanız neredeyse kendi isteğinizle ateist olmak gibi birşey.Neden Kuran''ı her yönüyle özümsemiş insanlardan kurumlardan veya sitelerden cevap aramadığınızı merak ettim.Muhakkak biryerlerde size cevap verecek insanlar varken ateistlerden nasıl cevap alacaksınız?onlar sadece sorularınızı çoğaltmaya yarar. Size bir kardeş tavsiyesi inançsızlığınız kökleşmeden ALLAH''ı layıkıyla tanımaya bakın.kaybedenlerden olmayın.Bir iki konuyu anlamadınız diye kalkıp insanlığın mevcudiyetinden bu yana süregelen bir NUR''a gözünüzü kapamayın. Saygılar. |
Misyonerler, propaganda yaptıkları İslâm ülkelerinde başarıya ulaşabilmek için Pavlus''tan esinle her ülkenin özelliğine göre stratejiler geliştirmişlerdir. Bu husus II. Vatikan Konsil''inde (1962–65) şöyle formüle edilmiştir: "Bedenlenmiş oğlunda tam olarak milletine görünen Tanrı, her devrin kültür tiplerine göre konuşmuştur."
Bu süreçte müslümanları İslam''ı tartışma konusu yaparak dinî duyarlılığı zayıflatmak, oryantalizmden destek alarak aydınların da kafasını karıştırıp safdışı etmek gibi yollar izlemktedirler. |
Yaradan
Başlarda korkardım böyle düşünmekten ama yine de kendimi alı koyamazdım. Şimdiler de daha kararlı oldum. İnancımı yitirdiğini düşünüyor herkes fakat onlardan daha çok inanıyorum. Gerçekten oturup Kuran ı okuduğun da ünlü sayılan hocaları dinlediğin de hepsinin birbiriyle çeliştiğini görebiliyorsunuz. Ben allah a inanıyorum fakat sizin inandığınız şeylere inanmıyorum . Benim inandığım yaratıcı çok güçlü ve çok merhametli. Ve sizlerin söyledikleri. Kuran da yazan bir çok şey benim inandığım yaradanın merhametine sığmıyor.
|
Neden yaratıldığımıza bir cevap verebilecek olan var mı?.
|
Yaratilmadik ki.
|
Alıntı:
Grerat Gatsby'deki Nick'e babasinin verdigi şu öğütten daha önce söz etmistim: Birilerini elestirmek gelirse içinden hatirla ki senin ulastigin imkanlara onlar ulasamamis olabilir. Yani sevgili beyaz, bu dünyada sizden baskalari var. Onlarin içinde sizin ulasamadiginiz imkanlara ulastiklari için islama sizden farkli yaklasanlar var. Örnegin inancini yitirdikten sonra sizin gibi arandikça yitirenler degil benim gibi yeniden kazananlar... Daha bu ve benzeri siteyi okumadan önce Kuranı okudum ve bendeki ilk izlenimi erkek egemen SÖYLEM idi. SÖYLEM Kuran'in o günün siyasi ve politik koşullarıni kâle almasinin soncudur. Siz kâle almamaliydi diyorsunuz; ben kâle almasaydi yadirgardim. Söylemin erkek egemen olmasina gelince, önemli olan yaklasimdir, söylem degil. Ön yargili degilsek o yaklasimi görürüz. Örnegin baska bi forumda Kuran'a daha dün yapilan bi itiraz: Bosanan kadinin bekleme süresi var da erkegin bekleme süresi niye yok? Cevap: Bosanma tipki nikahlanma gibi kadini da erkegi de baglar. Kadin bekliyorsa erkek te bekler. Sonra kölelik ve cariyelik beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı. Bana ise islami daha bi sevdirdi. Çünkü Kuran'daki islam köleligin kaynagini kurutmak suretiyle (47:4, 8:67) bir çirpida sona ermesini sagliyor. Efendim, uygulama böyle olmamis. O halde uygulama kirmali hayalimizi Kuran degil. |
Alıntı:
İnsan açısından yaratılma nedeni bu. Tanrı açısından neden yarattığını bilmemiz için tanrıyla empati kurmamız gerekir ki onun aklıyla empati kurmak baştan mantıksızlık. Yaratma özelliği tanrı tanımının en temel özelliklerindendir.Yaratması yaratmamasından daha doğal. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sanki bu son zamanlarda bu "önemli olan yaklaşımdır" felsefesine biraz fazla düşmeye başladınız. Anladığım kadarıyla bunun meali şudur: "Sen inanmaya niyet ettikten sonra, ne kadar mantıksız görünse de ayetler inanmak istediğine yine yol yaparsın." Bakınız dün mesela bir arkadaş kendi fikirleri ile tutarlı davranabilmek adına, ya da kendi inancını haklı çıkarabilmek adına "Tanrıya kibir ve ego yakışır" gibi bir kelâm etti. Halbuki biz kibir ve egoyu şeytani şeyler diye bilirdik. Siz misal, son tartışmamızda günlük hayatta kendinizle ilgili bir cümlede, kendi kurduğunuz cümlede kendinize hem "ben", hem "o" diye hitap ettiğinizi söylediniz, hem de gayet normal birşeymişçesine. Yani sizin kendinizce olduğundan daha değişik bir anlam kattığınız bu "önemli olan yaklaşımdır, önyargılı olma" mevzusu, tüm objektifliği bir kenara bırakmayı, garip garip söylemlere girişmeyi teşvik ediyor; örneklerini de görüyoruz işte. İnsanları biraz daha objektifliğe ve bilimselliğe davet etseniz daha iyi değil mi? |
Alıntı:
Bu kadar yüce olan tanrının mütevazı olması beklenemez. Kibir ve üstünlük taslayıp kulluk dilemesi doğaldır. Dünkü söylediklerimden vazgeçmedim. Burada önemli olan, kulluk ile bizi alçaltmaması ve tam tersi kullukla bizi yüceltmesi. |
Sayın beyazın 1nolu yazısındaki olaylar aynen bende de oldu. İlk okulda okurken nenemin istegi ile yaz tatilinde kuran kursuna katıdım. Sesim güzeldi ve ve çok kısa zamanda kuanı yüzünden okumaya başladım 30 cüz kadar okumuştum. Hoca beni çok seviyordu. Bende onu çok iyi bir insandı. Daha sonraları tahsile başlayınca kuranı bırktık. Bu devirlerde Allah gerçekten varmı sorusu beni ve arkadaşlamı hep meşgul etti. Ünüversiteyi bitirincede iş ve meslek gailesi ağır basınca dinle pek ilgilenemedik . Bir gün 40 yaşında iken çalıştığım iş yerine bir kuran satıcısı geldi. Taksitle bende aldım. Başladım okumaya , okudukça şaşkınlık içinde idim. Müspet ilim okuduğumdan bende sorgulayıcı bir beyin vardı. Kafama takılanları kabul edemiyordum. Mesela nebe suresindeki Allaha inanlara cennette tıfıl 9 yaşında gögüsleri yeni kabarmış kız vereceği rüşvet teklifi ve bence anormal sözler benim kurana olan şnancımı bitirdi.
İnancım odurki kuranı özgür bir beyinle okuyan herkes kuranın Muhammedin oyduruk kitabı olduğunu anlar. Sayın beyazın fikirlerine aynen katılıyorum. |
Alıntı:
32.Bahçeler, asmalar 33.ve standart taneler - ve KEVÂIBE etrâba 34.ve dolu dolu kadehler http://us.cdn4.123rf.com/168nwm/epon...h100700007.jpg http://www.elements4health.com/image...ood/grapes.jpghttp://photos1.fotosearch.com/bthumb..._of_grapes.jpg .... kâbe..... ................... KEVÂIB ....................... ...unkud ...... kâbe: bir üzüm tanesi KEVÂIB: üzüm taneleri Tıpkı şunlar gibi: şarab: bir içecek meşârib: içecekler (36:73) teribe: bir kemik terâib: kemikler (86:7) cilbab: bir tür giysi celâbib: giysiler (33:59) mescid: secde yeri mesâcid: secde yerleri (22:40) Ayet 33'te geçen "kevâibe etrâbâ"daki etrâbâ ise YAŞIT demek ama ayni olgunlukta anlamina da geliyor. Anilan ayetler bağlardan, bahçelerden, meyvelerden, üzümlerden söz ettiğine göre ETRÂBÂ cennette oturak alemleri kurgulayanlarin uydurdugu hurileri degil üzümleri niteliyor. Cennet halkının ödülü olan salkımlardaki "kevaib"in yani, Urfa diliyle, "kara üzüm khabbeleri"nin hepsi aynı olgunluktadır; kimisi kuru, kimisi koruk değil. Bi daha: KEVÂIB üzüm taneleri demek. O kelimenin YENi KABARMIS GÖGÜSLER ile zerre kadar ilgisi yok. Kelimenin bu anlama geldigini anadili Arapça olan kimseler yaziyor (Kaynak ister misiniz?) |
Alıntı:
Şimdi Allahın oğlu olduğuna İnanan bir kimsenin nazarında: kuran ne olursa olsun, doğruya da söylese yanlıştır desturu vardır kuranı anlayamamak mesele değildir kuranı anlamasını bilmemekte onun için bir mesele değildir Kuranı hiç anlamak istememek işte mesel budur bu durumu onun itikadında aramak lazımdır.. Allahın oğlu olduğuna inan bir kimseya ne desen boştur.. Gelelim Nietzsche. Onun yaşadığı yerdeki din: Kilise dinidir yani: Allahın oğlu olduğunu :D:D asılan bir tanrının olduğunu :D:D söyleyen bir dindir bende onun yerinde olsaydım, vallahi onun dediğini derdim pek çok üzülürdüm.:D:D Ama bizim yaşadığımız yerde din islam dinidir? Allahın oğlu olduğuna inanlar hariç türkiye de ki hiç bir insan Dinsiz olamaz ortam müsait değildir... Muhakkak Allahlı olucaktır ne kadar Allaha isyan etse yok desede. kendi vicdanına islamın Allahı hakimdir.... |
Alıntı:
|
Kusura bakma hasan bey zahmet etmişsin biz seni senelerdir tanıyoruz. Kuranı nasıl hemde insanı salak yerine koyarak tevil ettiğini biliyoruz.
Diyanet ve yüm meal yazalar kabul ediyor bu şekilde anlıyor bir tek siz kızı üzüm tanasi diye anlıyorsunuz. Diyanet Meali : 78.31 - (31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Celal Yıldırım Meali : 78.31 - (31-32-33-34) (Allah'tan derin bir saygı ile) korkup (fenalıklardan) sakınanlara kurtuluş, başarıya erişme, bahçeler, bağlar, göğüsleri yeni kabarmış yaşıtlar; dolu dolu kadehler vardır. Suat Yıldırım Meali : 78.33 - (32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var. Hasan Basri Çantay Meali : 78.36 - (Bunlar) Rabbinden bir mükâfat ve yeter bir bağış olarak (verilir). Bütün herkes gögüsleri yeni kabarmış dilber diyor sen ise üzüm. Sana maşaallah. Bak ikram edilecek sadece kız çocuğu değil yanında kadehle şarap ta var. Tabii eğlencede meşverette şarap ve alkol olmadan olmaz. En kötüsü en pisliği ne biliyormusun kız çocuğunu ve şarabın aynı cümlede geçmesi ve beraber ikram etmesi . Demekki cennette cümcüş tamam . 9 yaşında kızlar ve kadahler dolusu şaraplar. Ben bunu eger Allah yazmızsa yüzüne tükürürüm. Türkçe Okunuş : 78.32 - Hadaika ve a'naba. Elmalılı Hamdi Yazır Meali : 78.32 - Hadîkalar var, üzümler var Üzüm neymiş "a naba" Türkçe Okunuş : 78.33 - Ve keva'ibe etraba. Hasan Basri Çantay Meali : 78.33 - memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar, Bir daha el alemi salak sanma. Oldumu canım. Hürriyet seneler önce sayın yaşar nurinin mealini dağıtıyor kupon biriktirip aldım. Bu ayeti o devirde temelli yok saymış. Ama şimdi oda kabul etmiş. Yaşar Nuri Öztürk Meali : 78.33 - Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar, Ancak bu kadar tevil edebilmiş. |
Hasan Akcay efendi, Kuran muhammed ve yardakcilarinin uydurusudur. Eger, devamli iddia ettigin gibi,yanlis tercume edilmis ise , kurani koruyacagina and icen, bir noktasinin bile degismesine musade etmiyecegine and icen, tanri, allah, hangi uyduruk ilah olursa olsun, YANILMIS olur. Bu da evrenin yaraticisi olduguna inandiginiz bir $eye ( $ey diyorum cunku simdiye kadar ne oldugunu kimse aciklayamiyor; tabi ki olmayan birseyi aciklamak kadar zor birsey olamaz.) hic yakismaz. Arapca birseyler karalayip, allah onu demek istemedi boyle dedi diyeceksen, o zaman sozum yok, bakalim bu sefer ne uyduracaksin merak ediyorum.
|
Alıntı:
mesela elmalı hamdi yazırın tefsirini oku cimri için Eli bağlı derler halbuki ne el vardır ne bağ vardır İbnü Rukayyat bak ne demeiş Alıntı:
Alıntı:
Bir şair de demiştir ki: "Savaş onlara paçasını sıvadı ve kötülükten bârihler ortaya çıktı." Bârih, avcının sağında görünüp de soluna doğru geçen ava denir ki Arap bunu uğursuzluk sayardı. Burada "bevârih" yerine rivayeti de vardır ki, "açık" demektir. Alıntı:
daha dolu var oku oku :D |
Alıntı:
O öyle değil. allah bacağını açarak kimliğini tanıtıyor değil bacağını açarak organını yani cinsel organını gösteriyor. Bacak açarak bir şey kanıtlanmaz . Bacak arasındaki organı gösteriyor. Yani babasını. Oğluya tanısın diye. |
Alıntı:
islam dünyasında böyle şeyler yok :) çünkü islam da öyle bir şey yok... hah hah ha kamon :D Ama kilise dininde bunların hepsi mevcuttur! etten kandan kemikten olan tanrının şeyide kıçıda olur tabi hahahahahahah ayyyyy kamon hahahaha :D |
Alıntı:
|
Cicle-Jerk yapan muslolar. ISID'i izlemekten kafayi yedik mk. Kufur ettirtmeyin gece gece.
Islam o degil, islam bu degil... Hebele hubele. |
Alıntı:
Onlar bumu ? |
Alibey kardesim,
"Kaynak ister misiniz?" demistim. Buyurun: Ka'batu 'inab = one individual grape. This is not a rare hidden meaning. Where I come from (North Africa); it is still how the fruit of grapes “3inab” is described (in a bunch (unqood) and a single grape (ka'ba). Bu arada "Hani Kuran Allah'in korumasi altindaydi!" diye YiNE itiraz edenler var. 1. Allah'in korumasi altinda olan Kuran'in harfleri, kagidi... degil ilettigi "zikr"dir yani anlamlar. 2. Nebe 33'teki KEVÂIB kelimesi ilk günkü gibi oldugu yerde duruyor. Cennette oturak alemi fantezileri kuran birileri onu anlamca çarpitip istismar etmis, o kadar. Insanlar oldugu sürece bu istismarlar olacaktir. Bu itirazi habire temcit pilavi gibi öne süren dostlar! Ilgili ayeti okuma zahmetine girin artik. Ayip oluyor. Peki, nasil korunacak? Gerçegi bilenlerin konusmasiyla: Kâbeti inâb = üzüm tanesi Bu öyle bilinmeyen, nadir bi anlam da degil. Örnegin benim memleketim olan Kuzey Afrika'da üzüm salkimi hâlâ "unkud"dur ve onun tanelerinin her biri kâbe. |
Kaynak istemiyoruz. Bizim uydukla işimiz olmaz.
|
Herkese selamlar,
Bu foruma yazdığım farkedeceğiniz üzere ilk belki de son mesajım olacak. Neden bir şeyler yazma ihtiyacı hissettim kısaca ifade etmem gerekirse; aslında burada yazanları okuma amacım sadece internette yazılanları okuyarak başkaca insanların düşüncelerini anlamaktı, kendimi burada buldum. Özünde bu anladığımızla kendimizi tanımaya, tanımlamaya çalıştığımızı düşünüyorum. Neyse tamda bu mesaj yazdığım konudaki bazı arkadaşların sözleri ve yine bu konuda gelinen farklı islamlar noktası bende yazma isteği oluşturdu. Ben arapça bilmem, 5 vakit namaz kılmam, oruç tutmam, haccada gitmedim, zekatsa hiç vermedim. Ama kendimi müslüman olarak tanımlıyorum ve Allah'ın bir - tek olduğuna, Muhammedin'de onun elçisi olduğuna inanıyorum. Kuran okumaya gayret ediyorum. Gelelim meseleye; herkesin bir islamı var ya, kimine göre hadislerle, kimine göre alimlerle, kimine göre sadece Kuran, kimine göreyse bunların hiç birisi ama islam öyle işte. bende size benim islamımı anlatayım, benim Allah'ımı, benim Tengri'mi anlatayım. Söylediklerimde hata varsa da O'nun affına sığınayım. Benim Allah'ım birden oluşan bizlere unuttuğumuz gerçekleri hatırlatmak için elçiler göndermiştir. Bu elçilerin akabinde bizler yine çağrıldığımız şeyi unutmakda ne acıki çok aceleci davrandık. Söylenenleri bozduk, amacı unuttuk, hadisler çıkardık, rivayetler uydurduk, şekiller yaptık, söylenenleri öncekiler gibi bu şekiller içine hapsettik. Sonra o şekillerden anlamlar çıkarmaya çalıştık. Ve tabii ki aklıyla bir şeyleri bulmaya çalışan insanların O'na inanmasını yine bizler, ahmaklar imkansız kıldık. Çünkü düşünen gerçekten düşünen ve sorgulayan insanın bu bizim yarattığımız şeylere inanmasını beklemek insan aklına onu yaratan Allah'a hakaret değilde nedir? Biz; artık bundan eminimki son elçiden sonra bir kez daha ve tekrar sapıklık içine düştük. Hangi hadisin doğru olduğunu, ne anlama geldiğini bulmaya çalışmak yerine bütün hadisleri reddediyorum. Onlarda boğulacağıma tabiata, hayata ve insana bakmayı yeğliyorum. İnsana baktığımda bu sapkınlıklar yüzünden ilahi hissiyattan uzaklaşıyorum. Ama doğa, evrense bana hep onu hatırlatıyor. Bu gel git, işte güzel olan bu. Onu bir bulmak bir kaybetmek. Ona bakmak yerine onda kaybolan alimlere, dervişlere, şeyhlere bakmak da uzak dursun. Kuran'ın da değişmiş olabileceğini bunun böyle olduğuna yönelik akla ve hissiyata daha yatkın nedenler olduğunu göre göre tersini düşünmeyi ve buna körü körüne inanmayı redediyorum. İnsanların aktardığı bir kitap hele ki yazıldığı dönemdeki 3 halifeninde yine o zamanki insanlar tarafından katledilği gerçeği, eski mushafların yakıldığı gerçeği ve başkaca gerçekler öylece dururken değişmeyecek olan şeyin Allah'ın hükmü olduğunu, değişmeyecek olanın bilgisinin onda saklı olduğunu, Kuran'ın ise içinde Allah hükümlerini barından tıpkı İncil tıpkı Tevrat gibi kutsal bir kitap olduğunu düşünüyorum, bunu hissediyorum. Uzunca oldu kusura bakmayın sonlandırıyorum. Yukarda benim Allah'ım dedim ama aslında o hepimizin Allah'ı. Ateist arkadaşlara göre belki müslüman değilim belki deistim, müslüman arkadaşlara göreyse yüksek ihtimal küfür içindeyim, cahilim hatta bazısına göre kellemi almak vacip, farz. Velhasıl bi yaratıcının varlığına inanan ama bunu islam'da bulamayan arkadaşlara; işte benim islamdan anladığım budur, pek tabii tavsiye ederim. Sorgulayan düşünen bir dinsizi, sorgulamayan düşünmeyen bir müslümana yeğlerim. Onla olan sohbet onla olan muhabbet şekilden daha uzak Allah'a daha yakın hissettiriyor. Tekrar uzunca yazdığım ve tabii ki imla hataları için kusura bakmayın-sadece yazma ihtiyacı hissettim. Kalın Selametle |
Hosgeldiniz turin.
|
Hoşbulduk @Neva, teşekkürler.
@Obi-Wan sana da öncelikle ilgin için teşekkürler. Sorduğun sorulara gelince gayet normal karşılıyorum ama herşeyi uzun uzadıya yazmak zaten yeterince uzun olan bir yazıyı okunmaz hale getirirdi. Bu nedenle belki senin açından, benim kendisine yüklediğim anlamı taşımayan bir takım kelimeler, kavramlar kullanmış olabilirim 'his','amaç' vs gibi. Tabii ki bunu düşünmem gerekirdi. Nasıl ki benim kavramlara yüklediğim anlamları ifade etmek için kullandığım ve nasıl ki seninde tırnak içinde belirttiğin kelimeler birer hayal ürünüyse, insan icadıysa elbette benim anlattığım şeylerde, söylediklerimde ondan başka birşey değil, hemfikiriz. Ama umarım ki asıl anlatmak istediğim şeyi anlatabildim. Tekrar teşekkürler |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:09 . |