Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Evrim (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20)
-   -   Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1837)

Da Vinci 05-03-2006 11:10

Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Normalde kromozomların uçlarında bulunan ve hücre bölünmesinde DNA'nın kopyalanmasında önemli bir görevi olan telomerlerin 2 numaraları insan kromozomunun ortasında bir yerde de olmasını nasıl açıklarsınız?

Siz kendinize göre açıklayın da ben de bilimin bu konuda ne dediğini söyleyeyim. Şempanzelerde 2A ve 2B isimli iki kromozom vardır. Şempanze genomu üzerinde yapılan araştırmalar genetik bilgi olarak bu iki kromozomun, 2 numaralı insan kromozomunun büyük ölçüde aynı olduğunu göstermektedir. Yani insanlar ve şempanzelerin ortak atasında bulunan krmozomlar şempanzelerde değişikliğe uğramamışken insanlarda iki krmozomun birleşmesi sonucu bir çift kromozom azalmıştır. 2A ve 2B'nin birleşmesi sonucu gen kaybı olmamıştır sadece insanlarda bu birleşme noktasına denke gelen bölümde şempanzelerde olmayan ufak bir ek bölüm oluşmuştur.

İşte bilimin açıklaması bu. Şimdi siz yaratılışçıların açıklmasını alalım. Buna mantıklı, rasyonel bir açıklama getirebilir misiniz? "Allah böyle istemiştir" gibi saçma bir cevabı cevap olarak kabul etmeyeceğimizin farkındasınızdır heralde...

05-03-2006 11:52

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Bu konuda detaylı bilgi alabileceğimiz bir kaynak var mı.

Da Vinci 05-03-2006 12:36

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Türkçe kaynak varmı bilmiyorum ama internette ararsan birçok İngilizce yazıya ulaşabilirsin.

korelmis 05-03-2006 16:09

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Da Vinci, bilimsel yaratılışçılar canlılar arasındaki benzerlikleri reddetmezler.

Bir televizyonu ve bir bilgisayar monitörünü düşünelim. Arada önemli benzerlikler ve ufak farklılıklar vardır. Evrimciler bu benzerliklere bakarak monitörün televizyona dönüştüğünü iddia eder ve onlara göre hepsi doğal şartlarda kendiliklerinden oluşmuştur. Oysa bir bilimsel yaratılışçı, monitörün de televizyon ekranının da ayrı ayrı tasarlandığına -yani kendiliklerinden oluşmadıklarına- ve piyasaya sürüldükten sonra da birinin diğerine dönüşmediğine inanır. Bu iki yapı arasında aynı işi gören yapılar haliyle aynı olacaktır. Yine bilimsel bir yaratılışçı bu iki teknolojik alette göreceği faklı yapılanmaların, her iki yapının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirildiğini düşünür.

Kromozomlar, canlıların hücrelerinde taşıdıkları tasarım çizimleridir. İnsan elini oluşturan kemiklerden tut, bunlara kasların ne şekilde bağlanacağından, canlıların elektrik kabloları olan sinirlerin nasıl döşeneceğinden, kalbin nasıl düzenli atacağından, spermlerin nasıl boşaltılacağından, gözün hangi histolojik katmanlardan teşekkül edeceğinden, yenilen bir elmanın nasıl sindirileceğinden... bahseder. Kısacası bugün tıp fakültelerinde okuduğumuz anatomi,histoloji, embriyoloji, fizyoloji ve biyokimya kitaplarındaki bilgiler, yani bu devasa bilgi bankası, gözle dahi görülemeyecek küçüklükteki hücrelerimizin çekirdeklerinde depolanır.

İşte bir toz zerresi büyüklüğündeki alana sığdırılan bu kütüphanede, genel olarak beyinsel aktivitelerle ilgili olan çizimler, maymunlarda iki ciltlik bir kitap halinde iken, insanlarda tek cilt halinde toplanmış haldedir. Üstelik yukarıda senin "şempanzelerde olmayan ufak bir ek bölüm" olarak tanımladığın 150000 baz çifti de eklenmiş, yeni sayfalar da yazılmıştır. Peki bunun amacı nedir?

Bu konuda yeni bilimsel keşiflere ulaşıyoruz(1) ve daha önümüzde katedecek çok yolumuz var. Ancak aşağıda hazırladığım siteyi tıklarsan bir zamanlar yaratılış aleyhine kullanılan verilerin bilimin gelişmesiyle nasıl çürük iplere dönüştüğünü görebilirsin. Ve şunu da anla ki bilim gelişmeye devam ediyor!

http://korelmisorganlarmeselesi.sitemynet.com


(1)Gene Content and Function of the Ancestral Chromosome Fusion Site in Human Chromosome 2q13-2q14.1 and Paralogous Regions, Yuxin Fan, Tera Newman, Elena Linardopoulou, and Barbara J. Trask

Da Vinci 05-03-2006 17:02

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
@korelmis

Birşeyler yazmışsın ama yazıklarının içinde benim soruma cevap namına hiçbir şey yok.

İlk olarak monitör, televizyon geyiği komik olmuş. Çocukça bir çabadan başka birşey değil ve konumuzla uzaktan yakından alakası yok.

Gelelim 150.000 baz çifti olan bölüme. 2 numaralı insan kromozomu 237.000.000 baz çiftinden oluşur. 150.000 baz çifti olan bölüm elbette ufak bir bölümdür.

Olay sadece 2 numaralı insan kromozomunun ortasında sanki iki kromozomun birleşimiymiş gibi telomer bölgesi içermesiyle bitmiyor. Sentromerlerde de durum aynıdır. 2 numaralı insan kromozomundaki sentromer şempanzedeki 2A kromozomunun sentromeri ile tam olarak aynı yerdedir ve 2B kromozomunun sentromerinin izleri de 2 numaralı insan kromozomunda görülmektedir (1).

Yani 2 numaralı insan kromozomu açıkça iki tane kromozomun birleşimi gibi durmaktadır ve şempanzenin 2A ve 2B kromozomları buna çok bariz bir şekilde uymaktadır. Neden acaba korelmis? Acaba gerçekten öyle olduğu için mi? Yoksa daha iyi bir açıklaman var mı bu durum için?

Not: Ayrıca körelmiş organlarla ilgili çok yanlış bir fikre sahipsin gördüğüm kadarıyla. Aslında körelmiş kelimesi yanlış olabilir bu durumda. Bu organların vücutta hiçbir görevleri veya vücuda hiçbir faydaları olmadığı iddia edilmiyor. Bu organların körelmekte oldukları ve atalarımızdakine göre daha az kullanılıyor oldukları ve gelecekte yok olacakları düşünülüyor. Belki insan türünde değil ama evrimsel süreçte oluşacak daha sonraki türlerde yok olacaklar. Yani kimse bunların hiçbir görevi veya faydası yoktur demiyor. Ama bu başlıktaki konu bu değil. Lütfen bu konuyla ilgil birşey yazma ve asıl konuyla ilgili birşey yaz.


Referanslar:
1. Avarello R, Pedicini A, Caiulo A, Zuffardi O, Fraccaro M, Evidence for an ancestral alphoid domain on the long arm of human chromosome 2. Hum Genet 1992 May;89(2):247-9

pante 05-03-2006 17:14

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Ben Da Vinci arkadaşa farklı bir yanıt vereceğim.
Aynı şartlar altında , yani benzer güneş sistemi , benzer gezegen ve atmosfer , benzer doğa olayları ile yeni bir oluşum düşünelim.
Sizin evrim düşüncenize göre , sonuçta bugünkü tabloya ulaşılır mı ulaşılamaz mı?
Ulaşılamaz derseniz ;
Düşüncelerinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim.Diyalektiğin , determinizmin , bilimsel kanunların ve evrim teorisinin gereği ulaşılacak sonuç aynı olacaktır..
Peki böyle bir sonucu , bilinçli tasarımcı ölçüp biçemeyecek , hesaplayamıyacak mıdır?
Soruyu bilimsel yaratılışçılara sorduğunuz için böyle cevaplandırıyorum..
Evrim teorisini tümden reddedenlerin , bilimsel yaratılışçı değil , "ol" deyince olduran yaratıcıyı savunduklarını düşünüyorum.

korelmis 05-03-2006 17:25

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Ben "körelmiş organlar" örneğini şunun için verdim. Bundan 100 yıl kadar önce evrimciler, bakın şu organların hiçbir görevi yoktur, bunlar evrimsel atalarımızdan bizlere kalmıştır diyorlardı. Oysa bilimin ilerlemesiyle, -senin de şimdi itiraf ettiğin gibi- bu organların vücudumuz için çeşitli faydalar sağladıkları anlaşıldı. Ayrıca burada genetikle ilgili evrimsel bir iddiayı savunuyorsun ama genetik bilimi konusundaki bilgilerinin yetersiz olduğunu görüyorum. Şöyle demişsin:

Alıntı:

Bu organların körelmekte oldukları ve atalarımızdakine göre daha az kullanılıyor oldukları ve gelecekte yok olacakları düşünülüyor.
Bir organın oluşumunu tetikleyen genler ortadan kalkmadıkça bir organ nasıl ortadan kalkabilir. Bu ancak mutasyonlarla mümkündür. "İleride böyle bir mutasyonun meydana geleceğini düşünüyorum" demek genetik cehaletin bir sonucu değilse nedir? Ayrıca o organ, senin de dediğin gibi organizma için faydalıysa, onu ortadan kaldıracak bir mutasyon bir canlıda meydana gelse bile, bu o canlı için avantajlı bir durum olmayacağından doğal seleksiyonla organı taşıyan canlıların elenmesini de bekleyemeyiz.

Yukarıda da izah ettiğim gibi kromozomlar, canlılığın tüm yapısal ve fonksiyonel bilgi bankasını içeren devasa kütüphanelerdir. Maymunların kütüphanesindeki iki ciltlik bir kitabın, insanlarda yeni sayfalar da eklenerek tek cilt halinde toplanmasının sebebi nedir? Bunun cevabına ilişkin ip uçlarına sahibiz(yukarıda bilimsel bir çalışmanın ismini verdim), ama kesin bir cevap verebilmek için henüz emekleme dönemindeki genetik biliminin iyice gelişmesini bekleyeceğiz. Bilimin gelişmesiyle -boşluktan istifade eden- evrimsel hipotezlerin çürüdüğü tecrübe ile sabittir(yukarıda internet sitemin adresini verdim).

Bir bilimsel yaratılışçı, -yukarıda da ifade ettiğim gibi- bu iki teknolojik alette göreceği faklı yapılanmaların, her iki yapının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirildiğini düşünür. Nitekim bu düşünce bugüne kadar bilim tarafından doğrulanmıştır ve bu, bundan sonra da böyle olacağına işaret eder!

korelmis 05-03-2006 17:32

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Panteidar, eğer canlılar sürekli ufak değişikliklerin bir sonucu olarak birbirlerine dönüşerek bu hale geldilerse, bir canlı grubundan başka bir canlı grubuna geçilirken oluşması beklenen "ara formlar" nerede?

Bir böcek, bacaklı bir böcek, gözleri olan bir böcek "pat" diye fosil kayıtlarına geçiyorsa bunun adı "ol" demekle "olmak"tır.

Da Vinci 05-03-2006 17:44

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

korelmis";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27287)
Ben "körelmiş organlar" örneğini şunun için verdim. Bundan 100 yıl kadar önce evrimciler, bakın şu organların hiçbir görevi yoktur, bunlar evrimsel atalarımızdan bizlere kalmıştır diyorlardı. Oysa bilimin ilerlemesiyle, -senin de şimdi itiraf ettiğin gibi- bu organların vücudumuz için çeşitli faydalar sağladıkları anlaşıldı. Ayrıca burada genetikle ilgili evrimsel bir iddiayı savunuyorsun ama genetik bilimi konusundaki bilgilerinin yetersiz olduğunu görüyorum. Şöyle demişsin:

Alıntı:

Bu organların körelmekte oldukları ve atalarımızdakine göre daha az kullanılıyor oldukları ve gelecekte yok olacakları düşünülüyor.
Bir organın oluşumunu tetikleyen genler ortadan kalkmadıkça bir organ nasıl ortadan kalkabilir. Bu ancak mutasyonlarla mümkündür. "İleride böyle bir mutasyonun meydana geleceğini düşünüyorum" demek genetik cehaletin bir sonucu değilse nedir? Ayrıca o organ, senin de dediğin gibi organizma için faydalıysa, onu ortadan kaldıracak bir mutasyon bir canlıda meydana gelse bile, bu o canlı için avantajlı bir durum olmayacağından doğal seleksiyonla organı taşıyan canlıların elenmesini de bekleyemeyiz.

Genetik hakkında kimin ne bildiği kimin ne bilmediği yazdıklarından ortaya çıkıyor. Bak sana o organların gelecekte nasıl yok olacaklarını anlatayım. Bir organın bir görevi vardır ama o görev vücuttaki başka organlar tarafından da yapılmaktadır. Yani vücut için olmazsa olmaz değildir. Yokluğunda canlının yaşamını ölümcül bir şekilde etkilemiyordur. Böylece bu organın yok olmasını veya küçükmesini veya görevini yapmamasını veya çalışmamasını sağlayan bir mutasyon da canlıya zarar vermeyecektir. İşte böylece bu organı olmayan veya çalışmayan bireyler ortaya çıkacaktır. Bleki de bu organın olmaması canlıya bazı avantajlar bile sağlayacaktır, kim bilir. Bu tip bir süreç içinde bir organ yok olabilir veya tam anlamıyla yok olmasa bile küçülebilir veya varlığını sürdürse bile hiçbir işlev göremeyebilir. Sence bu mümkün olmayan bir senaryo mu?

Alıntı:

Yukarıda da izah ettiğim gibi kromozomlar, canlılığın tüm yapısal ve fonksiyonel bilgi bankasını içeren devasa kütüphanelerdir. Maymunların kütüphanesindeki iki ciltlik bir kitabın, insanlarda yeni sayfalar da eklenerek tek cilt halinde toplanmasının sebebi nedir? Bunun cevabına ilişkin ip uçlarına sahibiz(yukarıda bilimsel bir çalışmanın ismini verdim), ama kesin bir cevap verebilmek için henüz emekleme dönemindeki genetik biliminin iyice gelişmesini bekleyeceğiz. Bilimin gelişmesiyle -boşluktan istifade eden- evrimsel hipotezlerin çürüdüğü tecrübe ile sabittir(yukarıda internet sitemin adresini verdim).

Bir bilimsel yaratılışçı, -yukarıda da ifade ettiğim gibi- bu iki teknolojik alette göreceği faklı yapılanmaların, her iki yapının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirildiğini düşünür. Nitekim bu düşünce bugüne kadar bilim tarafından doğrulanmıştır ve bu, bundan sonra da böyle olacağına işaret eder!
Arkadaşım 2 numaralı insan kromozomunun iki kromozomun birleşimi olduğu konusunda bilimsel dünyada bir konsensus vardır. Bu konuda bir şüphe yoktur. Senin verdiğin kaynakta da zaten bunu söylüyor. Atalarımızdaki 2 kromozomun birleşmesiyle oluşmuştur 2 numaralı kromozomumuz.

Ben de diyorum ki insanların başka bir canlı türünün evrimi sürecinde ortaya çıktığını göstermektedir. Ama bilimsel yaratılışçılar tüm canlı türlerinin Tanrı tarafından bugünkü halleri ile yaratıldıklarını savunmaktadır. Yani iki olay birbiriyle çelişmektedir.

Da Vinci 05-03-2006 17:49

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27286)
Evrim teorisini tümden reddedenlerin , bilimsel yaratılışçı değil , "ol" deyince olduran yaratıcıyı savunduklarını düşünüyorum.

Zaten ikisi aynı şeydir. Yani bilimsel yaratılışçılar Tanrı'nın tüm canlı türlerini bugün oldukları şekilde yarattığını savunur.

korelmis 05-03-2006 17:53

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
İnsan ve maymun anatomileri arasında görülen farklılıkların hepsinin belli bir amacı vardır. İstersen bunları tüm sistemler için teker teker konuşabiliriz. Genetik farklılıklar da böyledir. Bir bilimsel yaratılışçı için bu farklılığın mutlaka insan için olumlu bir katkısı vardır. Anatomik faklılıkların sebeplerini yaklaşık 150 yıldır bu konuda yürütülen bilimsel çalışmalar ortaya çıkardı. Bu, genetik farklılıkların sebebinin de şu an emekleme döneminde olan genetik biliminin gelişmesiyle tamamen anlaşılır olacağına işaret eder. Nitekim verdiğim linki tıklarsan bu farklılıkların insan biyolojisi için hangi faydalar sağladığı konusundaki ip uçlarını yakalayabilirsin. Orada tek tek genlerin ilişkili oldukları fonksiyonlara değinilmiş.

Da Vinci 05-03-2006 18:01

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
korelmis, insanlardaki 2 numaralı kromozomun başka bir canlı türünün 2 kromozomunun birleşmesiyle oluşmasını evrim düşüncesi olmadan nasıl açıklarsın. Bilim adamları bunu evrim düşüncesiyle açıklıyor elbette ama sen evrimin olamayacağını, Tanrı'nın insanları şimdiki hali ile yarattığını savunduğuna göre buna başka bir açıklama getirmelisin. Bilimin açıklaması bu kromozomun, insanlar ile şempanzelerin ortak atasında bulunan iki kromozomun birleşmesiyle olduğu yönündedir.

korelmis 05-03-2006 18:04

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Sen eline okumasını bilmediğin iki kitap almışsın. Bunlar, bu devasa kitaplıktaki yazılar, kendiliklerinden yazıldı diyorsun. Bak diyorsun, bu iki cilt, bu ise bir cilt halinde yeni sayfalar da eklenerek derlenmiş. Demek ki bu, buna dönüşmüş diyorsun.

Ben de diyorum ki, o elinde tuttuğun ve senin anlamlarını dahi bilmediğin ve bilim adamlarının da "yukarıda ismini verdiğim gibi" yaptıkları bilimsel çalışmalarla anlamlarını çözmeye başladıkları o tek ciltlik eseri yazan bir Allah var! O ki insan vücudunun tüm anatomik, histolojik, embriyolojik ve biyokimyasal bilgisini yazmış ve bunu bir toz zerresinden daha küçük olan insan hücresinin çekirdeğinde depolamıştır. Bu yazılar Türkçe veya İngilizce yazılmadı! Bambaşka bir dil kullanıldı ve biz daha bu dili yeni yeni anlama aşamasındayız. Bahsettiğin o 2. kromozomdaki anlatılanları yeni yeni keşfediyoruz. Bak verdiğim bilimsel çalışmaya, orada kitapta ne anlatıldığını anlama çabası var. Henüz bu çalışmalar sona ermeden, bu kadar erken karşı çıkışlar da bulunmak, tıpkı "körelmiş organlar" konusunda olduğu gibi, iddia sahiplerinin yüzünü kızartır da sonra kıvırır dururlar!!!

Da Vinci 05-03-2006 18:10

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
korelmis ilk önce haddini bil ve hakaret etmeden konuş. yoksa biz de hakaret etmesini biliriz. o iş kolay. ama adam gibi adabıyla konuşmak zordur. belliki sen bundan payına birşeyler alamamışsın.

Ben ne diyorum sen ne diyosun? Ben bu olaylar evrimin direk kanıtıdır diyorum sen içindeki anlamı anlamak lazım diyosun. Bak arkadaşım 2 numralı kromozom iki farklı kromozomun birleşmesiyle oluşmuştur. Bu bilimsel bir gerçektir. Bu olayın olduğunu görmemiz gerekmiyor. Eldeki deliller şüpheye yer bırakmayacak şekilde bunu gösteriyor. Sen bundan sonra ne desen boş. Bu kromozom iki farklı kromozomun birleşimi değildir diyebiliyor musun? Diyemiyorsan gerisi boş.

aldostu 05-03-2006 18:23

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Yartılış konusunda şüpheye düşen arkadaşlarımızı,
saygıyla ama hayretle okuyorum..

Özellikle tıp okumuş veya DNA 'larla ilgili yarı bilimsel
magazin veya olabildiğince ciddi yayınları takip edip b
irşeyler yakalayıp iddialarına mesnet yakalama gayreti içindekiler,
alınmasınlar ama,
havanda su dövüyorlar..

Kesinlikle bu konu bilimsel değil..(Yüzeyde ne kadar ilginç/ilkel bir iddia değil mi ..? :? )

Sadece şu kadar anlayabilmek kafi:
Sizlerden bilimsel kariyerleri
ve araştırmaları çok daha üst düzeyde olanlar,
bir şey isbat edip,karşı cenahtan birilerini yanına çekebildimi ki,
siz burada bir şeyleri isbat cihetine gidiyorsunuz... :P

Bakınız size pek de itibar etmeyeceğiniz
ve belki de bildiğiniz bir fıkrayı aktaracağım.(Gülmemek de serbest.. :cry: )

***
Bilim çoook ilerlemiş..
Her türlü yapılandırma,şekillendirme,kopyalama,yaratma..tama m.

Eee demişler ,artık Hoca ile konuşma vakti geldi..
Bi yukarı çıkalım ,konuşalım Usta ile..
Yaptıkları maarifet değil biz de yapıyoruz,gösterelim.

Yukarı çıkıp(neresi ise o yukarısı :roll: ) , huzura varmışlar.
Selam,sabah,buyur -otur faslından sonra..Biri
"Üstad ! Artık biz de herşeyi yapabiliyoruz,
hatta yokdan var edip yaratabiliyoruz!!"
Deyince ,Üstad-ı Azam :

"Tamam..gösterin ,tebrik edeyim.." demiş,
bunun üzerine hazirundan bir kör hafız ( ! ),
"Bak" demiş "Biz de artık bir avuç toprakdan insan halk edebiliyoruz!!"
ve davranıp elini cebine sokup, getirdiği *toprağı avucunun içine alınca,

Üstad-ı Azam ,
"Hoop..hoop!!" diye gürlemiş.
"Benim toprağı bırakın da,kendi yarattığınız toprak varsa onunla bi şeyler yapın !!"

Güldünüz mü..
sevgili anti yaradılışcı,
dindarların,yobazların baskılarından bunalıp da,
toptan inkara yönelen sevgili Ateist dostlarımız..

Olay bu çook komikk(..!!..) fıkradaki kadar basit.
Bilim,sadece yaratılmışlar üzerinde,
vazedilmiş kanunlar çerçevesinde ilerleyecektir.

Aya ilk ayak basıldığında,güzel materyalist
ve de komünist sevgili Dostumuz Ruslara atfedilen bir laf vardı.

"Eee.. Ayda da yaratanınızı göremedik..
Nerede acaba bu Yaratan..!?"

Yaratan ne ilimde,ne bilimde,ne filimde
Ne ayda, ne kara deliğin içinde..

Yaratan içinde..içinde..içinde..senin İÇİNDE...

***

Gönül kırmamışızdır umarım..

Bütün dostlarıma selam ederim..
dinli , dinsiz..
deist..atavist(..!..)
ve dahi eski gomonis..

Sağlık dileklerimle..

korelmis 05-03-2006 18:24

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Sen eline iki kitap almışsın. Biri iki ciltlik. diğeri tek cilt ve ilave sayfalara sahip. Benzer şeyler anlatıyorlar ama ne anlattıklarından habersizsin. Diyorsun ki, bunları yazan biri yok ve zaten biri ötekine dönüşmüştür.

Bu tavrın, eline aldığı anatomi, histoloji, embriyoloji, fizyoloji ve biyokimya kitaplarına bakan bir anaokul öğrencisinin "aha bu kitap, aha bu kitaba benziyr, demek ki bu bunun gardaşıdır" demekle aynı. :)

Önce bi ne yazıldığını ne anlatıldığını anlayalım bakalım, bu yeni düzenleme insanın ihtiyaçları doğrultusunda mı oluşturulmuş diye...

Da Vinci 05-03-2006 18:35

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
korelmis takılmış plak gibi kendini tekrarlamaya başladı. :lol: *:lol: *:lol:

tamam korelmis ben cevabımı aldım. zaten senden de başlığı açarken sorduğum soruya cevap olarak mantıklı, rasyonel, akılcı bir cevap beklemiyordum. aynı şeyleri tekrar tekrar yazmazsan sevinirim. hoşçakal.

Cyber-Warrior 05-03-2006 19:30

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
[ Goto page: 1, 2 ] *27 Mutezile 278 Sun Mar 05, 2006 4:28 pm
Mutezile *
SORGU DEGIL ACIKLIK GETIRME OZLEMI!!!!
8 -MEV- 43 Sun Mar 05, 2006 4:06 pm
oguz *
allah faili muhtar olmayıp mucibun bizzat'tır
[ Goto page: 1 ... 8, 9, 10 ] *138 kursatotcu 1310 Sun Mar 05, 2006 4:05 pm
kursatotcu *
Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
[ Goto page: 1, 2 ] *16 Da Vinci 99 Sun Mar 05, 2006 3:35 pm
Da Vinci *
Türk ateizt cemiyet var mi ?
3 Aurelien 59 Sun Mar 05, 2006 2:09 pm
Da Vinci *
Soruyorum, cevaplarsanız evrimi kabul edeceğim!
[ Goto page: 1, 2 ] *27 korelmis 299 Sun Mar 05, 2006 1:58 pm
korelmis *
İnananlar..İnançlarını Sorgulayabilir mi ?
4 aldostu 48 Sun Mar 05, 2006 12:30 pm
aldostu *
Başı açık namaz kılınır mı?
[ Goto page: 1, 2 ] *22 exclusive 202 Sun Mar 05, 2006 7:13 am
aspartam *
Muhammed'in Serveti,Mirası Hususu -II- (Geniş Özet)
[ Goto page: 1, 2, 3, 4 ] *48 Mutezile 475 Sun Mar 05, 2006 6:37 am
Mutezile *
Gezegenler havada nasıl asılı durabiliyor
[ Goto page: 1, 2, 3, 4 ] *47 master 436 Sun Mar 05, 2006 6:29 am
Abu_HamzaSalafi *
New & Trendy: Postmodern Müslümanlar
[ Goto page: 1 ... 3, 4, 5 ] *66 Mutezile 628 Sun Mar 05, 2006 6:21 am
Mutezile *
Kuran'ın Orjinali Değiştirildi mi?
0 korelmis 13 Sat Mar 04, 2006 10:34 pm
korelmis *
Bakara 151 ''..Kitabı ve Hikmeti öğretecek...''
4 Mutezile 65 Sat Mar 04, 2006 8:13 pm
Mutezile *
OLEN TERORISTE ATEIST NASIL CEZA VERIR????
[ Goto page: 1, 2 ] *23 adn 254 Sat Mar 04, 2006 3:23 pm
varucan *
Bir sorun var Turan Bava ve Ata üstüne !
1 Aurelien 39 Sat Mar 04, 2006 2:09 pm
Cem *
Yedi kat yer yedi kat gök
[ Goto page: 1, 2 ] *15 master 113 Sat Mar 04, 2006 12:29 pm
liopleurodon *
Kilise 0 rakamını aforoz etmişti
1 master 34 Sat Mar 04, 2006 6:16 am
Mutezile *
Kainatın başlangıcı varsa sonu olmalımı soru
10 master 52 Sat Mar 04, 2006 2:45 am
exclusive *
Vay ! Vay ! Vay ! Vay !
0 Aurelien 36 Sat Mar 04, 2006 2:28 am
Aurelien *
Risale-i Nur, nasıl bir tefsirdir?,
[ Goto page: 1, 2, 3 ] *37 asdf 423 Fri Mar 03, 2006 1:50 pm
liopleurodon *
Akıllı olan kim? Doğa mı? Prostat mı? Allah mı?
[ Goto page: 1, 2 ] *28 korelmis 267 Fri Mar 03, 2006 1:46 pm
master *
ANKEBUT 48 ???
8 -MEV- 51 Fri Mar 03, 2006 1:42 pm
master *
GELIN HEP BIRLIKTE BIR KURAN YAZALIM...ILK AYET BENDEN
[ Goto page: 1 ... 5, 6, 7 ] *93 gagavuz 1444 Fri Mar 03, 2006 1:31 pm
master *
ATEİSTLER AZ ZAMANINIZI ALICAM
11 tkastan_61 108 Fri Mar 03, 2006 12:53 pm
-MEV- *
ADNAN OKTAR'IN FAHRİ AVUKATLARINA (geniş özet)
5 Mutezile 90 Fri Mar 03, 2006 7:15 am
Mutezile *
AYET,HADİSLER VE İSLAMİ USÜL CİNSELLİK -II
[ Goto page: 1, 2 ] *23 Mutezile 275 Fri Mar 03, 2006 7:03 am
Mutezile *
Allahı göremeyiz göremedimizden yoktur diyenler cevaplasın
14 master 119 Fri Mar 03, 2006 7:03 am
master *
ateisstlerin karşımıza çıkardıklarını açıklıyorum
9 master 109 Fri Mar 03, 2006 6:51 am
master *
Allah yok ise neden durmadan anıyorsunuz
[ Goto page: 1 ... 5, 6, 7 ] *93 zaman 1644 Fri Mar 03, 2006 6:48 am
master *
Habı gaflet yani gaflet uykusundan uyanmamış adamın öyküsü
0 master 8 Fri Mar 03, 2006 3:19 am
master *
Crimes of Islam from the origins until now...
3 Aurelien 44 Fri Mar 03, 2006 1:50 am
Aurelien *
yine beyin yine beyin
11 gameover 83 Fri Mar 03, 2006 1:41 am
varucan *
''Cennete Bak iyiliği -sevgiyi görmek için''
4 Mutezile 75 Fri Mar 03, 2006 12:38 am
Mutezile *
İnsan nedir
0 master 6 Fri Mar 03, 2006 12:35 am
master *
Teşekkür eden varmı?
6 master 75 Thu Mar 02, 2006 11:54 pm
master *
Hi Aurelien, I prepared for you!
1 korelmis 39 Thu Mar 02, 2006 11:17 pm
Aurelien *
HODRİ MEYDAN......
[ Goto page: 1, 2, 3, 4 ] *57 ensareo 617 Thu Mar 02, 2006 6:09 pm
liopleurodon *
BU YAZIDA COK SEY OGRENECEKSINIZ
0 LagaLuga 36 Thu Mar 02, 2006 2:35 pm
LagaLuga *
Locked: TURAN DURSUN ATEİSTİNİN DİKKADİNE ?
[ Goto page: 1, 2 ] *18 bayseyyah 209 Thu Mar 02, 2006 2:22 pm
huseyin *
*allahın fos çıkan müjdesi (kaynak: kuran-ı kerim)
[ Goto page: 1 ... 3, 4, 5 ] *60 exclusive 689 Thu Mar 02, 2006 11:32 am
aspartam *
Şu körelmiş organlar meselesine bi el atalım
7 aspartam 123 Thu Mar 02, 2006 10:13 am
liopleurodon *
Böyle bir şey yapabilirmisiniz?
[ Goto page: 1, 2 ] *29 ensareo 239 Thu Mar 02, 2006 9:32 am
ensareo *
Turan Dursun ile ''İslami Düşünürlerin'' mücadelesi
8 Mutezile 119 Thu Mar 02, 2006 8:02 am
master *
İnsanlar Tanrı'ya neden inanır ?
8 LagaLuga 95 Thu Mar 02, 2006 7:58 am
liopleurodon *
Bol parantezli Atatürk yazısı
2 YahyaHan 35 Thu Mar 02, 2006 7:26 am
servet *
CEMEL OLAYI - İslam Tarihinden Sayfalar
[ Goto page: 1, 2 ] *22 Mutezile 250 Thu Mar 02, 2006 6:24 am
servet *
İnanmayanlar birkez olsun tevbe etmeyi hiç denedimi
0 master 9 Thu Mar 02, 2006 4:00 am
master *
Şeytanın oyunlarına gelmek ile alakalı bir hikaye
9 master 96 Thu Mar 02, 2006 2:33 am
master *
MÜSLÜMANLAR OLARAK TÜM ATEİSTLER DEN ÖZÜR DİLİYORUZ !
11 bayseyyah 220 Thu Mar 02, 2006 12:23 am
varucan *
Dünya Yuvarlak
[ Goto page: 1, 2 ] *22 YahyaHan 236 Wed Mar 01, 2006 2:28 pm
aspartam *
Display topics from

pante 05-03-2006 20:08

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Körelmis ;
"Ol deyince olmuş" safsatasını bırakalım artık.Bu bilgi çağında komik duruyor.Tefsirciler dahi , kainatın ve dünyanın yaratılışını 6 gün değil , 6 devir olarak açıklamaya çalışırken , sen hala Gazali döneminde kalmışsın.
Her fiziksel , kimyasal , biyolojik olayda bilimsel kanunların geçerli olduğu inkar edilebilir mi?
Bilimsel izahı olmayan bir örnek verebilir misin hiç? Mümkün mü?
Yağmurun,karın,dolunun, fırtınanın ,yıldırımın,şimşeğin,depremin,ay-güneş tutulmasının,kaynamanın,donmanın,erimenin,korozyon un vb.aklına gelen herşeyin bilimsel kanunlar çerçevesinde oluştuğu,değiştiği,geliştiği gerçeğine böyle basit yaklaşım olabilir mi?

Evrim teorisini kısmen kabul ettiğimi daha önceki yazılarımda açıklamıştım.Kısmen derken , gen biliminin DNA konusunda herşeyi açıklıyabilir duruma geldiğinde görüşlerimin netleşeceğini düşünüyorum.
Ana türler olarak nitelendirdiğim tek hücreliden çok hücreliye geçiş , bitkiden bitki-hayvan arası canlıya geçiş , omurgalıya , memeliye , uçan hayvana ve insana geçiş gibi türden türe sıçrama olayının da DNA değişiminden kaynaklandığını düşünüyorum.

Sonuçta evrim teorisi her yönüyle ispatlansa dahi , evrim teorisinin de bilinçli tasarımcının eseri olduğu düşüncem değişmeyecektir..

Da Vinci 05-03-2006 22:55

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27316)
Sonuçta evrim teorisi her yönüyle ispatlansa dahi , evrim teorisinin de bilinçli tasarımcının eseri olduğu düşüncem değişmeyecektir..

Sonuçta seninki de bir inanç olacak. Yani bilimsel sonuç değil. Yani evrim vardır ama Tanrı böyle istediği ve yönlendirdiği için vardır demekle aynı şey seninki. Bu dogmatik bir inançtır ve bilimsel bir değeri yoktur.

-MEV- 05-03-2006 23:01

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
maddenin onceliginin sonsuz olduguna dair ispatlarinizi yazabilirmisiniz acaba....

pante 05-03-2006 23:21

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

"Bu dogmatik bir inançtır ve bilimsel bir değeri yoktur."
Dogmatik olmamak için Agnostik olmak gerek Da Vinci.
Ateistlik de sonuçta bir inanç ve o da dogma.
Maddenin ezeli olduğunu ispatlayana kadar da bilimsel olamıyacak..

Da Vinci 05-03-2006 23:22

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

maddenin onceliginin sonsuz olduguna dair ispatlarinizi yazabilirmisiniz acaba....
bunun konuyla ne ilgisi var?

-MEV- 05-03-2006 23:26

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
ilgisi su Da Vinci.......demissin ki


Sonuçta seninki de bir inanç olacak. Yani bilimsel sonuç değil. Yani evrim vardır ama Tanrı böyle istediği ve yönlendirdiği için vardır demekle aynı şey seninki. Bu dogmatik bir inançtır ve bilimsel bir değeri yoktur.


maddenin ezeli oldugunu ispatlarsan bu da inanc olmaktan kurtulacak bilimsel bir degere ulasacaktir......yoksa bu da inanc olarak kalacak

Da Vinci 05-03-2006 23:29

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27336)
Alıntı:

"Bu dogmatik bir inançtır ve bilimsel bir değeri yoktur."
Dogmatik olmamak için Agnostik olmak gerek Da Vinci.
Ateistlik de sonuçta bir inanç ve o da dogma.
Maddenin ezeli olduğunu ispatlayana kadar da bilimsel olamıyacak..

o zaman sana göre gece yattığında yatağının altında öcü olduğa inanmamak da bir inançtır, dogmatikliktir ve bilimsel değildir öyle mi?

veya Dünya'nın görünmez bir öküzün boynuzları üzerinde olduğuna inanmamak da bir inançtır, dogmatikliktir ve bilimsel değildir öyle mi?

örnekler çoğaltılabilir ama mantık aynıdır...

05-03-2006 23:29

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

Sonuçta seninki de bir inanç olacak. Yani bilimsel sonuç değil. Yani evrim vardır ama Tanrı böyle istediği ve yönlendirdiği için vardır demekle aynı şey seninki. Bu dogmatik bir inançtır ve bilimsel bir değeri yoktur.
"Bilimsel" bir değeri olmaması onun "gerçek veya doğru olmadığı" anlamına mı gelir?

"Bilimsel" ne demektir? Kısaca: Laboratuvar ortamında test edilip gözlemlenebilen durumlardır..

Ben sana laboratuvar ortamında test edilmeyen ama gerçek olan onlarca örnek vereyim mi? *Bu yazdıklarım bilimsel DEĞİL ama gerçek olduğuna sen bile itiraz edemezsin..

Demek ki bu ateistlerin dillerine pelesenk ettikleri "bilimsel, bilimsel" *sözcüğü *sürekli sanki "bilimsel olmayan hiçbirşey gerçek değildir" şeklinde algılanmaya başladı ve kesinlikle doğru değil..

AYRICA evrim teorisi laboratuvar ortamında test edilmiş mi acaba? yani "teori" olmaktan çıkıp "yasa" kıvamına ulaşmış mı? *YOKSA EVRİM TEORİSİ *BİLİMSEL *DEĞİL Mİ? *YANİ *LABORATUVAR *ORTAMINDA TEKRARLANIP *GÖZLENEMEMİŞ Mİ? *

Yok evrim teorisi *laboratuvar ortamında gözlemlenemeyip test edilmemişse *nasıl "bilimsel" oluyor? *o halde "BİLİMSEL" olmanın tanımları ve koşulları değişmiş oluyor..Peki *o halde kim karar veriyor neyin "bilimsel" olup neyin olmadığına? Bilimselliğin tanımını yapmak *ateistlerin veya sadece ateist bilim aamlarının tekelinde mi? Kesinlikle hayır...

Ayrıca dinin "bilimsel" *olması mümkün değildir zaten..."bilimsel" *olursa o inanç veya "din" * değil "bilgi" *olur ve ortada "inanç" *diye bir olgu kalmaz..

ben şahsen evrim teorisini REDDETMİYORUM..Ama şundan eminim ki pek çok ateist evrim teorisine DOGMATİK olarak yaklaşıyor..Yani sorgulamaya eleştirmeye korkuyor..Eleştirince de karşı tarafı "bağnazlıkla" *"yobazlıkla" *anti bilimsellikle" *suçlayıveriyor...Yani evrim teorisine inanç da dogmatikleşti..Ayni ateizmin dogmatikleşmesi gibi..

Benim görüşüme göre evrim teorisi gerçek ise bile bu Tanrı inancını kattiyen etkilemez...Neyi kanıtlar?..En fazla Kur'an'ın ve Tevrat'ın,İncil'in dolayısıyla da 3 "büyük" dinin yanlışlığı ispatlanır o kadar..Tanrı inancıyla ilişkisi yoktur çünkü evrime kutsal kitapsal manada destek veren uzakdoğu dinleri de vardır...

Bu ingilizce evrimci siteler dahi mesela en büyüğü talkorigins, Tanrı inancıyla uğraşmaz..Hatta EVRİM İLE *TANRI İNANCININ *ÇELİŞMEDİĞİNİ *söyler...İsterseniz buyrun talkorigins'in FAQ *bölümünün *"God" ile ilgili kısmını okuyun..

Bir de talkorigins teki evrim savunmalarının ayrıca bilim adamlarınca çürütülmesi ve eleştirilmesi ile ilgili aşağıdaki siteyi şiddetle tavsiye ederim: (sağ üstteki "what's new" bölümüden updateler ve en yeni *teknik olarak hazırlanmış bilimsel makaleler okunabilir)

www.trueorigin.org

Da Vinci 05-03-2006 23:51

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

mysticspirit";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27341)
Benim görüşüme göre evrim teorisi gerçek ise bile bu Tanrı inancını kattiyen etkilemez...Neyi kanıtlar?..En fazla Kur'an'ın ve Tevrat'ın,İncil'in dolayısıyla da 3 "büyük" dinin yanlışlığı ispatlanır o kadar..Tanrı inancıyla ilişkisi yoktur çünkü evrime kutsal kitapsal manada destek veren uzakdoğu dinleri de vardır...

Zaten ben de bunun aksini iddia etmedim. Evrimin doğruluğu ile Tanrı'nın varlığı veya yokluğu arasında hiçbir bağlantı yoktur. Tanrı'nın varlığı veya yokluğu bilimsel yöntemlerle belirlenemez. İşte bu sebeple Tanrı'nın varlığı bilimsel bir kavram değildir. Sen Tanrı vardır diyebilirsin ama bu bir inançtır.

Bu arada bilimsellikle ilgili düşüncelerinde eksikler var. İş sadece laboratuar testi ile olmaz. Bir görüşün bilimsel olabilmesi için testedilebilir olması gerekir. Yani sadece laboratuarla falan ilgisi yok. Bunun yanında teorinin veya görüşün doğrulanabilir ve yanlışlanabilir olması gerekir. Tanrı düşüncesi böyle değildir. Doğrulamak da mümkün değildir yanlışlamak da. Bu sebeple Tanrı'nın varlığı bilimsel bir görüş olamaz. Bu sebeple Tanrı'nın varlığını gerektiren bir teori veya görüş de bilimsel olamaz. Bu sebeple yaratılış bilimsel bir görüş olamaz. Kaldı ki "tüm canlı türlerinin bugünkü halleri ile Tanrı tarafından yaratıldığı" görüşü bilimsel kanıtlarla yanlışlanmıştır. Bu sebeple ibrani dinlerin kitapların yazdığı gibi bir yaratılış yanlışlanmıştır. Ama bu Tanrı'nın varlığı görüşünü yanlışlamaz. Tanrı'nın varlığının yanlışlanması mümkün değildir, bu sebeple bilimsel olarak bir değeri yoktur.

-MEV- 06-03-2006 00:26

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Sifir Ihtimal!...

Proteinlerin fonksiyonel yapisinin hiçbir sekilde tesadüfen meydana gelemeyecegi, en basit olasilik hesaplariyla bile rahatlikla görülebilir. Türkiye?nin taninmis bilim adamlarindan evrimci Prof. Dr. Nevzat Baban, protein olusumunda matematiksel olarak tesadüfün imkansizligini su sekilde belirtmektedir:

"Molekül agirligi 34.000 olan, bilesiminde 288 amino asit bulunan ve 12 farkli amino asitten yapilmis teorik bir protein molekülünün 10 üzeri 300 (10'un yanina 300 sifir) farkli yapisi bulunabilecegi hesaplanmistir. Bu farkli sekillerden birer molekülün bir araya gelmesiyle meydana gelecek kitlenin agirligi 10 üzeri 280 gramdir. Halbuki dünyamizin tüm kütlesinin sadece 10 üzeri 27 gram oldugu düsünülecek olursa.... Yapisinda, proteinlerin bilesiminde bulunabilen 20 amino asit türünden hepsinin yer aldigi 61 amino asitten yapilmis polipeptidin izomer sayisi 5x10 üzeri 79 oldugu hesaplanir... buna göre de kainattaki her atom basina yukarida yapisini açikladigimiz 61 amino asitten olusmus polipeptid molekülünün izomerinden 6 tanesinin düsecegi anlasilir.?

Baban?in da ifade ettigi gibi, 61 amino asitten olusan küçük bir proteinin halkalarinin rastgele dizilisleri sonucunda ortaya çikacak varyasyonlari olusturmaya evrendeki toplam atom sayisi yetersiz kalmaktadir. Kaldi ki, ortalama bir protein molekülü 61 degil, 400 amino asitten meydana gelir.
Bunun bir diger anlami da sudur: Evrendeki bütün atomlar her isi birakip yalnizca bu proteini olusturmak için durmadan rastgele birlesseler, evrenin varolusundan bu yana geçen milyarlarca sene ve evrendeki tüm atomlarin sayisi bir protein molekülünün ?tesadüfen? olusabilme ihtimali için yetersizdir.

Kisacasi, 400 amino asitten olusan ortalama bir protein molekülünün tesadüfen meydana gelmesi, tek kelimeyle, imkansizdir. Dahasi, canliligin gelisiminde bir basamak daha ilerledigimizde, bu ?imkansiz? kelimesinin bile yetersiz kaldigini görürüz. çünkü tek bir protein hiç bir sey ifade etmemektedir. simdiye kadar bilinen en küçük bakterilerden biri olan Mycoplasma Hominis H 39?un bile, 600 çesit proteine sahip oldugu görülmüstür. Bu durumda, tek bir protein için yaptigimiz üstteki ihtimal hesaplarini 600 çesit protein üzerinden yapmamiz gerekir. Bu durumda karsilasacagimiz rakamlar, insan aklinin alamayacagi boyutlara ulasir.

Bir tanesinin bile tesadüfen olusmasi imkansiz olan bu proteinlerden ortalama bir milyon tanesinin tesadüfen uygun bir sekilde biraraya gelip eksiksiz bir insan hücresini meydana getirmesi ise, milyarlarca kez daha imkansizdir. Kaldi ki hücrenin yapisinda proteinlerden baska karbonhidrat, lipit, su, elektrolitler (anyon ve katyon) ve vitaminler bulunmakta ve hepsi birçok farkli organelin içinde yapitasi ve yardimci moleküller olarak kullanilmaktadir.

Bu hücrelerden 100 trilyonunun tesadüfen olusup, insanin iç ve dis organlarini kusursuz olarak meydana getirecek bir biçimde ve düzende birlesmesinin ne denli imkansiz bir sey oldugunu anlatmak içinse, ne yazik ki uygun bir kelime bulmak mümkün degil.

Görüldügü gibi evrim, yegane "açiklamasi" olan tesadüf teorisi, degil hücre, hücredeki milyonlarca proteinden tek birinin olusumunu bile izah etmekten acizdir.

Burada bir noktaya daha dikkat etmek gerekir. Evrimciler proteinin tesadüfen olusma ihtimalinden söz ederken, bunun" 5x10 üzeri 79'da bir ihtimal" (yani 10 rakaminin yanina 79 tane sifir konulmasiyla olusan sayinin bes katinda bir ihtimal) oldugunu itiraf ederken, sanki ortada çok az da olsa bir olasilik varmis gibi bir izlenim verirler. Oysa bu sayilar o denli yüksektir ki, pratik degerleri tamamen sifir ihtimaldir. çünkü böyle bir sayi evrende yoktur, tüm evrendeki atomlarin sayisindan bile daha büyük bir sayidir. Insanin hayal edemeyecegi bu sayida "bir ihtimal var" demek ise, matematigin kabulüne göre, sifir ihtimal demektir. *
Sözkonusu yaniltici "az da olsa ihtimal var" mesaji, yerli evrimcilerin en ünlülerinden Prof. Dr. Ali Demirsoy'un Kalitim ve Evrim isimli kitabinda, canlilik için en gerekli enzimlerden birisi olan Sitokrom-C'nin tesadüfen olusma olasiligi tartisilirken verilir:

"özünde bir Sitokrom-C'nin dizilisini olusturmak için olasilik sifir denecek kadar azdir. Yani canlilik eger belli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa olusacak kadar az bir olasiliga sahiptir denilebilir. Ya da olusumunda bizim tanimlayamayacagimiz dogaüstü güçler görev yapmistir. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun degildir. O zaman birinci varsayimi irdelemek gerekir."
Ancak Demirsoy, üstteki satirlarinin ardindan, "bilimsel amaca daha uygun" oldugu için kabul ettigi bu olasiligin ne denli gerçek disi oldugunu su örnekle itiraf eder:
"... Sitokrom-C'nin belirli aminoasit dizilimini saglamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlis yapmadan insanlik tarihini yazma olasiligi kadar azdir ?maymunun rastgele tuslara bastigini kabul ederek?"
Bu satirlardan da anlasildigi gibi, belirli amino asitlerin belirli yerlerde bulunmasi kesinlikle rastlantiyla bagdasamaz. Bu ancak bilinçli bir yaratilisla açiklanabilir. Ama evrimci bilim adamlari, " dogaüstü güçler"in, yani Allah'in varligini kabul etmemek için imkansizi kabul etmeyi tercih etmektedirler.
Bu düsünce, sadece üstteki satirlarda degil, evrimi savunan tüm bilim adamlarinin yazilarinda görülen ortak bir yaklasimdir. Bu yaklasim söyle de özetlenebilir: Bu insanlar, varliginin delillerini görmelerine ragmen Allah'a inanmayi reddetmektedirler. Buna karsilik hiç bir delili olmamasina karsin evrime inanmaktadirlar. Bir baska deyisle evrim, onlarin dinidir, hiç bir delil görmeden inandiklari bir din.

tesadufun bilimsel olarak ortadan kalkmasi da bilimsel olarak yaraticinin varligina goturur....

Da Vinci 06-03-2006 01:14

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

-MEV-";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27347)
Sifir Ihtimal!...

Proteinlerin fonksiyonel yapisinin hiçbir sekilde tesadüfen meydana gelemeyecegi, en basit olasilik hesaplariyla bile rahatlikla görülebilir. Türkiye?nin taninmis bilim adamlarindan evrimci Prof. Dr. Nevzat Baban, protein olusumunda matematiksel olarak tesadüfün imkansizligini su sekilde belirtmektedir:

"Molekül agirligi 34.000 olan, bilesiminde 288 amino asit bulunan ve 12 farkli amino asitten yapilmis teorik bir protein molekülünün 10 üzeri 300 (10'un yanina 300 sifir) farkli yapisi bulunabilecegi hesaplanmistir. Bu farkli sekillerden birer molekülün bir araya gelmesiyle meydana gelecek kitlenin agirligi 10 üzeri 280 gramdir. Halbuki dünyamizin tüm kütlesinin sadece 10 üzeri 27 gram oldugu düsünülecek olursa.... Yapisinda, proteinlerin bilesiminde bulunabilen 20 amino asit türünden hepsinin yer aldigi 61 amino asitten yapilmis polipeptidin izomer sayisi 5x10 üzeri 79 oldugu hesaplanir... buna göre de kainattaki her atom basina yukarida yapisini açikladigimiz 61 amino asitten olusmus polipeptid molekülünün izomerinden 6 tanesinin düsecegi anlasilir.?

Baban?in da ifade ettigi gibi, 61 amino asitten olusan küçük bir proteinin halkalarinin rastgele dizilisleri sonucunda ortaya çikacak varyasyonlari olusturmaya evrendeki toplam atom sayisi yetersiz kalmaktadir. Kaldi ki, ortalama bir protein molekülü 61 degil, 400 amino asitten meydana gelir.
Bunun bir diger anlami da sudur: Evrendeki bütün atomlar her isi birakip yalnizca bu proteini olusturmak için durmadan rastgele birlesseler, evrenin varolusundan bu yana geçen milyarlarca sene ve evrendeki tüm atomlarin sayisi bir protein molekülünün ?tesadüfen? olusabilme ihtimali için yetersizdir.

Kisacasi, 400 amino asitten olusan ortalama bir protein molekülünün tesadüfen meydana gelmesi, tek kelimeyle, imkansizdir. Dahasi, canliligin gelisiminde bir basamak daha ilerledigimizde, bu ?imkansiz? kelimesinin bile yetersiz kaldigini görürüz. çünkü tek bir protein hiç bir sey ifade etmemektedir. simdiye kadar bilinen en küçük bakterilerden biri olan Mycoplasma Hominis H 39?un bile, 600 çesit proteine sahip oldugu görülmüstür. Bu durumda, tek bir protein için yaptigimiz üstteki ihtimal hesaplarini 600 çesit protein üzerinden yapmamiz gerekir. Bu durumda karsilasacagimiz rakamlar, insan aklinin alamayacagi boyutlara ulasir.

Bir tanesinin bile tesadüfen olusmasi imkansiz olan bu proteinlerden ortalama bir milyon tanesinin tesadüfen uygun bir sekilde biraraya gelip eksiksiz bir insan hücresini meydana getirmesi ise, milyarlarca kez daha imkansizdir. Kaldi ki hücrenin yapisinda proteinlerden baska karbonhidrat, lipit, su, elektrolitler (anyon ve katyon) ve vitaminler bulunmakta ve hepsi birçok farkli organelin içinde yapitasi ve yardimci moleküller olarak kullanilmaktadir.

Bu hücrelerden 100 trilyonunun tesadüfen olusup, insanin iç ve dis organlarini kusursuz olarak meydana getirecek bir biçimde ve düzende birlesmesinin ne denli imkansiz bir sey oldugunu anlatmak içinse, ne yazik ki uygun bir kelime bulmak mümkün degil.

Görüldügü gibi evrim, yegane "açiklamasi" olan tesadüf teorisi, degil hücre, hücredeki milyonlarca proteinden tek birinin olusumunu bile izah etmekten acizdir.

Burada bir noktaya daha dikkat etmek gerekir. Evrimciler proteinin tesadüfen olusma ihtimalinden söz ederken, bunun" 5x10 üzeri 79'da bir ihtimal" (yani 10 rakaminin yanina 79 tane sifir konulmasiyla olusan sayinin bes katinda bir ihtimal) oldugunu itiraf ederken, sanki ortada çok az da olsa bir olasilik varmis gibi bir izlenim verirler. Oysa bu sayilar o denli yüksektir ki, pratik degerleri tamamen sifir ihtimaldir. çünkü böyle bir sayi evrende yoktur, tüm evrendeki atomlarin sayisindan bile daha büyük bir sayidir. Insanin hayal edemeyecegi bu sayida "bir ihtimal var" demek ise, matematigin kabulüne göre, sifir ihtimal demektir. *
Sözkonusu yaniltici "az da olsa ihtimal var" mesaji, yerli evrimcilerin en ünlülerinden Prof. Dr. Ali Demirsoy'un Kalitim ve Evrim isimli kitabinda, canlilik için en gerekli enzimlerden birisi olan Sitokrom-C'nin tesadüfen olusma olasiligi tartisilirken verilir:

"özünde bir Sitokrom-C'nin dizilisini olusturmak için olasilik sifir denecek kadar azdir. Yani canlilik eger belli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa olusacak kadar az bir olasiliga sahiptir denilebilir. Ya da olusumunda bizim tanimlayamayacagimiz dogaüstü güçler görev yapmistir. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun degildir. O zaman birinci varsayimi irdelemek gerekir."
Ancak Demirsoy, üstteki satirlarinin ardindan, "bilimsel amaca daha uygun" oldugu için kabul ettigi bu olasiligin ne denli gerçek disi oldugunu su örnekle itiraf eder:
"... Sitokrom-C'nin belirli aminoasit dizilimini saglamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlis yapmadan insanlik tarihini yazma olasiligi kadar azdir ?maymunun rastgele tuslara bastigini kabul ederek?"
Bu satirlardan da anlasildigi gibi, belirli amino asitlerin belirli yerlerde bulunmasi kesinlikle rastlantiyla bagdasamaz. Bu ancak bilinçli bir yaratilisla açiklanabilir. Ama evrimci bilim adamlari, " dogaüstü güçler"in, yani Allah'in varligini kabul etmemek için imkansizi kabul etmeyi tercih etmektedirler.
Bu düsünce, sadece üstteki satirlarda degil, evrimi savunan tüm bilim adamlarinin yazilarinda görülen ortak bir yaklasimdir. Bu yaklasim söyle de özetlenebilir: Bu insanlar, varliginin delillerini görmelerine ragmen Allah'a inanmayi reddetmektedirler. Buna karsilik hiç bir delili olmamasina karsin evrime inanmaktadirlar. Bir baska deyisle evrim, onlarin dinidir, hiç bir delil görmeden inandiklari bir din.

tesadufun bilimsel olarak ortadan kalkmasi da bilimsel olarak yaraticinin varligina goturur....

@MEV

Bu yazı tek kelimeyle bir komedi şaheseri. Bu yazıyı yazan kişi;
  • * Evrimin konusunu bilmiyor.
    * Evrim ile abiyogenez arasındaki farkı bilmiyor.
    * Abiyogenezi evrim teorisinin bir parçası sanıyor.
    * Abiyogenezi bilmiyor.
    * Belirli bir proteinin rastgele oluşmasının olasılık hesabının konuyla alakasız olduğunun farkında değil.

Ayrıca olasılık hesaplarında da temel hatalar var. Bu konuda ayrıntılı açıklama için Ian Musgrave'in Lies, Damned Lies, Statistics, and Probability of Abiogenesis Calculations başlıklı yazısını okumanızı öneririm. Öyle ilkel bir şekilde belli bi rproteinin oluşması için gereken olasılığı hesaplamakla bu konunun hiçbir ilgisi yok. Kimse proteinlerin öyle durduk yerde rastgele kendiliğinden oluştuğunu ve bunların birleşerek canlı hücreleri oluşturduğunu falan iddia etmiyor. Abiyogenezin bununla uzaktan yakından ilgisi yok. Öğrenmek isterseniz linkini verdiğim yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Daha da fazlasını isterseniz Türkçe olarak kitap olarak Tübitak Yayınlarından çıkan Richard Dawkins'in Kör Saatçi kitabını öneririm.

pante 06-03-2006 01:36

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

"o zaman sana göre gece yattığında yatağının altında öcü olduğa inanmamak da bir inançtır, dogmatikliktir ve bilimsel değildir öyle mi?

veya Dünya'nın görünmez bir öküzün boynuzları üzerinde olduğuna inanmamak da bir inançtır, dogmatikliktir ve bilimsel değildir öyle mi?

örnekler çoğaltılabilir ama mantık aynıdır..."
Böyle bir mantık olur mu hiç? Resmen çarpıtmışsın..
"Tanrı inancının bilimsel bir tarafı yoksa ve dogma ise eğer ;
Maddenin ezeli oluşu da bilimsel değildir ve dogmadır."
diyorum.
Yani ;
Bu kainat , bu neredeyse sonsuz madde nasıl oluştu?
Sorusuna üç yanıt var.
1- Tanrı tarafından
2- Madde hep vardı-ezelden
3- Bilinmiyor-Agnostizm
Şimdi 1.madde dogma oluyor da , 2.madde bilimsel mi oluyor?
Buna cevap verirken , hiç ilgisiz şekilde "yatağın altında öcü" mantık mı sence?
2.madde ne kadar bilimsel ise 1. de o kadar bilimseldir..
Doğrusu ;
Madde ezeldendir ama enerjisiyle-ruhuyla beraber.O ruhu olmasaydı , asla devinim kazanamaz , değişemez , gelişemez , evrimleşemezdi..O ruh da adına ister Allah de ister God de ilk ve tek kaynaktır.Ve tüm varlıkların , tüm maddenin özündedir..

06-03-2006 01:37

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Da vinci,
Çok güzel bir link vermişsin. Çok faydalandığımı düşünüyorum. Teşekkür ederim.

liopleurodon 06-03-2006 10:55

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

maddenin onceliginin sonsuz olduguna dair ispatlarinizi yazabilirmisiniz acaba....
En azından maddenin yok olmadığını, yok edilemediğini biliyoruz. Bu halde, bu maddenin bir zamanlar "yok" olduğunu düşünmek için hiç bir istinad bulamıyoruz..

Bir de mev, protein sentezi ihtimali filan soruyorsun. Sana bir sorayım, bir protein sentezi için neler gereklidir? Bana bir protein formülü yazıp, sekanslarının nerden geldiğini bir izah etsene?

Yaratılışçıların en çok yaptıkları kandırma budur mev. Sizlerin cahilliğinden istifade ederler. Protein sentezi mevzusu, böyle iki satırla izah edilecek bir şey değildir. Elbette protein gibi kompleks organikleri bilmeyen, anlamayan birisi, bu tür bir yazıya kolayca kanar. Ama asıl acı olan, ben kim protein kim filan demeden sizin bu lafları getirip bir de bizim önümüze atmanız. Lütfen, bilgi sahibi olmadığınız konularda böyle sazanlık yapmayın. Eğer protein nedir, nasıl sentezlenir vs. bilmiyorsanız, okuduğunuz yazının doğru yada yanlış olduğuna hüküm verecek kadar bu konuda birikiminiz yoksa, çıkıp bu yazıları en azından buralara taşıyıp kendinizi ahmak yerine koydurtmayın. Ondan sonra karşınızdaki çıkıp size ahmak, aptal vs. dediği zaman kızıyorsunuz birde. Yazıya bak, hizaya gel. Külli çarpıtma, külli uydurma. Tekniğinden kimin yazısını olabileceğini çıkarıyoruz ve bun akanacak kadar salak olanlara, lügatteki sıfatlarıyla seslenmekten başka çaremiz kalmıyor..

Da Vinci 06-03-2006 14:04

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27355)
Böyle bir mantık olur mu hiç? Resmen çarpıtmışsın..

Buna cevap verirken , hiç ilgisiz şekilde "yatağın altında öcü" mantık mı sence?

Yatağının altında öcü olduğuna inanmamakla Tanrı'nın varolduğuna inanmamak arasında bir fark yok. Varlığına dair hiçbir kanıt olmayan birşeyin varolmadığını düşünmek mantıklı, rasyonel, akılcı bir düşüncedir. Varolduğunu gösteren en ufak bir kanıt bile olmayan birşeyin varolduğunu düşünmek ise kesinlikle bir inanç meselsidir ve elbette bir dogmadır.

-MEV- 06-03-2006 17:56

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Liopleurodon arkadasima soyle bir soru sormusum

maddenin onceliginin sonsuz olduguna dair ispatlarinizi yazabilirmisiniz acaba....diye sormusum

arkadasimin cevabi...

------EN AZINDAN !!! maddenin yok olmadığını, yok edilemediğini biliyoruz. Bu halde, bu maddenin bir zamanlar "yok" olduğunu düşünmek için hiç bir istinad bulamıyoruz..------

ok arkadasim sen en azlarla yoluna devam et senin secimin....ama her ne olursa olsun hakaret etmeye hakkin yok...ben ustume alinmiyorum kizmiyorumda...aciyorum boyle kulturlu bilgili arkadaslar terbiyesizlik yapinca....yakistiramiyorum hic...ben bu foruma yaziyorum....ailece okuyoruz...senin hakaretlerini gorunce insanlarin gozunde kucuk dusuyorsun....ailenden aldigin terbiyeye gore davranmani siddetle tavsiye ederim arkadasim...yoksa bu mahalle kadini kivamindaki yazilarin sadece sana zarar veriyor baska kimseye degil...insan olmak zor is ama en azindan olmaya calismak gerek diye dusunuyorum dostum....

liopleurodon 06-03-2006 18:23

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
Hakaret? Halinizi ortaya koyan kelimelere hakaret diyorsunuz. Bizim hakaret etmek gibi bir saplantımız yok, ama "Dummy", "Stupid" vs. gibi kelimeler sizin o anki halinizi tarif ediyor maalesef.

Evet, protein nasıl sentezlenir, nasıl bir şeydir pek bir bilginiz var mı? Yoksa, neye istinaden, bu tür bir sual soruyorsunuz? Yazılanları alıp yapıştırıyorsunuz. Bakıyoruz, yalandan başka bir şey yok aslen. Sizinde araştırıp etmeden, bu yalanın ardına saklanma girişiminiz, buna saflıkla kanmanız ne anlam ifade ediyor?

TDK diyor ki:

Salak: Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan kimse.

Aptal: Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak

Ahmak: Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal

Bir bakalım hadi beraberce, burada yazılanlar bu tanımlara uyuyor mu, uymuyor mu?

Derdimiz sizi gücendirmek değil. Ama gördüğünüz gibi haliniz bu. Doğrular maalesef insana ağır geliyor. Ama biz ne yapalım? Buraya insanlara ahlak, görgü dersi vs. vermeye gelmedik. Ve ağzımızı bozmakta istemiyoruz aslında. Ama işte arşın, işte halep olayı oluyor maalesef..

-MEV- 06-03-2006 18:46

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
sen ne kadar bilgine inaniyorsan bende o kadar bilgime ogrendiklerime inaniyorum....ama aliinti yaptigim yazilar zaten bizim gibi uzmanlik dali olmayan insanlar icin yazilmis....

ben produktorum....medya ile ilgileniyorum.....adim mev degil.....birazcik televizyon izliyorsan beni zaten taniyorsundur.....isimde en iyilerden biriyim cok sukurler olsun.....ovunmek icin soylemiyorum bunlari.....sana yukardaki tdk nin soylediklerini iade etmek icin yaziyorum....sana anlatamadim dostum ben gucenmiyorum...ben sadece seni uyarmak icin yaziyorum ama sen cevap olarak hala terbiyesizligine devam ediyorsun....yazdiklarini ustume alsam guceniridim......ama sen beni gucendirdigini kizdirdigini sanip yukarda verdigin tanimlara uygun oldugunu ispatliyorsun burda bize.....yapma dostum...yazik yapma yani.....bu kadar kucuk dusurme onurunu sahsiyetini....onemli seyler bunlar.....

liopleurodon 06-03-2006 19:43

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
İlgine teşekkürler... Aslında aynısını bizde sizler için düşünüyoruz. Böyle yazıp, işkembe-i kübra'dan atıp, yarın torunlarınız vs. gelince bak bunlar bu masallarla yaşamışlar demesinler diyerek size doğruyu göstermeye çalışıyoruz. Bazen belki sert çıkmış oluyoruz, ama bizde insanız.

-MEV- 06-03-2006 19:58

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
ben demiyorum ki dogruyu biliyorum......ben sadece inandigim seyin dogru olduguna inaniyorum...ben isterdim ki sen de ki bana----arkadasim bak yanlis biliyorsun cunku su soyle bu soyle----.....bole tamam medeni bi sekilde tartisabiliriz.....ama baksana ne sazanligimiz kaldi ne ahmakligimiz ne salakligimiz......obur yazilarinida inceliyorum......cok ama cok ahlak disi bir tavir sergiliyorsun......ote yandan yazdiklarini okuyuorum yine ve bilim konusunda ne kadar cok bilgis sahibi oldugunu goruyuroum.....dogru-yanlis farketmez arastirmaci oldugun belli.....ve ben bu kalitene kullandigin uslubu hic ama hic yakistirmadim kardesim.....ya cok gencsin tahminimce atesli oldugundan zaptedemiyorsun kendini yada baska bir sey......ama bu ofkeyle devam edersen senin icin tek olan bu dunyada sadece cehennemi yasarsin...seninde insan oldugunu biliyorum....ama daha fazla insan olmak icin daha da cok calisman gerek.....bilime gosterdigin ozeni terbiye ve ahlaginada gosterirsen inan bana dostum saygidegerligin artacaktir.....sevgilerimle

pante 06-03-2006 20:11

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
liopleurodon ;
Konu din değil de Tanrı konusunun tartışıldığı bir ortamda , Tanrı fikrinde biri olarak , yapmış olduğun hakaretleri ben de üstüme alınmak zorundayım.
Yani sen , Tanrı inancında olan herkesi aptal , ahmak , salak yerine koyuyorsun öyle mi?
Yoksa muhatap aldığın kişi MEV mi? Yani protein konusu mu?
Öncelikle bunu öğrenmek istiyorum..
Yanlış adım atmak istemiyorum..

Da Vinci kardeş ;
Ben sana meleklerden , cinlerden bahsetmiyorum..Konu Tanrı konusu olunca , o örneği veremezsin diyorum ama sen hala kaçamak güreşiyor ve sorumu cevaplandırmıyorsun..
Ateist düşünce neye göre bilimseldir? Hala açıklıyabilmiş değilsin?
Ateist düşünce ile örneğin Deizm arasında ya da panenteizm arasında ne gibi bir bilimsel farklılık var? Ateizm'in "madde hep vardı"inancı ile tanrı inancı aynı ölçülerde bir dogma değil mi?
Bilim bugün "Büyük patlama" derken Ateizm nasıl bilimsel oluyormuş?
Bu kadar kesin inançlarda olman seni dincilerle aynı kefeye koymuyor mu ne dersin?

Da Vinci 06-03-2006 20:31

Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru
 
@panteidar

Benim açıklamamı anladığına emin misin? Bak ne diyorum:

Varolduğunu gösteren en ufak bir kanıt bile olmayan birşeyin varolduğunu düşünmek kesinlikle bir inanç meselesidir ve elbette bir dogmadır.

Bunda yanlışlık var mı sence?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:50 .