![]() |
Allah niye peygamberler gonderdi?
irdelenecek.
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Kainati yaratan Allahin bundaki sebep ve hikmetleri bildirmemesi dusunulemez.
Bu konuda sozler:62 soyle bahsedilmis: "Evet şöyle müzeyyen bir kâinatın, öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir Resul-i Ekrem, ışık şemse lüzumu derecesinde elzemdir. Çünki nasıl Güneş, ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de uluhiyet de, peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir. Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet kemalde olan bir cemal; gösterici ve tarif edici bir vasıta ile kendini göstermek istemesin? Hem mümkün olur mu ki; gayet cemalde bir kemal-i san’at, onun üzerine enzar-ı dikkati celbeden bir dellâl vasıtasıyla teşhir istemesin? Hem hiç mümkün olur mu ki; bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi, kesret ve cüz’iyat tabakatında vahdaniyet ve samedaniyetini, zülcenaheyn bir meb’us vasıtasıyla ilânını istemesin! Yani o zât, ubudiyet-i külliye cihetiyle kesret tabakatının dergâh-ı İlahiye elçisi olduğu gibi, kurbiyet ve risalet cihetiyle dergâh-ı İlahînin kesret tabakatına memurudur. Hem hiç mümkün olur mu ki; nihayet derecede bir hüsn-ü zâtî sahibi, cemalinin mehasinini ve hüsnünün letaifini âyinelerde görmek ve göstermek istemesin! Yani bir habib resul vasıtasıyla ki; hem habibdir, ubudiyetiyle kendini ona sevdirir, âyinedarlık eder. Hem resuldür; onu mahlukatına sevdirir, cemal-i esmasını gösterir. Hem hiç mümkün olur mu ki; acib mu’cizelerle, garib ve kıymettar şeylerle dolu hazineler sahibi, sarraf bir tarif edici ve vassaf bir teşhir edici vasıtasıyla enzar-ı halka arz ve başlarında izhar etmekle, gizli kemalâtını beyan etmek irade etmesin ve istemesin? S:62 Hem mümkün olur mu ki; bu kâinatı bütün esmasının kemalâtını ifade eden masnuatla tezyin ederek seyir için garib ve ince san’atlarla süslenilmiş bir saraya benzetsin de, rehber bir muallim tayin etmesin? Hem hiç mümkün olur mu ki; bu kâinatın sahibi, şu kâinatın tahavvülatındaki maksad ve gaye ne olacağını, müş’ir-i tılsım-ı muğlakını, hem mevcudatın “Nereden? Nereye? Necisin?” üç sual-i müşkilin muammasını bir elçi vasıtasıyla açtırmasın! Hem hiç mümkün olur mu ki; bu güzel masnuat ile kendini zîşuura tanıttıran ve kıymetli nimetler ile kendini sevdiren Sâni’-i Zülcelal; onun mukabilinde zîşuurdan marziyatı ve arzuları ne olduğunu bir elçi vasıtasıyla bildirmesin! Hem hiç mümkün olur mu ki; nev-i insanı, şuurca kesrete mübtela, istidadca ubudiyet-i külliyeye müheyya suretinde yaratıp, muallim bir rehber vasıtasıyla onları kesretten vahdete yüzlerini çevirmek istemesin! Daha bunlar gibi çok vezaif-i nübüvvet var ki, herbiri bir bürhan-ı kat’îdir ki: Uluhiyet, risaletsiz olamaz..." |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
bunu okumadan önce ne tür bir decoder almamız gerek onuda yazarsan sevinirim!
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
sorogren okumak bayaıı sıkıyo . Daha okunup anlanabilecek dilden yazsan yada alıntılarını biraz sadeleştirip versen...
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Yukarıdaki laga luga diyor ki:
Eh bu kadar uğraşıp kainatı yarattıktan sonra (hamuru top top uzaya fırlatmaca) bir de kılavuz/elçi/öğretmen göndermesek olmazdı diyor. Peki Sorogren kardeşim hamuru yapmış, uzaya fırlatmış, yaratmış etmiş de çok gerekli gördüğü elçiyi göndermek için neden milyonlarca yıl beklemiş acaba? Senin elçinin hezeyanı olmasın bu yazılanlar. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
kiymetnadir cocuk,
yasitlarinin yazdiklari topiclere yaz bi zahmet. bensenin hicbir topicine yazmadim.sen de benimkilere yazma.aramizda ciddiyet farki var. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
jayjayim senin okuyupta imtihan oldugun tip kitaplarini simdi ben mesela makine muhendisliginde alleme de olsam anliyamam. bu konuda bilgi edinmek istiyorsam anlamaya calismak benim vazifemdir.
senin insani anlatan kitaplarin gunluk dilden o kadar uzak ozel kelimeler icerirken,Alemleri Yaratani anlatan kitaplarin da o derece ozel bir dili olabilir. sen bu dersin dili turkce degil,ben vizeye girmeycem diyebilirmisin. bizim kitaplarda okudukca ve kelimeleri ogrendikce acilir. bu da kucuk bir imtihandir.seytan okuma,zor der.hidayet kaynagindan uzak durmani ister. kimileri seytani dinler kimileri sansini dener. sen takildigin cumle veya tabir varsa ilet ben bilirsem soylerim. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
:)
sağolasın düşünmen yeter sorogren abi. Biraz okuyayım başlıklar bayaı ilgi çekici, ihtiyaç vardı. bu arada barıştık demi ? :) |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
aciz, kendini bilmez, kendini mükemmel sanan serseriler için gönderdi.ama kendisini bilen bi insan zaten kötülük yapmaz.çünkü kendini bilir.kendinden başkalarına da saygılıdır.duyarlıdır.müslümanlar gibi tecavüz etmez :lol:
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
estagfirullah abim ben sana hic kusmedim ki.
bu kusme meseleleri muhatabin gayri ciddiliginden kaynaklanir.sen tam bir beyefendisin. kusersem zaten isi kisisellestirmis olurum.bu da bize ters.ben bu yazilarin sahsi menfaat veya aferin *gibi *karlari icin yazmadigim gibi,kizmak kusmek gibi zararlarini da uzerime alinmam. evet ilk cumlemiz sanirim;"Evet şöyle müzeyyen bir kâinatın, öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir Resul-i Ekrem, ışık şemse lüzumu derecesinde elzemdir. Çünki nasıl Güneş, ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de uluhiyet de, peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir." kainati boyle ziynetlerle susleyen,yani milyarlarca parlak yildizlar,rengarenk (nasa sitesinde var) sistemler,kuyruklu yildizlar sanki birer ziynet gibi guzellik katiyor kainata,onlari seyretmek bile,sadece aya bakmak bile insana bazen zevk verir.bunlar bizim fitratimizda Allahin yarattigi guzellik ve ziynetlilik tanimina tam uygun yaratilmis.Yani o guzellikleri kim yaratti ise bizdeki tam mutabik guzellik takdir etme duygusunu da O yaratmistir.tek elden cikmis gibi.kiliti ve anahtari ayni fabrika yapmis gibi.Yildizlari yaratan baska bizi yaratan baska olsaydi belki onlardaki guzellikleri algilama yatenegimiz de olmazdi.hatta baska baska yaraticilar diger yaraticininkilerini bize sevdirmezdi belki de.neyse . orada yildizi burada bizi birbiriyle bagli yaratan Allah ,elbetteki bu guzellikleri nicin masraf ettigini ne demek istedigini bize bildirmek de ister.zaten aksinin geregi de yok.bizi akilli yarattigina gore bu akildan bir beklenti var.o da muhatap kabul etmektir.Dolayisiyla insanin yaratilisinin hikmetleri geregi Allah kendini bize tanitmak ve yaptiklarini ve hikmetlerini anlatmak icin peygamberler gondermistir. diyor ilk paragrafimiz. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Alıntı:
'Çocuk' lafına gelince, büyük mahdum geçen yıl audio-engineering'i bitirdi, küçüğü de *Software Engineering'inin 3. senesinde. İnternet cafe lafına gelince, işimiz olmaz evden uzakta tatilde olmadığımız sürece. Evde 24 saat DSL'e bağlı 6 makinalık bir network çalışıyor haldır haldır. * Yaratıcılığın gücüne inanırım ben, yaratanın değil. Oturup Saidi Kürdi'den Bedi üz Bilmemkimden copy/paste yazı asacağına, o okuduklarından ne anladığını anlat, seni, hayatını, felsefeni, çoluğunu çocuğunu nasıl etkilediğini anlat da, oradan ne özümsediğini bilelim. Başkalarının yazdıklarınla gelme, kendi malların olsun tezgahta, onları görelim hele. 'Benim topiclerimin altına yazma' deme bana. Senin topiclerinin altına yazarken çok eğleniyorum, beni bundan mahrum etme. Hatta sen de ben de başlıklarımın altına yaz ne olur. Hani İSLAM NEDİR konusuna 6 tane yazı astım ya, onların altına değerli fikirlerini yazmanı bekliyorum senden. Hassaten yani. Mantı hamuru hazır, dinlenmeye bıraktım. Gel beraber tortop edelim sallayalım uzaya. Belki başka galaxiler falan oluşur da bi faydamız olur be şu fani dünyada insana, uzaylıya falan. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Bana göre toplum arasında yalavaç(peygamber) diye sanlanan kimseler istisnalar haricinde Tanrı'yı akıllarıyla bulmaya çalışan ve çağının gereklerine göre toplumsal yasalar koyan ve kavminin geleneklerine göre tapınım şekilleri belirleyip bir inanış dizgesi yaratandüşünürlerdir.Genelde kendi kavimlerine göre sistemler kurdukları için ortaya çıkardıkları din şöyle böyle milliyetçi olur.Örneğin ne kadar evrensel olduğu palavrası atılırsa atılsın Muhammed'in kurduğu sistemin Arapların uluslaşmasında çok önemli bir rol oynadığı su götürmez.Zamanı gelince ayrıntısına gireceğim.
Saygılar... |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
O yazılardan benim anladığım, herşeye kadir, sonsuz ilim sahibi, tüm noksan sıfatlardan münezzeh olan Yaradan kendi mükemmelliğini insanlara göstermek için onlardan birine bunu bildirme ihtiyacı duyuyor. Kendisi tüm insanların gönlüne bunu yerleştirmeye muktedirken bu iktidarını kullanmayı değil de birini seçerek onun bildirmesini istiyor. Seçtiği kişi diğer insanlardan daha kamil bir kişi olmalı ve davranışlarıyla da örnek olmalı ki insanlar inanabilsinler.
Said üstat demiş ki: "Öyle de uluhiyet de, peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir." nasıl da sınırlamış Allah'ın büyüklüğünü. Niye mümkün değil? Allah ol derse olmaz mı? Hem tüm noksan sıfatlardan münezzeh bir Allah'a inanacaksın hem de onun zatı için bir şeyi yapmanın mümkün olmadığını söyleyeceksin. "Hem mümkün olur mu ki; gayet cemalde bir kemal-i san’at, onun üzerine enzar-ı dikkati celbeden bir dellâl vasıtasıyla teşhir istemesin?" işte benzer bir cümle de bu. Allah her insana bunu bildirmekten acizmiş gibi illa bir aracıya ihtiyaç duymuş. Aksi mümkün değil.(?) "Hem hiç mümkün olur mu ki; acib mu’cizelerle, garib ve kıymettar şeylerle dolu hazineler sahibi, sarraf bir tarif edici ve vassaf bir teşhir edici vasıtasıyla enzar-ı halka arz ve başlarında izhar etmekle, gizli kemalâtını beyan etmek irade etmesin ve istemesin?" tarif ettiği Zat insan gibi düşünüyor, insanın acziyetine sahip sanki... Said Allah'ı ne kadar yüce bir Zat olarak tanıtmaya çalışırsa çalışsın, tanıttığı (kafasında oluşmuş) Allah insanın tüm noksan sıfatlarını haiz. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
saçmalamışsın yine.yakıştıramadım sana,pante.
kur´an gibi risaleleride anlamıyorsun.Risalelerin bin yerinde zaten dinin de temeli olan Allahın sonsuz kudreti ilmi vs bahsedilmişken,bu paragrafı onlar yokmuş gibi alıntılaman psikolojin konusunda beni endişelendirdi.okuduğumuz kitapları birbütün olarak değerlendirmeliyiz ve de birbirine zahiren zıt gibi görünen yerler de demek ki,mecazidir veya birşey anlatmak istiyordur.biraz anlama gayreti gerektirir. Öyle de uluhiyet de, peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir. uluhiyet ne demek.bunu anlayınca o cümle de anlaşılır. Allah her insana bunu bildirmekten acizmiş gibi illa bir aracıya ihtiyaç duymuş. Aksi mümkün değil.(?) Allaha sen inanıyorsun o zaman peygamberi koy kenara Allah insanlarla nasıl iletişim kuruyor.yani senin de inandığın Allah. kuran elma agacı gibi bir agactan yani kuran agacından çıkarılsaydı,insanlar için ne derece örnek olurdu,yaşayan bir numunesiolmadıktan sonra.aha elma agaçtan çıkıyor.ne anlıyorsun ondançBen gerçi elmayı kitap gibi okuyorum.Allahı onda bulabiliyorum.ya sen. yazıların aynı yıkmak için herşey mübah mantığında olduğu için aynı cevaplarım onlara da geçerlidir. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
uluhiyet ne demek gerçekten merak ettim. Bana anlayacağım Türkçe'yle anlatırsanız sevinirim.
Yani bu uluhiyet Allah'ın yarattığı her kuluna bildiremeyeceği gönlüne koyamayacağı, illa ki aracı kullanmasını gerektirecek kadar güç bir şey mi, bunu mu demek istiyorsunuz? Kitapları bir bütün olarak okurum, merak etmeyin. Ama bir bütün olarak okurken at gözlüğü takmayı reddettiğim için çelişkileri de görürüm. Hem Allah'a o kadar üstün sıfatlar yüklüyorsunuz hem de peygambersiz yapamazdı, bildiremezdi diyorsunuz? siz kendi çelişkinizi bile görmekten acizsiniz, değil ki Said'in çelişkilerini görmek. İnanç tam olarak böyle bir şey aslında. Yengem 'İbn-i Sina aklı sayesinde sapıttı, dikkat et sen de sapıtma' demişti. Allah da 'ne kadar az aklediyorsunuz' diyor. Akletmek sapıtmaksa allah niye akletmemizi istiyor? 'andolsun ki biz isteseydik hepinizi bir tek ümmet yapar, doğru yola iletirdik. Ama cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracağım diye bizden söz çıkmıştır." (mealen ayettir) |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
uluhiyetle ilgili paragraflar hocalik trainingi olan anlar digerleri zaten okumaz.zordur.
"İşte faaliyet hakikatı içinde tezahür eden Rububiyet hakikatı; ilim ve hikmetle halk ve icad ve sun’ ve ibda’, nizam ve mizan ile takdir ve tasvir ve tedbir ve tedvir, kasd ve irade ile tahvil ve tebdil ve tenzil ve tekmil, şefkat ve rahmetle it’am ve in’am ve ikram ve ihsan gibi şuunatıyla ve tasarrufatıyla ken¬dini gösterir ve tanıttırır. Ve tezahür-ü Rububiyet hakikatı içinde bedahetle his¬sedilen ve bulunan Uluhiyetin tebarüz hakikatı dahi; Esma-i Hüsnanın rahimane ve kerimane cilveleriyle ve “Yedi Sıfat-ı Sübutiye” olan Hayat, İlim, Kudret, İrade, Sem’, Basar ve Kelam sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle kendini tanıttırır, bildirir.(*) Evet, nasılki kelâm sıfatı, vahiyler ve ilhamlar ile Zat-ı Akdes’i tanıttırır, öyle de; kudret sıfatı dahi, mücessem kelimeleri hükmünde olan san’atlı eserle¬riyle o Zat-ı Akdes’i bildirir ve kâinatı baştan başa bir Fürkan-ı Cismanî mahi¬yetinde gösterip, bir Kadir-i Zülcelal’i tavsif ve tarif eder. Ve ilim sıfatı dahi; hikmetli, intizamlı, mizanlı olan bütün masnuat miktarınca ve ilim ile idare ve tedbir ve tezyin ve temyiz edilen bütün mahlukat adedince, mevsufları olan birtek Zat-ı Akdes’i bildirir. Ve hayat sıfatı ise; kudreti bildiren bütün eserler ve ilmin vücudunu bildiren bütün intizamlı ve hikmetli ve mizanlı ve zinetli suret¬ler, haller ve sair sıfatları bildiren bütün deliller, sıfat-ı hayatın delilleriyle bera¬ber, hayat sıfatının tahakkukuna delâlet ettikleri gibi; hayat dahi, bütün o delille¬riyle, ayineleri olan bütün zihayatları şahid göstererek Zat-ı Hayy-ı Kayyum’u bildirir. Ve kâinatı, serbeser her vakit taze taze ve ayrı ayrı cilveleri ve nakışları göstermek için, daima değişen ve tazelenen ve hadsiz ayinelerden terekküb eden bir ayine-i ekber suretine çevirir. Ve bu kıyasla görmek ve işitmek, ihtiyar et¬mek ve konuşmak sıfatları dahi; herbiri birer kâinat kadar Zat-ı Akdes’i bildirir, tanıttırır. Hem o sıfatlar, Zat-ı Zülcelal’in vücuduna delâlet ettikleri gibi, hayatın vü¬cuduna ve tahakkukuna ve o Zatın hayatdar ve diri olduğuna dahi bedahetle de¬lâlet ederler. Çünki: Bilmek hayatın alâmeti, işitmek dirilik emaresi, görmek di¬rilere mahsus, irade hayat ile olabilir, ihtiyarî iktidar zihayatlarda bulunur, te¬kellüm ise bilen dirilerin işidir. İşte, bu noktalardan anlaşılır ki; hayat sıfatının yedi defa kâinat kadar delil¬leri ve kendi vücudunu ve mevsufun vücudunu bildiren bürhanları vardır ki, bütün sıfatların esası ve menbaı ve ism-i azamın masdarı ve medarı olmuştur.» (Ş.144-147) Halbuki Cenab-ı Hak tarafından insanlara verilen benlik ve hürriyet, uluhiyet sıfatlarını fehmetmek üzere bir vahid-i kıyasî vazifesini görüyor. Maalesef su-i ihtiyar ile hâkimiyet ve istiklaliyete âlet ederek tam bir firavun olur.» (M.N.67) 2453- Evet bu “saray-ı âlemi, kendi kemalat ve cemal-i manevîsini görmek ve göstermek için bir meşher hükmünde açan Celil-i Zülcemal, Cemil-i Zülcelal, Sani-i Zülkemal’in hikmeti iktiza ediyor ki: Şu âlem-i arzdaki zişuurlara nisbeten abes ve faidesiz olmamak için, o sarayın âyetlerinin manasını birisine bildirsin. O saraydaki acaibin menba’larını ve netaicinin mahzenleri olan avalim-i ulviyede birisini gezdirsin. Ve bütün onların fevkine çıkarsın ve kurb-u huzuruna müşerref etsin ve âhiret âlemlerinde gezdirsin, umum ibadına bir muallim ve saltanat-ı rububiyetine bir dellal ve Marziyat-ı İlahiyesine bir mübelliğ ve saray-ı âlemindeki âyât-ı tekviniyesine bir müfessir gibi çok vazifeler ile tavzif etsin. Mu’cizat nişanlarıyla imtiyazını göstersin. Kur’an gibi bir ferman ile o şahsı, Zat-ı Zülcelal’in has ve sâdık bir tercümanı olduğunu bildirsin.” (S.574) 2454- “Hâkim-i Arz ve Semavat, emr-i Kün Feyekün’e malik Âmir-i Mutlak olan Sultan-ı Ezelî ve Ebedî, tabakat-ı mahlukatında cereyan eden ve kemal-i itaat ve intizam ile imtisal olunan evamir ve kumandanlığının şuunatı ve zerrattan seyyarata ve sinekten semavata kadar olan tabakat-ı mahlukat ve tavaif-i mevcudatta küçük-büyük cüz’î-küllî tabakatı ve taifeleri ayrı ayrı, fakat birbirine bakar bir tarzda birer daire-i rububiyet, birer tabaka-i hâkimiyet görünüyor. Şimdi bütün kâinattaki makasıd-ı ulya ve netaic-i uzmayı anlıyacak ve bütün tabakatın ayrı ayrı vezaif-i ubudiyetlerini görmekle, Zat-ı Kibriya’nın saltanat-ı rububiyetini, haşmet-i hâkimiyetini müşahede ederek, o zatın marziyatı ne olduğunu anlamak ve onun saltanatına dellal olmak için, alâ-külli-hal, o tabakat ve dairelere bir seyr ü sülûk olacaktır. Ta daire-i azamiyesinin ünvanı olan Arş-ı Azam’ına girecek, ta Kab-ı Kavseyn’e yani imkân ve vücub ortasında Kab-ı Kavseyn ile işaret olunan makama girecek ve Zat-ı Celil-i Zülcemal ile görüşecektir ki: Şu seyr ü sülûk ise, Mi’racın hakikatıdır. Herbir insan, aklıyla hayal sür’atinde seyeranı, herbir veli kalbiyle berk sür’atinde cevelanı ve cism-i nuranî olan herbir melek ruh sür’atinde Arş’tan Ferş’e Ferş’ten Arş’a deveranı, ehl-i Cennet’in insanları Burak sür’atinde haşirden beşyüz sene fazla mesafeden Cennet’e çıkmaları olduğu gibi; nur ve nur kabiliyetinde ve evliya kalblerinden daha latif ve emvatın ruhlarından ve melaike cisimlerinden daha hafif ve cesed-i necmî ve beden-i misalîden daha zarif olan Ruh-u Muhammediye’nin (A.S.M.) hadsiz vezaifine medar ve cihazatının mahzeni olan Cism-i Muhammedî (A.S.M.) elbette onun ruh-u âlîsiyle Arş’a kadar beraber gidecektir.” (S.565) 2455- “Elhasıl: Madem şu azîm kâinatı mezkûr maksatlar gibi ço azîm makasıd ve çok büyük gayeler için şu surette teşkil, tertib ve tezyin etmiştir. Hem madem şu mevcudat içinde şu umumi rububiyeti bütün dekaikı ile, şu azîm saltanat-ı uluhiyeti bütün hakaikı ile görecek insan nev’i vardır. Elbette o Hâkim-i Mutlak, o insan ile konuşacaktır, makasıdını bildirecektir. Madem her insan cüz’iyetten ve süfliyetten tecerrüd edip, en yüksek bir makam-ı küllîye çıkamıyor, o hâkimin küllî hitabına bizzat muhatab olamıyor. Elbette o insanlar içinde bazı efrad-ı mahsusa, o vazife ile muvazzaf olacaklar; ta iki cihetle münasebeti bulunsun. Hem insan olmalı, ta insanlara muallim olsun. Hem ruhen gayet ulvi olmalı ki; ta doğrudan doğruya hitaba mazhar olsun. Şimdi madem şu insanlar içinde, şu kâinat Saniinin makasıdını en mükemmel tarzda dellallık eden Muhammed Aleyhissalatü Vesselâm’dır. Elbette bütün efrad-ı insaniye içinde öyle bir manevi seyr ü sülûkü olacaktırki; cismanî âlemde seyr ü seyahat suretinde bir Mi’racı olacaktır. Yetmişbin perde tabir olunan berzah-ı sema ve tecelli-i sıfat ve ef’al ve tabakat-ı mevcudatın arkasına kadar kat’-ı meratib edecektir. İşte Mi’rac budur.' |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
peygamberlerimiz bze *yol göstermek ve bizim göremediklerimizi ve anlamadıklarımızı anlatmak için gönderildiğinden şüphem yoktur
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Değerli kardiyal kardeşim,
peygamberlerimiz bze *yol göstermek ve bizim göremediklerimizi ve anlamadıklarımızı anlatmak için gönderildiğinden şüphem yoktur demişsin. Allah bize yol göstermeye, bizim göremediklerimizi görmemizi sağlamaya, anlamadıklarımızı anlamamızı sağlamaya muktedir değil miydi de peygamber yollamak zorunda kaldı? Allah beynimize, kalbimize hükmedemiyor mu? |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Allah o isleri eskiden yapiyordu. Ademle direk konusuyor, insanlara kizip tas kestiriyor, toplu halde tufan yaratip hepsini yok ediyordu; artik yaslandi, emekliye ayrildi, ayak islerine peygamberlerini kullaniyor, anlasana kardesim Mamuli.
|
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
''Evlatlarınızın.
* * * * * * * *Hatta öğrenicilerinizin, * * * * * * * *Eğitiminde * * * * * * * *İyi düşünün. * * * * * * * *Onların, * * * * * * * *S i z i n *y a ş a d ı ğ ı n ı z *d e v i r l e r d e n * * * * * * * *B a ş k a *d e v i r l e r *i ç i n *y a r a t ı l d ı k l a r ı n ı *b i l i n i z. * * * * * * * *Ve * * * * * * * *Bunu, * * * * * * * *Bir an bile * * * * * * * *Hatırdan Çıkarmayınız.'' * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Hz.Ali 1400 yıl önce * * * * * Sevgili sorogren * * Hz Ali'ninde dediği gibi bizler başka devirler için yaratılmış insanlarız dolayısıyla kullandığın dil Ulemadan olmadığımız için bizlere bir şey anlatamıyor.biraz daha güncel yazarsan seviniriz.Yok eğer ben alim ve fıkh erbabı için yazıyorum diyorsan onlarında buna ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * sevgilerimle |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
mamuli,
"Allah bize yol göstermeye, bizim göremediklerimizi görmemizi sağlamaya, anlamadıklarımızı anlamamızı sağlamaya muktedir değil miydi de peygamber yollamak zorunda kaldı? Allah beynimize, kalbimize hükmedemiyor mu?" Allah istese beynimize kalbimize hukmeder,zaten hukmediyor.Beynimizin faliyetlerinin ne kadarini irademiz farkinda olarak biz yapiyoruz ki,veya kalbimizin her saniye atmasi icin bir su tulumbasi gibi bir tulumbadan kan pompalamak zorunda olsa idik bu isi *her\saniye ne kadar zor yapardik ve hayat cekilmez olurdu.cok sukur bunlar iradeniz devreye girmeden yapiliyor.ben kendimden bilirim,seker ve tansiyonum var.saglikli insan farkinda degildir ama,o seker ve tuz dengesini tutturmak icin neler cekiyorum bir bana sor.yemen icmen hep hesapli ilc alman hep zamanli ve milimetrik ayarli olacak.azcik tuzu kacirsan tansiyon cikiyor bas agrisi yapiyor,azcik ekmegi fazla yesen seker artiyor komaya giriyorsun,hic yemesen seker dusuyor yine komaya giriyorsun.bunlarin ne muhtesem bir nizam altinda vucutta calistigini hasta olduktan sonra anladim.saglikli iken bunlar hep biz farkinda olmadan vucut makinesinde Allahin koydugu nizam ile calisiyordu.neyse. Amma irademizin devreye girmesi gereken islerde Allah tercih hakkini bizlere vermistir.yani bizler mudahale edebilecegimiz olaylarda tercih etme noktasinda huruz.imani meseleler de insanin iradesine tabidir.zira sonucunda bir ceza veya mukafat mevzubahis olan bir imtihanin iradesiz direk Allahin yonlendirmesiyle piyonlasmis insanlarca uygulanmasi sozkonusu olamaz.adalete ve rahmete zittir.zaten oyle olsa yarimizi cennete diger yarimizi da direk cehenneme atar,bu kadar dunya imis uzaymis,gece gunduz yaz kis gunes ay vs masrafa gerek olmazdi. irademiz iman hususunda serbest oldugu icin Allahin bizlerden beklentilerinin hem *uygulanabilir oldugunun gosterilmesi ve hem insanlara ogretici olabilmesi icin birer insan olan peygamberler tarafindan teblig edilmeye ihtiyaci vardir. bu insan peygamberler olmadan daha baska sekilde de allah bize muhatap olabilirdi amma teklif ettigi seyin bir uygulama el kitabi olmamis olurdu.ve herkes bir numunemiz olmadigi icin farkli anlayislarda da olabilirdi.simdi dinin emirleri bir insan peygamberden zuhur etmeyince demek ki bir sekilde birden cok veya insanlar adedince *teblig mekanizmasina ihtiyac olurdu.mesela ya gokten yagmur gibi ayetler yagar yaz aylarinda veya yerden patates gibi auet cikar topraktan ama herkesin elindeki ayni da olsa herkesin anlamasi fartkli olurdu heralde.bilemiyorum fazlasini. vartor, kendi yasin kemale erdigi icin kendine kiyaslamissin olayi. necdet"Sevgili sorogren * *Hz Ali'ninde dediği gibi bizler başka devirler için yaratılmış insanlarız dolayısıyla kullandığın dil Ulemadan olmadığımız için bizlere bir şey anlatamıyor.biraz daha güncel yazarsan seviniriz.Yok eğer ben alim ve fıkh erbabı için yazıyorum diyorsan onlarında buna ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *sevgilerimle" daha guncel yazmaya gayret gosteririm amma daha once de soyledim;kendimden sudur etmeyenleri sahiplenemiyorum yani hirsizlayamiyorum,onlari orjinal haliyle aliyorum.o knularda benim kendimden katacak birseyim olamiyor zaten.ben de ulema degilim.kendimden sudur edenler zaten belli olur dilim seninkinden farksiz. o alintilarim da dedigim gibi zaten ilgilenen yavas okuyarak anliyor.ilgilenmeyene de ne yapsan bos. yalniz hem ulema degilim demissin,hem de ulema adina bu yazdiklarima ihtiyaclari olmadigini yazmissin.birak da bunu ulemalar soylesin.hem Hz.Aliyi bu kadar mevzu eden biri bu yazdiklarini anlamiyorum derse Hz Ali ona kizar ,bak soyleyim sana.Hz Ali bu eserlerle ilgili cunku. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Hz.Aliyi bu kadar mevzu eden biri bu yazdiklarini anlamiyorum derse Hz Ali ona kizar ,bak soyleyim sana.Hz Ali bu eserlerle ilgili cunku.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Hz ali'nin kızacağını sanmam farklı zamanlar için yaratıldığımızın bilincindeydi ve hz.bu gün yaşasaydı ilmini günlük dili kullanarak ortaya koyardı.anlaşılmayacak bir dille birşeyler anlatmaya çalışmazdı,çünkü bilirdiki yoksa çabası boşa gider kimseya birşey anlatamazdı. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Sevgili sor öğren,
Geçmiş olsun diyorum. Yiyeceğine dikkat etmen gerekiyor artık. Benim anne babam da şeker ve tansiyondan muzdarip. Sanırım ben de öyle olacağım. Genetik önemli bu işlerde ne de olsa... Sonuçta allah yapısı değiliz. Öyle olsaydık, hiç hasta olmazdık di mi? Peygamber konusundaki açıklamaların biraz çelişkili ama yorum yapıp seni üzmeyeyim diyorum. Sana şöyle güzel rahat huzurlu bir pazar diliyorum... Bol sebzeli, sağlıklı günler dilerim... |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
mamuli cok dusuncelisin sagol,
Allah yapisi oldugumuz icin hasta oluyoruz.yani Allah oyle yaratmis,bu kainatta iyiler ve kotuler her bazda karisik yaratilmistir.melek ve seytandan tut vucudumuzdaki faydali zerrelerden zararli zerrelere dek.ve iyi kotu mucadelesi her bazda devam eder kiyamete kadar.gerek semavatta melek seytan arasinda gerek kalbimizde seytanin vesvesesi ile melegin ilhami ve gerek vucudumuzda hastaliklar ile sagligimiz arasinda . hastaliksiz saglik (ki kiymeti ve ne demek oldugu ancak dunyada hastalik cekmekle anlasilir)ancak cennette mevcuttur.bu dunyanin yartilis hikmetine ise hastaliklarin varolmasi ve onlara karsi savasim ve ilerleme calismalari uygundur. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Sevgili sorogren ,
Hem allahin vucudunu oyle yarattigina inaniyorsun, hem de tiptan yararlanarak ona donmege direnc gosteriyorsun. Biraz kaba oldu fakat, sizin gibi inancli sahislarin, neden bu dunyada daha fazla kalabilmek icin caba sarfettiklerini de bir turlu anlayamiyorum. Acaba survival refleksi ,butun fikirlere baskin mi cikiyor dersin? * Kendine iyi bak, diyabetik ve yuksek tansiyonlu bir suru insan (bende de seker ve kolesterol yuksek)ilimin sayesinde normal hayatlarini surdurebiliyor. *Saglicakla kalmaniz dilegiyle. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
vartor,
tiptan yararlanmak da Allahin emanetini muhafaza icin gerekli ise tabii ki olacaktir.intihar etmek de buyuk gunahlardan sayilmistir.imkani olup da tiptan yararlanmamak intihar gibi olur. amma tip dedigimiz de zaten yine Allahin yazdigi kanunlara uymaktan baska birsey degildir.yoksa cansiz suursuz atom topluluklari sifa verme derdinde degil bana.sacma degil mi,ben hasta olucam da bunun sifasi topraktan bitme bir seyde olacak .ne alaka simdi.o bitki bunun farkinda olmadigina gore farkinda olan birinin yapmasiyla oluyor bu isler. hem ilime niye karsi oluyum bunu bir turlu anlamiyorum.bu sizlerin saplantisi ama sebebini bilmiyorum.senin ilim dedigin bize daha yakin biz bak Allah ne guzel faydali herseyi birbirine baglamis ve kanun haline getirmis diye daha fazla bilimden yanayiz. hastaliklarin da vazifesi vardir yukarida bahsettim.bizler su anda saglikli kisilerin zevk ve lezzet almayi bilemeyecegi birseyden daha lezzet alacaz cennette o da sagligin farkinda olacaz.kiymetini bilip sukredecez.hasta olmayanlar bunu anlamakta zorlanir. ayrica niye olmek isteyim,su dunyada da Allahtan ayri degilim ki.bu hayatta dine uygun yasayabildigin olcude cok kiymetlidir.ahiret malzemelerin buradan gidiyor.buradaki dostlarin orada en halis dostun olacak,colugun cocugun yine ailen seninle olacak,onun icin fazla macera ve malzemeden zarar gelmez.mevlam ne kadar takdir ettiyse o kadar yasariz.ne fazla ne eksik. |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
Değerli arkadaş mamuli
ALLAH yaptığımız herseyden haberdardır , bu hayat bizim için bir sınavdır.. yapacaklarımızdan sorumluyuz ,Kuran'da dünya hayatının süslü olduğu belirtilmiştir... yani içindekilerle beraber bir sınavdasın..ve *çoğu zaman bu süslü hayat inan ki unuturuyor .. Ama eğer sen içindeki ALLAH'a olan imana gidersen umarımki ALLAH'ın seni kötü düşüncelerden uzaklaşmana yardım ettiğini hissedeceksin .. AMA OKUMALISIN mamuli OKUMALISIN ARAŞTIRMALISIN;yoksa inanki soruların sadece havada kalır ,ama eğer OKURSAN VE EĞeR YÜRÜRSEN *buyolda sende sorularında HİDAYETE ERER.. OKUMALI VE ARAŞTIRMALISIN MAMULİ.... |
Re: Allahniye peygamberler gonderdi?
kardıyal;
sen bunları mamuli'ye yazdıgına eminmisin! ne okuması gerektiginide yaz oldu olacak ugraşmadan direk onları okusun? |
Peygamberler
Allahın Peygamberler göndermesi insanlar için bir nimettir göndermeseydi nerden haberimiz olacaktı
|
Doğru walla ,amerika kıtasına göndermemiş kızılderiler allahı bilemeden yok edilmişler.
Amerikalı'lar şimdi ortadoğuda allahı arıyorlarmış. Allah herkese nasip etmez gül kokulu peygamberi,ibraniler ayrıcalıklıdır,araplara kıyak geçmiş hem peygamber hem petrol. Sonrada gözyaşı ve kan,herşeyin bedeli var tabiki! |
Alıntı:
|
5000 yillik bir yazili tarih ve tüketilmis 100 bin peygamber.Bundan sonra peygamberler gelmeyecekse önümüzdeki 1 milyon yilda ne olacak Tanri kendini nasil ifade edecek Yoksa okuma yazma bilmeyen degil de süper donanimli robot peygamberler mi gönderecek .Maalesef bunlarin hic birini görmeye ömrümüz yetmeyecek.
|
Kul ile arama kimse giremez demis, yine de 124.000 peygamber sokmus araya... va mi bunun izahi?
|
Peygamberler yaşadıkları toplumları uyarmak ve müjdelemek için gönderilmiştir. Ama ne hikmetse hep ortadoğu halkına gönderilmiştir. Peygamber gönderilen başka bir toplum yoktur dünyada. 124.000 peygamberden bahsedilir ama bunların kim ve hangi toplamlara ne zaman geldiği bildirilmemiş. Demek ki Muhammed sadece yahudi ve hristiyanlardan duyduklarını yazabilmiş.
Bu arada Kur'an a göre, Muhammed daha önce ne vahiy ne de peygamber gönderilmemiş olan bir topluma gönderilmiştir ki bu da bir çelişkidir. Çünkü İslam öncesi İbrahim'in dinine inanılırken, zamanla putperest oldukları söylenmektedir. Bu durumda, Peygamber gelmemiş demek çelişkidir çünkü İbrahim gelmiştir. Ki araplar kendilerini İbrahim soyundan sayarlar. Hatta Kabeyi de o yapmıştır. Yani Kur'ana göre hem İbrahim soyundandır araplar, Kabeyi de yapmıştır, hem de Muhammed Araplara gönderilen ilk peygamberdir. Biraz garip bir durum. |
وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ ٱعْبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُواْ ٱلْطَّاغُوتَ Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve tağutdan sakının." diye bir peygamber gönderdik.(Nahl,16/36) |
Alıntı:
Ayette ibadet geçmiyor, kulluk var. "enibudüllahe" = Allaha kulluk etmek Asıl incelik devamında, bak ne demiş Allah (c.c) Nahl-36. Andolsun ki: Biz, her ümmete: «Allah'a kulluk edin ve Tağuttan sakının!» diye bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola erdirdi, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de; yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün. Yeryüzünde topu topu 2 ümmet görüyoruz peygamber gönderilen. Allah (c.c) dilediğine hidayet nasip etmiş, dilediğine dalalet. Dünyayı bakıyoruz da hidayet nasip edilenlerin hali ortada. Ne hikmetse dalalete düşenler ise bilimde-teknolojide ilerlemişler, kalkınmışlar, toplumları çok daha refah ve saadet içinde. Ne iş? :) Allah ile mi aldattı şeytan bizi yoksa? :D |
ya allah ın peygamber göndermedikleri?? isayı musayı muhammedi hiç duymayanlar onlara kulluk etmeyi bile mi uygun görmedi yoksa unuttumu?? nice kabileler var hala dinlerden bile haberdar değiller..
arap yarımadasının hali ortada asıl peygamber kım sultanlar mı? şeyhler krallar mı? kım oralarda kulluk ediyor? kıme kulluk ediliyor? şeytan allahla kandırdı.... |
Alıntı:
bilinçli tek canlı insanoğlunun bilincinin stand-by konumudur bu.. semavi din zihni giydirilmiş ve tohumu çatlatmış biri sizin gibi düşünürken.. bir budist Budhayla tanışmamış insanları bir ineğe tapan ineğin kutsallığını algılayamamış insanları bir müslüman muhammed ve kuranla tanışmamış insanları bir hristiyan isa ve incille tanışmamış insanları bir musevi musa ve tevratla tanışmamış insanları bir hindu kendi tanrısıyla tanışmamış insanları bir fareye tapan farenin kutsallığını görememiş insanları vs.. düşünür durur.. herkes kendi inancını hakikat diğerlerini aldanma olarak gördüğü için.. semavi din dışındaki insanların isayla musayla muhammedle ilgileri sizin Budhayla, fareyle, inekle ilgileri kadardır... bahsettiğim derin uyku hali.. körkütük sarhoş yaşam budur.. insan bilinçli bir canlıdır... ama henüz bilinç evrimini tamamlamıştır.. bilincin tam açılması; farkındalığı.. aydınlanmayı.. tam bir uyanıklığı getirir size... |
Alıntı:
Alıntı:
Bilimde -teknoljida ilerleme hak yolda olmaya delil değildir.Saadet ve refah içinde dediğin toplumlar da bu gün bir çok problemlerin içindedirler. Bilim ve teknoljide insanlar ne kadar ilerlerse ilerlesinler bununla huzurda olmaları,ahlaklı olmaları mümkün değil.Tam tersine bu ilerleme beraberinde bazı rahatsızlıklar getirmişdir insanlara. |
Alıntı:
Alıntı:
kaydetmişler.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:57 . |