Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Hadislerden inciler... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2209)

06-06-2006 03:10

Hadislerden inciler...
 
HADİSLERDEN *İNCİLER(1)

Hadis No : 4129
Ravi: Ebu Eyyub
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı." *
Kaynak: Müslim, Tevbe, 9, (2748); Tirmizi, Da'avat 105, (3533 )

Hadis No : 4131
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) (bir hadis-i kudsi'de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi. Hak Teala da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır." Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der. Allah Teala Hazretleri de: "Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır. Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teala da: "Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muaheze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu."
Kaynak: Buhari, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29, (2758)

Hadis No : 4136
Ravi: Ümmü'd-Derda
Tanım: Ebu'd-Derda (ra)'yı işittim. Demişti ki: "Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle buyurdu: "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir." *
Kaynak: Ebu Davud, Fiten 6, (4270)

(Müslümanların böyle bir allahı olduktan sonra onların sırtı yere gelmez!.Resmen allah kullarını günah
işlemeye davet ediyor.Siz günah işlemeye devam edin ben sizi bağışlarım diyor.Bu nasıl allahtır ki
iki şeyi bağışlamıyor.Kafirler bir.Haksız yere öldürülen müslüman iki.Bunun dışında ne halt işlerseniz
işleyin bu önemli değil.Ben sizi bağışlarım diyor.Hep kafama takılırdı bu müslüman ülkelerinde bu
kötülükler niye çoktur diye.Demek ki allahları onları teşvik ediyormuş.Hiç günah işlemeyen kullarını
kınıyor.Sen günah işlemezsen ben günah işleyen kul yaratırım diye.Bu ne büyüklük yüce allah!...)

Hadis No : 3470
Ravi: Ebu Musa
Tanım: Resulullah (sav) aramızda ayağa kalkıp şu beş cümleyi söyledi: "Allah Teala Hazretleri uyumaz, zaten O'na uyku da yakışmaz. Kıstı (tartıyı, rızkı) indirir ve kaldırır. Geceleyin yapılan amel, gündüzleyin yapılandan önce; gündüzleyin yapılan amel de geceleyin yapılan amelden önce Allah'a yükseltilir. O'nun hicabı nurdur. Eğer o perdeyi açacak olsa, vechinin sübuhatı, başarının ihata ettiği bütün mahlukatını yakardı." *
Kaynak: Müslim, İman 293 (179) *

Hadis No : 3471
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın." (Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "...Zira Allah Adem'i kendi suretinde yaratmıştır.") *
Kaynak: Buhari, Itk 20; Müslim, Birr, 112, (2612)

Hadis No : 3472
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) şu duayı çok yapardı: "Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl!" Ben (bir gün kendisine): "Ey Allah'ın resulü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahman'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir." *
Kaynak: Tirmizi, Kader 7, (2141)

Hadis No : 3473
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav)'ı şu ayetleri okurken işittim. (Mealen): "Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür" (Nisa 58). Bu sırada Resulullah (sav)'ın baş parmağını kulağına, onu takib eden (şehadet) parmağına da gözünün üzerine koyduğunu gördüm. *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 19, (4728)

(Bu hadislerden ortaya çıkıyor ki allahın özellikleri biz insanlara benziyormuş.Biz hadislerin yalancısı-
yız.Gerçi biliyoruz işlerine gelen hadisler doğrudur.İşlerine gelmeyen hadisler uydurmadır.Hadislerin kaynağı sitemizdeki Kütüb-i Sitte'dir.Hadislere göre allah Ademi kendi suretinden yaratmış.Dolayısıyla
elleri,gözleri,kulakları varmış.Bu allah uyumazmış.İşitirmiş,görürümüş.Kalpler onun iki parmağı ara-
sındaymış.Tüm bunları söyleyen de peygamberleri.Allahın tanımını yapın dediğimizde de affalayıp
kalıyorlar.Allah da bir insandır deyin çıkın işin içinden.Nedense diyemiyorlar....)


Hadis No : 1673
Ravi: Ebu Rezin el-Ukeyli
Tanım: Ey Allah'ın Resulü, dedim, "mahlukatını yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi?" Bana şu cevabı verdi: "el-Amd'da idi. Ne altında hava, ne de üstünde hava vardı. Arşını su üzerinde yarattı." (Ahmed İbnu Hanbel dedi ki: "Yezid şunu söyledi: "el-Amd, yani "Allah'la birlikte başka bir şey yoktu" demektir.") *
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hud (3108)

Hadis No : 1676
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) bana: "Allah'ın meleklerinden olan Arş'ın taşıyıcılarından bir melek hakkında rivayette bulunmam için bana izin verildi" dedi ve ilave etti: "Onun kulak yumuşağı ile ensesi arasındaki uzaklık yedi yüz senelik mesafedir" *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 19, (4727) *

Hadis No : 1680
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) bir gün elimden tuttu ve şu açıklamayı yaptı: "Allah toprağı cumartesi günü yarattı. Ondaki dağları pazar günü yarattı; ağaçları pazartesi günü yarattı. Mekruhları salı günü yarattı. Nuru çarşamba günü yarattı ve onda hayvanları perşembe günü yaydı. Hz. Adem (a.s)'i cuma günü ikindi vaktinden sonra, ikindi ile gece arasındaki gündüz vaktinin en son saatinde en son mahluk olarak yarattı." *
Kaynak: Müslim, Sıfatu'l-Kıyame 27, (2789) *

Hadis No : 1681
Ravi: Ebu Zerr
Tanım: Güneş batarken Resulullah (sav) ile birlikte mescidde idim. Bana: "Ey Ebu Zerr, biliyor musun bu Güneş nereye gidiyor?" diye sordu. Ben: "Allah ve Resulü daha iyi bilirler!" dedim. "Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksadla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip, izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: "Geldiğin yere dön!" denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir. (Mealen): "Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alim olan Allah'ın takdiridir" (Yasin 38). *
Kaynak: Buhari, Tefsir, Ya-sin 1, Bed'u'l-Halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İman 250, (159); Tirmizi, Tefsir, Y

Hadis No : 1682
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş ve Ay kıyamet günü sarılırlar." *
Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 4

Hadis No : 1684
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem, Rabbine şikayet ederek dedi ki: "Ey Rabbim, bir kısmım diğer kısmımı yiyor." Bunun üzerine ona iki nefese izin verdi: Bir nefes, kışta, bir nefes de yazda, işte bu (yaz nefesi), en şiddetli şekilde hissettiğiniz hararettir. Öbürü de (kışta) en şiddetli bulduğunuz soğuktur." *
Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 10; Müslim, Mesacid 185, (617); Tirmizi, Sıfatu Cehennem 9, (2595); İbnu Mace, Z *

Hadis No : 1690
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana geçmiş peygamberler (a.s) arzedildiler. Hz. Musa zayıfça bir erkekti. Sanki Şenue kabilesinden (uzun boylu) birine benziyordu. Hz. İsa (a.s)'ı da gördüm, gördüklerim içinde ona en çok benzeyen Urve İbnu Mes'ud idi. Hz. İbrahim (a.s)'i de gördüm, gördüklerim arasında ona en çok benzeyen, arkadaşınızdı -yani kendisini kastediyor- Hz. Cebrail (a.s)'i de gördüm. Gördüklerimden ona en ziyade benzeyen Dihye İbnu Halife idi." *
Kaynak: Müslim, İmam 271, (167), Menakıb 27, (3651)

(Allah mahlukatlarını yaratmadan önce kendisinden başka kimse yokmuş.Üstünde altında hava yokmuş
Arşını su üstünde yaratmış.Meleklerden birinin kulağı ile ensesindeki uzaklık yedi yüz senelik mesafe-
deymiş!!!.Yaratılışın mükemmelliğine bakın!.Altı günde yaratılan dünyanın nasıl yaratıldığı ayrıntılarını
gördünüz mü?Demek ki yedinci gününü de Adem'e ayırmış.Halbuki bu yaratılanlar arasında en önem-
lisi insan olduğuna göre dünyanın yaratılışı niye altı gün olarak kuranda geçiyor.Gerçi biliyorum
kuranın allahı insanı *hiç önemsemiyor.İnsan onun için bir deneme tahtası.Cehennemi doldursunlar
diye yaratmış.Hele şu iki sevgili ay ile güneşin birbirlerine kıyamet gününde sarılmaları masala ayrı
bir renk katıyor.Bu yaz ve kış mevsiminin nasıl oluştuğunu böylece de öğrenmiş oldum.Cehenneme
hep kızardım.Bakın yararı da varmış.Peygamberler ne ki.Adam allahı görmüş.Allahı gören peygam-
berleri haydi haydi görür!...)
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *(Devam edecek)

09-06-2006 22:56

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden inciler(2)

Hadis No : 5086
Ravi: Sehl İbnu Sa'd
Tanım: Ey Allah'ın Resulü! dedim, "insanlar neden yaratıldı?" "Sudan!" buyurdular. "Ya cennet?" dedim, "o neden inşa edildi?" "Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da za'ferandır. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet görmez, ebediyet kazanır, ölümle karşılaşmaz. Elbisesi eskimez, gençliği kaybolmaz." Aleyhissalatu vesselam sözlerine şöyle devam buyurdular: "Üç kişi vardır duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir): Adil imam (devlet başkanı), iftarını yaptığı zaman oruçlu, zulme uğrayanın duası. Allah, (mazlumun) duasını bulutların fevkine çıkarır ve onlara sema kapıları açılır ve Allah Teala hazretleri: "İzzetime yemin olsun! Vakti uzasa da, duanı mutlaka kabul edeceğim!" buyurur." *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 2, (2528) *
*
Hadis No : 5087
Ravi: Ebu Musa
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın veçhindeki ridau'l-kibriyadan (büyüklük perdesinden) başka bir şey yoktur." *
Kaynak: Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2, Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24; Müslim, İman 180, (296); Tirmizi, Cennet 3,

Hadis No : 5090
Ravi: Ubade İbnu's-Samit
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah'tan cennet istediğiniz vakit Firdevs'i isteyin." *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2533) *

Hadis No : 5093
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın. *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 1, (2527) *

Hadis No : 5092
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette bir ağaç vardır ki, binekli bir kimse yüz yıl gölgesinde yürüse onu katedemez. İstersiniz şu ayeti okuyun: "Daimi gölgededirler, çağlayıp duran su başlarındadırlar" (Vakıa 30-31)." *

Hadis No : 5116
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem'in yaratılışı üzere, altmış zira' boyunda tek bir adam suretinde olacaklar.
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 8, Enbiya 1; Müslim, Cennet 15, (2834); Tirmizi, Cennet 7, (2540)
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Vakıa, (3289), Cennet 1, (2528) *

Hadis No : 5118
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir." *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2565) *

Hadis No : 5120
Ravi: Ebu Rezin el-Ukayli
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur)." *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2566) *

Hadis No : 5119
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez." [Tirmizi'nin, bir rivayetinde şu ziyade var: "Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek bir inci, meşrık ile mağrib arasını aydınlatır."] *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 8, (2542)

Hadis No : 5121
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav): "Mü'mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!" buyurmuşlardı. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü! Buna takat getirebilir mi?" diye soruldu. "Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 6, (2539) *

Hadis No : 5069
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav)'a "Kevser nedir?" diye sorulmuştu. "Cennette bir nehirdir. Allah onu bana verdi. O, sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Onda (nehirde) bir kuş vardır, boynu deve boynuna benzer!" buyurdular. Hz. Ömer atılarak: "Öyleyse o müreffehtir!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Onu yiyen, ondan da müreffehtir!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 15, (2445) *

Hadis No : 5068
Ravi: Semüre İbnu Cündeb
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin bir havzı vardır. Ümmeti oraya su almaya gelir. Peygamberlerin her biri, hangisinin suya geleni çok diye övünürler. Su almaya gelen ümmeti en çok olan peygamberin ben olacağımı ümid ediyorum." *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 15, (2445) *

Hadis No : 5123
Ravi: el-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Cabiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir." *
Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2565)

(Peygamberin ağzından cennet manzaraları.Demek ki cennet altın ve gümüş tuğlalardan yapılmış.
Harcı da kokulu miskmiş.Ayrıca ikisi gümüş ikisi de altın olmak üzere dört cennet varmış.Bir de
allahla görüşme yapmak üzere adn cenneti varmış.Allah adaletsizliğini orda da göstermiş.Altın
cennet gümüş cennet.Yanlız dikkatimi çeken ağaçların tümünün gövdesinin altından olduğu
belirtilmiş.Acaba gümüş cenneti o anda unutuda mı böyle söyledi.Yok canım!Kesinlikle o hadis
uydurmadır.Demek ki kaç yaşında ölürseniz ölün önemli değil.Cennete girme yaşı otuzmuş.Oh oh!
kıldan sakaldan kurtuluyoruz.Elbiseden kurtuluyoruz.Hele gözler de sürmeli olunca değmeyin
keyfimize.Otuz yaşındaki bir genç olarak yüz kişiye yetecek cinsel güç ve 72 tane hatun 80 bin de hizmetçi.Bence hatunların sayısında yanlışlık var.100 kişilik cinsel güce 100 hatun olmalıydı.Orda
bir hesap hatası olmuş.Şimdi müslümanların niye cennet için bu kadar çırpındıklarını daha iyi anla-
dım.Doğum kontrolü diye bir şey de yokmuş.Dayan allah dayan!!!Hele o seksen bin kişilik hizmetçi
ordun da var ki sırtın yere gelmez.Mekan olarak da inci ve yakuttan *çadır.Her şeye kadir olan
allah evi kullarına çok mu gördü.Yoksa Arabistandaki çadırlar cennete mi taşındı.Allah peygambe-
rine kıyak geçmiş.Kevseri ona vermiş.Onun adaleti ancak bu kadar olur.Kesin su almaya giden
ümetlerden en çok mutlaka bizim peygamberin ümmetidir.Kuran incilerinde de hep al gülüm ver
gülüm yapmışlardı...)

vartor 11-06-2006 19:02

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Bu cennet arabistanin her bir probleminin cozuldugu yer. Gunes yok, bol bol golgelik, sulak, meyveler bol, kari bol, durmadan ye,ic, sa'ap.
Dunyanin kuzey, soguk ulkelerinde yasayanlara pek hitap etmiyor, muslumanligin buralara yayilamasinin sebebi bu olsa gerek.

12-06-2006 03:54

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(3)

Hadis No : 5695
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) gece taksiminde adalete riayet eder ve derdi ki: "Ey Allahım! Bu taksim benim iktidarımda olanla yaptığım bir taksimdir. Senin muktedir olup benim muktedir olmadığım şeyden dolayı beni levmetme!" Benim muktedir olmadığım dediği şeyle kalbi kastederdi. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 39, (2134); Tirmizi, Nikah 42, (1140); Nesai, İşretü'n-Nisa 2, (7, 64)

Hadis No : 5699
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav), hanımlarına gece ve gündüzleyin aynı saatlerde ziyarette bulunurdu. Onlar on bir tane idiler. Enes'e: "Buna takat getirebiliyor muydu?" denmişti. O: "Biz ona otuz kişinin gücü verildiğini konuşurduk" diye cevap verdi. *
Kaynak: Buhari, Gusl 12; Nesai, Nikah 1, (6, 53, 54) *

Hadis No : 5697
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) hastalandığı zaman kadınlarını çağırdı, yanında toplandık. "Ben sizleri teker teker dolaşacak durumda değilim. Uygun görürseniz Aişe'nin yanında kalmama müsaade edin, orada kalayım" buyurdular. Kadınlar da kendisine izin verdiler. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 39, (2137)

Hadis No : 5696
Ravi: Aişe
Tanım: Sevde Bintu Zem'a (ra), gününü Aişe'ye hibe etti. Böylece Resulullah (sav) Aişe'ye iki gün ayırıyordu. Bir kendi günü, bir de Sevde'nin günü. *
Kaynak: Buhari, Nikah 98; Müslim, Rada 47, (1463)

Hadis No : 5597
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav), ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Beni'l-Haris İbnu'l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü, (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Ruman, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, ensardan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mübarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, [kuşluk vakti aniden] Resulullah (sav)('ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O'na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim. *
Kaynak: Buhari, Nikah 38, 39, 57, 59, 61; Müslim, Nikah 69, (1422); Ebu Davud, Nikah 34, (2121), Edeb 63, (4 *

Hadis No : 5698
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav)'ın yanında dokuz hanım vardı. Kadınlara uğrama işini sıraya koyunca, birinci kadına ikinci bir uğrayışı dokuz gün sonra oluyordu. Kadınlar, her akşam, Resulullah'ın o gün geleceği odada toplanıyorlardı. (Bir gün) toplanma akşam, yeri Hz. Aişe'nin odasıydı. Zeyneb gelmişti. Resulullah ona elini uzattı. Hz. Aişe: "Bu Zeyneb'tir, (bilmiyor musun)?" dedi. Resulullah (sav) da elini geri çekti. Derken Hz. Aişe ile Hz. Zeyneb birbirlerine çıkıştılar. Karşılıklı çekişme birbirlerinin yüzüne toprak atmaya kadar gitti. (Bu esnada mescidde) ikamet getirildi. Bu sırada Hz. Ebu Bekir geçiyordu, onların seslerini işitti. "Ey Allah'ın Resulü! Çık ve şunların ağızlarına toprak saç!" dedi. Aleyhissalatu vesselam çıktı. *
Kaynak: Müslim, Rada 46, (1462) *

Hadis No : 5702
Ravi: Ümmü Seleme
Tanım: Ebu Bekr İbnu Abdirrahman, Ümmü Seleme (ra)'den anlatıyor: "Resulullah (sav) benimle evlendiği zaman, yanımda üç gün ikamet etti ve dedi ki: "Sana ehlinden bir tahkir sözkonusu değil. Dilersen senin yanında yedi gün ikamet ederim. Ancak seninle yedi gün kalırsam diğer hanımlarımın yanında da yedi gün kalırım." *
Kaynak: Müslim, Rada 41, (1460); Muvatta, Nikah 14, (2, 529); Ebu Davud, Nikah 35, (2122)

Hadis No : 5700
Ravi: Enes
Tanım: Bakire, dul üzerine nikahlanırsa, bakirenin yanında yedi gün kalınması, sonra taksimat yapılarak sıraya konması, dul nikahlandığı zaman, yanında üç gün kalıp sonra taksimat yapılıp sıraya konması sünnettir. *
Kaynak: Buhari, Nikah 100, 101; Müslim, Rada 44, (1461); Muvatta, Rada 15, (2, 530); Ebu Davud, Nikah 35, (2 *

Hadis No : 5701
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) Safiyye (ra)'yi aldığı zaman yanında üç gece ikamet etti. Safiyye dul idi. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 35, (2123) *

( Peygamberin kimi hadislerde dokuz kimi hadislerde on bir hanımından bahs ediliyor.Zan edersem
hanımlarının sayısı konusunda bir netlik yok.Yanlız dikkati çeken bu hanımlarından Ayşe'nin onun
yanında özel bir yeri olduğunu görüyoruz.Ayşeyle dokuz yaşında gerdeğe girdiği bu hadisle açık
bir şekilde ortadayken nedense bazı imanlı kardeşlerimiz bu yaşı on sekize çıkarmaya çalışıyorlar.
Ayşe diyor ki ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken annem beni peygambere götürdü diyor.Demek
ki Ayşenin çocuk yaşta peygamberle evlendiği bir gerçektir.Görüldüğü gibi güneş balçıkla sıvanmıyor.
Hanımları konusunda genellikle adaletli davrandığı görülüyor.Her ne kadar hanımları arasında kıskanç
lık krizleri oluyorsa da ayetlerle bu kıskançlık krizlerini bastırdığı görülüyor.Yanlız ailevi sorunlarını
bu kutsal denilen kitaba yansıtması ne derece doğrudur .Yorumunu sizlere bırakıyorum.Bakire ve
dullar arsındaki ayırımda dikkatimi çekti.Bu bir haksızlık değil mi kadına karşı.Adalet terazisinin
bu ve Ayşe konusunda şaştığını görüyoruz.Hanım sayısı çok olunca ne kadar adaletli olunabilinir ki.
Kadınlar sizin tarlanızdır dilediğiniz gibi girin diyen ,onlara nasihat verin eğer anlamıyorlarsa dövün
diyen bir zihniyetten adaletli davranmasını beklemek ne derece doğrudur.En başta adaletsizlik
kadını ikinci sınıf gören zihniyette değil midir?
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * (Devam edecek)

12-06-2006 21:09

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
bu hadis ve kuran yorumlamaları tamamen imanlı imansız farkına dayanır. Tamam buradaki bazı hadisler gerçekten islamın gerçekleri ama bazıları da simgeler veren hadisler...

13-06-2006 01:59

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(4)

Hadis No : 5598
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: (Kızkardeşim) Hafsa (ra), Resulullah (sav)'ın Bedir Gazvesi'ne katılan ashabından olup, Medine'de vefat etmiş bulunan Huneys İbnu Huzafe es-Sehmi (ra)'den dul kalınca (babam) Hz. Ömer (ra), (kızkardeşimi evlendirmek için harekete geçerek bazı teşebbüslerde bulunmuştur. Bu teşebbüslerini bana şöyle) anlattı: "Önce Hz. Osman İbnu Affan (ra)'a rastladım. Hafsa'yı ona teklif ettim ve: "Dilersen sana Hafsa Bintu Ömer'i nikahlayayım" dedim. "Hele bir düşüneyim!" dedi. Birkaç gece bekledim. Sonra ona rastladım, teklifi tekrar arzettim. "Şimdilik evlenmemeyi uygun gördüm!" dedi. (Ben bu menfi cevaba kızdım.) Sonra Hz. Ebu Bekr (ra)'e rastladım. Ona da: "Dilersen sana Hafsa Bintu Ömer'i nikahlayayım!" dedim. Hz. Ebu Bekr sustu ve bana hiçbir cevap vermedi. Osman'a kızdığımdan daha çok Ebu Bekr'e kızdım. Birkaç gün aradan geçti. Sonra Hafsa'yı Resulullah (sav) istedi ve O'na nikahlayıp verdim. Sonra bana Hz. Ebu Bekr rastladı ve: "Hafsa'yı bana teklif ettiğin zaman sana hiçbir cevapta bulunmayışımdan dolayı belki de bana kızdın" dedi. Ben de: "Evet kızmıştım!" deyince şu açıklamayı yaptı: "Sen o teklifi yaptığın zaman beni cevap vermemeye sevkeden şey Resulullah (sav)'ın Hafsa'yı zikretmiş olduğunu bilmemdi. Aleyhissalatu vesselam'ın sırrını ifşa etmek istemedim. Eğer Hafsa'yı o terketseydi teklifinizi ben kabul edecektim." *
Kaynak: Buhari, Nikah 33, 36, 46 Megazi 11; Nesai, Nikah 30, (6, 83)

Hadis No : 5600
Ravi: Ümmü Seleme
Tanım: İddetim sona erince, Hz. Ebu Bekr (ra) bana (bir elçi göndererek) istetti ve evlenme teklif etti. Ben kabul etmedim. Derken Resulullah (sav), Hz. Ömer (ra)'i göndererek kendisi için Ümmü Seleme'yi istetti. Ümmü Seleme, Ömer'e: "Resulullah'a haber ver. Ben çok kıskanç bir kadınım ayrıca benim çok çocuğum var, bir de velilerimden hiçbiri burada hazır değil!" dedi. O da gidip Resulullah'a aktardı. Aleyhissalatu vesselam, Ömer'e: "Ona dön ve kendisine söyle ki: "Kızkançlığına gelince, senden onu gidermesi için Allah'a dua edeceğim. Çocuklarına gelince, onların himayesi de görülecektir. Velilerin meselesine gelince, onlardan hazır veya gaib hiç biri bu evliliği yadırgamayacak" buyurdular. Bunun üzerine Ümmü Seleme oğluna: "Ey Ömer! Kalk! Resulullah'la beni nikahla" dedi. O da nikahladı. *

Hadis No : 5602
Ravi: Ümmü Habibe
Tanım: Kendisi, Ubeydillah İbnu Cahş'ın nikahı altında idi. Habeşistan'da kocası ölünce, Necaşi merhum, onu Resulullah (sav)'a, nikahlayıp dört bin dirhem mehir verdi. Onu Şürahbil İbnu Hasene ile birlikte Aleyhissalatu vesselam'a gönderdi. Resulullah (sav) kabul etti. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 29, (2107, 2108); Nesai, Nikah 66, (6, 119) *

Hadis No : 5603
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) Hayber'e geldi. Allah kaleyi fethetmeyi müyesser kılınca, kendisine Safiyye Bintu Huyey İbni Ahtab'ın güzelliğinden bahsedildi. Safiyye'nin kocası savaş sırasında öldürülmüştü. Kadın daha yeni evlenmişti. Aleyhissalatu vesselam, ganimetten pay olarak kendisine onu seçti. Oradan Safiyye ile birlikte çıktılar. Revha nam mevkiye geldiler. Aleyhissalatu vesselam orada gerdek yaptı. Sonra küçük bir yaygı içerisinde has (denen hurma, yağ ve keş'ten mamul bir yemek) hazırladı. Sonra bana: "Etrafındakileri çağır!" buyurdu. Bu, Resulullah (sav)'ın Safıyye için verdiği düğün yemeği idi. Sonra oradan Medine'ye hareket ettik. Resulullah (sav) Safiyye için, bineğinin terkisine bir örtü seriyordu. Sonra devesinin yanıda çömelip dizini dayadı. Safiyye (ra), dizine basarak deveye bindi. *
Kaynak: Buhari, Salat 12, Ezan 6, Salatu'l-Havf 6, Cihad 102, 130, Menakıb 27, Megazi 38; Müslim, Nikah 464, *

Hadis No : 5604
Ravi: Aişe
Tanım: Beni'l-Mustalik'ten Cüveyriye Bintu'l-Haris, Sabit İbnu Kays İbni Şemmas (ra)'ın hissesine düşmüştü [esaretten kurtulmak için mukatebe anlaşması yapti]. O, çok güzel bir kadındı, gözde onun için bir hisse vardı (gören göz haz duyardı). Mukatebe bedelini ödemede yardım talep etmek üzere Resulullah (sav)'a geldi. Hz. Aişe devamla der ki: "Cüveyriye kapıda durduğu vakit onu görünce durumu hoşuma gitmedi (Resulullah'ın onu beğenip evlenmeye kalkacağından koktum). Resulullah (sav)'ın da benim onda gördüğüm (güzelliği) göreceğini derhal anladım. "Ey Allah'ın Resulü dedi. Ben Haris'in kızı Cüveyriye'yim. Durumum size meçhul değil. Ben Sabit İbnu Kays'ın hissesine düştüm. Fakat hürriyetime kavuşmak için onunla mukatebe yaptım. Size, mukatebe (bedelini ödemem)de yardım istemek üzere geldim. Resulullah: "Sana ondan daha hayırlısını söylesem ne dersin?" buyurdular. Cüveyriye: "O nedir?" dedi. "Senin yerine mukatebe ücretini ödeyeyim ve seni zevce olarak alayım?" buyurdular. Cüveyriye de: "Kabul ediyorum!" dedi. [Bunun üzerine. Sabit İbnu Kays'a adam göndererek Cüveyriye'yi ondan talep etti. Sabit: "O senindir, ey Allah'ın Resulü! Annem babam sana feda olsun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam mukatebe ücretini hemen ödedi. Cüveyriye'yi azad edip evlendi. Halk, Resulullah (sav)'ın Cüveyriye ile evlendiğini işitince ellerindeki esirleri salip azad ettiler ve "Bunlar Resulullah (sav)'ın artık akrabalarıdır (esir olarak tutulamazlar)!" dediler. Hz. Aişe devamla der ki: "Kavmine ondan daha hayırlı bir kadın görmedik; onun sebebiyle Beni Mustalik'ten yüz aile halkı azad olundu." *
Kaynak: Ebu Davud, Itk 2, (3931) *

Hadis No : 5607
Ravi: Sabit
Tanım: Ben Hz. Enes (ra)'in yanında idim. Onun yanında bir kızı vardı. Enes dedi ki: "Resulullah (sav)'a bir kadın gelerek nefsini ona arzetti ve: "Ey Allah'ın Resulü! Senin bana ihtiyacın var mı?" dedi. Bunun üzerine Enes'in kızı: "Bu kadının hayası ne kadar az! Ne ayıp, ne ayıp!" dedi. Enes: "Hayır, o senden daha hayırlı! Resulullah'a rağbet ve arzu duydu ve nefsini ona arzetti" buyurdu." *
Kaynak: Buhari, Nikah 32, Edeb 79; Nesai, Nikah 25, (6, 78-79)

Hadis No : 5601
Ravi: Enes
Tanım: Zeyneb'in iddeti tamamlanınca, Resulullah (sav), Zeyd (ra)'e: "Git onu bana (kendinden) iste" dedi. Zeyd gitti, Zeyneb'e geldiği zaman hamurunu yoğuruyordu. Zeyd der ki: "Onu gördüğüm zaman içimde bir zorluk hissettim, ona bakamaz hale geldim. Sırtımı ona çevirerek, geri geri yaklaştım ve: "Ey Zeyneb! Beni Resulullah (sav) gönderdi. Seni istiyor" dedim. Zeyneb: "(Ben (istihare yoluyla) Rabbimle istişare etmeden bir şey yapacak durumda değilim!" dedi ve kalkıp mescide gitti. Derken Resulullah'a vahiy geldi. Aleyhissalatu vesselam kalkıp izin almadan Zeyneb'in evine girdi. Zeyd der ki: Gündüzün ilerlemesiyle Resulullah (sav)'ın bize ekmek ve et yedirdiğini gördük. Yemekten sonra halk çıkmış, bazı kimseler evde kalmış sohbet ediyordu. Resulullah (sav) da çıktı, peşinden ben de çıktım. Hanımlarının hücrelerine birer birer uğrayıp selam vermeye başladı. Onlar: "Ey Allah'ın Resulü (yeni) hanımını nasıl buldun?" diyorlardı. Hz. Enes (ra) der ki: "Bilemiyorum, halk çıktı!" diye ben mi haber verdim, başkası mı haber verdi. Aleyhissalatu vesselam gelip evine girdi. Ben de beraber girmek istedim. Benimle kendi arasına perde çekti. Örtünme ayeti nazil oldu. Halk, kendilerine verilen öğütten derslerini aldı: "Ey iman edenler! Yemek için davet olunmadan Peygamber'in evine girip de orada yemek vaktini beklemeyin. Davet edildiğinizde ise girin, fakat yemeğinizi yedikten sonra sohbete dalmadan dağılın. Bu hareketiniz Peygamer'e eziyet verir. O da size bunu açıklamaktan sıkılır. Allah ise hakkı açıklamaktan çekinmez" (Ahzab 53). *
Kaynak: Müslim, Nikah 87, (1428); Nesai, Nikah 26 (6, 79

Hadis No : 5608
Ravi: Cabir
Tanım: Hz. Ebu Bekr (ra) gelip (Hz. Peygamber'in huzuruna girmek için) izin istedi. Kapıda oturmuş bekleyen insanlar vardı. Onlara izin verilmemişti. Hz. Ebu Bekr'e izin verildi, o da girdi. Girince, Aleyhissalatu vesselamı etrafında zevceleri toplamış olduğu halde sessiz oturuyor buldu. Derken Hz. Ömer de izin istedi, ona da aynı halde iken izin verdi. Hz. Ebu Bekr "Ben Resulullah (sav)'ı güldürecek bir şey söyleyeceğim!"dedi ve sordu: "Ey Allah'ın Resulü! Harice'nin kızı benden nafaka istese ben de kalkıp boğazını kessem ne dersiniz?" dedi. Resulullah (sav) güldü ve: "Şu etrafında gördüklerinin hepsi benden nafaka istiyorlar!" dedi. Ömer, hemen kalkıp boğazını kesmek üzere Hafsa'ya yöneldi. Hz. Ebu Bekr de kalkıp boğazını kesmek üzere Aişe'ye yöneldi. Her ikisi de: "Demek siz Resulullah'tan onda olmayan şeyi istiyorsunuz ha!" diyordu. Onlar: "Allah'a yemin olsun! Biz ondan asla olmayan şeyi istemiyoruz!" dediler. Sonra Resulullah (sav) onlardan bir ay ayrı durdu. Arkadan şu ayet nazil oldu. (Mealen); "Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve zevkini istiyorsanız, gelin boşanma bedelini verip sizi güzellikle serbest bırakayım. Eğer Allah'ı, Resulü'nü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz ki, sizden iyilik yapan ve iyi kullukta bulunanlar için Allah pek büyük bir mükafaat hazırlamıştır" (Ahzab 28-29). Hz. Cabir devamla der ki: "Bunun üzerine Resulullah (sav) Hz. Aişe (ra)'den başlayarak şöyle dedi: "Ben sana bir husus arzedeceğim. Cevap vermede acele etmemeni dilerim, ebeveyninle de istişare ettikten sonra cevap ver." "O husus nedir ey Allah'ın Resulü?" diye Aişe sorunca, Aleyhissalatu vesselam ayeti tilavet buyurdu. Bunun üzerine Hz. Aişe hemen: "Yani sizi tercih meselesinde mi ailemle istişare edeceğim? Asla! Ben Allah'ı ve Resulü'nü ve ahiret yurdunu tercih ediyorum. Senden ricam, kadınlarından hiçbirine benim şu söylediğimi haber vermemendir!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onlardan biri sormaya görsün, ben hemen cevap veririm. Zira Allah; beni zorlaştırıcı ve şaşırtıcı olarak değil, öğretici ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi!" buyurdular. *
Kaynak: Müslim, Talak 29, (1478) *

(Hadisin birinde peygamberin otuz erkek gücünde olduğu rivayet edilmişti.Gerçekten de hakkını vermiş.Özellikle savaş ganimeti olarak güzel bir kadın olan Safiyye'yi nikahına alması ve hemen
orada onunla gerdeğe girmesi onun kadınlara olan düşkünlüğünün bir nevi ispatı gibi oluyor.Şimdi
biliyorum müslüman kardeşlerimiz bana kızacaklar.Hep çok evliliğine çeşitli yorumlar getiriyorlar.
Kusura bakmasınlar bu da benim yorumum.Hoşuna giden kadınları hep nikahına almış.Bu aldığım
hadisler de bunu belgeliyor.Zeyneple evliliği.Hem de evlatlığının karısı.Bana göre peygamber bir
kişinin sevmiş de olsa dahi sırf bu nedenden dolayı onunla evlenmemesi gerekirdi.Eşi Cüveyriye
ile ilgili evliliği de ilginç geldi bana.Kendisinden yardım isteyen bu güzel kadını görünce hemen
azad ederek nikahına alıyor.Tabi karısı Ayşenin tüm kıskançlık krizine rağmen .Bir peygamberin
onun özgürlüğünün bedeli olarak onunla evlenmemesi gerekirdi.Ama işte kadın güzel olunca ne
yapsın .O da hemen nikahına alıyor.Tüm bu gerçekler ortadayken müslümanların onun çok evli-
liğiyle ilgili yorumlarının saçmalığı da ortaya çıkmış oluyor.Deseler ki bazı erkekler seksi oluyor.
Peygamberimizin de seksi gücü fazlaymış.Bundan dolayı bir çok kadınla evlenmiştir.Tamam diye-
ceğiz.Ama böyle demiyorlar ki.Çok evliliğine de çeşitli kılıflar uyduruyorlar.Ama kendileri söylüyor
kendileri de inanıyor.Tüm bu gerçekler ortadayken şimdi biz size nasıl inanalım...Ondan *sonra
eşleriyle ilgili husumetlerde niye ayetlerin de indiğini anlamış değilim.Her şeye kadir olan allah
başka işi gücü yokmuş da peygamberin eşleriyle ilgili ayetler gönderiyor.Acaba bu kadar kadın
olunca ve peygamber de onlarla baş edemeyince allaha mı havale etti.Sen peygambersin.Kullarına
diyeceksin ki evime geldiğiniz zaman işiniz bittikten sonra evimde oyalanmayın.Dersin olur biter.
Ama bakıyoruz allahtan bununla ilgili ayetler geliyor.Bu nasıl iştir anlayamıyorum.Kutsal bir kitapta
bu tür şeylerin olması sizce doğru mudur?Yorum sizlere ait....)
(Devam edecek)

14-06-2006 01:19

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(5)

Hadis No : 5674
Ravi: Aişe
Tanım: Bir adam hanımını üç talakla boşadı. Kadınla bir başka adam evlendi, ancak bu adam da kadını temasdan önce boşadı. (Kadın tekrar önceki kocasına dönmek istemişti.) Resulullah (sav)'a bu hususta soruldu. "Hayır! İkincisi kadının balcığından tatmadıkça önceki tadamaz!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Libas 6, Şehadat 3, Talak 4, 7, 37, Edeb 68; Müslim, Nikah 115, (1433); Muvatta, Nikah 18,

Hadis No : 5675
Ravi: Zübeyr İbnu Abdirrahman İbnü'z-Zübeyr el-Kurazi
Tanım: Rifaa İbnu Simval, Resulullah (sav) zamanında, hanımını üç talakla boşadı. Ondan sonra kadın Abdurrahman İbnu'z-Zübeyr'le evlendi. Abdurrahman, kadına temaşa muktedir olmadığı için, ondan yüz çevirdi ve ayrıldılar. Kadını boşamış olan eski kocası Rifaa kadınla yeniden nikahlanmak istedi. Arzusunu Resulullah'a açtı. Aleyhissalatu vesselam Rifaa'ya onunla evlenmesini yasakladı. "Kadın balcığı tadıncaya kadar, sana helal olmaz!" buyurdu. *
Kaynak: Muvatta, Nikah 17, (2,531)

Hadis No : 5676
Ravi: Zeyd İbnu Sabit
Tanım: Anlattığına göre, kendisi bir cariyeyi üç kere boşayıp sonra satın alan bir adam hakkında "Bu cariye, bir başka kocaya varmadıkça ona helal olmaz" diyordu. *
Kaynak: Muvatta, Nikah 30, (2, 537) *

Hadis No : 5677
Ravi: İbnu Muhammed İbni İlyas
Tanım: İbnu Abbas, Ebu Hureyre ve İbnu'l-As (ra)'dan kocası tarafından duhulden (temastan) önce üç talakla boşanan bakire kız (bu ilk kocası ile yeniden nikah yapmak istese nasıl olur? diye) soruldu. Hepsi de: "Bir başka zevce ile evlenmedikçe eskisine helal olmaz!" dediler. *
Kaynak: Muvatta, Talak 37, (2, 570)

Hadis No : 5678
Ravi: *
Tanım: Hz. Ali, Hz. Cabir ve Hz. İbnu Mes'ud (ra), Resulullah (sav)'ın "hülle yapana da hülle yaptırana da lanet ettiğini" anlattılar. *
Kaynak: Tirmizi, Nikah 27, (1119, 1120); Ebu Davud, Nikah 16, (2076, 2077); Nesai, Talak 13, (6, 149)

Hadis No : 5679
Ravi: Misver İbnu Mahreme
Tanım: Hz. Ali (ra) nikahı altında Fatıma (ra) olduğu halde Ebu Cehl'in kızına talib oldu. Bunu işiten Hz. Fatıma, Resulullah (sav)'a gelerek: "Kavmin, kızları için senin hiç gadablanmayacağını zannediyor. İşte Ali, Ebu Cehl'in kızıyla evlenecek!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam kalktı, minbere çıkti, şehadet getirdi ve şu hitabede bulundu: "Emma ba'd! Ben Ebu'l-As İbnu'r-Rebi'e (kızımı) nikahladım. Bana konuştu ve doğruyu söyledi [vadetti ve vaadini tuttu. Şurası muhakkak ki ben helal olanı haram kılmıyorum, haramı da helal kılmıyorum]. Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer. Allah'a yemin olsun Resulullah (sav)'ın kızı Allah düşmanının kızıyla ebediyyen bir araya gelmeyecektir!" Ravi der ki: "Ali istemekten vazgeçti." *
Kaynak: Buhari, Fezailu'l-Ashab 16, 12, 29, Cum'a 29, Humus 5, Nikah 109, Talak 13; Müslim, Fezailu's-Sahabe *

Hadis No : 5680
Ravi: *
Tanım: Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav)'ın minberde şöyle söylediğini işittim: "Beni Hişam İbnu'l-Mugire ailesi, kızlarını Ali İbnu Ebi Talib'le evlendirmek için benden izin istiyor. Ben izin vermedim, vermiyorum ve vermeyeceğim! Ancak, Ebu Talib'in oğlu kızımı boşayıp, kızlarını almak isterse o başka! Şunu iyi bilin, Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer, ona eziyet olan bana da eziyet olur." *
Kaynak: Buhari, Fezailu'l-Ashab 16, 12, 29, Cum'a 29, Humus 5, Nikah 109, Talak 13; Müslim, Fezailu's-Sahabe

Hadis No : 5609
Ravi: Ma'kıl İbnu Yesar
Tanım: Resulullah (sav)'a bir adam gelerek: "Ben (evlenmek üzere) asaletli ve güzel bir kadın buldum. Ancak kısırdır, çocuk doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır evlenme!" buyurdular. Sonra adam ikinci sefer geldi, yine aynı cevabı aldı. Adam üçüncü sefer de gelince: "(Ey insanlar!) Vedud (çok seven) ve velud (çok doğuran) olanla evlenin. Zira ben (kıyamet günü) diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla övüneceğim" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 4, (2050); Nesai, Nikah 11, (6, 65-66)

Hadis No : 5612
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadın dört hasleti için nikahlanır: Malı için, haseb ve nesebi için, güzelliği için, dini için. Sen dindarı seç de huzur bul." *
Kaynak: Buhari, Nikah 15; Müslim, Rada 53, (1466); Ebu Davud, Nikah 2, (2047); Nesai, Nikah 13, (6, 68

Hadis No : 5614
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki kadın, şeytan suretinde gelir, şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadında hoşuna giden bir husus görürse, hemen hanımına gelsin; zira bu, nefsinde uyananı giderir." *
Kaynak: Müslim, Nikah 9, (1403); Ebu Davud, Nikah 44, (2151); Tirmizi, Nikah 9, (1158) *

Hadis No : 5688
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Bir kadın, Müslüman oldu ve (yeni bir erkekle) evlendi. Bunun üzerine (eski) kocası Resulullah (sav)'a gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Ben de Müslüman olmuştum. Hanımım Müslüman olduğumu da biliyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam, kadını ikinci kocasından ayırıp eski kocasına iade etti. *
Kaynak: Ebu Davud, Talak 23, (2239); İbnu Mace, Nikah 60, (2008) *

Hadis No : 5658
Ravi: Aişe
Tanım: Yanımda oturan bir erkek olduğu halde, Resulullah (sav) odama girdi. Bu hal, ona bir hayli ağır geldi [ve rengi değişti], öfkesini yüzünden okudum. Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resulü! Bu benim süt kardeşimdir!" dedim. "Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Nikah 21, Şehadat 1; Müslim, Rada 32, (1455); Ebu Davud, Nikah 9, (2058); Nesai, Nikah 51, ( *

Hadis No : 5631
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Biz Resulullah (sav) ile birlikte gazveye çıkmıştık. Beraberimizde kadın yoktu. "Husyelerimizi aldırmayalım mı?" diye sorduk. Bizi bundan yasakladı, sonra da muvakkat istifade hususunda bize ruhsat tanıdı. Herhangi birimiz, bir elbise mukabilinde kadınla, bir müddet için nikah yapıyorduk." *
Kaynak: Buhari, Tefsir, Maide 9, Nikah 6, 8; Müslim, Nikah 38, (1404)

Hadis No : 5632
Ravi: Seleme İbnu'l-Ekva
Tanım: Resulullah (sav) Evtas Gazvesi yılında mut'aya ruhsat verdi, sonra da onu yasakladı. *
Kaynak: Buhari, Nikah 31 (ta'lik olarak); Müslim, Nikah 18, (1405) *

Hadis No : 5635
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) ve Hz. Ebu Bekr (ra) zamanında bir avuç hurma ve un mukabilinde birkaç gün boyu devam eden mut'a nikahı yapardık. Bu hal, Hz. Ömer (ra)'in Amr İbnu Hureys hadisesi vesilesiyle mut'ayı yasaklamasına kadar devam etti. *
Kaynak: Müslim, Nikah 16, (1405)

(Sıra geldi şu meşhur talak meselesine.Hadiste Ayşe kendisi olayı anlatıyor.Adamın biri üç talakla karısını boşuyor.Kadın bir başkasıyla evleniyor fakat adam temastan önce kadını boşuyor.Kadında
eski kocasına dönmek istiyor.Bu durum peygambere soruluyor.Peygamber de ikinci kocasıyla ilişkiye
girmeden eski kocasına dönemeyeceğini belirtiyor.İşte islamda buna ''hülle''deniliyor.Ravisi belli olma-
yan bir hadiste de peygamber hülle yapanı da yaptıranı da lanetliyor.Demek ki islamda hülle olayı
var olan bir gerçek.Aynı şekilde ''muta''nikahı da.Hadislerden anlıyoruz ki islamda bir dönem muta
nikahı varmış.Hem de bir avuç hurma ve un karşılığında veya elbise karşılığında.Kadına değer veren
bir din erkeğe boşanma hakkı veriyor da kadına niye boşanma hakkı vermiyor.Bu insan onuruna
sığmayan hülle ve muta niye ortadan kaldırılmamış.Hadisten de anlaşılacağı üzere kadını bir şeytan
gibi gören bir zihniyet hangi anlayışla kadına değer verebilir ki.Kendisinin evlendiği kadınlarının
sayısı bile belli değilken,kullarına da dört kadınla evliliği öneren bir zihniyet hangi anlayışla kadına değer verebilir ki.Onlar sizin tarlanızdır,onları dövün diyen bir dinin biz kadına değer veriyoruzdemeye hakkı var mı?Tüm bu gerçekler ortadayken bunlara inanan kadınlara ne denile bilinir ki.Kendisi on bir kadınla(Bunlar bilinen)evleniyor fakat damadı Ali evlenmek isteyince ona müsade etmiyor.Çünkü kızı Fatma'dan dolayı.Bu Ali'ye yapılan bir haksızlık değil midir?Her kes istediği sayıda kadınla evlenirken Ali'nin bir kadınla yetinmesi *adaletsizlik değil midir?Hani peygamber hak,hukukve adaletten yanaydı.Demek ki bu kavramlar kişiden kişiye değişiyor.Hepsinden ilginci her şeyekadir olan allah olup bitenleri seyretmekle yetiniyor.Sahi unuttum.Kullarını imtihan ediyor.Bu sınav
sonucunda cennet,cehennem mertebesine ulaştıracak kullarını ya!...Bu ne büyüklük yüce allah!...)
(Devam edecek)

K.C. 14-06-2006 08:31

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
sn. ezkamo,
bu topikinizi ilgiyle izliyorum. Hem sadece ilgiyle mi, aynı zamanda mide bulantısıyla, tiksintiyle... bana dinimi sorgulatan hadisler, bana dinsizliğe ilk adımları attıran hadisler. Dinimizde sevgiye yer olmadığını gösteren hadisler:

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadın dört hasleti için nikahlanır: Malı için, haseb ve nesebi için, güzelliği için, dini için. Sen dindarı seç de huzur bul." *

Bu hadiste SEVGİ'nin esamesi yok. Zaten adamın sevdiği kısır kadınla evlenmesine de izin vermemiş peygamber.
Merak ettim, Kur'an'da veya hadislerde SEVGİ sözü geçen ayet, hadis var mı? Arapların kalbi bu kadar mı TAŞLAŞMIŞ.
Sokakta kadın görürse hemen evine gidip karısıyla nefsini tatmin etmeliymiş arap. Bunlar kadınları seks objesinden başka bir gözle görmezler mi?

Kadının balcığı ne yahu? İğrenç... utanmadan hadis diye koymuşlar... Bu hadislere aylar önce nasıl karşı çıkardım, Peygambere iftira atıyorlar derdim... Dinimi savunacağım diye neleri savunuyormuşum meğer.

Sevgili ezkamo,
çalışmanızın devamını bekliyorum, İslamiyet'le ilgili hala gel-gitler yaşadığım şu dönemimde bunları okudukça med'lerim yok oluyor, sadece cezir, sadece 'git'ler kalıyor.

15-06-2006 01:26

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadis No : 5609
Ravi: Ma'kıl İbnu Yesar
Tanım: Resulullah (sav)'a bir adam gelerek: "Ben (evlenmek üzere) asaletli ve güzel bir kadın buldum. Ancak kısırdır, çocuk doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır evlenme!" buyurdular. Sonra adam ikinci sefer geldi, yine aynı cevabı aldı. Adam üçüncü sefer de gelince: "(Ey insanlar!) Vedud (çok seven) ve velud (çok doğuran) olanla evlenin. Zira ben (kıyamet günü) diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla övüneceğim" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 4, (2050); Nesai, Nikah 11, (6, 65-66)

Sevgili Aydın Arkadaşım,
İnanır mısın nickine dilim varmıyor.Onun için ben sana aydın olarak hitap edeceğim.Aslında gözümden kaçan bir hususu anımsattığın için sağol.

Hadis No : 5068
Ravi: Semüre İbnu Cündeb
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin bir havzı vardır. Ümmeti oraya su almaya gelir. Peygamberlerin her biri, hangisinin suya geleni çok diye övünürler. Su almaya gelen ümmeti en çok olan peygamberin ben olacağımı ümid ediyorum." *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 15, (2445

İlk bölümde aldığım bu hadisi tekrar aldım ki konu netleşsin.Bu iki hadis
peygamberin düşüncesini açık bir şekilde ortaya koyuyor.Cenette övünecek ya.
Onun için adamın güzel olup da kısır olan kadınla evlenmesine izin vermiyor.
Müslüman ülkelerindeki aile planlamasının olmayışının nedeni işte bu ilkel
hadisler.Doğur sokağa at.Veren allah rızkını da verir.Müslüman ülkelerinin
geri kalışında çağ dışı kalışında hep bu zihniyetlerin rolü yok mu?İstediğin
kadar kadınla evlen.Kullarına da çok evliliğin yolunu aç.Yoksulluğu geri
kalmışlığı kader olarak gör.Kaderim böyleymiş deyip insanların elini kolunu
bağlarsan olacağı da budur.Onun için gerçekten bu din konusunda insanları
aydınlatmak gerektiğine inanıyorum.Daha önce de Kurandan İnciler diye bir başlık açmıştım.Gerek orda gerekse şimdiye kadar incelediğim hadislerde
sevgi sözcüğüne rastlamadım.Temelinde kan ve göz yaşı olan bu dinin sevgiyle
ne işi olabilir ki.Tema hep şiddet ve korku üzerine.Ve dikkat edersen bu din
cahil ve yoksul ülkelerde egemenliğini sürdürüyor.İnanıyorum ki insanlar
düşünüp okuyup araştırınca ve tüm bunların sonucunda senin gibi sorgulayınca
bunların egemenliğine son verilecektir.O günler de uzak değil...

16-06-2006 05:05

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(6)

Hadis No : 5019
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş, battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Batıdan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imanın şevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz." *
Kaynak: Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312)

Hadis No : 5024
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır." *
Kaynak: Müslim, İman 234, (148); Tirmizi, Fiten 35, (2208) *

Hadis No : 5030
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav): "Kıyamet sadece şerir insanların üzerine kopacaktır!" buyurdular. *
Kaynak: Müslim, Fiten 131, (2949)

Hadis No : 5021
Ravi: Ebu Said
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhumu kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun ki, vahşi hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, kişiye kamçısının ucundaki meşin, ayakkabısının bağı konuşmadıkça, kendisinden sonra ehlinin ne yaptığını dizi haber vermedikçe kıyamet kopmaz." *
Kaynak: Tirmizi, Fiten 19, (2182) *

Hadis No : 5022
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Devs kabilesinin kadınlarının kıçları, Zü'l-halasa putunun etrafında titremedikçe kıyamet kopmaz. Zü'l-halasa, Devsiilerin cahiliye devrinde tapındıkları [Tebale'deki] puttur." *
Kaynak: Buhari, Fiten 23; Müslim, Fiten 51, (2906)

Hadis No : 5028
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur." *
Kaynak: Tirmizi, Zühd 24, (2333) *

Hadis No : 5032
Ravi: Enes
Tanım: İstanbul'un fethi kıyamet anında olacaktır. *
Kaynak: Tirmizi, Fiten 25, (2240) *

Hadis No : 5027
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: "Herhalde savaşı ben kazanacağım" der." *
Kaynak: Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Davud, Melahim 13, (4313, 4314); Tirmizi, Cennet 26, *

Hadis No : 5036
Ravi: Abdullah İbnu Büsr
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Melhame ile Medine'nin fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccal çıkar." *
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 4, (4296); İbnu Mace, Fiten 35, (4093) *

Hadis No : 5017
Ravi: Enes
Tanım: Bir adam Resulullah (sav)'a: "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sormuştu. Aleyhissalatu vesselam bir müddet sükuttan sonra yanında duran Ezd-i Şenue kabilesine mensup bir çocuğa bakıp: "Bu delikanlı pir-i fani olmadan önce kıyametiniz kopacaktır!" buyurdular. Hz. Enes (ra) der ki: "Çocuk o gün benim akranım idi." *
Kaynak: Müslim, Fiten 138, (2953)

Hadis No : 5012
Ravi: Sehl İbnu Sa'd
Tanım: Resulullah (sav): "Ben kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim!" buyurdular ve şehadet parmağıyla orta parmağını yanyana gösterdiler. *
Kaynak: Buhari, Rikak 39, Tefsir, Naziat 1, Talak 25; Müslim, Fiten 132, (2950) *

Hadis No : 5018
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah'ın elçisi olduğunu zanneder." *
Kaynak: Tirmizi, Fiten 43, (2219); Ebu Davud, Melahim 16 (4333, 4334, 4335) *

Hadis No : 5014
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hicaz bölgesinden bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bu ateş Busra'daki develerin boyunlarını aydınlatacaktır." *
Kaynak: Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 42, (2902) *

Hadis No : 5015
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav): "Kıyametten önce, Hadramevt'ten -veya Hadramevt denizinden- bir ateş çıkacak, insanları toplayacak" buyurmuşlardı. (Orada bulunanlar): "Ey Allah'ın Resulü (o güne ulaşırsak) ne yapmamızı emredersiniz?" diye sordular. "Size Şam('ı yani Suriye'ye gitmenizi) tavsiye ederim" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Fiten 42, (2218) *

Hadis No : 5033
Ravi: Ali
Tanım: Resulullah (sav) (bir gün): "Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vacib olur" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Ey Allah'ın Resulü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam saydı: 1- Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir meta haline gelirse. 2- Emanet (edilen şeyleri emanet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman. 3- Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telakki ettikleri zaman. 4- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği; 5- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; 6- Mescidlerde (rıza-yı ilahi gözetmeyen husumet, alış-veriş, eğlence ve siyasata vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman. 7- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; 8- (Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; 9- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği; 10- (San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; 11- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarı, [(zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını, (hazfı)] bekleyin." *
Kaynak: Tirmizi, Fiten 39, (2211)

(Alın size kıyametle ilgili hadisler.Ben diğer hadislerin yorumunu size bırakıyorum.Ne zaman kıyamet
kopacağını anlamış değilim .Son hadisi değerlendirmek istiyorum.Bu alıntıladığım hadise göre
kıyametin simdiye kadar kopması gerekirdi.Yanlız ganimet sözcüğü dikkatimi çekti.Bu ganimet ne
zaman milli servet oldu anlamış değilim.Peygamber zamanında islamı yaymak amacıyla savaşlar
istilalar yapılıyordu.Bu istilalar sonucunda o çağa göre el konulan değerli şeylere ganimet deniliyordu.
Bir nevi bu ganimet olayı o dönemin geçim kaynağıydı.İşin garibi zorla insanların elindeki mallara
değerli eşyalarına hem de allah adına el konuluyordu.Tamam oraları istila ettin.İslamı yaydın.Ama
ordaki insanların o emeklerine hiç saygınız yok mu.Bu nasıl allahtır.Ha bu ganimetler arasında kadın-
lar da vardı.Safiyye'de peygamberin savaş ganimeti olarak nikahladığı bir eşidir.Bu gerçekleri artık
görün.Körü körüne bir şeye inanmayın.Şu kıyamet alametlerine bakın.Orta çağın masalları.Aynı
masallar kuranda da mevcut.Şu masallardan hangisi gerçekleşti.Çağımız bilgi çağı.Bilgi *sayesinde
çağdaş uygar olunur.Atatürk ne güzel demiş:''Uygarlık öyle güçlü bir ışıktır ki ona ilgisiz kalanları
yakar,yok eder.'' Müslüman ülkeleri yakması gibi....Türkiye hariç....)
(Devam edecek)

ulas1 16-06-2006 08:53

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
ne güzel hadisler ilk hadis beni perişan etti.Diyanet bazı hadisleri kaldıracakmış sana zahmet bunlarıda yollada bunlarıda kaldırsınlar fazla ağırlık yapıyor.

16-06-2006 12:33

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
ulaş diyanet neye göre kaldırcakmış?

deli_cevat 16-06-2006 18:56

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
diyanet'in hadis kaldırma gibi bi yetkisi mi warmış

sargon 17-06-2006 02:18

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Ezkamo hocam, seni kutlarım, gayet güzel disiplinli bir şekilde, fazlaca laf kalabalığına da boğmadan hadis dünyasının saçmalığını içinden seçtiğin hadislerle bize gayet güzel anlatıyorsun. Zaten fazla birşey söylemeye gerek yok, hadisler kendilerini gayet açık ve net olarak anlatıyorlar. Deli saçması, zırvalıklardan oluşuyor çoğu. Ancak bunlar yaşanmış gerçekler.

Bir insan gerçekte bilmediği konular hakkında böyle arka arkaya bir sürü saçma sapan şeyi nasıl sıralayabilir. Aydan, güneşten, cennetten, meleklerin büyüklüğünden, hayvanlardan, kıyametten, herşeyden bilgisi var ama hepsi de uydurma, deli saçmaları. Hadislerin bir kısmı uydurma olabilir tabii. (ayrıca bunlar kutubu sidde hadisleri) Ama bir kısmı bile bize bir fikir vermeye yetiyor. Yani hadislerin Muhammed'e ait olmadığını, hepsinin uydurma olduğunu düşünmek mümkün değil.

Benim hala anlam veremediğim şey şu. Bu kadar saçmalık nasıl bir araya gelebiliyor. Halbuki kendilerinden önce bu topraklarda yaşamış ve güçlü kültürel ürünler vermiş uygarlıklar var. Böyle bir cehalet ve ilkellik nasıl yaşıyor Araplarda. Aynı topraklarda

M.Ö. 5000-2000 arası Sümer uygarlığı
M.Ö. 4000-2000 arası Mısır uygarlığı
M.Ö. 2000-500 arası Babil, Asur, Kenan vb. uygarlıkları
M.Ö. 1000-300 arası Pers uygarlığı
M.Ö. 300- M.S. 300 arası Yunan uygarlığı etkileri

Tarihler üç aşağı beş yukarı aklımda kaldığı kadarıyla. Nasıl oluyor da M.S. 600'da hepsinden daha geri bir ucube çıkıyor ortaya. Bir tane mantıklı laf var mı şu hadislerde gerçekten. Hiçbir peygamber bu kadar saçma laflar etmemiştir herhalde.

17-06-2006 03:10

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(7)

Hadis No : 4816
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalamayacağını bilmedikce iman etmiş olmaz." *
Kaynak: Tirmizi, Kader 10, 2145

Hadis No : 4833
Ravi: Huzeyfe
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her ümmetin Mecusileri vardır. Bu ümmetin Mecusileri "kader yoktur!" diyenlerdir. Bunlardan kim ölürse cenazelerinde hazır bulunmayın. Onlardan kim hastalanırsa ona ziyarette bulunmayın. Onlar Deccal bölüğüdür. Onları Deccal'e ilhak etmek Allah üzerine bir haktır." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 17, (4692)

Hadis No : 4837
Ravi: Nafi
Tanım: Bir adam İbnu Ömer (ra)'e gelerek: "Falan kimse sana selam ediyor!" diyerek, Şamlı birisinden selam getirdi. İbnu Ömer (ra): "Bana ulaştığına göre, o kimse kaderi inkar ediyormuş. Eğer o böyle bir bid'a fikre saplandı ise, sakın ona benden selam söyleme! Zira ben, Resulullah (sav)'ı işittim: "Bu ümmette hasf (yere batırma), mesh (suret değişmesi) [ve kazf = taş yağması)] olacak. Bu musibetler kaderi inkar edenlere gelecek." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 7, (4613); Tirmizi, Kader 7, (2153, 2154

Hadis No : 4826
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah (cin ve ins dahil) mahlukatını bir karanlık içinde yarattı. Sonra üzerlerine kendi nurundan serpti. Bu nur, kimlere isabet ettiyse hidayeti buldular, kimlere de isabet etmediyse sapıttılar. Bu sebeple diyorum ki: "Kalem, Allah Teala'nın ilmi hususunda kurumuştur." *
Kaynak: Tirmizi, İman 18, (2644)

Hadis No : 4828
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kuvvetli mü'min, Allah nazarında zayıf mü'minden daha sevgili ve daha hayırlıdır. Aslında her ikisinde de bir hayır vardır. Sana faydalı olan şeye karşı gayret göster. Allah'tan yardım dile, acz izhar etme. Bir musibet başına gelirse: "Eğer şöyle yapsaydım bu başıma gelmezdi" deme. "Allah takdir etmiştir. Onun dilediği olur!" de! Zira "eğer" kelimesi şeytan işine kapı açar." *
Kaynak: Müslim, Kader 34, (2664) *

Hadis No : 4818
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav), elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve: "Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?" buyurdular. Cevaben: "Hayır, ey Allah'ın Resulü! bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek: "Bu Rabbülalemin'den (gelmiş) bir kitaptır, içerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimleri de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır" buyurdular. Sonra sol elindekini göstererek: "Bu da Rabbülalemin'den bir kitaptır. Bunun içinde de ateş ehlinin isimleri, onların atalarının isimleri ve kabilelerinin isimleri vardır. En sonda da icmallerini yapmıştır. Bunlara asla ne ziyade yapılır, ne de eksiltmeye yer verilir!" buyurdular. Ashabı sordu: "Öyleyse ey Allah'ın Resulü, niye amel ediliyor? Madem ki her şey önceden olmuş bitmiş, yazılmış ve artık yazma işinden fariğ olunmuş (bir daha yapma gayreti de niye)?" Resulullah şu cevabı verdi: "Siz amelinizle doğruyu ve istikameti arayın! İtidali koruyun. Zira, cennetlik olan kimsenin ameli, cennet ehlinin ameliyle sonlanır; (daha önce) ne çeşit amel yapmış olursa olsun. Keza cehennemlik olanın ameli de cehennem ehlinin ameliyle sonlanır, hangi çeşit amel ile amel etmiş olursa olsun!" Resulullah (sav), sonra elindeki kitapları atıp, elleriyle işaret ederek dedi ki: "Rabbiniz kullardan artık fariğ oldu, bir kısmı cennetlik, bir kısmı da cehennemliktir." *
Kaynak: Tirmizi, Kader 8, (2142) *

Hadis No : 4821
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Sadık ve Masduk olan Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddette "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan Zat'a yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir ziralık mesafe kaldığı zaman ona yazışı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazışı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini isteyerek cennete girer." [Rezin şu ziyadede bulundu: "Resulullah şunu da buyurdular: "Nutfe düştü mü, kırk gün rahimde uçar. Sonra kırk günde alaka olur. Sonra kırk günde mudga olur. Bir nefis olarak yaratılma safhasına gelince, Allah onu tasvir edecek (şekillendirecek) bir melek gönderir. Melek iki parmağının arasında toprak olduğu halde gelir. Onu mudgaya karıştırır. Sonra onu yoğurur, sonra da emredildiği üzere onu tasvir eder."] *
Kaynak: Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17,

Hadis No : 4822
Ravi: Amr İbnu Vasıta
Tanım: Abdullah İbnu Mes'ud (ra)'u dinledim. Demişti ki; "Şaki, annesinin karnında iken şaki olandır. Said de başkasından ibret alandır." (Bunu işittikten sonra) Resulullah (sav)'ın ashabından Huzeyfe denen zata uğradı ve İbnu Mes'ud'un söylediğini anlattı ve sordu: "Kişi amelsiz nasıl şaki olur?" Huzeyfe (ra): "Buna hayret mi ediyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Nutfenin (rahme düşmesinden sonra) kırk iki gece geçti mi, Allah ona bir melek gönderir (ve onun vasıtasıyla) nutfeyi şekillendirir; işitmesini, görmesini, derisini, etini, kemiğini yaratır. Sonra melek sorar: "Ey Rahim! Bu erkek mi, dişi mi?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra sorar: "Ey Rabbim! Eceli nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Tekrar sorar: "Ey Rabbim! Rızkı nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elinde sahife olduğu halde çıkar. Artık buna ne bir şey ilave eder ne de eksiltir." *
Kaynak: Müslim, Kader 3, (2645)

Hadis No : 4838
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah mahlukatın miktarlarını, semavat ve arzı yaratmazdan elli bin sene evvel, arşı da su üzerinde iken yazdı." *
Kaynak: Müslim, Kader 16, (2663); Tirmizi, Kader 18, (2157) *

Hadis No : 4829
Ravi: Aişe
Tanım: Bir çocuk ölmüştü. Ben: "Ne mutlu ona! Cennet kuşlanndan bir kuş oldu!" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Sen Allah'ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?" buyurdular. *
Kaynak: Müslim, Kader 30, (2662); Nesai, Cenaiz 58, (4, 57); Ebu Davud, Sünnet 18, (4713) *

Hadis No : 4830
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav)'dan müşriklerin çocukları hakkında sorulmuştu. "Allah onları yarattığı zaman ne yapacaklarını iyi biliyordu!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Kader 3, Cenaiz 93; Müslim, Kader 28, (2660); Ebu Davud, Sünnet 18, (4711); Nesai, Cenaiz 60 *

(Biliyorsunuz imanın şartlarından biri kadere inanmaktır.Kadere inanmadığınız sürece müslüman ola-
mazsınız.''Allahın dediği olur.''temel ilkeleridir.Allah zaten her kesin kaderini belirlemiştir.Bu kaçınıl-
mazdır.Siz ne yaparsanız yapın her şey takdir-i ilahidir.Sizin aklınız iradeniz önemli değildir.Yoksul
olarak dünyaya gelmişseniz bu anlayışa göre yoksul olarak öleceksiniz.Yoksulluk benim kaderimdir
deyip oturup kalkıp allaha şükredeceksiniz.Eğer şöyle yapsaydım başıma bunlar gelmezdi demek yok.
Onlara göre''Eğer''kelimesi şeytana kapı açar.''Sakın bana uydurma hadislerden söz etmesinler.Çünkü
işlerine gelmeyenleri uydurmadır deyip işin içinden çıkıverirler.Takiyyecilikte üstlerine yoktur.Biz
her halde uzayda yaşamıyoruz.Müslüman bir ülkede yaşıyoruz.Mesleğim gereği bir çok yerde görev
yaptım.Bu dinden kaynaklanan kaderci anlayışı net bir şekilde gördüm.Bu kaderci anlayıştan dolayı-
dır ki müslüman ülkeler hep geri kalmıştır.Bir eğitimci olarak diyorum ki kaderimiz bizim kendi elimiz-
dedir.Kader bir aldatmadır...uyutmadır...sömürüdür...Bilimsel düşüncede kadere yer yoktur.Yeter
ki iradenizi kulanın.İradeli olduğunuz sürece aşamıyacağınız engel yoktur.Hadislerde bir şey dikkatimi
çekti.Bu nasıl allahtır ki kulları arasına kin ve nefret tohumları ekiyor.Kadere inanmayanlara düşman
gözüyle bakılıyor.Halbuki onların anlayışına göre onların sorumlusu da allahın kendisi değil midir?
Kuranda da hadislerde de bu açık bir şekilde ortaya konulmamış mıdır?Kuranın allahı imanlı kullarını
hep el üstünde tutuyor.Diğerleri sanki onun kulları değil...Onlar cennetlik...Diğerleri cehennemlik...
Sen zaten onların kaderlerini belirlemişsin.Düşünen ve sorgulayan bir kulun olarak bu ne yaman
çelişki yüce allah!...Ama ben iyi biliyorum ki sen kuranın allahısın.Darısı bunları bilmeyenlerin başına....Ne dersiniz?....)
(Devam edecek)

ulas1 17-06-2006 09:33

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Zamanında diyanetinde kitaplarında bulunan hadislerden hoşuna gitmeyenleri kaldıracaklarmış ve yeni düzenlemeler yapıp yeniden kitap haline gitirilecekmiş.bazı hadislerin yanlış intibabıraktığını özelliklede kadın haklarıyla ilgili hadisler üzerinde baya bir kayıt silmeyi düşünüyorlar.gerekçede yalan hadis olmasıymış.bugune kadar akılları neredeydi bilmem ama
saklayabildikleri kadar saklasınlar. hadisi silerler ama kuranı ne yapacak bilmiyorum

19-06-2006 02:47

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
(Sargon)
Bir insan gerçekte bilmediği konular hakkında böyle arka arkaya bir sürü saçma sapan şeyi nasıl sıralayabilir. Aydan, güneşten, cennetten, meleklerin büyüklüğünden, hayvanlardan, kıyametten, herşeyden bilgisi var ama hepsi de uydurma, deli saçmaları. Hadislerin bir kısmı uydurma olabilir tabii. (ayrıca bunlar kutubu sidde hadisleri) Ama bir kısmı bile bize bir fikir vermeye yetiyor. Yani hadislerin Muhammed'e ait olmadığını, hepsinin uydurma olduğunu düşünmek mümkün değil.

Sevgili Sargon,
Bu tabu dokunulmazlığı sayesinde bu günlere geldi.Bu tabuya dokunulduğu zaman
bir saçmalıktan ibaret olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkıyor.Turan
Dursun ve İlhan Arsel bu tabunun gerçek yüzünü zaten bizlere gösterdiler.
Ama toplum olarak eğitim ve kültür seviyemiz düşük.Okuyan bir toplum değiliz.
Böyle olunca da varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar.En çok garibime giden
de bu kutsal kitabın mükemmel bir kitap olduğu safsatasıdır.Gerek kutsal kitap
gerekse hadislerin içeriği konusunda insanların yeterince bilgilerinin olmadığı
kanısındayım.Kuran bir nevi putlaştırılmıştır.Çünkü babamdan biliyorum.Beyaz
bir örtünün içinde duvara asılı olarak dururdu.Hadislere gelince.Bu hadisler
gökten zembille inmedi.Kutsal kitapları temel alınarak şahitli ve ispatlı
bu hadisler oluşturuldu.O dönemin bilgisi ve kültürüdür bu hadisler.Asıl sorun
orta çağa ait yetersiz bir kitabın yarattığı sıkıntılardır.Orta çağda bilim
ne gezer.Bilim olmayınca adamlar kafalarına estiği gibi yorum yapmışlar.Çağı-
mızda bilgi çağı olunca hadisler uydurma oluyor.Şimdi merak ediyorum güya
saçma ayetler ayıklanacakmış.O zaman doğru dürüst hadis kalmaz ki.Bir de diğer
müslüman ülkelerin tavrı ne olacak.Eğer onlar da kabul ederlerse demek ki
islamda reform olayı başlayacak.Bence de doğrusunu yapmış olacaklar.Avrupa
reformlar yoluyla dinlerini çağa uyarladılar.Darısı müslüman ülkelerin başına.
Ne gariptir ki kitabımız değişmedi diye övünüyorlar.Değişecek dostum değişecek.
Çünkü değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.Yorumlarda değiştiler.Yakında
pratikte de değişecekler.Değişmedikleri sürece yok olmaya mahkumdurlar.Er geç
bu gerçeği göreceklerdir.Sevgilerimle...

20-06-2006 02:10

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(8)

Hadis No : 5361
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): "Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm" buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: "Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!" dedi. O kadın tekrar: "Ey Allah'ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?" diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder." *
Kaynak: Buhari, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsuf 9, Nikah 88; Müslim, Küsuf 17, (907), İman 132, (79); Nesai

Hadis No : 5360
Ravi: Huzeyfe
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın, şeytanın oltasıdır, dünya sevgisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.] *
Kaynak: Rezin

Hadis No : 1735
Ravi: Sevban
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ciddi bir sebep olmadan, kocasından hul' yoluyla boşanan kadın, cennetin kokusunu alamaz." [Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Hangi kadın zevcesinden boşanma taleb ederse..." Ebu Hüreyre'nin Nesai'de gelen bir rivayetinde: "Kocasından hul' suretiyle boşanan kadınlar (günahça) münafıklar gibidir" buyurulmuştur.] *
Kaynak: Tirmizi,Talak 11, (1186, 1187); Ebu Davud, Talak 18, (2226); Nesai, Talak 34, (6, 168) *

Hadis No : 1736
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Sabit İbnu Kays İbni Şemmas (ra)'nın hanımı Hz. Peygamber (sav)'e gelerek: "Ben Sabit'i ahlak ve diyanetinden dolayı itab etmiyorum. Ancak İslam'da küfre düşmekten korkuyorum -bu sözüyle nefret ettiğini söylemek istedi-" dedi. Resulullah (sav): "(Mehir olarak aldığın) bahçesini iade eder misin?" diye sordu. Kadın: "Evet!" deyince, Sabit'e: "Bahçeyi al ve onu boşa!" dedi. *
Kaynak: Buhari, Talak 12; Nesai, Talak 34, (6, 169); İbnu Mace, Talak 22, (2056)

Hadis No : 4294
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah kıskançtır, mü'min de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, mü'minin Allah'ın haram ettiği şeyi yapmasıdır. *
Kaynak: Buhari, Nikah 107; Müslim, Tevbe 36, (2761); Tirmizi, Rada 14, (1168) *

Hadis No : 4295
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu: "Allah'dan daha kıskanç kimse yoktur. Bu sebeptendir ki fevahişin açığını da kapalısını da haram kıldı. Medihten Allah kadar hoşlanan bir kimse de yoktur. Bu sebeptendir ki nefsini medhetmiştir." *
Kaynak: Buhari, Nikah 107, Tefsir, En'am 7, Tefsir A'raf 1, Tevhid 15; Müslim, Tevbe 33, (2760); Tirmizi, *

Hadis No : 4296
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Sa'd İbnu Ubade (ra) dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, ben zevcemle birlikte bir adam yakalasam, dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi tanıyacağım?" "Evet!" buyurdu Aleyhissalatu vesselam. Sa'd: "Asla dedi, seni hakla gönderen Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, şahid aramazdan önce kılıncımı indiririm." Resulullah (sav): "Şu efendinizin söylediğine bakın! Evet (biliyoruz ki) o kıskanç bir adamdır. Ama ben ondan da kıskancım, Allah da benden kıskanç" *
Kaynak: Müslim, Li'an 16, (1498); Muvatta, Akdiye 17, (2, 737); Ebu Davud, Diyat 12, (4532) *

Hadis No : 4297
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) bir gece yanımdan çıkıp gitmişti. (Benim nöbetimde) hanımlarından birinin yanına gitmiş olabilir diye içime kıskançlık düştü. Geri gelince halimi anladı ve: "Kıskandın mı yoksa?" dedi. Ben de: "Evet! Benim gibi biri senin gibi birini kıskanmaz da ne yapar?" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Sana yine şeytanın gelmiş olmalı" dedi. Ben: "Benimle şeytan mı var?" dedim. "Şeytanı olmayan kimse yoktur" dedi. "Seninle de var mı?" dedim. "Evet, ancak ona karşı Allah bana yardımcı oldu da müslüman oldu" buyurdu. *
Kaynak: Müslim, Münafıkun 70, (2815); Nesai, İşretü'n-Nisa 4 (7, 72)

Hadis No : 4298
Ravi: Aişe
Tanım: Safiyye (ra) gibi güzel yemek yapanı görmedim. (Bir defasında) Resulullah (sav) benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp [göndermişti]. Çok şiddetli bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. (Gidip) kabını kırdım, sonra da pişman oldum ve: "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "yaptığım bu hareketin keffareti nedir?" "Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 91 (3568); Nesai, İşaretu'n-Nisa 4, (7, 71) *

Hadis No : 5351
Ravi: Ubey İbnu Ka'b
Tanım: Resulullah (sav) gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve: "Ey insanlar! Allah'ı zikredin! Allah'ı zikredin! "Sarsıcı" kesinlikle gelecektir; "takipçi" de onun arkasından gelecektir. Ölüm, içindeki (şiddet ve sıkıntılarla gelecek, (öyleyse ahirete hazırlanın!)" derdi. Übey devamla dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü dedim, ben sana çok salat oku(mak istiyorum. (Duamda) ne miktarını sana salat u selam yapayım?" "Dilediğin kadar!" buyurdular. "Dörtte bir (yeter mi)?" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha hayırlı!" dediler. "Üçte iki(ye ne dersiniz?)" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha iyi!" dediler. "(Kendim için dua ettiğim vaktin) tamamını size salat u selam okumaya ayırayım mı?" dedim. "Bu takdirde, (dünyevi ve uhrevi) dilediğin kabul edilir, günahın affedilir!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 24, (2459)

Hadis No : 1934
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ve uyku basıncaya kadar Allah'ı zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da Allah'tan dünya veya ahiret hayırlarından bir şey isterse Allah Teala, istediğini mutlaka ona verir." *
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 100, (3525)

Hadis No : 1930
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir yere oturur ve orada Allah'ı zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise Allah'tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada Allah'ı zikretmezse, ona Allah'tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah'ı zikretmezse, Allah'tan ona bir noksanlık vardır." [Hadisin metni Ebu Davud'a aittir. Sondaki ziyade İbnu Hibban'ın Mevarid'inden alınmadır (2319)] *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 31, (4866), 107, (6059); Tirmizi, Da'avat 8, (3377)

Hadis No : 1932
Ravi: Ebu Musa
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde Allah zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir." *
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 211, (779)

Hadis No : 1931
Ravi: Ebu Müslim el-Eğarr
Tanım: Ben şehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğine şehadet ettiler: "Bir cemaat oturup Allah'ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, Allah'ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar." *
Kaynak: Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Da'avat 7, (3375)

(Kadınlar aklen ve dinnen eksik yaratıklardır.Ve gerekçe olarak aklen=İki kadın şahitliğinin bir erkeğe
eşit olması.Dinnen=Kanamalarından dolayı namaz kılmamaları ve oruç tutmamaları.Güler misin?Ağlar
mısın?Üstelik cehennem kalabalığının çoğunluğunu kadınlar oluşturuyormuş.Gerekçe olarak erkeğe
itaat etmemeleri.Çünkü bunların gözünde kadın bir seks kölesidir.Erkeğinin tarlasıdır.İkinci sınıftır.
Erkeğine itaatkar evinin kadını olmalıdır.Onun söz hakkı yoktur.Efendisi ne derse ona uymalıdır.Kadın
adeta bunların gözünde bir şeytandır.Kesinlikle ona güvenilmez.Ondan sonra utanmadan islamiyet
kadına değer verir yalanını söylerler.Ey aklı başında kadınlarımız!...İşte kuranın allahı ve peygambe-
rinin size biçtiği değer.Yorum sizlere ait...Bu hadislerden bir şey daha anladım ki allah kıskançmış.
Adam zina olayında dört şahidi nasıl bulayım diyor.Kılıcım hangi güne duruyor o anda o kadını öldü-
rürüm diyor.Peygamber de ben ondan allah da benden daha çok kıskanç diye paye çıkarıyor.İşte
namus cinayetlerinin sebebinin bu zihniyet olduğunu artık kimsenin yadsımaması gerekir.Demek ki
dört şahit olayı işin hikayesi.Zaten bu dört şahit olayı bir saçmalıktı.Bu iki kişi gidip de dört kişinin
yanında bu işi yapacak değiller ya.Ama şunu da biliyoruz ki Ayşe için çıkan dedikodulardan dolayı
dört şahit getirildiği söyleniliyor.Bir de hadisin birinde peygamberin şark kurnazlığını görüyorum.
Bir salat pazarlığı görüyorum.Sonunda mümin kendine ait zamanını hep peygambere salat getirmeye
karar veriyor.Bunun karşılığında ise müminin dileklerinin kabul edileceği ve günahlarının bağışlanaca-
ğı belirtilir peygamber tarafından.Gerçi kuranda allahın bile peygambere salavat getirdiği ayeti var.
Bu ne ki daha...Bir de imanlı kardeşlerimize bir tavsiyem var.Yatağınıza abdestli bir şekilde girerek
allahı zikr ederek uyuyun.Gece uyandığınızda dileğiniz neyse allahınız onu kabul ediyor.Yani ister
bu dünyayla ilgili ister öbür dünyayla ilgili istekleriniz yerine geliyor.Denemesi bedava....)
(Devam edecek)

21-06-2006 03:35

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(9)

Hadis No : 5350
Ravi: Ebu İdris el-Havlani
Tanım: Ebu İdris el-Havlani, Ebu Zerr (ra)'den anlatıyor: "Resulullah (sav), aziz ve celil olan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teala şöyle buyurmuştur: "Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dall (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim! Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hariç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri, sonrakileri; insi olanları, cinni olanları hepsi de sizden en muttaki bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insi olanlarınız, cinni olanlarınız sizden en facir bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik hasıl etmezdi. Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri, insi olanları, cinni olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsaydiniz, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık ancak meydana getirirdi. Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah'a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin)." *
Kaynak: Müslim, Birr 55, (2577); Tirmizi, Kıyamet 49, (2497)

(Benim de Rab teala'ya cevabımdır.Ey Rab Teala!:Harama ve helala ne gerek vardı.Mademki nimet-
lerini yarattın.Haramı yaratmasaydın olmaz mı.Eğer kulların birbirine zülm ediyorsa bunun sorumlusu
sen değil misin?Hidayet verdiklerim diyorsun.Şimdi oldu mu rab teala.Tek şartla sana hidayet edece-
ğim.Tüm kullarına eşitliği sağla söz sana hidayet edeceğim.Bak yine yedirdiklerim hariç diyorsun.Yine
olmadı.Yemiyenler adına sana yalvarıyorum.Ben bir yiyen olarak ne olursun onlara da yedir.Onlar
gece gündüz sana dua ettikleri halde neden onlara yedirmiyorsun.Hani siz isteyin ben vereceğim
diyorsun.Hani nerde rab teala.Kullarınla dalga mı geçiyorsun?Senin giydirdiklerini biz iyi biliyoruz.
Eğer beni de onlar gibi giydirirsen istemiyorum.Ben bu halimden çok memnunum.Senin adını kullana-
rak ve *kul hakkı yiyerek hep giyiniyorlar.Sen ise bu olup bitenlere seyirci kalıyorsun.Ey rab teala.
Gece gündüz hata işlediğimi nerden çıkarıyorsun.O senin sevgili kullarına mahsus.Ben ne günah işlerim ne de afedilmeye ihtiyacım var.Zaten böyle dediğin için o sevgili kulların hata üstüne hata
işliyor.Ondan sonra rab tealamız bağışlayıcıdır deyip ibadete sarılıyorlar.Şu mülkünden insanlara
eşit bir şekilde dağıtsaydın ne kaybın olurdu.Kalkmışsın bir de övünüyorsun rab teala!...İğnenin denize
batırıldığı kadar bir noksanlığı niye kullarına çok gördün rab teala..Bu mu büyüklük.Bu mu adalet.
Bu mu her şeye kadir olmak rab teala...Ben size sonra bunların karşılığını ödeyeceğim diyorsun.Ben
yanına gelince mi rab teala...İstemez kalsın...Çocuk mu kandırıyorsun...Bana bu dünyada cehennemi
yaşat ondan sonra da öbür dünyayla beni avut.İyilikler benden kötülükler nefsinizden diyorsun.Şimdi
bu senin büyüklüğüne yakışıyor mu rab teala.Hani sen her şeye kadir değil miydin rab teala?...
Benim sorumlum sen değil misin rab teala...Yoksa sen rab teala değil misin?...Birileri seni kullanarak
sömürü mü yapıyor?...Günahı da vebali de ikinizin boynuna....Başka ne diyeyim....Anlayan anlar...)

Hadis No : 1929
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın, yollarda dolaşıp zikredenleri araştıran melekleri vardır. Allahu Teala'yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini "Aradığınıza gelin!" diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -onları en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar: "Kullarım ne diyorlar?" "Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar. Sana ta'zim (temcid) ediyorlar" derler. Rabb Teala sormaya devam eder: "Onlar beni gördüler mi?" "Hayır!" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" "Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta'zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı" derler. Allah tekrar sorar: "Onlar ne istiyorlar?" "Senden," derler, "cennet istiyorlar" "Cenneti gördüler mi?" der, "Hayır ey Rabbimiz." derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der. "Eğer görselerdi," derler, "cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi." Allah Teala sormaya devam eder: "Neden istiaze ediyorlar?" "Cehennemden istiaze ediyorlar" derler. "Onu gördüler mi?" der. "Hayır Rabbimiz, görmediler" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der. "Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı" derler. Bunun üzerine Rabb Teala şunu söyler: "Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!" Resulullah (sav) sözüne devamla şunu anlattı: "Onlardan bir melek der ki: "Bunların arasında falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı, oturuverdi." Allah Teala: "Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar" buyurur. *
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Da'avat 140, (3595)

(Bu sefer seni terletmeyeceğim sorularımla rab teala...Ben de tüm insanları şahit tutarak kullarını
aldattığın için seni af etmiyorum rab teala.Çünkü sen bizi değil biz seni yarattık rab teala.Böyle
rab tealayı başımıza musallat edenler utansın.Şu insanoğlu ne kadar garip değil mi?...)
(Devam edecek)

vartor 21-06-2006 06:01

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Cocukluk yillarimdan beri gorusum, tanri kavramini, bizim, insanlarin yarattigidir.
Zaten ne kadar insana benziyor su allah. Seviyor, nefret ediyor, kiziyor, kiskaniyor, yakiyor, yikiyor, toplu insan kirimina girisiyor, kendi fikrinin en dogrusu oldugunu, ona itaat etmeyenleri ebediyen aci cektirecegi tehditlerini savuruyor.
* Su dunyadaki zevkleri yasaklarken, cennetin zevk ve sefa alemi olacagini vaadediyor, yani celisiyor. Peygamberlerine ozel seks ayetleri indirip, onlarin da tasvibini aliyor.
Sanki dunyayi yonetmeyi kafaya koymus bir DIKTATOR, Etrafinda dalkavuklari.
*Daha saymakla bitiremiyecegimiz insani ozellikleri biriktirmis, insandan tek farki, hayali ,varligi hakkinda hicbir emare olmayan, sadece fikirlerde yasayabilir olmasi.
Bazilarimiz, fikirlerinin esiri olarak yasamayi kabul ederken, gercekle hayali ayirt edebilen kucuk bir zumre bu yoldan sapmayi yeg tutuyor,
Genel gorusun aksine, insan ve insanligi on planda tutan bu gurup .en acimasiz tartismaya , kufure, tehdit ve hakarete maaruz tutulup, hatta olduruluyor.
Hepimizin gozdesi,"Kofteci cemal" ne guzel dile getirebiliyor, insanligin ne oldugunu nasil olmasi gerektigini.
Semavi dinlerin tanrisi, biz ateistlerin saygisini coktan kaybettigi gibi, icinde insanlik emaresi bulunan,ancak bir yaratici oldugunu savunan, Aldostu,Pante, Sodomo,CEmaL,gibilerinin de tanrisi *olmadigi muhakkak.
*Saygilar ve sevgiler tum insan olabilenlere.

21-06-2006 16:12

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
(Vartor)
Genel gorusun aksine, insan ve insanligi on planda tutan bu gurup .en acimasiz tartismaya , kufure, tehdit ve hakarete maaruz tutulup, hatta olduruluyor.

Sevgili Vartor,
Evet dostum.Çok güzel bir noktaya temas etmişsin.İnsanlık işte böyle düşünen
eleştiren, sorgulayan bu grup sayesinde bu noktaya ulaşmıştır.Bunlar yaşadık-
ları çağda o küçük beyinler tarafından aşağılanmış,hor görülmüş,deli yaftası
yemiş,dövülmüş ve öldürülmüşlerdir.Hatta derileri bile yüzülmüştür.O küçük
beyinler şunu hiç bir zaman anlayamadılar.Halbuki onlar kendi egolarını tatmin
etmek için çalışmadılar.Onlar attıkları her adımda insanlığın mutluluğunu
düşündüler.İşte onlar sayesinde insanlık bu günlere gelebilmiştir.Ama tüm
bunlarıda anlayabilmek için beyin gerekiyor.Biz bu dünyada çoğunluktayız diye
şişinip duruyorlar.Hiç bir zaman bu küçük grup bu dünyada çoğunluğu sağlayama-
dı ki.Eğer o çoğunluk sağlansaydı şimdi dünya çok farklı bir konumda olurdu.
Ama tüm bunlara rağmen biz yine de insanlık mücadelemize devam edelim.Çünkü
bizim mücadelemiz gelecek nesillerin refahı ve mutluluğu mücadelesidir.
Sevgilerimle...

26-06-2006 05:01

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(11)

Hadis No : 2125
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı." *
Kaynak: Nesai, İşretu'n-Nisa 1, (7, 61)
(Keşke insan sevdirildi diyebilseydi...Kadınları sevdiğini biliyoruz.Demesine gerek yoktu.)

Hadis No : 2083
Ravi: Büreyde
Tanım: Resulullah (sav)'ın yanına, parmağında demir yüzük bulunan bir adam uğramıştı. (Yüzüğü görünce): "Niye bazılarınızın üzerinde ateş ehlinin süsünü görüyorum!" buyurdu. Adam derhal onu çıkarıp attı. Sonra parmağında sarı renkli (pirinç) yüzük taşıyor olduğu halde geldi. Bu sefer "Niye sende putların kokusunu hissediyorum?" dedi. Bilahare adam altın yüzük takmış olarak geldi. Bu sefer de: "Sende niye cennet ehlinin süsünü görüyorum?" dedi. Bunun üzerine adam: "Öyleyse yüzüğüm neden olsun?" diye sordu. "Gümüşten" dedi, "ancak ağırlığı bir miskale ulaşmasın." *
Kaynak: Tirmizi, Libas 43, (1786); Ebu Davud, Hatem 4, (4223); Nesai, Zinet 47, (8, 172)

Hadis No : 2088
Ravi: Ali
Tanım: Resulullah (sav) yüzüğünü sağ eline takardı. *
Kaynak: Ebu Davud, Hatem 5, (4226); Nesai, Zinet 49, (8,175) *

Hadis No : 2089
Ravi: Cafer İbnu Muhammed
Tanım: Cafer İbnu Muhammed, babasından naklen anlatıyor: "Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (ra), yüzüklerini sol ellerine takarlardı." *
Kaynak: Tirmizi, Libas 16, (1743) *

Hadis No : 2090
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) yüzüğü sol eline takardı ve kaşını avucunun içine getirirdi. (İbnu Ömer de böyle yapardı) *
Kaynak: Ebu Davud, Hatem 5, (4227,4228) *

Hadis No : 2092
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Bir kadın Resulullah (sav)'a gelerek sordu: "İki altın bilezik hakkında ne dersiniz, (takayım mı?)" "Ateşten iki bileziktir, (takmayın!)" deyip cevap verdi. Kadın devamla: "Pekala altın gerdanlığa (ne dersiniz?)" diye sordu. Resulullah (sav)'dan yine: "Ateşten bir gerdanlık!" cevabını aldı. O, yine sordu: "Bir çift altın küpeye ne dersiniz?" "Ateşten bir çift küpe!" Kadında bir çift altın bilezik vardı. Onları çıkarıp attı ve: "(Ey Allah'ın Resulü), kadın kocası için süslenmezse, onun yanında kıymeti düşer" dedi. Resulullah (sav): "Sizden birine, gümüş küpeler takınmasından, bunları za'feran veya abir ile sarartmasından kimse engel olmaz!" cevabını verdi. *
Kaynak: Nesai, Zinet 39, (8,159 )

Hadis No : 2094
Ravi: *
Tanım: Huzeyfe'nin kız kardeşi (ra) anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ey kadınlar cemaati! Süs eşyanız gümüşten olmalıdır. Sizden hangi kadın altınla süslenir ve onu izhar eder (yabancıya gösterirse), mutlaka onunla azaba maruz kalır." *
Kaynak: Ebu Davud, Hatem 8, (4237); Nesai, Zinet 39, (8, 156, 157) *
(Ben peygamberin altına niye karşı çıktığını anlamış değilim.Cenettin ikisi altın ikisi gümüşten yapılmış-
tı.Fakat bu hadislerde nedense altın kendisine ateşi anımsatıyor.Altınla ateşin ne bağı var anlaya-
mıyorum.Anlayan varsa izah etsin.Hadisin birinde altına cennet ehlinin süsü diyor.Bu altını takan
erkek.Kadının altın süslerini de ateşle nitelendiriyor.Demek ki bu altın takma erkek ve kadına göre
değişiyor.)

Hadis No : 2096
Ravi: Bünane Mevlatu Abdirrahman İbnu Hayyan el-Ensari
Tanım: Hz. Aişe (ra)'nin yanına, üzerinde ziller bulunan bir kız getirildi. Kızın zilleri çıngır çıngır ses çıkarıyordu. Hz. Aişe (ra): "Sakın ha! zillerini koparmadan onu yanıma getirmeyin!" dedi ve ilave etti: "Ben Resulullah (sav)'ın: "Zil bulunan eve melake girmez" buyurduğunu işittim. *
Kaynak: Ebu Davud, Hatem 6, (4231)
(Şu kapı,telefon,saat zilleri ne olacak acaba.Eyvah!..Melaka girmeyen eve
allah da girmez....)

Hadis No : 2135
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fıtrat beştir: Sünnet olmak, etek traşı olmak, bıyığı kesmek, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak." *
Kaynak: Buhari, Libas 63, 64, İsti'zan 51; Müslim, Taharet 39, (257); Muvatta, Sıfatu'n Nebiyy 3, (2, 921); *
(Hadi diğerlerini anladık.Bıyıkla koltuk altını anlayamadım.Biz Türkler bıyıklarımızla övünürüz.Benim
bildiğim koltuk altı kıllarının hiç bir zararı yok.Ben hayatımda da yolmadım.Bana da tam tersine yara-
rı var diye düşünüyorum.)

Hadis No : 2138
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İbrahim (as) Kaddum nam -bazısı da şeddesiz olarak Kadum demiştir- mevkide seksen yaşında olduğu halde sünnet oldu." *
Kaynak: Buhari, İsti'zan, 51, Enbiya 8; Müslim, Fedail 151, (2370)
(İbrahim peygamber 80 yaşında sünnet olmuş.İkiyüz yaşına yakın yaşadığına göre normal ne diyelim.
Biz kuranda 1000 yıla yakın yaşayanları da gördük.Daha bu ne ki.)

Hadis No : 2141
Ravi: Ümmü Atiyye
Tanım: Bir kadın Medine'de kızları sünnet ederdi. Resulullah (sav) (kadını çağırtarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbuldür" diye talimat verdi. (Rezin'in rivayetinde Resulullah şöyle buyurur: "Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir.") *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 179, (5271)
(Önemli olan kocaya haz verilmesi değil mi?...)

Hadis No : 2149
Ravi: Ebu Eyyüb
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kına yakma, koku sürünme, misvak kullanma ve evlenme bütün peygamberlerin tabi olageldikleri sünnetlerdendir." *
Kaynak: Tirmizi, Nikah 1, (1080)

Hadis No : 2099
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yahudiler ve hıristiyanlar (saçlarını) boyamazlar. Siz onlara muhalefet edin." (Bu hadis Tirmizi'de "(Saçınızdaki) aklıkların rengini değiştirin, yahudilere benzemeyin!" şeklinde gelmiştir.) *
Kaynak: Buhari, Libas 67, Enbiya 50; Müslim, Libas 80, (2103); Ebu Davud, Tereccül 18, (4203); Nesai, Zinet *

Hadis No : 2105
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav)'a el ve ayaklarına kına yakmış bir muhannes getirdiler. "Bunu niye getirdiniz, nesi var?" diye sordu. Kendisine: "Kendisini kadınlara benzetmiştir!" dediler. Bunun üzerine Efendimiz emretti ve Naki' nam mevkiye sürgün edildi. "Ey Allah'ın Resulü, onu öldürmeyelim mi?" diye soranlar olmuştu ki: "Hayır!" dedi, "ben namaz kılanları öldürmekten men edildim." *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 61, (4928)
(Demek ki namaz kılmayanlardan olsaydı kesin öldürülürdü.Lanet olsun şu zihniyete.)

Hadis No : 2153
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu resimleri yapanlar var ya, -bir rivayette: "Şu resimlerin sahipleri var ya! Kıyamet günü azab olunacaklar. Onlara: "Şu yaptıklarmızı diriltin" denir." *
Kaynak: Buhari, Libas 89, Tevhid 56; Müslim, Libas 103, (2018); Nesai, Zinet 114, (8, 215)

Hadis No : 2154
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) bir seferden dönmüştü. (O yokken) ben, yüklüğün önüne, üzerinde resimler bulunan bir bez çekmiştim. Resulullah perdeyi görünce, çekip attı, (öfkeden) yüzü de renklenmişti. "Ey Aişe!" buyurdular, "bil ki, Kıyamet günü insanların en çok azab görecek olanı Allah'ın yarattıklarını taklid edenlerdir." Hz. Aişe rivayetine devamla dedi ki: "Biz o bezi kestik bir veya iki minder yaptık." *
Kaynak: Buhari, Libas 91, 95; Müslim, Libas 87, (2105); Muvatta, İsti'zan 8, (2, 966, 967); Nesai, Zinet 112 *

Hadis No : 2160
Ravi: Ali
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde resim, cünüb ve köpek bulunan eve (rahmet) melekleri girmez." *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 90, (227), Libas 48, (4152); Nesai, Taharet 168, (1, 141), Sayd 11, (7,185) *
(Orta çağ zihniyetine de zaten bu yakışırdı.Biz bu ülkede sanatın içine de tükürürüm diyenleri de gördük.Hep bu zihniyet değil mi onlara bu sözleri söyleten.)

Hadis No : 2117
Ravi: Esma
Tanım: Bir kadın Resulullah (sav)'a gelerek: "Kızım çiçek hastalığına yakalandı ve saçları döküldü. Ben onu evlendirdim, iğreti saç takayım mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Allah takana da taktırana da lanet etmiştir?" diye cevap verdi. *
Kaynak: Buhari, Libas 83, 85; Müslim, Libas 115, (2122); Nesai, Zinet 71, (8,187, 188) *
(Peki acaba o kız yaşamı boyunca saçsız kalmanın ızdırabını çekmedi mi.Bu nasıl allahtır böyle bir
duruma lanet ediyor.Kendi kızı olsaydı acaba bunu diyebilir miydi?Kendisi ha bire haremliğini geniş-
letirken Ali'nin evlenmesine niye karşı çıkmıştı.Çünkü kızıyla evliydi de onun için.Ondan sonra hak
hukuk adaletten dem vururlar.Geçiniz....)
(Devam edecek)

29-06-2006 03:09

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(12)

Hadis No : 0110
Ravi: Aişe
Tanım: Hz. Peygamber (sav) hanımlarına yaklaşmamaya yemin etti (ila kararı verdi) ve (bal yemeyi de kendi kendine) haram etti. Böylece helal olan bir şeyi kendisine haram kılmıştı. Sonra kefaret karşılığında yeminini bozdu.
Kaynak: Tirmizi, Talak 21, (1201)
(Acaba sizce niye yemin etmiş olabilir.Kolay mı o kadar kadını idare etmek.Ama sıkıştığı yerde kuranın allahı imdadına yetişiyor.Hemen yeminizi bozmanızda bir mahsur yoktur diye ayet iniyor.)

Hadis No : 0107
Ravi: Enes
Tanım: Hz. Peygamber (sav)'i bir at yere atmıştı. Resulullah (sav)'ın (sağ) tarafı veya (sağ) omuzu ezildi. Bu O'na ayakta duramayacak kadar izdırab verdi. O sıralarda hanımlarını da bir ay müddetle terketti. Bu esnada, hurma kütüğünden yapılmış bir merdivenle çıkılan tenezzüh odasına (meşrübe) çekildi. Ashab (ra) kendisine "geçmiş olsun" ziyaretine geliyorlardı. Resulullah (sav) oturarak namaz kılardı, onlar ise ayakta durarak namaza uymuşlardı. Selamı verince şöyle dedi: "İmam, kendisine uyulmak için vardır, öyle ise ayakta namaz kıldırıyorsa siz de ayakta kılın, şayet oturarak kıldırıyorsa siz de oturarak kılın, imam rükuya varmadan rükuya gitmeyin, o başını kaldırmadan siz de kaldırmayın." Ravi der ki: "Hz. Peygamber (sav) ayın 29'unda meşrübeden indi. Ashab: "Ey Allah'ın Resulü, sen bir aylık bir müddet için ila'ya (ayrı kalmaya) karar vermiştin" dediler. Onlara: "Bu ay yirmi dokuz gündür" cevabını verdi." (Buhari ve Müslim'de Ümmü Seleme'den gelen bir rivayette: "Bu ay yirmi dokuz çekiyor" buyurmuştur. Müslim'de Cabir (ra)'den kaydedilen bir rivayette: "Sonra iki elini üç sefer uzattı, ikisinde her iki elinin bütün parmaklarıyla, sonuncu kerede sadece dokuz parmağıyla işaret etmişti" diye yirmi dokuzu gösterdiği açıklanır. (Sıyam 24)) *
Kaynak: Buhari, Salat 18, Ezan 51, 82, 128, Sıfatu's-Salat 83,128, Savm 11, Mezalim 25, Nikah 91, Talak 21, *
(Kolay mı bir ay beklemek.Ne de olsa bu peygamber .Ay 29 çeker demişse olay
bitmiştir.)

Hadis No : 5811
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsin." *
Kaynak: Müslim, Eyman 12, (1650); Muvatta, Eyman 11, (2, 478); Tirmizi, Eyman 6, (1530)
(İyi işine gelince yemin et.İşine gelince yemin boz.Ondan sonra kullarından dürüstlük bekle...)

Hadis No : 5815
Ravi: Aişe
Tanım: Şu ayet kişinin kullandığı "Vallahi hayır!" "Billahi evet!" gibi sözler sebebiyle nazil olmuştur. (Mealen): "Allah yeminlerinizde kasıtsız olarak yanılmanızdan dolayı sizi mes'ul tutmaz, fakat ettiğiniz yeminleri bozmanızdan dolayı sizi mesul tutar. Bozulan bir yeminin kefareti ise..." (Maide 89). *
Kaynak: Buhari, Eyman 14; Muvatta, Eyman 9, (2, 477); Ebu Davud, Eyman 28, (3254) *

Hadis No : 5810
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "Süleyman aleyhisselam (bir gün): "Bugün, kesinlikle doksan kadınıma uğrayacağım. Hepsi de Allah yolunca cihad edecek bir yiğit doğuracak!" dedi. Arkadaşı (veya melek) ona: "İnşaallah de bari!" uyarısında bulundu. Ama Hz. Süleyman inşaallah demedi. Söylediği gibi, o gün, bütün hanımlarına uğradı. Kadınlardan sadece biri hamile kaldı. O da yarım insan doğurdu." "Resulullah (sa) sözüne devamla: "Nefsimi elinde tutan Zat'a yemin olsun! Eğer Süleyman aleyhisselam "İnşaallah" demiş olsaydı hepsi de Allah yolunda atlı olarak cihad eden çocuklara sahip olacaktı" buyurdu. *
Kaynak: Buhari, Enbiya 40, Eyman 3; Müslim, Eyman 23, (1654); Nesai, Eyman 39, 40, (7, 25) *
(Hele ben de diyordum ki bu imanlı kardeşlerimiz niye hep inşallah derler.Bakın doksan hatunlu
Süleyman peygamber inşallah demediği için başına neler gelmiş.Tabi ki inşallah diyecekler.)

Hadis No : 5816
Ravi: Süveyd İbnu Hanzala
Tanım: Resulullah (sa)'a gitmek üzere yola çıkmıştık. Beraberimizde Vail İbnu Hucr radıyallahu anh da vardı. Yolda onu, bir düşmanı yakaladı. Herkesi yemin etmeye zorladılar. Ben, "o, kardeşimdir" diye yemin ettim. Bunun üzerine onu serbest bıraktılar. Resulullah'a gelince olup biteni anlattım. "(Önümüzü kesen) grup herkesi yemine zorladı, ben de onun kardeşim olduğuna yemin ettim" dedim. "Doğru söylemişsin, Müslüman Müslümanın kardeşidir!" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Eyman 8, (3256); İbnu Mace, Keffarat 14, (2119)
(Eğer sen müslümansan her şey yapabilirsin.Yalan da söyleye bilirsin.Yemin de ede bilirsin.İşin içinde
çünkü din kardeşliği var.)

Hadis No : 0112
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır." *
Kaynak: Müslim, Adab, 2, (2132); Ebu Davud, Edeb 69, (4949); Tirmizi, Edeb 64, (2835)
(İlginenlere duyurulur.Ne de olsa kutsal isimler.Kuranın allahı öyle diyor.)

Hadis No : 0119
Ravi: Esma Bintu Ebi Bekr
Tanım: Mekke'de Abdullah İbnu Zübeyr (ra)'e hamile kalmıştım. Doğum yaklaşmıştı ki, Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim, Kuba'ya indim. Abdullah'ı orada dünyaya getirdim. Doğunca, bebeği alıp Resulullah (sav)'a götürdüm, kucağına bıraktım. Resulullah (sav) bir hurma istedi, ağzında çiğneyerek ezdikten sonra, tükrüğünden çocuğun ağzına bıraktı. Abdullah'ın midesine ilk inen şey Resulullah (sav)'ın mübarek tükrükleri idi. Sonra (yumuşattığı o) hurma ile çocuğun damağım oğdu, hakkında bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi. Müslüman aileden ilk doğan çocuk bu idi. (Medine'de bütün Müslümanlar) onun doğumuna çok sevindiler. Çünkü "Yahudiler size sihir yaptılar, asla doğum yapamayacaksınız" diye bir şayia çıkarılmıştı." *
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 45, Akika 1; Müslim, Adab 26, (2146) *

Hadis No : 0121
Ravi: Enes
Tanım: Abdullah İbnu Ebi Talha'yı doğduğu zaman Resulullah (sav)'a götürdüm. Bebek bir bez içerisinde idi. Vardığımızda Resulullah (sav) devesine katran sürüyordu. "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu, "Evet" dedim ve birkaç tane hurma verdim. Onları ağzında çiğnedi, sonra çocuğun ağzını açtı. Ağzına tükrüğü püskürttü. Bebek, yalamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah (sav) "Ensar'ın hurma sevgisine bakın (doğar doğmaz başlıyor)" diye latife etti ve çocuğu Abdullah diye isimledi. (Hadisin metni; Müslim'deki metindir.) *
Kaynak: Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Müslim, Adab 22, (2144); Ebu Davud, Edeb 69, (4951) *
(Peygamber olursan o tükürükler şerbet olur.O tükrüğü yutanlara yaramıştır mutlaka.En azından
peygamberinin sevgili kulu olmuşlardır.Baksanıza adlarını *da Abdullah koymuş.Mutlakka o tükürük
her derde deva olmuştur.)

Hadis No : 0129
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Hz. Peygamber (sav) Asiye (isyankar, itaatsiz kadın) ismini değiştirip, Cemile (güzel kadın) yaptı. *
Kaynak: Müslim, Edeb 14, (2139); Tirmizi, Edeb 66, (2840); Ebu Davud, Edeb 70, (4952)
(Kadın dediğin itaatkar olmalıdır.Erkeğinin kulu kölesi olmalıdır.Erkeğinin tarlası olmalıdır.Erkek dilediği gibi bu tarlayı sürmeli.Eğer itaat etmiyorsa da dövülmelidir.Cemileler dururken kim Asiyeler
le uğraşacak.Hem de Asiye olmak sizin neyinize.Siz aklen ve dinnen eksik yaratıklar değil misiniz.
Asiyeler cehennemlik ,Cemileler cennetlik.Çünkü peygamber cehennemin büyük bölümünü kadınlar
oluşturuyordu demişti...)

Hadis No : 5744
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sa) buyurdular ki: "Biriniz sırtüstü uzanıp, sonra da ayak ayak üstüne atmasın." *
Kaynak: Müslim, Libas 74, (2099); Ebu Davud, Edeb 36, (4865); Tirmizi, Edeb 20, (2767, 2768)

Hadis No : 5745
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sa) karnı üzerine yatmış bir adam görmüştü; hemen müdahale edip: "Bu Allah Teala hazretlerinin sevmediği bir yatıştır!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Edeb 21, (2769) *
(Sakın sırtüstü uzanıp ayak ayak üstüne atmayın.Hele karnınızın üstüne hiç yatmayın.Kuranın
rab tealası böyle yatmaları sevmiyormuş.Niye ki acaba?...)
(Devam edecek)

vartor 29-06-2006 04:22

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Sevgili Ezkamo.
*Suleyman insallah dememis, cocugu yarim olmus(nasil yarim oluyorsa).
Muhammed de insallah demeyi unutmus olacak, bildigim kadariyla hic oglu olmamis.

29-06-2006 16:26

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Alıntı:

vartor";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 37150)
Sevgili Ezkamo.
Suleyman insallah dememis, cocugu yarim olmus(nasil yarim oluyorsa).
Muhammed de insallah demeyi unutmus olacak, bildigim kadariyla hic oglu olmamis.

Sevgili Vartor,

Doğru söylüyorsun. :)

pante 29-06-2006 17:21

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hayır Ezkamo, Vartor doğru söylemiyor, eksik söylüyor.
Şöyle ki;
Hz. Muhammed inşallah da demiş, oğlu olunca maaşallah da.
Oğlu olmuş ama, belki inşallah'ın haricinde;
"Uzun ömürlü olur inşallah" demediği için çocuk yaşta kaybetmiş.:)
Hz. Muhammed'in İbrahim adında bir oğlu varmış, Maria adlı eşinden..

30-06-2006 02:46

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Sevgili Panteidar,
Bu Maria adlı eşi galiba ad olarak müslüman değil.Bu kadından bir oğlu oldu-
ğunu bir yerde okumuştum.Kafama hep takılır.Acaba diğer kadınlarından niye
çocuk sahibi olamamış.Bu konuda bilgin var mı?Veya bilgisi olan başka arkadaş
var mı?Cocuk sahibi olmak istememiş mi?Yoksa istedi de çocuğu mu olmadı.

pante 30-06-2006 10:55

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Ezkamo hocam;
55-60 yaşında bir adam hergün bir eşini sıraya sokmuş, mümkün mü ondan yeterli ölçüde döllenme oluşsun?
25 yaşında olsa, okey. Demek ki Maria'ya denk gelmiş.:)

02-07-2006 04:06

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(13)

Hadis No : 4083
Ravi: Sehl İbnu Sa'd
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir şeyde (uğursuzluk) olsaydı, bu atta, kadında, meskende olurdu." *
Kaynak: Buhari, Cihad 47, Nikah 17; Müslim, Selam 119, (2226); Muvatta, İsti'zan 21
(Aklen ve dinnen eksik yaratık,şeytan şimdi de uğursuz.Anlaşılan bu kuranın allahı kadınları sevmiyor.
Fırsatını buldu mu kadınları aşağılamaktan geri kalmıyor.Ama işn ilginci de tüm bunlara rağmen harem-
liğini ha bire genişletmekten de geri kalmamış.Demek ki kadınlar onun için seks objesi...)

Hadis No : 0415
Ravi: Ali
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'an'ı okur, ezberler, helal kıldığı şeyi helal kabul eder, haram kıldığı şeyi de haram kabul ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrıca hepsine cehennem şart olmuş bulunan aliesinden on kişiye şefaatçi kılınır." *
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 13,2907
(İyi anladık da şimdi ben ne yapacağım.Sülalemde kuran okuyan yok ki.Belki onun sayesinde biz de
kurtarırdık.Vay be on kişi.O zaman cehennem nasıl dolacak....)

Hadis No : 0418
Ravi: Üseyd İbnu Hudayr
Tanım: Anlattığına göre, geceleyin, (hurma harmanında iken) Kur'an'dan Bakara suresini okuyordu. Hemen yakınında da atı bağlı idi. Birden bire atı şahlandı. Bunun üzerine sükut ederek okumayı bıraktı. At da sükünete geldi. Üseyd tekrar okumaya başlayınca at yine şahlandı. Üseyd yine sükut edince at da sükünete erdi. Az sona yine okumaya başlayınca at da şahlanmaya başladı. Oğlu Yahya, ata yakındı. Ona bir zarar vermesin diye attan uzaklaştırmak için yanına gitti. Bir ara başını göğe kaldırınca bir de ne görsün! Gökte şemsiye gibi bir şey ve içerisinde kandilimsi nesneler var. Sabah olunca koşup gördüklerini Resulullah (sav)'a anlattı. Hz Peygamber (sav) kendisine: "O gördüklerin neydi bilir misin?" diye sordu. "Hayır!" cevabı üzerine açıkladı: "Onlar melaike idi. Senin sesine gelmişlerdi. Sen okumaya devam etseydin onlar seni sabaha kadar dinleyeceklerdi. Öyle ki, sabahleyin herkes onları seyredebilecekti çünkü halktan gizlenmiyeceklerdi." *
Kaynak: Buhari, Fedailul-Kur'an 15; Müslim, Müsafirin 242, (796)
(Tüh be...İnsan sabaha kadar bakarayı okumaz mı?Hiç olmazsa insanlar o melaikeleri görürde iman
konusunda sorun yaşamazlardı.Meydan boş.At atabildiğin kadar...)

Hadis No : 0423
Ravi: Sa'd İbnu Ubade
Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Kur'an-ı Kerim okuyan bir kimse sonradan (terkeder ve okumayı) unutursa kıyamet günü cüzzamlı olarak Allah'a kavuşur." *
Kaynak: Ebu Davud, Vitr 21,1474
(Kıyamette cüzamlı olarak allaha kavuşmak istemiyorsanız okumaya devam!....)

Hadis No : 3670
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) koyun budu yedi ve namaz kıldı, abdest almadı. (Buhari'nin bir başka rivayetinde: "Tencereden eliyle etli kemik aldı" denmiştir. Müslim'in bir rivayetinde: "Budu kemirdi, sonra namaz kıldı, abdest tazelemedi" denmiştir.) *
Kaynak: Buhari, Vudu 50, Et'ime 18; Müslim, Hayz 91, (354); Muvatta, Taharet 91, (1, 25); Ebu Davud, Taharet *
(Bu nasıl iştir anlayamadım.Bu nasıl temizlik anlayışıdır.Yağlı ellerle demek ki namaz kılınıyormuş...)

Hadis No : 3728
Ravi: Aişe
Tanım: Ümmü Süleym (ra) Resulullah (sav)'a: "Rüyasında, erkeğin gördüğünü gören kadın hakkında sorarak, gusül gerekip gerekmeyeceğini öğrenmek istedi. Aleyhissalatu vesselam: "Evet!, suyu görürse!" cevabını verdi. Aişe (ra) [Ümmü Süleym'e yönelip:] "Allah hayrını versin(neler söylüyorsun)? diye ayıpladı. Resulullah (sav) [Aişe'ye yönelerek]: "Ey Aişe, bırak onu, (dilediğini sorsun!) öyle olmasa (çocuklarda anne tarafına) benzerlik olur mu? Kadının suyu erkeğin suyuna üstün gelirse, çocuk dayılarına benzer; erkeğin suyu kadınınkine üstün gelirse, çocuk amcalarına benzer" buyurdular. *
Kaynak: Müslim, Hayz 33, (314); Muvatta, Taharet 84, (1, 51); Ebu Davud, Taharet 96, (237); Nesai, Taharet 1 *
(Kim islam bilimle bağdaşmaz diyor.Bilim mutlaka bu hadisi kaynak almıştır!...)

Hadis No : 3741
Ravi: Ümmü Seleme
Tanım: (Bir gün) "ey Allah'ın Resulü!" dedim. "Ben çok örgüsü olan bir kadınım. Hayız ve cenabetten yıkanırken örgüleri çözeyim mi?" "Hayır!" buyurdular, başının üzerine, ellerine üç kere su avuçlayıp dökmen, sonrada bedenine su döküp yıkanman sana yeterlidir." *
Kaynak: Müslim, Hayz 58, (330); Ebu Davud, Taharet 100, (251, 252); Tirmizi, Taharet 77, (105); Nesai, Tahar
(Eee şimdi yıkanmanın ne alemi var.Biri bana bu mantığı izah etsin...)

Hadis No : 3743
Ravi: Katade
Tanım: Hz. Enes (ra)'in bize anlattığına göre, Resulullah (sav)'ın tek bir gusülle bütün hanımlarını dolaştığı olmuştur. *
Kaynak: Buhari, Gusl 12,24, Nikah 4, 102; Ebu Davud, Taharet 75, (218); Tirmizi, Taharet 106, (140); Nesai
(Nihayet insansın.Ama bana göre kullarına kötü örnek olmuş.Kural getiriyorsa önce kendin uy...)

Hadis No : 3744
Ravi: Ebu Rafi
Tanım: Resulullah (sav), bir gün bütün hanımlarına uğradı. Her birisinin yanında ayrı ayrı yıkandı. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "en sonunda bir kere yıkansanız olmaz mı?" "(Olmasına olur, ancak) böyle yapmak daha temiz daha hoş ve daha paktır!" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 86, (219) *
(Demek ki canı nasıl istemişse öyle hareket etmiş.Üsteki hadiste öyle.Burda böyle.Ama hakkını yeme-
yelim.Öyle de olur demiş.Kafanıza göre hareket edin demek istemiş.)

Hadis No : 3754 * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) yıkanmıştı. (Kurulanması için) bir havlu getirildi. Onunla kurulanmayıp: "Su(yun) ıslaklığı ile böyle (daha iyi) buyurdular." *
Kaynak: Nesai, Taharet 162, (1, 138)

Hadis No : 3764
Ravi: Abdullah İbnu Ebi Kays
Tanım: Hz. Aişe (ra)'ye Resulullah (sav)'ın vitir namazından sordum..." Hadisi zikreder. Hadiste şu ibare de var: "Hz. Aişe'ye: "Resulullah cünübken ne yapardı, uyumadan önce yıkanır mıydı. Veya yıkanmadan önce uyur muydu?" diye sordum? Bana şu cevabı verdi: "Bunların hepsini yapardı. Bazan yıkanır ve sonra uyurdu, bazan abdest alır ve uyurdu." Bunu işitince: "Bu meselede genişlik koyan Allah'a hamdolsun!" dedim. *
Kaynak: Müslim, Hayz 21, (305, 307) *
(Ban göre de kuranın allahı kullarına kolaylık sağladığı için hamd olsun.O istediği kadar kural koysun.
Kulların kafalarına göre takılacağından eminim.)

Hadis No : 3770
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) Medine sokaklarından birinde kendisine rastlamıştır. Ebu Hüreyre bu sırada cünüb olduğu için, Aleyhissalatu vesselam'ın nazarından sıvışarak gidip yıkanır gelir. Gelince Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Hüreyre neredeydin ?" diye sorar. "Ben cunübtüm, pis pis sizinle oturmak istemedim" cevabında bulunur. Aleyhissalatu vesselam: "Sübhanallah! (bilmez misin ki) müslüman pis olmaz!" ferman eder. *
Kaynak: Buhari, Gusl 23, 24; Müslim, Hayz 115, (371); Ebu Davud, Taharet 97, (231); Tirmizi, Taharet 89, (12 *
(Müslüman hiç pis olur mu?İsterse cunübet olsun.Yeter ki müslüman olsun.)

Hadis No : 3807
Ravi: Aişe
Tanım: Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Hz. Aişe radıyallahu anha'nın yanına, Şamlı kadınlardan bir grup girmişti. Hz. Aişe: "Sizler herhalde, hanımları hamamlara giren bölgedensiniz!" dedi. Kadınlar: "Evet!" diye cevap verdiler. Hz. Aişe: "Ama ben Resulullah (sav)'ın: "Elbisesini evinden hariç bir yerde çıkaran her kadın, mutlaka Allah'la kendi arasındaki perdeyi yırtmış olur" dediğini işittim" buyurdu. *
Kaynak: Ebu Davud, Hammam 1, (4009, 4010); Tirmizi, Edeb 43, (2803, 2804)
(Demek ki bu hadise göre hamama giden müslüman kadınlar allahla aralarındaki perdeyi yırtmış oluyorlar.Oturun oturduğunuz yerde hamam sizin neyinize...

Hadis No : 3813
Ravi: Cümay' İbnu Umayr
Tanım: Ben, annem ve teyzemle birlikte Hz. Aişe (ra)'nin yanına girdim. Onlar Hz. Aişe ye: "Hayızlı iken, sizlerle Aleyhisalatu vesselam ne şekilde mübaşerette bulunurdu?" diye sordular. Aişe validemiz: "Hayız olduğumuz zaman bize, geniş bir izar giymemizi emreder, sonra sine ve göğsümüze iltizamda (temasta) bulunurdu." *
Kaynak: Nesai, Hayz 12,13, (1, 189
(Hem kanamalı durumlarda ilişkiyi yasaklıyorsun.Diğer taraftanda kadını rahat bırakmıyorsun.Ne var
bir kaç gün kadını rahat bıraksan ne olur?Ne olacak.Kadın onun için bir seks objesinden başka bir şey
değil ki.Ayrıca ben bu hadisi okuyunca insanlığımdan utandım.Peygamber değil kim olursan ol fark
etmez.Bu normal bir şey değil...)

Hadis No : 3816
Ravi: Zeyd İbnu Eşlem
Tanım: Bir adam, Resulullah (sav)'a sordu: "(Ey Allah'ın Resulü!) Hanımım hayızlı iken bana helal olan nedir?" Resulullah (sav): "Üzerine izarını bağlasın, yukarısına istediğinde serbestsin" *
Kaynak: Muvatta, Taharet 93,(1, 57
(Kendisi yaptığı yetmiyormuş gibi bir de kullarını teşvik ediyor.Bu nasıl örnek olmadır.Hele şu saçma-
lıklara inanıp bu zihniyetin peşinden giden kadınlara aklım ermiyor.Kadını bu kadar hakir görülür mü?)
(Devam Edecek)

korku 03-07-2006 15:33

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 37333)
Ezkamo hocam;
55-60 yaşında bir adam hergün bir eşini sıraya sokmuş, mümkün mü ondan yeterli ölçüde döllenme oluşsun?
25 yaşında olsa, okey. Demek ki Maria'ya denk gelmiş.:)

Sn Panteidar yakışıyor mu size bir insanın cinsel hayatını eleştirmek ben turan dursunun koça masturbayon adında topic açında beni eleştirmiştiniz biz burda insanların cinsel hayatını konuşmuyoruz diye şimdi dersiniz ki ama biz peygamberlik iddiasında bulunan insanı konuşuyoruz diye sizce dalga geçmek insanı aşağılamak adalet mi ?

ayıp ayıp yakışmaz size adam gibi eleştirecekseniz eleştiri yapılabilir ama böyle makara kukaralar size yakışmaz insan olan anlar!!

04-07-2006 02:48

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Korku,
Sağa sola saldırmayı artık bir kenara bırak.Kimsenin senden insanlık dersi
almaya ihtiyacı yok.Hadislerle ilgili düşüncen varsa belirt.

05-07-2006 02:37

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(14)

Hadis No : 3712
Ravi: İmran İbnu Husayn
Tanım: Resulullah (sav), bir kenara çekilmiş halkla birlikte namaz kılmayan bir adam gördü. "Ey fülan! Halkla birlikte niye namaz kılmıyorsun?" diye sordu. Adam: "Ey Allah'ın Resulü, cenabet oldum, su da yok" deyince: "Toprağı kullan. o sana yeterlidir" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Teyemmüm 6,8, Menakıb 25; Müslim, Mesacid 317, (682); Nesai, Taharet 203, (1, 171)
(Temizlik hususunda suyu anladık da toprak neyin nesidir.Toprakla temizlik nasıl oluyormuş.Bunu
birisi bize anlatsın.Rab teala öyle buyurmuş ne diyelim...Mutlaka bir bildiği vardır...)

Hadis No : 3714
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: İbnu Abbas (ra)'a teyemmümden sorulmuştu. Dedi ki: "Allah Teala Hazretleri, Kitab-ı Mübîn'de, abdesti zikrederken şöyle buyurmuştur: "Yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın." Teyemmüm hakkında da şöyle buyurdu: "Yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin" (Yine ayet-i kerime'de Cenab-ı Hakk) şöyle buyurdular: "Erkek ve kadın hırsızın elini kesin." Hırsızın elini kesmede sünnet (bilekten itibaren) avuç kısmı kesmektir (bilek- dirsek arası kesilmez), öyleyse, teyemmüm yapılacak kısım yüz ve (bileğe kadar) ellerdir. *
Kaynak: Tirmizi, Taharet 110, (145
(Bakın rab tealaya.Teyemmüm abdestine kesilen eli temel almış.Kesilen yere kadar teyemmüm yapın
demiş.Ben sana ne diyeyim rab teala...)

Hadis No : 3717
Ravi: Amr İbnu'l-As
Tanım: Zatu's-Selasil Gazvesi'nde, soğuk bir gecede ihtilam oldum. Yıkandığım taktirde helak olacağımdan korktum. Böylece teyemmüm yapıp, arkadaşlarıma sabah namazını kıldırdım. Bu hadiseyi Resulullah (sav)'a anlattılar. Bana: "Ey Amr! Sen cünüb olduğun halde arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?" diye sordu. Ben de yıkanmama mani olan durumu haber verdim ve dedim ki: "Ben Allah'ın şöyle söylediğini işittim: "Kendinizi öldürmeyin, Allah sizlere karşı rahimdir." (Nisa 29). Resulullah (sav) güldüler ve hiçbir şey söylemediler. *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 126, (334, 335) *
(Niye söylesinki.Kendisi de canı istediği zaman yıkanır canı istemediği zaman yıkanmazmış.Kulu da
onu kendisine örnek almış.Bir de deili getirmiş kuranda.Daha ne yapsın ki...)

Hadis No : 3562
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz helaya giderken beraberinde üç tane de taş götürüp onlarla temizliğini yapsın. Bunlar ona yeterlidir." *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 21, (40); Nesai, Taharet 40, (1, 41, 42) *
(Bence orta çağ koşullarında bunlar normal.Ama normal olmayanı o dönemin koşullarını göz önüne
almayıp bu hadislerle ülke yönetmeye kalkmak.)

Hadis No : 3563
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav) abdest bozmaya çıkmıştı. Bana üç taş bulmamı söyledi. İkisini buldum, üçüncü taşı aradım fakat bulamadım. Onun yerine bir kurumuş mayıs aldım ve onu getirdim. Taşları aldı, mayısı attı ve: "Bu necistir" buyurdu. *
Kaynak: Buhari, Vudu 20; Tirmizi, Taharet 13, (17); Nesai, Taharet 38, (1, 39, 40) *
(Şimdi bunlara sormak lazım.Peygamberleri böyle temizleniyormuş.Kendilerinin de böyle temizlen
meleri gerekmiyor mu?Bu hadis de uydurmadır diyecek halleri yok herhalde.)

Hadis No : 3568
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: Mü'min -veya müslüman- bir kul abdest aldı mı yüzünü yıkayınca, gözüyle bakarak işlediği bütün günahlar su ile -veya suyun son damlasıyla- yüzünden dökülür iner. Ellerini yıkayınca elleriyle işlediği hatalar su ile birlikte- veya suyun son damlasıyla- ellerinden dökülür iner. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarıyla giderek işlediği bütün günahları su ile veya suyun son damlasıyla- dökülür iner. (öyle ki abdest tamamlanınca) günahlardan arınmış olarak tertemiz çıkar." *
Kaynak: Müslim, Taharet 32, (244); Muvatta, Taharet 31, (1, 32); Tirmizi, Taharet 2, (2)
(Gördünüz mü?...Nasıl olsa abdest alınca günahlar dökülüyor.İstediğin kadar günah işle.Sonuç olarak
günahlardan arınıyorsun.Demek ki namaz kılanlar cennetlik.Rab teala öyle diyor.Ben demiyorum...)

Hadis No : 3616
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz uykudan uyandığı zaman üç kere sümkürsün. Zira şeytan, burnunun içinde geceler." *
Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 11, (6, 243); Müslim, Taharet 23, (238); Nesai, Taharet 73, (1, 67)
(Aman burnunuza dikkat edin.Her an şeytan çıkabilir...)

Hadis No : 3635
Ravi: Mu'az
Tanım: Resulullah (sav)'ı gördüm, abdest alınca elbisesinin bir kenarıyla yüzünü siliyordu. *
Kaynak: Tirmizi, Taharet 40, (54)
(Kulların yalan söyleyecek halleri yok ya.Gördüklerini söylüyorlar.Kullara böyle örnek olunur işte...)

Hadis No : 3495
Ravi: Lübabe Bintu'l-Haris
Tanım: Hz. Ali'nin oğlu Hasan (ra), Resulullah (sav)'ın kucağında idi, elbisesine akıttı. Ben atılıp: "Ey Allah'ın Resulü (yeni) bir elbise giy. İzarını da bana ver yıkayayım!" dedim. Cevaben: "Kız çocuğun idrarı olsa yıkanırdı; ancak erkek çocuğun idrarı su çilemek suretiyle temizlenir!" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 137, (375)
(Bu peygamber bu kız ve kadınlardan ne istiyor.Burda da kızlar üvey evlat.Mutlaka kızların ve *erkek-
lerin idrarı demek ki farklı oluyor.Kızlarınki yıkanıyor.Erkeklerinki temizleniyor.Bu ne çarpık bir zih-
niyet...)

Hadis No : 3502
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden biri, ayakkabısıyla bir pisliğe basarsa, bilesiniz, toprak onu temizler." *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 141, (385, 386) *
(Toprakla abdest alınıyor da bu toprak niye pisliği temizlemesinki...Değil mi yani...)

Hadis No : 3677
Ravi: Bera
Tanım: Resulullah (sav) şöyle demiştir: "Deve ağıllarında namaz kılmayın, çünkü onlar şeytandandır. Koyun ağıllarından soruldu: "Oralarda kılın, çünkü onlar berekettir" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 72, (184); Tirmizi, Taharet 60, (81)
(Bak şu şeytan develere.Bu develere yapılan bir saygısızlık değil mi.Hizmetinde kullan.Etinden
faydalan.Sonra da onlara şeytan de...)

Hadis No : 3514
Ravi: Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar
Tanım: Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar, annesinden anlatıyor: "Efendim beni, Hz. Aişe (ra)'ya bir miktar yemekle gönderdi. Gelince Hz.Aişe'yi namaz kılıyor buldum. Bana, elimdekini koymamı işaret etti. (Ben de bıraktım). Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi. Hz. Aişe (ra), namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi. Sonra da şu açıklamayı yaptı: "Resulullah (sav): "Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir" demişti. Ben ayrıca Resulullah (sav)'ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm." *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 38, (76)
(Demek ki kedi evin müdayimlerinden görülüyor.Yemeği kediyle paylaşmak peygambere göre gayet
normal.Tabi iştahınız kabullenirse...)

Hadis No : 3515
Ravi: Meymune
Tanım: Resulullah (sav)'a yağa düşen fareden soruldu. Aleyhissalatu vesselam: "Onu ve etrafındaki kısmı atın, yağınızı yiyin!" buyurdu. *
Kaynak: Buhari, Vudu 67, Zebaih 34; Muvatta, İsti'zan 20, (2, 971, 972); Ebu Davud, Et'ime 48, (3841, 3843);
(Söyleyecek sözcük bulamıyorum.Afiyet olsun diyelim.Başka ne denilir ki...)

Hadis No : 3517
Ravi: Ebu Said
Tanım: Resulullah (sav) bir koyunu beceriksizce yüzmekte olan bir köleye uğramıştı. Ona: "Çekil de sana göstereyim!" dedi. Derhal elini deri ile et arasına soktu. Elini, bütün kolu koltuğa kadar derinin altında kalacak şekilde ilerletti. Sonra gidip abdest almadan halka namaz kıldırdı. (Bir rivayette, "Yani suya değmedi" ziyadesi vardır.) *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 73, (185)
(Bir de temizlik imandan gelir demişler...Alın işte size kanıtı!...)

Hadis No : 3482
Ravi: Ebu Saidi'l'Hudri
Tanım: Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'ın Resulü! Biz senin için Buda'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez."
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174)
(Turan Dursunun Kulleteyn romanı aklıma geldi.Demek ki o zihniyet kaynağını bu hadislerden alıyor-
muş.Peygamberleri öyle buyurmuş.Doğrudur suyun içinde ne olursa olsun su hiç bir zaman kirlenmez-
ki...Bu su kirlidir...Bu su mikropludur...İstediğiniz kadar söyleyin.Peygamber temizdir demişse o su
temizdir.Değil mi imanlı kardeşlerim?.)

Hadis No : 3488
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav)'ın zevcelerinden biri bir tekne içerisinden su alarak yıkanmıştı. Aynı teknede yıkanmak veya abdest almak üzere Aleyhissalatu vesselam geldi. Zevcesi: "Ben cünübtüm!" dedi. Resulullah (sav): "Su cünüb olmaz!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Taharet 48, (65); Ebu Davud, Taharet 35, (68); İbnu Mace, Taharet 33, (370, 371)
(Peygamber öyle demişse doğrudur.Su cünüb olamaz...)

Hadis No : 3528
Ravi: Abdullah İbnu Sercis
Tanım: Resulullah (sav) (yer üzerindeki haşerat) deliklerine akıtmayı yasakladı. Katade'ye: "Bu deliklere akıtmak niye mekruh kılındı?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Bunların cinlere ait meskenler olduğu söyleniyordu." *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 16, (29); Nesai, Taharet 30, (1,33,34
(Cinlerin yaşadığı yeri öğrendiniz mi şimdi.Sakın o deliklere yaklaşmayın!...)

Hadis No : 3555
Ravi: *
Tanım: Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) buyurmuştur ki: "Şu kenefler, (cin ve şeytanların) hazır bulundukları yerlerdir. Öyleyse biriniz helaya girince: "Euzu billahi mine'l-hubsi ve'l'habais" (Pislikten ve pislenmekten Allah'a sığınırım) desin. *
Kaynak: Ebu Davud, Taharet 3, (6)
(Alın size cinlerin yaşadığı bir yer daha.Kenefe girerken duayı okumadınız mı yandınız...)
(Devam edecek)

vartor 05-07-2006 05:29

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Sevgili ezkamo.
*anım: Zatu's-Selasil Gazvesi'nde, soğuk bir gecede ihtilam oldum. Yıkandığım taktirde helak olacağımdan korktum. Böylece teyemmüm yapıp, arkadaşlarıma sabah namazını kıldırdım. Bu hadiseyi Resulullah (sav)'a anlattılar. Bana: "Ey Amr! Sen cünüb olduğun halde arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?" diye sordu. Ben de yıkanmama mani olan durumu haber verdim ve dedim ki: "Ben Allah'ın şöyle söylediğini işittim: "Kendinizi öldürmeyin, Allah sizlere karşı rahimdir." (Nisa 29). Resulullah (sav) güldüler ve hiçbir şey söylemediler
Demek ki allahla direk konusan yalniz muhammet degilmis. Kor kore cirt gozune diye bir tabir hatirliyorum. Burada tam yerine oturmus.

soro 05-07-2006 10:10

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
hocam vakit buldukca hadislerden anladıklarımı yazacam.yalnız bizler ve bazıları kitaplardan alıntı yapıca uzun uzun yazmayın linki yazın diyor yönetim.sen habire copy paste yapıyon bir şey diyen yok.nedirbu torpil.kıskandırdın bizi.

ilk hadisin:
""Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı." * "

Allahın sırf hayır ve iyilikler işleyen melekleri,
sırf şerr ve kötülükpeşinde koşan şeytanlar,
hayır ve şerden haberi olmayan hayvanlar
gibi yarattıkları var.
şimdi sen ister inan ister inanma bu makam da melek veya şeytanın ispatı makamı değil.kendi inanışımızı yazıyoruz.hadisin incelenmesi hususunda.
bu üç grup canlıya bir ilave olarak da hem hayra hem şerre *yönelebilme durumu olan ve iradesi ile bunu tercih eden bir ayrı grup olarak insan yaratılmıştır.
hiç günah işlemeseydik zaten melek derlerdi bize.ki o zaten var.
ayrıca burada tevbeleri sebebiyle affederim demesi,insanlık alemiyle ilgili yani insanlık ırkıyla ilgili sadece müslüman diye ayırım yapılmamış.
ve Cenab-ı Allah biz aciz kullarının ferd ferd işlediğimiz günahlardan dolayı cezalandırma işkence etmek gibi bir niyeti yok.sadece kural konmuş,bir hukuk nizamı ve cezan belirlenmiş(insani haklar hariç. olmak şartıyla) Allahın gafur,rahim, gibi isimleri ise o hakettiğin cezanın tahakkukundan sonra tatbik edilme aşamasından önce devreye girip affedebilir.burada öncelik tabii ki tevbe eden ve pişman olanlara olur.zulum ve katliamlarından zevk alan ve hiç de pişmanlık duymayanlar ve tevbe edip helalleşme yolunu aramayanlar ise hakettiklerine kavuşurlar.
dolayısıyla bizim günahlar işlememiz Allahın emirlerine karşı gelmemizdir ve cezası bellidir.hem dünyada hem de ahirette .
dünyada şer`,i * cezasını çeken ahirette bir daha ceza almaz.(insan hukuku hariç)
fakat kendimize hakim olamayıp günahı işledikten sonra ise,yapılması gereken hemen helalleşme ,tevbe pişmanlıkdır.işte Alahın bizden istediği debudur.madem beni dinlemedin günah işledin ey kulum,şu anda pişman ol,tevbe et,kimin hakkını gasbettinse helalleş sonra gelben seni affedebilirim.

bu tarz canlı formu sadece insanlardır.

hocam aynı hadisten sen başka şey alıyorsun,ben başka.
yalnız senin bir yöntemin benden farklı .ben ancak diğer hadis ayet veya diğer kaynaklarla ve dini temel bilgilerle harmanladıktan sonra değerlendirme yaparım.sen tek tek değerlendiriyorsun.

05-07-2006 16:42

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
(Sorogren)
hocam vakit buldukca hadislerden anladıklarımı yazacam.yalnız bizler ve bazıları kitaplardan alıntı yapıca uzun uzun yazmayın linki yazın diyor yönetim.sen habire copy paste yapıyon bir şey diyen yok.nedirbu torpil.kıskandırdın bizi.

Sevgili sorogren,
Burası demokratik bir form.İstediğiniz zaman elbette yazma hakkınız vardır.
Yanlız bize haksızlık yapıyorsun.Konu başlığım hadislerden inciler.Dikkatimi
çeken hadisleri yazıyorum ve onlarla ilgili kendi yorumumu yapıyorum.Lütfen
biraz insaflı ol.Elbette copy paste yapacağım.Eğer yorumlarımda onu yapsaydım
elbette haklı durumda olurdunuz.Bir eleştiri yaparken haklı bir yönünüz
olmalı.Sırf laf olsun diye eleştiri yapılmazki.Ve alıntıladığım hadisler de
biliyorsun her kesin üzerinde hem fikir olduğu kaynaktan alıyorum.Diğer kay-
nakları göz önüne alsam daha ne inciler çıkacaktı.Bunu da dikkatine sunuyorum.
Sevgiler...

05-07-2006 16:52

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
(Sorogren)
hocam aynı hadisten sen başka şey alıyorsun,ben başka.
yalnız senin bir yöntemin benden farklı .ben ancak diğer hadis ayet veya diğer kaynaklarla ve dini temel bilgilerle harmanladıktan sonra değerlendirme yaparım.sen tek tek değerlendiriyorsun.

Doğru diyorsun sorogren.Aramaızdaki fark bu. :) Ama ne derece objektif olabile-
ceğini de vicdanına bırakıyorum.

07-07-2006 02:17

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Hadislerden İnciler(15)

Hadis No : 2221
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar sizlere ilimden sormaya devam ederken şunu demeye kadar gelirler: "Anladık, Allah herşeyin yaratıcısıdır, pekiyi Allah'ın yaratıcısı kimdir?" (Ebu Hüreyre, bir adamın elini tutarak ilave etti: "Allah ve Resulü doğru söyledi. Bana bunu iki kişi sordu; bu, üçüncüsüdür.") *
Kaynak: Buhari, Bed'ü-l-Halk 11; Müslim, İman 232, (135); Ebu Davud, Sünnet 19, (4721, 4722)

Hadis No : 2222
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde şöyle der: "Bunu söyledikleri zaman siz: "Allah birdir, Allah sameddir (ne bir yaratıcıya ne de bir başka şeye muhtaç değildir), doğurmadı, doğurulmadı da. O'nun bir dengi de yoktur" deyin, sonra solunuza üç kere tükürüp istiaze ile şeytandan Allah'a sığının." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 19,4722) *
(İnsan zekasına hayranım.Sadece şimdi biz bu soruları sormuyoruz.O dönemde de bu sorular sorulmuş.
Kendisi de işin altından çıkamadığı için onun yaratıcısı olmaz deyip kestirip atmış.İşte burda mantık
devreye giriyor.Düşünen insanlar bunu yutmuyor.Ve cevabını da veriyoruz.Allahı biz yarattık...)

Hadis No : 3279
Ravi: Meymüne
Tanım: Resulullah (sav) 'dan izin almadan bir cariye azad ettim. Resulullah'ın benimle kalma günü gelip, beraber olduğumuz zaman: "Ey Allah'ın Resulü, cariyemi azad ettim, farkettiniz mi?" dedim. "(Sahi mi söylüyorsun), bunu yaptın mı?" dedi. Ben, "Evet!" deyince: "Keşke onu dayılarına verseydin, senin için daha hayırlı olacaktı!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Hibe 15; Müslim, Zekat 44, (999); Ebu Davud, Zekat 45, (1690)
(Zihniyeti görüyorsunuz değil mi?Dayılarına verseydin diyerek...Ne de olsa o bir cariye.Sanki cariye
insan değilmiş gibi...)

Hadis No : 0947
Ravi: Ebu Katade
Tanım: Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Rüya Allah'tan dır. Hulm (sıkıntılı rüya) şeytandandır. Öyle ise, sizden biri, hoşuna gitmeyen kötü bir rüya (hulm) görecek olursa sol tarafına tükürsün ve ondan Allah'a istiaze etsin (sığınsın). (Böyle yaparsa şeytan) kendisine asla zarar edemiyecektir." *
Kaynak: Buhari, Tıbb 39, Bed'ü'l-Halk 11, Ta'bir3, 4, 10, 14, 46; Müslim, Rüya 5, (2262); Muvatta, 1, (2, 95 *
(Ne diyelim iyi rüya allahtanmış.Kötü rüya da şeytandanmış.Acaba bilim öyle mi diyor?Şu bilime de
artık kızıyorum.Allahın işlerine burnunu soktuğundan dolayı!...)

Hadis No : 1971
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah rahmeti yüz parçaya böldü. Bundan doksandokuz parçayı kendine ayırdı. Yer yüzüne geri kalan bir cüzü indirdi. (Bunu da -cin, insan ve hayvan- mahlukatı arasında taksim etti.) Bu tek cüzden nasibine düşen pay sebebiyledir ki mahlukat birbirlerine karşı merhametli davranır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endişesiyle ayağını bu sayede kaldırır." *
Kaynak: Buhari, Edeb 19, Rikak 19; Müslim, 17, (2752); Tirmizi, Da'avat 107-108, (3535-3536)
(Ya ben şu kuranın allahına akıl sır erdiremedim.Rahmetini yüz parçaya bölmüş.Doksandokuzunu
kendisine ayırmış.Hele insanların bu hırsını ben şimdi anlamaya başladım.Sen rahmetinin minnacık
bir kısmını kullarına reva görürsen işte böyle olur.Hepsini kullarına verseydin ne kaybın olurdu kuranın
allahı?...Bu nasıl büyüklük?Bu nasıl adil olmak?...)

Hadis No : 5324
Ravi: Büreyde
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim tavla oyunu oynarsa elini domuz kanına bulamış gibi olur."
Kaynak: Müslim, Şi'r 10, (2260); Ebu Davud, Edeb 64, (4939) *
(Şu tavladan ne iştemiş kuranın allahı?O hep istemiş ki kullarım boş zamanlarında bana ibadet etsinler.
Olsa olsa bunun için yasaklamıştır.Eğlenmek mi?Onun umurunda bile değil...)

Hadis No : 2767
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cemaatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan yirmiyedi derece üstündür." *
Kaynak: Buhari, Ezan 30; Müslim, Salat 27
(Niye yirmiyedi derece?...Başka bir derece olmaz mıydı?Ne de olsa bunun adı cuma namazı...)

Hadis No : 2421
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaşır, ezanı duyamayacağı yere kadar kaçar. Ezan bitince geri gelir. İkamete başlanınca yine uzaklaşır, ikamet bitince geri donüp kişi ile kalbinin arasına girer ve şunu hatırla, bunun düşün diye aklında daha önce hiç olmayan şeylerle vesvese verir, öyle ki (buna kapılan) kişi kaç rekat kıldığını bilemeyecek hale gelir." *
Kaynak: Buhari, Ezan 4, Amel fi's-Salat 18, Sehv 6, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Salat 19, (389), Mesacid 83, (3 )
(Her şeyi anladım da bu şeytanın yellenmesini anlayamadım.Bir de sesli sesli diyor.Ah ulan şeytan...
sen bu kullarından ne istiyorsun.Hep sana uyup günah işliyorlar.Seni de yaratan kuranın allahı değil-
mi?Ne yapalım her şeye kadir olan seninle baş edememiş.Bu nasıl kadirlikse...)

Hadis No : 2406
Ravi: Abdullah es-Sunabihi
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş, beraberinde şeytanın boynuzu olduğu halde doğar, yükselince ondan ayrılır. Bilahare istiva edince (tepe noktasına gelince) ona tekrar mukarenet (yakınlık) peydah eder. Zevalden sonra (tepe noktasından ayrılıp batıya meylettimi) ondan yine ayrılır. Batmaya yakın tekrar ona yakınlık peydah eder, batınca ondan ayrılır." Resulullah (sav) işte bu vakitlerde namaz kılmaktan men etti. *
Kaynak: Muvatta, Kur'an 44, (1, 219); Nesai, Mevakit 31, (1, 275) *
(Hala hala... demek ki güneş şeytanın boynuzuyla birlikte doğuyormuş.Şu şeytana bak.Bir güneş
kalmıştı ona da musallat olmuş...Şeytan sen neymişsin böyle...)

Hadis No : 2416
Ravi: Ebu Katade
Tanım: Resulullah (sav) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu'n-nehar) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: "Cehennem, cuma dışında (her gün o vakitte) coşturulur." *
Kaynak: Ebu Davud, Salat 223, (108
(Cumanın niye mübarek bir gün olduğunu ben şimdi anladım.Cehennem cuma günleri dışında icraat
görüyormuş.Diğer günlerin o vaktinde ateşler yakılıp,kazanlar kaynatılıyormuş demek ki...)

Hadis No : 2841
Ravi: Tarık İbnu Şihab
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta." *
Kaynak: Ebu Davud, Salat 215, (1067) *
(Köleyi ve kadını kim insan yerine koyuyor ki...Canları cehenneme onların!...)

Hadis No : 2848
Ravi: Ebu'l-Ca'd ed'Dumri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim önemsemiyerek üç cumayı terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler." *
Kaynak: Ebu Davud,Salat 210, (1052); Tirmizi, Salat 359, (500); Nesai, Cuma 2, (3,88)
(Aman müslüman kardeşlerim dikkat!...Biz mühürlendik bari siz mühürlenmeyin!...)

Hadis No : 2319
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav)'ın Mirac'a çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beşe indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi: "Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayılacaktır." *
Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakıbu'l-Ensar 42; Müslim, İman 259, (162); Tirmizi, Salat *
(Orada demek ki sıkı bir pazarlık yapılmış.Sonunda beşe düşülmüş.Ve dikkat edin beş vakit elli vakitin
yerine geçmiş oluyor.Ne kadar ince bir zeka değil mi?...Adam bu kadar zeki olmasaydı bu gün milyar-
lar peşinden gider miydi?Hem de ortaçağda yaşamasına rağmen...)

Hadis No : 2324
Ravi: Sebretü'bnu Ma'bed
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün." (Tirmizi'nin rivayetinde "Çocuğa namazı yedi yaşında öğretin, kılmadığı takdirde on yaşında dövün" şeklindedir.) *
Kaynak: Ebu Davud, Salat 26, (494); Tirmizi, Salat 299, (407)
(Bu kuranın allahı sopasını hiç elinden düşürmüyor ki...Hadi yetişkinler neyse şu çocuklardan ne is-
tiyorsun kuranın allahı?...Çocuklara kıyılır mı ?...Bu nasıl büyüklük kuranın allahı?...)

Hadis No : 2309
Ravi: Enes
Tanım: Ben Resulullah (sav)'ın yanında idim. Bir adam huzuruna gelerek: "Ey Allah'ın Resulü," dedi, "ben bir hadd (suçu) işledim, cezasını tatbik et!" Resulullah (sav) adama (birşey) sormadı. Derken namaz vakti girdi. Resulullah'la birlikte o da namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam namazını tamamlayınca, adam yanına geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü!" dedi, "ben hadd (çeşidine giren bir suç) işledim. Bana Allah'ın Kitabını tatbik et!" Efendimiz: "Sen bizimle birlikte namazını eda etmedin mi?" diye sordu. Adam: "Evet!" dedi. Efendimiz: "Öyleyse git. Zira Allah, senin günahını affetti" veya -hadd'ini affetti-" dedi. *
Kaynak: Buhari, Hudud 17; Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765), Hudud 24, (1696)
(Yeterki namaz kıl.Gerisi önemli değil.Günah mı...o hiç önemli değil.Namaz kılmaya devam...)

Hadis No : 2311
Ravi: Ukbe İbnu Amir
Tanım: Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve Allah Teala hazretleri şöyle der: "Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim." *
Kaynak: Ebu Davud, Salat 272, (1203); Nesai, Ezan 26, (2, 20) *
(Cenette gitmek isteyenlere duyrulur...Hele benden korkuyor demesi...Nedense beni seviyor demiyor.Kuranın teması korku üzerine ya...Bu da normal...)

Hadis No : 2315
Ravi: Enes
Tanım: Bana kadın ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kılındı. *
Kaynak: Nesai, İşretu'n-Nisa 1, (7,61) *
(Zanedersem bu ikinci baskı.Ama almaya değer...Haremliğinden biliyoruz zaten.Demene gerek yoktu.
Zaten kuranın allahı zamanın bir kısmını bu kadınlarına ayırmış.Sıkıştığı zaman ayetler hazır ve nazır.)

Hadis No : 3042
Ravi: Enes
Tanım: İnsanlar kıtlığa maruz kaldılar. Resulullah (sav) bir cuma günü hutbe verirken bir bedevi kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, malımız helak oldu, horantamız aç kaldı, bizim için Allah'a dua ediver!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu Vesselam ellerini kaldırdı. Biz gökte bir bulut göremiyorduk. Nefsim elinde olan Zat'a yemin olsun, daha ellerini geri çekmeden semada dağlar gibi bulutlar peydah oldu. Derken daha minberden inmemişti bile ki, sakalından yağmur damlaları dökülmeye başladı. O gün, ertesi güne kadar yağmur yağdı. Daha sonraki günde de yağdı, onu takib eden günde de yağdı, hatta müteakip cumaya kadar yağış devam etti. Öyle ki, o bedevi veya bir başkası kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, binalarımız yıkıldı, mallarımız suda boğuldu, bizim için Allah'a dua ediver (artık yağmur kesilsin)" dedi. Aleyhissalatu Vesselam ellerini kaldırıp: "Allahım etrafımıza yağdır, üzerimize olmasın!" diye dua ettiler. Eliyle bulutlara doğru hangi istikametteki buluta işaret etti ise, bulutlar orada açıldı. Bütün Medine buluttan temizlendi." Bir rivayette de de şöyle denmiştir: "Allahım, (yağmur) etrafımıza yağsın, üzerimize değil! Allahım,dağların ve tepelerin üzerine, vadilerin içine, ağaç biten yerlere olsun!" Hz. Enes der ki: "Bulut hemen çekildi, biz de çıkıp güneşte yürüdük." *
Kaynak: Buhari, İstiska 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 24, Menakıb 25, Cum'a 34, 35, Edeb 68, Da'avat 24; Müsli
(Peygamberleri yağmur yağdırma ve yağmur durdurma duasın çıkar da kulları ondan aşağı mı kalır.
Bir yaz günü bulutsuz bir havada yağmur duasına çıklsında bir görelim bakalım.Duayla yağmur yağı-
yor mu,yağmıyor mu?...Güler misin...Ağlar mısın...Yazık...Yazık...)

Hadis No : 2789
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki, onların namazları kulaklardan öte geçmez: 1) Dönünceye kadar, kaçan köle. 2) Geceyi, kocası kendisine dargın olarak geçiren kadın. 3) Kavminin nefret ettiği imam." *
Kaynak: Tirmizi, Salat 266, (360)
(İslamiyet köle ve kadınlara değer verirmiş ya...Köle azad edermiş ya...Her şey erkeğe yontulmuş.
Haremlik kurarsan işte böyle olur.Başka nasıl baş edecek ki ...Ya ayet gelecek ya da hadis.Kadının
onuru gururu mu?Kim kadını insan yerine koyuyor ki...)
(Devam edecek)

larra 07-07-2006 02:38

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Bu sola tükürmeler çok modaymış sanırım...Heralde sol tarafta kova falan bulundurmak gerekiordu...Bu kadar tüküreceksen,yani..:)
"ezkamo efendi" devam et..çok eğlenceli..

vartor 07-07-2006 04:05

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
Ben ezan sesi duyulmayan bir yerde yasiyorum. Bazen mahalleyi, bilhassa geceleyin kesif ,kotu bir koku sarar. Ben bunu kokarca kokusu saniyordum; demek ki aslinda, megerse seytan yelleniyormus.

07-07-2006 15:53

Re: HADİSLERDEN İNCİLER
 
[quote="vartor";p="37993"]Ben ezan sesi duyulmayan bir yerde yasiyorum. Bazen mahalleyi, bilhassa geceleyin kesif ,kotu bir koku sarar. Ben bunu kokarca kokusu saniyordum; demek ki aslinda, megerse seytan yelleniyormus.


Sevgili Vartor,
Geçen cemal, simdi de sen.Hiç gülesim yoktu... :D


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:29 .