![]() |
Kuranda Çok Eşlilik Yoktur.
Önce geleneksel dinin mümessillerinin nisa suresi ilk 3 ayetine verdikleri meallere bakalım.
Diyanet Vakfı 1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. Diyanet Vakfı 2. Yetimlere mallarını verin temizi pis olanla değişmeyin onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu büyük bir günahtır. Diyanet Vakfı 3. Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer üçer dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. Ve şimdi de eleştiri oklarımızı sonuna kadar sivriltelim! Ayetler dikkatlice okunduğunda ilk anlaşılan şey İNSANLARARASI SOSYAL İLİŞKİLER'dir. Özellikle de YETİM-KİMSESİZ-YARDIMA VE BAKIMA MUHTAÇ insanlara gerilecek kol-kanat bahsinden ötürü bu ayetlere YETİMLERİ KORUMA ayetleri de diyebiliriz. Kur'an nazarından bu böyle olmasına nazaran insan nazarından bakınca konunun nasıl da tersyüz ediliphttp://www.ilahiyatforum.com/forum/i...es/virguli.gif çok evliliğe dayanak yapıldığını hayretlerle görürüz. Şimdi Ayet EY İNSANLAR diye başlıyor. Yani bir ERKEK-KADIN ayrımı yok. Ayet bütün insanları muhatap alıyor. Peki bütün insanları muhatap kabul ediyor da neden bu ayetlerden sadece erkekler ÇOK EŞLİLİK çıkarımında bulunmuş dersiniz? Öyle ya burada ki insanlar arasında kadınlar da mevcut ve kadınlar da birden çok evliliğe teşvik edilmiş olabilir!!!. İşte bam telinin koptuğu an bu andır!.. Tamamen erkekegemen din alimlerinin tekelinde bulundurulan din alanı!. Yine erkeklerin lehine işletilip!. Bir taş ile iki kuş vurma cihetine gidilmiştir. Ki o dönemlerde dini alan ERKEKEGEMEN alim!!lerin değil dehttp://www.ilahiyatforum.com/forum/i...es/virguli.gif KADINEGEMEN alim!! lerin tekelinde olsaydı dediğimiz gibihttp://www.ilahiyatforum.com/forum/i...es/virguli.gif belkide tersi iddia edilerek kadınların çok evlilik yapabilecekleri fetvaları verilebilirdi!. Bütün bu eleştiri haklarımızı bir kenarda tutmak kaydıyla gelelim meselenin aslına! Meselenin özünde ne çok evlilik vardır ne de savaşlarda dul-bekar kalan kadınların durumu!. Mesele tamamen YETİMLERE takınılacak tavırlarla ilgili İşte konu ile alakalı ayetlerin objektif bir tavırla çevrisi! Nisa 2- Yetimlere mallarını verin. Temizi pisle değiştirmeyin. Onların malını kendi malınızla yemeyin; büyük günahtır bu!. Nisa 3- Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren kadınların ikişerini ve üçerini ve dörderini evlendirin. Ama bunda da adil olamamaktan korkuyorsanız yalnızca birini. Ya da yeminlerinizin sahip olduklarını. Darlığa düşmekten kurtulmanız için uygun olan budur. Nisa 4- Kadınlara mallarını hiçbir karşılık beklemeden verin. Ama onlar gönüllü olarak birazını size bırakırlarsa çekinmeden alın!. Diyanet Vakfı nur 32. Aranızdaki bekârları kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iselerhttp://www.ilahiyatforum.com/forum/i...es/virguli.gif Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. Diyanet nur 32 de ki VE ENKİHU kelimesini EVLENDİRİN diye çevirmiş. Ama aynı diyanet nisa 3 te ki FE İNKİHU kelimesine EVLENİN manası vermiş!. Şimdi Peygamber döneminde Arabça'nın harekesiz okunduğunu hatırlarsak Harekeleme işlemi sırasında ne tezgahların döndürüldüğünü de rahatça kavramış oluruz. Harekesiz kelimeler aynen şöyledir!. V-NKH. F-NKH. Şimdi aynı yazılan ve aynı anlamı bağrında barındıran bir kelimeye!. Bir yerde başka diğer yerde başka bir mana vermek.. Dini verileri kendi paydasına yontmak değilse nedir? şimdi tekrar ayete dönecek olursak! Nisa 3- Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren kadınların ikişerini ve üçerini ve dörderini EVLENDİRİN. Ama bunda da adil olamamaktan korkuyorsanız yalnızca birini. Ya da yeminlerinizin sahip olduklarını. Darlığa düşmekten kurtulmanız için uygun olan budur. Mesele nedir? Mesele tamamen Bize teslim edilmiş yetim ve mallarının adil bir şekilde dağılımı. Eğer ellerimiz altında birden çok yetim var ve hepsini EVLENDİRDİĞİMİZDE darlık yaşayacaksak bunları teker teker evlendirerek olası bir sıkıntıya düşme tehlikesini atlatmış olacağız. Öyle ya bir insanın düğün giderlerini karşılamak başkahttp://www.ilahiyatforum.com/forum/i...es/virguli.gif 3-4 insanın ki daha başka. Mesele tamamen bu iken olayı ikidebir getirip çok eşliliğe dayanak yapmak Ve kendini EHLİ KUR'AN addeden insanların da bu hata da ısrar etmesi Tam anlamıyla bir trajedi değilse nedir? Baştaki soruyu tekrar ederek meseleyi bağlayalım. 3-5 yetimi koruyan kollayın bir zengin bir bayan olsa.. Bu ayete göre hareket edip o yetim erkeklerle topluca evlenmek istese!. Başta diyanet olmak üzre Müfessirler ve mealciler bu konuya ne der acep? Ve bu fikri taşıyan bir erkek aynı kadının 3.cü ya da 4.cü kocası olmayı kendine yedirebilir miydi?!!! Eğer cevap hayır ise!!!! Kendilerini 3 dakika kadınların yerine koyup tefekkür etsinler bakalım!. Gerçekten Kur'an-a güvenleri ve imanları varsa tabi. |
Bu ve benzeri sitelerde müslüman arkadaşların bazen bir sitemi olur, "Ateistler, bizimle neden dalga geçiyorsunuz" diye. Konu burada da tartışıldığında, "İslam'ı eleştirelim ancak müslüman arkadaşlarla dalga geçmeyelim" olarak özetlenecek görüşlerimi yazmıştım.
Peki, ben de şimdi müslüman arkadaşlara soruyorum, sizin dininizle dalga geçen kendi yandaşlarınıza da sitem edecek misiniz? Yorumları değiştirerek konuşan müslümanlara alışığız da, komple ayet değiştirenlerin en cüretkarlarını ben bu sitede gördüm. Çaydanlık isimli üye, daha önce bir tartışmamızda, Muhammed ve karıları arasında bir eşitsizliğin bulunmadığını ispat edebilmek adına "Kuran'da peygamber eşlerinin, kendi babalarından, erkek kardeşlerinden, oğullarından vs. seks zinciri kurabilecekleri yazar" gibi bir cümle sarfetmişti ki, benim müslümanlarla yaptığım tartışmalar içersinde duyduğum en ciddi laf hala budur. Birşeyleri ispat etmek adına ayetleri nasıl değiştirdiğinizi görün! "İkişer, üçer ve dörder eş almak" ibaresi işinize gelmediğinden, aklınıza-mantığınıza kabul ettiremediğinizden, Allah'a yakıştıramadığınızdan, saçma bulduğunuzdan işte böyle değiştiriyorsunuz. Hep söylüyorum Mindar, sen kafandan din uyduruyorsun. Müslüman olsaydın, Allah'ın emri budur diyerek iman etmen ve uygulaman gerekirdi, çarpıtman değil. Denk gelsin diye yazdığın kelimelere bak, "İkişerini, üçerini, dörderini"... Ne demek bunlar? Bu meal kime ait? Sizi gidi marjinal müslümanlar! :) Aslında böyle iyi, değişik şeylerle gelmeniz hep aynı şeylerden konuşmamızı önlüyor ve sizin dininizi ne kadar bil(me)diğinizi tekrar tekrar ortaya koyuyor. Yakında "Allah ikişerdir" diyip buna dair ayet gösterirseniz şaşırmam. |
sizin dininiz derken
siz atalar dinini bahsediyorsunuz bizler kuran müslümanıyız. rivayet mezhep hadisci müslüman değiliz. kuranın ne demek istediğini bu güne kadar engellediler veya çarpıttılar. o yüzden gerçek müslümanların işi zor kuran ait olduğu değeri almalı ve öncelikle doğru anlamlarda okunmalı ve bilinmeli kuranda bi konu anlatılırken öncesi sonrası kuranın geneli başka durumlarda nasıl davranılmış bir başka ayette kelime nasıl geçmiş bunlar için arastırmak yapmak gerekir. modo mod böyle mi böyle demek yanlış bence. sizde işinize geldiği gibi yani çelişkilerle dolu bir kitap bir din arıyorsunuz bulmuşsunuzki bizim gerçekci çıkarımlarımızla dalga geçiyorsunuz. |
Mindar,
Başlık yazında bulunan Nisa 3 ayetinin mealini kimden aldığını sordum, cevap vermedin. Tekrar soruyorum, meal kime ait? |
yazı buradan alınmaymış :
http://www.ilahiyatforum.com/forum/k....html?t=542624 bizzat dindarlar kıyameti koparmışlar bu yazıya takip edin lütfen... |
her zaman genelde olan uygulamaların yada insanların hoşuna gitmeyen bazı değerlerin aslında İslam dışı olduğu iddiası hep tekrarlanır. biri çıkar aslında recm yoktur der, biri çıkar aslında ahiret-cennet-cehennem yoktur der, biri çıkar aslında o ayette huri değil de cennet tasvir edilmiştir der vs. bu çok eşlilik konusu da ona benziyor. yahu kardeşim sonuçta Müslümanlar bunu uyguluyor. ama şunu da açıkça söylemeliyiz ki, İslam çok eşliliği sadece ve sadece bir öneri olarak sunmuştur bir zorunluluk değil. hakkına riayet edebilecekseniz (ama buna gücünüz yetmez vs) bunu yapın der. yani bir anlamda yapmayın gibi bir mantık da çıkabiliyor. neyse, İslam'da çok eşlilik varsa da yoksa da pek önemli değil zaten. çünkü tek eşlilik olması gerekliliğini savunanların da neden tek eşlilik olması gerekliliği için geçerli-tutarlı-kesin bir sebebi yoktur. sonuç, İslama göre çok eşlilik normaldir (yukarda yoktur diyor). İslam karşıtlarına göre çok eşlilik olmaz. her iki iddianın da kesin-elle tutulur-ölçülür-test edilebilir bir nedeni olmadığı için bunu tartışmak mantıksızdır bence.
|
Bir tek yere bakalım şimdilik:
Ey insanlar diye gerçekte kime hitap ediliyor? Diyanet Vakfı 1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. Diyanet Vakfı 2. Yetimlere mallarını verin temizi pis olanla değişmeyin onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu büyük bir günahtır. Diyanet Vakfı 3. Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer üçer dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. "Ey insanlar" hitabı erkek kadın herkesi kapsıyorsa devamında gelen bu "kadınlardan ikişer üçer dörder alın..." ayetini ne edeceğiz? Kadınlara beğendiğiniz diğer kadınlardan alın mı diyor burada? Lezbiyenlik hem de grup halinde mi tavsiye ediliyor. Kur'an'ın pekçok ayetinde olduğu gibi burada da "ey insanlar"la hitap edilen sadece erkeklerdir. Kadınlar "ey iman edenler, ey insanlar" sıfatı içine pekçok ayette girmemektedir. Hatta bazı ayetlerde "ey iman edenler" dediği halde kadınları ayrıca zikretme gereği duyar. İnsanlar üst kümesine dahil değilmiş gibi onun için ayrı bir küme ayırır kur'an'ın rabbi.. mesela şu: 4.19. Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz. ya da bu: "5.6. Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve..." bu da olabilir: 33.49. Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları (bir bağışla) memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın. Sure : Ahzâb Sûresi ama şu yok mu: 49.11. Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. Sure : Hucurât Sûresi "ey müminler"in içinde kadınlar olsaydı ayrıca "kadınlar da..." diye belirtmeye gerek kalır mıydı? |
Mindar'ın kaynak gösteremeyeceği beklenmedik bir gelişme değil. Kendisinin tarzı bu, ortalığa bir laf atmak, sorulara cevap vermemek.
Kuran hakkında en ufak bir bilgisi yok. Kuran'ı Kurandan değil, sağdan-soldan ve "gönlündeki derin hissiyattan" öğreniyor. Sen bana kaynak göstermiyorsun Mindar, ben sana göstereyim. Nisa 3 mealler: İmam İskender Ali Mihr: :Ve eğer yetimler konusunda adalete riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, o taktirde hoşunuza giden (size helâl olan diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Fakat, eğer (onlara da) adaletle davranamayacağınızdan korkarsanız o zaman bir tane ile veya elinizin altındaki sahip olduklarınızla (cariyelerinizle) yetinin. İşte bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. Diyanet İşleri:Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. Abdulbaki Gölpınarlı:Yetim kızlar hakkında adâletle muâmele edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz, hoşunuza giden başka kadınlardan iki, üç ve dört kadın alın. Fakat bunların arasında adâleti gözetemeyeceğinizden korkarsınız o vakit bir zevceyle, yahut sahip olduğunuz cariyelerle iktifa edin. Bu, doğruluktan sapmamanıza daha yakın ve size daha uygundur. Adem Uğur:Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. Ali Bulaç:Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır. Ali Fikri Yavuz:Eğer yetim kızların haklarını (kendileri ile evlendiğiniz takdirde) gözetemiyeceğinizden korkarsanız size helâl olan diğer kadınlardan ikişer ikişer, üçer üçer, dörder dörder nikâh edin; ve eğer bu şekilde de âdalet yapamıyacağınızdan korkarsanız bir tane seçin yahut sahip olduğunuz cariyelerle yetinmeniz adâletten çıkmamanıza daha yakındır. Bekir Sadak:Eger, velisi oldugunuz mal sahibi yetim kizlarla evlenmekle onlara haksizlik yapmaktan korkarsaniz onlarla degil, hosunuza giden baska kadinlarla iki, uc ve dorde kadar evlenebilirsiniz; sayet, aralarinda adaletsizlik yapmaktan korkarsaniz bir tane almalisiniz veya sahip oldugunuz ile yetinmelisiniz. Dogru yoldan sapmamaniz icin en uygunu budur. Celal Yıldırım:Eğer (velîsi bulunduğunuz) yetim kızlarla (evlenince) haklarını gözetemiyeceğinizden, adalet sağlayamıyacağınızdan korkarsanız, (onlarla değil) size helâl olup hoşunuza giden diğer kadınlarla ikişer, üçer, dörder nikâh ediniz. Eğer bu takdirde de aralarında adalet kuramıyacağınızdan endişe ederseniz bir kadınla veya elinizin altındaki câriye ile yetinin. Bu, adaletten sapmamanıza daha yakındır. Diyanet İşleri (eski):Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur. Diyanet Vakfi:Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. Edip Yüksel:Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz. Onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklari ile yetinin. Sapmamanız için en uygunu budur. Elmalılı Hamdi Yazır:eğer yetimlerin haklarını gözetemiyeceğinizden korkarsanız size halâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâh edin ve eğer bu surette adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız o zaman bir tane veya milkiniz cariye alın, ağmamanız için bu daha muvafıktır Elmalılı (sadeleştirilmiş):Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir. Fizilal-il Kuran:Eğer gözetiminiz altındaki yetim kızları ile evlendiğiniz takdirde onların haklarını gerektiği gibi gözetemeyeceğinizden korkarsanız size nikahı düşen kadınlardan ikisi, üçü ya da dördü ile evlenebilirsiniz. Ama eğer onlar arasında adil davranamayacağınızdan korkarsanız tek kadınla evleniniz, ya da eliniz altındaki cariye ile yetininiz. Haksızlığa düşmemeniz için en uygun hareket budur. Gültekin Onan:Eğer yetim (kız)lar konsunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır. Hasan Basri Çantay:Eğer yetîm kızlar hakkında (adaleti yerine getiremeyeceğinizden) korkarsanız sizin için helâl olan (diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâh edin. Şâyed (bu suretle de) adalet yapamayacağınızdan endîşe ederseniz o zaman bir (dâne ile), yahud mâlik olduğunuz câriye (ile iktifa edin). Bu (tek zevce veya cariye) sizin (Hakdan) eğrilib sapmamanıza daha yakındır. İbni Kesir:Eğer yetim kızların haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız; size helal olan diğer kadınlardan ikişer, üçer ve dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet aralarında adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz; o zaman, bir tane. Veya sağ ellerinizin sahip oldukları. Bu adaletten sapmamanıza daha uygundur. Muhammed Esed:Eğer yetimlere karşı adil davranamamaktan korkuyorsanız, o zaman, size helal olan (diğer) kadınlardan biri ile evlenin -(hatta) ikisi, üçü veya dördü (ile); ama onlara adil bir tarafsızlıkla muamele edemeyeceğinizden korkarsanız, o zaman (sadece) bir tane ile- yahut meşru şekilde sahip olduklarınız ile (evlenin). Bu, doğru yoldan sapmamanız için daha uygundur. Ömer Nasuhi Bilmen:Eğer yetim kızlar hakkında adâlete riâyet edemiyeceğinizden korkarsanız sizin için helâl olan kadınlardan ikişer, üçer veya dörder nikah ediniz. Ve eğer adâlet yapamayacağınızdan korkarsanız artık bir zevce ile veya mâlik olduğunuz cariye ile (iktifa ediniz). Çünkü bu sizin için adâletten sapmamanıza daha yakındır. Şaban Piriş:Eğer, yetim kızlara adil davranamamaktan korkarsanız, (onları değil) sizin için uygun olan başka kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenin. Adil olamayacağınızdan korkarsanız bir tane ile veya sahip olduğunuz cariye ile evlenin. Bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir. Suat Yıldırım:Himayeniz altındaki yetim kızlarla evlenince haklarını gözetemeyeceğinizden, adaleti sağlayamayacağınızdan endişe ederseniz, onlarla değil, size helâl olup arzu ettiğiniz diğer kadınlarla iki, üç veya dört hanım olmak üzere evlenin. Eğer bu takdirde de aralarında adaleti gerçekleştirmekten endişe ederseniz, bir kadınla veya elinizin altında olan cariyelerle yetinin. Bu durum, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. Süleyman Ateş:Şâyet öksüz(kızlarla evlendiğiniz takdirde on)lar hakkında adâleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. O(kadı)nlar arasında da adâlet yapamayacağınızdan korkarsanız bir tane alın; yahut ellerinizin altında bulunan(câriye)lerle yetinin. Cevr (ve haksızlık) etmemeniz için en uygun olan budur. Tefhim-ul Kuran:Eğer yetim(kız) lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Şayet (yine de) adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin.) Bu sapmamanıza daha yakındır. Ümit Şimşek:Yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden endişelenirseniz, size helâl olan diğer kadınlardan iki, üç veya dörde kadar nikâh edersiniz. Eğer aralarında adaletle davranamayacağınızdan endişe ederseniz, bir tane ile veya elinizin altında bulunanlarla yetinin. Adaletten ayrılmamanız için bu daha uygundur. Yaşar Nuri Öztürk:Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Kuran müslümanıymış! Pehh... |
Kendi bakım ve gözetimi altındaki YETİMLERLE EVLENMEK ayrı bir vakıa zaten.
Evlat edinmeyi ortadan kaldırırsan yetimlerin malları var diye onlara göz de dikersin böyle, onları koruyup gözetmek yerine yatağa atmayı da düşünürsün. |
Alıntı:
O zamanlar senin önündeki "aptal kutusu" aletler yokmuş. Ordan yazmak kolay olsa gerek. |
Alıntı:
Sadece Kur'an diyor sonra diyanet'in değiştirdiği Kur'an ayetlerinden örnekler veriyor... |
Alıntı:
Tecavüzün kol gezdiği mi? Onların ve Allah'larının tecavüzden haberi var mıydı yani o dönem? Buna rağmen tecavüzü yasaklamak yerine (ki 600 küsür sayfalık kitapta bir tek cümle yeterliydi bunun için) Allah yetim çocuklarla evlenmekten başka çare mi bulamadı yetimleri kollayıp, gözetmek, korumak için? Ki Allah herşeye kadirken(?) biz insan aklımızla bile daha uygun çareler üretebiliriz. |
yanınızda bi yetim olsa onun bakımı ile sorumlu olsanız son nokta nedir?
düzgün ve uygun bi şekilde evliliğine kadar koruyup kollamak evlendirdikten sonra bir nevi rahatlarsın öyle değil mi aynı şey başınıza geldiğini düşünün. her insanın aile kurma soyunu yaşatma düşüncesi vardır. |
Alıntı:
|
sayın uyar ,
işi çok azıttınız yalan yanlış yazdığınız şeyler yetmiyormuş gibi, birde şimdi bana iftira atıyorsunuz, ben ne diyorum bakıp kollayıp evlendirirsin evlenirsin demiyorum. yazık sana kelimeleri de istediğin gibi çarpıtmaya başladın. azgınlığın depreşti herhalde yaratıcıya karşı, |
Alıntı:
Bak hocam önce hadisleri yok saydınız şimdi şeriatı siz iyice dinden çıktınız kendinize bir din oluşturuyorsunuz ama bu dinin İslam ile alakası yok. Siz ateistlerle tartışmayı bırakıp biraz islamcılarla konuşun. İyi niyetli ahlaklı bir insan bir yetim yoksul kız çocuğuna iyilik etmek isterse bunun binbir türlü yolu var bugün bir çok kız çocuğu yoksul aç okuyamıyor ne yapalım savunduğunuz insanlar gibi evlenip yatağımıza alıp öyle mi yardım edelim ? |
sayın mindar,
kusura bakmayın ama ciddiye alınacak şekilde hareket etmiyorsunuz. (1) Kaynak vermeden başka bir forumdan c/p yaparak başlık açıyorsunuz. (2) Bütün İslam alimlerinin, sünnilerin, şiilerin, vahabilerin, mezhepsiz haniflerin, sünniler içerisindeki dört mezhebin, gelenekçilerin, yenilikçilerin, hadisçilerin, salt Kurancıların, hasılı bütün islam aleminin açık-seçik bir ayeti şimdiye kadar hep yanlış anladığını ve doğrusunu siz bulduğunuzu iddia ediyorsunuz, hem de ipe sapa gelmez argümanlarla. Ve herşeye rağmen iddiayı ciddiye alarak uzun uzun açıklamalarla karşı gerekçe sunan mesajları da dikkate dahi almıyor, doğru düzgün hiçbir cevap vermiyorsunuz. saygılarımla |
bak halen yatağımıza mı alalım diyosun.
inadına mı yapıyorsun. benden ne zaman öyle bişey duydun iftira atıp durma. yönetim nerde ctrl+c yaptım diye beni uyaranlar bana iftira atılmasına neden ses çıkarmıyolar. |
Alıntı:
Bir sürü kadınla çocukla evlenmişler ve bunu rahatlıkla hesap vermeden yapmışlar ve sizin dediğiniz gibi bakım sahip çıkma koruma gibi amaçlarla yaptıklarına dair hiçbir iddaaları yok. 1400 sen sonra siz ya yok öyle değildir o kesin korumak için bakmak için evlenmişlerdir diyerek safdillik yapıyorsunuz. Bırakın elin arap'ının yaptığı saçmalıkları savunmak size mi düştü ? Ama karşımıza çıkıp korumak kollamak için evlenmişler yoksa başka amaçları yoktu derseniz kendinizi bırakın bizim aklımıza zekamıza hakaret etmiş oluyorsunuz herkes sizin gibi yediremediği için onların yaptıklarını sümen altı etmek kılıf bulmak zorunda değil. |
Alıntı:
Bence Mindar isimli arkadaşın canı sıkılıyor ve bizlerle eğleniyor. Dediğiniz gibi, bizler kendisini ciddiye alıp uzun uzadıya cevaplar yazıyoruz, araştırabileceği kaynaklar sunuyoruz. Ondan cevap alarak öğrenmek için değil, kendine sorarak düşünmesini istediğimiz sorular soruyoruz. Ancak kendisinin tek amacı, ortaya astarı var/yok bir laf atmak, biz cevap yazarken de kıs kıs gülmek sanırım. Aksi olsaydı, sorduğumuz onlarca sorudan en az birine bir yanıt alır, saygılı bir tartışma üslubunun gereği olarak karşılıklı olmaya dikkat ettiğini görürdük. Bu şekilde devam ettiği takdirde, kendisini ciddiye alacak kişi kalmayacak ve sorularına yanıt bulamayacaktır. Eğer amacı tartışmak-öğrenmek-anlamak (elbette öğretmek ve anlatmak da aynı zamanda; ama kaynaklara dayanarak) ise, bir an önce bu amacının farkına varmalı. Ancak amaç eğlenmek ise, sanırım buradan daha eğlenceli bir çok site mevcuttur, burada zaman harcaması anlamsız. |
öyle yapmışlarsa yanlış yapmışlar onların yanlışı beni bağlamaz.
onlar Allaha hesap vereceklerdir. kuran hakkında kafa yormayıp kolayına kaçıp küçük kızları koyunlarına aldıkları için. benim serzenişim kuran böyle bişeye izin vermez diyorum. buna izin veren erkek eğemen kuran dışı ahkam kesenlerdir. |
Alıntı:
insanlarla alay edip kaale almayanlar sizlersiniz. kendi özelliklerinizi bana maal etmeyin. benim sıkıntım okadar söylememe ragmen kötü örnekleri kuranla bağdaştırıyorsunuz ben doğrusunu söylüyorum.benim gibi düşünen çok fazla değil ama az da olsa var. ve mantıklı konuşuyoruz. heva ve hevesimizden konuşmuyoruz Allahın kitabını anlamaya çalışıyoruz. |
Alıntı:
Kur'anda bunu yasaklayan cezalandıran bir ayet yok kendinizi kandırmayın |
Alıntı:
Ama sen iddiaların açıklamalarını hemen istiyorsun, değil mi? Ama sen açıklama gereği duymuyorsun. Bu durumda kim kimi kaale almamış oluyor? O kadar yazıyoruz sana, sen hala kaale alınmadığından mı şikayetçisin? Gözünü aç bak, herkes sana aynı şeyi söylüyor. Bak tekrar soruyorum, başlık yazındaki Nisa 3 meali kime ait? Herhalde 5. soruşum. |
1000000000001. soruşunuzda olsa cevap alamayacaksınız maalesef
|
Alıntı:
|
sayın mindar'ın sergilediği tavır içinde bulunduğumuz ülkenin müslümanlarının sergilediği tavrın küçük bir yansıması gibi...
söylemek istediğim, bizim ülkenin müslümanlarının islam dinini benimsemesini, tamamen ataların öğretisi, gelenek ve göreneklerin devamı gibi algılamalarından kaynaklandığını düşünüyorum. yani islam dinini okuyup araştırıp öğrenerek değilde tamam kendince yorumlayarak. hal böyle olunca, islam içinde olaylara karşı segilenen tavır ve uygulamalar kendi hissiyatlarına (ki bu hissiyatları aileleri ve çevrelerinden aldıklarını söyleyebilirim.) ters düşmekte. bu seferde bu ters durumları (örnek olarak islamda çok eşliliğin normalliği gibi...) kendince yorumlayarak, kendi inandıkları dinle muhalefete düşmüş oluyorlar ve nihayet ortaya komik sahne çıkıyor. |
arkadaşlar dalga geçip duruyorsunuz ama sizi anlamış değilim. siz bişey soruyorsunuz biz cevaplıyoruz siz cevabı kendinizce yeterli veya isteğinize göre bir cevap kabul etmiyorsunuz
haliylen size göre cevaplamamış oluyoruz. çok basit bir uslubunuz var. ne? cevaplamadınki. eğer cevapladığımı cevap olarak kabul etmeyecekseniz cevap istemeyin. eğer edecekseniz isterseniz bi başlık adı altında açın bi konu ben açmim ben gereksiz yere konu açıyorum sizler hep gerekli yere açıyorsunuz sizin konular süper çok mantıklı bizimki gerici akıldışı konular neyse uzattım. açın bi konu kurana sorular gibi orda tek tek gidelim. bir soru sorulsun sonra cevabı verilsin bir veya bikaç kişi tarafından ok lendikten sonra diğer soruya geçilsin. teşekkürler iyi geceler.. |
ayetler mealcini meali olmasın kuranın asıl anlatmak istediği gerçek anlamı olsun.
eğer biz gerçek anlamını verirsek de hmen siz kuranı değiştiriyorsunuz felan demeyin. biz öyle olduğunda kuranı değil mealciyi yalanlamış oluyoruz. |
Alıntı:
herşeyi apaçık olan bir kuranda nasıl olura bu kadar mealci hata yapar |
sayın mindar, azhab suresi 50-51-52 numaralı ayetlerde peygambere sunulan imtiyazlar bir kadın adınamı verilmiş? eşlerini diye bahsediyorda, sanırım şizofren kişilikleri olan tekbir eşe sahipti peygamber, öyleya siz çok eşlilik yok dediğinize göre
50- "Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyelerini, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve peygamber nikahlamayı dilediği takdirde mü'minlerden ayrı sırf sana mahsus olmak üzere, kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mü'min kadını almanı helal kılmışızdır. Biz zorluğa uğramaman için mü'minlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir." 51- "Ey Muhammed! Onların dilediğini geri bırakır dilediğini de yanına alırsın. Kendilerinden uzak durduğun kadınlardan arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalplerinizde olanı bilir; Allah bilendir, halimdir." 52- "Ey Muhammed! Bundan sonra artık sana başka kadınlarla evlenmen, bunları başka eşlerle değiştirmen, güzellikle hoşuna gitse bile sana helal değildir. Ancak elinin altında bulunan cariyeler hariç, Allah her şeyi gözetleyicidir." |
yorumum başlıga göre yapıyorum.
ya bu başlık ve benzeri başlıkları laf kalabalıgı yapmaka için asılmış.ya nasıl bir at gözlügü dür bu ya insanlar bu kadar cahilse yazıklar olsun ya .inanadıkları din den haberleri mi yok.gerçekten birkez daha böyle saçma bir başlıgın hala kaldırılmamasına şaşıyorum.galiba reyting artması için kalmış olucak.sitenin amacı insanlara biligi sunmaktan çok cehaletlerini paylaştıkları bir yer olmaya başlamış yazıda emegi geçen arkadşa teşekkrler anacak böyle bir başlık insanın cehaletini bu kadar ortaya çıkaraır |
Alıntı:
|
Alıntı:
Fekat, herkezin derdini anlatmak yada bilgisini paylaşmak isteğine asla karşı çıkılmaması taraftarıyım. Kim yada ne olursa olsun, ne kadar mantık dışı yada saçma olursa olsun, tüm sınırları yada bildiklerimizi zorlarsa zorlasın yazılanlar, bazen yazılanlar yüzünden kan beynimize sıçrasın ama ne olursa olsun kimsenin ifade etme özgürlüğü yasalar çerçevesinde de olsa engellenmesin kanaatimce... |
Alıntı:
|
çok eşliliğin olmayacağını konunun başında anlattım
neden gözardı ediyorsunuz okumadan sadece yorum yapıyorsunuz inancınıza göre hiç size verilen örnek detay ve bilgilerin sizin tarafınızdan açık yüreklilik ve samimiyetle okunduğuna ve üzerinde düşünüldüğüne inanmıyorum, sadece kafa bulandırmaya çalışıyorsunuz diye düşünüyorum. |
Kuran'da erkeklere yönelik çok eşlilik vardır. Erkeğin çok eş alması bir emir olmamakla birlikte, dörde kadar eş alınabileceği ve sınırsız cariyeye sahip olunabileceği hakkı verilmiştir. İslam'ın en büyük örneği Muhammed'tir. Kendisinin de çok eşi vardır. Bir dine aykırı olan birşeyi öncelikle o dinin peygamberi yapamaz.
Çok eşlilik Kuran'ın bir gerçeğidir ve bu husus İslam'ı bağlar. Herhangi bir kişi, "Hayır ben öyle şeye inanmıyorum" diyorsa bu da kendisini bağlar, İslam'ı bağlamaz; dolayısıyla kişisel keyfi inanışlar konumuz değildir.. Konunun Kuran üzerinden tartışılması, çok eşliliği ele almayı gerektirir. |
Alıntı:
Başı boş çocuklar elbet bir şekinilde korunulacaktı. Oturduğunuz yer çok mu sıcak acaba muhterem ? |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:53 . |