Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İnsan Ruhu (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24348)

istatistik 11-05-2011 15:54

İnsan Ruhu
 
İslama göre, ilk insan adem'e tanrı kendi ruhundan üflemiş ve can vermiştir. Bununla ilgili ayet:

Diyanet İşleri
SAD 38/71-72. Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."

Aynı durumun İsa için de geçerli olduğu kuranda yazar:

Diyanet İşleri
ENBİYA 21/91. Mahrem yerini koruyan Meryem’e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, alemler için bir mucize kılmıştık.

Peki daha sonraki insanlar için durum ne? Yani eşeyli üreme sonucunda meydana gelen insanlardaki ruhun kaynağı nedir? Yine tanrı ruh mu göndermektedir yoksa anne ya da babasından ruh nakli m gerçekleşmekte(saçma oldu evet ama olay baştan sona saçmalık).

Peki bu canlılığın kaynağı ruh ise, insan embriyosunda neden belirli bir zamana göre herhangi bir canlılık belirtifi görülmemekte(fetüs).

KozmikSakaci 11-05-2011 16:02

ve bir soru daha.ruh sperm ve yumurtadan oluşan organik bir canlının neresinde.ya da ne zaman ne şekilde giriyor.

istatistik 11-05-2011 16:08

Alıntı:

kozmiksakaci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382578)
ve bir soru daha.ruh sperm ve yumurtadan oluşan organik bir canlının neresinde.ya da ne zaman ne şekilde giriyor.

Sperm ve yumurtanın insanda bulunan 46 kromozomdan 23 tanesini içerdiği düşünülürse, Ruh da yarım yarım mı gelmekte?

Khaos 11-05-2011 16:25

allah hayvanlara da ruh üflemiş mi.
onlarda canlı.

Dark_Prince 11-05-2011 19:54

Allah insana ruh üflemişse,insan otomatikmen Allah oluyor.O zaman insana tanrı demek neden şirk oluyor?

el-ezher 11-05-2011 20:06

Ruh anne karnında iken üfürülür. embriyo aşamasında değil. 3 ya da 4 ay kadar bir süre sonra. Hayvanlarda da ruh vardır. canlı olan her şey de ruh vardır. canlılığı ve sürekliliği sağlayan ruhtur çünkü. Yoksa öldüğümüzde etimiz kemiğimiz yerinde fakat ruh çıktığı için ölüm adını veriyoruz. İnsan tanrı değildir, o ruh cüzden bir cüzdür. Uyku hali ölümün kardeşidir. Uyku halinde beden fonksiyonları ölüme oldukça yaklaşır fakat biz başka bir şekilde harekete ve sürekliliğe devam ederiz. buna da rüya adını veririz. ruh geri döner. gözler açılır uyku biter. ölüm ve uyku bu yüzden kardeştir. Peygamber efendimiz bir hadisinde " insanlar uykudadır. Ölünce uyanırlar" buyurmuştur. nasıl ki rüyanızda başka bir alemdesiniz halbuki bir kalkıyorsunuz bambaşka bir yer. işte bu dünya hayatıda bu şekilde. öldüğümüz zaman asıl alemde gözümüzü açacağız.

Khaos 11-05-2011 21:40

Alıntı:

el-ezher´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382616)
Ruh anne karnında iken üfürülür. embriyo aşamasında değil. 3 ya da 4 ay kadar bir süre sonra. Hayvanlarda da ruh vardır. canlı olan her şey de ruh vardır. canlılığı ve sürekliliği sağlayan ruhtur çünkü. Yoksa öldüğümüzde etimiz kemiğimiz yerinde fakat ruh çıktığı için ölüm adını veriyoruz. İnsan tanrı değildir, o ruh cüzden bir cüzdür. Uyku hali ölümün kardeşidir. Uyku halinde beden fonksiyonları ölüme oldukça yaklaşır fakat biz başka bir şekilde harekete ve sürekliliğe devam ederiz. buna da rüya adını veririz. ruh geri döner. gözler açılır uyku biter. ölüm ve uyku bu yüzden kardeştir. Peygamber efendimiz bir hadisinde " insanlar uykudadır. Ölünce uyanırlar" buyurmuştur. nasıl ki rüyanızda başka bir alemdesiniz halbuki bir kalkıyorsunuz bambaşka bir yer. işte bu dünya hayatıda bu şekilde. öldüğümüz zaman asıl alemde gözümüzü açacağız.


nerden biliyosun.
kaynağın ne.

neyse boşver.
kaynağını sormuyorum.vazgeçtim.
nerenden uydurduğun belli.

ruh kelimesinin köekeni nefesden gelir.
insanoğlu son nefesini verdiğinde ondan bişeyin çıkıp gittiğini zanneden ilkel insanın,
ilkel dşüncelerinden biridir.

ruh diye bir şey yoktur.
insan ya da başka herhangi bir canlı bütünlüğü bozulduğu için ölür.
kafana bi odun yediğinde neden ölürsün.
çünkü sinir sisteminin merkezi organının işleyişi bozulur.

eğer canlılık ruh diye bişeye bağlı olsa,
kafana yediğin odundan ruha ne ki.

bu tuhaf ve asılsız savsatalara nasıl inandırıyorsunuz kendinizi.

istatistik 11-05-2011 22:13

Alıntı:

el-ezher´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382616)
Ruh anne karnında iken üfürülür. embriyo aşamasında değil. 3 ya da 4 ay kadar bir süre sonra. Hayvanlarda da ruh vardır. canlı olan her şey de ruh vardır. canlılığı ve sürekliliği sağlayan ruhtur çünkü. Yoksa öldüğümüzde etimiz kemiğimiz yerinde fakat ruh çıktığı için ölüm adını veriyoruz. İnsan tanrı değildir, o ruh cüzden bir cüzdür. Uyku hali ölümün kardeşidir. Uyku halinde beden fonksiyonları ölüme oldukça yaklaşır fakat biz başka bir şekilde harekete ve sürekliliğe devam ederiz. buna da rüya adını veririz. ruh geri döner. gözler açılır uyku biter. ölüm ve uyku bu yüzden kardeştir. Peygamber efendimiz bir hadisinde " insanlar uykudadır. Ölünce uyanırlar" buyurmuştur. nasıl ki rüyanızda başka bir alemdesiniz halbuki bir kalkıyorsunuz bambaşka bir yer. işte bu dünya hayatıda bu şekilde. öldüğümüz zaman asıl alemde gözümüzü açacağız.

Ruh üflemesi ile ilgili kaynak var mı diye sormak istiyorum.

Tüm canlıların ruhu olduğunu söylüyorsunuz. Bu varsayımdan bitkilerin de ruhu olduğu sonucu çıkar. Bunun dışında bölünerek çoğalan canlılar hakkında ne gibi bir mantık yürütüyorsunuz? Mesela bir yassı soluca. Bu canlı gölünerek çoğalır. Bölünme sırasında ruh da mı bölünüyor?

Rüya ve uyku hali bambaşka şeylerdir. Rüya rem uykusu denilen döngülerin sonunda beyinde gerçekleşen bir olaydır. Pek çok rüya görebilirsiniz ancak bunlardan uyanmaya en yakın olduğunuz zaman gördüklerinizi hatırlarsınız.

Uyku halinde beden fonksiyonlarının ölüme oldukça yaklaşması düşüncenizin herhangi bir doğruluğu yoktur.

el-ezher 11-05-2011 23:24

hayır canlı bölündüğünde ruh bölünmez. ruh harekettir. ruh olmadan hareket olmaz. bitkilerde de ruh var evet.

istatistik 12-05-2011 00:05

Eee yassı solucana kim üflüyor şimdi? Ya da bitki tohumlarına, ya da daldan elde edilen fidana?

Bu yazdıklarınıza yönelik kaynağı da yazın tam olsun. Malum bir dayanağınız olmadan konuşmak olmaz.

Anima Libera 12-05-2011 00:18

Kendi izlenimlerime göre bir cok kisi "ruh" kelimesini, Almancada "Geist", Ingilizcede "Spirit" olarak kullandigimiz kelime ve tanimlariyla karistirir veya bu farkliligi kavrayamaz. Özellikle ruhun ne oldugunu, insan vücudunun neresinde veya nerelerinde oturdugunu kanitlamak icin beyhude ugrasan zavalli kisiler diz boyu.

Nietzsche bu konuda Zerdüstün agzina su kelimeleri yakistiriyor: "Merak etme, ruhun bedeninden daha önce ölmüs olacak"...

marcos 12-05-2011 01:43

“Gerçi cesetleri fena bulur, fakat ervahları bâki kalan hayvanat mâbeyninde da onlara münasip bir tarzda dar-ı bekada mücâzat ve mükâfat vardır”

Said-i Nursi


Kaynak isteyen arkadaş

Tekvir suresi 5. ayet

Nebe suresi 40.ayet

Ebu Hureyre gibi islam bilginleri bu ayetlerden hayvanlarında diriltileceğini ve hesaba tabi tutulacağını çıkarmışlardır.

marcos 12-05-2011 01:59

İslam dinine göre hayvalarında ruhu vardır.Fakat sorumlulukları yoktur (bu durum bazı hadislerle çelişir).İnsanın ise sorumluluğu vardır.Misyonu insan yüklenmiştir sorumluluk almıştır.Bu nedenle insan ruhu sadece "can" olarak ifade edilen ruh değildir.Bizzat Tanrının olandır Tanrısal olandır.

Allah insanda tecelli etmiştir.Bu Allahın isteğidir.

ateist.bakış 12-05-2011 02:17

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382792)
“Gerçi cesetleri fena bulur, fakat ervahları bâki kalan hayvanat mâbeyninde da onlara münasip bir tarzda dar-ı bekada mücâzat ve mükâfat vardır”

Said-i Nursi


Kaynak isteyen arkadaş

Tekvir suresi 5. ayet

Nebe suresi 40.ayet

Ebu Hureyre gibi islam bilginleri bu ayetlerden hayvanlarında diriltileceğini ve hesaba tabi tutulacağını çıkarmışlardır.

Sen şaka mısın?
:D

Ben de senin dilinde konuşayım o zaman.

Sevimli hayalet casper bir ayeti kerimesinde şöyle buyurur:
- Bizler her ne kadar hayalet olsak da bir gün insandık ve yine insan olacağız.
Hayaletin Dönüşü Suresi.

Arkadaşım sana bir tavsiye vereyim gelecek hayatınla ilgili.
Kurumuş inek boku var ya? Hani tezek derler?
İşte o bile bir kaynak, bir kalıntı, bir artık ve bir noktayı işaret etmede dini zırvalardan daha fazla öneme sahiptir.
Senin kaynak diye gösterdiğin sözler ile Pamuk Prenses'in kötü kalpli üvey annesinin "Ayna ayna, söyle bana var mı benden daha güzeli bu dünyada?" sözleri tamamen aynı.
:)

marcos 12-05-2011 02:31

Ateist olabilirsin ama bakışın sıfır.

Konu islam formuna açılmış.İslamın olaya bakış açısı sorulmuş.

Bir arkadaş da müslüman diğer arkadaşın yazdıklarını kaynaklandırmasını (islami kaynak) istemiş.

Bizde müslümanların olaya bakış açısında başvurdukları kaynağı belirtmişiz.

Ateist.bakmaz.Olay bu.

Yok bilmem bu kaynakların "bok" kadar değeri olamaz diye hakaret edeceğine islamın hayvanlara bakışında ki inceliğe odaklan.

ateist.bakış 12-05-2011 02:45

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382807)
Ateist olabilirsin ama bakışın sıfır.

Konu islam formuna açılmış.İslamın olaya bakış açısı sorulmuş.

İslam Forumu da Turan Dursun Sitesi Forumları, altında listelenmiş. :)
Sen Turan Dursun Sitesi'ni İslam'a kendini adayan mücahitler yeri sandın galiba. :)

Alıntı:

Bir arkadaş da müslüman diğer arkadaşın yazdıklarını kaynaklandırmasını (islami kaynak) istemiş.
İslami kaynak teriminin kanıtlanmış olmakla, bilgiyle, bilimsellikle, değerle alakalı bir şey olmadığını söylüyorsun yani.
İslami kaynaklar böyle mi oluyor?
Nebe, Ebe, Bebe "Şu şöyle olacaktır. Öyle değil diyen de anguttur" :)

Alıntı:

Bizde müslümanların olaya bakış açısında başvurdukları kaynağı belirtmişiz.
Kaynak statüsünde olmadığını, güvenilir bilgi olmadığını belirtmeyecek kadar da ART NİYETLİSİNİZ ama.
Güvenilir kaynak olmamasına rağmen diye başlayacaksın sözlerine.
Bunu dürüstçe her sözünün başında diyeceksin.
Ama sen onun yerine bu zırvayla güvenilir ve kesin bilgilere meydan okuma cüretinde bulunuyorsun.

Alıntı:

Ateist.bakmaz.Olay bu.
Ateist bakacağı yeri iyi bilir. Olay bu.

Alıntı:

Yok bilmem bu kaynakların "bok" kadar değeri olamaz diye hakaret edeceğine islamın hayvanlara bakışında ki inceliğe odaklan.
Hakaretle ne alakası var?
Ben mi dedim sana gidip saçma sapan zırvaları hayatının anlamı yap diye?
İslam saçmalıklar yığını, akıl ve bilim düşmanı bir oluşumdur.
Bunu demenin neresi hakaret?

Baksana yazdıklarına?
Ruh, İn, Cin, Peri...
Bunlar akıl sağlığı yerinde bir insanın sözleri mi?

Saçmalıyorsunuz.
Bu saçmalığı sadece kendin yaşasan neyse, bunu bir de örgütlü olarak aklının kontrolünü sağlayamayacak kadar aciz, çoluk çocuğa korku ve baskı yoluyla aktarıyorsunuz.
Gelmiş bir de entellektüel boyuttan dem vuruyorsun.

marcos 12-05-2011 03:03

What? Çi ti be?

Ne? Ne diyorsun?

Arkadaşım sadece müslümanların başvurduğu kaynağı belirttim.

El-ezher'den kaynak istenmiş yazdıklarını hangi kaynağa dayandırıyorsun denmiş.Bende müslümanların dayandığı kaynağı belirttim.

El Ezher şunları yazmış.

"Ruh anne karnında iken üfürülür. embriyo aşamasında değil. 3 ya da 4 ay kadar bir süre sonra. Hayvanlarda da ruh vardır. canlı olan her şey de ruh vardır. canlılığı ve sürekliliği sağlayan ruhtur çünkü. Yoksa öldüğümüzde etimiz kemiğimiz yerinde fakat ruh çıktığı için ölüm adını veriyoruz. İnsan tanrı değildir, o ruh cüzden bir cüzdür. Uyku hali ölümün kardeşidir. Uyku halinde beden fonksiyonları ölüme oldukça yaklaşır fakat biz başka bir şekilde harekete ve sürekliliğe devam ederiz. buna da rüya adını veririz. ruh geri döner. gözler açılır uyku biter. ölüm ve uyku bu yüzden kardeştir. Peygamber efendimiz bir hadisinde " insanlar uykudadır. Ölünce uyanırlar" buyurmuştur. nasıl ki rüyanızda başka bir alemdesiniz halbuki bir kalkıyorsunuz bambaşka bir yer. işte bu dünya hayatıda bu şekilde. öldüğümüz zaman asıl alemde gözümüzü açacağız."

Hayvanlarda ruhun varlığı Kuran'ın hangi ayetlerine dayandırılır onu belirtmişim."İnsan tanrı değildir, o ruh cüzden bir cüzdür" cümlesinin ise dayandığı kaynakta tam olarak öyle geçmediğini belirtmişim.

Çağdaş-medeni-laik insanlara dahi hayvanların da insanlarla aynı hislere sahip olduğu hayvanların ve insanların yaşam "can" hakkının aynı olduğu kabül ettirilemezken.Günümüzden bindört yüz yıl önce Arap çöllerinde bir adam çıkıp bunu o dönemin insanlarının anlayacağı dilde anlatmış ve kabül ettirebilmiştir.Günümüzün çağdaş-medeni-laik yapıları insan merkezli düşünüp herşey insandır şiarı ile doğa anaya tecavüz ederken o senin aşağıladığın ilk müslümanlar hayvanlara insansı özellikler atfetmişler.Bu öyle yabana atılacak bir konu değil.

Kuran'ın değersiz olduğunu söylemen tarihsel açıdan önem taşımaz sadece senin kanaatin olur.


istatistik 12-05-2011 11:05

Diyanet İşleri
TEKVİR 81/5. Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;

Diyanet İşleri
NEBE’ 78/40. Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.*

Sayın markos ne içtiniz kuzum? Tekvir kıyametin gelmesiyle ilgili, nebe ise kıyamet sonrası hesap günü ile ilgili. Benim sorduğum soruların yanıtı burada değil ki. Başka bir forumda okuduğunuz yazıya burada mı cevap veriyorsunuz? Said-i Kürdi'nin kitabını kaynak olarak göstermek nereden aklınıza geldi? İlahi müslüman bir alemsin sen :bounce:

Hayvaların canlı olduğunu bir itirazım yok. Aynı şekilde bitkilerin de. Hatta bayram diye milyonlarca canlıyı katletmenize de bu nedenle karşıyım. Bununla ilgili bir yazıya da buradan ulaşabilirsin.

ateistlere karşı nefret ve hırs ile gelip düşünmeden yazınca çok saçmalamışsınız.

Konuya dönelim: Tüm canlılarda ruh varsa dediğim gibi bölünerek çoğalan canlılarda bu ruh oluşumu nasıl meydana gelmekte?

Ruh bedenden çıkınca ölüm gerçekleşiyorsa ruh bedenden tam olarak ne zaman çıkıyor? Kalbi durup geri çalıştırılanlarda ruhun durumu ne olur? Ya da beyin ölümü gerçekleşip makineye bağlı yaşayanlarda ruh nerede oluyor?

Khaos 12-05-2011 11:31

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382807)
Ateist olabilirsin ama bakışın sıfır.

Konu islam formuna açılmış.İslamın olaya bakış açısı sorulmuş.

Bir arkadaş da müslüman diğer arkadaşın yazdıklarını kaynaklandırmasını (islami kaynak) istemiş.

Bizde müslümanların olaya bakış açısında başvurdukları kaynağı belirtmişiz.

Ateist.bakmaz.Olay bu.

Yok bilmem bu kaynakların "bok" kadar değeri olamaz diye hakaret edeceğine islamın hayvanlara bakışında ki inceliğe odaklan.

sayınmarcos

'bir arakadaş da yazılanların kayanaklandırılmasını istemiş' derken sanırım beni kastediyorsunuz.

ben somut delil anlamında kaynağın nedir diye sordum.
iddialrın bilimsel dayanaklarını yani.

bilmem hangi hadis kitabından getirilecek herhangi bir savsatayı kaynak kabul edeceğim fikrine nerden sahip oldunuz.

tekrar soruyorum.

dinsel metinlerdeki sözde bilgiler haricinde ruh hakkında konuştuklarınızın dayanağı var mı.
delili var mı.
herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanan bir döküman,bilgi-belge var mı.

yok.

yani kaynak belli.
bir tafanızdan uydurduğunuz bir diğer kelime de ruh.
kelimeler uydurup içerik veriyorsunuz.

tamamen keyfi.
hiç bir delili olmayan tanımlar.

size diyorum ki,
ilkel insan son nefesle birlikte vucüttan ayrılan ontolojik varoluşu olan ancak görülemeyen bir şey hayal etmiş.
adına da ruh demiş.
ilkel insan diyorum anlıyormusun.

hala daha aynı ilkel düşünme sistemini bize kabul ettirebileceğinizi sanıyorsunuz.

böyle savsatalara ancak inanırsınız.
inancınız sizde kalsın.
bir de ispat etmeye kalkıp bir ton zırva üretmiyormusunuz işte o zaman tadı kaçıyor.

TUBA 12-05-2011 11:52

el-ezher
ruh varmı yokmu öğrenmek istiyorsan ciddi manada ,savaşa katılmış ve yanında arkadaşı can vermiş birilerini bulmanı ,onların hikayelerini dinlemeni tavsiye ederim.yok ben bunlarla uğraşmam dersen sana bir kitap önereyim OGPU Hastanesi veya Hapishanesi konu almanya rusya arasında geçen savaşta yaşananlar ve tüm çıplaklığı ile anlatılıyor.yanında ölen kişilerin ne durumda ve ne şekilde öldüğü anlatılıyor.yok ben almayayım diyorsan o zamanda sana kurban bayramında koyun kesildikten saatler sonra et parçalanmış olmasına rağmen , hala nabız atışına benzer hareketlerin olduğunu kendi gözlerinle incelemeni tavsiye ederim.bunun sebebine gelince , orada bulunan bazı hücrelerin hala enerjilerini bitirmemiş olmasındandır.yani kısacası ruh yok enerji var.bizi canlı yapanda bu.

TUBA 12-05-2011 12:06

uyku ölümün kardeşi demişsiniz.hmmm bir düşüneyim bari.evet dışarıdan bakınca öyle görünüyor.ama işin içine girince hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor.bir kere uyku bölümlerden oluşur ve bu bölümlerin en derin olanı REM denilen dönemdir.ve bu dönemde beyin gördüğü yani sizlerin rüya dediğiniz olayları vücudun hareket mekanizmasını felç ederk gördüklerini yaşamaması için uguladığı bir yöntemdir.zaten bunu yapamayan beyine sahip kişilere biz uyur-gezer deriz.çünkü beynin gördüğü olayları vücut felç olmadığı için bire bir yaşar.hatta REM denilen dönemde bazı zamanlarda beyin o uyku ile uyanıklık arasındaki ince çizgi arasında kalır ve vücut henüz felçten ve beynin gördüğü olaydan (rüyadan) kurtulamadığı için kendini birşeyin sımsıkı sarıp hareket etmesini engellediğini ve aynı zamanda rüyasında gördüğü olayları hala gözleri açık olmasına rağmen görmesine sebep olur.işte buna da UYKU FELCİ denir.yani ölümün kardeşi falan değildir.vücudumuzun bize sunduğu bir armağandır.

Psiko 12-05-2011 12:22

Adı üzerinde inanç.
İnancımıza göre insan denilen varlık,
anne karnı dünyasında embriyo iken,
ilahi dünyalardan gelen ruh ile buluşunca oluşur.
Yani insan denen varlık kendini oluşturan BEDEN VE RUH ile iki yönlü bir varlıktır.
Ruh bu dünyada yaşamak için bedene ihtiyaç duyar.

Zamanımızın teknolojisi olan cep telefonu ile olan korelasyonu beni hep düşündürmüştür.
Cep telefon cihazını bedene benzetirim.
Cep telefon kartını da beyine.
Turkcell,Vodafone,Avea gibi hatları da ruha.
Hat yoksa cihaz ve kartın bir anlamı yok.
Cihaz ve kart yoksa hattın da bir anlamı yok.

Khaos 12-05-2011 13:33

sevgili psiko deliliniz nedir.
bu sadece bir kurgu.
zaten o nedenle hep metaforlarla desteklenmek zorunda kalıyor.

beden dışında hayat yok.
hayat bedene ait bir nitelik.
ruha ait diyebilmeniz için,
önce ruhun varlığını ortaya koyması gerekir.

böyle birşey gerçekleşmedi,gözlemlenmedi.

hayat bedenin bütünlüğünün fonksiyonu.
ruh ise sadece bir soyutlama.
üstelik verdiğiniz içerik nedeniyle hiç bir somutu işaret etmeyi beceremeyen bir soyutlama.

canlılık maddenin niteliğidir.
ruh ise gözlemlenmemiş ve bir varsayım olmaktan öteye gidememiştir.

necip12 12-05-2011 14:01

slmlar herkese konu'ya şöyle bir göz attıktan sonra soracağım soruyla alakalı olduğunu düşündüğüm soru geldi aklıma ruh'a inanan arkadaşlara..
Muhakkak duymuşsunuzdur şu kişinin beyin ölümü gerçekleşmiştir.
Beyin ölümü gerçekleşmiş biri ölümüdür değilmidir.Daha doğrusu ruh hala duruyor mu durmuyor mu? Teşekkürler

istatistik 12-05-2011 14:01

Ruh varsayımı somut deliller ile desteklenemedikten sonra yine masal olmaktan ileri gidemez.

Şu ana kadar yazılanları incelediğimizde, inanırlar arasında da bir fikir birliği olmadığını görüyorum. Uyurken ruhun gezintiye çıktığını iddia edenlerin yanında, ruhun sadece ölüm durumunda bedenden ayrıldığını söyleyenler var.

Hayvan ve bitkide de olduğu iddia edilen ruh konusunda ise belirsizlik devam etmekte.

Psiko 12-05-2011 14:05

Sevgili dostum ;

Sen ki çok dikkatli birisin.
Cümleme başlarken,
"Adı üzerinde inanç,
inancımıza göre..."
diye neden başladım ki ? :)

istatistik 12-05-2011 14:43

"İnanç" kelimesini farkettim. Ancak bilimsel düşüncede inanç yoktur. Sadece varsayımlar vardır ve test edilebilirler. Ancak sizin bahsettiğiniz inanç, test edilmekten uzak kesin varsayımlara dayanmakta. Bu da akıl ve bilime aykırı. Varlığa kanıt soyut varsayımlar olamaz.

Psiko 12-05-2011 14:51

Sevgili istatistik ;

Bu sitede,
yazacağınız yazının bilimsel kökenleri veya varlığı kanıtlanmış olma durumunda sunumunuz olsun diye bir kayda denk gelmedim ben.
Bu site,
benimsense de benimsenmese de fikirlerin paylaşıldığı bir site.
Bilimsel bir makale yayınladığımızı iddia etmeden,altı üstü fikrimizi arz ettik.
Olamaz deyip,
olduğunu defalarca gördüğün hiç mi bir şey yok etrafında ?

istatistik 12-05-2011 15:09

Sayın Psiko,

Ben fikirlerin açıklanmasına hiç bir şekilde karşı değilim. Ancak şahsi kanaatim, fikirlerin somut veriler ile desteklenmesi gerektiğidir. Bunda istatistikçi olmamın etkisi de olabilir. Benim öğrendiğim bir hipotez öne sürülür, veriler
toplanır, analiz edilir, analiz sonucuna göre de hipotez reddedilir ya da reddedilemez.

Olamaz dediğim ve ardından gerçekleştiğini gördüğüm olay ise yok. Burada olamaz diyerek belirttiğim istatistikte "imkansız olay" adı verilen %0 ihtimaldir.

Khaos 12-05-2011 15:26

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382902)
Sevgili dostum ;

Sen ki çok dikkatli birisin.
Cümleme başlarken,
"Adı üzerinde inanç,
inancımıza göre..."
diye neden başladım ki ? :)

sevgili dostum

bu aşamada söyleyebileceğim tek şey,
benim bu anlatılanlara inanmak için hiç bir gerekçem olmadığıdır.
siz kendi gerekçenizi dilerseniz paylaşırsınız.

ben söze inancımıza göre diye başladığınızın farkındayım.
ancak şu kısım benim için muamma .
inancınızı nasıl test ediyorsunuz.
ruh insan tarafından anlaşılabilir bir şey değildir noktasında bırakıyormusunuz,
yoksa, inandığım şu ruh da nedir deyip devam ediyormusunuz.

gerçi islam anlayışında spirütüalist mana da bir ruhdan aslında bahsedilmez.
hele hele eski kaynaklarda bu anlayışa hiç rastlanmaz.
bu çok yeni ve biraz da modern zamanlara ait batı etkisinde oluşmuş bir anlayış.

hatta kuranda bu anlamda nefs kelimesi öne çıkar.

Khaos 12-05-2011 15:53

iki farklı paradigma var.
ruh bu paradigmalardan bir tanesine ait bir unsur.
tek tek unsurlar üzerinden tartışmak aslında benim tarzıma uygun da değil.

bu paradigmaların her birinin kendi düzlemi var.
bir tanesi temelde inanmak/inanç üzerine kurulu.
diğeri ise gözlem/bilgi üzerine kurulu.

zaten materyalizm kavramına verdiğim içerik de tam olarak bu.
ben ve dışımdaki evren.
benim dışımdaki evrenle olan ilişkimde inanç diye bir düzlem yok.
bildiklerim ve bilmediklerim var.

ruh ise benim paradigmamın düzlemine uygun değil.çünkü içeriği gereği bilmenin değil ancak inanmanın konusuna girebilir.

bu aşamada ruh kavramını tartışmak,
ya da karşı paradigmanın unsurlarından herhangi birini tartışmak son tahlilde çok anlamlı değil.çünkü bütün sorun düzlemde düğümlenir.

insan evrenle olan ilişkisinde neden inanmak ile bilmek arasında inanmakdan yana tavır alır.benim için sorgulanması gereken aslında budur.

ruh ya da inanmanın konusu olan başka herhangi bir şeye neden inanılır.
bir insan neden inanandır.

inanmanın motivasyonu nedir.
kimin neye inandığını sorgulamak değil,
neden inanıldığını sorgulamak gerekir önce.

marcos 12-05-2011 18:14

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382856)
Diyanet İşleri
TEKVİR 81/5. Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;

Diyanet İşleri
NEBE’ 78/40. Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.*

Sayın markos ne içtiniz kuzum? Tekvir kıyametin gelmesiyle ilgili, nebe ise kıyamet sonrası hesap günü ile ilgili. Benim sorduğum soruların yanıtı burada değil ki. Başka bir forumda okuduğunuz yazıya burada mı cevap veriyorsunuz? Said-i Kürdi'nin kitabını kaynak olarak göstermek nereden aklınıza geldi? İlahi müslüman bir alemsin sen :bounce:

Hayvaların canlı olduğunu bir itirazım yok. Aynı şekilde bitkilerin de. Hatta bayram diye milyonlarca canlıyı katletmenize de bu nedenle karşıyım. Bununla ilgili bir yazıya da buradan ulaşabilirsin.

ateistlere karşı nefret ve hırs ile gelip düşünmeden yazınca çok saçmalamışsınız.

Konuya dönelim: Tüm canlılarda ruh varsa dediğim gibi bölünerek çoğalan canlılarda bu ruh oluşumu nasıl meydana gelmekte?

Ruh bedenden çıkınca ölüm gerçekleşiyorsa ruh bedenden tam olarak ne zaman çıkıyor? Kalbi durup geri çalıştırılanlarda ruhun durumu ne olur? Ya da beyin ölümü gerçekleşip makineye bağlı yaşayanlarda ruh nerede oluyor?


Tekvir suresinde anlatılan olay hayvanların mahşer gününe toplanmasıdır.Hayvanlar mahşere toplanır ve (karınca karıncadan hakkını alacak) hak ödeşmesi yapılır daha sonra Allah hayvanlara toprak olun der hayvanlarda toprak olur.Nebe suresinde ise kafirlerin hayvanların toprak olmasına bakıp bizde toprak olsaydık demelerini anlatır.Nebe suresi hayvanların mahşerde huzura alındığının dirildiğinin İslami yönden ispatıdır.

Arkadaşım ben müslüman değilim.Mesele ruh gibi idealizmin alanına giren bir konu olunca kaynak olarak pozitif bilimin buluşlarını kaynak olarak verecek değiliz heralde.Ruhun varlığı için bilimsel kaynak bulamazsın.Ruhun varlığına inandığımı yazmamışım müslümanlar bu kaynaklara başvuruyorlar demişim.

Okiş......

Birde başka forumda diyorsun.Bununla ilgili net birbirinin tamamı aynı olan bilgilerle doludur.Kuran'ı değiştirecek değilim heralde.Ebu Hureyre'yi, Saidi değiştirecek değilim heralde.Lema'ların bu olayları teferruatlı anlattığından haberin olmadığı için Saidi neden kaynak gösterdin dediğini varsayıyorum.

Birde Saidi Kurd-i diyorsun demek ki ateist olmak cahil olmaya engel değil.Araştır bakalım Saidi Nurs-i Kürt isyanlarına karşı nasıl bir tutum takınmış, ittihatçılık konusunda nasıl bir tutum takınmış.

Saidi Nursi Türk-İslamcıdır.İttihatcıdır.

istatistik 12-05-2011 18:26

Öncelikle ruh konusunda bilim yerine masalları incelemek mantık hatasıdır. Konuya baştan yanlış girdiğiniz için diğer yazdıklarınız da hatalı.

Saidi Kurd-i şahsın gerçek ismidir. Nur ya da Nurs-i kelimesini kendi kendine eklemiştir. Yazdıklarında kuranda geçen nur kelimelerini kendine yontar ve kendi gelişinin haber verildiğini iddia eder. açıktan peygamberlik ilan edememiştir. Kısacası megalomanlık vardır kendisinde. Yani kendini çok büyük biri olarak görür. İşin politik yanını ise bu forumda tartışamayız. Ancak kafe bölümüne başlık açarsanız gelir orada tartışabiliriz.

marcos 12-05-2011 18:47

Alıntı:

kerberos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382863)
sayınmarcos

'bir arakadaş da yazılanların kayanaklandırılmasını istemiş' derken sanırım beni kastediyorsunuz.

ben somut delil anlamında kaynağın nedir diye sordum.
iddialrın bilimsel dayanaklarını yani.

bilmem hangi hadis kitabından getirilecek herhangi bir savsatayı kaynak kabul edeceğim fikrine nerden sahip oldunuz.

tekrar soruyorum.

dinsel metinlerdeki sözde bilgiler haricinde ruh hakkında konuştuklarınızın dayanağı var mı.
delili var mı.
herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanan bir döküman,bilgi-belge var mı.

yok.

yani kaynak belli.
bir tafanızdan uydurduğunuz bir diğer kelime de ruh.
kelimeler uydurup içerik veriyorsunuz.

tamamen keyfi.
hiç bir delili olmayan tanımlar.

size diyorum ki,
ilkel insan son nefesle birlikte vucüttan ayrılan ontolojik varoluşu olan ancak görülemeyen bir şey hayal etmiş.
adına da ruh demiş.
ilkel insan diyorum anlıyormusun.

hala daha aynı ilkel düşünme sistemini bize kabul ettirebileceğinizi sanıyorsunuz.

böyle savsatalara ancak inanırsınız.
inancınız sizde kalsın.
bir de ispat etmeye kalkıp bir ton zırva üretmiyormusunuz işte o zaman tadı kaçıyor.

Ruh konusuna dinsel metinlerin dışında dayanak ararsan daha çok ararsın.

Kolay gelsin.

Dünyalı_Adam 12-05-2011 18:52

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382792)
"Gerçi cesetleri fena bulur, fakat ervahları bâki kalan hayvanat mâbeyninde da onlara münasip bir tarzda dar-ı bekada mücâzat ve mükâfat vardır"

Said-i Nursi


Kaynak isteyen arkadaş

Tekvir suresi 5. ayet

Nebe suresi 40.ayet

Ebu Hureyre gibi islam bilginleri bu ayetlerden hayvanlarında diriltileceğini ve hesaba tabi tutulacağını çıkarmışlardır.

Bunun birde türkçesini alabilirmiyiz :)

marcos 12-05-2011 18:56

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 383009)
Öncelikle ruh konusunda bilim yerine masalları incelemek mantık hatasıdır. Konuya baştan yanlış girdiğiniz için diğer yazdıklarınız da hatalı.

Saidi Kurd-i şahsın gerçek ismidir. Nur ya da Nurs-i kelimesini kendi kendine eklemiştir. Yazdıklarında kuranda geçen nur kelimelerini kendine yontar ve kendi gelişinin haber verildiğini iddia eder. açıktan peygamberlik ilan edememiştir. Kısacası megalomanlık vardır kendisinde. Yani kendini çok büyük biri olarak görür. İşin politik yanını ise bu forumda tartışamayız. Ancak kafe bölümüne başlık açarsanız gelir orada tartışabiliriz.

Açtığın başlıkta ruhun varolduğunu varsayarak soru soran ve Allah ruhu nezaman üflüyor diyen sensin.

Allah ruhu ne zaman üflüyor.

El-Cevap

120.günde

Said'in takısı Nurs-i dir.Kürdistan'da insanların memleketleri ile anılmaları gelenektir.

http://www.google.com.tr/url?sa=t&so...EoGLkjqzm0BGRA

marcos 12-05-2011 19:06

Alıntı:

Dünyalı_Adam´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 383017)
Bunun birde türkçesini alabilirmiyiz :)

Diyorki cesetleri yok olsada ruhları sonsuzluk aleminde cezaya veya mukafata tabi tutulur.

Bence bu durum (ruhlarının cezaya ve mukafata tabi olmaları) Kuran ile çelişiyor.

Khaos 12-05-2011 19:08

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 383014)
Ruh konusuna dinsel metinlerin dışında dayanak ararsan daha çok ararsın.

Kolay gelsin.

marcos

ne demek şimdi bu.
öyle bir derdim yok.

orda anlatılmak istenen ;
ruh dediğiniz savsatanın,
diğer savsatalarınız gibi,
dinsel metinler dışında bir kaynağı olmadığıydı zaten.

kaynağı var mı sorusu,
kaynağı olmadığının altını çizmek içindir.

bir mesajda söylediklerimizi diğer mesajda tefsir mi yapalım yani.

insanoğlu soyutlama yapar.
soyutlama yeteneğini,
bilgisi belirler.
ilkel insanın sistematik bütünlük hakkında fikri yoktur.

canlılığı soyutlamaya kaltığında, son nefesinden yola çıkarak ruh diye bir soyutlama üretmiş ve bu soyutlama kafasına göre bir içerik vermiş.
bazı toplumlarda insanın iki/üç hatta daha fazla ruhları olduğuna inanılır.

din denen paradigma da bu soyutlamayı aynen günümüze taşımış.

Dünyalı_Adam 12-05-2011 19:15

Alıntı:

kerberos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 382947)
iki farklı paradigma var.
ruh bu paradigmalardan bir tanesine ait bir unsur.
tek tek unsurlar üzerinden tartışmak aslında benim tarzıma uygun da değil.

bu paradigmaların her birinin kendi düzlemi var.
bir tanesi temelde inanmak/inanç üzerine kurulu.
diğeri ise gözlem/bilgi üzerine kurulu.

zaten materyalizm kavramına verdiğim içerik de tam olarak bu.
ben ve dışımdaki evren.
benim dışımdaki evrenle olan ilişkimde inanç diye bir düzlem yok.
bildiklerim ve bilmediklerim var.

ruh ise benim paradigmamın düzlemine uygun değil.çünkü içeriği gereği bilmenin değil ancak inanmanın konusuna girebilir.

bu aşamada ruh kavramını tartışmak,
ya da karşı paradigmanın unsurlarından herhangi birini tartışmak son tahlilde çok anlamlı değil.çünkü bütün sorun düzlemde düğümlenir.

insan evrenle olan ilişkisinde neden inanmak ile bilmek arasında inanmakdan yana tavır alır.benim için sorgulanması gereken aslında budur.

ruh ya da inanmanın konusu olan başka herhangi bir şeye neden inanılır.
bir insan neden inanandır.

inanmanın motivasyonu nedir.
kimin neye inandığını sorgulamak değil,
neden inanıldığını sorgulamak gerekir önce.

Sevgili Kerberos,

Bence siz en son cümlenize ters düştünüz.
İnanç ile bilgi arasında fark var ve inançların bilimsel nedenleri olmaz, olamaz, o yüzden inanç. Aksi taktirde, insanlar inanıyoruz değil biliyoruz derlerdi. İnanmanın motivasyonu yok sayın Kerberos, inanç psikolojik bir olgu, insanların boşlukları doldurup, yanıtlayamadıkları sorulara yanıtlar bulduklarını sanarak rahatlamalarını sağlayan irrasyonel bir bir olgu. Eğer buna bir motivasyon dersek, varsın öyle olsun! İnanç, tek tanrılı dinlerde yada çok tanrılı dinlerde hep aileden gelen bir olay. İslam, Hristiyanlık yada Musevilik kültürel, geleneksel, ve insanları, toplumları birarada tutan, bireysel ve toplumsal psikolojiye şekil veren dinler.
İnsanlık böyle bir evreden geçiyor, fakat, insanlar gizliden gizliye olsada fikirlerini değiştiriyor. İleride bu zamanlar hatırlanacak, ve bu dinlerde tarih olacak diye düşünüyorum.

Dünyalı_Adam 12-05-2011 19:20

Alıntı:

marcos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 383020)
Diyorki cesetleri yok olsada ruhları sonsuzluk aleminde cezaya veya mukafata tabi tutulur.

Bence bu durum (ruhlarının cezaya ve mukafata tabi olmaları) Kuran ile çelişiyor.

Kuran'ın bu konu hakkında ne dediğini bilmediğim için çelişip çelişmediği hakkındada bir yorumda bulunamayacağım. Bu bence felsefi bir olay. Body and mind problem. İkisi ayrı ayrımı, yoksa bağlantılımı? Ki bu soru, yada problem bir çok filozof tarafından boşu boşuna vakit kaybederek tartışıldı! Mind=Brains=body, o kadar basit.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:14 .