![]() |
Osmanlı Devleti'nde Gayri Müslimlerin Durumu
Bizim gerek ders kitaplarımızda gerekse diğer resmi tarih yazınımızda hakim olan Türk-İslamcı hakim anlayışa göre Osmanlı, gayrı müslimlere karşı özgürlükçü ve hoşgörülü idi. Peki gerçekler bu şekilde yazıldığı gibi miydi? Konuyu biraz deşmekte fayda var.
Osmanlı hukuğuna göre bir gayri-müslim bir müslümanı öldürürse idam cezası söz konusu, bir müslüman bir gayrı-müslimi öldürür ise idam cezası söz konusu değil idi. Çünkü şeriat hukuğuna göre bir müslüman ile bir gayrı-müslim bir değil idi. Müslümanın üstünlüğü söz konusudur. Osmanlıda Rumlar kırmızı, Yahudiler mavi, Ermeniler ise siyah şapka veya ayakkabı giymek zorunda idiler. Kiliselerde çan çalmak yasak idi. Ayrıca gayrı-müslimler halka açık alanlarda değil evlerinde veya ibadethanelerde dinsel ibadetlerini yerine getirebilirlerdi. Örneğin dinsel inançları gereği bile olsa geceleri mumlar yakarak toplu ayin yapamazlardı sokakta. Osmanlı, işgal ettiği topraklarda doğrudan doğruya din değiştirme baskısı yapmamış ama dolaylı yoldan baskı yapmıştır. Bunun en bariz örneği kelle vergisi de denen cizye vergisi idi. Sadece gayrı-müslimlerden alınıyordu. Cizye vergisi devlete öyle tatlı gelmiştir ki Cumhuriyet döneminde bile Varlık Vergisi adı altında, kısa bir süre bile olsa, bu vergi alınmıştır. Osmanlının gayrı-müslimlere gösterdiği "hoşgörü" olsa olsa cizye vergisi alabilmek için olmalı diye düşünüyorum. |
Re: Osmanlı Devleti'nde Gayri Müslimlerin Durumu
Aslında tam da bu nedenden, cizye nedeni ile Osmanlı devleti din değiştirmeyi özendirmemiş. Kendi memurlarını, devşirmelerini müslüman yapmış ama devletin gelirlerinden önemli bir parça olan cizyeyi kaybetmemek için gayrimüslimlerin dinlerini sürdürmeleri de işine gelmiş. Bu verginin mükellefi olmayan Aleviler'e davranışını bu açıdan da görebiliriz. Yani dolaylı yoldan bir din değiştirme baskısı bile bence söz konusu değil. Devletin politikası dini yaymak değil, gelirini sağlamak. Bu nedenle tam tersi bile söz konusu olabilir. Yani devletin, gayrimüslim tebaasının dinlerini değiştirmesine sıcak bakmaması.
Cumhuriyet döneminin varlık vergisi ile Osmanlı döneminin cizye'si aynı şey değil. Cumhuriyet döneminde uygulanan varlık vergisi daha çok azınlıklardaki sermayeyi alma amaçlı ve din değiştirme değil, daha çok göç ettirme hedefi gözetilmiş. İki vergi arasındaki benzerlik, gayrimüslim'lerden gelir elde etme amacı olabilir sadece. |
Re: Osmanlı Devleti'nde Gayri Müslimlerin Durumu
Osmanlıda Rumlar kırmızı, Yahudiler mavi, Ermeniler ise siyah şapka veya ayakkabı giymek zorunda idiler.
osmanlıdaki engin hoşgörünün bir örneği işte insanları sınıflara ayırmak :D |
İslam dışındaki dinler forumunda sitede şu anda gayri müslim! üyelerimizin sayısında bir artış olduğunu gözlemledim ve bu başlığı onlar için güncelliyorum. Osmanlıda değil de günümüzdeki durumlarını gayri müslim olmaktan dolayı ülkede karşılaştıkları sıkıntılar ile ilgili görüşlerini bizimle paylaşırlarmı acaba?
|
Benim okuduklarimdan gordugum kadariyla, gayri-muslumlerin sikintilari ;
1)Vakiflar kanunu 2)Kulturel miraslarin restorasyonu 3)Gizli ayrimcilik |
İlk 2 yazıda ciddi hatalar var, daha sonra değineceğim.
|
Evet, daha önce düzeltmeler yapacağımı söylemiştim, yanlışlar çok fazla olunca uzun uzadıya yazmak gerektiğinden insanın yazmaya tenezzül etmek için kendisini zorlaması gerekiyor, o yüzden gecikti cevap;
Alıntı:
Aynı dönemde neler olmakta bir bakalım: 1. Avrupa'nın hemen her yerinde Yahudiler ağır baskı altında, özellikle Katolik ülkelerde soykırıma varan uygulamalara maruz kalıyorlar. Son Yahudi kırımları Rusya'da Çarlar tarafından 19. yy'da dahi sürdürülüyor. Peki Osmanlı ne yapıyor? Bu Yahudiler'e yurt ve koruma veriyor. 2. Gene aynı şekilde İspanya'da Müslüman Araplar din değiştirmeye zorlanıyor kabul etmezlerse cezası ölüm. 3. Almanlar Osmanlı topraklarına girdiklerinde bütün camileri yıkıyor, halka karşı da gaddarlıklar yapıyor, bunun en canlı örneği meşhur Eguene de Savoy'un girdiği kısa süre içinde Saraybosna'daki bütün camileri yıktırması ve şehri yakması. Bu örnekleri sayfalarca çoğaltmak mümkün, yine aynı dönemde keşfedilen toprak parçalarında zenciler ve Güney Amerikalılar da Hristiyan olmaya zorlanıyor ya da öldürülüyorlardı. Elbette Protestanlar'a yönelik katliamları da unutmamalı. Şimdi kim daha hoşgörülü? 72 milleti bir arada tutan, din, hayat ve mülk özgürlüğü tanıyan Osmanlı mı yoksa kendisinden olmayana verdiği tek şans ölüm olan Avrupalılar mı? Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
2. Mesaj sahibinden; Alıntı:
Alıntı:
Hepsi bu. Bu iki üye burada değil, ancak bu forumda pekçok kişinin böyle saçmasapan, yalan yanlış bilgileri olduğunu bildiğimden bu düzeltmeyi yazdım. İtirazı olan varsa yanıtlayabilir. Benden bu kadar. |
Degisik renkler demek millet irk ayirimi degil de, mezhep ayirimi icinmis, Sen ermenilerin uc hristiyan mezhebinden de temsilcileri oldugunu bilmediginden mi, yoksa milleti yaniltmak amaciyla mi soyledigini bilmiyorum, ama senin hesaba gore, ortodoks, katolik ve protestan ermeniler, her halde uc degisik renk giymeleri lazim.Keza rumlarin da cogunlugu ortodoks olmasina ragmen, yine hortlak'in hesabina gore, ortodoks ermenilerle ayni renk sapkayi giyiyor olmalari gerekmez mi?
Yaw hakikaten anlayamiyorum? osmanli iyi miydi kotu muydu? Cumhuriyet, turk falan anladik da, simdi osmanlinin da mi avukatligina soyundunuz? sonucta saraydakiler Turk bile degildi, Osmanli sultanlarinin kac milletten evlilik yaptiklarina bakacak olursaniz, %1 turkluk bile bulamazsiniz son padisahlarda. Devsirme usuluyle toplanan cocuklardan yapilan yeniceri ordusu asker degil de, donerci miydiler ki? Gayri muslimlerden toplanan vergileri askerlik bedeli diye adlandirmana sasirmam da, cumhuriyet devrinde, hem askerligini yapan, hem de varlik vergisi odemeye mecbur edilenleri de duymadiniz sayin hortlak? Gercek su ki, butun devletler hatalar yapmistir zamaninda halkina karsi, Muhim olan bundan ders alip bir daha insanliga uymayacak hatalari yapmamak; bu da kendiyle yuzleserek elde edilir hortlak kardes, basini kuma gomerek degil. |
kendi tarihimize kötü yönden bakmak moda oldu.
osmanlı empeyal bir imparatordu. bu tür imparatorluklarda bir sürü ırk bir arada yaşar osmanlı bu ırkları bir arada sorunsuz yaşatmada çok başarılı olmuştur devrine göre tebasına göre iyide davranmıştır . eğer bir zulum varsa başka ırklara değil kendi ırkınadır. özetle osmanlı siyasete karışmayana karışmaz karışanı tepeler bu islamcı bile olsa |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
osmanlı döneminde en rahat etmiş topluluklar ermeniler, hırıstiyanlar, yahudiler ve kürtlerdir türkler, türkmenler ve aleviler hep zülüm görmüştür.
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Ayrica Osmanliyi ozunde insan olmayan anti demoktatik yonetimle suclayan sahislarin komunist diktatorlerin sebep oldugu katliamlar, soykirimlar, baski, aclik, yoksulluk hususunda dut yemis bulbule donmeleri ne kadar samimi olduklarini anlamamiz acisindan manidardir, Osmanli'nin bir somurge devleti oldugunu bile soylemek zordur, yonetimi altinda bulunan halkladan aldigindan daha fazlasini vermistir Ilaveten Hrant'in katili akp'dir gibi soylemler sadece bu partinin oylarini artirmaya yarayacaktir. Ismetist muhalefet anlaysindan kurtulup medeni ve demokrat birer muhalif olabilmek dilegiyle |
Alıntı:
Viyana'yı kuşatan da, Mısır'a sefer eyleyen de, sıkışınca ermenileri kovan da aynı osmanlı'ydı. Baskın oran'ı biraz okursan Ermenileri satır satır kesen zihniyetin temel harcının tarihsel bir ''hristiyan düşmanlığı'' ve ''müslüman''lık olduğunu görürsün. Aynı miras, tc'de de aynen devralınmıştır. Lafa gelince katliamları yapan ''ittihatçılardı'' deyip sıyrılmaya çalışan islamcı dümbükler yıllarca ermeni soykırımı ve ermenilere yapılan vahşetleri neden görmezden geldi? Mevzu bahis vatan'sa yoktur islamcı'nın kemalistten farkı. Alıntı:
Ne demişiz yazımızda: Merkezine ''insanı, demokrasiyi ve özgürlüğü'' almayan her türden kurumsal yapı, özünde kana-vahşete susamış insan öğütme makinesidir. Köpekleşme(bu bağlamda şartlanma) o derece yüksek ve sarsılmaz ki, hiç de alakası olmadığı halde, teşhisi de en genel tanımıyla en başta koyduğumuz halde ve üstelik tüm tarihsel gerçekleri(osmanlının ahlaki soysuzluğunu) alt üst ederek meseleyi ''komünizm-kapitalizm'' ezberine getirmeye amade. Alıntı:
Tartışmak isteyen saçma sapan ithamlar ve kusmuklarla değil de, argümanlarla gelir tartışır. Bir tane argümanı çürütmeye çalışmadan en olmadık-karanlık ithamlarla bir iktidarı savunmaya kalkmak, köpeklikten de(ideolojik şartlanmışlık) daha aşağıdır. |
Osmanli'da yasayan dini gruplarin durumu, cagdasi olan Avrupa ve Asya devletleri ile mukayese ile edildiginde son derece iyiydi. Bu cemaatler kendi ic islerini yonetmek icin ozeklik statusune sahiptiler. Kendi davalarini gorecekleri hukuk sistemleri vardi. Osmanli, onlarin is iclerine karismazdi. Tanzimata kadar islama gecmek icin bazi tesvikler uygulanmisti ama ciddi bir baski, zorlama veya nefret oldugunu soyleyemeyiz. Mesela Osmanli'da gayrimuslim kadinlar carsaf takmazlardi. Biz saniyoruz ki Osmanli'da Iran veya Arabistan gibi islam polisleri dolasip basi acik kadin avliyordu. Boyle bisey yok. Sadece musluman kadinlar carsaf giyerdi, bu sayede musluman kadin ile olmayan kadin ayird edildigi icin halk tarafindan onemsenirdi. Bugun Iran'da ve Arabistanda uygulanan rejimler kemalizmin islam adi altinda dayatilmasidir. Osmanli bunlarin hicbiri ile benzer degildi.
Istanbul Ermeni patrikhanesini kuran ve Ermenileri Istanbul'a getiren bizzat Fatih Sultan Mehmet'ti. Bizans yuzyillarca Ermenilerin Istanbul'a girmesine bile izin vermemisti. Bugun hala Ermeni patrikler Fatih Sultan Mehmet'i anma gunlerinde torenlere katilmaktadirlar. Osmanli'nin tanzimat oncesinde halka sundugu ozgurlukler bile 21. yuzyilin tc'sinden daha ilerideydi. Ayrica bu gruplar Osmanli'da zenginlesmis ve egitim seviyesi yuksek olan sinifi olusturmuslardi Fatih Sultan Mehmet Istanbul'u almak icin Rumlarla anlasmis, onlara bir takim vaatlerde bulunmus ve anlasma yapmistir. Bu vaatler Osmanli'nin yiklilisi olan Itc darbesine kadar tutulmustur. Tc'nin kurucu babasi, Kurtlere verdigi sozu tutmadigi icin 80 yil sonra hala bu sorunla ugrasmak durumunda kaliyoruz. Osmanli ile tc arasindaki farki anlamak icin bu misale bakmak bile yeterlidir |
Osmanlı bir imparatorluğun gereği olarak güçlü olduğu dönemin diğer devletlerine nazaran gayri müslümlere iyi davranmıştır.
Avrupa ortaçağı son bulduğunda Osmanlı ortaçağı başlamıştır. Ermeniler osmanlıda en son isyan eden gayrimüslim ulustur. Bu iyimidir kötümüdür o tarafları bağlar. Osmanlıdan ilk kopup devletini kuran ulus Grek ulusudur. Bunun bedelinide istanbulda ki patrik hayatı ile ödemiştir. Bartelemeos II mahmudun adını ondan ağzına almaz. Herkes Ermeni katliamını İttahatcılara bağlar. Oysa onlar bir mirasa sahiptir. Hamidiye alayları ( Silahlı kürt aşiretleri) nı kim ve ne adına kurdu. Bu alaylar kim adına ermeni öldürüyordu. Not: Parantez içinde kullanılan Silahlı kürt aşiretleri teriminden kimse yanlış anlam çıkartmasın. Talat'da bir türk milliyetcisiydi. |
İspanyada Endülüsülerin genetik mirasına ilişkin çalışmalara bir göz atmıştım,ne buldum biliyor musunuz;koca bir HİÇ.
Adamlar resmen kökünü kazımışlar Moorların,ortada hiç iz yok.Varolan kuzey Afrika genleriyse Arap işgali öncesine,hatta neolitiğe ait. O yüzden Osmanlıyı suçlarken biraz insaflı olmak lazım. Alıntı:
Son 300 yıldır bu ülkenin zenginleri hep gayrı-Müslimler olmuştur,olabilmiştir. Tarihsel olguları o zamanın örnekleriyle kıyaslamadan,dönemin şartlarını göz ardı ederek değerlendirmek,günümüz değerleriyle yargılamak en sık yaptığımız hatalardan biri. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Oysa İber yarımadasında E1b1b güneyde değil,batıda Galiçya ve Portekizde yoğunlaşıyor,yani Endülüslerle bir ilgisi yok. Güneydeki subcladeler de Berbrerilerle tutmuyor,üstelik İspanya Avrupada İngiltereden sonra en çok genetik verinin geldiği ülke. İlgilenen olursa işin bu boyutunu daha ayrıntılı tartışabiliriz,ama verilerin bize gösterdiği orada Avrupa tarihinin en kanlı katliamının yaşandığı. İspanyol tarihçiler de bu soykırımı doğruluyor,çok az Müslüman denizin öte yanına kaçma şansı bulabilmiştir. Yani elimizde Osmanlı gayrı-Müslimleriyle kıyaslayabileceğimiz Avrupada temel olarak 3 grup var; 1-Yahudiler 2-Endülüslüler 3-Osmanlının elinden çıktıktan sonra Bosna,Kırım ve Balkan Müslümanları. Her 3 grubun da başına neler geldiğini biliyoruz. Şimdi bir de Anadoluyla karşılaştırın,tüm antik halkların izlerini bulabiliyorsunuz.Hititlerin,Asurilerin,Friglerin hepsi her bin yılda yeni bir dile,dine ve kültüre adapte olarak varlığını sürdürebilmiş.Bizans onları nasıl asimile ettiyse Bizansın devamı olarak görülmesi gereken Osmanlı da onları öyle asimile etmiş. Üstelik Osmanlının asimilasyon politikaları Bizansla karşılaştırılamayacak kadar yumuşaktır,Bizans sadece birkaç asırda Anadoludaki hemen hemen tüm dilleri-ve dinleri-yok etmiştir. Tamam,Osmanlı kiliseleri camiye çevirmiş,ama yıkmamıştır.Yunanistandaki camilerin %99'u geçtiğimiz yüzyıl içinde yıkılmıştır. Evet Osmanlı din temelli bir devlet,yer yer baskılar artıyor,azalıyor.Ama herkes hayatına devam ediyor.Osmanlı tarihinde Ermeni soykırımına kadar gayri Müslimler benzer bir olay yaşamamıştır. Bizim çocuklarımıza okullarda sadece Türk tarihi öğretiliyor,o yüzden dönemin Avrupa ülkeleriyle kıyaslama yapamıyorlar. |
Yok zaten soykirimlar yasanmis. Asimilasyon tarihte her toplumda vardir.
Ben genetik baglamda soz ettiginiz icin sormustum. Tabi ki bask abir baslikta incelenebilir, ilginc konu cunku. Aslinda ben genetik olarak(aktarim) varolduklarini dusunuyorum, ancak genetik anlamda arastirma yapilmamis olabilir. Zira kole ticareti saha olarak cok genis o yuzyillarda. Yer degistirmis olmalari muhtemeldir. Biraz da politik ve tarihle uyum gostermesi acisindan dikkat ediliyor. Cunku gerek arkeolojik kazilar, gerekse bu tip arastirmalar, klasik tarihi tepetaklak edecek turde sonuclarla gelebiliyor. |
Alıntı:
Alıntı:
Bir de Moorlarla ilgili yeni yeni keşfedilen başka bir bilgi daha var;ilk yüzyıl sonrası Müslüman nufusta ''beyaz Müslümanların'',yani İspanyol dönmelerin gittikçe arttığı anlaşılıyor.Kimi tarihçiler Endülüsün son döneminde Müslümanların çoğunu bu İspanyolların oluşturduğunu savunuyor. |
Konuya dönersek;
Osmanlı Yahudileriyle ilgili kitap yada makalelere baktığımda batılı kaynaklarda devamlı aynı şeyler çıkıyor,uzun uzun Müslüman bir kadınla yattığı için recm edilen o Yahudiden,Bohçacı Ester'in katlinden,1934 Trakya olaylarından,belli renklerde giyim yasaklarından,extra vergilerden bahsediliyor. Biraz tarih bilen insaflı biri -50 yıllık bir kesinti dışında-Osmanlı Yahudilerinin yüzyıllarca dünyanın en rahat Yahudi cemaati olarak yoluna devam ettiğini bilir.Muhafazakar liderlerimizin dilinden düşürmediği ''İspanyol Yahudilerini kurtarmamız''la sınırlı değildir olay,Abraham Gallente'nin yazdığı gibi ''Osmanlıdaki Müslüman-Yahudi ittifakı yüzyıllarca sürmüştür.'' Vergi defterlerine,sefir listelerine bakmak bile sadece Yahudilerin değil,tüm azınlıkların diplomasiden ticarete,musikiye,tarıma,son dönem sanayiye kadar her alanda rahatlıkla çalıştığını,hatta bu sektörleri ele geçirdiğini anlamaya yeter. Sorun Osmanlıcılık yapmak,yada bir devleti savunmak olarak algılanmamalı,tarihsel bir figürden bahsediyoruz,hepimiz din,milliyet gibi olguları aşmış adamlarız,böyle takıntılarımız olamaz.''Osmanlıya kin gütmek'' kadar anlamsız bir yaklaşım olamaz,ölmüş bitmiş bir devletten,tarihten sözediyoruz.Almanların Prusyaya,Arnavutların İlliryalılara kin gütmesi ne kadar mantıklıysa bu coğrafya insanının Osmanlıya kin gütmesi de o kadar mantıklıdır. Birçoğumuz hala 1923'ün,cumhuriyetin refleksleriyle hareket ediyoruz,yada ateist olmamızın Osmanlıya negatif bakmamızı gerektirdiğini düşünüyoruz.Bundan kurtulup tepkisel davranmayı bıraktığımızda daha sağlıklı kıyaslamalar ve analizler yapabiliriz. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:49 . |