Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   4 Mayıs Dersim Tertelesini(jenosidini) Anma Günü (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25929)

DEMAN 24-08-2011 23:12

4 Mayıs Dersim Tertelesini(jenosidini) Anma Günü
 
Dersim News/Özel Haber
Uzun bir süreden beridir üzerinde tartışılan Dersim Soykırımını Anma Günü tarihi nihayet belirlendi.
İşte o açıklama:
KAMUOYUNA
"Şimdi ayrımcılığın karanlık ve metruk vadisinden kalkıp ırklar arasında adaletin yollarına koyulmanın zamanıdır.' (Martin Luther King)

6 Mart 2010 tarihinde Dersim Tertelesine ilişkin olarak yapılan toplantı sonuç bildirgesi

4 MAYIS Dersim Tertelesini Anma Günüdür

Türkiye'den ve Avrupa'dan çok sayıda aydın, yazar, akademisyen, sanatçı ve çeşitli Dersim kurum temsilcilerinin katılımıyla 6 Mart 2010 tarihinde Almanya'nın Köln şehrinde Dersim 1937/38 katliamı üzerine geniş bir toplantı gerçekleştirildi.

Yapılan tartışmalar sonucunda aşağıdaki kararlar alınmıştır:

' 1937/38 Dersim Tertelesi sadece bir defaya mahsus yaşanmış bir katliam değildir; 1937/38 katliamı, Osmanlı-Türk devlet yapısına aykırı yaşam tarzına, siyasi, sosyal ve kültürel kimliğe sahip bir topluluğa karşı yönelmiş, grubun yaşam tarzını ortada kaldırmayı hedeflemiş, başlangıç yılları onyıllarca geriye giden uzun bir siyasi kampanyanın en tepe noktasını oluşturmuştur.

' Dersimliler, egemen Osmanlı-Türk devlet geleneği ile çelişen yaşam tarzları, sosyal-siyasal ve kültürel kimlikleri nedeniyle sistemli olarak baskı, terör ve asimilasyon altında yaşamışlar ve bir imha politikasının hedefi olmuşlardır.

' 1937/38 Dersim Teltelesi Dersim halkına yönelik baskı ve asimlasyon politikalarının toptan bir imha haline dönüşme tarihidir ve 4 Mayıs, Dersim Tertelesi'nin günü olarak kabul edilmiştir. Dersim 38 Tertelesi`nde katledilen insanların anıları önünde saygı ile eğilirken, katliamı uygulayan, gizleyerek suç ortaklığı yapanları şiddetle kınıyoruz.

' 4 Mayıs'ın hükümetçe de Dersim 38 Tertelesi'nin anma günü olarak kabul edilmesini istiyoruz. İş başında hangi hükümet olursa olsun her yıl 4 Mayıs'da resmi bir açıklama yapılmasını, üzüntülerin dile getirmesini ve katliamda hayatlarını kaybedenlerin hatırlanarak, anılarına saygı gösterilmesini istiyoruz.

' Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde ilerde benzeri kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Gerekçe:

4 Mayıs'ın Dersim 38 Tertelesi'nin anma günü olarak seçilmesinin nedeni şudur:

'Tunceli tenkil harekatı' olarak bilinen Dersim halkına yönelik toplu imha kararı 4 Mayıs 1937'de yapılan bir Bakanlar Kurulu toplantısında alınmıştır. Aynı gün Dersim toprakları bombalanarak; yüzlerce, kadın, erkek, yaşlı, çocuk sivil öldürülmüştür. Yaklaşık olarak iki yıl süren askeri operasyonlarda onbinlerce Dersimli katledilmiş, bir o kadarı da bilinmedik yerlere sürgün edilmiş, aileler parçalanarak, tek tek köylere, ilçe ve vilayetlere dağıtılmıştır. Dersim 38 Tertelesi ile Dersim'in önde gelenleri haksız hukukdışı bir şekilde idam edildiler. İdam edilen Dersim Seyitlerinin yakınları, bugün hala dedelerinin mezarlarını aramaktadırlar. 1938'de evlatlık verilen ya da kimsesizler yurduna verilen binlerce çocuk vardır. Gazeteler hala kayıp kardeşlerini/ yakınlarını arayan insanların haberleriyle doludur.
Dersim 38 ile koca bir nesil anasız-babasız bırakıldı. Bizler, nenemizi, dedemizi ve yakın akrabamızı tanıma olanağından mahrum edildik. Çoğumuz kardeş, amca, dayı, hala duygusundan yoksun büyüdük. Annesiz, babasız, yakın akrabasız yaşamanın ne demek olduğunu belki de Dersimliler kadar kimse bilemez. Bu duyguyu ancak benzeri soykırımlara uğramış topluluklar bilir ve anlarlar.

6 Mart 2010 tarihinde Dersim toplumunun geniş bir kesimini temsil eden katılımcılar olarak yaptığımız toplantıda, 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararının yaşanan nihai imha ve sürgün süreci açısından bir başlangıç teşkil ettiği ve bu nedenle tarihi öneme sahip olduğu tespit edilmiştir. 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu toplantısı ile alınan karar çok açıktır: Farklı dillere, inanca ve kültüre sahip bir halkın planlı ve sistemli olarak yok edilmesi karara bağlanmıştır.

Türkiye'nin Medeni Dünya'da Hakettiği Yeri Alması İçin:

Çağımız tarihle yüzleşme ve geçmiş hatalardan dolayı özür dileme çağı olarak anılıyor. Medeni ülkeler, farklı dil, inanç ve kültürleri bir zenginlik olarak kabul ederek koruma altına alıyorlar. Kendisinden farklı olanlara karşı yapılan haksızlıkların sorumluları, kendi gerçekleri ile yüzleşerek mağdurlardan özür diliyorlar. Yahudilere karşı Hitler'in soykırım politikası ile yüzleşen Almanya, 1911/47 yılları arasında sömürgeci politikaları yüzünden Libya'dan özür dileyen İtalya, yıllar önce kendi coğrafyasından kovduğu Musevilere yönelik politikalarıyla yüzleşen İspanya, II. dünya savaşı öncesinde ve sırasında Asya'da mağduriyete sebep olan politiklarıyla yüzleşen Japonya; yakın bir tarihte çalınmış kuşak'tan ve Avustralya yerlileri Aboriginilerin torunlarından özür dileyen Avusturalya, 1990'lara kadar sürdürülen asimilasyon politikalarıyla yüzleşen ve yerlilerden özür dileyen Kanada ve Amerika bunlardan sadece bazılarıdır. Holocaust sırasındaki rolleri nedeniyle komisyonlar kuran, bu rolleri nedeniyle özür dileyen Baltık ülkelerini, Romanya ve İsviçre'yi saymıyoruz bile.

Tarihleriyle yüzleşmek bu devlet ve toplumları küçük düşürmedi aksine saygınlık kazandırdı. Türkiye de ancak kendi tarihi ile yüzleşebilirse, bu onurlu toplumlar ailesine katılabilir . Ülkemizde barış ve demokrasinin yolu geçmişin acıları ile yüzleşmekten geçer.

Evet bu ülkelerde yüzleşmelerden sonra kıyamet kopmadı, tersine buralarda toplumsal iç barışa ve yaşanan trajedilerin unutulmasına yönelik önemli gelişmeler oldu. Bunun için yeni olanaklar ve yollar açıldı.

Özür Dileme ve Yeni Bir Yarın:

Bizler, 1937/38'de yaşananlar için resmi bir özür bekliyoruz. Dersim 38 katliamının mağduru Dersimlilerden, onların torunlarından maruz kaldıkları acı, keder, hüzün ve ızdırap için bir özür çok mu acaba? İnsanlık değerleri ayaklar altına alınarak imha edilen büyüklerimizi, onurlarının iade edilmesini istiyoruz. Tüm bunların toplumsal barış, iç huzur, adalet ve kardeşlik için şart olduğuna inanıyoruz.

Dersim Halkı hiçbir zaman kan davası gütmedi. Töremizin, kültürümüzün bize öğrettiği insan sevgisidir, intikam duygusu değil. Şu yazdıklarımızı da bir intikam veya kan davası duygusuyla yazmıyoruz. Tam aksine, toplumsal barışa, kardeşliğe bir çağrıdır bizim yaptığımız. Devletin kendi insanını 'tehdit' olarak gören politikalarının sona ermesini, toplumsal barış ve huzur için, geçmişte yaşanmış acılarla yüzleşilmesini istiyoruz. Dersim 1937/38'de yaşanan tarihi haksızlıkların açığa çıkmasını istiyoruz.

Vicdanı ile muhasebe yapacak, tarihi hakikatler ile yüzleşecek namuslu ve vicdanlı bir hükümete ihtiyacımız vardır. Türkiye insanı artık tarihi ile yüzleşmeyi onur sayacak bir hükümet istiyor. Halka sürekli olarak yalan söyleyen ve genc kuşakları yalan ile besleyen hükümetler istemiyoruz. Yalanı ve iftirayı politika haline getirmiş, insanların kitleler halinde öldürülmesini 'terörizmle mücadele' olarak sunan hükümetler bize yakışmıyor.

4 Mayıs Dersim 38 Tertelesi Günü nde ölülerimiz için dua etmek istiyoruz. Onların anısına mum yakmak, kurban kesmek ve niyaz dağıtmak istiyoruz. Coğrafyamızda yaşanan katliamların bilinmesini, tarihimizin, kültürümüzün, dilimizin ve inancımızın yaşamasını ve yaşatılmasını istiyoruz.

Buradan Sayın Başbakan Erdoğan'a açık bir çağrıda bulunuyoruz: 'Dersim Katliamı' dediniz, 'elimde belgeler var' dediniz, bu sözlerinizi geleceğimize ilişkin bir umut ışığı olarak görmek isteriz. Eğer samimi iseniz, Dersim'in acılarını basit politik bir argüman olarak suistimal etmiyorsanız 'Dersim Katliamı'na ilişkin elinizde var olduğunu söylediğiniz belgeleri bizlerle ve kamuoyu ile paylaşarak adaletin yerini bulmasına yardımcı olmanızı bekliyoruz. Siz de bilirsiniz ki, cinayetin belgesini ve bilgisini saklamak suçtur. Cinayetin belgesini rakiplerinizi tehdit için kullanmak yerine, yarınlarımız aydınlatmak için kullanınız. Arşivler açılsın, bilinenler açığa çıksın ki Türkiye kendi gerçekleri ile yüzleşebilsin ve karanlıklar aydınlansın. Elinizdeki bilgileri saklamaya devam ettikçe bizi de kendinizi de, Türkiye insanını da karanlıkta bırakmaya mahkum ettiğinizi biliyorsunuzdur. Karanlıklardan bıktık. Gelin hep beraber aydınlık yarınlara gidelim.

Sayın Başbakan, sayın Cumhurbaşkanı, 4 Mayıs'da bizim ile beraber anmalara katılın; Dersim 38 mağdurlarının üzüntülerini paylaşın. Sizlerden, 4 Mayısı resmi anma günü ilan ederek katledilen onbinlerce kadın, çocuk, yaşlı mahsum insanın anısı önünde eğilmenizi bekliyoruz.

Demokrasi'den, insan haklarından, insan sevgisinden, ve adaletden yana olan herkesi bu acılı günümüzde aramızda görmek istiyor, tüm insanları yanımızda olmaya çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla
------------------------------------------------------------------------------------------

Inkar, asimilasyon ve imhalasyonla beslenen devletlerin tarihi KARANLIK sayfalarla doludur ve bu devletlerin sonuda KARANLIKTIR.
AYDINLIK bir ülkede yasamak istiyorsak, inkar, asimilasyon ve imhalasyon politikalarina topyekün karsi cikmamiz ve katliamlarla yüzlesmemiz gerekir.
Bir devlet SAYGINLIGINI kazanmak istiyorsa, tarihte yapmis oldugu katliamlarla yüzlesmesi kacinilmazdir vede sarttir.

metehanejder 28-08-2011 03:36

dersim katliamı bir halkın asimilasyona karşı direnmesinin direnmesinin sonucu olarakta en ağır yöntemlerle cezalandırılmasının bu cezaladırmanında bir katliam olduğu tarihin gördüğü büyük vahşetlerden birisidir.kemalist faşist rejim daha öncede olduğu gibi ne olduğunu kanıtlamış ve şimdiki faşist rejime yol göstermiştir.seyit rıza ve dersimliler ise faşist bir rejimin asimilasyon politikalarına karşı bir halkın direniş bayrağını taşımasıyla aydınlara yol göstermiştir.gericilerle ilericiler arasındaki farkta budur.

DEMAN 10-09-2011 22:15

Alıntı:

metehanejder´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 408697)
dersim katliamı bir halkın asimilasyona karşı direnmesinin direnmesinin sonucu olarakta en ağır yöntemlerle cezalandırılmasının bu cezaladırmanında bir katliam olduğu tarihin gördüğü büyük vahşetlerden birisidir.kemalist faşist rejim daha öncede olduğu gibi ne olduğunu kanıtlamış ve şimdiki faşist rejime yol göstermiştir.seyit rıza ve dersimliler ise faşist bir rejimin asimilasyon politikalarına karşı bir halkın direniş bayrağını taşımasıyla aydınlara yol göstermiştir.gericilerle ilericiler arasındaki farkta budur.

Türkcü ve turanci fasist devlet, tek dil, tek millet ve tek bayraga dayanan, kendi egemenligini Anadolu cografyasinda hakim kilmak icin, önündeki en önemli engeli teskil eden Dersimi imha etmesi gerekiyordu, cünkü Dersim o ana dek ÖZERKLiGiNi koruyabilmisti, koskoca Osmanli imparatorluguna dahi boyun egmemisti. Onurlu Alevi-KIRMANC Dersimlilerde bu zalimlere boyun egecek, asimilasyona kendi istekleriyle razi olacak degildi herhalde ve nitekim Pir Sey RIZA önderliginde "Eline Beline ve Diline" sahip olmak icin, onurlu DiRENiS baslamis oldu...
Emperyalist güclerin savasmak icin elinde bulundurduklari sayisiz imhalasyon aletlerinin yanisira birde kimyasal maddeler kullanmalari onlarin ne yazikki savasi, daha dogrusu katliami, kazanmalarini sagladi. Yüzyillardir Dersim olan bir bölgeyi o kirilasacagi tunc elleriyle tunc eline cevirdiler onbinlerce Dersimliyi hunharca katledip, onbinlercesinide sürgün edip vatanindan yurdundan ettiler...
Cumhuriyet tarihin bu KARANLIK sayfalarinin aydinlatilmasi icin, tüm arsivlerin acilmasi, devletin Dersimlilerden özür dileyip bu katliami anisina bir ANIT dikip, orasini utanc müzesi haline getirmelidir...

jadi 11-09-2011 01:33

Dersim'e duzenledikleri kimyasal silah iceren operasyonun adi tunc el operasyonuymus. O yuzden bu sehre daha sonra Tunceli adini vermisler.


Bu sadist fasist devlet anlayisi, Ermenilerin yasadigi mahallere Talat Pasa Mahallesi gibi isimler takmistir daha sonra. Kendi vatandaslarina sadistik durtulerle zulmeden bir devlet anlayisidir bu. Tarih boyunca boylesine hic rastlanmamistir.

Anima Libera 11-09-2011 01:45

Günümüzde bile Ermeni kökenli vatandaşların nüfus kimlik numaralarının önünde "00" yazıyor. Neden aceba? 1915 soykırımının ardıllarıyla işleri bitmedi sanırım.

Dersim şehitlerimize selam olsun, onurlu mücadeleleri karşılıksız kalmayacaktır!

DEMAN 01-05-2012 22:45

4 Mayıs Dersim Tertelesini(jenosidini) Anma Günü !

Gerekçe:

4 Mayıs'ın Dersim 38 Tertelesi'nin anma günü olarak seçilmesinin nedeni şudur:

'Tunceli tenkil harekatı' olarak bilinen Dersim halkına yönelik toplu imha kararı 4 Mayıs 1937'de yapılan bir Bakanlar Kurulu toplantısında alınmıştır. Aynı gün Dersim toprakları bombalanarak; yüzlerce, kadın, erkek, yaşlı, çocuk sivil öldürülmüştür. Yaklaşık olarak iki yıl süren askeri operasyonlarda onbinlerce Dersimli katledilmiş, bir o kadarı da bilinmedik yerlere sürgün edilmiş, aileler parçalanarak, tek tek köylere, ilçe ve vilayetlere dağıtılmıştır. Dersim 38 Tertelesi ile Dersim'in önde gelenleri haksız hukukdışı bir şekilde idam edildiler. İdam edilen Dersim Seyitlerinin yakınları, bugün hala dedelerinin mezarlarını aramaktadırlar. 1938'de evlatlık verilen ya da kimsesizler yurduna verilen binlerce çocuk vardır. Gazeteler hala kayıp kardeşlerini/ yakınlarını arayan insanların haberleriyle doludur.
Dersim 38 ile koca bir nesil anasız-babasız bırakıldı. Bizler, nenemizi, dedemizi ve yakın akrabamızı tanıma olanağından mahrum edildik. Çoğumuz kardeş, amca, dayı, hala duygusundan yoksun büyüdük. Annesiz, babasız, yakın akrabasız yaşamanın ne demek olduğunu belki de Dersimliler kadar kimse bilemez. Bu duyguyu ancak benzeri soykırımlara uğramış topluluklar bilir ve anlarlar.

6 Mart 2010 tarihinde Dersim toplumunun geniş bir kesimini temsil eden katılımcılar olarak yaptığımız toplantıda, 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararının yaşanan nihai imha ve sürgün süreci açısından bir başlangıç teşkil ettiği ve bu nedenle tarihi öneme sahip olduğu tespit edilmiştir. 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu toplantısı ile alınan karar çok açıktır: Farklı dillere, inanca ve kültüre sahip bir halkın planlı ve sistemli olarak yok edilmesi karara bağlanmıştır.

DEMAN 01-05-2012 23:38

DERSIM SEHITLERIMIZI SAYGIYLA ANIYORUM...

Bu insanlik disi katliami planlayan ve uygulayanlarin izinden giderek, bu katliami mesru kilanlari ise siddetle KINIYORUM !

ozgur_beyin 01-05-2012 23:39

sevgili deman bu işe bizim bir dahlimizmi var sürewkli böyle şeyleri önümüze koyhuyorsun burası ateist bir site. soykırım müzesi değil. bizim ne yapmamız gerekiyor imzamı toplayalı mmı yahut seni alkışlayalımmmı ne yapalım ne buyuruyorsun. derdin ne

ALKA 02-05-2012 03:30

Alıntı:

ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437631)
sevgili deman bu işe bizim bir dahlimizmi var sürewkli böyle şeyleri önümüze koyhuyorsun burası ateist bir site. soykırım müzesi değil. bizim ne yapmamız gerekiyor imzamı toplayalı mmı yahut seni alkışlayalımmmı ne yapalım ne buyuruyorsun. derdin ne

Evet burası ateist bir site ve bu yüzden bu gibi soykırım veya katliam vakalarını anlatan konuların açılması gayet normal olmalı sayın özgür beyin. Burada da açılmayacaksa nerede açılacak? Turan Dursun sitesi olarak Evrensel İnsan Haklarını kabul ediyor muyuz etmiyor muyuz? Soy kırımları yeriyor muyuz yer miyoruz?

Biz Ateistler aynı dertten muzdarip değil miyiz?

Düşünün biri size "sürekli bize Turan Dursun'un öldürülmesini önümüze koyuyorsunuz, burası cinayete kurban giden insanların sergilendiği müze değil" dese bu bir duyarsızlık olmaz mı?

Sesli 02-05-2012 21:50

Bu forum ateist bir forum değil.
 
Burası ateist bir forum değil. Çünkü burada teistler de var, deistler de var, Müslümanlar da var. Ateist ama dindar olanlar da var. o nedenle kendinize göre bilmeden iddia da bulunmayın. Sözcüklerin manalarını lütfen kaydırmayalım.

Eğer burası ateist forumu ise, neden Müslümanlar burada söz ediyorlar? Ya da neden Hristiyanlar veya Aleviler söylemlerde bulunuyorlar?

Bu foruma ateist forum diyenler yanılgı içindedir. Gerçekten ateist bir forumda salt ateistler bulunur. Bunu iyice bilmek gerek...

Bir de saçmalayanların bulunduğu bir site burası. Çünkü Atatürk ve TÜRK ulusunu düşmanca bir tarzda burada saçmalayanlar var. Turan Dursun Atatürk hayranı olan bir insandır.Lütfen Atatürk düşmanlarını sevgiyle anmayın. Ve Türk ulusuna karşı düşmanca davranan ve söylemlerde bulunanları sanki bukişiler dostmuş gibi algılamayın. Özgür düşünce demek bu yurdun kurucusunu aşağılamaya yeltenmek demek değil. Böyle kişilerin bu forumda işi yok...Turan Dursun Atatürk sevgisiyle doluydu. Bunu kimse unutmasın.

Farkındalık / Farkındalık / Farkıdalık

Sesli 02-05-2012 22:03

Burada soykırımdan söz eden varsa, bu soykırımı kimler yapmış anlatsınlar da biz de öğrenelim.

Ermeni olayları 1915de olan Osmanlılarla Ermenilerin yani Osmanlının tebasınnın bir sorunudur.

Dersimdeki olaylar ise açıkça Dersimde isyan edenlerin hizaya getirilmesidir. Türk askerlerine tuzak kuranlara bu pahalıya ödetildiyse bunun nedenini kendilerinde arasınlar. Her ulus isyancılara haddini bildirir. Bunu bilmeyenler öğrensinler. Bugün de isyancılar derslerini alıyorlar. Bu gerçekleri soykırım sananların akıllarından zoru var demektir.

Sevgili Turan dursun'un soykırımla ne ilgisi var? Turan Dursun'u öldürenler dincilerdir. Sahtekarlardır. Bunu tutup da soykırımla birleştiren kafalar belli ki mantıktan ve tarihten çok uzak...

VraeL 02-05-2012 22:08

bu başlık daha geçenlerde açılmıştı ne çabuk 1 sene geçmiş arkadaş ya :S :S :S

DEMAN 03-05-2012 12:32

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437650)
Evet burası ateist bir site ve bu yüzden bu gibi soykırım veya katliam vakalarını anlatan konuların açılması gayet normal olmalı sayın özgür beyin. Burada da açılmayacaksa nerede açılacak? Turan Dursun sitesi olarak Evrensel İnsan Haklarını kabul ediyor muyuz etmiyor muyuz? Soy kırımları yeriyor muyuz yer miyoruz?

Biz Ateistler aynı dertten muzdarip değil miyiz?

Düşünün biri size "sürekli bize Turan Dursun'un öldürülmesini önümüze koyuyorsunuz, burası cinayete kurban giden insanların sergilendiği müze değil" dese bu bir duyarsızlık olmaz mı?

Tesekkürler sevgili ALKA, verilmesi gereken cevabi vermissin.

Insan olmaya gelenler sagolsun ve varolsunlar.

ALKA 03-05-2012 15:35

Siz sağolun sevgili DEMAN.

Dersim Soykırımı hakkında biraz daha bilgilenmek ve olayların gelişimini okumak için bir kaç kısa alıntı ve linkleri aşağıda sunulmuştur.

‘Dersim’ tarihini değiştiren belge
Başbakanlık arşivinde yer alan belge, Dersim olayları konusunda tarihi bir yanlışı ortaya çıkardı. Belgeye göre, Dersim olayları 1938 yılında değil, 1939’da sona erdi. Belgede, askerin operasyon düzenlediği grupta çocukların da bulunduğu bilgisi yer aldı.
http://kozmopolitperspektif.wordpres...istiren-belge/

‘Çoluk çocuğu bombaladık’
‘Ankara her şeyden haberdarmış’
Davayı açan Avukat Barış Yıldırım, bilhassa 1939 tarihli belge incelendiğinde, harekâtın suçluları yakalayıp adalete teslim etmeyi değil, imha etmeyi amaçladığını gösterdiğini söyledi. Yıldırım ayrıca, “1938 tarihli belge incelendiğinde ise, kadın ve çocukların bile haydut olarak nitelendirilmesi, bombalattırılması da gösteriliyor ki, Dersim 37-38 yılındaki hadiseler soykırım tanımına uymaktadır” diyor. Yıldırım,Ankara’nın kıyımdan gün be gün haberdar olduğunu da kaydediyor.

http://kozmopolitperspektif.wordpres...gu-bombaladik/

Dersim arşivinden kıyım belgesi çıktı
2 ve 4 yaşında haydutlar! Ali Doğan’ın avukatı Barış Yıldırım, telgrafta geçen 4 köyün komşu olduğunu vurgulayarak “Kuvvetle muhtemeldir ki ‘ölü olarak ele geçirildiği’ ifade edilen ‘395 haydut’ arasında davacının annesi, 2 ve 4 yaşlarındaki kardeşleri ile 16 yakını da bulunmaktadır. Dolayısıyla bu belge aynı zamanda davacı ve yakınlarının süngülenmesi olayını da içermektedir” dedi.
http://kozmopolitperspektif.wordpres...belgesi-cikti/

Dersim: Geçmişteki ve gelecekteki jenosid
1937/1938′de Dersimliye ‘resmi bakış’ şuydu: “Dersimliler (…) hususi bir ırktandır. Dersim’i boşaltmak gerek. Biz yapmasak bu iş çocuklarımızın üstüne kalacak. (…) Dersim’de medeni adam yavrusu büyümez.” “Sonsuza dek yaşayan Roma değil Evrendeki yeridir insanın.” (Osip Mandelştam)
http://kozmopolitperspektif.wordpres...kteki-jenosid/

‘Dersim İsyanı’ tezi çürütüldü
Belleklerdeki Dersim 38 sözlü tarih projesinin rapor çalışması olanToplumsal Bellek, Kuşaklararası Aktarım ve Algı: Dersim 38′i Hatırlamak kitabı, üç farklı kuşağın Dersim 38′i nasıl hatırladığını ve algıladığını sözlü tarih çalışması ile ortaya koyuyor.
http://kozmopolitperspektif.wordpres...ezi-curutuldu/

Dersim sırları Meclis’te
TBMM Dersim Komisyonu’nun 1937-38 Dersim olaylarıyla ilgili olarak belge isteğine ilk yanıt Başbakanlık’tan geldi ve sürgün edilen 15 bin kişiyle ilgili 2500′e yakın belge komisyona gönderildi. Başbakanlık, Dersim olaylarını araştırmak üzere TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Dersim Alt Komisyonu’nun talebi üzerine, 15 bin kişinin isim adres ve sürüldükleri yerleri tek tek gösteren 2 bin 500
http://kozmopolitperspektif.wordpres...lari-mecliste/

İşte Dersim sürgün listesi
TBMM’deki Dersim Komisyonu, 1937 – 1938’de bölgeden Türkiye’nin dört bir yanına sürgün edilenlerin listesini ortaya çıkardı. Toplam 32 ile 2.907 aileden, 14.411 kişi sürgün edildi.
http://kozmopolitperspektif.wordpres...urgun-listesi/

‘Dersim İsyanı Tezi’ resmi bir yalandır
Devlet, katliamı gizlemek için ‘isyan’ demiştir. Tüm Alevi ve Kızılbaşlar gibi Dersim Kızılbaşları da Osmanlı’ya karşı ‘Cumhuriyet’e sığınmışlardır. Evet, bazı Dersim aşiretleri kendi geleneksel yaşam tarzlarını devam ettirmek için Cumhuriyet devletine tabi olmak istememişlerdir. Ancak bu reddediş siyasal nedenlerden çok, ekonomik ve sosyal nedenlerledir. Ki bu tespit söz konusu raporların çoğunda da görülebilir.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=98

Sesli 03-05-2012 20:28

İnsanda akıl varsa sorgular... Neden durup dururken bu Türkiye Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri Dersimde böyle bir harekata geçmiş diye. Bu evrende biliniz ki durduk yerde hiç bir olay gerçekleşmez. Her olayın bir nedeni vardır. Bir başlatanı bulunur. Kendiliğinden hiç bir cisim durduk yerde devinime geçmez. Böylesi bir bilimsel gerçeği alt üst etmeye de, burada Dersim diye TÜRKİYE CUMHURİYETİ'ne ve Onu kuran büyük önder Atatürk'e laf edenler kendi yalan ve dolanlarına baksınlar.

Bu yalanları kim yerse ona anlatsınlar. Dersimde TÜRK askerlerine Köprü başında tuzak kurup onları öldürenlere bir ders verilmiştir. İsyancılar dünyanın her yerinde etkisiz duruma getirilir.

Gerçekleri örtecek kadar kimsenin de bu büyüklükte bir örtüsü yoktur.Sayın Kamran İnan'dan örnek alın. Bu devlete düşman olan kazanmaz kaybeder...

Türk olan Sayın Kamran İnan gibi davranacaktır. Buyrun okuyun;

http://gundem.milliyet.com.tr/inan-i...83/default.htm

bakkalmahmud 03-05-2012 22:40

Alıntı:

DEMAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437706)
Tesekkürler sevgili ALKA, verilmesi gereken cevabi vermissin.

Insan olmaya gelenler sagolsun ve varolsunlar.


Sevgili DEMAN soykirimlarin sorumlusu özgürbeyin deyil ,sömürü düzeni ve bu düzen varoldukca soykirimlar ,acliklar ve bütün kötülükler olucakdir, özgür gibi insanlar kolay yetismiyor ve bu insan biraz saygiyi hakediyor görüsündeyim(bunu yazarken özgür gibileride kasdediyorum isim saymaya gerek yok,bu insanlar biraz ayricaligi hakediyorlar alka ve sende buna dahilsin)kaldiki senin gibi insanlar ufak hatalari hep es gecer bu tavrina cok sasirdim.saygilar ve sevgiler

DEMAN 05-05-2012 21:25

Alıntı:

DEMAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437630)
DERSIM SEHITLERIMIZI SAYGIYLA ANIYORUM...

Bu insanlik disi katliami planlayan ve uygulayanlarin izinden giderek, bu katliami mesru kilanlari ise siddetle KINIYORUM !

Alıntı:

ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437631)
sevgili deman bu işe bizim bir dahlimizmi var sürewkli böyle şeyleri önümüze koyhuyorsun burası ateist bir site. soykırım müzesi değil. bizim ne yapmamız gerekiyor imzamı toplayalı mmı yahut seni alkışlayalımmmı ne yapalım ne buyuruyorsun. derdin ne

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437650)
Evet burası ateist bir site ve bu yüzden bu gibi soykırım veya katliam vakalarını anlatan konuların açılması gayet normal olmalı sayın özgür beyin. Burada da açılmayacaksa nerede açılacak? Turan Dursun sitesi olarak Evrensel İnsan Haklarını kabul ediyor muyuz etmiyor muyuz? Soy kırımları yeriyor muyuz yer miyoruz?

Biz Ateistler aynı dertten muzdarip değil miyiz?

Düşünün biri size "sürekli bize Turan Dursun'un öldürülmesini önümüze koyuyorsunuz, burası cinayete kurban giden insanların sergilendiği müze değil" dese bu bir duyarsızlık olmaz mı?

Alıntı:

antika´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 437738)
Sevgili DEMAN soykirimlarin sorumlusu özgürbeyin deyil ,sömürü düzeni ve bu düzen varoldukca soykirimlar ,acliklar ve bütün kötülükler olucakdir, özgür gibi insanlar kolay yetismiyor ve bu insan biraz saygiyi hakediyor görüsündeyim(bunu yazarken özgür gibileride kasdediyorum isim saymaya gerek yok,bu insanlar biraz ayricaligi hakediyorlar alka ve sende buna dahilsin)kaldiki senin gibi insanlar ufak hatalari hep es gecer bu tavrina cok sasirdim.saygilar ve sevgiler

Sevgili antika, beni anlaman icin, ilk mesajimi yukariya alintiladim. Sevgili ALKA nin ona hitaben cevabinida alintiladim. Gördügün gibi ne benim, nede sevgili ALKA nin onu suclamasi ve soykirimci olarak nitelendirmesi yoktur. Biz sadece onun TD forum sitesinin, Ateist bir site olmasina dikkatimizi cekip, soykirmlari ve katliamlari hatirlatmamiza duydugu rahatsizliktan sitemimizi dile getirdik.
Ateist olmak toplumsal meselelere duyarsiz kalmamayi gerektirmez, hatta inancli olanlardan daha cok DUYARLI olmayi gerektirir, cünkü inancli olanlar, kemmalin müslüman askerleri bu vahseti gerceklestirdi. Dersim´in dini Alevilik degilde, Ateizm olsaydi, ayni soykirim Ateistlerede reva görülürdü. Bizlerin Aleviler ve Ateistler olarak, dayanisma icerisinde olmasi gerekirken, birbirimize en azindan köstek olmamamiz lazim. Cumhuriyet tarihinde yasanan katliamlar ve bu katliamlari yasattiranlar TABU olmamalidir, hele hele Ateistler icin asla olmamalidir.
Biz Dersim´lilerin en önemli amaci, TC devletinin bu katliamla yüzlesmesini ve resmi bir özür dilemesini saglamaktir.
Ayni sekilde Türkiye toplumununda bu insanlik disi katliamla yüzlesmesi gerekmektedir. Devletin bu ayibini örtbas edip, mesrulastirici yorumlardan kacinmak bunun icin iyi bir baslangic olacaktir.
Yorumlarimda kimseyi kirmamaya özen gösterdigim dogrudur, ancak beni kirici mesajlardanda hoslandigimi söyleyemem. Benim yerime kendini koyarsan, sende ayni sekilde, sevgili ALKA nin mesajini begenir ve tesekkür ederdin.
Hersey ragmen, ben sevgil özgür_beyin kardesimi cok seviyorum ve bu arada bana hitaben yazmis oldugu mesajdanda üzüntü duydugundan eminim.

Yeni nickinin sana bol sans getirmesini temenni ederim.

Sevgilerimle...

ALKA 05-05-2012 22:13

Dersim'de Meşe Odunlarıyla Çocukların Kafasına Vura Vura Öldürdük

Tunceli Harekatında görev yapmış bir erin görgü tanıklığı:

"Komutan mermi pahalı kullanmayın dedi, kadınlara, çocuklara dipçikle vuruyorduk. Sonra tüfekler zarar görüyor dendi.

Bundan sonra meşe kütükleri ile vurmaya başladık. Vura vura 10 yaşındaki çocukları öldürdük".

Evet, bunları söylemişti, hıçkıra hıçkıra ağlayarak.
"
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...icleID=1071232

endulus 14-06-2012 09:53

Jenosid diye bir kelime Türkçede var mı merak ettim. Ha birde soykırım kelimesinin içi o kadar boşaltılmış ki Türklerin yaptığı her mudahale soykırım oluyor ama Türklere yapılanlar gerilla vb. oluyor. Yok dipçiklerle vurmuşlar bilmem.

Hitler yüzünden bütün dünyadaki almanlar birer nazi subayıymış gibi davranmaya benziyor.

Sanırım 100 sene sonrada uludere olaylarından torunlarınız uludere jenosidi? diye bahsedecektir ve bundan bütün Türk askerlerini hatta Türk halkını sorumlu tutacaktır. O zamanda ne akp ne amerika ne de diğer emperyalist oyunlar gözönüne alınmayacaktır. Önünüze ne konsa yiyorsunuz. Devam edin ülkeye bir faydanız dokunur.

DEMAN 14-06-2012 13:53

Alıntı:

endulus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 440876)
Jenosid diye bir kelime Türkçede var mı merak ettim. Ha birde soykırım kelimesinin içi o kadar boşaltılmış ki Türklerin yaptığı her mudahale soykırım oluyor ama Türklere yapılanlar gerilla vb. oluyor. Yok dipçiklerle vurmuşlar bilmem.

Hitler yüzünden bütün dünyadaki almanlar birer nazi subayıymış gibi davranmaya benziyor.

Sanırım 100 sene sonrada uludere olaylarından torunlarınız uludere jenosidi? diye bahsedecektir ve bundan bütün Türk askerlerini hatta Türk halkını sorumlu tutacaktır. O zamanda ne akp ne amerika ne de diğer emperyalist oyunlar gözönüne alınmayacaktır. Önünüze ne konsa yiyorsunuz. Devam edin ülkeye bir faydanız dokunur.

Soykırım Nedir, Hangi ...?
Dosya/Soykırım Nedir, Hangi Eylemler Soykırım Suçudur?

"...soykırım, bir milletin, etnik, dini bir grubun veya bir ırkın tamamını veya .."

-------------------------
Katliam, Etnik Temizlik, Soykırım


Biraz uzun ama şu ölçülerle okunabilir.

Tanımlama ölçütleri

■Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Roma Statüsü'ne göre soykırımın tanımı 6. maddede yapılmaktadır. Bu maddeye göre soykırım, bir milletin, etnik, dini bir grubun veya bir ırkın tamamını veya bir bölümünü yok etmek amaçlı yapılan aşağıdaki davranışlardır:

(1) Grup üyelerini öldürmek;

(2) Grup üyelerine ciddi fiziki veya zihinsel zarar vermek;

(3) Grup üyelerini bilerek tamamen yada kısmen fiziksel yok oluşa götürecek yaşam şartlarına tabi tutmak;

(4) Gruptaki doğumları kasıtlı olarak engellemek

(5) Grubun çocuklarını zorla başka bir gruba transfer etmek


http://www.jarudiyar.com/diger-makal...lemlerdir.html

ALKA 14-06-2012 15:56

Yusuf Cemil'in köyünden 200 kadın ve çocuk öldürtülmüş ve bunların cesetleri buğday sapları üzerinde yakılmıştır.
http://www.arastiralim.com/necip-faz...atliami-2.html

Harekata katılan askerler konuştu
"Bir alay komutanımız geldi, Konya'dan. Dedi ki; 'Arkadaşlar, vatandaşlar dünyada dört hain vardır' dedi. 'Biliyor musunuz?' Biz nereden bilelim dört haini. 'bak' dedi. 'Biri fani (veya vali), biri kurt, biri domuz, biri de Kürt' dedi. Bu dördünü de aynı anda söyledi.""Adamları vurduk, vurdular. Şimdi şöyle kol kola taktılar. Şöyle kol kola taktılar beş yüz, alt yüz kişiyi ağır makineli tüfeklerle şöyle öldürdüler. Harçik ırmağına koydular, ırmak kıpkırmızı aktı. Yalnız bir kadın kendisini suya attı, kaçtı kurtuldu."
Yine Haydar Dede adlı asker anlatıyor: "Bomba atıp içeri girdiler. Yetmiş üç kişiyi içerden çıkardılar, yedisi erkekmiş. Gerisi kadın ve çocuk."
Belgesele konuşan askerler birisi de Eskeri Akyol. Dersim olaylarının yaşandığı dönem 2. Tabur 9. Bölük'te askerlik yapan 101 yaşındaki Eskeri Akyol, yaşanılanları vahşet olarak nitelendiriyor begeselde...
http://gundem.milliyet.com.tr/-dersi...82/default.htm

"Üzerlerine gazyağı döküp yakıyorlardı"
Mağaralara girmekten korkuyorlarmış askerler, ama "girin" talimatı üzerine askerler mağaraları ateşe veriyor; bu kısmı Akyol şu sözlerle anlatıyor: "Bombaları atmak zorundaydık mağaralara. Sonra gidip baktığımızda öyle çoğu yaşlı benim gibi. Getirip üst üste yığıyordu askerler ve üzerlerine gazyağı döküp ateşliyorlardı... Öyle canlı canlı..."
Eskeri Akyol anlatıyor yine: "Çok öldürüldüler! Askerlerden de, ahaliden de çok insan öldürüldü. Yukarı Kutu deresinde ceset kokusundan durulamıyordu. İnsanları öldürüp atmşlardı. Öylesine felaket görülmemiştir. Askerler Allah'ın merine karşı geliyorlardı ha..."
Askeri Akyol, röportajı yapan muhabirin "Tahminen kaç kişi öldürdünüz?" sorusuna, "Valla ne bileyim işte koşturarak ateş ediyorduk... Kalkıp yalan mı söyleyeyim. Askerdik 'ateş' dediklerinde mecburduk ateş etmeye..." sözleriyle cevaplıyor.
Akyol yutkunarak, gözyaşlarını akıtarak anlatıyor vahşeti... Zamanla öldürmelerin son bulduğunu ve sürgünlerin başladığını söylüyor...
http://gundem.milliyet.com.tr/-dersi...82/default.htm

Sayokan 20-07-2012 16:09

Yazı güzel hazırlanmış olaya nasıl baktığınıza bağlı,ben bastırılan bir isyan olarak görüyorum.Egemen gücün sizden talep ettiklerine uymazsanız oda ıslah yoluna gider bu dünyanın her yerinde böyle.
Bunun haricinde olayın alevilere girişilmiş bir katliam gibi gösterilmesine karşıyım.Bende alevi bir ailede doğdum ve Atatürk sevgisiyle büyüdüm.Eğer Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet alevilere karşı bir politika izlemiş olsalardı şeriatın alevilere yaptığı zulümü ortadan kaldırmazdı.Ve diğer şehirlerdeki alevilere neden bir şey yapılmamıştır.Sadece TTunceli'de böyle bir olay yaşanmıştır.Ben bunu etnik milliyetçi bir isyan olarak görüyorum ve bunu aleviliğin meselesi gibi göstermenize karşıyım.
Bahsettiğiniz Dersim isyanının baş aktörleri şafi Kürtlerle iş birliği dahi yapmıştır, bunu bir alevi yapmaz.
Atatürk'ün baba tarafnın alevi olduğunu unutmayın onu zaten bu kadar çağdaş yapan babasının ona aşıladığı batıcı ve modern toplum geleneğidir.Atatürk hem modernite hemde Ziya Gökalp gibi insanların Türkçü ve Turancı düşünce yapısında şekillenmiş bir insandır.
Fakat cumhuriyet Turancı bir politika izlemezdi izleyemezdide.Ziya Gökalp'de açıkça belirtmiştir şu an için Türkiye içinde bir Türk birliği sanlanmalıdır,orta asya şu an için hayal gözükmektedir diye.
T.C Atatürk öldükten sonra tüm milliyetçi politikaları bir rafa kaldırıp Türk-islam sentezini savunmuştur bunun en büyük kanıtı Milli şef İsmet İnönü'nün 1944 yılında Türkçü-Turancıları sindirmek için yaptığı işkencelerdir,insanları tabutluğa hapsetmeleridir.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Turancı bir politika izlememiştir,izleyemezdi de.

DEMAN 20-07-2012 22:08

Atatürk mü, İnönü mü, Bayar mı sorumlu ?
 
Alıntı:

DEMAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 412011)
(...)
Bilindiği gibi yıllardır 1937-1938'de Dersim'de devletin yürüttüğü kanlı harekâtın "asıl" sorumlusunun kim olduğuna dair bir tartışma yürür. Sağ muhafazakâr veya İslami muhafazakâr çevrelere göre Tek Parti Dönemi'nin sembol ismi İnönü "asıl" sorumludur. CHP'lilere göre 1946'da Demokrat Parti'yi (DP) kuran Celal Bayar "asıl" sorumludur. Suçun İnönü ve Bayar arasında paylaştırılmasını mümkün kılan Dersim'in Tunceli'ye çevrildiği 1935'ten Dersim'in dinî ve siyasi lideri Seyit Rıza'nın ele geçirilmesine kadarki dönemde İnönü'nün başbakan olması, 1938 yazındaki İkinci Harekât döneminde ise, Celal Bayar'ın başbakan olmasıdır. Her iki kesimin de ortak noktası, olaylardan Atatürk'ü sorumlu tutmama eğilimidir. Onlara göre Atatürk o sırada hasta olduğu için, Dersim'de gerçekleştirilen katliamlardan haberi yoktur. Bazı Dersimliler de, Atatürk'ü Hazreti Ali'nin bu dünyadaki görünümlerinden biri olarak gördükleri için, Atatürk'e toz kondurmayanlara destek verirler. CHP'li Onur Öymen gibi bazıları ise, gerçek sorumlunun Atatürk olduğunu bilirler ancak bunu günümüzde Kürtlere karşı yürütülen baskı ve zulüm politikalarını meşrulaştırmak için kullanırlar. Kısacası 1937-1938'de Dersim'de yaşananların kimin sorumluluğunda olduğu meselesi geçmişe dair değil aynı zamanda günümüze dair bir meseledir.
***
Atatürk'ün sorumluluğu

Bana göre ise, bu üç şahsiyet de sorumludur ama en büyük sorumluluk, ölümüne kadar iktidarın hem hukuken hem de siyaseten rejimin en güçlü adamı olan Atatürk'ündür.
Öncelikle Atatürk, Dersim'de iplerin kopmasına neden olan uygulamaların yürürlüğe konulduğu dönemde, örneğin 1935'te "Tunçeli Kanunu" çıkarıldığında gücünün doruklarındadır. Öyle ki, Kemalizm bu dönemde katı bir ideoloji olarak tanımlanmıştır.
İkincisi Atatürk 1936'da TBMM açılışında yaptığı konuşmada "Bu korkunç çıbanı tümüyle temizleyip koparmak, kökünden kesip temizlemek ve bunu her ne pahasına olursa olsun yapmak gerektiği"ni savunurken sapasağlamdır.
Birinci Harekât
Dersimlilerin üstüne uçaklarla "Teslim olmazsanız Cumhuriyet'in kahredici ordusu tarafından mahvedileceksiniz" bildirileri atıldığı 4 Mayıs 1937 günü Dersim'in kaderini belirleyen Bakanlar Kurulu'na da Atatürk başkanlık etmiştir.
Atatürk, uçağıyla Dersim'i bombalayan manevi kızı Sabiha Gökçen'i 22 Mayıs 1937'de Ankara'daki Devlet Hava Yolları salonunda karşılamış, 10-12 Haziran 1937 tarihinde Trabzon'u ziyaretinde, bugün Atatürk Köşkü denen konakta Dersim'le ilgili harekât planlarını hazırlamıştır. Bugün müze olan köşkte sergilenen haritada bizzat Atatürk tarafından konulmuş kırmızı ve mavi işaretler (bizim kuvvetlerimiz ve isyancıların kuvvetleri diye) görülebilir.
Atatürk, Seyit Rıza ve adamlarının asılmasından birkaç gün önce yanına Sabiha Gökçen'i de alarak Dersim'i de kapsayan bir geziye çıkmış, önce Elazığ yakınlarındaki Singeç (Soyungeç) Köprüsü'nü açmış, Seyit Rıza asıldıktan sonra da önce Elazığ'a uğramış, sonra da Diyarbakır'a doğru gezisine devam etmiştir.
Atatürk, 1 Kasım 1937 günü yaptığı TBMM'yi açış konuşmasında "Milletimizin layık olduğu yüksek medeniyet ve refah seviyesine varmasını engelleyecek hiç bir engel düşünmeğe yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle bahtiyarım. Tunceli'deki icraatımız neticeleri bu hakikatin ifadeleridir" demiştir.
İkinci Harekât
Ocak 1938'de başlatılan ikinci harekât da Atatürk'ün kararıyla olmuştur. Bu kararın nasıl alındığını Celal Bayar yıllar sonra gazeteci Kurtul Altuğ'a şöyle anlatmıştır: "Şimdi, Mareşal Erkan-ı Harbiye Reisi (Genelkurmay Başkanı), ben Başbakan'ım. Atatürk malum... Üçümüz Dersim'de yapılan büyük ordu manevralarındayız. Manevranın da sonuna gelmek üzereyiz. Üçümüz birarada 'Ordunun emniyeti bakımından strateji ne olmalıdır?', onu görüşüyoruz... O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin Jandarma karakollarımızdan üç-dört tanesini bastıkları haberi geldi. Atatürk'le göz göze geldik. Birbirimizi anlıyorduk. Atatürk benim yüzüme baktı. 'Ne olacak?' dedi. Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek. Ne olursa olsun bana hitap edecekler. Hükümet reisi benim. 'Anlıyorum efendim, bana hitap edişinizin manasını' dedim. Atatürk: 'Sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersim'i' dedi ve vurduk..."
Atatürk'ün 19 Mayıs 1938 günü Atatürk Stadyumu'nda henüz resmen "milli bayram" olmayan gençlik ve spor gösterilerini izledikten sonra 16:30'da stadyumdan ayrıldığını ve Hatay'ın Türkiye'ye ilhakı projesi kapsamında planladığı Mersin gezisine başlamak üzere gara gittiğini biliyoruz. Bizim kuşağın zihnine nakşolmuş Atatürk'ün trenin penceresinden hüzünle bakan yüzünü gösteren ünlü fotoğraf bu geziden kalmıştır. Yani Atatürk, o sırada bile bedensel açıdan değilse bile zihinsel açıdan gayet diridir.
Hepimiz sorumluyuz
Bütün bu bilgileri birleştirince, Dersim'le ilgili tüm hayati kararları Atatürk başkanlığındaki heyetin verdiği anlaşılır. Kısacası, bundan 74 yıl önce Dersim'de yaşanan korkunç olayların sorumluluğundan, ne Cumhuriyetimizin kurucu babası Atatürk, ne CHP geleneğinin sembol ismi İnönü, ne sağ muhafazakâr geleneğin temsilcisi Celal Bayar, ne de İslami muhafazakârların saygıyla andığı Fevzi Çakmak kurtulur. En az bu şahsiyetler kadar sorumlu olanlar ise tarihimizin bu karanlık sayfalarıyla hesaplaşmaya, mağdurlardan özür dilemeye, kayıp kızları bulmaya, kısacası Dersim'in yaralarını sarmaya teşebbüs etmeyen siyasetçiler, bu konuyu gündeme getirmeyen aydınlar, bilim insanları, gazetecilerdir...
Not: Bu yazıyı yazarken yararlandığım kaynakları, yer sorunu yüzünden daha önce bu sayfalarda yazdığım Dersim'le ilgili yazılarda belirttiğimden tekrarlamadım.
hurayse@hotmail.com
TARAF

Ayşe Hür

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=26217

40 ile 80 bin INSANIN hunharca katliamiyla ve onbinlerce insanin sürgünüyle sonuclanmis bir SOYKIRIMI, devlet yapmasi gerekeni yapmis mantigiyla yaklasmaniz INSANCIL degil, IRKCI bir yaklasimdir.

Desim SOYKIRIMINA salt bir Alevi soykirimi demek tabii ki yanlistir...
Bu SOYKIRIMIN diger bir nedeni ise, bu bölgenin neredeyse tamaminin KIRMANC/ZAZA ve Kürtlerden ibaret olmus olmasidir...
Bu soykirimla ebedi sef, basbug misto kor, bir tasla iki kus vurmus oldu...Hem etnik temizlik hemde dinsel temizlik yapmaya calisti, cünkü türk-islam-sentezinin önündeki en önemli engellerden birisiydi DESiM...

Sizi ve sizin gibi mantik yürütenleri, INSAN olmaya davet ediyorum...

Alevi kökenli olmaniz, sizin daha humanist olmanizi gerektirir...Ateist olmaniz ise, katliamlarin tümüne, gerekcesi ne olursa olsun, DUYARLI yaklasmaniza bir engel teskil etmez, aksine dahada duyarli olmaniz gerektirir. Nitekim Ateist olmaniza vesile olan Turan Dursun'da bir katliamin kurbani oldu...

Sayokan 21-07-2012 00:03

Alıntı:

DEMAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 444898)
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=26217

40 ile 80 bin INSANIN hunharca katliamiyla ve onbinlerce insanin sürgünüyle sonuclanmis bir SOYKIRIMI, devlet yapmasi gerekeni yapmis mantigiyla yaklasmaniz INSANCIL degil, IRKCI bir yaklasimdir.

Desim SOYKIRIMINA salt bir Alevi soykirimi demek tabii ki yanlistir...
Bu SOYKIRIMIN diger bir nedeni ise, bu bölgenin neredeyse tamaminin KIRMANC/ZAZA ve Kürtlerden ibaret olmus olmasidir...
Bu soykirimla ebedi sef, basbug misto kor, bir tasla iki kus vurmus oldu...Hem etnik temizlik hemde dinsel temizlik yapmaya calisti, cünkü türk-islam-sentezinin önündeki en önemli engellerden birisiydi DESiM...

Sizi ve sizin gibi mantik yürütenleri, INSAN olmaya davet ediyorum...

Alevi kökenli olmaniz, sizin daha humanist olmanizi gerektirir...Ateist olmaniz ise, katliamlarin tümüne, gerekcesi ne olursa olsun, DUYARLI yaklasmaniza bir engel teskil etmez, aksine dahada duyarli olmaniz gerektirir. Nitekim Ateist olmaniza vesile olan Turan Dursun'da bir katliamin kurbani oldu...

Sayın deman dediklerinize katılmıyor değilim , beni yanlış anlıyorsunuz.Atatürk'ün Türk-islam sentezi gibi bir derdi yoktu onu milliyetçi Türkçü-Turancı diye nitelendirirseniz kabul fakat Atatürk Türk halkını din illetinden temizlemek isteyen bir insandı.

Bakın ortada şöyle bir gerçek var,ülkeyi işgal eden yabancı ülkeler var.Komutanlar milli mücadeleye önderlik edip , ülkeyi işgalden kurtarıyorlar.
Bunlar şimdi artık zafer kazandı, artık sorun ülke nasıl yönetilecek ona geldi:
Bu konuda da uzun bir savaş verildi ülkede;kazananlar kim oldu Atatürk ve onun gibi düşünenler.Atatürk'ün Türkçü milliyetçi olduğu bir gerçek ve sonuçta egemen güç yani T.C 'yi kuran kişi onun hangi politikada ilerleyeceğini belirlerken şunun farkındaydı Türkiye çorba gibi bir ülke ben öyle bir Türklük kavramı geliştirmeliyimki hem anadolunun sahibi olduğumu tasdiklemeli,hemde içindeki insanları ortak bir ideal doğrultusunda birleştireyim(nitekim Amerikan vatanseverliğinede benzetebilirsiniz).Bunun üzerine Sümerler-Hititler üzerine araştırmalar Maya uygarlığı ile ilgili araştırmalar düzenletti,Mu kıtası,güneş dil teorisi vs. Türklük kavramını önce sağlam temeller üzerine oturtmak istedi,sonrasında ise "Ne mutlu Türküm diyene ! " dedi dikkatinizi çekerim olana değil diyene.Bununla Türkiye'deki insanları bir manada kan bakımından değilde kendini Türk diye tanımlamalarını sağlayacak bir milliyetçilik akımı geliştirdi.Bunun karşısında Kürt kimliğinde ısrar edenlerde tabi devletin politikasını sekteye uğratmaktadır.Bunun sonucunda devlet bu kişileri öyle bir hücum uygulamalıdırki bu kişiler bir daha devletin politikaları önünde tehdit oluşturmasın.Sonuçları çok ağır oldu haklısınız katliam yapmak bir çözümde değil bugünn hala Tunceli insanı mevcut bugünki BDP'ye ve o tarz düşünce yapısına destek veren aleviler en çok Tuncelilerdir.Sebebininde bu gördüğü baskılar olduğununda farkındayım.

Fakat Atatürk öldükten sonra tüm bu devlet politikaları rafa kaldırıldı, zaten.Ondan sonra Türkiye gerilemeye başladı.İsmet İnönü ise Türkiye'de kendisine tehdit oluşturan hangi siyasi düşünce varsa üzerinde baskı kurdurdu(Bkz:1944 Davası,Komünistlerin tutuklattırılması,Said-i Nursinin tutuklattırılması)

Kısacası özetle Türkiye Cumhuriyetini kuran insan onun için bir yol çizdi ve bu yola çıkanları engellemeye kararlıydı.

Olaylar üzücüdür fakat,dersimde özerk bir bölge kurulsaydı yani Şeyh Said'in istediği gibi Kürt özerk bölgesi Alevi ve Şafilerin arasında eyaletlere ayrılsaydı,bugün bölgede neler olacağı hakkında yorum yapmak imkansız.

Orda ölen insanlar için üzücü bir durum.Böyle şeylerin yaşanmaması gerekiyor fakat Seyit Rıza bu yola çıkarken başaramazsa sonucunun ölüm olacağının farkındaydı başaramadı öldü.Halkıda ardından zülumlere katlandı.
Yani bir harekete kalkışıyorsa birisi başaramazsa olacakları düşünmeli.(Bkz:Deniz Gezmiş eğer ihtilal yapıp başarılı olsaydı bugün kahraman diye anılırdı,başaramadı hain diye anıyorlar)

Özetle budur.

Hümanist değilim,ırkçıda değilim.
İnsanların ne kadar kötü ve çıkarcı olabileceğini görmüş biriyim.Hümanist insanların neden hümanist olduğunu anlayabiliyorum sürekli insanlardan zarar gördüğünden kimsenin zarar görmesini istemiyor.
Bense şunun farkına vardım doğada güçlü olan yaişar,çıkarları ve amaçları doğrultusunda hareket edenler kazanır.

Daha önceden eğer sizi ve Tuncelileri incitecek bir şey yazdıysam kusura bakmayın 2 sene boyunca Türkçü-Turancı bir insandım eski alışkanlıklar düşünce biçimleri ve yargılar çabuk bırakılmıyor.
Ama size karşı yapılanın soykırım olduğunu düşünmüyorum bana kalırsa katliam olarak nitelendirilebilir.Soykırım olsaydı bugün Tunceli halkı olmazdı.

İyi geceler , saygılar...

Kurmay 10-08-2012 02:41

Katliam lafını bu ara ne kadar duyar olduk herkes söyler olmuş. Bu ülkede diyap ağalarda vardı seyit rızalar da. Dersim bölgesi osmanlı zamanından beri şımartılmış bölge. Kısmi özerklik verilmiş buradan ne vergi alınmakta nede halkı askere gitmekteydi. Bu daha sonra meşrutiyet zamanında kaldırılmaya başlandı işte o zamandan itibaren isyanlar başladı. Sakın bu isyanları halk isyanı olarak görmeyin bunların hepsi aşiret isyanı yani çıkarları ortadan kalkınca bir kaç ağanın isyanı olan o cahil halka oldu bu çakallar yüzünden. Daha sonra cumhuriyet zamanında da durum aynıdır. Seyit rıza bölgeyi iyice ahtapot gibi sarmış üniter devlet yapısına karşı tavır takınmaktaydı. çoğu aşiret bağlılıklarını bildiren mektuplar yazmış ama seyit rıza bunlar arasında yoktur. Gün geçtikçe de silahlı gücünü artırmıştır. Birde siyasi kışkırtıcı ingiliz uşağı nur dersimi de işin içine girince zaten isyan planları daha da artmıştır. Bu soğuk strateji döneminde dersim bölgesi için çok raporlar hazırlanmıştır. çünkü herkes her şeyi bilmekte orada devlet otoritesine karşı olan ikinci bir otorite vardır. Buradaki ağalık sistemini yıkmak oradaki halkı bilinçlendirmek eğitmek için çok uğraşılmıştır. Okullar yollar köprüler yapılmıştır. Amaç ağalık sistemini yıkmaktır. (ne trajedidir ki genelde bu dersim isyanını savunanlar feodalizme karşı olan kişilerdir ama aynı zamanda feodal bir isyanı savunmaktadırlar) ve bu gelişmeler sonucunda seyit rıza ve diğer isyancılar karakol basmışlar bütün askerlerimizi öldürmüşlerdir aynı zamanda köprüleri yıktılar, telgraf direklerini yıktılar dersimi devletten kopardılar kendi otoritelerine tamamen aldılar. Bu saatten sonra yapılması gereken belli. ülke yönetimin başında şimdiki gibi bop eşbaşkanları yok başta türk milletin kahramanı ulu önder mustafa kemal var. Tabi ki böyle bir durumu tepkisiz kalamaz isyancılara hainlere ne yapılması gerekiyorsa o yapılmıştır ve yapılacaktır. Masum insanlara gelince isyanları bastırmada ve silah teknolojinin olduğu durumda hiç masum ölmemiştir diyemeyiz. Teknoloji geliştikçe masum insan kaybı sayısı artar bu bir askeri gerçekliktir. Birde şunu unutmayalım isyancıların üniforması yok yani kim masum kim isyancı belli değil. Birde kadın çocuk ölümlerine gelince bu konuda hassasiyet tabi ki olunmalı ama ölen olmuşsa da bunun vebali meşru hakkını kullanan devlet değil o insanları tehlikeye atan isyancılarındır ve kişisel asker yada bir kaç komutan yaptıysa onlarındır. Bunu devlete mal etmek büyük yanlışlıktır. Devlete isyan edenlerin karşılığı her zaman aynıdır dünde böyleydi bu günde böyledir.

Şüpheci Dinsiz 04-05-2024 15:37



Katliam devam ediyor çünkü.

Şüpheci Dinsiz 04-05-2024 16:32

Tweet dizisini x'den okuyun.

Şüpheci Dinsiz 05-05-2024 19:53

Katliamın yıl dönümünde Dersim kırımı üzerine söyleşi | Baskın Oran - Bülent Bilmez


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:33 .