![]() |
Ölen Gayri Müslimlerin İslam'a Göre Durumu
İslam dinine göre gayri müslimlerin durumu konusunda tam bir netlik yoktur. Bazı ayetlerde kendilerinin dost edinilmemesi salık verilirken bazı ayetlerde ise hıristiyan ve museviler arasıda kıyaslamaya gidilmekte. Kimi ayetlerde ise hak dini olduklarından söz edilmekte.
"eysa" isimli üyemiz ise bu konuya daha farklı bir açıdan yaklaşmış ve ölen gayri müslim çocukların durumuna yönelik bir araştırma yapmış. Bu noktada sözü kendisine bırakıyorum: Alıntı:
Arkadaşımızın ricası üzerine bu başlığı açmış bulunuyorum. Konu benim de ilgimi çekti. Bu konuda herhangi bir incelemem olmadığı için herhangi bir yorumda bulunamıyorum. Konu hakkında bilgisi olan arkadaşlarımızın bizlerle paylaşması iyi olur görüşündeyim. |
başlığı açtığınız için teşekkür ediyorum.gayri müslim olarak ölen çocukların durumunu internetten islami sitelerden araştırdım.ama sonuç olarak kesin hiçbir şey söylenmiyor.alimler 7 ayrı görüşe ayrılmış
1- Akıl-baliğ olmadan ölen kâfir çocukları, Cennete girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Cennette İbrahim aleyhisselamın etrafında çocuklar dolaşır. Bunların içinde müşriklerin küçükken ölen çocukları da bulunur.) [Buhari] (Rabbimden, müşrik çocuklarını bağışlamasını diledim, kabul edip Cennete soktu.) [E.Nuaym] (Her çocuk İslam fıtratı üzere [İslam’a elverişli olarak] doğar.) [Buhari] 2- Kâfir çocukları Cennette müminlere hizmetçi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Rabbimden, küçükken ölen müşrik çocuklarının Cennette müminlere hizmet etmelerini istedim, kabul etti.) [Hakim-i Tirmizi] (Müşriklerin çocukları Cennet ehlinin hizmetçileridir.) [Taberani] 3- Ana babalarına tâbi olur. Ana babasından biri, Cennete giderse, çocuk da Cennete gider. İkisi de Cehenneme giderse, çocukları da Cehenneme gider. Küçükken ölen müşrik çocuklarının ahiretteki durumları sorulunca Resulullah efendimiz (Babalarına tâbidirler) buyurdu. Hiçbir amel işlemeden nasıl babalarına tâbi olur denilince, şöyle buyurdu: (Büyüseydiler, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Ebu Davud] İki hadis-i şerif meali de şöyledir: (Müşrikler de, çocukları da Cehennemliktir.) [İ. Ahmed] (Kız çocuğunu diri diri gömen de, gömülen de Cehennemdedir.) [Ebu Davud] [Günahsız çocuğun Cehenneme gideceği yedi kavilden biridir. Kendi aklına göre bu hadis-i şeriflere uydurma diyen kimse, hadislerin ve kavillerin ne olduğu bilmeyen cahildir. Farklı hadis-i şeriflerden dolayı farklı mezhepler meydana çıkmıştır. İmam arkasında Fatiha okumak Şafii’de farz iken Hanefi’de harama yakın mekruhtur. İki hükmün birbirine bu kadar zıt olması, Resulullah efendimizin farklı bildirmesindendir. Peygamber efendimiz de, ümmetine rahmet olması için farklı bildirmiştir. Bunun için bir kişi kendi mezhebine göre yapamadığı işi, sıkıntı olunca başka hak mezhebe göre yapmakta, farklı kavildeki rahmetten istifade etmektedir.] 4- Kâfirlerin çocukları, büyüseydi mümin veya kâfir olacaktı. Bu ise ilm-i ilahide bilindiğine göre, hüküm de ona göredir. Yani kâfir olacaklar Cehenneme, Müslüman olacaklar ise Cennete gider. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Akıl-baliğ olsalardı, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buhari, Müslim, Nesai] 5- Cennete de, Cehenneme de girmez. Araf denilen bir yerde kalır. Fakat burası da devamlı değildir. Çünkü kıyamette Cennet ile Cehennemden başka yer yoktur. Hatta, (Ahirette imtihan olurlar, kazananlar Cennete, kaybedenler Cehenneme gider) diyen âlimler de olmuştur. 6- Kâfir çocukları toprak olacaktır. Cennete gitmek için imanlı olmak, Cehennemde ebedi kalmak için de imansız olmak şarttır. Kâfirlerin çocukları ne imanlı, ne de imansızdır. Bunlar yok olacaktır. Dağ, orman, mağara veya çölde yaşayıp da dinden haberi olmayanlar da, imanlı olmadıkları için Cennete girmez, Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmez, hayvanlar gibi yok edilir. 7- Bazı âlimler, farklı hadisi şerifler karşısında susmuşlar, bir şey dememişlerdir. [Bu bilgiler, (Mektubat-ı Rabbani, Feraid-ül fevaid ve Tac gibi muteber eserlerden alınmıştır.] Dağda, çölde yaşayıp da Peygamberleri işitmemiş olana "Şahik-ul-cebel" denir. Bunlar mazurdur. Peygamber gelmemiş hükmündedir. Bunların, peygamberlere inanmaları, emrolunmadı. Bunlar için Kur'an-ı kerimde, İsra suresinin on beşinci âyetinde, (Peygamber göndermeden önce, azap yapmayız) buyuruldu. (İsbat-ün-nübüvve) bu görüşlerin hepsi tamamen farklı.yani ölen masum çocukların cennete gitmeleri sadece bir ihtimal.ölen gayri müslim çocuklar cehennemede gidebilir,cennette hizmetçide olabilir,(bir çocuğun cennette özgür olmak yerine hizmetçi olması beni rahatsız ediyor bu arada) araf denilen bir yerde kıyamete kadar kalıp sonra tamamen yok olabilirler yada hiçbir yere gitmeden öldükten sonra yok olup giderler. ben şu soruyu sormak istiyorum ölen gayri müslim çocukların kesin cennete gidecekleri islam hukukuna göre söylenebilirmi? çünkü masum bir çocuğun sırf annesi ve babası yüzünden cehenneme gitme olasılığı bile bana korkunç geliyor. |
sn. istatistik, yazdığım bir iletimde vardı, ateistlerin çocukları ile ilgili saçmalıkları bu adreste okumuştum, www.
sorularlaislamiyet.com sitede araştırılması gerekiyor. turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22553 sayın eysa, bu belirttiğim site nurcuların sitesi, buradaki yazarların çoğunluğu Rezalet-i nur ile yoğurulmuştur, bir gerçek var ki o da sait nursi denen iblis sayesinde pek çok insan inançsız olmuştur. Sizi rahatsız eden o konuyu yazıp size üzüntü verdiğim için özür dilerim. Bu konu bana ve benim gibi düşünen insanlara elbette gerçek dışılığı yansıtmaktadır. Siteyi araştırın tanrı ulviyetini ayaklar altına alıyor, insanları şizofren düşünce ve iddialar ile etkilemeye çalışmaktalar, hep korkutma taktikleri. Eğer bize şah damarından yakın bir tanrı olsaydı eminim ki dinleri icat eden şizofrenleri ve onların yalakalarını yaratmazdı, fazla uzattım. Esenkalın.. |
Alıntı:
|
Kur-an denen kitap, ne gariptir ki bununla ilgili hiç bir bilgi vermemektedir.
onun yerine, yaklaşık 80 kere "yerle gök arasındaki herşeyi allah yarattı" cümlesini tekrarlamayı, karanlık çağ dönem efsanelerine (lut, semud, nuh, ad, şuayib vb. onlarca kavmin nasıl helak olduklarını anlatan masallara) yer vermeyi uygun görmüştür. meydan boş kalınca da hadisler ön plana çıkıyor. bana göre tamamının reddedilmesi gereken bu nasrettin hoca rivayetleri, ne yazık ki pek çok müslümanın 1. derecede rehberi (Kur-an'dan bile daha önemli). aydın bir müslüman şöyle demelidir: 1) akıl baliğ olmayan (7 yaşından küçük) tüm çocuklar dinlerden ve günahlardan muaftırlar. hepsi cennetliktir. 2) 6 yaşından büyük gayri müslüm herkes, cehennemliktir. cehennemden sonra cennete gidip gitmeyecekleri de muallaktadır. Kur-an bu konuyu da es geçmiştir. Cüppeliye göre ebedi cehennem; fetullah'a göre ise cehennemden sonra cennet vardır. Ömer Çelakıl isimli kaçık, hâla sure ve ayet numaralarından mucize araya dursun. (sure ve ayetlerin numaralandırılması Osman tarafından yapılmıştır. Osman'ın mucizelerini araya dursun desem daha doğru olurdu). sevgiler... |
Alıntı:
Saygılar |
Alıntı:
Sayin eysa; Oncelikle aramiza hosgeldiniz. Evet o tip, kendi ayri telden kendi kuranlarini yazan, inandiklari kitabi okumayan sitelerin urunleridir bunlar. Bu konuda supheniz varsa sayet, Kuran'da bununla ilgili ayet vardir. 3/10 Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar. Akil balig olmamis bir cocuk, ister musluman, ister gayrimuslim, hatta isterse gayrimesru olsun islama gore gunahsizdir. Gayrimesru konusuna iliskin de su ayete bakabilirsiniz. 24/3 Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. |
Sayın eysa, Sizi çok iyi anlıyorum, değerli arkadaşlar sizin sorununuza da eğilip görüşlerini de açıklamışlar. İletilerinizden anladığım kadarıyla bir şeyler size tuhaf gelmeye başlamış. Kuran’ı birde eleştirisel olarak okudukça çelişkiler daha muntazam olarak ortaya çıkmaktadır, ama inanarak ve kuran ın Allah tarafından geldiğine ve Muhammed in elçi ve nebi olduğunu kabul ederek abdest alıp ve öpüp başınıza koyarak okursanız asla hiçbir şeyi göremezsiniz.
Siz küçük bir noktaya takılmışsınız, inançsızların ve gayrimüslimlerin çocukları cennete gidecekler ve orada hizmetçi olarak ebediyen kalacaklar. Böyle bir tanrı emri zaten yok ve olamazda, bu ve bunun gibi yüzlerce argüman o site ve bu nurcu zihniyetinin dezenformasyonudur. Küçük çocukları, bebekleri, daha doğmamış ana karnında bulunan üç beş aylık yeni şekillenmiş embriyoları hiçbir günahları olmadan kaderlerine yazmış olduğu cennet hizmetçiliği fasaryalarını ayrıca bu bahsettiğim insan yavrularını depremlerle, yangınlarla, sellerle, cinayetlerle Azraile feci bir şekilde öldürtüp ana babalarının günahlarını bunlardan çıkartacak olan bir Tanrı olamaz. Bu kurana tam anlamı ile zaten tezattır, Kuran da ne yazıyor, hiç kimse kimsenin günahını çekemez, asla böyle bir şey olamaz diyen bir kitap ve tanrı ? Sayın eysa, sanırım 2004 yılından beri fırsat buldukça T.D. sitesine girip hep araştırdım ve okudum, halen okuyamadığım bir sürü konu mevcut ve hala zevkle okumaya devam ediyorum, bu site kuran ın yalanlarının ispatları ile dolu. Kandırılmışlığın verdiği öfke bazen çok uzun sürer, iki satırla ifade edeyim. Bir insan, sevgisini, hayatını her şeyini çok sevdiği bir insana adar ve beraberce yaşamaya başlarlar, daha sonra bir tanesi onu aldatır, bu aldatmayı o insanı çok sevdiği için yakıştıramaz ve araştırma yapar bir süre sonra yakalar, çok seven insan şok olur bazen ölür, bazen öldürür ve bazen de delirir. Ben tanrıyı öldürdüm. Esenkalın. |
Benim arkadasimda Kuran'da sokaga inin tuttugunuzu oldurun, kadina yarim miras verin, kadinin sahitligi yarimdir gibi ayetleri gorup inanmayi birakti, tabi ilk ben anlattim ateist oldugumu filan.Bir kac ay gecti, bana bir soru sordu; Ya bizim ahlakimiz Allah'in ahlakindan farkliysa ve icimize sindiremedigimiz icin cehennemde sonsuza kadar yanarsak, islami perspektiften Allah varsa istedigini yapar, kimseye hesap vermez.Arkadasa verdigim cevap, ben "Allah ahlaksiz diye ateist olmadim" oldu.
Sizin kafaniza bir yer takilmis, eminim o bir degil, 10-20 tane islam sacmaligi var gozunuze batan.Bir bir arastirin, Kuran'i alin turkce okuyun.Hata varsa Allah yoktur:) Mesela gunes batida kara balciga batar filan diyorsa o tanri uydurmadir. |
cevaplarınız için teşekkür ediyorum.
isterse akıl bağli olsun hiç kimseye bir kötülük yapmamış birinin sırf Allaha inanmıyor diye sonsuza kadar cehenneme gitmesi bana hiç doğru gelmiyor.akıl bağli olduğu halde inanmadı diye 12-15 yaşında birini sonsuza kadar atan biri merhametli olamaz.ben aslında eskiden Allahın adaletinden hiç şüphe etmezdim.Ama sağolsun lise 3 te kuranı kerim hocam dinden dönenlerin katli vacip olduklarını söyliyerek aklıma ilk soru işaretini soktu.sonra soru işaretleri çoğaldı.Sonra bir gün hayatım boyunca hiçbir zaman yapmadığım bir şeyi yaptım.kendimi Allahın yerine koydum.Ve daha adaletli ve iyi bir düzen hayal ettim.insanların inanmak,inanmayanlarla savaşmak,ve kulluk etmek için değil sadece iyilik için uğraştıkları daha adaletli bir düzen.Aklıma takılan her soruyu dini konularda yetkin olan kişilere sordum.hiçbiri beni tatmin edecek bir cevap veremedi.mesela bu konuyu ilahiyat hocama sordum.Oda önce sorunun saçmalığından ve gereksizliğinden bahsetti sonra Allahın her insanın beynine Allahı ve islamı bulabilmeye yarayan bir kod yazdığını,gayri müslim ailelerde ve gayri müslim ülkelerde doğanların sınavları zor olsa bile bu kodu kullanarak doğru yolu bulabileceklerini söyledi. |
İlahiyat hocanın verdiği cevabı düşünürsek bence bu olay adaletsiz bir boyut kazanıyor neden dersek..
Herkesin müslümanlığı bulabiliceği bir yol var demiş kısaca yani nerde doğarsa doğsun ve ailesi kim olursa olsun, bu durumda; Müslüman ailelerin çocukları ne kadar şanslı heleki Dindar bir ailenin oğlu İngiltere kralının oğlundan çok daha şanslı olsa gerek :) çünkü büyük ihtimal aileden alıcağı eğitim ve terbiye doğrultusunda iyi bir müslüman olucak ..peki ya hristiyan doğanlar yada islamiyetten çok uzak yerlerde doğan çocuklar senin müslümanlığı seçme ve tanıma şansın o kadar çokken onların seçme şansı okadar az ki bence bu adaletsizlik bir de bu çocuklar erken yaşta hayatını kaybedince hiç bir şansları kalmıyor.. bence bu düpedüz uydurmaca ve kandırmaca... |
Alıntı:
Allah kimseye kaldıramayacağı yük vermez.O kimselerin sınavları zor olsa bile ahirette mükafatları çok daha büyük olucak. Allah kimseye kaldıramayacağı yük vermez diyorlar iyi de bana bunu kanıtlamaları lazım.Çünkü benim gözlemlerime göre Allahın kaldırabileceği kadar yük verdiği milyarlarca insan sırf inanmadıkları için cehennemde sonsuza kadar yanıcak.O söyledikleri aslında kendi yaptıkları sınav benzetmesinde (iyi öğrenciyle kötüyü ayırmak için öğretmenin yapmak zorunda olduğu sınav) şuna benziyor.Öğretmen kimi öğrenciye sınavda çok zor soruyor kimisinede daha kolay soruyor .Zor soru sorulan öğrenciler sınavı geçerse ödülleri daha büyük olucak ama geçemezlerse sonsuza kadar cezalandırılıcaklar.Acaba o sınavı zor olanlar daha büyük bir ödüle talip mi oldular ki onların sınavı daha zor? Eğer sonunda büyük bir ödül ve ceza olan bir sınav varsa herkesin eşit şartlar altında sınava tabi tutulması gerekmezmi... |
Evet. zaten sorunda burada, kimseye özel ayrıcalık tanınamaz. Kimine öz, kimine üvey evlat muamelesi yaptığı öngörülen bir tanrı sorunumuz olduğu gibi birde, bunun yanında bu insanların öz mü, üvey mi olduğunu da yine kendisi belirleyen bir tanrı sorunu var önümüzde. Bunlar yetmezmiş gibi birde insanların hangi yükü, ne kadar kaldırabilecekleri yönündeki yetkinliği de veren aha yine bu tanrı... Bir konu nasıl bu kadar anlamsız hale gelebilir? İman gücüyle, yoksa tanrı kimseye kaldırmayacağı kadar yük vermez söylemi anlamsızdır, zira kişilerin ne kadar yükü kaldıracağını da tayin eden aha yine bu tanrı(o halde baştan yetkinlik-yük ayrımı neden?)... Kısaca madem insanlara yük kaldırma yetkinliğini tanrı veriyor ve madem bir de geri dönüp sınav yapıyor, bu durumda sınava tabi tutulan tanrıdan başkası olmuyor. Cehennem söylemleri ise tanrının yetersiz kalan kudretinin(kırık notlarının) açığa çıkmasından başka anlam taşımaz.
Sınav iki biçimli ele alınabilir, birincisi sınava tabi tutulanın ne düzeyde kavradığı, başarılı olduğudur, diğeri de sınava tabi tutanın ne düzeyde yararlı bir öğreti sunduğu ya da iş yaptığıdır.. Örneğin bir araç üretiriz, testler başlar, test edilen özünde araçtır fakat amacımız yaptığımız işi test etmektir. Kısaca uyguladığımız test hem eksiklerimizi, hem nerede hata-yanlış yaptığımızı görmemizi sağlar ve tabi sınava tabi olanın hem düzeyini hem de sonunda kat ettiği-edeceği aşamayı-mesafeyi açığa çıkartır. Bunun ötesinde sınav, test söylemi üzüm değil bağcı dövmektir ya da ciddi düzeyde gereksizlik. Sınavı geçemeyen aracı hurdaya atıyorsak, bu aracın değil, bizim eksiğimiz, yetersizliğimiz, tecrübe eksiğimiz-yetkin olmayışımızla ilgilidir. Kısaca sınavı geçemeyen araç değildir... Bu sınav hikayesi özünde inançla ilgili değil, dinlerin insanları belirli bir merkeze ve kendi çıkarlarına bağımlı(köle) hale getirmesi için bulduğu en ideal yoldur. Her şeye boyun eğmeyi öğreterek insanları istemsizleştiren, bir eli yağda, öbürü balda olanın, bu dünya da cennet kurup hurilerle(haremler) yaşayanın, diğerine karşı kendi konumunu meşrulaştırdığı-diğerini sömürebildiği ve bunu tanrı istedi ve bu dünya fani, itiraz etme, isyan edip tanrıya ortak koşma, kabullen ve şükret ki bu sınavı geçip ölünce cennetde bal ırmaklarında yüzesin, hurilerle gezesin... vb yollu aşıladığı ve kanıksattığı önemli bir araçtır da... Sınavdasın şşş şikayet etme, isyan etme tanrıyı incitme, kabul et, biat et, şükret ve boynunu bük... Oysa fırsat eşitliği yoksa, hak da yoktur, adaletde... Tanrı adil değil mi? Değil, zira dinler fırsat eşitliğine dayanmayan, belirli elit sınıfların, toplumları çeşitli biçimler altında kötürümleştirip sömürdüğü, adil olmayan bir dünya gerçeğidir, böylesi bir dünya da, dinleri yazanların türettiği tanrılarda her yönüyle kendilerine benzeyecektir... |
aynı sonuca geliyoruz işte adaletsizlik....diyelim sen kolay şartlarda yapılması gereken her şeyi yaptın zamanı gelince namazına başladın orucunu hiç aksatmadın hacca gittin zekatını verdin kurbanını kestin ver öbür dünyaya gittin...aynı şekilde çok zor şartlarda ki bir insan ne yaptı ne etti müslümanlığı benimsedi ve gereken her şeyi aynı senin gibi yerine getirdi ve öbür dünyaya gitti...zor olanın ödülü daha büyük olacak dimi ama sende her şeyi yaptın tek farkınız sen kolay şartlarda yaptın o zor.. yani müslüman bir ülkede, müslüman olarak doğdun en iyi hocalardan eğitim aldın yani 4 ayak üstüne düştün.. ama yinede iyi bir müslüman olarak yaşadın ve öldün ama onun ödülü daha büyük, ozaman bu sana yapılan bir haksızlık mı yoksa zor şartlarda müslümanlığı kabullenip gereğini yapanı ödüllendirmek mi ?
|
O kadar da akfanizi yormayin bu sacmaliklara. Hristiyan dogan da vaftiz olunca cennetlik olur, Tabi cehennemlik bir gunah islememis ise. Onlar icin de cennetin yolu, isa'dan gecer. Isa'nin allahin oglu olduguna inanmayan cennete giremez. Yani hristiyan cennetinde de, musluman bulamazsiniz.
Alahin adaletine gelince; sevecen, bagislayici, hep insanligin iyiligini dusunen bu insan uydurmasi yaratik, daha ilk hatasinda, kendi suretinde ozene bezene yarttigi ve cinlerden filan ustun tuttugu insani, cenneten kovmasi mi adil, yoksa seytanla bahse girip insana musallat etmesi mi? Kendi iradesiyle yaratigi kularini, nuh'un tufaninda, coluk cocuk demeden tumden bogmasi mi adalet? Masal, insan uydurmasi uydurma olmaya ama, bari biraz mantik olsa icinde eyvallah diyecegim. Daha basindan celiskili; Tanri ugrasip dunyayi yaratiyor, sonra da gok kubbeyi, dolayisiyla kainati. Buyuk yaratici insani yaratirken hatali yapiyor, ve daha basindan hatayi gorup yenisini yapacagina (herseyi gorur bilir ya, nuh'un tufaninda butun insanligi bogacagini da bastan bilir) Tum insanligi yok etmeyi tercih ediyor Adem'i silip bastan yapacagina. Bu kadar mi zordu be adam, alt tarafi biraz toprak, biraz su iste, ha bir de ufuruk. O kadar sacma ve kainati yaratbilecek bir iradeye yakismayan bir masal ki, inanmak icin beyinin uyusturulmasi sarttir. Ayik ve ozgur bir beyinin yutacagi cinsten degildir bu zirvalamalar. |
Aynen öle...Yapıcak bişi yok ... 10 yaşındayken baban sana bu böledir derse daha okuma yazma bilmeden kafanı bunlarla doldururlarsa dediğin gibi beyin uyuşur bunun sonucuda bir çok yönden geri kalmış bir toplum, akılcı olmayan , düşünmeyen sorgulamayan araştırmayan...Koca evrenin,ölüm sonrarsının, yaşamın,ahlakın, iyiliğin,sevginin,doğrunun,yanlışın, herşeyin kanıtı Bir kitap..Ne saçma...
|
Alıntı:
Insanoglunun en buyuk sinavi kendisiyledir. Kutsal kitaplarda Allah, God, Tanri, Rab diye tanimlanan herseye gucu yeten bir ilahin, cennette alkolsuz icki, altin, gumus, koskler, atlastan kumaslar vs. sunmasi, bir kere kendi ilahligina aykiridir. Ayni sekilde herseye gucu yeten ve "ol" deyince olduran bir tanrinin, ates yakmak icin oduna ihtiyacli olmasi, herseyi bilen, goren ve gaybtan haberdar olan tanrinin, zebaniye "doldu mu, yoksa yer var mi" diye sormasi, kendi sifatlariyla celisir. Insan hic'lige karisacagini(olum) ve bundan korkmamayi ogrendiginde, bahsedilen tanriyi, dini, kitabi, cenneti, cehennem'i vs. da terkeder. Ve yillarin icinde kendine verdigi bu agir cezadan kurtulur. Zira o yillarin icinde her bir gun, cennet/cehennem kavramlariyla sekillendirir yasamini. Insan olusu geregi de " iki ileri, bir geri, birilerinin elinde ipleri" misali oteye gidemez. Buna bir de haci, hoca, ulema, alim, seyh vs. eklerseniz, durum " Hoptaralelli "sekline doner. Kutsal addedilen kitaplara, eski mitlere vs. gelince, hicbiri ilahi olmadigi gibi, sadece gelmis gecmis insanlik tarihine isik tuttuklari, o donemlere iliskin sosyo-politik guncel vs. aktarim yapmalari sebebiyle degeri hakederler. Ama hepsi budur. Bundan otesi degildir. |
Allah’ın mahluklarına tevcih ettiği sorular bir öğrenme sorusu değil, gerçeği itiraf ettirme sorusudur.
Bir öğretmende cevabını bildiği soruyu soruyor öğrencilere öğrenmek için sormuyor ,öğretmene niye soru soruyorsun diyebilirmiyiz. Odunu yaratanda yanma öZelliğinide verende ALLAH oduna ihtiyacı yok ,yemeğe ihtiyacı olmayan süper insanlarda yaratabilirdi neyin nasıl olacağına biz karar vermiyoruz. Bir sınıf düşünelim herkesin zekası ,hafızası,yeteneği ,gelir durumu yaşadığı ev kötü olanlarda olsun ama hepsinin sınıfı geçecek kapasitesi var çok zekiler cevaplayacağı sorular olsa haklısınız derdim ama çalışan sınıfı geçiyor . Şartlar farklıda olsa her insan doğruyu bulabilecek yeteneğe sahip adaletsizlik yok iyi şartlardakiler başarılı olacak diye bişeyde yok. |
allah da yok desen tamam olacak bozok kardes.
|
sn Eysa zor soru mantığı yanlış sizden 10 vakit namaz kılmanız istenmiyorki veya kuran ezberlemen, farklı durumlar var biri iftarda sahurda yarı aç durumdayken diğeri bolluk içinde yemeği az olanın mükafatı daha fazla gibi örnekler verilebilir.Ayrıca dertsiz insan görmedim ben sabancı bile oğlum özürlü olacağına fakir olsaydı diyordu herkes bir şekilde sınanıyor isyanın hiçbirşeye faydası yok .
Sn eysa herşeyi bilemeyiz veya mantığımız kabul etmeyebilir sonsuz everenide mantığımız kabul etmiyor sonrası ne diyoruz neyapalım evrene hatalımı diyelim ? Böyle durumlarda diğer hıristiyan,yahudi ,budist, ateist vs.. araştır bunların saçmalıklarını ,yanlışlarını ,çelişkilerini görünce seninki sadece cevaplanması bereken soru olarak kalır. Sorduğun soruya gelirsek benzerinin mantıklı cevabını aklıma geldikce birkaç yıldır bende arıyorum çok üstüne düştüğüm bir durum değil açıkcası bu iki soruyu burdada soralım belki mantıklı bir cevap gelir. Başka başlıkta tartışılıyor olabilir bakmadım. 1-Örnek olarak abd veya israilde müslümanların kabaca nüfusa oranı 10/100 diyelim türkiyede 90/100 diyelim israilde doğarsan baştan kaybetme ihtimalin yüksek ama doğruyu bulamamanında gerekcesi değil akıl ve iraden var özgürsün Kuranda bahsi geçen hz İbrahim aklıyla Yaratıcıyı arayıp buluyor.Sonuç olarak israilin büyük bölümü müslüman olmuyor burda doğanın şansı az cevabını bulamadığım bir soruda bu.. 2-İkinciside çok tartışılan insanların 50/100 fazlasının cehenneme gitmesi kendi tercihleri adaletsizlikte yok ama kendi iradesiyle hata yapacağını ALLAH biliyordu ozaman neden varlar cehennem içinmi yaratıldılar mantıklı cevabını bulamadığım 2 ci soru buluruz elbet bir cevap |
sn. eysa, gençlik yıllarımdan kalma çelişkilerden o kadar çok varki. Mesela namaz, allahın katına ulaşan muhammed ve musa ve sayesinde 50 vakit olan namazın 5 vakite indirilmiş olması, bu 50 vakit namaz allahın, muhammed ve musa karşısında aciziyetidir. Namazı icat eden tanrı gene bir pot kırıp namaza kullarını nasıl çağırılacağını unutmuş, daha sonra sahabelerinin rüyalarına girerek kendisine ibadete insanları şöyle çağıracaksınız deyip ezanı icat etmiş. Senin adını ezanlarla yüceltmedikmi diyerek muhammedi yüceltmiş ve bu olayı daha sonra vahiy olarak kitabına uyarlayarak kutsallaştırmış. Bunu kabul etmeyeni de cehenneme layık görmüş. Esenkalın..
|
Herkese iyi akşamlar,
Bu yazdığım ilk mesaj çünkü konu benim açımdan ilginç. Dinimi sorgulamam buna benzer bir konuda başlamıştı. Bir belgesel seyretmiştim. Bir adada hayatlarını sadece ibadetle geçiren Hıristiyan bir topluluk. Dini bilgilerime göre cehenneme gideceklerdi ama hayatları tanrıya ibadetle geçiyordu, nasıl olabilirdi? Dini bütün arkadaşlarıma danıştığımda sonuç yukarda yazılanlar gibiydi, her kafadan farklı bir ses çıkıyordu. (Hatta Diyanet'e bile yazdım). Yani bu kadar önemli konuda bile tek bir fikir yoktu. Sorgulamalar birbirini izledi. Sonuç buradayım :) Eysa yazmış ki; 4- Kâfirlerin çocukları, büyüseydi mümin veya kâfir olacaktı. Bu ise ilm-i ilahide bilindiğine göre, hüküm de ona göredir. Yani kâfir olacaklar Cehenneme, Müslüman olacaklar ise Cennete gider. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Akıl-baliğ olsalardı, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buhari, Müslim, Nesai] Okuduğumda aklıma şunlar geldi; - Diyelim 30 yaşında bir kafir. 25 yaşına kadar müslümandı. Yani 25 yaşından önce ölseydi cennete gidecekti. Acaba Allah "Bu 30 yaşına kadar yaşasa kafir olacaktı" deyip cehenneme gönderebilir mi? - Diyelim kafir olarak öldü. Acaba Allah "Bu yaşasa 80 inden sonra tekrar müslüman olacaktı deyip onu cennete koyabirmi. Hani derler ya sen büyüyünce kaç yaşında olacaksın o hesap:) Çelişkili bir hadismi buldum acaba? |
Gayri müslimi de ben yarattım müslümanı da ben yarattım diyemeyen,yarattıkları arasında ayrım yapan allahsa tabiki gayrı müslimlere kötü davranacak (hani kullarını pek bir seven allah, nasıl sadistçe bir sevgiyse bu).
Bir arkadaşım vardı: Bir gün anneannesi ile balkonda otururlarken bakmışlar cuma namazı sonrası takkeli, sarıklı,göbekli tipler camiden çıkmışlar, kız da: Anneanne demiş ölünce cennete gidip bunların hurisi olacağıma,giderim cehenneme Nurilerle oynaşırım:) Hksız mı? |
Capella sen sevmediğin bir şeyi yaratırmısın ? Allah'ta yaratmaz
ve ayrıca cennete girecek olanlar takkeli sarıklı göbekli kimselerdir diye sana vahy mı geldi nerden çıkarıyorsun bunu ? Hazret insan nerede olsa Hazreti insandır. ister Amerika'da ister Çin'de ister Japonya'da ister İngiltere de ister almanya da capella79 |
Sn. Sürreal ve capella79, hoşgeldiniz.
(Akıl-baliğ olsalardı, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buhari, Müslim, Nesai] sn. Sürreal, çelişkisiz hadis ve ayet bulmak zor zaten tabiki bana göre, akıl baliğ olsaydı allahın ne bileceği kalırdı, allah biliyorsa kullarının neyi bilmesini istiyor acaba. Hep bu soru geçiştirilir ya cevap verilmez yada cevaplar fetiş kokar. Allah biliyorda bizim bilmemizi istiyor derler, allah biliyor ise bizim neyi bilmemizi istiyor onu merak ediyorum. Biraz çirkin bir örnek vermek istiyorum, kusura bakmayın. Bir ailede bir kız çocuğu dünyaya geldi, allah bunun neler yapacağını ve sonunun nasıl olacağını biliyordu, çünkü daha doğmadan onun kaderini kim yazdı Allah yazdı. Kız büyüdü okula başladı okuyor ilk okulu bitirdi liseye başladı diyelim onuda bitirdi. Bir erkek arkadaş edindi flört devresi kız erkek arkadaşını sevdi ve ilişkileri 1 sene sürdü ve devam ederken sapık olan erkek arkadaşı tarafından kafası kesilerek öldürüldü. Evet şimdi bu kızın kaderini ve ecelini allah yazdı ve uygulattı, erkek arkadaşının da kaderini allah yazdı ve kızın ölümünü erkek arkadaşına yaptırdı. Bunlar yaşam ve kader arasında olağan bir olay, peki derler ya allah biliyor ama bizim bilmemizi istiyor. Evet soruyorum çok bilmişlere bu kız neyi bilecek ki ve neyi bilmesi gerekiyor, erkek çocuk neyi bilecek ve neyi bilmesi gerekiyor. Eğer kaderden kaçılmıyor ise bunların yaptıklarını allah takdir edip yazmış, bunlar dünyaya sadece bu olay için mi allah tarafından kaderleri yazılıyor ve onun tarafından uygulattırılıyor. Sadece bir küçük örnek, daha korkunç vahşet kokan olayları zaten biliyoruz. KEHF suresi zaten karmakarışık bir olaydan diğerlerine atlıyor sure içinde sıralama yok, ama 60. ayetten itibaren musanın genç dostu diye başlar bu hızırdır. 82 ayette biter ve daha sonra 83 ayet ile zülkarneyn başlar devam eder. 80 "Oğlan çocuğa gelince: Onun anası-babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk." 81 "Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin şu 2 ayet, bu çocukların kaderlerini yazıyor ve onların azgınlıklarından korkuyor, öldürtüyor ve allah onlara bu çocuktan daha iyisini vermesini örnek veriyor, allah bir çocuğu öldürmeden eziyet etmeden örnek veremiyormu da bu örneği din kitabına koydurup insanlara sunuyor. hep bu hızır olayını önümüze ısıtıp ısıtıp sürerler, BAKARA SURESİ: 251 Nihayet Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Ve Dâvud Câlût'u öldürdü. Ve Allah, Dâvud'da mülk/saltanat ve hikmet verdi. Ve ona dilediği şeylerden öğretti. Eğer Allah'ın, bazı insanları diğer bazılarıyla savması olmasaydı, yeryüzü bozguna uğrardı. Ama Allah âlemlere karşı çok lütufkârdır. NİSA SURESİ : 34 Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. kuranda bir kaç yerde geçer. biz bazı insanları bazılarına musallat edip öldürdüp diğerine mükafat veririz. Çelişkiler her surede her ayette ve her ayetin içinde mevcut, fakat görebilene tabiki, şimdi tekrar soruyorum bu allah bir kızın kafasının kesilmesi ile ona neyi gösterecek ki veya bizlere neyi gösterecek ki gencecik bir sübyanı gencecik bir sübyana öldürtüyor. Küçücük sakat çocuklar dünya ya gelir fakirlik içinde binbir eziyet ile yoklukla büyürler, yaşamları onlar için zehir olmuştur, ana ve babaları onlar için canlarını bile esirgemezler çırpınıp dururlar 2 veya 5 yaşına geldiklerinde ölürler, anaya babaya ölümleri bir darbe olur ama terbiyelerinden ve ezikliklerinden vede korkularından takdiri ilahi derler. Bu bebekler neyi bilmesi gerekiyordu ki, bu allah onlara böyle bir doğumu ve ölümü reva gördü, kaderlerine böyle bir vahşeti daha doğmadan yazdı ve bizleri bunların doğumları ve ölümleri ile neyi ibret aldık. Günümüz teknolojisini düşünmeyin geçmişi düşünün 300 sene ve daha evveline gidin ve küçük bir köyde doğup ölen bir bebek orada yaşayan üç beş yüz kişiye neyi öğretecek ve gösterecek. Kafirlerin çocukları, yukarıda bahsi geçen konu islami ve nurcu bir sitenin dezenformasyonudur, bunun gibi ahmakça ve fütursuzca örnekler ile dolu olan siteleri dolaşmakta fayda var bunlar kendi kendilerini bitirecekler, insanlar okudukça islamın ve kuranın saçmalıklarına şahit oldukça beynimizi uyuşturan saçmalıkları bunlar sayesinde göreceğiz. Küçük nüanslar büyüklerini doğurur yeter ki o çelişkileri yakalayın. Geldin mi sn. renaultferrari, iyi akşamlar dilerim. Esenkalın. |
Allah biliyor ama sen bilmiyorsun sen bil diye
sen şu şekilde davranışlar içinde yaşadın bak ben sana ne şekilde karşılık verdim sen bil diye bak filan yerde şu durumdaydın o kimse o adam o kadın sana nasıl yardım etti ben biliyorum ama sen bilmiyorsun sen bil diye anan baban bak senin için ne fedakarlıklar yaptı ben biliyorum sen bil diye çocuk henüz çocukluğun verdiği zevk ile yaşadığı için cezadan korkusuzdur.. vurduğundan kırdığından mesuliyet yoktur.. Allah çocuklara farklı tecelli eder sıkmaz büyüdüğünde sıkar. hadi gençsin tazesin seni sıkmıyım der. *çocukken sıkmaz Küçücük sakat çocuklar dünya ya gelir fakirlik içinde binbir eziyet ile yoklukla büyürler, yaşamları onlar için zehir olmuştur. şimdi öyle diyorsun ama etrafında gördüğün tam sıhhati insanların ekserisi o sakat insanlardan daha acınası haldeler.. nasıl yani ? dersin şimdi* o tam sıhhatlidir ama kin'i vardır kin ile yaşıyordur hasedi vardır hased ile yanıyordur Kin'i olan adama çok acı !! Kin'i var nasıl huzuru olsun içinden dış biliyor içini kemiriyor nasıl huzuru olsun hasedi var yani Allah'ın taksimatına karışıyor onda var bende neden yok diyor ben şu şeye layık değilmiyim diye için için konuşuyor hased ile yanıyor nasıl huzuru olsun* hülâsa azizim alemde biri iniyor biri inlemiyor diye bir şey yok herkes iniyor. Allah kimseyi imtihansız bırakmaz.. |
Çok naziksin,çok teşekkür ederim Sergenci.
Üye olmadan önce bu siteyi hem çok sevdim hem de çok okudum. Genel olarak forumda yapılan yorumların şekline bakarak şunu söyleyebilirim: Ateist vb. arkadaşlar gerçekten çok bilgili, kültürlü ve saygılı. Onlara cevap yazmayı cihat sanan dincilerde ise belirgin bir hezeyan, saldırganlık özür dileyerek söylüyorum bilgisizlik var. Bilgisizliğin kaynağı ise din eğitiminin temelinde yatan sorgulamadan itaat etme,papağan gibi ezbere dayalı ibadetler ve zaten insanoğlunun en temel korkusu ölüm.... Bu, daha uzar. Sorgulayan beyinlerdeki bu saygıya, nezakete, beynin kıvrımlarını kullanıp, çocukluktan beri öğretilen şeylere baş kaldırabilme cesaretine hayranım, öyle ya ölünce mangalda kebap olmaktan korkmuyoruz biz. Sevgili Renaultferrari inancınıza sahip çıkmanıza saygı duyuyorum, ancak düşüncelerinizi daha düşünsel temellere dayandırarak savunmanız daha etkili olacaktır, sırf inançla verilen cevaplar sizce de biraz zayıf kalmıyor mu? |
Ayrıca Sevgili Reanaultferrari, önceki mesajında demişsin ki "Capella sen sevmediğin bir şeyi yaratırmısın ? Allah'ta yaratmaz "
Doğru ben sevmediğim bir şeyi yapmam,yaratmam. Ama bir bir şeyi sevip yaratmışsam da sorumluluğunu alırım.Onu dünya denen cehennemde yanlız, çaresiz bırakmaz,bir de üstüne insanın en temel korkusu olan ölümü kullanıp öl de gör bak, seni nasıl yakıyorum demem. Hani hep derler ya allah kullarını ananın, babanın sevdiğinden daha çok sever diye, bunları yapanın sevgisinden şüphe ederim. İnsanlar arasında zengin, fakir;kadın,erkek,güzel,çirkin vs.diye hem bu dünyada acı veren türlü türlü ayrımla canlarını yakıp hem de müslüman değilsen ölsen de rahat yok sana demek, gerçek sevgimidir,mazoşistlik midir? Ben böyle yapacaksam hiç yaratmamayı tercih ederdim. |
capella79
herkes Eşit yaratılmış olsaydı dünyada bütün işler duruldu paydos derlerdi. Gerek yok ki çalışmaya hepimiz eşitiz. denirdi mesela Türk Telekom arena stadında maç izliyorsak madenler çalışıyorsa yerin dibine girip yollar açıyorsak *zengin fakir ayrımı *insanların bir kısmı akıl fakiri bir kısmıda akıl zengini olduğundan dolayıdır. herkes aynı akıl aynı seviyede olsaydı iş çıkmazdı. bu dünyada gördüğün insanların yaptığı tüm güzellikleri meydana gelmesinin sebebi zengin fakir güzel çirkin olduğundan dolayıdır.* bundan dolayı insanlar hepsi eşittir. çünkü fakir olmasa iş çıkmayacak* zengin olmasa iş çıkmıycak güzel olmasa iş çıkmıycak çırkin olmasa iş çıkmıycaktır. insanlarda eşitlik bu manaya göredir maddelerde eşitlik olmaz eşitlik manalardadır. zengin insan fakir insana merhamet edicek fakir insan zengin insanın merhametini görünce zengin insana hürmet eder zengin insanda ki merhamet fakir insanda ki hürmet istivac ederde muhabbet denilen bir varlık meydana gelsin diye zengin fakir güzel çirkin yaratılmıştır muhabbetin (sevginin) meydana gelebilmesi için malzemenin bu olması şarttır (zengin-fakir güzel-çirkin) ortada merhamet ve hürmet olmaz ise muhabbet (sevgi) meydana gelebilir mi ? merhamet edilecek bir şey yok hürmet edilecek bir şey yok nasıl muhabbet (sevgi) doğsun da olsun |
Sn. capella79, o sizin nazikliğiniz bende teşekkür ederim.
Sn. RENAULTFERRARİ, (Allah biliyor ama sen bilmiyorsun sen bil diye sen şu şekilde davranışlar içinde yaşadın bak ben sana ne şekilde karşılık verdim sen bil diye bak filan yerde şu durumdaydın o kimse o adam o kadın sana nasıl yardım etti ben biliyorum ama sen bilmiyorsun sen bil diye anan baban bak senin için ne fedakarlıklar yaptı ben biliyorum sen bil diye) Bu verdiğin cevap 3 yaşındaki bir çocuğun allahın o çocuğa 3 yıllık yaşamında bir şeyi kanıtlama cabası, bana senin şahsi görüşün gibi geldi. Kurandaki hızır olayından esinlenmiş olabilirsin, işte fikir ayrılığımız burada, ben olaya objektif bakıyorum sen subjektif bakıyorsun. Ben olayı tanrı fikrine yakıştıramıyorum sen yakıştırıp basitleştiriyor sun. Söyleyecek bir şey bulamıyorum, düşüncelerini elbette değiştiremem teşekkür ederim. Esen kalın. |
Bunlar senin yaşındakiler daha doğrusu kuranı Kerim'i okuyup anlayabilecek yaşta olanlar icin geçerli. *3 yaşındaki çocuğun ne senden ne benden nede Kuran'ı Kerim'den haberi var o nazik peygamberimizin haberine göre ölen çocuklar hazreti ibrahimin daire-i terbiyesine giriyor. onlar orada nasıl terbiye ediliyor. seninde bundan haberin yok
|
Bunu gidip görmüs gibi anlatiyorsun arkadasim; nereden biliyorsun kim kimin terbiyesine ne sekilde ugruyor?
|
Sn. RENAULTFERRARİ, bu açıklamayı sen yaptın ben de sana soruyorum tam olarak cevap vermiyorsun.
*3 yaşındaki çocuğun ne senden ne benden nede Kuran'ı Kerim'den haberi var* böyle diyorsun bende diyorum ki, Allah 3 yaşındaki bir bebeği bir minik canı insanlara onun ailesine bir ibret olsun diye çeşitli ve vahşi şekillerde neden öldürüp örnek gösterme ihtiyacı duyuyor. (Bütün vahşice öldürülen insanlar için de geçerli bu söylediklerim, o parcalanan insanlar neyi öğreniyor ve neyi öğretiyorlar insanlığa) Bu şekilde bebekler Afrika kıtasında halen mevcut, insanlık orada ayaklar altında bir tanrı böyle bir vahşeti nasıl olurda küçücük bedenlere layık görebilir. İnsanlar tanrının oyuncağımı, Vietnamda beş altı aylık bebekleri öldürüp fırında kızartıp yiyorlar arkadaşım seninde bundan hiç haberin varmı. Sn. renaultferrari. Hem kuranda ben sana şah damarımdan daha da yakınım diyen bir tanrı ve binlerce çelişki, böyle bir saçmalığı ben yakkıştıramıyorum, bana terbiye dersi vermeyin önce siz kendi allahınıza terbiye verin ve o gitsinde sizin söylediğiniz gibi hazreti ibrahimin daire-i terbiyesinden terbiye ve insanlık dersi alsın. Sn. RENAULTFERRARİ., Belki bana kızacaksınız ama islam her şeye bir kollaylık getirmiştir bu sizin için geçerli, benim içinde islam her şeye bir bahane ve kılıf uydurmuştur. Bir olay sunarız yok bu kader, bir olay gösteririz yok bu takdiri ilahi, hadis kanıtları sunarız yok bu hadisler sahih değil, boru değil buhariden bu hadisler deriz yok şeytan karıştırmış bu hadisleri dersiniz, insanlar birbirini öldürüyor deriz o ölenler cennete gidiyor öldürenlerde öteki taraf ta cehenneme gidecekler dünyada haksızlıklar almış başını gidiyor insanlar insanların haklarını yiyor diyoruz onlarda öteki tarafta cezalarını bulacaklar diyerek sonsuzluğa havale ediyorsunuz yani lafın kısası her türlü bahane ve kılıf bulunmakta ve uydurulmakta. Sn. RENAULTFERRARİ, Bazen agresif yazılarım oluyor daha sonra farkına varıyorum, bu tutumum da kandırılmışlığın verdiği bir bedeldir, sizin inandıklarınız benimde daha önce inandıklarımdı ama bu kızgınlığım sizin şahsınıza değil inancınızadır, ama sizinde tavrınız benim inançsızlığıma. Esenkalın. |
Alıntı:
zaten bilseydin o zaman mecbur inanırdın buna iman denmez cebir denirdi. hazreti Ömer zamanında yangın çıkmış söndürmemişler. hazreti ömer den yardım istemişler.* hazreti ömer Gülmüş söndürmezsiniz demiş Allah size bu söndüremediğiniz yangınla zalim bir topluluk olduğunuzu zulmünüzü merhameten gösteriyor demiş. (gadaban tecelli etse gösterse siz mahvolursunuz) nasıl olur biz müslümanız ibadet ediyoruz sizin yaptığınız ibadetler gösterme, birbirinize yardımlarınız ise ivazlı garazlı ya filanın kasası için ya rütbesi için demiş. neden ana babasına bunu gösteriyor. onlarda böyle mana aleminde birini parçalamışlarda o yüzden belki de* nerden bileyim ben... onu biz bilemeyiz Allah ile kulu arasında * bunu bana sorma hakkın yoktu. hiç kıymet verdigin bir kimsedir. çekil be dersin cek lan arabanı dersin fakat o kimse o anda hakka yakındır. senin yaptığın muamele onu birden bire kırar içine atar ağlar sen belki ağladığını görürsün veya görmezsin sonra onun sahibi gelir yakar adamı. kimse sahipsiz değildir. kafir bile olsa ahından kaç neme lazım ne işin var başka işin mi yok Araplar kız çocuklarını diri diri öldürmeden diri iken toprağa gömerlerdi. bilirsin.* düşünürsen* Araplar nihayet çocuğun 50 60 senelik hayatını mahv ediyorlardı.* biz ise çocuklarımızın imanlarını katledecek müebbet istikballerini mahvediyoruz ve o çocuklar gözlerini hakkın huzurunda acıyorlarken acaba bizler gözümüzü nerde açıcaz. İbrahim Etem Hazretleri küçük bir çocukken hocası onu çeşmeye su alması için yollamış su alırken oradan geçen yeniçeri sipahisi aklı karışık psikolojisi bozuk kaşları çatık bir halde iken çocuğa çekil diyerek eliyle itmiş vurmuş testi kırılmış testinin zinciri kulpu dudağını yarmış ağlamaya başlamış ağlaya ağlaya eve dönmüş. Ne oldu yavrum.. işte su alırken sipahi vurdu dudağımı kanattı testinin kırıldı içime attım ağlıyorum. hocası oğlum hiç bir şey demedin mi sipahiye. Hayır... çabuk evladım koş git sipahiye küfür et.. koşmuş gitmiş ama küfür bilmiyor. muhitinde hiç küfür duymamış. dönmüş. Etin mı evladım. Hayır efendim küfür bilmiyorum. Gel ben sana söylem demiş. söylemiş koş evadım. Gitmiş ama geç kalmış Sipahi kafasını bir yere vurmuş beyni patlamış. Ne oldu yavrum küfür ettin mi? edemedim sipahinin beyni patlamış. hocası Ahh İbrahim Ettem bir testiye bir adam yedin Ne olur bir cevap verseydin. sen o sıcak gözyaşını icine kalbine akıttın kalbin sahibi çıktı tepeledi adamı. onun için hiç kıymet vermediğin biridir yakar adamı |
Sn. RENAULTFERRARİ. mesele anlaşıldı teşekkür ederim, saol aydınlatıcı bilgiler için. Esenkalın.
|
"Sn. RENAULTFERRARİ, Bazen agresif yazılarım oluyor daha sonra farkına varıyorum, bu tutumum da kandırılmışlığın verdiği bir bedeldir, sizin inandıklarınız benimde daha önce inandıklarımdı ama bu kızgınlığım sizin şahsınıza değil inancınızadır, ama sizinde tavrınız benim inançsızlığıma." Sergenci
Aaah ah sizi ne kadar iyi anlıyorum Sn. Sergenci. Çocukluğumdan beri "inanan" hem de derinden inanan bir yapım vardı ama daha kötüsü çok da soru soran bir beynim vardı. Küçük bir çocukken bile ilmihalleri, bulduğum her kitabı karıştırır okurdum,okumaya doyamazdım (doyamazdım da bacak kadar çocukken bile kadınlarla ilgili yazan şeyleri okudukça sen bu kadar kötü olamazsın ya rabbim derdim küçücük aklım bile almazdı yazanları) Yıllar geçti, hayatımın ciddi anlamda buhranlı bir döneminde ölümü yaren olarak gördüğüm bir dönemde, hiç unutmadığım pek sevdiğim inancıma sarıldım.Ama ne sarılma, şimdi böyle mazoşitçe dine bir sarılma görsem birinde aklıma o günler geliyor. Baş belası da bir kafam var oku oku,araştır araştır doymuyor. Sayfalarca çıktı alıyorum netten,mesneviler hatmediliyor, tasavvufla ilgim almışbaşını gidiyor. Zaten berbat olan psikolojim daha da beterleşiyordu bu merakım yüzünden. Bir gün hadislerin sahte olabileceği igerçeği ile karşılaştım. Adını çok sık duyduğum hadisçilerin muhammedin ölümünden 200 yıl sonra doğduğu söyleniyordu. Teyit için tarihleri araştırdım.Doğru çıktı. Hadislerle ilgili okadar tutarsızlık vardı ki azıcık düşünsem,araştırsam fark edebileceğim bir şeydi AMA kutsaldı, üzerine düşünmek bile ürkütücüydü,hem o, allahın biricik kuluydu,sevgilisiydi onu nasıl koruyamazdı?Sonra haniflik diye bir şey olduğunu keşfettim. Derken bir ayeti bile değiştirilmemiştir onu koruyan allahtır denen kuranın, tavvuf sitesinde bir ayeti ilgimi çekti, garip geldi. Elimdeki kitaba baktım yetmedi nette araştırdım. Sonuç mu: aynı değillerdi,değişTİRİLMİŞLERDİ. KANDIRILMAK. Evet ne acıymış kandırılmak. Eskiden ateist denince bile tüylerim diken diken olurken şimdi müslüman denince aynı şey oluyor. Eski ben renaultferrariyi anlardı ama anlatım tarzını yine anlayamazdı.Eski ben Sn. Sergenci böyle konuştukça ondan nefret eder, yazdıklarından korkardı ama yazımındaki mantık bütünlüğüne,kültüre ve saygıya hayran kalırdı. Şimdiki ben mi? Dinlerden Özgürlük grubu deniyor ya, bayılıyorum ben o grubun ismine . Değilmi ki tüm dinler asırlardır vahşetin, sömürünün kaynağı olmuşlar.... Baktıkça,bakabildikçe görüyor insan.... |
Sn. capella79, size katılıyorum.
Herkesin ilginç yaşanmış ve inançsızlığa geçiş dönemleri var, genel olarak bir çok benzerlik bulunmakta, forumlardaki itirafnameleri okuduğum zaman arkadaşlarımın bir çoğu ile bir çok noktada hemfikir olduğumu görürüm ve çok hoşuma gider. Evet kandırılmışlığın verdiği kızgınlık ve onca boşa geçen yıllar, şahsen beni çok yaralamış olduğu için belkide bilinç altındaki intikam alma hırsını ortaya çıkartıyor, forumda bilmediğim konulara da pek girmem ama hepsini okumaya çalışırım. Bazı ilginç olanları ve benim mantığıma uygun olanları tartışmaya çalışırım tabi ki bilgim dahilinde. Sorduğum sorulara cevap olarak bazende agresif ve saldırgan cevaplar gelir, bazen de sorulara sorularla cevaplar geçiştirilir, fazlada üstüne gitmek istemem. O insanların kendi inançları ve inançlarını savunuyorlar, hiç kimse çok kısa zaman zarfında inançsız olamaz elbette, buradaki forum ve benzer forumlarda tartışılacak okuyacaklar tekrar tekrar tartışılacak, tabiki seviyeli bir şekilde. Sn. RENAULTFERRARİ belki bana kızacak, ama sorularıma yanıt alamıyorum o yüzden de tartışmanın bir anlamı kalmıyor. Neyse konuyu fazla dağıtmadan ilginize teşekkür ederim. Esenkalın. |
Diyorum ki onlarda mana aleminde bir varlığı parçlamışlardır bunu cezasını görüyorlardır.
Sana dini bi sened Yanlış hatırlamıyorsam hafızam yanıltmıyorsa Ebu leheb peygamberin iki kızını almıştı o nazik peygamberimiz "kimse aciz insan putuna tapmıycak yasaklıyorum" diyince bu durum işlerine gelmiyordu hazreti muhammede azab vermek icin Hiç bir sebeb göstermeksizin muhammedin kızlarını boşıycaksın dediler. Sebeb !? Baban Allah dedirtiyor bizim nüfusu kırildı Ağlaya ağlaya geldiler.* Resulullah Ne oldu ciğerparelerim.. Bizi kapı dışarı ettiler hiç bir sebeb söylemeden boşadılar. Resullüllah efendimiz inkisar ettiler Ya Rabbi canavar parçaladığını işiteyim dedi. Sebebsiz yere boşanmaktan arş-ı ilahi titrer yani Allah titrer o titremeden benim gönlüm titredi nihayet böyle dedim dedi Ve zaman geldi bir kervanla yola çıkmışlardı bir yerde konakladılar Bir Aslan geldi hepsi uyuyor hepsini kokladı kokladı onları buldu parçaladı geçti gitti. Dini bir sened bu Aslan onları Parcaladı sebeb Hiç bir sebeb yokken karilarini hayat arkadaşlarını boşadıkları icin Sebebsiz yere boşanmak kadar Allahi gadablandıran gadabını acele getiren* Bir gunah yok Nasıl bir talim bu... nasıl bir din bu Nasıl bu dinin aleyhinde olunulur hayret Neyse burası dursun Şimdi Mevzumuza dönelim* Bir aslan onları paramparca kanlara boyadi sebeb ? Sebebsiz yere karılarını sokağa attılar boşadılar. Aman canım ne olur be ! Sen onu sokağa atılan kadına sor* Yolda kolu kanadı boynu kırılmış bir kuş görsen hükmün ne olur* Ya insan büsbütün yıkılmış o dolgunlukla yaşıyor |
Alıntı:
Bir kere bu mesele fıkhi bir mesele değil, kelami bir meseledir. Bu yüzden kelam konusu olan bir mevzuyu fıkıh başlığında araman sana doğru cevabı vermeyecektir. Kelami mevzularda ise hakim olan kanaatlerdir. Kanaatler ise mutlaklık ifade etmeyeceği için bağlayıcılığı zihni ve psikolojik tatmin oranıyla mukayyettir. Bu tür konularda öncelikli olarak Kur'an dan muhkem bir delil aramak icab eder ki, Allah anne babası kafir olduğu halde ölen "çocuk" için mutlak bir hüküm beyan etmez. Bu ise iki mana taşır, birincisi şudur ki, Allahın mutlak hükmü olmayan konularda kullar mutlakiyyete ehil olamazlar. Velev ki konuyla alakalı birbirini kısıtlayan, çürüten kuran dışı rivayetler olsa bile, akil bir zihin zamana, mekana ve şahıslara mahsus istisnai özel şartlar olmamak kaydıyla, açık bir konuda birbirine taban tabana zıt iki karar veremez. Böylesi bir hal mevcut kararların sıhhatsizliğini isbat edeceği için bu rivayetler öz olarak muhkem tavra delalet edemez. ikinci nokta şudur ki, Allah bazı hususları açıklar, bazı hususları da açıklamaz. Açıkladığı her hüküm tereddütsüz iman edilmesi geren bir din, ve sorumluluktur. Haliyle açıklamadığı kısımlarda insanların bilip bilmemesinde herhangi bir menfaat gözetilmediği için o iş Allaha havale edilir. Çünkü din, insana bu dünyada lazımdır ve bu dünya hayatını şekillendiren reel problemlere çözüm üretir. Bu dünyada öncelediğin hayatın bir sonucudur ahiret. Reel hayatı islama göre yaşama oranın ahiretteki konumunu belirler. Halbu ki reel bir problem olma özelliği taşımayan mevzulardan mesuliyetimiz yoktur ve bu bizi "zann" ile oyalar. Bu günü inşa etme sorumluluğumuzu faraziyelere, teorilere ve sorumluluğumuz dışında olan alanlara yedirir. Muhkem nassın olmadığı ve rivayetlerin mutlak bir paralellikten uzak kaldığı, Kur'an ve sünnetin ruhunu yansıtmayan noktalarda yol şu olmalıdır. Mevzuyu en genel çerçevede değerlendiren paralel kur'an okumaları öncelik arzeder. Yukardaki soruna bu paralelde bakıldığında şunu göreceksin ki, kuran ayetleri bize bu konuda şu mesajı verir : 1 Allah mutlak "adil" olandır ve hiç bir yarattığına dünyada kendi kazandığı günah dışında bir şeyle ceza vermez. Esasen ceza denen şeyin açılımı karşılıktır. Yani cezayı kul kendi edimleriyle kazanır, üretir. Allah ise sadece senin kazandığını adaleti gereği sana eksiksiz verir. Rahmeti gereği de dilerse karşılıksız affeder. Çünkü rahmeti gazabına galiptir. 2- Hiç bir yaratılmış, insan, bir başkasının günah yükünü yüklenmez, bir başkasının hatalarından sorumlu tutulup hesaba çekilmez. Çünkü Allah zulümden de haksızlıktan da münezzehtir. Haliyle babanın günahı evlada, evladın günahı da babaya sorulmaz. Herkes kendi günahuyla başbaşadır. 3- Hiç bir çocuk için günah sözkonusu olamayacağı için( çünkü mesuliyet sahibi değildir) ceza da sözkonusu olamaz. Ama rahmet günahkarlara da galip olabilir. Haliyle anne babası kafir olsa bile bir çocuk bilinçli bir tercih ve edimlerinin sorumluluğunu yüklenen bir sorumlulukla küfrü, isyanı seçemeyeceği için kafir sayılmaz. Onun varlığı islam fıtratı üzere saf ve temizdir. 4- Bu kişilerin Rabbi onlara anne ve babalarından daha merhametlidir. Zira anneyi babayı vareden ve onlara evlat sevgisini bahşeden de odur. Haliyle o masum günahsız evladı Rabbinin, razı olacağı bir konumla konumlandıracağına inanıyoruz. Bu sonuçları bize kuran verir. Dileyen bu maddelere kaynaklık eden birçok ayet mealini alta ekleyebilir. Kısaca hatırlatmak benim için kafi. Umarım niyet bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. |
Alıntı:
bu kadar güvendiğiniz Allah, öteki tarafa gittiğinizde "hepinizi cehenneme göndereceğim, cennet-mennet yok, canım öyle istiyor" demez mi? nasıl güveniyorsunuz? Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
(sizin adınıza ben cevap vereyim.) *** Kur-an öyle diyor Kur-an'a neden inanalım? *** Muhammed, onun tanrı kelamı olduğunu söylüyor Muhammed'e neden inanalım? *** Çünkü Allah öyle diyor. bu çok bilinen bir yalan üçgenidir. saygılar... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:01 . |