![]() |
araf suresinden yorum sizin
7:11 - *Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
7:12 - *(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." 7:13 - *(Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın." 7:14 - *(İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver." 7:15 - *(Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin." 7:16 - *"Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." |
Re: araf suresinden yorum sizin
Yoruma gerek yok kardeşim.Durum ortada apaçık yani.Kaybetmiş sınavı.Kıskançlık mı acaba?Aşırı bağlılık ya da sevgi mi?Zaten bu duygular bitirmez mi en güzel ilişkileri?
Allah tabiki biliyo secde etmiyeceğini.O da görüyo tanık oluyo.(İlahi Adalet)Azıp süre istiyor.Yandaş toplamaya başlıyor.Bizim baelzebub efendi :cry: *Onu bizle bizi de onla sınav yapiyor. Nekadar uzun bir süre değilmi?Sonsuzluk gibi ama sonlu.Kainatın en başından kıyamete kadar bir süre.Serbest,istediğini yap.Sofralara otur.İstediin yere git özgürce...Sonrası sonsuz azap.Yandaşlarıyla beraber.Çok acı gerçekten :roll: Nasıl bir kıskançlıktır anlaması güç.Nasıl bir terk ediştir.Vaad edilen cenneti.Huzurdan kovulma ve beklenen sonsuz azap...Anlaması gerçekten güç. Allah apaçık düşman ilan ediyor bize emrediyor.Benim de merak ettiğim nokta şu iblis hiç bir devirde pişman olmadı heralde.Tabi Allah ezeli ve ebedi bildiğinden dolayı biliyor onun da asla pişman olmayacağini. Nasıl bir hırs arzu ve azimdir bu?Şu şeytana bir şirket kurdursan heralde dünya krallini kurarsın. :cry: Ben de başka bir soru soruyorum o halde Bill Gates acaba satanist mi? Commandante dostum kusura bakma araf suresinin ayetlerini yazmışsın yorum istemişsin.Sabaha kadan yorum yapicam ama kızarlar bana burda bir ara konuk odasında gel ben sana yorum yaparım :wink: |
Re: araf suresinden yorum sizin
Bu konu sufiler ve bir kisim ortodoks olmayan mezheplerin dikkatini cekmistir. Hatta Hallac -i Mansur seytanin bu sekilde Tanrinin birligine dikkat cektigini dusunmus. cunku Tanridan baskasina - bunu emreden tanrinin kendisi olsa bile - secde etmiyor, sirk ve ortak kosmuyor.
Bir de bu acidan bakin. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Yezidilerin melek tavus inancı da ilginç bir örnek. Bu inanca göre şeytan, yani melek tavus yaratıcının verdiği yetki ile ilk insanı yaratıyor, daha sonra önünde eğil denince ben sadece senin önünde eğilirim, kendi yarattığım varlığın önünde neden eğileyim diye cevap veriyor. Böylece yaratıcının tekliğini ve sadece ona secde edileceğini vurgulamış oluyor.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
bahçeye kurdum salıncak
* * *bir gidip bir gelip sallanacak |
Re: araf suresinden yorum sizin
7:11 - Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
Yukarıdaki ayet Adem'in ilk insan olmadığının delillerinden birisidir. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Önce yarattık sonra meleklere secde edin dedik diyor, burada ilkin Adem olmadığına dair hiç bir işaret yok.
Öncelik ve sonralık iyi dikkat ederseniz, fiiliyat gereği ok. Kahpe Bizans filminde en çok güldüğüm sahnelerden biriside şurası. Bizans Kralının kendi oğlu olduğunu sandığı oğlunun, aslında her zamanki bildik masal, nehirde bir sepet içinde bulunan, bir erkek çocuk olduğu söyleniyor. Kral; İyide oğlum değilse neyim? diye soruyor. İyide masal gereği ilk İnsan Adem değilse kim? Yoksa ilki hiçbir zaman yokmuydu? Masal gereği bir ilk olmak zorunda? Hani derlerya her şeyin bir ilki vardır :) Pardon Tanrınında mı? Ha, ne, O'nun ilki yok? O halde Kahpe Bizansın kralının sorduğu soruya tekrar dönebilirsiniz. Gelelim İblis olayına, aslında son günlerde bir çok forumda işlendi bu konu. Bir kere önce dünyayı yaratıp sonra Adem'i yaratması çelişkilidir. Fiiliyata uymaz, önce Adem Cennette yaşamalıdır! Diğeri ise, yediği yasak meyve olayındaki çelişkidir, çünkü o hakikat yani iyi ile kötüyü bilme yemişidir. O'nu yemediği sürece Adem dal, şaşak gezecektir, henüz utanmayıda bilmeyecektir, bunun iyimi kötü olduğunuda. Ortada bir suçlu var ama, bu gün bile Deliliği biyolojik olarak kanıtlananlara, normal iradesi ile suç işleyenler olarak davranılmaz. İyi ile kötüyü bilmeyen Adem'e ise meyveyi yedi diye trilyonlarca insana zulmedilemez. Bir diğer çelişki, İblisin cennette işi olamaz, Allah'ın dirayeti O'nu oradan kovmuş ise İblis(Zerdüştten araklama gözüküyor), bu dirayeti kıramaz, kırarsa Allah'ın kudreti sarsılır. Bir diğer çelişki, İblis bir melektir ve ancak Allah'ın O'na dilediğini yapabilir. Meleklerde özgür irade yada karar yetisi yoktur. O bir kere Allah'a itiraz edemez, edebilmesi için bunu Allah dilemek zorundadır! Bir öbür çelişki, Secde etmek diz çökmektir. İnsanlığın tarihine kölelik ile girmiştir. Burada bir olumlama, Tanrılar her daim egemen olanların, kralların, oradan beslenenlerin Tanrıları olmuş, Adem kralların temsilcisi görünümünde, Krallarda zaten tanrıların temsilcisi!!! ve Meleklerin dahi Adem'e secde etmeleri önemli bir ayrıntıdır. Son çelişki, burada DOĞRU tavır şeytandan geliyor ve malesef ki Şeytan yalan söylemiyor. O meyveyi yerseniz iyi ile kötüyü ayırabilirsiniz diyor, oysa Yalancı tanrı Adem'e yersen ölürsün diye belletmiş! Yemiş ölmemiş ama şal şaşak dolaşmasının bir utanç belirtisi olduğunu anlamış, iyi ile kötüyü anlamış, Tanrıda öyle gezinirken, Ey Adem kulcuğum nerdesin demiş, oysa Adem artık iyi ile kötüyü ayırabildiği için, saklanmaktadır! Tanrı İncir yarpakcıklarını Adem'in önünde görünce durumu çakmış! Bileti kesmiş, Hadi seni Cennetten kovuyorum demiş. Cennet tasviri ise Dicle ve Fırat'ın kaynağın doğduğu yerler ise, acaba tarihin karanlık yerlerinde, bir kavim bir yasağına uymadığı için birilerini çöle sürmüş olmasın?! |
Re: araf suresinden yorum sizin
7:11 - Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
Sevgili kardeşim,biraz daha izah edeyim istersen;7:11 - Sizi (insanları) yarattık, sonra size biçim verdik (size aletleri kullanmasını,doğayla savaşmayı,meleklere yani hayvanat ,nebatat ve bilumum soyut ve somut-görülen ve görülmeyen bütün varlıklara boyun eğdirmeyi öğrettik ve halen öğrenmektesiniz) sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis (içinizdeki kışkırtıcı,vesvese verici düşünce,duygu dürtü), secde edenlerden olmadı. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sayın Hiramusta,
İzahınızı çözemedim. Şimdi Allah, meleklere Adem'e secde edin diyor. Hepsi ediyor. Yalnız içimizdeki kötülük Adem'e secde etmiyor? Şimdi içimizdeki kötülüğün Adem'e secde etmesinin istenmesindeki mantığı sormak istedim. Melek de içimizdeki iyilik mi? Peki içimizdeki iyilik ve kötülüğün atamıza secde etmesi neden istenmiş olsun? Burada bir çelişki yok mu? |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Hiramusta, Adem'in ilk insan olmadığını söyleyebileceğin bir mana yok burada. Siz diye çoğul konuşması kendisindende biz diye konuşmasından daha farklı bir anlam değil, bunu eliyorum. Edebi değerde, yani *işaret olarak bir nesneyi yada bir canlıyı tanımlamıyor. İstesem buradaki çoğuldan, Allah biz diye hitap ediyor, o halde Allah'da tek değil derim. Olmaz, neyse işte başka anlatımda siz yerine ne diyor Bakalım;
BAKARA SÛRESİ (31) Allah adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi. BAKARA SÛRESİ (33) Allah şöyle dedi: "Ey adem! Onlara bunların isimlerini söyle." adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi. * * * BAKARA SÛRESİ (35) Dedik ki: "Ey adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." Meleklerden istediği bunlar(ÇOĞULU) Adem'e öğretilenlerin çoğulluğundan geliyor. NÛH SÛRESİ (17) Allah, sizi (babanız adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)' Kaldı ki, Adem ilk değil ise, ki yukarıdaki ayetler aksini söylemiyor tersine olumluyor, o halde neden Adem'in günahı insanlığa vebal ediliyor. Hani nefs olayı demiştik, herkesin bir nefsi var ise değil mi? Kaldı ki Kadın'ın yaratılmasında bile Adem var, nasıl olurda Kadın yok iken insan var? ------------------------------------------------- Sevgili Hiramusta Buradan sonrası size cevabım değil. İnsanlığın YARATILIŞI çok eski değil, eskiden yaratım diye bir şey yok, sadece doğum var. Torpağın doğurması, doğanın doğurması var, yaratılış, yoktan geliş yok. Tevrat'a ise girmiyorum, orada ayrıntılar daha nettir bu konuda. Nasreddin Hoca fıkrasını aklımıza getirelim. Kazanın doğurduğuna inaniyorsunda öldüğüne niye inanmıyorsun der. Adem'e, yasak meyveye, olan olaya Tevrata göre bakıyorsunda, niye üstü zamanla örtülmüş yuvarlatılmış şeylerle avunuyorsun. Tevrat ile Kur'an arasında 1000 yıl vardır ve bu bin yıl içinde insanlar biraz daha akıllı davranmaya başladı. Seçicilik, ayıklama ve yuvarlatma dahada önem kazandı. "TÂ HÂ SÛRESİ (120) Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"" Bakın sadece Yılan, Şeytan oluyor hikaye aynen... Devamla yine aynı, sadece kelimeler duruma göre değiştirilmiş. TÂ HÂ SÛRESİ (121) Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı. Adem rabbine isyan etmişmişmiş, lütfen inanıyormusunuz buna. Yalan, ortada isyan yok, iyi ile kötüyü bilmeyen 2 tane ben diyeyim robot siz deyin bitki var! İsyan demek, zatı RET ETMEK, başkaldırmak, kökeninde devirmek, altüst etmek, yıkmak fiillerinide taşır. Adem isyan falan etmiyor, iradesi ile yaptığı tek şey, AFFET demek. Ben hikayeye bağlı kalarak söylüyorum, olan biten bu, ortada bir suçlu var oda Allah. Yukarıda sırası ile yazdım çelişkileri. Helede en önemlisi, MELEKLER, Allah'ın dilediği dışında hiç ama hiç bir şey dileyemezler!! 50 kere daha söyleyeyim, Şeytan Allah'a sebebi ne olursa olsun başkaldırmaz, itiraz edemez. İnsanı üstün kıldım diyor zaten sebebi bu irade ve Melekler ipte bağlı kukla gibidir, böyle idrak edin hiç olmazsa, ipin neresini çekersen kuklanın orası oynar, şeytan isyan edemez! Karşıda gelemez, bıdı bıdı diye konuşamaz, yorumda yapamaz, seçimde yapamaz! Eee ne demişler Şeytan ayrıntıda gizlidir, bakın şeytan kimmiş, ayrıntıda görüyoruz :) |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Merve,iki türlü melek verdır. birincisi güç anlamındaki melekler. Bunlar, tüm tabiat kuvvetleri (Ademe secde edenler de bu grupdandırlar) olduğu gibi akıl, fikir, hafıza, dikkat, bellek gibi enerjik olan zihinsel fonksiyonlarda olabilir.
İkincisi haberci anlamındaki melekler. Bunlar da Kur`an ayetleri gibi vahylerdir. Konumuz birinci gruptaki meleklerdir.Bunlar insanın dışındaki tüm varlık alemidir.İnsan akıl ve iradesiyle gözümüzle gördüğümüz veya görmediğimiz bütün varlıklara boyun eğdirmiş (secde ettirmiş),erdiriyor ve erdirecektir.Yani bu ayet vahiy alan yani düşünmeye başlayıp yeryüzünü imar etmeye başlayan ilk insandan,son saatten önceki son insana kadar devam edecek bir döngüdür.Adem kıssası bu döngünün sembolize edilmiş biçimidir.Şeytan bu döngü içerisinde isyan eden varlık,duygu,düşünce,güç rolünü oynuyor.Bu bizim içimizdeki bir karakter,inanç ve düşünce olabileceği gibi bir sistem ve sistemler bütünlüğü de olabilir.Allah rahmet eylesin,İmam Humeyni'nin "büyük şeytan Amerika" diye ortaya attığı kavramın perde gerisinde bu tanımlama yatar.Aynı şekilde Nas suresinde de cin ve insan şeytanlardan bahsedilir.Cin şeytan yeryüzünde kötülüğe yol açan bizim farkına varamadığımız güçlerdir.(mesela bizim göremediğimiz,ulaşamadığımız yüksek saraylarda yaşayan birtakım güç odakları bir düğmeye basıyorlar ve biryerlerde savaşlar başlıyor.Yani perde gerisindeki şeytanlar,cin şeytanlardır)Birde perde önündeki şeytanlar vardır.Bunlar cin şeytanlarının maşalarıdır.İnsanlardan ve insanların kurduğu sistemlerden müteşekkil olduğu için insan şeytanlar diye adlandırılırlar.Bu insan şeytanlar biraz önce bahsettiğim cin şeytanların emrinde bölgesel ve küresel boyutta kötülük yapabildikleri gibi yalnızca kendisine,karşısındakine veya çevresine kötülük de yapabilirler.Aslında melek,cin,şeytan gibi kavramlar çok boyutlu olduklarından karmaşık gibi gözükürler.Bu kavramların daha iyi anlaşılması için herbir boyutunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sayın Hiramusta, sorumu tam açıklayamadım sanırım.
Şimdi sizin izahınıza göre,gidelim... İnsana secde etmesi emredilmiş, kime? İnsanın dışındaki varlık olan meleklere ve insanın içindeki kötü düşünceye secde et denmiş... Melek secde etmiş, insanın içindeki kötü düşünce, hayır insana secde etmem demiş... Ve bu kötü düşünce ebediyen lanetlenmiş... Anlatmak istediğiniz bu mu ? |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Hiramusta, Sizi Avesta'ya davet ediyorum.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Allah merak edip de islamı öğrenmek isteyenlere yardım etsin.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Spartacus,beni azçok tanımaya başlamış olman lazım.Sen içtiğin suyu nasıl iyi biliyorsan ben de Kur'an'ı öyle iyi biliyorum.Ve birşey daha biliyorum,Kur'an bir masal kitabı değildir.Kur'anı bir masal kitabı olarak görenler,Kur'an dan hiçbir nasibi olmayan insanlardır ki bunun örnekleri Kur'an da bolca geçer.Kur'an bir hayat kitabıdır,bana hitap eder,benim zamanıma hitap eder.Benden sonrada çocuğuma ve çocuğumun zamanına hitap edecek.
Konumuzla ilgili ayetlere gelince,merak etme hepsini daha önce yüzlerce kez okumuşumdur ve Kur'an bütünlüğünde defalarca değerlendirmiş ve istişarelerde bulunmuşumdur.İmdi Adem'in İslam inancına göre ilk insan olduğunu söylüyorsun.Sevgili kardeşim Adem'in ilk insan olduğu inancı Yahudiliğe dayanır,İslam'a değil.Bunu tartışmasını Yahudiler sürdürsün beni değil.İslam'a göre Adem ilk halifedir.Vahiy aldığı içinde aynı zamanda Peygamberdir.Bakara 30 u dikkatle okursan orada,meleklerin yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kan döken insanın halife seçilmesine bir itirazlarının olduğunu görürsün.Bu ayette ilk halife olan Adem'den önce yeryüzünde insanların yaşadığı aleni olarak görülüyor.Ve Adem Kur'an da insanlığın (dikkatini çekerim insanların demiyorum) sembol atasıdır.Birçok yerde de bizatihi insanın karşılığı olarak kullanılmaktadır. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Merve İnsanın dışındaki varlıklara insana secde edin yani boyun eğin,onun hizmetine girin denmiş.Bu olayın bir boyutu.Diğer boyutuna gelince,insan yaratılış itibariyle saflığa,temiz düşünceye,iyiliğe meyillidir.Kötülük sonradan edindiği kazanımlarla ortaya çıkar.Çocuğunuzun gelişimini izleyin bunu anlayacaksınız.Bunun bu kıssayla alakasına gelirsek,iblis burada nefsi sembolize eden bir melek konumunda.Allah iblisin insanın fıtratındaki temizliğe,saflığa,teslimiyete boyun eğmesini emrediyor iblis ise zamanın ve çevre uyaranlarının etkisiyle bu boyun eğmeyi reddediyor.Böylece temiz fıtrattan ayrılarak şeytan ismiyle kötü dürtülerden oluşan insanın 2.bir yönünü meydana getiriyor.İnsanın iyi yönü baskın gelirse iyi insan ve eşrefi mahlukat oluyor.Kötü yanı baskın gelirse kötü insan,şeytan ve esfeli safilin oluyor.Bütün bunları herbir insan kendi iç dünyasında farkında olsa da olmasa da yaşıyor.İnsanın bu kendisiyle ve çevresiyle olan bu savaşı son saate kadar sürecektir. Bunun Kur'an da *bulunuş şekli Adem kıssasında sembolize edililerek zamanlar ötesi ilahi bir mesaj olması halinden başka birşey değildir.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Sayın Hiramusta,
Size göre, aynı örnek içinde hem içsel hem dışsal varlıklardan bahsediliyor. Diğer bir deyişle, formüle edelim dediklerinizi.. Adem= insanın iyi yönleri... Melek= gerçekten var olan bir metafizik varlık. Şeytan= gerçekten var olmayan, insanın kötü tabiatını nitelendirme amaçlı kullanılmış olan metafizik varlık. ...... Şimdi bu formülasyondaki sorunlardan ilki, Size burada bir metafizik varlığın gerçek anlamı ile ötekisinin simgesel anlamı ile kullanıldıgını gösteren nedir? Bilimsel olması için lütfen inanç dışı, bir iz ve metod gösterirseniz sevinirim. Başka bir ayette apaçık bir anlatım da işimizi görür. Yorum olmadan. .... İkincisi Adem ile iyiliğin kastedildiğini nereden çıkarabiliyoruz? Bunu bize gösteren metodu veya referansı öğrenebilir miyim? .... Üçüncüsü, Adem ile iyilik kastedildi ise, Adem kıssası aslında tamamen bir simgesel anlatım mıdır? Bu sorularıma cevap alınca devam ederiz... |
Tek Kaynak Kuran ve Y.Nuri Öztürk
DİYANET VAKFI MEALİ
Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. DİYANET İŞLERİ MEALİ Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti; melekler, "Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz" dediler; Allah "Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi. SUAT YILDIRIM MEALİ 30 – Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit onlar: “Â! Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın? Oysa biz sana devamlı hamd, ibadet yapıp, Sen’i tenzih etmekteyiz!” dediler. Allah: “Ben, sizin bilmediğiniz pek çok şey bilirim” buyurdu. {KM, Tekvin 1,26} ALİ BULAÇ MEALİ Hani Rabbin, Meleklere: 'Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti. Onlar da: 'Biz seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi var edeceksin?' dediler. (Allah:) 'Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim' dedi. YAŞAR NURİ MEALİ 30 Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan dökenbirini mi atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim." E.HAMDİ MEALİ Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi. EDİP YÜKSEL MEALİ Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? Halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "Bilmediğinizi Ben bilirim," dedi. MUHAMMED ESED MEALİ İŞTE O ZAMAN Rabbin meleklere: “Bakın, Ben yeryüzünde ona sahip çıkacak birini yaratacağım!” demişti. Onlar: “Seni övgüyle yüceltip takdîs eden bizler dururken, orada, bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. [Allah:] “Sizin bilmediğiniz (çok şey var, onları) Ben bilirim!” diye cevapladı. ÖMER NASUHİ MEALİ Yâd et o zamanı ki, Rabbin meleklere «Ben yeryüzünde muhakkak bir halife kılacağım» diye buyurmuştu. Melekler de, «Yeryüzünde fesad çıkaracak, kanlar dökecek kimseyi mi yaratacaksın? Bizler ise Sana hamd ile tesbih eder, Seni takdîs eyleriz» demişlerdi. «Şüphe yok ki sizin bilmeyeceğiniz şeyleri Ben bilirim,» diye buyurmuştur. S.ATEŞ MEALİ Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yapacağım," demişti. (Melekler): "Orada bozgunculuk yapan, kan dökenbirisini mi halife yapacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz?" dediler. (Rabbin): Ben sizin bilmediklerinizi bilirim," dedi. GÖLPINARLI MEALİ Hani Rabbin meleklere, ben yeryüzünde mutlaka bir halife yaratacağım demişti. Demişlerdi ki: Orada bozgunculuk edecek ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? Biz, sana hamd ederek noksan sıfatlardan arılığını söylemede, seni kutlamadayız ya; ben, sizin bilmediğinizi bilirim demişti. ŞABAN PİRİŞ MEALİ Rabbin meleklere:-Ben yeryüzünde bir yönetici yaratacağım, demişti. Melekler de:-Yeryüzünde bozgunculuk edecek, kan dökecek birilerini mi yaratacaksın? Oysa biz seni durmadan hamd ile tesbih ve takdis ediyoruz, dediler.-Sizin bilmediğiniz şeyleri ben bilirim, dedi. Allah, Adem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: G.ONAN MEALİ Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim / Yeryüzünde bir halife varedeceğim / Yeryüzünde (birisini) halife yapacağım (caılün)". Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak (yüfsidü), kan akıtacak (yesfiküddima) birisini mi yerleştireceksin / var edeceksin / (halife) yapacaksın? Halbuki biz seni hamdinle yüceltiyor (nüsebbihu) ve kutsuyoruz (nükaddisu)" dediler. "Sizin bilmediğinizi / bilmediklerinizi / bilemeyeceklerinizi ben bilirim" dedi. Arkadaşlar; Bu topicte hiramustanın bir mesajında bakara 30 ile ilgili söylediği bir şey ilgimi çekti . Bu nedenle baktığım meallerde daha da ilginç bir şeyle karşılaştım.13 mealin 11’inde insana atfedilen olumsuzluklardan gelecek zaman kipinde bahsederken iki mealde (S.Ateş ve Y.Nuri ) şimdiki zaman kipinde çeviri var... Doğrusu hangisi ? Eğer aykırı duran iki meal doğru ise o zaman yaratılışa ilişkin islami kurgu hiramustanın iddiasına göre tümüyle bir değişikliğe uğrar..(ve çok ilginç yeni çelişkiler çıkar) Yok eğer benzer 11 meal doğru ise Y.Nuri ve S.Ateş ne yapmaktadırlar.Hiramusta bir başka topicte S.Ateş’in meallerinin pek tutarlı olmadığını söylemişti.Geriye Y.Nuri kalıyor. Ben biraz yanık kokusu alıyorum, siz ? |
Re: araf suresinden yorum sizin
"Sizin bilmediklerinizi ben bilirim"
Şimdi tanrı ile yakın temasta bulunmuş onunla konuşabilmiış bir varlık olasaydık yani melek(reel anlamda) bu söylediklerini bir hikmet sayabilirdik Ancak böyle bu durum en azından benim için olmadığından şu bilmediklerimizin ne olduğu insanlara açıklanması gerekirdi diye düşünüyorum |
Re: araf suresinden yorum sizin
Arkadaslar Kur'an zaten Iblis icin "O Cann taifesindendir" diyor. Yani Cin. ZAten melek oldugunu soylese icinden cikamaz, cunku meleklerin tanimi belli
Sevgili hiramusta sen de Ibn-i Arabi'nin "Bu kacinci Adem" deyisine referans gonderiyorsnu galiba. Yalniz dikat et bu cok eski bir Hindu- Jaina inanisidir. Ayrica modern zamanda Teozofistler cok kafa yormuslar bu meseleye. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Hiramusta;
Hikaye yada masal demek ile kasıt, kişisel yada işaret etme değil, düşünsel bir sonuçtur. Alınganlık yapmayın, niyetten bağımsızdır o tabir. Kur'an'ı sizin gelmiş ve geleceklerin kılavuzu görmeniz, özel kanaatinizdir, buna karşı tek bir yergide bulunmam, ancak bana göre ise Adem ve insanlığın yaratılışı hikayedir, ikimizinde düşünsel sonucu farklılık arzetsede, hakkımız saklıdır, tartışma konusu yapılmamalıdır. Böyle anlaşıldı ise böyle bir amacım yoktur, üzerinize benden yana alınmayınız. Ancak düşüncelerim ve fikkirlerim gereği, onları açıklamak, bana işkence azaplar ile insanlık dışı olacak uygulamalr ile dayatılana karşıda söyleyecek sözlerim her zaman olacaktır. Sizlerin sözyledikleri gibi. Öncelikle ifade ettikleriniz, 1 kaç satırla-sayfa ele alınamayacak sonuçlar doğuruyor. 1. Siz Adem ilek değil sözüne delil olarak Bakara 30 u değil, siz diye çoğul kullandığı için bir başka Ayet'i ifade ettiniz. Burada o anlam çıkmaz dedim, çıkarsa Allah'da kendisine biz diye hitap eder, o zaman aynı anlam burası içinde çıkar dedim ve bir işaret sıfatı değil, bu siz, kelimesi sizin delilinizde, edebi terimdir dedim. 2. Cevap niyetine yazdınız, ancak başka bir Ayet'de halife kelimesi ile yaptınız. Yani öyle diyecekseniz Bakara 30 a atıfda bulunun, işaret sıfatı olarak kullanılmadığı açıkca belli olan başka bir Ayet'de zorlamaya gitmeyiniz. İşte ifade bu. Bakara 30 da, evet, Halife'nin köken anlamı gereği, bir temsil ancak devralan bir temsil anlamı çıkıyor. O halde söylermisiniz Adem kimin Halifesidir? İnsanoğlunun der iseniz, eğer insanoğlu bir soy olacak ise, Adem bir soyun ilk halifesi olabilir, burada mantık eksiği yok, kişi değil çoğul anlamda insanlıkdır burada ölçüt. Kaldı ki diğer ayetler o siz ibaresini tekil kullanır ve benim bu söylediklerimi destekler ibareler taşır. "BAKARA SÛRESİ (31) Allah adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi." Burada bütün varlıkların ismini, sizin SİZ kelimesi ile aradığınız aynı anlamı karşılamak üzere İŞARET SIFATINDA İSİM kullnılmıştır. Demek ki, oradaki siz için zorlamanız yersizdir, gereksizdir. "BAKARA SÛRESİ (33) Allah şöyle dedi: "Ey adem! Onlara bunların isimlerini söyle." adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi." Burada 1 NOLU ÇELİŞKİYE geliyoruz, Melekler'in Gaybı bilmemesine, ancak Allah'ın bilmesine. Kaldı ki önceki yazımda ifade ettim bir daha edeyim, Meleklerde üretken irade yoktur, kendi adlarına dilemede bulunamazlar. Onlar sadece Dilenmişlerin uygulayıcılarıdır, kıymeti harbiyeside budur, Meleğin Allah'a itiraz düzeyinde karşı durabileceği yetkinliği yoktur. Adem ilk değildir denerek hangi çelişki savuşturulmuş oluyor başka hangi çelişkiler ortaya çıkıyor. 1.Adem ilk değildir denerek, Melekler Gaybı bilmez evet ama, Adem ilk değildi, bildikleri Gayb değildi zaten yaşanıyordu denir. a.) Melekler zaten yaşıyordu ve insanlık vardı ise, itiraz için Adem beklenebilir mi? Beklenemez ve ben insanı yaratacağım dendiğinde, Melekler zaten insanlık var, dünyayı kana bulayacaksınız demezdi. NÛH SÛRESİ (17) Allah, sizi (babanız adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)' Allah Adem için ilmini bozuyor. Oysa insanı daha evvel yaratmış ise, sıfırdan Yaratması anlamsızdır, Adem'in bir annesi ve birde babası olmak zorundadır, aksi Tüm peygamberleri böyle yaratması gerekirdi. Ayrıca bu ayetde, önceki yazımda aktardığım, evvellerce insanlık tarihinde yaratım değil KUTSAL OLAN DOĞUMDUR sözüme gerekli bağıda buluyorum. b.)BAKARA SÛRESİ (35) Dedik ki: "Ey adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." Sen ve eşin(artık işaret sıfatında siz diyebilir), Cennete yerleşin, ancak şu meyveden yemeyin? Eğer Adem ilk değilse bile, bundan sonrasınında isminde, olaylarında aynen Banane Yahudilerin inancından dediğiniz Tevratda daha detaylı ve ayrıntılı anlatılmıştır. Kur'an'da ise yaratılış vs gibi konular satır aralarında, bağıntısız kopuk konularda, sözde öğüt niyetinde geçer! TÂ HÂ SÛRESİ (121) Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. adem Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı. Görüldüğü gibi, Hiramusta, Tevrat ile farklı olarak ifade ettiğiniz tek bir yer var, oda Adem ilk değildi sözünüz ki kaldı ki bu tabiriniz tartışmalıdır. Tek bir kelimeye dayanıyor, oysa konum gereği tartışmalı tek bir kelimeye dayanarak neler yapılır neler. Adem ilk olmasada Tevrat ve Kur'an'da ortak çelişkiler. 1. Melekler Allah'a itiraz edemezler, Melekler sadece uygulayıcıdırlar, dileme ve buyurma dışında bir iradeleri yoktur, bu şekilde tekil açıdan kendilerini Allah'a karşı temsil edemezler, insanı yaratcaksın ama' diyemezler. 2. Şeytan denen AzaEL, *itiraz iradesine sahip değildir. 3. Meyve ağacı Hakikati bilme, iyi ile kötüyü ayırt edebilme aracıdır. Bu yetiden yoksun olan kişi, kötülük yapamaz çünkü bunu bilmiyor demektir. Hatta Utanamazda, bununda ne olduğunu bilmiyor demektir, Tevrat ile bire bir örtüşen TA HA (121) buna kanıttır. O halde sorumlu tutululamazlar. 4. Şeytan yada Yılan ortak öznedir, uygulamaları Kur'an ve Tevrat'da aynı işe dönüktür, isim yada kelime farkı önemsizdir burada, sonuçda Şeytan yada Yılan Yalan Söyledi demek, yalan söylemektir. Orada yalanı Allah yada Rab söylüyor. Gerçeği açıklamıyor, doğruyu öğretmiyor ve insana iyi ile kötüyü bilme yetisini Allah değil bir meyve vererek, acz ediyor. Diğer yaratıklardan üstün kıldım sözü ilede çelişiyor, bu üstünlüğün en önemlisini, hakikati bilmeyi Allah değil aslında Allah'ın istemediği bir meyve sağlıyor. Zaten bunları önceki yazımda açıkladım. 2.) Şeytan'ı insanın nefsi yapmak ve işi iyi ile kötünün savaşı olarak ifade etmek, basbaya, İran mitolojisine yaslanmaktır. Zerdüştün Ahura Mazdası(Hürmüz) ile Ehrimen'in bitmek bilmeyen savaşına gitmektir. Hürmüz, iyiliği temsil eder ve Yaratıcı tek Tanrıdır. Hürmüz'ün uygulama işlerini yürüten Melekleri(bakanlar) vardır, Ehrimen ise iblisi temsil eder ve onunda uygulamasını yürüten, savaş orduları vardır ve sürekli kötülüğü yaymaya çalışırlar. O yüzden Zerdüştün Kutsal Kitabı Avesta'yı öneriyorum dedim. "5 Bunun üzerine İblis İsa`yı bırakıp gitti. Melekler gelip İsa`ya hizmet ettiler. Matta 4:11" İblis İncilde isa ile kapışır. Ona olmadık şeyler yapmasını nasılsa Tanrı seni kurtaracaktır diye yaptırmaya çalışır. Burada sorun meleklerin İsa'ya hizmet etmesidir, gariptir ama öyledir. İblis, Şeytan etkisi daha çok Milada yakın ve ondan sonraki karışık süreçte etkili olduğunu düşünüyorum. Daha çok tutsaklık dönemlerinde Tanrı ve İblis çok öne çıkıyor. "BAKARA SÛRESİ (36) Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik." ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ (175) O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun. NİSÂ SÛRESİ (118) Allah o şeytana lânet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi. A'RÂF SÛRESİ (200) Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. Uzatmayayım, Kur'an daki Adem ile Tevrat'da işlenen konunun aynı olduklarını görüyoruz, yukarıdaki çelişkilerin aynı olduklarını gördük. Şeytan konusunda ise Şeytan'ın da bir şahsının olduğunu, insanların kötü (nedense kötü düşünceler Allah'a inanmamak olarak işlenir) düşüncelrinin insanın özü değil Şeytan'nın çabası olduğunuda işleyeceğim(Tevrat, İncil, Kur'an, İran Mitolojisi, Hitit ve Sümer Halife anlayışı, Babil Peygamber anlayışınıda örnekleyeceğim). Şu halde Zeus'a inanmamak da şeytana uymak demektir, bu kötülük ise doğrusu Zeus'un hilelerinden yine Zeus'a sığınırım. Kelime oyunları ile, basit hayali korku ve dürtüler ile işleyen bir çark bu Zeus hikayesi. Zeus şahsında insanlardan kulluk, kölelik bekleyen tüm Tanrılar adına bahsediyorum. "İlyas, Baal`ın peygamberlerine, “Kalabalık olduğunuz için önce siz boğalardan birini seçip hazırlayın ve ilahınıza yalvarın” dedi, “Ama ateş yakmayın. 1. Krallar 18:25 Tevrat” "İlyas, “Baal`ın peygamberlerini yakalayın, hiçbirini kaçırmayın” diye onlara buyruk verdi. Peygamberler yakalandı, İlyas onları Kişon Vadisi`ne götürüp orada öldürdü. Kuraklığın Sonu 1. Krallar 18:40" "Ahav, İlyas`ın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebel`e anlattı. 1. Krallar 19:1" Demek ki Peygamberlik sadece birilerine has değilmiş, Güçlü olan, kazanmış, resmi tarih olmuş. ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ (54) Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. RA'D SÛRESİ (42) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah'a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkar edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir. Unutulmadan, Tuzak hile dahilinde yapılandır. Tuzağa ise sadece şeytan başvurmuyor buda dip not olarak araya girmiş olsun. Sonra devam ederiz, Şeytan ve Yaratılış üzerine. |
Re: araf suresinden yorum sizin
Niye zorluyorsunuz bu kadar inanmadığınız bir kitap için bu kadar çabalamak niye bir kıskançlıkmı söz konusu.Bırakın Özgür olun fazla kasmayın.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
19.Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. *
-eğerki cennet sonsuz mutluluk ve muminlerin ebedi mekanı ise yasak ağacın ne işi var cennette, hani cennette sınav yoktu, bu durumda tanrı adem ile havva yı sınamış olmuyormu. 14.O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi. bu durumda demekki tanrı yalan söylüyor, şeytan onun emrinde ise nasıl isyan eder, ne cesaretle tanrı yı tehdit eder, bu ayete göre tanrı ile şeytan cenneti ve cehennemi ortak işletiyorlar, tanrı oyun bozanlık edince şeytan ortaklıktan ayrılıyor. 17."Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." burada şeytan isyanında haklı, *diyorki birlikte yola çıktık ama sen bu çamurları benden daha üstün tutuyorsun. 18.(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım." gördüğünüz gibi ortaklar arasındaki kavga daha bir şiddetleniyor, bu kez tanrı diğer ortağını tehdit ediyor 20.Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir." demekki bu çirkin yerleri şeytan yarattı, ve yine o çirkin yerleri şeytan ortaya çıkardığı için tanrı çok kızdı ve adem ile havva yı dünya ya sürgün etti, öyle ya tanrı kendi yarattığı uuzvlar için neden çirkin desin, demekki o yaratmamış, ortak yaratmışlar 22.Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim? ağaçtan yemeyin demiştin ama şeytan düşmanınız dememiştin, madem bu ağaç tan menettin o halde bu ağacın cennette ne işi var, haa anladım bu ağaç ı senin diğer ortağın şeytan yarattı o yüzden kızdın. 27.Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık. hayırdır seçim fln mı var, ne bu politik konuşmalar, şeytan taraftarları kimler, hani herkes allahın kulu idi. 28.Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?" evet evet bencede allah bu çirkin hayasızlıkları emretmez, zaten ona kalsa o çirkin uzuvları yaratmayacaktı, kullarıda günah işlemeyecekti, ah bu diğer ortak yokmu ah, hep onun icad ları bunlar, bu gereksiz organları diğer ortak yarattı. 32.De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. burada tanrı açık açık diyorki arkadaş ben kullarıma haram rızık vermem o elma ağacı haram, onu ben yaratmadım, ortağım şeytan yarattı, ben hiç öyle şey yaparmıyım, muhammed farkına varmadan kendi yarattığı tanrısına bir ortak yaratmış sonra ikisini ihtilafa tüşürüp aralarında kavga çıkarmış, iki taraf yaratmış kendisini allah taraftarı ilan etmiş *romanında, güzel akıcı bir roman |
Re: araf suresinden yorum sizin
Açıklamalarının hiç bir tutarlı tarafı yok kendi kafana göre yorumlamışsın.Bu kadar uğraşacağına fransızca öğren bir şiir tercüme et de edebiyata bir insanlık iyiliği işle.Tabi eğer Allahla uğraşmak kadar zevkli ve bedava gelirse...
|
Re: araf suresinden yorum sizin
kimin kafasına göre yorum yapayım onur, senin hoşuna gidecek şekildemi yorum yapayım, o tür yorumlar istiyorsan, köşeden sağa dön,
ilk sokaktan gir, karşıdaki tüpçünün yanında harun yahya işkembecisi var orda tam sana göre yorumlar var |
Re: araf suresinden yorum sizin
ısmarlama yorum yaptırmak isteyen arkadaşlar ulemaya gitsinler :)
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Spartacus,zahmet edip uzun cevap vermişsin.Maalesef benim bu kadar uzun cevap verecek durumum yok.Farkındaysan işlerimin yoğunluğundan dolayı yaklaşık 3 haftadır siteye pek uğradığım yok.Sana kısaca şu cevabı verebilirim.Kur'an da Adem ile ilgili kıssalara baktığımız zaman bunların müteşabih ayetler olduğunu,insanlık tarihinde böyle bir olayın (yani bir tarafta Allah,diğer tarafta melekler,adem,şeytan birbirleriyle konuşuyorlar)hiçbir zaman gerçekleşmediğini ve gerçekleşemeyeceğini görüyoruz.Peki bu kıssada anlatılmak istenen nedir?Allah'ın yeryüzündeki canlılardan 1 tanesini yani insanı yeryüzünde halife olarak ataması ve meleklerin (melek kavramını bir boyutuyla ele alacak olursak) yani doğanın insana boyun eğmesini (secde boyun eğmek demektir) istemesi.Fakat o ana kadar insanların birbirlerini öldürmesine,kan dökmesine şahid olan doğanın buna itiraz etmesi.Tabi Allah sizin bilmediğinizi ben bilirim diyerek Adem'e yani insana bir takım kelimeler (yetenekler)öğretiyor.Tabi bu kelimeleri insanın dışındaki varlıkların bilmesi mümkün-ü kabil değildir.Peki Allah insana hangi kelimeleri öğretiyor?İşte ateşi bulduruyor,ağaç dallarından,taşlardan silah yapmayı öğretiyor,tekerleği bulduruyor,matematik,fizik,kimya,internet vs. vs günümüze kadar gelen bir öğrenim süreci ve halen doğanın direnmesi ve insanın bu kelimeleri öğrenmesiyle beraber doğanın insanın hükmü altına girmesi.Peki şeytanın bu kıssadaki yeri nedir?Şeytan bir isim değildir.Şeytan bir sıfattır,roldür.Şeytanın rolünü kim oynarsa o şeytandır.Bu insanın kendisi olabileceği gibi,bir grup veya bir sistem veya bir sistemler organizasyonu da olabilir.Peki şeytanın boyun eğmemesi ne demektir?Şeytanın boyun eğmemesi,insanın İslam'a yani Allah'ın insana vermiş olduğu halifelik görevine teslimiyetine yani yeryüzünü imar etmesine,orada adaleti tesis etmesine,barış,huzur ve güven ortamı oluşturmasına engel olmasıdır.Sevgili arkadaşım,vahiy dili sıkça sembollerin kullanıldığı bir dildir.Vahiydeki fıkhi hükümlerin (ki onların bir kısmında da teşbihler vardır.)dışındaki hiçbir hükmü motomot alamazsınız.Aldığınız zaman o sembolleri somutlaştırmış olursunuz ki bununlada putperestliğe adım atmış olursunuz.(Tabi bu inanan bir insan için geçerlidir.)Halbuki İslam paganizmi reddeden bir inançtır.
Not:Nuh 17 de babanız adem diye bir ibare geçmemektedir.Ayet tamamen bizleri kasdediyor.Yeryüzünde hergün milyonlarca insan dünyaya geliyor.Özümüz toprak olduğu içinde bir teşbihli anlatım olarak yerden sizi bir bitki gibi çıkardı şeklinde bir anlatım kullanılmıştır.Halbuki aynı surenin 14. ayetine baksaydın orada evrimi görebilirdin.O suredeki atvaran kelimesi bazı meallerde merhalelerden,bazılarında aşama aşama,bazılarında peşpeşe aşamalardan,benim kabul ettiğim mealde de evrim merhalelerinden şeklinde geçmektedir.Bununla ilgili olarak ilahiyat profesörü İsmail Yakıt beyin bir çalışması vardır.Sayın yakıt bununla ilgili şunu diyor; .....Şurasını önce belirtmek gerekir ki, insanın evrimi Kur’an’da ilahî bir kanun olarak karşımıza çıkmaktadır. ما لكم لا ترجون لله وقارا وقد خلقكم أطوارا “Ne diye Allah’a gereği gibi bir davranışta bulunmuyorsunuz?Halbuki O sizi evrim merhalelerinden geçirerek yaratmıştır.”(Nuh, 71/13-14) “Atvâran” kelimesi, tekili “bir halden diğer bir hale geçmek” veya “bir merhaleden diğerine geçmek” anlamına gelen “tavr” kelimesinden gelmedir. Mastarı olan “tatavvur”, günümüzdeki (evolution) kelimesine tekabül eder. Sinonimi olan “tahavvul” de dönüşümcülük (istihale) yani transformisme’in karşılığıdır. Söz konusu ayette “etvâran” kelimesi insan evriminin biyolojisindeki (etapes consecutives) denilen art arda gelen evrim merhalelerinin tümünü içermektedir. Şu halde bu kelimeyi “evrim merhaleleri” şeklinde yorumlamak gerekir.(Yakıt, l’Attitude.,, s . 141 vd.) Bazı müfessirlerce bu ayet, “bir halden diğerine” gibi spiral, “farklı şekiller altında”, “merhaleler halinde” gibi vertikal bir diyalektik şeklinde düşünülerek yorumlanmaktadır. Her halükârda bu ayet bize, evrimin tabiata bahşedilmiş ilâhi bir kanun olduğu gösterir. Ayrıca Kur'anda insanın yaratılışı ve evrimi için,tıkla; http://www.ismailyakit.com/yayinlar/...yaratilis.html Kur'anda Hz. Adem için tıkla; http://www.ismailyakit.com/yayinlar/...randaadem.html Hoş ve esen kalınız. |
Re: araf suresinden yorum sizin
gandalf: yaptığın yorumun kimsenin hoşuna gitmesi gerekmiyor, Kusura bakma ama ,Sadece saçmalama yeter.
* * *Ayetlere inanmaya bilirsin, bunun için kendince mantıklı sebeplerin vardır elbet !!!( yukarıda yazdıkların gibi değildir inşallah), Yalnız eminolki yukarıdaki yorumların bunlardan değil... |
Re: araf suresinden yorum sizin
intizar- nerede saçmalamışım, o derin engin bilginizle bizi aydınlatında
bir daha saçmalamayalım, açık seçik bir kavga görünmüyormu şeytan ile tanrı arasında |
Re: araf suresinden yorum sizin
Sevgili Hiramusta yazım uzundu evet ama yarısı Kur'an, Tevrat, İncil den ayetlerdi.
Hiramusta, dediklerinden benim çıkarttığım sonuç, melekler ve şeytan için sembol şahıslar yerine, mesela Doğa'yı melekler ile bir tutma ve Allah'ın doğaya seslenmesinin evriminide şu şekilde görmeye başladım. Allah doğa ile konuşuyor, burada doğa meleklerin bir boyutu olarak ele alınıyor ve dönüp evrimi dayandıracağımız nokta-ama mantıkda kesme olmadan tutarlıca- o halde Allah'da evrenin ta kendisidir. Diyeceksiniz ki nasıl? Melekler bir boyutu ile doğanın kendisi olabiliyor, şeytan bir sıfat olarak görülebiliyor ise, O halde neden Allah'da evrenin kendisi, bir sıfatı olmasın. Mesala şeytan bir sıfat olabiliyor ise neden meleklerde sıfat olmasın? Mesala ben bir meleğim, bazende şeytanım! Neyse.... "Halbuki aynı surenin 14. ayetine baksaydın orada evrimi görebilirdin." Demişsin, baktım tümüne bakmıştım, ancak aynı anlamı çıkartmadım, orada beni ilgilendiren Kutsal Doğum(toprak) benzeşimi idi, zaten açıkladım da, 14 nolu ayet de, Yaratılış ve Adem miti ile çelişmiyor, birisi nasıl yarattığına -gibi kullanarak-göndermelerde bulunurken, diğeride fiiliyatı söylüyor, evre-evre yarattığını söylüyor. Zaten 6 Gün diyor, bunlarda evreleri oluyor. Yani bir işi yaparken evre evre yapmış olması, evrim demek değildir. "“Atvâran” kelimesi, tekili “bir halden diğer bir hale geçmek” veya “bir merhaleden diğerine geçmek” anlamına gelen “tavr” kelimesinden gelmedir. Mastarı olan “tatavvur”, günümüzdeki (evolution) kelimesine tekabül eder. Sinonimi olan “tahavvul” de dönüşümcülük (istihale) yani transformisme’in karşılığıdır. Söz konusu ayette “etvâran” kelimesi insan evriminin biyolojisindeki (etapes consecutives) denilen art arda gelen evrim merhalelerinin tümünü içermektedir. Şu halde bu kelimeyi “evrim merhaleleri” şeklinde yorumlamak gerekir. Verdiğin Linkden" Verdiğiniz link kelime benzeşimi bulmuş ancak bu evrim demek değildir. Kelimelerle bir şeyler bulmak istediğimzde, istediğiniz bir roman, yada geçmiş efsanelerde de rahatlıkla mistik giydirmeler ile bulabilirsiniz. Kısaca ne diyorsanız direk söylersiniz, bu iş kelimeler ile oynamakla olmaz. *Çamurdan insan olma, su'dan canlı olma, yerden bitki gibi bitirme vs, bir halden bir başka hale dönüşmeyi ifade eder, ancak bu evrim ile eş anlamda değildir. Çamurdunuz ona ruh verdim insan oldunuz terimi hiç bir şekilde evrimi karşılamaz. Çamurdan, yada yaratımı bir şeylerden faydalanarak yapma yada yaptırma anlayışı, OL ünlemi ilede çelişir. Ortada bir müdahaleli dönüşüm vardır ancak bu evrim demek değildir. Kaldı ki kelimeyi -bilinçli şekilde- cümleden kopartarak *bir halden bir hale geçmek diyor burada yazar oysa doğrusu bir halden bir başka hale geçirilmektir. Cümle dahili yazarın söylediği gibiedilgen değildir. Bu tür şeyler genelde yöntem olarak kullanılıyor Kur'an'da, sen basit bir damla idin, sen basit bir çamurdun.... sana can verdi, ruh verdi.... bu kıstas çıkart temelinde kullanımdır. Kısaca neydin ne ettim, borçlusun borcunu öde yöntemi. Bu günde kullanılır, ilk işe girdiğinde basit bir temizlikçi idin, sana masa verdim, seni amir yaptım. Seni işe ben aldım. Sana bunları ben aldım sen ne yapıyorsun? Seni adam ettim okuttum vs..Önce kalıbı yaptım, sonra makinada döktüm, daha sonra sıcak presle şekil verdim, tornada traşladım vs..... Bilmem evrim bunun neresinde? Konumuz Araf Suresi idi değil mi? "A'RÂF SÛRESİ (54) Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir." Evre demek evrim demek değildir... Bırakın Kur'an'ı aynı şekilde(bu yöntemle : ) tekamülü bin tanrılı dinlerin efsanelerindede bulursunuz, önce şu yoktu, tanrı onu o yaptı, sonra üfledi şu oldu, yola çıktı oraya 3 günde vardı(evrede) vs... Elden geldiğince bilhassa kelimelere, anlamlara, işaret sıfatlarına mistik şeyler giydirerek başka şeylere yoğurma anlayışı sanırım bu güne ait olmasa gerek. |
Re: araf suresinden yorum sizin
19.Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. -
""eğerki cennet sonsuz mutluluk ve muminlerin ebedi mekanı ise yasak ağacın ne işi var cennette, hani cennette sınav yoktu, bu durumda tanrı adem ile havva yı sınamış olmuyormu. "" Güzel kardeşim Sana kim cennette insanların başıboş birşekilde istediği her haltı yiyebileceklerini söyledi. 14.O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi. ""bu durumda demekki tanrı yalan söylüyor, şeytan onun emrinde ise nasıl isyan eder, ne cesaretle tanrı yı tehdit eder, bu ayete göre tanrı ile şeytan cenneti ve cehennemi ortak işletiyorlar, tanrı oyun bozanlık edince şeytan ortaklıktan ayrılıyor. "" Bu ayetten bu yorumu çıkarmayı nasıl becerdin anlayamadım. Şeytan olayları görünen şekliyle değerlendiriyor (hatasıda bu zaten). Ve bir iddia ortaya sunuyor (insanın ondan üstün olmadığını savunuyor). Allah ta ona bir süre veriyor( süre vermesi kötümü). Hem sen şeytan hakkında ne biliyorsun? ne veya biliyoruz?? 17."Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." ""burada şeytan isyanında haklı, diyorki birlikte yola çıktık ama sen bu çamurları benden daha üstün tutuyorsun. "" Bu yorum bu ayetten kesinlikle çıkmaz. Bu ayette şeytan iddiasını ıspat edeceğini savunuyor. Yeterlimi??? |
Re: araf suresinden yorum sizin
intizarım zeka küpüm, ben diyorumki eğer böyle bir diyalog varsa, demekki anlaşamadıkları ve paylaşamadıkları bir mesele var, her ikiside karşılıklı birbirini tehdit ediyor, demekki aynı güçteler, bu polemik buram buram ortaklık kokuyor, bu diyaloga göre tanrı haksızlık ediyor şeytana, tanrı oyunbozanlık ediyor ortağına.
|
Re: araf suresinden yorum sizin
gandalf güzel kardeşim; Yazdığın ayetlerin hangisinde eşitlik veya denklik söz konusu?? * * * *
* * * * * Meleklerin (buna şeytanda dahil) Nasıl yaratılmışlar olduğunu biliyormuyuz? Ne yerler? , Ne kadar yaşarlar? , Ne derece düşünürler? , Nelere hakları vardır?... biliyormuyuz??? |
Re: araf suresinden yorum sizin
44 - Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!
intizar bak ne diyor,"Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" *demkki iki rab var muhamed'e göre biri şeytan biri tanrı, şeytan cehennemi işletiyor, tanrı cenneti, ancak bana göre şeytan biraz daha harbi bir karakter, tanrı onun mekanına o kadar çamur atarken, o daha cennet hakkında tek bir kelime bile etmemiş, helal olsun ona delikanlı adammış. varsayalımki cennet de var cehennemde, ben şahsen cehenneme gitmek isterim, bin ladin, humeyni, harun yahya, şeeh said, kral fahd ile bir arada olacağıma, cehennemde penisilini bulan fleming, ampul'u icad edip insanlığı karanlıktan kurtaran edison, telefonu icad eden graham, newton ile bir arada olmayı yeğlerim. |
Re: araf suresinden yorum sizin
O saydıklarının cehenneme gidecekleri kesin değil ama leninin,stalinin,hitlerin,bushun,saddamın cehenneme gideceği garanti.Sana iyi eğlenceler dilerim. :)
|
Re: araf suresinden yorum sizin
hiramusta siz şimdi edison son nefesini vermeden kelimeyi şahadet getirdi dersiniz, harun yahya cı larda son moda bu :lol:
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Ooofbe nedir bu çektiklerimiz bu dinin elinden biz sizi yaratdık yok şeytan yok melek bunlarla uğraşırken aklım zayıflıyor yavaş yavaş teslim oluyorm gibi geliyor. Bakın Ülkeyi bu hale getirenler bu tür kul sisteminden gelenlerdir bir türlü sosyal demokrat olamıyorlar nedenleri gayet açık ve net
|
Re: araf suresinden yorum sizin
19 - Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.
20 - Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz, öncekine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız, ondan bir şey geri almayın. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız? 21 - Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz? 22 - Cahiliye devrinde geçenler müstesna, babalarınızın nikahladığı kadınlarla evlenmeyiniz. Şüphe yok ki o, pek çirkindi, iğrenç idi, o ne fena bir âdetti. kurandaki kopukluklar çok komik muhammed konu bütünlüğü yapmayı bilmiyor ya da dağınık düşünen biri |
Re: araf suresinden yorum sizin
Kur'andaki kopukluklar mı,...algılayışındaki bozukluklar mı?
|
Re: araf suresinden yorum sizin
Şimdi algılayabilmek için doğru algı tabi...Ön yargı ve bilgisizlikten kurtulmak lazım.Bunlar olduğu müddetçe herkez islam alimi olur keyfince yorum yapar.Çünkü red edemezler.Madem red ediyosun o halde neden yorum yapma güdüsü duyuyosun?Yoksa korkuyomusun?Eğer korkuyosan neden korkuyosun?Yok eğer korkmuyosan neden yorum yapiyosun?Yokluğunu ya da uydurma olduğunu ispat edebiliyomusun?Eğer ispat etmeye çalişiyosan neden aynı kaynakla ispat etmeye çalişiyosun?Bu sorular uzar gider böyle çarpık mantıklar olduğunca düşüncesindeyim.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:44 . |