![]() |
Huruf-u Mukatta
Kuran surelerinin 29 tanesi "kýsaltýlmýþ harfler" veya "kesik harfler" adýyla bilinen huruf-u mukatta ile baþlar. Her ne kadar müfessirler bu harflerin Allah ile peygamberi arasýnda gizli bir þifre olduðu yönünde görüþ beyan etselerde gerçekte Fahreddin el- Razi gibi bazý islam tefsircilerinin belirttiði gibi bu harfler kendi surelerinin isimlerini gösterir. Fahreddin el-Razi islam öncesi Araplarýn bu tip harflerle bazý nesneleri de isimlendirdiðini söylemektedir.
Örneðin : Para = ع Bulut = غ Balýk = ن Diyanetin Kuran mealinden þu satýrlar oldukça dikkat çekici : "Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazý surelerin baþýnda yer alan Huruf-u Mukatta Kur'an'ýn nazil olduðu dönemde Arap edebiyatýnda yaygýn bir kullanýma sahipti. Þairler ve belâgat ehli bunlarý kullanýrdý. Hatta bunun örneklerine Ýslâm öncesi þiir ve nesrinde rastlanmaktadýr. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradýðý için, bunlarýn Kur'an'da kullanýlmasýna karþý çýkan veya sorular yönelten olmadý. Çünkü bu tür kullaným onlara yabancý deðildi. Hatta hiçbir saldýrý fýrsatýný kaçýrmayan Ýslâm ve Kur'an düþmanlarý bile bu harflerin kullanýmýna karþý çýkmadýlar" Modern araþtýrmalar içinde de en fazla dikkat çekeni Hint asýllý Hamiduddin Farahi'nin "Farahi teorisi" adýyla isimlendirilen açýklamalarýdýr. Farahi bu harflerin Arapçaya kaynaklýk eden Ýbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanýmý ile baðlantý kurarak açýklamalarýný geliþtiriyor ve bu harfler sadece fonotik sesleri deðil ayný zamanda Çin alfabesinde olduðu gibi bu haflerin þekillerinin bazý anlamlarýn ve nesnelerin sembolize edilmesi amacýyla kullanýlmýþ olabileceðini söylüyor. Aslýnda bu tip kullanýmýn tarihi Mýsýr hiyerogliflerine kadar gidiyor. Örneðin: Elif, Ýbranice'de ve eski Arapça'da "sýðýr" anlamýnda kullanýldýðý gibi biçimi de "sýðýr baþý" þeklindeydi: أ Bê harfi Ýbranice'deki "Beth"in türevi olup ve o da Beyt (=ev) anlamýnda kullanýma sahip: ب Cîm, Cimel telafuzu ile Cemel (=deve) anlamýnda Ýbranice'de kullanýlmýþ: ج Tâ harfi "yýlan" anlamýnda kullanýma sahip: ط Mîm ise "su dalgalarýný" temsil eden þekilde kullanýlýyor : م [size=] [/size]Farahi bu teorisini Kalem suresinin "Nun" ( ن ) mukattasýnýn eski anlamýyla balinanýn midesine düþen Yunus peygamberi temsil ettiðini söyleyerek destekler. Ona göre bu surelerin baþlarýndaki bu mukattalar o surelerin konusu ile aralarýndaki iliþkinin eski anlamlarýný temsil etmektedir. Bazý Kuran sureleri Farahi'nin bu teorisini destekler niteliktedir. Örneðin Ta-ha suresi Ta ( ط ) harfi ile baþlamakta ve yukarýda belirtildiði gibi bu harf "dik duran bir kobra yýlanýný" sembolize etmekte ve bu surede de ayný zamanda Musa'nýn elindeki bastonun yýlana dönüþmesi konu edinilmektedir. (Taha 17-21) Ayný þekilde Þuara suresi de Ta Sin Mim mukatta harfleri ile baþlamakta ve ilk harfi olan Ta ( ط ) yani "Musa'nýn yýlaný" ile ilgili ayetler bu surede de geçmektedir. (Þuara 32-33) Bakara suresi de Elif Lam Mim mukatta harfleri ile baþlamakta ve ilk harfi olan Elif أ Ýbranice'deki kullanýmýnda "sýðýr baþý" anlamýna gelmekte ve bu sure de (Bakara 67 ve devamý) yahudilerin kurban edilen sýðýrý ile ilgili ayetler geçmektedir. Ayný mukattalar ile baþlayan surelerin bir diðer özelliði ise iþledikleri konularýn, stil ve yapýlarýnýn birbirine benziyor olmasý. Örneðin, "Elif" "mukattasý ile baþlayan sureler "tevhid" yani "Allah'ýn birliði" fikrini iþliyor. Ayrýca bazý batýlý araþtýrmacýlar da bu harflerin sureler isimlendirilmeden önce kullanýlan isimleri olduðunu söylerler. Buna örnek olarak da Taha suresinin "Ta.Ha" mukattasý, Yasin suresinin "Yasin" mukattasý ile Sad suresinin "Sad" mukattasý, Kaf suresinin de "Kaf" mukattasý ile baþlamasý gösterilir. Araþtýrmacýlar, 29 surenin 2 tanesi hariç (Bakara, Ali Ýmran ) geri kalanýnýn Mekke dönemi surelerinden olmasý da bu görüþü destekler nitelikte bulmaktadýr. Tabii burada kendimce bir düzeltme yapmak isterim ki o da; bu 2 sureden Bakara'nýn bazý ayetlerinin Mekke dönemine ait olduðu, yine Ali Ýmran suresinin 1-11 ayetlerinin de Mekki olabileceði göz ardý edilmemelidir. Bakara suresinin (1-19), (148-158), (200-205) ayetlerinin vahyin 7. yýlý ve (245), (26)'ncý ayetlerinin vahyin 8. yýlý nüzul ettiði yönündeki bilgiler her ne kadar tam olarak benimsediðim bir nüzul sýralamasý çalýþmasý olmasa da Abdurrahman Abdullahoðlu'nun "Ayetlerin iniþ sýrasýna göre Kuran çevirisi" isimli kitabýnda yer almaktadýr. Ayný þekilde Ali Ýmran suresi de Uhud ve Bedir savaþlarýný konu aldýðý için aðýrlýklý olarak Medine dönemi olup ilk 11 ayetinin ise Mekki olmasý güçlü bir ihtimaldir. Mukatta harfleri geçici bir dönem bir surenin diðerlerinden ayrýlmasý amacýyla kullanýlmýþ bir "sure isimlendirme" biçimiydi. Bu harfler arasýnda "birlikte kullaným" kuralý da vardýr. Örneðin "Elif"i mutlaka "Lam" takip eder "Ha" harfini de "Mim" Þimdi aþaðýda bu harflerin sure isim ve Kuran sýra numarasý ile mukattalarýn kendilerinin yazýlý olduðu listeyi inceleyelim : Bakara (2) ----- Elif, Lam, Mim Ali Ýmran(3) ---- Elif, Lam, Mim Araf (7) ---- Elif, Lam, Mim, Sad Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra Hud (11)--------- Elif, Lam, Ra Yusuf (12)------ Elif, Lam, Ra Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra Ýbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra Meryem (19)-----Ka, Ha, Ya, Ayn, Sad Ta-ha (20)--- -Ta, Ha Þuara (26)--- Ta, Sin, Mim Neml (27)------- -Ta, Sin Kasas (28 )-------Ta, Sin, Mim Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim Rum (30)---------Elif, Lam, Mim Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim Secde (32)-------Elif, Lam, Mim Yasin (36)-----Yasin Sad (38 )-------Sad Mümin (40)--------Ha, Mim Fussilet (41)------Ha, Mim Þura (42)-------- Ha, Mim (1.ayet), Ayn, Sin, Kaf (2. ayet) Zuhruf (43)-------Ha, Mim Duhan (44)------ Ha, Mim Casiye (45)----- -Ha, Mim Ahkaf (46)--------Ha, MÝm Kaf (50)--------Kaf Kalem (68 )--------Nun Bu mukattalarýn Mekke dönemi surelerinde olmasý bir yana, dikkat edilirse bazýlarý hariç mushaf sýralamasýnda birbirini takip eden surelerde kullanldýðý görülecektir. Örneðin (2,3)--(10, 11, 12 ,13 14, 15)--(19,20)- (26,27,28,29,30,31 32)- (40,41,42,43,44,45,46,) Bu durum bu harflerin surelerin mushaf sýralamasýnýn yapýlmasý sýrasýnda ve sureleri henüz isimlendirmeden önce birbirinden ayýrabilmek amacýyla kullanýlan geçici bir isimlendirme biçimi olduðunu gösteren bir iþaret sunmaktadýr bize. Tabii burada Kuran'ýn Muhammed döneminde mushaf haline getirilip getirilmediðini tartýþmayacaðýz, bunu ayrý bir baþlýkta ele alacaðým ama Mekke döneminde ayetlerin ayrý surelerde toplanmasý ve bunlarýn bir mushaf sýralamasýna sokulmasý yönünde bir çalýþma yapýlmýþ olduðunun izleri var adeta. Veya baþka bir anlatýmla þöyle de diyebiliriz: Kuran'daki surelerin oluþumu için surelerin bitimi beklenmiyordu. Mesela Bakara suresi Mekke dönemide baþlayýp Muhammed'in öldüðü yýla kadar devam eden bir suredir. Hal böyle iken Bakara suresine ait ayetlerin Hicretin 10.yýlýna kadar daðýnýk olarak bekletilip H. 10 yýlýnda Bakara ismi altýnda toplandýðýný söylemek yersiz olacaktýr. Ýþte bu nokta da surelerin isimlendirilmesinin surelerin ayetlerinin bir kýsmýnýn oluþmasýndan sonra yapýldýðý ve geriye kalan ayetlerin ise ortaya çýktýkça sonradan bu isimlendirilmiþ surelere alýnarak tasnif edildiðini söyleyebiliriz. Aslýnda bu bir bakýma sure isimlerinin de "neden o isimle" adlandýrýldýðý ile ilgili de ipucu verir. Mesela Bakara (=sýðýr) suresini ele alalým: 286 ayeti olan bu surenin ismi neden diðer ayetlerde geçen konulara göre deðil de Musa'nýn kavmi ile ilgili 47-73 arasý ayetlerde geçen ve de spesifik olarak sýðýrýn kurban edilmesi de 67 ve devamý) ayetler dikkate alýnarak Bakara (=Sýðýr) ismi konulmuþtur" sorusuna verilecek cevap, bu 25-30 ayetin konusu olan olay 286 adet ayet içinde aðýrlýk merkezini oluþturmaz ama bu sureye Bakara ismi verilene kadar ki ayetlerin içinde aðýrlýk merkezi oluþturabilir þeklinde olacaktýr. Yani Bakara isimi bu surenin 286 adet ayetinden sonra deðil tahminen 90-100 civarýnda ayetin ortaya çýkmasýndan sonra konulmuþtur. Böyle olunca 25-30 ayetlik Musa hikayesi henüz 90-100 ayetlik olan sure içinde aðýrlýk merkezini oluþturmuþtur ve Bakara (=sýðýr) ismi de bu yüzden konulmuþtur. Ha keza çok detaylandýrmadan Meryem suresi ile ilgili de bir þeyler söylemek istiyorum. Meryem suresinin mukatta harflerinden sonraki ilk giriþ ayeti þöyle : Meryem 2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anýlmasýdýr. Giriþinde "Rabbin Zekeriya kuluna rahmetinin anýlmasýndan" bahseden bir sure neden Zekeriya ismini almadý da Meryem ismini aldý ? Halbuki adeta bu surenin amacýný belirleyen bir giriþ yapýlmýþ ve surenin adeta (sadece) Zekeriyayý anmak için vahyedildiði belirtilmiþtir. O halde bu surenin ismi vahyin amacýna uygun olmalýydý. Meryem suresinin ayet gruplarýna bir bakalým: 1-11 Zekeriya 12-15 Yahya 16-40 Meryem 41-50 Ýbrahim 55-55 Musa 56-58 Ýdris 59-98 Diðer konular Görüleceði gibi en çok bahsi geçen isim 24 ayette konu edilen Meryemdir. Ýþte ilk giriþ ayetinde Zekeriya'ya olan rahmetin anýlmasýndan bahseden ayet bunu surenin tamamý için deðil 3-11 ayetleri için söylüyor. Aslýnda surelerden önce bu çeþit ayet gruplarý vardý. Ýþte sure tasnifi bu ayet gruplarýnýn bir araya getirilmesi ile oluyordu. Hal böyle olunca baskýn olan ayet grubu da sureye kendi ismini veriyordu. Konuyu þimdilik daha fazla detaylandýrmadan toparlayalým: a- Mukatta harfleri Mekke dönemi surelerin özelliðidir ama Mekke dönemi surelerinin hepsi mukatta harfleri ile baþlamaz. Bu da bu uygulamanýn Mekke döneminin bile tamamýný kapsamadýðýný gösterir. b -Mukatta harfleri hem Kuran sýralamasý açýsýndan hem surelerin nüzul tarihi açýsýndan kesintiye uðrar; yani bir yerden sonra bu uygulmadan vazgeçilir. Kuran sýralamasýnda 68. sureden sonra yoktur, nüzul tarihi açýsýndan da Mekke döneminden sonra yoktur. Hatta Mekke dönemin içinde de bir zamandan sonra mukatta harfleri uygulamasýndan vazgeçilmiþtir. c- Kuran'daki sýralamada aðýrlýklý olarak birbirini takip eden surelerde mevcuttur. Bu da mukatta harflerinin görevinin surelerin birbirinden ayrýlmasý olduðunun iþaretini verir. d- Mukatta harfleri surelerin bütünü için deðil o surelerin ilk ayet gruplarý için konuluyordu. e- Hal böyle olunca da mukatta harfleri Bakara ve Ali Ýmran suresinin Mekke dönemi ayet gruplarý için kullanýlmýþtý. Bu iki surenin tamamýna göre deðil Mekke döneminde inen ilk ayet gruplarýna göre konuya bakmak gerekir. f-Surelerin ilk ayrýmý iþte bu surelerin giriþindeki ayet gruplarýndan kaynaklanýyordu. Daha doðrusu sure oluþturmak zorunda kalmak bu surelerin ilk ayet gruplarýnýn getirdiði bir zorunluluktu. Þöyle ki: Bakara 2.. O kitap (Kur'an); onda asla þüphe yoktur. O, müttakiler (sakýnanlar ve arýnmak isteyenler) için bir yol göstericidir. Ali Ýmran 3. (Resulüm!) O, sana Kitab'ý hak ve önceki kitaplarý tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile Ýncil'i ve Furkan'ý indirmiþti Araf 2.. (Bu), kendisiyle insanlarý uyarman, inananlara öðüt vermen için sana indirilen bir kitaptýr. Artýk bu hususta kalbinde bir þüphe olmasýn. Yunus 1.Elif. Lam. Ra. Ýþte bunlar hikmet dolu Kitab'ýn ayetleridir Hud 1. Elif. Lam. Ra. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her þeyden haberdar olan (Allah) tarafýndan ayetleri saðlamlaþtýrýlmýþ, sonra da açýklanmýþ bir kitaptýr. Kassas 2. Bunlar, apaçýk Kitab'ýn ayetleridir. Sadece 6 adetini yazdým ama siz hepsine bakabilirsiniz (Ankebut, Rum ve Kalem) hariç diðer surelerin de hepsi ayný þekilde Kuran'ýn kendisinin bir "vahiy" kitabý olduðunu anlatarak giriþ yapar. Hatta bu üç surenin de baþlangýçtaki deðil ama sonraki ayetlerinde Kuran'ýn kendisinin vahiy kitabý olduðu iddiasýna vurgu vardýr. Ýþte bu ilk ayetlerin birbirine benzer þekilde "Kuran'ýn kendisinin vahiy kitabý olmasý" ile ilgili olmasý bile bunlarýn alt alta gelecek þekilde veya ayný surede toplanacak þekilde dizilmelerine engel oluþtururur. g- Mekke döneminde bu 29 sure ile ilgili mushaf tarzý bir çalýþma yapýlmýþ olabilir. Çünkü burada görüleceði gibi mukatta harfleri ile baþlayan bu surelerin ilk ayetlerinde Kuran'ýn kitap oluþuna vurgu vardýr. Büyük bir ihtimalle 29 surenin (veya 27) ilk grup ayetleri ile bir mushaf oluþturulmuþtu. Burada kastedilen "kitap"da en az bu 29 (veya 27) sure vardý. Aslýnda akla gelen bir çok soru var ama þimdilik bu kadar detay yeterli diye düþünüyorum. Yukarýdaki bilgiler kesinlik taþýmaz. Sadece mantýki açýdan konu ile ilgili kendi yorumumu sundum. Not: Kuran'ýn tamamýnýn Muhammmed döneminde mushaf hale getirildiði görüþüne katýlmýyorum. Kýsmen mushaf hale getirilmiþ olma ihtimali daha fazla. Bu konuyu "Kuran'ýn yazýlmasý ve toplanmasý" isimli ayrý bir baþlýkta inceleyeceðim. |
Re: Huruf-u Mukatta
sodomo hocam sizi tekrar aramýzda görmek çok güzel
|
Re: Huruf-u Mukatta
Bu sefer soro'nun nefesi deðil, benim nefesim etkili oldu. Ben okudum üfledim, Sodomo'yu getirdik. Hoþgeldin hocam. Hem de güzel bir giriþ yapmýþsýn. Son derece anlamlý bir çalýþma yapmýþsýn. Merakla Kuran'In mushaflaþmasý süreci hakkýndaki yazýlarý bekliyorum.
Aylar önce bu surelerin nasýl oluþtuðuna dair bir soru sormuþtum ve aslýnda bir açýklama yapamamýþtý kimse. O zamandan beri þöyle yazýyorum. "Hangi mantýða göre oluþturulduðunu bilemediðimiz ve belki de sadece oluþturanlarýn kafalarýnda kalmýþ olan.. " Ama senin yazdýklarýndan bu konuda ciddi ipuçlarýna sahip olduðumuz ve çözülebileceði anlaþýlýyor. Bir daha gitme, anlaþtýk mý? Bu arada siteye gelen Ýslamcý arkadaþlarýn da ne kadar þanslý olduklarýný belirtmek isterim. Bu bilgileri kolay kolay hiçbir yerde *bulamazlar. Ýþte Ýslama yaptýðýmýz hizmet.. *:D |
Re: Huruf-u Mukatta
[quote:efa9efe511="sodomo"]Abdurrahman Abdullahoðlu'nun "Ayetlerin iniþ sýrasýna göre Kuran çevirisi" isimli kitabýnda yer almaktadýr[/quote:efa9efe511]
Sevgili Sodomo bu bahs ettiðin kitap piyasa da bulunuyor mu ? Bir de mevcut 6236 ayet baplar halinde mi iniþ sýrasýna dizilmiþ yoksa bu Abdullahoðlu'da týpký Yaþar Nuri'nin "Ýniþ sýralý Kuran meali " adý altýnda yaptýðý gibi mevcut 114 sureyi mi iniþ sýrasýna dizmiþ .Bilgi verirsen çok sevinecem. |
Re: Huruf-u Mukatta
sodomo'nun açtýðý linkler bazen güncelleþtirildiðinde hemen merak edip
bakýyordum.Acaba sodo gelmiþ mi diye ..Çoðunlukla baþkalarý tarafýndan güncellendiðini görünce de hayal kýrýklýðýna uðruyordum. Bu baþlýða da bu nedenle bakmamýþtým.. Hoþ geri geldin sodomo.(kimin lafýydý bu ? telif vermem ona göre :lol: ) |
Re: Huruf-u Mukatta
Sn. Sodomo,
Sn. Frodonun kontrolünü ben de yaptým; Tarih; 12.01.2007 hem de saat 15.13.30 Þimdi oldu. Nerde kalmýþtýk diyecektim ama bu laf ebeliði olur. Þöyle diyeyim; Sodomoyu okumaya devam edelim. :) Yöneticilerin mevkileri bunu söylemeye el vermeye bilir. Ama ben rahatlýkla ve de içtenlikle söyleyeceðim. SENSÝZ SÝTENÝN RENGÝ KAÇMIÞTI... Hatalarýmýzý, cehaletimize baðýþlayýn |
Re: Huruf-u Mukatta
sOdoma amcam hoþberi geldin..
Yannýz kalmýþtým ben bilgili biriolaraktan bu caillerin arasýnda... :wink: Sen geldin biras raatladým çok Þükür.Ýki(2) çif laf etçek bi arkadaþýmýs daa oldu..Sate bi kaç taneydin. * * * * * * * * * * * * sen gidinceeee * * * * * * * * * * * * * * * * * * *bak neler oldu * * * * * * * * * * * * * * * * * * *kalbimiiiin ucuuuUUuuuuuUuuu * * * * * * * * * * * * * * * * * * *yandý tutuþtuuuuu. sen geldin yangýnnarýmýs söndü. Amcam hoþ geldin*sate gidemezdinki..Bayramda Aldostu amcama elöpmee gitmiþtik."Sodomo Dostumuz bizi býrakmaz oðlum-Sen içini rahat tut"demiþti. Ellerinden öperim. sON yazdýým*DinÜstün yazýsýný oku.Bnede siteye terk ediyodum.Yavlar yakar tuttular bana burda... :cry: *:wink: *:lol: |
Re: Huruf-u Mukatta
Gandalf, Sargon, Frodo, Muhammed, Cemal ve bütün mahalle. Hepinize sevgi ve selamlarýmý sunuyorum. Dostluk güzeldir. Ýnsan insaný arar, gerisi hikaye.
Vacsmt kardeþim, bu sýralama sure sýralamasý deðil. Sure sýralamalarý çok kabaca bir fikir verebilir ama gerçekte fazla bir þey ifade etmiyor. Yeri geldikçe gösteririm Kuran'da bir mekki bir ayetin hemen peþinden medeni ayeti ve ondan hemen sonrada mekki ayetinin olduðu ayetler bile var. Kaldý ki, ayet sýralamalarý bile kronolojiyi yansýtmaz. Sadece "grup ayetlerde"ki diziliþ problemli deðildir ama bir çok yerde sonraki ayetler önceki ayetlerden daha öncedir. Mesela bu elimdeki kitapta Bakara þöyle: 1-19 148-158 200-205 arasý ayetler vahyin 7. yýlý ----- 26 ve 245'nci ayetler vahyin 8. yýlý ----- 28-37 arasý ve 186-191 arasý hicretin 1. yýlý ----- 38-147 arasý hicretin 5. yýlý ------- 19-27 153 160-169 206-243 255 263-275 arasý hicretin 9. yýlý --------- 276-283 244-254 arasý hicretin 10. yýlý --------- 284-286 arasý hicretin 11. yýlý Görebileceðin gibi 245. ayet, 19-27 arasýndan daha öncedir. Tabii bu sýralamaya ne kadar güvenebiliriz o da ayrý bir konu. Mesela Bakara 217-218 ayetleri Batn-ý Nahl seriyesi ile ilgilidir ve o da hicretin 2 yýlýdýr ama burada hicretin 9. yýlýnda gösterilmiþ. Bunun gibi oldukça problemli durumlar mevcut. Ayrýca kitapta bu sýralama ile ilgili gerekçelendirme yapýlmamýþ. "Neden o ayet o tarihte ?" sorusu cevapsýz kalýyor. Anlaþýlan o ki, ayetler ile ilgili bazý sahih veya deðil rivayetler dikkate alýnmýþ. Halbuki iyi bir siyer taramasý yapmadan sadece hadisler ile fazla bir þey anlaþýlamaz. Buradaki sýralamanýn tamamýný word veya excel de listeleyeceðim, hatta surelerin ayet-kelime-harf sayýsý sýralamasýný da yapacaðým ve sitenin "Kuran tefsiri" ana baþlýðýna aktaracaðým. herkesin referans olarak faydalanmasýný isterim ama dediðim gibi problemli bir nüzul kitabý olarak düþünüyorum. |
Re: Huruf-u Mukatta
Bu sefer umitlerim kirilmasin diye ikinci yazini bekledim, artik rahatlikla hos geri geldin hem de dolu geldin(telif hakki bana ait ama bu sefer musade ediyorum sevgili Frodo.) diyebilirim sevgili dostum.
|
Re: Huruf-u Mukatta
Sodomosevenlerin gözü aydýn. Sevmeyeni yok zaten. :)
Biraz daha gelmeseydi, geçmiþteki tüm yazýlarýný güncellemeyi planlýyordum. Neyse eli boþ da gelmedi. Kendisine yakýþýr biçimde güzel bir çalýþma ile "yeniden merhaba" dedi. Heybesinin dolu olduðunu ve bu çalýþmanýn ardýnýn geleceðini sanýyorum. Sodomo bir hazinedir. TD katýlýmcýlarýnýn Sodomo'dan kazanacaðý çok þey var. Her yazýsýný ilgiyle ve dikkatle takip etmelerini öneririm. Sodomo'dan ise uzun çalýþmalarýný tek bir mesajda deðil, uygun kýsýmlarýndan ikiye, üçe bölerek yayýnlamasýný, özellikle yeni ve uzun yazýlardan sýkýlan katýlýmcýlar açýsýndan bunun gerekli olduðunu düþünerek istirham ediyorum. Diðer konuda rica da etsem, arz da etsem desem ki; * " Sodomo, sakýn seni tahrik etmek isteyenlerle muhatap olma, forum yöneticileri gereðini yapacaktýr." "Okey" dese dahi oyle bir durumda sinirlerine hakim olamýyacaktýr. O nedenle; Forum yöneticisi arkadaþlardan Sodomo'nun baþlýklarýný titiz takip etmelerini, cevap yazanlarýn seviyeli görüþ ve düþüncelerden uzak, polemiðe ve gerilime yönelik mesajlarýna anýnda müdahale ederek Sodomo'nun þimþeklerinin TD'ye yansýmasýný önlemeye çalýþmalarýný, aksi takdirde faturasýnýn hepimize patladýðýný önemle belirtirim. :) |
Re: Huruf-u Mukatta
Sevgili Sodomo elindeki kitap deðerli bir kitaba benziyor.Zira Bakara'nýn
farklý zamanlarda inmiþ ayetlerini vurgulamýþ.Benim de farklý zamanlarda inen ayetlerin bir araya getirilmesiyle oluþturulan sureleri böyle tasnif etmeye yönelik bir çalýþmam olmuþtu yýllar önce.Ancak þu an bu çalýþmaya bakýnca neye göre ayetleri ayýrmýþým tam hatýrlamýyorum. (Esas olarak Süleyman Ateþ'in tefsirinden yararlanmýþým.)Sana bu kitap piyasada var mý diye sormamýn sebebi bu kitabý kendi çalýþmamla karþýlaþtýrabilmekti.Þimdilik Bakara suresini not ettim.Onu bir karþýlaþ- týracam .Verdiðin bilgiler için saðol,tekrar hoþ geldin. |
Re: Huruf-u Mukatta
Alıntı:
|
Re: Huruf-u Mukatta
Ýhtiyar kurt; hoþgeldin.
Kafaný dinlendirmiþsindir inþallah. Kimselere fazla kýzýp , bizi kendinden mahrum býrakma sevgili Dostum. Beni Cemal'e de mahçup etmediðin için; saðol. :D |
Re: Huruf-u Mukatta
Vartor, ne güzel þey bu dostluk ya..Vallahi insan bi tuhaf oluyor bu tip sözleri duyunca.
Pante, abartma sonra gerçek sanacaklar. Yazýlarýmý mümkün olduðu kadar okunacak þekilde yazmaya çalýþýyorum. Bol satýr boþluklar býrakýyorum ve gerektiði yerde renklendirme yapýyorum vb. Ama senin dediðini de yapacaðým da bi türlü baþaramýyorum. Bakarýz. Aldostu, seni görünce aklýma ya bir þair ismi gelir ya da bir þiir. *Bu sefer de Orhan Veli'yi düþürdün aklýma. Neden acaba ? |
Re: Huruf-u Mukatta
Sayýn Sodomo senin hoca yanlýþ bilgi vermiþ.Verdiði bilgilerden bir tek 200-205 arasý doðru.200-205 Mekke'de inmiþtir ama Kur'anýn nüzul sürecinin Medine döneminde Mekke'de hac esnasýnda inmiþtir.Yani diðerleri gibi o ayetlerde Medine dönemine aittir.Sonuç olarak Bakara ve Al-i Ýmran suresinin tamamý Medeni surelerdir
-------------------- Öyle deðil. Eðer 200-205 Mekke ise o zaman 148-158 de Mekke'dir. Yani Bakara 158'in ardýndan Bakara 200 gelir. Alt alta okunursa ne demek istediðim anlaþýlýr : Bakara 158. Þüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ýn koyduðu niþanlardandýr. Her kim Beytullah'ý ziyaret eder veya umre yaparsa onlarý tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa þüphesiz Allah kabul eder ve (yapýlaný) hakkýyla bilir. Bakara 200 Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarýnýzý andýðýnýz gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir þekilde Allah'ý anýn. Ýnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur. Görüldüðü gibi birbirini bütünleyen ayetler. Ama asýl beni ilgilendiren Bakara 1-19. Burada Abdurrrahman Abdullahoðlu benim hocam deðil, ben onun nüzul sýrasý kitabýný kaynak gösterdim delil olarak. Zaten bu ilk 19 ayete baktýðýmýzda Mekke dönemi ayetleri ile içerik ve tarz olarak uyuþuyor. Ali Ýmran'in ilk 11 ayeti ise benim kendi görüþüme göre Mekke dönemi. Burada kendi subjektif bakýþýmý koydum. Bu ilk 11 ayette Mekke dönemi ayetlerine içerik ve tarz olarak benziyor. Kaldý ki, Mekke dönemi ile Medine dönemi surlerinin ayýrýmýnda mukatta harfleri önemli bir kriter. Ýslami siteden aldýðým bilgiye göre Mekke surelerinin özellikleri þöyle : a) Ýçinde "kellâ" lafzý bulunan sureler (Kellâ kelimesi 15 surede 33 defa geçer). b) Ýçinde secde âyeti bulunan sureler. c) Bakara ve Alu Ýmrân sureleri dýþýnda baþýnda huruf-u mukattaa bulunan sureler. d) Bakara suresi hariç tutulursa, içinde peygamberlerin, geçmiþ milletlerin, Hz. Âdem ve Ýblis'in kýssalarý bulunan sureler. e) Bazý istisnalarla içinde (ya eyyühennasü) hitabý bulunan sureler Mekke'de nâzil olmuþ mekkî surelerdir. ----------- Mukatta harfleri bir surenin Mekke mi Medine mi olduðunu belirlemekte kullanýlan bir kriter ayný zamanda. Sadece Bakara ve Ali Ýmran hariç tutuluyor ama bence bu iki surenin giriþ ayetleri yani mukaddimesi içerik, stil, tarz olarak Mekke dönemi. Kaldý ki, Mekke dönemi olmamasý bile durumu deðiþtirmez. O zaman da "istisnalar kaideyi bozmaz" kuralý geçerli olur. |
Re: Huruf-u Mukatta
sodomo abi gerçekten çok merak ettiðim saða sola hoca takýmýna sorduðum bi konuydu çok istifade ettim teþekkür ederim
|
Re: Huruf-u Mukatta
Alıntı:
|
Re: Huruf-u Mukatta
Bakara1-19'un Mekke dönemiyle hiç alakasý yoktur.Bu ayetlerde bir münafýk portresi çizilmektedir.Mekke döneminde ise hiç münafýk yoktur.Nasýl olsun ki o dönemde müslüman olmak koca bir Mekke toplumunu karþýna almak demektir.Maddi manevi hertürlü zorluklara,iþkencelere göðüs germek,fedakarlýkta bulunmak demektir
Peki Ankebut suresi için ne diyeceksin ? O da müþriklerden bahsediyor ama tamamý Mekke'de nüzul etti. Al-i Ýmranýn ilk 11 ayetinin de Mekke dönemiyle bir alakasý yoktur.Ayetlerde Tevrat'a,Ýncil'e ve Firavun ailesine atýf vardýr.Bu da bu ayetlerin Medine dönemine ait olduðu fikrini akla getirmektedir. Bakara suresinde de Mekke surelerinde görülen Adem ve Ýblis kýssalarý var ama Bakara suresinin tamamýnýn *Medine'de nüzul ettiði söyleniyor. Bu durumda nasýl doðru karar vereceðiz ? Hatta öyle ki, Kuran'ýn ilk ve son nüzul eden ayetleri bile tartýþmalý. Ýlk ayetleri Alak 1-5 mi yoksa Müdessir 1-7 mi ? Son ayet Maide 3 mü yoksa Bakara 281 mi *yoksa Tövbe 129 mu ? Bir kutsal kitap düþün ki, ilk ve son ayetleri hakkýnda kesin bir bilgi yok. Ne yapacaðýz bu durumda ? Her iki ihtimali de göz önünde bulunduracaðýz. En azýndan kesin bir karara varacak bilgiye ulaþýncaya kadar bu böyle olacak. Benim yaptýðým da budur... |
Re: Huruf-u Mukatta
Deli cevat, güldürdün beni...Mukatta harfleri hocalara sorulur mu ? Verecekleri cevap þu : "Bu harfler Allah ile peygamber efendimiz arasýndaki özel bir þifredir. Ne olduðunu ancak alemlerin Rabbi bilir"
Cevabý belli sorular sorma onlara :) |
Re: Huruf-u Mukatta
:lol:
|
Re: Huruf-u Mukatta
Adem ve birçok kýssa medeni surelerde de geçer týpký namazýn geçtiði gibi.
Kur'an'ýn ilk ayetleri Alak 1-5 'tir.Okumadan anlamadan neyi neyle uyaracaksýnýz.Peygamberde okumuþ anlamýþ ondan sonra uyarmaya baþlamýþ. Kur'an'ýn son ayeti de dinin tamamlandýðýný belirten Maide 3'tür. Neymiþ sayýn Sodomo,kutsal kitap hakkýn da onu anlamak maksadýyla okuyanlar için kesin bilgi varmýþ.Saygýlar.... |
Re: Huruf-u Mukatta
Peki sana önemli bir soru : Kuran'ýn ilk ayeti Alak 1 midir yoksa Alak suresinin besmelesi midir ? Eðer besmele ilk ayet deðil ise sonradan Allah tarafýndan mý eklendi yoksa Muhammed tarafýndan mý ? Daha genel olarak Kuran'daki besmelelerin tamamý için de sorabiliriz bunu: Besmeleler ayet midir ?
Bir de aklýma gelmiþken bir soru daha sorayým : Tövbe suresi neden besmele ile baþlamýyor ? |
Re: Huruf-u Mukatta
Alıntı:
Öyleyse Kur'an okuduðun zaman, kovulmuþ þeytandan Allah'a sýðýn.16/98 Fe iza kara'tel kur'ane festeýz billahi mineþ þeytanir racým 16/98 ayetinde olduðu gibi þeytandan Allah'a sýðýnma ifadesiyle yani "Euzu billahi mineþ þeytanir racim" lafzýyla baþlamaktýr.Ayrýca bu ifade sadece surelerin baþýnda deðil ortasýnda veya sonunda da olsak Kur'aný okumaya baþladýðýmýz heranda kullanýlmalýdýr.Sanýrým Tevbe suresiyle ilgili cevabýmý da vermiþ oldum. |
Re: Huruf-u Mukatta
Açýkçasý bunu beklemiyordum. Besmelenin ayet olduðu yönündeki görüþler daha baskýndýr. Hatta 19'cular için bu olmazsa olmaz bir durumdur :)
Elimizde oldukça tutarlý bir rivayet var Ýbn Abbas'tan Tövbe suresinin besmelesiz olmasý ile ilgili: Ýbn Abbas Osmana þöyle demektedir: Enfal suresi Mesâniden, Berae suresi Miun'dan olduðu halde aralarýna besmele koymayýp, niçin onlarý peþpeþe yazdýnýz ve bu iki sureyi Seb-u Tývala koydunuz ? Sizi buna sevkeden sebep ne idi ? Osman'ýn cevabý þöyledir: "Resulullaha sureler belli sayýda ayetlerle inerdi. O da vahiy katiplerini çaðýrýr, þu ayeti þu konularýn anlatýldýðý sureye yerleþtiriniz derdi. Enfal suresi Medine'de inen surelerin ilklerindendir. Barea (Tövbe) suresi ise nüzul yönünden Kuranýn son nazil olan surelerindendir. Bu suredeki olaylarla Enfal suresi 'ndekiler benzerlik arzetmektedir. Resulullah vefat etti fakat bize bunu beyan etmedi. Bende bu yüzden aralarýna besmele koymadým. Sandým ki o da onun devamýdýr. O yüzden iki sureyi birbirleri peþine takip ettirdim ve aralarýna Besmele koydurmadým" Ne hikmetse, Ýbn Abbas'ýn Osman'dan naklettiði bu rivayet bazý sunni müslüman ilim adamlarýnýn iþine gelmemiþ olacak ki, ayný Ýbn Abbas'ýn Ali'den naklettiði diðer rivayeti daha fazla dikkate almýþlar. Halbuki Osman bu resmi Kuran'ýn derlenmesi, toplanmasý ve son haline getirilmesini saðlamýþ bir halife. Kaldý ki, Ali'nin sözleri kendi düþüncelerini ortaya koyuyor vâka bazýnda bir gözleme dayalý deðil. Ali'nin sözlerinde bu suresinin "ultimatom" olduðu için rahman ve rahim olan Allah'ýn adýyla baþlayamayacaðý yönünde ifadeler var ki bu oldukça manasýz çünkü Kuran'da ultimatom olmayan bir ayet veya sure neredeyse yoktur. Yüzlerce "ultimatom" örneði verilebilir surelerle ilgili. Üstelik 114 surenin 113'ünde besmele var iken bir tanesinde olmamasý oldukça ciddi bir problem. Besmelesiz adýmýný bile atmayan müslümanlar besmelesiz sureye baþlamak zorundalar. Kýsacasý Tövbe suresinin besmelesiz baþlamasý ve bunla ilgili yukarýdaki rivayet bile Kuran surelerinin Osman döneminde yeniden tasnif edildiðini gösteriyor. Daha doðrusu Muhammed'in Mekke'de hazýrladýðý kýsmi mushaftaki sureler ve sýralamalarý olduðu gibi alýnmýþ ama diðer sureler Osman döneminde bunlarýn üzerine mushafta düzene sokulmuþtur. Hatta bazý ayetlerin bazý surelerin içine konulmasý bile Osman döneminde gerçekleþmiþtir. Tabii Muhammed'in saçýnýn ve sakalýnýn kýlýný bile koruma konusunda titizlik gösterenler Muhammed'in mushafýný yakmýþlardýr. Bu, ya Ebubekir döneminde ya Osman döneminde yakýlmýþtýr çünkü o mushaf eksik mushaftýr ve eðer ortada duracak olursa nihai þeklini almýþ olan mushafýn güvenilirliðini zedeleyecektir. Bu konuyu daha detaylý olarak "Kuran'ýn yazýlmasý ve toplanmasý" baþlýðý altýnda inceleyeceðim. Sözlük Seb-u Týval: Fatiha'dan sonra gelen en uzun 7 sureye verilen isim. Bu surelere es-Seb'u't-týval deniyor. Bakara ile baþlýyor ve Tövbe suresi ile son buluyor. Miun : Bu yedi sureden sonrakilere yüzden fazla ayet ihtiva edenler manâsýna "el-Miün" adý verilmektedir. Yunus suresi ile baþlayýp Kasas suresi ile son bulur. Mesâni: Ayetleri sayýsý yüzden az olan sureler. Ankebut suresi ile baþlayýp, Kaf suresinin bitimiyle sona erer. Mufassal: Kýsa olan ve sýk sýk Besmele ile birbirinden ayrýlan yani Besmeleli fasýlalarý çok olan sureler. Kuranýn son kýsmýdýr. Zariyat ile baþlayýp Nas suresi ile biter ---------- Þimdi bu yukarýdaki sözlükteki bilgilerden sonra þuna bakabiliriz. Kuran'ýn týval grubu sureleri ve ayet sayýlarý : 1-Bakara 286 2-Ali Ýmran 200 3-Nisa 176 4-Maide 120 5-Enam 165 6-Araf 206 Enfal 76 7-Tövbe 129 Seb-u Týval, en uzun 7 sure anlamýna gelir. Görüleceði gibi Enfal bu en uzun 7 surenin arasýnda bayaðý sýrýtmaktadýr. Enfalin bu þekilde en uzun 7 surenin arasýna girmesi Osman'ýn bir yanlýþ anlamasýnýn sonucu idi. O Enfal ile Tövbeyi tek sure zannediyordu. Sonra hatasýný anladý ama düzeltemedi. Niye ? |
Re: Huruf-u Mukatta
Sayýn Sodomo,besmeleler insanlar Kur'an okumaya Allah'ýn adýný anmadan okumaya baþlamasýnlar gayesiyle Fatiha hariç, bir hatýrlatýcý not olarak surelerin baþýna sonradan konulan cümlelerdir.Allah,bizden Kur'an okumaya baþlarken kovulmuþ þeytandan kendisine sýðýnmamýzý istiyor.Kur'an okumaya Allah'ýn adýyla baþlamak ta güzeldir ama yalnýzca besmele eksik olur.
Fil suresi 1 HABERÝN yok mu Rabbin Fil Ordusu'na ne yaptý? 2 Onlarýn kurnazca planlarýný tamamen bozmadý mý? 3 Üzerlerine kalabalýk sürüler halinde uçan varlýklar saldý, 4 onlara önceden tesbit edilmiþ taþ gibi sert azap darbeleri vurdular, 5 ve onlarý yalnýz sap dipleri kalasýya yenmiþ bir ekin tarlasýna benzettiler. Kureyþ suresi 1 KUREYÞ'in emniyeti saðlanabilsin diye, 2 kýþ ve yaz seferlerindeki emniyeti. 3 O halde bu Mâbed'in Rabbine kulluk etsinler, 4 O ki, aç kalmasýnlar diye onlarý beslemiþ ve tehlikelerden emin kýlmýþtýr. Bence Enfalle,Tevbeden daha ziyade *yukarýdaki bu 2 sure tek olabilir. |
Re: Huruf-u Mukatta
Buraya kadar anlattýklarýmdan genel olarak Huruf-u mukatta harflerinin "kullaným amacýný" ortaya koydum. O da geçici olarak kullanýlan "sure isimlendirme" ve "sureleri birbirinden ayýrarak surelerin baþlangýç ve bitiþ yerlerinin ortaya koyan iþaretler" oluþu idi. Tabii neden bütün surelerde yok da sadece bazý surelerde var þeklindeki soruya verilecek cevap ise bu kullanýmýn bir dönemden sonra terkedildiði ve yerini bugünkü sure isimlerine býraktýðý þeklinde olacaktýr.
Peki bu spesifik Huruf-u mukatta harflerinin seçilmesi sebebi ne idi? Yani neden bir surede "Elif, Lam Mim" iken diðer surede "Ha, Mim" veya "Ta Ha" olarak geçiyordu ? Bu harflerin tek tek veya biraraya gelmiþ olarak anlamý ne idi ? Bu konu ile ilgili olarak da ilk ortaya koyduðum "Farahi teorisi" kýsmen bu harflerin Ýslam öncesi Arapçaya kaynaklýk eden Ýbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanýmý ile baðlantý kurmasý ve temelini de Eski Ahit'ten alan Ýsrailoðullarý'nýn Musa ve diðer peygamber kýssalarýný sembolize etmesi oldukça ilginç olmakla beraber Kuran'daki bu harf kombinasyonlarýný açýklama konusunda pek gerçekçi görünmemektedir. Belki arkaik bir yönü vardýr ama Muhammed'in bu kadar detayý düþünmesi pek mümkün görünmüyor bana. Herþeyden önce Huruf-u Mukatta'nýn Türkçe karþýlýðýndan baþlayalým: "Kýsaltýlmýþ harfler" veya "kesik harfler" olarak tercüme ediliyor. Bu noktada þu soruyu sorarak konuya girmemiz yerinde olacaktýr: Neyin kýsaltýlmýþý veya neyin kesik hali ? Evet, büyük ihtimalle bu harfler bir kelime, bir ayet veya bir cümlenin "kýsaltýlmýþ" halini temsil ediyorlar. Hani derler ya; "isminden de anlaþýlacaðý gibi....." diye iþte bizimde burada yaklaþýmýmýz bu olacak. Þimdi þöyle bir fikir ortaya koyabiliriz: Mukatta harfleri sure isimleri olarak geçici bir süre kullanýldýðýna göre bu harfler; a) surelerin oluþumu ile yakýndan ilgilidir b) surelerin isimlerini alma biçimi ile de yakýndan ilgilidir. Elimizdeki Kuran'ýn son halinde bulunan surelerinin isimlerini nasýl aldýðý ile ilgili oldukça fazla bilgimiz var. Kuran'daki 114 surenin; 72 tanesi ismini 1. ayette geçen kelimeden alýyor. Örneðin: Saffat suresi 1. ayetteki "saf tutmuþ meleklerden", Fatýr suresi 1. ayetteki "yaratýcý" anlamýna gelen "fatýr"dan vb... 7 sure de grup ayetlerden, yani surenin bir grup ayetinde geçen konudan alýyor. Örneðin: Hicr suresi 80-84. grup ayetlerinde Hicr halkýndan (Salih peygamberin kavminin yaþadýðý bölgenin adý) bahsettiði için, Bakara suresi 67-71. ayetlerde geçen Allah'ýn "Sýðýr kesme emri" ile ilgili konudan, Meryem suresi 16-40 grup ayetlerinde geçen Meryem ile ilgili olarak vb.. 11 sure genel anlamdan, yani surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konudan alýyor. Örneðin: Yusuf suresi baþýndan sonuna kadar Yusuf peygamberden bahsedildiði için bu adý almýþtýr, Talak suresi de genelinde talâk (boþanma)'dan bahsettiði için bu adý almýþtýr vb... 22 sure ise ilk ayetlerden deðil surenin ileriki ayetleri içindeki çeþitli konu ve kelimelerden alýyor. Örneðin Rad suresi 13. ayetteki rad (=gök gürültüsü)'nden, Nahl suresi 68. ayetteki "arý" kelimesinden almýþtýr vb... Evet madem ki, mukatta harfleri geçici bir süre "sure isimleri" olarak kullanýlmýþtýr, o halde sure isimlendirme yöntemlerine uygun olarak oluþmuþtur. Yukarýda da belirttiðim gibi Kuran'daki surelerin isimleri; a) öncelikle ve baskýn olarak 1. ayetler ile yakýn iliþkilidir. b) surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konu ile iliþkilidir c) surede geçen grup ayetlerden birisinden veya aðýrlýklý olarak deðinilen konularla iliþkilidir d) surede herhangi bir yerdeki ayette geçen her hangi bir kelime ile iliþkilidir. Ýþte bu yukarýdaki 4 seçenek üzerinde yapýlacak bir inceleme bize geçici bir dönem için kullanýlan mukatta harflerinin doðasý hakkýnda bilgi verecek olan çýkýþ noktalarýmýz olacak. Burada þunu unutmamalýyýz ki, nasýl Kuran'daki surelerin isimleri bu yukarýda belirttiðim 4 seçeneðe göre daðýlmýþ ise ayný þekilde mukatta harfleri de bu 4 seçeneðe göre daðýlmýþ olabilir; yani 29 surede bulunan mukatta harflerinin isimlerini illaki 1. ayetten almalarý gerektiði yönünde bir yorumumuz olamaz. Bütün bunlarý dikkate alýrken de ayný zamanda "huruf-u mukatta" kelimesinin karþýlýðýnýn "kýsaltýlmýþ harfler veya kesik harfler" olduðunu bir kere daha hatýrlatmak isterim. Yani sure isimlendirme yöntemine baðlý olarak ortaya koyduðumuz 4 seçeneðe göre deðerlendirme yapacaðýz ama bu sefer surelerin normal ismlerinden farklý olarak ayrýca kelimelerin kýsaltýlmýþ hallerini anlayarak bir baðlantý kurmaya çalýþacaðýz. Bu çok kolay deðildir. Çünkü bu harfler yukarýdaki seçeneklerde de bahsettiðimiz gibi surenin herhangi bir yerindeki herhangi bir kelimeden de gelebilirler. Yani baskýn olarak surelerin isimlerini aldýklarý 1. ayette iseler iþimiz kolay ama surenin herhangi bir ayetindeki herhangi bir kelimenin "kýslatýlmýþ" biçimleri iseler o zaman bir o kadar iþimiz zor olacak. Evet, þimdi kolay olandan baþlayalým. O da Kaf suresinin "kaf" mukattasý. Kaf suresi yakýndan incelendiðinde neredeyse içinde "kaf" harfinin geçmediði kelimenin olmadýðý görülecektir. Toplam 50-60 civarý "kaf" harfi vardý bu surede. Bunlar Kur'an, halk, kavl, kablehum, kavm, kaýyd, kale, karinuhu, rakib, saik, ilka, tekaddüm, kunne, müttekin, kalb, kurun, nakib, teþakkuk ve hukuk vb bir çok kelime "kaf" harfleridir. Bu sure tam anlamýyla bizim bu yukarýdaki mantýksal çizgimizin doðruluðunu ispatlar gibidir. Hem "kaf" mukattasý sureye ismini vermiþ ve mukatta harflerinin kullaným amacýnýn "sure isimlendirmesi" olduðunu göstermiþ hem de ismini surede baskýn olarak geçen bir harften almýþtýr. Yani bu durum mukatta harflerinin surelerin dýþýnda ve surelerle ilgisiz "müteþabih" bir ayet olduðu gibi gizemcilik kokan açýklamlarýn yersizliðini ortaya koymaktadýr. Mukatta harfleri kendi sureleri ile çok yakýndan ilgilidir ve hiçte gizemli bir yönü yoktur. Bunu diðer mukattlarda da göreceðiz. Þimdi benzer mukattalarý alan ve mushaf sýrasý olarak da birbiri ardýndan gelen þu sureleri mukattallarýný da bir inceleyelim: Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra Hud (11)--------- Elif, Lam, Ra Yusuf (12)------ Elif, Lam, Ra Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra Ýbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra Toplam 6 sure, hepsi birbiri ardýna gelen sureler ve de hepsinde Elim, Lam, Ra ortak olarak var yalnýzca Rad suresinde fazladan bir "Mim" var. Anlaþýlýyor ki, burada bir "grup sure" durumu var. Ayný daha önce bahsettiðimiz "grup ayetler" gibi Kuran'da þimdiki sure ayrýþmasýný almadan önce muhtemeldir ki, bazý farklý sureler tek bir çatý altýnda bulunuyordu. Daha doðrusu Kuran'daki bugünkü sure bölümlemesini aþamalý olarak almýþtý. Bu konudaki tek gösterge bu mukatta harfleri deðildir. Enfal ve Tevbe surelerinin tek sure olarak deðerlendirilip araya besmele konulmamasý ve bu yüzden de Tevbe suresinin Kuran'daki besmelesiz tek sure oluþu gibi tuhaflýklar ve birden fazla surenin tek bir sure gibi deðerlendirilip tek bir isimle anýlmasý gibi çeþitli rivayetler (Felak ve Nas surelerinin "Muavvizetan" sureleri olarak isimlendirilmesi gibi-----bu konulara daha sonra ayrýca deðineceðim) bize bu mukattalarýn gösterdiðine ilave olarak kanýtlar sunmaktadýr. Kýsacasý Kuran'daki sure ayrýþmasýnýn bir "ilk aþamasý" ve "ikinci aþamasý" olduðunu söyleyebiliriz. Þimdi gelelim yukarýdaki 6 sure baðlamýndaki mukattalara. 10. Yunus suresindeki : Yunus, Musa, Harun ve Nuh peygamberler 11. Hud suresinde : Nuh, Hud, Salih, Ýbrahim, Lut, Þuayb ve Musa peygamberler 12. Yusuf suresinde : Yusuf ve Yakup peygamberler 13. Rad suresinde: Herhangi bir peygamber ismi veya kýsasý geçmemekle beraber "Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eþler ve çocuklar verdik (Rad 38) ve de Muhammed'in kendisinin resul olarak anýlmasý sözkonusudur. 14. Ýbrahim suresinde: Musa, Nuh, Hud, Salih ve Ýbrahim 15. Hicr suresinde: Ýbrahim, Lut, kavminin oturduðu Eyke ve Medyen bölgesinin ismi verilerek Þuayb peygemerden ve sureye ismini veren Salih peygamberin kavminin yaþadýðý bölge olan Hicr geçmektedir. Kýsacasý bu 6 surenin ortak noktasý peygamberlerden yani resullerden bahsetmesidir. Yani aslýnda bu sureler daha önce tek bir surenin çatýsý altýnda bulunurken sonradan ayrýþmýþ ve bu ayrýþmanýn iþareti olarak da mukatta harfleri almýþtýr. Bu surenin ilk adý El-RESUL suresidir. Ýþte "Elif, Lam Ra" da bu El-Resul suresinin "kýsaltýlmýþ" veya "kesik" halidir. Ayrýþmadan sonra da isimlerini kendi içindeki resullerden birisinden veya onlarla ilgili bir þeyden almýþlardýr. Yunus, Hud, Yusuf, Ýbrahim ve Salih peygamberin kavminin yaþadýðý Hicr sureleri. Burada tek istisna Rad suresidir ve Rad isminde peygamber yoktur ama sure ismi de bir peygamber ismi deðildir ve bu surede spesifik bir peygamber kýsasý da geçmemekte sadece genel anlamda resullerden bahsedilmektedir. Üstelik bu surede fazladan bir "Mim" harfinin bulunmasý da dikkat çekicidir. Bu konuda ki araþtýrmanýn mimarý Eduard Goossens Rad suresindeki "Elif, Lam, Mim, Ra" mukattasýnýn da El-Mursel yani Muhammed'in isimlerinden birisine veya genel anlamda "þeriat ile gönderilen peygamberler" anlamýndaki kelimenin "kýsaltýlmýþ" hali olduðunu belirtmektedir. (Elif, Lam, Mim, Ra = ELMR = El-Mürsel) Devam edeceðim... |
Re: Huruf-u Mukatta
Kolay gelsin. :)
|
Re: Huruf-u Mukatta
Sevgili Sodomo
Artýk yazý yazýlýrken bilgisayar kullanýlýyor. 1400 yýl önce kargý yada tavuk tüyü kullanýlýyordu. Arablar ne kullanýyordu o tarihte bilmiyorum. ama bu kargý veya tüy ile yazýya baþlamadan önce bir deneme yapýlmazmý, mürekkebin fazlasý gitsin yada ucu açýlsýn iyi yazsýn gibi denemeler yapýlmaz mý. demekki adamlarýn eline geçen yaprak taþ deri ne varsa üzerine yazmak için allmýþlar ellerine kargýyý þöyle bir yazmýþlar Elif, Lam, Mim, Ra . Aha mürekkebin kývamý iyi yazý güzel yaz bakalým Allahtan kork, karýlar benim, ganimet benim *falan filan. Bence bu sürelerin baþýndaki Elif, Lam, Mim, Ra gibi harfler kalemi açma denemesi içindir, bizde yapmazmýyýz, uzun süre yazmayan tükenmez kalemi þöyle bir test etmezmiyiz, hatta hatýrlýyorum ilk okulda divit ile yazardýk, ya kanal týkanýr ya da çok mürekkep gelirdi de önce baþka bir karalama kaðýdýna deneme yapar divit iyi yazmaya baþlayýnca esas yazýya geçerdik. Arab çölde nerde bulacak müsvette kaðýdýný ne bulduysa hem müsvette hemde döküman olarak kullanmýþ gariban. Sende oturmuþ bunun nedenini yazmýþsýn, bende üþenmeden okudum. Okumak yazmaktan daha kolay tabi. Buda benim teorim di. Elif, Lam, Mim, Ra nerden geliyor. Ýslam bilginlerine kolay gelsin. Not =sen yokken bende yoktum arada sýrada açýp baktým Sodomo gelmiþmi diye. Hoþ geldin. |
Re: Huruf-u Mukatta
Walla býrak bu numaralarý :)
Teorin ilgimi çekmedi desem yalan olur. *Fena deðil bi düþeneyim bakayým. Zaten ne demiþler: Bir þeyin hem karmaþýk hem de basit bir açýklamasý var ise o zaman basit olana göre doðru aranýr. Hani derler ya "gökte ararken yerde buldum" diye onun gibi bir þey. Belkide sadece kalem açýyordu. Vallahi hoþ oldu bu ya, ben de mi dil çýkarsam :) |
Re: Huruf-u Mukatta
Sevgili Sodomo
Zaten sen benim teorimi desteklemiþsin . Vahiy geldiðinde sürekli dudaklarýný kýprdatýrarak onu tekrarlayarak ezberlemeye çalýþýrdý. Böyle durumlarda unutulmasýndan korkulan ayetler alelacele çevresinde bulunan sahabeler tarafýndan o anda bulduklarý "üzerine yazýlabilir" nesnelere yazýlýrdý. Bunlar kimi zaman, yumuþak taþ (lihaf), kimi zaman kemik(ektaf),kimi zaman da devenin üzerine konulan tahta (aktab), kimi zamanda hurma yapraðýna (usub), kimi zamanda aðaç kabuklarýna (keranif)yazýlýrdý. Evet evet. *baþka müsvette yoktu, ilk eline geçen her ne sayfa ise hem müsvette hem döküman olarak kullanýlmýþtý. |
Re: Huruf-u Mukatta
Yasin ve Sad mukattalarý ile kaldýðýmýz yerden devam edelim.
Yasin suresi müslümanlarýn hastalarýn ölümünün yaklaþtýðý durumlarda  veya cenazelerinde, mezar baþýnda okuduðu bir sure olmasýna raðmen (sünnet-i Muhammed gereði) içerik olarak "ölüm" ile ilgili bir þey görünmüyor. Ama bir sonraki Saffat suresinde ölüm ve öldükten sonra azap meleklerinin toplanmasý ve azap çekilmesi dahil bütün ölüm sonrasý süreçler anlatýlmaktadýr. Hal böyle iken acaba Saffat suresinde olmasý gereken mukattalar bir önceki Yasin suresinde mi kalmýþtýr ? Goossens bu surelerin bir dönem iç içe olabileceklerini iþaret ediyor. Yani aslýnda bunlar tek sure idi. Saffat suresinin giriþ ayetleri olan 1-11 hariç kafiyelerinin birbirine benzemesi bu þüpheyi daha da artýrmaktadýr. Hatta öyle ki, ilk 11 ayeti es geçip 12. ayetten baþlasak Saffat suresini Yasin suresinin sonuna tam uyacak þekilde ilave edebiliriz.  Yasin 80.Ellezý ceale leküm mineþ þeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukýdun Yasin 81.Eveleysellezý halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alým Yasin 82. Ýnnema emruhu iza erade þey'en ey yekule lehu kün fe yekun Yasin 83. Fe sübhanellezý bi yedihý melekutü külli þey'iv ve ileyhi türceun Saffat 12.Bel acibte ve yesharun Saffat 13.Ve iza zükkiru la yezkürun Saffat 14.Ve iza raev ayetey yesteshýrun Saffat 15.Ve kalu in haza illa sýhrum mübýn Saffat 16. Eiza mitna ve künna türabev ve ýzamen e inna le meb'usun Saffat 17. E ve abaünel evvelun .... .... vb. Peki, bu iki surenin tek sure olduðunu düþünürsek o zaman YaSin mukattasý bu tek surenin neresinden almýþtýr kendisini ? O da Saffat 123 ve 130 'daki Ýlyas'dan. Daha doðrusu ayný Ali Ýmran suresinin El-Ýmran dan gelmesi gibi bu da özellikle 130. ayetteki "Selamün ala ilyasýn" (=Ýlyas'a selam dedik) cümlesindeki Ýlyasin aslýnda el-Yasin olan isminden gelerek Yasin mukattasý almýþtýr. Ýlginç olan þu ki, Goosens'in  El-Yasin kullanýmýnýn halen Fas'da yaþayan Araplar arasýnda da yaygýn oluþunu gözlemlemiþ olmasý. Yani Yasin suresi ismini surede geçen Ýlyas peygamber'den almýþtýr. Surelerde geçen peygamber veya onlarla ilgili olan bölge veya kavim isimlerinin sureye adýný vermesi de yaygýn bir durumdur Kuran'da. Ýbrahim, Yunus, Hud, Yusuf, Hicr, Ýmran, Lokman sureleri gibi. Bu durum ayný zamanda daha önce bahsettiðimiz surelerin oluþmasýnýn "bir önceki aþamasý"nýn da var olduðunu yani surelerin en az iki aþamdan geçerek son halini almasý yönündeki fikirleri destekler niteliktedir. Peki Saffat suresinden çýkartýlan ilk 1-11 ayetlerinin durumu ne olacak ? Bu ayetler elimizde kaldý. Goosens bu ayetlerin orjinal poziyonunun Saffat'tan bir sonraki sure olan Sad (38 ) suresine mükemmel bir uyum gösterdiðini söylüyor. Burada da Sad mukattasýnýn iþte bu 11 ayetin 1. ayettindeki es-Saffat'tan geldiðini belirtiyor. Sad mukattasýnýn bu sure içinde herhangi bir isimden alýnmamýþ olmasýnýn da nedeninin bu olduðunu söylüyor. Eðer Sad mukattasýna iþaret edebilecek alternatif bir kelime veya harf yoðunluðu (Kaf suresindeki gibi) olsa idi bu teoriye daha fazla þüphe ile bakýlabilirdi. Gelelim bu aþaðýdaki Elif, Lam, Mim grubuna : Bakara (2)  ----- Elif, Lam, Mim Ali Ýmran(3) ---- Elif, Lam, Mim Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim Rum (30)--------Elif, Lam, Mim Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim Secde (32)------Elif, Lam, Mim Goosens, bu surelerin ayný mukattalara sahip Bakara ve Ali Ýmran ile baðlanýlý olduklarýný ama Bakara ve Ali Ýmran surelerinin uzun sureler oluþunun ve Kuran'da genel olarak uzundan kýsaya sure sýralama kuralýnýn olmasýnýn onlarý baþa çektiðini ve bu iki surenin diðer 4 sureden sýralamada koptuðunu söylemektedir. Goosens Elim Lam ve Mim mukattalarýnýn 'El-Mesel' in kýsaltýlmýþý olduðunu ve bu surelerin mesel (kýssa) sureleri olduðu için bu mukattalarý aldýðýný söylüyor. 7. sure olan Araf ise Elif, Lam, Mim, Sad mukattalarý almýþ, yani fazladan bir Sad var. 11. ayetinde geçen "size þekil verdik" (=sümme savvernaküm) ifadesi  bu surenin 180. ayettinde de geçen esmaül husna yani Allahýn isimlerinden birisi ile iliþkili olup bu isim Müsavvir dir. (Müsavvir'in karþýlýðý: Þekil, renk ve desen veren, görünüþ kazandýran, görünüþü ahenkli kýlan) Ýþte Araf suresi 11. ayetinde geçen Müsavvir bu ayete ismini vermiþtir. (Elif, Lam, Mim, Sad = ELMS= El-Müsavvir) Þimdi de Ta Sin grubuna bakalým. Þuara (26)------ *Ta, Sin, Mim Neml (27)-------- Ta, Sin Kasas (28 )------Ta, Sin, Mim Hans Bauer, Þuara ve Kasas surelerindeki Mim harflerinin Musa peygambere iþaret ettiðini çünkü bu iki sureninde Musa peygember kýssalarýyla baþladýðýný söylüyor.  Goossens de Þuara suresinin Sin mukattasýnýn eþ-Þuara= Þairler ismini aldýðý bu surenin 224 ayetinden aldýðýný hatýrlatarak Ta harfininde 63. ayetteki yine Musa kýssasý ile ilgili olarak Tavd (=yüksek dað) kelimesinden geldiðini söylüyor. Kasas suresi ise çoðunlukla Süleyman peygamber kýssalarýndan oluþtuðu gibi bu suredeki Ta mukattasýnýn aldýðý isim olarak Süleyman peygambere yardým eden kuþlardan yani "Tayr"dan almýþ olabileceðini belirtiyor. Tayr 16,17 ve 20. ayetlerde geçiyor. Goosens'in en zorlandýðý durum ise bu Kasas suresindeki Sin mukattasý olmuþ. Bu Sin mukattasýna iþaret edecek tek kelime 30. ayetteki "es-satýl (=uçurum) olabileceðini belirtiyor. Ta mukattasýnýn da 29 ve 46. ayetlerde geçen Tur daðýnýn "Ta" harfinden alabileceðini belirtmiþ. Þimdi gelelim HaMim grubuna: Mümin (40)------Ha, Mim Fussilet (41)------Ha, Mim Þura (42)-------- Ha, Mim (1.ayet), Ayn, Sin, Kaf (2. ayet) Zuhruf (43)-------Ha, Mim Duhan (44)------ Ha, Mim Casiye (45)----- Ha, Mim Ahkaf (46)-------Ha, MÝm Hepsinde ayný tarzda sureye giriþ mevcut olup bu sureler de eskatoloji grubu sureler olarak düþünülüyor.Eskatoloji, dünyanýn sonu ile ilgilenen tanrýbilim ismi ile geçiyor litaratürde. Buradaki anlamýyla öbür dünya, cehennem, mahþer, azap, sorgu sual vb. öte dünya anlatýmlarý mevcut bu surelerde ortak olarak. Hans Bauer, bu surelerde cehennem, nar, azap, ateþ kelimelerinin oldukça fazla geçtiðini belirtirken, Goosen ise "kaynar su" anlamýna gelen "Hamim" kelimesinin Mümin suresinde geçtiðini ve öte taraftaki tipik cezalandýrma biçimi olduðunu belirtiyor. Mümin 72- Kaynar suda (Hamim), sonra da ateþte yakýlacaklardýr Bu sureler içinde  Þura suresinde fazladan Ayn, Sin, Kaf mukattalarýnýn ise bu suredeki 17. ayetteki "lealles saate karýb" yani kýyamet saati kelimesinin kýsaltýlmýþý olduðunu iddia ediyor. Ýlginçtir ki Ýbn Mesud'un mushafýnda bu kelimedeki "lealles" düþerken ayný zamanda mukatta olarak da "Ayn" düþmüþ ve bu sure mukattalarý Ha, Mim, Sin, Kaf olarak geçtiði rivayet edilmiþtir. Bir sonraki yazý ile mukatta konusunu bitireceðim. Ayrýca bu konuda çalýþma yapan batýlý oryantalist islam araþtýrmacýlarýna da deðineceðim. Ýlgili linkler de son yazýmda olacak. Ayrýca Sargona da bu konuda bir Vikipedi çalýþmasý yapabilir miyiz diye de sorayým bu arada. |
Re: Huruf-u Mukatta
Sodomo'nun Huruf-u Mukatta hakkýnda yaptýðý açýklamalarý çok bilgilendirici.. Çok mantýklý.. Bu harfler hakkýnda hiç yorum yapýlmamasý da onlarýn kökeninin Ýslam öncesi döneme gittiðine iþaret ediyor. Muhtemelen onlara uzun zaman maruz kalýndýðý için, ne olduklarý unutulmuþ.
Kur'an'da ayetlerin ve surelerin sýralanmasýnda bir mantýk yoktur. Ayetler kronolojik bir sýra izlemez. Ama ayetlerin içeriði kronolojik olarak oldukca mantýklýdýr.. Kur'an'da kýsa bir süre olan Fatiha baþa konmuþtur. Bunu anlamak mümkün. Diðerlerinin uzundan kýsaya bir sýra izlediði iddia edilir ama, bu iddia doðru deðildir. Arada kýsa surelerin yer aldýðý kesintiler vardýr.. Sodomo çok bilgili birisine benziyor.. Yazýlarýný zevkle okuyacaðým... |
Re: Huruf-u Mukatta
Teþekkürler Ömer ilgin için.
Aslýnda benim hatam bugüne kadar Mekke dönemini ihmal etmem oldu. Genellikle Muhammed'in savaþlarý baðlamýnda Medine dönemi ile ilgilendim. Gerçi bunun faydasý da oldu çünkü Medine dönemi daha gerçekçi ve daha nettir Muhammed'in yaþamýný, yaptýklarýný ve karakterini anlamak için. Mekke dönemi oldukça spekülatiftir ve genellikle islamcýlar hep Mekke dönemi ayetlerini kullanýrlar. Þimdi Kuran surelerinin ve ayetlerinin tertibi açýsýndan olaya bakýyoruz bir nebze mukatta harfleri konusunu iþleyince ama tek baþýna mukatta harfleri de çok þeyi anlatmaz. Benim buradan öðrendiðim en kritik bilgi Mekke döneminde Muhammed'in kýsmi bir mushaf hazýrlamýþ olmasý ve surelerin aþamalý olarak oluþmasý gerçeði. Bence bu iki bilgi mukatta harflerinin anlamýndan daha önemli Kuran'ýn yazýlmasý ve tertip edilmesini anlamak için. Fatiha suresi Kuran'da açýlýþ suresi olarak konulmuþ ama oldukça problemli bir sure. Çünkü bir "dua" suresi. Yani Allah'tan kula deðil kuldan Allah'a doðru gidiyor. Sadece Fatiha deðil Felak ve Nas sureleri de böyle. Ýlginçtir ama Muhammed'in hafýzlarýndan Ýbn Mesud bu 3 sureyi de mushafýna almamýþ bunlar yerine Kunut dualarýný (Hala ve Hafd) sure olarak almýþ. Onun mushafýnda 112 sure mevcut. Bunu Suyuti'nin El-Itkan isimli eserinden öðreniyoruz. Ýlginçtir ki Medine döneminde ilk ayetleri yazan ve Kuran konusunda otorite kabul edilen Ubey b. Kab'ýn mushafýnda da 109 sure var ve bazý sureleri tek sure olarak yazmýþ. Suyuti Itkan'da bunlarýn listesini vermiþ. Oldukça ilginç olaylar yaþanmýþ. Tevbe suresinin Enfal ile bir zannedilip araya besmele konulmamasý mý dersin, sonradan eklenen ayetler mi dersin, sonradan konulan sure isimleri mi dersin, nesh edilip Kuran metninden düþürülen ayetler mi dersin ne ararsan var. Tam evlere þenlik. Sure sýralamasý da oldukça ilginç. Genel anlamda sureler gruplara ayrýlmýþ ama dediðin gibi tam uzundan kýsaya bir sýralama mevcut deðil. Zannýmca burada "önem sýrasý"da gözetilmiþ ilave olarak. Tabii bazý Medine ayetlerinin Mekke surelerine serpiþtirilmiþ olmasý veya bazý Mekke ayetlerinin Medine surelerinin içinde geçmesi, hatta peþ peþe gelen 3 ayette bile Mekke-Medine-Mekke þeklinde sýralamanýn olmasý gibi tuhaflýklarda mevcut. Bir konu bitmeden öbür konuya geçiþ sonra o konunun çok sonraki surede kaldýðý yerden devam etmesi gibi þeyler tam anlamýyla Kuran'ý anlaþýlmaz hale getirmiþ. Ama bunlarýn neden böyle olduðu ile ilgili bir fikir oluþturdum zannýmca. Biz Muhammed'in þair olduðunu unutmuþuz. Muhammed kafiyeye önem veriyordu ve kitabýnýn etkileme gücüde buradan geliyordu. Neyse yeri gelince deðineceðim bu konulara. Siz takip etmeye devam edin Saygýlar. |
Re: Huruf-u Mukatta
Sevgili Sodomo,
yazýlarýný ilgiyle okudum. Gerçekten ilginç bir çalýþma yapmýþsýn. Mukattaa harfleri ile ilgili Goossens'Ýn teorisi de gayet mantýklý görünüyor. Bu harflerle ilgili tefsirlerde yazýlanlar tam bir kaos. Doðru dürüst bir açýklama yapýlamamýþ. Hatta bazý açýklamalar resmen komedi malzemesi. Halbuki açýklamalardan görüldüðü gibi Mukattaa harfleri ordan oraya aktarýlmýþ, çorba haline getirilmiþ ve içinden çýkýlmaz hale getirilmiþ olan Kuran'ý anlaþýlýr, sistematik bir metin haline getirebilmek için son derece önemli. Wikipedi'ye yapýlacak çalýþma konusunda da her türlü desteði vermeye hazýrým elbette. Bu konuyu özel olarak konuþalým. Sevgilerle |
Re: Huruf-u Mukatta
Sargon, dediðin gibi Mukatta harfleri geliþi güzel konulmuyordu. Ýslam öncesi Arap edebiyatýnda da yaygýn kullanýma sahipmiþ ama detaylarý hakkýnda bilgi yok. Sadece o dönemde  Kuran'daki  bu harflerin hiç kimse tarafýndan tuhaf olarak karþýlanmadýðýný biliyoruz. Genel kural þiirlerde veya hikaye, masal tarzý sözlü ve yazýlý anlatýmlarýnda metnin içinde geçen ve yazar tarafýndan "önemli" olarak nitelendirilen bir kelime o metnin ismi olarak seçilirmiþ. Tabii bazen de ismi kýsaltmak amacý ile sadece o kelimenin kýsaltýlmýþ hali (mukattasý) konulurmuþ. Sonuçta tarihsel bir arka-planý da var bunun.
Ama bugün için asýl problematik olan bu harflerin Allah ile peygamber arasýnda þifre olduðu ve bunun anlamýnýn ancak Allah tarafýndan bilinebileceði veya yalnýzca bazý tasavvufi aþamalardan geçmiþ olan alimlerin bunu bilebileceði þeklindeki kara-cahil fikri ortamdýr islamcýlarýn arasýndaki. Koca koca prof. düzeyindeki adamlar bunlarý söyleyebiliyorlar. Bilinmezlik üzerine ilim yapýlýr mý ? Üstelik hepside aðýz birliði etmiþçesine ayný þeyi söylüyor. Gizemli bir görüntü vermek iþlerine geliyor çünkü islamýn yayýýlýþý da biraz buna baðlý. Kuran'ýn þifreleri :) Vay be ne sýrlý bir dünyaymýþ bu ya... Ýþte biraz da bu yüzden girdim bu konuya. Ýnsanlar en azýndan gözlerinde büyütmesinler ve herþeyin bir açýklamasý olabileceðini de anlasýnlar diye.. Sevgilerle |
Re: Huruf-u Mukatta
Ben Yasinle ilgili bir açýklama getireyim.:)
Efendim,..Yasin mana olarak "ey insan" anlamýna gelmektedir.Ya:Ey,Sin:Ýnsan.(Ýlyasla falan pek bir alakasý yok açýkçasý :))Buradaki hitap direk olarak Peygamberedir. Ey Ýnsan! Andolsun hikmetli Kur'an'a ki, * Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. (Ey Ýnsan suresi 1-3) |
Re: Huruf-u Mukatta
Eyvallah, o da bir açýklama tabi ki. Sonuçta bütün bu yazdýklarým bir teoridir ve kesinlik taþýma iddiasýnda deðildir. Burada önemli olan bu konuyu günümüz islam alimleri (!) gibi  "gizemli" bir havaya sokmamaktýr. "Mukatta harfleri Allah ile peygamber efendimiz arasýnda bir þifredir ve gerçek manasýna yalnýzca Allah bilir" demek  de bizim koca koca prof. ilahiyatçýlarýmýza mashus bi özellik olsa gerek.
"Ey insan" a gelince; bence olamaz çünkü bu tip bir ünlem içeren ifade sure ismi olmaz. Daha doðrusu bildiðimiz bütün sure isimleri (her surenin ayrýca bir çok baþka ismi de var) içinde bir "sesleniþ"  tarzý yoktur. Sonuçta ait olduðu surenin içindeki bir kelimeden veya konudan alýnma olacak ve bu harf de ait olduðu kelimenin "kesik" vaya "kýsaltýlmýþ" hali olacak ki diðer sure isimleri ve mukattalarla birlikte tutarlýlýk arzetsin. Yani mukattalarýn açýklamasý kendi surelerinin içinde ve bu surede de insana yönelik bir hitap mevcut deðil. Ayrýca biçimsel benzerlik de Ýlyas'da daha fazla. El-Yasin zaten Fas da halen Ýlyas ismi için kullanýlýyormuþ ve Saffat 130'da "Selamün  ala  Ýlyasýn" ifadesindeki  Ýlyasýn ile Yasin çok daha fazla benzerlik arzediyor. |
Re: Huruf-u Mukatta
Hayýr Sodomo.Yasin ayrýdýr,Ýlyas ayrýdýr.Ayetteki Ýlyasin kelimesindeki "in" eki kelimeye çoðul anlamý katarak "Ýlyaslar" yani Ýlyasa ve Onunla beraber olanlara manasýna getirir.Kelime zaten Saffat suresindedir.Yasin suresiyle bir ilgisi yoktur.Ýlyasindeki in ektir.Yasinde ise *in eki yoktur.Ýki ayrý kelime vardýr.Ya:ey,sin:insan.Yasin kelimesinin suresin içindeki bir kelimeden alýnma olmadýðýný söylüyorsun ama bu ifadeni yanlýþlýkla ortaya koyduðunu düþünüyorum.Seninde bildiðin gibi Yasin suresi adýný 1. ayetinden alýr.Ayrýca Ýlyas baþlýbaþýna bir isimdir,el-yasin þeklinde yazýlmaz.Yazýlýrsa yanlýþ olur.Taký olan "el" deðil "in"dir.Yani Ýlyas ancak Elyas diye yazýlabilir.Sonuna in getirirsen çoðul olur.Arapçada Ýlyas ve beraberindekiler anlamýna gelir.
|
Re: Huruf-u Mukatta
Ben daha ne diyeyim, bak þimdi Elmalýlýyý okudum  ve benim yazdýklarýmý tasdik eden metni aynen alýyorum ve linkini de veriyorum.
ÝLYÂSÃŽN: Ýlyas, demektir. Bazý kýrâetlerde okunduðundan her iki kýrâete de uygun olmasý imlâsý için þeklinde yazýlýr. YASÃŽN: Ýlyas (a.s.)'ýn babasý olmakla Âl-i Yâsin yine Ýlyas demek olur. Yâsin bir de Resul-i Ekrem'in isimlerinden olduðuna göre bazýlarý Âl-i Yâsin'den maksadýn, Muhammed ümmeti olduðunu söylemiþlerdir. Herhalde denilmeyip buyurulmasý, bir tevriyeden uzak deðildir. "Âl-i Yâsin" kýrâeti de bu tevriyede açýktýr. Ýmlâda vasledilmeyip de iki kýrâete uygun þekilde yazýlmasý da bu tevriyenin birkaç yönden gerekli olduðuna iþaret eder. Þu halde demek olur ki, burada "Selam Ýlyas'a" denirken; "Selam Muhammed âline" mânâsýna bir de tevriye kastedilerek buyurulmuþ ve bundan dolayý olmalýdýr ki selam fýkralarý da burada bitirilmiþ, Lût ve Yunus kýssalarýnda daha çok "Bak uyarýlanlarýn sonu nasýl oldu?" (Sâffât, 37/73) ifadesine dikkat çekilmiþtir. Bu tevriyeye göre "O mümin kullarýmýzdandýr." Ýlyas'a ve Yâsin'e ait olabilir demektir. http://www.biriz.biz/kuran/saffat/saffat.htm#123 Evet þimdi yorumunu alayým *:) |
Re: Huruf-u Mukatta
1.Elmalý Yasin'in Ýlyas'ýn babasý olduðunu nerden çýkarmýþ?
2.Diyelim ki,Ýlyas'ýn gerçekten Yasin diye babasý var.Al-i Yasin'e (Yasin'in ailesi) Ýlyas denmesinin sebebi Yasin'in oðlu olmasýndan baþka birþey deðildir.Yani kelime olarak Al-i Yasin Ýlyas anlamýna gelmez.Ýlyas Yasin'in oðlu olduðu için Al-i Yasinden kastedilenin Ýlyas olduðu anlaþýlýr.Örneðin ne zaman Ebu Hanife (Hanife'nin babasý) zikredilse benim aklýma Numan ismi gelmektedir.Halbuki Ebu Hanife Numan anlamýna gelmemekte.Bana bu çaðrýþýmý yaptýran Ebu Hanife'nin gerçek isminin Numan olmasýdýr.Yani Ebu Hanife künyesidir.Ayný þekilde Ýlyas'ýn halk dilindeki künyesi Al-i Yasin olabilir ve sadece Ýlyas deðil kardeþleri ve annesi de Al-i Yasin þeklinde çaðrýlýrlar.Bi de madem Elmalý halk Arapçasýna meyledip Ýlyasin'i Ýlyas diye tefsir ediyor peki bunu mealinde niye göstermiyor.Mealinde Ýlyasin'i Ýlyasin diye çevirmiþ,halbuki tefsirinde belirttiði gibi Ýlyas diye çevirmesi lazýmdý.Bence kendisi de bu çeviriden emin deðil. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:10 . |