![]() |
Agnostisizm ile tanimlama
Agnostik terimi, birisi bir tanriya inandigini ya da inanmadigini olsun bahsetmiyor. Catismalar yolundan gitmek ve sirasiyla, bir pozisyonda yer almak istemiyorsaniz, bir agnostik icin Tanri sorusunda, hicbir orta pozisyonu yoktur. Inaniyorum ya da inanmiyorum denilmiyorda aksine Tanrinin varliginin ya da yoklugunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediginin bilinmedigini veya bilinemeyecegini ileri sürülür, yanlisim varsa lütfen düzeltiniz. Ve kimilerine göre tanri hakkinda hic kimsenin tanri hakkinda bir bilgisi yoktur. Fakat bu belki bilinebilir, bazilarina göre ise tanri hicbir sekilde bilinemez. Evet arkadaslar bu konuda (ateistim) elestiri olarak ele almayacagim, yalnizca düsüncelerinizi ve fikirlerinizi ögrenmek istiyorum...
Kendinizi nasil tanimliyorsunuz? birazcik taniyalim :) |
Kendimi agnostik-deist olarak tanımlıyorum.
Bir tanrının varlığından şüphe duymuyorum, çünkü evrenin var ettiği zihnim evrenin kendi kendini mümkün kılması düşüncesini idrak edemiyor, en basit anlatımla. Evren benim zihnimi var ediyorsa evrenin bir parçası sayılmaz mıyım? Demek ki evren de zihni olsaydı kendini var etmediğini farkında olurdu, çünkü ben evrenin zihinlenmiş haliyim. Agnostiğim, çünkü bu tanrı'nın kim olduğunu ya da ne olduğunu, nasıl olduğunu, niceliklerini bilemiyorum. Bilebildiğim zihnimin algılayabildiği ya da idrak edebildiği kadarıyla. Evrilen ve gidişat içerisindeki bu mekanizmayı görebildiğimden dolayı da anlayışları limitlemiyorum. Yani 1 milyon yıl sonraki insanlar çok daha farklı şeyler düşünebilirler, anlayabilirler. Ya da saman yolu galaksinin diğer bölgelerinde var olma ihtimalleri çok yüksek olan diğer canlılar, diğer galaksilerdeki milyon yıllık uygarlıklar vb. Hatta belki gelip geçtiler bile. Fakat "neden" sorusu zamansız şekilde her zaman var ve var olacak. Neden sorusuna verilebilecek tek cevap ise bir gayenin, evelinde bir sözün, evelinde bir seçimin varlığıdır. |
Alıntı:
Alıntı:
Tanrı hakkında konuşmak zaten agnostizmin kendi temeliyle çelişmesi demektir, zira bilinemez bir şey hakkında yorumda yapılamaz, yorum yapılıyorsa ya o şey bilinemez değildir, ya da bildiklerimiz sağlıklı değildir. Alıntı:
gaye gibi kavramlarımız özneldir, iradidir. Eğer gaye, amaç arıyorsanız sormanız gereken soru NEDEN değil KİM(kimin gayesi) olmalıdır. Örneğin ETKİ-TEPKİ olgusunu ele alalım, illa bir gaye olmak zorunda mı? |
Alıntı:
Teolojik boyutu yani varliksal boyut, aciklanirken, BILGI BOYUTU KULLANILIR. Yani bilinemez denir. Buradaki bilinemezlik varliksal var yok, inancsal inan inanma degil; bilinebilirlik temelindeki bilinemezliktir. Iste bu temelde agnostisizmin diger boyutu da, GNOSTIK BILGI KARSITI OLMASIDIR. Buradaki gnostik bilgi tanrisal ve fizik otesi bilgidir. Iste bu temelde bir agnostik, teizme ya da ateizme teolojik olarak yakinlik duyabilir. Yani bilinebilirlik olasiliginin varligi teizme, yoklugu ateizme tekabul eder. Ben de serbest dusunurum, yani free thinker ve freethinker. Bu aslinda tamamen bilimsel bilissel ve mantiksal temelde tum dogma otoritelerden arinmis bir bilinctir. Teolojik temeldeki algisal bilinis sekli de nonteist, yani hem nn religious, yani din disi dini olmayan, hem de tanridisi, yani tanrisi olmayan demektir. Tanriyi bir kavram olarak, teolojik temelden ziyade, epistemolojik bilgisel temelde ve sosyo/psiko-bilimsel/bilissel temelde degerlendirir. |
Alıntı:
Alıntı:
O yuzden agnostikler genelde teist ya da ateist agnostiktirler. Cunku AGNOSTISIZM ILE DEIZM CELISIR. Yani ya tanri vardir, ya da yoktur. Iste bilinemezcilik bu iki kutuptan birine yoneliktir. O yuzden agnostik deist, ya dadeist agnostik mantikan uygun degildir. Agnostigin var ya da yok kabulu yoktur, deistin ise VAR KABULU VARDIR. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Doğal nedir? Nereden geliyor? Doğayı karakterize eden nedir? Karşınızdaki ekrana baktığınız zaman ardındaki veriyollarını, matematiksel algoritmaları vb görmezden mi geliyorsunuz aynı şekilde? Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Senin supheciligin TANRININ VARLIGINDAN KAYNAKLANMIYOR, ONA VERME DURUMUNDA OLDUGUN VE AKLININ YATACAGI ANLAM VER ICERIKTEN KAYNAKLANIYOR. Teizmin deizmden tek farki, TANRIYA KISISEL OLARAK DEGIL, TOPLUMSAL BIR YONLENDIRME OLAN DIN ILE BAGLANMAK Sonucta bir deist te kendince tanrisi ile arasinda bir bag kuruyor. Zaten teizm algi ve anlam icerik olarak birey bilincine ters. Cunku birey bilinci olan bir kisi zaten TANRISINA BIREYSEL BAGLANIR, TOPLUMSAL DEGIL. Tasavvuf en guzel ornegidir, ya da var olusculuk. Ateizm icinde ayni sorun gecerli, yani tanrinin yoiklugunu kendi bireysel bakisi olarak sunmak yerine, toplumsal bir antiteist kutuplasmaya girmek. |
Alıntı:
Agnostik-deist olarak ikili bir karisim nasil bir seydir? biraz acarmisiniz. Cünkü agnostisizm ile deism yani Tanri'ya ve gercege akil ve arastirma yolu ile degil de gönül yolu ile, duygu ve sezgi ile ulasabilecegini kabul eden felsefe ve din doktrini gizemcilik olan bir görüstür. Halbüki agnostisizm cok farkli bir seydir, eger yanlis bilmiyorsam.. Yani bu ikisi sizce celismez mi? |
Alıntı:
Agnostisizm, bir yerde herseye bir temel teskil eden bakis acisi olabilir. Ayni skeptsizm gibi. |
Alıntı:
Teizm'in deizm'den daha bir sürü farkı olduğunu düşünüyorum, hatta bir -tanrı- anlayışı haricinde hiçbir ortak noktalarının -gerek birey, gerek toplum bazında- bulunmadığını düşünüyorum, ki ahlak kaidelerinden tutun da rasyonel düşünce ve adalet gibi kavramların niteliklerinin açılımları hususunda en ufak bir benzerlik yok ikisi arasında. Deizm'in tanrı anlayışı da yine kişisel bir tanrı bağı olmaktan ziyade aktüel bir tanrı algısıdır, yani deist düşünceyi ibadet vb gibi kavramlardan sıyırmak gerekli, zira teizm öğretileri deizm'deki mantıktan yoksundur. Deistin tanrıya bağlanıp ta diğerlerini ötekileştirmesi vb gibi bir durum da yok açıkçası. Deist düşünceye göre mantık sahibi herkes deizm sonucunda zaten varmalıdır, mantık ve samimi sorgu neticesinde pozitif deizmin kavranmaması olağan değildir. Bir de teizm'in aksine Tanrı'nın kendi arzularımızın şekillendiriği bir imajinasyon olmayabileceğinin bilincinde olarak, gerçek olanı anlayabilmekte araç olarak kullanılabilecek özgür bir düşünselliği barındırma durumu deizm'in en kayda değer özelliklerinden birisi, ki dogmalığın tam zıttı bir yapı yani. |
Alıntı:
Ancak aklima söyle bir soru takiliyor: Bilginin saltik ve güvenilir olmadigini ileri süren türlü ögretiler ile ateizm, sizce ayni kapiya cikitigini mi söylüyorsunuz yani dinsel ve fizikötesi konularda kuskucu bir düsüncenin belirtilerini tasiyan felsefe görüsünü, ateizm kabül etmez benim bildigim... |
Alıntı:
Kendimi agnostik olarak tanımlamamın birincil sebebi ise Tanrı'nın varlığını anlayıp, tanrı'yı tanımamam/tanıyamamamdan ileri geliyor, en basit bu şekilde açıklayabilirim. Yani Tanrı'nın var olduğu halde "ben yokum işinize bakın" türevinde bir kuvvet olup olmadığından emin olamıyorum ya da ne bileyim, Tanrı'nın bizim (evrendeki varlıkların) içimizde kendini tecrübe eden bir varlık olup olmadığını bilemiyorum. Bir diğer sebebi ise, -ki düşük bir ihtimal veriyorum-, zihnin ya da/daha doğrusu mantığın gerçek olmadığı/gerçeklerden birşey ifade etmediği ihtimali. Zira böyle birşey mümkünse zihnin kavradığı(nı sandığı) herşey sıfıra eşit olabilir. Fakat dediğim gibi zihni en fundamental düzeyde evrenin atomları/evrenin enerjisi var ettiğine göre bu olasılık düşük. |
Alıntı:
|
Alıntı:
http://www.turandursun.com/forumlar/...66&postcount=1 Alıntı:
Alıntı:
Buradaki en buyuk tehlike, kisinin din yolu ile degil de, kendi akli ile kendini kendi turu disi bir guce teslim etme tehlikesidir. Yoksa deistin tanrisinin sadece bir kavram olarak varligi ve birey uzerinde hic bir etkisi yonlendirimi yaptirimi olmamasi o tanriyi zaten insanoglu ustunde hakim ve ustun kilmaz. |
Alıntı:
Bilimsel/bilissel olarak ta, bu kavramin insanoglu yasam ve iliskisi uzerindeki her turlu sosyo-psikolojik gozlemini degerlendirir. Ateizm zaten hem A gonostik, yani fizik otesi bilgiyi kabullenmez, hem de A teisttir. Yani tanri tanimaz. Yalniz konu yine teolojik bazdadir, epistemolojiye girmez. Cunku epistemolojide tanri kavram olarak ve insanoglu zihninde vardir ve her turlu tanri anlam ve icerigi ve de aklin tanrilastirma eylemi sosyal bilgidir. Bu temelde de hic bir teolojik durus, bilimsel degildir. Felsefidir. Cunku bilimsel fenomenin gozleminden baslar ve ortada gozlemi alinan bir TANRI FENOMENI YOKTUR. Sadece ozdeslestirme ve de akilda gerceklestirme vardir. Bu da bilimsel degildir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bilimsel olarak GOZLEM VEREN BIR TANRI OLMADIGINDAN TANRININ TEOLOJIK BUTUN DURUSLARI (VAR/YOK/BILINEMEZ v.s.) VE TARTISMASI ZATEN BILIMSEL DEGILDIR. |
Alıntı:
Yukarıdaki aragrafta her cümlemi şöyle bitimemin anlamı olabilir mi? Sırf anlatılmak istenene değilde kelimeye odaklanacağız diye. Alıntılıyorum; Başlangıç-bitiş son gibi kavramlar zaman kavramı değil mi? demişim şöyle mi sormalıyımsanırım, acaba, belkide Başlangıç-bitiş son gibi kavramlar zaman kavramı olamlı, olmamalı mı, oldu mu, öyle mi belkide, değil mi? ya da; başlangıçtan bahsedebilmemiz için, ÖNCE zaman olmalı, demişim şöyle mi demeliyim, yok, yok kesin konuşmayacam daha doğrusu hiç konuşamayacam ya; başlangıçtan bahsedebilmemiz için, bahsedebilir miyiz, bahsedemez miyiz, acaba, sanırım, belkide, ÖNCE zaman olmalı mıydı ki, belkide, sanırım, olabilir Bunlara takılmaktansa, anlama yönelmek daha yararlı olur diye düşünüyorum. Elimde değil, başka türlü ifade edemem... Başlangıç yoktur diyorsam, neye göresini ekliyorum, maddenin-nesnelin başlangıcı yoktur, başlangıç nesnel gerçekliğin içinden, hareket-değişim gibi niteliklerden oluşan açığa çıkan olgulardan soyutladığımız bir kavramdır sadece. Başka başlıkta yazdım kabaca tekrar edeyim. Bizler maddenin hareketi arasındaki farkları esas alıyor, referans alıyor ve esas aldığımız noktalar arası için BAŞLANGIÇ-BİTİŞ gibi ifadeler kullanıyoruz ve aralarıda süreç olarak belirliyoruz. neye bakarak yapıyoruz bunu?!. Başlayan ne? Biten ne? Madde mi? Yoksa süreçler mi? Size göre maddenin bir başlangıcı var sanırım, halbuki başlangıçtan bahsedebilmeniz için maddeye muhtaçsınız. Zaman maddeyi değil, madde-hareket zamanı açığa çıkartır. Daha kaba ifadeyle demirin paslanması zamana bağlı değildir, zxaman demirin paslanmasıyla anlam kazanır, demirde ortamdaki tüm maddelerle, ortamla girdiği ilişkiden dolayı değişime uğrar, ve biz insanlar demire bakarak bir öncelik-sonralık kavramı oluştururz, demir paslanmadan önce, paslandıktan sonra gibi, ya da demir paslanmaya BAŞLADI(başlangıç), paslandı gibi! Evren->yapı taşları her ne ise, zamana bağlı değildir, zira zaman bu yapı taşlarının hareketinden açığa çıkan değişkenliğin tespitinden, referans alınmasından başka bir şey değildir. Demir yoksa paslanma da yok, dolayısıyla bir önce, sonra ifadesi kullanamazsınız. madde yoksa zaman da yok, siz bir başlangıç sözünü kullanamazsınız, kullanmanız için maddeye nesnel gerçekliğe ihtiyacınız var... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Evrende duyarsız nesne mi var? Duyarlılığı canlılığa indirgemeyelim lütfen, etki-tepki zaten duyarlılıktır... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Ateist için tanrı ancak teist iddialar, sosyo-politik, kültürel toplumsal yapının gereği ya da dayatımlar da söz konusudur. Bunun dışında ateistin gündelik hayatında Pembe Panter ne kadar yer tutarsa, tanrıda o kadardır. bazıları sanıyor ki, ateistlere göre tanrısızlık vb inançtır, öyleki saplantı vs olmuştur hayır bayım, Alice harikalar diyarı gibi eğlenceli bir masaldır sadece. pembe panter ne kadar inanç, salantı ise, tanrı da o kadardır ve tabi ateistler için pembe panter saplantı ya da bir inanç ise! Öyle mi peki, var mı aramızda pembe panter tanımaz?! Hııı? |
Alıntı:
Ateizm'in tercih yada bir diger teolojik yaklasim oldugunu söyleyebilirsiniz, ama ne kadar ateizm düsüncesini cürütebilirsem o kadar da dinsel inancta: dogaüstü ve olaganüstü, gücleri olan yetkin öz olarak en yüksek varlik diye nitelendirilen bir tanri'yi var edilmesi somut bir örnegi olabilecegi demenizle birlikte kanitini benden nicin istiyorsunuz ki? Tanri diye bir varliktan söz eden ben degil aksini iddia eden siz degilmisiniz? Bunun kanitini eger ben ispatlamaya kalkisacak olursam kisir bir daire de bosu bosuna dönecegimden dolayi yersiz buluyorum, olmayan bir varlik üzerinde sirf zihnimde canlandirdim diye bir "sey" üzerine kanit getirilmesi nasil olur? Sayet böyle bir kanit bulma arayislari icine girdigimde zaten kendim ile celisirim,. O yüzden inanirlarin klasik sorularindan birisidir... ....."nedensellik" olmadan "oluş" olmayacağı yönünde çalışıyor".... diyorsunuz, o halde bu sizin icin en büyük celiskiyi olusturmaktadir. Cünkü tanrinin var olusunu da ayni anda sorgulamktasiniz, yani tanri nasil var olmustur? Iste mantigi devreye sokarsaniz olacagi budur, burada aynen inanirlar icin de ayni sey gecerlidir. Insan bilinci henüz yüzde 1% oraninda bile olmayan evrenin sirlarini cözememesi elbette yaratici güc ile bir aciklama getirilmesi ego'yu tatmin etme girisimleridir, nedensellik kavrami cok eski tarihlere dayanan ilkel bir kavram oldugunu düsünüyorum. Konuyu dagitmadan kisacasi inanirlar bakimindan bu argüman gecersiz oldugundan, ayni argüman ile "tanri neden var?" sorulmasini zorunlu kilar... |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Istersen "antiteizm ateizm farki/iliskisi" yazisini oku. NE YOK, TANRI gordugun gibi uzerine yok oldugu soylenen kavram tanridir. Tanrinin varliksal tartismasi ile tanrinin inancsal tartismasi farki nedir? Tanri tartismasi ne uzerinedir? var ve yok neyin ifadesidir. Inanma ve inanmama hangi ismin vesifatin eylemi ve dusuncesidir? Rationality of belief Inancin akilciligi Main article: Existence of God Ana baslik-Tanrinin varligi Positions The second question, "Do we have any good reason to think that God does or does not exist?", is equally important in the philosophy of religion. There are several main positions with regard to the existence of God that one might take: 1.Theism - the belief in the existence of one or more divinities or deities. 1. Pantheism - the belief that God exists as all things of the cosmos, that God is one and all is God; God is immanent. 2.Panentheism - the belief that God encompasses all things of the cosmos but that God is greater than the cosmos; God is both immanent and transcendent. 3.Deism - the belief that God does exist but does not interfere with human life and the laws of the universe; God is transcendent. 4.Monotheism - the belief that a single deity exists which rules the universe as a separate and individual entity. 5.Polytheism - the belief that multiple deities exist which rule the universe as separate and individual entities. 6.Henotheism - the belief that multiple deities may or may not exist, though there is a single supreme deity. 7.Henology - believing that multiple avatars of a deity exist, which represent unique aspects of the ultimate deity. 2.Agnosticism - the belief that the existence or non-existence of deities or God is currently unknown or unknowable and cannot be proven. A weaker form of this might be defined as simply a lack of certainty about gods' existence or nonexistence.[citation needed] 3.Atheism - the rejection of belief in the existence of deities.[5][6] 1.Strong atheism is specifically the position that there are no deities.[7][8] 2.Weak atheism is simply the absence of belief that any deities exist.[8][9][10] 4.Apatheism - the lack of caring whether any supreme being exists, or lack thereof These are not mutually exclusive positions. For example, agnostic theists choose to believe God exists while asserting that knowledge of God's existence is inherently unknowable. Similarly, agnostic atheists reject belief in the existence of all deities, while asserting that whether any such entities exist or not is inherently unknowable. Baslik DININ FELSEFESI http://en.wikipedia.org/wiki/Philosophy_of_religion Demekki neymis ateizm ve nerede geciyor mus? |
Alıntı:
O kadar uzun alıntılarının da benim için bir anlamı yok, önce taraf, bir görüşe ait olmak, bir görüşü temsil etmek ile özne olmak arasındaki farkı kavramak gerekir. mapiş. Tanrı tanımaz ifadesini nasıl algıladığın belli değil. Nereden, hangi ideolojik cepheden baktığın ise belli. Ateist demek konumlanış8kime göre? teizme göre) çerçevesinde ele aldığımızda, doğayı, evreni, olayları herhangi bir tanrı ile ya da onun iradesiyle açıklamayan-yorumlamayan görüşe sahip olan demektir. Siz yoksa tanrıya mı bağlıyorsunuz? |
Unutmadan
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ateizm Ateistler; bazen "tanrıtanımaz" kelimesiyle anılsalar da,[2] bu isimlendirme var olan bir tanrıyı reddetme fikrine atıfta bulunduğu için ateistler tarafından kabul görmez. Sana ilk yazıdan beri diyorum ki, hali, hazır egemen anlayış idealizmdir ve resmi tanımların bir çoğu yüzyıllarca insan dağarcığına egemen olmuş, idealizm-teizm kavramlarıyla doludur. (İşin internette bilgi kirliliği arasında kaybolmak olmuş, halbuki bu kadar krililiğin hakim olduğu bir alanda, her şeyden önce net bir ilke-yöntem geliştirmek gerekir.). Ateistlerin tanımını değil, ha bire teizmin tanımını esas alıyorsun, materyalizmde de, bilimde de aynı sorunu yaşıyorsun, onlarda da salt idealizmi esas alıyor, idealizmin indirgeme(amuda kaldırma) usulü ayrıştırdığı, kategorize ettiği, tanımladığı kategoriler arasında gidip, geliyorsun. bayım, ilkeli ve tutarlı duruş için önce yöntem geliştirmeniz lazım, tanımları ve kavramları böyle gelişigüzel kullanırken zahmet edin, KİME-NEYE göredir bir bakın. Bu tanrıtanımazlığın islami versiyonuda İNKARCIDIR, siz bunu savunuyorsunuz, kısaca teizmin dilinden ateizmi, idealizm dilinden materyalizmi ele alıyorsunuz. Bin yıllardır egemen olan teizm, idealizm ve ne yazık ki bir çok tanım-kavram da onların bakış açılarıyla yerleştirilmiş! Oralardan devşirip buralarda felsefe yapmak pek hoş durmuyor diye düşünüyorum! Bayım! Size bir soru, Siz Allahçı mısınız? |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Ben sen miyim. Bunca baslik ve yazi temelinde hala benim neyi nereye bagladigimi bunca yil algilayamadiysan, bundan sonra da algilayamazsin. Gerci algilamak icin ezber bozmak gerekir. Beni tanri da tanrilastirma da ilgilendirmiyor, cunku bilimsel degil. Beni ilgilendiren yani bu kavram vesosyal bilgisinin insanoglu uzerindeki sosyo-psikolojik gozleminin verdigi veriler. Theos yunanca bir koktur ve tanri demektir. Teoloji bundan turetilen "tanri bilimi" dir, Teizm bunun felsefesidir, teist te bu felsefenin savunucusu ve sahiplenenidir, kapis! |
Alıntı:
Alıntı:
O yuzden akilcilikta inancta ve ideolojide oyle "bu illa budur" dusuncesi indirgemecidir. Ayrica tanri ya olumsuz yanasmak baskadir, tanrilastirma eylemini beyinde yapmamak baskadir. Dolayisi ile, bir kisi ateist olabilir, ama bilincsiz olarak baska bir gucu tanrilastirir. Her bir metafizik naturalizm gibi. Yani fenomene oznellik ve numen eklemek. Alıntı:
Dolayisi ile bir seyin karsiti ucludur, A karsiti, Karsi A ve A disi/olmayan. Bu zaten diyalektigin ufkunun disiundadir. Ateizm, hem A karsiti hem de A disi/olmayan olabilir. Kisaca; teizm, antiteizm, ateizm, nonteizm teizm eger A ise Karsi A a temelindeki olan A karsitidir. Yani islam da hristiyanlikta A dir, ama biri digerine karsidir. A karsiti ise hem A hem de Karsi A karsitidir. A olmayan ise A disindadir. Ben hem Allahci hem de anti allahci disiyim. Yani allahci olmayan non allahciyim. Ayrica buradaki ozel Allah, benim acimdan ayni temeldeki her turlu tanri yaratici, akilli tasarimci ve hatta metafizik naturalizm icin gecerlidir. Yani fenomene numen yuklemek. Diger bir deyisle, nesneye ozne somuta soyut ve gorunuse oz eklemek. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bir günde kendi kaprislerini, kendi acılarını tanımlara koymadan, ne dediğine, ne dendiğine bak öyle yaz, vakit kaybı olma, kirletiyorsun, temizlemek için bize zahmet veriyor, birde böyle inat edip gidiyorsun. Allahım, tanrıyım kafasıyla yazıyorsun, mutlağım diye gidiyorsun, en baya tanımlarında dahi çelişkilerin basitçe gösteriliyor inat ediyorsun. Kime neyi ispatlayacaksın? kendini mi? Senin derdin eksik tanımlarla cahil cesareti diyecem afedersin, her şeyi ben tanımların hastalığından, birde kendi yarım, eksik, yanlış, ilkesiz tanımlarına tapınmandan ileri geliyor. Hayir ateizm de teolojik bir durustur, bilgi ise epistemolojik bir kulvardir. Iste bu kulvarda tanri ve her turlusu bir kavramdir ve sosyal bilgi icerir. Bu abuk subuk ifade size ait değil mi bayım? Ateizmin görüşü, konumu yokmudur ki teolojik hemide teolojik bir duruş olacak. Aklın yerinde mi bayım, yoksa yedin mi? Beni tanri da tanrilastirma da ilgilendirmiyor, cunku bilimsel degil. Beni ilgilendiren yani bu kavram vesosyal bilgisinin insanoglu uzerindeki sosyo-psikolojik gozleminin verdigi veriler. seni ilgilendiriyor mu diye sormuyorum, o düşünceye göre ne diyorsun onu söyleyeceksin, yoksa tanrı, tanrılaştırma ateistleride zerre ilgilendirmiyor, daha ilk yazıda sana söyledim, PEMBE PANTER, ALICE YADA ÇEŞİTLİ MASALLAR NE İSE ATEİST içinde TANRI ODUR, masaldır!! Bir daha soracam, evreni, doğayı, doğa olaylarını, yöneten bir varlık olduğunu düşünüyor musun! Saçma sapan yanıtlar verme, soruya cevap ver! Neyse ciddi vakit israfınız bayım, sorulara yanıt verin, üstteki soruyu yanıtlayın. bakalım o soruya yanıt verebilecek kadar bilgi sahibi misin? Yarattığınız kirliliğe, alttan, alta sırıtan üçkağıtçılığınıza(ateizm = teolojik bir duruştur, bu kafa ne, resmi ideolojiye tapma, onun dışında hiç birisini esas almama kafası değil mi!! ) gönlüm el vermiyor, yazıyorum. Siz kirletin biz temizleriz nasılsa.... Ateizm teolojik bir duruş değildir, evrende her bir haltı, her bir şeyi metafizik varlıklara bağlayan bir anlayış hakim iken ne yapmasını bekliyorsunuz ateist dediklerinizin HAYIR size katılmıyorum demesinler mi? Ne desinler senin gibi beni ilgilendirmiyor deyip kenara mı çıksınlar, madem seni ilgilendirmiyor ne demeye bu başlıkalrı kirletiyorsunuz bayım!? beni ilgilendirmiyor desen ne olur, bir teiste göre ateist olursun anladın mı bu başlıkta yaptığın hatayı. Sen ateizmi teizmin diliyle, yargılarıyla ele alıyorsun, tüm diğer meselelerde olduğu gibi? Kapiş :) Soruma yanıt vermeyeceksen yazma, önce eli ayağı düzgün, omurgalı bir cevap ver, omurgasız yanıtlarınızdan hiç bir şey anlaşılmıyor. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Ateizm nasil bir durustur, felsefi temeli nedir? Sayen de basliklar dusunce ve bilgi icermedigi zaman "kirleniyor" Bir de kendi yaptiklarini gorebilsen, cok buyuk yol kat etmis olacaksin. "eli ayagi duzgun/omurgali" ne o sen once bunlari derken ne istediginin farkinda misin. Ben buraya hayvan resmi koymuyorum ki, omurgali olsun. Ya da yeni dogmus bir bebekten bahsetmiyorum ki "eli ayagi duzgun" olsun. Anlasilamamasinin senden kaynaklanan kismi nedir, acep; bayim. |
Alıntı:
Bırakın bu 20. yüzyıl beyin jimnastiği olan, ancak yapanların kafa şişirdiği, bilimi de, insanın bilgiye ulaşma yollarını da kendi beyinlerine hapsederek tıkama çabasından ileri gitmeyen lafazanlık edebiyatı diyebileceğimiz düşünce artığı felsefeyi(!).... Felsefenin kendisi bilgi olmuş, böyle felsefe mi olur bu da ayrı mesele şimdi, şurada gerçekten zaman kaybetmeye lüzum yok, zira kendisi bilgi olmuş felsefenin(ki nasıl oluyorsa oluyor işte) omurgasızlığıyla bir sonuca varamayız, kelimelrle, kavramlarla dilediği gibi oynar, sabahlara kadar uğraşsanız söylemlerinde, söylediklerinde tutunacak bir dal bulamazsınız, her an her yere kıvrılabilir zira dilin kıvraklığından öte bir anlamı, değeri yoktur o felsefenin :) Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
daha fazla vakit israf etmek istmeiyorum, omurganın anlamını ifade edeyim, zira bir kaç kez kullandım, yanlış anlaşılmalar olmasın.
Omurgasızlık, söylediklerinizdeki tutarlılık ya da tutarsızlıktan açığa çıkan bir durumdur. Sürekli kendisi ile çelişen görüş nedir = tutarsız. Sürekli kendisiyle çelişen bir görüşün, yapısı nasıldır? = Omurgasız.. Kabaca, birisi niteliği, diğeri yapısı denebilir. Kısaca bu ifadelerin hayvan ya da insan kemiğiyle ilgisi, alakası yoktur. Yanlış anlaşılmasın... |
Alıntı:
Alıntı:
Istersen deneyelim. Sen bana sence, benim bir gorusumun diger bir gorusum ile celistigini goster. Bakalim celiski kimin yazdiklarinda ve algisinda, celiski olarak algilayanda mi, yoksa gorus belirtende mi? Unutma benim dusunce ve bilgimin temeli matematiksel/mantiksal temele dayanir. Mantikta, olabilirlik olasiliginin olmus olmasi ve gozlem vermesi, ya da olabilirlik olasiliginin bilimsel ve bilissel mumkunlugudur. Burada da paylastigim baslik temelinde ve su an senin ile ateizm sosyal bilgisi ve bunun ne oldugudur. Aman efendim, sizden o "kiymetli" zamaninizi harcamanizi isteyen mi oldu? Yoksa siz kendi kendinize hakim olamiyor musunuz? Yani dusunceniz ile davranisiniz celisiyor mu? Yani hem zaman harcamak istemiyor, hem de harciyorsunuz. Ne dediniz, duyamadim-tutarsizlik mi/omurgasizlik mi? |
Alıntı:
Toplumsal antiteizm yerine, teizmin her turlu sorununu kisiye yuklemeden, niyet okumadan kimseyi etiketlemeden bilgi ve dusunce temelinde yapardim. diyorsunuz E bunu siz yapiyormusunuz? hicte degil, ayni minvalde etiketlemeye devam .. O yüzden dediginiz gibi "teolojik bir felsefi" degildir ateizm. Aslinda durusumuza bir kilif aranmasi ile ateizm sablonuna sokulmasi, ateizm kavrami bile yanlistir... Evet sorun verileni algilamada diyorsunuz, ama neye göre algilamamiz gerekecek? algiladigimizi dogru olarak algiladigimizi nasil algilayacagiz? bunun izahi nasil olur? ateizme bir sablon bicmeniz örnegindeki gibi bu yanlis algilamayi dogru olarak algilanmasini neye göre yapiyorsunuz? |
Alıntı:
Dikkat edersen soruma cevap vermedin, sorum ise "karakterize bir yapının ne şekilde bir limitsizliği olabileceği" idi.. Evrenin/fiziksel realitenin kendini ezelde nitelediğini iddia ediyorsun ve ben malesef bunda bir mantık göremiyorum/bulamıyorum. "Madde" diyorsun, madde nedir diyorum, maddedir diyorsun. Kendimi ifade edebiliyor muyum? Maddenin ne sebeple madde olduğunu açıklamadığın takdirde tartışmanın bu bölümünün sonucu sıfırdan öteye gidemeyecek. 2. bölüm için, etki ya da gücün varlığını anlayabilmemiz için tepki vermemiz gerekir demişsin. Açıkçası bu cümleden bir anlam çıkaramadım. Anlamak için tepki vermek? Düşünsel bir olamı gerçekleştirmek için sadece zihnin algılaması ve bilgiyi proses etmesini tepki olarak yorumlamıyorum, reaksiyon öznelliğin kontra-harekete geçişidir. Düşünselliğin gözlem düzeyinde öznellikten bağımsız olduğu açık. Bir duvar dikersen, sen görmediğin bir zamanda bu duvar yıkılırsa, ve dönüp duvarı yıkılmış halde gördüğünde bir gücün o duvarı yıktığını anlayamaz mısın? O duvarı bir gücün yıktığını anlamak için o gücün ne olduğunu tam olarak bilmeye ihtiyacın var mı ? Hayır. Ama yine de bir şeyin o duvarı yıktığını idrak edebileceksin, çünkü mantık sana bunu söyleyecek. Şayet mantığın "Ben bu duvarı neyin yıktığını bilmiyorum o yüzden bu duvarın yıkıldığını reddediyorum" şeklinde çalışıyorsa bilemem tabi. Duyarlılık konusunda etki-tepki zaten duyarlılıktır demişsin. Duyarlılığı nasıl anlıyorsun bilemiyorum, benim bahsettiğim insani ya da organik canlılara özgü bir duyarlılık. Eğer örneğin bir metal elementinin de denk bir duyarlılığa sahip olduğunu iddia ediyorsan malesef bu konuda başka bir yorum yapamam. Çünkü cisimlerin ya da inorganik fiziksel kuvvetlerin etki-tepkileri bilinçli bir duyarlılık değildir, sadece şartlanmış bir mekanizma dahilinde seçim yapma şansı olmayan fiziksel bir şaşmazdır. Yağmurun nasıl yağdığının anlaşılması ile neden yağdığının bilinmesi arasında bir fark yok diyorsan seni felsefi açıdan noksan bulduğumu itiraf etmek zorundayım. Neden demeseydik nasıl demeyeceğimizi biliyorum, fakat "nasıl" ve "neden" paralel kategoriler değildir. Bu sorumu da cevapsız bırakmış oldun. Nasıllık beni ilgilendirmiyor, çünkü bir sistemden bahsediyorsun. Sistemin varlığının nedenselliğini açıklamaktan kaçınıyorsun. Kutunun içinden çıkan el kitabına bakıp Lego'dan uzay gemisinin nasıl yapıldığı öğrenen ve bu gemiyi yapan bir çocuk düşün. Lego parçalarını kullanarak uzay gemisini nasıl yapması gerektiğini öğrenmesi ile, aynı çocuğun mağazada neden Lego satıldığı, ya da Lego'nun neden var olduğunu anlaması arasında bir bağlantı var mı? Yok. Son paragrafında da "korkuluğun kendine ait bir kuş kaçırma amacı var mı" demişsin. Korkuluğun algısı yok ki amacı olsun? Ve korkuluğu yapan da sensin. Niye yapıyorsun? Ya da korkuluk seni yapmıyor da sen korkuluğu yapıyorsun? Algısız varlıklar olmadan da evren yok, anladığın üzere. Güneş, evrenin var olduğunu biliyor mu? Ya da evren, kendini farkında mı? Pek sanmıyorum. Peki organik hayatı neden oluşturuyor sence bu gayesiz protoncuklar? Sana bir sistemden, karakterize bir yapıdan bahsederken kısaca evrenin neden organik hayatı ve karakterize bir algıyı meydana çıkaracak şekilde var olduğunu sormaya çalıştım ama sen bu tür soruları pek sevmiyorsun anladığım kadarıyla. Bir de ben "gaye" derken, evrenin öznel gayesi, ya da içerisindeki duyarsız varlıkların gayesi gibi bir söylemde bulunmadım. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Istersen bunu gozlemleme adina, bu basliktaki benim ve spartacus'un mesajlarina bak; bak bakalim kim nerede dusunce ve bilgiden sapmis! Eee biri sapinca haliyle digeri de, o yola sapiyor. Cunku ortada yanitlayacak bir dusunce ya da bilgi kalmiyor. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Sana islamdan da örnek verdim değil mi, islamcılar ateistlere inkarcı ya da Allah'a ortak koşan diyor, bu belirleme kime göre? Teiste göre, ama gel görki bu tanımlara birde ateistin gözünden bak komik oluyor gerçekten! Ateiste göre tanrı insan tarafından türetilmiş bir kurgu, nasıl olacakta kendisini buna ortak koşacak? madem düşünce ve bilginin temeli matematik-mantık insafa gel. Yağmuru Zeus yağdırıyor diye inanmıyorsan, her şeyi zeus yarattı diye düşünmüyorsan, doğa üstü güçler her şeyi yönetiyor ya da doğanın kendisi zaten bir iradedir vb demiyorsan, ateizmi anlamışsın demektir. Hakim ideoloji teisttir, haliyle kendisinin dışında kalan şeylere de bir belirlenim yapmak zorunda, zaten TEİZM DIŞINDA KALAN HER ŞEY ÖZÜNDE TEİZMİN YAPISI GEREĞİ TEİZMLE ÇATIŞMALIDIR, ateizm ise zaten zıt görüşü, yolu temsil eder. hangi açıdan doğayı, evreni anlama, tanımlama, kavrama yolu-biçimi açısından! belirleyici olan zaten bu.. tanrı öznel-subjektif bir şeydir ve her adını andığımızda aslında insan türetimi bir kelimeden bahsediyoruz, ötesi yok bunun.... |
Alıntı:
Alıntı:
Yine bilimsellik diyorsunuz? lütfen metafizigi bilimsellik ile karistirmayalim hele bilimsellik bir kenarda dursun söyle, bu dediklerinizin tümü metafiziktir.. süslenmis felsefe cikmazidir yani... Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Dedigim gibi size tutarsiz gelen yazdiklarimdan bir ornek gosterin ki, denilenler havada kalmasin. Yani "bakin burda sunu soyluyorsunuz, surda da bunu soyluyorsunuz. Bu iki soylem biri biri ile tutarsiz" seklinde yazilanlardan ornek gosterin ve bakalim sizin tutarsiz olarak algiladiginizin ben size kendimce tutarliligini gosterebilecek miyim? Boylece denilenlerin havada kalmamasi adina en guzeli gostermek. Ben yukarda spartacus'un zaman ile ilgili soylemindeki tutarsizligi gosterdim. Sizde benim tutarsizligimi ornekleyerek ve alintiliyarak gosterin. Boylece somut olarak kavrami islemis oluruz. |
Alıntı:
Alıntı:
Ezel diye bir şeyin anlamsız olduğunu ifade ediyorum, nesnel gerçekliğin ezelden beri varlığını nasıl ifade etmiş, öne sürmüş olabilirim ki?, yaklaşık olarak -ki doğru karşılamasada- daimdir demiştim. Kısaca nesnel gerçek zamana değil, zaman bu gerçekliğe bağlı... Zaman birikmiyorda, yani cetvel gibi nesnel bir geçmiş zaman, bir gelecek zaman eğrimiz-doğrumuz yok, geçmişte, aslında gelecekte sanal-hayali, gerçek ise içinde olduğumuzdur, o an ne ise o'dur, kısaca anlaşılması için bir kaba tabir kullanırsam bizim ezelde o andır, ebed de. Nesnel gerçek ise sürekli hareket halinde, değişiyor, dönüşüyor, deviniyor ve bizler bu değişime bakarak çeşitli referans noktaları alıp sayıyoruz. Kavramlarım yok ne yazık ki, çünkü egemen anlayışımız ve kavramlarımız lineer(doğrusal, tek boyutlu). yakın tabirle-ki bir yerde antik Mısır özdeyişidir de bu-, dün diye bir şey yok, yarın diye de olmayacak, düşşüncemi ifade edebilme namına; sadece bu gün var diyeyim, hengi ezeli arıyorsunuz, hangi ebedi arıyorsunuz demek istiyorum. hali hazır ortada olan değişip, dönüşüyor, ezelde bu, ebed de bu... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Duyarlılık konusunda da kastım bu bir yerde biz canlılığımızı etki-tepkiye borçluyuz diye düşünüyorum. Eğer etki-tepki salt canlılara has olsaydı olağanüstü düzeyde sonuçlar türetebilirdik, ne yazık ki değil, etkileşim-ilişkiler yumağı bilinçli tepki vermeyede yol açıyor demek ki ve buradan da canlılığa varıyoruz. halbuki acıyan tek bir uzvumuz bile yok, sadece tepki veren maddenin, tepki şiddetinin ölçülmesi ve yorumlanışı ve buna üretilen hissiyatlar var. işte bu noktaya geldiğimizde elimizde henüz çok fazla veri yok, yağmurun nasılının çözülmesi gibi çözülmüş değil. Benim burada demek istediğim yağmurun nasıl yağdığını henüz bilmiyor olmamız nasıl ki bir Zeus anlayışını olumlamaz ise, cevaplayamadığımız hiç bir soruda herhangi bir metafizik varlığın, iradenin, ya da zihnin bu işte rol aldığını düşünmemizi gerektirmiyor. Çözümlediklerimizde böyle bir varlık göremedik, o çözümleyemediklerimizde ise öyle bir varlık(doğa üstü bir güç) öngörüyorduk, insan çözümledikçe öngörülerinin, en azından bu çerçevede öngörülerinin ne kadar tutarsız , her şeyden önce dayanaksız olduğunu, gözlemi de, verisidie olmadığını görüyor, o halde cevabını bilemediğim sorular için hala da bir ne olduğu belirsiz, hayali argümanlar üretip, budur demenin anlamı olmadığı ve mantık sorunu taşıdığı da ortada diye düşünüyorum. |
Alıntı:
Alıntı:
Nasil BIR MANTIK TEMELINDE. Iste o yuzden matematik mantiksiz dusunulemez. Bilgi de matematiksel/mantiksal bilgi. Aynen zamansal olcum nedir? sayilar nedir? dort islem nedir? v.s. peki bunlari gecerli kilan nedir, mantik. Alıntı:
Alıntı: evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Siz yaniliyorsunuz bayim, yunanca koken "theos" tanri demektir, kapis!-yanlis nerde Alıntı: evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Hayir ateizm de teolojik bir durustur, bilgi ise epistemolojik bir kulvardir. Iste bu kulvarda tanri ve her turlusu bir kavramdir ve sosyal bilgi icerir. Ateizm zaten hem A gonostik, yani fizik otesi bilgiyi kabullenmez, hem de A teisttir. Yani tanri tanimaz. -celiski nerde? Ateizm kelime olarak aciklaniyor ve A sinin ne oldugu aciklaniyor. once bilgi temelinde, sonra da tanri inanci temelinde. Dolayisi ile "Teist tanri tanir ise, ateist tanri tanimazdir. Alıntı: evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Theos yunanca bir koktur ve tanri demektir. Teoloji bundan turetilen "tanri bilimi" dir, Teizm bunun felsefesidir, teist te bu felsefenin savunucusu ve sahiplenenidir, kapis!-Neresi yanlis? Alıntı: evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Teizm teolojik temelde bir tanrisal durustur. Teist "din yolu ile tanriya varan" demektir. -Celiski nerde? Burada "din yolu" nun eklenmesi deizmden farkini koymak icindir. Hic dusundun mu kok neden teist de deist degil, yani neden ateist de; adeist degil? Alıntı: evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Sen bana sence, benim bir gorusumun diger bir gorusum ile celistigini goster. Nerde burda celiski. Ustelik her bir yanit bir yanita yonelik yazilmistir.-Celiski nerde? Alıntı:
Ateizmin tanrinin zitti oldugunu nerden cikardin? Yazilanlari bir daha ve iyi oku. Tanri theosdur. Aynisini ben soyluyorum, ATEIZM TEIZMIN KARSI TEZIDIR. Aynen, teizm olmazsa ya da tanrfinin varligi teolojik temelde tartisilmasa ATEIZM DE OLMAZ. Ateizmin varligi TEIZMIN ZITTI OLARAK GECERLIDIR. Alıntı:
Inandigimi, dusundugumu, dedigimi dusunuyorsan, sende bunca yildir okudugun yaziulanlari hic anlamamissin demektir. Ateizmin bilincine ermesem, serbest dusunur olmazdim. Bak bakalim ateizm uzerine kac tane baslik ve msaj var. Her biri ateizm kavramini farkli aci ve baglarla ortaya koyuyor. Yani sosyal bilgi olarak. Alıntı:
Yalniz ayni birey ya da toplumsal bir kisilik, ateizmini direk teizm ile mukayese ederek ve tartisarak ortaya koyar. Yani verdigi algi "teizm sorundur, yanlistir v.s." temelli tartisma iceriklidir. Iste ve maalesef toplumumuzda bu fark bile algilanamiyor. Cunku tartisma kulturu sadece catisma atisma otekilestirme ve distalama temelli. Bir conflict in ortaya koyumu her iki ucun da ortaya koyumudur. Discussion karsilikli dusunce ve bilgi alis verisidir. Argument ise tartismadir. Iste toplumumuzun yaptigi argument tir. Bu da bilgi ve dusunce tasimasi yerine "Benim argumentim, seninkini dover" s.d.k yarisina ve ikna olma/etmeye yoneliktir. Bu da genelde konu ve kavramdaki dusunce ve bilgi yoksuinlugundan kaynaklanir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:11 . |