Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   Nuh Tufanı Hakkında (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38516)

world 27-02-2016 16:27

Nuh Tufanı Hakkında
 


Altyazıyı açın Türkçesi var.

Aslında video Antik Uzaylı iddialarına cevap olarak hazırlanmış Zecharia Sitchin'in iddialarının yalan olduğuna dair .Güzel de cevaplar ama benim sorum 15.06'dan itibaren bahsedilen Nuh Tufanı konusu.

Videoyu yapan kişi diyor ki Sümerliler aynı hikayenin çelişkili değişik versiyonlarını sürekli üretiyorlardı fakat bu hikayeyi hemen onlardan sonra kayda geçen Yahudiler bir harfi yazarken bile sesli okuyorlardı yanlış olmasın diye ve Isaiah yazıtını örnek veriyor ve diyor ki Tevrat Sümerliler'e göre Nuh Tufanı'nı hem mantık açısından hem de çelişkili farklı versiyonları olmaması açısından daha gerçekçi anlatıyor.

Ayrıca diyor ki Nuh Tufanı sadece Sümer'de değil Dünya'nın her tarafında çok benzer hikayeler olarak yer aldığından hikayenin ortak bir hafızayla,ortak bir yaşanmışlıkla,değiştirilerek,coğrafyadan coğrafyaya,neredeyse aynı geçmesi onun ana bir gerçekliğini olduğunu gösterir. Bunu en abatartısız anlatan ise Tevrat metnidir.

Videoyu izleyin daha iyi anlayacaksınız. Bu konu hakkında ne düşündüğünüzü sormak istedim?Kendisi haklı olabilir mi?

spartacus 27-02-2016 20:22

Mükerrer

spartacus 27-02-2016 20:23

Bir noktayı aşmamak gerekir, o efsaneler yazılı kültürden daha eski, o nedenle de dilden dile aktarım, şiir, ilahiler şeklinde oluyor... Nuh tufanı konusunda ne İncil ne de Tevrat aslına sadık kalmış görünmüyor... Dili ve yazıyı daha iyi kullanmış olmaları, ilk yazılı metinlerden o günlere aradan geçen bir kaç bin yıl düşünüldüğünde, bu farkı ölçüt alabileceğimiz anlamına gelmiyor.

Sümer efsanesinde durum basittir...

Tanrılar insanı kendilerine hizmet için yaratıyor. Bu aslında sonraki dinler içinde geçerli, kulluk vazifesi özünde hizmetten gelir...

Zamanla insanlar hızlıca çoğalıyor ve birde dinin içine dua girince, her kafadan bir ses çıkmaya başlıyor(kimin, kime hizmet ettiği çelişkisi). Muhtemel insanlar şehirleşmenin ilk dönemlerinde, yabancı oldukları ve geçmişte kültürel olarak bir mirasi olmayan efendi-köle, hüküm(saraylar ve kral tanrılar) ve hüküm altındakiler(kulübeler) durumuna bir türlü ısınamıyor, alışamıyorlar... Krallar(insan ama efendiler-rab) zaten tanrı, diğerleri ise onlara hizmet için var! İstek ve arzular hiç bitmiyor, sonunda gürültüden sıkılan tanrılar ve kral tanrı Enlil(Fenikede El, yani El-ilah, tümü gibi fırtına tanrısı-Zeus, Hadad, Elilah(Allah)), tufanlar salıp insanlığı yok etme planını oluşturuyor. Bu arada panteondan bunu duyan tanrı Enki, Ziusudra'ya bir duvar gerisinden sesleniyor ve tufanı bildiriyor, önlem almasını istiyor vs....

Efsanelerin dilden dile yayılması, bir yerde ticaretinde yayılmasıyla anlam kazanıyor. Yazılı kültür olamdığı ya da henüz taşınabilir-okunabilir olmadığı için yazı, uzun süre ilahinin yerini alamıyor... Haliyle ezbere veya coğrafik kültüre dayalı çeşitlenmeler gayet doğal...

Videoda anlamadığım ise hepsininde ortak olması konusundaki çelişki ya da yeter delil oluşturmayacak ifadeler... Ortaklaşma ne zamandan sonra olmuş? İlk kaynakta ortaktı deniyor, ilk kaynak ne? hangi zamanlarda? tevrat veya İncil ise, aksine son kaynaklar denebilir.

Oysa volkanik patlamaların eşlik ettiği depremler, bağlı veya değil su taşkınları gayet sıradan, doğal olaylar, dönemlerin insanları nasıl yorumlamış, tanrıların bir cezası. Çünkü tüm doğal afetleri, tanrıların insanı cezalandırması olarak alan inançlara göre, birbirinden hiç haberi-bağı olmayan kültürlerde efsanelerinde bu bölümler, hemen, hemen ortak olabilir...

İyi ama tanrılar insanı neden cezalandırıyor olabilir? işte buna da çeşitli sebepler uydurmuşlar, kimisine göre ilahi görevleri yerine getirmemek, yok şehrin giriş kapısına bilmem ne tanrı-tanrıçasının heykelini dikmekte gecikme, gürültü, patırtı, cinsel meseleler(oysa kral sarayları(Süleymen'ın sarayıda dahil) tam bir kerhanedir, ama o hesaba katılmaz), iktidarın buyruklarını yerine getirmemek(bugünün Türkiyesi ikidarı da farklı bir zihniyete sahip değil, farklı isen kafir, şeytana satılmış, çapulcu vs), bir dolu ıvır, zıvır...

Şu uzaylılar meselesi ve saçmalığı, ciddi derecede saçmalıklarla, akıla ziyan mantık hatalarıyla dolu... Heleki Reptilianlar'ın hikayesi, Andromeda Konseyi vs, o kadar çok mantıksızlık barındırır ki, tipik sözde kutsal kitaplar gibi... Hem herkesin kendsine inanmasını isteyen bir sonsuz kudrette tanrı, hemde diğer taraftan kendisine inanılması için elçi gönderip, bunu dinleyin demesi, hemde diğr yandan da ben dileseydim herkes inanırdı, kudretlinin, kudretsiz işleri saçmalığı vs gibi...

Mesela efendim Andromeda galaksisi, kötülük enerjisinden beslenen reptilianları yanlış hatırlamıyorsam 9 yıl savaşıp yenmiş, yeryüzünde kimseyi bırakmamış, ama ne hikmetse Beyaz saray'ın altındaki tünellerde bir kaçı saklanmış! İlla Beyaz saray, o kadar ileriler ki, sözde Sarayın altındaki tünellere müdahele edemiyorlar ama tüm yeryüzünde hiç bir insanın görmediği operasyonlar düzenliyorlar.. Ötekiler o kadar ileri teknolojsine rağmen çözümü sarayın altında tünelde saklanmakta buluyor vs.... Dönüyor, dolaşıyor sonucu da Illuminatiye bağlayıp çıkıyorlar. 21. Yüzyılda bile Sümerlerden çok daha geri efsaneler üfürüyorlar, komplo teorileri :)

world 28-02-2016 01:08

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 580230)
Bir noktayı aşmamak gerekir, o efsaneler yazılı kültürden daha eski, o nedenle de dilden dile aktarım, şiir, ilahiler şeklinde oluyor... Nuh tufanı konusunda ne İncil ne de Tevrat aslına sadık kalmış görünmüyor... Dili ve yazıyı daha iyi kullanmış olmaları, ilk yazılı metinlerden o günlere aradan geçen bir kaç bin yıl düşünüldüğünde, bu farkı ölçüt alabileceğimiz anlamına gelmiyor.

Sümer efsanesinde durum basittir...

Tanrılar insanı kendilerine hizmet için yaratıyor. Bu aslında sonraki dinler içinde geçerli, kulluk vazifesi özünde hizmetten gelir...

Zamanla insanlar hızlıca çoğalıyor ve birde dinin içine dua girince, her kafadan bir ses çıkmaya başlıyor(kimin, kime hizmet ettiği çelişkisi). Muhtemel insanlar şehirleşmenin ilk dönemlerinde, yabancı oldukları ve geçmişte kültürel olarak bir mirasi olmayan efendi-köle, hüküm(saraylar ve kral tanrılar) ve hüküm altındakiler(kulübeler) durumuna bir türlü ısınamıyor, alışamıyorlar... Krallar(insan ama efendiler-rab) zaten tanrı, diğerleri ise onlara hizmet için var! İstek ve arzular hiç bitmiyor, sonunda gürültüden sıkılan tanrılar ve kral tanrı Enlil(Fenikede El, yani El-ilah, tümü gibi fırtına tanrısı-Zeus, Hadad, Elilah(Allah)), tufanlar salıp insanlığı yok etme planını oluşturuyor. Bu arada panteondan bunu duyan tanrı Enki, Ziusudra'ya bir duvar gerisinden sesleniyor ve tufanı bildiriyor, önlem almasını istiyor vs....

Efsanelerin dilden dile yayılması, bir yerde ticaretinde yayılmasıyla anlam kazanıyor. Yazılı kültür olamdığı ya da henüz taşınabilir-okunabilir olmadığı için yazı, uzun süre ilahinin yerini alamıyor... Haliyle ezbere veya coğrafik kültüre dayalı çeşitlenmeler gayet doğal...

Videoda anlamadığım ise hepsininde ortak olması konusundaki çelişki ya da yeter delil oluşturmayacak ifadeler... Ortaklaşma ne zamandan sonra olmuş? İlk kaynakta ortaktı deniyor, ilk kaynak ne? hangi zamanlarda? tevrat veya İncil ise, aksine son kaynaklar denebilir.

Oysa volkanik patlamaların eşlik ettiği depremler, bağlı veya değil su taşkınları gayet sıradan, doğal olaylar, dönemlerin insanları nasıl yorumlamış, tanrıların bir cezası. Çünkü tüm doğal afetleri, tanrıların insanı cezalandırması olarak alan inançlara göre, birbirinden hiç haberi-bağı olmayan kültürlerde efsanelerinde bu bölümler, hemen, hemen ortak olabilir...

İyi ama tanrılar insanı neden cezalandırıyor olabilir? işte buna da çeşitli sebepler uydurmuşlar, kimisine göre ilahi görevleri yerine getirmemek, yok şehrin giriş kapısına bilmem ne tanrı-tanrıçasının heykelini dikmekte gecikme, gürültü, patırtı, cinsel meseleler(oysa kral sarayları(Süleymen'ın sarayıda dahil) tam bir kerhanedir, ama o hesaba katılmaz), iktidarın buyruklarını yerine getirmemek(bugünün Türkiyesi ikidarı da farklı bir zihniyete sahip değil, farklı isen kafir, şeytana satılmış, çapulcu vs), bir dolu ıvır, zıvır...

Şu uzaylılar meselesi ve saçmalığı, ciddi derecede saçmalıklarla, akıla ziyan mantık hatalarıyla dolu... Heleki Reptilianlar'ın hikayesi, Andromeda Konseyi vs, o kadar çok mantıksızlık barındırır ki, tipik sözde kutsal kitaplar gibi... Hem herkesin kendsine inanmasını isteyen bir sonsuz kudrette tanrı, hemde diğer taraftan kendisine inanılması için elçi gönderip, bunu dinleyin demesi, hemde diğr yandan da ben dileseydim herkes inanırdı, kudretlinin, kudretsiz işleri saçmalığı vs gibi...

Mesela efendim Andromeda galaksisi, kötülük enerjisinden beslenen reptilianları yanlış hatırlamıyorsam 9 yıl savaşıp yenmiş, yeryüzünde kimseyi bırakmamış, ama ne hikmetse Beyaz saray'ın altındaki tünellerde bir kaçı saklanmış! İlla Beyaz saray, o kadar ileriler ki, sözde Sarayın altındaki tünellere müdahele edemiyorlar ama tüm yeryüzünde hiç bir insanın görmediği operasyonlar düzenliyorlar.. Ötekiler o kadar ileri teknolojsine rağmen çözümü sarayın altında tünelde saklanmakta buluyor vs.... Dönüyor, dolaşıyor sonucu da Illuminatiye bağlayıp çıkıyorlar. 21. Yüzyılda bile Sümerlerden çok daha geri efsaneler üfürüyorlar, komplo teorileri :)

Farrrklı coğafyalarda aynı hikayelerin olması şu noktada ilginç tabi net bilmiyorum ama : Hep güvercin, kuzgun bilmem ne hep 40 gün 40 gece yağmur falan ya da hep her hayvandan iki çift varsa ilginç olurdu.Aynı olma olasılığı olurdu o zaman.

spartacus 28-02-2016 07:18

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 580237)
Farrrklı coğafyalarda aynı hikayelerin olması şu noktada ilginç tabi net bilmiyorum ama : Hep güvercin, kuzgun bilmem ne hep 40 gün 40 gece yağmur falan ya da hep her hayvandan iki çift varsa ilginç olurdu.Aynı olma olasılığı olurdu o zaman.

Sevgili world

O ifade güvenilir değil, örneğin Turk destanında 40 gün değildir, gün bazlı değil felaket bazlı işlenmiş ve 1 haftalık dilimle ifade bulmuş.

7 Gün ateş var(muhtemel volkan veya göktaşı)
7 Gün deprem (muhtemel volkana-göktaşına bağlı deprem)
7 Gün Yağmur
7 Gün Fırtına-Dolu
7 Gün Kar (muhtemel kış aylarına tekabül etmiş)

Yine sanırım Manu - Hint, sadece 1 kişi(Manu), 8 kişi değil. Sümer Tufan hikayeside dediği gibi karmaşık değil, gayet sade ve basit.

Diğer bir çok tufan da ne 8 kişi alınması durumu var ne de 40 gün durumu...

Roma, Yunan, Pers, Sümer vb bunlarda normal, kökeni Hindistan, Mezopotamya, ortak-etkileşimli kültür baskın...

İncil, Tevrat, Kur'an dıdığının dıdığının efsanesi, son kaynaklar, ilk kaynak değiller, oysa videoda ilk kaynaktan söz ediliyor...

Orada bir sorun var, İncil'i, Tevrat'ı esas aldığı haliyle içeriği değil, biçimi ölçüt almış oluyor.

Diğer ifadeleri ise -ana teması- gayet yerli, yerinde diye düşünüyorum...

Dialectics 28-02-2016 12:15

Dünya jeolojisi ve yerküresi üzerine yapılan çalışmalarda, böyle tüm dünyayı etkileyen yakın zamanlarda gerçeklesmis bir tufana rastlanmamıstır.

Son 10.000 yıl icinde gerceklesen tek lokal olay, karadeniz havzasının suyunun yükselmesi ve bu bölgede yasayan yerlesik ve çömlekcilikle filan ugradan görece gelismis medeniyetlerin avrupa ve anadolunun iclerine göc etmeleridir.

Keze Sümer medeniyetinin Mezopotamyada bir anda ortaya cıkışı da bu teori ile aciklanabilmeye calisilmaktadir.

Tevratta anlatilan Nuh tufani ile Gilgamis destanindaki Nuh tufani da bir takim farkliliklar icermektedir. Biri cok tanrili versiyondur, tanrilarin insana olan öfkesinden bahseder, sonra tanrilardan birinin gönlü razi gelmez, nuh kurtulur, tanrilar arasinda yasamakla ve ölümsüzlukle odullendirilir

Dini kitaplarda gecen versiyonlar biraz daha farklidir. Artik cok tanridan bahsedemezler dogal olarak. Nuh ölümsüz degil, 950 yil ömürdedir filan...

renegademaster 31-03-2016 22:39

"Nuh Tufanı" tarih açısından kanıtlanmış bir olay değil, olsa olsa dünyanın değişik yörelerinde tufanlar meydana gelmiş olduğu gösterilir. "Nuh" hikaye kahramanıdır, Sumer'deki ismi Utnapiştim. Sümer yazıtları Yahudilerinkinden eski, onları ilk bulan arkeologlar da bunu biliyorlardı, o yüzden açıkladıkları zaman nasıl bir tepki ortaya çıkacağından emin değillerdi. Yukardaki videoyu izlemedim daha önce izlediğim video ve okuduğum yanlı makalelerden olsa gerek. Sümer ve mezopotamya yazıtlarının çeşitli kazılarla arka arkaya ortaya çıkarıp tercüme etmesi Hıristiyan ve Yahudi enstitülerinin hoşuna giden bir olay değil ve bunları engellemek, engelleyemediklerini karalamak veya çürütmek için ciddi para harcıyorlar ve lobi faaliyetinde bulunuyorlar. Bu tercümeleri dini hikayelere karşı sav olarak öne sürenleri de komplo teoricisi öne sürdükleri savları da sahtebilim (pseudoscience) sınıfına sokuyorlar.

Komplo teorilerini seven biri değilim ama benim de delil bulup ispatlayamayacağım şöyle bir komplo teorim var. Baştan söylüyorum dayanağı olmayan bir komplo teorisi. Bugün Irak-Suriye-Mısır vs gibi ülkelerdeki savaş, karışıklık ve IŞID vs gibi grupların aktivitesi vasıtasıyla eski tarihe ait bazı arkeolojik unsurların kasıtlı yok edildiğini ve çalındığını düşünüyorum. Amerika'nın Irak işgali sırasında önce Bağdat müzesi ayan beyan soyulup içi boşaltıldı, sonra eski uygarlıkların bulunduğu bölgelerde Amerikan ordusu birçok aktivitelerde bulundu, hatta eski Babil yıkıntı ve kentlerinin içine Amerikan ordusu kamp kurdu. Irak'taki Babil vs dönemine ait pek çok tarihi eser meçhulca yokedildi, müzeler yakıldı..

http://edition.cnn.com/2009/WORLD/me...abylon.damage/

https://www.globalpolicy.org/humanit...-heritage.html

http://www.washingtonpost.com/wp-dyn...072802835.html

https://www.alarabiya.net/articles/2.../23/50297.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Archae...ooting_in_Iraq

En yakın zamanda da IŞID Irak-Suriye ve Kuzey Afrika'da eski uygarlıklara ait pek çok eski şehir ve eserlerde haberlere de konu olan tahribatlarda bulundu.

http://news.nationalgeographic.com/2...a-archaeology/

http://www.theguardian.com/world/201...ul-museum-iraq

http://www.huffingtonpost.com/entry/...b03784e2758371

http://www.independent.co.uk/voices/...-10483421.html

http://edition.cnn.com/2015/07/02/wo...ian-artifacts/

Bunlar eski Babil çevresinde olanlar. Bir de Basra civarında geniş bir Amerikan ve İngiliz askeri varlığı vardı, orası da eski Sümer ve İbrahim'in şehri Ur'un olduğu yer (Ur hemen Basra'da).

http://www.cemml.colostate.edu/cultu...12iraqenl.html

http://www.globalresearch.ca/the-us-...lization/14870

Ben bunların buralarda daha fazla şey çıkarılmaması için kasıtlı yapılmış olabilecek çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Sırasıyla bu çeşitli tarihi eser ve tarih öncesi kalıntıların yokedilmesi bana tesadüf gibi gelmiyor. Tevrat'ın yalan olduğuna dair daha fazla delilin ortaya çıkması Yahudi dini temel alınarak inşa edilmiş Batı ve İslam medeniyeti için çok tehlikeli bir durum çünkü.

Ben Irak savaşının ve işgalinin bile bizzat bu sebeple yapıldığını düşünüyorum petrol filan hikaye. Petrolu alırsın her şekilde, ki zaten Kuzey ve Güney Irak'ta uçuşa yasak bölgelerle bir nevi özerk bölgeler kurmuşlardı, Kuzeydeki petrol Kürtlerin elindeydi Güney'dekiler Şiilerin elinde. Tamamen bana ait bi komplo teorisi.

huloku 01-04-2017 12:40

<?php
$ip = $_SERVER['REMOTE_ADDR'];
echo "IP Adresiniz: $ip";
?>

huloku 01-04-2017 12:41

:yield:

spartacus 01-04-2017 16:44

huloku

Ne yapmak istediğini ve ne yapmaya çalıştığını açıklaman gerekiyor. Kaldı ki, bir sunucunun IP adresini dahi nasıl öğreneceğini bilmediğin görülüyor.

manas 13-07-2017 22:46

Tufanı dini boyuttan bakarsak elimizde kalır. Tüm dünyayı suların sarması, her türden bir çift bulup getirmek, kurtulan 3-5 kişiden 7 bin yılda 7 milyar insan sayısı oldukça tutarsız.
Din dışında tüm bunları nasıl değerlendirebiliriz?
Nuh kimdir, bir kişi mi yoksa çoğul mu yoksa sembol mü? Acaba gün yüzüne çıkmamış dünyevi bilgiler mi var da ordan mı aktarılmış dejenere ola ola bilgi ulaşmış? Mesela atlantise mi dayanıyor bize masal gibi gelen bilgiler? Bu dünyada çok şeyler yaşanmış bilinen var bilinmeyen var yanlış aktarımlarda var.. Yok öyle birşey deyip kestirip atmakta yanlış.

Nero 14-07-2017 09:10

S: (L) Bizim takvim sistemimize göre geri doğru sayarsak Büyük Göç kaç yıl önce gerçekleşti?
C: 4670.
S: (L) O zaman komet durumundaki bir Venüs Dünya'nın yakınından geçip bir yıkıma neden oldu mu? C: Evet.
S: (L) Venüs Jüpiter gezegeninden mi doğdu?
C: Hayır.
S: (L) Gökyüzünde Jüpiter'in bulunduğu bölgede mi gözüktü? C: Evet.
S: (L) Dünya bu olay nedeniyle yeni bir yörünge konumuna mı kaydı? Çok uzak olmayan bir gelecekte bu
tür bir olay gerçekleşecek mi?
C: Belki.
S: (L) Nuh tufanı zamanında bu tür bir olay gerçekleşti mi?
C: Evet.
S: (L) Nuh tufanı kaç yıl önce oldu?
C: 12656.
S: (L) Nuh gerçek tarihi bir kişilik miydi? C: Yakın.
S: (L) Nuh, Babil metinlerinde Utnapiştim olarak tanımlananla aynı kişi mi? C: Yakın.
S: (L) Hangi medeniyet daha eski: Sümer mi yoksa Mısır mı? C: Sümer.
S: (L) Sümer hikayelerindeki Enlil ve Enki, ve Anunaki kimlerdi? C: Büyük öğretmenler.
S: (L) Bunlar insan mıydı yoksa dünyadışı mıydılar?
C: Dünyadışı.
S: (L) Nereden gelmişlerdi?? C: Kasyopya.

...

S: (L) Nuh tufanı hikayesi, Atlantis'in yıkılmasının hikayesi miydi?
C: Evet. Ama sembolik.
S: (L) O zaman gezegende kaç insan vardı?
C: 6 milyar.
S: (L) Bu altı milyar insandan kaç tanesi hayatta kaldı?
C: 119 milyon.
S: (L) Nuh tufanına neden olan şey başka bir gök cisminin dünyanın çok yakından geçmesi miydi?
C: Evet.
S: (L) Hangi cisimdi bu? C: Martek.
S: (L) Biz bu cismi güneş sistemimizdeki bir cisim olarak biliyor muyuz? C: Evet.
S: (L) Hangi isimle? C: Mars.
S: (L) Martek o zaman yaşayanlar var mıydı?
C: Hayır.
S: (L) Su veya başka özelliklere sahip miydi?
C: Evet.
S: (L) Dünyaya çok yakın geçtiğinde, o zamana kadar sahip olmadığımız oranda aşırı bir su yüklemesi mi yaptı?
C: Evet.
S: (L) O olaydan önce gezegenimizin etrafında bir su buharı örtüsü var mıydı?
C: Evet.
S: (L) Bu, büyük dinozorların en geniş çapta öldükleri zaman mıydı? C: Yakın.

...

S: (L) Nuh/Utnapiştim hangi bölgede yaşadı, hangi kıtada? C: Atlantis.
S: (L) Suların çekilmesinden sonra gemi nereye toprağa oturdu?
C: Mısır.

...

S: (L) Nuh'un hikayesinde Nuh'a bir gemi inşa etmesi söyleniyor.
C: Sembolik.
S: (L) Ama Nuh gerçekten bir gemi inşa etti. Belirli bireylerin, her kimseler, gemiler inşa ettikleri ve o
korkunç felaketten kurtulmak için birşeyler yaptıkları doğru mu?
C: Hayır. Bu olaya şu şekilde bak. Nuh bir gemi inşa etti çünkü bu ona çok eğlenceli bir iş gibi geldi ve sel geldiğinde de gemi işe yaradı, anlıyor musun?

...

S: (L) Nuh tufanı öncesindeki farklı yerçekimi durumu ve ayrıca su buharı örtüsü, gezegende şu anda
mevcut olan koşullarla karşılaştırıldığında daha uzun insan ömrüne elverişli miydi?
C: Sadece belirttiğiniz koşullar değil, o mekan‐zaman noktasında gezegende mevcut olan diğer tüm
koşullar, daha uzun ömür için elverişliydi. Bu arada Nuh, gerçek bir tarihsel olaydan ziyade sembolik
bir mesajdır.
S: (L) Tarihsel olay derken Nuh'un bir gemiye binmesini mi, yoksa tufanı mı kastediyorsunuz?
C: Öncelikle Nuh diye biri yoktu. İkinci olarak ise o hikayede belirtildiği şekilde gerçek bir tufan yoktu.
Üçüncü olarak da tüm hikaye, gerçek bir olaydan ziyade sembolik bir mesajdı.
S: (L) Peki gerçekte ne oldu ve buradaki sembolizmin bize verdiği mesaj nedir?
C: Bu çok genel bir temsildir. O süreçte gerçekten tüm gezegeni saran bir afet meydana geldiğini ve
ruhsal gelişimlerinin bir parçası olarak bu afeti bedenlerini terk etmeden deneyimlemeye hazır
olanların afetten önce uyarıldıklarını anlatıyor. Olayları manipüle ederek değil, o insanların iman
yoluyla bilgi edinmeleri ve olayda hayatta kalmak için deneyimlemeye gereksinim duydukları şeyleri
deneyimlemeye uygun bir konuma doğal olarak gelmeleri şeklinde gerçekleşti.
S: (L) O olayda Dünya'ya çok yaklaşan Martek'in yüzeyinde su var mıydı ve o su Dünya'ya mı boşaldı?
C: Bu gerçeğe çok yakın. Ama bundan çok daha karmaşık, bu nedenle şimdilik bu konuyu burada
bırakacağız.

...

S: (L) "Nuh tufanından" sonra tüm dünyada afetten sonra hayatta kalan kaç kişi vardı?
C: Yaklaşık 19 milyon.

...

S: (L) "Nuh tufanının" Atlantis'teki son afetin ve yok oluşun hikayesi olduğunu söylemiştiniz, değil mi? C: Evet.
S: (L) Bunun nedeni neydi? C: Venüs.
S: (L) Buna Martek'in neden olduğunu söylediğinizi sanıyordum? C: Evet.
S: (L) Eğer buna Martek neden olduysa, Venüs nasıl neden olabiliyor?
C: Venüs Martek'e de "neden oldu".
S: (L) O zamana kadar dünyanın bir su buharı örtüsüyle çevrili olduğunu söylemiştiniz, doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Ve Mars gelip kendi suyunu dünyanın atmosferine boşaltınca da bu su bir tufana neden oldu, doğru mu? C: Yakın.

...

Başkalarına Hizmet adlı siteden alınmıştır.

Felâsife 15-07-2017 15:30

Alıntı:

manas´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 605331)
Tufanı dini boyuttan bakarsak elimizde kalır. Tüm dünyayı suların sarması, her türden bir çift bulup getirmek, kurtulan 3-5 kişiden 7 bin yılda 7 milyar insan sayısı oldukça tutarsız.

Bencede çok tutarsız, helede buna dair bir çakıl taşı bile bulunmamışken, bunu dünyaya maletmek akıl kârı değil.
Bir kaç kere bu konuda Tufanın bu dünyada olmadığını dile getirmiştim, zira vahy denilen şey illaki bu dünya ile ilgili değildir.
Alıntı:

manas´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 605331)
Din dışında tüm bunları nasıl değerlendirebiliriz?

Aslında din içinde ki bir meseleyi din dışına çıkıp değerlendirmekte çok mümkün değildir, çünkü tek cevap gelecektir yok denecektir. Bu da ne kadar değerlendirme olur, ya da meseleyi ne kadar açar meçhuldür tabi.

Hasılı din içinde ki bir mesele, gene din içinde ki argümanlarla çözülür. Amaç tabi çözmekse.

İbni Arabi'nin Fususul Hikem 'in de Nuh bölümün de din içinden bu meseleyi analiz eder, çıkan sonuç aslında akıllara zarar bir şeydir. O da zaten bunu açık açık söylemez, lakin dikkatli gözlerden de ne demek istediği kaçmaz.

Nuh bölümüne uzunca bir girişten sonra, mevzuya şiirsel bir girişle yaklaşır.
Yalnızca tenzih edecek olursan, kayıtlayıcı olursun;
Yalnızca teşbih edecek olursan, sınırlayıcı olursun.
Hem tenzih hem de teşbih edecek olursan,
Dosdoğru yolda olursun ve bilgide imam ve seyyid olursun.

İmdi iki varlıktan sözeden, ortak kılıcı oldu
Ve (çokluğun ötesinde) tek olandan sözeden, bir'leyici oldu.

Eğer ikileyici isen, teşbihten sakın!
Ve eğer bir'leyici isen, tenzihten sakın!

İmdi, sen O değilsin ve sen O'sun;
Ve sen O'nu şeylerin ayn'ında
Kayıtlanmamış ve kayıtlanmış olarak görürsün.

Allahu Teala, "O'nun benzeri hiç bir şey yoktur" [Şura Suresi, 42/11] diyerek tenzih etti;
"O, Semi ve Basir'dir" [Şura Suresi, 42/11] diyerek teşbih etti.
Ve Allahu Teala, "O'nun benzeri gibi bir şey yoktur" diyerek teşbih ederek iki'ledi [tesniye];
"O, Semi ve Basir'dir" diyerek tenzih etti ve tek kıldı [ifrad].
Bu tuhaf şiirsel girişten hemen sonra şunu der.
Eğer Nuh, kavmi için (bu) iki daveti birleştirseydi, elbette kavmi kendisine icabet ederdi.
Yani kısaca Nuh hata etti der.
Bunun öz Türkçe açıklaması budur.

Tabi burada daha derin bir anlam var ki Arabi Tevratı da çok iyi biliyor, eminim oradan da istifade ediyor, ama bunu söylemiyor. Tevratta bu mesele bir acayip çünkü. Tanrı insanları yarattığı, yoldan çıktığı için pişman oluyor, hatta yok etmek istiyor, Nuh'ta Tanrıyı teselli ederek, adeta ruhsat istiyor ve bu işi düzelteceğini söylüyor vs.
Bu yüzden Nuh'un lakabı insanlığın ikinci babasıdır dinlere göre.

Yani bu meselede hatası olan tek Nuh değil, aynı zamanda Tanrıdırda, zira peygamber onun peygamberidir, peygamberin hata etmesi demek, onun da hata etmesi demektir. Bu anlatımdan bu sonuç çıkar.

Nuh devamında;
Böyle olunca, onları apaçık olarak davet etti ve sonra gizleyerek [israren] davet etti.
Sonra onlara, "Rabbinize tövbe edin ki, muhakkak O bağışlayıcıdır"[Nuh Suresi,71/10] dedi.
Ve Nuh, "Ya Rabb, ben kavmimi gece-gündüz davet ettim, bu davetim onları kaçırmaktan başka bir işe yaramadı"[Nuh Suresi,71/6] dedi.
Nuh, kavmi hakkında; kendi davetine uymalarının neyi gerektirdiğini bildiklerinden, yaptığı daveti duymazlıktan geldiklerini söyledi.

Böyle olunca Allah'ı bilenler, Nuh'un kendi kavmini yergi diliyle övmekle neye işaret ettiğini bildiler; ve Nuh'ta Furkan olduğu için, onun davetine uymadıklarını da bildiler. Çünkü emr (yani, varlığın kendisi) Kur'an'dır, Furkan değil. Ve Kur'an'da bulunan kimse, Kur'an içinde olduğundandır ki Furkan'a yönelmez; çünkü Kur'an, Furkan'ı içerir.
Burada bahsedilen Kuran şimdi ki Kuran da değil, onun anlamı olan şeydir.
Hasılı Nuh, aslında bilen bir kavimle başbaşaydı, onlara ne dediyse tesir etmedi, yani bu kavim sıradan cahil bir kavim değildi.

Neyse, bundan sonra Arabi bir sürü detay anlatıyor, lakin meselenin özü Nuh'ta bu işi başaramıyor.
Bölümün sonunda kurandan Nuh'un duasını veriyor;
"Ya Rabb, beni bağışla [gafr]!.." –Yani, beni ört; ve benden dolayı ört! Ve senin, "Allah'ın kadrini hakkıyla bilmediler" [En'am Suresi, 6/91] sözünde kadrin bilinmediği gibi, benim de makamım ve kadrim bilinmesin!– "..Ve ana-babamı da ört.." –ki ben onların sonucuyum; ve onlar ‘akıl' ve ‘tabiat'tır– "..Ve benim evime.." – yani kalbime– "..giren kimseyi de mümin olarak ört.." –yani nefslerin içeriden söyledikleri olan kalbime gelen ilahi haberleri tasdik edici olarak gireni ört.
Ve akıllar olan "..mümin erkekleri.." ve nefsler olan "..mümin kadınları.." da ört.

Ve karanlık örtülerin arkasında gizlenen ve gayb ehli olan "..zalimlerin ancak helakını artır" [Nuh Suresi, 71/28].
Püf noktasında burasıdır ki bu mesele örtülüyor!!
Daha doğrusu Nuh'un başarısızlığı örtülüyor, lakin bu meselede Tanrı da başarısız aslında, o da bam-başka bir hikaye anlatıyor.

Özetle, insanların anladığı anlamda Nuh tufanı diye bir tufan asla olmadı, zira meselenin üstü örtüldü, sır edildi. Zira ortada bir başarısızlık vardı ki bunun bilinmemesi gerekiyordu.

Güzel bir karşı operasyonla, mesele ört-bas edildiği gibi, Nuh efsanevi bir kişi oldu çıktı.
Bu olayı Arabiden başka kimse böyle analiz edemez, zaten de etmemiştir. Tabi Arabi bu, bu örtük meseleyi o da mecburen örtük bir biçimde anlatır ki Arabi bunun içinde Arabi olmuştur.

Sevgiler

Engse Hohol 10-02-2019 10:53



Nuh telefonda görüştü, nuhceel ödenmemiş fatura nuh tufanında cep telefon görüşmesinin kanıtı nuhceel faturası.



Nuh tufanı 'nın gerçekliği, nuhceel cep telefonu ndan daha mantıklı değil, okadar hayvanı alacak gemiyi bırak, hayvanların yemlerini, içilecek sularını, dışkılarını taşıyacak gemi, günümüzdeki nükleer motorlu gemilerde bile yok ayrıca onca su, tufan 'dan sonra nereye çekildi, nereye gitti tufan suyu?

Eski yurt 10-02-2019 17:08

İnsanlığın ortak hafızasında var olan ve kutsal kitaplardan, mitolojiye mitolojiden hiyeroglif yazıtlara birçok toplumun tarihi hafızasında yer alan bir olaya inanmamanız veya inanmak istememeniz çok garip gerçekten. Bilim ise tüm dünyada değil ama bir bölgede tufan olduğunu kabul ediyor bunu ateist bilim adamı aynı zamanda işin erbabı jeolog celal Şengör'de kabul ediyor.

Kuran-ı kerim'de bütün dünyayı suların kapladığına dair bir ibare yok sadece Nuh kavminin helak olmasından bahsedilir. Nuh kavmi'de herhalde Japonya'dan avrupa'ya uzanan bir kavim değildi bir bölgede yaşıyorlardı.

ForumKirpisi 10-02-2019 22:27

Alıntı:

Eski yurt´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 632870)
İnsanlığın ortak hafızasında var olan ve kutsal kitaplardan, mitolojiye mitolojiden hiyeroglif yazıtlara birçok toplumun tarihi hafızasında yer alan bir olaya inanmamanız veya inanmak istememeniz çok garip gerçekten. Bilim ise tüm dünyada değil ama bir bölgede tufan olduğunu kabul ediyor bunu ateist bilim adamı aynı zamanda işin erbabı jeolog celal Şengör'de kabul ediyor.

Kuran-ı kerim'de bütün dünyayı suların kapladığına dair bir ibare yok sadece Nuh kavminin helak olmasından bahsedilir. Nuh kavmi'de herhalde Japonya'dan avrupa'ya uzanan bir kavim değildi bir bölgede yaşıyorlardı.

tamam kötülükleri yok edici şiva toplumun hafızasında senin islamdan daha çok yer etmiş gidelim ona inanalım hadi. tam düz mantık.
kaldı ki nuh tufanını not etmiş diye tevrata kurana falan da inanacak değiliz. hint kökenli arap kavimlerinin budist çakması dinleri bizi niye ilgilendirsin. kas gücüyle serseri yağmacıların baskısı altında asimile olmak başka. kavimlerin helak olması nedir? 3000 nüfuslu nuh kasabasının günahı mı fazladır abdnin günahı mı fazladır?
peki insanlık hristiyanlığı yahudiliği anlamamış islamı anlamış mıdır ki son dindir? allah din makinası mıdır?
israil oğullarının soyunun yüceliğinden bana ne? saçma sapan kurtlar vadisi senaryosu etmeyecek kitaplara inananlar garip. muhammedin seks hayatından ganimetten kadınlara fiske atılmasından bana ne?
çok karılı değiliz, deveye binmiyoruz, çölde yaşamıyoruz, çadırda yaşamıyoruz, savaşa gitmiyoruz, kafir avlamıyoruz. modern hukuka mı inanalım çok daha kapsayıcı diye? kuran bildiğin antik bir anayasadır koruyucusu da eskiden en büyük tanrı sonra tek tanrı olup tüm tanrıları vücutta toplayan allah denen bir varlıktır.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:02 .