![]() |
Köşe taşı isa mesih ve hacerül esved
İsa insanlarca reddedilmiş diri bir taştır..1.petrus 2-4
Bir köşe taşıdır..Efesoslulara 2-20 Yapıcıların reddettikleri köşe taşıdır..mezmurlar 118-22 matta 21-42 Sürçme taşı,tökez kayasıdır..işaya 8-14 ve romalılar 9-33 İsa diri bir köşe taşıdır..Diri demek,HAY demektir..Mesela eski ahitte hoşea 1-10'da Yahve kendini diri olarak tanıtır..Kuran'da bakara suresi 255.ayette de Allah kendisini diri olarak tanıtır..İbrahim'in tanrısının adının HAY,yani diri olduğunu Muazzez İlmiye Çığ ''İbrahim peygamber'' kitabında belirtir.. Buradan nereye varabiliriz? Kabe'nin köşesinde bir taş vardır ve tavaf ritüeli bu taştan itibaren başlar.. Hacerül esved bir köşe taşıdır ve bu taşın önemi müslümanlarca çok büyüktür ve ben bu önemi şu anda belirttiğimi sanıyorum..:) Yani müslümanların cennetten bir parça olarak kabul ettikleri kutsal taş,İsa'nın ta kendisidir..Bu taşın vajinaya benzemesi ve Kabe'nin önceden bir ana tanrıça tapınağı olması iddialarını bir kenara bırakın..Bu konu,Kabe'nin kilise olmasından önceki konular..Asıl odaklanılması gereken konu,Kabe'nin bir kilise olması ve kilisenin köşesinde de bir taşın bulunması.. Ne diyor müslümanlar? ''Hacerül esved beyazdı,regl olan kadınlar bu taşa sürtüne sürtüne kararttılar..'' Bu beyaz taşa dair de,incilde bir ifade var..Vahiy 2-17'de beyaz taştan bahsedilir.. Ya da diyorlar ki;cahiliyye döneminde insanlar putlara/taşlara tapıyorlardı..Halbuki cahiliyye denilen dönemde araplar hristiyanlaşmışlardı..Kabe bir kiliseye dönüşmüş,Kabe'de İsa'ya(rab) tapınılmaya başlanmıştı..Yani müslümanların kötüledikleri insanlar taşa/puta tapan putperestler değil,taşa/heykellere tapınan hristiyanlardı.. Allah çift cinsiyetli bir tanrıdır..İçeriğinde hem kadını,hem de erkeği barındırır..Hacerül esved bir vajina şeklindedir ve Müslümanların bu taşa tapma nedeni,bu taşın rabb (isa) olması veya rabbi doğurmasıdır..Rabbi doğuran Meryem(Allah'ın dişil yanı),Kabe'nin kendisi oluyor..Kabe'nin köşesindeki Hacerül esved'de,bakire meryemin tanrıyı/rabbi/isayı doğurduğu vajinası.. Erol Sever'den(islamın kaynakları 1 kitabı) bir alıntı;''4.yüzyılın sonlarında 6 ocak meryem ana yortusunda Petra'daki bir kilisede arapça ilahiler okunuyor ve meryem ananın adı KA'B(bakire) olarak geçiyordu..İsa'ya ise arapça Dhu Şara adı verilmişti..'' Bu alıntı yazdıklarımı destekliyor..Yani Kabe,aslında Meryem oluyor ve Meryem'de aslında Allah'ın dişil yanı oluyor..Yani Meryem=Allah oluyor.. İsa ise Meryem'den,yani Allah'tan doğma rab/oğul oluyor.. Folklor ve mitoloji sözlüğünde Duşara,Dusura olarak şöyle tanıtılır;''Her yıl ölüp yeniden dirilen Nabatea güneş tanrısının adı olup Khaabu'nun oğludur..'' Duşara=İsa Khaabu=Meryem,Allah |
Bazı Müslümanlar, Matta 21:42'de sözü edilen yapıcıların reddettiği taşın Muhammed olduğunu söylerler. Zira söz konusu ifadelerin geçtiği ayetin devamında şöyle der; ''Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştirecek bir ulusa verilecek''. Burada Tanrı'nın egemenliğinin başka bir ulusa verileceği ifadesi ile peygamberliğin Yahudilerden alınacağı, Araplara geçeceği şeklinde yorumlanmıştır. Bu sebeple sözü edilen köşe taşının Muhammed olduğu iddia edilmiştir. Yine bir sonraki ayette ise; ''Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek'' denilmiştir ki bununda İslam peygamberinin cihat yapan niteliğine vurgu şeklinde yorumlanmıştır.
|
Takiyiddin;islam mitolojisindeki Muhammed figürü,zaten İsa'dır..Reddedilme konusu,hepimizin bildiği gibi Muhammed mitinde de vardır..
|
Alıntı:
Piramitçiler için Matta 21:42 çok iyi bilinen bir ayettir. 1798'de Napolyon'un Mısır seferi Avrupalılar'ın Mısır piramitlerine akın etmesine, dolayısıyla son 200 yıldır piramitlerde araştırma yapanların Hristiyan olması nedeniyle "Köşe Taşı"nın "Mesih" yani JESUS olduğunu bilmeyen yoktur. Şimdi "Köşe Taşı" ile ilgili ayetlere tekrar bakalım: Alıntı:
|
Roma döneminde bugünkü Humus dolaylarında, Yunanca adıyla Emesa'da bir krallık kurulmuştu, inandıkları İlâhıñ adı Yunanca Elagabalus idi, ancak bu ad Aramîce Alaha Gabal'ıñ Yunancalaşmış biçimiydi. Aramîce "Alaha Gabal" adını akraba dil Arapçaya çevirirsek Allah'ûl Cebel "Dağ Tañrısı" olur.
Elagabalus'uñ simgesi gökten gelmiş olan kara taşlardı (göktaşları). Yunancada bu tür taşlarıñ bulunduğu Elagabalus tapınaklarına Beatylos démişler, buradaki "Beatylos" sözü de Aramîce Beith El "Tañrı Evi" sözünüñ Yunancalaşmış biçimidir. Aramîce "Beith El" adını da akraba dil Arapçaya çevirirsek Beyt'ûl İlah olur. Emesa akçelerinde (sikke) bu taşlar resmedilmiştir. https://armstrongmedia.s3.amazonaws....e-of-Emesa.jpg |
Hacerül esved, olmayan cennetten gelmediğine göre, meteordan yapılarak, doğurulan isa'nın figürsel taşı, kabe ise meryem'in figürsel benliği olabilir. Antik uygarlıkların ilahi otoriter güçlere maddesel figür yaparak taptıkları, tarihi vaka olarak bilinirken ve günümüzde bile paganlığın devam ettiği toplumların varlığı (Hindistan uzaya uydu gönderen bir ülke ayrıca) ortadayken, hacerül esved taşının isa'nın doğumsal figürü neden olmasın!
|
Ang;Elegabal kelimesini tanrı EL olarakta açabiliriz,tanrı ALAH veya İLAH veya ALAHA veya ALLAH..Hepsi aynı sonuçta..Ugaritin veya Kenanın baş tanrısından bahsediyoruz..Bu tanrının bir de BAAL isimli oğlu var..Aslında EL ve BAAL aynı tanrılar..Tıpkı Hristiyanlıktaki Baba ve oğulun aynı olması gibi..Zaten Baba tanrı EL,oğul İsa'da BAAL'dır..İslam'da da ALLAH EL,Muhammed BAAL'dır..
Roma imparatoru Antoninus'un ELAGABAL'e veya HELİOS'a taptığı söyleniyor.. HELİOS,yunan güneş tanrısı..Roma'da bu SOL veya SOL İNVİCTUS oluyor..ELAGABAL denilen tanrı,bu tanrıların aynısı..İsim değişiyor sadece..O bölgedeki adı.. Baal,Mitras veya İsa'da aynı şey.. Mesela HELİOS kurtarıcı olarak ifade ediliyor..İsa'da aynı şekilde.. Beytel tanrının evi deniyor ve buradaki EL tanrı oluyor..Yalnız mesela AŞERA'ya da BET-EL adı verilen konik taşlar şeklinde tapıldığı belirtiliyor..Zaten bunlar karı koca..Demek ki tanrının evi söylemi,hem erkek için,hem de kadın için kullanılıyor.. Bir başka mevzu da bu taşın Dünya'nın merkezinde olduğu söylemi..Söylenene göre hacerül esved Dünya'nın merkezindedir..Delfi'deki ana tanrıçanın göktaşının da Dünya'nın merkezinde olduğu söylenirmiş.. |
Hristiyanlık'a göre hatta İncil'e göre köşe taşı İsa, Muhammed'le zerre kadar alakası yok. Tanrı'nın Egemenliği'nin alındığı ulussa İsrail . Egemenliğin verildiği ulussa ,İsa aracılığıyla Yahudi olmayan müjdeyi kabul eden diğer halklar. Bu Müslümanlar zekamızla dalga mı geçiyor anlamıyorum ki.
Ha Mezmurlar'ın köşe taşından kastı ne derseniz Mezmurlar'ın sahiplerinden biri olduğu iddia edilen Davut kendisinden bahsediyor yine. Tanah'ın 1. Samuel Kitabı 16. bölümünün ilk 13 ayetinde de görülebileceği gibi Peygamber Samuel Davut'un babası İşay'ın evine gelip oğulları arasından bir kral seçmeye gönderiliyor Tanrı tarafından. Çünkü ilk İsrail Kralı Saul Tanrı'nın gözünde artık kral değil bundan sonra. İşte İşay bunun üzerine tüm oğullarını Samuel'e getiriyor biri hariç; en çelimsizi olan, en genci olan ve çobanlık yapan Davut haricinde bütün oğullarını tabii. Samuel önüne getirilen oğullardan Tanrı'nın en yaşlı olanı seçeceğini düşünüyor ama Tanrı diyor ki ''bunların hiçbirini istemiyorum''. Samuel şaşırıyor ve İşay'a soruyor: Başka oğlun var mı? (Olması lazım Tanrı İşay'ın kütüğünden çıkacak kral demiş.) İşay en son genç Davut'u getiriyor ve Tanrı Samuel'e Davut'u meshetmesini söyleyip onu kral seçiyor. Böylece Davut yapıcıların reddettiği (onun mecazen yapımında pay sahibi olan babası İşay'ın çünkü Davut'u Samuel'e ilk göstermedi kral olacağını düşünmedi ve onu kral yapan ama ilk başta niyeti bu olmayan Samuel'in) taş oluyor ve köşe taşı olarak Yahudi krallarının tarihinde en başa onun ismi yazılıyor. Köşe taşı Davut'tur. |
Köşe taşının Davut olduğunu kanıtlayan o pasajı da buraya atayım da tamamen , içim rahat etsin.
Davut Kral Olarak Meshediliyor 1. Samuel Bölüm 16 RAB Samuel’e, “Ben Saul’un İsrail Kralı olmasını reddettim diye sen daha ne zamana dek onun için üzüleceksin?” dedi, “Yağ boynuzunu yağla doldurup yola çık. Seni Beytlehemli İşay’ın evine gönderiyorum. Çünkü onun oğullarından birini kral seçtim.” 2 Samuel, “Nasıl gidebilirim? Saul bunu duyarsa beni öldürür!” dedi. RAB şöyle yanıtladı: “Yanına bir düve al ve, ‘RAB’be kurban sunmak için geldim’ de. 3 İşay’ı kurban törenine çağır. O zaman ne yapman gerektiğini ben sana bildireceğim. Sana belirteceğim kişiyi benim adıma kral olarak meshedeceksin.” 4 Samuel RAB’bin sözüne uyarak Beytlehem Kenti’ne gitti. Kentin ileri gelenleri onu titreyerek karşıladılar ve, “Barış için mi geldin?” diye sordular. 5 Samuel, “Evet, barış için” diye yanıtladı, “RAB’be kurban sunmaya geldim. Kendinizi kutsayıp benimle birlikte kurban törenine gelin.” Sonra İşay ile oğullarını kutsayıp kurban törenine çağırdı. 6 İşay ile oğulları gelince Samuel Eliav’ı gördü ve, “Gerçekten RAB’bin önünde duran bu adam O’nun meshettiği kişidir” diye düşündü. 7 Ama RAB Samuel’e, “Onun yakışıklı ve uzun boylu olduğuna bakma” dedi, “Ben onu reddettim. Çünkü RAB insanın gördüğü gibi görmez; insan dış görünüşe, RAB ise yüreğe bakar.” 8 İşay, oğlu Avinadav’ı çağırıp Samuel’in önünden geçirdi. Ama Samuel, “RAB bunu da seçmedi” dedi. 9 Bunun üzerine İşay Şamma’yı da geçirdi. Samuel yine, “RAB bunu da seçmedi” dedi. 10 Böylece İşay yedi oğlunu da Samuel’in önünden geçirdi. Ama Samuel, “RAB bunlardan hiçbirini seçmedi” dedi. 11 Sonra İşay’a, “Oğullarının hepsi bunlar mı?” diye sordu. İşay, “Bir de en küçüğü var” dedi, “Sürüyü güdüyor.” Samuel, “Birini gönder de onu getirsin” dedi, “O buraya gelmeden yemeğe oturmayacağız.” 12 İşay birini gönderip oğlunu getirtti. Çocuk kızıl saçlı, yakışıklı, gözleri pırıl pırıl bir delikanlıydı. RAB Samuel’e, “Kalk, onu meshet. Seçtiğim kişi odur” dedi. 13 Samuel yağ boynuzunu alıp kardeşlerinin önünde çocuğu meshetti. O günden başlayarak RAB’bin Ruhu Davut’un üzerine güçlü bir biçimde indi. Bundan sonra Samuel kalkıp Rama’ya döndü. |
Bu arada bazı uçmuş Müslümanlar bu taşın Hacerul Esved olduğunu(dolayısıyla Hacerin soyundan Araplar olduğunu ) söyler. Sanırım Nolan da onlara katılıyor.
|
Kadın hacer (هاجر) adının arapça yazılışı ile taş anlamındaki hacer (خجر) adının yazılışı yörebinde ileti yazmıştım başka konuda.
Hicret sözcüğündeki gibi 2 gözlü he harfiyle yazılan hacer (هاجر) kadın adı. Örneğin Haşr 9'da hicret edenler, men hacere (مَنْ هَاجَرَ) iki gözlü He harfi iledir. Öteki tırtıklı Hı harfi örneği ise Bakara 24'de yakıtı insanlar ve taşlardır söylemindeki hicaratu حِجَارَةُ Hı harfi iledir. Hicr 80'de kezzebe ashabu el Hıcr (كَذَّبَ أَصْحَابُ الحِجْرِ) Hicr ashabı bir toplum adıdır aynı zamanda. Taş adı bir toplum adı da olmuş, yalnızca bildiğimiz taş-kaya anlamında kullanılacak diye birşey yokmuş araplar için veya ortadoğu halkları için. Ama ibrahim'in karısı hacer ile literatürü farklı. Konu yörebinde ben, ibrahim'in karısı hacer هاجر ile hacerul esved taşının, yani hacer soyundan araplar'ın herhangi bir ilişkisi olabileceğine olasılık vermiyorum. İsa'nın veya davud'un "köşe taşı" olma yönündeki deyişler ilgimi hayli çekti tabi. هاجر Kişi adı hacer sözcüğü 2 gözlü He ها harfi iledir. حِجْرِ Taş adı HCR sözcüğü tırtıklı حِ harfi iledir. |
Alıntı:
Bakara 255. ayetindeki hayyum (حَيُّ) ve kayyum (قَيُّومُ) gibi sıfattır belki, bilemedim şimdi. Bildiğim kadarıyla Hacerul esved, Sanskritçe siyah taş anlamındaki iki kelimeden, Sanghey Ashweta dan gelir. (Hajre Aswad from the Sanskrit word Sanghey Ashweta or black stone.) İslamın hint kökenleri ibrahim ile mekke'ye lojistik imkan bulduğu için kabe'nin inşası ve proje amacı, mutlaka hinduizm'de brahma'na dayanmalıdır. Hacerül Esved'den ayrı, kabe'de sekizgen şekilli kaide bir taş ibrahim makamı adıyla bilinir. Hinduizm'de Brahma'nın kaidesi de ne tesadüf ibrahim makamı gibi sekizgen şeklindedir. |
Alıntı:
Alıntı:
|
upuaut,
İncil'de, İsa Mesih ile ilgili olduğu, bir ön bildiri olduğu iddiası ile Tevrat'tan iktibas edilen ayetler, bizzat ana metnin içinde el alındığında İsa ile oldukça alakasız olduğu görülür. Fakat İncil yazarları bunları İsa ile ilgili olduğu gerekçesiyle hiç bir çekince göstermeden İncil metinlerine dahil etmişlerdir. Dolayısıyla Hristiyanlar bu konumları itibari ile Müslümanları, ayetleri kapsamından çıkardıkları ve çarpıttıkları iddiası ile itham edemezler. Çünkü, İsa ile ilgili olarak ön bildiri olarak İncil'e aldıkları Tevrat metinleri, en az Müslümanların köşe taşı ile ilgili yorumları kadar konu bağlamından kopuktur. Bu arada ''Köşe Taşı Mesih'tir'' şeklindeki ifadeler İbraniler bölümünde geçmektedir. İbraniler bölümü ise ilginçtir yazarının kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir bölümdür. Sadece Pavlus'un yazdığında şüphelenilmektedir. Bu da ilginç bir detay... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Hayır, Siyon Tapınağı'ndaki Yahudi din adamları, sadece JESUS'u reddetmekle kalmadılar; çeşitli entrikalarla çarmıha gerilmesine de neden oldular. İşte bu, Yahudi din adamları için utanç vericidir. Çünkü kendi içinden çıkan bir insanın sorularına cevap veremiyorsun diye, o kişiyi öldürmen ya da ölümüne sebep olman mı gerekiyor? |
Alıntı:
Fakat Hoşea 11. bölümde tamamen İsrail ile ilgili bir pasajı, üstelik zaten ayetin başında ''Çocukluğunda sevdim İsrail'i'' ifadesi ile bu belirtilmesine rağmen İsa ile ilgiliymiş gibi, sadece ''Oğlumu Mısır'dan çağırdım'' bölümünü İncil'e iktibas edip, İsa ile ilgili bir ön bildiri varmış gibi davranan İncil yazarları sebebiyle bu konuda Hristiyanlar, Müslümanları ayetleri çarpıtmakla itham edemezler. Eğer Hoşea 11. bölüm gibi açıkca İsrail ulusunu kast eden, onların Mısır'dan çıkışlarını ifade eden bir bölümdeki ufak bir ayeti cımzbızlayıp, bunun İsa ile ilgili olduğuna inanabiliyorsa bir Hristiyan, Köşe Taşınında Muhammed olduğuna inanabilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
İsa'nın yaşadığına dair net bir kanıt mı var ki Yahudiler öldürdü diyorsunuz? |
Alıntı:
Örneğin Yeşeya 53 İsrail ulusunun Mesih döneminde diğer halkların krallarınca yöneticilerince nasıl yükseleceğinden falan bahsediyor işte bu bölümü bazı Yahudi bilginleri özel olarak Mesih'ten bahsedecek şekilde gönderme olarak kullanabilir bunda sorun yok Hristiyanlar'ın yanlışı bu ayetin açık anlamını kabul etmeyip açık anlamının İsa'dan bahsettiğini söylemeleri yoksa bağlayıcı olmamak kaydıyla Tanah'ın her ayeti farklı bir konuya atıf için kullanılmıştır. |
Alıntı:
Alıntı:
|
World;hristiyanlara göre İsa'nın Muhammed'le alakası yok..Yahudilere göre Musa'nın da İsa ile alakası yok..Bu mitolojik figürler arasındaki alakayı biz kuruyoruz..
Davut köşe taşıdır..Doğru..Peki İsa kim?Yahudiler,Davut'un soyundan gelecek bir mesih beklemiyorlar mı?İsa Davutoğlu diye incilde anlatılmıyor mu? Davut köşe taşı ise,incili yazanlar da tabi ki İsa'yı köşe taşı diye tanıtacaklar..Bu çok doğal..İslam'ı yaratanlar da Muhammed'i köşe taşı yapmamışlar ama köşe taşını köşeye yerleştiren olarak takdim etmişler..Ayrıca reddedilme mevzusunu da aynen işlemişler.. Engse Hohol;HICR veya HICIR,bildiğimiz gibi Kabe'nin Kudüs'a bakan yönündeki duvar kalıntısıdır..Müslümanlara göre buranın altında Hacer ve İsmail'in ölüsü vardır..HICR,döl yatağı demektir..Doğuşun,ya da yeniden doğuşun sembolüdür..Camilerdeki mihraba,kiliselerdeki apsise karşılık gelir..Geçmişte Müslümanlara HACERİ denmesinin nedeni de budur..Peki,Kabe neden Kudüs'e(kuzey batı) bakar?Bunun nedeni bence Kabe'nin bir ebiyonit kilisesi olmasıdır..Ebiyonit kiliseleri,diğer kiliseler gibi doğuya değil de;kudüse bakarlar.. Peki,hacerül esved neden doğu yönündedir?Bu da ilk kiliselerin doğuya bakması ile ilgilidir..Burada bir karışılık var..Bu karışıklık İslam'a da geçmiştir..Hani şu kıblenin Kudüs'ten Mekke'ye çevrilmesi mevzusunda..! Tumagü İskicap;kutsal kitapta YAHVE HAYAT SAHİBİDİR manasında,EL HAYY veya ELOHİM HAYYİM olarak geçiyor ve bu hayat/yaşam özelliği,Yahve'nin en belirgin özelliklerinden birisi.. Allah'a da HAYY denildiğini biliyoruz..Muazzez İlmiye Çığ'ın bahsettiği hayy,ibrahimin tanrısı Yahve..Yahve'de Allah işte.. Dediğin gibi Yakındoğu mitolojilerinde bu isimde bir tanrı yok gibi ama ben bir yerde geçtiğini biliyorum..Bu da HAYA olarak geçiyor ve bu bir tanrı değil,tanrıça..!Burada işte benim Yahve ve Allah'ın çift cinsiyetli tanrılar söylemim bir şekilde kendine kanıt buluyor..Haya,Sümer'deki Ninlil'in bir adı..Ninlil,Enlil'in karısı..Enlil,Marduk'un öncülü..Marduk,EL'in öncülü..El'de Yahve'nin öncülü..Yahve,baba tanrı oluyor..Sonrasında İslam'ın Allah'ı da buradan devam ediyor..Geçmişte çiftler,karı kocalar ayrı ayrı değerlendiriliyor ama zamanla çiftler birbirleri içinde eriyorlar..Bu erime,çift cinsiyetli tanrıları yaratıyor..Yahve'nin veya Allah'ın Hayy olması,Yahve'nin veya Allah'ın bir yanlarının tanrıça olması demektir.. Hindularla arapların pek işi olmamıştır..Araplar zaten son derece ilkel insanlar..İslam'ı yaratanlar İranlılar zaten..Öyle arapların Hindistan'a gidip,dönüşte oralardaki dini/toplumsal değerleri yaşadıkları yere getirme gibi bir dertleri olamaz..Bu konuda ''araplar nasıl insanlar'' diye bir başlık açmıştım..Oradan bir fikir edinebilirsin.. Benim gördüğüm,birkaç yerde Hint kılıcı ile ilgili birşeyler var..Yani gidip gelmeler olmuş.. Araplar ilkel olmaları haricinde,bir de Yakındoğu ve civarındaki insanların mit ithal etmelerine gerek yok..O kadar zengin bir ortamda,buna ihtiyaç yok.. Benzerliklerin olması doğal ama İslam veya Hristiyanlığın kökeni,kesinlikle bu dinlerin doğduğu Yakındoğu,ortadoğu veya Mezopotamya bölgesinde aranmalıdır.. |
Alıntı:
Josh McDowell halt etmiş İnciiler'in birbirini birini tutması mevzusu dediğin gibi zaten ayrı bir patolojik durum. Marangözden Öte'lik bir durum yok bence İsa'nın yaşadığını kanıtlayan tek bir güvenilir belge yokken akıl yürütmeyle bir şey kanıtlanamaz. En basiti Talmud'tan dahi kanıt yok.Her olayı kayda geçen Yahudiler İsa zamanında Mesih olduğunu iddia edilen Nasıralı İsa Mesih'ten 12 havarisinden, Bakire Meryem'den, Pilatus'tan bi haber. |
Alıntı:
|
World;ateistsek,ateist gibi düşünmeliyiz..Yahudiyi anlamak için Yahudi gibi,hristiyanı anlamak için Hristiyan gibi düşünmeye gerek yok..Böyle düşünemeyiz de zaten..
Binlerce/yüzlerce sene evvel,dini/ideolojik/toplumsal bağlamda birşeyler yazanları bugünden anlamak çok zor..Eğer bu konularda birşeyler öğrenilmek isteniyorsa,yapılabilecek tek şey,her kesime aynı mesafede olmak ve tamamen bilgiye odaklanmaktır.. Ateist olmak çok önemli..Tüm dinlerden/inançlardan kurtulmak çok önemli..Bunu yapamayan birisi,bu konularda eksik çıkarım yapar ve güvenilmezdir..Ben ateist olmayanların,sundukları bilgiye bile kuşkuyla yaklaşırım..Mutlaka o bilgiyi,ateist olmasa bile,seküler birinin teyit ettiğini görmek isterim.. Bu konularda,inanan insanlara asla güvenmeyeceksin..Yorumlarını zaten hiç önemseme,verdikleri somut bilgiye bile septik yaklaş.. ''Metnin anlamını metni yazanlar belirler''demişsin..Yanlış..İslami metinleri yazanlar kimdi?Hangi gaye ile bu metinler yazıldı?Metni yazanların metinlerle bir alakası var mıydı?Bu metinler tek bir dönemde mi yazıldı,yoksa yüzlerce yılda,yüzlerce belki binlerce farklı kişilerce mi? Anlıyor musun? Elimizde bir kuran ayeti var ve bu ayeti kimin,ne zaman,nerede,ne şartlar altında,neye dayanarak yazdığını bilmiyoruz..Haliyle bu ''ayetin anlamını,ayeti yazanlar belirler'' demen,anlamsız.. Şunu da ekleyeyim..Mesela nuh tufanı ile ilgili ayetler..Bu ayetleri yazanlar,bu ayetin ne anlama geldiğini biliyorlar mıydı acaba? |
Alıntı:
Kuran'ı kimin yazdığını bilmiyoruz ama İncil'i yazanların İsa'ya Mesih olarak inanıp Tanah'ı buna göre ırzına geçerek alıntıladığını ve İsa'ya Eski Ahit dedikleri kitaptan kehanet bulduklarını,Kuran'ı yazanların İncil'i ve Tanah'ı Muhammed'i bulmak için baş aşşağı ettiğini biliyoruz. Ne demek istediğimi anlatabilsem katılacaksın bana aslında. |
Antik Mısır'daki nefesler kitabından;
''Selam sana Osiris......Daha sonra gel ve hakikatın salonuna gir, çünkü sen artık bütün günahlardan ve kusurlardan arındın. Bundan böyle 'hakikatın taşı' senin adın.'' https://tr.wikipedia.org/wiki/Amenti https://arkeofili.com/antik-misirin-...abi-incelendi/ Belki de eski ve yeni ahitte bahsedilen 'köşe taşı' ve Kabe'deki 'kara taş', buradan kaynaklanıyor.! Bu yüzden Rab Yahve diyor ki: "İşte Siyon'a sağlam temel olarak bir taş, denenmiş bir taş, değerli bir köşe taşı yerleştiriyorum. Ona inanan yenilmeyecek. Yeşaya 28-16 Köşe taşı Mesih İsa'nın kendisi*dir. Efesliler 2-20 Hacerül Esved ile ilgili; https://twitter.com/Pesimistateist/s...55298042339335 https://twitter.com/Pesimistateist/s...72988716630016 https://twitter.com/Pesimistateist/s...46597443166208 https://twitter.com/Pesimistateist/s...01073643687936 |
Kabe'nin köşesindeki taşa dokunmak veya bu taşı öpmek için adeta birbirlerini ezen hacıların görüntüsü, bu sitede(X'te) elden ele dolaşıyor. Peki, bunun aslı nedir?
İncilde İsa'nın köşe taşı olarak tasvir edildiğini biliyoruz. Efesliler 2-20 ''Köşe taşı Mesih İsa'nın kendisidir.'' 'Agape' diye bir şey var. Asketik ya da mistik hristiyanların tanrı aşkı için kullandıkları Yunanca bir kelime bu. https://tr.wikipedia.org/wiki/Agape Agape: Bu kelime İncil'de sevgi için en çok kullanılan ifadedir. https://www.kutsalkitap.org/incildek...rivacy=updated Son akşam yemeğine bile(bilmiyordum bunu) Agape yemeği deniyormuş. Bu Son Yemek için "Rabbin Akşam Yemeği", "Efkaristiya" (Şükran) veya "Agape" (Sevgi Yemeği) tabirleri kullanıldı. https://www.catholic.az/download/kitab-Hristiyan.pdf Sadece aşk değil, Agape'yi 'en soylu ruh hali' diye de tanımlayanlar var. J. Bruton Russell('İblis, erken hıristiyan geleneği'kitabı) Agape ve Kabe aynı şey olabilir mi? Mekke'nin kuzeyindeki Petra'da, Nebatiler güneş tanrısı Duşara'nın annesine Khaabu demişler. Yunanca aşk anlamına gelen Agape'yi, buradaki Araplar Khaabu'ya çevirmişler, sonrasında güneydeki Hicaz'da bu ifade Kabe'ye çevrilmiş gibi görünmüyor mu? İsa 3 cılız kişinin yanından geçiyor ve bu kişilere ne olduğunu soruyor. Bu 3 kişi de 'cehennem korkusundan bu haldeyiz' diyorlar. İsa onlara 'siz bir yaratıktan korkuyorsunuz, korkanları kurtarmak tanrıya düşer' diyor. Sonra daha cılız 3 kişinin yanından geçiyor ve onlara da aynı şeyi soruyor. Onlar da 'cenneti arzuladığımız için böyleyiz' derler. İsa da 'siz bir yaratılmışı arzu ediyorsunuz, ümit ettiğiniz şeyi vermekte tanrının görevidir' der. Sonra daha da cılız 3 kişinin yanından geçer ve aynı soruyor sorar. Onlar da 'tanrıya olan aşkımız yüzünden bu haldeyiz' derler. İsa da, 'Siz ona en yakınsınız, ona en yakın olan sizlersiniz' der. Kaynak; İslam sufileri-Raynold A. Nicholson Burada aşkın, yani agape'nin cehennem korkusu ve cennet arzusundan daha kıymetli olduğu vurgulanıyor. Ayrıca İsa, aşkı yakınlaşmakla irtibatlandırıyor. Neticede İsa bir tanrı ve köşedeki bir taş şeklinde betimlenmiş, İsa'ya aşık olanların köşedeki taşa yakınlaştıkları veya köşedeki taşa yakınlaşanların İsa'ya aşık olduğu gibi bir anlama kavuşuyoruz. |
Araplarin 'vajina'ya benzeyen tasi "ISA" mi :)
Alıntı:
Ahlaksiz, Isa'nin "kose tasi" olarak betimlenmesi ile Muslumanlarin Hacerul Esved'e dokunmasi arasinda herhangi bir mantiksal, tarihsel veya teolojik baglanti kurmak cok hataliolur. Acil olarak en azindan bir lise 3 duzeyinde Mantik dersi kitabi okumani oneririm. Niye diyorum, cunku iki kavram, hem tarihsel hem de dini acidan tamamen farkli baglamlara aittir ve birbirleriyle iliskilendirilmeleri ciddi bir kavramsal, mantiksal hata icerir. Oncelikle, Isa'nin "kose tasi" olarak tanimlanmasi, Hristiyan teolojisinde kilisenin saglam ve sarsilmaz bir temel uzerine kuruldugunu simgeleyen guclu bir metafordur. Bu metafor, antik cagda mimari bir gereklilik olan kose tasindan esinlenmistir. Antik Roma ve diger medeniyetlerde, binalarin temelini olusturacak en onemli tas olan kose tasi, yapinin saglam durmasini ve diger tum taslarin hizalanmasini saglardi. Incil'de Isa'nin "reddedilen kose tasi" olarak tanimlanmasi (Mezmurlar 118:22, Matta 21:42), onun baslangicta reddedilmesine ragmen en onemli temel haline geldigini vurgular. Yani burada bahsedilen tas, kelimenin gercek anlamiyla bir tas degil, saglamlik ve temel olusturma kavramlarini iceren mecazi bir anlatim ve kendine has bir ozelligi baglami var. Buna karsin, Hacerul Esved'in Islam'daki yeri tamamen farkli bir baglamda. Bu, tavaf rituelleriyle ilgili. Muhtemelen, Muslumanlar oncesinde de kutsal kabul ediliyordu. Sekli ve dokusu itibariyle dikkat cektigi icin, insanlar icin kutsal anlamlar tasimis olmali. Yani burada soz konusu olan bir metafor veya mecaz degil, tarihsel ve dini bir rituelin parcasi olan fiziksel bir nesne, ve insanlar bu nesneye kutsal anlamalr yuklemislerdir. Bu iki kavrami birbiriyle iliskilendirmek, bir kelimenin ya da nesnenin farkli kulturel baglamlarda farkli anlamlar tasidigini goz ardi etmek anlamina gelir. Eger "tas" kelimesi uzerinden boylesine bir iliski kurulacak olursa, ayni mantikla dunyanin her yerinde farkli amaclarla kullanilan taslarla da baglanti kurmak gerekir. Ornegin, Japonya'da Sinto tapinaklarinda yer alan taslar, Hinduizm'de kutsal kabul edilen taslar veya Pagan inanislarinda kullanilan tas objeler de bu sekilde Isa'nin kose tasi metaforuna baglanabilir. Ancak bu tur bir iliskilendirme, hem tarihsel hem de mantiksal olarak hatalidir. Ayni mantik hatasi "diri" kelimesi icin de gecerlidir. Eski Ahit'te Tanri icin kullanilan "diri" ifadesi, O'nun ebedi ve yasayan bir varlik oldugunu vurgulamak icin. Benzer sekilde, Kur'an'da da Allah icin "diri" ifadesi kullanilir, cunku Islam inancina gore de Allah ezeli ve ebedidir. Ancak, kelimelerin benzer olmasi, kavramlarin birebir ayni oldugu yada birbirinden kopya ettigi anlamina gelmez. Ben de bazen elmaya "diri" diyorum, buradan da benim aslinda musluman yada hristiyan oldugum anlami cikmaz. Bu hatayi dilbilimsel bir ornekle aciklayayim mesela. Isveccede yanlis hatirlamiyorsam, "kitap" kelimesi "bok" olarak yazilir, Ingilizcede ise "book" olarak yazilir. Turkcede "bok" kelimesi tamamen farkli, ve bazen de olumsuz bir anlama kullanilir. Eger kelime benzerliklerine dayanarak baglantilar kuracak olursak, Isvecce, Ingilizce ve Turkcede "bok" kelimesinin ayni anlama geldigini iddia etmek gerekir ki bu tamamen yanlistir. Hatta daha da ileri gidip, kitap okumanin "bok" gibi bir sey anlamina geldigini dahi soyleyebilirsin. :flame: Bir baska ornek olarak Ingilizcedeki "gift" kelimesi var. Ingilizcede "gift" hediye anlamina gelirken, Almancada "gift" kelimesi "zehir" anlaminda. Eger kelime benzerliklerini temel alarak anlam cikarimi yaparsak--ki agape be kabe arasinda da yaptigin gibi--, hediye ile zehir arasinda dogrudan bir iliski oldugunu soylememiz gerekirdi. Ancak bunu iddia etmek sacmalik olur, cunku kelimeler farkli dillerde farkli baglamlarda kullanilir ve anlamlari tarihsel surec icinde bagimsiz olarak sekillenir. Ayni hatali mantik, tas kavrami icin de gecerlidir. Sen, Romalilarin -- Isa Romalilar zamaninda yasadi--bina yapiminda kullandigi "kose tasi" teriminin Incil'de saglam temel anlaminda mecazi olarak kullanildigini goz ardi ederek, Muslumanlarin bir tasa dokunma ritueli ile bagdastirmaya calisiyorsun. Ve hatta diyorsun ki, bilmem ne bakimindan bakildiginda, (?) ARAPLARIN VAJINA SEKLINE BENZEYEN TAS ASLINDA ISA! Aslinda, bu tas Isa dusuncesinden geliyor. ...:amen: Bu, AKLI DENGESINI KAYBETMIS, psikolojik olarak yardima ihtiyaci olan insanlarin soyleyebilecegi bir sey! Gercek hayatla baglantisi kopmus olmali bunu soyleyen biri. Eger her tas objesi veya her "diri" kelimesi ayni anlama ve baglama geliyor olsaydi, dunyadaki tum dillerde tasla ilgili tum metaforlar ayni baglami yada anlami icerirdi. Farkli kulturlerdeki semboller, kavramlar veya kelimeler arasinda ZORLAMA BAGLANTILAR KURMAK, hem tarihsel hem de mantiksal tutarlilik acisindan hatalidir. Neyse, her kavram, kendi kulturel, tarihsel ve dini baglami icinde degerlendirilmelidir. Isa'nin "kose tasi" olarak betimlenmesi, antik mimariden esinlenen guclu bir mecaz; Hacerul Esved ise tamamen farkli bir rituel baglaminda. Bak, ben bu yaziyi yazarken ne oldu biliyor musun. Oglum, duvardaki buyuk Amerika haritasinda bir sey gosterecegini soyledi.Illa ki, baba buraya gel, bir sey gostericem dedi, laptobu birakip, gittim, dedi ki, Bak, Michigan haritasi eldivene benziyor. Bak, eldiven dedi. Cidden oldu bu olay, gercek yani. Atmiyorum. 5 yasindaki oglumun sahip oldugu cocuksu mantiga sahipsin :) |
Alıntı:
Iddian --hatta iddialarinin hepsi-- dilbilimsel, teolojik ve tarihsel acidan tutarsiz. Niye mi, gel sana soyleyeyim nedenini. Oncelikle, "Agape" kelimesi Yunanca kokenli. Incil'de de geciyor cunku Incil ilk olarak Yunanca yazilmis. Bu bir terim yani. Hristiyanlikta Tanri'nin insanlara olan kosulsuz sevgisini ifade ediyor. Bu kelime, Arapca veya Nebati dilindeki "Khaabu" ya da "Kabe" ile hicbir dilsel baglantiya sahip degil. Bunu cok yaptigin icin soyluyorum. Ben Ingilizce ve Turkce biliyorum. Ispanyolca ogreniyorum. Oradan bilindik bir ornek vereyim. Gerci Ispanyolca bilmene de gerek yok, bilinen bir sey soyleyeyim. Ispanyolca "embarazada" diye bir kelime var. Bu, Ingilizcedeki "embarrassed" (utandi, utanmis) kelimesine yazilis olarak cok benziyor, ama anlam olarak TAMAMEN farkli. "Embarazada", Ispanyolcada "HAMILE" demektir. Goruyor musun :shocked: :shocked: Kelimeler yazilis olarak birbirine benziyor, ama anlamlari ve kokenleri tamamen farkli. Yunanca "Agape" ile Arapca "Khaabu" veya "Kabe" arasinda da iste boyle bir durum soz konusu. Kelimelerin kokenleri ve ses degisimleri uzerine biraz arastirma yaparsan, bu tur bir baglanti kurmanin ne kadar ZORLAMA oldugunu gorursun. Bak, sana cok guzel bir ornek daha vereyim mi? "Computer" kelimesinin Turkce'de bilgisayar anlamina geldigini biliyorsun. Computer, bildigimiz cihaz yani. Hic Fransa'ya gittin mi? Fransizcada "ordinateur"diye bir kelime de var. Bu iki kelime var ya, aslinda aralarinda HIC BIR dilsel baglanti yok. Biri, digerinden gelmiyor yani.. Bu kelimeyi 1955 yilinda bir Fransiz, "Fransizca'da "duzenleme" kelimesine atifta bulunmak icin bilgisayar anlaminda kendi uydurmus. Aslinda "computer" kelimesi, Latince "computare" den geliyor. Ama Fransiz kendi uretiyor bunu. Latincesiyle bir alakasi yok. Ayni sekilde, Incil Yunanca yazilmis. Orada "sevgi" kelimesi Yunanca'da "Agape"... Kalkiyorsun, Arabistan'da bir tanri var. O halde, bu agape'den geliyor diyorsun. Buradan da, aslinda bu tanri ISA, yada MERYEMdir de diyebilirsin :) Dememek icin herhangi bir sebebin var mi bu mantikla. Yok.
Buradaki mantik hatasini fark ettin mi? Bu mantikla gidersek, "Mouse (fare) kelimesi Ingilizce'de de var, o zaman bilgisayar faresinin fare hayvaniyla bir ilgisi var" demek gibi sacma bir sonuca variriz. Sozun ozu, Yunanca bir kelimenin, Arabistan'daki Nebatilerin "Khaabu"suyla veya Islam oncesi Arap gelenegindeki "Kabe"siyle BIR ILISKISI OLMAK ZORUNDA DEGIL. Kelimelerin anlamlari farkli.. Kulturel baglamlari farkli. Cok farkli seyler bunlar. |
Arapçada p harfi yoktur. Dahası sesli harfler yazılmazdı. Buna göre düşünürsek;
Agape = Gabe Gabe şeklinde okunan bir şey zaten Kabe diye de okunur. Çünkü g harfi kelimenin başında zorlama durur. K'ye dönüşmesi an meselesidir. Dışarıdan bakan tarafsız bir gözlemci olarak başka dilde Agape olan bir kelimenin Araplar tarafından Kabe olarak söylenişi bana gayet mantıklı görünüyor. |
Biri Arapca, Ka'bah: küp
Etymology. 1-The literal meaning of the word Ka'bah (Arabic: كعبة) is cube. 2- The root meaning of Kaaba in Arabic is "round, young female" and not "cube", which is a late-Arabic attributed meaning, understandably influenced by Islam. Digeri Yunanca, Agape: sevgi Kelime hristiyanliga ozgu bir sey bile degil. The word "agape" comes from the ancient Greek word agápē (ἀγάπη), which means "love" or "charity" The verb form goes as far back as HOMER, translated literally as affection, as in "greet with affection" and "show affection for the dead". …… Bana Yunanca agape kelimesinin, Arapca Ka'bah a donustugune dair bir tane nesnel kanit getirir misiniz? Bir yerinizden uydurmayin. O kadar sey yazdim bir onceki sayfada. |
Love or charity yazıyor. Charity kısmını görmezden gelerek sevgidir demen manipülasyon olmuyor mu.
Charity neydi? Hayır kurumu. Hayır kurumu olarak Kabe. Gidip sadaka verdiğin yer. Pek bir mantıklı oldu. Bilgi için tşk |
Islerin oyle yurumedigine dair bir ornek
Nisanyan sozlukten alinti yapiyorum:
masa İtalyanca mensa "küçük taşınabilir masa" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İspanyolca ve Ladino (Yahudi İspanyolcası) mesa "masa" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Latince mensa "masa" sözcüğünden evrilmiştir. masaL (masal, hikaye, mesel yani bildigin) Arapça ms̠l kökünden gelen mas̠al مثل "mesel, öğretici hikâye" sözcüğünden alıntıdır. Daha fazla bilgi için mesel maddesine bakınız. Mesel sözcüğünün Türkçede özel anlam kazanmış varyantıdır. https://www.nisanyansozluk.com/kelime/masal Masal kelimesi zamanla biriniin kelimenin sonuna "L' koymasiyla olmamis. Nesnel bir zemini, gecmisi, kokeni var. Bir baglami, bir anlami, bir tarihi var yani. Yani isler, "biri bu kelimenin onune X harfi koymus, o halde Yunanca kelime Arapca olmus, bu da Yunanca tanrisal bir dusunceyi, Arap'larin putuna donsturmus" diye olmuyor. Onu demek istiyorum. |
Alıntı:
Guzel bir noktaya degindin, tesekkurler. Hayir. Ben yazarken sadece "sevgi" anlami aklimdaydi. O yuzden altbaslikta sevgi yazdim. Bir aciklama bulayim diye google'da yazinca, bu cumleye denk geldim ve onu ekledim. Bu arada, Kutsal Yazilarda 'Mesih'in saf sevgisi' anlamina geliyor charity. fakat disarda normal bir adami durdurup sorsan, genellikle hayirseverlik, yardimseverlik anlaminda oldugunu soyleyecektir. .... Sevgi, yardimseverlik. (Yunanca) Ka'bah, tas, kup, genc kiz (?) (Arapca) Bunlar farkli seyler. |
Ahlaksiz, Kuran'i, Islamiyet'i bizden iyi biliyor. Orasi kesin de, Hristiyanlikla ilgili cikarimlarinin cogu yanlis. Bunu da tek tek kanitlayabiliriz. Turk milleti, --ozellikle son zamanlarda beyni, mantigi curumus gitmis bir millet-- Mantik eksikligi yasiyoruz. Ben de oyleydim ergenken, mantigin "m"si yoktu.
Fakat benim cocukken soyledigim seyleri tekrar ediyor simdi ahlaksiz. Yaptigim hatalari yapiyor. |
Alıntı:
Charity=hayır kurumu Gerçek Hristiyanlık bu değil, ingilizce İngilizce değil yeter ki senin saçma teorilerine engel olmasın. Agape=charity=hayır kurumu Eskiden losev, Atatürkçü düşünce derneği, tema gibi hayır kurumları yoktu. Camiler, ve onun öncesinde kiliseler. Özetle dini kurumlar aynı zamanda hayır kurumlarıydı. Bir yeri vakfetmek istediğinizde kiliseye bağışlarsınız. Böylece hem bağış yaptın, hem cennete yatırım. Her neyse. Sonuç olarak Agape= charity = kilise = cami = Kabe. Hepsi aynı şey. Boşuna kıpraşma. İsa'nın sevgi safsatasına dönersek, Love, dilimizde sevgi ve aşk olarak ikiye ayrılır. Oysa bu batıda tek kelimedir. Sevgi ve aşkın nasıl birbirine zıt kavramlar oldukları, birinin şifalı, diğerinin toksik olduğu konusunu buralarda işledik. Ancak siz sadece sevgi kısmını alıyorsunuz. Oysa kilisedeki love, aşkı da kapsıyor. Ama onu Türkçeye almıyorsun, çünkü işine gelmiyor . İsa'nın sevgisi şifalı olduğu bir o kadar da toksiktir. Ama sen işine geleni alıyorsun işine gelmeyeni almıyorsun. Sırf işine gelmediği için gerçekleri saptırıyorsun. Saf sevgi, aşktan bağımsız olarak Heptelehübü''nün sevgisidir. O, en sevilmeye layık olandır. |
What😀
Seninle diyalogumuz bitti. |
Tepkin what'dan öte geçemiyor ve diyaloğu bitirmek için mantıklı bir argüman ortaya koyamıyorsun. Buna biz İngilizcede runaway diyoruz.
Ben bu forumda yazdığım mesajların 20 misli kadarını Amerikan forumlarında yazıyorum. Senin ingilizcen what the heck are you talking about'dan öte geçemiyor. Geçseydi charity sevgidir demezdin. Love'in ikiye ayrıldığını ve bunun hristiyanlığı çökerten bir argüman olduğunu ve İsa'nın aşkla sevgi arasında çır çıplak (kral çıplak) olduğunu görürdün. Madem kuru cehaletinle başbaşa kalmak istiyorsun, sana iyi uçuşlar / kaçışlar. |
Alıntı:
Adam Mormon rahipliği yaptı, belki de hala yapıyordur. Epeydir Amerika'da yaşıyor. İstese seni perişan eder. Yine de sen bilirsin. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:10 . |