![]() |
Yapamıyorum
Ben kuranın tanrı tarafından gönderildiğine olan inancımı kaybettim sanırım.2 yıl öncesine kadar kendimi müslüman sanırdım ama işıd gibi grupların yaptıkları beni sorgulamaya yöneltti.Kuran,hadis vs. okuyup araştırınca tatlı su müslümanı olduğumu anladım.
Ama hala yaratıcı bir iradenin olmadığına inanamıyorum,inanmak istemiyorum.Çocuk tecavüzcülerinin,canilerin vb. ölünce ceza çekmemesi,ailelerin buluşamaması(ölümden sonra)beni çok yıpratıyor. Kısacası boşluktayım ve bilmeme rağmen kabullenemiyorum.Bu dünyaya ait olmadığımı hissediyorum.Ailem olmasa intihar ederdim diyorum. Siz de böyle düşündünüz mü?Peki üstesinden nasıl geldiniz? |
Anı yaşa.
|
Ama insanın aklına takılıyor gece uyumaya çalışırken mesela...
|
Alıntı:
Mesela 100 yıl önce sen ailenden ayrı miydin? Değildin çünkü tüm aile ölüydü. Dolayısıyla ölü olmak ayrı olmak demek değil. Caniler ölümden sonra cezalandirilmayacak evet, fakat bizim bu dünyada kötülüğü engelleme veya azaltma firsatimiz var. Adaleti kurgusal bir tanrıya bırakmak yerine kendimiz sağlayabiliriz. Bu daha gerçekçi ve daha faydalı olur. |
Alıntı:
Bu psikolojik durum kalıcı değil percival, süreç içerisinde kendi bilincinin farkına varana değin toplumsal bir inanç ile kendisini kimliklendirmiş her genç insan bu virajı alıyor (sitede yüzlerce örneğini görebilirsin) ,yani senin gibi milyonlarcası var ve sen de bunu bir zihinsel-özgürleşme süreci olarak düşünebilirsin... Ayrıca insan üretimi bir dine inancını kaybettin diye kendi aklındaki Tanrı kavramına olan inancını terketmene gerek de yok şu aşamada. Eminim sitedeki arkadaşlar aklına takılan her türlü konuda sana yardımcı olurlar, hoşgeldin. |
Alıntı:
|
No.
|
Yıldıztozu,haklısın öldükten sonra aile diye bir şey kalmıyor ama yaşarken böyle olacağını bilmek insanı mahvediyor.Hele ki benim gibi cennette böyle böyle olacak diye büyütülmüşsen.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Pyrrhon,teşekkürler.Ama ben senin kadar iyimser değilim.Tatlı yalanlara inanacağıma acı gerçeklerle yaşarım diyecem de yaşayamıyorum:(
|
Hayattayken sevdiklerinin değerini bilip onlara iyi davran. Ölümsüz olsaydık daha mi iyiydi? Ölümsüzlük en büyük işkence olurdu. Ölümsüz olsaydık hayatin değeri kalmazdi. Hayati değerli kilan şey ölümün varlığı.
Hoşgeldin, bu süreçte sitede vakit gecirmen iyi gelebilir.:) |
Alıntı:
|
Haklısın SelGom.Düşünmek çok zor.Çok boş kalmıyorum ama düşünmeden duramıyorum.Sanırım tek çözüm kendimi uyuşturmak.
|
Alıntı:
|
Evet, ben sazanım ve hemen konuya atladım.
Yakında tekrar inanmaya başlayacaksın heralde. Durum bunu gösteriyor. |
Hayır öyle bir derdim yok.Ben doğuda islamcı bir çevrede büyüdüm.Yaşadığım şehirde inanmadığımı söyleyemiyorum en yakın arkadaşlarıma bile.Amacım düşüncelerimi paylaşmak.
|
İçine düştüğün sıkıntılı durum inkar ettiğin için kapısı aralanan cehennemden sana uyarı cezası. İnkar doğru olsaydı daha şimdiden seni bunalıma sokmazdı. Dünya da bana neticesi her zaman veya sık sık kötü olan fakat iyi sayılacak bir davranıştan bahset. Veya iyi bir yiyecek,içecekden.öyle ki o iyi şeyi yiyip içelim hemen hastalanıp kendimizi kötü hissedelim. Elini ateşe sokarsan yanarsın. Kuralların böyle işlediği bir dünya da doğruları bulmak zor olmasa gerek.doğrular bütün çıplaklığıyla ortadayken, suya atlıyorum diye kayalıklara atlayıp farklı bir netice aramanın anlamı yok .
|
birilerinin ceza görmesini mi istiyorsunuz? öyle mi anlıyorum?
tanrıyı yaratan çelişki ve olgulardan biri de bu mudur? yani bizim tanrı ihtiyacımız -büyük yalnızlığımız/yalınlığımız. . o/tanrı her şeyi dengeleyebilir, eşitleyebilir ve işleri ve düzene koyabilir. Evren bu işleri kendine yapamaz ve yapmamıştır. Yani tanrı yoksa büyük bir boşluk-anlamsızlık vardır -kaos çünkü tüm kötülükler nasıl anlamlanacak değil mi? Evrensel bir düzen ve yasalar yoktur evrenin işleyişi bu işleri düzene koymaz-Tanrıya/ilahi radeye ve düzenleyiciye ihtiyaç vardır Varlık kendi kendine barışık ve düzenlice-sistemlice birden/kendinden işliyor değildir-kaostadır eğer tanrı yoksa Tanrı onu kımıldatmalıdır-işleri düzene koymalıdır. Kötülerin cezasını vermelidir tanrı... Tanrıya atanan ve yüklenilen işlerden ve sorumluluklardan bazıları da bunlardır evet anlıyorum.. Sanırım tanrı yoksa varlığımız çöp kutusu... Evrenin işleyişi tanrıdan bağımsızca kusurlu mudur? yasalar yok mudur;? evrensel yasalar Bir tanrı mı işleri düzene koymalıdır_? Tanrı kötülerin cezasını verebilir böylece varlık anlam bulur eğer biri durumları eşitlemeyecekse varlık anlamsız mıdır? eğer birilerini cezalandıracak biri-leri yoksa varlık anlamsız mıdır? hükümsüz müdür? öyle anlıyorum ki kötüleri cezalandıracak iyi bir tanrı yoksa varlığıma küsmeliyim... eğer bir kaplan bir tilkinin yemeğini çalarsa buna üzülüyor musunuz? tanrı/tanrınız (eski tanrınız) sizi yalnız ve dertlerle başbaşa bırakmış gözüküyor.... belki de dostlar bulmalısınız o halde....aynı kaderi paylaşan-bilmiyoruz... |
Bebekken çorba yemeye zorladılar bizi, ama yapamıyorduk olmuyordu, kusuyorduk, zamanla yapmaya başladık.
Ulen ne güzel şeymiş bu dedik. ıngaaaa! dedik yeri göğü inlettik, getirin bir şeyler, çabuk! Emeklemeye gayret ettik ama ıı ıhh... olmuyordu ama o da ne! emekliyoruz. Vay canına çok sevindik. İnsanlık için küçük bir sürünme, ama benim için dünyalar idi, yaşasın türlerin kardeşliği. Demek ki yapabiliyormuşuz. Derken ayakta durmaya çalıştık, heyyt bea! sarhoş mu oldum ne? Mama şişede durduğu gibi durmuyordu, dünya sallanıyor yav dedik. Derken onuda başardık. Yürüme sırat köprüsü gibiydi, imkansızdı adeta. yapamıyorduk olmuyordu, her seferinde hava yastığı bezlerimiz sayesinde, yer çekiminin şefkatli kucağındaydık. Onuda geçtikya koşarak, tutabilene aşk olsun bizi! Nereden nereye! Hasılı diyeceğim, yapamıyorum dediğinizde bu onu yapmanız gerektiğini gösterir ki yapamıyorum demek zaten ilk adımdır. Sevgiler |
(MrKuvarts)Her şey siyah-beyaz değil bu dünyada.Onca yıl inandıkların yalan olunca sonuçları da oluyor bunun.Ya siz çok mantıklısınız ya da ben duygusalım
|
Teşekkürler düşünceleriniz için.
|
bunca yasayı tanrı mı koymuş beni tanrı mı yapmış varetmiş?
bilmiyorum/artık hiç sanmıyorum bende.. bunu aştım.. yeni yasalar ve yasakoyucular buldum nispeten.. varlığıma yaslanık ve varoluşuma içerik oluşum gibi... evreni tanrı üretmemişse ve evren kendi kendine dönüyorsa? bizler tesadüf zincirleri miyiz?, belki de öyle ne farkeder --- tanrı yoksa diye üzülmedim tanrının varlığı benim için korku sevgi neydi bilmiyorum ama yoksa diye üzülmedim belki yokluğuna sevindiğim değilse de başka türlü anlamlandırdığım da olmuştur ya da bu/tanrının olmayışı herşeyi daha da anlamlı -çok ama çok daha anlamlı da- kılmıştır bazen karma anlayışını inceleyin ve belli başlı anlayış edinin doğu mistikleri bu sorunu karma ile çözmüşler ağaçlar kuşlar her şey dönüyor evren dengede ve işlere çekidüzen verilmiş gibi gözüküyor başlangıçta böyle olabilir. yanlışların çanına ot tıkayacak olan tanrı sonra başka ihtiyaçlara yönelir keşke tanrı iyi olsa- sizi günah çelişmeleri/ikilemleri ile bir başbaşa bırakıp acılayan bir tanrıya ihtiyacınız kalmaz. gcehennem olgusunu gerçek bir mantıkta, anlamla aklında canlandıran tümelleyen kismenin kafasında tanrı manrı kalamaz insan değildir o! tanrı o kadar sorumsuz ki! cehennem kavramıyla -onun varlığıyla- savaştığım kadar hiç bir şeye savaşmadım. cehennem iyi bir kavram değil. sırf bu yüzden insanca din yıkmak-tanrı inancı yıkmak ki ben bir günahkar değilim ama küçücük şeylere abdeste namaza herşeye karışan burnunu sokan tanrı ..bunun bir matematiği olmalı ama matematik çelişmeleri arandığında tutarlılık zincirleri birbirini takip ediyor ve tutarsızlaşıyor sonuçta ama her sonuçta yakma mantığını aklım doğrulamıyor. kitap aralarında satır arıyorlar ve çelişme..örn. ayet mayet ayet mayete gerek yok.cehennem ayettir. insanı yakımla tehdit eden bir tanrının varlığında (kitapsal bir düsturdan) nasıl bir çelişme aranır ben artık hayret ediyorum. Ona nefret kin, intikam ve ucubelik hisleri duyulmalı beslenmelidir bırakın bir kenara cehennem söyletisi tanrının varlığını reddetmeme tek başına yeterlidir ben sonra kendi fikirleri destekledim oysa yokluğu konusunda güçlendirdim ve geliştirdim olmayacağına kati/kesin ikna oldum kendimce ancak yine de mantık, duygular tutarlıdır yeterlidir. bırakın olmasını oluversin o cehennem öğretisi ile varlığına da ben tükürür kafa tutarım şimdi.. iyilik kötülük nedir? insanları sözde cehennem ateşiyle tehdit eden tanrı sözde kötü bir insandan erdemli midir?/barışçıl mıdır? ---- bir diğeri kimseyi yakamaz akıl mantık ereğinde yakım olgusunu bir gözünüzde canlandırın. değil böyle bir tanrıyı böyle bir düşünceyi onamıyorum böyle bir düşünceyi tanrı gibi yaratmacı ,kuşatmacı-dengeleyici bir adlandırma ve olgu ile yanyana getirmek -sanmıyorum sanmam anlatılan cehennem olgusu evrene barış ve denge getirecek güzel bir tanrıyı mı tarif ediyor? insanların yakılacağı yer cehennem mi? bunu tanrı mı diyor muş? bunu belki de yüreği hırpalananlar acılarını hafifletmek için diyor. bilmiyorum kendinize şunu sorun? yakar mıydınız? acılar içinde yakar mıydınız? tanrı insanlara ders verebilir. iyicil bir tanrı geliştirmek biz bunu yaptık bir zamanlar.. sonra -gerçekte- olmadığını bulduk... iyicil varlıklar varsa evrende ne yazık ki kaplanların zebra yemesini seyreder ve buna doğal çalkanlanma deyip gülerlerdi sanırım acımazlardı sanmıyorum varoluş eğer doğal döngüselse; evrimini tamamlamış hiç bir varlık doğal koşulara ve doğal evrime müdahil olmazdı- hiç bir bilinçli varlık tanrılığa soyunmazdı işte buna tanrı/tanrısızlık diyoruz ben ce yalnız değiliz.iyiler var.. tanrının olmayışıyla bir çok kez barıştım/söndü varlığı yokluğu şimdi hiç yanmıyor istemi ya da karşıtı; tanrıdan daha büyük ve geçerli yasalar/çekimler-istençler bulabiliriz belki varoluşun kendi doğal çekirdeğinde tanrı olmaması bizi anlamlı kılar...varoluşa/herşeye ait ve dair olursunuz-özgür ve özgün.. tanrı sınırları belli bir patikadır cehennemin tanrısına -düşünsel- lanet okunmalıdır. ta ki o düşünce sönene kadar. batana ve bitene, hiçene kadar -- çocuğum bir tanrıdır. Eğer 8 katrilyon yıl ötede bir torununun yüzlerce binlerce tirilyon göbek öteden bir evrimi varsa sanırım o tanrı olmuştur. beni gelir bulur gerekirse_güven... birileri evrimleşmiştir-eğer ona inanıyorsak? diğeri ise? torunlarım tanrıdır-zaman içinde zaman yolcusu sentilyon ve sentilyar diye sayılar varmış.. şimdi baktım.... orda, o kadar uzakta- zaman yolcusu- olması olası- torunlarım var.. olmalı... onlar bilirler kan kadir kıymet öyle düşünüyorum şimdi ben.. tanrıdan daha cazip... |
Sevgili percival hoşgeldiniz. :)
--/-- Binlerce yıldır sistemli bir şekilde sürdürülen bir yalandan uyandınız. Elbette sarsıldınız, bu normal. Daha ne yalanlar var. Yeni başladınız, okudukça, düşündükçe, tartıştıkça, bir bir farkına varacaksınız, her seferinde daha az sarsılacaksınız. "Hayatımızda ne çok dogma varmış, insanlar dogmaların zombileştirdiği sürüler haline gelmiş, ne çok yük taşıyormuşuz meğer" diye düşüneceksiniz. Bu yükleri bir bir atacaksınız, attıkça hafifleşecek, özgürleşeceksiniz. Bu süreç zorlu mudur? Evet. Ekonomik özgürlük önemli. Ekonomik bağımlılık, bağımlı olduğunuz kişilere söz-karışma hakkı verir. Böyle bir durum varsa, öncelikle bunu aşın. Yaşamınızda bilim ve felsefe dozunu arttırın. Üretin, ne olursa. Her şey daha güzel olacak. Sevgiler |
Alıntı:
Daha şu kısacık hayat algında, olanı yaşamayı başaramazken(intihar!), hayatın senin namına sonsuz olmasını istiyorsun... Diğer sorun ise; diyorsun ki bunca bir dolu kötü insan var, onların öldükten sonra(??) cezasız kalacağını düşünmek beni kahrediyor, bu sebeple bir tanrıya inanmak istiyorsun! Oysa eğer tanrıya inanıyorsan, bunca kötülük orada, işte tanrıya rağmen orada, öldükten sonra neyin daha farklı olacağını düşünüyorsun ki? İnsanların şu ya da bu çıkarları uğruna diğerlerine zarar vermesi-ki kötülük diye alıyorsun- öyle aman, aman, olağanüstü, illa bir tanrısallık zemini gerektiren bir durum, davranış değil ki. Eğer bir ceza bekliyorsanız, siz hukuku hayatın dahilinde arayacaksınız, yani mümkün mertebe toplumların aydınlanması, hukukun gelişmesi, mümkün olduğunca suçlunun, hukukun, yargının önünden kaçamaması için çalışacaksınız, eğer gerçekten derdiniz, bu kişilerin ceza alması ise! Siz cezayı, eylemin, fiilin gerçekleştiği ortamda düşünemez iseniz, zaten temenni ve beklentilerinizinde anlamı kalmaz, siz kendi ellerinizle kendinizi çaresiz bırakırken, hayali tatminler türetmiş oluyorsunuz bu sitem ettiğiniz kötülüğü azaltmıyor aksine farkında olmadan destek sunmuş da oluyorsunuz. örneklersem; Bu forumda yasaklanmış bazı üyeler de mevcut, eğer bizler bunca zaman, ilgili şahısların eylemlerinin, sorumluluğunu, bir biçimde davranışlarının olumsuzluğuna tepkiyi, senin ifadenle cezayı, tanrıya havale etseydik, ne olurdu? SON OLARAK; Size, HESAP NUMARAMI VERECEĞİM, sizden sadece 100.000 TL istiyorum, SÖZ, SİZ ÖLDÜKTEN SONRA, bunu ise tam, 1.000.000.000.000 TL olarak geri ödeyeceğim(elbette cennetten arsa satmadığım gibi bal akan ırmaklar, huri, nuri de satmıyorum, BORCUMU FAZLASIYLA ÖDEMEK İSTİYORUM!)... Peki bana İNANIRSANIZ, ne yapardınız? İnanmak ve aldanmak bir paranın iki yüzü gibidir, birisi olmadan, diğeri olmaz. Bu ifadelerim size mantıklı geliyorsa, öldükten sonra bir tanrıya havale etme inancınız-beklentiniz de öyle olsun. peki öyle olacak mı? Ya da ne bileyim dileyim senden ne dilersem, fazlasıyla siz ölünce size ödeyeceğim, dilerseniz notere bile gidebiliriz, söz vereceğim, ama ödemeyi SİZ ÖLÜNCE yapacağım!. tecrübe etmediğiniz, edemeyeceğiniz şeyler üzerinden bu kadar fazla yargı oluşturmayın, kendinizi(zihninizi) serbest bırakın ve tüm önyargı ve inançlarınızı bir an olsun bir kenara bırakın, birde onların etkisi olmadan düşünmeye çalışın. Kötüler cezasız kalacak, ya kalırsa gibi önsel şartları da kurmayın, yine bu tür şartlanmalarda sağlıklı düşünmenize engel olacaktır, sizi beklentilerinizi yargı haline getirmeye zorlayacaktır ve beklenti, insan hayal gücü ve hayallerinin esas alındığı her türlü yargı, geçersizdir, şans eseri gerçekleşse dahi, geçerisz olan düşünme yargı modelidir. Bende yarın çok zengin olmayı ümit ediyorum->öyleyse yarın zengin olacağım gibi yargı nasıl ki geçerli değilse, bu dünyadaki suçluların öldükten sonra(neden ölmeden önce değil ayrı mesele) cezalandırılmasını ümit ediyor, bekliyorum. Öyleyse tümü de öldükten sonra cezalandıracak yargısı da o kadar geçersiz, çürüktür. |
Üniversitelerin Psikoloji sahasında eğitim veren fakülteleri, psikiyatri alanında uzmanlık için çalışan doktorlar için bu tip forumlar ve adına "sosyal medya" denen bataklık son derece elverişli birer "laboratuvar" gibi görünüyor.
Samimi olarak içine düştükleri açmazları anlatan, paylaşanlar. Böyle bir görüntü verip geyik muhabbeti üzerinden kafa bulup eğlenenler. Kimliklerini gizleyip etnik-dinsel düşmanlık sergileyenler. Reelde bir halt olamadığı hâlde forumda üç-beş satır mesajla "karizma" elde edeceğini sanan kifâyetsiz müsterihler. Münâkaşa edilen konu ile ilgili bulunmayıp, hemen her konuya sazan gibi dalarak, ne kadar "zeki" olduğunu göstermeye çabalayanlar. Her düşünce için bir fikri-eleştirisi olduğu halde kendi fikrinin ne olduğu bilinmeyenler. (Böyle olunca da kolay-kolay eleştiri almazsınız. Elverişli bir "tam siper" durumudur.) Zeki ve dahi birikimli olduğunu kanıtlama adına özellikle ve bilerek ağdalı bir üslup kullanıp "anlaşılmaz"ı oynayanlar. Psikolojik problemleri olan ve fakat "tımarhânelik" olmayan akıl hastaları, psikopatlar, manyak depresifler. Ateizm ve deizm arasında sıkışıp kalanlar. "Düşen uçak" durumu yaşamadığından işkembe-i kübrâdan sallayan - sözüm ona - ateistler. (Çünki; sağlam bir inancı deneyimlemeden sağlam bir atesit olunmaz. Kişinin etrafında gördüğü dinsel abukluklara tepki koyması, onun ateistliğinin göstergesi değildir. ) Eski bir üye olmasına rağmen, başka bir üyeye "gıcık" kaptığı için, farklı bir müstear ile tekrar kaydolup, sürekli aynı üye ile uğraşanlar. Etrafından duyduğu dinle ilgili anlatıları papağan gibi ezberlemiş olmaktan maadâ bir hüneri olmadığı hâlde, ömrünü dinleri - ya da İslâmı - araştırmakla geçirmiş bilgili ve birikimli insanlara "Ders" vermeye yeltenenler. Daha neleeerr neler... Ben, bu maddelerin "Reelde bir halt olamamış" kısmındayım. Ne var ki "karizma" gibi bir derdim yok. Kanalizasyon ehli'nin dediği gibi "bir yerlerimin kılı" ağardığından, artık ihtiyaç duymuyorum. :) Bu arada; yukarıda sıraladığım maddelerin sonuncusunu betimleyen bir fıkra aktarayım da latife kâbilinden gülelim. Seçenin biri bir fil'e dadanmış. Her gün gelip fil'in hortumuna konar ve "seni becereceğim" dermiş. Önceleri bu durma gülen fil'in - Serçenin ısrarlı takibi sonucu - artık canı sıkılmaya başlamış. Günün birinde serçe'ye "Hadi ne edeceksen et de başımdan uzaklaş." demiş. Serçe mâlum tarafa geçip sürtünmeye başlayınca fil, gıdıklanıp bir homurtu sesi çıkarmış. Bu homurtuyu duyan serçe daha da iştaha gelip bağırmış. "Acıttım mı cicim ?" |
Özel hayatta karşılaşmadığımız ve kusar gibi birbirimize küfretmediğimiz sürece sorun yok.şahsen ben insanlarla genelde anlaşamam.internet ortamında çoğu zaman arada mantıklı lafda etsem zırvalamamın tek nedeni ,suclusu gerçek hayatta karşılaşmaktan bıktığım b.ku boncuklu kendini beğenmiş ikiyüzlü kabasaba insanlardır.akıl hastaları için internet bulunmaz fırsat.burda onları ciddiye alanlar olabilir.
Dahiler burda zaman kaybetmesin memleket hayrına çalışsın. Kitap yazsın. Bi işe yarasın. Yapamıyorsan psikoloğa gidersin.kelin merhemi olsa kafasına sürermiş. |
Teşekkürler arkadaşlar.Forumdaki yazıları okudukça yalnız olmadığımı anladım ama bu hayatımı pek değiştirmeyecek.Yarın bayram bildiğiniz gibi babamı üzmemek için camiye giderim her sene olduğu gibi.Durumumu onlara anlatırsam hasta olduğumu söyleyeceklerini adım gibi biliyorum��:)
|
Mrkuvars,bir arkadaşım ailesine inanmadığını anlatmıştı.Ailesi onu psikoloğa götürdü ve psikolog antidepresan tedavisine başladı.Çocuk şuan ruh gibi dolaşıyor.Bu mu çözüm?Ben istemiyorum böyle çözüm.Ateizmi hastalık olarak mı görüyorsunuz?
|
Alıntı:
Şeytanda öyle çünkü birlikte geziyorlar. |
Alıntı:
Bugün yaşadıklarını/düşündüklerini mesela 10 sene sonra hiç hatırlamayacaksın..Bu yüzden canını sıkma.. Açıkçası ben zorlandım ama inatla gerçeği öğrenmek istedim ve sonuçta ateist oldum..İlk zamanlar gerçekten zor olabilir.. Ayrıca kimseye bu inançsızlığını açmak zorunda değilsin..Rol yapabilirsin bir müddet.. |
Ama hala yaratıcı bir iradenin olmadığına inanamıyorum,inanmak istemiyorum.Çocuk tecavüzcülerinin,canilerin vb. ölünce ceza çekmemesi,ailelerin buluşamaması(ölümden sonra)beni çok yıpratıyor.
Kısacası boşluktayım ve bilmeme rağmen kabullenemiyorum.Bu dünyaya ait olmadığımı hissediyorum.Ailem olmasa intihar ederdim diyorum. Siz de böyle düşündünüz mü?Peki üstesinden nasıl geldiniz?[/QUOTE] Bu soru benim de vaktinde kafama çokça taktığım bir sorundu zaman zaman yine aklıma gelir. Ne bekliyoruz ki Tanrıdan kötülerin cezalandırılırması için? örneğin Hitler cehennemde yanarken tanrının bize seslenip bakın hep bu anı görmek istediniz alın işte size hitler nasıl da yanıyor ama hadi onunla alay edin ona küfürler savunun deyip bize bir kısa film izletmesini mi bekliyoruz ki işin garibi Hitlerin yaktığı Yahudiler ne yapsın onlar hem bu dünyada yandılar hem de öbür dünyada yanacaklar islama göre değerlendirsek eğer.Onlar ne yapsın? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:45 . |