Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İslam Peygamberi Ömer midir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4077)

13-02-2007 18:10

Muvafakat-ı Ömer
 
Kur’an’da Ömer bin Hattab’ın görüşleri-talepleri doğrultusunda inen, ya da kelime kelime onun sözlerini tekrarlayan, Hz.Muhammed ile ihtilafa düştükleri durumlarda Ömer’i haklı çıkaran çeşitli ayetler var ki bunların sayısı İbn-i Hacer’e göre 15, İmam Suyuti’ye göre 21. Bu ayetlere Muvafakat-ı Ömer (yani Ömer ile uyumlu, onun reyine uygun düşen) deniyor. Aralarında içki yasağı, hicab, cihad gibi çok önemli olay ve yasakların da bulunduğu bu ayetler ve iniş sebeplerini kısa kısa bir araya getirdim, ilginizi çeker umarım. Adaleti ve faziletleri sayıla sayıla bitirilemeyen Ömer bin Hattab’ın dünyaya bakış açısını yansıtması açısından da bana ilginç geldi. Daha detaylı bilgi için: * *

http://www.diyanettrabzonegitim.gov....tez/hzomer.doc

Bakara 98.

Kim, Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.


Ömer yahudilerle sohbet ederken onlara Cebrail ve Mikail’i sorar, onlar da Cebrail’in kötü olduğunu, *kendi sırlarını Hz.Muhammed’e aktardığını, Mikail’i ise sevdiklerini söylerler. Ömer buna itiraz eder, Cebrail ve Mikail’in Allah’ın sağında ve solunda durduklarını, ikisini de sevmeleri gerektiğini söyler. Ayet bu olaydan sonra iner.

Bakara 125

Biz, Beyt'i (Kâbe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik.


Ömer’in Hz.Muhammed’e Hz.İbrahim’in makamında (Mekke’de, ayak izinin bulunduğu yerde) namaz kılınıp kılınamayacağını sorması üzerine inmiştir.

Bakara 187

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.


Başlangıçta Ramazan’da yemek, içmek ve cinsel ilişki iftar ile yatsı arasında serbesttir, ama Ömer de dahil olmak üzere pek çok müslüman bu yasağı bozarlar. Ömer pişmanlık içinde Hz.Muhammed’e gidip durumu açıklar, Hz.Muhammed yapılanı onaylamaz ama Ömer daha evine dönmeden yukarıdaki izin ayeti iner.

Nisa 65

Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.


Bir yahudi ile münafık arasında ihtilaf çıkar. Yahudi hakem olarak Hz.Muhammed’e, münafık ise Kaab b. Eşref’e gitmeyi önerir. Sonuçta yahudi’nin ısrarı ile Hz.Muhammed’e gidilir, Hz.Muhammed yahudi’yi haklı bulur. Münafık tatmin olmaz, bu kez Ebubekir’e giderler, o da yahudi leyhine karar verir. Münafık ısrarlıdır, bu kez Ömer’e giderler, Ömer olayı dinledikten sonra içeri girer, kılıcını alır, münafık’ı öldürür ve “Resullulahı’ın verdiği kararı tanımayanlar için benim hükmüm budur” der! Ayet Hz.Muhammed’in olayı öğrenmesi sonucu iner, Ömer de temize çıkar.

Burada adı geçen Kaab bin Eşref Medine’li ünlü şairdir, Hz.Muhammed’e muhalif şiirleri ile müslümanların, özellikle de Hz.Muhammed’in canını çok sıkmaktadır. Daha sonra da Hz.Muhammed’in direktifi doğrultusunda hile ile tuzağa düşürülerek öldürülmüştür. Yahudi'nin bir başka yahudi olan Kaab'a gitmek istememesi, münafık'ın ise Kaab'ın adaletini tercih etmesi ayrı bir ilginçlik.

Nisa 83

Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelince hemen onu yayarlar; halbuki onu, Resûl'e veya aralarında yetki sahibi kimselere götürselerdi, onların arasından işin içyüzünü anlayanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi. Allah'ın size lütuf ve rahmeti olmasaydı, pek azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz.


Müslümanların sırlarının açık edilmemesi ile ilgili bu ayet, Hz.Muhammed’in hanımlarını boşadığı ile ilgili çıkan bir dedikodu üzerine Ömer yalanlama yaparken iner.

Bakara 219 Nisa 43 Maide 90-91

Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür..............
Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-..........namaza yaklaşmayın............
Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?


Sarhoş edici içkileri yasaklayan bu ayetlerin, insanları bu yasağa alıştırmak için aşamalı olarak indirildiği inancı yaygındır ama aslında alkol’ün Ömer bin Hattab’ın ısrarı sonucu yasaklandığı anlaşılıyor. Ömer, Hz.Muhammed’e sürekli içki yasağı ile ilgili sorular sormaktadır. Sonunda Bakara 219. ayet iner ama Ömer’i tatmin etmez, “Allah’ım, içki hakkındaki açık ve kesin hükmünü bildir” şeklinde dua eder. Bunun üzerine sırası ile Nisa 43, Maide 90 ve 91 iner, Maide 91’e kadar Ömer duasına devam etmektedir. “Artık vazgeçtiniz değil mi?” kısmına gelince Ömer “vazgeçtik ya rab” diyerek memnuniyetini belirtir, islam dininin en önemli yasaklarından biri böylece Allah emri şeklini alır.

Enfal 67-68

Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, halbuki Allah (sizin için) ahireti istiyor. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.


Bedir savaşından sonra 70 kadar esir alınmıştır ve ashab bunların ne yapılacağı konusunda kararsızdır. Ebubekir hepsinin akrabaları olduğunu, fidye alınıp salınmalarını önerirken Ömer hepsinin öldürülmesi gerektiğini savunur, Hz.Muhammed Ebubekir’i dinleyerek fidye alıp esirleri salar. Ertesi sabah Ömer, Hz.Muhammed ve Ebubekir’i bir ağaç altında ağlar bulur ve sorar:
“Ey Allah’ın Rasulü!” dedim; *Seni ve arkadaşını ağlatan nedir? Şayet ağlayabilirsem bende ağlayayım. Yoksa *ağlar gözükeyim.”
Hz.Muhammed şu cevabı verir: “Arkadaşlarının fidye almış olmalarına ağlıyorum. Onların azabı bana şu ağaçtan daha yakın olarak gösterildi”
O akşam Enfal 67-68 inmiş ve Allah Ömer’in dediğini onaylayarak savaş esirleri için fidye almaktansa öldürülmelerinin daha uygun olacağını söylemiştir!

Bu arada şunu belirtmekte fayda var, esir müşriklerin arasında Hz.Muhammed'in damadı ve Ali’nin kardeşi de vardır, bunlardan da serbest bırakılma karşılığında fidye alınmıştır. Muhtemelen ayetin serbest bırakılma sonrası inmesi bu hassas durumdan kaynaklanmaktadır.

Tevbe 19

(Ey müşrikler!) Siz hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.


Hacılara su vermek, ya da Mescid-i Haram’ı onarmanın cihad etmekle bir olduğunu savunanlara karşı Ömer Hz.Muhammed’den fetva ister, ertesi gün bu ayet iner ve cihad’ın çok daha hayırlı olduğu bildirilir.

Tevbe 84

Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.


Münafıkların lideri Abdullah ibn Ubey ölür, oğlu Hz.Muhammed’den namazını kılmasını ister. Hz.Muhammed Ömer’in bütün muhalefetine rağmen namazı kılar. Ardından Ömer’i onaylayan bu ayet iner.

Hud 114

Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.


Bir adam “cima etmeksizin” bir kadınla oynaşıp ondan faydalanır. Daha sonra Hz.Muhammed’e bu olayı anlatıp ne hüküm vereceğini sorar. Hz.Muhammed cevap vermez, ama Ömer “Allah senin suçunu gizlemiş, keşke sen de gizleseydin” der ve adamı gönderir. Hemen ardından bu ayet iner, adamın peşine biri gönderilip geri çağırılır ve Hz.Muhammed bu ayeti adama okur. Buradan şunu anlayabiliriz, işlediğimiz günahları açık etmemize gerek yoktur, namaz kılarak bunları telafi edebiliriz.

Müminun 14

Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şanı yücedir.


Hz.Muhammed bu ayeti okurken son cümleye geldiğinde Ömer “yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şanı yücedir” der, Hz.Muhammed de “ayet böyle nazil omuştur ya Ömer” diye onaylar.

Nur 16

Onu duyduğunuzda: "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. HâşÃ¢! Bu, çok büyük bir iftiradır" demeli değil miydiniz?


Ifk olayı sonrası Ayşe’yi aklayan ayetler gecikmekte, bu da Hz.Muhammed’i sıkıntıya sokmaktadır. Ömer “Ya Rasulallah, Aişe’yi sana tezvic eden kimdir?” diye sorar, Hz.Muhammed “Allah Teala” cevabını verir. Bunun üzerine Ömer “Onu sana verirken Rabbinin seni aldatmış olmasını hiç hatıra getirir misin?” diye sorar, Hz.Muhammed “haşa bu büyük bir iftiradır” der ve ardından yukarıdaki tebriye (aklama) ayetleri iner.

Ahzab 53

Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.


Taberani’nin sahih bir senetle bildirdiğine göre Hz. Aişe şöyle demektedir: “Ben Nebi ile beraber yemek yiyordum. Ömer bize uğramış Nebi de onu yemeğe davet etmişti. Yemek esnasında Ömer’in parmağı parmağıma dokunmuştu ki Hz. Ömer: “Eyvah! Elimi senin eline dokundurmak istememiştim. Yanlışlıkla oldu. Affedersiniz” dedi. Bunun üzerine hemen bu ayeti kerime indi.

Tahrim 5

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.


Hz.Muhammed’in eşlerinden Zeynep binti Cahş kendisine bal şerbeti içirmekte, Hz.Muhammed de onun yanında daha fazla kalmaktadır. Bunu kıskanan Ayşe bir oyun düzenler ve Hafsa’yı da ikna eder. Buna göre Hz.Muhammed yanlarına geldiğinde “sen mağafir mi yedin, sende mağafir kokusu alıyorum” diyerek kötü koktuğunu ima ederler. Buna çok üzülen Hz.Muhammed bir daha bal şerbeti içmemeye yemin eder. Bu oyun ortaya çıkınca Ömer (Hafsa’nın da babası) eşlerin yanına giderek “Ne bilirsiniz? Eğer sizi tatlik (boşayacak) edecek olursa, Rabbi belki size bedel ona sizden daha hayırlı ezvac verir” diye öğüt verir. Hemen ardından Tahrim suresinin ilk beş ayeti iner, beşincisi Ömer’in nasihatı ile birebir aynıdır.

13-02-2007 18:44

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Yanlışlıkla politika ve tarih başlığında açmışım, serbest foruma taşındı.

frodo 13-02-2007 19:06

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Sevgili yfln, asıl ayeti atlamışsın.:) Ama bu kadarı bile Ömer bin Hattab'ın ne kadar etkili
olduğunu gösteriyor.

ozgur_beyin 13-02-2007 19:19

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
benim kanaatime göre ÖMER kraldan çok kıralcıdır. islamın daha ''tutucu'' olmasında
ömer'in büyük payı vardır. imamı-gazali'de onun ardılıdır.

commandante 13-02-2007 19:21

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili ylfn

çok güzel bir konu yakalamışsın bu kuranın tanrı dan inen değil insan kaleminden çıkma olduğunu bariz bir şekilde belgemektedir.Batan güneşe ,koşuşup duran savaş atlarına yemin eden ,bir tanrı olmayacağını anlamayan müslüman dostlarımız ,bu konuyuda dikkatlice incelesinler lütfen

sevgili ylfn
benim en çok hoşuma giden ayet
" Müminun  14
Â
Sonra  nutfeyi  alaka  (aşılanmış  yumurta)  yaptık.  Peşinden,  alakayı,  bir  parçacık  et  haline  soktuk;  bu  bir  parçacık  eti  kemiklere  (iskelete)  çevirdik;  bu  kemikleri  etle  kapladık.  Sonra  onu  başka  bir  yaratışla  insan  haline  getirdik.  Yaratıcıların  en  güzeli  olan  Allah’ın  şanı  yücedir. "
 yaratıcıların en güzeli kaç tane yaratıcı vardır islam dininde biri rahman diğeri allah mıdır yada üçüncü bir ilah rab mıdır.Buradan birdençok tanrı olduğu anlamı çıkar.

13-02-2007 19:31

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili frodo, atladığım asıl ayet hangisi? Merak ettim şimdi, yazarsan sevinirim. ozgur_beyin'in açtığı hadislerle ilgili başlıkta sn pante keçinin yiyerek nesh ettiği recm ayetini vermişti, Ömer bu konuda "vallahi Ömer kendiliğinden Kur'an'a ekleme yapıyor demeseler o ayeti Kur'an'a eklerdim" gibilerinden birşey söylüyordu. O ayet olmasın? Adam alışmış tabii ama şansızlık işte, Hz.Muhammed ölmüş.

sevgili commandante, özellikle Hz.Muhammed'i ayaklı Kur'an gibi gören, en ufak bir kusur atfedemeyen dindar arkadaşların bu konuları nasıl hazmettiklerini gerçekten çok merak ediyorum.

frodo 13-02-2007 19:47

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Özel mesajdan gönderdim yfln:)

ozgur_beyin 13-02-2007 20:20

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili yfln, islamda, her problem için sihirli! bir formül vardır.

''HİKMETİNDEN SUAL OLUNMAZ'' * bu formul her *halukarda geçerliliğini korur VE İŞE YARAR!


HİKMETİNDEN SUAL OLUNMAZ, formulu, tüm eleştirelerin ağzına bir bant çeker, eleştiri kapısını kapatır,


* ve bu konudabir hadis var. der ki
*bir yerde dininiz aleyhinde konuşuluyorsa ,ordan TAUN (veba) varmış gibi kaçınız.

commandante 13-02-2007 20:26

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Ben gerçekten bu müslümanları anlamıyorum son derece nalayışsılaşan sorgulamaktan uzak duran bu kafa yapısı ile nereye kadar

13-02-2007 22:03

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili frodo,

Özelden çıkmadı ama benim bir tahminim var. Latince bilmesem de veni, vidi ve Ömer'den yola çıkarak bir uydurma başlangıç yapayım:

Venitemus, Viditemus Ömeritis............

pante 14-02-2007 00:07

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Sevgili Yfln;
Çok güzel bir konuya temas etmişsin. Kaynağını açamadım. Acaba hadis destekli miydi?
Eğer ayetlerle olan Ömer'in bu ilgisi hadislerle kanıtlanıyorsa yazında bunlara da yer verirsen çok daha güzel bir çalışma olur.

Ömer'in etkili olduğu ayetlerin başında tesettür ayetleri gelir.
Frodo belki de onları kastediyordur.

frodo 14-02-2007 01:54

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Tüm forum ahalisinden özür dileyerek.(:


Fasil *:
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu *: *Bakara Suresi
Ravi * *: *İbnu Abbas
Hadis *:
Hz. Ömer (ra), Resulullah (sav)`a gelerek: "Ey Allah`ın Resulü mahvoldum" buyurdu. Hz. Peygamber (sav): "Niye mahvoldun ne var?" diye sorunca açıkladı: "Bu gece bineğimi ters çevirdim (arka canibinden yanaştım). "Resulullah (sav) hiçbir cevap vermedi. Cenab-ı Hakk peygamberine şu ayeti vahyetti: "Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır. Tarlanıza istediğiniz gibi gelin." Dübüründen ve hayız halinde temastan kaçınmak şartıyla önden, arkadan, nasıl istersen öyle gel.

HadisNo *: *483

Bakara 223:Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!

mep 14-02-2007 02:45

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Neyse fazla ayrıntıya girip pozisyon tavsiyelerinde bulunmamış.
bunada şükür yani.Gerçi adamın biri gelip muhammed'e pozisyon nasıl
olsun filan deseydi belki bu konuda da ayet inerdi! İnermi inerdi valla
hikmetinden sual olunmazki dimi!

14-02-2007 09:43

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili pante, verdiğim kaynak T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Trabzon Akçaabat Darıca Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından, Hz.Ömer ile ilgili hazırlanmış bir tez. *50 sayfalık bir tez ve tüm açıklamalar en sağlam rivayetlere dayanarak, tamamen hadis temelli ve kaynaklar belirtilerek yapılmış, bu nedenle kaynağı vermekle yetindim. Benim yazdıklarım -kendimden yaptığım birkaç ekleme dışında - aslında o çalışmanın bir bölümünün özetlenmiş ve basitleştirilmiş şekli. Ben doc formatında indirdim, açılmazsa e-mail ile gönderebilirim.

sevgili frodo, şimdi anladım. Demek RTUK tarafından sansürlenme riski nedeni ile o hadis'i ve ayeti yukarıda linkini verdiğim çalışmaya dahil etmemişler.

frodo 14-02-2007 12:15

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Tevbe 84 Onlardan ölen biri üzerine asla dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah'a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler.




Fasil *: TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu *: *Beraet (Tevbe) Suresi
Ravi * : *İbnu Ömer
Hadis *:
Abdullah İbnu Übey İbni Selül öldüğü zaman oğlu (ra) Resulullah (sav)`ın huzur-i alilerine çıkıp, mübarek gömleklerini babasına kefen olarak vermesini taleb etti. Resulullah (sav) talebi kabul edip verdi. Bunun üzerine, babasının cenaze namazını kıldırıvermesini taleb etti. Resulullah (sav) bu talebi de kabul etti ve namaz kıldırmak üzere kalktı. Ancak, Hz. Ömer (ra) kalkarak Resulullah (sav)`ı elbisesinden tuttu ve: "Ey Allah`ın Resulü, Rabbin seni, ona namaz kılmaktan men etmişken, sen nasıl ona namaz kılarsın?" diye müdahale etti. Resulullah (sav): "Allah beni muhayyer bırakmıştır, zira: "Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır" (Tevbe, 80) buyurmaktadır. Ben yetmişden de fazla bağışlama talebinde bulunacağım" dedi. Hz. Ömer (ra): "Ama, o münafıktır!" dedi. Resulullah (sav) buna rağmen onun ardından namaz kıldı. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu: "Onlardan ölen hiç kimse için ebediyyen namaz kılmayacaksın, mezarı başında da durmayacaksın. Çünkü onlar Allah ve Resulüne inanmadılar, fasık olarak öldüler" (Tevbe, 84). Hz. Ömer (ra) der ki: "Sonra o gün Resulullah (sav)`a karşı izhar ettiğim cür`ete hayret ettim. Allah ve Resulü daha iyi bilirler." (Bu son cümlenin İbnu Abbas`ın sözü olma ihtimali de mevcuttur) (Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade var: "Resulullah (sav) bu ayetten sonra münafıkların cenaze namazını kılmadı")

HadisNo *: 651

Mevdudi'ye göre bu cenaze namazı hiç kılınmamış. Tam hazırlıklar yapılırken Tevbe 84
ayeti inmiş.

14-02-2007 13:03

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili frodo,

Benim bunlardan anladığım, Hz.Muhammed'in bir şekilde Ömer bin Hattab'ı kullandığı. Ömer son derece tutucu, neredeyse psikopat bir kişilik. Anlaşılan Hz.Muhammed halka zor kabul ettirebileceği hususlarda Ömer'i kullanmış. Böylece "bakın aslında ben de istemiyorum ama Rabbimiz Ömer'i haklı buluyor, ne yapalım" diyerek en sert yaptırımları insanlara kabul ettirmiş, yani bir taşla iki kuş vurmuş.

Bu arada Ömer'in kişiliğini vurgulamak açısından, senin ashab'la ilgili açtığın başlıktaki vasiyet olayına kısaca değinmekte fayda var. Ömer bin Hattab Hz.Muhammed'in vasiyette bulunmasını engelleyen, Ebubekir vasiyette bulunurken kendinden geçtiğinde ise halife olarak kendi ismini yazan kişi.

İkide bir değindiğim recm ayeti olayı da bence çok önemli. Anlaşılan Ömer tüm çabasına rağmen Hz.Muhammed'i bu ayeti Kur'an'a koyma konusunda ikna edememiş ve bu iş çok kanına dokunmuş:

İleride bazı kişiler çıkacak ve recm cezasını Kuran’da bulmuyoruz diye recmi inkar edeceklerdir. İşte bu kişiler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Eğer halkın “Ömer Kuran’a ilave ediyor” demesinden korkmasam bu recm ayetini Kuran’a yazardım.

Buhari 93/21, Müslim Hudud 8/1431, Ebu Davut 41/1

tewderi 14-02-2007 13:21

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgil Yfln ;
*Bu hadise baktığımızda Ömerin Allahtan çok Halktan korkması....

*Buda şu soruyu akla getiriyor Ömer Allaha inanmıyormuydu?

14-02-2007 14:26

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili tewderi,

Bence Ömer Allah'a inanıyordu ama Hz.Muhammed'e inanmıyordu. Allah'ın sık sık ve özellikle en katı yasaklar, cezalar konusunda kendi yanında durmasından kaynaklanan bir güvenle -muhtemelen- recm ayetini de gönderdiğine, ama Muhammed'in o ayeti Kuran'a koymadığına inanıyordu, sözleri daha çok bunu düşündürüyor. Ya da, geleneksel islami bakış açısı ile bakarsak bu hadis te yalandır, Hz.Ömer (ra) haşa böyle bir söz söylemez.

tewderi 14-02-2007 15:18

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Sevgili Ylf ,

Gerçekte Recm Ayeti varmı Ömer Recm ile ilgili ayeti nerden alıyor (yoksa cebrail hz ömeredemi ayetler indiriyor?) . Ve Allahın kelamı olan kurana neden kendi görüşünü ayet diye eklemek istiyor .?

14-02-2007 15:37

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Alıntı:

tewderi";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 65595)
Gerçekte Recm Ayeti varmı Ömer Recm ile ilgili ayeti nerden alıyor (yoksa cebrail hz ömeredemi ayetler indiriyor?) . Ve Allahın kelamı olan kurana neden kendi görüşünü ayet diye eklemek istiyor .?


Yukarıda aktardığım hadis'e baktığımızda Ömer'in recm ayetlerinin varolduğuna kesin inancı olduğunu anlıyoruz. Recm ayetleri ile ilgili bilinen şu:

Recmi *topluma *kabul *ettirmeye *çalışan *recm *savunucularının *yalanlarını *halka *kabul *ettirmek *için *uydurdukları *hikayeye *göre; *
*
Recm *ile *ilgili *Kuran *ayetleri *sayfalara *yazılı *şekilde *Hz. *Aişe’nin *evindeydi. *Peygamber’in *vefatından *sonra *odaya *giren *aç *bir *keçi *bu *ayetleri *yemiştir. *
Böylece *keçi *bu *ayetleri *neshetmiştir, *yani *hükmünü *kaldırmıştır.
İbni *Mace *Nikah *36,1944 *veya *Hanbel *5/131,132,183 *ve *6/269
*
Allah *koruması *altındaki *Kuran’ın *bir *ayeti *hem *de *keçinin *yemesi *suretiyle *nasıl *ortadan *kalkar?
Geleneksel *İslam’a *göre *büyük *alim *olan *İbni *Kuteybe, *konuya *şu *cümlesiyle *giriş *yaparak *açıklık *getirir: *
“ *Keçi *mübarek *bir *hayvandır.” *
Devamında *ise *bu *büyük(!) *alim *keçinin *faziletlerini *açıklar *ki *konu *iyice *anlaşılsın. *
Sonra *da *şu *ilginç *cümlesiyle *konuyu *açıklar: *
“ *Ad *ve *Semud *kavimlerini *ortadan *kaldıran *Allah, *bir *ayetini *keçiye *yedirerek *kaldıramaz *mı?”


Kaynak:
http://www.kurandakidin.net

Bu bilgiyi aktaranlar İbn Mace, Hanbel gibi alimler, savunan İbn Kuteybe. Ömer'in daha önceki görüşleri (hatta Hz.Muhammed'e muhalefet ettiği çeşitli görüşleri) daha sonra ayet olarak Allah kelamı Kuran'a girdiğinden, belli ki bu görüşünün de ayet haline gelmesi gerektiğini düşünüyor. Benim anladığım bu.

tewderi 14-02-2007 15:51

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Abi "İbni * Kuteybe" bu adam tambir komedyen ...

Keçi Mübarek bir hayvan Ayeti yok etiği için :D

Eğer burada İbni * Kuteybe ,Kutetebeye bakarsak Kuran eksiktir.. Ve eksikliğede Hz keçi sebep olmuştur ..

Baba anem küçüklüğümüzde bize kürtçe bir masal anlatırdı ..

Şengul bengul ikisi iki kuzu kardeş ,Bir Gün anesi *bir yerlere gidiyor (biz çocukluk aklımızla komşulara gitiğini sanırdık) evde iki küçük kardeş kuzu kuzu meleyip *oynaşıyorlarmış birden kapı vurulmuş ve bunlar hemencik kapıya koşup kapıyı açmışlar tabi kapıyı açtığı gibi kurt bunları yemiş ..
Ane koyun eve döndüğünde bakmışki şengul bengul ortalıkta yok başlamış ağlamaya ve okadar ağlamışki Allah bunun halini görüp buna yardım etmiş ve boynuzlarını uzatmış(koçların ki gibi ) ve birde uçlarını sivritmiş ve kurdun bulunduğu yeri keçiye söylemiş...

*Keçi hiç vakit kaybetmeden hemen oraya gidip kurdun karşısına dikilmiş ve *yavrularım nerde diye kurdun üzerine melemeye başlamış . Kurt dişlerini gösterip tam saldıracaken keçi bir anda kurda saldırmış ve boynuzlarını karnına batırıp karnını yarmaya başlamış . Sonra kurdun karnından iki tane nur topu gibi kuzularını görmeye başlamış şengul ile Benguli . Ve Allahın yardımı ile bunu başarmış ve mutlu bir yuva oluşturmuşlar

Bu nekadar mantıklıysa bizim İbni * Kuteybe ninde hz keçisi okadar mantıklı

sodomo-- 14-02-2007 16:12

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Tewderi hiç köyde yaşadın mı daha önce ? Köy evlerine keçi, koyun, kuzu gibi hayvanlar ellerini kollarını sallaya sallaya girer çıkarlar. Üstelik keçiler kağıt da yerler. Sen onun sütünü içersin o da senin gazeteni yer :) Yahu bunlar çok normal şeyler köylerde. Vallahi normal billahi normal.
Recm hem Muhamemd döneminde hem de dört halife döneminde fazlasıyla uygulanmıştır.
Herkes de bunu bilmektedir. Ama mesela şu ki recm sünnet-i Muhammedi bir uygulama mıdır *yoksa Kuran ayetleri ile sabit bir farz mı ? Kuran'ın derlenip toplanmasında Kuran'ın dışında kalan bazı ayet ve sureler vardır. Bunların en bilineni Kunut dualarıdır (Hal ve Hafd)
Ubey b. Kab'ın mushafında bu Kunut duaları vardır. *Hatta *Kuran'da olup da aslında olmaması gerektiği söylenen Fatiha, Felak ve *Nas sureleri de vardır. Muhammed'in Medine dönemindeki en önemli vahiy katiplerinden Abdullah b. Mesud'un mushafında bu üç sure yoktur mesela.

Halife Ali'nin zina suçlusu Şuraha isimli kadına önce celde vurup, sonra onu recm ettiği bilinmektedir. Ve *"Allah'ın kitabına uyarak celde vurdum, Resulullah'ın sünnetine ittibaen de recm ettim"demiştir. [Buhari Hudud 21]

Bu konu biraz uzundur. Ama Muhammed'den itibaren İslam tarihi boyunca bütün uygulama evli olanların recmi bekarlara da celde cezası uygulanması olmuştur.

tewderi 14-02-2007 16:24

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Sadomo Abi,
 Bilirim köy evlerini 20 yıl yaşadım lakin bizim evler yeniydi keçiler bizden uzaktı evin etrafı ide ağaçları ve uzunca kabak ağaçları ile çevrilmişti(maziyi hatırladım abim be)

 Ama bizm keçiler mübarek değildi veya biz Peygamber falan değildik evimize giripte ayet bulacak. :D Bir Kuran vardı Rahmetli dedemin oda Dedemin kendi odasında normal bir insanın bile ulaşamayacağı yerde asılıydı.

Bir ayetin bile kaybolması ve "İbni   Kuteybe" Gibi büyük bir zatın kabul etmesi ilginç .
Ben kuranın hiç bir ayetini eksik olarak bilmiyorum Çünkü Allah kuranı kıyamete kadar korur bir keçiye yem etmez ..

14-02-2007 16:26

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
O Hz.keçi sadece İbni Kuteybe'nin olsa gülüp geçelim de bu hadis'i aktaran Hanbel'e ne diyeceğiz? Bak başka bir büyük alim onu nasıl tarif etmiş:

"Bize en kudretli hâfız es-Sazkuni geldi, hadis ricâlini çok iyi bilen Yahya b. Main geldi, fakat bunların hepsini kendi şahsında toplayan Ahmed b. Hanbel gibi bir Imam daha gelmedi (Ibnü'l-Cevzi, el-Menâkib, s. 69)".

Bu adamların hepsi keçi hazretlerine inanıp güzel güzel yorumlar yapmışlar, mezhepler kurmuşlar, insanları nandırıp peşlerinden sürüklemişler. Bu arada koskoca islam halifesi o kadar istediği halde şu recm ayetini Kuran'a sokamamış da gözü açık gitmiş, ben en çok ona yanarım. Taaa Mekkelere kadar gidip şeytan taşlayacağımıza TV kanallarının kapısında bekler, dışarı çıkan magazincileri taşlardık ne güzel.

14-02-2007 18:43

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Alıntı:

tewderi";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 65595)
(yoksa cebrail hz ömeredemi ayetler indiriyor?)

Bu arada tewderi'nin yukarıdaki sorusu üzerine biraz araştırdım ve şunu buldum:

Ebu Hureyre (r.a.), Nebi (s.a.v.) in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: ”Beni İsrail’den sizden önce gelip geçenler içinden (Allah Teala tarafından mülhem) öyle kimseler vardır ki, onlar peygamber (payesinde) olmadıkları halde kendilerine haber ilham olunurdu. Eğer ümmetim içinde de bunlardan bir kimse bulunursa (ki, şüphesiz bulunacaktır) o da muhakkak Ömer’dir.”
Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi, Çev. Ahmet Naim, Sekizinci Baskı, Ankara, D.İ.B. Yay. , 1984c.9, s.351

Bu hadis-i şerif’te Peygamber olmadıkları halde kendilerine Allah tarafından haber ilham olunduğu bildirilen zevata Muhaddesun deniliyor ki, kendilerine hadiseler, vakıalar ilham olunan kimseler demektir. Yani “Muheddes”, Nübüvvetin dununda bir vahiy ve ilham mertebesi demektir ki, Hz. Ömer bu hadisi şerifte böyle bir yüce makamla taltif olunmaktadır.

Peygamber olmasa da vahiy ve ilham mertebesinde bir mübarek zatmış kendisi.

16-02-2007 16:09

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Bakara 149-150
Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
(Evet Resûlüm ! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.


Cemil Sena, Hz.Muhammed'in felsefesi isimli kitabında kıble'nin Mescid-i Haram olmasının nedenini şöyle açıklıyor:

.....cahiliye dönemindeki Araplar beytullah olarak kutsallığında anlaşmış oldukları Kâbe'yi ve onun bulunduğu Mekke'yi kıble sayarlardı. Bilindiği gibi Romalıların baskısıyla Yahudiler Kudüs'ten güneye ve Hicaz'a göç etmişlerdi. Onlar, Kudüs'te yıktırılan tapınaklarının yerine geçmek üzere Mekke'de Kâbe'yi inşa ettiler. Bu site Beni Cerhem'in eline geçince, Arapların da kutsal bir yeri halini aldı. Bunun için olacaktır ki sahabeden El-Bara bin Maruf, Kâbe'nin kıble olmasını savunmuşsa da Hz.Muhammed asıl kıble'nin Kudüs olduğunu söyleyerek buna itiraz etmişti. Fakat Hz.Ömer'in birinci düşünceyi savunması üzerinedir ki, Kâbe'nin kıble olması gerektiğine dair ayetler inmiştir.

Cemil Sena'nın iddiası doğru ise Bakara 149-150'nin de Muvafakat-ı Ömer ayetlerinden sayılması gerekir.

a.g.e Remzi kitabevi 1984 s 230

tewderi 16-02-2007 16:23

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Bilindiği *gibi *Romalıların *baskısıyla *Yahudiler *Kudüs'ten *güneye *ve *Hicaz'a *göç *etmişlerdi. *Onlar, *Kudüs'te *yıktırılan *tapınaklarının *yerine *geçmek *üzere *Mekke'de *Kâbe'yi *inşa *ettiler

Kabeyi Yahudiler mi *inşa etmiş ?Yoksa Hz Brahim(ibrahim) mi ?

16-02-2007 16:31

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Alıntı:

tewderi";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 65951)

Kabeyi Yahudiler mi  inşa etmiş ?Yoksa Hz Brahim(ibrahim) mi ?

Cemil Sena aynı sayfada dipnot olarak şunu düşmüş:

Kâbe'nin Hz.Adem ve Hz.Nuh tarafından yapıldığı söylendiği gibi, Kur'an'da bunun Hz.İbrahim tarafından yapılmış olduğuna da işaret edilir.

tewderi 16-02-2007 16:51

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
Hz adem Eğer kabeyi yapmışsa kabedeki *taşlardan carbon elementi sayesinde yaşı hesaplanamaz mı?

Romalıların baskıları sonucu eğer yahudiler filistinden kaçıp mekede kabeyi inşa etmişlerse o zaman kabenin yapıldığı tarih 2000 yıldan ileriye gitmez

16-02-2007 16:59

Re: Muvafakat-ı Ömer
 
sevgili tewderi,

Benim bildiğim, Kabe'nin kaç defa yıkılıp tekrar yapıldığı belirsiz. Hatta Hz.Muhammed'in bile peygamberlikten önce tümüyle onarılan Kabe'ye Hacer-ül Esved'in kim tarafından yerleştirileceği sorununu çözerek Mekke'de büyük itibar kazandığı yazılıp çizilir. Karbon testi çözüm olsaydı birileri şimdiye kadar yapardı sanırım.

sargon 19-05-2007 01:34

İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Bildiğiniz gibi bir blogum var ve Kuran, Muhammed, İslam ve diğer dinler hakkında bir sürü yazı var blogda. Ancak nedense müslüman arkadaşların en şiddetli yorumları (aslında çoğuna yorum demek pek doğru değil, hakaret demek daha doğru) hangi yazıya geliyro dersiniz? Ömer ile ilgili yazıya? Muhammed yada Kuran ile ilgili eleştirilere bu kadar kızmıyorlar nedense? Olayı biraz daha derinleştirmek için Ömer bahsinde bazı başka metinler daha ekleyeceğim buraya. Tekrar olmaması için isterseniz önce Ömer'le ilgili yazının linkini vereyim.

http://sargon.blogcu.com/Omerin_adaleti_masali/

Görüleceği gibi aslında metinin önemli bir kısmı alıntı olmasına karşın doğal olarak hakaretler direk beni hedef alıyor. Bir de gelen yorumları aktarayım:

Yazan: isimsiz | Konu: EDEPLİ DAVRAN | Tarih: 17/8/2006
SEN NASIL OLURDA RESULÜN "BENDEN SONRA PEYGAMBER GELSEYDİ BU ÖMER OLURDU" HADİSİNİ DÜŞÜNMEDEN BUNU YAZARSIN.
İSLAMİYETİN GİZLİ OLDUĞU YILLARDA ONUN MÜSLÜMAN OLUŞUYLA
TÜM MÜSLÜMANLAR KABE DE NAMAZ KILIYORLAR BUNU NASIL BAHS ETMEDEN ONU KARALARSIN ALLAH-U ZÜLCELAL BUNA RAZI GELMEZ

Yazan: forumel *| Konu: Selamun Aleyküm | Tarih: 18/9/2006
Öncelikle ciddi ve kapsamlı yazılar için teşekkür ederim
Belli ki emek harcamış, açıklayıcı olması için elinden geleni yapmış
ve bunu başarmışsın..

Ancak İslamiyetle ilgili yapmış olduğun çalışmalarda
Genel olarak yazdıklarına katılmadığımı belirtmek isterim..

Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN BU HERİF SAPITMIŞ DİKKAT EDİN | Tarih: 18/10/2006
ULAN ŞEREFSİZ ADİ ŞEREFSİZ TAHARETSİZ PİSLİK HERİF SEN ALLAH RASULUNUN SAHABESİNE NASIL SÖVERSİN PİSLİK HERİF SEN HAZRETİ ÖMERE KURBAN OL LAN ŞEREFSİZ

Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN SAPITMIŞTIR EHLİ SÜNNETTEN ÇIKMIŞTIR | Tarih: 18/10/2006
RASULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VESSELLEM BUYURUYOR:
SAHABELERİME SEBBETMEYİN (DİL UZATMAYIN)
KİM SAHABELERİME DİL UZATIRSA BANA UZATMIŞ OLUR
BANA DİL UZATAN BENİ KIRMIŞ OLUR
BENİ KIRAN ALLAHI KIRMIŞ OLUR
ALLAHI KIRANADA ALLAH AZAB EDER

Yazan: Fatih NUR | Konu: Küstah Olmayın | Tarih: 19/10/2006
Herkes ahırete inanmak ve herkes İslam dinine mensub olamak zorunda değil fakat herkes gerek İslam dinine karşı gerek başka dinlere karşı saygılı olmak zorunda.Sen ve senin gibi ateist yobazlar İslama ve İslam dinince saygı ve hörmet gösterilen şahsiyetlere aslı astarı olmayan hiçbir tarihi belgeye dayanmayan senin gibi zihniyetlerin yobaz kafalarında küstahça ürettikleri iftiraları atamaz.Bu biiir.
İkincisi de sen ve senin gibi ateistler şunu bilsinki, Allah'a ve Ahiret gününe inanan ve Hz. Muhammed (s.a.v.) 'i son peygamber olarak kabul eden ve hayatlarını bu inanışla yaşayan insanlar.Sizin iddia ettiğiniz gibi Ahiret, Cennet ve Cehennem vs. hiç bir şey olmasa bile,bunlara inanan insanlar öldükten sonra hiçbir şey kaybetmiş olmaz.Ammaaa ya birde tersini düşün, ya gerçekten varsa o zaman senin gibi inkarcıların hali ne olur ölüp o toprağın altına girdikten sonra, bir düşün neleri kaybetmiş olursunuz ve bir de o kazandığınız tatacağınız o şiddetli o dehşetli azabın acısını bir düşün.
Üçüncüsü de siz ateistler görmediğiniz şeye inanmazsınız şuna emin olunki müminler de görmedikleri şeye inanmaz. Biz müminler kainata baktığımız zaman,kainatın ihtişamından ve nizamından ve tüm yaratılmışların kusursuzluğundan hayranlık içinde kalıp tek olan yaratıcıyı görürüz.Baş gözüyle görülmez her şey bazı şeyler akılla görülür.Ama senin gibi yobaz ateistler , resimi görüp ressamı inkar edecek kadar, imarı görüp mimarı inkar edecek kadar ,giysiyi görüp terziyi inkar edecek kadar ahmak, akılsız ve zavallısınız.

Yazan: isimsiz | Konu: At Gözlüklerini Çıkart | Tarih: 26/10/2006
Hz.Ömer hakkında ve bu sitedeki islam ile ilgili diğer konularada yazdığın herşey iftira yalan dolan ve gerçekleri çarpıtmadan başka birşey değil.Sana at gözlüklerini çıkartıp islamı , islam ve dünya tarihini önyargısız bir şekilde tarafsız olarak incelemeni öneririm.Kuranın bilimsel mucizelerini araştırmanı öneririm.Kuranda asla çelişki yoktur sen gerçekleri saptırıyorsun.At gözlüklerini çıkarırsan doğruyu bulursun.Ve Hazreti Muhammed A.S. 'ın hayatını da tarafsız bir şekilde incele,o gerçekten bütün insanlığa örnek olacak üstün ahlaklı ve merhametli son peygamberdir.Ona ve onun yolunda olanlara selam olsun.

Yazan: isimsiz | Konu: Hz. Ali yi (Haşa) Aciz bir insan gibimi göstermeye çaışıyorsunuz. | Tarih: 17/11/2006
Rabbim seni ve senin gibileri islah etsin.? Nice küffarı hidayete erdiren rabbim inşalah senide bu bile bie gittiğin yanlış yoldan döndürür. Yazdıkların tek kelimesine yürekten inandığını sanmıyorum...
Hz. Ali (haşa) bu kadar acizmiydide yapılanlara göz yumdu üstüne üstlük Haife oldu? Sizin yazdıklarınız gibi olsa Zülfikârı çekip Kendisi ölene kadar hepsiyle savaşmazmıydı?

Son olarak Hiramusta dostumuz da bir yorum yapmış:

Yazan: hiramusta *| Konu: Ömer | Tarih: 26/2/2007
Sevgili Sargon bu anlattıklarının hepsine birden masal desem bana kırılmazsın değil mi?Bugün ortadoğuda yahudiler ve hristiyanlar varsa (tabi İsrailden önceki yahudileri kasdediyorum)bunu biraz da Ömer'in ona İslam'ın kazandırdığı hoşgörüsüne borçlular.Yukarıda zalim Ömer bağlamında anlattığın hikayelerse İslam tarihinin siyesete kurban edilmesinden başka birşey değildir.Şia kaynaklarında bu ve buna benzer tonla malzeme bulabilirsin.Maalesef hepsi yanlı hepsi taraflı.İçlerinde doğruluk payı olan bazı olaylar da bu taraflı bakış açısıyla maalesef toz duman bulutunun içinde kaybolup gitmiş.Biz henüz 80 yıllık toz bulutundan yakın tarihimizi göremiyoruz.1400 yıllık toz bulutundan uzak tarihi nasıl göreceğiz?

Aslında yorumların(?) bir haklı tarafı var. Kaynak olarak Baki Öz, Cemal Şener gibi alevi yazarların yorumlarını derlemiştim o zaman. Aslında hakaretlerin hedefi de Alevi'lerin yorumları olsa gerek. Bu yüzden bir de Sünni'lerin yorumlarına bakmakta fayda var. Şimdi de Sünni yorumlardan bir örnek vereceğim.

sargon 19-05-2007 02:21

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Seadet-i Edebiyye adlı kitabımızın yazarı *"büyük islâm âlimi Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin kıymetli oğlu Ahmed Mekkî Efendi"dir. Kitabı Sıddık Gümüş tercüme etmiş. 1248 sayfalık kocaman bir kitap ve bugüne kadar da 90 baskı yapmış. Alanlar okuyorlar mıdır, yoksa biz dinimize düşkünüz havası vermek için alıp gösteriş mi yapıyorlar bilmem ama Türkiye'nin en çok satan kitaplarından biri olduğu belli. İnternette de tam metnini bulabilirsiniz. Üstelik sesli bile dinleyebiliyorsunuz kitabı. Yani inanılmaz bir hizmet ayağınıza kadar getirilmiş durumda.

http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi...7B@1%7D?215,10

Metnimizin konuya nasıl yaklaştığına geçmeden önce meşhur hadisi aktarayım:

"Peygamber ölüm döşeğindeydi. Etrafındaki sahabelere 'bana bir kağıt getirin de size bir şey yazayım ki bundan sonra sapmayasınız' diye seslendi. Orada bulunan Ömer, 'Peygamber hastalığın etkisiyle ne dediğini bilmiyor. Yanınızda Kuran var. Allah'ın Kitabı bize yeter!' diyerek peygamberin yazmasını engelledi." (Buhari: Cihad 176, Cizye 6, İlim 49, Merza 17, Megazi 83, İtisam 26; Müslim: Vasiyye 20,21,22 ve Ahmed b. Hanbel 1/ 222, 324, 336, 355 )

Elbetteki böyle bir iddia az patırtı koparmaz. Olay son derece ciddi. Peygamber vasiyet yazmak istiyor ama Ömer bunu engelliyor. Hadisleri reddedenler için tartışmaya bile gerek yok. Ama bilindiği gibi 90 baskı yapan bu kitapları alan binlerce kişi hadislerle yolunu buluyor. Bu durumun açıklanması gerek. Bakın Ahmet Mekki Efendi Ömer bahsinde neler anlatılıyor:

23 — İKİNCİ CİLD, 96. cı MEKTÛB

Bu mektûb, hâce Ebül-Hasen Behâdır Bedahşîye yazılmış olup, Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” vefât edeceğine yakın kâğıd istediğini açıklamakdadır:

Allahü teâlâya hamd olsun. Onun seçdiği kullara selâm olsun! Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, mevt hastalığında, kâğıd istedi. (Bana kâğıd getiriniz! Benden sonra, yolu şaşırmamanız için, size kitâb yazacağım) buyurdu. Ömer “radıyallahü anh” birkaç Sahâbî ile birlikde, (Bize Allahü teâlânın kitâbı yetişir! Soralım, sayıklıyor mu?) dedi. Hâlbuki, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” her sözü vahy ile idi. Nitekim Vennecmi sûresi, üçüncü âyetinde meâlen, (O, boşuna konuşmaz. Hep, vahy olunanı söylemekdedir) buyuruldu. Vahy red olunursa, küfr olur. Nitekim, Mâide sûresi, kırkdördüncü âyetinde meâlen, (Allahü teâlânın gönderdiğine uymıyanlar kâfirdir) buyuruldu. Bundan başka, Peygamberin “sallallahü aleyhi ve sellem” sayıklıyacağını, fâidesiz söyliyebileceğini sanmak, Ona güvenmeği ve dînine i’timâd etmeği sarsar ki, bu da küfr ve zındıklıkdır. Bu mühim şübheyi nasıl hal etmeli?

http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi...c/%7B@3647%7D?

Tane tane ele almak gerekecek. Çünkü Ahmet Mekki Efendi pek güzel bir derleme yapamamış ve anlatımları da oldukça karmaşık. Başlangıçta hadisi kendi dilinden aktarıyor. Bu hadisi değerlendiren hâce Ebül-Hasen Behâdır Bedahşî'nin Ömer'i eleştirmesini ele alıyor önce. Demek ki Bedahşi, peygamberin sözlerinin vahy olduğunu ve bunun yazılmasının engellendiğini söylüyor. *Bedahşi'nin bunu kanıtlamak için de Necm suresi 3. ayetini gösterdiğini aktarıyor. Bu ayet şöyledir:

O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.

Bedahşi ayrıca vahiy reddolunursa küfür olur diyor. Bunun için de Maide 44'ü gösteriyor. Peygamberin sayıklayacağını, gereksiz sözler söyleyeceğini söylemek de güvensizlik ve zındıklıktır diyor.

Şimdi de Bedahşi'nin bu eleştirilerine Ahmet Mekki Efendi'nin cevaplarına bakalım.

sargon 19-05-2007 03:03

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Yazarımız önce uzun bir paragrafla bunun nasıl bir sapkınlık, din düşmanlığı, karalama, cevap vermeye bile layık olmayan bişey olduğuna dair döktürüyor. Kısaca inananları Bedahşi'ye karşı gaza getiriyor. Sonra da konunun özüne giriyor.

Birinci önsöz — Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” her sözü, vahy ile değil idi. Vennecmi sûresindeki, (O, boş söz söylemez!) meâlindeki âyet-i kerîme, Kur’ân-ı kerîm içindir. Her sözü, vahy ile olsaydı, ba’zı sözlerine, Allahü teâlâ, yanlış demezdi ve afv etdiğini bildirmezdi. Tevbe sûresi, kırküçüncü âyetinde meâlen, (Onlara izn verdiğin için olan hatânı, Allahü teâlâ afv etdi) buyuruldu.

İlginç bir yaklaşım sergiliyor yazarımız. Halbuki biz peygamberin sözleri ve davranışları örnek alınır ve hatta bunun adına da sünnet denir. Nedense konu Ömer olunca Peygamberin yanlış sözlerinin de olabileceği gibi bir iddia ile ortaya atlamak da hiçbir beis görülmüyor. Keşke bu kadarla kalsa yine iyi. Bakın 2. önsöz'de yani ikinci gerekçe de daha neler söylüyor:

İkinci önsöz — İctihâdla olan sözlerde ve aklın verdiği karârlarda, o Serverin “aleyhi ve alâ âlihissalevât vetteslîmât” hilâfına, başka dürlü söylemek câiz idi. Haşr sûresinin ikinci âyetinde meâlen, (Ey akl sâhibleri, başkalarından ibret alınız!) buyuruyor. [Kıyâsın câiz ve lâzım olduğu, bu âyet-i kerîmeden anlaşıldığı, (Beydâvî) tefsîrinde yazılıdır.] Âl-i İmrân sûresinin yüzellidokuzuncu âyetinde meâlen, (İşlerinde Eshâbın ile meşveret et, onlara danış!) emr edilmekdedir. İbret almakda ve meşveret olurken fikrler, sözler red ve tebdîl olunur. Nitekim, Bedr muhârebesinde alınan esîrlerin öldürülmesi veyâ para karşılığı koyuverilmesi için sözler ikiye ayrılmışdı: Ömer “radıyallahü anh” öldürülmelerini istemişdi. Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” bırakalım demişdi. Vahy, Ömerin “radıyallahü anh” istediği gibi geldi. Para alınması, suçdur buyuruldu. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Eğer, azâb gelseydi, Ömer ile Sa’d bin Mu’âzdan başka, birimiz kurtulamazdık) buyurdu. Çünki, Sa’d da “radıyallahü teâlâ anh” esîrlerin öldürülmesini istemişdi.

Yani Allah'ın Peygamber'e eshabına danış diye emir verdiğini ve hatta Bedir savaşından sonra esir alınanların öldürülüp öldürülmemesi konusunda, peygamberin paralarını alıp serbest bırakalım demesine karşılık Ömer'in öldürelim dediğini ve Vahiyin ise Ömer'in dediği gibi geldiğini söylüyor. Hatta bunun üzerine Muhammed, kendi dediği gibi bir karar verilse Allah'ın üzerlerine azap yağdıracağını ve öldürelim diyen Ömer ve Sad'dan başkasının kurtulamayacağını itiraf ediyor. Görüldüğü gibi yazarımız Ömer'in ne kadar tutarlı bir tavır içinde olduğunu bir katliam örneği vererek pek güzel açıklamış.

Bu arada esirlerin öldürülmesinin nasıl bir ahlaksızlık olduğuna, esirleri öldüren komutanların sadece bugün değil binyıllardır nefretle karşılandığına ise hiç değinmiyor.

Üçüncü önsöz — Peygamberlerin “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecma’în” yanılması ve unutması câizdir. Hattâ olmuşdur. Zülyedeyn hadîsinde bildirildiği gibi, Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” dört rek’atli farz nemâzda, ikinci rek’atde selâm verdi. Zülyedeyn: (Yâ Resûlallah! Nemâzı iki rek’at mı kıldınız, yoksa unutdunuz mu?) dedi. Zülyedeynin sözünün doğru olduğu anlaşılınca, Resûl “sallallahü aleyhi ve sellem”, kalkarak, iki rek’at dahâ kıldı ve secde-i sehv yapdı. Hasta değil iken ve sıkıntısı yok iken, insanlık îcâbı, yanılması câiz olunca, ölüm hastalığında, şiddetli ağrıları varken, istemiyerek, düşünmeden söylemesi de elbet, câiz olur. Niçin câiz olmasın ve bununla, islâmiyyete i’timâd, güven kalmasın? Çünki, Allahü teâlâ, Peygamberinin “sallallahü aleyhi ve sellem” yanıldığını, unutduğunu, vahy ile, kendisine bildirmişdi ve doğrusunu, yanlışından ayırmışdı. Bir Peygamberin yanlış yolda kalması câiz değildir. Yanıldığı, vahy ile hemen bildirilir. Böyle olmasaydı, islâmiyyete güven kalmazdı. Demek oluyor ki, islâmiyyete güven kalmamasına sebeb, yanılmak ve unutmak değildir. Yanılmasının ve unutmasının, kendisine bildirilmemesi, düzeltilmemesidir. Bu ise, câiz değildir. Ya’nî hemen bildirilir.

Üçüncü gerekçesi ise daha da garip. Muhammed ile Zülyedeyn arasında geçen bir hadisi aktarıyor. Bu hadiste Muhammed biraz bunamış bir görüntü vermektedir. İki rekat kılıp kalkar. Zülyedeyn unuttuğunu söyleyince inanmaz, etrafındakilere sorar, onlar da unuttunuz deyince iki rekat daha kılar. Elbette her insanın başın gelebilecek birşeydir bu. Dalgınlık olur. Ama yazarımız bu olaydan yola çıkarak nasıl bir sonuca varıyor bakalım. Diyor ki eğer hasta değilken böyle yanılabiliyorsa, hastalıklı ve ağrıları varken niye düşünmeden konuşmuş olmasın. İnanılmaz değil mi? Her insan dalgınlıkla birşeyi unutabilir ama ölüm döşeğinde vasiyet yazdırmayı istemek dalgınlıkla yapılacak birşey olabilir mi? Ömer'in sözlerini savunabilmek için sayıklama, ne dediğini bilmeme hali ile basit bir dalgınlık eş düzeyde tutuluyor yani. Yeter ki Ömer haklı çıksın. İslamiyet'in peygamberi Ömer midir diye sormakta haksız mıyım?

Bir başka ince nokta daha var ki pek göze batmıyor ama aslında yazıda hafif bir imadan belli oluyor. Deniyor ki peygamber bazen yanlış şeyler yapardı, böyle olunca da ayet gelir ve hatası düzeltilirdi. Peygamber tam ölecekken eğer yanlış bir şeyler yapar da sonra ölüp giderse ne olacak? Bu hatayı düzeltmek için ayet de gelemez. İşte bu yüzden Ömer onu düzeltmiştir. Evlere şenlik bir durum değil mi bu? Allah peygamberin öleceğini bilmiyor mu? Eğer yanlış bir vasiyet yazacak olsaydı, o anda da düzeltebilirdi. Bırakalım bütün bunları, bu adam ölmekte olan bir insanın son arzusunu yerine getirmenin ne demek olduğunu bile unutmuş, öylesine şuursuz ve insanlık dışı bir gerekçe ileri sürüyor ki bu inanması bile güç. İdam mahkumlarına bile son arzuları sorulurken, kendi peygamberinin son arzusu konusunda bile hesap kitap yapıyorlar. Biraz edep yahu. Belli ki, bu adamların kendileri bile aslında hiç birşeye inanmıyorlar. Milleti aldatmak için evirip çeviriyorlar.

Dördüncü önsöz — Hazret-i Ömer, hattâ öteki üç halîfe de “radıyallahü teâlâ anhüm”, Cennet ile müjdelenmişdir. Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler, bunların Cennete gideceklerini bildiriyor. Bunların Cennete gidecekleri, o kadar çok söylenmişdir ki, tevâtür derecesine gelmişdir. Buna inanmamak, yâ kara câhillik veyâ koyu inâddır.


Dördüncü gerekçenin tamamını almadım. Uzun uzun Ömer'İn Cennet'lik olduğunu anlatıyor. İşte Cennet'le müjdelenen bu ulu kişiye kafir demek cehennemlik olmak demekmiş. Kısacası bizim için bir anlamı olmayan bir gerekçe.

sargon 19-05-2007 03:31

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Beşinci gerekçenin tamamını aktarmayacağım. Sıkıcı olabilir. Sadece gerekçenin kendisini aktarıyorum.

Hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” maksadı, sormak, anlamak idi. Nitekim, (Sorunuz) demişdi. Ya’nî kâğıdı elbette istiyorsa, getiriniz demek istedi. Eğer, istemiyorsa, bu nâzik zemânda, kendisini üzmiyelim demek idi. Çünki, vahy ile ve emr olarak isteseydi, kâğıdı tekrâr ve ehemmiyyet ile isterdi. Kendisine emr olunan şeyi yazardı. Peygamberin “aleyhisselâm” vahyi bildirmesi lâzımdır. Kâğıdı istemesi vahy ile, emr ile olmayıp, ictihâd ve arzû ile birşey yazacak ise, bu nâzik zemân, buna elverişli olur veyâ olmaz. Vefâtından sonra ümmeti ictihâd edecekdir. Dînin temeli olan Kur’ân-ı kerîmden, ictihâd ile, emrler çıkaracakdır. Kendisi hayâtda iken ve vahy gelmekde iken, ümmeti ictihâd etmekde idi. Vefât edip, vahy kesilince, ilm sâhiblerinin ictihâd etmeleri elbet makbûl olur. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, kâğıdı tekrâr ve ehemmiyyet ile istemedi. Hattâ, vaz geçdi. Böylece, vahy olmadığı anlaşıldı. Sayıklama olup olmadığını anlamak için, duraklamak, hiç yanlış bir iş değildir.

Gerçi benim aktardığım hadiste "sorunuz" diye bir ifade geçmiyor. Ama diyelim ki Ömer "sayıklıyor" dememiş de "sorun bakalım sayıklıyor mu" demiş olsun. Başucunda dururken kendi de sorabilirdi ama başkalarına sorun diyor nedense? Bu gerekçe insanı adeta salak yerine koyuyor. Birisine "sen sayıklıyor musun" diye sorulabilir mi, sorulduğunda da mantıklı bir cevap alınabilir mi? "Sayıklamıyorum" derse ne karara varılacak. Muhammed de bir cevap vermemiş, belli ki bakmış Ömer kararlı, önüne geçmek mümkün değil, vazgeçmiş ısrarından. Yazarımız bundan hemen anında sonuç çıkarmış. Israr etmediğine göre demek ki vahiy değilmiş. Demek ki sayıklıyormuş sonucu da çıkarabilirdi. Bu mantıksızlık silsilesinin içinden çıkılacak gibi değil. Beşinci gerekçesinin aktarmadığım kısımlarında da uzun uzun Ömer'in güzel ahlakı anlatılıyor. Ömer'in güzel ahlakını en iyi kim anlatabilir diye sorarsanız, ölmekte olan peygamberinin son arzusunu söylemesini bile engelleyen Ömer gibi bir caniyi göklere çıkaran yazarımız derim size.

Altıncı gerekçeyi de yazmaya gerek yok. Kısaca Eshabı övüp duruyor. Bir de "Hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” kâğıd getirilmesine mâni’ olması, küfr olsaydı, bu ümmetin en müttekîsi olduğu, Kur’ân-ı kerîmde bildirilen Ebû Bekr-i Sıddîk, bunu, yerine halîfe seçer mi idi? Muhâcirler ve Ensâr, onu söz birliği ile, halîfe yapar mı idi?" diyor. Ebubekir'in halife olmasını sağlayan elde kılıç millete biata çağıran, bu yüzden Muhammed'in cenazesine bile gitmeyen Ömer'dir. Herhalde Ebubekir Ömer'i halife seçecekti. İslam devletinin gerçek kurucusu Ömer olmuştur.

Şimdi size soruyorum. İslam dininin gerçek peygamberi yoksa Ömer midir?

19-05-2007 04:21

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Yazan: isimsiz | Konu: EDEPLİ DAVRAN | = Mucahit
Yazan: forumel *| Konu: Selamun Aleyküm | = Takkiyeci
Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN BU HERİF SAPITMIŞ DİKKAT EDİN | = Canli bomba
Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN SAPITMIŞTIR EHLİ SÜNNETTEN ÇIKMIŞTIR | = Hutbeci
Yazan: Fatih NUR | Konu: Küstah Olmayın | = Tesetturlu
Yazan: isimsiz | Konu: At Gözlüklerini Çıkart | = H.Y. okuru
Yazan: isimsiz | Konu: Hz. Ali yi (Haşa) Aciz bir insan gibimi göstermeye çaışıyorsunuz. | = Kaderci

hiramusta haric :) , yorum yapan herkesin kisa bir karakter tahlilini yaptim.

Cemal 19-05-2007 14:18

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Yazan: isimsiz | Konu: EDEPLİ DAVRAN | = Mucahit
Yazan: forumel *| Konu: Selamun Aleyküm | = Takkiyeci
Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN BU HERİF SAPITMIŞ DİKKAT EDİN | = Canli bomba
Yazan: isimsiz | Konu: HAZRETİ ÖMERE SALDIRAN SAPITMIŞTIR EHLİ SÜNNETTEN ÇIKMIŞTIR | = Hutbeci
Yazan: Fatih NUR | Konu: Küstah Olmayın | = Tesetturlu
Yazan: isimsiz | Konu: At Gözlüklerini Çıkart | = H.Y. okuru
Yazan: isimsiz | Konu: Hz. Ali yi (Haşa) Aciz bir insan gibimi göstermeye çaışıyorsunuz. | = Kaderci

hiramusta haric Smile , yorum yapan herkesin kisa bir karakter tahlilini yaptim.


yaw abim..Hiramabim dışında ..hepsi böle hakaret yazmış..kötü yazmış..Bnece doru deil.Yanı bende müslümanım elamdüllah.Ama tenkit yapana küfür doru deilki.O adam öle inanmış*-yazmış.Bele inanmayanın..anasınaı-arvadını..deyi yazmamışki..Ben böle düşünüyom-demiş.Sende efendice bende*bele düşünüyom desin.Yanılıyon dersin olur-biter.

Bis inaç saipleri varızya..
başkasının inaçsızlıına saygı duymayı örendiimisde...daa iyi olcez.Daa çok ilerlicez.daa çok inandırcez.

CE mal

sargon 19-05-2007 14:20

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Bahsedilen olay Buhari'deki aktarılış biçimi ise şöyle:


Fasil:ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu:Resulullah (sav)`ın Vefatı
Ravi:İbnu Abbas

Resulullah (sav) muhtazar (ölmeye yakın) iken evde bir kısım erkekler vardı. Bunlardan biri de Ömer İbnu`l-Hattab (ra) idi. Resulullah (sav): "Gelin, size bir şey (vasiyet) yazayım da bundan sonra dalalete düşmeyin!" buyurdular. Hz. Ömer: "Resulullah (sav)`a izdırap galebe çalmış olmalı. Yanımızda Kur`an var, Allah`ın kitabı sizlere yeterlidir" dedi. Oradakiler aralarında ihtilafa düştü. Kimisi: "Yaklaşın, Resulullah (sav) size vasiyet yazsın!" diyor, kimi de Hz. Ömer (ra)`in sözünü tekrar ediyordu. Gürültü ve ihtilaf artınca, (aleyhissalatu vesselam): "Yanımdan kalkın, yanımda münakaşa caiz değildir!" buyurdu. Bunun üzerine İbnu Abbas (ra): "En büyük musibet, Resulullah (sav)`la onun vasiyeti arasına girip engel olmaktır!" diyerek çıktı.

HadisNo:5406



Dikkat edilirse Buhari'nin hadisinde bir "sorma"dan bahsedilmediği gibi ölüm döşeğindeki peygamberin yanıbaşında Ömer yanlıları ve karşıtları arasında tartışma yaşandığı anlatılıyor. İbn Abbas'ın Ömer'în karşısında olduğunu ve hatta Ömeri musibetlikle suçladığını görüyoruz. Hatta Muhammed de benim yanımda tartışmayın diye hepsini dışarı çıkartıyor.

Burdan başka bir konuya da geçebiliyoruz tabii. Bu konu o kadar önemlidir ki, vasiyet edilmesinin yasak olup olmamasını bile belirleyecektir tabii. Yeter ki Ömer'in ve ekibinin iktidarı kurtulsun. Kuran'da vasiyetle ilgili bir sürü ayet bulunmasına karşın işlerine gelmediği için Ömer yanlıları vasiyet etmenin farz olmadığına dair şeyler üretip, iktidarı kurtarmaya çalışıyorlar. Örneğin

Fasil: VASİYET BÖLÜMÜ
Konu:Vasiyet Hakkında
Ravi:Talha İbnu Musarrıf

İbnu Ebi Evfa (ra)`ya: "Resulullah vasiyette bulundu mu?" diye sordum. "Hayır" dedi. Ben tekrar: "Öyleyse, kendi vasiyette bulunmaksızın halka nasıl vasiyeti farz kı*lar veya emreder?" dedim. "Kitabullah`ı vasiyet etti!" diye cevap verdi.

HadisNo:5799
http://hadis.ihya.org/ksitte.php?t2=hadis&sn=120&kn=780


Görüldüğü gibi hem minare çalınıyor, hem de kılıf hazırlanıyor. Önce Muhammed'in vasiyet etmesini engelliyorlar, ondan sonra da kendisi vasiyet etmediğine göre farz değildir diyorlar. Ama Ebubekir'in kendi yerine Ömer'in geçmesi için vasiyet yazdırılması gerektiğinde, Ebubekir'in sayıklayıp sayıklamadığına bakılmaksızın vasiyeti yazdırılıyor ve vasiyet tekrar serbest bırakılmış oluyor. Aslında işin doğrusu herşey yasak yada herşey serbest olabilir, yeter ki o sırada bu iktidar sahibi olanların işine yarasın. Gerisi boş kelime..

sargon 19-05-2007 14:26

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Sevgili Cemal, sevgili Respendial,

haklısınız doğru dürüst eleştirmeyi, tartışmayı nedense beceremiyor birçok insan. Ama benim asıl vurgulamak istediğim şeyi gözden kaçırmayın. Muhammed için de Kuran için de başka bir sürü konuda da yazı yazıyorum. Nedense en çok Şiiilerin iddiaları ve de özellikle Ömer'le ilgili şeylere aşırı tepki veriliyor. Sanırım bu insanlar önce sunni sonra müslümanlar. Bu yüzden Ömer bu kadar önem taşıyor. Ömer'i savunmazsan ayrımcılığından taviz vermiş olacaksın sanırım.

spartacus 19-05-2007 15:19

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
:twisted:
CE mal
Bence bunları ayırma sevgili CEmal... Bak ilk ikisine odaklanmazlar sonra kalır geriye mal... Oysa bu başlıkta o kadar çok mal'dan örnek var ki, senin yaŞŞarın kuyruğu bile olamazlar.

Sevgili sargon, Mükemmel bir yöntemle anlatıyorsun.

"Elbetteki böyle bir iddia az patırtı koparmaz. Olay son derece ciddi. Peygamber vasiyet yazmak istiyor ama Ömer bunu engelliyor. Hadisleri reddedenler için tartışmaya bile gerek yok. Ama bilindiği gibi 90 baskı yapan bu kitapları alan binlerce kişi hadislerle yolunu buluyor. Bu durumun açıklanması gerek. Bakın Ahmet Mekki Efendi Ömer bahsinde neler anlatılıyor: "


Bence Ömer'in bu kadar öne çıkmasında elbette mezhepsel bir ağırlık var, ama mezhebin öne çıkmasında ise Ömersel bir ağırlık var. Mülki idare ve iradenin başına geçmiştir ve Ömer zamanı, Muhammed zamanından daha keskin görünmektedir. Yani kalıcılık mı desek, yoksa yuvaya oturma ve daha sağlam yerleşmemi desek bilmiyorum ama bu etki görülebiliyor.

Muhammed konuşsa-vasiyet yazsa idi, o güne kadar birlikte geldikleri ve Gögesinde Ömer'inde duldalandığı Mülki egemenlik ve iradede, miras başkalarına düşebilirdi, bu durumda Ömer kaybedebilirdi... Ali ile ve en son Hasan, Hüseyin ile elde edilen bulgu, bu hayvanlar gibi anıran ve sadece emme basma tulumba gibi kafa sallayıp, papağanlığı bile beceremeyen, kör küfürbaz ve tehditbaz ve düzenbazların sanırım Kabuğuna dokunuyor..

Hani korkuyor karpuz yarılacak diye.

İnanç ise sembolünü mükemmelleştirmektir, daha bir yazıya bile tahammül edemeyen bu azman psikoloji kimbilir kaç bin yıl boyunca ne gerçekleri yemiştir.

19-05-2007 15:25

Re: İslam Peygamberi Ömer midir?
 
Sevgili Cemal,

musluman harici her kelimeyi kullandim dikkat edersen, ve bunu bilerek yaptim. Bunun sebebi de Hiramusta ve senin gibi bircok muslumana haksizlik etmek istemedim. Butun muslumanlarin homojen bir yapida olmadigini biliyoruz.

"Bis inaç saipleri varızya..
başkasının inaçsızlıına saygı duymayı örendiimisde...daa iyi olcez.Daa çok ilerlicez.daa çok inandırcez. "

Su dediklerinin, imla kurallarina uygun haline tamamen katiliyorum ve imzami da atiyorum.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:21 .