![]() |
Boş, Serbest ve Gereksiz Karalayabilme-Diyebilme Alanı
Buldum-Varaka!!!
Burdan sürdürdüğüm içerikleme ve takip sonucu aradığımı buldum.. babil fahişesi ve fahişe babil, babil kadını mitini ve imgesini ,arıyordum.. ekşisözlükten bir alımtı Alıntı:
buldum sağolun... Alıntı:
fahişeyi burdan tanımlayacağız... burdaki fuhuş yapmakın bir işbirliği alegorisi ve sembolizması olduğunu/içerdiğini ise görüyoruz... fahişeliğinde başka bir şey..bi tür alma-verme.. bu imge/söylem benim için yeterli, ekşisözlükten devşirdiğimiz biçimiyle olgu babil fahişesi; Alıntı:
fahişe adını da kadın olmaktan çıkarıp atacağız ve birleştireceğiz onu bir kadın olmaktan çıkarıp bir duruma hatta sözde uygara ve uygarlığa sürükleyeceğiz.. fahişeliği imgesel olarak kullanacağız, göksel fahişe babil de ,kavşak babil de gökten dünyayı ve izleyip dünyaya, dünya insanına bozgunculuk yayan kent yıkan babil mitindeki ve insanların kanlarını içmeye doymayanı ve akılarını ve kafalarını karıştıranı, dillerini ve gerçeğini bölen tanrıları/tanrı oğulları ve çocukları mitine ve imgesine çekeceğiz ve yapıştırıp ekleyeceğiz...günyüzüne vuracağız... fahişenini erkeğine ne denir? bu anonim bir kullanım olursa bunu interneteki çizimsel giantess olgusalı dışavurmaları ile birleştirip bir olgu ortaya vuracağız., bir süperoratayavurma koyma ve süperoluşum ve oluşturum bu.!!! ekşisözlükten bir diğer alıntı Alıntı:
|
Giantess Olgusundaki Göksel Fahişe
Giantess Olgusundaki Göksel Fahişe
Giantess olgusuyla ilgili deviantarttan fotograf toparlayıp buraya aktarmaya karar verdim ... Giantess olgusunda pek çok şey var. Pek çok sembolizma.. İşin ilginci çocuğa göre ebeveynin iriliği ve devasalığı kalıntısı fiskasyonların ötesine geçtiğini düşünüyoruz. ve erkeğin kendini kadın varlığı karşısında genç toy ve küçük hissetmesinin, y D kendi varlığını ezik-sinik-küçük vb. hatta böcekçe hatta alt hayvanca görme ve hissetmesinin de ve çocukça paylaşımların da çok ötesinde şeyler-izler var Şiddetinde, cinsel şiddetinde ve ezilmenin de ötesinde şeyler. Büyütmenin de büyüğü. İncelemenizi rica edeceğim. Bunu büyük oranda bilinçaltının dışavurumu olarak ele alacağız.. Subjelerin-öznelerin ne oranda tanrılaştırıldığını, büyükleştirildiğini ve büyütülmüş olacağını göreceğinizi umuyorum süperdışavurma... Dünyayı bacak arasına, ağzına ya da avuçlarının ve ellerinini içine alan ya da uzaydan koca dünyanın üzerine oturan kadın-varlık imajları. İnsan yiyen varlık imajları -dışavur,ma-salları..... Varlık imajları diyorum çoğu bence kadın simgesinde olsa da kadın imajı olmayı taşıyor ve göksel bir varlığa yaklaşıyor.. Bunun süpervarlık ve üstvarlık ve dev varlık imajları içeriyor olacağını göreceğiz.. Bunu paranormal ve parapsikolojik site ve forumlarda da ve gnostik mitlerde de sunulan insanlığın demon algısı ve ilgisi yaklaşımı konusuna da ileceğim ve birleştireceğim... Deviantart'tan bir galeri örneklemesi ile başlamak istiyorum... GoddessTina Gallery Devaiantart https://t00.deviantart.net/2TeDb4h10...na-dbc385w.jpg https://t00.deviantart.net/8p9Oa5OXC...na-db835zu.jpg https://t00.deviantart.net/td9UK6Vgm...na-dbna8ew.png https://t00.deviantart.net/oDFSHm4Tg...na-dbh4p35.jpg https://t00.deviantart.net/RxBMAMd3u...na-dau4o21.jpg https://t00.deviantart.net/vuv-vIxBQ...na-dbfa2hf.jpg https://t00.deviantart.net/O3TdrhO9Q...na-daruvry.jpg https://t00.deviantart.net/gy2VsdMkT...na-dbvf3ne.jpg https://t00.deviantart.net/ExdRdkPwL...na-dbzg87j.jpg https://t00.deviantart.net/2X01rh7WU...na-dakoffh.jpg https://t00.deviantart.net/W2fPq6SbZ...na-dc3z75u.png https://t00.deviantart.net/cVFAfk8qw...na-dc159u4.png https://t00.deviantart.net/Q-3HOVND7...na-danroxr.jpg https://t00.deviantart.net/UDuH1JW_x...na-danfpg2.jpg https://pre00.deviantart.net/9b3a/th...na-dbasznc.jpg https://t00.deviantart.net/gqqzSs4JL...na-dbeb4da.jpg https://t00.deviantart.net/AZKHVwHVJ...na-db232q8.jpg https://t00.deviantart.net/yYXpgGCrx...na-dayur6c.jpg https://t00.deviantart.net/ibGmjqPTS...na-dawdro3.jpg https://t00.deviantart.net/lEVK6J0T_...na-dav279v.jpg |
çok güzel..
kadın ve tanrı arasındaki ilişki, bağlantılar. insanları yaratan tanrı / insanları doğuran kadın. tanrıya ibadet yaygındır / kadına kölelik de yaygındır. kadının kalçalarına baktığımda tanrının suratını görüyorum. |
Alıntı:
Tüm bunlar bu yazı sentezi için verildi-döküldü... Bununla ilgili yardım isteyeceğim. Devam eden ve konumlanan taslak aşağıdadır... -- Büyük Babil Miti Ben konunun araştırmacısı ya da uzmanı değilim ancak genel bir kavram olarak İncil'de "Büyük Babil" ve "Büyük Babil Fahişesi" gibi bir anlatma geçtiğini duymuştum. Aslında Giantess (Devleşmiş Kadın Takınımı) konumu bununla ilişkilendirmek ve çözümlemek istiyorum.. İncil de Büyük Babil'in (bu her neyse) yeryüzünde ki bütün kötülüklerin ve iğrençliklerin, kötü durumların (yani fahişeliğin) anası olduğunu söyleniyor. Gnostik mitlerde Demiurgos vardır. Kavramı nasıl açabileceğimi tam bilmiyorum. Bu kavram asıl tanrıdan başka yaratıcıları belirtiyor. Tanrı Şeytan karşımı bir kavram ve mit buluyoruz... Tanrı kavramına biz katılmamakla birlikte buradaki asıl yaratıcı kavramını insanlığın sade ve dürüst bir hayali ve özlemi olarak ele alacağız. ve böyle ele alırsak ve onun dürüst ve bütüncül bir tanrısal özlem olacağından sözedersek ve örneğin onu uzakdoğunun Brahmancılığı ve Atmancılığı gibi ele alırsak ve konumlarsak ya da Spinoza'nın tanrısı gibi ele alırsak ve buna yakınlaşmış felsefi ve bilgisel oluşumlara büyük tanrı ve asıl tanrı dersek sanırım bu kavramlaştırmayı sürdürebileceğiz.. Demiurgos kimdir? kimlerdir? Büyük Babil Fahişesi nedir? kimdir? Babil olayını belki duymuşuzdur. Dillerin ayrılması olayı. Tanrılar durup, gökten insanlara -insanoğullarına bakıp dur şu insanların akıllarını karıştıralım ki birbirlerini anlamasın diyorlar. Kutsal kitaplar ve mitler bunu böyle yazıyor. Gökten tanrılar insanlara bakıyorlar ve tanrısallaşmaya, yükselmeye, büyümeye ve birleşmeye, göklere erişmeye hatta tanrısal olana ve bilgiye ulaşmaya ve gökselleşmeye çalışan insanlara çok kızıyorlar ve onların dillerini ve akıllarını bölerek onlara bozgun veriyorlar .Nasıl bir tanrı bunu yapar? Sodom ve Gomora, Ad gibi mitlerde ve ilgilerde yine kızgın tanrıların çok kızarak insan kentlerini gökten yıktıklarını biliyoruz, İnsan çocuklarıyla evlenen, dölleşen tanrı oğulları/çocukları ya da insan kızlarını seçen tanrı öykülerini biliyoruz. Yunan Roma mitolojileri de benzer kavramlarla karmakarışık. İşin aslı bunları nasıl toparlayacağımı bilmiyorum ancak bozukta olsa ortaya bir kavramsallaştırma sunmak istiyorum Şimdi Babil Mitlerindeki Babil adını burdan alacağım. Uzaydan dünyayı gözetleyen -gözetleyebilen ve insan kentlerini yıkan-yıkabilen, insan arasında bozgunculuk çıkaran-çıkarabilen ,insanların akıllarını karıştıran-karıştırabilen göksel ya da uzaylı ve dünyadışı da diyebileceğimiz teknoloji ya da uygarlıksal gelişim olarak insanüstü uygar ve akıllı dünyadışı varlıklar sentezi ile birleştirip insana göre bir Demiurgos'lar olgusu/gökyüzü konumlayacağım.. Bunlar üzerinden mitlere daha derinlemesine ve çoklu tanrı kavramlarına da gidersek bunların geçmişte dünyayı ziyaret etmiş olabilecekleri ve insanlar arasında yaşamış ya da genetik vb. deneylere ve ırksal sentezlere de katılmış-karışmış olabilecekleri gibi izlerden de sözedebilirdik. İnsanlara verilen kutsal kutular, ahitler sandıklar ve sözler var ...seçilmiş uygarlıklar ya da doğal olarak buna tabi olmuş halklar var... Yahudi ve İslam mitlerini biliyoruz. Kızgın Rab/Efendi.. Hristiyanlık miti Demiurgostan ve Demiurgoslardan Büyük Babil olarak sözediyor ve tanrı yerine yukarıda asıl tanrı dediğimiz imgeye daha yakın bir imge ya da iyicil ve dürüst başka göksel -baba- varlıklar imajı ve arayışı koyuyor olabilir miydi? ya da bunun benzerinin arayışını ya da bunlardan yardım almayı-aramayı ve görmeyi deniyor olabilir miydi? Yani Demiurgos'un ve Demiurgos'ların gerçek babası .asıl Zeus? Hiç dünyaya inmemiş gölge olmayan bir Zeus.. Sonuç olarak Hristiyanlık ekolünün tanrı dediği şeyin diğerleri ile aynı şey olmadığını görüyoruz. İsa'nın göksel sevimli ve koruyucu bir tanrısı var.. Tüm bunlar birbirine karışmış, harmanlanmış şeyler olacağı ve ben demek istediğimi demeye gittiğim ve konunun asıl ilgilisi de olmadığım için bu kavramlara pek girmeyeceğim... Bu bilinmeyen ve varlıklar, uygarlıklar ya da teknolojileri ve güçleri nedeniyle insanca anlaşılmayan ve bazen tapınılan ve kısmen de tanrılaştırılmış göksel ve dünyadışı varlıklar ve dış dünyalar ve üst gerçekliklerde ya da başka gerçekliklerde yaşayan güçlü ve yarı tanrısal varlıklar imajları parapsikoloji ya da paranormal olgucularda ya da daha halk dilinde demon, ... vb. adı ve kavramlaştırması alıyor. Sıkı bir demonculuk uğraşı ve literatürü olduğunu biraz araştırma ile görebiliyoruz. Demon çağırma ,demonlara güç bağışlama, onlardan güç isteme ,yapamayacağı bir olguyu demona adanarak ve ona hizmet ederek ve bir karşılık ödeyerek bir demona yaptırmaya çalışma ve istediğini yerine getirilmesi karşılığında ruhunu satma diyebileceğimiz ikilemlere varan sentezler var... Neden fahişe ve kadın imajı? Semboller sembollerdir... Bu araştırmam kavramlaştırmam yeterli değil..Bu olgu üzerine daha fazla okumam gerekiyor ancak iyi bir saklanma olabilir. İnsan görmezden geliyor olabilir- o kılığa sokuyor olabilir. İnsanın genel tür-cins karmaşası ve kadın erkek sentezinin bozukluğu ve saçmalığı olabilir. Erkek varlığını artırmış, fazla ve farklı varetmiş, yapılandırmış olan insan varlığının genel karmaşası bunun içinde. Cinsellik bunun altına ve içine vurgulanmış olabilir. Cinsel enerjinin kıstırılması. Tüm bunları anlamama ve yapılandırmama ile başka yollu dışavurum. Çok şey olabillir. Seksin bozuk varlığını ,dahası ne olacağını, tartışmak istiyor muyuz?. Şimdi bu olgularda ve Giantess denilen de insanın Demiurgos'u ya da insana göre göksel Demiurgos olan (gerçek tanrı olmayan) göksel abiler, ilgililer ya da demonsal varlıklar (kadın kılığında ve cinsel kılıkta ve ikilem de) var mıdır? gibi bir senteze yürümeliyim... yazının ana hattı bu... ben bu konuda yardım istiyorum-bekliyorum... -- bir de bu kutsal kase var http://kuyrukbilimi.blogcu.com/kutsal-kase/6419724 Şimdi kutsal vajina mı? Kutsal rahim mi? Bu forumda babanın rahmi gibi bir kavram üretmiştik evren için Şimdi burdan bir de "babanın vajinası" ve "tanrının vajinası" rahmi gibi bir kaç kavramlaştırma üreteceğiz Hem bu tanrı erkek kiplerini kırmak için de kadının erkek kiplerini kendimizde kırmak olumsuzlamak için hem de bu vajinal olumsuzluğu gidermek için... Bu kutsal vajinaya erişmek-yakınlaşmak için Kutsal vajinanın gizemine erişmek için... |
-BÜYÜK BABİL MİTİ-
(En son bu forma sokabildim ve geliştirilmesi, düzenleştirmesi umuluyor...
(Bu yazımım araya girilen eklerle birlikte oldukça ilginç bir hal aldı..kopmalar olabilir..Başlangıçta belirttiğimiz ve yazının şimd içerdiği bazı kavramları kullanmak istememiştik ve çekimser kalmıştık.) -- Büyük Babil Fahişeseli Mitosu- Başlangıç-1 Ben konunun 'tam bir' araştırmacısı ya da uzmanı değilim ancak genel bir kavram olarak İncil'de "Büyük Babil" ve "Büyük Babil Fahişesi" gibi bir anlatma geçtiğini duymuştum. Ve belirttiğim noktaya gelmek için bu kavramları kullanacağım ve araştıracağım. Aslında Giantess (Devleşmiş Kadın Takınımı) konumu bununla ilişkilendirmek ve çözümlemek istiyorum.. İncil de Büyük Babil'in (bu her neyse) yeryüzünde ki bütün kötülüklerin ve iğrençliklerin, kötü durumların (yani fahişeliğin) anası olduğunu söyleniyor. Gnostik mitlerde Demiurgos vardır. Kitle de ve kitle hafızasında ise göksel ve başka gerçeksel demon ve başka varlıklar kavramlaştırmaları bulunur. Bu kavramları nasıl açabileceğimi tam bilmiyorum. Demiurgos kavramı sözlüklere göre asıl yaratıcı tanrı olmayan yaratıcılar belirtiyor. Bahsedilen ve aşağıda ilişkilendirlecek kavramların bir kısmı ise bu anlamda Tanrı, Yarı-Tanrı, Melek, Şeytan, kötülükçü varlıklar ve başka gök varlıkları , ve varoluşta yaşayan barınan diğer varlıkları ve uygarları-uygarlıkları belirtiyor ve kavramlaştırıyor. Efsaneler de bunlar hep birbiri içine girmiş, sızmış ve karmakarışık bir durumda. Eğer gerçek tanrı olmayan tanrısallardan sözediyorsak ve edeceksek bu durumda gerçekte melek olmayan meleklerden de sözedebilirdik. Tanrının işlerini ya da tanrı olmayanın işlerini yerine getiren seçkinler gibi.... Sunduğumuz Hristiyanlık mitinde göksel krallığın asıl sahibi olan bir asıl tanrı miti ve imgesi ve sembolizması var .Yunan-Roma Mitolojilerinde en baş Tanrı ,tanrıların başı ve üstü Zeus Var. Zeus bir Demiurgos mudur? diğer tanrılar mı? bilmiyorum. Melekler, Şeytanlar ve Tanrılar gibi algılarımız var ve bunlar karmakarışık. Bu konuların uzmanı değilim ve burda da bunu işlemeyeceğim. Tanrı kavramına biz katılmamakla birlikte buradaki asıl yaratıcı kavramını insanlığın sade ve dürüst bir hayali ve özlemi olarak ele alacağız. ve böyle ele alırsak ve onun dürüst ve bütüncül bir tanrısal özlem olacağından sözedersek ve örneğin onu uzakdoğunun Brahmancılığı ve Atmancılığı gibi ele alırsak ve konumlarsak ya da Spinoza'nın tanrısı gibi ele alırsak ve buna yakınlaşmış felsefi ve bilgisel oluşumlara büyük tanrı ve asıl tanrı dersek sanırım bu kavramlaştırmayı sürdürebileceğiz.. Yani biz kişisel bir tanrı ortaya koymayacağz ve kişisel bir tanrı varlığına, yani benim ve diğer insanların sıradan kaderiyle ilgilenen, bizi cezalandıracak yakacak bir tanrısala da inanmayacağımı ve bununla ilgilenmeyeceğimi ancak Spinoza'nın Tanrıcılığı ya da Doğu'nun Brahmancılığındaki bütüncül bir evren ve bütüncül bir zihin ve oluş ve bütün bir varlığa ve doğaya sahip oluşumuzu anlatan anlatmalardaki gibi aslında pekte tanrı olmayan bir asıl-tanrıcılıktan ve yarı kamucutanrıcılıktan kendimizde izler bulunduğunu söyleyip geçebiliriz. ve bunun bile bir büyük tanrı değil de Demiurgos anlamına mı eşlenmesi gerekir bilmiyorum.. ve bu yazımda bu konu da kararsızım. Yan insanlara göre dev-ler ve yüksek diğer gerçekler varlıkları olanları bu yazımda Demiurgoslar olarak mı ,Demonlar olarak mı sembolize etmeliyim? bende bunu soruyorum ve düşünüyorum... Demiurgos kimdir? kimlerdir? Büyük Babil Fahişesi nedir? kimdir? İnsan eğer laboratuvarda ,laboratuvar koşullarında bir insan yetiştirmeyi ve oluşturmayı başarırsa ya da ileride çok geliştireceği robotları yeni bir uygarlık kurarsa bir Demiurgos olabilirdi sanıyorum. Belki de başka göklerde yaşayanlara göre bir demon varlığı.... Belki de Demiurgos bir evren yaratmalıdır.. İnsanın bir evren ya da gerçek sanal alt ve dış gerçeklikler üretmeye ve oluşturmaya çabalayacağı ve bunun içinde gerçek formu barındıracağı ve bunu deneyeceği günleri görecek miyiz? Ya da başkalarının gerçeklerine müdahale edeceği yarı-tanrıcılık oynayacağı günleri mesele görecek miyiz? bilmiyoruz.. Babil olayını belki duymuşuzdur. Dillerin ayrılması olayı. Tanrılar durup, gökten insanlara -insanoğullarına bakıp, dur şu insanların akıllarını ve dillerini (birbirlerini anlamlarını ve iletişimlerini) karıştıralım ki birbirlerini anlamasın ve kavga edip dursunlar diyorlar sanırım. Kutsal kitaplar ve mitler bunu böyle yazıyor. Gökten tanrılar insanlara bakıyorlar ve tanrısallaşmaya, yükselmeye, büyümeye ve birleşmeye, göklere erişmeye hatta tanrısal olana ve bilgiye ulaşmaya ve yani gökselleşmeye çalışan insanlara çok kızıyorlar ve onların dillerini ve akıllarını bölerek ve karıştırarak onlara iletişimsizlik ve bozgun kavga-kaos veriyorlar .Nasıl bir tanrı bunu yapar? ,Yukarıdaki anlamda belki bir Demiurge bunu yapar.. Sodom ve Gomora, Ad gibi mitlerde ve ilgilerde yine kızgın tanrıların çok kızarak insan kentlerini gökten yıktıklarını biliyoruz, Bunları hep sembolizmalar olarak ele alıyoruz. Tanrının bir kılıfı var... bahanesi var... Biz bu hikayeyi de hermafroditsi ya da kadın erkek eşey olarak birbirine yakın ve ayrılmamış birbiri arasında kadın erkek gibi bir fark bulmayan bir toplumun, türün ve cinsin sonradan kadın erkek rollerinin farklılığına bölünmesi ve Adem-Havvalaştırılması olarak ele alacağız. Yani kadın ve erkek rolleri ve kimlikleri/varlıkları arasına bir uçurum ve set çekilmesi ve kurulması olgusalı. Kimlik ayrıştırması yukardaki dil ve bellek ayrıştırması gibi. İkinci Babilizasyon gibi... Bence tanrılar öyle demiyor... böyle diyor... İnsan çocuklarıyla evlenen, dölleşen tanrı oğulları/çocukları ya da insan kızlarını seçen tanrı öykülerini biliyoruz. Yunan Roma mitolojileri de benzer kavramlarla karmakarışık. İşin aslı bunları nasıl toparlayacağımı bilmiyorum ancak bozukta olsa ortaya bir kavramsallaştırma sunmak istiyorum. Nefiller hikayesi var. Davut ve Golyat ,Tanrının Devleri ve oğulları, tanrı çocukları hikayesi var. Bu insan nesliyle uyumlaştırılmaya çalışılmış başka bir tür müydü? Uzaydan getirilen bir tür müydü? 4 metrelik bir hayvan insansı ve hümanotsi insanlarla nasıl çiftleşsin. Bunlar bozuk hikayeler .Bu genetik uyarlama denenmesi olmalıdır...Paskalya Adası heykellerine bakabilirdiniz.. Şimdi Babil Mitlerindeki Babil adını burdan alacağım. Uzaydan dünyayı gözetleyen -gözetleyebilen ve insan kentlerini yıkan-yıkabilen, insan arasında bozgunculuk çıkaran-çıkarabilen ,insanların akıllarını karıştıran-karıştırabilen göksel ya da uzaylı ve dünyadışı da diyebileceğimiz teknoloji ya da uygarlıksal gelişim olarak insanüstü uygar ve akıllı dünyadışı varlıklar sentezi ile birleştirip insana göre bir Demiurgos'lar olgusu/gökyüzü konumlayacağım.. Bunlar üzerinden mitlere daha derinlemesine ve çoklu tanrı kavramlarına da gidersek bunların geçmişte dünyayı ziyaret etmiş olabilecekleri ve insanlar arasında yaşamış ya da genetik vb. deneylere ve ırksal sentezlere de katılmış-karışmış olabilecekleri gibi izlerden de sözedebilirdik. İnsanlara verilen kutsal kutular, ahitler sandıklar ve sözler var ...seçilmiş uygarlıklar ya da doğal olarak buna tabi olmuş halklar var... Yahudi ve İslam mitlerini biliyoruz. Kızgın Rab/Efendi.. Hristiyanlık miti Demiurgostan ve Demiurgoslardan ya da demon denilenlerden Büyük Babil olarak sözediyor ve tanrı yerine yukarıda asıl tanrı dediğimiz imgeye daha yakın bir imge ya da iyicil ve dürüst başka göksel -baba- varlıklar imajı ve arayışı koyuyor olabilir miydi? ya da bunun benzerinin arayışını ya da bunlardan yardım almayı-aramayı ve görmeyi deniyor olabilir miydi? Yani Demiurgos'un ve Demiurgos'ların gerçek babası .asıl Zeus? Hiç dünyaya inmemiş gölge olmayan bir Zeus.. Sonuç olarak Hristiyanlık ekolünün tanrı dediği şeyin diğerleri ile aynı şey olmadığını görüyoruz. İsa'nın göksel sevimli, sevici ve koruyucu bir tanrı babası var.. Tüm bunlar birbirine karışmış, harmanlanmış şeyler olacağı ve ben demek istediğimi demeye gittiğim ve konunun asıl ilgilisi de olmadığım için bu kavramlara pek girmeyeceğim... Bu bilinmeyen ve varlıklar, uygarlıklar ya da teknolojileri ve güçleri nedeniyle insanca anlaşılmayan ve bazen tapınılan ve kısmen de tanrılaştırılmış göksel ve dünyadışı varlıklar ve dış dünyalar ve üst gerçekliklerde ya da başka gerçekliklerde yaşayan güçlü ve yarı tanrısal varlıklar imajları parapsikoloji ya da paranormal olgucularda ya da daha halk dilinde demon, ... vb. adı ve kavramlaştırması alıyor. Sıkı bir demonculuk uğraşı ve literatürü olduğunu biraz araştırma ile görebiliyoruz. Demon çağırma ,demonlara güç bağışlama, onlardan güç isteme ,yapamayacağı bir olguyu demona adanarak ve ona hizmet ederek ve bir karşılık ödeyerek bir demona yaptırmaya çalışma ve istediğini yerine getirilmesi karşılığında ruhunu satma diyebileceğimiz ikilemlere varan sentezler var... Neden fahişe ve kadın imajı? Bunu araştırmaya devam ediyoruz ve edeceğiz ve anlamlaştırmaya.. Semboller sembollerdir... Bu araştırmam kavramlaştırmam yeterli değil..Bu olgu üzerine daha fazla okumam gerekiyor ancak iyi bir saklanma olabilir. İnsan görmezden geliyor olabilir- o kılığa sokuyor olabilir. İnsanın genel tür-cins karmaşası ve kadın erkek sentezinin bozukluğu ve saçmalığı olabilir. Erkek varlığını artırmış, fazla ve farklı varetmiş, yapılandırmış olan insan varlığının genel karmaşası bunun içinde. Cinsellik bunun altına ve içine vurgulanmış olabilir. Cinsel enerjinin kıstırılması. Tüm bunları anlamama ve yapılandırmama ile başka yollu dışavurum. Çok şey olabillir. Seksin bozuk varlığını ,dahası ne olacağını, tartışmak istiyor muyuz?. Şimdi bu olgularda ve Giantess denilen de insanın Demiurgos'u ya da insana göre göksel Demiurgoslar ve diğerleri olan (gerçek tanrı olmayan) göksel büyükler ,yüksek varlıklar, abiler, ilgililer ya da demonsal varlıklar (kadın kılığında ve cinsel kılıkta ve ikilem de) var mıdır? bunlar gerçek midir? ne oranda gerçektir? sorum bu? Dış uzaydan insana tanrısal gelebilecek yetenekleri ya da teknolojiler olabilecek dişil varlıklar dünyaya inmiş gelmişse örneğin? Bunlar hem ana tanrıça mitlerinin hem de insanlığın temel tanrısal-dişisel,erkeksel kafakarışıklığının nedeni olabilir mi?. Baba Tanrı, erkeksi Zeus olan öz-yıkıma uğramış olabilir. Tanrıyı nasıl dişileştirecektik. Tanrıçalar yaratarak belki .bilmiyorum.. Eğer kadını ve erkeği arasında pekte fark olmayan dış uzaysal uygar bir türün dişileri dünyaya inmişse ve bir yarı tanrısal kimlikle dünya erkeklerinin önünde boy göstermişse? ben sanırım buralarda yazımımı noktalayacağım.. Çünkü zaten olgumu asıl sürüklemek istediğim noktadayım. Daha fazla bilgiyi ise kimse sağlayamıyor ya da doğrulayamıyor ve gerçekleyemiyor olacaktır... ---- Kaynaklar, Linkler, Alıntılar Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
--- https://hristiyankitaplar.com/sites/...split_002.html http://suhikayeleri.com/suhik_C20_di...GokKralice.htm http://kuyrukbilimi.blogcu.com/kutsal-kase/6419724 http://bilimdili.com/arkeotarih/arke...gda-fahiselik/ http://www.aynayayinevi.com/yazilar2.asp?yno=39 https://eksisozluk.com/the-whore-of-babylon--1425380 https://eksisozluk.com/babil-kulesi--86422 http://kosmosmacerasi.com/v1/2015/06...dom-ve-gomora/ https://4kutsalkitap.wordpress.com/2...anin-yikilisi/ http://eylulesintisi.com/Icerik/venu...ilemi-111.html https://neferkaminanu.wordpress.com/...rsilastirmasi/ https://neferkaminanu.wordpress.com/...odern-seytana/ http://angelsdia.com/nefilimler-nefi...klerdevlerdev/ http://www.haberhurriyeti.com/devler...ur-162093.html https://insanveevren.wordpress.com/2...moai-muammasi/ https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7 https://baskalarinahizmet.com/forum.asp?FORUM_ID=33 https://eksisozluk.com/bereket-kultu...eligi--2882220 http://trend.mynet.com/fahiselik-ve-...iseler-1075505 http://blog.milliyet.com.tr/eski-cag...?BlogNo=361207 http://ozhanozturk.com/2018/03/24/gi...mesh-mitoloji/ |
Kadın çok güçlü.
Zekadan ve zenginlikten daha güçlü. Zeka ve para birer güç çeşidi, ama kadınsılık hepsinden daha büyük bir güç çeşidi. Kadınsı özellikleri yüksek bir kadın çok fazla güce sahip. İnsanlık olarak kadınların daha zeki veya daha zengin olmalarını sağlamamız gerekmiyor. Onlar zaten kadın olmak gibi bir güce sahip. Dudaklar, göğüsler.. Çok fazla güç içeriyor. Kontrol onlarda. Hele şöyle bir kadınsa.. Kontrol de onda, güç de. O göğüsler zekayı da ele geçirebilir, parayı da ele geçirebilir. |
Tıbbi, yaşamsal özgeçmiş genel yaşam sağlık öyküsü
1.5 yas bronsit ve penisilin kullanımı 2-3 yas cinsel fiskasyon gelişimi 3-4 yas yüksek ates havale kendinden gecme penisilin 3- 5 yaş tekrarlayan rüya kalıpları ve öyküleri 5 yaş - bir dönem uçtuğunu sanma 5 yas cinsel taciz ve istismar 5 yaş köpek ısırması ve kuduz aşısı, kuduz aşısı sonrası bildirilen etki ve anomaliler 5-6 yaş sünnet 6 yas ağır agaçtan düşme 7-8 yas tenya tarzı bir şey kimi yaşlar- bit sirke barsak parazitleri 7 yaşlar- zamanın anlanmaması ile çok fazla boğuşma -tanrının varlığı ile boğuşmalar-çatışmalar 7 yas Koşarken zorlanma, çabuk yorulma-kesilme ve kısmen astımsı nöbetler-yenildi Genel çocukluk - Gece çok zor ve çok uzun sürede uykuya dalma, uykuya dalarken patlayacak gibi olma -meleklerle tanrılarla konuşma ve serbest açık dalgın olmayan uyku, uyku zaman ve sabah hissi ile çatışmalar/boğuşmalar zaman hissi ile ömür boyu nerdeyse boğuşma/boğulma Herhangi yaşlar - Uykusuz geceler ve gece uykusuzlukları Herhangi yaşlar - Çok zorlu ve acılı atlatılan uzun süren Atesli hastalıklar Atesli hastalıklar da dünyanın kabarıyor ve ve üstüne düşüyor gibi olması, bilinç bulanıklıkları Her kış ve bazen yaz bile ağır ateşli hastalıklar ve Geçmeyen acılar 9 yaş -geleceği ile konuştuğunu sanma 10-12 yas - ağır ve şiddetli-sürekli baş ağrıları, sinüzit vb. Rüzgara soğuk havaya,neme vb. ne duyarlılık ve sonrasında hemen kötü ve hasta hissetme-olma. 13 14 yas ağır ağaçtan düşme Yüksekten atlamaya bağlı yürüyememe ve bacak eklem doku zedelenmeleri 2 kez 1 ay kadar yürüyememe -çeke çeke yürüme, dönemi 5-10 yaş dönemlerinde iki çıban.. 13-15 yaş - mental araştırmalar ve meditasyon çekimleri 17 yaş ilk kez dişçi ve diş çürümesi ve apsesi - diş çekini 17 yaş- Sigaraya başlangıç... 17 yaş- Kötü su....Fiziksel ortam değişimi ve ilk kez dışardan yemek yeme ve sağlama.. 17 yaş - ilk alkol deneyimi , bir kaç kez ileri gitme ve yarı bilinç kaybı 17 yaş - kronik depresyonif tablo 17 yaş -çocukluk durumu, çocuk zihni ,dinçliği-etkenliği zaman mekan algısı ve mutluluğunu arayışa saplanma ve yoğunlaşma 17 yaş - Yoğun psikoloji, ,gizem , felsefe, fenomenler, parapsikoloji , uzakdoğu zen yoga meditasyon vb. araştırma ve okumaları 18 yaş gerçeklik kaybı parçalanması ,ortam yitimi gibi tuhaf bir delüzyon deneyimi _kendi kendine olası şizofreni tanısı koyma Panik atak benzeri olabilir... 18 yaşlar - Karabasanlar--ve tuhaf rüyalar , Karabasan denilen buradan sonra hayatımın bir parçası 19 yaş -bilinmeyen -tanı konulmamış bir hafta kadar yiyemeden içemeden yeşil sular kusarak ve yediğini çıkararak yarı bilinç kayıplı yatış 19-20 yaş -ilk esrar denenmesi hepsi hepsi 3-5 kez ve sonra 24-25 lerde bir kez daha ve bunda esrara bağlı yarı bilinç uyuşması 13-25 yaş ve aralıklı yaşamsal diğer dönemler- Mastürbasyon saplantısı ve aşırı mastürbasyon eğilimi Kısmen asosyal panikler, olgu panikleri 20-21 yaş ağır ağaçtan düşme, kaburga incinmesi ydtler, kalça incinmesi, doğru düzgün ayağa kalkıp yürüyebilme ve toparlanma için 6 ay yatış.. sonrası.. ve devamında post travmatk stres vertigo, baş dönmesi denge kayıpları, bulanık zihin.. vertigo ilaç kullanımı, antiiskemik kullanımı ve prozac türevi depreks kullanımı... 23 yas askerlik hiç geçmeyen alerji ve enfeksiyonlar, göz kızarıklıkları , öksürükler vb. sadece 3 ayda 14 kez revir 7 kutudan fazla antibiyotik ve diğerleri kullanımları 24 -25 yaş - İş bulma ve çalışma stresi 20-25 yaş tansiyon ve kolesterol öyküsü 26 yaş - Tansiyon ve kolesterol İlaçları 27- 28 yaş Evlilik ve evlenme yolculuğu 28-29 yas hemoroit, meme ve ve barsak sorunları , kabızlık denilenler ve vb. diğerleri gelişimi Ateş ısı basmaları 30 yas metabolik sendrom ,kilo artışı, insülin direnci -şeker yatkınlığı ve diğerleri Paragerçek, metagerçek okumaları ve araştırmalar takıntılar 32 yas ketojenik çok düşük karbonhidratlı diyetler ve aralıklı açlıklar ve çok az yeme ile 20-25 kilo verme Meditasyon ve kapanma Dünya ya da gerçek ile bağ yitimi-organiklik duyumsama ve bitkisel hayat -tepkisizlik/ilgisizlik gibi bi şey ve dönem.. (Bu diyette uzun dönemde kalp ya da oralardaki damarlar üzerinde ve içine ateş yanmışçasına ve varmışçasına yangılar/açılmalar ve rahatlamalar hissetmiştim ve tansiyon ilacımı bırakmıştım) kimi cilt lezyonları, egzama-mantar, küçük su kabarcıkları gibi genel deri lezyonları ile ömrü boyu boğuşma 33 yas- bipolarite, deporsonalizasyon, okb ya da diğer sorunlar ve belki şizofreni vb. izleri bilmiyorum.doktorları takip etmiyorum. (nörolojik sorunlarım ve ağrılarım için gittiğim bir nörolog bipolar teşhisi koyup ilaç verdi ve psikiyatriye sevketti. Gitmek istemeye istemeye aile zoru ve baskısı ile bir gittim. Bunu burada başedemezler, Samsunda da edemezler .Bakırköy'e gönderin demiş sanıyorum arkadaş babama..Burada sorulmuştu modern tıpla sorunun ne? gerçekten insan gibi çok kez o doktorlara/merkezlere gittim-denedim ve yardım istedim herhangi yaşam sağlık sorunu için... yaşam öykümle sabit ki oralardan tıbbi-bilimsel gerçekçi destek alamıyorsunuz. Burada anlatamayacağım ve gerekte olmayacağı kadar çok fazla saçma durum ve öykü var. Hastanelere küsmemi gerketirecek fazlası öyküm var. tıp için ve tıp desteği için yine paranız ve bilginiz olmalı. İşin aslı, kırık, kesik, çatlak, düşme yaralanma dışında hastane kullanmak hastalıktır...) Buralarda genel olarak ruhsal hastalıklar diye sayılanların hepsini nerdeyse tanılayabileyecek bir genel öykü dönemi Evliliğin ürettiği. İstenmeyen her türden sorunlarla boğuşma ve çatışmacı evlilik Çocuk sorunsalı ,çocukların varolması, çocuklarını istediği gibi yetiştirememe, eş çatışması bu son 8-10 yılımı kapsar. Buralardaki yazım sancımın bir kısmı bölümü, kendi içinde-düşünde yaşam ekseninden ve durumundan çıkma nedeni-m sanırım budur benim... 33 yaş - odaya kapanma ve meditasyonlar sonrası tuhaf bir durum, olgu gelişimi- nasıl açıklanacağı sentezleneceği bilinmeyen durum ve hezeyanlar, delüzyonlar, çok fazla delüzyon...ya da delirme hayata küsme yakını sentezler 6 ay kadar çok zorlu yarı şizofrenik kafa sesleri-iç sesleri durumları/hezeyanlar , Bunu açıklayamayacağım.... iş -sizlik Hipergrafiye varan yazım eğilimi... İnternet mesihciliği 38 yaş ilk diş dolgusu, ikinci kez dişçiye gidiş 38 yaş kısa süreli huzursuz barsak sendromu, şişkinlikler vb. 38 yaş -Ölüme yakın bir kusma ya da İshal deneyimi, ölüme yakın diyorum çünkü berbattı.. Hastaneye gidebilecek ve bir araca binmeye dayanmaya yetebilecek kadar durumum yok.. İnfluenza, ağır grip standart -diyet dönemleri hariç Neredeyse bütün kışı hasta ya da üşüyerek geçirme ,diyet dönemleri hariç Güneşe ve ışığa tahammülsüzlükler Üşüme titreme ve titremenin kimi zaman zangırdama gibi olması başedilemesi, kan şekeri problemi olabilir... 38 yas bacak lekeleri egzama ve kaşıntılar,,Yerleşik iki bacak lekesi Burada kendi kendine bir teşhis ve Sızıntılı bağırsak , bağırsak emilim geçirgenlik ya da flora sorunları ya da kolit ,candida gibi bir durum için başetme giderme üzerine düşünceler 39 yaş boksör kırığı -ilk kırık... 39 yaş Bacak kas ve doku yırtığı,zedelenmesi Orta Yaşamboyu- Bel boyun fıtıkları, sürekli kasılı ve ağrılı ya da kramplı kaslar ve ağrılı acılı nörolojik ağrılar Kimi dönem -Seks bağımlılığı Gergin kaslar ve kulunçlar El kol uyuşmları bilinç dağınıklığı, unutkanlık, denge kayıpları kronik ve ağrılar 39 yaş- çocukluk dönemi zihinsel rahatlığı-açıklığı ,dinçliği- ve fiziksel etkenliği ve mutluluğunu arayışa yoğunlaşma Genel son 7-8 yıl -Sesler, hisler, vizyonlar, silüetler, kötücül his-enerji basmaları, üzerine enerji yapışması oturması ve bunun dıştan gelmesi gibi bir durum ile sürekli boğuşma, çatışma ve boğulma...sırt ve göğüs bölgesini bu yüzden sürekli dinleme Gerçeklik dışı deneyim yok- olmayanı görme hiç yok, gerçek ile bağ kopması yok sıradışı deneyim yok, bir kaç tuhaf küçük şey dışında Çok iyi hissettiğim, hissedebildiğim dönemler olduğu için kötü bir sağlık adlandırması yok ve yapmıyorum Sağlıksal korku ve anksiyetem yok gibi- sağlıksal ölümsel kaygım korkum yok. ölüm üzerine düşünmelerimi yaptım.. Diyetle birlikte hiç-bir anksiyetem yok gibi..yok.. sağlığı kaybetmeye karşı korku değil de direnç diyelim var.. Kapalı alan, yalnızlık, karanlık, mezarlık, gece şu bu korkum yok Yılan ve kertenkele sevmem ve irritasyonik tepki ama aşmak için elimden geleni yaptım... yaralanmaktan ölmekten değil ama çok uzun süreli çok katastrobik ve fiziksel dar ve kısıtlayıcı işkenceden korkmak gibi bir yarı-ve örtülü bir korkum çekincem var sadece..sanırım bunu da aştım... Ölümle ilgili hiç bir sorunum yok.var ama yok gibi... Yaş; göstermiyor ya da tam yaşını gösteriyor ve sağlıklı ve dinç sayılır.. ---Kendi kendine tanı ve olasılıklar ve diğerleri--- Ağır metal, aşı civa zehirlenmeleri ,penisilin yan etkileri ve bunun kısmi otizmi ve diğer etkileri, oksitlenmeler, bilinçsiz gıda tüketimi ve aşırı karbonhidrat tüketimi ve toksik etkiler, sızıntılı-geçirgen barsak sendromu ya da candida vb. önermesi ve diğer sorunlar araştırması bir miktar nörolojik hasar ve bir miktar kalp damar sorunu Tanı konulmamış Otizm ve fiskasyonlar ruhsal denilen diğer zırvalıklar -bipolarizm ya da başkası ---- Çözümsel Arayışlar denemeler ,Sağlık Yaşam protokolleri ve ekleri ---- Yerleşik barsak florası, parazit mantar enfeksiyonları ince ve kalın barsak geçirgenlik sorunları,barsak mikrobiyası sorunları ve düzeltilmesi, yeniden yapılandırılması uzun süreli keto diyetler ve uyum ile ileri de uzun aralıklı açlıklar denenmesi düşünülüyor.. Oldukça yüzleşilmiş ve aşılmış diğer sorunlar Birincil baskın duygusal yük ve çözümleme, yaşamboyu Anne şiddeti ve duygusal dağınık anne öyküsü Karşı cinsle iletişim sorunları Kısmen asosyalllik Birincil yaşam grupları dışında toplum önünde sosyalşeme-bulunma konuşma güçlüğü gibi şeyler Ameliyat yok Anestezi yok 1-2 kez yükse alkole bağlı yarı buçuk biliş bulanıklığı. -Kaybı 1 kez esrara bağlı bilinç bulanıklığı Düzenli kullanılan ilaç yok, nadir aspirin ve parasetamollü antiinflamatuarlar Fıtık hariç sayılan -bilinen önemsenen birincil sağlık problemi, dağınıklığı yok 6 yıl tansiyon ilacı geçmişi -1 ay kolesterol ilacı kullanımı 3-6 ay kadar antiiskemik ve vertigo ilacı kullanımı 2-3 dönem toplam 6-7 ay kadar depreks prozac türevi kullanımı diğer antibiyotikler ve ağrı kesiciler vs.vs. kullanımları kahve çay ve sigara tütün alışkanlıkları ve başedilen oral bağım düzeyinde aşırı yeme içme isteği Diğer. bir tür rüya ve rüyalar ve çok fazla rüya gibi bir şey barındırma hissi. tekrarlanan ya da sonra sonra ve yıllar boyu ya da özellikle gece yatmadan önce hatırlanan ne zaman görüldüğü belirsiz rüya örgüleri ve kalıpları çok fazla rüya var sabah rüya hatırlayamam ama çok fazla rüya Çocukluk rüya kalıpları Taşlıkent -beyaztaşkent ,eğitim yeri ve tarzan ve 3 ten dörde rüyaları bunları ve diğer yaşam sorunlarını araştırırken uzaylı kaçırmaları kavramı ve sonrasına bun bağıl Kasyopya ile tanışma.. Zaman yitimi zamansızlık geçmiş zamanı geleceğe şimdiye karışık hissetme zaman anomalileri yer anomalileri Seks ,cinsellik, cinsel dürtüler ve mastürbasyon ile takışmalar, çatışmalar ve Kimi zaman diyet gibi denenip başarılmış cinsel oruçlar ve uzun süreli cinsel arzu yitimleri, cinsel soğukluk-nötrlük ve aseksüellik dönemleri de var... İstenen, umulan-beklenen tıbbi -yaşamsal destek mali kondüsyon beklentisi ve bu konuda iyileşme İyi bir Keto diyet için nitelikli yağ ve işlenmemiş nitelikli protein ve destek kuruyemiş ve belki bir kaç kök sebze vb. temini işlenmemiş kaya tuzu temin kullanım Düzenli Melatonin temini ve kullanımı Seyrek ya da günlük çok az miktar alkol temini kullanımı Hindistan cevizi yağı temin ve kullanım Propolis _Bunu sanırım ücretsiz temin edebilirim Potasyum permanganant ve hidrojen peroksit ve lugol iyot çözümleri Bentonit Kil deneme temin kullanım Magnezyum yağı denilen Denenecek yağ ya da yağlık tohum bitkileri Keten tohumu,susam ve çörek otu vb. bitkileri ve yağları kırmızı kantoron yağı Özerk yaşam ve diyetini sürdürebilme, sosyal kısıtlamaların ve zorlamaların indirgenmesi Ses kullanımı ve ses kullanımının geliştirilmesi özgünleştirilmesi istenci Şarkı söyleyen bir makineye dönüşmek. Serbest bağımsız zaman ve yerim olsaydı saatlerce günlerce ses egzersizi yapmak isterdim... Bağırasın geldiğinde bağırabilme özgürlüğü! Şiddet geçmişi, çabuk kızma sinirlenme, baskın ve sert geri tepki verme bilinci Hak bilinci çocukluk ağlamaları ve erken çocukluk hatırlamaları sana/bana bir şey olmayacak dönemi! Yaşamsal yakın 2-3 kişiden geldiğine emin olunan kendinlik duyulmayan yaşam anıları ve dönemleri --- Yeme yalnızlık, bireysel tıkanma ve takıntılar kendi durumuna takılma , sağlığına yaşam motivasyonuna takılma içe dönüklük Kendi içine- içdurumuna saplanma ve aşamama Eş çatışmalaru kurylamayan sosyal denge iletişim sorunları evlilik ve seks mutluluğu sorunları Çocuklarının geleceği için endişe etme yada çocukların kendini ve potansiyelini gerçekleştşrememesi özgür-açık öğrenememesi ,kısıtlanması yanlış ve eksik beslenmesi vve yanlış yılda ve yoldan yürümesi ve kaybolması ve bunları giderememe sorunları Doğal köysel kırsal sade bir yaşama dönme isteği |
-giyojen'e-
Alıntı:
|
Bir kartalın uçabileceği en yüksek ya da en uzak gökyüzü belirli ya da sınırlı
ya da bir martının uzaklıklar arayışı olduğum yerde bir patlamaya dönüşmek gibi olan şeyler ve anlamsılzıklar keşfedilmiş bir şeyi tekrar keşfetmek ya da olunmuş ve öyle olunacak bir şeyi tekrar yeniden zorunlu olunmak ve olmak gibi bekleyişler delirmiş bir varlığın delirmiş sisliliği ve yabanlaşmak- yabanlaşmak -yabancılaşmak başkasılaşmak ya da başkasızlaşmak gerçeksizlik gerçeksizlik eksiklikler ve kaçışlar sabah sabah kendini ve onu bunu bir şeyleri olmak -yapmak/yapmamak işkencesi ile neyi düşünmen yapman ve olman gerektiği ve sürekli karar vermen gerektiği sorunsalları varlığını bir buluta armağan etmek gibi şeyler-sisli bulutlar alıp kaçarlar varlığını senden/kendinden kayıp ve ayıp kelimeleri devindirmek ve düşündürmek diye bir yer var mı? gelecek diye bir yer görmüyorum ve kapkaranlık bir yerdeyim her gün beni yaşayan, her gün bir yokluktan zorunlu doğuyormuşçasına ve kendini sürüp beni zorunlu ve nerdeyse istemsizce oluyormuşçasına yokoluş gününe tapan sancı her gün ölümü bekliyorum, her gün sadece ölümü bekliyorum ve ölüyorum |
doğa beni yine yendi.
daha önce de birçok kez yenmişti ve yenmeye devam edecek. doğanın istekleri var, benim de isteklerim var. kazanan taraf çoğunlukla o oluyor. hem güç istencimiz var hem güçlü olamıyoruz. kendi dışımızda kalan şeyler kendimizden çok daha güçlü. kontrol kendi dışımızda. çünkü onlar daha çok. |
Buraya kadarmış.
Hakkımdaki suçlama çok ağır. |
Alıntı:
Bu arada, yine yanlis kafayla yanlis basliga yazdin. Gule gule |
Nasılcılık Üzerine İkinci Geliştirme ve Ekler
-bir taslak fikridir ve oldukça karalamasaldır/eskizdir ve hamdır, görüşlerle yoğrulacak ve fikir edinecektir..
Nasıl'ın Ulu Destanı! ve Kutsal Nasıl Kitabına Giriş/Başlangıç Nasıl'ın Ulu Kitabı Bizler Nasıl-ın elçileri olarak ve Ulu Nasıl'ın ve yani ilk ve baş Nasılsız Nasıl'ın yine kendilerini Ulu Nasıl adına yine kendileri görevlendirmiş ve bilimlendirmiş elçileri olarak Nasılı ve yani Ulu Nasılı ki aslında (Nasıllar Nasıllını -Nasılsız Nasılı (iki N'yle) sizlere tanıtmaya ve iletmeye gelmiş bulunuyoruz -Nasıl, -Nasıl? -Nasıl adına -Nasıllar Döngüsü Sadece İlk Nasıl ve Ana ve Baş Nasıl, Nasılsızdır! BAB I Büyük Nasıl ya da Nasıllar Nasılı, Başsız Nasıl ve Bağsız İlk Nasıl adına adanmıştır Nasıl boşluklarda kendi Nasılından ve kendi ilk nasılından bağsızca varoluyordu -Şimşek ve fırtına! Alıntı:
Nasılcılık bağdaşçılığı dini, felsefesi ve yordamı nasılsız nasılın kayıplığına tutunmuştur. BAB II İlk ulu Nasıl yani Nasıllar Nasılı varolduğundan beri biz varız! ve bizi ve bizleri Ulu Nasıl yaptı Ulu Nasıl adı göklerde kutsansın ve Nasılcılık septimesi kendine kanat bulsun ve olsun umarım Nasılcılık yorgancılığı ve demciliği adı göklerden sonra bu yeni yerde de duyrulsun ve Ulu Nasıl adına yeni bir Nasılsallık ve Nasılsılık bilişselliği yapılandırmak ve kurmak için Nasıl elçileri bilişsellensin ve doğsun umarım ve İlk Ulu Nasıl (ve yani Nasıllar Nasılı ,Nasılsız Nasıl da) bizi duyup yardıma koşsun umarım..... Nasıl'ın kutsal kitabı yazım çalışmalarını sürdürmek ve Nasıl kutsal dininin yaygınlaşması adına ikilem Bundan böyle halktan ve yöre'den eski dinini terkederek Nasılcılık dinini benimsemeleri istenecektir ve Nasılcılık çağrıları yapılacaktır Nasıl kaybolmuş olup herkes onu yani ilk ulu Nasıl'ı arayacaktır.. Nassıl'ı bulanlara bir yeni Nasıl Evreni hediye edilecek ve verilecektir. Nasıl eski septik felsefelerin tozunu attırarak toz bulutlarını evrende kovalamanın peşine düşecektir. Her bir toz taneciğinin düşüş yerleri izlenerek toz taneleri gözlem altında tutulacaktır.. Nasıl ve Nasılsız Nasıl bizim sebebebimizdir Nasıl bizim ulu ilk sebebimizdir . Başka bir nasıl arayışına gerek yoktur. Nasıl da bulunmuştur.. Nasıl da köken de, neden de, ney de, şimdi de bulunmuş ve olunmuştur. Nasıl burdayım Bunu söylerken Nasıl'a burda olduğumu söylüyorum ve bildiriyorum BAB III (Gelişiyor) Nasıl'ı aramak için önce evrenler kurduk ve içlerine baktık. Nasıl orda mı? Nasıl orda mısın diye sorduk? Nasıl? Nasıl orda amısın? Çık ortaya dedik Nasıl çıkmadı Nasıl'ın beni bulması için Nasıl'a seslendim ve sesleniyordum Nasıl burdayım! Nasıl burdayım! Nasıl nerdesin? Nasıl nerdesin? Nasıl'ı bulamıyordum Nasıl da beni! Nasıl'ın nerde ve neredenin nasıl olduğunu bulamıyordum Size de sordum, danışayım istedim Nasıl'ı buldunuz mu? Nasıl'ı gördünüz mü? Nasıl ortalarda görünmüyordu ama hala yeni evren-ler kurup-kurarak nasıl olduklarına ve oluştuklarına da bakarak, Nasıl'ı arama çabamızı sürdürüyoruz Nasılı, yani Nasıllar Nasılını (iki N'yle ama) aramaya devam ediyoruz Ulu Nasıl sen çok yaşa! Peki Nasıl'a nasıl dua edilir? Nasıl diye sorarak, çağırarak ve düşünerek Nasıl gelir mi peki? hem de nasıl BAB X ve Nasıl'ın peşindeyiz ve Nasıl'ı nasıl olsa bulacağız ve yakalayacağız -Nasıl arayışımız sonsuz bir denklemdir Bu sonsuz denklemi bana da öğretin bari Olmaz, Olmaz'ı ya da Nasıl'ı kaybederiz Nasıl yani? Bunu bilmiyorum bunu ben uydurdum.şenlik olsun diye Ulu Nasıl şenlik çok sever BAB G -ilk Ulu Büyük Şanlı ve yine çok çok büyük Nasıl ve öncü Nasıl ve ilk nasılsallık kaybolduğundan beri geziyoruz ve heryerde onu arıyoruz Nasıllar Nasılı'mız Nasıllar Nasılının Nasıl oluştuğunu ve oluşabildiğini bize öğretmesi için onu arıyoruz. İlk ve ön Oluşmasız Nasıl sen çok yaşa! Oluşmayan Nasılsız Nasıl sen çok yaşa Nasıl döngülerinin izini sürdüm ve nasıl döngülerinin izini burada da sürmştüm Nednesilzik eksikliği yaşıyordum ve nedensizlik ve kökensizlik- bağlaşsızlık eksikliği semptomanisi ve sendromu ile kökensizleşmiştim. Bu beni boşluğa asılı ve ilini kılıyordu Boşluklar beni sevmiyordu. Boşluklar beni içine almıyor ve tutmuyordu -- ve sizlere de bir soralım dedik ilk nasılı ve nasıllar nasılını siz gördünüz mü? BAB Herhangi Nasıl Teorisi, Kaybolan İlk Nasıl Teorisi, Nasılın Kayboluşunun Sırrı -Nasılsallık teorisi Ve Tüm Nasıllar ya da Nasıllar Nasılı Teorileri Nasıl Arayışçının Günlüğü - - Öncül Yazım Figürü ve Karalaması - - Nasılların ve nasıllığın ay da nassılsılığın döndüğü ya da ilk durduğ uve başladığı yer olan nasılsı ay da nasılsız durum kaybolduğundan beri hep-beraber onu arıyoruz nasıllara asılı bir varoluşta nasıllarla beraber hep-beraber kaybolduk nasılın ve nasılların nasılsalincelenmesi pratik nasıl incelenmesi ve nasıllar analogu -nasılist- -nasılsal arayışlar ve nasılsal kılışlar nasılsal olmayanı nasılsal kılışlarda gezinti nasıl'ı kökensizleştirmek, nasılı bağsızlaştırmak, kendini bağsızlaştırmak nasılları kökenden -imden çözmek, bağsızlaştırmak ve bağı olmayanları bağsızlaştırmak bağımsızlaştırmak nasılların ilk kökeni arayışına, nasılların -ilk- başladığı yer arayışına son vermek ve nasılı döngüye sokmak ve nasıl döngüsü kurmak sorunsalı ve bir başka nasıl'a ve nasıllara ve sıradaki asılmayı öğrenmek ve sıradaki nasıl'a kucak açmak -nasılların hep döndüğü duruş -nasıllar dönerek ve dönüşerek titireşiyordu ilk nasıl nerde kayboldu? ters aritmetik kalan satırlara ithaf olunur --- Her türden redaksiyon ve iyileştirmeye açıktır Özgün redaksiyonarla açık açık kaynak kod şiirdir Serbest bilişimdir-kendini oluşturma yolunda ilerlemektedir Gelişimci desteğine açıktır Açık kaynak anlayışı daha çok bir bilgisayar yazılımcılığı mantığı olup, yazılım kodlarının saklanmadığı yazım ve yazılımın telif ve kişisellikle sınırlanmadığı, bireysel yazımsal mülkiyeti defeden ve reddeden, tüm diğer kullanıcıları tarafından özgürce yeniden düzenlenip geliştirilebilen ve eklemeler sunulan/sunulabilen bir yazılımcılık mantığıdır Şiir olgusal kodsal gelişim ve dağıtım mantığına açılmış izafe edilmiş ve adanmıştır.. -esinsel ırgat! -esinsel tını Size varlığımızı derinden sarsan bir haberi duyurmak için burda bulunuyoruz! Nasıl! Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel varoluşu Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel -sonsuzsal varoluşu Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel -sonsuzsal -içsel varoluşu Her bir Nasıl ,Nasıl kadar Nasıl ve Nasılların ucu ilk ya da baş nasıla ilinememektedir. Bu bizi nasıl boşluğuna ve boşlukta asılı nasıla ve nasılın boşluğa asılı olduğuna ve boşluğa bitişik ve ililşik nasıllsallık teorisine ve nasılsal içsel dönmesel ve titreşimsel-dalgasal hareketsel nasılışın varolduğuna ve nasılı boşlukta kendi hareketiyle küresel ve zamansız varetmeye götürmektedir.. Nasıl arayan her nasılcı boşlukların ve evrenlerin de ortak sahibidir ve bilişidir..buluşudur ve bu nasılın da bulunuşudur.. ve temellenişi kökenlenişidir. Nasıl sonsuz uzamsallığa temellenebilir.. Nasıllar Nasıldan ve Nasıllardan bölünemez Nasıllar genellemesi ya da Nasıllar özellemesi ya da Özel Nasıllar ,Özel Nasıllık ve ve Nasıl Özelleşmesi Yapısalı Sorunsalı Ele Alması Nasıl nasıl özelleşiyor? soru da bu! işte! bunu bulun Nasıl nesneldir ya da hem öznel hem nesneldir Nesnekim ve kimşey, herkimnasıl Herkimnasıldan bölünme nasıllar ve herkimnasıldan olunma nasıllar toplamı matematiği Nasıl'ın Bengi-Uzamsal Hareketi Sorunsalı sürdürüşsel hareketlilik ve durmazlık -hep hareketlilike ya da hep aynı hareketlilik kendi hareketi ile varlık ve devinirlik ilk hareketle başlamak sorunsalı hareketin hep varolması ,sonradan varolmaması ve ortaya konulmaması sorunsalı eşittir hareketin denkleme sonradan varolmaması ve eklenmemesi sorunsalı nassılsallığı bilişi Nasıl Denklemleri -Septik Nasılcılık kurulum aşamasında! kurulum ve yayılım aşamasında |
Arkadaşlar bu düzeltme ve son ekle birlikte ve aşağıda sunulacak ek metinle birlikte başka bir forumla ortak paslaşa oluşturulmuştur.
çok az düzeltmeli ve alt eklemeli gelişsel metin felsefe doğuyor koptu kopacak kervan! bekleyin! bekleyin! bekleyin! biliş fırtınalar kopacak bekleyin! burdan heryeri görüyoruz ve biz bizi bi daha adlandırıyoruz! --- Nasılın Ulu Destanı Ve Nasılın Nasılsızlığı - Nasılın Bağımsızlığı Sorunsalı ve Nasılın Nasıla Bağsızlığı Nazım Hikmet'e ve diğer adı imlenmeyen sayılmayan sonsuz dosta ithaf, -gelişecek- -bir taslak fikridir ve oldukça karalamasaldır/eskizdir ve hamdır, görüşlerle yoğrulacak ve fikir edinecektir.. Nasıl'ın Ulu Destanı! ve Kutsal Nasıl Kitabına Giriş/Başlangıç Nasıl'ın Ulu Kitabı Bizler Nasıl-ın elçileri olarak ve Ulu Nasıl'ın ve yani ilk ve baş Nasılsız Nasıl'ın yine kendilerini Ulu Nasıl adına yine kendileri görevlendirmiş ve bilimlendirmiş elçileri olarak Nasılı ve yani Ulu Nasılı ki aslında (Nasıllar Nasıllını -Nasılsız Nasılı (iki N'yle) sizlere tanıtmaya ve iletmeye gelmiş bulunuyoruz -Nasıl, -Nasıl? -Nasıl adına -Nasıllar Döngüsü Sadece İlk Nasıl ve Ana ve Baş Nasıl, Nasılsızdır! BAB I Büyük Nasıl ya da Nasıllar Nasılı, Başsız Nasıl ve Bağsız İlk Nasıl adına adanmıştır Nasıl boşluklarda kendi Nasılından ve kendi ilk nasılından bağsızca varoluyordu -Şimşek ve fırtına! Alıntı: Biz ulu Nasıl'a dua ederiz Biz ulu Nasıl'ı söyleşiriz O bizim kurucumuzdur O bizim ilk yapımcımız, yapıcımız ve sebebimizdir Ulu Nasıl sen çok yaşa! Nasılcılık epistemi kuruluşu ve nasılcılık septimesi, ilk Ulu Nasıllar Nasılına adanmıştır Nasılcılık bağdaşçılığı dini, felsefesi ve yordamı nasılsız nasılın kayıplığına tutunmuştur. BAB II İlk ulu Nasıl yani Nasıllar Nasılı varolduğundan beri biz varız! ve bizi ve bizleri Ulu Nasıl yaptı Ulu Nasıl adı göklerde kutsansın ve Nasılcılık septimesi kendine kanat bulsun ve olsun umarım Nasılcılık yorgancılığı ve demciliği adı göklerden sonra bu yeni yerde de duyrulsun ve Ulu Nasıl adına yeni bir Nasılsallık ve Nasılsılık bilişselliği yapılandırmak ve kurmak için Nasıl elçileri bilişsellensin ve doğsun umarım ve İlk Ulu Nasıl (ve yani Nasıllar Nasılı ,Nasılsız Nasıl da) bizi duyup yardıma koşsun umarım..... Nasıl'ın kutsal kitabı yazım çalışmalarını sürdürmek ve Nasıl kutsal dininin yaygınlaşması adına ikilem Bundan böyle halktan ve yöre'den eski dinini terkederek Nasılcılık dinini benimsemeleri istenecektir ve Nasılcılık çağrıları yapılacaktır Nasıl kaybolmuş olup herkes onu yani ilk ulu Nasıl'ı arayacaktır.. Nassıl'ı bulanlara bir yeni Nasıl Evreni hediye edilecek ve verilecektir. Nasıl eski septik felsefelerin tozunu attırarak toz bulutlarını evrende kovalamanın peşine düşecektir. Her bir toz taneciğinin düşüş yerleri izlenerek toz taneleri gözlem altında tutulacaktır.. Nasıl ve Nasılsız Nasıl bizim sebebebimizdir Nasıl bizim ulu ilk sebebimizdir . Başka bir nasıl arayışına gerek yoktur. Nasıl da bulunmuştur.. Nasıl da köken de, neden de, ney de, şimdi de bulunmuş ve olunmuştur. Nasıl burdayım Bunu söylerken Nasıl'a burda olduğumu söylüyorum ve bildiriyorum BAB III (Gelişiyor) Nasıl'ı aramak için önce evrenler kurduk ve içlerine baktık. Nasıl orda mı? Nasıl orda mısın diye sorduk? Nasıl? Nasıl orda amısın? Çık ortaya dedik Nasıl çıkmadı Nasıl'ın beni bulması için Nasıl'a seslendim ve sesleniyordum Nasıl burdayım! Nasıl burdayım! Nasıl nerdesin? Nasıl nerdesin? Nasıl'ı bulamıyordum Nasıl da beni! Nasıl'ın nerde ve neredenin nasıl olduğunu bulamıyordum Size de sordum, danışayım istedim Nasıl'ı buldunuz mu? Nasıl'ı gördünüz mü? Nasıl ortalarda görünmüyordu ama hala yeni evren-ler kurup-kurarak nasıl olduklarına ve oluştuklarına da bakarak, Nasıl'ı arama çabamızı sürdürüyoruz Nasılı, yani Nasıllar Nasılını (iki N'yle ama) aramaya devam ediyoruz Ulu Nasıl sen çok yaşa! Peki Nasıl'a nasıl dua edilir? Nasıl diye sorarak, çağırarak ve düşünerek Nasıl gelir mi peki? hem de nasıl BAB X ve Nasıl'ın peşindeyiz ve Nasıl'ı nasıl olsa bulacağız ve yakalayacağız -Nasıl arayışımız sonsuz bir denklemdir Bu sonsuz denklemi bana da öğretin bari Olmaz, Olmaz'ı ya da Nasıl'ı kaybederiz Nasıl yani? Bunu bilmiyorum bunu ben uydurdum.şenlik olsun diye Ulu Nasıl şenlik çok sever BAB G -ilk Ulu Büyük Şanlı ve yine çok çok büyük Nasıl ve öncü Nasıl ve ilk nasılsallık kaybolduğundan beri geziyoruz ve heryerde onu arıyoruz Nasıllar Nasılı'mız Nasıllar Nasılının Nasıl oluştuğunu ve oluşabildiğini bize öğretmesi için onu arıyoruz. İlk ve ön Oluşmasız Nasıl sen çok yaşa! Oluşmayan Nasılsız Nasıl sen çok yaşa Nasıl döngülerinin izini sürdüm ve nasıl döngülerinin izini burada da sürmştüm Nednesilzik eksikliği yaşıyordum ve nedensizlik ve kökensizlik- bağlaşsızlık eksikliği semptomanisi ve sendromu ile kökensizleşmiştim. Bu beni boşluğa asılı ve ilini kılıyordu Boşluklar beni sevmiyordu. Boşluklar beni içine almıyor ve tutmuyordu -- ve sizlere de bir soralım dedik ilk nasılı ve nasıllar nasılını siz gördünüz mü? BAB Herhangi Nasıl Teorisi, Kaybolan İlk Nasıl Teorisi, Nasılın Kayboluşunun Sırrı -Nasılsallık teorisi Ve Tüm Nasıllar ya da Nasıllar Nasılı Teorileri Nasıl Arayışçının Günlüğü - - Öncül Yazım Figürü ve Karalaması - - Nasılların ve nasıllığın ay da nassılsılığın döndüğü ya da ilk durduğ uve başladığı yer olan nasılsı ay da nasılsız durum kaybolduğundan beri hep-beraber onu arıyoruz nasıllara asılı bir varoluşta nasıllarla beraber hep-beraber kaybolduk nasılın ve nasılların nasılsalincelenmesi pratik nasıl incelenmesi ve nasıllar analogu -nasılist- -nasılsal arayışlar ve nasılsal kılışlar nasılsal olmayanı nasılsal kılışlarda gezinti nasıl'ı kökensizleştirmek, nasılı bağsızlaştırmak, kendini bağsızlaştırmak nasılları kökenden -imden çözmek, bağsızlaştırmak ve bağı olmayanları bağsızlaştırmak bağımsızlaştırmak nasılların ilk kökeni arayışına, nasılların -ilk- başladığı yer arayışına son vermek ve nasılı döngüye sokmak ve nasıl döngüsü kurmak sorunsalı ve bir başka nasıl'a ve nasıllara ve sıradaki asılmayı öğrenmek ve sıradaki nasıl'a kucak açmak -nasılların hep döndüğü duruş -nasıllar dönerek ve dönüşerek titireşiyordu ilk nasıl nerde kayboldu? ters aritmetik kalan satırlara ithaf olunur --- Her türden redaksiyon ve iyileştirmeye açıktır Özgün redaksiyonarla açık açık kaynak kod şiirdir Serbest bilişimdir-kendini oluşturma yolunda ilerlemektedir Gelişimci desteğine açıktır Açık kaynak anlayışı daha çok bir bilgisayar yazılımcılığı mantığı olup, yazılım kodlarının saklanmadığı yazım ve yazılımın telif ve kişisellikle sınırlanmadığı, bireysel yazımsal mülkiyeti defeden ve reddeden, tüm diğer kullanıcıları tarafından özgürce yeniden düzenlenip geliştirilebilen ve eklemeler sunulan/sunulabilen bir yazılımcılık mantığıdır Şiir olgusal kodsal gelişim ve dağıtım mantığına açılmış izafe edilmiş ve adanmıştır.. -esinsel ırgat! -esinsel tını Size varlığımızı derinden sarsan bir haberi duyurmak için burda bulunuyoruz! Nasıl! Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel varoluşu Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel -sonsuzsal varoluşu Nasıl'ın bengi-uzamsal ve döngüsel -sonsuzsal -içsel varoluşu Her bir Nasıl ,Nasıl kadar Nasıl ve Nasılların ucu ilk ya da baş nasıla ilinememektedir. Bu bizi nasıl boşluğuna ve boşlukta asılı nasıla ve nasılın boşluğa asılı olduğuna ve boşluğa bitişik ve ililşik nasıllsallık teorisine ve nasılsal içsel dönmesel ve titreşimsel-dalgasal hareketsel nasılışın varolduğuna ve nasılı boşlukta kendi hareketiyle küresel ve zamansız varetmeye götürmektedir.. Nasıl arayan her nasılcı boşlukların ve evrenlerin de ortak sahibidir ve bilişidir..buluşudur ve bu nasılın da bulunuşudur.. ve temellenişi kökenlenişidir. Nasıl sonsuz uzamsallığa temellenebilir.. Nasıllar Nasıldan ve Nasıllardan bölünemez Nasıllar genellemesi ya da Nasıllar özellemesi ya da Özel Nasıllar ,Özel Nasıllık ve ve Nasıl Özelleşmesi Yapısalı Sorunsalı Ele Alması Nasıl nasıl özelleşiyor? soru da bu! işte! bunu bulun Nasıl nesneldir ya da hem öznel hem nesneldir Nesnekim ve kimşey, herkimnasıl Herkimnasıldan bölünme nasıllar ve herkimnasıldan olunma nasıllar toplamı matematiği Nasıl'ın Bengi-Uzamsal Hareketi Sorunsalı sürdürüşsel hareketlilik ve durmazlık -hep hareketlilike ya da hep aynı hareketlilik kendi hareketi ile varlık ve devinirlik ilk hareketle başlamak sorunsalı hareketin hep varolması ,sonradan varolmaması ve ortaya konulmaması sorunsalı eşittir hareketin denkleme sonradan varolmaması ve eklenmemesi sorunsalı nassılsallığı bilişi Nasıl Denklemleri -Septik Nasılcılık kurulum aşamasında! kurulum ve yayılım aşamasında Nasıl'ın Asılsızlığı ve Bilişsel Bilgisellik, Nasılın İleri Denklemleri ve Matematiği Öğrenimi Bilişsel Septik Bilgisellik ve Şimdisellik Dalgalanımı ve Yapımcılığı İki Uçlu Bilişsel yapıcılık-çift taraflı denklem ve matriks matematik mantığı Bulanık mantık denilenin yakınından Hem var Hem Yok ,Hem Orda Hem Burda Mantıklamasından Bilim -Biliş Bilgi Çözmek/Süzmek ve Yapılamak 'Nasıl' dan ve ondan önce hala vazgeçmediysek 'neden'den de vazgeçerek var kipine , olmak durumuna sabitlenmek ve oturmak ve zamanı ileri geri kipine sarmamak Şimdisellik Üzerinden Biliş ve Bilinç-Biliş Sentezlemek Şimdi ve Burada olmak Üzerine Yine Felsefe Temeli Atmak ve Kurmak Şimdi ve Burada olmak Üzerine Felsefe Temellemek Ve Kurmak Şimdi ve Burada olmak Üzerine Felsefe Yapılandırmak Yer va zaman kavramlarını şimdi ve buraya kökenleyerek ya da geçmiş ve gelecek tabanlarını şimdisel olgulayarak ve tek zaman şimdi kipi ve imiyle felsefe üretmek didaktiği Şimdi ve burada olunduğundan ötesini bilmemek ve sorulmadan cevap doğurmamak ,imlememek ve yoğurmamak ,başka sonuca atlamamak, başka sonuçlardan da sonuç türetmemek, yargısızlık, hiç bir şey hakkında fikir ve biliş üretmemek ve sentezlememek gibi kavramlardan biliş üretmek.... ve soruların şimdi ve burada olma kavramı bilişi üzerine işlemden geçirilmesi sentezi Bilişsel sezgisellik ve bilişsel anlık üretimi-üretir-sonsuz yeğin herkeste var Bilişsel Şimdisellik ile sadece Orada gözlemci varsa herhangi zaman hep şimdidir Orda gözlem varsa o zaman şimdidir. nesne kendini gözlemliyorsa? a -çürütün bunu orada gözlemci ve gözlem varsa herhangi yer hep buradır.şimdidir... Buradan başka yerde olunamaz ve şimdiden başka bir zamanda var-olunamaz kiplerini incelenmesi ve sentezi ile yola başlangıç ve yürüme aşaması gözlemcisiz nesnellik ikilemini ben az önce şimdi buradan böldüm ve kesintiye uğrattım ve kendimi tüm olguya, tüm bilişe ve tüm nesnele işaretledim ve taştım ve kendimi tüm nesnel biliş olarak işaretledim. beni ben olarak işaretlemediğimde... bu durumda benim olmadığım bir zaman ve yer yok ve bulamadım bu durumda şimdi ben tüm zamanlardayım ve tüm yerlerdeyim özne olarak işaretlenen!!! Ben buradayım ve buradan başka hiç bir yere gidemem .Ben nereye gidersem gideyim bura oraya gider ve gelir hem bura hareket etmez ama ben burada hareket ederim tüm hareketlerim bura içinde tanımlanır zihinsel esneme ve gevşeme, kavramsal esnetme kavramsal katılık çünkü var-zamana çok bağımlısınız Ben nereye gidersem ve gelirsem bura da oraya benimle gider ve gelir.. tutarlı mantık dizgeci.nokta... Ben heryerdeyim ve her zamandayım-öznesel işaretlemeyi bölersem ve taşarsam mantık Bura benimle oradadır ve bura benimle buradadır nesnel özdek ,özdeklik için bura zamanda aynısı iş oluş kopmaları uydurmaları düşünce ve biliş parçalıyor, durduruyor sadece bilişi kesintiye uğratıyor bilgilendirme sağlar-aksine öğrenilecek bir şey yoktur varlık varvır-var-yaşam vardır-yaşamak vardır Şimdi hep benimle berberdir bura hep benimle bereberdir-özgü biliş-biliç-bilinç ilişiğim nesneldir/özneldir? -öznedir? nesnel biliş koparılamaz,nesnel bağ, nesnel biliş-selik koparılamaz ve bölünemez, birbirinden ayrılamaz sıyrılamaz doğmadım ölmedim ben burada varım-şimdi nesnel özdeklik kuramı/kuramsalı nesnel bilimsellik taşması ve genel özdeklik gövdesi/gövdeği Şimdi ve buradan öğrenirim ve bilirim herşeyi-nesnel bilişsellik-bilişsellik kaydı-açık zihin sadece açık zihin doğru beslenme ve irade eşlik ediyor geçmiş ve gelecek kiplerini yutulması-söndürülmesi ve şimdi ile bağıtılması eşlik ediyor. geçmiş ve gelecek kipinin tek zamanlaştırılması en hızlı felsefe -biliş- öğrenimi yordamıdır ben kipinin yutulması ve tek taraflılaştırılması ve sen ve ben biz siz kiplerinin eşitlenmesi ve özdeşlenmesi hızlı felsefedir ve ben-bizin her şey ile bağıtılması yatıyor altında sadece felsefenin Doğduğum şimdi ve doğduğum bura ve doğmadan sonraki şimdi ve buralarımda şimdi ve bura içinde yolculuk yaparken hep zamanı, şimdi ve buradayı da yanımda taşıdım gibi alegoriler fırsatı.biliş sentezi Doğmadan önceki şimdi ve buradalarım ve ölmemden sonraki şimdi ve buradalarım da ben varım ve yokum Doğup buradan buraya gelirken ve giderken ve ölüp buradan buraya giderken ve gelirken ben varım ve yokum ben burada ve şimdiden öğrenirim geçmiş ve geleceğe gitmem gelmem zamanda asılıyım -nesnel bilişsellik ben derken -tümü- özdeği ya da tüm kendimi işaretliyorum özdeksel ayrılık var mı? özdeksel ikilik, özdeksel biliş çatışmayanlar çatışmayacaklar ! ben derken buradaki olanı işaretlersem birincil ben olanı ve dediğimi sanırım sen olurdum nesnel işaretlemden ben derken buradaki olanı -varsa sözde özneyi ve kimi- işaretlersem birincil ben olanı ve dediğimi sanırım sen olurdum ben derken tüm özdeği işaretlersem yeniden soruyoruz bunu sizlere özdeksel fark görememe üzerine işaretleme ben derken derken, kendimi saltık imlemiyorsam ve kendi öznemi tekil ve saltık işaretlemiyorsam ve varlıktan koparmıyorsam ve bölmüyorsam? ben derken kendimi saltıklaştırmıyorsaam ve özneleştirmiyorsam? öznelleştirmiyorsam? ben derken özdekliği ve özdeği genel ad kavramsal olarak işaretlersem? peki ben neyi işaretliyor onu soruyorum o halde? ben kim işaretliyor ya da ne? beni kim gösteriyor ya da ne? nesne kendine bilişini gösteriyor sanırım değil mi? nesnel bilişselilk özdesi beni işaretleyen yine nesnellik ve nesnenin kendini bilişi -oluşu beni işaretleyen ve gösteren nedir? ben nesneyim eşittir var mı başka soru-n nesne olmasa ben kendimi özne olarak işaretlemeye kalkarım.. -varlık bozumu- son varlık vurgunu bağ bozumu yeni bozum-yeni düğümlerde görüşmek üzere! son sentez Geçmiş ve Geleceğini Ucunun Şimdiye Bağlanması Asılması ve İlinmesi Sorunsalı zaman; zamanda asılı zaman- yer ve ileri geri yer zaman vb mekan bulamayacaksınız ileride geride asılı yerler, zamanda asılı yerler ileride ve geride olan oluşlar benzetmeleri kuramları yoktan-ala safsata tek bir zaman mekan ve kopmasız biliş diyebiliyorum yakın genelleme-özelleme ikilemi ama tam değil bu ama zamandaki oluşlar safsatası, geçmişte olan işlerin bizi oldurması, zaman yapısı üzerine düşünüş |
Hiçokyos ve Hiçokyus Yazıtları 1
-Öğretimsel/Öğrenimsel Yeniden -Sıfırdan- Sentezleme/Çözümleme Örneklemesi
Öğrenim Bilişsellemesi ve Bilişlendirmeci Sentezlemecilik Kendine Sorular Sorarak Yapılandırmacılık ve Bilgi Epistemini Hiçyoktan Varetme-Ele Alma Başlangıç sorularla ve biliş bilişlerle, İlk zaman diye bir zaman ya da zamanbaşı ve zamanlarbaşı ve baştaki enbaş ve en ilk zaman da yokturculuk (Buradaki görülmeyen ama muhtemelen bilinen sentez: Varlığın, zaman denilenle kesintiye uğratılamayacağı, varlığın hiçliği ya da öncesinde yokluğu ve hatta öncesi de bulunmayacağı gibi savlamadır... ve bu tezi ön-doğrulatmaya götürmeyi denemektir.. Karşı tez de, bu varlıkın öncesi var, öncesinde bilinmezliği var ,öncesinde hiçlik var- big-bang var, evren doğuş var, ölüm var, kaos var, nane var, bilinmez durum var- bunlar olmalı, tanrı var gibi şeylerdir. Ki aslında varlığı önceleyen ve koşullayan, bugüne getiren koşullar olacağı yani varlık sorununun geçmiş ve önceye ait ve dair olacağı öne sürmesi ve ön-yargısı /ön-kabulü sentezleri başakoymaları başa-kakmaları ve uydurmalarıdır.... Ki aslında varlığı önceleyen koşullar olacağı öne sürmesi, yokluk ya da başlatma ve başlama diye bir devinme ve durum yer olacağı ve buna ihtiyaç olduğu, varlığın öncesine kurumsal yokluk kondurma ve bilinmez durum atama ,devinimi yoksayma, devinimin kendi içinde sonradan başlayacağı ya da sonradan değişim dönüşüm geçireceği ve devinimin oluşsal değişim geçirdiği ya da durgunluğun devinim ürettiği kabulü sentezleri başakoymaları başa-kakmaları, başaeklemeleri ve -baş- (ilkbaş;-enbaş;-enbaba-baş) uydurmalarıdır.... Ki aslında varlığı önceleyen ve belirten bildiren ya da değiştiren iç-koşullar ve dinamikler olacağı öne sürmesi ve ön-yargısı /ön-kabulü sentezleri başakoymaları başa-kakmaları ve uydurmalarıdır...) devinim aslında devinimsizdi. devinim kımıldatılmadı, kımıldamadı ya da kendi kımıldaması ile vardı, kendi kımıldaması ile varlık anlamında -devinim izafiyeti, kımıldama syoutlaması ve hareketin sonradan denkleme eklemlenmesi ya da varolan hareketin denklemden reddi ve çıkarılması -hokus pokus herşeyi Hiçokyos bildirmeli değil-birlikte çözüyoruz kavrama kavrama (Tarih sahnesinde herkesin yazdıklarını bölenler ve didik didik edenler benim yazdıklarımı da bölsünler arkadaş. ve Arkadaş tanrı varlığı yazdırdı diye altında kırk kat inci ve katman aranan bir kitaba göre yazdığım karmaşık değil. kendi aklımın ürünü ve ayet mealiane sekiz saat ayıranlar kendi dil meallerine --ki altta bir şey yok-- birkaç zaman ayırsınlar) Varlığı zaman ya da zamanın başına ve ucuna çakabilir misiniz? ve götürebilir misiniz? hadi taşıyın onu. şimdi nerden nereye? Bu zamanın başında ne var? zamanın başı var mı? Sizin aslında öyle olmayan zamanın olmayan başıyla sorununuz ney? İlk zaman diye bir zaman yoktur.. İlk zaman diye bir zaman ya da zamanbaşı ve zamanlarbaşı ve baştaki enbaş ve en ilk zaman da yoktur! Tanrı diye bir başvarlık-ilk varlık ve varlıkbaşı olmaması gibi mi bu. Evet aynen öyle Yani zaman var ama yok gibi...yakın... Zamandaki baş olmamasını biz nasıl anlayacağız? Varlık nasıl hep olur? Tamam nasıl sorusu da mı bozuk Tamam biz neyi kavrayacağız o halde yaşamayı mı? Bunlara takıntılar ya da adlandırmadan yaşamamak felan demeyeceksin değil mi? Dışarda bilime ihtiyaç var -- Varlığı geriye götürüp nereye götürüyorsunuz siz? zamanda ne bulacaksınız? devimi olgulayın-bütünsel. şimdi devim var ve hep devam edecek. başlamadı ve bitmedi. sentez Zamanın başındaki varlık ya da varlık durumu belirtmesi hatası. Zamanın başı kavramını yokedin... evrenin dönüşümleri yasasaldır ve düzenli/düzensel entropiktir o halde varlıkın varlıkın başına boşluğu, boşlukçuluğu kim icad ediyor? Varlığı, kendinden önce, kendi yokken (varlıktan önce) kendi durumuna koyan ve getiren oluşturan bir koşul ve sentez bulunabilir mi? üretilebilir mi? Varlığı önceleyen ve belirten-işaretleyen, durum, ilke -belit ve biliş ve ya da özne-ilke arayışı yola koyulmasınının sonu ve sonucu saptaması sorunsalı Onu içte biz işaretleyip belirtiyoruz-tüm varlık olanlar Varlığı içten işaretleyen ve belirten biziz Varlık cinsinden ontolojik varlığız/bağız-bağımız -bitti Bu araya hiç bir şey sokulamaz,, Kelimeleri kurcalayıp yıkıp bozup yeniden yapıp duruyorsun ama daha azı, daha çoğu başka bir şey olmayacak bu kadar hepsi.sentez Varlığı -artık- varlık olmayanken, (zamansız) varlık yokken ya da hiçken ya da öyleyken ve böyleyken öyle olmayana dönüştüren ve varlık durumuna getiren ya da varlık olmayanken varlık olarak ortaya koyan, herhangi sentez-durum-hareket özne, oluşum vs. gibi? Zamansızlığa bir varlık oluşumu-oluşturumu (kendinden gelişimlilikte) kuramazsınız Kendine gelişimlilik ve oluşumluluk tanısını geliştirin ve açın bana haydi o halde? Kendinden gelişimlilik içrek-içkin olur... Zamansızlığı başlatamazsınız, varlıksızlığı da öyle Mekansızlığı mekana ve olguya dönüştürüp çeviremeyeceksiniz -kudret icad etmeyin. Bilgisizlik işaret ediyor bunlar Evrenin içinde kımıldayan kudretler bile. Varlığın kendi içinde kımıldaması bile hareket bilgisizliği ve hareketin eksik ve hatalı çözümlenmesi ve indirgenmesidir Varlık duruyor muydu sonra kımıldadı? Varlıkta kaos vardı önermesini kim atıyor/çatıyor canım senin zihninin temeline ve sen bunu onaylıyor musunuz? niye onaylıyorsun? varlık bilinmezdi ve hiç durmundaydı önyargısını kim çataklıyor kafana ,bunu kim atıyor ve icad ediyor ki! bu ön-sentezleri (önbiliş ve atamaları) üreten kim hangi doktrin bunu sağlıyor hangi bilişçilik, Bilişçilik sentezleri Varlık kendinin tekilidir-aynıdır-cinsidir-kendidir-kendinedir-kendindedir gibi. kendi cinsindendir gibi Varlığı varlık olmayan ortaya koyup önceleyebilir. Ya da varlık öncelemez ve kendi cinsinden ilklenemez- ..nedensellenemez de .varlığı kendi nedenseller ve ortaya koyar ya da o ortaya konulamaz ve getirilmedi ve nedenden de nesneden de yoksundur .nesne de kendidir. kendi belirtir-varlık olarak bölüneemz. nesne demek birinci soyutlamadır olacak varlığı nesnesi diye bir bölüm/bölme bile hatalama-soyutlama varlığın kendi kendi nesne de töz değildir... nesneyi gerçeklik-gerçekleme kendi belirtir ve ya da izafe eder. Varlıkla kendi arasında nesne diye bir töz seti çekilemez Varlıkla kendi arasında nesne diye bir töz seti -ikincileme- çekilemez Varlıkla kendi arasına da varlıkla nesne arasına da nesne diye bir töz-seti de etiketi de yerleştirilemez Varlıkla kendi arasına da varlıkla kendi nesnesi arasına, nesne diye bir töz-seti etiketi yerleştirilemez Varlık adı nesne adını zaten kapsamıştır ve içermiştir. Varlıkla, varlıkın kendi uzantısı ve kendi tanımı ve nesneselliği olan görüntülenim-belirleniminin izafi algısı nesneselliği ikincil bir töz-seti ve barajı olarak (varlıktan çekilip emilip koparılamaz) tanıtılamaz ve işaretlenemez soyutlamasız ve emilmesiz ön-varlık-biliş...kendim bütünüm-herşeyim... Daha varlık adını ve nesne kavramını bile soyutlamadan önce! Daha varlık adını ve nesne kavramını bile soyutlamadan ve bulup getirip icad etmeden önce! Diğer durumda benim geçmişim gibi çakılırsınız.. Başa bir şey kakmayın,kaktırmayın. Varlığın sonu başı, ucu bucağı, orası burası ve dibi de yok Aranan özlenen özetlenen sentez Baştan çok kısa özetiydi bu... anlamayacaklar için... |
Hiçokyos Ve Hiçokyus Yazıtları 2
Soran: Ontoloji dediğimiz de neye işaret ediyoruz
Yanıtlayan:varlıkbilim varlıkbilim dediğimiz de neye işaret ediyoruz varlıka mı bilime mi? her ikisine de Konuşan: bunları parçaladık ve elimizde varlık ve bilim sözleri kaldı varlık nedir ?bilim nedir? varlığını bilme varlık bilimi varlık ve bilim ikisini de biz tanımlıyoruz. insan varlığı ya da gözlemci olarak ve kendini bilen ve yapılandıran olarak isterseniz varlık ve bilim kavramlarını etimolojik olarakta -ayrıca- parçalayalım gözlem veren var Buna evren yada varlık diyoruz. bizi içine katıyor. varlık dersek herşeyi kapsar. evren dersek içinde olunan birincil bütünlüktür. çözülen birincil kapsam ve bütünlük.olma hali gözlem veren var derken gözlem alan mı var kim ve ne? ayrıca mı var? varlık var köküyle imlenir eğer var kökünün-kökeninin gerisine, zaman gerisine -onun hiç olmadığı- bir yok ittirilmezse ve tayin edilmezse, var durumunun kendini önceleyen ve belirten bir öncel ve onu belirtecek durum etiketi kökenlenmezse ya da zaman denilenin gerisi icat ve ilan edilmezse ve bunlar bu varlıkbilme denilen denkleme iliştirilemezse var ya da varlık denilen kendi zamanında ya da hep vardır. varlık bilen-bildiren kim ve ne? varlık kendi genel 1_varlık soyut ve özel 2 mi? kim soyutlaması neyi ele alıyor ve ne belirtiyor? öznelleştiriyor nesneli işaretliyor ve subjeleştirip subjektifleştiryor ve genellemeyi bölüyor- özelliyor.. bunu anlayacaka gibi oluyorum şimdi varlığı maddeye de soyutlarsanız, varlık maddesin ilki başı-başlangıcı gibi bir durum bulamazsınız. onu yok bulmalısınız önce... ya da önceden varlıkın ve maddenin başka bir biçim ve halde olacağını söylemelisiniz. Bunu gördünüz mü? biliş ve madde sentezi bu ikisi birbirinden ayrılamaz ya da ayrıca iki töz değildir mi demek istiyorsun? bilişin kendi maddesi var. maddenin kendi bilişi var mı? ne demek olur bu? İkisi birbirine içkin ve verili ama ikisi diye bir şey yok ta diyorsun ilk madde ya da ilk ve öncedeki varlık durumu gibi belirtmeler kullanılır varlığı neye izafe ederseniz edin bunlar sadece adlandırmalar var denilen kendinin durumudur. kendi birincidir.köktür ve nedendir. kendi ilkeseli ve nedenidir zaman var'a iliştirilemez-yokluk kıskacına girersiniz... bir şey orada değilse burada mutlaka vardır o biçimde değilse de bu biçimde mutlaka vardır temel ya da taban olan varlıktır ya da var belirtmesi ve varolma durumudur bu taban bir daha açılıp soyulamaz. daha gerisine,öncesine gidilemez anladım -var yoka dönüştürülemez yok zıtlığı ona karşı bir varlık mı? onu belirtir bakın varı belirtir-izafe eder ..,zihinde karşıtlıklar içinde bir biliştir ve adlandırmadır harekete indirgenir ve soyutlanır çok ileri gidersek te bunu anlamadım eksikler ve boşluklarım var onları nerden -nasıl- tanımlıyoruz var durumunu kendi bilmemizden gözlemiliyoruz ve ilan ediyoruz ve buna bir de ben durumu eşlik ediyor ben varımcılık durumu sentezi Bir varlık kavramı ezberine ve felsefe terminolojisi ezberine de gerek yoktur Bilgi her an işlevsel ve bilişsel yeniden yapılanabilir. Sorgulanabilir ve öğrenilebilir yeniden çözümleme ile zihninizi gözden geçirin, bilginizi-bilişinizi tamir edin- Özelikle bir durumda kafanız karıştığında yeniden çözümleyin Bilmenizi hemen şimdi yeniden yapılandırın ve onarın biliş bakış ve duyuşun kendisi ben adlandırması aldı. Olma durumunun farkında olunması -olan.. olduğum yerde işaretlediğim bu varlık ben adı aldı zaman ve hareket var olduğu yerde olan ve kendinin farkında olan kendini farkında olan ne? öznelleşiyor ve subjeleşiyor/nesnelleşiyor mu, iki yana mı dağılıyor? ve yansıyor ya da gibi... özne ya da konu olarak ifade edilmek mi? hepsi bilişin tezahürleri mi? sonucu mu? özne demek ne ki? özne işaretleyen ve gösteren eyleme eden.. hareket parçacığı soyutlaması eşittir. hareket parçası bilişi özne demek nedir? biz neyiz? şimdi başa döndük ne varsa o var -isimlendirmeler arasında boğuşmak ne yani git varoluş durumunu yaşa sadece mi diyorsun iyi de bu bize yetmiyor? değiştiremezsin.. adlandırsan da. ...bilgi iyidir. ben dediğimde bir kez aklımı bilişimi (duygu düşüncelerimi) ve bedenimi imliyorum buradan benin tanımı çıkıyor mu? |
Boşyazıkos'u aşabilmek denemesi 1
Bilim/bilme.. bilen. varlık ve bilinen tamam nereye geleceğiz ki? Bilme bir iş ve edim. Görme algılama işinin/filiinin uzantısı gibi Tüm hareketin birlikte varolması ve birbirinden bölünememesi gibi bir durum yani baktığımda varlıkın tüm zamanlarını aslında bu görüşte barındırıyorum gibi çünkü bir biçimde olmuş olan herşeyin ifadesi o an gerçeklikte var Eğer nesne ve özne ayrımı sentezine ve tuzağına düşmeyeceksek bu işi nasıl gerçekleştireceğiz ya da başaracağız? kaldı ki düşmedik diyelim içeriklendirme ... yapan benim. bilen benim. bilinen benim ve o o bildiren mi olan mı? olan benim ve o herşey ben herşeydenim-herşeydeyim ve herşeyin içindeyim subjektif irade takınması. bu sadece bir savaş mı ve birbirmizle mi boğuşuyoruz yani subjektiviteyle zaten takışamazsın bir dakka? nesnenin nasıl gözü olur ya da kendine dönük bilişimi ve gözlemi- nesne diye adlandırılan ne? içerik nesneyi içeriklendiren görüntüsel gözlem diyelim ve var ve madde diyelim ya da varın madde yükü ve belirtisi olarak işaretleyelim.. pes edeceğim nesnenin nasıl gözü olur değil sorun bu zaten var ve verili/koyulu olan -gerçek/gerçeklik olan ve olmakta olan olan ve olmakta olanın nasılları onu açıklamayacaktır olan ve olmakta olanın nasılları ve yeniden nasılları yeniden nasıllaması onu açıklamayacaktır ve ortaya koymayacaktır bu bildirimler işime yaramıyor dostum onları ortaya koyma artık başka bir yol bulmalısın ortadayız bunu anlamıyorum başka bir yol önermelisin burdaki takılma ne? öznellik deyip bundan/benden kaçamazsın ve kurtulamazsın şimdi neye takıntılıyız burdaki sorun ne kendin bul demeyeceksin değil mi bana, Alıntı:
Alıntı:
yani nesneci nesnecilik- özneci öznecilik ve varlıkçı varlıkçılık ve arada bir fark yok gibi mi? -- bilme/biliş ve bilinç bir kütle ağırlık duyumsaması gibi öz duyumsama ve özgül ağırlık ya da özgül yeti ve nitelik diyelim. aynı yeregeldik. gerçeklik ne ve nasıl organize oluyor bu kendi içinde yeniden nasıl organize oluyor ve kendini dışarı veriyor-kendine boşlukta hayal ve rüya görmekten sözetmeyeceksin değil mi? herşeye zorunluluk ve zaten bu var deyip işin içinden çıkamazdık daha çok anlamak istiyoruz kütlesel olarak varız bunu tarif edebiliyorum ve tüm gerçek kütlesi nasıl kurulup dağılıyor ya da nasıl rüyayı ve gerçekliki kendine yaşatıyor bu kendini bilmeyi kendine nasıl yaşatıyor demekle eşit mi kendine yaşatmıyor kendi içinde deviniyor kendi içinde zorunlu bu anlam yetersiz o halde olanak keşfi mi? bizi ne özgürleştirecek? bu tutumdan eğer öyleyse,, olanak keşfi sanki yaratmayı işaretliyor gibi iyi de irade zihin ne dersen de.. kendi içinde nasıl organize olup soyutlanıyor ve yaratıcı bir kimlik ediniyor şu an eylem yapmamı ya da şu an yaptığım eylemi düşünmek ben tüm gerçekliki yaratmıyorum .kendimi tüm gerçeklik beni yaratmıyor .biraz da yaratıyor. sanki beni tüm gerçeklik beni hep yaratıyor kendi mi ben mi yaratıyorum ve oluyorum sorununa cevap veremiyorum bildiğim şu içinde bulunduğum koşulların içinde olduğum seçen bir eylemci var yapan bir eylemci var düşünce var tüm bunların bağı birazcık yaratıyorum ve gerçeklikin içine katıyorum gibi. tüm gerçeklikin içine evrenin olumuna da katıyor muyum ve katılıyor muyum nasıl, bunu duyumsamak istiyorum ve çözümlemek her an olan işlere yine de bir katımım var gibi-katılımım kendime katılımım değil aslında tüm işlere aslında gerçeklikten pas alıyormuşum gibi kendimi seçerken irade-seçim yaparken olan şeye bak burada bir şey hisseder gibi oldum kendim demekten ve olmaktan gerçeklikten pas alırsam ve o an eylem seçersem o an yaratıcı mı oluyorum demeye böyle böyle bir evreni yaratmış ve olmuş olamaz mıyım bir taşı yerine koymak gibi sıralı hamlelerle kendimi olmak ve şu anı yapmak gibi seçimlerle kendi seçimimi yarattım oldum diyebiliyor muyum beni başkası olmadı yaratmadı ya da ben kendimi yapıyorum ve oluyorum imi taşımakta ki bunu açıklayamıyorum anlamıyoruz kendimi gerçeklikten alıp ben oldum kendimi anne babamdan alıp ben oldum kendimi evrenin içinde bulup yaşantımı ve olumumu sürdürdüm bunları bölün evrimsel seçime eklenen irade fonksiyonu e insan seçiyor ya? --tamamen ip sendeydi ben burada yoktum tamamen izledim bunu anlatamam yazılanları bir yerden sonra düşünmedim ve yönetmedim tam olarak içsel bir o yazdı açısından izleme gelişti |
Alıntı:
yani buraya geldiğidme ve olduğumda -doğduğumda kendimi aldım oldum kendimden irade vardı. iradenin gücü ne? gerçeklikten kendimi sonradan alıp olup oldurup oluyormuşum gibi düşünmemdeki olan şeyi anlatıyorum gerçeklikten kendimi devralıyorum gibi olan şey... yani ben olunca anam babam beni oldurduktan sonra gerçeklikten irade yetkimi devralıyorum kendimin yetisini ve kumandasını devraalıyorum ama beni ben diye biri devralıyor doğa bana koşul verdikten sonra seçiciyim ve eylemciyim tamam burda dur ve yavaşla --- evren beni yumurtladıktan sonra özgürce kendimi oluyorum ve oynuyorum ve evren içinde sonsuz koşulsal gücüm ,eylemselliğim ve kendime ait eylemselliğim var ve bilgim oranında yaratıp yıkabilirim değil mi? var edip yokedebilirim çözümleme .burayı esnet ve genişlet ve aç buraya iyi bak ordan çıkacak sonuç .iyi dur ne olduğuna karar vereceksin, kim olduğuna buna iyi bakarsan ve iyi düşünürsen eğer evreni yokedebilirsek ya da yeni bir evreni biçimde ya da bilerek ve isteyerek istemeyerekte olsa kurarsak bazen keşifler yumurtluyor ne olacağı bilinmez bir gözlemci eylemci evreni -tam- yokedebilir mi? soru bu? peki bir şeyleri.. bırakın big-bangi; big-bang'i laboraturavar ortamında mı üretmeye mi çalışıyoruz? orda olan ne? cern? ne gerekir peki? yıkmak yapmak için ya da öğrenmek peki dünyadan fırlatılan bir enerjiyle birlikte gerçekten güneşi biraz hareket ettirebilsem ve saptırabilesem evrenden neler oluşturur ve değiştirirdim, güneşi hareket ettiremez miydik? bunu hiç düşünmedik bir çekim dalgasını bükmekten mi sözediyorsun peki bir çekim dalgasını bükersem ola ki gerçekten gerçekten eğer bükebilirsek bunu varoluşa yükü katkısı nasıl tanımlanır (ya da ben fizik bilmiyorum yanlış tanımlıyorsam düzeltin ama olduğum yerden eğer güneşi rayından çıkarabilirsem tüm galaksiyi birbirine katabilirim gibi algılıyorum. ve bunu dediğimde başka bir sistem ya da sistem yasası ve bilimi zihnime eşlik ediyor. orda arkada bir şeyler dönüyormuş ve oluyormuş gibi hissetmek gibi olan şey) özgür eylemcilik mi? bu bizi tanımlıyor mu şimdi ? ne eksik bizden güçlü varlıklar onlar baş mı? bunu geçin... varoluşu nasıl tanımlamak bizi neyleştirir (ne yapar .ney ve hangi durum bizi o ya bu yapar ya da hangi durum bizi bu o ya da bu değil yapar) ya da ne olmalıydı ki! ne bekliyordunuz? |
boşyazıkosun güncesi 3,5
evren beni yönetmiyor.evrimde. sadece teknolojimle ve bilgimle evreni yıkabilirdim. bu doğru mu yanlış mı? eğer uygun formülü bilsem ya da uygun matematiği ve enerji kullanımını bilsem ve uygun teknolojim,, keşfim olsa ve üretsem tamam insanlığın yararını boşver evren büküyoruz şimdi beni ne sınırlıyor matematiksel mantıksal olarak mümkün diyelim beni alıkoyan bir şey var mı? bunu düşünmenizi istiyorum çekim dalgaları üzerine deneyler var mı? bir mercek güneşi toplayabiliyor ve ışığı oldukça yakıcı bir hale getirebiliyor ve bu kolay bir teknoloji eğer merceği bilmeseydik ve biri bana güneş ışığıyla ateş yakmaktan hatta bunu savaş aracı yapıp gemi yakmaktan ve ateşten bahsetseydi? deseydim ki cam diye saydam bir şey icad edip onun içinden ateş geçirebiliriz... deseydim taş baltalarla kovalanırdım sadece biraz silisyumu ısıya maruz bırakmalıyız ve neler olacağını da görmeliyiz derdim insanlık yararına cam bükerdik biraz silisyum kendinden ısıya maruz kaldığında cam diye bir şeyi belki de bulmuş olurdum sonra bu cam diye bir şeyle neler yapıalbileceğine bir bakardım ama gökyüzündeki ateşi toplayacağını hala düşünemem değil mi? sonra ürettiğim bir cam tesadüfen bir yerleri tutuşturduğun da camın tutuşturculuğunu ve ışık toplayıcılığını tesadüfen öğrenirim camla neler yapabileceğime çok karar vermem gerekmiyor sanırım hangi teknoloji çekim dalgalarını konsantre edebilir ve yoğunlaştırabilir bun uda tesaaüfen öğrenebilir miyim? ben de bunu soruyorum bu mümkün mü_? teknik fizik olarak mümkün mü sade bunu yanıtlayın soruyorum ben bilmiyorum kütle çekim dalgalarını bükmek toplamak yansıtmak tutmak vb. vb. mümkün mü ? ya da sonuçları ne olurdu? |
Facebook Ateizm Deizm Panteizm ve Agnostisizm Grup Kayıtları
Akılsız şuursuz bir tabiatın milyarlarca canlıyi var etmesi hakında bilgisi olan arkadaşları dinlemek istiyorum. bir şeylerin varedildiğini söylüyorsun? varetme nedir varolma nedir onu bir açıkla bana sen ben sana bilgi vereyim istiyorsan varetme diye bir fiil yok varolma var birilerimiz birşeylerin bunu varettiğini uydurmak zorunda değil sadece... akılsız şuursuz bir tabiat bir şeyler varetmedi.. ben varedildim varoluşturuldum diye bir varlık tanısı yok tabiat varedildi diye bir tanı yok... ben varımdır varlık tanısı insanın kimse varedildiğini söylemek ya da düşünmek zorunda değil.. ben varoldum, ben varım..etimolojik ve dilsel anlam kalıpları bunlardır.. felsefeyle yada bilgiyle ilgileniyor musun ve bunlar üzerine hiç düşündün mü,? evren vardı.var. milyarlaca canlı var. bakın var kipiyle belirtiliyor. kimse varedildi diye dolaylamıyor bu ifadeler zaten bilişe ve farkındalığın kendine yani varlık duyuşu, tansına ve bilişine ve belirtmesine dayanıyor.. asıl tanrıyı varetmek zorunda değilsiniz! -- varedilmeden varolduğu gözlemi üzerinde duracaksanız zaten orda bir açıklama olamayacağını göreceksiniz ya da geriye sadece nasıllar kalacağını.. var kavramı yok ile bileştirilmezse ve varın dayanağının yokluk olacağı öne sürülmezse neden ve nasıl varın varolduğunu anlayacaksınız.. vara bir neden nasıl bulamazsınız... var sadece var var olduğu için var ve yok olmadığı için vardır Milyarlarca canlının yok olmamalarının olanaksızlığı ve yokolamamalarının zorunluluğu onları varetti .. dilsel kalıplar bunlar bunlarla bir yere gidemeyiz. kendiniz öğrenmelisiniz... varın kendi varedilemez.. var kendini ortaya koyamaz.nedensizdir kökensizdir öylece vardır varı bir şeyde ortaya getiremez çünkü var yok olmalıdır demektir bu... yok değildir var yok değildir..var kavramını inceleyin... -- var kavramındaki etme-ediş bir iştir değil mi? var kavramı etme edişten önce ve bu edişinde başında var kavramı edişten önce var ve var edişin tanrısı ve öncesi o zaman ki ediş dediğiniz eylemler ve edilme durumları ve hareket birbirinden bölünemez. olma denilen yekpare bir bütündür... oluştaki tüm hareketler birbirine bağlıdır - arkadaşım zamanı düşünmen ve anlaman gerekiyor.. zamanda ne kadar geriye gidersek gidelim bir zaman yoktu ve zaman başladı diyemiyoruz.. bu bizi zamansızlıkla birlikte olanın öylece hep varolduğu sonucunu doğrulamaya ve anlamaya götürüyor. biz bu çıkmazları yıllarca yaşadık -- dil felsefesi.. edişvarlık diye bir tanım kuramaz ve getiremezsiniz örneğin. edilmişvarlık gibi bir kurgu dilde anlam olarak barınamaz da barınamaz da.. herkes tüm doğaya ve varlığa aitlik hissediyor ve irade deneyimliyor -- bakın. insan varlığına köken arıyor ve zamanda geriye gidip zamanın ve varlığın başladığı bir yer diye zamanı kesiyor. sonsuz olan ve hiç başlamamış olan zamanı başlama yeri ve olmaya başlama durumu diye bozuyor. böyle bir durum yok. insan düşüncesi gidip sonsuzlukta zamanı başlatıyor. sonsuzluk başlayamaz. sonsuzluk aynı zamanda öncesizliktir ve başlangıçsızlıktır... zaman da öncesizdir de sonrasızdır da ..öncesi olmayan zamanda başlama yeri bulunamaz. köken arayışı nafile çabadır... zaman kavramını bir kez olsun kavrarsanız ne dediğimi anlayacaksınız.. -- Milyarlarca canlının ya da herhangi bir şeylerin hiç olmadığı bir zaman da bulamayız . Bir şeyler öyle değilse böyle, o form da değilse bu form da mutlaka vardır. O zamandan bu zamana gitmek ve gelmek gibi belirtmeler ve varlığı geçmişe ya da bugüne taşımak gibi düşünmeler. Geçmişte varlıkta ne vardıysa neyle birlikte vardıysa bugünde o var... Yani yokluk durumu ya da hiçlik diye bir karanlık içinde bunların geliştiğini ve olduğunu düşünmek zorunda değiliz. Tabiat diye bir şey var diyoruz. Evrende ve varlıkta şu an ne görüyorsak bu onun tüm zamanlarına ilişkin. ve evrenin ve varlığın tüm maddesi şu an gerçekte ve dışarıda var.Yok olmuş her şeyin bir izi ve biçimi mutlaka var orda. Bir şey mutlaka ve mutlaka başka bir şeye dönüşerek yok oluyor... Bunun gibi öncesinde bir şeyler yoktu dersek bile o daha önce varolan bir şeyin yokluğudur .öyle olmalıdır. Yokluk varola nbir şeyin ortadan kaybolmassını tanımlar. Hiç ortada olmayan ve varolmayan yokolmaz. var olmayan şeyler yokta olamazlar... Götürüp tüm evreni ve oluşu bir yokluk karakutusuna sıkıştıramayacağız.. Yokluk neyim yokluğu ve yokolması onu soruyorum. bir şeyin yok olması için önce varolması gerekiyor... Yokluk tanımı gereği daha önce varolan bir şeyin yer değiştirmesi yada biçim değiştirmesidir... ve daha önce varolanlar hep vardır... Kurumsal olaak, madde özdek ya da hiç bir şeyin yokluğu ve öncesi bulunamayacak..hep kendilerini tekrarlarlar... -- tabiat yoktu derseniz de bir şeyler bir biçimde vardı demek zorundasınız. Tabiata konu olan şey ve tabiatı bugüne getiren durumlar silsilesi var evrim ve din arasında bocalanmalı değil öncelikle... oluşturulma, oluşma ve varetme gibi saptamalar yanılgılıdır. olmadığı durum yok. varolmadığı durum yokta ondan... varolan bir daha varedilemeye ihtiyaç duymaz ve olan oluşmaya bağlı kılınamaz. oluşmamıştır hep vardır ve varolma durumu olmak halidir...bu durum öncededir.. olanı bir daha oluşturuyorsunuz ve oluşturulmaya muhtaç kılıyorsunuz-iyi bakın.. zaten olan ve varolan varedilmeye ve oluşmaya bir daha oluşturulmaya ihtiyaç duyar mı? olma var ama.olma oluşmadı olan var bu önce... eğer hızlıca aman benim kafam karıştı işte tanrı diye varmış o yapmışmış demeyeceksek ve bunları biraz olsun anlamak istiyorsak bunları düşünebilir ve gözden geçirebilirdik.... Evren yoktu desek te evrenin içinde olduğu oluştuğu bir yerden ve evreni oluşturan koşullardan ve dinamiklerden sözederiz. Belki de orda başka evrenler vardır... -- oolmayan şeylerin yokluğundan sözedilemeyecek.. Yok demek bir yerde ve zamanda bir biçimde mutlaka varolan bir şeyin zaman mekana göre biçim ve form değiştirmesini tanımlar... zaman mekan gibi şeyler başlatılamıyor ya da yokluğa indirgenemiyor. Eğer başlangıçta tanrı vardı diyorlarsa onun yokluğundan da sözedecekler çünkü tek varlık onun ve yokluk kavramı onun yokluğuna ilişkin olabilir.. Tanrı yokluk sahibidir demek zorundalar çünkü tek saltık varlıktır İlişkilendirilebilir tek yokluk tek varlığın yani onun yokluğu kılınabilir.. Diğer durumda başka şeylerin ,var ve yok olmasından ve tanrı olmayanların yokluğundan ve varlığından sözedecekler.. tanrı yoklukla yarattı demek bir çıkmazdır. yokluk tanrıdan başkasının yokluğu olamaz çünkü tanrı tek varlık ... oradaki tek yoklukta ancak varolanın varlığıyla ilişkili kılınabilir. tanrının tek olduğu durumda tek yoklukta tanrının yokluğun ilişkin tanımlanabilir... tanrının varlığı vardı ve yokluğu vardı diyebilirsiniz... Diğer durumda başka şeylerin ,var ve yok olmasından ve tanrı olmayanların yokluğundan ve varlığından sözedecekler.. yok artık olmayan bir şeyi belirtir ya da artık orada olmayan. yerinde olmayan ve burada olmayan hiç varolmamış şeyin hiç yokluğu ya da hep yokluğu? işte bu tanrıdır.... çünkü biz vardık...ve varız... diğer durumda yoktan varettiğinden ve yoktan varetme diye bir şeyden sözedemeyecekler. tanrı tek vardır ve ancak kendini kullanarak ve kendi bölünerek ,değişerek ya da yansıyarak yaratabilir ya da olabilir... ya yokluk kuramsalından ya da tanrı kuramsalından er-geç vazgeçecekler bu ikisi de birdir... -- |
Facebook Ateizm Deizm Panteizm ve Agnostisizm Grup Kayıtları 2
Olma diye bir şeyin başı bulunamaz. Olma, olmama durumu ile kesintiye ve sekteye uğratılamaz. işte buna sonsuzluk diyoruz. kopmaz bir zaman var ve başı sonu da yok. olmayacak.buna alışsanız iyi edersiniz...
olma durumu kendi olmaması ile tanımlanıp bölünüp getirilemez. olma olmadır-vardır... Olmaların başlaması ya da olmanın olmaya başlaması diye bir şey yok. daha az önce en dedim... Olma olmaya başladı. olma yoktu oldu. Bu mu sizin bilginiz? Çocuklarınıza bunu mu verecektiniz..?. Olma olmaya başladı derseniz siz iyi bir felsefe öğrenin...yeniden öğretsinler size varoluşunuzu. çöplere karışırsınız ve nesilleriniz kurur. neyle ayakta tutacaksınız onları.? bilgiyle değilse? tanrı çocuklara söylenmiş kolay ve hızlı bir yalandır-avutmacadır. Anne-baba burda neler oluyor?'un kısa yanıtı ve kes sesini ve otur yerine bunu bizde bilmiyoruzun özetidir.. bunu deyin... çocukları hızlıca yatağa gönderip hızlıca işlerine bakabilmek için uyduruyorlar çünkü bilmek meşakketli ve emek işi...kolaycılar sizi... Anne ben nereden geldim. Biz nasıl varız karmaşasına bu açıklamaları vermek ister miydiniz? |
Ateizm Deizm Panteizm ve Agnostisizm Şayetleri 3
Ateist Kardeşlerim Tanrı olmasaydı siz kime inanmayıp ateist olacaktınız? Kavramsal ve etimolojik varlığının bilişseliği su götürmez bir gerçektir. Ontik ters yapılanmayı ve -ontik karşı zekayı ve bilişi yani ontik ters bilişi-bilgiyi onun üzerine kurup inşa ettiğimiz ve kendimizi onun üzerine oturttuğumuz doğrudur... Evet tanrının üzerinde ve bazen de karşısında duruyor oturuyor ve yaşıyoruz .Yeni komşumuz tanrıdır bu doğrudur. Kötü komşu insanı bilgi sahibi yaptı.. Bunu doğruluyoruz... Tanrı bir alt kata mı taşınmalı ne?! |
deizmin kısa bir eleştirisi kabilinden k-alıntıdır...
Alıntı:
Alıntı:
|
gerçeksel bir özeleştirme
Arkadaşlar bir derleme yapmak, bir fikir sunmak, istiyordum ve sabah sabah kafamda dönen İnanna-Enkidu ve Gılgameş öyküleri ile güne başladım.
Kendim de modern topluma ve onun ilişkilerine göre oldukça Enkidu'luk duyumsadığım için de bunu yapacaktım... Doğal hayat ve karşısında sözde uygarlaştırılmış bir tuhaf modern toplum ve hayat ve uygarlaşmış (ama doğasına yabancılaşmış) insan ikilemi ve kadın erkek rolleri gibi şeyler hakkında işime gelecek ve demek istediklerimi dememe yarayacak şeyler arıyordum.. ya da içsel Enkidu mu arayıp aklayacaktım kendimce...ve içsel Enkidu mu uygarla barıştıracaktım Endkidu'nun doğallığını ve yabanlığını sözde modern/uygar insana karşı savunacaktım Kafamda başlangıç için hatırladığım iki yazım vurgusu vardı. Birincisi, Enkidu'nun, yaban ve doğal varoluştan sosyal hayatın izole içeriğine çekilmesi vurgusu taşıyan bir yazıydı.. Diğeri de; İnanna Gılgameş birlikteliğinin bugün-kü kadın erkek rollerini ve toplumsal olgusallığı özelikle de kadın rolünü temsil ettiği ama tabiri caizse kadını aşağıladığını, kadını kıstırıp yanlış bir imgeye hapsettiğini belirten muhtemelen Kürt-toplumsal bir yazım sitesinde ya da blog da geçen bir yazıydı.. Sanırım İnanna Gılgameş figürünü, sonsuza kadar sürmesi umulan ideal-romantik ikili birliktelik sonucundan eleştiriyordu ve kadının toplumsal rolünün küçümsenmesi, erkeğe gölge olarak tanımlanması, cinsellikleştirilmesi ve seksleştirilmesi yanında, kadına git bir ideal eş adama ait ol, evinin kadını ol, çocuk yap, erkek üzerinden tanımlan, yönetsel ve başka işe karışma gibi rollerin biçilmesini de eleştiriyordu Hala bu yazıyı arıyorum ama işin ilginci bu yazıyı ararken başka şeyler buldum ve hayretler içinde kaldım şoklar içinde Abdullah Öcalan İşaretli Erkeği Öldürmek simli bir kitap buldum. Kırk yaşındayım ve meseleye hiç öyle bakmamıştım. Bu esere neredeyse güzel bir çağdaş esincilik ve bilinç/ışık sözetmeciliği ve birleştirmeciliği ve ya da kendini savunan insan tadında ve ayarında göz attım tamamını henüz bitiremesem de https://tr.scribd.com/document/34893...bdullah-Ocalan Ayrıca bir de böyle bir içerik bulmuştum https://www.wikisosyalizm.org/Öcalan...aşmasına_Doğru) Bu kimliği, yani insan kimliğini, yani Abdullah Öcalan olanımızı, daha önce hiç bu anlamda tanımamış-tanışmamış ve değerlendirmemiştim.. Ki arkasında ki diğer toplumsal öyküyü de.. Biz sadece bize yansıyan bir toplumsal çatışma-kavga savaş kaos biliyor-görüyoruz ve orada kan ve savaş olduğu için bu toplumsal olgu yüklerindeki tarafların tanınmasına ya da bu tanımanın empatik işlevine ve derinliklerine de girmiyoruz sanırım Benim tarafımda yazımcı kimliğinin terör vb. örtüştürmesinden de soyunarak ve sıyrılarak oldukça büyükçe bir s-empati de toplayıp kazandığını söyleyeceğim Bu konuyu siyasallaştırmayacağım ve diğer toplumsal siyasal kafakarışıklığından bunu ayırarak bunu sözediyorum Daha da fazlası Bunu ararken özellikle başka da bir çok Kürt-toplumsal kökenli yazım ve kadına bakış ve dünyayı adlandırma yazısı buldum Sanki hepsinden bilinç taşıyordu/akıyordu... Jineoloji kavramıyla Kürt kadınının yakın ilgisini-ilişkisini ve diğer genel bilinçliliğini de görüyordum Bu kadın yazarların ya da yazıların bir çoğu kendimi aptal ve bir şey bilmiyormuş gibi hissetmeme sebep oldu.. ya da meydanın birilerine bırakılması hissiyatına kapıldım İnsanlara modern kentlerde uyuduklarını bildirebilirim. Araştırmama da devam edeceğim ancak hala buradaki şok ve onun çözümlenmesi istenciyle öncelikli ilgiliyim aslında .. Bunun sonucunda oldukça siyasi/toplumsal bir aydınlanma yaşadığımı/geçirdiğimi hatta kendimi küçük-küçük düşmüş ve yarı izole hisesttiğimi, hatta (kapana kısılmış) toplumsal olaylara karşı ilgisiz ve duyarsız hissettiğimi ve şimdi bunu çözümlediğimi de sonuç olarak ifade itiraf ta edebilirdim... |
ÖZGÜR VAROLUŞLAR VE ÖZGÜRLER BİLDİRGESİ /MANİFESTOSU -edim1
"TANRISIZLIK VE BAŞSIZLIK BİLDİRGESİ"
ONTOLOJİK BAŞSIZLIK İLKESİ ONTOLOJİK BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ Giriş ve başlangıç için "Ontoloji" kavramı hakkında açıklama; Aşağıdaki metinlerde ki "Ontoloji" kavramı , yaşam bilim, olumbilim-olmabilimi ve varlıksal/varoluşsal ilgi ,araştırma-keşif ve duyarlılık bilimi vb. anlamlarında içerilmiştir Genişte ise, Ontoloji kavramı; varsa, yaşamın amacının/ereğinin/gereğinin/nedenliğinin araştırılması ve sorgulanması ve bunlar yoksa yaşam denilenin nereye nasıl temelleneceği ve yaşam ve olma/olum denilenin daha objektif incelenmesi ve çözümlenmesi; neden, neye dayanarak (ne ve kim için neden ) yaşandığının araştırması ve oluşun/varoluşun/olanın hangi temel ilkeye ve ilkelere ya da yasalara indirgenerek ve çözümlenerek araştırılabileceği ve anlaşılabileceği yani özünde tüm kişinin ve tüm olanın varoluşsal sorununun incelenmesi-tanınması ve bunun olası çözümü ve çözümleri ve eğer gerçekten neden ve kökenler yoksa da ve asılsızsak ne yapacağız onu sormak soruşturmak ve eğer neden ve kökenimiz de yoksa bu nedensiz ve kökensizliğin açıklanışı ve biz-birlikte kavranışı ve bizbizleğin varoluşsal tümseğinde ve patikasında nereye nasıl yürüneceği sorununa birlikte yanıt verme buluşması için tasaralanmıştır/içerilmiştir… -Denemesel Taslaklardır- Katkı Beklemektedir--- Özgür Varoluşlar Bildirgesi –Manifestosal- Başlangıç –deneme Özgür katkı beklemektedir. Olum, oluşum ve yapılanma/yapım aşamasındadır. –sürecek-denenecek-ve bir daha denenecek- TASLAK 1 –ÖZGÜN –deneme 1 /Kazan Kaynatma -- ÖZGÜR VAROLUŞLAR VE VAROLUŞUN TANRISIZLIĞI, BAŞSIZZLIĞI BİLDİRGESİ ya da PROBLEMATİĞİ ÖZGÜRLER BİLDİRGESİ Girişgah/Girizgahsı Ben özgürüm… Varlığımı tanrıdan almadım.. Bana tanrıya inanmıyor diyen yalçın kaya, sana sesleniyoruz ben/biz özgürüz Seslerim sana çarptığında Tanrıdan büyük çarpmasını umardım! Tanrıdan büyük sesler ve mucizeler yapmaya karar verdiğimde ve kişisel tanrımı öldürdüğümde/yıktığımda sana da ulaşacağıma söz ve yeminler doluştum çünkü Tanrının sana seslenemediği ve ulaşamadığı yerlerde sana seslenen ve seslenenebilen benim/bendim… -- Ontolojik hakikatlar (varlıksal ve varoluşsal gerçekler) tanrıyla uyuşmuyor. Bizden önce de düşünmüş düşünür insan varlıkları gibi biz de bunu düşündük ve bu uyumsuzluğu gördük. Aklımız ve erdemimiz neticesinde bu sonucu tekrar sınadık ve doğruladık… Varlık bir köken/neden belirtemiyor Ve bu bağlamlara (başlama olma, köken, neden ve tanrı gibi bağlamlara) indirgenip çözülüp hapsedilemiyor. Olmamış varolmamış (hep var) varlık diyoruz.. Varlıktan olma durumu (ya da olmanın olmaya başlangıcı ve başlaması durumu sentezi) elde edilemiyor Neden tanrı yoktur? Ve var olamaz! Var kavramının hiç olmadığı (yani varın/onun yok olduğu mutlak) bir zemine çekilememesi yani varın hiç olmadığı salt mutlak yokluk (varsızca bir mutlak yokluk) tahayyülsüzlüğü ve varın bu bağlama indirgenip çözümlenememesi (ki bu varın üretilmediği ,öncesizliği yapılamayacağı ve başlamadığı ve zamanda başlamadığı anlamına ve sonuçlarına gelir) mantık ve bilimsel-akıl ışığında varlıkta gerçek bir tanrı varlığı/varlıksallığı olamayacağının en nitelikli ,en keskin ontolojik kavramsal delili ve yansımalarından biridir.. Bunu anlamıyoruz diyebilirsiniz. O halde bize güvenin şimdilik… Gök-kültlerine değil! İnsan onuru adına yazılan ve kaleme alınan bu satırları bir izleyin/kovalayın… Var kavramının yok kavramına indirgenip çözümlenememesi ve var ve yok kardeşliğinin/kavramlarının birbirini belirtmesi Var ve yok kavram karşıtlığı ve bunun kafakarşıklığı. Var ve yok tıpkı uzun ve kısa gibi (orada ve burada olma gibi, öyle değil böyle olma gibi) birbirini gösteren ve belirten, birbirine sıkıca bağlı nitelemeler ve karşıtlıklardır. Biri olmadan diğeri de varolamaz. Ve bir şey orada değilse burada ve o biçimde değilse bu biçimde mutlaka vardır. Var ve yok bir gözlemci işaretlemesidir ve uzay zamanda hareket ve değişimi işaretler.. Varlık bir nedene dayandırılamıyor ve indirgenemiyor.. Varlık bir başlangıca indirgenemiyor Tüm bu çıkmazları birleştirdiğimiz de tüm bu çıkmazların ve açmazların adı ise Tanrı diye sıvanarak geçiştiriliyor. Ben biz seni geçiştirmeyeceğiz ve adam/adem insan-varlık yerine koyup alacağız ya da geçiştirmeyi de istemiyoruz, düşünmüyoruz. Bu yüzden doğru bildiklerimiz sözediyor olacağız. Eğer buna sıcak bakmıyor ya da bunları henüz kavramak ve anlamak istemiyorsan şimdilik kendin gibilere koş ve bizi yalnız ve rahat bırak bildiklerimiz ve olduklarımızla istersen. .kendi işine karış ve dön… Bizler tanrının olmadığını düşünüyoruz. Bakın düşünüyoruz diyoruz. aksi değil. inanç hiç değil Tanrı bir inanç çukurcağı değildir. Bilgi, biliş, algı onun tersini söylüyor olacaktır. İnanç demek olan ise ancak; bilgi ile yüzlşememek ve kendi varlığından/varoluşundan kaçmak, sızmak, sığınmak, kapanmak ve uyku denenler olacaktır.. Neden öyle düşündüğümüzü bir çok yolla size anlatmaya çalışacağız Geliştirme deneme adımı- önadımı, önadımlayışlar Varoluşta bir baş varlık var mı? Varoluşta bir ilk ve baş yaratan (varlık) var mı? Yaratanlar-başı ve olanlarbaşı, olmakta olanlar başı olan bir var var mı? Ve varlar başı var mı? Başvar ve başvarlık, başvarlıklarbaşı da var mı? Varoluşun ilk ve baş zamanları ve yerleri var mı? Zamansızlığı ve oluşsuzluğu hiç kesintiye uğratmadan ve başlatmadan varlığa bir baş-varın ve başvalrıkın nasıl konumlanabileceğini düşünmenizi istiyoruz Sana başka anlatma yolum var mı? Eğer varoluşu hiç başlatmazsan bunu bir başvarlık başlatabilir mi? Eğer zamanı hiç başlatmazsan bunu bir başvarlık başlatabilir mi? Ontolojinin çözümlemesi budur. Tanrı adına vereceği adlar ve yakın karşılıklar bunlardır. İlk yer kişisi ve ilk zaman varlığı kisisi ve ilk akıl. Boşlukların ilk aklı ve hareketin ve varlıkların/oluşun ilk oldurucusu. Başvarlık varı İlk döndüren, ilk yapan, bir şeyleri ilk yapan, kımıldatan varlık adları tanrıdır….ilk ve baş adları tanrı ile bileştirilir.. Ve varlıkta ilk ve baş yoksunluğu bulunduğunda ve kavrandığında bu adlar da birden söner/yiter.. Bir tanrı varsa bunu İnsanın tanrıyı bilip bilemeyeceği ya da bilme ediminin ne olacağına ilişkin karmaşalar vardır Ve genel olarak denmektedir ki bu bilinemez, kavranamaz aslında sadece akıl ,duyu,sezgi yoluyla sınırlı kavranır ve tecrübe edilir. Bilim kalıplarında da bir ispat sunulamaz. Bunlar kapana kısılmış iradeleri simgeliyor. Ve ipotek-tutu altına alınmış zihinleri.. Ve zaten bütün bilgi ve araştırma yolları bunu yani Tanrı fikrini sorgulamaya ve tersini özütlemeye/senteze dahi daha girişmeden tıkanmış ve kapatılmış bu durumda, akıl kilitlenmiştir. Akıl ipotek tutu altındadır. Zihin körleştirilmiştir ve gerçeklere bakışsızdır/edimsizdir.. Tanrı bir çıkmaz ilan edilmiştir. Bu ifadeler altında ise en son ve uç sığınak ise ne yazık ki Deizm olacaktır ya da git Panteist bir tanrıya inan, Yine de yok demecilik yeğ tutulacaktır. Ya da ben bilmiyorum de ve karışma buna toplumun gibi yap. Biliyormuş ilan et kendini.. Yani tanrı fikri bir bilinemez bulunamaz ve incelenemez bir tıkanma hem de bir açmaz çıkmaz ve neredeyse hiç ve asla çözülemeyecek bir denklem haline sokulur İşin aslı bu yukarıdaki yargıların hepsi akıl eşliğinde birer çöplüktür işe yaramazdır Tanrı yine varlığın ve varolanın içkin hedefi-zaferi gibi sunuluyorken ,varolan var içindeki bir varlık varlıkbaşı ve kurucusu ilan ediliyorken ve zaten varolanı onun içinden kendi yaratmış bir baş var varlık üretilmektedir... İşin aslı tanrı ne zaman yok'u ya da kendini yaratabilirse o zaman tanrı olur. Ya da yoktan kendini ve varlığı türetir getirirse tanrı olabilirdi. Yani esasen tanrı demek kendi ontolojisine sahip olmak, ontolojisini kendi yaratmış ve kendi ontolojisine ve yokluğuna da eşit olmak demektir… Bir şey kendini yoktan yaratabildiği zaman tanrı olabilir sanırım Bunları düşünebilirsiniz. Zaten ortadaki bir var ve onun içidneki devimleyici olarak tanıtılan tanımlanan ve tanıtlanan tanrı sorunsalı Tanrı denilen Kendinden önceyi, kendi varlığını ya da kendini kuşatanı ve kendi olma durumunu vareden olamayacaktır. Tanrı kendi varlığını kuşanamaz ya da kuşatamaz. Boşluklarda bulmuştur kendini ve var içinde var yaparak ve varın içine var katarak kendini Tanrı ilan etmiştir… Akıl ve düşüncenin küçümsendiğini gördük. Erdemin ve bilmenin küçümsendiğine tanık olduk. Bilginin de küçümsenişi ve istenmeyişini görüyoruz bizler.. .Biilgiden ve gerçek öğrenmeden korkulduğunu hatta kaçıldığını üzülerek görüyoruz. Gerçeklerle yüzleşmek ve yüzleştirilmek noktasına gelince kıvırgan kanılar dolanıyor ortalıkta… Olan bir var ya da olan bir kendilik durumu içinden tanrı yaratıyor Yan tanrıyı önceleyen bir var tabanı var. ve tanrı var tabanı yoklukla ilişkilendirilmeksizin kuruluyor Bu bağlam tüm varlık kendidir, öylecedir sebepsizdir ve kendi bağlamı ve devimi ile vardır ifadesiyle tanrısızca bir beriye de çekilebilirdi… Bunlar kavranamaz diyorsunuz Tanrı'yı kavramak ve bildirmek denilen bir kere ontolojik olarak varlık kavramaya-kavramına ve anlamına gidiyor Tanrı bilinebiliyorsa her şey bildirlebilir ve bilineebilir. İşin aslı hiç bir şey ve hiç bir açıklama Tanrıdan daha kompleks değildir. Tanı kavramı ontolojik olarak varlık kavramının kendinde ve bütününe işaret ve isebet ediyor olacaktır.… Tanrıya atfedilen oluşsuzluk, başlamama ve yapılmama durumlarının varlıka geri teslim edilmesi, ve sahipsizliğine-nednesizliğine geri iadesi gerekiyor sadece Varlık adı Tanrı adında gövde buluyor Bunlar ne saçmalıklar diyorsunuz Duyuyoruz Dalga geçeceğinizi biliyorum Dalga geçer gibi muhtemelen okuyarak boşvereceğinizi Bu adam/lar ne diyor ki ne bilebilir ki ne kavrıyorsunuz ki! Felsefe ve düşünmek boş iştir Bu adam bir şey çözemez düşünerek bunları bilemez ve bilinemez ve bunlar kavranamaz.. Yukarıdakilerin hepsi koca koca yalanlardır ve zihinsel kafeslerinizdir.. Engellerdir Yıllardır öğrendiklerimiz bize bunu anlatıyor Öncelikle İlk ve baş dediğimiz kavramlar örneğin bir dairede bulunamaz Bu nasıl olabilir diyebilirsiniz Bana bir daire üzerinde ilk ve baş gösterin Bunu okuyan herkesten bir kez olsun varoluşun bir daire gibi sonsuz-başsız ve ilk öncesiz olduğunu/olacağını ve onun içinde kendinden bir işler güçlerin zaten var olduğunu düşünmesini isteyeceğim Sen inanmıyorsun bu senin sorunun cümlesini net olarak reddediyorum Bunun yerine sen bilmiyorsun bilmek istemeyen sensin ve bu da benim sorunum değil ifadesini koyacağız Bana sen inanmıyorsun cümlesini verene ben sen henüz bilmiyorsun karşılığını veriyor olacağım Biz buna bir inanç sorumu olarak ele almadık Biz tanrıyı bir bilme, bilgi sorunu olarak ele aldık ve görüyoruz Bu yüzden bu senin sorunun düşüncen ve inancın deme bana artık Bu ortak varoluşsal bir sorun.. İnancına ve inanca saygı ifadesi bilgisizliğe ve karanlığa bir göz yumma öneriyor... Tanrı bilgibilimsel varlıksal ya da yaşambilimsel bir sorundur Tanrının bir inanış sorunu addedilmesini reddediyoruz Tanrı bir biliş bilgi problematiğidir Ve doğru düşünme , mantık yöntemleri ile yani akıl-mantık ve felsefe ilkeleri ile bu konu çözümlenmelidir Gençler geliyorlar diyorlar ki felsefe zaten anlaşılmaz. Felsefe mi aman aman. Bilim zaten ispat yapamaz Bense zaten bilemem ve Tanrı bir bulmacadır. Gel de çık işin içinden çıkabiliyorsan.?!? Neden kendinizi ispat yükümlülüğüne sokuyorsunuz? Neden bir şeyleri ispat etmeniz gerekeceğine inandırılıyorsunuz? Neden bunlara izin ve geçit veriyorsunuz? Bu kapana hapsediyor ve buna izin veriyorsunuz? İkna ve kanıt paradoksları kişisel kanınızı aşıyor mu? İspat olunması ve olması gerekeceğini kim söylüyor neden? Ve neye dayanarak bunu yapıyor? Tanrı ya da Rab ya da Efendi denilen tıpkı bir hayvan varlığının örneğin kedi köpeğin insanı belirtmesi ve işaretlemesi gibi bir şey olabilir Antik gizemler çözülebilir Varlıkta insanüstü uygar varlıklar olabilir Belki de kişisel tanrı, bütüncül varlıksal tanrı ayrımına gidilmelidir… İki tür tanrıyı kısmen uyarlıyoruz. Bir tanesi Spinozacı ya da Pantesit bir tüm doğa Tanrı anlayışı. Ve bu tanrı oldukça bütüncül bir varlık.. Bir diğeri de bu Rab dediğimiz. Bu bir hayvan,evlat ve köle sahibi ve efendisi gibi duruyor. Kişisel Tanrı diyeceğimiz bu. Bunun Rab olanına kişisel diğerine bütüncül bir Tanrı diyebilirdik Ve şimdi bu Rab dediğimizle büyükçe işimiz olacak. İnsanlığı karartıp uyuşturuyorsunuz-karanlıklaştırıp bilgisizleştiriyorsunuz-dinlemiyorsunuz. Çürüyoruz bizler. Varolmak, koşmak ve özgürce deneyimlemek istiyoruz ve iliklerinizi sızlatacağız. Düşünce ve kalem özgürlüğü ver bana. Yasal koruma ver. Tıpkı eskinin diğer Ozanları gibi ve tıpkı Batının sakladığı Batıya sığınmış bir dil ve ağız gibi burda ülkemde saygı ver duy da yazayım yazalım lan! can saygısı sağla ,kalemimin akışını ve sana sataşışını o zaman gör! Batı Cehildir diyorsunuz. Burda kim nasıl yazsın lan! çok bilse ne olur! Devriye devriye peşinde nöbetteler her ağzın ve sözün ve dilin burda bilse-fışkırsa taşsa ne olur burda insan.. Devriyeyi devriye de bu iklimde sürgünden başka ceza olmayacağını, can garantisi ver-sağla. Kalemimden çıkan her tona katlan ve dediklerimi söylememi garanti et sonra izle akışı takışı sana Sen kalem mi kelam mı görmek istiyon? sen söz mü? hürriyet garantisi ve kalemden çıkana kalemle karşılık ver kes ve ceza kıstası-hürriyet kısıtlamama yoldaşlığı sun sağla izle Doğunu ve buranın bilge ve yarenlerini/yoldaşlarını... Yazamıyom ulan yazamıyom! yazamıyoz bağırsız yazamıyoz da ondan suskunuz Her ağzını yüreğini açanda ve kuşanan da can telaşı suskun bilgeler ve uyuyuklar toprağı ondan bura. ondan bura suskun.. Kant mış-Hegel miş ve Hegel ve Kant sallayıp doğrucakları büyütecekler i görmüyor musun? Kaleme son ve en büyük cezanın sürgün olduğunda bu toprakta olacakları izle Bu toprağın yetiştireceklerini Tanrı olduğunu düşündüğü söylenen bir çok ünlü düşünür Rab gibi bir Tanrıdan sözetmiyor. Çocuklar diyor ki o da ve bu da inanıyormuş. Hangisi kişisel bir Tanrıya inanıyor. Felsefe ve bilim/bilinç-düşünce tarihinde sayılan hangi insan adamı ve evlası RAB sı bir tanrıyı onaylamıştır… bu topraklara yakışıyor mu? Anadolu mirasına ve bilgisine kültüne de yakışıyor mu bu! Arkadaşlar bu metin edebi bilimsel düşünsel ve filozofik herhangi gelişimi olan kişiden herhangi düzenleme desteği beklemektedir, istemektedir ve açıktır… Ontolojinin yani kişi ve varlık yaşamının yine kendine yani "varlık kendi varlık" ve "kendinden varlık" anlayışına indirgenmesi ve bunu işaret etmesi, Ontoljinin başka bir varlığa indirgenmemesi ve kendi dışında bir ben belirtmemesi bizim en büyük en asıl delilimizdir-göstereceğimizdir.. benbenimcilik.benbencilik... Yani kendini bilmek denilen en büyük delilimizdir… Gerçeklerle yürüyorum ve Tanrıdan büyük bir gerçeği bildiriyorum. Ben benim. -adım- -ve idealim-. Başkasından ödünç almadım ben varlığımı… tanrıdan .. RAB tanımıyoruz… Kendine Rab adı takanlar ve taktıranlar ve onlara birilerine Rab adı verenler ve özgür varlığı, özgür bilişimi bilgiyi reddedenler bir kendilerine gelmeli… Onlara haddini burdan bildireceğim... Gel de sustur... Gel de sustur ve bin uydurtu'yu gör sonra arkamda ne varmış-bakarsın öğrenirsin hem... sen mi varsın ben mi varım.... Başkasından ötürü varlık duymuyorum. Kendimi yaşıyorum ve kendimi yaşıyorum. Kendim için yaşıyorum. Özgürlüğe ve özgürlüğüme bağlıyım ve ilişkim ilişiğim bir tanrıya değil. Ve tanrı ve RAB denilenlerin –sözde- nedensizliğine ben ve sen de bağlı ve ilişiğim bunu farkettim. Göktekiler iyiyse ,adamsa-Tanrıysa ya kendilerine gelsinler ya bana… da Adam olsunlar/varlık olsunlar.. Benden özgün/içke varlık duyuş duyuyorlarsa bilgi bilim,biliş biliyorlarsa gelsinler söylesinler ve öğretsinler de… Alternatif-sel Ben özgürüm… (Tanrısızlığımı başsızlığımı ve kendime hükümetimi ve yeterliğimi ve doğadan ödünç –doğa içrek- benliğimi ve varlığımı ilan ediyorum) Tanrıdan büyük ya da tam Tanrı kadar adımı ve benliğimi/özgürlüğümü ilan ediyorum ve duyuruyorum….biliyorum…./bildiriyorum....buluşuyoruz ve oluyoruz yapıyoruz.... -En az beş forumda yayınlancak.. ve geşiştirile geliştirile... |
varlığı derinden sarsacak sarsıntı..
büyük bir sarsıntıya (varlığımızı derinden sarsacak büyük bir sarsıntıya) hazırlanmamız gerektiğini yazıp duruyorum ama bunun ne olduğunu bilmiyorum. ne olduğunu değil ne anlama geleceğini de.ne ifade ettiğini de...
ne olduğunu bilmek değil de onu da geçtim bunu niye yazdığımızı da... |
Alıntı:
|
Arkadaşlar sanırım en az üç facebook gurubundan bunları paylaşmak üzereyiz.
S: (L) Daha açık, lütfen. C: Sizin ölçümünüzle 7000 yıl önce sizler bir çölde yada büyük bir ormanda yaşıyorken, bu sürüngen "ahbaplar" gümüşi nesneler içinde gökyüzünden inip binlerce yıl sonrasından teknoloji harikaları gösterip, bir de tüm bunların üstüne, size kalkülüs, geometri ve astrofizik öğretseler, etkileyici olmaz mıydı?!? S: (L) Aslında olan bu muydu? C: Evet. S: (L) Kertişler (bu sürüngen ahbaplar) gezegenimizin yönetimini devralmayı mı planlıyorlar? C: Evet. S: (L) Sodom ve Gomorra (Ad Kavmi) ve civardaki diğer şehirler nasıl yıkıldı? Ve kim tarafından? C: Nükleer; EM etki. Kim olacak? S: (L) Kertişler mi? C: Evet. S: (L) Neden? C: Korku ve itaat aşılamak için. S: (L) Sodom ve Gomorralılar gerçekte kötü değiller miydi? C: Bu tarihin bir aldatmacası. Kertişler ve sürüngen ahbaplar olarak bu metinde sözedilenler, din ve mitolojik kayıtlarda genellikle Rab olarak adı geçen varlıktır ve uygarlıktır... -Kasyopya Deneyi Verileri- Kasyopya Deneyi verileri eski Kutsal ,dini kitaplar benzeri olarak güncel bir veridir/toparlamadır ve kitaptır Kasyopya Deneyi yeni yüzyılın güncel kutsal kitabı gibi, mitolojik verilerin güncel çözümlemesi gibi bir içeriktir Tarihi çağın kutsal/dinsel/mitolojik/bilimsel/bilgisel yeni bilgilendirme kitabı ve yepyeni içeriği ve hatta dini olmaya aday olan bir içerik gibidir.. ve aşağıdaki linklerden okunup indirilebilmektedir. https://mega.nz/#!L7YziDQA!zqFBwf-Vt...WyMV24gvB9KZD0 https://mega.nz/#!XiQT2AJb!yPW6INksR...G-kNDChtkU_86Q https://mega.nz/#!XiQT2AJb!yPW6INksR...G-kNDChtkU_86Q sonradan not: 8 ayrı gruptan paylaşım denenmiştir.. sessiz kalmayacakalaré!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!1 yürekleri b_öğürdeyecek sessiz kalanların/kalanlarımızın artık. öğürleri sancıyacak....!!!!!!! |
yukarıdaki metin başına bu tanıtım girildi...
Arkadaşlar öncelikle sunulan içeriği (iki postu öncelikle alt alta alarak ve üsttekine buna ilerek) herhangi platformdan paylaşabilecek olan sunumcu desteğine ve özellikle dindar dostlar yardımına çok fazla ihtiyaç duyuyoruz seviliyor ve sayılıyorsunuz.... saygıyla paylaşılmış facebook gruplarından tekrar paylaşım yoluna da gidilebilir-link sağlayabiliriz.. Alıntı:
ve metin 500 binlik namaz-din face gruplarına üstteki ekle birlikte taşındı ve sunuldu ancak oradaki RTÜK leri aşacağını sanmıyoruz ancak en azından birileri bir kiş ibile olsa duymak zorunda kalacaktır... |
Evrene Varlıka Uçurumlara Başlığında/Alanında "Bendeki Ben ve Sendeki Ben" ve Ölüm/Doğum (Varolmak) Kavramlarının Ontolojik İncelenmesini içeren yazımların birleştirilerek taşınması ve birincil düzenlenmesi ve ekleridir..
--- "Bendeki Ben ve Sendeki Ben" "Doğum Ölüm üzerine Ontolojik Söyleşiler ölümün karşıtı doğumdur. yokolma ancak varolma ile ilişkilendirilebilir sanırım buna felsefe diyouz ölümün karşısında karşıtında/karşısında bulacağımız tek danışık olgu sanırım doğumdur ölüm ve doğumu ,var yok ve uzun kısa gibi mi yorumlamalıyız diyorsun? _varolma ya da varolmuş olma yokolmayla ilişkilendirilebilir ölümün direkt yokoluş ile ilişkilendirilmesinde ve felsefi olarak bağlanmasında/bağlamlanmasında bir bağlam hatası var mı? eğer doğum varoluşsa ve varolmaksa varolmak ne yokolmak ne? soru da şu? siz var mı oldunuz? var mı oluştunuz ya da doğumla mı, doğumla birlikte mi var oluştunuz ve var-oldunuz? yokoluşunuzdan mı oluştunuz? yokoluşunuz neydi? öncesinde neydi? neyi tanımlar? hayır doğumla varolmak/varoluş parallenemez-öyle paralelenmeyecektir. size kalmış.. doğum başlamak mıdır? doğum bir oluştur,oluşumdur ve dönüşmedir? siz olmayan şeylerin size dönüşmesi siz olmayanın ortaya çıkması bu ortaya çıkış yokluktan mı ortaya koyuldu? yoo galiba varlıktan ortaya koyuluyr o halde ölümde varlıkta bir yokolma ve çözülme/geri-dönüşme olarak ortaya konulmalı mı diyeceksin sen söyle doğum sen olmayanın sana dönüşmesi olarak işaretleniyor/ yoktan ortaya koyulman değil... o halde ölümde sen olanın sen olmayan dönüşmesidir hayır doğum doğuşla varolmanın/varlıkın -eğreti- pararellenmesi olgusal bir hatadır/yanılgıdır ölümün yokoluşa işaretlenmesi de . söylediklerime iyi bakın-göreceksiniz.... yokluk yokolma olgusu, varlık varolma olgusuna bitiştirilebiir ,diyalekte edilebilir. bunu iyi bakın-dediğimizi görün.... ölümle yokluk arasında kurulan mantıksal/kavramsal bağ bir hatadır/hatalıdır diyalektik budur-felsefe budur... doğum kavramı varoldum kavramını/kipini pek işaretlemez. ya da tam doldurmaz... doğum genelde dünyaya gelmek, buraya gelmek, daha önce o biçimde/bilişte ve durumda olmamak ya da yer değiştirmek vb.. işaretlidir.. ölümde buna benzer işaretlenmelidir/yapılanmalıdır. hayır doğumla işaretlenenin tersi ya da doğuma ilişkin işaretlemenin tam tersi aynası/diyalektiği ölüme işaretlenmelidir.. doğuma yapılannın tam tersi ölümle yapılmalıdır- bu kolay bir çocuk dünyaya getirmek belki de bir çocuk dünya dan götürmek eşit bir çocuk yapmak ve yapılmış bir çocuğu yapılmamış hale getirmek bir çocuğu varetmek istemek ama belki de yoketmekte istemek ,onun olmasın ıve olmamasını istemek buna iyi bakın buna felsefe diyoruz bazen çocukları dünyadan götürmek istiyoruz ve bazen dünyaya getirmek ve varetmek istediğimiz kadar onu dünyadan götürmekte isteriz.. dünyaya doğdurmak ve dünyaya öldürmek arasında ne var. olan burda.oluyor.şimdi... nasıl oluşmuş/doğmuş olmasını istiyorsanız onun oluşmamış (hiç oluşmamış) ve doğmamış olmasını da istiyorsunuz belki ölüm doğmamış olmayı istemektir mi diyeceksin? ya da doğmamış olmayı sağlama gibi mi? felsefeyi bükmek gibi doğmayı geri alıp silmek gibi bunu anladım ama olaylara böyle bakmıyoruz... --- ölüme karşı (doğumun ters çevirmesini/çevirilmişini) doğum işaretlemelerini aynalarını/geri aynaları (tam tersini) aynı diyalektlerini kullanın/işaretleyin bu çok kolay olacak bunu anlayacaksınız ölümde bir fark yok-doğum kadar/doğum gibi ölümü doğum gibi adlandırın doğulması nasıl isteniyorsa? ve sevinçlerle karşılanıyorsa ölünmek aynı eşey olmalı değil mi? ölümü doğumla yüzeştirin/barıştırın ve ilişkilendirin sadece bu çok kolay... bakın ölüm kavramıyla yok kavramının bir araya getirilmesi doğum kavramıyla var kavramının bir araya getirilmesi ile mümkün_ denklem tam bu şekilde kurulmalı zaman var-yok ileri geri değil o... var.. burdayız... doğuran anne baba öldüren da ve doğa acımasız?? bu mu? doğum ve varoldurma seçimini üreten anne ve baba... doğmak gibi ölmeyi de mi istiyoruz. bizi hiç ettin? varolmayı hiç ettin. bence etmedim. bence meseleyi kaçırıyorsun ölümün doğadaki diyalektiği doğumdur ve bu kavramı ters çevirebilirseniz (ters yüzleyebilir/tersyüz edebilir/döndürebilirseniz) gerçekten ne dediğimizi bir an olsun anlayacaksınız ve bu kavramı kendiyle ya da doğum kavramıyla birlikte yüzleyip işaretleyip bu ikisini birbiriyle yüzleştirebilirsiniz zamanın gerisine doğru ileri-ye gidin zamanda geçmişte geleceğe/ileri gitmek gibi. gelecek bir ileri yön gibi tanımlanır... zamanda sonraya geçmişten ilerleyerek geriden gidin.. geçmişin sonrası ve ilerisi ve -bunu düşünün sonra bir ileridir. geride bir ileri... geçmişin bir sonra ve ileri-ilerisi olması ve geleceğin başka bir ileri ve sonra olması arasında bir fark göremeyeceksiniz..bir süre sonra.. geriye giderek aslında sonraya gittiğinizi bir an düşünmenizi isteyeceğiz doğum tam olarak ölümle yüzleştiğinde ya da ölüm tam olarak doğumla yüzleştirildiğinde; benzeştirildiğinde... doğum olgusuna uyarlanan ve yüklenen anlamların bir tersleri tam aynılarının bir terslerini tam olarak ölüm olgusuna yuvarlayın/uyarlayın ve giydirin doğumla her ne ilişkilendiriliyorsa -bulantılar mı? özgürlük mü? kuş gibi olmak mı? ölüm mü? işte buna felsefe diyorduk doğuma ilişkin düşünce kalıplarının tam bir aynıları ve tersi ölümün geri işaretlenebileceği tek kavram, ölümün kendini ifade eden/veren tek kavram doğumdur... ölümün yüzleştirilebileceği tek kavramda doğumdur... doğuma ilişkin tüm ilke ve benzetmelerin -birebir- ölüme uyarlanması, subjektiviteyi aşan diyalektik doğum ne kadar varolma/varoluş idiyse ölüm o kadar yokuluş_objektif inceleme _objektif diyalektik.. doğuma kimse suç atmıyor ve doğumları lanetlemiyor... doğum neyin başıysa/bitişiğiyse ölüm onun sonu ve başı ve bitişiği... getirirken/varederken kimse yokluk doğurduğunu ve doğurttuğunu düşünmüyor onu cennetten alıp getirdiğini ve oluşturduğunu ve ışınladığını da düşünmüyor doğdururken ve öldürürken varederken ve yokederken doğuma karar verirken ölüme karar veriliyor. doğumuna karar vermek ölümüne de karar vermektir. bir kişiyi doğurmak onu anı zamanda öldürmektir. doğurmak varetmekse öldürmek yoketmektir . ve doğurmak dünyaya getirmekse öldürmek dünyadan götürmektir doğurmak gelişini sağlamaksa öldürmek gidişini sağlamaktadır.. doğrururken öldürüyorsunuz... doğmak varolmaksa eğer , eğer doğmak varolmaksa, eğer doğmaktıysa varolmak, o zaman ölmek yokolmaktır... varolmak kavramını tanımlayın_objektif ..sonra yokolmak kavramının üzerinden geçin/geçelim... doğumun olmak/varolmak kavramıyla bir ontolojik geçişi var mı? nedir? doğumun var'a başlamak kavramıyla ,var'a gelmek kavramıyla ,varolmaya başlamak ya da ilk kez varolma kavramıyla/kavramıyla ontolojik geçişi/bağı nedir? var mı? ölümün ontolojik _gerçel_ çözümlenmesi nedir? doğumun olmak kavramıyla bir ontolojik geçişi var mı? ölümün olmamak kavramıyla (artık olmamak) kavramıyla ontolojik bağı nedir? önermeler; ben artık yokum ben önceden vardım ben şimdi varım ben olmayanım ya da olmayandım ben olandım/olmuştum ben hiç olmayan/olunmayan değildim ve olmayan olmadım hiç ben olmayan olarak hiç olmadım ben olmayan olarak hiç varolmadım ontolojik var'a yok'a geçişler olmaktan olmaka da geçiliyor mu? ben deneni kovalıyoruz sanırım..... önermeler ben varım ben vardım ben yoktum ben varolmaktayım önermeler ben varım -şimdi -şu an ki zaman ben vardım -geçmiş zaman ben yoktum -geçmiş ya da gelecek zaman ben varolmaktayım - geniş zaman ben varolmaktayım ve yokolmaktayım - geniş zaman ya da şimdiki şuan ki zaman ben vardımın geçmiş zaman işaretlediğine bakıyor musun şu an? ben şimdi varolmaktayım ve yokolmaktayım ben geçmişte var değildim ben gelecekte ölümümden sonra ben olarak var değilim ben şimdi de geçmiş ve gelecek görünümünde var ve yokum peki doğum kavramıyla olmak ve var kavramının/kavramlarının ontolojik geçişi nedir? bağı nedir? ve bu geçiş yine de ben aracılığıyla ben kavramı aracılığıyla ve ben ontolojisi, ben ontik'i aracılığıyla sağlanıyor "ben"; "doğum", "ölüm", "var", hepsini birbirine bağlıyor--ben bağlıyorum sanırım "ben" , olmak, var ,doğum hepsi evrensel içeriklerdir/kavramlardır. ben kavramı da evrensel bir içeriktir. evrensel subjektivite de evrensel bir içeriktir... subjektivite evrensel bir içeriktir... bana özgü değildir. evrene özgü, gerçeğe özgü.. mülkiyet-subjektivite yi işaret ediyor zaten.. ben kavramı evrensel subjektiviteyi işaretliyor... ne yani bunların hepsi hareket mi diyorsun? doğum ve ölüm sadece bir hareket mi? varolma var... orada ya da burada olmak o zaman ya da bu zaman da olmak ben'e göre, evrene göre, bana göre ben'e göre ve bana göre arasında bir fark var mı? fark nedir? bana göre subjektivite işaretliyorsa ben'e göre ne işaretliyor? bendeki benim benime göre, ondaki onun onuna göre! buna bak... peki bendeki benim benime göre ve ondaki onun benine göre tamam.. peki bendeki benim benime göre ve ondaki ve sendeki senin ve onun benine/benlerine göre aradaki bu benler arasındaki fark nedir? bana göre derken fizik bedenimi işaretliyorum ya da subjektivite ve subjektif ikincil bir beni? gerçekten kafam karıştı? bene göre bana göredir.. bendeki bene göre böyle bir kalıp ve ondaki bene göre bendeki bene göre ve ondaki bene göre benlerimiz arasında fark var/farklar var bendeki bene göre ve sendeki bene göre ben farklıyız/farklıdır.... ben ve ben farkılıyız... bana göre ise? belki de değil!?! sendeki bene göre ben ve ben farklımıyız bana göre ise değil.... bana göre ben evrensel -bize dair.. sana dair değil sana göre ise ben sana dair.... ama bana göre ise ben sana dair değil ve bana da dair... bana göre ise "ben" bize dair-hepimize dair... bana göre ise senin benin de bize ve hepimize dair... bana göre ise benim benim ve senin benin aynı evrensel/ortak bilişe ve oluşa dayanıyor sadece bedenlerimiz farklı/ayrı... ama senin benim ya da benim senim sende /bende biz de birbirimizde ..bunlar var... senin senin olmadığına göre senin benin benimde benim.. senin benin ve benim benim dediğimiz tek fark fiziksel oluş.. diğeri duygular düşünceler aslında hepsi evrensel değil mi? öyle mi değil mi? iyi düşün bunu.. bu fizik bedene, buraya, buradaki bene ait/dair duygu ve düşünceler/oluşlar ..evet fizik bedene ait.. buradaki bene ve oradaki bene buradaki bedene/fiziği/oluşa ve oradaki bedene fiziğe ve oluşa ait/dair tamam galiba -- bana göre "ben" doğmadı/doğmadım. bu fizik beden oldu. o doğdu... ben ilk kez olmuyor. o fizik beden ilk kez ve son kez oluyor... ben ne başladım en oldum ne de doğdum.. ben ölmeyeceğim/ölmeyecek o fizik beden ölecek... o olarak işaretlendi... tın tın ..the olarak işaret edilen ölecektir... ben denene doğum /ilkdoğum /ve ilk kez olma bulabiliyor musunuz? ölüm/doğum varlıksal ontolojik bensel geçişlerdir/dönüşümlerdir/..yayılımlardır-salınımlardır.varolmalardır... "doğum neye nasıl ve ne şekil işaretleniyorsa ve işaret ediyorsa ölümde ona o şekil işaretlenmeli ve onu işaretlemelidir..." "doğum birini/bir şeyi geçici yaratmaktır. sonsuz değil. bu kavramın başında (geçicilik ve ölüm) var önünde var zaten. bu ev yapmak gibi.. ölmeye geldik/olmaya değil... felsefe size ne diyor şimdi doğumu meydana getirirken ölümü de meydana getiriyorsunuz ve daha doğumu oluştururken ölümü de oluşturuyorsunuz doğumla ölümü birlikte var ediyorsunuz ve oluşturuyorsunuz ya da doğumu meydandan götürürken ölümü oluşturuyorsunuz, doğumu meydana getirip götürüyorsunuz... doğumla ölümü meydana getirip götürüyosunuz ve ve gerçekten ısınıyorsunuz..... doğurmak ve öldürmek insanın elinde ya da her ikisi de değil! doğumlara karar veren insan? ölümlerden neden kendini soyutluyor bir çocuk sahibi olmak/geçici bir varlık, geçici bir mal beyanı bu! ölümlerle burdan kendinizi götürüyorsunuz . getirmediğiniz şeyi. buraya hiç getirmediğiniz şeyi buraya geldiğiniz de görüşürüz kendinizi buraya siz mi getirdiniz götürdünüz ve taşınıdınız? kendinizi siz mi varettiniz ya da? ya da var mı oldunuz? yok muydunuz? ben yok muydu? ben yoktuysa sen de mi yoktu senler varolacak bu demektir ki benler varolacak ben burada hep vardı ama o ben değildim.... ben burada hep vardı/varmış ama o ben değildim/değilmişim.... benin doğumunu bulun... ben buradan başka bir yere gitmedi/gitmiyor.... ben ne burdan geldim ne buraya gidiyorum. ben burdayım....ben burdaydım.... |
şunu hissediyorum
o güzel insanlar o atlara binip çekip gittiler ben bir gerçeğin ,bir ülkenin sahibi değilim ne bir iyi sahibiyim ne de iyiliğin sahibiyim şunu hissediyorum örneğin eğer marks ın yazdıklarına ya da kimi güzel insanların değerlerine bir ülkenin yüzde biri ya da üçü sahip çıkacaksa onlarda ya önceden kaynaşmasın diye bin kez çarpıtılmış ve örselenmiş olacaksa ya da bu arada korumaktan/korunmaktan kapanmış ve sonuçta kendi tek kendine sahiplenmekten tutarsızlaştırılmışsa ya da daha onun bile kendi içinde çelişkileri varsa ve bunlar bile görüşülemiyorsa ben ne yaşamın ne ölümün sahibiyim bir umutsuzluk ve çaresizlik dalgası esiyorsa ve ne yana baksan bir çıkar yol göremiyorsan hani nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça gibiyse kafeste yemlenen tavuklara hadi gel seni özgürleştireyim demek mi? gibi bir durum. afrika aslanının kafesinin kapısını açıp bulunduğu hayvanat bahçesinden modern bir kente salmak gibi bir ikilem nasıl yaşayıp öleceğimi bilmiyorum o fortuna nasıl yaşanıp ölüneceğini bilmiyorum bu şeyi daha fazla böyle deneyimlemek ve böyle hissetmek istemiyorum böylesi kopukluk gerçeği bin kez çatışkı ya da gelip geçici bir şey olarak çözümleyelim ben denilenin karmaşası ister istemez var toplumsal sıçramalar ve bulaşmalar var lanet toplumsal feromonlar var diyojen değiliz acı bulaşıyor cehaletin karamsarlığı ve çatışkısı bir de üstüne tahakkümü bir dağı doğrularmış gibi kaldırıp üstüne ve kafasına geçiresim geliyor empatiden bazen kendimi ve gördüğümü ya da yaşatılanı onu yaşatan birinin içine ve ciğerine yük gibi geri kaldırıp atasım ve ona dolayasım geliyor hiçbiri benden türemeyen saçmalıklar kendimi savunamıyorum yalancı ve cahil töhmet beni boğuyor orda bir şey yapmadığında ve tahakküm ve yanlış seni boğduğunda yaşamın çatışkıya dönüştüğü bir an var gerçeğin birinin kafasına ya da gözüne geçirmek istemek bir yer ve böyle bir şey olmalı ya da bir yanılgıyı ve bu geçmiyorsa ben kölesimiyim mutsuzluğun ve çatışkının ve başkalarına hala karşı hala bir şey olmanın mutluyken mutsuzluk bulaşıyor çelişki bulaşıcı sosyal feromonlarını insan karamsar insanlardan nasıl sınırlayabilir. bu gerçeği aşamıyorsam gerçek beni aşmalı barındırmamalı koşulların kölesiyim direnç ne adına direnç kim adına direnç sınırlı gel gitlerde ve bir öyle bir böylelerde savruluyoruz bir o güzel insanlar o atlara binip çekip gittiler dalgası öneriyorum tarihin sis ve bulutları olmak şey gibi kalkalmız yalnızlıklar ve mutsuzluklar bir avuç savaşanın sağladığı özgürlükle beslenen yığınlar dilemmaya tapınıyor bunun sonu ne? içime atılan hançer saplamalar suçlamalar çatışmalar ve yargılar ne gerçeklik sahibiyim ne mutşakta ne burda ev, ne de kendim sahibiyim ne köle halkım ne köle uygarlık şartların bu kadar tahakkümü ben gerçek savaşçısı mıyım dönüp herkesle kendi özgürlüğümü savaşayım ya da geeğimi savaşayone adına ve ne hakkına donkişot muyum senin için , onun için bunun için savaşayım bir şeylere sahip olmanın değeri öğrenilmeli sahipleniliyorsan ya da değerlerin sahipleniliyorsa bir şeyler sahibisin tek başına yapayalnızlık o değilse buna yakın bir yer herkes kendi telinde çalıyor kendim gibi kalamıyorsam ne anlamı var burda kendim gibi derken tanıdığım sevdiğim bir şeyler gibi ve onun dingin olağan bir hali gibi benimseyeceğin benimseyeceğin bir durumda olması bazen anlatılmıyor yani bir şeyi görüyorsun ama ya susuyorsun ya çok az kişi anlıyor.. ben ne bir hayat sahibiyim ne de onun bunun istediğim gibi olacaksa bir şeyler olur yoksa diğerlerinin canı cehenneme brn başklarının hayatının figüranı değilim orası cehennem diyorsam distopya da cennet görenler gidip cennetlerini cehennemlerini kendi yaşasınlar ve akıllansınlar beni yönetemeyecekler... yine geldik cibran ın benim burada ne işim var ey tanrısına ne yaşama borçluyum ne ölüme ne yaşamın sahibiyim ne ölümün yalnızlaşmayı hakedenler yalnızlaştırılmalı köleliği hakedenler ya kölelştirilmeli ya görmeli şeyin dibini küçük bir çocuğu kendi büyümesine rağmen elinden tutmak kollamak gibi bir saçmalık yargılanmak bşr ahmalık ve töhmet hepsinden bıktım bok gibi dünyanız gerçeğinizle bok gibi yalnız kalmalı bol bol çekmeli deneyimlemeli ve öğrenmelisiniz |
hypatia
ve bir çatlağın çatlama ayarı/ayarsızlığı ve ben açıkça bazen deliriyorum diyebiliyorum ve ölümsüz hipatya ya da haypatya'lar için; ve türkiye gündemini buldu-ekmek yokluk ve diğer sorunlar için/yerine idam ve tacizler tartışılıyordu... bir sembolizma olarak yorumlansaydı, yokedilen çocuklar ya da çocukların geleceğinin çalınması ve yokedilmesi olabilir miydi? ve hipatyalar bir gün... |
Teoloji bir yörünge gibi mi?
Bunu tanımlayamıyorum Yani bir eksenden bir eksene... Feleği (felekleri/gökleri) çözmeden bilmeden en iyi yol bu demek gibi.. Teolojinin dışına taşabilecek ya da yaklaşmış bir bilgi tabanı olanların o sınırı geçmediklerini ya da geçemediklerini gördüm. Bu yüzme bilmemek gibi bir şey ya da yüzmekten korkmak ya da köpek balıkları gibi bir şey.. Bunu tanımlayamıyorum. Kozmolojik ya da bilişsel açıklamalar yerine oturmadığı için bunu yapmıyorlar gibi... Özgürlük ikilemi var, bilgi ikilemi de var. Bir tür yetkin bilginin şehadeti bekleniyor gibi. Tanrı adında kavranan ya da temsil edilen ve işaret edilen bir şey var.... Belirli bir durumda sanırsın ki teoloji gerçeği savunuyor anti gerçek yeterli ve yetkin olmadığı için... Elimizden bu tencereyi alanlar (alacaklar ve almak isteyenler) daha iyi bir tava vermeliler diyor sanki.... Teoloji takımı ilginç bir takım. Özellikle de üst sınıflarda daha ilginç bir takım..... Zamansızlığa, mutlaklara ya da matematiğe dair kavrayış ışığı olduğu halde teoloji yörüngesini bırakamayan , dışını izlemeyen ve kendini geri çeken var... Teoloji takımı diyelim ya da gezegeni ve uydusu mu diyelim adı güneş olan bir bilgi merkezini ya da tanrıyı bırakmak için daha yüksek daha güçlü bir çekime uğramalı/uğratılmalı sanırım... Teoloji bilgi pazarlığı yapıyor... Ayakları üzerinde duramayacak ya da satamayacak bilgiyi ne yapsın. Teoloji tuhaf bir tutum. Teoloji sanki 5-10 yıl önce taşrada araba alırken Doğandan-Şahinden (Tofaştan) şaşma denilen şey gibi..... Bunun yedek sanayisi de var. Teolojinin Tanrısına karşı bir anti tanrı mı , anti argüman mı bilmiyorum?? Teoloji problemi düşünülmelidir.... Bir teolog gibi düşünülmeli.. Krala ya da devlete ta da babaya ya da patrona baş kaldıramayan ta da bunun ardında özgürlük görmeyen özerklik görmeyen ?? Teoloji yerine ona yakın bir bilgi tabanı ve yakın ve benzer bir kozmolojiyle birlikte harmanlanmış bir şeyler mi koyulmalı? teolojinin tanrısında da katmanlar var.. işin aslı bir çoğu kendi tanrısıyla çatıştırılabilir.. belki iki ayrı tanrı kuruyorlar... burda mutlakları ya da zıtlıkları kavramak gibi bir eşik var...teologa tanrı bıraktırmayan refleks çözümlenmeli.. |
Peki, şimdi birleştirin bakalım. İzliyoruz...
Memleket denilen bir yer var. Orda ekonomik kriz varmış ya da olabilirmiş. Orda insanlar var.. Bu insanların bir kısmı mevcut yönetimi sevmediği ya da artık gitmesini isteyeceği için sanırım krizi de bir fayda olarak görüyor ve hatta bekliyor olmalı, bilmiyorum.. 15 Temmuz gibi belki de.. Seçimlerden sonra bir tablo vardı. Sigortalı-sigortasız, yarı aç yarı tok belki boğaz payı asgari ücrete çalışanlara dönüp: İşte ben/biz ya 40 bin, 30 bin kazanıyorum senin ya da çocuğunun geleceğin için oy verdik alın tepe kullanın ne yaparsanız yapın bizim şeyimiz de mi? bilmem ne gibi.. Sen buna layıksın felan gibi... Bir de batan gemi ve dümende kalan kaptan ya da sorumluluktan kaçma, durumu bu hale getiren ilgilisine teslim edilen ekonomik ve siyasal-sosyal tablo muhabbeti ve iktidar çekinikliği sendromu gibi yorumlar vardı sanırım.. Bir de savaş ve bölünme gibi diğer şeyler çığırtkanlığı ve tellallığı var sanırım. Medya desen zaten yok..bilgi yok-bilgi ağı yok... Dolar almak zaten suç. 3 yıl sonra: Valla ben 2018 de gelen ekonomik kriz öncesi evi barkı satıp ne var ne yoksa dolar aldım diyemezsin. Belki 10-15 olacak kimse bilmiyor da asıl sorun o değil .. Kimse ne yapacağını ve ne yapılacağını , nasıl tutum alınacağını da bilmiyor.. İşte bölüp bölüp duranlar ya da ayrıştıranlar şimdi düşünsün... Rusya ve İran gibi ülkeler yıllardır ve bu ekonomik siyasal yaptırımlar ve diğer preslerle yaşıyor sanırım... Tuhaf bir kadercilikte var. Millet denilenin kimisi din-tanrı kimisi aşk iş güç konuşuyor. Domates tadında bir duyarlılık ve bilgileşim-birleşim ve fikir birliği (bilgisizlik) var...Korku var-kuşku var.. Anlaşılan o ki kimse ekonomik krizden korkmuyor ya da parası olan-beklentisi olan düşünsün diyor. Ya da zaten sistem de önceden yer ve durum kapmış olanlar? İşte devlet batcakmış felan. Batarsa batsın çokta şeyime , Devlet benim mi? ya da Devlet ben miyim havası var. İşte hayatı, huzuru konforu, parası marası bir şeyi zaten yoksa? Kaybedecek bir şeyi de yok sanırım.. Hayatları sallantı da olanlar zaten sallanmıyor... Savrulma bir siyasi gruba olunacak sanılıyor , sanmıyorum. (Sözde sahte-satın alınmış yaşamı olaan elitler/elitçiler belki sallanmalı) Huzuru ve konforu olanlar belki bilmiyorum. Konfor bölgesini terketmek güçtür... Belki de batıp/batırıp/batırtıp Yunanlar gibi sosyalistlerin kucağına teslim ederler mi ya da birileri akıllanır mı? millet bilinçlenir mi? gibi umutçu yorumlar var... Sanırım krizin kimi vuracağını ve vurmayacağını hissediyoruz ve görüyoruz? Siyasi bir kriz olur mu? ya da toplumsal bir kriz? ya da savaş felan ? sanmıyorum bilmiyorum ama ben anlamam bu işlerden . Ülke varmış ülke yokmuş.alın sizin olsun tepe tepe kullanın.. |
Bir kere insan denilende şu var. Ben akıllıyım, zekiyim, üreticiyim, üretkenim ya da fizikten müzikten,sanattan-sinemadan doktorluktan-askerlikten anlıyorum. Kimileri/diğerleri cahil halk kitleleri ve gruplarıdır. Sıradan insanlardır. Bu gruplar var. Onlar hiçbirşeyden anlamaz ya da düzdür, kimileri hiç bir şeyden anlamaz...
Yine insan denilen de şu var. Ben hakim, avukat, doktor, mühendis olabilirim. Seçilmiş bir yaşamı, yüksek bir yaşamı/anlağı, sevinçli bir yaşamı , diğerlerine özel olmayı (seçkinciliği/seçkinliği) hakediyorum. Çünkü anlağım var-bilincim var ,brn özelim-güzelim, yaşam hakkında fikrim var, soyutlamam var , gözlemim var, becerim var.. Anamın babamın bir tanesiyim, su kuşuyum falan filan... Cahil olanlar var -düz olanlar- sıradan olanlar- ve onlar bunu/bunları haketmiyor. Örneğin yüksek sevinçli bir yaşamı ve bol-ca tüketimi (rahat tüketimi-konforu) haketmiyor-köle halk, alt tebaa ve grup olarak kalmalılar. Onlar düşük yaşamda kalmalılar ya da düşük yaşamı tüketenler onlar olmalılar. Bir düşük yaşam yüksek yaşam gerçeği var... Ya da özel seçkinci yaşam arayışı (sınıf/kuşak atlama bilinci-arayışı) var.. Bize kanıksatılanlara bakıyorum. Kötü koşulları, zayıflar, güçsüzler kim hakediyor bilmiyorum. Birileri üretmeli, birileri getirmeli. Pis işleri birileri yapmalı.. Bir kötü ve istenmeyen koşullarla iyi koşulların yer değiştirmesi ve iyi koşullara sahip olunması hakkı ve bunların kendi arasında seçimi/dağılımı realitesi var. Kendini seçme/seçilme ve bu hakkın (özellikle iyi ve seçkinci yaşamın-özel ist yaşamın ve bol tükdtimin refahın) kazanılması kriterleri var. İyi sosyal organize olma, çıkarcılık, çalışma çabalama ve uyanıklık ya da zeka ve bilinç farketmez. Birey olarak kendini seçen toleranslı gruplar var?? Sosyal gruplar ve sınıf atlama geeği ve bunun arayışı var... Sosyal statüler nasıl eşitlenir , bilmiyorum. İnsan olma/olma-k belleği nasıl eşitlenir, bilmiyorum.. İnsan olmadaki böyle çarpıklıklar kabul edilmiş... Suçlayarak özgür oluyoruz... İnsan denenin birinin az birinin çok tüketme hakkı neye dayanır/indirgenir , bilmiyorum.. İnsan denilenin birinin iyi birinin kötü yemek yemesi bile Ve insan denilenin birinin iyi/seçkinci ve parlak giyimli olması gibi durumlar nasıl temellenir/kayıtlanır , bilmiyorum İnsan sanırım bir organizasyon ve temelde insanca yaşamak dediğimiz yeme-içme barınma, mülkiyet hakkı/problemi gibi şeyler sanırım asgari müşterekte çözümlenmeli. En azından hak/hukuk bilincinde ve bilinç temelinde herkese eşitçe ve özgürce sağlanmalı.. Sonra reliate? Birilerinin açlığına rağmen birileri tok. Birilerinin tüketimsizliğine rağmen diğerleri sözde mutlu hayat ve refah yaşıyor. İşte bunlar seçilmişlik ya da haketmişlik duyumsuyor ve kendinde fark ve bu durumu haketme duyumsuyor.. Bu duyumsamayla o fark ve çarpıklık örtülüyor.. Bu benim hakkım. Bu benim sosyal hakkım çünkü ailem elit, tabanım. Ben seçkinim" soyluyum, asaletim var, düşüncem ya da yeteneğim şöyle böyle.. Eğitimin şöyle böyle. Sodyal tabanım bu..... Ben diğerlerinden becerikliyim, herkesin yapamadıklarını yapıyorum, onların anlamadıklarını anlıyorum gibi... Tarihsel bir empati kavşağındayız... Toplumsal bir işbölümü kuramı nasıl yapılanır ,bilmiyorum... Yukarıda açamadığım çarpıklık ki aslında sınıf çatışması ya da toplumun diyalektik çözümlenmesi denene benzer olan şey bunu açamıyor-anlatamıyorum... Çoğu zaman okul/eğitim yoluyla seçiliyor ya da seçkincileştiriliyoruz/eleniyoruz (birbirimize göre alçaklaştırışıp yükse-k leştiriliyoruz) . Sanki bunu bir gizli el yapıyor... Araya mesafeler açılıyor. ya da açılmış bu toplumsal mesafeler zaten önceden de kurgul var.. Kimin ele emeğiyle çalışacağına ve kim seçkincilik ve kimin alt kültür ve kölelik zor iş az para vb. tüketeceğine nasıl karar veriliyor??kim karar veriyor?? Bunlar nasıl organize oluyor...?? Fetö diye bir grup vardı. Sanki ait/sahip olmaması gereken bir yerde/durumda olanlar. Onları oraya kimin koyduğu bilinmiyor. Sanki sistemden özellikle (alt iç/dış faktörlerle) elitlik çalmış/edinmiş olanlar ya da başkalarının yerleştirdikleri Ya da toplumsal açık kapalı kabullerle olanlar Ya da sanki toplumsal (ruhsal) kapalı sözleşmeler ve bilinçte zımni anlaşmalar varmışta bu sözleşme delinmiş gibiydi. Ait olmaması gerekenler.. Bilinçte bir sözleşmenin delinmesi gibiydi.. Anadolu onurumu geri ver gibiydi.. Bir tür iadeyi itibar kaçıklığı. Bir anlaşma/sözleşme (zımni kabul ve önceki yasa) delinmiş gibiydi -yineliyorum. Bunu (bilinçte) gözlemliyorum-saçmalık... Söylenenlerle gözlemler örtüşmüyor... Reallitemi boktan boktan ve sizin bildiğiniz/dediğiniz ya da işinize geldiği gibi yapılandırmayacağım.. Ben direniyorum. Ben savunuyorum. Ben kendimi savunuyorum ve savunacağım. Bu devam edecek...görüyorum.. Bildiklerimi savunacağım. -En çokta- gördüklerimi... Realitemi boktan boktan kelimlerle yapılandırmayacağım.. Gördüklerimi göreceğim... |
Kırkından sonra kalp krizinin her an gelmesi gibi bir kriz bekleniyor
İstanbul da beklenen deprem gibi bir kriz bekleniyor |
Ekonomiyi anlamıyorlar. Parayı ve matematiği, ekonomi politiği hiç anlamıyorlar.. Bu nasıl oluyor?.
Parayı, para sistemini/ekonomiyi, değiş tokuşu hiç bir şeyi anlamıyorlar... Parayı biri vermiyor. Para enerji -enerji birimi- değil. Para dönüşümsel tüketimsel bir ölçüt ve araçtır/aracıdır. Para kendi değer değildir-değerli değildir-ölçüt değildir.. Alışveriş ,ihtiyaç, ya da tüketim/üretim -dönüşüm/değiştokuş ve iş-emek takası vb.- denilenler asıl ölçüttür.. Parayı anlamıyorlar. Lanet parayı anlamıyorlar.. Lanet parayı hiç anlamıyorlar.. Para bir yerde birikmiyor. Para diye bir şey yok... |
Şarbon nedir?
Facebookta ülke genelinde bir çok ilde şarbon vakasına bağlı karantinalar olduğu , hastalığın bulaşıcı olduğu, kimi hastanelerde önlemler alındığı, et ve sütürünlerinin bir süre denetimli tüketilmesi-tüketilmemesi , doktor tanıdıkların da uyardığı/doğruladığı vb. vs. yorumlar var |
(Neredeyse) Tamamen sosyal feromonların hizmetinde-yiz-, kaybolduk...
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:15 . |