![]() |
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Dünya haritasına en son ne zaman baktınız? Mali'yi bir kalemde bulabilir misiniz ya da Laos'u? Gana, Kamerun, Vietnam, Papua Yeni Gine'yi hatırlıyoruz... Hani dünya kupasında ezilmesinler diye içimizden gizli gizli destek verdiğimiz ülkeler. Bugün (dün) onların çocuklarıyla birlikteydik. ABD, Almanya, Brezilya ve Rusya gibi ülkelerin çocukları da buradaydı. Tanzanya ve Mozambik'ten de arkadaşlar gelmiş. Arkadaş diyoruz; çünkü hepsi Türkçe konuşuyor. Dün İstanbul'da dünya rekorlar kitabına girecek bir projeye tanıklık ettik.
İstanbul Gösteri Merkezi yine tarihî bir gün yaşadı. Geçen yıl ismini değiştiren merkez, 100 ülkeden gelen 550 öğrenciye ev sahipliği yaptı. Kapıda ülkelerinin bayraklarıyla bekliyordu çocuklar. Misafirleri bir bir aldılar içeri. Bize zenci bir öğrenci eşlik etti. Belki abartı gelebilir; ama ben bugüne kadar dünya gözüyle teni bu kadar siyah çocuk görmedim. Göz işaretiyle merhaba deyince, 'Hoş geldiniz, buradan buyurun' demesin mi? Bir yandan yürüyor bir yandan da konuşuyoruz. Ülkesini ve okulunu anlattı bize. Öyle güzel konuşuyordu ki, gösteri merkezine birlikte gittiğim arkadaş, 'Memleket nere hemşerim?' diyerek küçük bir sınav bile yaptı. Sokak dilinde yaptığımız sınavın sonucunu anında aldık: Mozambik'ten geliyorum. 'Türkçenin yüz akları'nı görmek için Anadolu akın etti İstanbul'a. Manisa'dan Mardin'e, Kayseri'den Edirne'ye, Kars'tan İzmir'e onlarca insan sabahın erken saatlerinde geldi gösteri merkezine. Salon yetmediği için yüzlerce insan dışarıda kaldı. 'Televizyonlarda canlı olarak izleme imkanı vardı ama geldik' diyorlardı. 'Neden buradasınız?' sorusuna verilen cevap çok kısaydı: 'Tarihî olaya tanıklık etmek için buradayız.' Solandakiler, dört saat süren programda duygu okyanusundan geçirildi. Sevinç, hüzün, özlem, gözyaşı, alkış ve çoşku birbirine karıştı. Misafir çocuklar neler yapmadılar ki. Afrikalıların Silifke oyununda çoşku doruğa çıktı. Türkmenistanlı çocuk çok güldürdü. 'Önden Giden Atlılar' hüzünlendirdi. Güncel meseleler nedeniyle epeydir okumadığımız şiirleri alkışladık. Adem Tatlı'nın oğlunu görünce gözyaşları tutulamadı. Uzun süredir titreyen dudaklarla hiç böyle dua etmemiştik beklide... Sunucunun ifadesiyle bu çocukların arkasında 'benliklerini terk edenler var.' Kendilerini bilinmezlik toprağına gömenlerin yetiştirdiği çocuklar bunlar. 'Ümit solmasın, kavga olmasın dediler' hep birlikte. Barış ve kardeşlik türküsü söylediler. Bu türküyü söylemek ve söyletmek çok zor. Türkiye ve dünyaya yeniden bakar mısınız? Daha çocukluktan yeni çıkmış gencecik delikanlılar, bombaları bedenlerine sarıp nasıl ölüm olarak aramıza dalıyor. Salonda Irak'tan gelen çocuklar da vardı. Ölümün çok konuşulduğu ülkeden gelip sevgiyi anlattılar Türkiye'de. Bu işte emeği olanlardan biri de Mehmet Sağlam. Kolombiya'yı anlattı bize. Kolombiya'daki öğretmeni yani Gaziantepli Hasan'ı: 'Hasan, senin soyadın ne diye sordum. Türk dedi. Anlamadım, bu nasıl soyisim? Hocam, ben buraya gelen ilk Türk öğretmenim. Şimdilik yalnızım. Kaybolmamak için kendimi Hasan Türk diye tanıtıyorum.' Hasan Hoca'nın öğrencileri de oradaydı. 100 kere Türkçe!Tanzanya’dan İstiklal Marşı, Vietnam’dan ‘ham çökelek’... Dünyanın 100 farklı ülkesinden gelen 550 öğrenci, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda tarihe geçti. Renkleri, dilleri ve dinleri birbirinden farklı öğrenciler Türkçede buluşurken, dünyaya ‘barış’ mesajı verdi. Birbirinden çok farklı kültürden gelen öğrencilerin 10 gün boyunca kullandıkları ortak dil Türkçe oldu. Mozambikli bir öğrenciyle Amerikalı, Norveçli bir öğrenciyle de Japonyalı, Türkçe konuşup anlaştı. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta, adını ve yerini pek bilmediğimiz bir Tanzanyalının İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını birden okuması, Amerikalı bir öğrencinin ustalıkla ney çalması, Vietnamlı çocukların ‘Ham Çökelek’, Senegalli öğrencilerin ise ‘Silifke’nin Yoğurdu’nu oynaması herkesi duygulandırdı. Hafızalardan silinmeyecek renkli olayların yaşandığı olimpiyatlara bu yıl cep telefonu mesajlarıyla halk da katıldı; şiir ve şarkı finalistlerini belirledi. Kızılcahamam’daki ön elemelerde Asya Termal Tesisleri’nde konaklayanların, İstanbul’daki Kültür Şöleni’nde ise İstanbulluların yoğun ilgisi, Türkçe Olimpiyatları’nın halka mâl olduğunun diğer bir göstergesiydi. Televizyonlardan canlı yayınlanan ve milyonlara ulaşan final töreni de Türkçe Olimpiyatları’nın güzelliğine yakışır bir büyüklükte gerçekleşti. Yaptıkları espriler, fıkralar ve şakalardan oynadıkları halk oyunlarına, Türkiye üzerine sahip oldukları genel kültür bilgilerinden Türk yemeklerine hayranlıklarına kadar Türk kültürünü öğrenen bu gençler, söz sahibi olacakları geleceğin dünyasına diyalog, hoşgörü ve barış yayacak.Dünyanın 5 kıta ve 100 ülkesinden gelen 550 öğrenci, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için ülkemizdeydiler. 24 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen Türkçe Olimpiyatları, hafızalarımızdan silinmeyecek renkli görüntü ve hatıralarla geçti. 10 günlük olimpiyat süresince yaşananlar, öğrencilerin Türkiye ve Türkçeyi ne kadar sevdiklerini, bir Türk kadar iyi Türkçe konuşabileceklerini ortaya koyarken, gençlerin Türkçeyi bir ‘sevgi ve barış dili’ olarak görmeleri bir hayli mânidardı. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta, adını ve yerini pek bilmediğimiz Tanzanyalı bir genç İstiklal Marşı’nı Türkçe okusa ne hissedersiniz? Ya da Amerikalı bir öğrencinin ustalıkla ney üflediğini veya Faslı bir genç kızın sanatçı Sezen Aksu’nun şarkılarını beklenmeyenin üzerinde bir ustalıkla söylediğini görmek sizi nasıl etkiler? Vietnamlı çocukların ‘Ham Çökelek’, Senegalli öğrencilerin ise ‘Silifke’nin Yoğurdu’nu en az Türkler kadar güzel oynadıklarına gözleriniz inanır mı acaba? Ya da bir Güney Asya ülkesi Laos’taki öğrencinin kendisine çok sevdiği Elif öğretmeninin adıyla hitap edilmesini istemesine… İnsana neredeyse imkânsız gibi görünen bu olaylar, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda gerçeğe dönüştü. Olimpiyat için dünyanın dört bir yerinden gelerek Türkçe bilgilerini yarıştıran öğrenciler özel becerileriyle de göz doldurdu. Tanzanyalı Lwanga’dan ‘İstiklal Marşı’ vans Zelda Lwanga, 14 yaşındaki Tanzanyalı bir genç. 2 yıldır Türkçe öğrenmeye çalışıyor. Anadilinde o, ı ve u harfleri olmadığı için dilimizi öğrenmekte oldukça zorlanan Lwanga’nın Türkçesini dinlemek ayrı bir zevk. Çünkü kendine has telaffuzuyla söylediği cümleler dinleyenlerin yüzünde tatlı bir tebessüm bırakıyor. İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını büyük bir heyecanla okuyan Lwanga, bunun için 3 ay geceli gündüzlü çalışmış. İlk defa geldiği İstanbul’a hayran kaldığını belirten Tanzanyalı genç, “Burası büyülü ve gerçekten çok güzel bir şehir. Ayrıca Türkler çok nazik ve kibar.” diyor. Türk halkının her milletten insanı aynı sevecenlikle benimsemesinin kendisini hayran bıraktığını aktaran Lwanga, üniversiteyi de Türkiye’de okuma planları yapıyor. İstiklal Marşı’nı çok anlamlı bulduğunu ifade eden Tanzanyalı genç sözlerini şöyle sürdürüyor: “İstiklal Marşı’nı okumadan önce hocalarım bana şiirin yazıldığı dönemi ve yaşadığınız büyük mücadeleyi anlattı. Marşı okuduktan sonra içinde geçen cümlelerin gücünü ve anlamını daha iyi kavradım.” ABD’li Rowley ney üflüyor Amerikalı Brett Rowley ise bir buçuk yıldır ney üflüyor. Ney’e bağlılığının sevmekle ilgili olduğunu söyleyen Rowley, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda büyük ilgi gördü. Arizonalı mühendis bir ailenin tek çocuğu olan Rowley, Türkçede en çok eklerin kendisini zorladığını anlatıyor. İstanbul’un tarih ve modernliği bir arada barındıran ender şehirlerden biri olduğunu düşünen 16 yaşındaki Rowley sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ney üflemek için çalışmaya başladığımda çok zorlandım. Çünkü gerçekten oldukça maharet gerektiren bir iş. Ama Türkiye’yi ve Türkleri yurtdışında anlatan önemli unsur. Maalesef Türkiye Amerika’da yeterince tanınmıyor.” Üstad Necip Fazıl’ı çok seven ve bazı şiirlerini ezbere bilen Rowley, iyi bir Galatasaray taraftarı. Ghita’dan ‘Sezen’ şarkıları Sezen Aksu, Candan Erçetin ve Zara’nın şarkılarını seslendiren Faslı Ghita Slavi de 8 aydır harıl harıl Türkçe çalışanlardan. Hafta sonları aldığı özel kurslarla kısa sürede çok iyi Türkçe konuşmaya başlayan Slavi, seslendirdiği şarkılarla büyük ilgi görüyor. Sezen Aksu’nun ‘Belalım’, Candan Erçetin’in ‘Yalan’ ve Zara’nın ‘Zeytinyağlı Yiyemem’ isimli şarkılarını söyleyen Slavi, bu parçalara birer klip bile çekmiş. Polis şefi olan babasının Türkçe öğrenip konuşmasından mutlu olduğunu belirten Slavi, ilk defa geldiği Türkiye’ye hayran kalmış. 13 yaşındaki Faslı genç kız ilk günlerde Türkçeyi öğrenmekte çok zorlansa da kendisini farklı kılan bu durumdan büyük onur duyduğunu dile getiriyor. Hocam Türkçe konuşun! Göz yaşartıcı hatıraları bizzat yaşayanlardan biri de Türkçe Olimpiyatları’nı düzenleyen Uluslararası Dil Öğretimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan. Bilkan Moğolistanlı öğrencilerin yarışmalara hazırlandığını görüyor ve ‘İnşallah altın madalya alırsınız’ temennisinde bulunuyor. Karşılığında tam bir Türk cevabı alıyor: ‘Hayırlısı olsun!’ Bilkan, Hindistanlı öğrencilerle karşılaşınca İngilizce, ‘What is your name?’ diye soruyor. Öğrenciler ise kendisine, ‘Hocam, lütfen Türkçe konuşun.’ diye cevap veriyor. Norveçlilere öğretirim! Norveç’teki Prizma Eğitim Merkezi’nde Türkçe öğrenen Petter Maehlum, organizasyon karşısında adeta büyülenerek hocası Kadir Uysaloğlu’na, ‘Hocam buraya seneye tekrar gelebilir miyim?’ diye soruyor. Hocasından, ‘Hayır, herkes sadece bir kez gelebiliyor.’ cevabını alan Petter’ın biraz düşündükten sonra verdiği cevap insanı duygulandıracak cinsten: “O zaman ben de Norveçlilere Türkçe öğretir, onların başında sizin gibi öğretmen olarak gelirim.” Sözde değil Özde Türkçe Türkçe sınavlarından geçen Moldovalı ve daha Türkçe öğrenmeye yeni başlayan bir öğrenci, sınav kâğıdındaki imla yanlışını görünce sınav gözetmeni Semih Yılmaz’ı uyarmış. Buna pek ihtimal vermeyen hoca, Türkçeyi çok az bilen çocuğa önce ‘yanlış olmaz’ diyerek cevap vermiş; fakat soruyu inceleyince Moldovalı gencin haklı olduğunu anlamış. Semih Yılmaz, ÖSS’de çıkabilecek türdeki bir yazım yanlışını bulan öğrenciyi kutladığını söylüyor. Semih Yılmaz, genel kültür yarışmasında 15 sorunun tamamını bilen Nahçıvan ve Iraklı iki öğrencinin başarısını da unutamıyor. Öğrenciler birinci yedek 5 soruyu ve arkasından gelen ikinci yedek 5 soruyu da bilmişler. Soru kalmayınca jüri çaresiz iki öğrenciyi birden birinci ilan etmiş. Soruların Türkiye’yi çok iyi tanımayı gerektiren edebiyat, coğrafya ve genel kültür içeriğinden oluştuğunu söyleyen jüri üyesi Semih Yılmaz, “İçimden iki zor soru hazırlayıp yarışmadan sonra çocuklara meydan okudum, Nahçıvanlı öğrenci ikisini de bildi.” diyor. -------------------------------------------------------------------------------- Ülke stantları tam bir ‘kültür şöleni’ydi Türkçe Olimpiyatları’nın İstanbul bölümünde, Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Sergi Sarayı’nda kurulan ülke tanıtım stantları, tam bir ‘kültür şöleni’ havası yaşattı. Stantların olduğu mekânın çok kalabalık olması sebebiyle güvenlik belirli aralıklarla insanları içeri alırken, stantlara ulaşabilenler 100 farklı ülkenin kültürlerini bir arada görme fırsatı buldu. Yabancı öğrenciler ise kendilerine gösterilen ilgiden faydalanarak ziyaretçilerin kendi ülkelerini desteklemesi için SMS numaralarını kâğıtlara yazarak masalarının üzerlerine astı. Afrika ülkelerinin stantlarına yoğun ilgi gösteren ve onlarla fotoğraf çektirme yarışına giren, yabancı öğrencilerle de Türkçe konuşmanın keyfini yaşayan İstanbullulara Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlar da eşlik etti. Irak standında yer alan, bir kefesinde petrol diğerinde ise kan ve gözyaşı olan terazide petrolün ağır gelmesi temsiline halkın ilgisi büyüktü. Iraklı Abdurrahman Felah ise, “Siz burada belki temsili olarak görüyorsunuz; ama biz bunları her gün yaşıyoruz. Ben Irak’ta bombaların arasında yaşamaktan artık korkmuyorum; çünkü bana ümit aşılayan öğretmenlerim var.” dedi. Pakistan standı önünde ise ellerine kına yaktırmak isteyen çok sayıda vatandaş uzun kuyruklar oluşturdu. Bu yazdıklarım sadece işin yazınsan haber boyutu. Aslında görülmeye ve birebir yaşanmaya değer bir tabloydu. Bu insanların başardıklarını silahla,siyasetle,parayla pulla başaramazsınız. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Sn. Aliminyum,
Sizinki de laf. Neymiş efendim; Türkçemizi dünyaya öğretiyorlarmış! Neymiş efendim; Türkiyemizi dünyaya tanıtıyorlarmış! Neymiş efendim; Yeni bir kuşağın, zihinlerine barışı, kardeşliği, dostluğu yerleştiriyormuş! Neymiş efendim; Dünyanın, yüz küsur yerinde okullar açılıyormuş! Neymiş efendim; Bu okullardan çıkan öğrenciler, kendi ülkelerinde ve bilim olimpiyatlarında çok başarılı oluyorlarmış! Neymiş efendim; Bu okullar, bu ülkelerin en seçkin eğitim kurumları arasındaymış! Neymiş efendim; Medeniyetler çatışmasını, tarihin tozlu raflarına gömüyorlarmış! Neymiş efendim; Türk müteşebbisleri bu okulları fonlandırıyormuş! Neymiş efendim; Bu okullarda eğitim verenler, ülkelerinden koparak gönüllü olarak bu işleri yapıyorlarmış! Neymiş efendim...... . . Laf yani. Siz başka bir yerde yaşıyorsunuz galiba kardeşim. Oysa ki; Bizde, Uygarlık denince; elde bayrak dilde onuncu yıl marşı, Eğitim denince; tek tip şablon düzen icabı kafasının dışındaki her bir şeye bakılmasına rağmen kafasının içi kişiye bırakılan bir sistem. Milliyetçilik denince; Cenaze arkasından, toplanan kalabalıkların attıkları sloganlar. Zihniyet denince; Kendi zihniyeti harici kimseyi görmek dahi istemeyen bir zihniyet. Müteşebbis denince; Sermayeye çeşitli renkler atfederek ayırma işlemleri. Uluslar arası başarı denince; Eurovizyon şarkı yarışmasına, İngilizce olarak katılarak aldığımız başarılar. . . . Yani kısaca siz, ya hayal aleminde yaşıyorsunuz, ya bizimle dalga geçiyorsunuz, ya da akşamdan biraz fazla kaçırmışsınız diyeceğim ama siz içmezsiniz de! Merak ettim siz neyle kafa buluyorsuzun acaba. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Asıl dellendiğim şey, bu insanların bunca fedakarlıklarına rağmen hala daha "Vardır bu işin içinde hin oğlu hinlik" diye düşünebilen, memlekette dikili ağacı, çakılı çivisi olmayan, çoğunun dedelerinin mezarı bu ülkede bile olmayan zevatın zihniyeti.
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Zaman gazetesinde İmamı Buhari'nin *soyundan gelen sopsuz bir Şeyh ile yapılan röportaj vardı..
Bu röportajda İmamı buharinin soyundan gelen sopsuz zaatı ali demiştiki Türkçe Bilmemek günah .. LAfa bak lafa Türkçe bilmemek günah ...O zaman bu zaata göre en büyük günahkar Allahın resulu:) |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Bu sözde Türkçe düşkünleri bir de üstadlarının yazdığı kitapları günümüzün anlaşılır Türkçesine çevirseler de okuyanlar zorlanmasa. Madem bir Türkçe anlayışı var bu ayak direme niye?
Yoksa risalelerin Allah'tan ilham olduğuna ve kutsallığına inanıldığı için mi? Onlarca yıldır her 23 Nisan'da yüzlerce ülkeden çocuklar dünyanın tek çocuk bayramını kutlamak için Türkiye'de misafir edilirler. Onlar İstiklal marşının 10 kıtasını papağan gibi anlamadan ezberleyip okumasalar da Türkiye'yi, Anadolu kültürünü tanıyarak ve şenliklere, çeşitli etkinliklere katılır ve bir kültür elçimiz olarak ülkelerine dönerler. Ama yıllarca bu etkinliklere muhalif olanları bugün amacı farklı dahi olsa benzer yararlı çalışmalar içinde görmek güzel. Fakat bunun güzelliğini ortaya koyarken bayrak ve 10.yıl marşı gibi değerleri de eleştirir bir ima içinde olmak hoş değil. elinde bayrak tutanlar ya da 10.yıl marşı söyleyenleri merak etmeyin, onlar yobaz değil. Herşeyi ne Allah'tan ne de kuldan beklemiyorlar. Onlar uygarlık için, eğitim için, kalkınma için çok değişik alanlarda arı gibi çalışıyorlar. İdealistler, ülkelerinin geri kalmışlıktan kurtulması ve halklarının mutluluğunu amaçlıyorlar. Asıl onların dışındaki kesimleri miskinlikten, yobazlıktan daha çok çalışan, *üreten, çağdaş uygarlık yolunda çaba gösteren hale getirmek gerek. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Sn. pante,
Mesele; görüntü değildir, asıllar ve temeller üzerinde ne yapılıyor olduğudur. Bunu yaparken verilen örnekler külliyeti kapsamaz. Dışı donanımlı içi boş zevatı kapsar. Bir tarafa karşı başka bir taraf ve iddia olmamalıdır. 23 Nisan Bayramımıza kim dil uzatmış, kim kötü söylemiş, kim ona karşılık budur demiş? Yapılan her güzele güzel demeli, kötüye de kötü. Gerçekten bir zamanlar Nur Külliyatını, günümüz Türkçemize çevirmek istemeyenler vardı. İyi mi yaptılar ya da düşündüler. Bence, kesinlikle hayır. Şimdi ne yapılmaya çalışılıyor? Yukarıda Sn. Aliminyum örneklemiş. Kötü mü yapılıyor? Takdir; sizler gibi sağduyu sahiplerinin. İyinin, güzelin, hoşluğun nereden, kimin tarafından, nasıl geldiğine bakılmamalı. Olayları niteliği ile değerlendirip öylece bakılmalı. Bu kadar önemli bir organizasyonunun haberi sizce ne olmalı? Ülkemizde ne olduğunu yazmama lüzum yoktur. Açın gazeteleri bakın, kaçında, bu olay aktarılmakta. Birkaç gazetenin internet sayfasını karıştırdım. Bu olayın ertesi günü çıkan gazetelerin başlıklarındın seçmeler vermek istiyorum. Sağda Çatlak Deniz-Tamer Aşkı bitti. Okulda namaz Şener son noktayı koydu Tarihi fırsat kaçtı (Sağ birleşmesi) İşte sizin güzeliniz Babadan köşk sinyali Merkez sağda hesaplar alt üst, Kabus gibi yangın Hülya Avşar; Helin sayesinde zehra doğdu Mumcu ; Herkesten özür diliyorum. . . Bir de "Türkçe olimpiyatları" diyerek google araması yaptırdım. Bir tarafın haberlerini zaten saymıyorum, düzenleyen onlar. Diğer tarafı tarıyorum. Taramanın ikinci sayfasının ortalarında bir ulusal gazetemiz haber geçmiş. Merak ettim girdim. Topu topu 7 satırlık bir iç sayfa haberi!!! Yaaa, bakın ne kadar kıymet verilmiş!!! Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
bu yapılanlar sadece bir gölgelemeden ibaret bu arkadaşlar göstermelik olarak yetiştirilen çocukları türkiye ye getirerek türkiyelilerin gözünü boyamaya çalışıyorlar bu adamlar uzak doğudaki faaliyetleri münasebetiyle ingiltereden ingiliz kültürünün yayılmasına hizmet ödülü almamış mıydı peki bu arkadaşlar papaz okuluna 2.000.000.-$ bağışta bulunmamışlar mıydı hala gelip neyin propagandasını yapıyorlar yoksa asıl görevlerini perdelemek onlar için bu kadar mı güç
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Alkış
Fazla söze ne hacet Derdini Markoya arz et * :( Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Mhmmd'nin medyanın öncelikleri konusundaki eleştirisine katılıyorum.
Örneğin dünyanın en önemli tv kanallarında CNN'de, BBC'de, en büyük gazetelerinde 1. haber olarak verilen, Türkiye'yi yerinden oynatan cumhuriyet mitinglerine yukarıda bahsi geçen organizasyonun sahibi nurcuların gazetesi Zaman tek bir resim, tek bir satır yayınlamamıştı. Halbuki haber gizlenemez, saklanamaz. Size ters olsa da, hiç olmazsa bir ufak resim ve 7 satırla da *yayınlamak zorundasınız. Gazetecilik ahlakı bunu gerektirir. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Alıntı:
bunun muhattabının ben olmadığımı umut ediyorum mhmmd |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Türk İslam birliği gerçekleştirmek imiş Fetullah efendinin amacı ...
Peki Tüm islam nasıl olduda Türk islam oldu ? Yoksa Türkçe konuşmak sevap mı ? Türk islam birliği sağlanırsa *Umetçilik *anlayışı canlanacak mı ? Ziya gökalpin "Türleşmek İslamlaşmak ,Muasırlaşmak " diye kitabında böyle bir ida vardı ve kitabın sonundada *genişçe bir açıklama yapmış aynı ırktan olanlaırn tek çatı altında yaşayabileceği bileceği bir devlet yapısı ? Demeki, Türk olmak islam olmaktan da öte vaybe... *ne anlayış ama Zaman gazetesi keşke o ilk çizgisinde devam etseydi... |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Sn. pante,
Merak bu ya, verdiğiniz gazeteye şöyle bir baktım! http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ha...6D6974696E6769 http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ha...6D6974696E6769 http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ha...6D6974696E6769 Bir de "Cumhuriyet mitingi" cümlesi ile google da arama yaptım; İlk sayfada, Haber7.com vermiş bu haberi; http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=240710 Pek 7 satırlık bir haber gibi durmuyor ya neyse. Meselemiz yarışma değildir. Özdür. Değilse de öyle olmalıdır. Haber yapılmamış ise hangi taraf olursa olsun hata etmiştir. Diyebiliyor muyuz? Mesele budur. Sn. commandande, Kişisel olarak, yalnız sizle değil hiç kimse ile hiçbir derdim yoktur. Fikirlerdir yel değirmenlerim. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Alıntı:
Zaman gazetesinin örneğin en büyük miting olan İzmir mitinginin ertesinde birinci sayfasında tek bir satır ve resim yoktu. Halbuki tüm gazetelerde manşet ve sürmanşetti. Zaman ise şu haberlere yer vermişti: Aselsan'daki esrarengiz intihar, yeniden soruşturulacak Ermeni çeteleri Yahudileri de katletmiş Anneler Günü'nde şehit oğlunu toprağa verdi Hrant Dink cinayeti soruşturmasında emekli albayın telefonu da dinlenmiş Bergama'da 20 hektar kızılçam ormanı yandı Sabih Kanadoğlu'nun eşinin burnu kırıldı http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/arsiv.do Yani demek istediğim çifte standart içinde olmamak lazım. Ne gazetecilikte, ne adalette, ne siyasette. Başkalarının bu tutumunu eleştirme hakkı olması için kendisinin de benzer tavırlar sergilememiş olması gerek. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Insallah bu hadise güzel yurdumuzun temizlenmesine ve manevi beraatine bir alâmet diye telâkki ediyoruz. ….
Hazret-i Üstadimizin 1939′da zelzele hakkindaki yazilarinda, ‘Ramazan-i Serif’in teravih vaktinde kemal-i nese ve sürur ile sarhosçasina gayet heveskârane sarkilari ve bazen kizlarin sesleriyle, radyo agziyla mübarek merkez-i Islâmiyetin her kösesinde cazibedarane isitilmesi, bu korku azabini netice verdi. …. Insan haklari, demokrasi kurallari, serbestlik ve özgürlük ve kadin haklari gibi ileri sürülen seyler ise hakikatta ahlâksizliga, müstehcenlige yol açmak için istimal edilegelmis ve halen ayni menfi yolda istimal edilen seylerdir. …. Bu hâdise-i arziye, bu memleketin ahali-i Islâmiyesine bakmasi ve onlari hedef etmesi ne ile anlasiliyor ve neden Erzincan ve Izmir taraflarinda daha ziyade ilisiyor…. Bu hâdise, hem siddetli kista, hem karanlik gecede, hem dehsetli sogukta, hem Ramazan’in hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olmasi; hem tahribatindan intibaha gelmediklerinden, hafifçe gafilleri uyandirmak için, o zelzelenin devam etmesi gibi bir çok emarelerin delâletiyle bu hâdise ehl-i imani hedef edip onlara bakip namaza ve niyaza uyandirmak için sarsiyor ve kendisi de titriyor. Biçare Erzincan gibi yerlerde daha ziyade sarsmasinin iki vechi var. Bir: Hatalari az olmak cihetiyle temizlemek için ta’cil edildi. Ikincisi: O gibi yerlerde kuvvetli ve hakikatli müslüman muhafizlari ve Islâmiyet hâmileri az veya tam maglûb olmak firsatiyle, ehl-i zindikanin orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle en evvel oralari tokatladi, ihtimali var”. Yorumsuz. Bu yazı büyük İzmit depreminden sonra Zaman Gazetesinde yayınlanan bir yazı dizisindenmiş. Evet Türkçe olimpiyatlarına alkışa devam. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
sevgili frodo
alkışlayanların kimler olduğu zaten belli onlara çok görmemek gerekir. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Sn. frodo,
Yanlışın, adresi var mı? Hatanın kişisi? Kötülüğün, gazetesi var mıdır? Var mıdır, külliyyen küllenecek bir nesne? Var mıdır? Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
bu organizazyon sadece göz boyamadan ibaret, amaç vitrin yapmak, kirli malzemenin
üstüne örtüden ibaret. edindiğim izlenime göre amerikan kanişi tarafından organize edilmiş. kaniş amerikan çıkarları için elinden geleni yapıyor, amerika bu yolla tüm arap devletlerini sömürge haline getirmedimi. kaniş işini iyi yapıyor, millet din afyonu ile uyutulurken kanişin amerikan aşığı kadroları her geçen gün biraz daha devletin önmli mevkilerini ele geçiriyor. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
pante; risalelerin sadeleştirilmesi Türkçe'ye hizmet değildir. Bir İngiliz çocuğu bilmem kaçıncı yüzyılda yaşamış şairini bugünkü diliyle anlıyor da biz daha 50-60 sene önce yazılmış şeyleri anlayamıyor da günümüzün gevşek lehçesine adına da sadeleştirme diyerek dönüştürülmesini istiyorsak sorun bizdedir. O dil sadeleşerek bize inmeyecek, biz donanarak o dile çıkacağız.
23 Nisan'da getirilseydi o çocuklar, samimiyetlerine inanacak mıydın?Elbette hayır. Bu sefer de muhtemelen "23 Nisan'da şeriat kalkışması, başörtülü çocuklara Türkçe İstiklal Marşı okuttular, tehlike büyüdü, artık sadece Türkiye'yi değil dünyayı sardı" gibi abuk subuk muhtemel gazete manşetlerini forumlara taşıyacaktın. commandante de bu işin içinde bir hinlik arayanlardan. Bu ülkeden, bu topraklardan, bu medeniyetten toplu olarak güzel birşeylerin de çıkabileceğine inanmayanlardan. Ne İngiliz kültürü? İngilizce öğretmek meselesini kastediyorsan öküzün altında buzağı arama. Meclis merdiveninde Başbakan'ın "Welcome" diye karşıladığı Inrareque Khalau isimli Mozambikli bir öğrenci "Hoşbulduk Başbakanım, sizi Mozambikte görmek istiyoruz" diye çatır çatır Türkçe karşılık verirken hangi İngiliz Kültüründen bahsediyorsun? Afrika'da açılan ilk türk okulunun ilk öğrencilerinden birisinin ilk dersinde bu öğretmenlerden birisi o siyahi çocuklardan birinin başını okşayınca çocuk heyecan içinde dersi mersi bırakarak koşa koşa annesine gidiyor ve "Anne anne bir beyaz başımı okşadı" diyorsa hangi İngiliz kültüründen bahsediyorsun? Mozambik'te,Laos'ta, Moğolistan'dan Arjantin'e, Sibirya'dan Güney Afrika Cumhuriyetine kadar her sabah o okullarda İstiklal Marşı okunuyor. Anlayacağın dünya İstiklal Marşını okuyor. İstiklal Marşı güzelliklerin içinden sadece bir tanesi. Bu senin için bir şey ifade etmeyebilir. O bizi bağlamaz. Ayrıca bu adamların papaz okuluna bağış yaptıkları iftirası kaç sefer tekzip edildi. Kendi yalanınıza, kendi iftiralarınıza kendiniz inanıyorsunuz. Cahiliye arapları da kendi elleriyle yaptıkları putlara tapar sonra da oturur o putları yerlerdi. Ne farkınız var? tewderi başka alem, ne desek haybeye. gandalf'a göre de bu iş Amerikan organizasyonu: Yok cemel. Amerika Türk İslam medeniyetinin dünyaya yayılması için gizli bir çaba içindeyse onu bilemem. frodo'nun derdi başka. Kaos teorisinden haberi var mı bilmiyorum. Bir kelebeğin kanat çırpmasının bir kasırganın nedeni olabileceği temelli bir görüşten haberin var mı frodo? Bu düşünceyi felsefi bir argüman olarak ele alabilir ve hatta determinizmin menfaatine kullanabilir, buradan da yola çıkarak Allah'ın varlığını ve birliğini dar basiretine göre inkar edebilirsin. Ama günahların afetlere sebep olabileceğine imanın olmadığı için güler geçersin. Bir Müslüman düşen yapraktan ısıtan güneşe, atomlardan gezegenlere kadar herşeyin tasarrufunun Allah'tan olduğuna inanır. Hz. Üstad'ın görüşlerine ancak "Sadakte" diyorum. Konuyu dağıtma. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
sayın Aliminyum
* * *dili Türkçeleştirmeye ve Türkçe ifadeleri zenginleştirmeye ezandan ve kurandan başlasak daha iyi olmaz mı. Bu ülkede en çok kullanılan yabancı dil Arapça. Türkiyenin tüm camilerinde beş vakit arapça ezan okunuyor ve ibadet arap dili ile yapılıyor. Mozambikten çocuk getirip de Türkçe konuşturtmaya ugraşacagınıza Türkçe konuşan çocukların ibadetlerini kendi ana dilleri ile anlayarak yapmasına ne dersiniz. * * *saygılarımla |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Saçmalama deriz ne diyecez.
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
kimse hiç bir öküzün altında buzağı aramaıyor ve hioğluhinlik olduğunu da düşünmüyor sadece gerçekler mevzu bahis olan
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
"Türkçe konuşan çocukların ibadetlerini kendi ana dilleri ile anlayarak yapmasına ne dersiniz."
Sn. dilaver, Bazen söylenene değil söyleyene bakın derler. Şimdi tam da o konuya girdik gibi. Herkes kendi namına konuşur, ben de öyle. Kendi ibadetimde, Yaradanıma sığınmam, şükretmem kendi ana dilimde olmalı. Bunu bilen ve önemseyen biri olarak şahsen yukarıdaki görüşünüzü dile getirmek ve savunmak da benim hakkım olmalı. Ama siz bunu dile getirip yazıyorsunuz! Dine inanmayan, Yaratıcı kabul etmeyen Sn. dilaver (tarzımın; aşağılama, hakaret ya da buna benzer anlamları olmadığını sadece farklı görüşünüzü dile getirmek amacıyla yazdığımı gayet iyi bildiğinizi düşünüyorum) bunu söylüyor. Yanlış okumuyorumdur umarım. Eğer doğru okuyor isem; başkasının bostanındaki lahanaların vay haline!!! Sn. Aliminyum, Son cevabınıza katılamayacağımı üzülerek de olsa bildirmekte fayda görüyorum. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
yaşasın Türk oğlu Türk...
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
dogru okudunuz sn mhmmd
* * * baştan beridir her zaman düşünce ve inanç özgürlügünü tavizsiz savundugumu zannediyorum. İnsanlar zorunlu olarak ana dilleri ile düşünmek zorundalar başlangıçta. Dil egitimi ile daha sonra farklı dillerde de düşünebilmek olası. Daha dogrusu düşünceyi bildigi farklı dillerle ifade edebilmek olası. * * * *Ben tüm dünya üzerinde tek bir ırk ve tek bir dil olacagı günlerin hayalini kuranlardanın ve böyle olacagını da insanın evrimine bakarak görebiliyorum. İnsan ırkı ve insanlık dili. Neyse bundan sonrası siyasete gireceginden kesiyorum. Ama gene de şunu eklemekte fayda görüyorum. * * * *Türkiyede açılan Alman, Fransız, Amerikan okullarının tek bir işlevi vardı, hala da öyledir; o da kendine yandaş insanlar, kendilerine işbirlikçiler yetiştirebilmek. Bunun için de çocugu en berrak çagında alıp kültürel olarak şekillendirmeyi amaçlarlar. Araplar için de farklı bir şey düşünemeyiz. Kaldı ki Arapların gönüllü okulları Kuran kursu olarak zaten vardır, ilahiyat fakültelerinde en geniş bir biçimde Arapça ögretilmektedir. * * * * *Bu söylediklerimden şu sonuca varabilmek mümkün görünüyor. Türkiyede Amerikan emperyalizminden çok Arap milliyetçiliginin etkisi yaygındır ve günlük hayatımıza kadar işlemiştir. Aslında bugünkü laik-dinci çatışmasının temellerine biraz inmeye çalışırsak egemen sermaye gruplarının arasındaki çelişmelerin yansıması gibi bir olgu da gözümüzün içine batabilir. * * * * Bunun güzel bir örnegini Aliminyum da görebilmek mümkün olabiliyor. Açık açık tanrının dilinin Arapça oldugunu savunuyor. Mozambikteki çocuklara hangi amaçla olgugu anlaşılamayan bir dil faaliyetinin içinde görünür ve destekçisi olurken kendi insanlarının ibadetlerini ana dillerinde yapmaları düşüncesini bile saçmalık olarak görüyor. * * * Söyleyene degil söyletene de bakmak gerekiyor. * * * saygılarımla |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
"frodo'nun derdi başka. Kaos teorisinden haberi var mı bilmiyorum. Bir kelebeğin kanat çırpmasının bir kasırganın nedeni olabileceği temelli bir görüşten haberin var mı frodo? Bu düşünceyi felsefi bir argüman olarak ele alabilir ve hatta determinizmin menfaatine kullanabilir, buradan da yola çıkarak Allah'ın varlığını ve birliğini dar basiretine göre inkar edebilirsin. Ama günahların afetlere sebep olabileceğine imanın olmadığı için güler geçersin. Bir Müslüman düşen yapraktan ısıtan güneşe, atomlardan gezegenlere kadar herşeyin tasarrufunun Allah'tan olduğuna inanır. Hz. Üstad'ın görüşlerine ancak "Sadakte" diyorum. Konuyu dağıtma."
"Saçmalama deriz ne diyecez." Eski yazılardan Sargon'un iyi dileklerle askere uğurladığı, aldostu'nun sitenin en sevilen inananlar sıralamasında kısa zamanda başa güreşeceğini düşündüğü aliminyumla yukarıya aldığım yazıları yazan aynı kişi mi? Aliminyum efendi uslubun konusunda bende bazı fikirler oluştu. Umarım yanılıyorumdur. Yazımı beğenmemiş olabilirsin konu ile alakasını da kuramamış olabilirsin. Ama "konuyu dağıtma" türü ayar verme zırvalıklarına bir son ver önce. "Hz. Üstad'ın görüşlerine ancak "Sadakte" diyen birisinden kaos teorisi ile ilgili bir şeyler öğrenmek eğlenceli olabilir. Çocukluğumuzda kasabaya "çadır tiyatroları" gelirdi yaz akşamları. Deniz kızı illüzyonu da bu tiyatroların vazgeçilmezi olurdu. Bir yaz tatilde çalıştığım için biriktirebildiğim parayla deniz kızını görmeye gidecek param olduğu için çok mutlu olmuştum. İtiş kakış kasabanın gençlerinin arasında deniz kızının huzuruna vardım. Pullar,payetler ve acemice boyanmış resimlerden oluşmuş balık kuyruğunun içinde kızcağızın bacaklarını *görünce düş kırıklığı içinde; * *-Ama bu bildiğimiz insan, bacakları var diye haykırdığımı ve enseme yediğim tokatı hatırlıyorum. Bu tokatın sahibi diğerlerinin onaylayan sözcükleri arasında hiç unutmadığım bir şeyi söylemişti. * *-Sus ulan bacaksız güzelliği görmüyor musun ? * *Sayın aliminyum siz illüzyonda güzellikleri ben de bacakları görüyorum. Bu nedenle bu forumlardayız. Farklı düşünebildiğimiz ve saygı ile bu düşünceleri ifade edebildiğimiz için. Yok ben böyle düşünmüyorum diyorsanız merak etmeyin gereğini yaparız. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
frodo gene dağıtmışsın konuyu. konuyu dağıtıyorsan konuyu dağıtma denir, alınganlığın senin sorunun. en sevilenler sıralamasını kim yapıyo hem? Kim verdi bizim sevimliliğimizi ölçme yetkisini size. Devlet mi yönetiyosunuz, altı üstü bi internet sitesi. Tehdidini reddediyorum birader. Kovulduğumuz 9. köy olsun hiç önemli değil.
Netice: 6. Türkçe Olimpiyatlarında buluşmak üzere. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
Aliminyum sen onu bunu bosver,fettullah efendiniz ,müslüman düsmani Amerikalilarin nicin kucaginda oturuyor da Türkiye ye gelmiyor.Sen bunu yanitla.Yada nicin ezan seslerinin cinladigi Arabistana veya Irana gitmiyor *da Islam düsmanlarinin icinde yasiyor.Yoksa <Ey>Maide suresi 51. ayetten haberi yok mu?Bi zahmet Feto efendini ara ve bu ayeti bir hatirlativer !
not:Ikinci kez yazmak zorunda kaldim okuyuculardan özür dilerim. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
ziggurat sen kaç yaşındasın?
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
napacaksın kimin kaç yaşında olduğunu
|
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
ziggurat sorduğun sorunun cevabı basit, senin bir köpeğin olsa senin bahçendemi bağlı olur
yoksa başkasının bahçesindemi, elbetteki sahibinin bahçesinde bağlı olur dimi. |
Re: TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ve Ses Bayrağımız Türkçe
- Ateşin rengi nedir?
-Kızıldır, Ya bırak onu bunu sen şuna cevap ver ateşin rengi nedir? -Oğlum senin yaşın kaç? Aha bu yüzden sordum commandante gandalf ironi anlayışını sevsinler senin de :) |
|
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:55 . |