![]() |
İki Yol
İki yol var dedi Parmenides
Ya olmayandan ya olandan geliyoruz Ya olamyanlardan ya olanlardan geliyoruz Birinci yol Hiç olmayanın doğması mümkün olamaz O halde bu sanı yoludur, bunu terkedelim O halde geriye tek yol kalıyor Gerçeklik yolu Varyasyonlar /Uslamlama Hiç olmayanın (baştan beri varolmayanın) doğması (varolması) mümkün olamaz, o halde varolan her şey baştan beri varolmalıdır. Baştan başa yok olanın doğması (varolması) olanaksız sonsuza kadar yok kalmalı. O halde varolan baştan beri, baştan başa, varolarak, var kalarak vardır Ya olmayandan (hiç varolmayanlardan) ya olandan (hep varolanlardan) geliyoruz |
Sonsuzluk Düşünceleri
İki Yönden Kapalı sonsuzluk
Boş küme ışın vb leri Burada zaman ve sonsuz hareket bir yönden/yerden başlar gibi imlenir ve yine de kendi içinde çevrimle, sonsuz bölünmeyle ,uzamla, sonsuza dek sürer gibi imlenir İki Yönden Açık Sonsuzluk "a" ucu ezeliyet ve "b" ucu ebediyet olan sonsuzluk Burada zaman ve hareket hiç başlamaksızın vardır. Bunu kavramanın en güzel yolu ebediyet düşüncesini ters devirmektir. Sağdakini sola koymak. Bir yakınımız öldüğünde onu ebediyet uğurladık deriz. Gelecek ve ileriye dönük bitmez ebedi, açık bir zaman imleriz ama geçmişe dönük aynını yapmayız. Geçmişe dönük bir ebediyet ezeliyettir. Aslında ikisi aynı şeydir. Baştan başı sondan sonu olmayan sonsuzluk |
Ula Temel biz nediyrik a buraya daa?
İlk işuk var miydi Temel? Ateş olmasa yanar miydi? Ula ilk ateş var miydi Temel? Ula ilk ateş nasil yandi? Daş gendini ateş mi etti? Harını hor karını kor mu mu etti? Horu koru varmiyidi? |
Ula ha bu güneş yaniyi da işığu da (ateşi de) hiç bitmiyu haa
Ula bu nasi yandi?_ |
Alıntı:
Tamam öbürü nasi yandi? Oni yakan nasi yandi? |
Ula ilk çatlama ilk patlama
Bumba mı vardı gardaş? |
Alıntı:
Saçılan neydi? |
Alıntı:
Öyle mi? Niye sıkıştı? Nasıl? Ne zamandan beri sıkışık? Ne zamandan beri sıkışıktı? |
A bunlari siz kim söyliyi daa?
İngiluz uşaklari mu? Çörçil'in torunlari mu? İnceledunuz mu? Ha sizinkiler bi şey demiyi Arap dini peşinden gidiy . baktığız tarihte de kimse düzgün bi şey etmemiş felsefe de garman çorman sizde niyettiz? Hee Ula Temel ben diyim de anlamiler. Ula Arabın diniynen İngiluzun aklıynen yola gidilmez Hele İngiluzun ipiynen heç guyuya inilmez |
Heh
Arabın diniynen yola getmişler Az girmişler uz gitmişler Karaliyet etmişler saray etmişler harem etmişler Eyicede savaş etmişler Çolakta bi cumhuriyet etmişler hala başgan seçiyeler gavga ediyeler Size de ne etmişler Ne güzel tarihsel miras bırakmışlar Halk kültürü yok mu? |
Gide gide bir söğüde dayandım
O söğüdün allarına boyandım gülüm boyandım Gurban olam ağzındaki dille ben canan dile ben Dile bak dile bak Dile bak be Karaoğlan davacıdır İngilizin kültür diye peşinde guyruğunda gezmesi gerekenler İngiliz peşine gitti Kültür ozan dili, halk çağlayan halk dili eskitildi Geçmişe gide gide neye dayanabiliriz? Buyrun Bir dayanağa dayandık. Patlama çatlama çutlama O neye dayalı dayanır? Sıkışmış içe çökmüş göçmüş evrene tekilliğe O neye dayanır Sıkışma, göçme çökme; çökme çökme çökme! dikel dikel. dikel diklen Her denene gulak etme Her söyleneni gale alma |
Sıkışma, göçme, çökme, tekilik, madde, hiç; bu düşünceleri iyi analiz edin. Tersten bakın
Tamamen anlamsızlık, güçsüzlük, amaçsızlık aşılamak Değersizlik duygusu aşılamak, yönetim aşılamak, etkisiz/pasif kılmak işine yarar. Yani başka hiç bir işe yaramaz. En son işler robota dönüşecek topluma verilen düşünce Gizanda gizsın gardaşım. Yani insanla, varoluşla doğal bağını kesme, seni ötekileştirme, yalnızlaştırma, mutsuzlaştırma ,içe kapatma, çöktürme, anlamsızlık amaçsızlık duygusu aşılama, güçsüzlük hissi aşılama Bu bu ya İyi bak ya |
İnsan, yaşamlar, doğa, varoluş, bunları biribirine bağlantılı kılmadan neyi açıklayacağız?
Erdemi nereye koyacağız? Nasıl bağlayacağız? Bir kerelik yitip giden yaşam ve hiç Bize verilen duygu bu Bu bizi sömürür, Çöpe döndürülürüz Tanrı orada olmadığında insan doğsun, insanlık etsin |
İyiyi, güzeli, erdemi, sanatı arayacağım niye? Ben sana dostluk ediyorum konuşuyorum niye? Ne için bana anlat. İki nesil sonra kim arar?
Arasa da ruh mu kalır? Mekanik işe döner. Mekanik emek yaratıcılık. İnanç olmadan, duygu olmadan, nesiller arası bağlantı olmadan, birbirimize vermenin fedakarlığın anlamlı bir tanımı olmadan ! Nasıl? İnsanlık atasından ağaç dalı gibi uzayandır. O da ormandaki geyik gibi atasından ağaç dalı gibi uzayandır Kökü ormana, toprağa, yerküreye batar dayanır onlar nedir? Nerededir;? Nasıldır? Niyedir? Orman nedir? Öbürleri nedir nasıldır? Ölüp gidecek hiç tanımlı tekil benlik yaşamı düşün. Tersten düşün. Propagandacı Goebbels gibi düşün. Hiç bir şey bilmediğini düşün. "X" toplum ve insan topluluğunu varetmek için onlara duygu, inanç, düşünce aşıladığını düşün. Elinde gerçek yok ama bilene bulana kadar amaca en uygun olanı. Ne yapardın? Hiç uğruna yaşıyorsun, hiçsin, hiçe gideceksin, hiçten geldin, hiç olacaksın. Ne Mesaj bu ya. Aç oku ya. Bak bak. Zaten hiçtin. Ne değişti? Değişim var diyene soruyorum. Hiç bi yerini okşamaya geldi hiçe geri gidiyo soora Bütün hikaye bu bak. Okşa okşa dur. O mesajın inşa edeceği toplum ve insanı düşün, zamanla. Kültürden ananeden, bağdan kopunca |
Bil bilme, olsun olmasın, karmadan, nesiller arası bağdan-bağlantıdan, birbirimizin uzantısı devamı ve aynı olduğumuzdan, bir ortak bilinci-duyguyu-varlığı paylaştığımızdan, ilahi olmasa da varlıksal evrensel doğal döngüsel bir denkleşme, ödeşme ve adaletten sözetmeden yapamayız.
Bilmiyoruz deriz Bilmiyorsak bilmiyoruz deriz amenna Alıntı:
İnsannan, insan olmaknan, barış edemedük, barışamaduk Neye niye? biliniye bilineye Barışımız yok ya İnsan hayvanını insan edemedük |
Yerküremiz var, yerde doğduk?
O nerede? Gökte bitti doğdu? Gök nerede? Gökte ne var? Yıldızlar, gezegenler, nebulalar habire işler habire işler Göğneş var, göğnü göğnüyük (yanık-yanıkça yağnış göğüş gibi göğneşik göğnük) Göğneş ne eder? Yeri çeker kürer döndürür O olmasa olur mu? Bağlı mı? İpi yok bağlı değil Çekimle bağlı bir O galaksiye tutunur, o evrene tutunur, hepsi birbirine Bağlı, tutunuk, çekik, Sırayla Sırayla gidelim |
Karmaya, (döngüye) adalete, (hesaba) bağlantıya, sonsuz bağlılığa (ortak bağlı varoluşa- ortak paylaştığımız ortak varoluş-a) buna benzer bir şeye orta/ortak yola inanmadan, yürümeden, geçit vermeden erdem tesis edemezsin çünkü çıkarcılık galip gelecek demek. Birleşemeyiz de ayrışırız.
Dene. Çıkarçılık, bireycilik bölünüp paramparça olunur, yem olunur. İyi analiz et Tekrar dinle Ya bak şimdi sına. Fare deneyi gibi. İki örnek toplumla sına deneni. Buradan bul yolunu gerçeği, bırak gerçeği, şimdi arama o sana gelecek Yahu sen doğruyu, iyiyi yap doğruyu. Buradan çıkar bak, sına ya.. Bak şimdi karma demezsen ne dersen de (kuantum de, bağ de, kuant ortak gözlemcilik de, kuant ortaklık de, vıdı vıdı geç) Karma sözünü sevmiyosan yenisini bul. İnanç çağrıştırıyosa Çağcılını üret. Temizini. Sorumluluk al. Mesela ölüp bir solucana yem, çiçeğe can olacam de. Aynısı insana geri dönecem demek değil mi? Ağaca, kuşa, toprağa dönüp geri can olan geri dönen insana da geri dönendir. Aynı. Bakın. Hiç fark yok. Hiç miç yok kimse hiç değil bas git sahipli sahipsiz değil. Özgürlüğe aidiz. Birbirimize aidiz. Özgürlüğe ait ol. Hiçin efendisi hiç mi (hiç dölü mü) sahipleniyo? (niye hiç olalım). Varolan neyse oyuz, ondanız. İnsan kırgınlığı. Savaş, adaletsizlik, bölüşümsüzlük. Biz birlik olsak herkes insan olmaktan şendi. İnsan Şiir bırakan var. Esin bırakan var. Barış bırakan var. Savaş bırakan var. Hala içimizde sözü anılan sayılan varolan yaşayan var. Farka bak, farka bak. Niye etti ya? İnanç Hiçlikten selamını söylüyor. Aldın mı? Gidip bunu yazcağıma krala yamanır mercimek yemez paramla şeyimi okşardım değil mi?_ Cüzdanımı. Lahitleri, ahitleri somaları, somları ne farkder. Çil çil. Yanlış anlama ya.. Yeni çillenmiş böyle.. Cüzdan kasa, okşama böyle uff. Ne okşanır o. İki yol. Aha. Seç. |
Şimdi doğuya bak. Batıya bak.
Doğu da doğa dinleri vardı. Uzantıları vardı. Doğa birlik, insan birlik. Ölüp doğup birbirine dönüşme kaynaşma. Batı da İbrahim monoteizmi. Üstün tanrı. Aşkın insan. Üstün seçici insanlar. Üstünlük, seçicilik, seçkinlik, seçkincilik, üstüncülük, bireycilik ne halt arasan var. Her yere savaş bulaştırdılar, pagan avladılar, son doğa insanına din götürdüler, nerde yerli kültür varsa arayıp kırdılar . Peşine takılmış avcı köpeği. Tarihe tersten bakın. Oradan felsefe de çıkmaz! Çin bugün dünyanın en büyük ekonomisi, en gelişmiş toplumu, insan sayısı sayılamıyor, kendi barışıyla ilgili. Marks felsefesi olsa da kökleri kendi bilgelerini selamlıyor. Üretiyor, üretiyor, arı gibi üretiyor. Öbürü savaş, bomba, sahte para. Batı nere gitti? Uç jandarma herkese hilafet ilan etti. O oraya Avrupadan taşındı. Uzantısı. Kurduğu kültüre bak. Yokettiği kültürlere bak. Modernite çöpten bir şey. Vietnamdan Koreye girmediği yer, çatıştırmadığı insan kalmadı. Yani bunun, kültür bilim-bilgi üretebileceğine inanıyorsak amenna. Üstü kötü altı iyi mi? Seçtikleri bunağa bak. Yarısı obez, hepsi diyabet yolunda. Doğu ve güney, kuzey halkları birleşkesi insanlığın geleceği olabilirdi. Yani batı kavramının dışı/antisi anlamında. Bilimi de kültürle yenileyelim. |
Alıntı:
Gelişme, uygarlık, modernite, ilerleme arıyorsun. Batı tipi ilişki, yaşa mbiçim igözlemi arzusu. Bunları filmlere koyuyor, pazarlıyor. Geleneksel topluma yeni flörtü satıyor, araya savaşını geçiriyor. Yıldız/celeb/ünlü çekici kadın erkek tipler, cazibeli tipler. Hoş giyinmişler. Hoş hoş geçiriyor. Savaşı lanetlemek dışında her şeyi yapıyoruz orada. Öpüşme sahnesi arama dahil. |
Batının bütün felsefesi, İbrahimi monotezimin antisi/zıtlığını üretmekle ilgili ve yaklaşık benzer öğeleri taşır. Kolay yoldan ondan kurtulma, onu başından atma, (tersleme-zıtlama-defetme monologu gibi) özgürlük, özgür yaşam üretmenin kolay yollarını aramayla ideoloji propganda arası bir şeydir yani ontolojiye hiç bir zaman derinlemesine dalamamıştır. Anlayamamıştır ,anlayamaz da. O kültürle anlayamaz.
Kuleye tırmanmak gibi düşün.Toprak, insan, doğa, bağlantı, buradan bundan kopup bir saraya taşınıp, akademiye taşınıp bir kaç soy sonra kopuk bir dünya gözlemi geliştirirdin. İşine geleni yazardın. Refahına ,sınıfına göre uyanı yazardın. Yani hepsi ideoloji propaganda kırmasıdır. İş eder. Sen şimdi liyakatsiz, yetersiz birine iş ver ya da en yeterlisi o olsun. Yine de yeterli değil. Felsefe laf salatası değildir. Alıntı:
Kargadan baş kuş tanımama ve mesela doğa filozoflarını bile reddetme yani anladığını sanma, kendini üstün ileri sanma, sınıf sanma hepsi. Aynı tuzaklarla doludur. Bilim ürettiler, tanrı yerine patlama putlama, hiç, boşluk, koydular. Tanrıya hiç kazağı giydirdiler. Bildiğin tanrıya kılık kıyafet giydirdiler, makyaj yaptılar, adı değişti. Tanrıyı süslediler yani, boyadılar üstünü çizdiler, o orada yarı yamalak ama. Belirsizlik orada bak. Madde oldu, patlama oldu. Hiç oldu vs kapattı. Düşünceye el atan yok. Yok yok Yahu işine gelen bir din yazdığını düşün. Adını felsefe, ideoloji hatta yeri geldi bilim yaptğını (kılığına soktuğunu) düşün. Düşünce sistemi. Oradan bak. Anlarsın. "Toplum mühendisi". Makine mühendisi gibi toplum mühendisi düşün. Şimdi onun yazdıklarının felsefe, ideoloji hatta yer geldi bilimleştiğini düşün. Aydınlanma çağında toplum mühendisi (düşünce insanı) eşittir filozof oldu. Bilgiye gerek yok öyle bak sen de dene bak nasıl oluyor . Oradan bak dene nasıl oluyor. Bilip bildirmeye kalk eğri doğru farketmez en işine geleni uygula. İdealize ettiğin toplumu kurgula, geri dön ona (insanları o yola taşıyacak) bilgi sistemi üret. Buradan bak. İhtiyaçtan doğdular. Toplumsal ihtiyaç.. Evrim. Toplumun evrimi, ilerleme yönelimi kılığında . Alıntı:
Terziye ihtyaç varsa terzi icad edersin, terzi icad olur ve sende olmazsın o. Müzik varsa besteci ürer. Sanat varsa sanatçı ürer. Bu toplumun talebi ihtiyacı kılığında. Arz talep dengesi. Toplulum talebidir, ,ihtiyacıdır, dinamiğidir, birbirini sevkeder. "Toplum mühendisliği". Görev bu. (Filozof işte) Anadolu insanının batıdan felsefe almasına gerek yoktur. Bir derinliği yok. Kendi toprağı, kültürü daha engin, kendi tipi yeniden üretim ve isterse uzak doğu harmantısı, bağlı en uygunu. İlk çağ doğa felsefesi taban için yeter. Üzerine koy, çık, inşa et, kendi kültürüne harmanla. Tüm insanların gözünden bak. Herkesi mutlu edecek herkesi dengede tutacak şeyi ara. Yani yazdığında sana kim olma rolü verilse . Uysun... Sosyalizm yazdın; işçi olma var, politbüro var, devrim sekterliği var, parti yöneticisi olma var. |
Felsefe
Ontoloji varolma problemi. Problem değil ki ya. Çözmeye çalıştığımız için problem oluyor. Probleme dönüştürüp problem oluşturuyoruz, yaratıyoruz ya Çözük zaten çözük Açığı açmaya çalışıyoruz ya Açığı kapatıp açmaya çalışıyoruz ya Sonsuz ezeli oluş. Sonsuz zaman, sonsuz varoluş Bu çözüğü. Zaten ortadaki. Gerisi buna; varsayım, hipotez, yargı, saçma postülat, önkanı-önyargı, öyle olmayan şey bağladığında/dayattığında doğuyor. Ontoloji bitti. Sanat, hukuk, estetik, aritmetik, doğa bilimleri başlar hepsi felsefedir. Ontolojide tepinmeye gerek yokrtur. Yani değişmez ki. Ne oluyorsa o olur, kimse bunu değiştiremez ki yani. Evrenin yasası işler, varoluş neyse odur. Kimse buradan buyruklarla değiştiremez. Uzlaşma yolu ? Bilmiyorum. İki tarafın da ortaya doğru yönelmesi olabilir. En iyisini hayal ederiz. En iyisini yaşamaya gideriz. Tüm herkes için bak. Gülüp eğlenmenin ortakça. Ölünce ne olursa olur ne farkeder? Mutlu yaşa mutlu öl. Herkesin rızasını alan ve herkesin gönülünü yapan ortak yaşam yolu arayışı. Bulamadın ülke sınırlarını öyle ayır. Kent sınırlarını öyle ayır. Ortak hayallilere bir ülke ver. Evrenselleş. İleri ki aşama de. Hayal et yaz. Yüzyıl binyıl filozofu ol yol göster. Ara. Belki de yeterince aramadın. Mutsuz olmak zorunda değildik! |
Alıntı:
Hiçiz, hiçten geliyoz, hiçe gidiyoz Sen bunu bir dindara veremezsin. Doğaya bağlı. Pagan dediğin aslında animisit doğacı; doğayı birlik bütün varoluşu bütünsel (kendini yapışık parçası gibi gören, resmi bütün gören) yerli asıl ırka veremezsin. O senin kadar parçalanmadığı için öyle. Bireycileşmedi, bölünmedi, mülkiyet fikriyle zehirlenmedi, doğal halinde doğal uyumda. Kuş gibi. Daha kafasına onun din bilgi sokmaya gerek yok. Yani doğal uyumunda. Dindarın sana ilk soracağı ilahi adalet tesisi. Evrenin yasaları halleder diyeceksin. Döngüler kuantum ortaklık neyse. İki tarafta çıkış yolu arıyor. Adama maddesin, hiçsin, dersen senin yoluna gelir mi ya? Kültürel seçkincilik orta sınıf ideolojsi. Propaganda mamulü. Üretim makinesi yaratmayla ilgili. Modern toplumu reddetmeyen, rahatı konforu ,bekayı sürdüren dişli çarkı. Yani doğa birlik özgürlük tanımlasak avcı toplum .Kimsenin kimseye buyurmadığı, üstün gelmediği, emretmediği gerçekte sınıf olmayan tek yapı. Kabilecilik. Bu Görmek istemiyorsunuz. İnsan doğanın hayvanı. Yeri de bu. Asıl yeri. Gerisi bunu redden mevcut durumu sürdürme isencinden türer. |
Ölüm nasıl yapılandırılır?
Aslında bilmiyoruz kabulü ile başlama Bilmiyoruz, anlamıyoruz, uzlaşamıyoruz, bize karmaşık geliyor, açıklamıyoruz vs bu kabülü koyarız önce.Şimdi Elimizdekileri derleme, olasılıkları sayma, herkesi mutlu edeni ,bizi birleştirebileni, bölmeyeni seçme. Ortak uyum sağlayabileceğimizi. Bizi barışa götüreceği. Sonra biz insanlar en mutlu,en barışlı, en neşeli günü üretiriz de yaşam güllük gülistanlık olur da kimsenin ne yaşamla ne ölümle derdi kalır olur. Doya doya da yaşadım der. Öyle bir der ki; fazla geldi ben gideyim der. Daha canı yemek istemeyesiye doyma gibi bir gün doyma yaşama. Barışık. Barışık yaşam. Daha açalım mı? a- Biz aslında ortak varoluşu paylaşan bir bütünlüğüz objektif bölüm yok ama subjektif parçalılık olarak deneyimelere ve gerçeğe yansırız deriz a1- Bu olasılıkta bedeni dünyaya bıraktığımzı gibi düşücenlerin duyguların, deneyimin izini doğaya armağan eder katar bırakırız o katılır deriz vs vs Gerisi ya araştırma soruşturma konusu ya da fenomenoloji, din, okült şu bu olur. İlahi adalet yerine evrensel adaleti nasıl koyacağız? Şimdi yukarıdakinde hak gaspı, özel seçkincilik olmaz. O zaten herkesin aynı kişi ve sen oluşunu ve zaten bundan sonra doğabilecek herkesinde sen olduğu demek. Geçmişte doğan herkesin de sen olduğu demek. Aynı. Fark yok ki. Herkesi kendi bilen 40 kişilik kabile düşün. Diğerini kolunu kendi gibi koruyan. Uçan kuş sürüsü gibi birlikte hareket edebilen insan kabilesi düşün. Şimdi yukarıdakinde uzlaşmadık herkes ben benim, ayrıyım, özelim, ben bana ait kendimim diyorsa; karmalar, döngüler, yeniden doğumarlda eşitlik, ölüm ötesi, ölüm sonrası bölge ,bunların evrenselleştirilmiş versiyonları figürleri işlenir. Hukuk gibi kurulur. Var zaten doğada. İnsanlar doğacak. Yeniden yeniden insanlar doğacak. Farkı ne? Bin yıl arayla doğmuş iki kavak ağacının farkı ne? Yemendeki taşla Hindistandaki taşın farkı ne? |
Elektriğim kesildi ve orjinal taslağı geri alabilir miyim biliyorum. Öyle olursa bu içerik yakın birbirine benzeyen çift dikiş olabilir.
Şimdi kuşların dünyasını düşünelim. Bir adaletsizlik yok. Tanrı ihtiyacı yok. İlahi adalet aramaz çünkü haksızlık yok. Yani insan dünyasında haksızlıklar olduğu sürece eğer dini tanrıyı kaldırırsak yerine ilahi adaleti tesis eden mekanizma sorar. Bu dünya da hak bulamadı ki! Belki yaşamı haksızlıklarla acıyla dolu. Barışamıyor. Ölüme kalmış çözülmemiş hesabı var. Mutsuzluğu var. Şimdi bireye dedik ki; tek yaşamlık hiçsin. Ölüp gidip hiç olacaksın. Maddeydin bitti. İşçi, köle, amele. Öbürü patron. Diğeri rahatını çatıyor. Yani bu kişinin yeniden doğuş , tekrar doğuş ve başka bir yaşamda daha güzel üstün ileri bir yaşam yaşama şansı umudu duygusu elinden alınıp, ortaya koyulmayıp yerine hiçlik verildiğinde. Veren kim? Orta üst sınıfların egemeni mi? Kime söylüyor? Bahçesini temizlettiği işçiye mi? Batı felsefesi yetersizdir diyorum. İdeoloji propaganda birleşmesi. Bilimi de onu tamamlar. Asıl işleri halı altına süpürür. Batı ateizmi tamamen İbrahimi monoteizmin zıtlanmasından (terslenmesinden reddiyesinden) doğmuştur. Tersidir yani bir bakıma. Alt sınıfları düşünmez yani. Yazan konfornistlerdir. Tanrıyı kapatalım, bu dini eski moda başımızdan atalım da özgürlük olsun ilericilik olsun da. Bu kadar. Hiç derinleşmedi. Bil bilme; yeniden yeniden insanlar doğacak, doğuyor. Biz aynı gölün balığıyız. Ne farkeder? |
Yukarıdaki mesajın ilk biçimi ve oğla olarak tekrarlaması ve önceki, çift dikişi denen mesaj
İnsansal tam bir hakkın, adaletin tesisinde, hukuksuzluk hak gaspı kalmadığında ve olmadığında kimse tanrı ya da ilahi adalet aramazdı. Bunu bir kenara koyalım. Şimdi ilahi adaletin bir temsilini kurmadan sunmadan insanları dinden çekemeyiz. Barış dünyası değiliz. Bugünkü temel antimonoteizm orta sınıfların ideolojisi. Bileştiği birleşik alan. İbrahimi monoteizmin zıtlığından (terslenmesinden) ibarettir. Felsefe oalrak temeli tabanı yok, yeterli değil ve dürüst işlenmiş bir mal değil. Tanrıyı reddetmek, dini zıtlamak ve yerine hiç bir şey koymak. Olmasın da rahatımıza bakalım, özgürlük deneyimleyim. Tamam. Alt sınıflar için öyle değil. Bilgi istiyor ve yok aslında. Olamaz da. Uygarlık bilgiyi deşifre etse kendini yokeder. Özgürlük eşitlik sağlar. Yani insan sevgisi, emek bunlar nereye konumlanacak? Çalış köle ol, dişli ol. İkinci yaşam, ikinci doğum ve tekrar doğum, yeni enkarnasyon hakkı da yok. İkinci şans yok. Bu yaşamda alt sınıf köle. Ezildi ezildi. İkincisi batı düşüncesi çapsız ve çok abartıldı. Yani günü kurtaran şeylerdi. Alt sınıfları kim umursadı? Hiç bir zaman umursanmadılar. |
Oylamaya sunun.
Yeni düşünne inanç, ideoloji, toplum, ütopya sistemleri modelleri oluşturup oylamaya sunun, yapay zekaya sınatın. Yapay zekaya kurgulatın. Bizi en mutlu edeni arayalım derim. Kendi kendine özerkleşmiş küçük kent modelleri kuralım. Aynı düşünceyi paylaşabilenler taşınsın. Orada küçük model kentlerde ortak yaşamı sınasın. Kendi değerleriyle, idealleriyle. İnsaölığa bir şey verelim. Bizi ortak buluşturan şey ortaktır. Ortak vicdana seslenebilen şey. Hepimizi birleştirecek şey. Tanrı olamayacağını biliyoruz, farketmiş buunuyoruz. Birbirimize hiç demenin bizi buluşturmayacağını ben görmüş bulunuyorum. Felsefede boşluklar var dille dolduramadık,denedik. Dağlar boş, ovalar boş ,insanlar kımıldayabilir. Benimle giden bir kaç yüz kişi olsa yağmur ormanına yada bir dağa giderdim. Beceremezsek dönerdik. Kimseye karışmayın derim, özgürlüğe bulaşmayın, bulaşmayalım derim, bu en değerli şey. Doğada birliğimiz vardı. Kuşlar gibi özgürdük. |
Ruh/tin fikrini ben kısmen fizikleştirdim.
Fizik karşılığını bilmediğim için açamıyorum . Atıyorum yani. Süpernova ışınımı, nebula parçacıcığı vb.den ışın/dalga yayılımı vb bir şeyin tutulumu gibi, odaklanması gibi. Belki (beden) çekim dalgalarını odaklıyor/topluyor bununla işbirliği yapıyor bilmiyorum. Evrimin doğal işlevi. Dna. Beden alıcı toplayıcı anten vb işlevi . Dalgatutar. Beden. Bu bilinçle işbirliğimiz. Bilinci temsil eden dağınım. Dalga. Ama çekim ama diğer ışım yayım bilmiyorum. Tam net fizik karşılığı olduğuna inanıyorum. Bilincin. Tarif edilebilir. Dalga işlevi. Çekim ya da diğer ışınımlar ve dalga yoluyla. Dalgatoplar, dalgatutar, dalgaodaklar beden. Evrensel. Özel değil. Mülkiyetsiz. Doğaötesi/üstü olmayan bilinç görüyorum yani bize ait. Yani zaten bizim malımız, oyuz yani Bilinci temsil eden yapı neyse bilmiyoruz. Işınım dalgası, çekim dalgası. Olasılıklıklar Ortak ya da geçici subjektif bölünük parçınık bilmiyorum. Birbirimize bağlıyız, ortak evriliyoruz, nasıl? Dünya, ay, güneşte bağlı değil. Çekimle bağlı. Gerçeklik ortak hayal görme gibi. Işık oyunu, ilzüyon, optik, Bilinç yansıyor. Kurcalayın evrende neler oluyor bakın ve nasıl gördüğün seni ilgilendirir. |
Ölmeyeceksin, ölüm hayal
Varolmadın. (Hiç yok değildin anlamında, doğmadın anlamında, yoktan varolamdın yoktan gelmedin ;bu hiç başlamdı anlamında; tüm bunlar hiç başlamadı anlamında) Yaşamda hayal Sonsuz varolanın içreşik/parçaşıklı/dağınıklı hayalleriyiz Birbirimiziz ,diğeri yok zaten, öbürü yok, öteki yok ki.. Ne yaparsan yap, kural yok, limit yok Ölmeyeksin yani doğmadın Yer de değiştirmeyeceksin yer yok ki Her yer her yer zaten; hepsi hepimiziz aynı; farketmyor Kural yok limit yok Optik, optik. Optik temelli hayal ya. Hepsi. Her şey. Aynı. Alıntı:
Yaşanacak sonsuz deneyim, sonsuz kader, sonsuz biçem hepsini oluyoruz. Ahenkle. Sonsuz mümkünlüğün hepsi tamamı. Sonsuz Bu da sonsuzda bir olasılık. Deneyim. Karmaşık olsa da. İstediğin herhangi bir türden deneyim gerçeklik ve haliyle içevren mümkün. (mümkün ama içinde tüm herşeyi deneyimleyen tüm herkes ve aynı zamanda herşey sen olursun, şu an benim gibi bir noktada farkedersin) Bu kadar basit. Herkes ve herşey için mümkün. Aynı. Zaten aynı. Biz hepimiz yaratıcılarız aynı. Parçalarıyız ve kendiyiz aynı. Başka bi şey yok ki! İkinci öteki yok ki! Bak istediğin herşeyi yaratabilirsin ama içindeki herşeyi deneyimleyen herkeste her şeyde sen olursun. İyi işte bunu yaparsan nasıl yarattığını, kim olduğunu hatırlayacağın geçit bırak. Onu unutma. Unutmayı seçebilirsin ama mümkün. Herkese herşeyi değil kendine herkrsi ve herşeyi yaşatıyorsun. |
Varoluşun bir anlamı yok ama bu ortak varoluşu paylaştığımız ya da bağlı olduğumuz ya da özünde/temelde tamamen aynı şey olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.
Anlam yok evet. Anlam yok, kural yok, sınır yok. Sınırlayıcı yok. Doğru ama şunu düşün. Bir kuş sürüsü, bir grup at, bir kaplan grubu birlikte ve ortak hareket edemiyor. Kavga eder, birbirine düşer, varoloşuyla uyumsuzlaşırlar. Mutsuzlaşırlar. İçlerinden biri bir şey kazanamaz ki en son kendilerini, türü yok ve dejenere ederler. Kaldı ki birlikte ve ortak hareket edemediğinde yeterince hareket edemezsin. Kavga edersin, anca kavga edersin. Şimdi insan doğa da doğal durumunda tıpkı hayvan gibi uyumlu ve doğal uyumu sürdürüyor. Atalarının birlgeliği. Doğal evrimini sürdürüyor ve uyumu bozulmadı. Burada ayrıca bir yol, yönteme ihtiyaç yok. Sorun biz doğadan kopup, uzaklaşıp, doğal uyumu bozduğumuzda başlıyor ve başladı. Burada bu durumda yasaları icad etmeliyiz. Biz yasa kavramı çerçevesinde düşünmeliyiz. Yasayı da olabildiğine herkesin uyumu, onamı, seçimi, gönlünü yapanı arayış analmında düşünmeliyiz. Yani bir kural koyucunun tüm herkes adına düşünerek ürettiği kurguladığı ,karar verdiği şeyler olarak değil. |
Muhtemelen ve çok çok büyük olasılıkla hiç bir sosyalizm komünizme evrilmeyecek.
Ya bir savaşla yıkımla kendimizi yokedeceğiz ya da gelip doğa dersini verecek (tam aynısını yapacak) İnsanın sınıflar ve yöneticiler olmayan tek düzeni kuram adlarını bir kenara bırakırsak bölüşümcü doğa yaşamı ve doğal birlik. Kabile/klan birliği ve avcı toplayıcı göçebelik vb. Para, satınalma, diğerlerinin çalışması ve birilerinin hazırı tüketmesi dışında bir düzen kuramayacağız gibi. Doğa gelip yıkacak ve başa döneceğiz. En adili idealize edelim, orada suç olacak çünkü haksızlığa karışacağız. Bu demektir ki yüce devlet hep varolacak, seçkinlerimiz varolacak. Emreden denetmenlerimiz ve baskı kuranlarımız da varolacak. İnsan öldüren silahlı askerlerimiz de varolacak. Denildiği gibi felsefe ölü doğmuş çocuk. Felsefe kapanmıştır. Halk faaliyeti değildir. İnsana ulaşmaz. Seçkin orta sınıfın ideolojisi ve nesinsel olarak zihin açıcı, ilerletici ve bu haliyle bir de üste sınırlayıcı tüketim içeriğine dönüştürülmüştür. Çağda felsefeyle dolayısıyla bilgiyle kurulan bütün bağ tüketmedir. Çağın bilinci budur. https://efelsefe.com/topic/1638/dil-...=1709048508907 https://efelsefe.com/topic/1638/dil-de%C4%9Firmeni/15 https://efelsefe.com/topic/1638/dil-de%C4%9Firmeni/14 |
Burada ne anlatıyorum?
Bir özet gelim ve sondan başlayalım.. Öncelikle dinlerden özgürlüğün ya da dindarla uzlaşanın hatta onu kendi tarafına çekmenin diyelim yolunun (kendi irdelememde) ruh/tin (bilinç) vb .fikrine ya da maneviyat vb ne bir miktar açılma, geçit verme olanak tanıma ve ikincisi mutlaka ve mutlaka evrensel adalet tesisi yani ilahi adaletin evrenleştirilmesi olacağı sonucuna varıyorum. Diğer durumda çatışan çarpışan iki karşıt yapı olmaya devam ederiz. Yani tanrısız maneviyat ve tanrısız evrenel ilahi adalet .Arayış bu. Bu verilse kapıyı aralar. Her defasında ölümü ve ölümden sonrayı soracaklar. Her defasında ilahi adaleti ve her defasında nasıl olupta varolduğumuzu soracaklar ve her defasında ahlak/erdem temelini soracaklar. Eldeki açıklama ve anlatılar onların bilinçleri ile uyumsuz ve edinmeyecekler. Yani neredeyse sonsuz biçimde aynı diyalog ve tartışmalar sürerdi. Yani sadece tartışmacıların isimleri değişirdi. İlk bölümde ontolojiyle giriyoruz. Varolmamış varlık yani hep varolan ve maddenin bile başlangıç ilkesi ya da temel olmadığı bütünüyle olduğu gibi ezeli sonsuz varoluş fikri Hepsi bu aslında. Şu sorular yanıtlanmalıdır ya da bunlara cevap isteyecekler - Ölüm ve ötesi sonrası ya da varlıkla varoluşla birbirimizle bağımız, bağlantımız - Tanrı yoksa neden iyi olmamız gerektiği ve adaletin neden gerektiği ve nasıl olacağı - Tek bir kerelik yaşamda istediğini elde edemediğinde fakir mutsuz olduğunda adaletsizliklere uğradığında neler olacağı - Etik ve erdemin, ahlakın temeli ve dayanağı. Bunlara yanıt isteniyor. Mevcut tanımlı ateizm ve materyalizm kendi bu haliyle monoteizme hizmet ediyor gibi. Dindarların alamayacakları tek düşünce sistemi, en uzak formasyon. Kapıyı kapatmak gibi. Bu yüzden deizm ve arada oluş patlıyor. |
"Öncelikle dinlerden özgürlüğün ya da dindarla uzlaşanın hatta onu kendi tarafına çekmenin diyelim yolunun (kendi irdelememde) ruh/tin (bilinç) vb .fikrine ya da maneviyat vb ne bir miktar açılma, geçit verme olanak tanıma ve ikincisi mutlaka ve mutlaka evrensel adalet tesisi yani ilahi adaletin evrenleştirilmesi olacağı sonucuna varıyorum."
Anlamadim. Yani gercek anlamiyla anlamadim. "dinlerden özgürlüğün" kismi cumlenin oznesi mi? "geçit verme olanak tanıma" bu da cumlenin yuklemi mi? Dinlerden ozgurlugun tanimini yapiyorsan tekrar daha basit bir cumleyle yazmani rica edebilir miyim senden? Tesekkurler |
Alıntı:
Teşekkürler "Öncelikle, dinlerden özgürlüğün ya da dindarla uzlaşanın yolunun; bilinç fikrine bir miktar geçit verme ve ilahi adaletin (tanrıdan alınarak) evrene atfedilmesi olacağı sonucuna varıyorum. Kısası |
Alıntı:
Alıntı:
Hepiz, hepten gelip hepe gideriz Varız, vardan gelip vara gideriz Ölünce hepe dönüşeceğiz. Ölünce vara dönüşeceğiz Ölünce vara gideceğiz. Ölünce değişeceğiz. Ölüm değişimdir Ölüm biçim form değişimidir vs çoğaltılabilir a sorgu dahilindeyse b sorgu dahilinde. a tutarlıysa b tutarlı Ek yazılar Ölünce 'şimdi ben bu olmayan' olarak ('şimdi bu ben olmayan' formunda) (değişik biçimde) varolacağız ve varolmaya devam edeceğiz. Ölünce varlığa/varoluşa/varolana geri katılacağız (zaten katılık'tık! o halde) geri kazanılacağız (zaten dahildik! o halde) (geri dönüşüm gibi mi?) Doğum varolma değil o yüzden ölüm yokolma değil ('Ben bu ben' ya da 'bu beden' evet değişti/öldü ve subjektif ama objektif bir ölüm yok tekrar bakın) Sadece maddeysek değişimi de reddederim çünkü ölünce hiç bir şey olmadı. Maddeydik, madde kaldık, madde var yerinde ve öldük madde/maddemiz hala var ve hiç bir bir şey değişmedi. Ölünce varolacağız. Doğmadan önce vardık deriz. Objektif bir değişim de işaretleyemem. Doğum ölüm subjektif Doğa daki diğer ölüm doğumları gözleyen de subjektif. Gözlem de subjektif |
.
Ölümümde atomaltı değişim işaretleyebilir miyim? Taşların doğup öldüğünü gözler misin? Yıldızlar doğup ölüyor bu sana ne ifade ediyor? Evrende bir yıldıza, süpernovaya, nötron yıldızına, nebulaya , galaksiye/gökadaya baktığında ne görüyorsun? Bunlar arasında bir fark görüyor musun? (Birlikte işleyen, birlikte hareket eden bütünlük) Subjektif işaretlemelerle bir fark var mı? Birlikte hareket eden kuş sürülerinde ? İnsan böyle hareket edebilseydi? bu kadar uyumlu ve ahenk içinde ya da yıldızlar gökadalar gibi kendi sınırında ve çizgisinde |
Varoluşun, varolanın bir nasılı yok. Bir adı da yok. Bir açıklaması yok. Bir neden yok. İlke yok. Olamaz. Bulunamayacak. Hepsi kısır, dil düzeyinde ve anlamsız.
Adlandırmalar dil ya da zihin düzeyinde kalır. Ne dendiğinin de önemi yok. Ne deneceğinin de önemi yok. Madde, bilinç hepsi kavramlar. Bunlara ihtiyaç yok. Olan, varolan, zeka, bilinç, madde, varoluş vs gibi uzayan kırk ad takalım farketmez. Herhangi birini seçelim farketmez. Biri sonsuz zeka der, diğeri şu der, bu der farketmez. Biz hayal görüyoruz. Kendimizin hayalini görüyoruz. Kendimizin hayal ürünüyüz. Kendi kendimizin. Olanaklarımızın hayalini görüyoruz. Bunun da bir açıklaması yok. Hayal gerçek yaratıyor. Olanın kendinin kendisi hakkındaki duyusal farkındalığı gerçeklikler üretiyor. Algı düş gerçek üretiyor. Olanın rüyası ya da düşüncesi gibiyiz ki bu açıklama ya da yapay. Optiğe dayalı sanal gerçeklikler gibiyiz. Yaratıcılık. Düşünce gücü. Yaratan da biziz. Kendimiziz. Başkası yok. Şöyle düşün. Paralel evrenler gibi paralel kendiler. Paralel evren gibi paralel öznel irade ve öznel kendi/kendilik birimleri/bölümleri. Paralel benlikleriz.Paralel irade birimleri. Prizmadan yansıyan ışık gibi. Öznel parçalı kendilik hüzmeleri. Öznel parçalı kendilik birimleri. Öznel parçalı irade yansıları. Özerk yapılar. Düş. Özerk kendi birimleriyiz. Özerk kendilik birimleriyiz. Amaç ne yaparsak o. Ne istersek o ya da onu yaparız değişmiyor. Amaç canımızın istediği Biz kendi saltlığımızın parçalılıklı hayaliyiz ya da hayal parçalarıyız. Bölünmüş/yansımış eş zeka birimleri, bölünmüş eş irade birimleri. Aslıyla ve saltlık dediğimle tam aynı yeteneklere ve farkındalığa sahip subjektif parçalı öznel birimleriz. Şuradan bakın. Salt bir bütünlük olsaydık? Düşleyebileceğimiz herşeyi düşler, düşünecebilceğimiz herşeyi düşünür, ve muhtemelen onları bir gerçekliğe sızdırırdık yani bir evrene dönüşürdü ve onu birileri yaşardı ve onu yaşayan aynı zamanda biz olurduk ,ta kendimiz .Olabileceğimiz herşeyi olurduk. Patlıcan insanların olduğu ve patlıcanların yürüdüğü gerçeklikler bile olabilir. Birisi bir yer de düşündüyse birisi bir yer de yaşamıştır. Bir kere saltlık olsaydık ilk yalnızlığı iterdik, kendimizi çoğul görme ve bulma arzusu üretirdik. Tüm bunların bir açıklaması yok. Aklını ne kadar kurcalarsan kurcala aynı yere varacak. Optik hayal, optik hayal gücü ve optiğe dönüşmüş gerçeklik. Gerçekliğe dönüşmüş hayal ya da gerçek yoluyla kendini kavrama. Sonsuz oluş ve sonsuz gerçeklikler Keşfedip başa dönüp tekrar yaratıyoruz. Sonsuza kadar aynısı. Bu bütünüyle farkedilebiliyor. İsteyen herkes için .Açık. Farketmek istememe de normal. Indra hikayesi gibi. Kendini diğerleriyle tam aynı özdeş hem bütün hem bölünük bir saltlık ya da onun geçici/kısmi parçalılığı gibi hissetmek ister miydin ? Öznelliği böler parçalar ve bu sana hiç bir şey kazandırmaz. Sadece baş ağrısı yapar. Keyfini kaçırır ve böler. Bir ilüzyonda gizlenmiş tanrı/sihirbaz/ilüzyonist gibi hissedersin. Kendini kuş ağaç, sen ve diğerleri kılığında parçalamış ilüzyonist gibi hissedersin. Tam böyle değil ama dil düzeyinde ne yapılabilir? Açıklama yok. Teşbih. Anlamı amacı hiç bir şeyi yok, sonsuz sadece sonsuz. Sonsuz varoluş, sadece sonsuz. Doğamaz, ölemez, başlayamaz ve bitemezsin hepsi zihin düzeyinde sanal düzeyde gerçekleşir. İyilik kötülük felan yok, yapay, dil düzeyinde sınırlayıcı kavram Sonsuz oluşu sonsuz oluşunu tanımlar açıklama yok. Kapalı da değil. Açıklama kapalılamanın antisi ya da açıklamasızlığın tersi. Herhangi bi açıklama uygun. Subjektif tüm açıklamalar subjektif. Subejktif olmayan kapalı değil. Alıntı:
. |
"Varoluşun, varolanın bir nasılı yok. Bir adı da yok. Bir açıklaması yok. Bir neden yok. İlke yok. Olamaz. Bulunamayacak. Hepsi kısır, dil düzeyinde ve anlamsız."
Var aslinda. Varolusun nasilina bilim cevap veriyor, nedenine felsefe ve(ya) din. Anlami biz yaratiriz. 3-5 gun yasar ve gideriz. Biz gidince hem bizim varolusumuz hem de amacimiz yok olup gider. Ilkeleri de biz belirliyoruz ki, su dunya hayati suresince karmasayla, kaosla karsilasmayalim. Leviathan'i bilirsin. Thomas Hobbes, 17. yuzyilda yazdiginda ilk okuyucular olayi cozemediler. Zaman gectikce daha da anlasilir olmaya basladi kitap. Degil mi! Hobbes dedigimiz adam, insan dogasini temelde egoist ve savasci, yada vurdulu, kirdili olarak tanimlar. Yani insan kendi cikarlarini korumak ve hayatta kalmak icin rekabet eder, gerekirse karsisindaki adami gozunu kirpmadan oldurur der. Unlu herkesin herkesin kurdudur" ifadesi de buradan geliyor. Peki dogasi boylesine kotu, bencil, cikarci olan insanin bir arada yasayabilmesi icin ne yapmasi lazim? Birbiriniz oldurmesi mi? Hayir. O halde ne? Evet, sozlesme! Kitaba geri donelim. Kitabi biliyorsun. Thomas Hobbes, tam da bu noktada devlet olgusundan bahsediyor. Ona gore devlet denilen organizma bir canavardir. Toplumu kontrol eden, kontrol etmesi gerektigini iddia eden bir canavar. Sozun kisasi, toplum bir arada yasamak icin yada varligini surdurmek icin belirli ilkelere gore hareket ediyor. Toplumu da yonlendiren, azginligini dizginleyen mekanizmalar var. Kant'a mesela. https://encrypted-tbn0.gstatic.com/i...MxQA0MRar0Tg&s Saf Aklin Elestirisi adli eserinde, dine basvurmadan evrensel ahlaki ilkelerin varligini isaret ediyor. Yani, tum rasyonel varliklar icin evrensel olarak gecerli olan ilkelerden bahsediyor. Onun kategorik imperatif dedigi olay da bu. Kitabin dili onu anlamamizi zorlastiriyor, dogrudur fakat okunmasi muhakkak gerekli. Bu sitede baslik actim Kant'in kitabiyla ilgili, bir 'allahin kulu' cikip da cevap yazmadi. |
Alıntı:
Alıntı:
Felsefeler, dinler Bilgi üreten kadar felsefe ve din üreten kadar din sayısı Alıntı:
Alıntı:
İnsanın ürettiği üreteceği tüm sözleşmeler muhtemelen ya subjektif ya da üst orta sınıfların çıkarına Alıntı:
|
Alıntı:
Geçmişte çok konuştuğum ya da foruma uygunsuz şeyler söylediğim için beni cezalandıran (ama bana göre forumdan itmeye, susturmaya çalışan) Natan olduğu anlaşılan Alvin arkadaş Alvin isminin nereden geldiğini sorabilir miyim? Mesela Alvin ve Çipmunklar mı? Nasılsın hayat nasıl_? Bu arada merhaba ve foruma tekrar hoşgeldin Son olarak konumun bütün içeriğinin okunmasını rica ettim ya da önerdim çünkü bütüncül, birbirini bağlayan fikirlere sahip ve şurada bir kopukluk algılıyorum. Son mesajın ve tek bir mesajın koparılarak bağımsız yanıt verilmesi kopukluğu. Elbette sorun değil ve elbette okuyup okumama senin seçimin ve tasarrufun ama beni tekrar aynı şeyleri tekrar ifade etmek zorunda bırakır ve buna gerek var mı? Nasılın Ulu Kitabı https://turandursun.com/forumlar/sho...9&postcount=10 |
Alıntı:
Tüm bunlar hakkındaki fikirlerim Tomıs Hobıs nası okunuyo bu. Hobbes mi? Hobbes hobbes. Güzel isim Antik gizemci mi? Kant. Şekerli meyve aromalı içecek gibi. Sert haşin çocuk. Çağrışım. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:07 . |