Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Hristiyanlık (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=82)
-   -   Isa-Pagan Teorisini Tekrar Degerlendirmek (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43395)

Andrew 13-07-2024 08:18

Isa-Pagan Teorisini Tekrar Degerlendirmek
 
Internette dolasimda olan ve benim ergenligimde de kullandigim fakat o zamanlar dogrulugunu hic arastirmadigim ve inancsizligimi destekledigi icin dogru olduguna inandigim Isa-Pagan mitiyle ilgili yazmak istiyorum. Bu makalenin hedefi TD Sitesinin bazi uyeleri degil, genel okuyucuya yoneliktir. Uzun serili bir makale olacak. Bu ve sonraki makale, sadece giris makalesi olacak. Elbette ki, elestiriye ve yanlislamaya aciktir. Gecmiste --kendimin--yaptigi degerlendirmenin dogru olmadigi kanatine vardim. Tekrar degerlendirmek istedim. Ben, Isa'nin gercekten de Incil'de iddia edilen kisi oldugunu iddia etmiyorum. Bu konuda bir bilgim yok. Inancim olur olmaz o ayri bir konu. Benim inancli yada inancsiz olmamin da en azindan bu forum aleminde bir onemi yok, kisilerin hayatlarinda da bir onemi yok. Dolayisiyla konuyu ele almak istiyorum.


Simdi bazilari, Isa'nin erken donem, Hristiyan takipcileri tarafindan pagan mitleri ve tanrilarini temel alarak uyduruldugunu iddia ediyor. Ek olarak, Hristiyanlik'taki inanc ve doktrinlerin de ayni kokenden geldigini savunuyorlar. Spesifik olarak, Isa'nin Yakin Dogu, Yunanistan, Roma, Hindistan ve baska yerlerdeki bircok pagan tanrisina benzedigini ileri suruyorlar.-- Ilerleyen makalelerde cok detayli deginecegim bu tanrilara--

Bu giris makalede gorecegiz ki, bu iddialarin gerceklikle yakindan uzaktan alakasi yoktur. Aslinda, isa'nin hikayesinin onceki mitlerden alindigi fikri oldukca eski bir iddiadir ve bugun de o zamanki kadar yanlistir.

Bunun birkac nedeni var: Ilk olarak, mit ve Hristiyan anlatisi arasindaki sozde benzerlikler, inanmayanlarin iddia ettigi kadar benzer degildir. Ikincisi, genel iddia mantik hatalari ile doludur - terminoloji yanilgisi, kronolojik yanilgi ve post hoc ergo propter hoc gibi.

Bu iddialari Horus ve Mithra(s) ornekleri uzerinden inceleyelim:

Horus: Bazi iddialara gore Horus, bakire Isis-Meri'den 25 Aralik'ta dogmus, dogumu dogudaki bir yildizla mujdelenmis, uc kral onu ziyaret etmis, 12 yasinda ogretmenlik yapmis, 30 yasinda vaftiz edilmis, 12 havarisi olmus, mucizeler gerceklestirmis, carmiha gerilmis, 3 gun sonra dirilmis.

Ancak tarihi kaynaklara baktigimizda bu iddialarin cogunun asilsiz oldugunu goruyoruz. Ornegin Horus'un dogumunu mujdeleyen bir yildiz, onu ziyaret eden uc kral, cocukken ogretmenlik yaptigi, vaftiz edildigi, havarilerinin oldugu gibi iddialar hicbir kaynakta gecmemektedir. Ayrica Isis'in bakire olduguna dair bir kanit yoktur, aksine Osiris ile iliskiye girdigi anlatilir. 25 Aralik tarihi de Horus'la iliskilendirilmemistir.

Mithra: Benzer sekilde Mithra'nin da bakire bir anneden dogdugu, 25 Aralik'ta dogdugu, 12 havarisi oldugu, oldugu ve dirildigi iddia edilir. Ancak Mithra kultuyle ilgili yazili kaynaklar cok azdir. Var olan bilgiler daha cok arkeolojik buluntulardan ve sonraki donem yazarlarinin yorumlarindan gelmektedir. Mithra'nin bakire bir anneden dogdugu iddiasi asilsizdir, aksine bir kayadan dogdugu anlatilir. 25 Aralik, 12 havari, olum ve dirilis gibi unsurlar da Mithra mitolojisinde yer almaz. Sonuc olarak, Isa'nin hikayesinin bu mitlerden alindigi iddiasi tarihsel gerceklerle uyusmuyor. Iddia edilen benzerlikler ya abartilmis ya da tamamen uydurulmus.

Bazi Mantik Hatalari

Bu noktada, Isa, Horus ve Mithra arasindaki sozde "benzerliklerin" cogunun aslinda benzerlik olmadigi ve geri kalaninin tamamen uydurma oldugunu soyledik.

Bu tur iddialardaki tek sorun yanlis "benzerlikler" degil. Bu gorusun savunuculari, argumanlarini gelistirmek icin hatali mantik yurutmeye dayaniyor.


Terminoloji Yanilgisi: Terminoloji yanilgisi okuyuculari Isa'nin hayatindaki olaylarin mitolojik tanrilarin hayatlarinda da gerceklestigini kabul etmeye yonlendirmek icin Hristiyan terminolojisinin kullanilmasidir.. Ornegin, Horus'un bir "bakireden" dogdugu soylenir. Ancak kaynaklara baktigimizda Isis'in hic de bakire olmadigini goruruz. Dolayisiyla "bakire" terimi, Hristiyan kavramlarini cagristirmak ve benzerlik goruntusu vermek icin kullanilmistir. Bu durum "kurtarici", "havariler", "carmiha gerilme", "dirilis" gibi terimlerin kullaniminda da gorulur. Horus ile ilgili hangi kaynakta, Horus'un "carmiha gerildigi" yazmaktadir? Hic bir yerde! Ama boyle soylenince sanki gercekmis gibi bir algi yaratiliyor. Bu acikca sahtekarlik!


Kronolojik Yanilgi: Hristiyanligin onceki mitlerden odunc aldigi iddiasinin gecerli olabilmesi icin, mitsel "kanitlarin" kronolojik olarak Hristiyanliktan once gelmesi gerekir. Ancak durum boyle degildir. Sozde paralel iddialar ya Hristiyanligin ortaya cikisi ve erken gelisiminden sonraki kaynaklara (MS 3., 4. ve 5. yuzyillar gibi) dayanmaktadir ya da bazi gizem dinlerinin kendileri Hristiyanliktan sonra gelismistir (ornegin Tyanali Apollonius). Burada ONEMLI NOKTA SU: bazi dinler, Hristiyanliktan once var olsa da, Hristiyanlikla benzerlik gosteren versiyonlari genellikle daha gec donem kaynaklarda gorulmektedir. yani, hirstiyanliktan once degildir. --Daha sonra bu noktayi acacagim--


Post Hoc, Ergo Propter Hoc: Bu yanilgiya dusmek, zamansal olarak yakin iki olayin nedensel olarak iliskili oldugunu one surmektir. Baska bir deyisle, Hikaye #1 Hikaye #2'den once geldi, bu nedenle Hikaye #1 Hikaye #2'ye neden oldu. Aksine kanitlara ragmen—yine de Horus'un bir bakireden dogdugu hikayesinin gercekten de Isa'nin dogumu hikayesinden once geldigini varsayalim. Dolayisiyla Isa'nin hikayesinin Horus'un hikayesinden calindigi sonucuna varmak, her hangi bir kanita dayanmadan bunu yapmaktir. Ikisi arasinda nedensel bir iliski oldugunu iddia etmek sadece spekulasyondur; ve daha once de belirttigim gibi, spekulasyon kanit degildir. Bu nedenle, bir mitin bu veya su unsurunun Hristiyanliktan once geldigini belirtmek (savunucularin yaptigi gibi) bir arguman degildir ve bu konuyu degerlendirirken ikna edici olmaz.


Sonuc olarak, Isa ile daha onceki mitler arasindaki sozde paralellikler, hem tarihi kaynak belgelerde guclu bir temele hem de mantik hatalarindan arinmis bir argumana ihtiyac duyar, ancak bunlarin ikisine de sahip degildir. Ne yazik ki, bu zayifliklar bilim insanlarinin artik bu konuyu makul bulmamalarina neden olsa da, guncel akademik calismalardan haberdar olmayan bazi kisiler hala bu sacmaliklara inanmaya devam etmektedir. Bununla birlikte, elestirel dusunmeye calisanlar her zaman tarihi belgelere geri donmeyi hatirlamalidir.

Andrew 13-07-2024 08:35

Carmiha gerildigi dusunulen bazi tanrilara bakalim
 
Asagidaki listede, carmiha gerilmis kurtaricilar oldugu dusunulen bazi tanrilarin isimleri var. Bu tanrilar "carmiha" mi gerilmistir, bir bakalim. Bu listeyi, internette buldum. Okudugum pek cok kaynakta bu sekilde geciyor.

Adonis
Adonis bir av gezisinde bir boga tarafindan boynuzlanarak olur.

Attis
Bir cilginlik aninda Attis kendini hadim ederek intihar eder.

Baal
Metin net degildir, ancak gorunuse gore Baal, Kenan olum tanrisi Mot ile kisisel bir savasta oldurulur.

Bacchus
Bacchus, vucudu Titanlar tarafindan neredeyse tamamen yenilen ve sadece kalbi kalan Dionysos'un Roma esdegeridir.

Balder
Iskandinav mitlerinde Balder, okseotu disinda bilinen tum nesnelere karsi yenilmezdir. Tanrilarin eglencelerinden biri, zarar goremeyen Balder'e nesneler firlatmaktir. Loki bu bitkiden sihirli bir mizrak yapar ve Hodur tanrisini kandirarak Balder'e firlatmasini saglar, onu oldurur.

Beddru
Sozde Japon bir figur. Ya Graves'in gercek disi bir kaynagi vardi ya da bu ismi tabiri caizse uydurdu, cunku Uzak Dogu literaturunde bu isimde bir figur bulunmamaktadir. Belki de "Beddou" demek istemistir, ki bu bazilarinin Buda ile eslestirdigi Japon bir figurdur. Her halukarda, bu kisinin carmiha gerildigine dair hicbir kayit yoktur, eger literaturde boyle biri varsa bile.

Devatat
Bu belirsizdir, ancak Uzak Dogu'nun bazi yerlerinde Buda'nin adi gibi gorunmektedir. Literatur, Buda'nin 80 yasinda dogal bir hastaliktan oldugunu belirtir, ancak bazilari zehirlendigini soyler. Her iki durumda da carmihta olmemistir ve Budizm'in zaten kisisel bir kurtariciya ihtiyaci yoktur.

Dionysos
Sarap ve asmanin Yunan tanrisi zor bir cocukluk gecirmistir. Bebekken Titanlar vucudunu yer, sadece kalbini geride birakir. Daha sonra yeniden dogar.

Herkul
Herkul bir cenaze atesinde diri diri yakilarak olur.

Hermes
Hermes Yunan mitlerinde asla olmez.

Horus
Horus Misir mitlerinde asla olmez.

Krisna
Krisna, bir avci yanlislikla topuguna bir ok atarak onu olumcul sekilde yaralar.

Mithra
Mithra Pers mitlerinde olmez.

Orpheus
Bir anlatiya gore Orpheus, efendilerine saygi gostermedigi icin Dionysos'un kadin takipcileri olan Maenadlar tarafindan parcalanir. Diger anlatilarda ya intihar eder ya da Zeus'un yildirim oklarindan biriyle vurulur.

Osiris
Osiris, kardesi Seth tarafindan Nil'de bogularak oldurulur. Seth daha sonra cesedi bulur ve parcalara ayirir.

Tammuz
Baslangicta Sumerler tarafindan Dumuzi olarak adlandirilan Tammuz, sevgilisi Inanna'ya bir yerine gececek birini bulursa serbest birakilacagi teklifi verildiginde yeralti dunyasina goturulur. Inanna, Tammuz'un olumune yas tutmadigini gorunce ofkelenir ve onun yerine oluler diyarina gitmesini secer. Carmiha gerilmeden bahsedilmez.

Thor
Thor, dunyanin sonunu getirecek olan son savas Ragnarok'te dev bir yilan tarafindan isirildiginda olur.

Zerdust
Antik bir kaynaga gore, Zerdust bir sunakta oldurulmustur.

Goruldugu gibi, bu "carmiha gerildigi" iddia edilen tanrilarin HICBIRI aslinda carmiha gerilmemistir.

Bu arada, bu sitede "ahlaksiz" rumuzlu uye, ayni listeyi paylasmisti. Listenin basinda da, carmiha gerildigini sandigi "Misirli Thulis, M.O. 1700"tan bahsetmisti. Bununla ilgili bir aciklama yapmanin onemli oldugunu dusunuyorum.

Okudugum kadariyla, Zulis/Thulis adli Misir tanrisi mitolojide gecmeyen bir isim.

Bu isim, Graves'in "Dunyanin On Alti Carmiha Gerilmis Kurtaricisi" adli kitabindan geliyor. Gorunen o ki, Graves bu Zulis/Zhule/Thulis/Thule'yi Osiris ile karistirmis.

Bunun kaniti, "Wilkison" (John Gardner Wilkinson, 1797-1875) adli bir yazardan bu "Thulis" hakkinda alinti yapmasidir. Graves'in alintiladigi ilgili bolumler, Wilkinson'in "Antik Misirlilarin Gelenek ve Gorenekleri Uzerine Ikinci Bir Dizi" adli eserinin 1. cildinin 189-190 ve 320. sayfalarinda. (buradan erisilebilir) Graves'in Osiris'ten nasil Thulis/Zulis (ve Thule/Zhule) cikardigi henuz anlasilamamis bir gizemdir diyelim.

Andrew 13-07-2024 08:56

Isa ve Krisna Benzerligi Gercek mi?
 
Iddialar: (1) Krisna bakire Devaki / Devaka / Yasoda'dan dogdu, (2) 25 Aralik'ta dogdu ve (3) carmiha gerildi, (4) iki hirsiz arasinda (5) gunahlarimiz icin carmiha gerildi, (6) olumden dirildi ve goge yukseldi, ve (7) M.O. 1200 civarinda dogdu/oldu.

Gercek Hikaye:

(1) Krisna, Vasudeva ve Devaki'nin 8. ogluydu. Ilk ogullarinin adi Kirtiman'di. Bhagavata Purana, hamileligi Vasudeva'nin zihninden Devaki'nin rahmine "zihinsel aktarim" olarak aciklar. Bu detay gec bir kaynaktan (MS 950 civari) gelmektedir, gercek bir bakire dogumu temsil etmez cunku Devaki bakire degildi ve Krisna'nin dogumunun daha erken anlatimlarinda (Harivamsa, MS 450 civari ve Vishnu Purana, MS 400-500 civari) yer almaz. Christopher Hitchens ve ondan alinti yapan kaynagin kullandigi Devaka adi ve Kersey Graves'in kullandigi Yasoda adi, cehaletinden kaynaklanan hatalardir.

(2) Krisna'nin dogum gunu kutlamasi, Hindistan'in en onemli festivallerinden biridir ve yaz sonunda veya sonbaharda gerceklesir (Kuzey Hindistan'da Bhadra, Guney'de Shravana). Dogum gununun 25 Aralik'ta kutlandigi fikri, Shravana'nin "bizim Aralik ayimiza denk geldigini" iddia etmek cahil ve/veya durust olmayan soylem.

(3) Krisna carmiha gerilmedi. Avci Jara'nin ayak tabanina bir ok atmasi sonucu oldu--aslinda olup olmedigi bile belli degil. Cogu hikayede bunun bir kaza oldugu soylenir; bir hikayede ise Jara aslinda Krisna tarafindan onceki bir yasaminda oldurulen ve intikam alan bir seytandi. Krisna'nin bu sekilde olmesinin nedeni, bilge Durvāsas tarafindan verilen bir lutuf sayesinde ayak tabanlari haric vucudunun yenilmez olmasiydi.

(4) Iki hirsiz arasinda carmiha gerilme olayi. Otantik Hindu kaynaklarinda boyle bir sey kesinlikle yok. Yani bu bir uydurma.

(5) Krisna gunahlarimiz icin degil, kendisine ve klanina karsi yapilan iki lanetin gerceklesmesi icin oldu: (i) Kocasi Dhritarashtra'nin oldugu savasi durdurmadigi icin dul Gandhari'nin laneti ve (ii) Krisna'nin oglu Samba'nin bazi kutsal adamlara yaptigi bir saka nedeniyle Brahmanlarin laneti. Bunlarin da Isa ile alakasi yok.

(6) Krisna'nin ruhu yukselir, ancak bedeni yeryuzunde kalir ve yakilir.

(7) Krisna'nin dogumu/olumu icin M.O. 1200 tarihi dogru degildir. Geleneksel olarak Krisna'nin olumu M.O. 3100 civarinda gerceklesmis ve Kali Cagi'nin baslangicini isaret etmistir.

Andrew 13-07-2024 09:19

Krisna Carmiha mi Gerildi?
 
Assagidaki, siklikla ve cahillikten dolayi "ahan da carmiha gerilmis Krisna" diye goterilen gorsel, aslinda 19. yuzyildan beri bilinen bronz bir Irlanda hac figurudur. Bu tur figurler sadece Irlanda'da degil, tum Avrupa'da son derece yaygindir. [Detayli aciklama icin]

https://blogger.googleusercontent.co...+Crucified.jpg


Assagida ise benzer bir ornek gorulmektedir; bu 13. yuzyila ait Fransa kokenli bir eser olup su anda Kansas City, Missouri'deki Nelson-Atkins Muzesi'nde bulunmaktadir.

https://blogger.googleusercontent.co...640/Corpus.jpg

Andrew 13-07-2024 09:56

Isa ve Mitra Benzetmesine Geri Donelim
 
Isa ve Mithra arasindaki varsayilan bazi paralelliklere hizlica bakalim:


Varsayilan pagan paraleli: Mithra'nin on iki takipcisi vardi.

Onemli sorun: Antik bir sanat eserinde Mithra'nin etrafinda on iki yuz tasvir edilmistir, ancak bunlarin Mithra'nin "havarileri" olduguna dair hicbir kanit yoktur. Aslinda, Mithra'nin sadece iki yoldasi vardi: Aldebaran ve Antares.




Varsayilan pagan paraleli: Mithra bir aslan ve bir kuzu olarak tanimlanmistir.

Onemli sorun: Mithra'nin bir kuzuyla iliskilendirildigine dair hicbir kanit yoktur. Mithra bir aslan olarak tanimlanmistir. Ancak, bu imge, herhangi bir Mithra mitinden yuzyillar once Israilliler arasinda mevcuttu (Yaratilis 49:9). Yeni Ahit yazarlari Isa'yi bir aslan olarak tasvir ederken tanidik Yahudi imgelerini kullaniyorlardi. Ben de kendime aslan diyebilirim, bu benim Isa'yi kopyaladigim anlamina gelmez.




Varsayilan pagan paraleli: Mithra, "beden ve kan" terminolojisinin kullanildigi ozel bir yemek baslatti.

Onemli sorun: Mithraizm baglaminda bu terminolojinin en erken kaniti ikinci yuzyilin ortalarindan - Inciller yazildiktan yaklasik yuz yil sonrasindan - gelmektedir. Bu durumda, Mithraizm'in Hristiyan uygulamasindan odunc aldigi cok daha olasidir.




Varsayilan pagan paraleli: Mithra baskalari ugruna kendini feda etti.

Onemli sorun: Mithra siklikla bir bogayi kurban ederken tasvir edilir - ancak Mithra'nin kendisi asla kurban olmaz. Bu arada, dedem de bazen ozel zamanlarda koyun kurban ederdi.




Varsayilan pagan paraleli: Mithra ucuncu gun olumden dirildi; takipcileri her yil onun dirilisini kutladi.

Onemli sorun: Hristiyanlik oncesi donemden Mithra'nin ucuncu gun dirildigine dair hicbir kanit yoktur. Gunesle iliskisi nedeniyle, Mithra takipcilerinin her yil bir yenilenme veya yeniden dogus kutlamasi mumkundur.




Varsayilan pagan paraleli: Mithra'nin dirilisi Pazar gunu kutlanirdi.

Onemli sorun: Hristiyanlik oncesi donemden Mithra'nin dirilisinin haftanin ilk gununde kutlandigina dair hicbir kanit yoktur, ancak Mithra takipcileri - ve diger gunesle ilgili tanrilarin takipcileri - tanrilarina Pazar gunu tapinirlardi. Yeni Ahit Incillerinde "haftanin ilk gunu"ne vurgu yapilmasinin nedeni, Isa'nin Cuma gunu asilmasi ve Pazar gunu dirilisi --iddiasi--. Aslinda Pazar gununun bir kerameti yok. Bazi hristiyanlar farkli gunlerde de tapiniyor ve kilisede ibadet yapiyor. Cumartesi gibi. Bir diger onemli nokta ise, Erken donem kilise tarihine bakildiginda su gorulur: Hristiyan olan pek cok pagan vardir ve bu insanlar Pazar gunu tanrilarina tapiniyordu. Dini ve kulturel olarak yaygin bir davranisti. Bence, kilise yoneticileri, insanlara kolaylik olsun ve sorun cikmasin diye, Pazar gununu kilise gunu ilan etmis olabilirler. Zaten her kultur bir digerinden bir olcude etkilenir. Bunda abartilacak bir sey yok.

Andrew 13-07-2024 10:20

Geleneklerle Ilgili Kisa Bir Soz
 
Pagan Mitlerindeki Paralelliklere Dair Iddialar ve Hristiyan Gelenekleri

Paralelliklerin savunuculari, surekli olarak sonraki Hristiyan geleneklerini Incillerde bulunanlarla karistiriyorlar. Ornegin, Hristiyanlarin daha sonra Noel'i kutladigi zamanlarda pagan festivalleri gerceklestigi dogrudur - ancak Yeni Ahit belgeleri Isa'nin dogumu icin hicbir zaman bir tarih onermez! Noel'i kutlamak icin bir tarih belirlenmesi Isa'nin zamanindan yuzyillar sonra gerceklesti; Burada iki olasilik var. Birincisi, Hristiyanlar muhtemelen kis gundonumune yakin bir tarih olarak dusunduler cunku Isa'nin oldugu tarihte gebe kalindigina dair erken erken donem bir geleneksel bir inanc vardi ve Fisih Bayrami'ndan dokuz ay sonra Isa'nin dogumu Aralik ayinin sonlarina denk geliyordu. Ikincisi ise su, toplumda 25' Aralik'ta baska tanrilari kutlayan bir gelenek vardi. Paganlar'i kizdirmamak ve daha cok insanin Kiliselere daha kolaylikla gelebilmesi icin, Hristiyanlar Noel'i ayni tarihte kutlamayi sectiler. Fakat her halukarda, Yeni Ahit Isa'nin dogum tarihiyle ilgili hicbir iddiada bulunmadigi icin, Noel'in kutlanmasi, Yeni Ahit'teki Isa'nin dogum tasvirinin tarihsel olaylara dayanip dayanmadigi tartismasiyla ilgisizdir.

Ayni durum, pagan dogurganlik festivalleri ile sonraki Paskalya kutlamalari arasindaki baglantilar icin de gecerlidir. Bazi kisiler "Easter" (Paskalya) kelimesinin, Sumer tanricasi "Ishtar"dan geldigini iddia etmistir. Fakat Easter kelimesi Ishtar'dan gelmeyebilir. Kelimenin nereden geldigine dair iki ana teori var. daha anlamli ve akilci olan ikinci teoridir ve o da sudur: Easter" kelimesi, Latincede "in albis" ifadesinden turetilmistir. "Alba" kelimesi, "safak" veya "tan" anlamina gelir. Eski Almanca'da "in albis" ifadesi "eostarum" halini almis ve zamanla modern Almanca'da "Ostern", Ingilizce'de ise "Easter" halini almistir. Tabii, bu teoridir. Onemli bir sey de su: Istar'in sembolleri yumurta ve tavsan degildi. Onun sembolleri aslan ve sekiz koseli yildizdi.

Andrew 13-07-2024 10:28

Daha sonra devam edecegim.

Refahi 13-07-2024 16:53

Yazdıklarınız bundan yirmi yıl önce Amerikan menşeli, üçüncü sınıf ucuz Evanjelik internet sitelerinde okuduğum makalelerin yüzeysel bir derlemesi olması bakımından beni maziye götürdü. Hala bu gülünç açıklamaları ciddiye alan var mı ya hu?

Andrew 13-07-2024 17:31

Genetik mantik hatasi [safsatasi] bir iddianin veya argumanin dogrulugunun veya inandiriciliginin sadece kaynagi veya gecmisi nedeniyle reddedildigi mantiksal bir safsatadir. Bu hata, bir iddianin gercek niteliklerini degerlendirmek yerine sadece kaynagina odaklanmakanlamina geliyor. [1], [2]

Bu safsata, kanitin, mantigin veya argumanin ozunu ele almaktansa, bir fikrin kokeni, iliskileri veya nasil ortaya ciktigina yogunlasir. Bu yaklasim, bir seyin guvenilmez veya sorunlu bir kaynaktan geldigi varsayimiyla, bu seyin otomatik olarak guvenilmez veya yanlis oldugunu iddia eder.

Ornek:

X: Horus'un bakire dogumla degil, Isis ve Osiris'ten dogduguna dair mitolojik kaynaklar var. Bakire dogumla ilgili herhangi bir kaynak yok. --Eger varsa getir, goster.

Y: Hayir, bu bilgiler kesinlikle yanlis. Cunku bunlari hristiyanlar soyluyor.

X: Mitolojik metinlerde acikca belirtiliyor. Kanit var.

Y: ama ben eskiden jleahjbsmnshndfjlkhd


Dolayisiyla, yukarida paylasilan seriler "bilgi" ile yanlislanmali. Kisisel olarak, senin ne yasadiginla, gecmisinle, kabullerinle, okuduklarinla ilgilenmiyoruz. Yanlislayacaksan bilgi ile yanlisla ve oncelikle mantik hatalari nelerdir guzelce ogren. Anliyorum, forumda yenisin ve bir seyler ifade etmeye calisiyorsun fakat kisisel duygularina gore degerlendirmenin bizim icin--en azindan benim icin--bir onemi yok.

Ustelik, dun gece bunlari yazmak benim saatlerimi aldi, dolayisiyla ucuz ayak oyunlariyla saygisizlik yapma.

Refahi 13-07-2024 18:58

İyi de ben İsis'in bakire olduğunu ve bu bağlamda İsis kültü ile Meryem'in bakireliği argümanı arasında bir bağlamsal benzerlik bulunduğunu söylemedim ki.. Yine aynı şekilde Paganizm ile Hristiyanlık arasındaki benzerlikleri vurgulayan akademik yetkinliğe sahip hiç bir arkeolog veya tarihçide bu şekilde (İsis'in de Meryem gibi bakire olduğu üzerine) bir aynilikten söz etmemektedir. Bu, bilgi kirliliğinin oldukça yaygın olduğu sanal ortamda dile getirilmiş ve entelektüel muhitlerde pek de itibar edilmeyen basit ve gerçek dışı bir varsayımdır. Siz sanki Hristiyanlığa ilişkin söz konusu alandaki eleştiriler tümüyle bunun üzerine kuruluymuş gibi zaten itibar edilmeyen bu safsatayı alıp, herkesin malumu olan bir gerçeği tekrarlayarak, Paganizm ile Hristiyanlık arasındaki benzerliklere ilişkin savları çürüttüğünüzü iddia ediyorsunuz. Komik...

Hristiyanlık ile Paganizm arasındaki benzerlikler konusunda dikkate değer bir argüman olarak, İsis kültü ile Hristiyanlıkta Meryem'in ''Tanrı Doğuran(Theotokos)'' sıfatı ile kültleştirilmesi arasında bir benzerlikten söz edilebilir mesela... Hatta Kiliselerde bebek İsa'yı kucağında tutan Meryem tasvirleri ile arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkan Horus'u kucağında tutan İsis heykelleri arasında büyük bir benzerlik bulunmaktadır ve bu bir hayli ilgi çekicidir.

Bu arada sizi biraz bilgilendireyim ( çünkü, buna gerçekten ihtiyacınız var), bakireden doğum hikayesi, ilk yazılan İncil olan Markos'da yer almaz! Bunu da ufak bir anekdot olarak belirteyim.

spartacus 13-07-2024 22:54

Burada bir yanlış anlaşılma var diye düşünüyorum, gerçek kişi ile efnaeye, dine, mitolojiye konu olan kişiye atfedilenler bakımından istesek de, istemesek de bir ayrım koymak zorundayız.

Diğer başlıkta da dile getirmiştim, bence, İsa olarak aslında daha doğrusu zaten mevcut olan mesih kültü ve zaten hali-hazırda uzun dönemleri kapsayan, yaşanmakta olan isyan dönemleri ardınca oluşturulan efsane, mitoloji kahramanları birbirine karıştırılmamalı. Hiç bir mitolojik, sözde kutsal metinde anlatılan hikaye kahramanları, yaşamış veya yaşamamış, hatta sayıları belkide düzinelerce olan kişilerin aynısı olarak değerlendirilmemeli. Efsaneler, anlatılar, mitolojiler, genelde(istisnası var mı bilmiyorum) uzun erimli ve kahramanların hayatta olmadığı, hatta binlerce yıllık kahramanlık efsanelerin devamı, veya ilgili efsanelerin karma bir biçimde başka karakterlerde yeniden ve üzerine yeni şeyler çıkartılıp, eklenerek, ya da yeni kahramanların, kahramanlıklarının, mitolojinin eski kahramına da atfedilerek zenginletirldiği, hayat bulduğu yollardan geçmektedir.

Örneğin M.S 60'ları düşünelim, isyanın liderliğin de -ilgili bölgede- Yahudiler olduğunu görüyoruz, bu isyanlar öyle isyanlar ki, intihar timlerinden dahi söz edilir. Bir kaç yüzyıl, bu tür dönemleri yaşayan bir toplumu düşündüğümüzde, mesih kültünün yakıcı etkisi yabana atılamaz. Peki dinin ismi neden Hristiyanlık ve inanırlarına Hristiyan denmiştir? Yeşuacılar, Yeşucular denmemiştir?

Son olarak bazı tarhçilerin İsa'dan, Yahya'dan söz etmesi normaldir, zira zaten aradan 100 yıl geçmiş, efsane, mitoloji, dini inancın temeli ve sütunalrı, belirli isimlerine üzerine atılmıştır, dolayıysyla -tanık olmayan, kaynağı da kendisi olan bazı tarihçilerin söylemlerine dayalı isim alıntıları da belge niteliği taşımaz. Ki Hrisyanlarca üzerlerinde oynanmış, üstelik asıl kaynak-lar mevcut değil ve yüzyıllarca sonra çevirilerden yapılmış çevirilerde olası hristiyan kalem oynatması mümkün-bence kaçınılmaz). Bilinen en eski kaynak üzerinde kalem oynatıldığı ise çeşitli yöntemlerle tespit edilebilmiştir. Aslında dıdığının, dıdığının, dıdığınca çevirisi yapıldığı iddia edilen aradan yüzlerce yıl geçmiş, elde orijinal de yok, karşılaştırma şansı da olmayan ve Hristyanlarca, genelde manastırlarda yazılmış kaynaklar ciddiye alınamaz, alınmamalıdr. Bunu çok daha geç uydurulan islam tarihi açısından da net bir biçimde kavrayıp, görebiliriz.(sözde 300.000, 500.000 hadisten söz edilir, ağzı olan efsane, masal udyurmuş, dinlerin oluşumu, ortaya çıkışı da aslında böylesi süreçlerle meydana gelir. Gerçekten İsa olarak atfettikleri kişi-ler hatta belkide yüzlerce, binlerce yıl öncenin efseneleriyle masal kahramanına dönüşen kişilere referans kişiler şimdi dönüp İncil'i, Tevrat'ı, Kur'an'ı ve sonradan yazılmış nitolojik tarihi okusaydı, şaşırıp kalırdı)

İlgili dönem Yahudiler açısından pek çok kahraman gelip geçmiştir(bu tartışmaz diye düşünüyorum, çünkü Roma'ya karşı süreğen, ister içten, içe, ister açıktan karşı koyuşlar, başkaldırılar), zaten bir mesih kültü var, üstelik bu kültü kendi inançlarına, kaynaklarına dayandırıp, referans edinebilen bir toplumun varlığı söz konusu. hali hazır isyan hali, bir çok savaş, kahraman sayılan komutanlar, kişiler gelip, geçiyor ve her defasında insanların mesih bu olmalı, mesih bu kişi inancı diriliyor...

peki o kişi-ler kim? Artık birer efsaneye, mitolojiye dönüşmüş ve adına mitolojik hayat hikayesi yazılmış(doğum günü seçimi dahi bilinçli bir biçimde özel bir güne denk getirilir) kişilerin bizzat kendileri olmadıkları açık. Hikayeleri efsaneler kişilerin ölümünden sonra -ki gerçekte tam olarak ne zaman doğdu, öldüler, hangi kahraman esas alındı bilinmez- yazılıyor. Benim anladığım ve tahminimce, Yahudiler'in bir kısımı, bu kahramanlardan herhangi birisinin Mesih olduğunu öne sürdü, inandı ve bu bağlamda, inanç bakımından ana grup-toplumundan(Yahudilerden) kaçınılmaz olarak ayrıştı ve artık geriye, yeni inancın derinleştirilmesi, gerekçelendirilmesi(tanrının oğlu, bakireden doğum, babasız doğum(bu muhtemel sonradan değiştirildi veya eklendi, Yusuf'un oğlu kısmı elendi, Yusuf bir biçimde ortadan kaldırıldı, tarihten silindi), 12 havari, çok çeşitli mucizeler, şifacılık, krallık, peygamberlik, bilgelik, üstün tutup, övebilecekleri, yüceltebilecekleri ne varsa eklemleyerek vb.), örgütlenmesi, dinleştirilmesi sorunu kalmıştı... Ayrışma bir kez başladıysa, artık yeni gerekçeler, farklılıklar, aynı temel bile olsa yeni tipte sütunlar ve çatısı döşenmeliydi....

Gerçekten İsa diye birisi yaşadı mı? (Bence bu kişi-ler özel olarak sadece 1 şahısa indirgenemez, mesih kültü inancı ne zaman ayrışma gösterecek kadar etkili olmuştur, farklı bir din ve ayrışmada oradan başlar. Bu ayrışma, mesih olduğunu iddia edip inanlarla, inanmayanlar arasında başlar ve ardınca hikayeyi konduracak temeller ve sütunları üretme dönemi başlar, çünkü ayrışma bir kez gerçekleşmiştir ve artık(ki ağırlıklı olarak) geri dönüş yoktur.)

Sonuç olarak elde olan din-mitoloji, akıl, mantık, fizik, bilim dışılığıyla, mitoloji olmaya devam edecek... Zeus gerçekten yaşadı mı? Pardon da yüzyıllarca buna inana ve böyle masal uydurup, din haline getirmenin sonunda, Zeus'un gerçekliği, yine hali hazır mitoloji ve değinileri, heykelleri, isminin şu ya da bu tarihi kaynakta kullanılması öne sürülerek objektif bir zemine oturtulabilir mi? Farkı ne? Hiç. İsa konusunda, yani reel bir kişilik olarak zaten mesih kültü inanırlarının ürettiği mitolojileri duyup, okuyup, bunlar üzerinden atıf yapılması tarihsel belge niteliği taşımaz, öyle olsaydı, Zeus'un reel kişiliği, şahsı ve gerçekliği, çok daha kesin ve tartışma götürmezdi. Zeus, objektif olarak ne kadar özneleştirilebilirse, İsa'da o kadar ve buradaki isimler tarafımca, objektif bir karşılığı olan kişiler-kahramanlar değil masal kahramanı kimlikler olarak değerlendirilmiştir... -Ki gerçek kişilerin referans edilmesi de hem olası, hem mümkün hem de zaten mitolojilerin referans edindiği kişiler, dedeler, kabile reisi, kabile büyüğü, savaş kahramanı, ünlü komutan vb. olarak, üstelik bunlar gerçek isimleriyle değil, çoğunlukla hakları, namında toplumca atfedilen övgü-yüceltme, ulu önder, kuırtarıcı,övünülen, yüce kişi vb. kelimeleridir, tarih ve kişi bakımından tam olarak hangi isimi, kişi, dönemi işaret ettikleri de belirsizdir, ki masalalrın, mitolojilerin, uyduruk dinlerin doğasında bu vardır ve bunların din haline gelişi, bir kaç yüzyılı kapsar, bulur. Tarafgirlikle de olabildiğince eski kaynak, belge, bulgular ise yok veya tahrif edilir...

Andrew 13-07-2024 23:06

Alıntı:

Alvin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659617)


Terminoloji Yanilgisi: Terminoloji safsatasi okuyuculari Isa'nin hayatindaki olaylarin mitolojik tanrilarin hayatlarinda da gerceklestigini kabul etmeye yonlendirmek icin Hristiyan terminolojisinin kullanilmasidir.. Ornegin, Horus'un bir "bakireden" dogdugu soylenir. Ancak kaynaklara baktigimizda Isis'in hic de bakire olmadigini goruruz. Dolayisiyla "bakire" terimi, Hristiyan kavramlarini cagristirmak ve benzerlik goruntusu vermek icin kullanilmistir. Bu durum "kurtarici", "havariler", "carmiha gerilme", "dirilis" gibi terimlerin kullaniminda da gorulur. Horus ile ilgili hangi kaynakta, Horus'un "carmiha gerildigi" yazmaktadir? Hic bir yerde! Ama boyle soylenince sanki gercekmis gibi bir algi yaratiliyor. Bu acikca sahtekarlik!



Alıntı:

Refahi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659631)

Hristiyanlık ile Paganizm arasındaki benzerlikler konusunda dikkate değer bir argüman olarak, İsis kültü ile Hristiyanlıkta Meryem'in ''Tanrı Doğuran(Theotokos)'' sıfatı ile kültleştirilmesi arasında bir benzerlikten söz edilebilir mesela...


Yukaridaki alintilari tekrar okumani oneriyorum.

Ayrica, Tanri, olan Osiris, tanri olan kizkardesi Isis'i z.ikmis --hem kardesi hem kocasi--ve yine tanri olan Horus'u dogurmus. Bunlarin hepsi "tanri". Aralarinda sokus diyalektigi var. Girme cikma diyalektigi var.

Iki tanri s.ks yapip da essek mi doguracak :) Tanri doguracak tabii.

Buradan kalkip, Hristiyan teolojisine ait bir kavrami sanki ayni seymis gibi kullaniyorsun. Yorumlarken benim 15-20 yil once yaptigim seyi yapiyorsun. :wave:

Refahi 13-07-2024 23:30

Sayın Alvin,

Yazdıklarınız, benim söylediklerime bir cevap niteliği taşımıyor. Ben söz konusu kadim Mısır inancında, Tanrıça İsis'in bakire olduğu, Osiris'in bir bakireden doğduğu şeklinde bir inanış olmadığı, bunun üzerinden Hristiyanlıkla bir ilişik kurulamayacağını zaten yukarıda ki yazımda belirttim. Ben İsis'in konumu ve ona atfedilen ünvanlar ile Hristiyanlıkta Meryem'in konumu arasında ki benzerliğe vurgu yaptım. Örneğin yukarıda ifade ettiklerime ek olarak, her ikisi için ''Göğün Kraliçesi'' ünvanının kullanılması bir başka benzerliği teşkil etmektedir. Şimdi Hristiyanlar ''Ama biz Meryem'i Tanrı olarak görmüyoruz'' şeklinde bir savunma mekanizması geliştirebilirler ama ona atfettikleri ünvanlar, insandan çok Tanrısal bir varlığa uygun düşmektedir.

Yazdıklarımı daha iyi anlayabilmeniz dileği ve sevgilerimle...

Andrew 13-07-2024 23:46

Bir iki gun bu konuya kendi adima biraz ara verecegim. Paylasimlar icin tesekkurler

Andrew 14-07-2024 00:00

Alıntı:

Refahi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659641)
Sayın Alvin,

Yazdıklarınız, benim söylediklerime bir cevap niteliği taşımıyor. Ben söz konusu kadim Mısır inancında, Tanrıça İsis'in bakire olduğu, Osiris'in bir bakireden doğduğu şeklinde bir inanış olmadığı, bunun üzerinden Hristiyanlıkla bir ilişik kurulamayacağını zaten yukarıda ki yazımda belirttim. Ben İsis'in konumu ve ona atfedilen ünvanlar ile Hristiyanlıkta Meryem'in konumu arasında ki benzerliğe vurgu yaptım. Örneğin yukarıda ifade ettiklerime ek olarak, her ikisi için ''Göğün Kraliçesi'' ünvanının kullanılması bir başka benzerliği teşkil etmektedir. Şimdi Hristiyanlar ''Ama biz Meryem'i Tanrı olarak görmüyoruz'' şeklinde bir savunma mekanizması geliştirebilirler ama ona atfettikleri ünvanlar, insandan çok Tanrısal bir varlığa uygun düşmektedir.

Yazdıklarımı daha iyi anlayabilmeniz dileği ve sevgilerimle...


Senin "söylediklerine bir cevap niteliği taşımadigi" icin uzgunum. Benim bilgim de bu kadar yani. Daha iyi bir cevap verebilir miyim bilemiyorum. Bu kadarla yetinelim, benim verebilecegim bu.

Hristiyanlar, Meryem'i daha sonralari tanricalastiriyorlar. Eger yanlissam, Katolik arkadaslardan ozur dilerim. Bunun, Artemis ile ilgisi olabilir. Toplumda yer alan inanclarla, kulturlerle ilgisi olabilir. Bilemiyorum. Fakat yine de, Yeni Ahit'te boyle bir durum yok. Incil, Isa'yi Artemis gibi, Isis gibi tanrilastirmiyor. Yuzyillar sonra insanlarin farkli inanislardan ve kulturlerden etkilenmesi sanirim. Yine Incil'de "gogun kralicesi" diye yazmiyor. Bunu daha sonralari insanlar soyluyor. Yuzyillar sonra soylenen seyler yuzunden, hristiyanligin ilk belgesi olan Incil'i elestirmek ve yargilamak anlamsiz olur.

Refahi 14-07-2024 00:26

İncil, İsa Mesih'i Tanrılaştırmıyor mu?

''....bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O'nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih'tir. Her şey O'nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O'nun aracılığıyla yaşıyoruz.'' (1. Korintliler 8:6)

Rica ederim bilmediğiniz konularda ahkam keserek kendinizi komik duruma düşürmeyin.

Andrew 14-07-2024 00:27

Alıntı:

Refahi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659646)
İncil, İsa Mesih'i Tanrılaştırmıyor mu?

''....bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O'nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih'tir. Her şey O'nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O'nun aracılığıyla yaşıyoruz.'' (1. Korintliler 8:6)

tanrilastiriyor.

Refahi 14-07-2024 00:30

İyi ama yukarıda ki yazınızda şöyle demişsiniz;
Alıntı:

Yeni Ahit'te boyle bir durum yok. Incil, Isa'yi Artemis gibi, Isis gibi tanrilastirmiyor.

Andrew 14-07-2024 02:06

Gece boyu bu basligi yazdim, yetersiz uyudum. Bugun de ayni anda calisiyorum bilgisayardan. Hem oraya hem buraya dikkat vermeye calisiyorum. Zihinsel olarak yorulmaya basladim. Yanlis yazmisim. Ozur dilerim.

Incil, "Meryem'i" tanrilastirmiyor fakat kultur, gelenekler ve cevredeki inanislarin etkisiyle, insanlar zamanla Meryem'e, Incil'de gormedigimiz degeri vermeye basliyor. Hatta tanrilastirmaya basliyorlar gibime geliyor demek istedim. Incil'e gore Isa tanridir zaten. Meryem degil.

Katoliklerin bir duasi vardi: "Selam sana Tanri'nin en sevgili kulu Meryem, Rab seninledir" seklinde. Bu aslinda Incil'e dayanan bir dua. Fakat geleneklerle Meryem daha farkli bir sey yapilmis. Katolikleri de yargilamadan once onlari da dinlemek lazim bence.

Bana da "siz" deme, "sen" de :)

Andrew 14-07-2024 05:32

Liste
 
Assagidaki listede yer alan, butun tanrilari detaylandiracagim. Bu sayede "tanri isa" ile paralel mi onu gormus olacagiz. Internette biliyorsunuz ki, "isanin bu tanrilardan evrildigine" cok deginiliyor. Bunun dogru olmadigini biliyoruz. Toplumlar her zaman kendi inancini uretmis, baska inanislardan etkilenmis, ekleme cikarma yapmis, kopyalamis yada bazen sadece ismini degistirmis ve biraz daha gelistirmistir. Fakat, Isa karakteri "paganlardan evrilmemistir" ve sanildigi gibi bir paralellik de yoktur. Yazi, Zeitgeist--The Movie ve The World's Sixteen Crucified Saviors adli kitaba bir cevap olmasi icin yazacagim.





Incelenecek "Paralel Pagan" Tanrilar

Adonis
Attis (ve Kybele)
Baal
Baküs
Balder
Beddru
Devatat
Dionysos
Hermes
Horus
Krishna (ya da Krsna)
Mithras
Orpheus
Osiris
Tammuz (ya da Dumuzi)
Thor
Zerdüşt

Andrew 14-07-2024 06:33

1- Adonis
 
Adonis klasik calismalarda, bitkisel yasamin mevsimsellik sembolu olarak yorumlanmistir. Bitkilerin kisin olumu ve ilkbaharda yeniden canlanmasiyla iliskilendirilir. Orijinal Sumer kokenine ragmen, yerli bir mitoloji bulunmamaktadir; bilgilerimiz sonradan gelen Yunan, Roma ve Hristiyan yorumlarina dayanir. Efsanenin iki ana formu vardir: "Panyasisyen" formu ve daha tanidik olan "Ovidius" formu. Ilk form, Cinyras'in kizi Smyrna ile olan ensest bir birliktelikten dogan Adonis'i anlatir; Smyrna bir mur agacina donusur ve adonis bu agactan dogar.

Zeus veya Kalliope, Adonis'in yilin bir kismini Afrodit ile yeryuzunde, bir kismini ise Persephone ile yeraltinda gecirmesi gerektigine karar verir. Bu yer degistirme-konum degistirme gelenegi olum ve dirilis anlamina gelmez, cunku ilk form Adonis'in olumune dair bir anlati icermez.

Ikinci formda ise Adonis'in bir domuz olarak kiliginda Ares tarafindan bir marul tarlasinda olduruldugu ve Aphrodite'nin onun anisini yasatan bir cicekte onu anma toreni yaptigi anlatilir. Adonis'in yukselisi yoktur. Adonis'in yeryuzu ile yeralti dunyasi arasinda hareketi olumunden once gelir. Sadece gec donem metinler, buyuk olcude Hristiyanliktan etkilenmis ve bunlar Adonis'in olumden dirildigini iddia eder. Fakat bu metinler Hristiyanliktan sonradir. Bunlarin en erken olani, Lucian'in 2. yuzyilda "ucuncu gun" rituelinde, bir Adonis heykelinin "isiga cikarildigi" ve "canli gibi konusuldugu" konusu edinilen belirsiz anlatimidir.

Lucian, "konusma"dan sonra kadinlarin saclarini yas tutmanin bir sembolu olarak kestigini bildirir. Daha sonra, Hristiyan yazarlar Origen (MS 3. yuzyil) ve Jerome (MS 4. ve 5. yuzyillar), ve Cyril of Alexandria (MS 4. ve 5. yuzyillar) Hezekiel 8:14'u yorumlarken Adonis'in (yanlislikla Tammuz olarak tanimlanan) "oldukten sonra dirildigini" kutlayan ucuncu gun coskulu kutlamalarindan bahsederler. Bu sonraki bir Hristiyan yorumu mu temsil ediyor, yoksa Adonis kultunun ucuncu ve dorduncu yuzyillarda gelisen olum ve dirilis mitolojisi olarak Hristiyan hikayesini taklit etmesi mi belli degil. Adonis'ci kult uyelerin Adonis gizemli ritueller yaptigina dair kanit yoktur.

Kaynak: "Adonis" ve "Dying and Rising Gods", The Encyclopedia of Religion, ve Drudgery Divine, Jonathan Z. Smith, sf 101).

Kisa bir checklist

Bakire dogum var mi?
Hayir, mur agacindan dogmus.

"Tanri'nin Oglu" mu?
Hayir.

Kurtarici mi?
Hayir.

Mucizeler mi gerceklestirdi?
Hayir.

Toplulugunda Ekmek/Sarap ayini var mi?
Hayir.

Carmiha mi gerildi?
Hayir, bir domuz tarafindan marul tarlasinda olduruldu.

Dirildi mi?
Hayir, daha sonradan Hristiyan yorumu. Isa'dan bir kac yuz yil sonraki olay.

Yukselmis / Alcalmis mi?
Evet, olmeden once.

Ilahi Hakim mi?
Hayir.

Andrew 15-07-2024 03:06

2- Attis ve Cybele
 
Cybele, Orta Dogu kokenli bir tanrica olup, M.O. yedinci yuzyildan itibaren Yunan dunyasinda bilinmektedir. Roma'da M.O. ucuncu yuzyilin sonunda Magna Mater ("tanrilarin buyuk annesi") olarak bilinmeye basladi. Cybele, Cybebe, Cybelis olarak da biliyor, hatta Italya'nin Locri sehrinde Cybala olarak da adlandirilmis. Frigyalilar tarafindan tanrica olarak benimsenmis ve kultu Pessinus'ta merkezi bir inanc olmus. Daha sonra bu kult, Lidya kralliginin baskenti Sardis'e ve Anadolu, Avrupa ve Hellenik sehirlerine yayilmistir. Bircok yerde Cybele kultu, bazen Attis kultuyle birlestirilmistir.

Attis ise Cybele'nin sevgilisi olarak tanimlanir ve bu ikisi bircok kulturde beraber tasvir edilmistir. Attis'in hikayesi, farkli versiyonlarda anlatilmistir. Bir versiyonda, Attis bir ask ihaneti nedeniyle delirir ve kendini hadim eder. Kan kaybindan olur. Bu hikaye, Attis'in trajik sonu ve onunla iliskili mitolojik anlatimlari icerir.

Attis'in olumu mitolojide anlatilir. Dirildigine dair bir kanit yok.

Bu nedenle, Attis ve Cybele'nin kultu ve mitolojisi, antik donemde onemli bir dini pratik olarak var olmus olsa da, onu olup yeniden dogan bir tanri olarak siniflandirmak icin yeterli dayanak bulunmamaktadir.

Kaynak: "Cybele" ve"Dying and Rising Gods", The Encyclopedia of Religion

Checklist

Bakire dogum var mi?
Evet, bazi anlatilarda annesi bir meyveyi vucuduna sokar, ve meyveden hamile kalir.

"Tanri Oglu" mu?
Hayir.

Kurtarici mi?
Hayir.

Mucizeler mi gerceklestirdi?
Hayir.

"Ekmek / Sarap ayini duzenledi mi?
Hayir.

Carmiha mi gerildi?
Hayir, cam agaci altinda kendini hadim etti ve kan kaybindan oldu. Bazi anlatilarda ise, cam agaci bunu oldurdu.

Dirildi mi?
Hayir

Yukselme / Yeraltina inme var mi?
Hayir.

Andrew 15-07-2024 03:20

Simdiye kadar iki tane tanridan bahsettim. Bunlardan biri marul tarlasinda oldurulur, digeri de kendi zkini kesip kan kaybindan olur.


Hristiyanlik elestirilerinde ise, --ben de bu hatayi yapmistim--bu ikisinin de carmiha gerilerek olduruldugu anlatiliyor. Bakire dogum diyorlardi, bakire dogum da yok. Hadi carmiha gerildigine dair kaynak varsa getirsin biri de biz de gorelim.

Zaman buldukca butun tanrilari buraya yazacagim ve yapilan sahtekarligi gosterecegim. Ben de 15 yil once bu forumda bu sahtekartligi --bilmeden--yapmistim.

Refahi 15-07-2024 18:39

Alıntı:

Alvin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659649)
Gece boyu bu basligi yazdim, yetersiz uyudum. Bugun de ayni anda calisiyorum bilgisayardan. Hem oraya hem buraya dikkat vermeye calisiyorum. Zihinsel olarak yorulmaya basladim. Yanlis yazmisim. Ozur dilerim.

O zaman bende sizi affediyor ve büyüklük göstererek bağışlıyorum.

Andrew 15-07-2024 19:18

Nezaketen özür dileyen birine — ben seni bagisliyorum denmez. Sen 15 yıl önce burada da değildin. Konuya dahil olup, sulandırma lütfen.

Al büyüklüğünü cebine koy. Burada büyüklük küçüklük yok. 40 yaşında adamım ben.

spartacus 16-07-2024 14:39

Şu halde İncil ve Hristiyan mitolojisindeki İsa'nın gerçekte var olmadığı-olmayacağını düşünüyorum, bir insan farklı, mitolojik kahraman farklıdır. Mitolojik bir kahraman bakımından İsa ile Zeus arasında ne fark vadır? Hiç bir fark yoktur, fark, metafizik dayanaklara sahip, mitolojik kahraman olmaları ortak noktasından gelmez, sadece kahramanlara atfedilen hayat hikayeleri, efsaneler, eylemler ve değinilerde içerik olarak ortaya çıkar.

15 Temmuzda Türkiye'de bir darbe girişimi oldu.
Çok değil daha 3 ay geçmemişti ki bir anda ortalıkta bir sürü kahraman peydahlandı. Bunalrın kimisi tankı altetmiş, kimisi G3 mermisi yemiş, mermi sırtında 15 cm delik açmış(kısaca bütün belini söküp atmış, ama kurbanımız turp gibi ve hayatta olan bir üfürük kahramandır, maaşa bağlanmıştır).... Daha 21. yüzyılda dahi, konu masal uydurmak olduğunda üzerindne bir kaç ay bile geçmemişken başarılırken, uzun dönemler kurtarıcı bekleyen, yüzyıllar boyunca ayaklanmış bir toplumun mesihlerinin de(kurtarıcıların) varlığı ve adlarına efsaneler dizilmiş olması, hasılı mitoljik temelin malzeme bakımından yeterince zengin olduğu rahatlıkla düşünülebilir.

Örneğin söylemiştim, Anadolu'da 7 Pir Sultan, bir çok Karacoğlan tespit edilebilmiştir... Kaldı ki Roma esaretinde ve savaş halinde olan bir toplumun değil 50-60 yıl, daha ilk isyan ve ilk yıllarında, liderleri bakımından RUHANİ, İLAHİ efsaneler ve mitolojiler(zemin var) üretmesi kaçınılmaz olmalı.

İsa neden bir bakireden -sözde- doğurulmuştur?
Hristiyanlar neden kendisine Yeşucular dememiştir de, sözde karşısında savaştığı Romaya karşı, geç dönem Roma tarafından belirlendiği açıkca ortada olan bir tanımlama yapmışlardır(bu da bir diğer çelişki)? Bunlar daha bir çok metafizik üfürükler namına uzatılabilir. Kim dedesinin, dedesinin hangi günde doğduğunu, hatta nasıl yaşadığını, nerede, ne yaptığını gün be gün bilmektedir, buyursun yazsın, hele ki, günümüzden 2.000 yıl öncenin olanaklarıyla, toplumların %1'inin okuma oranına sahip olduğu, savaş halinde olan -ki insanalrın dedesini tanıması, bilmesi, görmesi bile mucize sayılır- bir toplumu düşünürsek...

Mitolojideki İsa'nın nevi şahsına münhasır özel bir kişi olduğundan ziyade, bir çok kahramanın(mesih, kurtarıcının), Mesih-kurtarıcı beklenitili kahramanlarının, gelenek, efsane, anlayış, beklenti, arzular hesabıyla manevi olarak yüceltilen mitolojik bir kahraman şahsında birleştirilmiş bir betimleme, manevi temsil olarak düşünüyorum. Belkide yüzlerce insan, uzun yüzyıllarla, mesih bu olsa gerek, kurtarıcımız budur, liderimiz budur denmiş, gelip, geçmiş ama geride gelenek, hikayeleri kalmıştır.

örneğin islam tarihinde Mekke'nin hem bilimsel hem de tarihi olarak varlığı 7. Yüzyıldan öteye çekilememektedir, yani birileri 9. Yüzyılda efsaneler, kulaktan, kulağa yayılmış, yayılırken de binbir kılığa girmiş, evrilmiş, değişmiş, bire bin eklenmiş masalları ölçüt almakla, bu kişilerin söylemleri tarihsel bir kanıt niteliği taşımış olmuyor. Hele ki dini mitolojileri esas alıp, bütün amacı inancını yüceltmek veya hakinm kılmak olarak açığa çıkan, taraflı ve bilimsel metodlardan uzak tarih yazanların tarihçi olduklarından da söz edilemez. Öyle olsaydı, binlerce tanrı, Tanrıça'yı da gerçek kabul etmemiz gerekirdi. Sonuç olarak eldeki bulgular Zeus'u ne kadar illa şu dönemde yaşamış bir şahsiyet yapmazsa, İsa(Yeşua) içinde bu geçerli, dini şahitlikler(şeyhini uçuran mürit, 1000-2000 yıl önce yaşamış birisine şahit olduğunu iddia edenler misali) anlam taşımıyor. Bir İsa tanrısı vardı ve ölüyü mü diriltiyordu ve buna inanmak!? (Sai baba, Çufçuf Hocalar belli ki ve elbette o dönemler halkın sırtından inmeyenler çok sayıda yerleşik kenelermiş). Bakireden mi doğmuştu(uydurma). İncil'den yola çıkılsa, doğduğu iddia edildiği tarihlerde İsa henüz hayatta değildir, en azından 20 yıl beklenmelidir v.s. Düşünün böylesine önemli birisinin ne zaman doğduğunu bilmeyenler, sözde İncilleri yazmışlar, ama şahıs hakkında aslında hiç bir somut, tarihi bilgiye sahip değiller, nasıl inanmak istenmişse öyle doğurtmuşlar...

Sonuç olarak demek istediğim, Yeşu(İsa) diye, kurtarıcı olarak görülen birisi yaşamış olabilir mi? Hem de düzinelerce -ki OZANLARIN festival, yemek, özel günler için oradan, oraya gezip efsaneler anlattığı, senaryolar uydurduğu dönem ve toplumlarda-, hatta bir tanesine Yunanlılar Jesus demektedir, ama o Jesus, Hristiyan mitolojisindeki Jesus değil, bir yahudidir, ama sonuçta o da Jesus'tur... İnsan olarak bir karşılık bulmak elbette en normalidir, ancak MİTOLOJİDEKİ KARAKTERLER ve eylemlerine dair metafizik efaneler uydurmadır ve bizi de asıl ilgilendirmesi gereken nokta burasıdır, yoksa insnalar neye inanırsa inansın, dileyen taşa bile tapabilir hatta o taşı, taş kılığına girmiş tanrı olarak da görebilir, biz ise taşın, taş kılığına girmiş tanrı değil sıradan bir taş olduğunu söyleriz, zaten sonraki dünlerde de tanrılar böyle değişti, sıradan olanın farkındalığını ortadan kaldırmak için, tanrı-lar olağanüstü masallara, olabildiğince metafiziğe, ulaşılamazlığa hapsedildi...
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/86072
Alıntı:

Babasız doğum veya bakireden doğan bir kurtarıcı nosyonu mitolojik anlatımlarda rastlanan bir motiftir. Semitik teolojinin yanı sıra, Mısır ve Orta Asya mitlerinde bir çocuğun bakireden doğması yeni bir mutluluk devresinin başlamasının işareti olarak kabul edilir (Tümer, 2008: 120). Özellikle kurtarıcı beklentisi içinde olan topluluklarda bakireden doğum büyük önem taşımaktadır. Pagan inançların Hıristiyanlıkta devam ettiğini savunan kimi yazarlara göre, "kurtarıcı Tanrı" ve "bakire anne" anlayışının bulunduğu toplumlarda kurtarıcının, ölümlü bir annenin oğlu olması düşüncesi olanaksızken, gece yarısında bir tanrı tarafından ziyareti içeren semavi bir müjdelenmenin gerçekleştiğinin düşünülmesi doğaldır (Kurt, 2010: 111). Mısır'ın ata tanrısı Osiris ile tanrıça İsis'in cinsel birleşmeleriyle Horus'un doğması örneğinde olduğu gibi, Musevilik ve Hıristiyanlıktan önceki pagan dinlerin temeli olan mitolojilerde tanrısal doğumlar görülmektedir. Bratton'un işaret ettiği üzere, Hitit mitolojisinde gökyüzü kralı Alalu'yu tahtından indiren Anu'nun Kumarbi ile savaşında, Kumarbi'nin ısırdığı Anu'nun cinsel organlarından ağzına sızan tohumlardan gebe kalması gibi anlatımlar bulunmaktadır (Bratton, 1995: 136-137)

Andrew 17-07-2024 05:23

Sadece bir kac noktaya deginecegim. Tabii bunlar benim kendi goruslerim. Yaniliyor da olabilirim. Yanlis da olabilirim. Hakli da olabilirim. Neyse.

Ilk olarak sunu soylemem gerekiyor: Eski caglarda yasamis toplumlarin bir kurtarici beklentisi icinde olmalari son derece dogaldir. Bu toplumlar --ozellikle Yahudilerden bahsedersek-- genellikle zorlu kosullarla mucadele etmis, farkli uluslara kole olmus veya cesitli eziyetler gormuslerdir. --Bazilari da, cikar amacli efsane de uretmis olabilir. bir cesit toplumu dizayn etmek icin. Cehaletten yada ahlaksizliktan kaynaklaniyor da olabilir--Bu tur deneyimler, inanclarini, kulturlerini, dunya goruslerini ve gelecege dair beklentilerini muhakkak ki sekillendirmistir. Bu baglamda, bir kurtarici figurune olan ihtiyac ve umut, toplumlarin varolussal ve spirituel gereksinimlerinin bir yansimasi olarak ortaya cikmis olabilir. Bu, onlara zorluklara dayanma gubu saglamis olabilir. Ornegin, Yahudi geleneginde, MO 6. yuzyilda surgunde bulunan Israilogullari, bir Mesih'in gelecegi umuduyla yasamis ve bu beklenti, Yahudi inanclarinin temel bir unsuru haline gelmistir.

Daha somut bir sekilde konusacaksak, belirli tarihsel figurlerin varligi ve onlar hakkinda yazilanlar, her zaman dogrulugunun garantisi degildir. Bir kisi gercekten yasamis olabilir, ancak ona atfedilen ozellikler ve eylemler zaman icinde degismis veya abartilmis olabilir. Bu kisiler hakkinda efsaneler olusturulmus olabilir. Ornegin, Antik Misir'da firavunlar tanrisal figurler olarak kabul edilir ve toplumun refahi ve guvenligi icin kurtarici rolu ustlenirlerdi. Misir yazitlarina ve arkeolojik bulgulara bakilinca, bu firavunlarin yasadiklari yani tarihsel kisiler oldugu gorulebilir. Fakat, buradan hareketle, soz konusu Firavunlarin "kurtarici" yada " tanri" oldugunu iddia etmek sacma olur. Yani, tarihsel kaynaklarda yer alan bilgilerin dogrulugu da sorgulanmalidir. En nihayetinde, tarihsel ve mitolojik figurlerle ilgili bilgileri degerlendirirken dikkatli ve elestirel bir tutum takinmak onemlidir. Herhangi bir iddiayi kabul etmeden once, cesitli kaynaklardan gelen verileri karsilastirmak ve analiz etmek gerekir.

Bize dusen gorev bence sudur: tarihsel veya mitolojik figurlerin kurtarici olup olmadigina dair tartismalari surdururken, gecmisin sosyo-kulturel baglamini, kaynaklarin guvenilirligini ve farkli yorumlari dikkate almak onemlidir. Bu yaklasim, gecmisin anlamini ve figurlerin sembolik veya gercekci rollerini daha iyi anlamamiza yardım edebilir . Tarihsel ve dini baglamlarda mantikli sonuclar cikarmak icin genellikle genelleme yapmak bazen dogru olmayabilir. Ornegin, bircok kisi kurtarici oldugunu iddia etmis olabilir, ancak bu durum her iddianin yanlis oldugu anlamina gelmez. Ayni sekilde, bir grup veya dizi olayin ozelliklerinin her bir ogeye uygulanmasi, mantiksal safsatalara/ yanilgilara yol acabilir. Ornegin, bircok kisinin kurtarici olmadigi sonucuna vararak, Isa'nin iddiasinin da yanlis oldugunu varsaymak bu tur bir hataya dusurur bizi.

Argumanin yapisinda da sorunlar oldugunu dusunuyorum. Bircok kisinin kurtarici oldugunu iddia etmis olmasi, Isa'nin iddiasinin dogru veya yanlis oldugunu belirlemek icin tek basina yeterli bir olcut degildir. Isa'nin Mesih olup olmadigini degerlendirmek icin, onun iddialarini ve bu iddialarin temelini olusturan kanitlari ayrintili bir sekilde incelemek gereklidir. Gecmisteki diger iddialarin dogrulugu veya yanlisligi, Isa'nin iddiasinin dogrulugunu belirleme surecinde dogrudan bir rol oynamaz. Daha sonra devam etmek istiyorum bu konuya.

Şüpheci Dinsiz 17-07-2024 08:46

Bakireden doğum konusu dikkate değer bir konu. Ortadoğu'da, Asya'da ataerkil toplumlar neden bakireden doğuma bu kadar takmış olabilirler?

Bakireyken doğuran kadın sıradan bir kadın olamazdı, haliyle bakireden doğan çocuk da sıradan bir çocuk olamazdı, çünkü onlara göre Tanrı işe karışmamışsa bakire kadın hamile kalamazdı. Demek ki bu çocuk tanrının çocuğuydu, görevli olarak dünyaya gönderilmişti, söylediği sözler tanrının sözleriydi.

Birkaç cümlede din uydurmanın ne kadar kolay olduğunu ve özelde hristiyanlığın ana hatlarını özetlemiş oldum. Bir 'bakireden doğum' iddiasına birkaç püskül takınca kendiliğinden İncil'e yakın bir içerik elde edilebiliyor.

Andrew 17-07-2024 11:10

Alıntı:

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659686)
Ortadoğu'da, Asya'da ataerkil toplumlar neden bakireden doğuma bu kadar takmış olabilirler?

Ilginc bir soru. Bilmiyorum. Biz, insanlarin uretttigi seyleri bir dereceye kadar biliyoruz ama otesiyle ilgili koyu karanlik. Bir bilgi yok. Fakat varliga yada yokluga iliskin varsayimlarimiz ve dunya gorusumuz var. O kadar. Fakat ilginc bir soru. Sordugun icin tesekkurler burada.

Refahi 17-07-2024 16:13

Bu sadece ataerkil ve geri kalmış toplumlarda geçerli olan bir fenomen değil. Erkek bakış açısında bekaret, kadının saflığını ve temizliğini gösteren en önemli olgudur. Halk literatüründe ‘'erden'' olarak tabir edilen, bekaretini korumuş bir kız, erkek gözüyle en önemli ve en üstün meziyete sahip demektir. Ayrıca bu anlayış bugün içinde geçerlidir. Bu durumu 1500-2000 yıl önce oluşturulmuş din temelli ahlaki ilkelerin, bugün hala varlığını sürdürerek, günümüz insanının düşünce kodlarına olan etkisi şeklinde yorumlayamayız. Durum bu kadar basit değil. Ben şahsen bu anlayışın oluşumunun, evrimsel sürece uzanan kökleri olduğunu ve milyonlarca yıl önce yaşamış atalarımızdan bize miras kaldığını düşünmekteyim.

Bu bakımdan bir kadın, eğer üstün, kutsal bir insan veya bir Tanrı dünyaya getirecekse, o zaman bir kadının taşıyabileceği en önemli meziyete, yani erdenliğe sahip olması gerekmektedir. Çünkü; doğurulan nasıl kutsalsa, doğuranında aynı kutsallığa sahip olması gerekir. Erkek bakış açısına göre bir kadının taşıyabileceği en önemli kutsal nitelikte bekarettir. Dolayısıyla eski din, inanç ve totemlerde üstün, hatta doğrudan Tanrı olduğu iddia edilen kişilerin hayatlarına dair anlatılarda, bakireden doğum menkıbelerine yer verilmesini olağan karşılıyorum. Örneğin, Meryem örneğine baktığımızda, İncil'e göre Meryem, İsa'yı doğurana değin bakire kalmış ve onun doğumuna kadar kocası Yusuf ona el sürmemiştir. İsa'nın doğumundan sonra bu bekaret durumunun sona ermiş bulunduğunu, İsa'nın kardeşleri olduğundan bahseden yine aynı İncil metinlerinde görmekteyiz. Fakat Meryem'i kültleştiren, ona ‘'Tanrı Doğuran'' sıfatını veren, onu İsa'dan sonra yaşamış en üstün insan konumuna çıkartan, hatta sonraki süreçte onu günahsız ilan eden (Hristiyan teolojisine göre İsa dışında peygamberlerde dahil hiçbir insan günahsız değildir. Meryem'e bu konuda bir istisna tanınması, ona Kilise tarafından atfedilen yüce konumu göstermektedir) Kilise, İncil metinlerindeki bu açık ifadeleri reddederek, İsa'nın doğumundan sonrada Meryem'in bakire olduğunu ve bekaretini göğe alınıncaya kadar koruduğunu iddia etmiş, bunu bir dini doktrin haline getirmiştir. Çünkü, yukarıda da belirttiğim gibi bekaretini korumak, erden olmak bir kadının taşıyabileceği en üstün ve kutsal vasıf olarak kabul edilmiştir. İncil'de geçen ''İsa'nın kardeşleri'' ifadesi ise öz kardeş olmayıp, İsa'nın kuzenleri veya Yusuf'un eski evliliğinden doğan çocukları olduğu şeklinde Kilise tarafından tevil edilmiştir.

Şimdi biraz konu dışına çıkacağım ama burayı okuyan özellikle genç yaştaki bayan arkadaşlarımız varsa, onlara söylemeliyim ki erkeklerin kadına dair değer yargıları günümüzde de aynı şekilde varlığını muhafaza etmektedir. ‘'Ahlak iki bacak arasında değildir yea'' diyerek kadının iffetini korumasının önemsiz olduğuna dair size karşı nutuk atan bir erkek var ise bilin ki amacı, sizin bir an önce eteğinizi kaldırmanızı sağlamaktır. Bundan uzun zaman önce bir Cafe'de arkadaşlarla sohbet ederken, bu sohbet ortamında bulunan bir kız, geçmişte erkeklerle ‘'fuckbuddy'' tarzı ilişkiler yaşadığını ve bu sebeple bazı insanlar tarafından eleştirildiğini, ahlaksız olmakla itham edildiğini, bu durumun kendisini üzdüğünü belirtmişti. Bunun üzerine masada bulunan bir erkek, tabiri caizse avına atılan bir akbaba misali hemen konuya dahil olarak, ‘'Bu tarz ilişkilerin son derece normal olduğu, insanların cinsel ihtiyaçlarını karşılama haklarına sahip olduğu, eski çağlarda yaşamış insanların gerici ahlak anlayışlarına günümüz modern dünyasında yer olmadığı, bu sebeple arkadaşlarının eleştirilerini ciddiye almaması gerektiği'' şeklinde uzun bir vaaz vermişti. Sonraki süreci ise aç çok tahmin etmişsinizdir sanırım, bu kız ile söz konusu nutku veren adam bir ilişki yaşamaya başladılar. Kız ilerleyen süreçte ona karşı duygularının yoğunlaştığını, daha ciddi bir ilişki arzuladığını, yani daha açık bir ifade ile evlenmek istediğini söyledi. Adamın cevabı ise ‘'Geçmişte başka erkeklerle Fuckbuddy ilişkisi yaşamış bir kadından çocuk sahibi olup, böyle bir kadının çocuklarına annelik yapmasına izin veremeyeceği'' şeklinde oldu.

Yani velhasılıkelam, erkeklerin gözünde bugün hala bekaret, iffet, erdenlik gibi kavramlar değerini muhafaza etmektedir.

spartacus 17-07-2024 22:12

İsa açısından olumsuz bir ayrıcalık oluşturmak objektif olmaz. Yani, kurtarıcı olarak görülen kişilerden birisi olmadığını söylemek haksızlık olur, zira aksi yönde somut bir veriye sahip değiliz. (ancak yaşadığı dönem, olayların mitolojik tarihi -ki muhtemel- yanlış olabilir, belkide ilgili mitoloji ve temek kaynak-bileşenleri, 300-500 yıl evvelden serpilip gelmektedir)

Orada bağlayıcı olan efsaneler ve bu tür efsanelerin süregiderliğidir, yani süregiden efsane ve mitler, kurumsallaşırken, kişiler, gelip, geçer, ancak efsaneler, mitler, mitolojiler gelişerek, dönüşerek devam eder. Orada ağırlıklı değinilen kişiler değil, efsane ve mitolojiler. Hani nasıl ki kurumlar kalıcı(elbette özgül koşullarında), kişiler geçici ise.

Yani demek istediğim İsa'nın da üzerinde, yani onu aşan bir mitoloji kurumu var. İsa, Romaya ve işgale karşı önderlik eden, zaten süregiden kurtuluş savaşı denemelerinde, bulunduğu lokal alanda kurtuluş savaşını örgütleyen veya örgütleme sürecinde iken -henüz kalkışmaya girilmemişken- yakalanıp, idam edilen bir lider olabilir. İlgili bölgede ise halk kendisinin örgütçülüğü, ikna yetenekleri, kitleleri sevk etme konusundaki yetenekleri ve süreçle birlikte, mesih ilan etmiş olabilir... Babil'de binlerce peygamberden söz edilir, ilgili coğrafyada da bir çok mesih(halkın kurtarıcı ilan ettiği) kahraman gelip geçmiş olabilir (zaten Roma'nın da bir dönem Jesus olarak söz ettiği birisi var, ancak o İsa olarak sözü edilen kişi İsa değil, ölene kadar Musevi ve Yahudi)...

Yani demek istediğim biyolojik bir yapı, yani insan olarak İsa-lar başka, mitolojik yapı, kahraman olarak hikayedeki başka, Tanrı'nın oğlu, Tanrı olması, babasız doğum vb, hikayenin temelini, karakterini belirliyor -ki bu bir insan olamaz, ama dini bir yapı oluşturacaksa, birilerine atıfta bulunma veya peygamber yapma veya da birilerinin zaten kendisini peygamber ilan etme zorunluluğu hasıl olur. Birincisi(insan) somut, ikincisi ise(mitolojik karakter) soyut, figür, betimleme halini almaktadır ki, bunun sebebi de din, mitoloji anlayışının muhtevası, yapı ve biçimiyle ilgili olabilir.

O sebeple mitolojik metinlerden çıkartılabiliyorsa -ki çok zor, muhtemel tarihler yanlış olur- ilgili dönemler, olaylar çıkartılıp, eldeki veriler, tarihle kıyaslanabilir, bunun dışında mitolojik bir karakterin, mitolojik -ancak masallarda olabilir türden- bir olayı ispatlamak mümkün değildir, çünkü metafiziktir, ya inanılır ya da inanılmaz ve ne inanana inandığı, ne de inanmayana inanmadığı için hesap sorulamaz, kimse bu hakkı kendisinde arayamaz. Ancak teist hakimiyetin karakterinde inancın siyasi istismarı, maddi-manevi sömürü, inanç istismarı ve üzerinden müritleştiren ve tartışılamaz hakimiyet, madem inandın o halde böyle olacak böyle davranacak, böyle yaşayacak, dediğimizi veya bunu yapacaksın, afaroz edilirsin yönlü güdüleme-gütme, tehdit-şantaj ve sevk, bir nevi koyunlaştırma, köleleştirme(*), siyasi egemenlik, iktidarın öznesi veya gereksinimi, biçimi haline gelme, menfaat v.b esas basar. Ve elbette despot bir kurumsallaşma mevcuttur ki, toplumsal aydınlanma ve bilinçlenme süreçleri olmadan, geride bıraktığı acılar aşılmadan da aşılamaz.

* İsevilik açısından, buna Yehova Şahitleri örnek verilebilir...

spartacus 18-07-2024 16:06



Sonunda Nasreddin Hoca fıkrası var(tabi Fransızca bir kitap-600 küsür sayfa üstelik!- Nasr Eddin Hoja). Araplarda da Cuha ismiyle varmış, neyse dediğim gibi binlerce yıllık hikayeler, efsaneler, belki de çoğu kahramanlık hikayeleri, efsaneleriydi, ancak daima birileri -iktidar olan, olmak isteyen-, istismar ederek mitoloji ve dinler, ve masal kahramanları uydurup illa tanrı ile konuşan birilerine olan muhtaçlıklarıyla işi öyle kıvırdılar(hayali, uydurma, masal tanrı-lar, nasıl konuşabilirdi ki? değil mi?)...

Neden sözde peygamberler döneminden eser yoktur da, genelde bir kaç yüzyıl sonra sözde kutsal kitaplar tedavüle girer? Çünkü zaten 100, 500, 1.000 yıl önce ölmüş birisini görmek, ilgili dönemi yaşamak, heleki o zamanlar da bilmek de mümkün olmayacaktır, örneğin İbrahim mitolojisinin hayal ürünü olduğu günümüz eldeki verilerle, açıkca ortadadır. Yani kişiler dilediği gibi yalanlar uydurabilir, karşılaştırması yapılamazdı, dolayısıyla bütün mitolojik karakterler hayalidir, kurgu, metafiziktir(öncesinde dile getirdiğim gibi), asıl mesele bu hayali karakterleri kimler, neden kullandı? Birilerinin, dilediği gibi yasalar koyup, tartışılmaz kılınması için, birilerinin de tanrıdan sözde buyruk getirmesi gerekiyordu, her şeye kadir tanrı, insanlara hitap etmekten aciz,ama illa bir aracıya ihtiyaç duyması? İnsnalardan istemesi, şantajlar, tehditler, tarfsiz bir acz durumu,zaten dinleri üreten de zaaflar ve acziyet değil mi? Efendi, ne buyurursa yerine gelsin istiyor, bir sürü kadın alabilsin, çoluk, çocuk cariyeler edinsin, kız,erkek farketmez küçükçocukalrdan faydalanabilsinve ahlak kurallarına takılmasın, yağmalamak, gasp, savaşlar meşru olsun, belirli elit bir azınlık, bütün halkı kendisine hizmetçi-kul edebilsin, sürebilsin,güdebilsin, ama nasıl olacak? Tanrı buyruğu olursa! hayali, uyduruk bir tanrı nasıl buyurabilir ki? Tabi ki, sözde ne dilerse gerçekleşen tanrı, bir insan(nasılsa insan metafizik bir varlık değil, okullanılırsa hayali sözde masal tanrı da O'nun aracığıyla dile gelmiş olacaktı) aracılığıyla resmen yalvaracak, tehdit edecek, şantaja,bana inanın size memeleri yeni tomurcaklanmış her gün bakire kadınlar, elmalar, incirler, narlar, şaraplar, kuş sütünden sofralar, her yandan sular akan rmakalr-çöldeki ne isterse- başvuracak. Sebep, dilediği gerçekleşmiyor diye, acz değil mi? Bu kadar basit akıl ve mantık dışılığı görmeyen insnalığın da durumu aczin de ötesinde değil mi?...

Neyse hikaye şöyle;

Adamın birisi Nasreddin Hocaya gitmiş ve demişki;
Adamın Birisi - Hocam rüyamda Cebrail(AS) bana göründü. Bana dedi ki, sen çok önemli, çok büyük bir şahsiyetsin, kendini küçültme, mütevazi davranma, bunu herkese söyle. Senin görüşün nedir? Ben mescide, camiye gidip anlatayım mı? Ben çok büyük bir şahsiyeim, kendimi küçültmeme gerek yok diye.
Nasreddin Hoca - Asla böyle bir şey yapma!
Adamın Birisi - Ne için yapmayayım?
Nasreddin Hoca - Bir daha rüyanda Hz Cebrail'i gördüğün zaman, Cebrail'e deki, bunu git millete kendin söyle!

Bu Nasreddin Hoca'dan çok büyük bilgelik ve hikmettir... Prof. Dr. Sami ALDEEB

Yaa, madem şu ya da buna şantaj, tehdit, kadın-kızlardan hediye(!!!) vererek-havuç, sopa-, cennet, cehennem inanmanız isteniyor, inanmanızı isteyen bir zahmet size kendisi söylesin, bu kadar basit mantığı binlerce yıldır yürütememek, Allah'ın, Tanrıların kadri, şanı, yeteneklerini inkardır da. Yıllardır soruyorum Allah inanmamızı, namaz kılmamızı,oruç tutmamızı, kadınları cariye etmemizi, çoluk, çocuk gasp etmemizi mi veya İsa'nın babasız doğan tanrı olduğuna inanmamızı mı v.s. istiyor, gerçekleşme olasılığı nedir peki? Onca fiziküstü güçlerine rağmen, tanrı veya tanrı İsa neden çevresindekilerle ancak konuşma mesafesinde konuşmuş(iddia o ya), hep sözde 1 elçi, olmadı kiralık kişiler tutmuş, milyarlarca insanla konuşabildi mi? İhtiyacı mı vardı?... Neyse dönüp, dolaşıp aynı noktaya geliriz, birilerinin iktidar, istismar, kitleleri biat altında tutmak, sömürmek, soymak, kullanmak, kendisi gibi inanmayanı, sırf kendisi gibi inanmıyor diye gasp edebilmek namına, uydurmuşlar da, uydurmuşlar(elbette ilgili dönemlerde, ilk çıkışlarında haki hukuk tesis etmek içinde olanı vardı, ancak toplum nezdinde tutunmuşsa, kısa sürede, 40 haramilerin aracı haline gelir, gelirken de evrilir, değişir, eski bilgi, belgeler varsa da yok edilir, yakılır, yenileri ve yalan tarihler yazılır v.s.)... Hatta son zamanlarda bazı sahtekar hocalar, Kudüs'te bilmem ne şeyhinin(hayatta olmayan, ölmüş, yani artık yok) Peygamberle birlikte yaralıları sardığı, su verdiği, böylece günde 300 Kudüs'lüyü tedavi ettikleri yalanını, vallahi de, billahi de diyerek rahatlıkla söyleyebiliyor(ölmüşlerin veya efsane kişilerin üzerindne bile ne güzel pirim yapıyorlar, değil mi? 21. Yüzyılda bu ve bunun gibi, heleki sözde ölmüş isimleri kullanarak, kendisi de şahit olmuş gibi, olağanüstü mertebe yerleşiyorlar ve bu soytarılara inanan milyonlarca insan varken, varın geçmişi siz düşünün).

dragonslayer 22-07-2024 13:41

İsa, MS 33 yılında Roma İmparatorluğu tarafından ''Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak'' suçundan çarmıha gerildi ve çarmıhta Romalı askerler tarafından öldürüldüğü sırasında Türkçe'de ''Yahudilerin Kıralı Nasıralı İsa''(YKNİ) anlamına gelen Latince ''Iesus Nazarenus Rex Iodaerum''(INRI) yaftası asıldı. İlgili ifadenin Yunancası ''İesous o Nazoraios o Basileus ton İoudaion''( ἰησοῦς ὁ ναζωραῖος ὁ βασιλεὺς τῶν ἰουδαίων/INBI), İbranicesi ''Yeshua Hanazarei W'melech Hayehudim(ישוע הנצרי ומלך היהודים/YHWH), İngilizcesi ''Jesus of Nazareth, King of the Jews''(JNKJ) tir.
Bana kalırsa gerçek tarihte İsa diye birisi de yaşamadı. Bugünkü Hıristiyanların İsa diye taptığı kişi aslında Mitra, Horus gibi Güneş Tanrısıdır. Horustiyanlık :)

Andrew 22-07-2024 22:10

Dawkins, kitabinda Isa'nin aslinda var olmayan bir kisi oldugunu iddia ediyordu. tamamen hayal urunu oldugunu iddia ediyordu. Simdi ise, Isa diye biri aslinda gercek bir kisi oldugunu kabul etti. Kendi agziyla hata yaptigini soyledi. Dawkins kimsenin gerceklik olcutu degil. --bazi ergen ateistler haric--Fakat Isa'nin tarihsel bir kisi oldugu acik bir sey. Ona atfedilen ozellikler ise inanc ile alakali iddialar. Bu iddialara inanirsin yada inanmazsin. Bu is, kisinin kendisine kalmis bir sey.

Biraz somut konusalim istiyorum. 1-Inciller ne zaman yazildi? Isa miti, hristiyanlar tarafindan yuzlerce yil sonra yaratilmadi degil mi. O halde ne zaman yazildi Inciller? Peki yazilmadan once zaten kiliselerde Isa'nin sozleri var miydi? Cunku bir kitabi basmak, deklare etmek farkli bir sey, basmadan once saga sola gondermek, kiliselerde kullanmak farkli bir sey. Mitolojileri yaratmak yuzlerce, binlerce yil alir.

Gelin buradan gidelim. ama kanitlariyla gidelim. Tarihsel olarak KANIT sunmaya calissin cevap verecek uyeler.

Bu Incil meselesini cozersek, 2. sorum da su: forumlarda, bloglarda surekli soyleniyor. Isa miti, Mitra'dan kopyalanmis diye. Bazi pagan tanrilariyla asiri benziyor deniyor, hatta bazi pagan tanrilari da tipki isa gibi carmiha gerilmis, 3 gun sonra dirilmis ve goge cikmis, kendini kurban olarak sunmus vb. deniyor.

HANGILERI bunlar? KANIT ne? Hangi arkeolojik buluntular bu pagan tanrilarinin carmiha gerildigini soyluyor, bakireden dogdugunu ve goge ciktigini soyluyor?


Sayin uyeler, cevap verecekseniz, kanitlariyla konusun. Boylesi daha iyi olur.

Ahlaksız 22-07-2024 23:51

Alıntı:

Alvin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659747)
Fakat Isa'nin tarihsel bir kisi oldugu acik bir sey.

Açık olan sende ki gariplik.

Daha önce 'İsa tarihsel değil' diyordun, şimdi tam aksi yönde 'heyecanlı' bir şekilde görüş belirttiğini söylüyorsun.

Öbür konuya yazmışsın.
Cevap veremedin, gel öbür konuya filan yazmışsın.

Sana 'Marduk' konusunda bir şeyler yazdım.

İlla her şey uyacak diye bir şey yok. Sen illa çarmıh veya illa suyu şaraba döndürme gibi şeyleri istersen, ''acaba papaz mı bu arkadaş?'' diye düşünürüm ben.
Papazsan söyle, bilelim. 'Ben papaz oldum, İsa yok demeyin, canım sıkılıyor' dersin, biz de demeyiz.:boink:

Uzun uzun her tanrıyı işlemeye gerek yok. İşleyen işlemiş. Kaynakları altında. Okuyup düşünebilirsin.

https://dergipark.org.tr/tr/download...le-file/543123

Andrew 23-07-2024 01:38

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659501)

Kitap, bu tanrıların veya tanrı-adamların bir kısmının Yeni Ahit'te anlatıldığı gibi İsa'nın en azından bazı özelliklerini paylaştığını ve Krishna ile en güçlü benzerlikleri çizdiğini iddia ediyor. Örneğin, bazı figürlerin mucizevi veya bakire doğumları vardı, yüce tanrıların oğullarıydı, 25 Aralık'ta doğdular, yıldızları doğum yerlerini gösteriyordu, bebekken çobanlar ve büyücüler tarafından ziyaret edildi, çocukken ölümden kaçtı, çocuklukta ilahi özellikler sergiledi, çölde zaman geçirdi, öğrettikleri gibi seyahat etti, müritleri oldu, mucizeler gerçekleştirdi, zulüm gördüler, çarmıha gerildiler, ölümden sonra cehenneme indiler, diriliş veya hayalet olarak ortaya çıktılar veya cennete yükseldiler.

Kaynak;
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Wo...cified_Saviors


Ahlaksiz,

Senin benim hakkimda bir sey bilmene gerek yok. Benim patronum degilsin, kirami vermiyorsun, birlikte calismiyoruz, sana bir borcum yok, aylik maasimi senden almiyorum, cocugum, karim ya da kocam degilsin. Dolayisiyla benim din adami olup olmamanin, ya da din degistirip degistirmemin seni ilgilendirdigini sanmiyorum. Ilgilendirmez de zaten. Konuyu kisisellestirmemeni rica ediyorum. En azindan senin ne oldugunla ben ilgilenmiyorum. Ne anlattiginla ilgileniyorum. Iddialarinla ilgileniyorum. Simdi bu komiklikleri bir kenara birakalim ve konuya gelelim.



Seninle tartisma uslubu ile yazismak istemiyorum. Sadece iddialarini kaynaklandirmani rica ediyorum. Bu ricayi kibarca ve nezaketle dile getiriyorum. Alintida yaptigim paragrafinda, bir kitabi destekleyerek, kitabin iceriginin gercek oldugunu varsayarak Isa'nin pagan miti oldugunu demeye getirdin. Bu eskiden ben de yapardim, yani su anda senin yaptigini. Blog sitelerinde ve diger internet sitelerinde Hiristiyanlik karsiti ne kadar iddia varsa bu iddialari arastirmadan dogru kabul eder, buraya yazar ve Hristiyanlik karsiti ve ateist propaganda yapardim. Bunu bilerek yapmazdim, iddialarin gercek oldugunu pesinen kabul ederek buraya yazardim. (Confirmation bias) Ama simdi degistim ve iddia ettigim seylerin dogrulugunu arastirmaya karar verdim. Dogru oldugunu sandim pek cok seyin yanlis oldugunu gordum. Ve durustce bunu burada yazabiliyorum.

Tanri, ahlak, politik gorus ve din hakkinda kendimden oldukca emindim. Bu konularda fikrim degisti, hatta zamanla karakterimi de degisti. Ben o iddialari yazarken 18-20 yasindaydim. En azindan o zamanlarda basladim o hikayelere inanmaya. Simdi neredeyse 40 yasindayim.



Madem konuyu saptirmak icin benden bahsettin, yukarida anlattiklarimla yetin bakalim. Simdi konudan bahsedelim.



Isa hikayesinin, diger pek cok pagan tanriyla asiri derecede benzedigini iddia ettin. Hatta Isa mitinin bu tanrilarin kopyasi oldugunu bile dusunuyor olabilirsin--Ben de senin gibiyken oyle dusunurdum--Ben de diyorum ki:



kanitin ne?

Mardukla ilgili felan bir sey anlatmadin. Mardugu merak etsem acar bir ansiklopedi okurum. Ben senin iddiani sorguladim. Bana hikaye anlatma.

Sana soru sordum, nezaket cercevesinde sordum ve sen kalktin, alaya almak icin, " papaz mi oldun?" dedin. Bense iddialarini sorguluyorum. Hangi Tanrilarin hikayeleri Isa'ya cok benziyormus bunu anlat. Link falan verme bana. Ben o adamlarla burada yazismiyorum seninle yazisiyorum. Ha diyorsan ki, o adamlarin anlattigi herseyi kabul ediyorum. O zaman o adanmlarin yazdiklarini burada CURUTURUM ve CURUK INANISLARA sahip oldugunu gosteririm. Anlat bakalim, detaylica her Tanriya deginme olasiligin tabii ki yok; hem bilgin yetmez, hem zamanin hem de enerjin.



Madem burada bir iddiada bulunuyorsun, iddiani kanitla. Carmihi gerildigini iddia ettigin Tanrilarin bazilarini burada isledim ve hicbirinin carmaga gerilmedigini gosterdim. Bu sadece carmih ile ilgili.



Sira sende...



Iddialarini kanitla.



Kanitlayamiyorsan, burada palavra sikma.



Tamam mi guzel kardesim.

Andrew 23-07-2024 01:49

Linke de bir bakayim dedim, bi dunya safsata, zirva var. O, Igdir'li Kursat, kendi capinda eglensin.

Şüpheci Dinsiz 23-07-2024 02:09

Sevgili Alvin,

İsa'dan önce çarmıha gerilen 15 mitolojik figür olduğuna dair şöyle bir kitap varmış:

https://en.wikipedia.org/wiki/The_Wo...cified_Saviors
Alıntı:

The World's Sixteen Crucified Saviors (Dünyanın çarmıha gerilen 16 kurtarıcısı)

https://upload.wikimedia.org/wikiped...Graves0001.JPG

[...]
Here is Graves' main list, arranged chronologically:
(İşte (serbest düşünür Kersey) Graves'in tarih sırasıyla ana listesi B.C.-->M.Ö.)
  1. Thulis of Egypt, 1700 B.C.
  2. Krishna of India, 1200 B.C.
  3. Crite of Chaldea, 1200 B.C.[5][6]
  4. Atys of Phrygia, 1170 B.C.
  5. Thammuz or Tammuz of Syria, 1160 B.C.
  6. Hesus or Eros 834 B.C.
  7. Bali of Orissa, 725 B.C.[7]
  8. Indra of Thibet (Tibet), 725 B.C.
  9. Iao of Nepaul (Nepal), 622 B.C.[8][9]
  10. Buddha Sakia (Muni) of India, 600 B.C.[10]
  11. Mitra (Mithra) of Persia, 600 B.C.
  12. Alcestos of Euripides, 600 B.C.
  13. Quezalcoatl of Mexico, 587 B.C.
  14. Wittoba of the Bilingonese, 552 B.C.[11]
  15. Prometheus or Æschylus of Caucasus, 547 B.C.
  16. Quirinus of Rome, 506 B.C.

He also lists a number of other holy figures who took the form of men and then ascended into heaven, including:
(Ayrıca insan şeklini alan ve daha sonra cennete yükselen bir dizi başka kutsal figürü de listeliyor.)

  1. Salivahana of Bermuda
  2. Zulis or Zhule of Egypt[12]
  3. Osiris of Egypt
  4. Oru of Egypt
  5. Odin of the Scandinavians
  6. Zoroaster of Persia
  7. Baal of Phoenicia
  8. Taut, "the only Begotten of God" of Phoenicia, inventor of letters[13]
  9. Bali of Afghanistan
  10. Xamolxis (Zalmoxis) of Thrace
  11. Zoar of the Bonzes
  12. Adad of Assyria
  13. Deva Tat of Siam (Thailand)
  14. Sammonocadam (Sommona-Codom) of Siam (Thailand)[14]
  15. Alcides of Thebes
  16. Mikado of the Sintoos
  17. Beddru of Japan
  18. Bremrillah of the Druids[15]
  19. Thor son of Odin of the Gauls/Norse
  20. Cadmus of Greece
  21. Hil/Feta of the Mandaites[16]
  22. Gentaut of Mexico[17]
  23. Universal Monarch of the Sibyls
  24. Ischy of Formosa (Taiwan)[18]
  25. Divine Teacher of Plato
  26. Holy One of Xaca[19]
  27. (Fohi) of China
  28. Tien of China
  29. Adonis son of the virgin Io of Greece
  30. Ixion of Rome
  31. Mohamud or Mahomet of Arabia

[...]
Belki incelemek istersin.

Andrew 23-07-2024 04:50

Boyle kitaplar ilginctir ve alicisi coktur. Fakat problem su: Bu tanrilarin hic biri carmiha gerilmemistir. Kitap para kazanma olayi icin yazilmistir. Zaten carmih dedigimiz sey ise, Romalilarin bir icadidir; bazi suclulari carmiha gererek idam ederlerdi. Yani Roma icadi bir olum seklini, Romalilar oncesinde Perslerde, Yunanlilarda aramak ne bileyim komik biraz. Assagidaki tanrilara bakacak olursak kisaca yazayim:

1. Misir'li Thulis'in hikayesi : Bu hikayeyi sadece yazarin kitabinda goruyoruz. Tarihsel hic bir kanit yok.

2. Hindistan-Krishna: Hinduizm'in merkezi figurlerinden biri ancak Isa'ya olan benzerlikleri yok. Krishna'nin hayat hikayesi mucizevi unsurlar icerir, fakat carmiha gerilme olayi yok. Jara isimli bir avci tarafindan okla oldurulur.

3. Kaldeliler'de Crite: carmiha gerilme ve dirilis iddiasi yalandir. Varligi bile mechuldur. Ismini sadece yazarin kitabinda goruyoruz.

4. Frigya'da Atys'in hikayesi: bir carmiha gerilme ve dirilis yerine kendi kendini hadim etmesini icerir, kendisini hadim edince kan kaybindan vefat eder. Carmiha germe yok yani.

5. Thammuz'un hikayesi: Sevgilisi tarafindan oldurulur. carmiha gerilme ve dirilis yok. Bunun yerine yeraltina inis var

6. Hesus ya da Eros'un figuru; carmiha gerilme ve dirilis iddiasi inandirici tarihsel destekten yoksun. Daha dogrusu yok. Kazara kendi okuyla vefat eder.

7. Orissa'da Bali: Hinduizm'de mitolojik bir kraldir ve hikayesi kurbanlik unsurlar icerse de Isa'nin carmiha gerilme ve dirilisini yansitmaz. Carmih olayi yok yani.

8. Tibetli Indra, Hinduizm, Budizm ve Jainizm'de bir tanridir, ancak onunla iliskilendirilen hikayeler Isa'nin anlatisiyla yakindan uzaktan benzemez. Carmih da yok.

9. Nepal'de Iao: Gnostisizm ve diger mistik geleneklerle iliskilendirilen bir figurdur, ancak Isa'ya olan benzerlikler dogrudan ve tarihsel olarak dogrulanabilir degildir. Tarihsel bir kayit yoktur. Carmih olayiyla alakasi da yoktur.

10. Hindistan'da Buddha Sakia (Muni): Buddha ve Isa'nin hayatlari arasinda bazi benzerlikler cizilmis olmasina ragmen, tarihsel kanitlar dogrudan bir etkilesimi desteklemez. Buddha carmiha gerilmemistir.

11. Pers'te Mitra (Mithra), Mithras'in hikayeleri carmiha gerilme ve dirilis anlatisini icermez. Yakindan uzaktan alakasi yok.

12. Euripides'in Alcestos'u, Yunan mitolojisinde bir karakterdir ve kendi kendini feda etmesine ragmen Isa'nin carmiha gerilme ve dirilisi gibi bir sey soz konusu degil.

13. Meksika'da Quetzalcoatl, Aztek mitolojisinde bir tanridir. Kendisini yakarak oldurmustur. Isa ile alakali degil.

14. Bilingonese'de Wittoba ya da Vithoba, Hinduizm'de bir tanridir ve hikayesi kurbanlik unsurlar icerse de Isa'nin carmiha gerilme ve dirilisi gibi bir sey yok. Tamamen uydurma.

15. Prometheus ya da Aiskhylos, Yunan mitolojisinden bir figur olup, aci cekme icerse de Isa'nin carmiha gerilme ve dirilisine benzer hic bir sey yok.

16. Roma/ Quirinus, bir Roma tanrisi olup, carmiha gerilme ve dirilme yok.

Andrew 23-07-2024 04:56

Adam var ki, (MITRA) kayadan doguyor. Ve buna " bakireden dogdu" deniyor. Bir baskasi, penisini kesiyor, intihar ediyor ve kan kaybindan oluyor ( Attis) buna da carmiha gerildi deniyor.


Gercekten de komik. Komikligin otesinde durustce degil.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:08 .