![]() |
Hükümsüz Ayetler
İslam'da nesh tartışılan başlıca konulardan biridir. Nesh, bir ayetin yürürlükten kaldırılması, değiştirilmesi, ilave ya da eksiltme yapılmasıdır.
İslam'da 2 şekilde nesh gerçekleşmiştir: 1- Ayetin ayeti neshi, 2- Hadisin ayeti neshi, Bakara/ 106. Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah'ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin? Bu ayetle Kur'an, ayetlerin değiştirilebileceğini söylüyor. Peki değiştirilmiş mi? Hem de bol miktarda. Unutturulanların, yürürlükten kaldırılanların miktarını bilmesek de değişenleri tespit edebiliyoruz. Nesh olayını aşağıdaki ayet de kanıtlıyor: Nahl/ 101. Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimizde, ki Allah ne indirdiğini gayet iyi bilir onlar, "Sen sadece uyduruyorsun" derler. Hayır, öyle değildir, ama onların çoğu bunu bilmezler. Ayetler değişmiş ki itiraz ediyor ve Muhammed'e " Sen uyduruyorsun" diyorlar. Nesh konusu daha önce de birkaç kez tartışılmış o nedenle bu başlıkta sadece hükümsüz kalan ayetleri ele alacağız. |
Re: Hükümsüz Ayetler
sağol pante:
kuranla ilgili yeni bir bilgiydi benim için..... |
Re: Hükümsüz Ayetler
1- *Enfal/ 65. Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden yirmi sabırlı kişi olsa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden yüz kişi de kâfirlerden bin kişiye üstün gelir; çünkü onlar anlayıştan yoksun bir güruhtur.
Bu ayeti hükümsüz kılan ayet: Enfal/ 66. Şimdi ise Allah sizde bir zaaf bulunduğunu bildiği için, yükünüzü hafifletti. Bu durumda, sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden bin kişi de Allah'ın izniyle iki bin kişiyi mağlûp eder. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. 2- *Mücadele/ 12. Ey iman edenler! Peygamber ile özel bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, artık Allah bağışlayan ve merhamet edendir. Bu ayeti hükümsüz kılan ayet: Mücadele/ 13. Özel konuşmadan önce sadaka vermekten korktunuz da mı bunu yapmadınız? Yine de Allah sizi bağışladı. Siz de namazı dosdoğru kılmaya bakın, zekâtı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Evet pante bu yeni bir bilgiydi, hem de şaşırtıcı. Ayetin ayeti neshini anlıyorum. Ama hadisin ayeti neshi nasıl olabilir? O ki, herşeye kadirdir. Resul de olsa bir insan, pardon yani bir kul, onu nasıl nesh edebilir? Böyle bir şey, dinlerden özgürlüğümce dahi bana olası gelmiyor.
|
Re: Hükümsüz Ayetler
Alıntı:
Bekara suresinin (Ölüm gelince, ana baba ve yakınlara vasiyet farzdır) mealindeki 180. âyeti, [Buhari�deki] (Vârise vasiyet yoktur) hadis-i şerifi ile nesh edildi. Zekat verilmesi bildirilen 8 sınıftan biri olan Müellefe-i kulub, iman etmesi veya kötülükleri önlenmek istenilen kâfirler ve yeni iman etmiş olan zayıf Müslümanlar idi. Hazret-i Ebu Bekir zamanında, Beyt-ül-mal emini olan Hazret-i Ömer, [Kütüb-i sittenin hepsinde bulunan] (Zekatı Müslümanların zenginlerinden al, fakirlerine ver) mealindeki Muaz hadisini bildirip, (Müellefe-i kulub�a zekat verilmesini Resulullah nesh etti) dedi. Eshab-ı kiramın hepsi, bunu kabul etti. Nesh edilmiş olduğuna ve bunlara zekat verilmemesi gerektiğine icma hasıl oldu. (Redd-ül Muhtar) http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=464 Bunlara ilaveten Şiilerin zinanın cezası ilgili Kur'an ayetlerini hadis'lere dayanarak neshetmesini örnek verebiliriz. ( Recm ayetini keçinin yediğine dair hadis) |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili pante,
Genelde sitedeki kuran ayetleri ile ilgili tartışmalara uzak kalırım. Ama bu başlık ilginçti. Ayrıca kaynağına da baktım. Şimdi benim anlamadığım, hadi diyelim ki kul bir halt yedi, Allah'ın sözlerini değiştirdi (nesh etti), ya Allah'ın kendisi? Şimdi bu ne biçim iştir, hem Allah herşeyi biliyor ve kadirdir, niye insanları münafık olarak yaratıyor dendiğinde insanların test edildiğinden falan dem vuranlar nasıl oluyor da her şeyi önceden bilen, her şeye kadir Allah'ın sözlerini değiştirmesinde çelişki görmüyorlar? O da mı kendini test ediyormuş? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Allah'ın işine karışılmaz.. :D Tevbe tevbeeee..
Çok ilginç bir konu yahu. Daha başka ayetler de var mı? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili pante, eğer kuranı kurtarmak için ''nasih ve mensuh'' müessesi! kurulmamış olsaydı, önümüze
kitabında ''hata'' yapan *bir tanrı çıkardı Örneğin HAMR'ın (şarap) yasaklanmasındaki zaman aralığına , ulema ,TEDRİCİ *etiketini yapiştırır.Bu tedricilik'in savunmasıda ''allah yarattığı *kulların zaaflarını bildiği için birden men etmemiş, insanlara , bu şarap *işini ,alıştıra alıştıra *yasaklamıştır. Ama muhammedin sözlerinden anlıyoruzki bu konuda '' yaşa ve gör'' taktiği uygulanmış, *yapılan serkeşliklerin önü alınamayınca(muhammede göre) külliyen yasaklanmıştır. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Alıntı:
Neshi kabul edenler ve neshi inkar edenler. Neshi inkar edenler; Allah'ın hükümlerinin değişmez olduğuna, önceki kitaplar tahrif olduğu için sadece o kitaplara ait bazı hükümlerin değiştiridiğine ve tek rehberin Kur'an olduğuna, hadislerin ancak Kur'an ayetleriyle uyuşanlarının geçerli olduğuna ve Kur'an hükümlerinin evrensel olduğuna inanan kesimdir. Neshi kabul edenleri 2 kategoride düşünmek gerekir. 1- Allah'ın dilediği takdirde bir ayeti başka bir ayetle değiştirebileceğine ve peygamber sözlerinin de vahiy kabul edildiğine, dolayısıyla Allah'ın neshinin olduğu gibi, peygamberin de nesh yapabileceğine inananlar. 2- Allah'ın gelişen zamana, ortam ve şartlara göre önceki zamanlardaki bir hükmü değiştirebileceğine, çünkü o hükümlerin artık geçerliliği olmadığına, Kur'an'ın ise 23 yıllık dönemde olayların ve gelişmelerin seyrine göre peyderpey gönderildiğine ve bu nedenle kimi ayetlerin peygambere, o döneme ve o dönemin toplumuna ait olduğuna, zaman içinde, farklı ortam ve koşullarda bazı ayetlerin hükmünün değiştirilebileceğine inananlar. Neshi inkar edenler, Kur'an ayetlerinin kıyamete kadar geçerli olduğunu savunurlar. Kur'an'da yazılan hükümlerin dışında bir yönetimi Tağut yönetimi olarak kabul ederler. Bunlar ısrarla şeriat düzenini savunur. Demokrasiye inanmaz. Halifeliği yeniden getirmek ister. Bunlar içinde bir kesim, neshi inkar etmesine rağmen, ayetleri farklı yorumlayarak zamana ve şartlara uyumunu sağlamaya çalışırlar, hatta ayetleri tahrif ederler. Örneğin köleliğin Kur'an'da kaldırılmış olduğunu iddia ederler. Bu yol ve yöntemle çağdaş bir yol izlemeye çalışırlar. Neshi kabul eden ilk madde mensupları genelde siyasi nedenlerle uydurulmuş hadis inanırlarıdır. Şiiler bu gruptandır. Radikal düşünürler, şeriat yanlısıdırlar, savaştan-cihattan yanadırlar. Neshi kabul eden 2. grup ise Kur'an ayetlerinin bir kısmının evrensel olduğunu, bir kısmının ise evrensel olmadığını düşünür, şeriat yanlısı değildir, bilime, çağdaş yönetimlere daha çok inanır. İslam içindeki en aydın ama en azınlık gruptur. Sevgili Burlap; Şimdi sorduğun soruya gelecek olursak, 1. maddedeki neshi kabul eden grup için haklısın. Çünkü hem radikal düşünüp hem de hadis yoluyla ayet neshi kabul edilebilir görünmemektedir. Ancak sorduğun soru aynı zamanda kader konusuyla ilgilidir ki herşeyi bilen Allah konusunda da 2. grup farklı düşünmektedir. O nedenle 2. grubun bakış açısına anlam vermek mümkündür. Bu gruba en iyi örnek Mutezile akımıdır ve günümüzün Yeni Mutezilecileridir. |
Re: Hükümsüz Ayetler
3- *Nisa/ 78. Kendilerine bir iyilik dokunsa "Bu Allah'tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senden" derler. "Hepsi Allah'tandır"" de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!
Bu ayeti yürürlükten kaldıran ayet: Nisa/ 79. Sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. 4- *Bakara/ 62. Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir. Bu ayeti hükümsüz kılan ayet: Ali İmran/ 65. Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır. |
Re: Hükümsüz Ayetler
İyi de Pante, bence neshi kabul etmeyenler tutarlı. Çünkü o zaman Allah'ın herşeyi bildiği ve kadir olduğunu söyleyebilirler.
Neshi kabul edenlere gelince, 1. gruptakilerin ofsaytta olduğunu sen de kabul etmişsin. 2. gruba gelince, "olayların seyrine göre (23 sene içinde) ayetlerin değişebileceğini kabul ederler.." demişsin. Ben bunu Allah'ın zayıflığını kabul etmek gibi yorumlarım. Çünkü önceden 23 seneyi görüp bilemiyor, her şeye kadir değil. Basit mantık bu. (Sitemizde İslami mantığın normal insan mantığından farklı olduğunu söyleyen üyelerimiz elbette bunda bir keramet bulurlar) Ancak, özgür_beyin'in söylediği gibi Alıntı:
Alıntı:
Pante, başka ayetler veya hadisler var mı? Çok ilginç bir çalışma. Sağol |
Re: Hükümsüz Ayetler
5- Enam/ 163. O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim."
Yukarıdaki ayet, Muhammed'in müslümanların ilki olduğunu ifade eden ayettir ve hükümsüzdür. 6- Araf/ 143. "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dedi. Yukarıdaki ayet de Musa'nın müslümanların ilki olduğunu belirten ayettir ve hükümsüzdür. Her iki ayeti de nesheden ayet: Ali İmran/ 67. İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyandı; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi. İbrahim, Muhammed'den de, Musa'dan da önce yaşadığına göre o halde ilk müslüman İbrahim'dir. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili Pante
Ali İmran/ 65. Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır. bu ayet de gecen "islam" ne anlama gelmektir ? Islam olmak ne demektir ? ve "müslüman" kimlere denir ? eger bu "kara kör cahil" kulu bilgilendirisen , mutlu olacagim..... Hadislerin Kurani Kerim Ayetini "es degerde tutuldugnu yer yer "kaldirdigi" mantigi ise Allahin bir Kulunun Allahtan cok Allahci olmasi demek degildir de nedir ? veya aklima gelmisken su soruyu da sorayim Allah'in kendisi ile olan ayetlerde ( gücü, tekligi , ahriet günü hakkindaki ayetler, veya hayati nasil var ettigi ile ilgili ayetler) de nesh edilmismidir ? bu hükmü kaldirilan ayetler "toplum" ve "seriati" ilgilendiren ayetler degilmidir ? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili Pante
Ali İmran/ 65. Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır. bu ayet de gecen "islam" ne anlama gelmektir ? Islam olmak ne demektir ? ve "müslüman" kimlere denir ? eger bu "kara kör cahil" kulu bilgilendirisen , mutlu olacagim..... Hadislerin Kurani Kerim Ayetini "es degerde tutuldugnu yer yer "kaldirdigi" mantigi ise Allahin bir Kulunun Allahtan cok Allahci olmasi demek degildir de nedir ? veya aklima gelmisken su soruyu da sorayim Allah'in kendisi ile olan ayetlerde ( gücü, tekligi , ahriet günü hakkindaki ayetler, veya hayati nasil var ettigi ile ilgili ayetler) de nesh edilmismidir ? bu hükmü kaldirilan ayetler "toplum" ve "seriati" ilgilendiren ayetler degilmidir ? Aliİmran suresindeki İslam kelimesinin yahut müslümanlığın ne anlama geldiğinin önemi yoktur. Önemli olan İslam dininden başka bir dinde yer alanların ahirette kaybedenlerden olduğunun söylenmesidir. Hristiyanlar ve Yahudiler de benzer söylem içindedirler. Ayetin şöyle yazdığını farzedelim: ** Kim Hristiyanlıktan başka bir din ararsa bilsin ki o din kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır. Herhalde bu cümlede Hristiyan demenin ne anlama geldiğinin önemi olmazdı. Ayet açıktır ve başka bir din kabul edilmemektedir. Kara, kör cahil kul sözün için estağfurullah. :) Hepimiz görüşlerimizi sunuyoruz, farkımız yok. Allah'tan vahiy olarak indiğine inanılan ayetlerle peygamberin günlük hayat içindeki sözlerini eşit tutmanın mantığı yoktur. Ayrıca bunun karşıtı hadis de vardır. Dolayısıyla doğru olup olmadığı belirsiz bir hadisle bir ayetin neshinden daha saçma birşey olamaz. Son soruna gelince Allah'ın kendisiyle, tekliğiyle, gücüyle, ahiretle, yaratılışla ilgili ayetlerde nesh var mıdır? Evet vardır. Ancak bunlar diğer nesh örneklerine göre zayıftır. Bu başlıkta bunlara yer vermeyi düşünmüyordum. Çünkü güçlü ispatı *olmayan, üzerinde şiddetle tartışılabilecek zayıf iddiaları sunmak tarzım değil. Ama bilgi anlamında ve bir çelişki olarak konunun sonunda değinmeye çalışacağım. |
Re: Hükümsüz Ayetler
InVitatio,
Aşağıdaki tümcelerine takıldım: Alıntı:
|
Re: Hükümsüz Ayetler
7- Enfal/ 1. Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah'ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah'tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
Bu ayeti hükümsüz kılan ayet: Enfal/ 41. Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir. 8- Ali İmran/ 133. Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun! Cennetin genişliğini "göklerle yer kadar" şeklinde ifade eden bu ve benzeri ayetleri düzelten ayet: Hadid/ 21. Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. |
Re: Hükümsüz Ayetler
9- Bakara/ 2. O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
Yerine geçen ayet: Naziat/ 27-30. Sizi yaratmak mı daha zor, göğü mü? Allah onu bina etti. Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü çıkardı. Bundan sonra da yeryüzünü döşedi. 10- Bakara/ 34. Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. Yerine geçen ayet: Kehf/ 50. Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. |
Re: Hükümsüz Ayetler
11- Bakara/ 180. Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. Bu vasiyetin anne ve baba ile akrabaya uygun şekilde yapılması gerekir. Bu, takvâ sahipleri üzerine bir borçtur.
Bu ayeti hükümsüz kılan ayet: ( vasiyeti dikkate almaksızın miras taksimi yapan ayetler) Nisa/ 11-12. Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır.... (diye devam ediyor) 12- Ahzap/ 50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Bu ayetin hükmünü kaldıran ayet: Ahzap/ 52. Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile, başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir. Bu arada Ahzap-52'nin de hükmünün kalmadığı açıktır. Bunun gibi peygambere özel ya da dönemin şartlarına ve toplumuna özel ayetlerin de hükmünün kalmadığını söyleyebiliriz. Bunlara da konunun sonunda değineceğiz. |
Re: Hükümsüz Ayetler
|
Re: Hükümsüz Ayetler
13- Aşağıdaki 2 ayet gibi şefaatin olmadığını söyleyen ayetler hükümsüzdür.
Bakara/ 123. Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının. Enam/ 51. Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar. Bu ayetleri nesheden ayetler birkaç tanedir: örnek ikisi: Taha/ 109. O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder. Meryem/ 87. Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Yanlış meal veriyorsun.
O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna... Taha 109 Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar. Meryem 87 |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili Pante Simdi senin bir "Hadis" merkezli siteden de alinti yaparak sundugun bu calisma cidden takip ediyorum ve kendi kendime soruyorum.....hani hükmü kaldirilan ayetler nerde ? veya sen nerden cikartiyorsun su hükmü kaldirilmis bir ayet diye ? bu ayetler bir birinin hükümü kaldiriyor mu ? yoksa bir birini tamanliyormu ? birde söyle sorayim ....hükmü kaldirilmis ayetin kurani kerimde isi ne ? yani ne diye bu kurani kerimi toparlayanlar bu sözüm ona hükmü olmayan ayetleri de alsinlar kurani kerim icine ?! burada gene hep oldugu gibi ....hadisci takim kendince birseyler zirvalamis müslümandan önce müslüman olmayanlar bu hadisci takimin zirvaliklarina sahip cikmis.... Ama istersen Maide33 hakkinda biraz kafa yoralim.... bu ayeti ne zaman uygulanir uygulanmaz diye... ve bu ayeti uygulanmasi icin ortam varmi yokmu diye .... bir ayetin toplum icinde uygulanmamasi , o ayetin hüküm kaldirildigi anlamamina gelmedigi gibi o ayeti inkar etmek de degildir .... |
Re: Hükümsüz Ayetler
Alıntı:
Abdülbaki Gölpınarlı O gün rahmanın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başka hiçbir fert şefaat de edemez. Ali Bulaç Meali O gün, Rahmanın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. Diyanet İşleri Meali O gün Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez. Diyanet Vakfı Meali O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığından başkasının şefaati fayda vermez. Edip Yüksel Meali O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünü uygun gördüğü kimseden başkasının şefaatı (aracılığı) yarar vermez. * Elmalılı Hamdi Yazır O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez. Ömer Nasuhi Bilmen O gün şefaat faide vermez, ancak Rahmân kime izin verirse ve kim için söylemeğe razı olursa o müstesna. Muhammed Esed O Gün, hakkında sınırsız rahmet Sahibi'nin izin verdiği, sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasına kayırmanın, arka çıkmanın bir yararı olmayacaktır. 92 Suat Yıldırım O gün, Rahman'ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. [2,255; 53,26; 21,28; 78,38] Süleyman Ateş Meali O gün Rahman'ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefa'ati fayda vermez. Şaban Piriş Meali O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimselerden başkasına şefaat fayda vermez. Ümit Şimşek Meali O gün, Rahmân'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez. Yaşar Nuri Öztürk O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna... Yusuf Ali (English) On that day shall no intercession avail except for those for whom permission has been granted by (Allah) Most Gracious and whose word is acceptable to him. M. Pickthall (English) On that Day no intercession availeth save (that of) him unto whom the Beneficent hath given leave and whose He accepteth: Ayrıca; "Kimsenin şefaayi kabul olmaz." cümlesi ile "Allah'ın hoşnut olduğu ve izin verdiklerinin dışında kimsenin şefaati kabul olmaz." cümlesi aynı mıdır? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Ayrıca Kuran apaçıktır; bu kadar tartışmaya ne gerek var?
|
Re: Hükümsüz Ayetler
İnvitatio;
Ben sadece İslamdaki nesh savunucularının *"hadisin ayeti neshi" konusunda bir örneğini alıntıladım. O da sorulan bir soru üzerine idi. Dikkat edilirse yaptığım çalışmada yorum olmayıp madde madde sadece Kur'an'dan ayetleri sıralıyorum. Bunlar bir siteden değil, Kur'an'dan alıntıdır. İslamda akılcı metodu izlemiş olan akımlar neshi kabul etmişlerdir. Verdiğim ayet örneklerinde nesheden ile neshedilen ayetlerin anlamları arasında bir fark yoktur diyen akılcı yönden değil tutucu yönden bakıyor demektir. Hem neden Allah'ın kabul ettiği ve yaptığını söylediği bir konuyu siz kabullenemiyorsunuz? Allah'ın söylediğini değiştirmesi size bir eksiklik olarak mı geliyor? Neden böyle hissediyorsunuz? "Allah herşeyi bilir." diye, "Allah'ın herşeye gücü yeter." diye bildiğiniz için mi? Sen Maide-33'ü boşver. O nesh konusuna dahil değil. Şeriatçilerin savunduğu ve uygulamak istediği bir ayet. Sen yazdığım ayetler arasında fark olmadığını söyleyebiliyor musun? Hangisini birbirine eşit görüyorsun? onu yaz. Ben kafama yatmayan neshi buraya yazmıyorum. Örneğin içki konusunu açıklayacağım. Ama neticede bunlar benim görüşümdür. Yazdıklarımın doğru olup olmadığına değerlendirenler karar verir. Ama itiraz edenin akılcı, mantıklı yorum getirmesi gerekir. |
Re: Hükümsüz Ayetler
İçki Meselesi:
Kur'an'daki içki ile ilgili ayetler birbirini nesheder ama hükümlerini kaldırmaz. Yani buradaki nesh, ayetlerin aşama aşama birbirini tamamlaması şeklindedir. İlk 3 ayette yasak gelmemiş, son ayette içki yasaklanmıştır. Ancak son durumda 4 ayetin de geçerliliği vardır. Şimdi inceleyelim: Nahl/ 67. *Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvalarından da hem içki, hem de güzel gıdalar edinirsiniz. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır. Ayette yanlış var mı? Yok. Şimdi alttaki kırmızı ayetleri okuyun, bu ayete ters düşüyor mu? Hayır. Bakara/ 219. *Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz. Aynı şekilde bu ayette de bazı menfaatlerin yanında zararları olduğu yazılı. Hüküm yine kalkmıyor. Nisa/ 43. Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. Bu ayet bugün de geçerlidir. "İçki içen müslüman değildir." diye bir kural yok, ama günahtır. Diğer günahlar gibi müslümanlar, bu günahı da işleyebilir. Ama içkiliyken namaz kılamaz. Aynı cünup olarak dolaşamaması gibi. Maide/ 90. Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. Maide/ 91. Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi? Ben objektif değerlendirdiğime inanıyorum. Ya siz? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Hiramusta'nın itirazı sanıyorum "şefaat edemez" değil " şefaati fayda vermez" şeklinde idi.
Yanlış anladığım için meal dökümü verdim. Ama sonuçta farkeden birşey yok. Yani, "şefaati bir netice vermez" anlamında. Bu fark şefaatin tanımından kaynaklanıyor. Şefaati affetme anlamında ele alırsak; Benim yazdığım doğrudur. Şefaati "affını isteme" olarak alırsak; Bu defa Hiramusta'nın dediği olur ama "Allah'ın şefaati" sözü anlamsız kalır. Çünkü Allah affını istemez, affeder. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Ömer *Nasuhi *Bilmen ,
Muhammed *Esed , Şaban *Piriş , Yaşar *Nuri *Öztürk *benimle aynı meali vermiş. :) |
Re: Hükümsüz Ayetler
Ömer *Nasuhi *Bilmen ,
Muhammed *Esed , Şaban *Piriş , Yaşar *Nuri *Öztürk *benimle aynı meali vermiş. --------------------- Tüm mealciler seninle aynı meali vermiş olsun. Sonuç? Sonuçta geçerli olan ayetin "Allah kimseye şefaat hakkı vermez" olmadığı, " Allah'ın izin verdiği ve hoşnut olduğu kişiler dışında kimsenin şefaatinin faydası olmaz." olduğu açıktır. Bakın bunun benzeri bir nesh'in hadis yoluyla açıklaması vardır. Bu hadis doğrudur-yanlıştır o önemli değil sadece örnek olması için veriyorum. Normal hayattan, siyasetten vs. de örnek verebilirim. Aklıma o ayet ve hadis geldiği için o örneği vereceğim. Allah, bir ayetini gönderiyor. Ama itiraz üzerine birkaç dakika sonra Cebrail'i tekrar göndererek ayete ilave yapıyor: Hani Abese suresinde peygamberin yüzünü ekşitittiği gözleri görmeyen ama vardı ya; Aynı ama ile ilgili bir ayet daha var hadisle anlatılan. Peygamber evinde birkaç kişi ile otururken vahiy gelir. Nisa-95' dir gelen ayet. Mü'minlerden,oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. diye başlayan ayeti vahiy katibine yazdırır. O sıra içeri giren ama Abdullah Ümmü Mektüm, " Benim de gözlerim görseydi ben de savaşa katılırdım ya resulallah." der. Bunun üzerine peygamber vahiy katibine döner ve " Özrü, mazereti olanlar müstesna" diye ayete ilave yapar. Yani ayet önce; "Mü'minlerden,oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir." iken; Abdullah Ümmü mektüm'ün müdahalesinden sonra: "Özür sahibi olanlar dışındaki mü'minlerden oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir." şeklini almıştır. Eğer ayet ilk haliyle kalsaydı, savaşa katılmayanların dışındaki herkes, özürlü de olsa asker kaçağı gibi görülecekti. Burada da bir nesh olayı vardır ama ayet daha yazım aşamasında iken düzeltildiği için ve başka bir ayeti etkilemediği için tamamlayıcı nesh'dir ve kaynağı hadis olduğundan üzerinde tartışmaya gerek yoktur. Şimdi Hiramusta burada kalksa dese ki : "Ben arada sırada kanatlanıp uçuyorum." Ertesi günü aynı konuda tekrar yazsa: " Ben arada sırada rüyamda kanatlanıp uçuyorum" 2. sözü, ilk sözünü neshetmiştir. İlk sözünün hükmü kalmamıştır. İkinci sözünden bahsetmeden ilk sözünü kullanmak, Hiramusta'nın aleyhine hareket etmektir. Kur'an için de bu böyledir ve neshedilen ayetler ile neshedenler ayrı yerlerde olduğunda yanlış anlamlar çıkabilmektedir. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Şimdi Neshi kabul etmeyenlere can alıcı bir soru soralım:
Siz Mut'a Nikahına yani fuhuşun örtülü hali olarak nitelendirilen geçici evliliğin neshedilmediğine ve hala geçerli olduğuna inanıyor musunuz? Nisa/ 24. Sağ ellerinizin mâlik olduğu müstesna olmak üzere kadınlardan kocalı olanlar da size haramdır. Bu Allah Teâlâ'nın üzerinize bir yazısıdır. Bunlardan başka kadınları ise iffetkar, zinadan müçtenib olduğunuz halde mallarınızla taleb etmeniz size helâl kılınmıştır. İmdi o kadınlardan herhangisi ile istimtada bulunmuş olursanız, onlara ücretlerini bir farize olarak veriniz. Mihir takdir olunduktan sonra birbirinizle uzlaştığınızda üzerinize bir günah yoktur. Şüphe yok ki Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir. Putperestler döneminden kalma bir adet olan ve İslamiyet zamanında da devam eden kısa süreli geçici beraberlikler Nisa-24 ile bir kurala bağlanmış, bu anlaşmaların şahitsiz nikah yerine geçeceği ama anlaşma bedelinin faydalanma sonunda kadınlara ödenmesi şartı getirilmiştir. Halife Ömer zamanında Mut'a nikahının yasaklandığı ve Nisa-24 ayetinin nisa/ 11-12 ayetleriyle neshedilmiş olduğu ileri sürülüyor. Ben bu ayetin neshedildiği çıkarımı yapamadığım için nesh örnekleri içine dahil etmedim. Yani bana göre Nisa-24'ün hükmü devam ediyor. Mut'a nikahı ayeti hala geçerli. Ya size göre? http://www.sorularlaislamiyet.com/su......qna&id=1742 http://ravza.wordpress.com/2007/07/2...a-muta-nikahi/ http://www.islamkutuphanesi.com/turk...i/contents.htm http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/hayat2/0155.htm |
Re: Hükümsüz Ayetler
14- Aşağıdaki iki ayet zina cezası ile ilgili hükmü kalmamıştır.
Nisa/ 15. Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin. Nisa/ 16. Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir. Bu iki ayeti nesheden ayet: Nur/ 2. Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Yaşar Nuri ve Süleyman Ateş gibi mealciler zina ile ilgili Nisa-15-16 ayetlerini homoseksüellere yönelik olarak izah ederler.
Ben bu ayetlerde lezbiyen, gay, homo vb. bir sözcüğe rastlamadım: Nisa/ 15. Vellatı ye'tınel fahışete min nisaiküm festeşhidu aleyhinne erbeatem minküm fe in şehidu fe emsikuhünne fil büyuti hatta yeteveffahünnel mevtü ev yec'alellahü lehünne sebıla Nisa/ 16. Vellezani ye'tiyaniha minküm fe azuhüma fe in taba ve asleha fe a'ridu anhüma innellahe kane tevvaber rahıyma Eğer "kadınlarınızdan" dediği için kadınlararası zina, "Sizlerden" dediği için erkeklerarası zina anlaşılıyorsa; Kur'an sadece erkeklere mi hitap etmektedir? Kadınları hitap edilecek insani düzeyde görmemekte midir? Yoksa ataerkil toplumcu müslümanlar bu sözlerden böyle bir yorum mu çıkarmaktadır? Farzedelim ki bu iki ayet eşcinseller için yazılmış. Peki ama zina cezaları arasında bu büyük fark nasıl izah edilecek? Homo erkekler sadece biraz tariz edilecek, hırpalanacak. Ama kadınla zina eden erkek 100 sopa yiyecek. Homolara itimas geçilmiş olmuyor mu? :) |
Re: Hükümsüz Ayetler
15- Enam/ 92. Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.
Hükümsüz kılan ayetler: Bakara/ 168. Ey İnsanlar! Yeryüzündeki temiz ve helal şeylerden yiyin, şeytana ayak uydurmayın, zira o sizin için apaçık bir düşmandır. Kalem/ 52. Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir. |
Re: Hükümsüz Ayetler
Maide/ 82. İnsanların inananlara düşmanlık bakımından en azılısı olarak herhalde yahudilerle Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İnananlara dostluk bakımından en yakın olarak da her halde "Biz hıristiyanlarız." diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi, onların içinde bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunmasıdır ve bunlar büyüklük taslamazlar.
Yukarıdaki ayete göre müslümanlar kiminle dost olabilir kiminle olamaz? |
Re: Hükümsüz Ayetler
Ya bir Allah'ın kulu yok mu sorduğum şu basit soruyu yanıtlayacak?
Hebelübühü'nün kulu da olabilir, farketmez. Yeter ki 1-2 kişi yanıtlasın. :) Yanlış mı yorumluyorum diye kontrol edeceğim sadece. Soru tekrar aşağıda; Maide/ 82. İnsanların inananlara düşmanlık bakımından en azılısı olarak herhalde yahudilerle Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İnananlara dostluk bakımından en yakın olarak da her halde "Biz hıristiyanlarız." diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi, onların içinde bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunmasıdır ve bunlar büyüklük taslamazlar. Yukarıdaki ayete göre müslümanlar kiminle dost olabilir kiminle olamaz? |
Re: Hükümsüz Ayetler
3,5 saattir basit bir soruya yanıt alamadığımdan konu kapanmıştır. *:twisted:
|
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgil pante,
Herhalde benim yanıt vermemi beklemiyordun *:D *Sana yanıt verme durumunda olanlar, başka taraftaki iletilere çomak sokuşturmayı yeğleme durumundalar. Başka ne yapsınlar ki? Zaten yanıt verseler bile yapacakları tevilden ileri gider mi? Ya da küfür ederler (bu sitede yapamazlar), taşlarlar, alay etmeye çalışırlar vs. Ancak bu başlığınla olağanüstü iş yaptın. Ta baştan buradaki dinciler neshi kabul attiler. Bu yeter. Demekki Allah her şeyi önceden bilen değilmiş, her şeye kadir değilmiş. Daha 23 seneyi bile önceden görmeyi becerememiş, milyarlarca seneyi nereden görüp, bilecek ki? |
Re: Hükümsüz Ayetler
....iyi o zaman kendiniz calin kendiniz oynayin.....
sevgili buralp pantenin bize yutturmak istedigi "hükmü" kaldirilmis ayetleri diye birsey yok.... bunu pante bizim ikimizden daha iyi biliyor.... bize hükmü kaldirilimis ayet diye sundugu ayetler ile bir birini tamamlayan ayetlerdir ama bir ayetin digerini tanamlamasini hükmü kaldirildigi anlamaina geldigini idaa eden ise pante'nin kendisi.... simdi bu bahsi gecen ayetleri müslümanlarin kabul ettigi gibi Allah'dan vahi yolu ile yazilan ayetler ile kabul edersek, Allahin hükmü kaldirilmis ayeti de Kurani Kerim'in icinde yeri olmamasi gerekir... sizler bu gibi ici bos yorumlar ile kendinizin kaliplasmis düsüncelerine hizmet edebilirsiniz.... birakin müslümanlari da , kendi dinleri hakkindaki dogrulara onlar karar versin....cünkü onlari baglar.... sizde burada bir birnizin "omuzunu sivazlayarak" kendi kendinize calip oynayin.... Pante dostumuz bu akli ile neye hizmet ediyor analmis degilim.... ama "bilgilendirmeye" hizmet etmedigi kesindir |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili InVitatio,
Benim Kuran hakkında fazla bir bilgim olmadığının farkındasındır. Ben sadece mealini okuyarak ve bildiğim kadarıyla o günkü olaylara bakarak yorum yapabilirim. (Gerçi başka türlüsü nasıl olur, oda ayrı bir konu. Aslında herkes böyle yapar.) Ancak benim bu başlığın başından beri gördüğüm, Pante'nin aksine söylemde olanların (iletilere bakabilirsin) nesh müessesesini kabul etmiş olmalarıdır. Buna sen de dahilsin. Durum böyleyse, yani hadisin ayeti neshetmesini - kulun yanlışlığına, ayırtında olmamasına bağlayalım - boşverelim; ama ayetin ayeti neshi olunca, bu Allah'ın kendi dediğini değiştirmesi, dolayısıyla herşeyi bilemediği ve zayıf olduğu şeklinde yorumlanamaz mı? O zaman da konu bana çok ilginç geldi. Bilgilendim. Yani, kimsenin kendi çalıp kendi oynaması gibi bir durum yok. Tabi buna dindarlar kendileri karar verirler. Ama nasıl ki sen ateistler hakkında yorum yapıyorsun, başkaları da dinler hakkında yorum yapabilir... |
Re: Hükümsüz Ayetler
Sevgili Buralp ben ateistleri kendi deger yargilarim ile "degerlendirmiyorum" kendi deger yargilari ile celisiyorlarmi onun ile ilgileniyorum.... ben kisisel olarak buügne kadar "ayet"ler üzerine hic denecek kadar az ileti / yorum astim foruma cünkü sizlerin tabi olmadigniz bir dini veya kitabi , sizlere "delil" olarak kullanmak bana mantiksiz geliyor... bir ayetin diger bir ayet ile nesh mesh edildigi yok ....bu pantenin hüsmü kuruntusu... konu bu kadar basit.... ama sen bunu görmeyip, nesh ediliyor diye bir ön kabulun var.... pantenin bize nesh edilen ayetler diye sundug ayetlerin alayi , bir birini tamamlayan ayetlerdir..... Vergi Vermek Zorunlugu Vardir ! Geliri Olan Vatandas Vergi Verir..... simdi burada biri digerininin hükmü kaldiriyormu ? genisletiyor mu ? Evet sen ile ben kurani kerimi mealleri ile okuyup anlamaya calisiyoruz.....ama anladigim kadari ile Pante kurani Kerimi kendi dilinde okuyup anlayanlardan.... Verdigi örneklerinden birisinde "islam" diye bir kelime gecmektedir....ve yahudiler/ hristiyanlar anilir... Peki Pante bu kadar seyi biliyorda, Kurani Kerim Islamdan veya Müslümandan bahsedince ne söylenemek istedigini bilmiyormu ? tabiri caizse "gavur" gibi de biliyor.....eger bilmeden yaziyorsa ki bu daha vahim dir...... tekrarliyorum.... burada "yaratanin" bir acizligi macizligi yok...Müslümanlar Hükümü Kaldirilimis bir ayeti Allah Kurani Kerime ekletmeyecegine kanaat getirir....bu kadar basit... Hükmü kaldirilmis ayet yoktur.....o ayetlere sebepler toplum icinde varmidir yokmudur (maide33 gibi) onlara bakilmali.....bir ayetin "islevde" olmasi icin....sebeplerinin var olmasi lazimdir........ bugün medeni kanunda "savas hukuku" diye bir kavram var simdi bu ne demek ? savasin mi demek ? yoksa savas'in hangi sartlarda olmasi gerektigini "düzenelyen" bir kanun mu ? savas hukuku ne zaman uygulanir ? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:33 . |