![]() |
İslam'a göre 'ölum'...
Islama gore bir insan olunce kiyamete kadar hangi kademelerden gecer?
*Sirayla, kiyamet gunu de dahil, olulerin akibetleri nelerdir? Bu konuda dogru bilgileri(sadece islama dayanarak) siraliyabilir miyiz? |
Re: islama gore olum.
Ne kademesi?Ölürsün sonra yeniden dirilirsin.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Hemen mi, yoksa kiyamete kadar beklemek mi var? Kademe deyince mesela, o;um, ruhun bedenden ayrilisi, herneresiyse oraya varis ve kisa bir mahkemeden sonra, layik oldugu yere konulusu, kiyamet gunude basina gelecekler vs. Hop oldu, hop dirildi mi, o kadar basit mi Hiramusta?
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
bir mezarlıkta görevli bir adam ,yeni bir mezarın başına *hergün bir kadının gelip götünü açıp salladığını farkeder.
önceleri pek bir anlam veremez ama kadınıda rahatsız etmek istemez. iş ifrada ulaşınca görevli ,kadının yanına gelip,'' burası mezarlık niye böyle şeyler yapıyorsun?'' deyince kadın'' kusura bakma kardeş , ahan bu mezarda benim eşim yatıyor. onu çok severdim. halada seviyorum ne zaman götümü görse ,kocam bana ,''karıcığım ,senin bu götün ölüyü bile diriltir'' derdi bende son ümit olarak belki dirilir diye mezarına gelip ,hergün götümü gösteriyorum belki dirilir diye'' :lol: mezarcı '' git kadın işine, buraya giren ne geri çıkar, nede dirilir.'' :lol: onun için ''dirilme'' sizin ağzınıza çalınan bir baldır. cennette ,bu bala dahildir. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Ben soruyu ciddi olarak genel gorus nedir, nasil izah edilir diye soruyorum. Herhalde pante aciklaiyabilir bunu.Ne de olsa koyu imanlilardan daha cok arastirdigini hepimiz biliyoruz.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Hiramusta, "Ne kademesi, ölürsün sonra yeniden dirilirsin" demiş de;
Bu görüş onun ve onun gibi yalnızca Kur'an inanırı azınlığa mahsustur. İslam'ın, hak mezhep sayılan sünniliğin ve alternatifi Şiiliğin inancı bu değildir. Ölümden sonra Kıyamet öncesi ve kıyamet sonrası yaşam inancı vardır İslam'da. Hiramusta inancında olanlar ( ki ben de bir zamanlar öyle inanırdım) sadece kıyamet sonrası dirilmeye ve sonrasındaki sonsuz yaşama inanırlar. Kıyamet öncesi kabir yaşamına inanmazlar. Ama İslam'ın amentüsünde «Vel ba'sü ba'del M E V T» vardır. «Vel ba'sü ba'del KIYÂMET» değil... İslam'a Göre Ölümden Sonra Yaşananlar: Büyük İslâm Âlimi Erzurumlu İbrahim Hakkı, «Marifetnâme» isimli eserinde, Muhammed'in ağzından ölüm olayını şöyle nakleder: «Meyyit (ölümü tadmış kişi), bedenini kimin yıkadığını, kimin kefenlediğini, namazını kimlerin kıldığını, ardından kimlerin geldiğini, lahde kimlerin indirdiğini ve kimlerin telkin verdiğini bilir.» «Meyyitin yanında haykırıp, saçınızı başınızı yolmayın, ona eziyet edersiniz» uyarısı da, gene meyyitin sizi görüp hâlinizden üzüntü duymasından ileri gelir. Ölümü tadınca, Madde beden çözülür; ve RUH bedenle ba's olmuş olarak kâbirde kıyâmete kadar yaşamımız devam eder. Kâbirde, şu andaki mevcut aklımızla, algılama- değerlendirme mekanizmamızla mı olacağız?.. Bu konuda Abdullah bin Ömer anlatıyor... Hz. Ömer münkir ve Nekir adlı iki meleğin kâbirde gelip sual sorması hususunu Hz. Rasûlullah ile konuşurken sordu: - (Kabirde) aklımız başımızda olacak mı Ya Rasûlullah?.. - Evet!.. Aynen bugünkü gibi!.. Kabire konduktan sonra neler olduğunu da sonra yazalım.. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Demek Hiramusta'ya gore, olur olmez gozumuzu kiyamet gununde acacagiz. Zaman olu icin mevzubahis olmadigina gore, oldugumuz anda tekrar dirilmis olacagiz.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Alıntı:
Mefta mezara konulduktan sonra kalkmaya çalışır ve kafasını çarpınca ölmüş ve gömülmüş olduğunu anlar. Sonra Münker ve Nekir isimli melekler gelir ve sorgu başlar. Gerçek müslümanlar ve dünya yaşamlarında çoğunlukla salih amel işlemiş olanlar sorgudan başarı ile çıkar ve o mezar ona cennetten bir bahçe gibi olur kıyamete dek. Müslüman olmayan ya da müslüman olupta günahları çok olan kişinin ise sorguda dili dolanır, sorulara doğru ve düzgün yanıtlar veremez. Onlar ise kıyamete dek çeşitli işkencelerden geçirilirler. Ebu Hüreyre'den; Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ölü defnedildiğinde, ona gök gözlü simsiyah iki melek gelir. Bunlardan birine Münker diğerine de Nekir denir. Ölüye: "Bu adam (Rasûlüllah) hakkında ne diyorsun?" diye sorarlar. O da hayatta iken söylemekte olduğu; "O, Allah'ın kulu ve Resûlüdür. Allah'tan başka Allah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim"sözlerini söyler. Melekler; "Biz de bunu söylediğini biliyorduk zaten" derler. Sonra kabri yetmiş çarpı yetmiş zira' kadar genişletilir ve aydınlatılır. Sonra ona "Yat!" denir. "Aileme dönüp onlara haber versem mi?" diye sorar. Onlar da; "Akrabalarından en çok sevdiği kimseden başkası kendisini uyandırmayan, güveğinin uyuması gibi uyu!" derler. Böylece, yatlığı yerden, Cenab-ı Allah onu tekrar diriltinceye kadar uyur. Eğer münafık ise, "İnsanların söylediklerini duyup aynısını söylerdim, bilmiyorum" der. Melekler de, "Böyle söylediğini zaten biliyorduk" derler. Sonra arza: "Onu sıkıştır" denir. Arz onu sıkıştırır da kaburga kemikleri birbirine geçer. Allah onu yattığı bu yerden tekrar diriltinceye kadar kendisine azap edilir." (Tirmizi, Cenâiz, 70) |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Herseyi bilen tanrinin tekrar sorgulamadan gecirmesi biraz mantiksiz gorunuyor, ama sen de mantigin bu islerde isi ne diyebilirsin.
*Kuran *ayetlerinde apacik soylenen Hiramusta'nin anlayisina daha mi uygun? |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Yaşamın sırlarını bileydin
Ölümünde sırlarını çözerdin Bugün aklın var birşey bildiğin yok Yarın akılsız neyi bileceksin yaa hayyamın da düşüncesi bu dogru söylüyosa kovun bakalım.... |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Alıntı:
46. Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyamet kopacağı gün de: "Firavun hanedanını azabın en şiddetlisine tıkın!" (denilecektir). İslam'da kabir azabının Kur'an'daki bildirimi olarak sadece bu ayet gösterilir. Açıkça kabir yaşamından söz etmese de " Sabah akşam ateşe sunulmak" bir işkencedir ve kıyametten önce olduğu ayette açıktır. Tefsircilerin büyük çoğunluğu bu ayeti kabir azabının delili olarak sunuyor. Çünkü son saatten önce de sabah akşam rast gele ateşe atılacaklar diyor. Yani büyük azaptan önce bir azap daha var onlara göre. Sorgu mantığına ters düşse de şöyle izah edilmeye çalışılır: İnsanların dünyadaki yaşamlarından suçlu mu oldukları suçsuz mu oldukları kabaca bellidir. Kıyamete kadar olan bekleme sürelerini suçlu olanlar tutuklu olarak, suçsuz olanlar ise tutuksuz olarak geçirirler. Tutukluların suçu sabit görüldüğünden asıl azaptan önce kabir azabı uygundur. Mümin-46 ayetine karşın, kabir hayatına inanmayanlar Yasin-52'yi kanıt olarak sunarlar: Yasin/ 52. *Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler. Bu ayete göre, kıyametten sonra ölüler uykudan kalkmış gibi dirilirler ve anlarlar ki ahiret gerçekmiş. Kabir hayatına inanmayanlar, "Ölümden sonraki bu uyanış-diriliş kabir hayatının olmadığını gösterir." derler. Buna yanıt ise, "Kabirde suçsuz olanlar azap çekmeyip uykudadırlar, ayet bunu anlatıyor" olsa da mantıksızdır. Çünkü ayette inananların değil, sanki inanmayanların eyvah'ı vardır. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Benim merakım ise Bahailikte kabir hayatı inancı var mıdır?
Bu konuda sevgili Psiko bizi bilgilendirirse seviniriz. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hiç bir canlı acı hissetmez.
Saygılar,sevgiler |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Ölüp de dirilen olmadigina göre anlatilanlar masal.Dünyanin mi daha önce yildizlarin mi daha önce yatratildigindan haberi olmayan (Fussilet suresi9-12.ayetler) Muhammed in ise öldükten sonraki hayatla ilgili söylediklerine nasil inanilir.Bu konular metafizik konular.Belge yok,bilgi yok,dilinde kemigi yok.Ölümden sonraki hayatla ilgili din adamlarinin anlatilari insanlari korkutmaya yönelik anlatimlar.Ilkel adam insanlik nedir bilmiyor.Hirsizlik yapmiyor,adam öldürmüyorsa ahirette cezadan korktugu icin yapmiyordur.Gelismis insanlarin vicdani var ve ölüm sonrasi yasam onu baska anlamlarda ilgilendirir.Ölümden sonraki süreclerle ilgili,simdiye kadar hangi sayida din ve Tanri *gelmis gecmis ise o kadar da inanc vardir.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili psikokemoterapi, pante'nin sorusunu gormedin herhalde, bir cevap verirsen seviniriz.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Ne güzel bir mantık değil mi, ölümle birlikte başlayan cennet.
Nasıl mutlu bahtiyar ölünmez, varır varmaz gömüde canlanıvermek. Ne büyük bir vaad! Kayboluşu bitiririvermek. Ya da aba altından gösterilen bir yığın korkutucu vurgular. Korku dini islam özünde, kurgulayan peygamber sefasını sürmüş bir kere, gerisi umrundamı zahirin. Asıl dini taze tutan öge yukarıda ki değil mi? Ölüme yakınlaşan insan ne bekler en çok? Tabi ki öncelikle yeniden doğuş!( Vaadedildi.) Gençlik ama sonsuz! (Vaadedildi.) E! erkek egemen din bu ya! Kadınlardan oluşan bahçe!(Vaadedildi.) Süslenmiş ve geçmiş alıntılı söylemler. Kadınlar içinse öncelikle korku egemen vurgular. Kulluk öncelikli ve erkeğinden başlar. Şimdilerde ise yaşatılan modern kölelik. Ve cehennemin sıcak nefesi en çok kadınlara yakın zaten. Kadın sen kork itaat et! Erkek sen kork ama asıl umut et! Günümüzde ki müslüman profilini çıkarırsak; kadınların bir şekilde ardıl olmaya razı tipleri bu seçimi gönülden yaptığını düşünmektedir. Oysaki gerçek çağlar içinde sindirilmiş ve ahlak başlıklı boyunduruklardır. Zaman da evrimi pekiştirmiş uçmayı unutan kuşlar(tavuk) olmuşlardır. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili pante ; İnsan'ın ;Anne karnında embriyo iken,ruhani dünyalardan gelen ruh ile buluşunca oluştuğuna inanırız. Bu buluşma,maddesel bir buluşma gibi değil,tıpkı bir aynada beliren ışık olgusu gibidir.Işık aynada yansır ama onun içinde değildir. Dış bir kaynaktan gelir. Cep telefonunu bu olguya örnek verebiliriz. Cep telefonu beden,kart akıl,hat ise ruh diyebiliriz.(Sevgili spartacus bu örnekte ptt nerede diye sormuştu.) Gerçek yaşamın,ruhun yaşamı olduğuna inanırız. Ruh,beden formatı ile bu dünyada belli bir süre yaşar. Ölüm denilen ayrışma anı geldiğinde,bedenin kendi dünyası olan,toprak dünyasına,ruhun da ait olduğu ruhani dünyalara geri döndüğününe inanırız. Yaratıcının,insan ruhunun özüne,kendi isim ve sıfatlarının tamamını yerleştirdiğini ve bu isim ve sıfatlardan birinin mutlaka ondan yansımasını istediğini düşünürüz. Nitekim çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde, bu isim ve sıfatlardan en az birinin mutlaka yansıdığına, bizzat bizler şahit olabiliriz. Ruhun özünde varolan bu isim ve sıfatlar,tıpkı bir mumun ışık verme potansiyeli gibi ruhun içinde mevcuttur. Açığa çıkarılabilmesi için fitilin yakılması gerektiğine inanırız. Fitilin yakılmasını ise özgür iradelerimiz ile,bizlerin başarabileceğine inanırız. Kendini tanımak ve kendine yakın gelmek kabiliyeti vererek,yarattığı biz insanların,ilk oluşumunda,yaratıcı;Maddesel dünyada yaşamamız için bizlere gerekli unsurlar olan duyu organlarımız,inancımıza göre,yaratıcının bizlere olan bir inayeti,ihsanıdır.Madde dünyasında yaşamlarımız için bunlar gereklidir. Ama yaşam başlayıp,gelişmeler olduktan sonra,ölüm denilen şey geldiğinde,tıpkı anne karnında ölüp,maddesel dünyaya doğan bebek gibi,maddesel dünya karnında ölüp,ruhani dünyalarda doğacak olan,biz insanlar,içimizde varolan bu isim ve sıfatları özgür iradelerimiz ile geliştirecek ve ruhani dünyalarda bize gerekli olan potansiyel duyu organlarımızı,kendimiz edinmemiz gerek diye inanırız. Dolayısıı ile gerçek yaşamın sahibi olan ruhun bu yeni yolculuğunda,bedeni içine alacak olan kabir hayatınında,bedenin,azab ile yakın veya uzak hiçbir ilişkisi yoktur. Şahsen benim benzetmemdir.Beden tıpkı bir yörüngeye oturacak uzay aracının,onun atmosferden çıkarken tüm yükünü çeken ve atmosferden çıkıp,artık daha basit bir yönetim ile yönetilecek olan kapsülden, ayrılan yakıt tankına benzetirim. Cennet ve cehennem denilen kavramın ise,maddesel bir mekanda değil,insanın ruhani varlığında yaşanacağına inanırız. Bunu şu şekilde örnekleyebiliriz. Top oynayıp neşe ile sağa sola koşuşanları gıpta ile izleyen, ayağı olmayan biri gibi. Muhteşem bir manzarayı sadece anlatılanları dinleyen ama göremeyen kör biri gibi. Herhangi bir sahnede oynanan harikulade bir oyunu gören ama duyamadığı için diğerleri ile aynı zevki alamayan sağır biri gibi vb. Bizler,ölüm denilen şey gerçekleştiğinde,kişinin tüm hayatının bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçtiğine ve o ana kadar,yaşamda oluşturduğu bilinci ile insanın ruhani dünyalara gideceğine inanırız. Dolayısı ile hesap denilen şey bu minvalde gerçekleşecek diye inanıyoruz. Bu yüzden de "Sorguya çekilmeden önce,sen,hergün kendi kendini sorguya çek.Çünkü ölüm ansızın gelir ve yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalırsın" a çok çok önem veririz. Şimdilik aklıma ilk gelenler bunlar *:) |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Ölüm anladıklarımızın sonu,
Anlayamadıklarımızın hazin başlangıcıdır. Mekan/91 |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Alıntı:
Anlam,şartmıdır? Her şey anlamlı mı olmalı? Anlamasak olmazmı? Niye varlığımıza bir anlam gereksin? Var olmak yetmezmi? Ölümsüzlük mümkün mü? Ölümsüzlük için zamanın durması gerekmezmi? Zaman durunca yaşam durmazmı? Bir anda sonsuz durmak mümkünmü? Yaşamdan ne anlıyoruz? Ne anladığımızı sanıyoruz? Hazin ne demek? Neden hazin olsun? Anlamaya başlamak hazin olurmu? Anlarsan mutlu olmazmısın? Saygılar,sevgiler |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili dostum,
*Eger yanls anlamadiysam, beden sadece bir arac, gelen ruhu tasiyan ama ruhun sekillenmesi diyebilecegimiz seye hicbir etkisi olmayan bir arac. Dogumda vucutla birlesen ruhu bir ham madde, insan hayatindaki ogretilerle zenginlesmesi ise, ruhun *islenmis sekli mi demek istiyorsunuz? Cocukluk yillarimda hristiyanlara da cenneti anlatin dedigimde, buna benzer bir gorus sunmuslardi. iyi ruhlarin cennette ebediyen huzur icinde varolacagini isa ve allahin huzurunda, bedensel zevklerin var olmadigi bir ortamda ebediyen yasamalari bana cok sikici gelmisti. Acikcasi bunda arzulanacak ne var diye sormustum. *Onceki tartismalarimizdan benim ruh kavramina olumlu bakmadigimi, ruh denilen seyin kendi beyin ozelliklerimizden biri oldugunu dusundugumu biliyorsun. Kimyasal maddelerle bu ruh halinin degisebildigini de hemen herkes fark etmistir. Her ne kadar sevimli de gorunse, teorinizin *mantikli olmadigi kanisindayim. Zaten (Dolayısı ile hesap denilen şey bu minvalde gerçekleşecek diye inanıyoruz) diye inanc oldugunu vurgulamissiniz. *"Sorguya çekilmeden önce,sen,hergün kendi kendini sorguya çek.Çünkü ölüm ansızın gelir ve yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalırsın" a çok çok önem veririz. * * Sorguya cekilme korkusu olmadan da insan olanin kendini sorguya cekmesi, kardesce yasama yonunden bence *de cok onemlidir. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Hazin kelimesine zahir anlamının ötesinde manalar yüklemeyi deneyin sevgili aydoe. Ben öyle yapıyorum.
Selamlar. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
İngilizce
exist=var olmak exit = çıkış exodus=yok olmak tıpta biz kısaca ex deriz yani öldü yaşam ve ölüm bu kadar yakındır saygılar,sevgiler |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili ağabey ; :) Evet inancımıza göre beden,Ruhun,maddesel dünyada yaşamı için gerekli olan araçtır. İyi veya kötü insan olduğu konusuna şahsen katılamıyorum. İyi veya kötü davranışlar olduğunu düşünmekteyim. İçsel rahatlığı ve huzuru cennet ,tam aksinin ise cehennem olduğunu düşünürüm. Bu açıdan bakınca da,Hıristiyanların da,Nihat Hatipoğlunun da cennet veya cehennem,tasarımlarını gülümseyerek dinlemekteyim. Bedensel zevklerin olmadığı bir yerde yaşamak size sıkıcı geliyor ise ;Size maddi bir darbe geldiğinde yaşadığınız acı ile,maddesel olmayan ama içinizi inanılmaz burkan,duygusal travmadaki acıyı,kendinize tarif etmenizi öneririm. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Tıp denilince,çocukların oynadığı oyun değil ama aklıma gelen : Melekler şehri filmi. Filmi de ne sevmiştim * :) |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Madde olmadan duyguda olmaz acıda olmaz
Duyguyu yaratan maddedir Madde ex olunca duyguda kalmaz Ben iç sıkıntısı,kalb yaresi,üzüntü çeken bir ölü hiç görmedim,bilakis bu sıkıntıdan kurtulmak için intihar edenler gördüm,ölünce sıkıntı kalmayacağını biliyorlar ki ,intihar ediyorlar. Saygılar,sevgiler |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
..........AGLASAM.........
Aglasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda... Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, Ellerinizle... Bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz, Şarkılarınsa anlamsız oldugunu, Bu derde düşmeden önce... Bir yer var, biliyorum... Herşeyi söylemek mümkün. Epeyce yaklaştım, duyuyorum... Anlatamıyorum..................................... .... ORHAN VELİ KANIK.... :) |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Degerli dostum, aci gunlerimiz hic olmasatdi, iyi gunlerimizin zevkini alamazdik. Duygusal olmak yine beynimizin yarattigi bir his. Sevdigimiz birilerinin aramizdan ayrilmasi bile, o sahsi bir daha goremiyecegemizin beynmiz veya akil diyelim, farketmesiyle meydana gelir. Nitekim alkol veya ilaclarla, dostlarin ziyaretiyle beynilizi uyusturur veya oyalarsak acimiz azalir.
*Inanci ne olursa olsun, vucudumuz belirli hormon ve endokrin salgirayila direk etkilenir. Bunlarin bir kismi otomatik, bir kismi ise dusunce, telkin yoluyla salgilanir. Bence imanin insanliga tek faydasi belirli salgilarla sahsi mutlu kilabilmesidir. Ayni ask gibi. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Yok Aydoe, Oki yi bıraksan dünyayada, sonsuzluğada kazık çakacak.
Hem niye kafa yoruyoruz ki sevgili Oki gibi yapalım, oluyormuş Oki seni tanıdım ömrüm uzadı. :) Selamlar; |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
İngilizce
exist=var *olmak exit *= *çıkış exodus=yok *olmak tıpta *biz *kısaca *ex *deriz *yani *öldü yaşam *ve *ölüm *bu *kadar *yakındır saygılar,sevgiler.-aydoe ......... existentialisme e takıldığım zamanlarda exit kelimesi hakkında epey kafa patlatmıştım. İngilize hocam, Arif Bey bir gün bu soruyu imtihan sorusu olarak sormuştu. Soru şuydu? Mealen; Neden bina çıkışlarında exit yazar da, exode yazmaz. Doktorların kullandığı ex kısaltmasının kökenini yazınız... Ben bu soru da çuvallamıştım. Hazır sizi bulmuşken bunu teknik dökümanları ile belge niteliğinde yorumsuz, ingilizce olarak , yazarsanız çok sevinirim. Not: Sevgili Peker, Okiyi tanıyanın ömrünün uzayıp uzamadığını bilemem işimde değil, Ama hissel *başka uzamaların olduğuna şahidim. Not:Göbek üstü :) Selamlar... |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili Oki,
Existentialisme takıldığında keşke exite değilde existe kafa patlatsaymışsın! Belki metafiziği tasfiye edebilirdin. Bütün *düşünce sistemlerini harmanlayarak,okist bakışı geliştirmişsiniz,okizm kitabını yazmanızı sabırsızlıkla bekliyorum. :lol: Uzun yazı yazmayı sevmiyorum,sorduklarına cevap veremem, bilmiyorum ,demogaji olur. Saygılar,sevgiler |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Alıntı:
Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. Kıyamet-saatinin kopacağı gün: 'Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun' (denecek). 40/46 Bunu açıklamadan önce Arapçadaki kelime diziliminden kısaca bahsedelim.Arapçada Türkçeden farklı olarak fiiller cümlenin başında gelirken,Türkçede sonunda yer alırlar.Ör; Fağsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafig yüzünüzü ve ellerinizi dirseklere kadar yıkayın vemsehu bi ruusikum ve erculikum ilel ka,beyn başınızı ve ayaklarınızı topuklara kadar meshedin Eğer buna dikkat edilmezde kelime kelime çeviri yapılırsa çevirilen dilde abuk bir cümle dizilimi olmasının yanısıra anlam kaybına bile sebep olabilir İşte gelenekçilerin Mümin 46 ile yapmaya çalıştıkları bundan başka bir şey değildir Ennaru yu,radune aleyha uduvven ve aşiyyen ve yevme tekumussaatu.Edhilu ale fir,avne eşeddel azabi Kalkış saati gününde de,sabah akşam ateşe gösterilirler.Firavun ve ailesini en şiddetli azaba atın (denilir) yu,radune gösterilmek anlamındadır.Aynı kelime Maun suresinde geçmektedir."Ellezine hüm yüraun" Onlar gösteriş yaparlar. Naziat Suresin 36 da da bu kelime vardır."Ve burrizetilcehıymu limen yera" Görebilenler için cehennem de ortaya çıkarılmıştır. Ayetlerin üstlerindeki cim ve tı durakları onların tamamı sonradan konmuştur ve hiç bir bağlayıcılığı yoktur. 40/46 da ise kasıtlımıdır bilmem ancak aşiyyen kelimesini üstüne cim durağı konarak cümlenin bittiği işaret edilmiş ki bu apaçık bir yanlış. Zira cümlenin siyak ve sibakına ters düşüyor. Aslında saat kelimesinin üstüne olması gerekirdi. Boruya üflenince (hayat verilince), kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar. "Vay halimize" derler, "Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti." Yasin 51-52 Bu ayete göre insanların ancak dirilişe şahid olduktan sonra Elçilerin doğru söylediğini anlıyorlar.Şayet kabirde hesap,mükafat,ceza olsaydı daha önce anlamaları gerekmez miydi?Zaten ceza ya da mükafat zamanla orantılı kavramlardır.Zaman kavramının olduğu yerde anlamlıdırlar.Zaman yoksa ceza ve mükafatta yoktur.Ölüler içinse zaman diye bir kavram yoktur.Bir ölü için mezarda 1 milyon sene kalmakla 1 saat kalmak arasında bir fark yoktur.Uykuda da zaman kavramı kaybolur.Takvime ya da saate bakmazsanız ne kadar uyuduğunuzu bilemezsiniz.Zaten aşağıdaki ayette bu durumu açıklar; O günde boruya üflenir ve biz o zaman günahkarları, gözleri (korkudan) gömgök bir halde mahşerde toplarız. Aralarında gizli gizli konuşurlar, "Siz sadece on (gün) kaldınız." Biz, onların söylediklerini daha iyi biliriz. En akıllıları “sadece bir gün kaldınız der”. Taha 102-104 |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Tevrat ta cennet-cehennem ve ölümden sonra diriliş var mı?
Yanıt verirseniz sevinirim. Saygılarımla; |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Ölüm ve sonrası düşüncesi insanın bugününü karartmaktan başka birşeye yaramıyor. Ölüp yok olsanız dirilmeseniz ne olur , hiç bir şey olmaz, bunu kabul edersiniz iyi olur hiç olmazsa bu dünyadan başka şansınız olmadığını anlayıp savaşlar gibi yok oluşlara neden olan risklere girmezsiniz, önünüzdeki dünyaya bakıp gerisiyle zaman kaybetmezsiniz, daha dikkatli ve mutlu yaşarsınız çünkü başka şansınız yoktur, bu nedenle öldükten sonra eserlerinizle yaşamak istersiniz ve faydalı, yaratıcı olmaya ve eser bırakmaya çalışırsınız. İnanç adı verilen sadece tahayyüle dayanan kavramlardan uzak durup, bilimde yol alırsınız ve bilimdeki gelişmelerle yaşamı uzatırsınız. Aslında inanan için bu hayatın bir anlamı yok niye burda zaman kaybediyor onu da anlamıyorum. Benim için cennetin (tarif edilen) bir anlamı yok gerçekten orada mutlu olacağımı sanmıyorum ne verirlerse versinler ailemin yerini tutamaz. Burda çalışırken aldığım zevki hiç bir şeyden almıyorum yaptıklarımla iyi hatırlanmak her şeye değer. Motivasyonum buradadır, çünkü bu yaşamdan başkasına inanmıyorum ve istemiyorum.
Saygılarımla; |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Sevgili Peker,
*Yukaridaki iletiniz benim de hayat anlayisimi ifade ediyor. Hele inanirlarin bu dunyaya bagliligi bana da celiski gibi gorunuyor. Madem o kadar eminsiniz, bir an once cennetinize kavusmaniz arzusunu yaratmasi gerekmez mi? Hele cennetin aci ve hastaliklarin olmadigi, keyif ve huzur evi yedigin elinde yemedigin yaninda bir yer olarak tasavur etmissen. Gerci canli bomba olma suretiyle intihar edenler de yok degil ama istisnalar kaideyi bozmaz derler. * Ancak insan ve diger hayvanlarda gorulen yasama baglilik *insiyaki, butun inanclarinin da ustunde bir guc olarak kendini genellikle gosteriyor. Hasta olduklarinda modern tipa kosan, hayatta kalmak icin *caba gosterenler buyuk cogunlukta. * Insanin bir defa yasayabilecegi, olumden sonra yokolacagi gercegini bilmesi hem kendi hem de karsisindaki hayati daha iyi degerlendirmesiyle sonuclanacagina, kendi gozlemlerimle farkediyorum. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
sagol SIRIUS-B, Mezar ve kabir kulturum bayagi artti.
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Alıntı:
Tevrat'ta cehennem yoktur. Cehennemden, kıyametten, ölümden sonra yaşamdan bahsetmez. Tevrat'taki kaynak Hinnom vadisidir. Kudüs yakınlarındaki bir çöplüktür. Aşağıdaki linkten daha geniş bilgi alıp, resmini görebilirsiniz: Hinnom Vadisi (Cehennem) Bu Hinnom vadisi, İncil'de cehenneme dönüşmüştür. Tevrat'ta olmamasına rağmen Museviler de cennet ve cehenneme inanırlar. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
sevgili Peker,
Tevratta cehennem sozcugu gecmez. Bunun yerine Oluler Diyari (Hades) gecer. Hades butun insanlarin olumlerinden sonra gidecekleri yerdir. Cehennem sozcugu ilk olarak Incil"de yani Yeni Ahit"te karsimiza cikiyor. Cennet ise Tevrat"in daha en basindan beri vardir. Adem ile Havva baslangicta Cennet"te yasarlar, sonra Cennetten kovulurlar. Burdaki Cennet oldukten sonra gidilen Cennet degil, insanlik henuz dunyada cogalmadan once Adem ile Havva"nin yasadiklari yerdir. Aden olarak gecen bu Cennet, Tevrat"taki ifadelere gore Dunya uzerindeki bir yerdir. Mezopotamya bolgesinde bir yer gibi anlatilir. Tevrat dedigimiz Eski Ahit"in kitaplari yillar icinde yazildigi icin bu surecte yeni dinsel kavramlar da bu kitaplarda yer almaya baslamistir. Cehennem eski Iran dinlerinden Yahudilere gecer. Nihayet olumden sonra gidilecek bir yer biciminde de ilk olarak Yeni Ahit"te devreye girer. Kiyamet Tevrat"ta gecer ama daha farkli bir icerik tasir. Kiyamet de zaman icinde evrim geciren bir kavramdir. Eski Ahit"in son bolumu "Peygamberler kitaplari" diye anilir. Bu kitaplardaki peygamberler daha onceki kitaplarda gecen Davut, Suleyman gibi ayni zamanda Kral olan peygamberler degildir, cogunlukla gelecekten haber veren kisilerdir. Cunku bu peygamberlerin doneminde Israil kralligi Asurlular ve Babilliler tarafindan yerle bir edilmistir. Israil halki kurtulus aramaktadir ve bu peygamberler de halka surekli buyuk bir tanrisal felaket olacagini ve zalimlerin yokolup Tanri"nin egemenliginin kurulacagini mujdeleyip dururlar. Yani kiyamet beklentisi Israil"lilerin kurtulus beklentisidir. Ama bir turlu bu kiyamet gerceklesmez, tersine surekli isgaller, surgunler yasarlar. Kiyametci peygamberlerin soylemlerindeki bu kehanetlerde fiziksel bir beklenti ile dinsel inanislar icice gecmistir. Kiyametin arkasindan da bir yeniden dogus ve gercek ozgurluk gelecektir. Bu, Tanri"nin egemenligi, onun devleti, onun kurallarinin hukum surecegi bir duzendir. Yahudi dininin son zamaninlarindaki bu Kiyamet bakisi zaten olumden sonra dirilis temasinin cok populer oldugu helenistik donemde ve ardindan hiristiyanlikta en onemli temalardan biri olur. Arap putperestligi ile Yahudi dininin karisimi biciminde gelisecek olan Islamiyet"te de Arap kulturune ozgu, biraz korku ve dehset agirlikli bir bicim alir. |
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Zerdustlukte de sirat koprusune benzer bir anlayis oldugu soylenmisti diye hatirliyorum. yani bir cennet cehennem anlayisi. Semavi dinlerin de bu inanc sisteminden etkilendigini dusunursek, olumden sonra bir muhakeme yapilacagi fikrini, bu kadar geriye goturmek mumkun mu? Tevrat etkilendiyse, israil kavminin kurtulusu ahiret anlayisi demek olmaz mi?
|
Re: İslam'a göre 'ölum'...
Hiramustanın hali ne ki
Hiç bir kimse anlaşamadı bu konuda :) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:44 . |