![]() |
Muhammed Sünnet Olmuş mu idi?
ya bir seye dikkat ettimde (cem,alemin 1 numaralı tefsircisi hacı,baybars ve digerleri) yorum yaparlarken allah yada muhammedle sankı asker arkadası gibi ıyı tanıyorlar vede yorumlarını ona gore ayarlıyorlar siz nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz sunu yapmıs bunu yapmıs yada muhammedın sunnetsız oldugunu nerden bılıyorsunuz sunnet dugununudemı sızler yaptını tahmın edıyorumkı muhammedin kirveliginide hacı yapmıstır... bu sordugum sorulara soru olarak cavap vermezsenız sevinirim hatta veririseniniz anlarımkı sizinde hic bir seyden bilginiz yok..
haa unutmadan belki verecegınız cevaplar benımde aydınlanmama sebebiyet verir |
Muhammedin sünnet olduğuna dair hiç bir islami kaynak yoktur. Eğer böyle bir kaynak bulur da buraya koyarsanız ki -sanmıyorum- gerekli düzeltmeyi yaparız.
Muhammed, 40 yaşına kadarki dönemde yahudi olmadığı için sünnet olduğu düşünülemez. 40 yaşından, yani peygamberliğini iddia ettikten sonra sünnet olsaydı mutlaka çeşitli hadislerde bu yer alırdı. |
Cem!!!
Hz.muhammed [s.a.v] hakkında sünnetsiz olmadığına dair kaynak istiyorsun ki buna inanasın...Peki siz tüm söylediklerinize kaynak gösteriyormusunuz? + hangi insanoğlu yapmadığı bişeyi müslümanlara farz kılar... Peygamberimiz ve peygamberlerimizn yaptığı o kadar mucize varken onlara neden inanmıyorsunuz da en küçük birşey için bile kaynak istiyorsunuz..Bizim en büyük kaynağımız kurandır..Daha o zamanlar tıp bilimi diye birşey yokken kuran da bunların hepsi verilmiştir..Ve tüm sorunlarınıza ben kuran a dayanarak cevap verebilirim... ======== " 40 yaşından, yani peygamberliğini iddia ettikten sonra sünnet olsaydı mutlaka çeşitli hadislerde bu yer alırdı."" ======== Hadislere inanıyor musunuz? + sünnet olmak hadis değildir...Her müslümana farzdır.. |
PcKolic, fazla bilgin olmadığı konularda ahkam kesiyorsun. "Sünnet olmak her müslümana farzdır" diyorsun ve cehaletini ortaya döküyorsun. Sünnet olmak adı da üzerinde olduğu gibi sünnettir, farz değildir. Yahudilerden kopyalanmıştır. Kuran'da sünnet emredilmez.
"Tıp bilimi yokken bunlar Kuran'da verilmiştir" diyorsun ki bu da ikinci büyük cehaletin. Tıp Fakültelerinin bitiş törenlerinde ne andı içilir biliyor musun? Hipokrat Andı! Hipokrat ise Muhammedden çok daha önceleri yaşamış olan tıbbın babası bir yunanlıdır. Eski yunanda tıp ileri idi, müslümanlar tıp bilgilerinin pek çoğunu onlardan aldılar. Öncelikle oku, öğren. Dünya Kuran'dan ibaret değil. |
Cem birçok şeyi bilmiyorsun fakat bildiğini zannediyorsun.
şunu bilki : İslamıda Hristiyanlığıda Yahudiliğide Allah(c.c) göndermiştir.Yani ben sol cebimdeki paramı alıp sağ cebime koyduğumda hırsız oluyorum öyle mi demek istiyorsun ?? |
Hz. Muhammed'in sünnetsiz olmuş olması neyi değiştirir? Yaratıcının olmadığını mı ispat eder?
Bir ekleme yapayım size, eğer bunun koz olduğunu düşünüyorsanız. Peygamberin Hatice ile 25 yaşında evlendiği biliniyor. Acaba Vahiylerden sonra imam nikahı kıymış mıdır kıymamış mıdır? Kıymışsa hadis yada sağlam kaynak var mıdır? Bu kadar saçma bir isnad ile neyin ispatlanmaya çalışıldığını anlayabilsem? Ben şimdi "Vay be, adam sünnet olmamış bize işkence çektiriyor" deyip inkar mı edicem? Ona bakarsanız Ebu Cehil'inde sünnet olup olmadığına dair bir bilgi yok? Olmadığını nasıl ispat edeceksin? Adam sünnet oldu diye müslüman mı ilan edilecek. Komik olmayın Allasen :) |
Merhaba Cem yine karşılaştık, sen kaçacaksın ben kovalayacam:)
"Muhammedin sünnet olduğuna dair hiç bir islami kaynak yoktur. Eğer böyle bir kaynak bulur da buraya koyarsanız ki -sanmıyorum- gerekli düzeltmeyi yaparız. " Peygamber Efendimizin sünnet olduğuna dair hiçbir İslami kaynakta bilgi olmadığına dair bir hüküm kurman için öncelikle bütün İslam kaynaklarını araştırman gerekmiyor mu? Araştırdıysan sorun yok, araştırmadıysan sorun var. Araştırdığını düşünmüyorum ama gene de az çok araştırma yaptığını varsayarak gözden kaçırdığın yerleri göstereyim: İslami kaynaklarda sünnet kavramı yani erkeklik rüeme organının uç kısmındaki deri parçasının kesilip alınması hadisesi SÜNNET olarak geçmez, HİTAN olarak geçer. Sünnet, Hitan hadisesinin halk dilindeki adıdır. Evet, Peygamber efendimiz hadislerinde "Ben sünnet oldum, sizde olun" diye birşey söylememiş. Ama bu Onun sünnet olmadığını göstermez. Sen bu tür apaçık bir ifade arıyorsan o başka. Onu bulsan da düşüncenden vazgeçeceğin yok ya herneyse. Peygamberimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar: "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, Müsned,). Demek ki Sünnet(Hitan) Hz. Muhammedi'in de sünnetlerindendir, sünnet ise Peygamberlerin ya bizzat yaparak ya da sözleriyle tavsiye ettikleri söz veya tavırlar olduğuna göre Hitan(Sünnet) Peygamberimiz için de geçerlidir. Kendisi sünnet(hitan) olmayan bir Peygamber'in bu olayı kendi sünneti olarak söylemesi mümkün müdür? Hz. Muhammed'in sünnetli doğduğuna dair (Sonradan sünnet olduğuna dair değil, doğarken sünnetli doğduğuna dair) kaynak istersen İbn Haldun, Mukaddime, İstanbul 1970, II, s. 400; Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, İstanbul 1972, I, 59 Bu kaynaklara bakabilirsin. Buhârî'nin vahyin başlangıcına dair kitabında Şam piskoposu İbnu'n-Natur'un bir ifadesine yer verir. Buna göre yıldızlara bakarak kehanette bulunmada mâhir olan Herakelias bir gece "hıtan melikinin zuhur ettiğini görür. Tam bu sıralarda Hz. Peygamber'in elçisi kendisine gelmişti. Elçinin kendisi de sünnetli idi". Olay sünnetin İslam'ın ilk müesseselerinden biri olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber, ileri yaşlarda müslüman olanlara, 80 yaşlarında da olsalar "Üzerinizdeki (İslâm'ın hoşlanmadığı) fazla kılları temizle, traş et ve sünnet ol" buyururdu (Kenzul-Ummâl, I, 263). Usaym b. Kelib'in babasından, onun da dedesinden naklettiği rivâyete göre, dedesi demiş ki: "Peygamberimiz (s.a.s)'e geldim ve İslamiyeti kabul ettim. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdular: Kendinden küfrün kıllarını at ve sünnet ol" (Ahmed İbn Hanbel III, 415; Ebu Davud, Tahare, 129). Ayrıca Efendimizin doğuştan değil sonradan sünnet olduğuna dair zayıf bir rivayet de var, dedesi Abdülmuttalib'in torunu Muhammed için düzenlediği sünnet merasimi pek çok Arap(İslam değil) kaynaklarında bulunabilir. "Muhammed, 40 yaşına kadarki dönemde yahudi olmadığı için sünnet olduğu düşünülemez. 40 yaşından, yani peygamberliğini iddia ettikten sonra sünnet olsaydı mutlaka çeşitli hadislerde bu yer alırdı." Efendimizin 40 yaşından önce sünnet olduğu yahut sünnetli doğduğu tartışma götürmez bir gerçeklik. Ayrıca sünnet senin dediğin gibi Yahudilerden falan kopyalanmış değil. Yani tarihte ilk sünnet olanlar yahudiler değil birader. Rivâyete göre sünnet, Hz. İbrahim'in seksen yaşlarında kendine tatbikiyle başlamıştır. Bir rivayete göre İbrahim (a.s)'ın Kur'ân'da sözedilen bazı kelimelerle sınanması (el-Bakara, 2/124) temizliğe dair sorularla olmuştur. Bunların vücûda dair olanları sünnet olmak, koltuk altı ve kasık kıllarının kesilmesi, su ile istinca ve tırnakların kesilmesi gibi hususlardı. Evet sünnet(Hitan) Hz. İbrahim ile başlamıştır, Yahudilerin peygamberi olan Hz. Musa ise Hz. İbrahimden yıllar sonra gelir. Hadi-is Şerifte buyrulur ki ; "Hiç kuşkusuz ilk misafir edinen, ilk defa don giyen ve ilk kez sünnet olan Hz. İbrahim'dir" (Muvatta, Sıfatu'n-Nebî', 4). Evet düzeltme yapmanı bekliyoruz Cem efendi. Fikrin namusunu kurtarmak için delikanlı gibi çık ve de ki "Arkadaşlar kusura bakmayın bu konuda yanlış biliyormuşum." Bu kendi aşağılaman anlamına gelmez. Yanlış fikrinde ısrar etmek daha aşağılayıcı bir durumdur. |
her işleri bitti peygamber efendimiz (s.a.v)in sünnet olup olmadığıns taktılar güneş balçıkla sıvanmaz cem efendi..islamiyet bitti tamam sıra peygamberimizin sünnetine mi geldi..
komiksiniz,son çırpınışlarınız her konuda ağzınızın payını alıyosunuz.. komiksiniz... |
"Sünnetli doğmak" ile "sünnet olmak" biribirinden ayrı anlamları olan ifadelerdir. Sol sütunda iyi okunursa "Muhammedin sünnet olduğuna dair islami kaynağın olmadığı" ifadesi geçiyor. Nitekim aliminyumun da kabul ettiği gibi (kendisinin de zayıf rivayet kabul ettiği kaynak dışında) ciddi bir kaynak yoktur Muhammedin sonradan sünnet olduğuna dair. Tekrar ediyorum, 40 yaşından sonra olmadığı kesindir çünkü ufak tefek olaylar bile kayda geçmiştir bu dönemde. 40 yaşından evvel olması da mümkün değil çünkü arabsitanda sadece yahudiler sünnet oluyordu o dönemde. Muhammedin çocukluğunda sünnet olduğunu kabul etmek demek, onun ailesinin yahudi olduğu anlamına gelir.
Gelelim doğuştan sünnetli olup olmadığına. Elimde onlarca cilt, belki de yüzbinlerce sayfa islam eserinin dijital ortama dökülmüş olduğu mürşit 4.0 var. Dünyanın en gelişmiş islami programı olduğu iddia ediliyor. Bunda yaptığım aramalarda Muhammedin sünnetli doğduğuna dair bilgi göremedim. Muhammedin sünnetli doğduğuna dair yukarıda verdiğin kaynağın islam dünyasında sahih kabul edilen hadisçilere dayanması gerekir (buhari, müslim gibi). İddianda ısrarlı isen verdiğin kitapdaki esas kaynakları, referansları burda verirsin. Muhammedin sünnetli doğduğuna dair rivayet muhtemelen durumu kurtarmak için sonradan uydurulmuştur. Sünnetin kaynağı İbrahim peygamber (gerçek adıyla Abram) değil eski Mısırlılardır. Musa'dan çok evvelki dönemlerde Mısırlıların sünnet olduğu tarihi olarak biliniyor. İsrailoğullarının da Mısırlıların köleleri olarak uzun yıllar orada kaldıkları biliniyor. Şimdi anlıyabildin mi yahudilerin sünnet geleneğini kimden ve nasıl aldıklarını? |
Muhammedin sünnetli doğduğuna dair rivayet muhtemelen durumu kurtarmak için sonradan uydurulmuştur..
:=)) işinize gelmedimi nasıl yol değiştiriyorsunuz..arkadaşım böyle bir iddiada nasıl bulunabiliyorsun..sonradan uydurulduğunu ispat etmen gerekmiyormu?yani bir inceleme yapmadan nasıl hüküm veriyorsun? YANIT Yazımı iyi okuduysan Mürşit 4.0 gibi devasa bir kaynağı araştırdım diye yazdım. CEM |
Sünnete ilişkin Muazzez Ilmiye Çığ şunları söylüyor:
Mısır'da erkek cinsel organı bereket sembolü olarak kutsal sayılıyor. Ondan bir parça koparılıp Tanrı'ya sunulması, Tanrı'ya saygıyı ve ona bağlılığı gösteriyor (Muazzez Ilmiye Çığ, İbrahim Peygamber, sayfa 98 ). Aslında bu gelenek muhtemelen çok daha eski dönemlerde başlamış olmalı. Yine Çığ bunu şundan yola çıkarak söylüyor. Tevrat, Çıkıs 4:22-26'da Musa ile RAB'ın karşılaşması ve Musa'nın karısı Sippora'nın oğlunun gulfesini taşla kesip Musa'nın ayaklarına atması anlatılıyor. Halbuki Mısır'da sünnet o dönem bronz ile yapılıyor. Burada bronz yerine taş ile sünnetten bahsedilmesi bu geleneğin taş devrinden beri gelen bir gelenek olabileceğini gösteriyor. Bu mantıklı bir açıklama. Gerçekten de erkek cinsel organı birçok eski dini inanışta bereket, bolluk vs. sembolü olarak görülüyor. |
Önemli sünnetli olmak değil mi birader. Bir insanın sünnetli doğmasına inanmanız mümkün değil ama biz buna inanırız. Çünkü biz mucizeye inanırız. Bunun aksini iddia etmek mümkündür ama ispat etmek mümkün değildir. Sizler mucizeyi inkar edersiniz ama mucizenin olmadığını ispat edemezsiniz.
Önemli olan iddia şu ; Peygamber Efendimiz sünnetsiz değildir. Çünkü O, sünnet olmayı teşvik etmiş ve hatta vacip derecesinde emretmiştir. Sünnet olmanın(Hitan) Hz. İbrahim'in ve peygamberlerin sünneti olduğunu beyan buyurmuştur. Sonradan müslüman olanlara 80-90 yaşlarında olsalar bile eğer sünnetli değillerse sünnet olmalarını emretmiştir. Bütün bunları ifade eden bir Peygamber'in, yani sünnet olmayı teşvik ve emreden bir Peygamber'in sünnetsiz olması mümkün değildir. Kendisi Sünnetsiz bir insanın başka insanlara Sünnet olmayı teşvik etmesi, sünnet olmayı emretmesi bir çelişkidir. Yani yalancılıktır. Zamanının müşrikleri bile O Peygambere "Sihirbaz, Mecnun, İyi bir hatip, kahin" vesaire yakıştırmaları yapmıştı da asla "Yalancı" diyememişlerdi. O'nun lakabı Peygamberliğinden önce bile "Emin" idi. Zamanının müşriklerinin bile yalancı diyemediği bir insana Yalancılık yakıştırması ne akla uyar ve vicdana ne de fikir namusuna. Peygamberimizin 40 yaşından sonra sünnet olmadığı doğrudur. Çünkü O, doğuştan sünnetlidir veya zayıf birkaç rivayete göre küçüklüğünde dedesi Abdülmuttalip tarafından sünnet ettirilmiştir. Her ikisi de kabul edilebilir. Zayıf rivayet diye kafadan görmezlikten gelemeyiz. Arabistan'da sadece Yahudilerin sünnet olması gibi bir durum yok. Arabistan'a sünnet olmanın dini bir tavırla pek alakası da yok aslında. Arabistan'da erkeklerin ve hatta az da olsa kadınların hijyen ve estetik amaçlı olarak Sünnet oldukları bir gerçektir. Bunu herkes böyle bilir. Sünnet olmak fiilini insanlığa kazandıran Yahudiler değillerdir. Sünnet olmak Hz. İbrahim'den beri Hanif olarak yaşayanların yani putlara tapmayıp tek bir Allah'a inananların, Allah'a şirk koşmayanların ortak özelliklerinden sadece birisidir. Ancak bu demek değildir ki sadece Hanifler ya da sadece Yahudiler sünnet olmaktadır. Hayır efendim. Putperestler de (dini kaygıyla değil, hijyenik ve estetik kaygılarla) sünnet olmaktadır, dinsizler de sünnet olmaktadır, Mecusilerin bile sünnete önem verdikleri bilinir. Sünnet olmanın sadece Yahudilere has olduğunu nereden çıkarıyorsunuz? "Muhammedin sünnetli doğduğuna dair rivayet muhtemelen durumu kurtarmak için sonradan uydurulmuştur" Şimdi ben sana senin diyalektik metodunla bir cevap versem şöyle demem gerekir; Mürşid 4.0 İslami kaynakların telifindenyüzyıllar sonra ortaya çıkarılmış bir teknoloji eseridir. Dolayısıyla Müdşid 4.0'da Peygamberimizin sünnetli doğduğuna dair bilginin olmaması İslam Kaynaklarında da böyle bir bilginin olmamasına delalet etmez. doğru değil mi? Evet doğru bir önerme. Ama eksik. Siz, bütün rivayetleri, bütün tefsir yaklaşımlarını, ayetler ve hadisler üzerindeki bütün münazaraları ve akıl yürütmeleri ayet ve hadislerin çelişkilerini -haşa- saçmalıklarını ortadan kaldırıp onlara mantık süsü vermek için durumu kurtarma, kıvırma çabaları olarak görüyorsunuz. Usul ilimleri hakkında en ufak bir bilginiz olmadığı için böyle görmeniz normaldir. Cehalet kınanacak birşeydir, bir şey hakkında bilmeden konuşmak ve usul dışı yargılara varmak kötü niyetli olmadığı sürece anlaşılabilir, bu yüzden bir yere kadar hoşgörülebilir ama cehalette ısrar etmek, yanlış yargılamalarda "Bana ne işte böyle, böyle" diye çocukça diretmek ne hoş karşılanır ne de onlara itibar edilir. Önce usul öğrenin, Kuranı ve Hadisleri yorumlamanın usulu hakkında yeterince bilgi sahibi olun ondan sonra Efendimizin sünnetli olup olmadığı hakkında teferruata ait bir meseleyi konuşma liyakatine erişin. "Muhammedin sünnetli doğduğuna dair yukarıda verdiğin kaynağın islam dünyasında sahih kabul edilen hadisçilere dayanması gerekir (buhari, müslim gibi). " Böyle birşey yok Cem Efendi. Yani Buhari ve Müslim gibi hadis kitaplarında olmayan şeyler yanlıştır ve yalandır diye bir düşünce İslam Düşünce tarihinde asla olmamıştır. Böyle bir fikri ne zaman yumurtladınız bilmiyorum. Buhari, Müslim, Tirmizi, Müsned, İbn-i Mace vesaire... Evet bunlar sıhhatinde yani doğruluğunda şüphe olmayan kaynaklardır ancak Hadis İlmine ait kaynaklardır. Ayrıca buralarda zikredilmeyen meselelerin başka kitaplarda zikredilmeleri başka kitapların müelliflerinin yalancı olduğunu göstermez. Sünnetin eski Mısırlılara dayandığı eğer bilimsel olarak ispatlandıysa bunda bizim için sorun yok. Kabul edebiliriz. Sünnet olmanın kaynağını Hz. İbrahim'e dayandırmamız Sünnet olmanın "Dinsel bir olgu" olarak algılanmasının başlangıcını ifade eder. Evet, eski Mısırlılarda da sünnet olmak görülebilir, bu neyi değiştirir? Hz. İbrahim'in sünnet olmadığını iddia edemezsin ki bununla. Ayrıca Hz. İbrahim Mezapotamya dolaylarında görevlendirilmiş bir Peygamberdir ve Mısır'a hayatında sadece bir sefer gitmiştir. O da 90'lı yaşlarından sonradır. Hz. İbrahim'in sünnet olduğu yaşı ise 80'dir. Dolayısıyla Hz. İbrahim'in sünnet olmayı Mısırlılardan öğrendiği gibi bir iddia da geçerli değildir. |
İbrahim'in 80 yaşında sünnet olduğu bilgisini hangi kaynaktan alıyorsun Aliminyum?
Hıristiyanlar niye sünnet olmuyorlar? Bunun nedeni nedir sence? |
Aliminyum,
Öncelikle Muhammedin sünnetli doğduğuna dair, islam dünyasında sahih kabul edilen bir eser göstermen gerekiyor. Bunu göstermediğin sürece iddiaların desteksizdir. Eski mısırlıların dinleri ve inanışları hakkında bilgi çoktur. Elde edilen bilgiler, inançlarının semavi dinlerden çok farklı olduğunu gösteriyor. Bilim adamlarında sünnetin orta afrikada doğduğunu, oradan Mısıra yayıldığı, Mısırlılardan ise köleleri olan İsrailoğullarına yayıldığı görüşü hakimdir. Sünnetin İbrahim peygamber ile başladığı iddiası sadece Kuran'da ve belki bir de Tevratta vardır. Başka hiçbir tarihsel belge, bulgu yoktur. Aslında İbrahim peygamber diye birisinin yaşamış olduğu da şüphelidir. Yahudi uydurması olması kuvvetle muhtemeldir. Mezarı bile yoktur. "Tanrının" böylesine önemli bir peygamberin mezarının kaybolmasına müsade etmesi de gerçekten ilginçtir. Muhammedin, islamın kökeninde İbrahimi göstermesi kendisine destek arama, inandırıcılığını artırma çabalarından başka bir şey değildir. -80 yaşındaki bir insanın (İbrahim) keserle kendisini sünnet etmesi mantıklı bir şey değildir. -"Tanrının", sanki yanlışlıkla ve fazla yaratmış olduğu penisucu derisinin tüm inanır erkeklerinde kesilmesini istemesi de aynı derecede saçmadır. Sünnet olmak, tanrıya ibadetin bir şeklidir. Bu eylem gerçekleştirilmediği sürece ibadet anlamı taşımaz. Yani doğuştan sünnetli olmak, ibadetini doğuştan yapmış olmak anlamına gelemez. Çünkü doğuştan olması, kendi iradesi dışında olmuş anlamına gelir. Oysa ibadette asıl olan kendi iradesi ile ibadetini gerçekleştirmektir. |
Peygamber Efendimizin sünnetli doğduğuna dair İslam dünyasında sahih kabul edilen kaynaklar istiyorsun Cem efendi.
İbn-i Hişam'ın Sîre isimli kitabı. İbn-i Kesir'in tarih kitabı, Taberinin kitapları, Kütüb-i Sittedeki Efendimizin doğduğu gece veya sonraki meydana gelen hadiselerle ilgili rivayetler. Kaynaktan bol ne var. Halk arasında doğuştan sünnetli ya da Peygamber sünnetli olarak bilinen Hipospadias diye bir durum var. Hipospadias tıp dilinde doğuştan sünnetli olanlara deniyor. Yani doğuştan sünnetli olmak ya da doğuştan sünnetli olmayanların sonradan sünnet olunca kestikleri parçalarının olmaması akla ve normal hayata aykırı birşey değil demek ki. Tabi tarihte Hz. İbrahim diye birisinin yaşadığına dahi kuşkuyla bakan bir septist bozmasına Hz. İbrahim'in sünnetli olduğu hakikatini anlatmaya çalışmanın boş bir çaba olacağının farkına vardım. Tanrı dediğiniz Allah'ın Hz. İbrahim'in mezarının bilinmemesine izin vermesi kendi bileceği iş. Mezarı yok yada henüz bilinmiyor diye diye kıymetinden birşey kaybetmez Hz. İbrahim ve O'nun Hanif olması hakikati mezarının bilinmemesi ile silinebilecek bir hakikat değildir. 80 yaşındaki bir insanın kendisini keserle sünnet etmesinin mantığa aykırı olan tarafı neresi? Keseri kaldıramayacak kadar güçsüz olduğunu mu düşünüyorsun ya da sünnet edeceği yerini görüp seçemeyecek kadar görme yeteneğinin zayıfladığınımı zannediyorsun? Bu işi mantıksız bulmanın temelinde ne var? Yani kısaca niye mantıksız olsun. Pekala işi bilen her insan kendisini sünnet edebilir. Sünnet işleminde kesilen penisucu derisinin Tanrının fazladan yada yanlışlıkla yada gereksiz yada unutarak yaratması gibi bir düşünce (daha doğrusu hezeyan) pek tabii beraberinde Tanrının fazladan yarattığı bu organın kesilmesini istemesini mantıksız görmekle sonuçlanacaktır. Bu kadar basit mantıkî önermelerin ne İslamda ne felsefede ne bilimde ne mantık ilminde ne de başka birşeyde yeri yok. Allah 1 Milyar ışık yılı uzaklıktaki henüz insanlıkça bilinmeyen gezegenleri boşa yaratmadığı gibi benim uzadıkça kesip attığım tırnaklarımı da boşa yaratmış değil, burnun içindeki kılları da ya da sudaki hidrojeni de boşa yaratmadığı gibi penisucundaki fazla deri parçasını da boşa yaratmamıştır. İnsanlarca Mahrem yada namahrem bnilinen yada bilinmeyen ne varsa hepsi Allahın ilmiyle ve kudretiyle iş görmektedir. Biz böyle inanırız buna göre tefekkür ederiz. Siz de bir ömür boyu penisucundaki fazlalık deri parçasının Tanrının mükemmelliğiyle çeliştiğini zannedip kendinize Tanrının aslında varolmadığına dair mantıklı bir delil bulduğunuzu zannedersiniz. Ne güzel be. Sünnet olmak bir ibadettir evet. Her ibadetin bir şartı vardır. Sünnet olmak ibadetinin şartı da penis ucundaki derinin var olmasıdır. Penis ucundaki deri doğuştan yoksa Sünnet olmak mükellefiyeti insandan düşecektir. Hipospadias doğumlarda da sünnetli olarak doğan erkeklerden sünnet ibadeti düşmektedir. Nasıl ki hayızlı kadınlardan namaz veya oruç mükellefiyeti düşüyor bu da böyle arkadaşım. İncilin Tekvin bölümünde "Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. Sünnet olmalısınız, sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak. diye ayetler geçer. Yani sünnet olmak Hz. İbrahimden Hz. Musaya uzanan bir şeriat icabı olduğu kadar Hz. Musadan da Hz. İsaya kadar uzanmış ondan da Hz. Muhammed(s.a.v.) e kadar devam etmiştir. Farzedelim ki bu ayetler de bizim iddia ettiğimiz gibi tahrif edilmiş ayetler. Gene de Hristiyanlara sünnet olmanın emir veya teşvik edildiğine dair İslam Alimlerinin iddiaları vardır. Hristiyanların sünnet olmamasını ise onlara soracaksın sargon kardeşim. Sana ne açıklama yapsam kesmez şimdi seni. |
Aliminyum,
Tıpta doğuştan sünnetli diye bir durum yoktur. Hipospadias, bir anomali durumudur. Sünnetle alakası olmadığı gibi, düzeltilmesi için ameliyata gereksinim vardır. |
Beyni apendisit ameliyatıda o asırda yapılıyormuydu ne dersin..Belki beyin ameliyatı bile yapılıyordur ne dersin."ameliyat yapılması lazım" :lol: olayları zamanına göre değerlendirin,beyni arkadaşım..Sünnet olduğunu ispat ediyor alüminyum; Allah'a imanmı edeceksiniz?Boş sorularla uğraşıyorsunuz..ne faydası olacak anlamadım gitti...
Mesela, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman bey sünnet olmuş mu?Mantıken olmuştur..Müslüman olduğuna göre..değilmi..Peygamber efendimizin(s.av) hadisleri var demekki olmuş ki emrediyor;bu yöndende konuyu düşünebilirsiniz.. |
anlama özürlü ensareo
Benim ne demek istediğimi anlamadan boş cevap yazma. Ben halk arasında peygamber sünneti diye söylenen hipospadias anomelisinin sünnetle alakası olmadığını ve şimdiye kadar sünnetli olarak kimsenin doğmadığını anlatmaya çalışıyorum. Eğer peygamberin sünnetli doğmuşsa (hipospadiaslı değilse) bu bir mucizedir. Peygamberinin bu mucizevi durumu ile övünebilirsin. |
Böyle devam edin
Muhammed sünnet olmuş mu, olmamış mı? Olduysa niye olmuş, olmadıysa niye olmamış, nasıl olmuş, ne zaman olmuş, nerede olmuş? Ne kadar parça kesilmiş?, O parça ne olmuş? Doğuştan mı sünnetliymiş? Eeeeeeee ne olacak şimdi? Müslüman arkadaşların bu konuya olan alakalarını anlıyorum ve onların bu, gayet önemli, ciddi ve hayati!!!! :D konularda araştırma yapıp sayfalarca yazı yazmasına hak veriyorum vermesine de, karşıt görüşteki bir çok arkadaşın neden böyle basit ve gereksiz bir konuya zaman harcayıp, müslümanlara bir şeyler anlatabilmek için çabaladıklarını anlamıyorum. :wink:
Kalın sağlıcakla |
ank0606,
İslamın ve Muhammedin yanlışlarını, tutarsızlıklarını ortaya dökmeli ki gerçekler ortaya çıksın. Yüzmilyonlarca müslüman erkek "sünnettir, peygamberimiz olmuştur" diyerekten sünnet ediliyor. Biz de burada gerçeğin böyle olmadığını ortaya döküyoruz ki bu yanlış ve batıl inanç gün yüzüne çıksın. Bu nedenle Muhammedin sünnet olup olmadığı çok önemlidir. Şimdi tekrar esas konumuza dönelim. Beyni' ye tıpta sünnetli doğum diye bir şey olmadığını, "Hipospadias" in ise tıpda anomali kabul edildiğini bize öğrettiği için teşekür ederim. Beyninin yazısı üzerine "Hipospadias" kelimesini internette arattım. Pek çok site çıktı, bunlardan biri "Türk Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği" nin web sitesinin sayfası: http://www.tpcd.org.tr/index.php?id=424 Bu sayfada özetle şunlar yazıyor: Hipospadias Nedir? Yeni doğan erkek çocuklarda görülebilen doğumsal bir bozukluktur. Normal bir peniste idrar kanalı (üretra) penis başının (glans) ucunda sonlanır ve çocuklar penisin ucundan idrarını yaparlar. Hipospadiaslı çocuklarda ise idrar kanalı (üretra) penisin alt yüzünde ve daha geride sonlanır. Bu sonlandığı nokta ile penis ucu arasındaki mesafede idrar kanalı oluşmamıştır. İdrar kanalının açılma noktası testislerden daha geride bile olabilir ve ne kadar geride ise o kadar ciddidir. Ancak olguların çoğunluğunun penis ucuna daha yakın olanlar oluşturmaktadır. |
MUHAMME DİN DOĞUŞTAN SÜNNETLİ OLDUĞU SONRADAN UYDURULAN BİR YALANMIŞ.YAV PES BE KARDEŞİM BU KADARDA OLMAZ BE.
SANKİ BU YALANI (haşa) BERABER UYDURMUŞ GİBİÇOK EMİN Bİ ŞEKİLDE YAZMIŞSIN.SÜNNET OLDUĞUNA DAİR Bİ BELGE BULUNSAYDI ONADA BU SONRADAN YAZILMIŞ BİR YALN DERDEİNİZ SİZ HİÇİBİR ŞEYE İNANMIYOSUNUZ Kİ.SİZE NOTERDEN BELGEMİ GETİRELİM DOĞUŞTAN SÜNNET OLDUĞUNA DAİR. ASLI HZ.MUHAMMED DOĞUŞTAN SÜNNETLİ OLDUĞU İÇİN SÜNNET OLDUĞUNA DAİR BİR BİLGİBULMANIZ; İMMMMMMMKAANSSSIZDIRRRR |
Aluminium,Peygamberimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar: "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" demissin.Bunlar sadece Muhammed icinmi gecerliydi yoksa tüm Peygamberler icinmi?
|
Nebenbuhler.
Peygamberimiz orada "Peygamberlerin sünnetlerindendir" demişse bütün peygamberler için geçerli olacağı açıktır. Sünnet olduğu (olmak, sonradan olmak dikkat edin sonradan kalkıp da öncekiler ne oldu ya? demeyin) bilinen ilk Peygamber ise Hz. İbrahimdir ki sünnet olgusuna (Hitan) Peygamberlerin sünnetidir denildiğinde temelde Hz. İbrahimin gösterilmesi ise bundandır. Yani Peygamberin bu hadisinden bütün Peygamberlerin ya sonradan ya da doğuştan sünnetli oldukları özelliğine sahip oldukları sonucu çıkarılabilir. Ancak Peygamberimizin "Peygamberlerin Sünnetindendir" sözünden bazı Peygamberleri mi yoksa bütün Peygamberleri mi kastettiği gene de tartışmaya açıktır çünkü hiçbirimiz Arap etimolojisine tam anlamıyla vakıf değiliz. |
ne büyük bir peygamber ... 1400 sene evvel yaşamış bir peygamberin uçkuruyla elinize hiç bir şey geçmiycek şeylerle uğraşıyorsunuz birşeyin ispatı için peşinden koşuyorsunuz ... size ne ya sünetliymiş veya değilmiş ... ne değişir sünetliyse inanacakmısınız veya değilse ne değişir ... işiniz gücünüz yok bütün işlerinizi bıraktınız peygamberin uçkuruğu ile uğraşıyyorsunuz ... olaya bilimsel açıdan bakın sünnetli insan mı daha hijenik yoksa sünnetsiz olanmı tartışmayı bu yöne çekin ...
|
bütün yazıları okudum sünnetli olması akla ve mantıga uygun degil bence. onun niye oyle bir ayrıcalıgı olsunki mantıklı olan ya sunnetsiz ya da bi sekilde gozden kacmıs veya az bilinir sekilde sunnetli ama bence kesinlikle dogustan sunnetli degildir. cunku gereksiz bir ayrıcalık olur o
|
Arkadaşlar! Muhammed denilen adam sünnet olmuştur. Lütfen itiraz etmeyelim. Sünnet derisi, aynı sakal kılı ve ayak izi gibi çok muhteşem itina ile saklanmaktadır. Muhammedin sünnetten kalma derisini merak eden varsa itina ile korunduğu yere gitsin. Ve görsün. Onun, balgamının rengini merak edenler varsa, araştırmaya merkezden başlasınlar
|
Valla onu bunu bilmem, ben şeyimin ucunu geri isterim, bir deli kuyuya taş atmış 40 akıllı çıkaramamış. En azından demokratik bir aile yapısına kavuşmalıyız ve sünnet kararı çocuğun kendine bırakılmalıdır(18 yaşından sonra). Belki azgın arap kavimlerini yola getirmek için miklerinin ucunu kestirip hassas dokuyu biraz nasırlaştırmak istemiştir muhammed.
Kendisi için böyle bir gereklilik düşünmemiş olabilir, ne de olsa onun kadından yana bir sorunu yoktu. Ben kişisel olarak keşke sünnet olmasaydım diyorum, Cem sen de sünnetli misin? şöyle bir kaç kuşaktır ateist bir delikanlı yok mu aramızda yaw? |
Hz. Peygamber sünnetli olsa ne olacak sünnetsiz olsa ne olacak?Sünnet ne İslam'ın şartıdır,ne akidenin konusudur.Allah bu konuda hiçbirşey indirmemiştir.Allah'ın emretmediği bir hususu insanlara zorla yaptırmak İslam'a aykırı bir davranıştır.Üstelik bu ibadet amacıyla yapılırsa şirke de girilmiş olur.
|
bırak ailelerin zorla çocuklarını sünnet ettirmelerini, belediyeler hatta devlet binlerce çocuğu çok lazımmış gibi sünnet ettiriyorlar. Türkiyede yaşanan islam %80 türk yaşam geleneği şeklinde sürüyor, adam bütün sene hiç bir şey yapmaz sonra ramazanda 30 gün oruç tutar sonra orucu seks ile açar. kurban vacip olmasına rağmen herkes farzmış gibi keser ki bu adamlar 5 vakit namaz kılmaz. Bir de dükkan kapatıp cumaya giden ama evde hiç namaz kılmayan adamlar vardır. Aleviler sünnet olmaz falan diyolardı bir ara, var mı böyle bir şey?
|
Bakın şimdi! Böyle ciddi bir konuda lütfen saygılı olalım. Nede olsa mevzubahis olan peygamber efendimiz hazretlerinin şeyinin durumu. Hata mata yaparız. Çarpılırız bak! Bir kere efendimiz sultanları sünnet olmuş idi. Bizzat ben buna şahidim. Nerden şahitsin diye soranlara kısa ve öz bir cevap. Rüyamda gördüm. Hatta şeyinin kapçuğunu bile sakladılar. İnsanlar ilerde üzülmesinler diye. Öyle ya! Efendimizin şeyinin kesilmiş kapçuğu olmazsa biz ne yaparız? Nerelere gidip, başımızı hangi taşlara vururuz?
|
Alıntı:
Okuduğunuz artık benim inanmadığım kuranda yanılmıyorsam tin suresinin 4. ayetinde 4- Biz insanı en güzel biçimde yarattık. diyor tanrı senin dediğine yani hitanın her Müslümana farz olduğu yönündeki yazına bakılırsa sen tanrı insanı kusurlu yarattı sonra bunun farkına vardı ve insanlara bunu düzeltmelerini emretti demiş olursun ve bu durumla kurana göre çelişkiye düşersin dolayısı ile kendi içinde çelişkidesin. |
Alıntı:
örnek resim http://www.hipospadias.info.ro/wp-co...2009/11/31.jpg http://www.hipospadias.info.ro/wp-co...2009/11/31.jpg tıpkı resimde görüldüğü gibi. |
''Muhammed doguştan sünnetliydi.'' gibisinden rivayetleri var bir de...
|
Alıntı:
|
Bunu tartışmanın mantıksız olduğunu düşünüyorum.
Neye dayanarak konuşacaksınız ki?Elinizde yine o güvenilir olmadığını söylediğiniz İslam tarihi ile geleceksiniz bunu tartışmaya. Anlamsız. |
Alıntı:
|
Deep bir tanri bu kadar aptal olamaz o yuzden yoktur anlatabiliyormuyum allah
|
ben muhammed den çok diğer shabeleri merak ediyorum! mesela Ali,ömer, bekir,osman ve diğer yeni müslümanlar sünnet olmuşlarmıdır??
|
Elbette olmamıştı...
|
Muhammed'in durumu neydi bilmiyorum ama bu cahilce gelenek yüzünden hepimizin cinsel sağlığı ile oynandığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Sünnet operasyonunun hiçbir faydası olmadığı gibi erkeğin cinsel gücünü olumsuz etkilemekte ve erken boşalmaya neden olmaktadır. Sünnet sırasında kesilen deri penisi sıcak ve nemli ortamda tutarak kadın vajinasındaki sıcak ortama alıştırmaktadır. Sünnet edilen erkeklerde penis başı açık durumda olduğundan birleşme sırasında vajina sıcaklığına maruz kalınca kısa sürede duyarlılık göstererek erken boşalmaya neden olmaktadır. Sünnetin, penisin ısı hassasiyetini artırarak erken boşalma sorununu tetiklediği yönünde veriler bulunmakla beraber tam aksini iddia edenler de vardır. Aşağıdaki bu konuda yazılmış bir görüşü paylaşıyorum. "Söz konusu sünnet olduğunda, öyle sanıyorum ki amaçlanan cinsel ilişkiyi azaltmak, cinsel organı zayıflatmak, ve bu şekilde erkeğin mutedil olmasını sağlamaktır. Bazı insanlar sanır ki, sünnet erkeğin yapısındaki bir bozukluğu gidermek içindir, ama buna herkes kolaylıkla cevap verebilir: Nasıl olur da doğadaki canlılar dışarıdan düzeltmeyi gerektirecek kadar "eksik yaratılmış" olabilirler, hele bu özellikle üstderi gibi işlevi açık seçik belli olan bir yapı ise? Gerçek şu ki, bu emir, eksik yaratılışlı bir yapıyı düzeltmek için değil, insanın ahlaki yetersizliklerini tamamlamak içindir. Bu organda açılan yara tam da istendiği gibidir; ne gerekli işlevlere zarar verir, ne de çoğalma yeteneğine. Sünnet basitçe aşırı isteği dengeler, çünkü sünnetin cinsel heyecanı azalttığına dair şüphe yoktur. Organ daha başlangıçtan kan kaybederek ve koruyucu tabakasını yitirerek güçsüz hale gelir......" (49. Bölüm, s.609) Şaşırmışlara Rehber, İbn Meymun |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:31 . |