![]() |
Türban , islam ve bir santim
"Bugün türban dediğimiz, omuzlara kadar inen başörtüsü ilk defa 1970'lerin başında Lübnan'da ortaya çıktı. Modanın yaratıcısı bir din adamıydı, Lübnanlı Şiilerin lideri Hacetülislam Musa Sadr. Hayır, bu din adamı, bir moda tasarımcısı, yaratıcısı değildi.
Şiiler Lübnan'ın güneyinde yaşıyorlardı, ama o bölgeye sivil Filistinlilerle Kral Hüseyin'in Ürdün'den kovduğu Filistin gerillaları da geldi. Şiiler ile Filistinliler arasında çeşitli sorunlar çıktı. Şii kadınların, Filistinliler tarafından taciz edildikleri de oluyordu. Hacetülislam Musa Sadr, Şii kadınların güvenliği için, bu biçimde örtünmelerini söyledi. Yani şimdi bizim türban dediğimiz başörtüsü bağlama biçimi, inanç değil, güvenliğin gereği olarak ortaya çıktı ve hızla yayıldı. Hacetülislam Musa Sadr, 1975'te yaptığı açıklamada bu başörtüsü modelini bizzat hazırladığını söyleyecek ve ilhamını Batı dünyasının kilise resimlerinden ve Lübnan'daki Katolik rahibelerin kullandıkları başörtülerinden aldım diyecektir'' (murat bardakçı) İslam, Yahudi'lerden nefret eder. Onları taklit etmekten kaçınır. Görmüşsünüzdür ,müslüman sakal bırakır ama bıyığını traş eder. Burda amaç ''sakalı'' *Yahudi sakalından *ayırmaktır. Hrıstiyanlık ve Yahudi dininden ve Yahud'ilerden bu kadar nefret eden islam, hrıstiyan rahibelerinden bozma bir örtünme şeklini ''Türkiye islamı ''kendine ''bayrak'' yapmıştır. Bu gün Türkiye'de türban ,islamın bütün farzlarının önüne geçmiştir. Akp , türban sayesinde , kendine yeni arka bahçeler yaratma derdindedir. Yaptığı ''islama hizmet'' gibi görünsede Kendine ,iki dönem daha ''iktidar olma ''fırsatı yaratma peşindedir. Her zaman söylerim, din bu dünyada, en kolay para ve menfaat kaznılacak, en iyi sektördür. Türkiye Akp.nin sayesinde, bu para ve emnfaatin tadına vardı. Artık Akp, *Halife Osmanın yaptıklarını tekrarlıyor. Eş ,oğul ,damat , yaran imparatorluğu kuruldu. Buraya gelen müslüman arkdaşların ,üzerinde ısrarla *durduğu *''allah korkusu'' şu anki iktidarın yanından bile geçmiyor. mhp ise ''milliyetçi mukaddesatçı kimiliğine bir de ,''araplık' ı'' ekledi. oda pastadan pay alma derdine düştü İslam doyarmı? *Kesinlikle hayır. Aldıkça isterler. Çünkü *müslüman görünme aşırılıkları bitmez verdikçe isterler. Herkes, birbirinin namus bekçiliğine soyunur , ve bu tutum , toplumdaki sosyal barışı bozar. Şeriatçı düzenlerin ,temel fikri '' Ey halk ,siz her zaman yoldan çıkmaya *hazır insanlarsınız. Biz tedbirler alarak, sizi hem cehennem ateşinden koruyacağız hemde sizi zorlada olsa, namuslu yaşatacağız'' şeklindedir. Ne hazindirki ,yıkanan beyinler sayesinde ,kadın erkeklerin kölesi olmaya ,gönüllü asker olarak yazılıyor. Ve yine ne hazindirki ,dünya, topyekün bir ekonomik krize doğru yol alırken ,biz bir bez parçasının peşine takılmışız ,ne önümüzü nede arkamızdaki ''kurdu'' görmüyoruz. İslam, hep bir santim daha sokmanın peşindedir. Tıpkı fıkrada olduğu gibi. Çocukluk arkadaşı ,iki kadın dul kalır. Biri ikinci defa evlenir. Bir müddet sonra ,diğeride, ikinci defa evlenir. İlk evlenen ,arkadaşının evine, hem tebrik etmeye, hemde hal hatır sormaya gider. Hoş beşten sonra, ilk evlenen arkadaşına sorar. - İkinci kocandan memnunmusun? Kadın cevap verir - Allah belalarını versin, erkek milleti değil mi? Hepsi, bir santim daha fazla sokmanın peşinde. Ya islam ? O,neyin peşinde? |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sevgili Özgür yazın çok güzel ve zamanlaması mükemmel, kendi adıma türbanın nasıl çıktığını bilmiyordum, ama çoğu insan aşağıdaki fıkraya takılacak ve yazından çok fıkra tartışılacak.
Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
fıkrada anlatılmak istenen. islam tavizlerden bıkmaz. hep ister. uçakta uçağı kıbleye dönmesini, kadınların gittikçe dar alana kapanmasını sopayla oruç tutturup camiye götürme........ bu histerik zorlamalr bitmez.
umarım fıkradan bu zorlamalar daha masumdur. sevgili peker mizah hapsedilemeyen büyük bir güçtür. diktatörler bile gücü yenememişlerdir. bu fıkrada edepsizlik yok. sadece bir ''zihniyeti '' mizah gücüyle hicvediyor |
Re: Türban , islam ve bir santim
http://www.milliyet.com.tr/2008/01/2...sim/siy013.jpg
sevgili peker ,bu karikatürün anlattıklarını bir kitap anlatabilir mi? (not- karikatür Cumhuriyet'te yayınlanmıştır) |
Re: Türban , islam ve bir santim
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Froyd'un psikanalizinde; ruhsal sorunların kaynağı, hastaların bastırdıkları ve bilinçaltına ittikleri sorunlarda aranırmış. Hastaların bilinçaltındaki duygularını yüzeye çıkarmaya dayalı psikoterapi yöntemle de iyileştirmeye çalışılırmış.
Değerli ağabey ozgur_beyin, Zannımca, her bir santimin sorumlusu, tamamıyle insani bilinçaltlarımız. İnandığımız düşüncelerimizin izminde sürdüremediğimiz yaşamlarımızın bilinçaltı görüntüsü; yaşamlarımızın izmine uydurduğumuz düşüncelerimiz olmakta. Ve de santim santim olmakta. Psikoterapi ile tedavi vereceğimiz hastalara, Sn. Murat BARDAKÇI' yı da dahil etmenin bir sakıncası, en azından bu yazıyla birlikte yoktur. Bu düşüncemi de Sn. Hiramusta belgelemiştir. Bu belgenin üzerine şu savunma gelebilir. -Şekli farklı şekli... Bu savunmaya da cevap; -Santimde fark görmeyen şekilde nasıl gördü. (Benzetmeler konusunda kusuruma bakmayın) :) Hatalarım, cehaletimdir... |
Re: Türban , islam ve bir santim
cocuklugumda 19 mayis genclik bayrami, okullarin da katilmasiyla muhtesem bir resmi gecit seklinde olurdu. Ataturk gencligi okullarda kendini gelecege hazirlar, resmi gecitlerde de kizlar sortlarla yuruyebilirdi. Sulh ve asayis, bugunkunden cok daha iyi bir noktada oldugunu hatirlarim.
* *O zamanlarda tek tuk gordugumuz basit bir basortuyle basini kapayanlarin, tekrar geriye donmus olmalarini gormek benim icin yurekler acisi. Hiramusta'nin kopyaladigi resim bile, 100 sene oncesine ait olmasina ragmen, simdikinden cok daha masum gorunuyor. Bu tur kiyafetlerin secim ozgurlugunden ziyade din baskisinin artmasi neticesi olduguna hic suphe yok. Cehennemde yanma korkusu, zaten seytan sinifina sokulan kadinin, kendine cennet umidiyle verdigi, dunyasal bir ceza oldugunu zannediyorum. Namusu bir elbise parcasi, insan gibi yasamayi gunah ilan eden bu zihniyeti hep kinadim ve kiniyorum. |
Re: Türban , islam ve bir santim
Alıntı:
kendine özgü irrasyonal özelliklerini bilsem de kadınlar üzerinden sürdürülen bu basit ve çirkin politikaya şu ya da bu biçimde destek veren "akıllı" insanları anlamıyorum. Eğer dinsel bir gereklilik olarak bakıyorsanız, yani sorgulamadan kabul ediyorsanız neden sadece türban ? Hiramusta'nın bakışını biliyorum ama senin de aynı şeyleri söylemen gerekmez mi ? Mesela 4 eş konusunda tutumun nedir ? Kadınların mirasta 1/2 oranını kabul edip savunuyor musun ? Kadınlar eksik midir ya da erkekler onlardan üstün müdür ? Bunlar çok daha açık emirlerken, türbanda, hele hele son derece çirkin uygulaması olan katolik rahibelerden çalınma garip *örtü olarak türbanda bu inat neden ? Kadınları günah objesi olarak görüp onları kapatmayı düşünenler nasıl demokrat olabilir ? Hiramustanın resmi neyi ispatlıyor ? Murat Bardakçı ya da bir başkası bu coğrafyada kadınlar başlarını hiç örtmezlerdi diye bir iddiada bulunmuş ? Ne zaman uyanacaksınız ? Birileri bize doğunun tevekkülle boynunu eğen, miskin, cins ayrımcısı köhne kültürünü kabul ettirmeye çalışıyor. İstediğinize inanın ama bu toplumun giderek daha kötü durumlara düşmesinde sizin gibi aydın olma sorumluluğu olan insanların seyirci kalmaması gerek. İslam akıl dinidir diyorsunuz. Hiç akletmez misiniz bu koskoca evrenin yaratıcısı kullarının saçı ile neden uğraşsın ? Şekil farkının önemli olmadığını bilenlere öneri: http://tbn0.google.com/images?q=tbn:...im/carsaf1.jpg |
Re: Türban , islam ve bir santim
"mhp ise ''milliyetçi mukaddesatçı kimiliğine bir de ,''araplık' ı'' ekledi. oda pastadan pay alma derdine düştü " Özgür_beyin
Türk İslam sentezi ağam, ya nereye varacaktı, arap milliyetçiliğinden başka. Rüzgara bağlı yarında Yanki olurlar. Valla bu tespiti ben senden önce yaptım. *:) Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
Dinsel akımlardan etkilenen ve bunu kullanarak toplum üzerinde *baskı oluşturanlara Osman Bölükbaşının aklımda kaldığı kadar şu sözünü hatırlatmak istiyorum,
"Hayatım boyunca birçok meslek gördüm ama din ticareti kadar karlı bir meslek daha görmedim" |
Re: Türban , islam ve bir santim
bir santim ci milletvekili
''KONYA'da Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden AKP milletvekilleri, ilginç açıklamalarda bulundu. TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Konya Milletvekili Avukat Hüsnü Tuna, türban yasağıyla ilgili açıklama yaparken, "İnşallah hedefimiz kamu hizmetlerinde de, yani kamu hizmeti veren personellerde de böyle bir yasağın olmamasıdır. Bu utanç verici bir şey diye düşünüyorum."dedi.'' *Hürriyet sevgili peker ve thunderpoint. işte size ''bir santim'' örneği daha. ben islami geleneğin içinde büyümüş ve yetişmişim. dinciler (dindarlar değil) hiç doymazlar. ifrat ve tefritte hadleri yoktur. inanın şu an bir çok dinci topluma daha dindar gözükmek için kafasında daha radikal ''çözümler'' arıyorlardır. 8 milyon aileye kömür dağıttığını söylüyor başbakan. neden kömür? aşırı derecede hassas ve iyi insan olduğu için mi? hayır milleti sadakaya alıştırmak için .zaten şark toplumları sofra kırıntılarıyla mutlu olur. sofrada yenilenleri eleştirmez ''bundan benimde yemem gerekir'' diye düşüneceğine kırıntılarla mutlu olur birde hem kırıntıları sadaka olarak verenlere hemde allahına şükreder. şu an AKP. nin elinde afyonlanmış bir seçmen kitlesi var. bir paket makarnaya on torba kömüre bütün ruhunu esir ediyor. tayyip erdoğan milletin zayıf noktasını bulmuş kurcalıyor. ''özgür türban'' önümüzdeki seçimide garantiletti. ağalar '' hani iştihayla'' tıkınırken kırıntılara tav bir teba var karşılarında. fıkra muzır ama insanlara zincirli köle haline getirmek ayıplanacak bir şey değil. sakalını sünneti seniyyeye uygun hale getirmek sevap türban allahın emri amennna ve saddakna , yanına birde bu ülkeyi yağmalamyı ekleyin. sen türbanınla sakalınla islamı yaşa cennete git. *ağalarında ülkenin geleceğini ''götürsünler'' onlarda ''salih bir kul'' edasıyla senin kuyruğuna teneke bağlasınlar. hayırlı işler türkiyem. nerede kandırılıp ,nerede becereliyorsan.haketmeseydin zaten yapmazlardı. |
Re: Türban , islam ve bir santim
İslami kesimi tatmin etmez
Hayrettin Karaman (YENİ ŞAFAK) : MüslümanlarIn güncel talepleri arasında başörtüsü yasağının bütün alanlarda kalkması vardır. Yalnızca üniversitede başörtüsü yasağının kalkması din özgürlüğünü uygulama, mümine hakkını verme noktasından bakılınca devede kulaktır. Bu haklı ve meşru talepler yanında, yalnızca üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması, uğrunda büyük fedakârlıklar yapılacak bir başarı değildir ve İslami kesimi asla tatmin etmez. Elbette nankörlük etmeyip, “yasak şimdilik üniversitelerden de kalksa bu da bir şeydir’ derim, ama kaş yapayım derken göz çıkarmamak için de kılı kırk yarmak gerekiyor... Eğer ... Anayasa değişikliğinde ’hizmet verenlerden yasağın kalkmaması’ Anayasa maddesi olarak kanunlaşırsa, kanunlaşacaksa o (üniversitedeki) yasak da kalkmasın, şimdilik böyle kalsın daha iyi! buda bir isminin önünda prof. titri olan bir ilahiyatçı. ne diyor ? ''islami kesimi tatmin etmez'' bir santimler için herkes ''beyanını ve meramını'' açıklamaya başladı. duracağını zanneden ''saf dillere'' ithaftır. |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sn. frodo,
Her türlü kalıpçılığa karşı olduğumu zannediyorum. Bu yüzdendir ki dış görüntü, diye direten kötü niyetliler ile dış gönütülülere karşı olan kötü niyetliler arasında bir fark görmüyorum. İkisi de aynı kefededir bizim için. Dış görüntüsünde direnen iyi niyetliler ile, bu görüntünün tehlikesini hisseden iyi niyetliler de diğer kefededir. -Niyeti nasıl anlıyorsunuz? Diye hemen bir soru aklınıza takılabilir. Biz de o zaman şunu düşünüyoruz. -Onların anladığı kadarını biz de anlıyoruz. Sadece siz değil, biz de bu konuda hayretler içinde kalmaktayız, değerli hocam. Bir taraftan özgürlük ve aydınlıktan bahsederken, konu değişince totaliter dinsel rejimlerin uygulamalarına benzer uygulamaları savunan aydınları anlamakta zorlanmaktayız. Ve müsaadenizle aynı soruyu ben de size sormak istiyorum değerli hocam. -Kadınları obje olarak görüp onların dış görünüşleri ile düşünenler nasıl demokrat olabilir ? Mesele sadece türban da değildir. Dış görüntülerin insan bilinç altındaki izdüşümleri her daim gariptir. Bir guruba aitlik hissi ile gerçekleşir esasen. Bu milliyetçi kesim için bir bıyık şekli sağ el küçük parmağa takılan siyah kare taşlı bir yüzük olur. Sosyalist olduğunu söyleyenlerin, kırmızı kazakları, kalın parkaları, saçları ve sakalları. Ben kürdüm diyenlerin, boyunlarındaki atkıları, üç renkli fularları. Zaman değişir, mekan değişir, gurup değişirse tüm bunlar da değişir. Bu da işin genellemesi. Çok beğendiğim bir Kızılderili sözü vardır. "Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır" der. Bu konu biraz da budur. Benim gözümde mesele dinsel değildir. Cinsiyet ile de bağdaştırmıyorum. Daha genel düşünüyorum. Bu ülkede insanların dini inancı gereği kestikleri kurban derilerine bile yönetim erkince el konulduğu günleri bilirim. O dönemde insanlara, "-Kurban kesmeyin." denmemiştir. Ancak bu eylemden doğan artı farka göz dikilmiştir. Sistemlerin ekonomik duruşları bizden öte Sn. dilaverin konusudur. Bu konuda ondan yardım istiyorum. Aynısı şimdi oynanmaktadır. Mesele ne inanç ile ilgilidir ne de laiklik ile ilgilidir. Mesele tamamıyle siyasi bir duruştur. Her iki taraf içinde bu böyledir. Bir taraf riyakarlık ile bunu gizlerken diğer taraf şirret bir baskı aracı olarak kullanır. İran'da takılması için yapılan baskı kadar iğrençtir, ülkemizde takılmaması için yapılan baskı. Biz her iki baskıyı da bir gördük ve öylece de yazdık. Tüm bu yazdıklarım da, yazımın başındaki her iki taraf için de iyi niyetliler için değildir bunu da hatırlatalım. Ve akıllı insanlara diyorum ki; Artık bu bezirganlara fırsat vermeyin. Ne din için bilet kesenlere ne de laiklik için şirretleşenlere. Bu konu kapanmalıdır. İnsanlar doğdukları gün kadar özgür olmadıkça kamil insandan bahsedilemez. Hatalarım, cehaletimdendir... |
Re: Türban , islam ve bir santim
Türban siyasal islamın bayrağıdır,açık hedef laikliktir.Tayyip yıllar önce halkın istemesi durumunda laikliğin kaldırılacağını söylememişmiydi.
Türbana yol verdinmi arkası gelir.Aç kapa olmaz ,üniversitede inancı gereği başını örten okulu bitirip kamuda görev alırsa inancınımı yitirecekte başını açacak? Karaçarşaflı,sarıklı,şalvarlıyı kim engelleyebilecek,liselileri kim durduracak (büyüyünce örtersiniz diyecek) Türban moda oldu ,yaygınlaşıyor ,benim merak ettiğim türbanlılardan ne kadarı siyasal islamcı,ne kadarı inanıp takıyor,ne kadarı iktidara hoş görünmek ve topluma uymak için takıyor,ne kadarı aile ve çevre baskısıyla takıyor bir araştırılmalı. 80 öncesi parka modası vardı,parka da bir simge olmuştu herkes parka giyerdi ,parka satışlarına bakarsan devrimin olmuş olması gerekiyor ,o kadar çok parkalı vardı ki ,nerde bu parkalılar? Şimdi türban moda,simge ama simgelediği ideoloji ülkemizde yapabileceği maksimum piki yapmıştır. Bu aşamadan sonra düşüşe geçecektir,çünkü siyaseti tıkanmıştır,ekonomi tıkanmıştır;ab masalı bitmiştir,maskeleri düşmüştür. Saygılar |
Re: Türban , islam ve bir santim
Hadis geleneği dincileri, refah partisi ile amaçlayıpta yapamadıklarını Akp ile yapmak hevesindedirler.
Hint Türbanı için yasal zemin hazırlanmasını ardından, kafalarındaki şeriat düzenine gerekli olan, mahkemelere’de el atacaklardır. Nebi Muhammed’in tebliğ ettiği Kuran’ı anlamak yerine, Nebi Muhammed’in vucud organlarına tapınma peşinde olanların, tahminimce Nebi Muhammed’in günün koşullarında ve kültüründe giyindiği, kıyafetlerini’de topluma empoze etmenin gayretine düşeceklerdir. Türkiye’de siyasi parti sorunu vardır. Akp dışında bir partiyi yeğlemek enayilik konumuna gelmiştir. Dürüst insanlar bir takım mücadele içine girdiler ve bunun yanıtını, bilinçli seçilen operasyon adıyla hem hakaret hem gözdağı şeklinde aldılar. |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sevgili mhmmd, sorunun bireysel bir özgürlük sorununa dönüştürülmesi işin gözboyama kısmıdır, ve ben bu açmazın farkındayım. Kişisel olarak türban takmak isteyenlerin bu isteklerinin karşısında olmak abesle iştigaldir. Ama benim anlayamadığım şey bu değil. Benim anlayamadığım örtünme emri ve bunun altında yatan inanç biçimi. Neden bu cins ayrımcılığı ?
Varsayalım ki bir inanç biçimi örneğin kadınların sünnet edilmesi gerektiğini kabul ve iman ediyor. Bu inanca sahip kadınlar da bu özgürlüklerinin(!) engellenmesi karşısında nümayiş yapmaktalar. Bu durumda demokrat tavır nedir ? İnsanlığın böyle bir özgürlük anlayışı karşısında davranış biçimi ne olmalı ? Kolaylıkla görüleceği gibi insanların yaşam biçimlerinin ilahi emirlere göre düzenlenmesinde sorun vardır. Denebilir ki a ya da b inancının temelinde böyle bir anlayış yoktur. Bu cevap sorunu ortadan kaldırmıyor, çünkü inancın doğru yada yanlış olması ile ilgili elimizde bir cetvel yok. Birileri inandığı zaman onu sosyal bir gerçeklik olarak kabul edip saygı mı göstermeliyiz ? Nerede okudum hatırlamıyorum. ABD'de bir lise öğrencisi üzerinde bütün sorunlar siyah-beyazdır, islam kötüdür gibi son derce yaratıcı(!) sloganlarla süslü el yapımı bir t-shirtle okula geliyor. Bütün uyarılara rağmen davranışında ısrar eden öğreniye, beklenildiği gibi okuldan uzaklaştırma cezası veriliyor. Öğrenci ve ailesi de dava açıyorlar. İşbilir avukatları davayı "Dinsel İnanç Özgürlüğüne" ve bu inancı ifade etme *özgürlüğüne dayandırarak davayı kazanıyor. Denebilir ki türban başkalarını ilgilendirmeyecek kadar kişisel bir tercihtir. Gerçekten öyle mi ? Türbanın teolojik kaynağına inince hiç de o kadar kişisel bir tercih olmadığını görebilir miyiz sence ? Nur 60 : Evlenme beklentisi olmayan yaşlı kadınların, alımlı yerlerini açıp saçmamak koşuluyla dış elbiselerini bırakmalarında bir sakınca yoktur. İffetli davranmaları kendileri için daha iyidir. ALLAH İşitendir, Bilendir. Ne anlamalıyız bu emirden ? Yaşlı kadınların bile dış elbiselerini giyerek daha iffetli olabilecekleri ne demektir ? İnsanları dış giysileri ile iffetli olup olmama ilişkisi başı açık kadınların ne gözle görüneceğini belirlemez mi ? Bu toplumsal barış açısından o yaratıcı sloganlarla dolu t-shirt'den daha mı masumdur ? |
Re: Türban , islam ve bir santim
Yarın üniversitelerde türbanlı kızların türban takmayan kızlara saldırmıyacağına kim teminat verebilir?Geçmişte üniversitelerde yaşanan devrimci ülkücü çatışmaların yarın türbanlı ,türbansız ,islamçı ve diğerleri arasında yaşanmıyacağına kim garanti verebilir?Zannedersem ülkemizi sıkıntılı bir süreç bekliyor.
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Düşünüyorummmm düşünüyorummmm Allah kadınların saçlarını torba içine koymalarını neden istemiştir......allahın işlerine akıl sır ermiyor...yahu.... :roll:
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Baş örtüsü bir sorun değildir. Bir kültürdür. Bu 1980 e kadar da böyle gelmiştir.
1980 den itibaren ise Türban bir sorun olmak için guruplaşmanın ve ayrışmanın simgesi olarak sadece türkiye de değil tüm avrupada sistemli bir şekilde işlenmiştir. Bugün türban takan bayanların bağladıkları baş şekli ile katolik rahibelerin bağlama şekli çok benzerdir. Ama işin garibi şudur. Türbanı savunmayanlar olduğu halde türbana hayır demeyen büyük büyük bir çoğunluk vardır. Bu kişiler türbanın siyasi bir simge olduğunu bildikleri halde ve dinlerini yaşamak için hele bu asırda en son meselerden biri olduğunu bildikleri halde, toplumda üçüncü bir görüş öne süremezler. Sebebi ise Türbanı savunmayanların çok net olarak, türban ile dini ayrılmaz iki parça olarak dikte etmeleri ve türban vasıtası ile dine saldırma olasılığını iddiacıların gözlerinde okumalarıdır. Bu nedenle, türbanı sorun etmeyen ama dinlerini önemseyen büyük bir çoğunluk ister istemez türbana taraftar tavır almaktadır. Oysa dini yaşamak için türban öncelikli bir mesele değildir. Öncelikli olan, o türbanın içerisindeki beynin Allah'a adanmsıdır. İçini açıp dışını kapatmak boşuna çabadır. Tıpkı edebi yok etmek için, İlk cumhuriyet yıllarında istiklal caddesinde zabıta kontrol eşliğinde gayri müslim çok çok az kabul eden bayanlardan bazılarını mini etekle dolaştırmak gibi. Kamusal alanmış, vay beee, ölmeye gelince vatanın her karış toprağı benim. Yaşamaya gelince devletin helasına işeyeme me... Ne yapacak millet, altına sıçacak değil ya.... Devletin içine sıçmak için zahirde var gibi görünen ama aslında olmayan hakkını söke söke alacak. Bu halkın başarısı olarak lanse edilecek, devletin geri atması olarak çakılacak. Size bir şey söyleyim mi? Allah şahittir ki, 18 asker olayında Genel kurmay susunca, aklıma ilk gelen şey, bu Türban için çok güzel bir baskı aracı olurdu. Türbana tavır alan asker kendi hatasında susunca büyük bir zaafa uğramıştır. Artık bu tür konularda devletin koruyucusuyum diye harbiyeden demeç veremez. İnternet sitesinden muhtura veremez. Zira halk soracaktır, benim kuzularım ölürken, kuzuların sessizliğini mi seyrediyordunuz diye? Bu sonuca da ben şahsen külli fayda ilkesi ile itiraz etmem. Haa bakın aklma geldi, bir olayın faili o olaydan maksimum faydayı sağlayandır. (yav amma fazla kullandık şu sıra bu darbı meseli. Kabak tadı verdi bence de) Benim görüşüm bu konuda çok nettir. Türbanı savunarak kendinizi korusursunuz, Mesele etmeyerek ise dininizi... Şimdi soru; Fail sizce kim ? İpucu: Uşak değil. Selamlar. |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sn. frodo,
"sorunun bireysel bir özgürlük sorununa dönüştürülmesi işin gözboyama kısmıdır, ve ben bu açmazın farkındayım. Kişisel olarak türban takmak isteyenlerin bu isteklerinin karşısında olmak abesle iştigaldir." Bir sorunun hem göz boyama (mesnetsiz olması) ve hem de bu göz boyamaya karşılığın abesle iştigal olması bir tezattır. İnanç biçimindeki sorunuza, teoloji açısından açıklama yapabilecek bizden çok daha iyi donanımlı arkadaşlarımız mevcuttur. Bu yöne girmiyorum. "Birileri inandığı zaman onu sosyal bir gerçeklik olarak kabul edip saygı mı göstermeliyiz ?" Aynı toplum içinde yaşayanlar olarak her bireyin bir inancı ve bu inancını gösterir eylemler, pek tabiidir ki bir gerçekliktir. Bu eylemlerin toplum düzenini etkilemediği, şiddet içermediği kısımlara saygı da gösterilmelidir. Bu saygıyı fertler esirgese dahi, yönetim erki bu saygıyı göstermelidir. Biraz daha ileri giderek yazmalıyım ki bu saygıyı göstermek zorundadır da. Şayet demokratlık ve özgürlükten hala bahsediyor isek. ABD gibi, kişisel faydanın kutsandığı bir toplumdaki örneği alıpda ülkemize genellemenin doğruluğu sorgulanır. Hedefimiz ABD demokrasisi ise bu konu bir hayli su götürür. Devlet açısından, (laik devlet özelliği) bu konu teolojik bir konu değildir ve yorumlamalar da teolojik olarak yapılamaz. Konu yasal bir konudur. Yasaların, insan haklarına ne kadar uyup uymadığı meselesidir. Bizler, TD. sitesinde bu konuyu teolojik olarak irdeleyip yorumlarımızı getirebiliriz. Kabul ederiz ya da etmeyiz, destekleriz ya da desteklemeyiz o farklıdır. Devletin bu konda yapacaklarının tartışması farklı. Sn. kurtkan'ın heyecan ve hezeyanını algılamakta zorlanmaktayım. Geçmişteki devrimci ülkücü çatışmaları; bıyık boylarını kısaltarak ya da parkalar kapı önlerinde bırakarak mı çözülmüştür. Meseleyi kafanın dışında arayan ya da çözümü şekilde arayanlar çözümsüzlüğü baştan kabul etmelidir. Çözüm kafaların içindedir. Kafaların içine inmeyen hiçbir sorun çözülemez, çözülmemiştir de. Hatalarım, cehaletimdendir... |
Re: Türban , islam ve bir santim
Bir de biçim özü, öz biçimi belirler açısından bakın.
* * Türban kadınlar üzerinde bir baskı aracıdır. Müslüman kadınlar gerek kuranla gerek türbanla erkeğe itaata ikna ediliyorlar ve özgürlüklerinden vazgeçiyorlar bunun gönüllü yapılıyor olması, doğru olduğunun kanıtı değildir. Demokrasi ve özgürlükler açısından bakıldığında yasalarla teminat altına alınması gereken bir durumdur. Hiç kimse gönüllü olarak dahi temel hak özgürlüklerinden feragat edemez. * * Bir mazoşiste şiddet uygulayamazsınız. Bu nedenle mazoşizm nasıl tedavi edilmesi gereken bir hastalıksa, türban da öyledir. Türban mazoşizmin en belirgin semptomlarından biridir. Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
Ben de 5000 yıl öncesinden başörtüsünün çıkışı ile ilgili Muazzez İlmiye Çığ'dan bir kaç satırı paylaşayım;
"Kadınların başını örtme geleneği, Sümer tapınaklarında genel kadınlık yapan Sümer rahibelerine dayanır" "Başörtüsü Sümerlerde mabet fahişeleri tarafından kullanılırdı" "Sümerler' de 4 bin yıl önce evlilik belgeyle yapılıyordu. Biz* de hala imam nikahı var. Bunu tenkit ediyorum. Her zaman da edeceğim. imam nikahı insan, kadın ve çocuk hakkını hiçe saymak ve Allah'ın adını küçültmektir." "Kur'an İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" Muazzez İlmiye Çığ bu kitabı hararetle öneririm. Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
tarikatların bir çoğu ,müritlerine ''islami kıyafet'' giydirirler. çünkü gayeleri ''sünnet-i seniyyeye '' uymaktır.
bilinçli mi yapılır bilinçsiz mi yapılır bilinmez ama ortada bir gerçek var. şu an sünneti seniyeyi uyayım diye *bir çok tarikat ehli ebu cehil (Amr b. Hişâm el-Muğire)ebu leheb gibi islam düşmanlarını da! taklit etmektedir. erkekler azılı islam düşmanlarını taklit ederken kadınlar da rahibeleri taklit etmesinin fazla zararı olmaz herhalde. tabi bu esnada da ,müslüman! isimler hem tabelalarda, hem hanelerde çoğalacak. eğer islam olacaksak ,arap gibi yiyecek ,arap gibi yatacak, arap gibi giyineceğiz. bundan böyle, sadece deveye binilecek, hurma yenecek, geniş bahçeli evlerin, bahçelerinie kum dökülecek .otobüs durakları gibi vaha benzeri, küçük cepler ihdas edilecek.................. ne kadar araplaşırsak o kadar müslümanlaşacağız ''taleal bedru aleyna '' adlı ilahi ,her evin içinden lahuti bir sesle yükselecek, akşamları, ay ışığında pilav üstü deve eti zıkkımlanacak ve sofradan ''elhamdülillahi rabbül alemin'' sadalarıyla kalkılacak. yemeğin *akabinde, cemaatle yatsı namazı eda edilecek, sabah namazına rahat kalkabilmek için ''mırra'' içilip yatılacak. yatmadan önce allaha'' allahım ,atatürk denen deccalden, bizi kurtarıp , sonunda küçücük gemileri olan bir emirül mümine kavuşturduğun için sana binlerce sena'' diye dua edilecek |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sn. peker,
Yaklaşımınız ve örnekleriniz bizce yanlıştır. İnsan hakları beyannamesi,madde 2 der ki; "Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu Beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir." Bu maddenin altındaki 12. madde de der ki; "Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır." Devamında 18. madde der ki; "Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir." Aynı beyannamenin 27., 29. ve 30. maddelerine de bir göz atmanızı önermek durumundayım. Mazoşistlik ile türban takanları aynı kefeye koyduğunuza göre ya terminoloji eksiğiniz vardır ya vicdani bir hatanız. Değerli hoca Sn. Muazzez İlmiye ÇIĞ'ın birkaç kitabından faydalanmış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: Tarihten gelen cılız ışığın, sağlam kaynaklarından ve çok değerli emekçilerinden birisidir. Ancak, hocanın üstte verdiğiniz paragraflarındaki anlam, sizin veriş şeklinize göre değildir. Tarihsel olguların açılımındaki inceliği vermenin yanında, bunca zamana rağmen, hukuksal bir temelin oluşamamasının haykırışıdır. Ve de oldukça içten, gerçek bir haykırıştır. Bir bilenin haykırışıdır. Bizim gibi cahillerin hezeyanı değil. Daha önceki pek çok yazınızı büyük zevkle okuyan bir okurunuz olarak son yazılarınızdaki seviyeye şaştığımı belirtmeden yazımı bitiremeyeceğim. Bu düşüncemi bir sataşmadan öte kardeşçe içten bir dilek olarak alacağınızı umuyorum. Hatalarım, cehaletimdendir... |
Re: Türban , islam ve bir santim
"Herkes, *ırk, *renk, *cinsiyet, *dil, *din, *siyasi *veya *diğer *herhangi *bir *akide, *milli *veya *içtimai *menşe, *servet, *doğuş *veya *herhangi *diğer *bir *fark *gözetilmeksizin *işbu *Beyannamede *ilan *olunan *tekmil *haklardan *ve *bütün *hürriyetlerden *istifade *edebilir." * mhmmd
Sayın mhmmd; İslamiyet cinsiyet ayrımı yaparak zaten madde 2 yi ihlal ediyor, din ve akideden kalkarak türbanı insan hakları beyannamesine bağlamak zorlama bir iddia olmuş, bir o kadar da cılız. Devamında 18. madde der ki; "Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir." mhmmd İslamiyette böyle bir hakkınız yoktur. Sizin yapmaya çalıştığınız insan hak ve özgürlüklerini kullanarak, bunu yoketmeye çalışmaktan ibarettir. Ve insan hak ve özgürlüklerini sözünü kullanırken traji-komik bir karikatür gibi algılanıyorsunuz, üstünüzde çok iğreti duruyor. İslam'ın eli kanlı cellatları dünyanın dört bir tarafını kana bularken. *Önce bir İslam'a ve İslam ülkelerine göz atmanızı öneririm. Fikir ve vicdan hürriyetini görmezden gelip sadece din kelimesini görmek te algıda seçicilikle mi açıklanmalı, yoksa samimiyetsizlikle mi? "Bizim gibi cahillerin hezeyanı değil." mhmmd Var mı kendini bilmek gibisi. Bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkündür. Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
"Ancak, hocanın üstte verdiğiniz paragraflarındaki anlam, sizin veriş şeklinize göre değildir." mhmmd
Önerdiğim kitabı okumuştum, ve verdiğim şekilde anladım. Ayrıca isnat ispatı gerektirir. Bu türlüsü seyirciye oynamaktır. Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
"Aynı beyannamenin 27., 29. ve 30. maddelerine de bir göz atmanızı önermek durumundayım.
Mazoşistlik ile türban takanları aynı kefeye koyduğunuza göre ya terminoloji eksiğiniz vardır ya vicdani bir hatanız. " mhmmd İkinci sınıf olmayı kabul etmek mazoşist olmak değil de nedir. Bunu da türbanla cümle aleme ilan etmek. Hafifçe dövülmeyi kabullenmek bundan zevk almak olsa gerek, hafif ama ne kadar hafif. En sataşmasız yazımdır, demekki diğer yazılarımı anlamamışsınız. Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
Böylesi milyonlarca örnek var, türban da şiddet dozu bunlara göre daha fazla bir mazoşizm örneğidir.
Bu resimlerde masum İslami ritüeller öylemi sayın mhmmd. Bir vicdani hata daha yaptım, lütfen adını doğru koyun, birine vicdani hata yaptığını söyleyebilmek için sırça köşte oturmamak gerekir. Ben inançtan ve fikirden önce dürüstlük beklerim, ancak dürüst insan bir inancı veya fikri yükseltir. Saygılarımla; http://tbn0.google.com/images?q=tbn:...i-kerbela2.jpg |
Re: Türban , islam ve bir santim
Mhmmd arkadaş türban meselesini geçmişte sol ve sağcıların bıyık ve parke ayrımına denk olarak misal vermişsin ve *meseleyi böylece basit bir şekilçilik şeklinde izah etmişsin. *Acaba türban olayı basit bir şekilçilikmidir ?Mesele o kadar basitse niye bu türban olayı üzerinde yoğun tartışmalar oluyor ve halkın bir kesimi bu türban olayından bu kadar ürküyor endişe duyuyor.Bunun geçmişteki sağ ve solcuların parke ve bıyık ayrımından çok farklı değerlendirildiğinin niye farkında değilsiniz .Nİye olayı bu kadar basit basit görüyorsunuz anlamış değilim .Türban olayları bizim gibi düşünenlerde heyacan ve sizin tabirinizle hezayan yaratıyorsa niye bunun sebeblerini iyice irdelemeden hemen bizi hezayan yapmakla suçluyorsun .Maalesef sizin bu basitçe suçlamalarınız ile bu meseleler hallolmuyor.Günlerdir tartışılan mahalle baskısından haberiniz yok herhalde ayrıca PEKER arkadaşın değerlendirmelerini iyice bir okuyun belki biraz bir şeyler öğrenir iyi tanımadığınız kişileri hezayan yapmakla suçlamazsınız.
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Kur'an'da başörtüsü yok, örtü vardır. Göğüslerin üzerine sarkıtılacak örtü.
Bir de tanınmayacak şekilde giyinmek ve örtünmek vardır. O halde başörtüsünü (türbanı) savunanlar biraz yanılıyor, aslında çarşafı savunmaları gerekir. Belki bir gün onu da savunurlar diye bir düşünce geldi geçti beynimden ama bir kadını türbana sokmanın çarşafa sokmaktan çok daha kolay olduğunu düşünüyorum ve çarşafın bir baskı olmadan kendiliğinden çoğu kadının (türbanlı dahi olsa) tercihi olamayacağını biliyorum. Kadının fıtratı ne türbana ne çarşafa uygundur. Türbanlı pekçok kızımız ve kadınımızın ne kadar modern ve vücut hatlarını belli eder şekilde kıyafetler giydiğini düşünürsek bazı aşırılıklar bir gün olacaksa bu muhakkak dayatma ve baskı şeklinde olacaktır. (yahut beyin yıkama bütün kadınsı özellikleri, istek ve arzuları silecek şekilde hat safhaya ulaşmış olacaktır) |
Re: Türban , islam ve bir santim
Birde Mhmmd arkadaş çözüm kafaların içinde demişsin . Zaten türban takanlar kafalarının içindeki düşünceyi türban takmakla dışarıya *yansıtmışlar.Kafalarına bağladıkları türban maalesef onların kafalarının içine inmeye müsade etmiyor.
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Birde türban gerçekten tam manasıyla bir islami örtümüdür.Kuranda tanınmıyacak şekilde örtünün der ve kuranda geçen çilbab bugünkü çarşaf anlamına gelir. İyide ben çevremdeki türbanlı bayanları tanıyorum onların tanınmasına engel olmuyor türban.Peki ne olacak şimdi haydi türban serbest oldu gerçek islamçılar onuda kabul etmeyecek çarşaf ve peçede serbest olsun diyecekler.NERDE DURACAK BU İSTEKLER?
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Ne konuyuymus be,,tartis tartis bitmiyor,reddet reddet bitmiyor,,oku oku bitmiyor,,yaz yaz bitmiyor,aman yarabbim *keske insan aklini kisitlasaydinda maymunlar gibi günlük muz un *pesine düsseydik.
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Anlaşılması *ve netleşmesi için Muazzez İlmiye Çıg ile yapılan söyleşi ile daha sonra getirilen ( İÖ 16 yy ) Asur yasalarından örnekleri iliştiriyorum. Belki tartışmanın boyutu farklılaşabilir :
Muazzez İlmiye Çıg ile Söyleşi : O zaman şimdi dava konusu da olan şu malum örtünme bölümüne gelelim: Sümerlerde kimler, neden örtünüyormuş? ( Devrim Sevimay - Vatan Gazetesi ) Her tanrının bir evi var, onlara mabet diyorlar. Bu evlerde tanrılar için çeşitli şeyler yapılıyor. Neler yapılacağını tanrılar insanlara söylemiyor, insanlar kendileri tanrıları için ne yapmaları gerektiğini anlayıp, yapıyor. * Yani "vicdan evi" gibi bir şey mi? Evet, vicdanlarıyla baş başa kaldıkları yer oluyor. Bugünkü kilise, cami ve havralardaki ibadet şekillerinden daha özgürler. Tanrıları hoş tutabilmek için orada danslar yapıyorlar, şarkılar söylüyorlar. İşte bu mabetlerde rahibeler var. Bu rahibelerin bazıları da genel kadınlık yapıyor. * "Genel kadın" tam olarak ne demek? Görevi seks yapmak olan kadınlara deniyor. Onlar fahişe değil, bunu para karşılığı yapmıyorlar. Mabetlerde aşk odaları var ve anladığım kadarıyla o odalarda gençlere cinselliği öğretiyorlar. Bunu nereden çıkartıyorum; çünkü Gılgamış Destanı'nda da ormanda, hayvanlarla büyümüş olan adamı insanlaştırmak için bir mabetten rahibe getiriliyor ve ona cinselliği, yemeyi, konuşmayı rahibe öğretiyor. O genel kadın dediğimiz rahibeler Sümerlerde her şeyi öğreten bir varlık olarak görülüyor. Bunu yaparken kendilerini tamamen tanrıya vakfetmiş sayıyorlar. Çünkü Sümerlerde aslında bekaret var. Bekarete önem verilmesine rağmen genel kadınların mabetlerde ilişkiye girebilmesi, bu hizmete verilen kutsal değeri gösteriyor. * Bekarete önem verildiğini nasıl biliyorsunuz? Tabletlere göre evlenmeden önce bakire olmadığını söylemeyen kadın boşanırken yarı tazminat alabiliyor. * Peki bu genel kadınlar başörtüsünü niye takıyorlar? Onları diğer rahibelerden ayırmak için böyle başörtüsü kuralı konmuş. Sokaktaki fahişeler de başörtüsü takamıyor. Bu sadece mabetlerdeki görevli kadınlara özel bir durum. Tarihteki ilk başörtüsü böyle çıkmış oluyor. * Sonradan bu iş nasıl tersine dönüyor? Sümerlerden uzun yıllar sonra, M.Ö. 16'ncı yüzyılda, Asurlular birden bire kanun çıkarıyorlar. Diyorlar ki, bundan sonra evli ve dul kadınların da hepsi başını örtecek. Aslında burada, evli ve dul kadınların yasal bir şekilde cinsel ilişkiye girdiklerini düşünerek genel kadınlar gibi örtünmelerini ve kendilerini belli etmelerini istiyorlar. * Asurlarda başörtüsü takan kadın, cinsel ilişkiye girmiş, bekareti olmayan kadın anlamına geliyor? Evet aynen öyle. Ama bunu bazı dinciler yanlış anlayıp "Tarihte ilk başörtüsünü fahişeler taktı" diyorum sanıyor. Oysa ne Sümerlerdeki rahibeler fahişe, ne de Asurlardaki evli ve dul kadınlar. * Yani örtünme, İslamiyet'ten binlerce yıl önce, kadının toplumdaki statüsünü belirlemek için bulunmuş bir çare? Benim anlatmak istediğim de bu! Bunu da ben söylemiyorum, tarih söylüyor. Kendimden bir şey eklemiyorum, yorum yapmıyorum, bilimsel tarihi anlatıyorum. * O zaman Asurlulardan İslamiyet'in doğduğu döneme gelelim. Orada başörtüsü karşımıza nasıl çıkıyor? Kızım, ben İslam uzmanı değilim, ama tarih yönünden baktığımızda orada da şöyle oluyor: Hz. Muhammed peygamber olduktan sonra ailesindeki kadınlarla birlikte Mekke'de oturuyor. İnsanlar hangisi Hz. Muhammed'in karısı, hangisi kızı, hangisi cariyesi biliyorlarmış. O yüzden de orada bu kadınlara sataşma katiyen yokmuş. Ama Medine'ye hicret ettikten sonra durum değişiyor. Çünkü Medine çok kalabalık; Hıristiyan'ı, Yahudi'si her milletten insan var. İnsanlar Peygamber'in ailesini tanımıyorlar. İşte bu dönemde Peygamber'e bir vahiy geliyor. Bir ayete göre "Peygamber karıları, peygamber kızları ve mümin kadınlar sokağa çıkarken tanınmayacak şekilde örtünsünler" deniyor. Oysa bir başka yorumda da deniyor ki, "tanınacak şekilde" örtünecekler. * Bu anlattığınız mantığa göre "tanınmaları" daha doğru değil mi ? Evet, o daha doğru. Bence "mümin kadınlar" lafı da sonradan eklenmiş bir laf. Çünkü biliyorsunuz, Kuran Peygamber zamanında oluşturulmadı. Ebu Bekir döneminde tanıklardan alınan ayetlerin birleştirilmesiyle yazıldı. Assur yasaları (Kadriye YALVAÇ-Mebrure TOSUN. Sümer, Babil, Assur Kanunları. TDK. Ankara) 40) - İster evli kadınlar, ister dul kadınlar, veya Assur'lu kadınlar olsun sokağa çıkarlarken başlarını açmayacaklardır. Adamın kızları… ya bir şal, ya bir ... veya bir gulinu ile örtüneceklerdir. Sahibi ile sokağa giden Esirtu 'lar (cariye, esire) örtülüdürler. Kocaya varan Kadiştu'lar, (bir 'kutsal fahişe' kategorisi) sokakta örtünmelidirler. Kocaya varmamış Kadiştu'ların sokakta başları açıktır, örtünmemelidir. Fahişe örtülü değildir, başı açıktır. Örtülü bir fahişeyi gören olursa, onu tutuklayacak, şahitler bulacak; onu saray mahkemesine götürecek, ziynetlerini almayacaklar, onu yakalayan (sadece) elbisesini alacaktır. (Örtülü fahişeye) elli sopa vuracaklar, başına zift dökecekler. Eğer bir adam örtülü bir fahişeyi görür, onu serbest bırakır (yakalamaz) ve saray mahkemesine götürmezse o adama elli sopa atılacaktır. (Adamı) ihbar eden elbisesini alacak, (Adamın) kulaklarını delecekler, iplik geçirecekler, arkasına bağlıyacaklar. Bir ay süreyle kıralın hizmetini yapacaktır. Esire'ler örtünmeyecekler, örtülü esireyi gören yakalayacak ve onu saray mahkemesine götürecektir. Kulaklarını kesecekler. Onu yakalayan elbisesini alacaktır. Eğer bir adam, örtülü bir esire görür ve onu serbest bırakır (da) o, yakalanmaz ve saray mahkemesine götürülmezse, onu (adamı) suçlayıp, ispat ettikten sonra, ona(adama) elli sopa atacaklar. Kulaklarını kesecekler, iplik geçirecekler, ensesine bağlayacaklar. Onu ihbar eden elbisesini alacak, o adam bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır. 41)- Eğer bir adam esiresini (esirtu) örtmek isterse, beş veya altı arkadaşını oturtup, onların önünde onu örtecek ''0 benim karımdır'' diyecek, 0, onun karısı olacaktır. (Başka) adamların önünde örtülmeyen ve kocası ''bu karımdır'' denmiyen esire, eş değildir. Esirtu'dur. Eğer adam ölürse, örtülü karısının evlatları yoksa esirelerin evlatları, (öz) evlattırlar ve (mirastan) hisselerini alacaklardır." saygılarımla |
Re: Türban , islam ve bir santim
Mabet fahişesi sözü Muazzez İlmiye Çığ'a aittir. Kaldı ki işi sex yapmak olan biri geçimini bu işten temin ediyor bu mana da fahişe sözünü kullanmaktan kaçınmanın, bulanık suda balık avlamaktan öteye geçmeyeceğide aşikardır.
Çok objektif olmuş Dilaver. * :? Saygılarımla; |
Re: Türban , islam ve bir santim
mabet fahişeligi bildigimiz anlamda bir paralı seks ilişkisi degil, buu bu şekilde almak yanlış. Mabet fahişeligi dıştan evlenme kuralının bir bozulma şekli. Eski toplumda aynı klan içinden evlenmek yasaktı, tabuydu. Buna izin verilmezdi. Bunun nedenlerine deginmenin bu başlıkta teri yok. Ancak dıştan evlenme kuralı eski toplumda mabet fahişeligi ile aşıldı. Bir ritüel oldu. Mabet fahişeleri kendilerini dıştan evlenme kuralına uydurdular ve yabancılarla yattılar, tüm toplumun kefaretini ödediler. Onlar sayesinde diger kadınlar içten evlenebildiler yani aynı klanın erkekleri ile evlenebildiler.
* * Onlar bizim anladıgımız manada fahişelerle bir degildiler. Kaldı ki fahişelere örtünmek yasaktı. Ama evli kadınlar ile mabet fahişeleri örtünüyorlardı. Yani iffetli kadınlar ile mabet fahişeleri aynı kategoride, normal fahişeler de ayrı kategoride degerlendirdiler. Örtünme ise statü simgesi idi. İnsanların kim oldukları giyimlerinden belli olurdu. Bu uygulama örnegin Memluklar zamanında Mısırda gayri müslimler zil takılmak suretiyle uygulandı. Etegi zilli deyimi buradan kalmıştır. * * Dıştan evlenme kuralı ile ortaklaşa evlilik kuralının son evrelerinin belirtileri bazı toplumlarda şu şekilde görülüyordu. Evlenen kadın gerdege girmeden evvel damat haricitüm erkeklerle yatmak zorunlulugundaydı. Bunun daha son biçimi erkeklere ilk gece hakkı olarak feodalizmde görüldü. Tüm bu uygulamaları hepsi başlangıçtaki grup evliliginden bu yana bir ilerlemeyi temsil ediyordu. * * *saygılarımla |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sevgili Özgür Beyin;ben de burada Aziz Nesin in bir sözünü bir kac kez yazdim:Aziz Nesin"gericilere taviz verirseniz daha cok daha cok gericilik isterler "demisti.Gercekten bunlar simdi güya üniversitelerde türban serbest birakilsin istiyorlar.Arkasindan liseler,ortaokul ve ilkokul gelecek.Daha sonra Carsaf ve Burka...
|
Re: Türban , islam ve bir santim
Neden sadece türban sorununa takılıp kalıyorlar anlamıyorum. Bir kitaba (Kuran-ı Kerim) inanıyorsan şu ayetine inanıyorum, bu ayetine inanmıyorum diyemezsin. Kuran'da kadını dövebilirsin de diyor, o zaman kadın haklarına karşı da ayaklanmaları gerekmez mi? Kuran dört kadın da alabilirsin diyor. Kuran kadına yarı miras, bir adama karşılık iki kadının şahitliğini uygun görüyor. O zaman tümüyle yargı sisteminde değişiklik gerekmez mi? İnançsa, inanç özgürlüğü ise o zaman bu arkadaşlar tam inanmıyor, herhalde bunlara inanmıyorlar ki bunlar için ses çıkaran kimse yok. Neden sadece türban diye sormak gerekiyor? Kaldı ki Kuran'da örtünmekten kasıt tam anlamıyla türban takmak olarak yorumlanabilir mi? İlahiyatçılar bile bu konuda tam bir uzlaşmaya varabilmiş değiller. "Türbanı neden kutsallaştırıyorlar anlamıyorum, o zaman en kutsal giyecek don, çünkü en önemli yeri örtüyor." bunu ben demiyorum, Zekeriya Hoca diyor.
Bir de Kuran-ı Kerim zaten kendi içinde bu tartışmaya bir anlamda son veriyor. Kuran'a göre kadının yeri, evinde çocuklarına bakmak ve kocasına mutlak itaat etmektir. O zaman da zaten kadının kamuda yeri yok. Dolayısıyla kadın olmadığı için, türbana da yer yok. |
Re: Türban , islam ve bir santim
Türban bahane islam şahane,
Türbanın arkasında siyasal islam vardır,aslolan türban serbestisi ve kişisel hak ve özgürlükler değil kadın ve türban öne sürülerek yıkılmak dönüştürülmek istenen Cumhuriyetimizde delik açmaktır. Bu delik açılırsa zamanla genişletilecek ve Cumhuriyet yok edilerek yerine islam devleti kurulacaktır. Bu proje ABD,AB ve Arap ülkelerince desteklenmektedir. BOP kapsamında Türkiye'nin çizilmiş olan haritaya uygun yeni bir coğrafi ve siyasi yapılanmayla İslam devletine dönüştürülmesi amaçlanmaktadır. Atatürk'e ,Cumhuriyet değerlerine ve kazanımlarına top yekün saldırı vardır. Ülkemiz ,insanımız uygarlıktan koparılıp ortaçağ'a götürülmek köleleştirilmek istenmektedir. Emperyaller senaryoyu yazmıştır ,yerli işbirlikçileri eşbaşkan Tayyip başkanlığında uygulamaya çalışmaktadır.Hayırlı olsun. Saygılar |
Re: Türban , islam ve bir santim
Sizlerin aklı bu kömür yardımına bi türlü basmadı vesselam. :) Bak kardeş(ler)im,devletlerin mali yönden zor durumda olan vatandaşlarına ekonomik destek sağlamaları,sosyal devlet ilkesi yönünde zorunlu bir uygulamadır.Bütün devletler tıpkı devletimiz gibi bu tür uygulamalar yaparlar.Yanlış hatırlamıyorsam Abd yönetimi,şu anda direk halkın cebine girmek üzre 150 milyar dolarlık bir nakdi serbest bırakma hazırlığı içerisindedir.Ak partide benzer çalışmalarda bulunuyor.İsteselerdi direk belli bir geçim seviyesinde olan kişilerin gelirlerine belli oranda zam yaparakta bunu yapabilirlerdi.Ama maksatları yalnızca belli bir kesime mali destek olmayıp ülke kalkınmasına ivme kazandırmak olunca,yakacak yardımı daha mantıklı bir seçenek haline geldi.Böyle bir yardımda 1 taşla tam 3 kuş vurulmuştur.
1.Mali yönden zayıf ailelere,kışın en önemli ihtiyaç olan ve ailelerin ekonomilerini oldukça zorlayan yakacak ihtiyaçlarının devletçe karşılanarak hem sosyal devlet ilkesinin gereği yapılmış hem de bu insanların devlete olan güvenleri arttırılmıştır. 2.Atıl durumda olan binlerce kamyon bu çalışma sayesinde faal duruma geçmiş,böylece bunlar iş hayatına ve ekonomiye kazandırılmış ve kamyoncu aileleri bu çalışmalardan önemli gelirler elde etmişlerdir. 3.Atıl ve düşük kapasiteli çalışan onlarca kömür madeni bu çalışmayla faal ve yüksek kapasiteli hale gelmiş,böylece bu madenler ekonomiye kazandırılmış ve maden sektöründe çalışanlara önemli mali getiri sağlanmıştır. İşte akılcı yönetim diye ben buna derim.Sözde sosyal demokratların hayalleri bile bu seviyede değildir. :) Dipnot:Bunları yazarken,hiçbir siyasi oluşumun içinde olmadığımı, bilenlere hatırlatmak isterim.Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş oldu zaten. :) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:04 . |