Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş.. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5631)

pervane 24-02-2008 18:01

Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
2000 lerin dünyasında Musul üzerinde hakkı olduğunu düşünebilmek için Cumhuriyetin Türkçü konseptini değiştirmesi ve kendi Kürtlerinin anayasal vatandaşlık bağlamında eşit haklarını tanımakla işe başlamak gerekmektedir.



Savaş sorununu Amerika Birleşik Devletleri (ABD) politikasıyla sınırlı tartışmak, dünyanın herhangi bir yerinde değil ama Türkiye'de olabildiğine saptırıcı olacaktır.

Çünkü Türkiye, bu savaş olasılığına sadece ABD bağımlılığıyla değil, aynı zamanda kendi konum ve talepleriyle müdahildir. Nitekim komşu Kürtlerin devletleşmesini savaş nedeni ilan eden ve oradaki siyasal gelişmeleri askeri yollarla kontrol etmeye çalışan politikası, onun ABD ile yaşadığı anlaşmazlıkta da belirleyici bir rol oynamaktadır.

Halen kendiyle yetinmesini engelleyen Osmanlıcı ve Türkçü hayalleri yanı sıra kendi çok kimlikli gerçekliğiyle barışık yaşamaması, Türkiye'nin Irak konusunda temel handikaplarını oluşturmaktadır.

YAYILMACILIK VE MİLİTARİZM

Bunları aşamaması halinde demokratikleşmesinin imkansızlığı bir yana yayılmacı ve militarist savrulmalardan kendini koruması da olanaksızdır. Nitekim savaş tartışmalarında bunun somut yansımaları ile karşı karşıyayız.

Kendi Kürt sorununu ezmekte ısrar eden bir Türkiye'nin, Irak Kürtlerinin devletleşmesini kendi geleceğine bir tehdit olarak algılaması, dolayısıyla bir savaş sorunu olarak yaşaması kaçınılmazlaşıyor.

Bu da tıpkı ABD'nin Irak özgülünde gerçekleştirdiği "önleyici vuruşun" bir prototipini kendi "arka bahçesinde" denemeye yönelmesi demektir.

12 EYLÜL ANAYASASI'NIN DA GERİSİNE

Oysa böylesi bir yönelim, sadece uluslar arası hukuk açısından değil kendi hukukumuz açısından da gayrı meşru. Nitekim 92. madde bunu açıkça yasaklıyor. Ama ne yazık ki sorunlarımızı çözme iradesinden yoksunluk, bizi 12 Eylül Anayasasının bile gerisine sürüklüyor. .

Bu noktada sorun sadece basit bir hukuk ihlali olmayıp ciddi bir Kürt-Türk savaşı riskini barındırmaktadır. Bunun sorumlusu ise, her halükarda dış müdahaleyi yapan olacaktır.

Risk almak ancak kendi meşru topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırı durumunda kabul edilebilir.Oysa halen ne topraklarımıza ne vatandaşlarımıza bir saldırı söz konusu değildir.

MEŞRU ZEMİN!

Dolayısıyla Irak'a müdahale için meşru bir zemin yoktur. Meşruiyet dayanağı olarak geriye ABD'nin kullandığı "önleyici vuruş" stratejisi kalıyor, ki bizim olası bir Irak harekatımızın meşruiyeti, ABD'nin Irak saldırısının meşruiyeti kadardır. Böylesi bir olasılıkta bizim dünya çapında ödeyeceğimiz faturanın çok daha ağır olacağı da cabası.

Bu noktada ABD müdahalesine karşı çıkarken Türkiye'nin Irak'a müdahalesini savunanların içsel tutarsızlıklarına da işaret edilmelidir. Her şey bir yana, olası bir Kürt devletleşmesini, askeri yolla engellemenin, BM hukukunu alenen ihlal etmek olacağı açıktır.

Bunun diyelim ki, "Bağdat'ın zımni muvafakati alınarak yapılması" (Mümtaz Soysal) halinde bile en küçük bir meşruiyeti olmayacaktır.

Bu durumu ne solcu bir geçmiş ne anti Amerikan duruş ne de anayasa profesörlüğü değiştiremez; izan yeterlidir. Esasen bu "önleyici müdahale" anlayışının, "suçu" ortadan kaldırmak gerekçesiyle işkenceyi savunmak gibi bir şey olduğu, dahası muhatabının kitleselliği oranında ondan çok daha büyük bir insanlık suçu olacağı da açıktır.

IRAK'TA NE YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ?

Halen Irak özgülünde izlenen siyasetin tutarlı bir açıklamasını yapabilmek olanaksızdır. Bir yandan Irak'ı parçalamaya çalışan ABD ile işbirliği yapıp diğer yandan Irak'ın bütünlüğünü korumak için askeri müdahaleyi savunuyoruz.

Bir avuç Türkmeni güçlendirmeye ve kurucu unsur yapmaya çalışırken, Irak'ın asli unsuru olan Kürtleri bu konumdan çıkarmaya ve anti demokratik Irak'taki konumundan bile geriye itelemeye çalışıyoruz.

Bu arada Türkmenlerin haklarını savunuyormuş görünürken, hak ve özgürlüklerinin gereği olarak Kürt Parlamentosunda yer alışlarını, Onu meşrulaştırmasınlar diye engelleyip, kendi devlet çıkarlarımız için can güvenliklerini riske atıyoruz. Ve bunların üzerine Kürtleri iktidarsızlaştıracağımız bir Irak'a garantör olmaya çalışıyoruz.

TÜRKİYE ÇIKAMAYACAK

Tüm bu politikalarıyla Türkiye, Irak'ın demokratikleşmesini engellemek bir yana kendi demokratikleşebilmesinin önünü daha da kapatmış olacaktır. Dahası, bir kere Irak'a girdikten sonra geri çekilmek de, söz konusu çözümsüzlük politikasıyla olanaksız olacaktır. ABD vurup düzenledikten sonra çıkacaktır, ama Türkiye çıkamayacaktır.

Nitekim halen mevcut 20 bin askerini bile geri çekememektedir. Hele ki orada bir askerimizin ölmesi halinde bu iş daha da olanaksızlaşacak, Iraktaki Kürt toprakları, Türkiye'nin demokratikleşme olasılıklarını da boğan tam bir bataklığa dönüşecektir.

Türkiye'nin savaş politikası halen ne yapıp edip Kürtlerin devletleşmesinin engellenmesi gibi negatif bir temelde biçimleniyor. Şimdilik güç dengeleri sayesinde bunu sağlıyor; ancak bu politikanın ufku, çözüm üretme yeteneği ve dünyanın gelişme eğilimleriyle bağı bulunmamaktadır.

"KÜRT DEVLETİ" VE SAVAŞ GEREKÇESİ

Savunulan statükonun bütünüyle anti demokratik olduğu, aşiret diye küçümsediğimiz Kürtlerin, Türkmen ve Süryanilerin haklarını içeren demokrasisinin bile gerisine düşen bir konum sergilediği açık. Kaldı ki kuzey Irak'ta bir "Kürt Devleti" kurulması olasılığının, devletler hukuku açısından Türkiye'nin bu savaşa katılmasına gerekçe olamayacağı da açık.

Çünkü Kürtlerin Kuzey Irak'ta bir devlet kurup kurmayacakları sorunu Türkiye'nin değil Irak'ta yaşayan Kürtler'in ve Irak halklarının kendi kaderleriyle ilgilidir. Bu olasılık karşısında TC'nin alabileceği biricik meşru tutum, Türkiye'de yaşayan Kürtler'in hak ve özgürlüklerine yönelik bir dizi demokratik düzenleme olabilir.

Aziz Nesin'in, "Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler" şeklindeki analojisinde de özlü olarak ifade ettiği gibi artık Türkiye, hiç olmazsa Irak ve Bulgar Türklerinin haklarını kendi Kürtlerine çok gören ve bunu sonucu komşulardaki gelişmeleri savaş önlemleriyle karşılayan konumdan vazgeçmelidir.

MAZERETLER VE TUTARSIZLIKLAR

Bu noktada BM'in, sınırların değiştirilmezliğini öngören 2(4). Maddesi gerekçe gösterilerek ulusların kaderlerini tayin hakkına karşı duruş gerekçelendirilemez.

Bunu özellikle bizim yapmamız daha da komik; çünkü resmi bilincimiz, Irak sınırlarının İngilizlerce suni olarak çizildiği şeklinde biçimlenmektedir. Dolayısıyla gelinen noktada düşülen pozisyon, kendi çözümsüzlüğünün diyeti olarak bu suni sınırların savaş pahasına koruyuculuğu olmaktadır.

Kürtlerin " feodal önderlikler " peşinde gittiği gerekçesiyle ulusal realiteleri ve haklarını tanımamanın gerekçelendirilmesi de aynı şekilde, kendimizden ve Saddam'dan başkasını ikna etmeyecek bir yaklaşım. Irak'ın parçalanması halinde, Musul'un Irak'a bırakıldığı Haziran 1926 Ankara Antlaşması'nın feshi, dolayısıyla oradaki "haklarımızın" meşru hale geleceği iddiası da aynı oranda mesnetsiz.

KORKU YERİNE SEVİNÇ

Herşeyden önce oranın bize at olduğu iddiasının, TC Osmanlı ile özdeşleştirilmeyecekse, cumhuriyet ve ulusal devlet mantığı içinde gerekçelendirilmesi olanaksızdır.

Komşunun, bizimkilerin yarısından az Kürtleri devletleşince bizdekilerin de bu doğal hayale sürüklenebileceği korkusu, halen devletin Kürt politikasını belirleyen başlıca faktör olmaktadır.

Oysa bu korkunun sorunlu karakteri bir yana, aşılması da sanılandan kolaydır: Kendi Kürtlerini tanıyan, onların kimliklerinden kaynaklı haklarını kabullenen, onları kurucu ve eşit haklı yurttaşları olarak gören, anayasal konseptini bu evrensel ve demokratik kurala göre değiştiren bir Türkiye'nin, Irak Kürtlerinin devletleşmesinden korkmak yerine, bu gelişmeden sevinç üretebileceği açıktır.

Çünkü kendinin en büyük ikinci parçasının, geçmişte suni olarak ve zoraki kendinden koparılmış parçasının haklarına kavuşmasıdır söz konusu olan.

AMASYA TAMİMİ

Üstelik böyle bir çözüm için tarihsel dayanaklarımız olduğu da anımsanmalıdır. Nitekim İ. İnönü'nün, Lozan görüşmelerinde Türklerin ve Kürtlerin temsilcisi olarak bulunduğunu belirtmesi, Amasya Tamiminin, kendi meşruiyetini, "Biz Türkler ve Kürtler olarak" kurduğu anımsansın. Bunun gerektirdiği yükümlülük ise açıktır; Türklerin, Kürtlerin ve herkesin cumhuriyeti olmak, birlikteliği inkar politikalarından arındırmak...

Dolayısıyla 2000'lerin dünyasında Musul üzerinde hakkı olduğunu düşünebilmek

için Cumhuriyetin Türkçü konseptini değiştirmesi ve kendi Kürtlerinin anayasal vatandaşlık bağlamında eşit haklarını tanımakla işe başlamak gerekmektedir. Bu politika, Türkiye'nin hem bölgede hem de dünyada elini güçlendirecek, Kürt Türk kardeşliğini gerçekleştirecek, belki de gönüllü birlikteliği getirecek biricik demokratik tavırdır.

Oysa bunu yapmayan Türkiye kendi demokratikleşmesini de engellemektedir. Demokratikleşememenin sonuçlarını ise, halen dünya insani gelişme sıralamasında 85. sıraya düşerek, ekonomik kalkınmamızı bir türlü sağlayamayarak ödüyoruz.




Erdoğan AYDIN


08.03.2003

vgm.1 24-02-2008 18:54

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Barzani ve Talabani Türkiye'deki kürtleri de kapsayan bir kürt devletinden yana değildir. Buna sebep onların iktidarı Türkiye'de yaşayan Kürtlere kaptırmaktan korkmalarıdır. Velhasıl kelam PKK'nın bertaraf edilmesinden yanadırlar, tamamen yok edilmesinide istememektedirler. Bu da birkaç cılız itiraz dışında Türkiye'ye karşı çıkmamaktadırlar. Sanırım Amerika, Barzani ve Talabani'ye güvenen PKK ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır, bu ne ilk ne de son olacağa benziyor.

* *Kürt halkı zaten Türklerle birlikte yaşama arzusundadırlar. Son seçimlerde de bunu çok açık bir şekilde göstermişlerdir. Ama DTP ye de teveccüh göstermişlerdir. Fakat DTP her zaman olduğu gibi bu avantajı değerlendirememiş sloganların peşinde ve PKK nın güdümünde sürüklenmiştir. Sürekli gerginlik politika izlemiş ve semeresinide görecektir. Önümüzdeki yerel seçimlerde de kalelerini kaybedecektir.

* *Sanki ortada Turan varmış gibi buna karşı tezler ileri sürme komedisi her yerde devam ediyor. Türkiye'de Turancı mutlaka vardır, ama etkileri okyanusta su damlacığı kadardır. Kürt sorununun çıkışını Turancılıkta görmek bana aşırı naif bir yaklaşım olarak gelmektedir.

* *Ben çözümü *Kürtlerin üretime katılmasında, doğuda eğitim seferberliği ilan edilmesinde, sağlık hizmetlerinin götürülmesinde görüyorum. DTP böylesi somut hedefler üzerine yoğunlaşmalıdır.
Bu lafazanlıklardan herkes bıkmıştır.

* *Ajitatif söylemler kimseyi etkilememektedir. Artık bölücü tavırların ve eylemlerin yerini birleştirici söylem ve eylemler almalıdır.

* *Selamlar.

meaculpa 25-02-2008 04:56

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Kendi kürdünü inkar, komşunun kürdüne savaş...


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * Ve hala kürt-türk kardeştir diyen iki yüzlü devlet politikaları...


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Nihai çözüm; herkes Türkleşti (rildik) k diyecek!!!

mhmd 25-02-2008 09:43

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Kendi temellerini demokrasi ile sağlam tutamayan devlet bu konuda da tökezlemeye mahkumdur.
Sınır dışı operasyon, iç siyasi düzenlemelere perde olarak kullanılmış, faydacılığı tartışmalı, anlamsız bir harekettir.
İşin çok çok içinde ırkçı bir temelin olduğunu bile zannetmiyorum.
Türk ya da Kürt fark etmez bir yerde.
Kontrol ve gücün bulunduğu ellerdir önemli olan. Ve bu güç ile hükmetme işlevi.

Buna şaşırmamak lazım. İşin içinde sadece ırk olsa idi şimdiki iktidar, göbeğini kaşıyan adamlarla eşitlenmezdi.

gercekisim 25-02-2008 11:37

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Alıntı:

pervane";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 110772)
2000 lerin dünyasında Musul üzerinde hakkı olduğunu düşünebilmek için Cumhuriyetin Türkçü konseptini değiştirmesi ve kendi Kürtlerinin anayasal vatandaşlık bağlamında eşit haklarını tanımakla işe başlamak gerekmektedir.



Savaş sorununu Amerika Birleşik Devletleri (ABD) politikasıyla sınırlı tartışmak, dünyanın herhangi bir yerinde değil ama Türkiye'de olabildiğine saptırıcı olacaktır.

Çünkü Türkiye, bu savaş olasılığına sadece ABD bağımlılığıyla değil, aynı zamanda kendi konum ve talepleriyle müdahildir. Nitekim komşu Kürtlerin devletleşmesini savaş nedeni ilan eden ve oradaki siyasal gelişmeleri askeri yollarla kontrol etmeye çalışan politikası, onun ABD ile yaşadığı anlaşmazlıkta da belirleyici bir rol oynamaktadır.

Halen kendiyle yetinmesini engelleyen Osmanlıcı ve Türkçü hayalleri yanı sıra kendi çok kimlikli gerçekliğiyle barışık yaşamaması, Türkiye'nin Irak konusunda temel handikaplarını oluşturmaktadır.

YAYILMACILIK VE MİLİTARİZM

Bunları aşamaması halinde demokratikleşmesinin imkansızlığı bir yana yayılmacı ve militarist savrulmalardan kendini koruması da olanaksızdır. Nitekim savaş tartışmalarında bunun somut yansımaları ile karşı karşıyayız.

Kendi Kürt sorununu ezmekte ısrar eden bir Türkiye'nin, Irak Kürtlerinin devletleşmesini kendi geleceğine bir tehdit olarak algılaması, dolayısıyla bir savaş sorunu olarak yaşaması kaçınılmazlaşıyor.

Bu da tıpkı ABD'nin Irak özgülünde gerçekleştirdiği "önleyici vuruşun" bir prototipini kendi "arka bahçesinde" denemeye yönelmesi demektir.

12 EYLÜL ANAYASASI'NIN DA GERİSİNE

Oysa böylesi bir yönelim, sadece uluslar arası hukuk açısından değil kendi hukukumuz açısından da gayrı meşru. Nitekim 92. madde bunu açıkça yasaklıyor. Ama ne yazık ki sorunlarımızı çözme iradesinden yoksunluk, bizi 12 Eylül Anayasasının bile gerisine sürüklüyor. .

Bu noktada sorun sadece basit bir hukuk ihlali olmayıp ciddi bir Kürt-Türk savaşı riskini barındırmaktadır. Bunun sorumlusu ise, her halükarda dış müdahaleyi yapan olacaktır.

Risk almak ancak kendi meşru topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırı durumunda kabul edilebilir.Oysa halen ne topraklarımıza ne vatandaşlarımıza bir saldırı söz konusu değildir.

MEŞRU ZEMİN!

Dolayısıyla Irak'a müdahale için meşru bir zemin yoktur. Meşruiyet dayanağı olarak geriye ABD'nin kullandığı "önleyici vuruş" stratejisi kalıyor, ki bizim olası bir Irak harekatımızın meşruiyeti, ABD'nin Irak saldırısının meşruiyeti kadardır. Böylesi bir olasılıkta bizim dünya çapında ödeyeceğimiz faturanın çok daha ağır olacağı da cabası.

Bu noktada ABD müdahalesine karşı çıkarken Türkiye'nin Irak'a müdahalesini savunanların içsel tutarsızlıklarına da işaret edilmelidir. Her şey bir yana, olası bir Kürt devletleşmesini, askeri yolla engellemenin, BM hukukunu alenen ihlal etmek olacağı açıktır.

Bunun diyelim ki, "Bağdat'ın zımni muvafakati alınarak yapılması" (Mümtaz Soysal) halinde bile en küçük bir meşruiyeti olmayacaktır.

Bu durumu ne solcu bir geçmiş ne anti Amerikan duruş ne de anayasa profesörlüğü değiştiremez; izan yeterlidir. Esasen bu "önleyici müdahale" anlayışının, "suçu" ortadan kaldırmak gerekçesiyle işkenceyi savunmak gibi bir şey olduğu, dahası muhatabının kitleselliği oranında ondan çok daha büyük bir insanlık suçu olacağı da açıktır.

IRAK'TA NE YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ?

Halen Irak özgülünde izlenen siyasetin tutarlı bir açıklamasını yapabilmek olanaksızdır. Bir yandan Irak'ı parçalamaya çalışan ABD ile işbirliği yapıp diğer yandan Irak'ın bütünlüğünü korumak için askeri müdahaleyi savunuyoruz.

Bir avuç Türkmeni güçlendirmeye ve kurucu unsur yapmaya çalışırken, Irak'ın asli unsuru olan Kürtleri bu konumdan çıkarmaya ve anti demokratik Irak'taki konumundan bile geriye itelemeye çalışıyoruz.

Bu arada Türkmenlerin haklarını savunuyormuş görünürken, hak ve özgürlüklerinin gereği olarak Kürt Parlamentosunda yer alışlarını, Onu meşrulaştırmasınlar diye engelleyip, kendi devlet çıkarlarımız için can güvenliklerini riske atıyoruz. Ve bunların üzerine Kürtleri iktidarsızlaştıracağımız bir Irak'a garantör olmaya çalışıyoruz.

TÜRKİYE ÇIKAMAYACAK

Tüm bu politikalarıyla Türkiye, Irak'ın demokratikleşmesini engellemek bir yana kendi demokratikleşebilmesinin önünü daha da kapatmış olacaktır. Dahası, bir kere Irak'a girdikten sonra geri çekilmek de, söz konusu çözümsüzlük politikasıyla olanaksız olacaktır. ABD vurup düzenledikten sonra çıkacaktır, ama Türkiye çıkamayacaktır.

Nitekim halen mevcut 20 bin askerini bile geri çekememektedir. Hele ki orada bir askerimizin ölmesi halinde bu iş daha da olanaksızlaşacak, Iraktaki Kürt toprakları, Türkiye'nin demokratikleşme olasılıklarını da boğan tam bir bataklığa dönüşecektir.

Türkiye'nin savaş politikası halen ne yapıp edip Kürtlerin devletleşmesinin engellenmesi gibi negatif bir temelde biçimleniyor. Şimdilik güç dengeleri sayesinde bunu sağlıyor; ancak bu politikanın ufku, çözüm üretme yeteneği ve dünyanın gelişme eğilimleriyle bağı bulunmamaktadır.

"KÜRT DEVLETİ" VE SAVAŞ GEREKÇESİ

Savunulan statükonun bütünüyle anti demokratik olduğu, aşiret diye küçümsediğimiz Kürtlerin, Türkmen ve Süryanilerin haklarını içeren demokrasisinin bile gerisine düşen bir konum sergilediği açık. Kaldı ki kuzey Irak'ta bir "Kürt Devleti" kurulması olasılığının, devletler hukuku açısından Türkiye'nin bu savaşa katılmasına gerekçe olamayacağı da açık.

Çünkü Kürtlerin Kuzey Irak'ta bir devlet kurup kurmayacakları sorunu Türkiye'nin değil Irak'ta yaşayan Kürtler'in ve Irak halklarının kendi kaderleriyle ilgilidir. Bu olasılık karşısında TC'nin alabileceği biricik meşru tutum, Türkiye'de yaşayan Kürtler'in hak ve özgürlüklerine yönelik bir dizi demokratik düzenleme olabilir.

Aziz Nesin'in, "Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler" şeklindeki analojisinde de özlü olarak ifade ettiği gibi artık Türkiye, hiç olmazsa Irak ve Bulgar Türklerinin haklarını kendi Kürtlerine çok gören ve bunu sonucu komşulardaki gelişmeleri savaş önlemleriyle karşılayan konumdan vazgeçmelidir.

MAZERETLER VE TUTARSIZLIKLAR

Bu noktada BM'in, sınırların değiştirilmezliğini öngören 2(4). Maddesi gerekçe gösterilerek ulusların kaderlerini tayin hakkına karşı duruş gerekçelendirilemez.

Bunu özellikle bizim yapmamız daha da komik; çünkü resmi bilincimiz, Irak sınırlarının İngilizlerce suni olarak çizildiği şeklinde biçimlenmektedir. Dolayısıyla gelinen noktada düşülen pozisyon, kendi çözümsüzlüğünün diyeti olarak bu suni sınırların savaş pahasına koruyuculuğu olmaktadır.

Kürtlerin " feodal önderlikler " peşinde gittiği gerekçesiyle ulusal realiteleri ve haklarını tanımamanın gerekçelendirilmesi de aynı şekilde, kendimizden ve Saddam'dan başkasını ikna etmeyecek bir yaklaşım. Irak'ın parçalanması halinde, Musul'un Irak'a bırakıldığı Haziran 1926 Ankara Antlaşması'nın feshi, dolayısıyla oradaki "haklarımızın" meşru hale geleceği iddiası da aynı oranda mesnetsiz.

KORKU YERİNE SEVİNÇ

Herşeyden önce oranın bize at olduğu iddiasının, TC Osmanlı ile özdeşleştirilmeyecekse, cumhuriyet ve ulusal devlet mantığı içinde gerekçelendirilmesi olanaksızdır.

Komşunun, bizimkilerin yarısından az Kürtleri devletleşince bizdekilerin de bu doğal hayale sürüklenebileceği korkusu, halen devletin Kürt politikasını belirleyen başlıca faktör olmaktadır.

Oysa bu korkunun sorunlu karakteri bir yana, aşılması da sanılandan kolaydır: Kendi Kürtlerini tanıyan, onların kimliklerinden kaynaklı haklarını kabullenen, onları kurucu ve eşit haklı yurttaşları olarak gören, anayasal konseptini bu evrensel ve demokratik kurala göre değiştiren bir Türkiye'nin, Irak Kürtlerinin devletleşmesinden korkmak yerine, bu gelişmeden sevinç üretebileceği açıktır.

Çünkü kendinin en büyük ikinci parçasının, geçmişte suni olarak ve zoraki kendinden koparılmış parçasının haklarına kavuşmasıdır söz konusu olan.

AMASYA TAMİMİ

Üstelik böyle bir çözüm için tarihsel dayanaklarımız olduğu da anımsanmalıdır. Nitekim İ. İnönü'nün, Lozan görüşmelerinde Türklerin ve Kürtlerin temsilcisi olarak bulunduğunu belirtmesi, Amasya Tamiminin, kendi meşruiyetini, "Biz Türkler ve Kürtler olarak" kurduğu anımsansın. Bunun gerektirdiği yükümlülük ise açıktır; Türklerin, Kürtlerin ve herkesin cumhuriyeti olmak, birlikteliği inkar politikalarından arındırmak...

Dolayısıyla 2000'lerin dünyasında Musul üzerinde hakkı olduğunu düşünebilmek

için Cumhuriyetin Türkçü konseptini değiştirmesi ve kendi Kürtlerinin anayasal vatandaşlık bağlamında eşit haklarını tanımakla işe başlamak gerekmektedir. Bu politika, Türkiye'nin hem bölgede hem de dünyada elini güçlendirecek, Kürt Türk kardeşliğini gerçekleştirecek, belki de gönüllü birlikteliği getirecek biricik demokratik tavırdır.

Oysa bunu yapmayan Türkiye kendi demokratikleşmesini de engellemektedir. Demokratikleşememenin sonuçlarını ise, halen dünya insani gelişme sıralamasında 85. sıraya düşerek, ekonomik kalkınmamızı bir türlü sağlayamayarak ödüyoruz.




Erdoğan AYDIN


08.03.2003


Risk almak ancak kendi meşru topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırı durumunda kabul edilebilir.Oysa halen ne topraklarımıza ne vatandaşlarımıza bir saldırı söz konusu değildir.

Kendi meşru topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırı durumu olmadığını mı sanıyor acaba Erdoğan Aydın? Peki o zaman hergün meydana gelen saldırılar nerden geliyor,uzaydan mı?


Dolayısıyla Irak'a müdahale için meşru bir zemin yoktur

Daha nasıl bir meşru zamin arıyor bu yazar? Bu memleketin insanlarına,topraklarına saldıran o..çocukları Irak'ın kuzayinden gelmiyor mu? yoksa onlar da uzaydan mı geliyor?

ki bizim olası bir Irak harekatımızın meşruiyeti, ABD'nin Irak saldırısının meşruiyeti kadardır
öYLE DEĞİL! Erdoğan Aydın...öyle değil! Amerikan vatandaşlarına Irak'tan sınırı geçerek gelip,saldırı düzenleyen,çoluk çocuk,asker sivil demeden öldüren kimse yoktu! ama Türkiye'ye gelip söylenen eylemleri yapanlar var! Sen nerde yaşıyorsun?!


Bir avuç Türkmeni güçlendirmeye ve kurucu unsur yapmaya çalışırken, Irak'ın asli unsuru olan Kürtleri bu konumdan çıkarmaya ve anti demokratik Irak'taki konumundan bile geriye itelemeye çalışıyoruz.

Bu arada Türkmenlerin haklarını savunuyormuş görünürken, hak ve özgürlüklerinin gereği olarak Kürt Parlamentosunda yer alışlarını, Onu meşrulaştırmasınlar diye engelleyip, kendi devlet çıkarlarımız için can güvenliklerini riske atıyoruz. Ve bunların üzerine Kürtleri iktidarsızlaştıracağımız bir Irak'a garantör olmaya çalışıyoruz.


Senin bira avuç Türkmen diyerek insan yerine koymadığın ve oradaki Kürtler tarafından ezilip,katledilen kişilerin insan olduğunu düşünemiyor musun? Kürtleri de hemen Irak'ın asli unsuru yapıverdin bakıyorum da...:) peki araplar ve Türkler yabancı unsur mu? bu kadar yanlışlarla dolu bir yazıyı böyle birisinden beklemezdim...
Evet kendisini ezenlerin oluşturduğu ve katılmanız halinde size kendi kendinizi ezdirecek,kendinizi hançerlemenize sebep olacak,intihar etmenizi sağlayacak bir oluşumu meşru görmek manasızdır! can güvenliğ zaten bu güçler tarafından tehdit edilenlerin bu şekilde davranarak can güvenliklerine karşı yeni bir tehdit oluşturmayacağı,hatta kendisini savunmaya geçmiş olacağı ortada!



Aziz Nesin'in, "Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler" şeklindeki analojisinde de özlü olarak ifade ettiği gibi artık Türkiye, hiç olmazsa Irak ve Bulgar Türklerinin haklarını kendi Kürtlerine çok gören ve bunu sonucu komşulardaki gelişmeleri savaş önlemleriyle karşılayan konumdan vazgeçmelidir.

Bulgaristandaki Türkler'in orada bir Türk devleti kurmak gayesinde olmadıklarını ama Türkiye'deki pek çok kürtün Türkiye'den bölünerek ırakın kuzayinde kurulacak bir kürt devletine katılmak için gün saydıkları aşikardır...Bulgaristan'daki Türkler ile hiç bir benzerliği yok!


Komşunun, bizimkilerin yarısından az Kürtleri devletleşince bizdekilerin de bu doğal hayale sürüklenebileceği korkusu, halen devletin Kürt politikasını belirleyen başlıca faktör olmaktadır.

Oysa bu korkunun sorunlu karakteri bir yana, aşılması da sanılandan kolaydır: Kendi Kürtlerini tanıyan, onların kimliklerinden kaynaklı haklarını kabullenen, onları kurucu ve eşit haklı yurttaşları olarak gören, anayasal konseptini bu evrensel ve demokratik kurala göre değiştiren bir Türkiye'nin, Irak Kürtlerinin devletleşmesinden korkmak yerine, bu gelişmeden sevinç üretebileceği açıktır


Hayale sürüklenmiyorlarsa,hergün haber bültenlerindeki isyan haberleri neden ? çocuk mu kandırıyorsunuz?Ama hakkınızı yemeyelim bu bir HAYALDEN öteye geçemez!

Türkiye'de kürt olduğu için öldürülen değil,Türk olduğu için öldürülen insanlar var! sen daha kürtlere hak verilmesinden bahsediyorsun! verilmeyen hak yok zaten hatta Türklere tanınandan daha fazlası kürtlere veriliyor ama gözler doymak bilmiyor..hak verilsin diye ağlaşmanızın dayanağı nedir? hangi haktan bahsediyorsunuz halen?! hergün pkkyı savunan ve şu anda mecliste bulunan partileri bile var! hak verilmiyor diye yalan söylemeyin!Böyle birşeyin başka bir ülkede örneği yok!


tamamen yanlışilarla dolu ve pkklıların söylemleriyle örtüşen bu tip yazıların dinlerin tartışıldığı böyle bir forumda ön planda yer almasını ve provokasyona neden olması hiç hoş değil! üstelik konuyu başlatan da forum yöneticisi...hak özgürlük derken,kimin haklı olduğunu kimin haksız olduğunu da görün! sonra konuşalım.

vgm.1 25-02-2008 15:10

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
İki yazıda Erdoğan Aydın'a ait neden birleştirmediniz, aşağı yukarı aynı konu da ve aynı yazar.
Bakın ırk endeksli sol olmaz, önce bir ona karar verin isterseniz. Gerçekismin belirttiği gibi yalnızca Türk olduğu için öldürülen insanlar varken, ezilmişlik polemiklerinin arkasına saklanarak milliyetçilik ve şovenistlik yapmak ne solla bağdaşır, ne de etikle.

Selamlar.

metalheart 25-02-2008 15:18

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
asılan yazı 08.03.2003 tarihli

acaba asan arkadaş mı bu yazıyı hala savunuyor,e.aydın mı? yoksa her ikisi demi ??

25-02-2008 17:29

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Erdoğan Aydın Cumhuriyet gazetesi'nde tarih köşesini yazar iken bu forumda makalelerinin yayınlanması uygun görülmüş idi. O dönemde Erdoğan Aydın genellikle Osmanlıcılığın eleştirisi üzerine yazıyordu. Cumhuriyet gazetesi ulusalcı olduğu için Kürt sorunu konusundaki düşüncelerini yazmıyordu Erdoğan Aydın.

Cumhuriyet'den ayrılınca Kürt sorunu üzerine yazmaya başladığı anlaşılıyor.

Şahsen yukarıdaki makalesinde yazdıklarının çoğuna katılıyorum ancak belki de sadece din ve tarih gibi konulardaki makalelerinin yayınlanması daha iyi olabilir. E.A nın güncel konularla ilgili makalelerini Güncel Politika forumunda isteyen kişinin yayınlaması daha uygun gibi görünüyor.

aydoe 25-02-2008 18:18

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Savaşta kazanan olmaz ,ateş düştüğü yeri yakar.
İstanbul'da 3 milyon kürt yaşıyor.
Akp içinde Tayyip'in açıklamasına göre 75 kürt milletvekili var.
Dtp mecliste grup kurmuş 25 milletvekili var ne yazık ki ,pkk borazancılığı yapıyor. Apo'dan korkusundan pkk dışında çözüm önerileri geliştiremiyor.
Diğer partilerde de kürt milletvekilleri var.
Balkanlar da bölünme parçalanma yaşanıyor.Bosna bağımsızlığını Abd destekli ilan etti.
Rusya sırpları destekliyor.
Irak işgal altında bölünmüş ,hem işgal güçleriyle hemde iç savaş yaşıyor.
Pkk dış destek görmese varlığını sürdüremezdi.
Kürtler çirkin bir oyunun parçası ve kullanılmaktalar.
Türkiye işgal altında,zor bir dönemden geçiyor ve kürtlerden bir kısmı vatan hainliğine devam ediyor.

HarunKAHYA 25-02-2008 20:38

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
" 2000 *lerin *dünyasında *Musul *üzerinde *hakkı *olduğunu *düşünebilmek *için *Cumhuriyetin *Türkçü *konseptini *değiştirmesi *ve *kendi *Kürtlerinin *anayasal *vatandaşlık *bağlamında *eşit *haklarını *tanımakla işe *başlamak *gerekmektedir. "

Bu lafları yazmak için ya sersem olmak lazım; ya da fazla lux demokrat(Özentisi)
Bu memlekette Kürt kardeşlerimize tanınmayan tek hak kalmıştır:

TÜRKÜN KAFASINA ........ ÖZGÜRLÜĞÜ.... :lol:

Yakında bu özgürlük de tanınır... :wink:
Eee zamanında epey hakları yenmişti; bu bir gerçek; şimdi de onlar bizim hakkımızı yesin; ödeşiriz..
Allahtan memlekette lux demokratların yanında; realist insanlar da var.Lux'ler biraz dış dünyaya akıllı baksınlar..

Sn. Gerçekisim; tesbitlerinize aynen katılıyorum ve güzel yargılarınız için teşekkür ediyorum..

dilaver 25-02-2008 20:58

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
o. çocukları * *gerçek isim

türkün kafasına skıçma özgürlügü * harunkahya

Artık bölücü tavırların ve eylemlerin * *peker

vatan hainliğine * * * * * aydoe


* * *yazıya karşı çıkan arkadaşların suçlamalarından örnekler. Bu söylemlerin düşünce belirtme ile ilgisi oldugunu zannetmiyorum. Bu söylemleri kullanan arkadaşlar Müslümanlar kendi kutsallarına hakaret ettiler diye ettikleri küsürlere nasıl karşı çıkarlar anlamakta zorluk çekiyorum.

* * * Yukarıdaki yazı bir yazarımıza ait, aktaran arkadaşımız da onun tüm yazılarını aktarmayı kendisine görev edinmiş ve iyi de yapmış. Keşke pek çok yazarımız da E.Aydın gibi şimdiye kadar yazdıgı ve yazacagı tüm yazıları bize kullanma hakkını verse. O minvalde de bu yazı yayınlanmış.

* * * *Yazıya düşünsel olarak karşı çıkmak varken hemen biz ve ötekiler ayrımı yapılmış ve suçlamalar, amiyane tabirlerle beraber yürütülmüş. Kutsalın tanrı ya da peygamber olması hiç önemli degildir. Tanrı ve peygamber kutsalının yerine, devlet, ırk, milliyet gibi *kutsallar koyuyor ve başkalarını da bu minvalde hainlik ile suçluyorsanız degişen hiç bir şey yoktur.

* * * * Bu tespitlerin ne derece bilimsel oldugunun yargısını söylem sahiplerine bırakıyorum.


* * * * saygılarımla

aydoe 25-02-2008 21:26

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Sayın Dilaver

''vatan hainliğine * * * * * aydoe''

Evet ne yazmışım ''kürtlerden bir kısmı vatan hainliğine devam ediyor.''

Yanlışmı?

Kürt milliyetçiliği temelinde ,ermeninin ,yunanlının ,dış güçlerin desteğinde Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı kalkışma içinde olmak vatan hainliğidir.
Bu vatan bizim değilmi?
Alt kat komşum Kürt değilmi?
TC ordusunda her tür etnik kökenli gencimiz yokmu?
TC'ye ve TSK'ya saldıran savaş açan Pkk değilmi?
Pkk vatansever mi?
Yıllardır süren savaş akan kan ,kaybedilenler?
Savaşı başlatan Pkk değilmi?(84 eruh,şemdinli baskını)
Bunlar Kürt yurtseveri ise biz Türkiye yurtseveriyiz.
Ayrılıkçı olan onlardır,bölücü olan onlardır.


* *

vgm.1 25-02-2008 21:33

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Artık bölücü tavırların ve eylemlerin * *peker

* * * Dilaver adını kendin koysana, buna amiyane derken DTP nin türban desteğine bir çift laf edemiyorsun, bu mu senin dinlerden özgürlük ilken, ilkesizsiniz, sol sapmadan kastım da sensin dilaver çünkü bu yazıların hepsinin arkasında sen varsın, çık neyi savunuyorsan açıkça yaz, sen Ahmet Altan gibi liboşların peşinden gidebilecek kadar solcusun, ve sürekli tahrik peşindesin, bir de dilinden sosyalizmdir devrimdir düşürmezsin.
Mehmet Altan, Cengiz Çandar gibilerin yazılarınıda assana, yakışır. Başkalarının alıntılarını fikir yorum katmamışsınız diye kaldırıyorsunuz, senin özelliğin ne de olduğu gibi c/p yaptığın yazılar kalıyor.

* * * * Derdin şimdi de tahriklerle Atatürkçülerle, gerçek solcuların siteden uzaklaştırılmalarını sağlamak mı. Burası dinlerden özgürlük sitesimi yoksa senin kürtçü, şoven propagandalarını yapabileceğin platform mu.

* * * * *Sen bu yazıları asana kadar bahsi geçen arkadaşların, ben dahil hiçbiri siyasetle ilgili yazı yazmıyordu. Sen tutup Atatürk'e asimilasyon yapıyor deyip, kürtleri yoketti, etnik temizlik yaptı diyenlerin yazısını asacaksın Atatürk'e faşist demek değildir nedir, aynı uslupta cevap vermeyi de bize haram kılacaksın Hazreti Dilaver öyle mi.

* * * * *Bir çok arkadaşım bu site kürtçü, şovenmi diye bana soruyor ve bunlar solcudur. Şu astığın yazılardan ben utanıyorum.
* *
* * * * *Öylesi yazılar asacaksan, bu yanıtlara da katlanacaksın.
* * * * *Etik davran ve cümlemide olduğu gibi yayınla, cımbızlama yapmadan.
* * * * *Ne o bu sitede kimse kendi milletini savunamayacak mı. Sen bu siteyi dahi Atatürk'ün sayesinde yayınlayabiliyorsun, bunun adı da nankörlüktür.
*

Selamlar.

dilaver 25-02-2008 21:48

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
kutsalınıza dil uzatıldı herhalde peker, olabilir biz bu sitede her türlü kutsala karşıyız. Benim derdim söylemlerinizi uslubu koruyarak sürdürmenizdir. Ama görüyorum ki müslüman söylemlerinden farkınız yok. Neden düşüncelerinizi savunabilmek için bilgi dagarcıgınıza güvenemiyor musunuz. Neyse bu filmi daha evvel de gördük biz, gene aynı şeyler oluyor herhalde.

* *İsteyen istedigi milleti savunsun ama hakarete yer vermeden. Kaldı ki E.Aydını biraz takip ediyorsanız onun hiç bir zaman Atatürke karşı olmadıgını bilmeniz gerekir. Siz dökülem kanlardan zevek alıyorsanız bu sizin sorununuz, ama ben kahroluyorum. Türk ya da Kürt olması farketmiyor. Emekçi olması ise farkediyor benim için. Yoksul olması farkediyor.

* *Maalesef Peker insan sarayda başka düşünüyor, gecekonduda başka düşünüyor. Uzun zamandır bir başlık haricinde yazmamaya gayret ediyorum, mümkün mertebe polemiklerden kaçınıyorum ama kısmet olmuyor herhalde.

* * Söyleyin Peker istediginiz gibi söyleyin ama düşüncede kalarak, kimseye suçlama yapmadan. Biz ve öteki diye ayırmadan. Bunu her halde yapabilirsiniz degil mi.

* * *Bu sitede kimin ne oldugu önemli degildir, önemli olan fikirlerin serbestçe ifade edilmesidir. Siz de buna katkıda bulunmaya çalışın bence. Ama bir milletin üyesi kendi milletini karşı taraf gördügü unsurlara hakaret ve küfür ederek savunuyorsa onun milleti hakkında kuşkuya düşerim.

* * *Bir miktar gerçek anlamda benim yazılarımı okumuş olsaydınız Peker benim bir şovenist olmadıgımı bilirdiniz.Ben bir işçiyim, sınıf bilinçli bir işçi. Ve işçilerin vatanı olmaz.

* * *saygılarımla

pervane 25-02-2008 21:57

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Ne güzel yeni hedefimizi de bulmuşuz!


Gercekisim ! Erdoğan Aydın’ın fikirleri sizinkiyle uyuşmuyor diye Forum Yöneticisine mi saldırmak lazım? *ilgili yazıya cevabınızı zaten yazmışsınız olması gereken de bu, Köşede farklı konularda bu kadar yazı varken Hık! Yok. *söz konusu Kürtler olunca forumu provoke eden kim acaba? Üstelik alıntıda söylenen tek sözcük bana ait değilken Pervane demiş ki!



Metalheart yanılıyorsunuz! *Pervane, Erdoğan bir de Şaşı var üç kişiyiz. İnanmazsınız toplansak yarım bölücü etmeyiz ama Kürdün adı çıkmış bir defa! *Savunumuzu öğrenince vuracak mısınız?


Ve Peker “Hafıza-i Beşer Nisyân ile Malûldür” Bkz. “Tartışmak Başlığı” Bir de “İbrikçi Hikayesi” vardı onu şimdi hatırlayamadım.




Bundan sonraki konuları RTÜK pardon Gecekisim, Metal ve Peker’in denetiminden sonra köşeye asacağımı beyan eder, 5000 kişiye karşılık, 5 kişiye vermiş bulunduğum rahatsızlık için site sakinlerinden özür dilerim.

frodo 25-02-2008 22:15

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Yazıları tam okumadan önyargılarımızla cevaplar döşeniyoruz gibime geliyor. Öncelikle E.Aydın'ın
yazısının K.Irakta halen sürdürülen sınır ötesi harekâtla ilgisi, en azından doğrudan bir ilgisi yok.
2003-2004 yıllarında pohpohlanan Musul-Kerkük'e askeri müdahale ile ilgili bir duruş.

Ama aklımızda halen sürdürülen operasyon olduğu için onunla ilişkilendirmekte tereddüt etmiyoruz.

Gerçekisim arkadaşımızın uzun yazısı bu bağlamda değerlendirilebilir. Önerim E.Aydın'ın yazısını
bir daha okumasıdır. Katılırız, eleştiririz bu doğal hakkımızdır ama kimse ile kişisel sürtüşmeye girmeden düşüncelerimizi ifade ederiz.

Son olarak peker arkadaşımızın "Bir çok arkadaşım bu site kürtçü, şovenmi diye bana soruyor ve bunlar solcudur. Şu astığın yazılardan ben utanıyorum." ifadesi üzerinde düşünülmeye değer bir
çıkış. Alıntı yaptığım *yazısına kadar bu başlıkla ilgili mesajları son derece dikkatli ve aklı başında
eleştirilerken
(ve bu anlamda neden dilaverin eleştirisine konu olduğunu da anlamadığımı belirteyim) son mesajında önyargılarının kurbanı olmuş gibi duruyor.

Tartışma içerisinde dilaver arkadaşa yönelttiği suçlamalar epeyce haksız olmuş. Bu site "kürtçü,
şoven" bir site değildir ve dilaver' de bu suçlamada taraf olmayacak net bir duruşa sahiptir.

Lütfen yazdıklarımıza dikkat edelim ve her şeyin tartışılabildiği ve tansiyonun gereksiz yere
yükseltilmediği bir platform olma özelliğimizi korumaya çalışalım.

metalheart 25-02-2008 22:20

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
asılan yazı 08.03.2003 tarihli

acaba asan arkadaş mı bu yazıyı hala savunuyor,e.aydın mı? yoksa her ikisi demi ??

yazdığımı net okumamışın herhalde pervane???

Yazıları tam okumadan önyargılarımızla cevaplar döşeniyoruz gibime geliyor. Öncelikle E.Aydın'ın
yazısının K.Irakta halen sürdürülen sınır ötesi harekâtla ilgisi, en azından doğrudan bir ilgisi yok.
2003-2004 yıllarında pohpohlanan Musul-Kerkük'e askeri müdahale ile ilgili bir duruş.

Ama aklımızda halen sürdürülen operasyon olduğu için onunla ilişkilendirmekte tereddüt etmiyoruz.
frodo..

metalheart 25-02-2008 22:26

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Metalheart yanılıyorsunuz! *Pervane, Erdoğan bir de Şaşı var üç kişiyiz. İnanmazsınız toplansak yarım bölücü etmeyiz ama Kürdün adı çıkmış bir defa! *Savunumuzu öğrenince vuracak mısınız?
pervane...

olayı tahrik unsuruna getirmenin anlamı yok...
şaşıya da benden de selam söyleyin arada...

gercekisim 25-02-2008 22:37

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Yazdıklarımın bir tek kelimesini bile düşünmeden yazmış değilim ve arkasındayım.Söylediklerimi hakedenlere söyledim,vatanına ihanet edenlere,kendi insanlarını katledenlere söylenecek sözlerin en hafifi bunlar!

Benim yazdıklarımda forum yöneticisine saldırmak durumu sözkonusu bile değil! Daha evvel kimdi hatırlamıyorum ama bir forum yöneticisi,bu tür konuların ilk sayfada görünmemesi için karar alındığını söylemişti,sanırım siz de o dönemde forum yönetici iseniz bu karardan haberdarsınızdır,o dönemde değilseniz bile bunu öğrenmeniz gerekirdi sayın pervane..

Hala "kürdün adı çıkmış birkere" diyerek acitasyon yapmaktasınız,bu mazlum edebiyatlarının modası geçeli çok oldu pervane...bugüne dek bu Devlet Kürt-Türk ayrımı yaptı ama nasıl yaptı biliyor musun? hiç senin sandığın ya da gerçeği bildiğin halde gizlemek istediğin gibi değil! Bu memlekette ayrım Türkler aleyhine yapılmıştır ve yapılmaktadır..bu Osmanlı döneminde de böyleydi şu anda da böyle bunun istisnası bir tek dönem varsa o da Atatürk dönemidir! memleketin bütün imkanları ayaklarına giden ve buna rağmen vatanına ihanet edenlere söylenecek laf çok ama ben sadece birisini söyledim..bundan gocunuyorsanız pkkyı da kutsal sayıyorsunuz demektir...ben pkkyı desteklemeyip te vatanına bağlı insanlara hangi ırktan olursa olsun saygı duydum ve duyarım.

Memleketin batısında halen yolu suyu bulunmayan yerler varken doğuda yol kapalı diye ayağına helikopter gönderilenler Türkler değil pervane! memleketin batısında yol kapalı olunca hastasını hastaneye sırtında taşıyan Türkler,çocuğunu okula karlara bata çıka gönderen Türkler ama paletli karüstü araçlarla çocukları okula götürülen kürtler pervane! sen daha ne hakkından bahsediyorsun?

bu yaptığınız ırkçılıktır! kürt ırkçılığıdır...böyle yaparsanız tepki görmeniz de gayet doğaldır,bir de çıkıp mazlum edebiyatı yapmayınız lütfen.
Bu tür konuları nedense bir defa da Türk ırkçılığı yapan birisinin açtığını görmedim ama sizler boyuna sizin açınızdan aslında olmayan meseleler icat edip provakasyon yapıyorsunuz,hiç değilse şu konuları forumun görünmeyen yerlerinde tartışın.Bu saldırı olarak görülecek birşey değil bir öneridir..yok ben böyle yaparım derseniz o zaman provakatör olduğunuzu tescillersiniz.

vgm.1 25-02-2008 22:45

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
"Üstelik alıntıda söylenen tek sözcük bana ait değilken Pervane demiş ki! " pervane

Nick'in çok güzel "pervane". Türkçenin azizliği.

"Bundan sonraki konuları RTÜK pardon Gecekisim, Metal ve Peker’in denetiminden sonra köşeye asacağımı beyan eder, 5000 kişiye karşılık, 5 kişiye vermiş bulunduğum rahatsızlık için site sakinlerinden özür dilerim."

Birbuçuk milyar müslüman inanıyor zaten pervane.

"söz konusu Kürtler olunca forumu provoke eden kim acaba?" pervane

Söz konusu şovenizm olduğu için, yoksa kürtler meselesi değil, site şovenist söylemlere "izin vermiyor" ya.

"Ve Peker “Hafıza-i Beşer Nisyân ile Malûldür” Bkz. “Tartışmak Başlığı” Bir de “İbrikçi Hikayesi” vardı onu şimdi hatırlayamadım. " pervane

Bir daha oku hatırlarsın, hakaretlere yanıt yumuşak olamıyor ne yazıkki.

Pervane gelir gelmez ayağının tozuyla astığın yazıya bak, ne o karakol baskınlarında öldürülen mehmetçikler olduğu zaman pek sesin çıkmıyordu. İlkesizsiniz, karşı çıkacaksanız hepsine karşı çıkacaksınız. Zaten bu durumu TC yarattı falan demeden.

Türban soruma cevap gelmedi, dağarcıklı arkadaşım.

Selamlar.

sahin 25-02-2008 22:47

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Bazı arkadaşlara bir kaç gündür sormama rağmen henüz net bir cevap alabilmiş değilim.

Bilindik söylevler dışında arkadaş niyetimiz bu diyen bir arkadaş çıkmadı. Kürt meselesi konusunda bir arkadaş çıkıp bizi laf kalabalığına boğmadan maddeler halinde şunları istiyoruz diyebilirmi ? konuyu şu şekilde ele alırsa sevinirim daha anlaşılır olur ...bir türk vatandaşı şuna sahip ama kürt vatandaşı sahip değil...

sahin 25-02-2008 22:54

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Bu arada Peker kardeş türban demişken bir alıntı ile ilave yapayım.

Bölgenin hassasiyetleri

Kürt siyasetçilerinin bir kısmı bu yeni yapılanma sonrasında devletin bir karar vermesi gerektiğini savunmaya başladı. Onlara göre radikal Kürt İslami hareketlerinin güçlenmesi devletin de işine gelmezdi. DEP eski milletvekili Hatip Dicle, Neşe Düzel’le yaptığı röportajda bunu dile getirenlerdendi: ‘Kürtler çok dindar bir halktır, bizim tabanımız da çok dindardır. PKK imha edilirse, o taban radikal İslami örgütlere kaymaya çok müsaittir. Kürt halkının talepleri karşılanmadığı zaman doğacak olan şey, çok tehlikeli bir radikal İslami Kürt hareketidir.’ Dicle’nin bir yıl önce dile getirdiği bu tespitlerini bugün DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan dile getiriyor. Vakit Gazetesi’ne konuşan Kaplan, laiklik konusunda TSK ile aynı çizgide olduklarını söyleyerek, ortamın dincilere bırakılmamasını istiyor. ‘...Orada AKP dini eğilimleri ağır basan bir yönetim tarzını egemen kılmak ister. Biz olmasak, meydan dincilere kalır. Bu kesinlikle böyle. Diyarbakır’da şeriatçılar nasıl miting yaptılar!.. Bu, yapılmak istenenin nüvesidir. Laikliği kim koruyacak...’ Kaplan, başörtüsünün serbest bırakılmasına da karşı olduğunu söyleyerek ‘AKP türban istismarı yapmaktadır. Dini radikal örgütlenmelere alan açılmamalıdır’. Kaplan aslında bu söylemiyle bölge halkıyla aralarını açan derinliği de tarif ediyor ve 22 Temmuz seçimlerinde AK Parti’nin bölgede bu kadar güçlenmesinin temel nedenini görmezden geliyordu. Oysa bölgede eski siyasi anlayış yerini farklı ve bir o kadar da renkli bir alana bırakmıştı. Bunu sağlayan da bölgede susan silahlardı. http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=37748

DTP milletvekilleri bu şekilde düşünürken ne olduda değiştiler türban için evet oyu verdiler.

pervane 25-02-2008 22:55

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Bakın gercekisim, uzaktan vatan sevmek başkasının çocuğunu sevmeye benzer! gece ateşlenmez, acıkmaz, ağlamaz hatta altını ıslatmaz... iki agucuk gerisin geri annesinin kucağına verirsiniz. Bu nedenle tartışmak evet ama kırıcı olmanın kimseye faydası olamaz.

Neden forum'un görünmeyen yerine alınmasını talep ediyorsunuz. İnsanoğlunun *yaralarıda vardır. *cins kediler yaralarını gizlermiş. Gizlersek sorunumuz çozülecek mi? *Cevap yazmak gibi bir zorunluluk neden hissediyorsunuz ki?

dilaver 25-02-2008 22:59

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Türban soruma cevap gelmedi, dağarcıklı arkadaşım.


* geçmiş turban konulu tartışma forumlarına bir göz atılırsa benim duruşum net olarak görülebilir. Ama kısaca üniveristelerde turban diye bir sorun üniveriste özerkligi temelinde çözülebilir ancak. Bunun dışındaki tüm çözümler kayıkçı kavgasıdır ve gerilim arttırmanın biz ve öteki ayrımının bir tezahüründen başka bir şey olamaz. Demokrasi sorunu ise önce üniveristede demokrasi sonra gerisi.

* *Ama bu konunun yeri burası degildir. Üniverisitelerde turban ise 82 de ortaya çıkmıştır. Gerekirse ilgili başlıklarda gene tartışabiliriz.

* *saygılarımla

gercekisim 25-02-2008 23:04

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Alıntı:

pervane";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 110853)
Bakın gercekisim, uzaktan vatan sevmek başkasının çocuğunu sevmeye benzer! gece ateşlenmez, acıkmaz, ağlamaz hatta altını ıslatmaz... iki agucuk gerisin geri annesinin kucağına verirsiniz. Bu nedenle tartışmak evet ama kırıcı olmanın kimseye faydası olamaz.

Neden forum'un görünmeyen yerine alınmasını talep ediyorsunuz. İnsanoğlunun *yaralarıda vardır. *cins kediler yaralarını gizlermiş. Gizlersek sorunumuz çozülecek mi? *Cevap yazmak gibi bir zorunluluk neden hissediyorsunuz ki?

"Uzaktan vatan sevmek" tabirini benim için kullanamazsınız! benim için vatan sevmenin uzağı yakını yok!
Yazdıklarımda sizin kırılmanızı gerektiren nedir?
Neden forumun görünmeyen yerinde olmasını istediğimi önceki iki mesajımı dikkatli okusaydınız görürdünüz.

Sizin de yaranız var mı,varsa ne olduğunu açıkça yazın o halde, yaranız yoksa zaten gocunmanız gerekmez..Evet görünüşe göre yaranız var,,peki nedir bunlar? açıklayın lütfen.."gizlersek sorunumuz çözülecek mi?" diyorsunuz ama sorununuzu açıklamıyorsunuz..
Ben bir haksızlık olduğunu düşünüyorum o yüzden yazıyorum,gerekçeleriyle beraber.Peki siz neden cevap yazmak gereği duyuyorsunuz?neden böyle bir konu açma gereği duyuyorsunuz?

pervane 25-02-2008 23:04

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Pervane gelir gelmez ayağının tozuyla astığın yazıya bak

Peker ha gayret az daha *karakol baskınından döndün anlayacaktım :lol:

pervane 25-02-2008 23:12

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Sizin de yaranız var mı,varsa ne olduğunu açıkça yazın o halde, yaranız yoksa zaten gocunmanız gerekmez..Evet görünüşe göre yaranız var,,peki nedir bunlar? açıklayın lütfen.."gizlersek sorunumuz çözülecek mi?" diyorsunuz ama sorununuzu açıklamıyorsunuz.. gercekisim


Evet gercekisim benim yaram var. Bu Ülkede bu kadar ana ağlarken nasıl yaralanmaz insan yüregi.
anaların gözyaşını nereye kadar saklayabiliriz. Amacın toprak talebi olduğunu ima etmeye mi çalışıyorsunuz. Bu acıya bir çıkış yolu aramak size inandırıcı neden gelmiyor...

dilaver 25-02-2008 23:15

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
arkadaşlar bu kadar polemik yeter. Konu ortada, buyrun konu dahilinde birbirimiz kırmadan ve olayları suçlama, kişiselleştirme boyuta indirgemeden devam edelim.


* * saygılarımla

osiris 25-02-2008 23:22

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
kendi kürdünüde komşuya postala kurtul bu yükten

gercekisim 25-02-2008 23:24

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Alıntı:

pervane";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 110857)
Sizin de yaranız var mı,varsa ne olduğunu açıkça yazın o halde, yaranız yoksa zaten gocunmanız gerekmez..Evet görünüşe göre yaranız var,,peki nedir bunlar? açıklayın lütfen.."gizlersek sorunumuz çözülecek mi?" diyorsunuz ama sorununuzu açıklamıyorsunuz.. gercekisim


Evet gercekisim benim yaram var. Bu Ülkede bu kadar ana ağlarken nasıl yaralanmaz insan yüregi.
anaların gözyaşını nereye kadar saklayabiliriz. Amacın toprak talebi olduğunu ima etmeye mi çalışıyorsunuz. Bu acıya bir çıkış yolu aramak size inandırıcı neden gelmiyor...

Bakın ağlayan analardan bahsediyorsunuz ama hangisi? Çocuğu vatanını beklerken hainler tarafından kahpece *şehit edilmiş kişilerin anası mı yoksa sadece kahpeliği yapan hainlerin anası mı? şayet sadece hainlerin anasından bahsediyorsanız o anaların üzülmeleri beni de üzer elbette ama hainlik yapanlar için zerre kadar üzülmem! Keşke böyle şeyler hiç olmasaydı da kimse ölmeseydi,kimse şehit düşmeseydi ama birilerinin kaşıntısı olduğu su götürmez bir gerçek..


"Amacın toprak talebi olduğunu ima etmeye mi çalışıyorsunuz. Bu acıya bir çıkış yolu aramak size inandırıcı neden gelmiyor"

Toprak taleb eden kalleş zihniyette olanlarla benim tartışacak birşeyim yoktur! siz böyle birşey söylemiş olsaydınız şu anda sizinle tartışıyor olmazdık zaten.Umarım böyle bir düşüncede değilsinizdir.Bu acıya bir çıkış yolu arıyorsanız bu hümanist yaklaşımınız güzel ancak bu arada haklıyı,haksızı ayırd etmelisiniz,kürt ırkçılığı yaparak bu niyetinizin gerçekliğine inandıramazsınız,samimi olamazsınız.

pante 25-02-2008 23:28

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Alıntı:

Neyse *bu *filmi *daha *evvel *de *gördük *biz, *gene *aynı *şeyler *oluyor *herhalde.
Evet Dilaver, bu filmi daha önce yaşamıştık.
Ve inadına içinde bulunduğumuz bu hassas dönemde bu tür yazıları asarak tahrike kalkışanlar var.
Hala bunalımlardan ders alınmamış görünüyor.

Erdoğan Aydın'ın siyasi yazıları Cem'in önerisinde olduğu gibi ön başlıklarda değil, politika başlığında yer almalı.
Bunalımı sonlandırmak için de bu başlıkların zaman geçirmeden taşınmasını öneriyorum.

dilaver 26-02-2008 00:04

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
sevgili pante

* *Erdogan Aydın aydınlanmacı bir yazar. Tarih içerikli yazıyor ve resmi tarihi de eleştiriyor. Onun bizim için önemi dine karşı tutumunun yanısıra şimdiye kadar yazmılş oldugu *ve bundan sonra yazacagı tüm yazılarını serbestçe kullanma ve yayınlanma yetkisi vermesi. Bu yüzden bir köşe açtık ve tüm bulabildigimiz yazılarını yayınladık. Böylece bir külliyat oluşabilirdi. Keşke başka yazarlar da bize bu imkanı sunsalar da onlara da köşe yapsak.

* * Ancak gördügüm o ki bazı yazıları ideolojik bulunuyor ve sertçe eleştiriliyor. Olabilir elbette , eleştirilebilir ama kıvam kaçırılmadan. Asan arkadaşım sadece bu minvalde asmıştır başkaca da bir niyeti de yoktur. Şimdi önemli olan bu konuları tartışabilmektir ve ötelememektir. Ben kendi hesabıma sadece izlemedeyim ve bir iki uslup bozukluguna dikkat çektim ama yanlış anlaşıldı.

* * Bütün konuları görünmez yaparak bir yere varamayız. Bence bu site üyeleri artık bunu aşmalılar ve medenice tartışabilmeliler. Bu sitenin dinlerden özgür üyeleri en azından bazı müslümanların gösterebildigi hoş görüyü gösterebilmeliler. Ve her türlü meselede fikir bazında tartışabilmeliler.

* * Ben üyelerin bu duyarlılıgı gösterecegine eminim. Ne olur, biraz hoş görü biraz anlayış, biraz tahammül. Ve her şeyden evvel karşısındakine düşüncesini ifade etme özgürlügü saglayabilmek. Ne kadar ters gelse de. Bizi ilerletecek ve farklılaştırabilecek olan budur. Dinlerden özgür insanlardan da beklenilmesi gereken budur. Yoksa nasıl inandırıcı olabiliriz.

* * saygılarımla

vgm.1 26-02-2008 01:03

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Ben bugünkü Türkiye konjöktürün de, Atatürk'ün altının oyularak bir yere varılacağı kanısında değilim ve bu manada da tarafım. Mesele kutsalım meselesi değildir. Atatürk eleştirilemez hiç değildir. Benim tehdit algılamamda Kürt meselesi yoktur bile, fakat şeriat baş tehdittir. Ve kesinlikle yokedilmesi gereken tehdittir.

* *Türban konusunda DTP'nin tavrı açıkça gerici ittifaka dahil olduğunun göstergesidir.Şimdi içinde bulunduğu gruba bir göz atalım MHP, BBP, AKP, DTP milliyetçi cephe. Bunun adını koymayı dilavere bırakalım, amiyane olmasın lütfen. Dağarcığında vardır herhalde

* *PKK Kürt halkının en gerici, en şoven yanlarını örgütlemektedir. Onun uzantısı olan DTP de bu kervana katılmıştır. Ağalık düzeni olan feodalizme en küçük eleştirisi olmayan DTP'nin sol ağzına yakışmamaktadır. Bu gün doğu ve güney doğu da Kürtler serf bile değildir, köledir. Bunlara yani asıl ezen sisteme isyan, başkaldırı dururken kültürel haklar için silahlı mücadeleye anlam verebilmek mümkün değildir, kaldıki bugün öyle bir sorunda yok. Tam eşeğini dövemeyen, semerini döver hikayesidir. Benim agam eyidir.

Selamlar.

dilaver 26-02-2008 01:22

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
olayı pkk, dtp devlet üçgenie sıgdırdıgımız müddetçe ne anlaşabilmek mümkün ne de çözüm bulabilmek. Kürt halkından bahsederken buralara girmenin alemini anlamakta zorluk çekiyorum. Madem ki Kürt halkından bahsediyoruz o halde o minvalde gidelim. Genelde tartışabilirsek kırıcı da olmayız belki anlaşabilme umudu da dogar.

* *Pkk yı ve 23 senedir varlıgını ise onun sınıfsal temeline dayanarak bulabiliriz, hangi sınıfların üzerinde yükselmektedir pkk. Buradan gidelim.

* *sahinin de önerisi ile onun sorusunu ilgili başlıga taşıdım. Ve bir ön ileti astım. Tartışmanın o başlıkta yürütülmesine taraftarım, böylece de vitrinden uzak olur. *:lol: Başlık güncel politika forumunda Kürt Meselesi başlıgı.

* * Turbanı ise yaratan kim nasıl çıkmış önce bunlra göz atmak gerekiyor. Kimin zamanında siyasal İslam yükselmiş onu degerlendirmek gerekiyor. Bugünü ancak dünü iyi kavrayarak degerlendirebiliriz.

* * saygılarımla

Safirat 26-02-2008 01:29

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Alıntı:

AMASYA TAMİMİ

Üstelik böyle bir çözüm için tarihsel dayanaklarımız olduğu da anımsanmalıdır. Nitekim İ. İnönü'nün, Lozan görüşmelerinde Türklerin ve Kürtlerin temsilcisi olarak bulunduğunu belirtmesi, Amasya Tamiminin, kendi meşruiyetini, "Biz Türkler ve Kürtler olarak" kurduğu anımsansın. Bunun gerektirdiği yükümlülük ise açıktır; Türklerin, Kürtlerin ve herkesin cumhuriyeti olmak, birlikteliği inkar politikalarından arındırmak...
Şu Erdoğan Aydın'a hep beraber soralım mı şu Amasya Tamiminin neresinde Türk-Kürt olarak bu protokolün yapıldığı yazılıymış?

Yahu bu Amasya Tamimi için neler söylenmedi neler? Amerikan mandasının kabul edildiği bile yazılıymış Amasya Tamimi'nde, iyi mi :)

Erdoğan Aydın'ın tarihçiliğine şapka çıkarmak isteyen var ise şu söylediği şeylerin bir araştırmasını yapıversin bi zahmet. Bir Tamim bu kadar mı zıvanadan çıkartılır.
Allahtan okuma yazmamız var :) Allahaşkına orjinal dilinden bakıverin de şüpheye düşmeyin:)


AMASYA TAMİMİ'NİN TAM METNİ --Hemi de orjinalinden :) ---


1-VATANIN TAMAMİYETİ VE MİLLETİN İSTİKLÂLİ TEHLİKEDEDİR. HÜKUMET-İ MERKEZİYE, İTİLAF DEVLETLERİNİN TESİR VE MURAKABESİ ALANDA BULUNDUĞUNDAN, DERUHTE ETTİĞİ MESULİYETİN İCABINI İFA EDEMEMEKTEDİR. BU HAL MİLLETİMİZİ MADUN TANITIYOR. MİLLETİN İSTİKLALİNİ YİNE MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR. MİLLETİN, HAL VE VAZİYETİNİ DERPİŞ ETMEK VE SEDA-YI HUKUKUNU CİHANA İŞİTTİRMEK İÇİN, HER TÜRLÜ TESİR VE MURAKABEDEN AZADE BİR HEYET-İ MİLLİYENİN VÜCUDU ELZEMDİR. BUNUN İÇİN BİLMUHABERE HER TARAFTAN VAKİ OLAN TEKLİF VE ARZU-YU MİLLİ ÜZERİNE, ANADOLU'NUN BİLVÜCUH EN EMİN MAHALLİ OLAN SİVAS'TA MİLLİ BİR KONGRENİN SERİAN İNİKADI TAKARRÜR ETMİŞTİR. BU MAKSATLA, TEKMİL VİLAYAT-I OSMANİYENİN, HER LİVASINDAN, FIRKA İHTİLAFATI DİKKAT NAZARINA ALINMAKSIZIN, MUKTEDİR VE MİLLETİN İTİMADINA MAZHAR, ÜÇ KADAR ZATIN SÜRATLE YOLA ÇIKARILMASI İCAP ETMEKTEDİR. HER İHTİMALE KARŞI, BUNUN BİR MİLLİ SIR HALİNDE TUTULARAK DAĞDAĞAYA MAHAL VERİLMEMESİ VE LÜZUM GÖRÜLEN MAHALLERDE SEYAHATİN MÜTENEKKİREN İCRASI.

2-DOĞU VİLAYETLERİ NAMINA 10 TEMMUZ'DA ERZURUM'DA TOPLANMASI MUKARRER KONGRE İÇİN, MEZKUR VİLAYETLERİN MÜDAFAA-İ HUKUK-I MİLLİYE VE REDD-İ İLHAK CEMİYETLERİNDEN MÜNTEHAP AZALAR, ZATEN ERZURUM'A MÜTEVECCİHEN YOLA ÇIKARILMIŞLARDIR. O VAKTE KADAR VİLAYAT-I SAİREMİZİN MURAHHASTAN DA SİVAS'A VASIL OLABİLECEKLERİNDEN, ERZURUM KONGRESİNİN AZASI, TENSİP EDECEĞİ ZAMANDA, UMUMİ TOPLANTIYA İŞTİRAK ETMEK ÜZERE, SİVAS'A HAREKET EDECEKTİR.

3-YUKARIDAKİ MEVADA GÖRE MURAHHASLAR, MÜDAFAA-İ HUKUK VE REDD-İ İLHAK CEMİYETLERİ VE BELEDİYELER TARAFINDAN VE SAİR SURETLERLE İNTİHAB EDİLECEKTİR.

4-BU MUKARRERATIN TATBİKATINA, 3. ORDU MÜFETTİŞİ MUSTAFA KEMAL PAŞA, ESBAK BAHRİYE NAZIN HÜSEYİN RAUF, BEY, 15. KOLORDU KOMUTANI KAZIM KARABEKİR PAŞA, 13. KOLORDU KUMANDAN VEKİLİ MİRALAY CEVDET VE 3. KOLORDU KUMANDANI MİRALAY REFET BEY, CANİK MUTASARRIFI HAMİT BEY, 2. ORDU MÜFETTİŞİ FERİK CEMAL PAŞA, 12. KOLORDU KUMANDANI MİRALAY SELAHATTİN BEY, 20. KOLORDU KUMANDANI ALİ FUAD PAŞA, BURSA'DA 17. KOLORDU KUMANDAM MİRALAY BEKİR SAMİ BEY, EDİRNE'DE KOLORDU KUMANDANI MİRALAY CAFER TAYYAR BEY VE DİĞER BAZI MÜLKİ VE ASKERİ MÜHİM ZEVAT TARAFINDAN ÇALIŞILACAKTIR. BUNDAN BAŞKA ESBAK MÜŞİR AHMED İZZET PAŞA, NAFİA NAZIRI FERİD BEY VE AYAN AZASINDAN AHMED RIZA BEY GİBİ ZEVATIN FİKİR VE MÜTALAALARI ALINACAKTIR.

5-REDD-İ İLHAK VE MÜDAFAA-İ HUKUK-I MİLLİYE CEMİYETLERİNİN VERECEKLERİ TELGRAFLARIN YALNIZ TELGRAFHANELERDE KABUL EDİLEREK ÇEKİLMEMESİ, POSTA VE TELGRAF UMUM MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN TAMİM EDİLMİŞTİR. BU HUSUS SURET-İ KAFİYEDE REDDİLEREK MUHABERATIN BEHEMAHAL SERBESTÇE TEMİNİ İÇİN TEZAHÜRATTA BULUNULARAK MUHABERAT TEMİN EDİLECEK VE TEMİN EDİLİNCEYE KADAR TEZAHÜRATA DEVAM OLUNACAKTIR.

6-TEŞKİLAT-I ASKERİYE VE MİLLİYE, HİÇBİR SURETLE İLGA EDİLMEYECEKTİR. KUMANDA, HİÇBİR SURETLE TERK VE AHARA TEVDİ OLUNMAYACAKTIR. VATANIN HERHANGİ BİR TARAFINDAN YENİDEN VAKİ OLACAK DÜŞMAN İŞGAL HERAKATI, UMUM ORDUYU ALAKADAR EDECEK VE HASIL OLAN VAZİYETE NAZARAN MÜDAFAA-İ MEMLEKETE MÜŞTEREKEN TEVESSÜL OLUNACAKTIR. BU SEBEPLE, KUMANDANLAR DERHAL BİRBİRLERİNİ HABERDAR EDECEKLERDİR. ESLİHA VE MÜHİMMAT KATİYYEN ELDEN ÇIKARILMAYACAKTIR.

Safirat 26-02-2008 01:47

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Not: Ayrıca Mustafa Kemal'in Kürtlere özerklik vaadi vb. bölücülerin hababam debabam tekrar ede durdukları çarpıtılmış ve safsta-i kübra'dan sallamalar niteliğindeki bütün rivayetler beşer mahsulü yalanlardan ibarettir.

Musul vilayetinde olası bir plebisit için birazcık Musul Kürtlerinin gönlünü okşadığı gayrı-resmi sözleri de bu durumu teyid etmediği gibi gazetecilerle yaptığı bir ayaküstü sohbet ekseninde söylediği sözlerden ibarettir. Buradan bölücülere ekmek çıkmaz. Onlar da şeriatçıların yaptığı gibi Atatürk'ten kendilerine malzeme çıkartmaya çalışmaktalar ama nafile.

Atatürk'te görseniz görseniz koskoca bir TÜRKLÜK ruhu ve uygulamaları görürsünüz.
İsteyen baksın milli mücadele ve Cumhuiyet yıllarına. Atatürk'ün ağzından Türk'ten başka sözcük yoktur. Hatta o kadar ki bugünün MHP'si bile Türklükte onun yanına yaklaşamaz. Anadolu'da Osmanlı'nın yok ettiği Türklük bilincini küllerinin arasından tekrar şaha kaldıran adamdır Atatürk.

Bölücüler ve şeriatçı yobazlar başka kapıya gitsin. Bizim milli mücadele ve Cumhuriyet tarihimiz ile ilgili veremeyeceğimiz bir hasabımız yoktur.

Ayrıca Kürtlere de ne egemenlik ne toprak *vermek yoktur bizim kitabımızda.
Kendi yok olmakta olan 3-4 bin kelimelik dillerini kullanmaları için onlara Kürtçe kurslar bile açtık, daha ne istiyorlar?
Anadolu, Edirne'den Şemdinli'ye Türk'ündür ve ilelebet öyle kalacaktır.
Beğenmeyen başka kapıya !
Bunu iyice bellesinler de sürekli hayal kırıklığına uğramasınlar.
Benden abi tavsiyesi onlara.

26-02-2008 02:04

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
1970 li yılların sonlarında idi. İlkokulda idim ve bir gün amatör bir takımda futbol oynayan dayım beni takım otobüsü ile yakınlardaki bir ilçedeki maça götürmüştü. Maçın kaç kaç bittiğini hatırlamıyorum hatta kimin kazandığını da hatırlamıyorum ancak dönüş yolculuğu sırasında dayımın yan koltuklardan birinde oturan esmer arkadaşına konuşma sırasında "Kürdo!", "Kırooo!" sözlerinin eşlik ettiği alaycı ses tonu ve küçümseyici gülüşünü hatırlıyorum. İlk defa bu ülkede Kürt denilen insanların varolduğunu ve bunun çok da makbul bir şey olmadığını o zaman öğrenmiş idim.

O dönemlerde Kürtlere "Kıro", Kürdo!" diye aşağılama sıkça görülürdü. Günümüzde pek rastlanmıyor. Bu saygınlığı sağlayanın PKK olması ne acı bizim için.

Yıllar geçmişti ve lisede okuyordum. Amcamın oğlu askerliğinin acemilik kısmını yapmak üzere Ankara Mamak Muhabere okuluna gelmişti. Yıl 1983 olmalı. Bir pazar günü ziyeretine gittim. Ziyaret dönüşü banliyö treninde aynı birlikte görev yaptığı belli olan bir astsubay tam karşımda oturuyor idi. Kısa bir tanışmanın ardından bana birliğine gelen ama Türkçeyi hiç bilmeyen Kürtleri nasıl dövdüğünü anlattı. "Ne hazır ol'dan ne rahattan ne de sağa sola dön'den anlıyor, ben de basıyorum tekmeyi tokadı" diyordu nefretle. O dönem henüz PKK'nın adı yaygın olarak duyulmamıştı. Ben de siyasetten bihaber, 12 eylül sonrasının apolitik bir liselisiydim. Bir yorum yapamadım, yanıt da vermedim. Tek düşündüğüm ve hissettiğim olayın dehşeti idi. Birliğine askerlik yapmaya gelen kişileri sırf Türkçe bilmedikleri için tekme-tokat dövmesi çocuk ruhumu incitmişti. Sesinde en ufak bir pişmanlık yoktu, tersine anlatırken bile kızgınlığı geri gelmişti sanki.

Bu olay istisna mı idi yoksa aşağılanan bir toplumsal kesime karşı pek çok yerde görülen bir olay mı idi? Bunu o zaman değil ama yıllar sonra sıkça düşündüm. Acaba o dayak yiyen Kürt gençleri askerlikleri bitip dağ köylerine döndüklerinde PKK'ya katılmışlar mıdır? Acaba arkadaşlarına ve akrabalarına başlarından geçenleri anlatmışlar mıdır? Eğer anlattılar ise bunları duyan diğer genç Kürtler askere katımayı değil de PKK'ya katılmayı seçmişler midir?

dilaver 26-02-2008 02:09

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
amasya protokolleri ile ilgili olarak bu yazının da okunmasını öneririrm :

http://www.diyarbekir.net/cgi-bin/in...thor_id;id=202


saygılarımla

Safirat 26-02-2008 02:17

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Çek bir arabesk bol acılı olsun.
Mazlumculuktan başka sığınacak bir liman mı kaldı propagandistlere?
Ah zavallım Kürtler, ne acılar çekiyorlarmış da haberimiz yokmuş.
1983'te hem de. İyi de biz eşek gibi dayak yiyiyorduk hocalarımızdan ve Türkçe'de biliyorduk.
Ne olcek şimdi? Biz Türklerin hakkı ne olcek?
Askerde dayak yemedim ama dayak yiyenlerin çoğunun da doğulu olmadığını da gördüm.
Üstelik ne garip onlar da sağa-sola dönemedikleri için dayak yiyorlardı.
Peki sizin aklınıza sebebin "kürtlük" olmadığı basit bir sağa-sola dönme sebebi olduğu aklınıza gelmedi mi?
Olsun onu da ben hatırlatayım.
Hadise basit bir sağa-sola dönme meselesidir.
Yani sebebi uzakta değil yakında arayacaksın önce.
İşte buna bilimsellik denir.
Yoksa acıyı bol doldurursan o yemeği kimse yemez.

meas 26-02-2008 02:19

Re: Kendi Kürdünü İnkar, Komşunun Kürdüne Savaş..
 
Bu yaşadıkların karşısında, kendi kendine sorduğun bu soruların cevabı, sence nedir cem?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:01 .