![]() |
Tanrı yokluğunun ispatı
Doğuştan özürlü bir insanı gördüğümde hep aklıma şu soru geliyor.
Acaba dinciler hiç o özürlü insanın hatta bazen çocuğun haline bakıp , ''Eğer allah varsa bu insan neden bu acıyı çekiyor?'' diye düşünüyorlar mı? Herşeye saçmada olsa bir cevabıolan dincilerin bu durum içinde mutlaka kendilerini kandıracakları bir cevapları vardır. En popüler cevapları imithan gereği bu dünyada çekilen sıkıntılara karşılık ahirette mükafat olacağı yönündeki sözleri olur. Ahiretteki saadet için bu dünyada ''her hangi bir suç işlememişken'' sıkıntı çektirmenin adaletsizlik olduğu gerçeğini ise görmemezlikten gelirler. Bu nasıl vicdandır.Adamın hiç suçu yokken acı çeksin.Niçin ahireteki mükafat için. Eger tanrı adil ise suçu olmayan bir insanın bu dünyada da ahirettede acı çekmemesi gerekirdi. |
Bir de mesela şöyle birşey var bu özürlü olan insanlar allaha inanmazlarsa((ki böyle birşey sonuçta normaldir yani inanmayabilirler))cehenmme gidecekler ve sonsuza kadar yanacaklar...
yani hem bu dünyada hemde ahirette acı çekiyorlar.sonuçta allah islama göre bu insanları bilinçli bir şekilde yani bilerek öyle yaratıyor...eee nasıl olacak bu işler???hem bilerek özürlü yaratıyor hemde kalbini mühürlerse yine bilerek cehenneme gitmesini sağlıyor... nasıl bi çelişkidir ben anlamadım anlayan müslümanlar yazarsa sevinirim... |
Alıntı:
Sayin kapecuk bir ilac var adini unutdum, kadinlar hamileyken alirlarsa dogacak bebek kollari kisa doguyor bu ilac avrupada yasaklandi (su an bildiyim kadariyla hicbir uyari yapilmadan güney amerikada hala satiliyor)ama farkina varilana kadar bircok bebek kollari kisa dogdu,daha gecen cumartesi köln ün carsisinda bu insanlari gördüm. Dindarlara göre bu insanlari Allah sinav icin böyle yapdi ,Bilimse sebebini biliyor,cok dikkat ediyorum kollari kisa orta yasin altinda buralarda hic insan göremiyorum cünkü önlemi alinmis ve ilac yasak ama eminim brezilyada orta yasin altinda cok insan vardir cünkü ilac orada hicbir uyari yapilmadan bundan 5 sene öncesine kadar satiliyordu.olaylara dinle Bilimin bakis acisi budur.saygilar |
Kildan köprü yaratmissin gelsin kulum geçsün deyü
Hele biz söyle duralim yigit isen geç e Tanri Garib kulun yaratmissin derde mihnete katmissin Ani aleme atmissin sen çikmissin uca Tanri Kaygusuz Abdal yaradan gel içegör su cür'adan Kaldir perdeyi aradan gezelim bilece Tanri ************************************ İmtihan olayına Kaygusuz Abdal'ın yorumu . |
İyi güzel de Kapecuk, şimdi bu ispat mı oldu?
İddialı yazılmış başlığının altındaki özürlü misali senin için Tanrının olmadığının kanıtı olabilir belki. Peki ya toplumların? Bu kadar basitse mesele, bir özürlü insan örneği ile ispatlanabiliyorsa Tanrı'nın olmadığı binlerce yıldır insanlar boşuna mı felsefe yapıyor? Bu örnekle ancak şu soruyu sorabilirsin: (Tanrı değil) Allah, engelli insanların sağlıklı olanlarla arasındaki farkı dünya sınavında nasıl telafi ediyor? Buna da bir müslüman şu yanıtı verebilir; Allah, her insanı koşullarına, imkanlarına, niteliklerine göre değerlendirmeye tabi tutar, ona göre puanlandırır. |
Alıntı:
Allah(şayet varsa) bir insanı bu dünyaya doğuştan özürlü getirmekle telafisi hiçbir şekilde mümkün olmayan bir duruma düşürmektedir. O kişinin sağlığını geri verirse ancak bir telafiden söz edebiliriz.O zamanda doğduğu andan sağlığına kauştuğu zamana kadarki dilim için haksızlığa uğramış olur. Allah(Şayet varsa) en üstün sıfatlara sahip olarak var olmalıdır.Eksiklikten münezzeh olmak bunu gerektirir.Haksızlık yapan Allah adil olmak sıfatından eksik olur. Allah eksiklikleriyle var derseniz.Ozaman eksiklikleri olan bir varlık nasıl Allah olabilir. Bu sorunun cevabı yoktur. O halde doğuştan özürlüler varsa Allah yok demektir. |
Alıntı:
İslam inancına göre cennet ve cehennem hayatının sonu yoktur, ebedidir. Bu durumda sonsuz yaşamın yanında dünya hayatının zerre kadar önemi yoktur. Sonsuzun yanında zaman olarak sıfır kabul edilebilir. Dolayısıyla örneğin zihinsel engelli bir insan cennetlikse eğer, dünyadaki çileyi yaşamamış gibi sayılır. Nitekim hadise göre zihinsel engelli olanlar, sınavdan sorgudan muaftır. “Üç kimseden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan ve şifa buluncaya kadar akıl hastasından.” (Buhârî, Talâk, 11, Hudûd, 22; Ebû Dâvud, Hudûd, 17; Tirmizî, Hudûd, 1; Dârimî, Hudûd, 1.) Sonsuz cennet yaşamını dünyaya tercih eden bir sara hastası kadınla ilgili hadis örneği de vardır: İbn Abbas, Ata b.Ebi Rebah’a; “Sana cennet ehlinden bir kadını göstereyim mi?” dedi. Ata; “Evet, göster” dedi. İbn Abbas; “İşte, şu siyah kadındır ki; bu kadın, Hz. Peygambere geldi ve ‘Sara hastalığım tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua edin’ dedi. Rasulullah (sav) ; ‘İstersen sabreder, cennetlik olursun; istersen sana afiyet vermesi için Allah’a dua ederim’ dedi. Bunun üzerine kadın; ‘O halde sabredeceğim. Ancak sara tuttuğu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz’ dedi. Peygamber (as) da ona dua etti.” (Buhârî, Merdâ, 6; Müslim, Birr, 54.) Aşağıda ise amalar için bir hadis-i kudsi var: Allah; diyor ki; “Herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum bırakmak suretiyle imtihana tabii tuttuğumda, sabrederse, gözlerine karşılık ona cenneti veririm” (Buhari, Merda,7) Diyanet sayfasında engelliler için uzunca bir yazı var: http://www.diyanet.gov.tr/turkish/DI...lik/gundem.htm Yani, İslam'ın bu konuda yeterli savunması var. Çünkü işin içinde cennet var. |
Doğru yolu bulmana sevindim Pante.:D
Aynı şekilde, gücü ve aklı çok olanın da sorumluluğu daha fazladır. Kişinin ne kadar sorumluluğu varsa o kadar hesap verecektir. |
Alıntı:
Demek ki sen benim bir kısım yazılarımı okumuşsun. Belki sen daha doğmamışken ben Yasin suresini ezbere okuyordum. Biz zaten doğru yoldayız. Elhamdülillah müslümanız. Hem de sapına kadar. Agnostik müslüman tabi. :) Not: Kimse sormasın "Agnostik müslüman ne demek?" diye. Gına geldi artık. :) Zaten yaydık yayacağımız kadar. Merak eden google'a yazıp bulabilir ne olduğunu.. |
Alıntı:
Allah( şayet varsa) doğuştan özürlü çocuğa şöyle mi demektedir.''Sen şimdilik bu haksızlığı görmezden gel sonra ben sana kat kat fazlasını ödeyeceğim.'' Allah(şayet varsa), bir pencere kenarından aşağıda sokakta oynayan arkadaşlarını seyredip için için ağlayan yedi yaşındaki masum bir çocuğun göz yaşlarına mı ihtiyaç duyuyor.İlerki yıllarda onun samimi bir inanır olup olmadığını anlamak için. Daha çocuk imtihandan sorumlu olduğu yaşta değildir.Fakat Allah(şayet varsa) ona çile çektirmektedir. Böyle şeyler yapan bir varlık adaletli olarak kabul edilemez.O halde Allahın noksan sıfatlardan beri olmadığı ortaya çıkar.Allah ise eksik sıfatlarla var olamaz. |
Sevgili Kapecuk,
Söylediklerine %1000 katılıyorum. Yani aslında senin ne demek istediğini tam olarak anladığımı düşünüyorum. Tamam tabiki de sakat insanlar doğmuştur ve doğacaktır ama bunların sebebi gene biz insanlardır. müslümlerin allahı (zaten yok) hiçbirşeye müdahil değildir. Olmayan birşey zaten müdahale edemez. Edemediği gibi kimseye cennet vaad edemez. Mesela kısa kollu insanlar olayı. Yine insanların el altından piyasaya sürdükleri ilaçlar sonucunda, minicik bebekler sakat doğuyor. Burada suçlu kim? Biz insanlar. Yani allahla ne alakası var? imtihanla ne alakası var?Genetik bozukluklar, hamilelik döneminin bilinçsiz geçirilmesi, akraba evlilikleri...vb gibi etkenler varken yani sakat doğumların olması için gerekli bütün ortam oluşmuşken allaha ne gerek var? Zaten olmayan birşeyin ne etkisi olabilir? Bu sadece kendilerini kurtarmak isteyen zavallıların "Allah onu öyle yaratmış, öyle takdir buyurmuş" gibi saçmalamalarıdır. Otistikler, spastikler, zihinsel özürlüler ne yapacaklar? onlarda zaten allah, din, kitap, peygamber duygusu yok, gelişmemiş, oluşmamış. Sen şimdi kalk onlara "allah sizi direkt cennetine alacak" diyin. Bakalım ne derler veya ne yaparlar? Mesela fakir ve akraba evliliği yapmış bir aileyi ele alalım. Adam zaten uçkuruna " Ben lastik yapacağıma kamyonun lastiğine..."diyerekten kondom takmıyor. Kadında fabrika gibi ürettikçe üretiyor. Zaten fakirler. Dengesiz besleniyorlar. Eğitimleri de hasbel kader kötü kısaca cahiller. Doğum süresince ne yapmaları gerektiğini bilmedikleri gibi, paraları olmadığı için 2li veya 3lü testleri de yaptıramıyorlar. Ve akraba evliliği kıstasını da eklerseniz doğacak olanın sakat olma olasılığını hesap edin. Burada allahın rolü ne? O mu demiş akraba evliliği yapın diye? o mu demiş devamlı çocuk yapın diye? o mu demiş çalışmayın fakir olun diye? Haa bazı etkenler insanların istemi dışında gelişebilir ama kötü kaderlerini değiştirmek yine de insanların elindedir. Evlenmesin kardeşim amcasının kızıyla, tutsun şeyini, çalışsın eşşek gibi (biz çalışıyoz valla), karısına tarla gözüyle bakmasın...velhasıl kelam, bu anlattıklarımın allah hiç bir ilgisi yoktur. Herşey insanın elindedir. sevgiyle kalın... beyninizi kullanın.. |
sevgili arkadaşlar öncelikle sitede yeni değilim sadece önceki kullanıcı adım çalışmıyor nedense bu yüzden yeni kullanıcı almak zorunda kaldım..
konuya dönersek; bu mevzuyu konuyu açan arkadaşın örneğinden başlayarak genişletelim bakalım nereye varacağız... bazı arkadaşlarında dediği gibi bir insanın sakat yaratılıpta cennette ödülllendirileceksin vs vs tarzında durumlara maruz bırakılması hadisesi saçma ve anlamsızdır. sakat yaratılan birinin hakkını cennetle ödemek,onun hakkını gerçekten ödemekmidir?eğer tanrı bunu ödemek olarak görüyorsa neden her insanı değilde nadir sayıdaki insanı bu sakatlık durumuna mecburi bırakıyor?eğer insanlara özgür iradeyi vermişse(ki özgür irade diye birşey yoktur)insanın dünyada sağlıklı ahirette cehennemde yaşamayı seçmek gibi bir hakkıda olmalı diye düşünüyorum.yani sakat doğana soruyormu bak ben seni sakat yaratcam sen ibretlik olcan ama cennette yaşadın diye?eğer tanrı nasıl olsa cennet dünyadaki yaşamdan önemlidir diye bir düşünce içerisinde değerlendiriyorsa bilmelidirki dünyada sağlıklı olmayı cennete değişmeyecek zihniyette insanlarda olacaktır(eğer iddia ettiği gibi insanlara özgür irade vermişse bu özgür irade sonucu insanların bir kısmı bunu tercih edecektir)gelelim sakat olanın sorumluluklarına ve olmayanınkilere.eğer bir insan sırf sakat diye bazı sorumluluklardan muhaf tutulacaksa bu sakat olmayan insanlara bir haksızlık olmazmı?yani bir insan sırf sakat olmadıgı için üstüne ek sorumluluklar bindirmek ne kadar adaletli oluyor?yahut diğerlrinden daha zeki insanların sorumluluklarınında diğerlerinden daha yüksek oldugunu iddia eden arkadaşlar size sorarım,bu diğerlerinden zeki olan insanlar kendi zekalarını kendileri seçmediler bu durumda zeki olmak bir suçmudurki sorumluluğu artıracak bir yükümlülüğü oluyor?gelelim tanrı neden ibretlik olarak bu sakat insanları yaratmaktadır?adıda üstünde ibrretlik diyor yani diğer insanlar bunlara bakıp tanrıya şükredecek herşey güzel gözüküyorda sakat insanda sağlıklı olanların ona bakıp şükredeceğini bilmiyormu?elbette biliyor bu durumdada gururu kırılmıyormu?kendi yarattığını mutsuz eden bir tanrı nasıl bir tanrıdır öyleyse?herkes tanrı iyidir şöyledir böyledir der fakat öyleyse tanrı gerçekten iyimidir?? |
Tanrı kimseye hiçbişey yapmaz. Herşeyi kul yapar. Kafanızı kullanın kardeşim az. Dinle diyanetle alakası yok bunun.
|
konuyla çok alakalı değil ama kıyısından geçer.. Çok kafama takılan bişey var... MADEM BU ALLAH ÖTEKİ TARAFTA HESABINI HERKESE SORACAK.. peki bu dünyada, onun yerine ceza veren, asan kesen insanlar ne oluyor.. Madem öteki tarafta hesabını kendin soracaksında niye kuranda şunu yapanın elini kesin bunu yapanı asın diye emirler veripte insanları "günaha":) sokuyosun.. (çünkü inanca göre Allahın eliyle (özene bezene, kendisine benzeterek) yaptığı bir şeyi öldürmüş yada zarar vermiş oluyosun)
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.. |
Alıntı:
cennet hayatı(şayet varsa) sonsuzdur diyorsunuz.O halde cehennem hayatıda sonsuz demektir. Allah kuranda diyorki kafirlerin kalplerine mühür vurduğunu söylüyor.Şimdi bir takım insanların kalplerine mühür vuracaksın kafir olsunlar diye, sonrada onları sonsuza kadar cehennemde yakacaksın.Bunun neresinde adalet var. Adalet yoksa haksız işler yapan bir Allah var olabilir mi? |
Bu Allah agnostik Allah. Agnostik Müslümanın Allahı da agnostik olur. :)
saygılarımla |
olayı güzel özetledin dilaver bey
fakat agnostik allah olamaz değil mi :) kesindir cünkü vardır(dinlere göre) agnostik müslümanın agnostik tanrısı olamaz :) saçmalamalar sadece dogmatik düşüncenin ürünü ise agnostiklerin sucu ne :) |
İlk önce kendimize şunu sormamız lazım .Biz nasıl yaratıldık bizi kim yarattı ?bu soruya cevap bulan herşeye cevap bulacaktır
|
sen şimdi bununla tarının yokluğunu ispatlamış mı oluyorsun...
o zaman ınanan insanların ıspatlarıyla tanrının var old düşündürecek şeylerı ben de sana tek tek sıralıyım.. sanırım bu tanrı yoktur kavramının altında çok buyuk bır oranla psıkolojık nedenler yatmakta.. çunku bakın bu konu ya tanrının bu ozurlu ınsanları neden yarattığı..ve buna ınsanların kendılerınce mantıklı bır cvp bulamamaları.. o zaman dıyorkı sayın arkadaş tanrı da yoktur..bu da onu tatmın eden bır cvp oluverıyor.. vay be tanrı yoktur! neden ? çunku ozurlu ınsanlar var ve onların hakkı nerde. tanrının olmadığı bu kadar basıt yanı.. ayrıca o ozurlu ınsanlara musade etmeycek olan bır tanrı katlıamlara savaşlara da musade edıyor..demekkı kanunu kuralı bu..beğen ya da beğenme o açıklamış ve bır çok ınsanın bu cvp kalbıne sınmıştır.. |
Allah vardır insanı Allah yaratmıştır Sakat bir insanın yaratılışın nedenini en iyi müslümanlar bilir Müminler için hayat eğlenceden ibaret değildir Hayat bir imtahan yeridir Kimimiz çocugumuzla ,kimimz işimizle ,kimimz malımızla vs vs imtahan edileceğiz ve bu zorluklar karşısından müminlere düşen sabretmektir "Allah saberdenlerle beraberdir"
|
Ben agnostik yada dindar olmadığım için Tanrının varlığı ihtimaline girmeyeceğim:)
İnsanoğlu yaşadığı dünyadaki ölümleri, hastalıkları, sakatlıkları adaletsizlikleri bir türlü kabullenemiyor. Bunlara çözüm de üretemiyor. Dolayısıyla kendisini psikolojik olarak rahatlatmak amacıyla ölümden sonra bir ütopik dünya tahayyül ediyor: Öte dünya. Öte dünya tam da insanın hayallerindeki ideal bir dünyadır. Orada bu dünyadaki bütün sorunlara ve adaletsizliklere çözüm vardır. ölüm yok, hastalık yok, sakatlık yok, Açlık yok, Aşırı sıcaklar yok. İçki kadın . sınırsız konfor ve lüx.... Velhasıl dünyada isteyip de ulaşamadığı her şey... Öte dünya tamamen ona inananlar tarafından kurgulandığı için inanmayıp inkar edenler de en zalim bir ütopik dünya içinde tahayyül edilmiş. Onlar için sonsuz azap, kaynar sudan, kaktüsten yiyecekler vs. vardır. Tek suçu bu ütopyaya inanmamak olsa bile cehennemi boylayacaklardır :) |
Alıntı:
Mesele 3 yaşında bir çocuk ölünce direk cennetlık kabul ediliyor.33 yaşında cennette yaşayacağı vaaz ediliyor.O zaman yaşayıp günaha bulaşanların kabahati nedir? Allah(şayet varsa) birilerine torpil geçiyor. Kuranda Allah diyorki En üstün sıfatlar Allahındır diyor.Adaletsiz işler yapmak ne zamandan beri üstün bir sıfattır. |
Alıntı:
yazdıgın cvp olayın ne kadar basıt ve anlamlı old gosterıyor..sabretmeye devam..! |
Alıntı:
hayır tanrının açığı gedığı olmaz onu sorgulayan beyınlerın açıgı gedıği olur.. senden rıcam hemen tanrı yok deyıp atma.. acaba?de demeyı bıl.. yasını bılmıyorum belkı de demışsındır ama kaç yasında olursan ol..acaba demeyı bırakma bu bir öğüt değil ukalalık yapmıyorum geldığı gıbı yazıyorum.. ve ben tanrının varlığından şüphe etmıyorum |
Alıntı:
Eğer, engelliliği adaletsizlik olarak görüyorsanız, Allah'ın adaletsizliğinden söz edebilirsiniz, olmadığından değil. Allah adaletsiz olabilir mi? Olabilir. Neden olmasın? İnsan, canlı üretse, virüsler, bakteriler vs. O ürettiklerinin Tanrısı sayılır. Ama onları öldürür de yakar da. Yarattığı için merhametli olması, adaletli olması şart değil. Kehf suresinde Allah'ın adaletini daha iyi anlayabilirsiniz. Kehf-74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi. 80-81. "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk." "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik. Alıntı:
Varlığı, yokluğu tartışılamaz. Allah, Yehova vs. gibi isimlendirilemez. Müslüman, teslim olan demektir. Yaratıcısına teslim olan. Agnostik müslüman, agnostikliğinden dolayı teslimi reddeder. Alnında agnostik yazan müslümanın başı hiçkimse için secdeye varmaz. Allah ise agnostik olamaz. Ateist olduğu söylenebilir. Ateistler için kitaplarında tek kötü laf etmemesinden bellidir. ;) |
Bilinmezliği kabul eden, bilmediğini de kabul eder.
Agnostizm de bence çıkmaz yer şurası. Bilinmeyeni kabul etmek demek, bilinmeyende bir şeyi kabul etmek demektir. Onu bilmediğini kabul ederek bir tür inanç gösterdiği halde; Bilginin kime göre ve neye göre mihenge vurulacağı muammadır. Mesela Tanrı çıksa dese ki, işte ben tanrıyım. Agnostik senin Tanrı olduğunu nereden bileceğim diyecek mecburen. Tanrı kendini kuluna ispat etmek zorunda kalacak. Ama bu kez de, Kul bütün sırları ile Tanrıyı anlayacak olursa zaten onun sırlarına vakıf olacak Tanrı Kul olacak. Bilinmezlik agnostik için demek ki kendisi Tanrı olursa ancak tam ve mutlak bilinir olur. Agnostizim bence bilinmezlik örtüsü altında insanın Tanrısal vasıflarını saklayan inanca dayalı ve ateizmi de kapsayan bir tanım. Ama nedense ateizm kendisini mutlak bir kabule bağlı inanç ile sınırladığı için agnostiklere tebessüm ile bakıyorlarken, agnostikler de ateistlere içlerinden gülüyorlar. Hoş bizim durumda farklı değil.. Bazen diyorum konu dinse, leyleğin ömrü LAK LAK LAK , aynen durum bu.. Herkes kendi dağından akan selin çoşkusunda tutunmuş bir parça dala, suyun üstünde kalmak için debelenip duruyoruz. “Komşu, komşu ! Hu, hu! Oğlun geldi mi? Geldi Ne getirdi? İnci, boncuk. Kime, kime? Sana, bana. Başka kime? Kara kediye Kara kedi nerede? Ağaca çıktı Ağaç nerede? Balta kesti Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı, bitti kül oldu” Çocukken böyle bir tekerleme vardı . işin sırrı ordaymış kırkı geçince anlıyor insan. Yok aslında birbirimizden farkımız, Ama biz agnostik, ateist, müslüman halkasıyız. Selamlar |
Alıntı:
Bakma sen Agnostikliğin bilinemezcilik olarak tanımına. Bilmediğinden değil, çok iyi bildiğinden. Bilinemezciliği, bilmiş gibi inanç belirtenlere karşıdır. Yani, "Böyle diyorsunuz, böyle inanıyorsunuz ama bu bilinemez, araştırılması, incelenmesi gerekir, kesinlik kazanması gerekir anlamında. İzah edeyim: Varlık ve yokluk. Varlığın kökenini araştırıyoruz. Dünyanın, güneşin, evrenin bir yaşı var değil mi? 15 milyar yıl önce dünyanın ve güneşin varlığından bahsedilemez. Evrenin de. "Evrenden önce ne vardı?" sorusu yoklukla ilişkilidir. Ama büyük olasılıkla evrenden önce yine evren vardı. Sonsuzdan bu yana bir döngü ile genişleme ve çökme süregeldi. "Bir başlangıç var mı" diye düşündüğümüzde evrenin küçücük bir maddeye yoğuşmuş enerji halini ele almamız gerekir ki bu muazzam büyüklükte enerjinin yokluktan oluştuğunu söylemek akıldışıdır. Bu noktada ateizm, maddenin yani bu muazzam enerjinin ezeli olduğunu söyler. Teizm de Tanrının ezeli olduğunu söylüyor ve bu ilk varlığın Tanrı olduğunu. Yani, teizmle ateizm ortak bir noktada buluşuyorlar. Teizm, ezeli olan ilk varlığın kudretli, iradeli, bilinçli olduğuna inanır. Ateizm ise, kudreti, bilinci, iradesi olmadığına. İşte Agnostisizm bununla yetinmiyor ve bilinemezciliği savunmaya devam ediyor. Bu muazzam enerjinin de bir kökeni var diyor. Bilim de bu enerjinin varlığını ve oluşumunu açıklama arayışı içinde. Bazan bilimin içinden de ateist ya da teist çatlak sesler çıksa da agnostik olarak yollarına devam ediyorlar. Bilinemez ama bilim bulabilir. Birçok bilinemezi bulduğu gibi. Gerçi yakın zamanda bunu bilmesi mümkün gözükmüyor ama yine de bilimden ümit kesilmez. :) |
eğer tıpçılar bütün hastalıkların allah tan geldiğine inansaydılar, ve bunun dünyadaki imtihan olduğuna kanaat getirseydiler, daha bundan birkaç yüzyıl önce milyonlarca insanı öldüren veba salgınları için ilaç geliştirmezlerdi heralde.
şimdi ''derdi veren allah dermanınında vermiştir'' diyeceksiniz elbet ama kansere, aidse, kalıcı engellilere hala bir çözüm bulunmuş değildir. keşke kuranı kerimde bu hastalıkların ilacı da olsaydı. bunu bulacak olansa elbette insandır. ha bulunduktan sonra ömer çelakıl kesin aha işte burada kanserin ilacı vardı diyecektir. |
Alıntı:
Sizin dile getirdiğiniz bu mantıkla hareket edilse dahi, olayın yine mantıksızlığı pekişiyor. Dünya yaşamının ahiret yaşamı karşısında zerre kadar önemi yoksa, zerre kadar önemi olmayan bir zaman diliminde işlenen suçlardan dolayı kişiye sonsuz bir zaman boyunca acı çektirmenin mantığı nedir? |
Pante den
Alıntı:
İşte kritik nokta budur.Allah adaletsiz ise iyi olamaz.Allah aynı zamanda kötü de olur.Yani Allah hem iyidir hem kötüdür.Zıt şeylerin bir araya geldiği zıt şeylerin birleşimidir. Allah(şayet varsa); hem iyidir===hem kötüdür açan genişletendir(Basıt)===daraltan sıkandır(Kabiz) hayat verendir(Muhyi)===öldürendir(Mümit) hidayet verendir(Hadi)===saptıran dalalete düşürendir(Mudıll) apaçık ortadadır(Zahir)===herşeyden gizlidir(Batın) Kısacası Allah zıt niteliklerin her ikisiylede sıfatlanmak zorundadır.Yani, Allah vardır=Allah yoktur. Allah şayet varsa aynı zamanda yok olmak zorundadır.Varoluşu bunu mecburi kılar.Sonuç Allah yoktur diyenler doğru söylemektedir. |
Bence Tanrı ihtiyaçtan doğmuştur.Örneğin,bundan yıllar önce 'Bu gün yağmur yağacak' şeklinde bir cümlenin cevabı 'Sus!Allah bilir' şeklindeydi.Şimdi bunu insanlar tespit edebiliyor.Bundan yıllar sonra da -birçok şey açıklandığında- yani Tanrıya yorulması gereken bir şey kalmadığında,O ortadan kalkacak.Hastalıklara çare bulunduğunda artık Tanrının azabı kavramı yok olacak.
Şimdi Tanrıyı kim oluşturdu;yok etmek kimin elinde? Kısaca Tanrı yoktur,insanların tanrı inanacına ihtiyacıvardır. |
Aslıhana katılıyorum.
Tanrı karanlık çağların ürünü bence. İnsanoğlunun açıklayamadığı kontrol edemediği doğa olaylarını yaratan doğaüstü güç. Kuşların uçabilmesi, gece ile gündüzün değişmesi, iki denizin bir birine karışmaması, dağ gibi gemilerin suyun üstünde (suyun kaldırma kuvveti) durabilmesi o dönemin bilim tekniği ile izah edilemediği için Tanrın kudretine yorulmuştur. Yine o dönemde yağmurun ne zaman yağacağı bebeğin cinsiyetini kimse bilemeyeceği için bunları sadece Allah bilir denmiştir :) |
Din karsitlarinin elestirisel tutumlarini kismen anlamak ile birlikte
Tanri karsitlarinin elestirilerini cidden sacmalik olarak degerlendiriyorum, burada genellikte tartisilan veya sözü edilen tanri, islam dinin teblig ettigi yaratan ve onun sifatlaridir. böyle bir yaratanin herseyi yaratma gücü oldugu gibi, yarattigina verdigi "özellikleri" , donelerini de kendisi vermistir, yani bir maddenin herhangi bir islevi varsa, bu islevi kendiden olusan bir basi bosluk icinde degil, onun sayesinde olduguna inanilir, böyle kabul edilir...... tanrsizlar bunu böyle kabul etmeye bilir....ama bu inanirlari ilgilendirmez ki...... onlara göre gayet kesin ve acik'tir....eger bugün bir yer cekimi, suyun kaldirma kuvveti diye birsey varsa, bu sadece ve ancak "o" öyle yarattigi icindir..... bugün bilim, yagmur yagdirmaz veya yagan yagmuru durduracak konumda degildir, sadece ne zaman yagacagina dair haber verir....... yagmurun yagmasina vesile olan sartlari ise bir yaratanin var olduguna inanilir..... tanri yoktur demenin hic bir tutar tarafi yoktur..... |
Alıntı:
Tabii söyleşide geçen kelimeleri, cümleleri birebir hatırlayamıyorum. Bu minval üzre dönüyordu. Benim şaşırdığım, bu ateist genç kızımız (?!) niye bu allameye dememiş: "Efendi, kadın dört değil, dört milyon kişiyle de yatsa, doğurduğu çocuğun babası bugün tıbbi tahlillerle tesbit edilebilir. Bu da, sözünü ettiğim haksızlığın haksızlığını pekiştirir. Bir erkeğin dört kadınla evlenmesine verilen izin, nesep kaygısıyla değil demek ki. Allah, gün gelip tıbbın bu aşamaya geleceğini bilmiyor muydu?" Boş verin arkadaşlar, olmayan bir şeyin yokluğunun ispatı diye bir şey olmaz. Önce varlığını iddia edenler, varlığını ispatlasınlar. Bektaşi'nin namazı gibi "Ben kıldım oldu" zihniyetiyle, "Ahan da görünen herşey O'nun varlığının ispatı" derler; bilmiyorlar ki, sırf kendilerinin varlığı dahi, inandıklarının yokluğunun ispatıdır. |
Evet sayın çakırcalı kesinlikle size hak veriyorum
Bütün bu fiilleri yapan Allahtır diyorlar biz de hani nerde diyoruz :) "İnançsız" batı bu doğa olaylarında tanrısal bir numara olmadığını, hepsinin bilimsel bir izahının olduğunu ve laboratuvar koşullarında tekrarlanabileceğini ortaya koydu. Bu arada inananlar naptı ? Allah övmüş de yaratmış demeye ve Allah bize yeter demeye devam ettiler. Madem o çok bilmiş tanrıları herşeyi kitapta açıklamıştı. Ondaki işaretlerle neden önce inananlar bu doğa olaylarına bilimsel izah getiremediler ? Hayır, onlar ne Tanrının işine karışabilirler, ne de ona akıl erdirebilirler. Tarihte roketle uçan ilk Türk'e islam ulemasının cevabı aynı zamanda onun bilimsel ilerleme ve gelişmeye de bakışını sergiler : "Allah uçmamızı isteseydi, bizi kanatlı yaratırdı.":D Bugün aynı mantalite CERNdeki deneye de karşı çıkıyor. |
Degerli yusuf33
üstün zekaniza güverenek sözü acilmisken bir soru sormadan edemeyecegim, malum bizler sadece "Bilip bilmeden inaniyoruz", peki sahsinizda "sizlere" sorayim..... bu cern deneyi nasil oldu ? yani bu deneyin olmasi icin öncelikle el verisli sartlar olusturulmadi mi ? keza bu deneyi tetikleyen bir güc yok mu ? yani dügmeye basan adam olmaksizin bu deney olabilirmiydi ? dügmeye basan adamin dügmeye basmadan önce, gerekli ön calismalari yapmamis olsa idi, bu deney calistirilabilirmiydi ? kaldiki hani ne oldu deney ? iki tur sonra cöktü..... peki hata kimde ? hata nerde ? parcaciklarda mi yoksa dügmeye basanlarin hatasi/ ihmali / dikkatsizligi / yüzünden mi ? lütfen bu soruyu bir "saldiri" olarak kabul etmeyin, sadece muhtemmelen benden iyi herseyi cözmüs birisinden cevaplanmasini istedigim icin size sordum.... |
Allah'ın sıfatları insanlar içindir. Kelimelere de ihtiyacı olan biziz. Ayrıca iyi-kötü, adil-adaletsiz değerlendirmeleriniz de gene insani kıstaslarınıza göre. Tanrı hakkında değerlendirme yaparken bildiklerinizin bilmediklerinize kıyasla nokta kadar bile olmadığını göz önünde bulundurmak gerekir.
|
Sayın invi
az önce yazdıklarıma saçma dedin bir şey yazmadım. Şimdi de zekama hakaret ediyorsun. Ben sizin inandığınız şeye hiç bir zaman hakarette bulunmadım. Artık fazla oluyorsun :mad: |
üstün zekaniza güvenerek suc mu isledik?
soruya cevap vermek ile yetinirseniz hepimiz icin cok güzel olacak en cok da sizin icin Not : lütfen bu soruyu bir "saldiri" olarak kabul etmeyin, sadece muhtemmelen benden iyi herseyi cözmüs birisinden cevaplanmasini istedigim icin size sordum....@-InVi-06:06 |
Alıntı:
1430 yıl önce Arabistan'da kendisini peygamber ilan eden, hakkında tarihi bir kanıt-kayıt bulunmayan, çok eşli, çok cariyeli, çok köleli, çok erkekçi, çok savaşçı, çok akıllı, çok kurnaz, çok edip, çok konuşkan, çok tüccar, çok çelişkili bir din önderinin kitabına inanmadığı için sonsuza kadar hergün yakılıp derisi tazelenerek yeniden yakılan, yalnızca irin içirilip zakkum yedirilerek işkence edilen bu da yetmezmiş gibi sonsuza dek kör bırakılan insan mı daha suçludur yoksa ona bu cezayı veren mi? Ahirette Allah'ı sorgulamanın, yargılamanın imkanı yok. Çünkü isteseler de inkar edenler konuşamayacaklar, hak-hesap soramayacaklar. Sorgusuz-sualsiz yallah cehenneme! Dünyada imkan varken yanıtını verelim. :) Dünya bir sınavsa, bu sınavda Allah'tan torpilli olanlar var, kopya çekmesine müsaade edilenler var, Allah'tan yardım görenler var. Bir kısma ise tersine engelleme var, müdahale var. Allah'ın adil bir Tanrısı olsaydı eğer, cezası tüm insanlardan daha fazla olurdu herhalde. :) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:31 . |