![]() |
Bal mucizesi !
''mucize çarpıtmaları''
BALDAKİ ŞİFA Bal, gerek içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle, gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için tam bir şifa niteliğindedir ve Kuran'da da bu konuya dikkat çekilmiştir: Rabbin balarısına vahyetti: Dağlarda,ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69) Balın en önemli özelliklerinden biri, içinde bakteri barınamamasıdır. Dr. Bodag F. Beck "Bal ve Sağlık" adlı kitabında buna şöyle değinir: Bütün canlıların yaşamlarını devam ettirebilmek için bir miktar neme ihtiyaçları vardır. Bakteriler balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar. Ayrıca balın asidik tepkisi de bakterilerin yaşamaları için uygunsuz bir ortam oluşturur. İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma balda yok olur. Bal, içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak da kullanılır. Örneğin antibiyotiklere karşı dirençli olduğu bilinen MRSA bakterisinin bala karşı koyamadığı tespit edilmiştir. Dr. W. Sackett bal sayesinde tifo mikroplarını 48 saat içinde yok etmiştir. Dizanteri mikropları 10 saat içinde ölmüştür. Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal, "şifa" yönü son derece güçlü bir besindir. Henüz günümüzde kesin olarak tespit edilmiş bu özelliğine, Kuran'da 1400 yıl önceden dikkat çekilmiştir. Kuşkusuz bu da, sonsuz kudret sahibi Allah'ın indirmiş olduğu Kuran'ın mucizelerinden biridir. kaynak; http://www.balarisimucizesi.com/bal_mucizesi.htm ------------------------------------ Balın Tarihi ve Tarihçesi ; Araştırmalar mağaranın duvarındaki bal toplayan kızın resminin 16 bin yıl önce yapılmış olduğunu göstermektedir. Yanı sıra günümüzde ilkel olarak yaşayan kabilelerin balın kutsallığına inandıklarını, dini törenlerde önemli yer verdiklerini izliyoruz. Hititlerin, Sümerlerin, Mısırlıların, Romalıların Yunanlıların, birçok eski kültürün balı ilaç olarak kullandığını, tarihte ün yapmış hekimlerin her derde deva olarak kabul ettiğini görmekteyiz. Hititler in çivi yazısıyla yazdıkları toprak levhalardan günümüzden 4000 önce arıcılığı tanıdığını öğreniyoruz. Levhalardaki reçeteler Sümerler ve Hititlerin balı hastalıklarda kullandıklarını göstermektedir. Papyrus Smith de balla hazırlanmış birçok reçeteyle karşılaşmaktayız. Piramitlerde ağızları hava geçirmeyecek biçimde kapatılmış bal küpleri ve Kraliçe Hepçesut un armasında arı bulunması, Mısırlıların bala büyük değer verdiğini gösteren delillerdir. Romalı hekimler balın çok güçlü bir panzehir olduğuna inanıyorlardı. Mısırlı, Romalı, Yunanlı ve Arap hekimler balı göz hastalıklarında kullanmışlardır. Hippokrates hava ve suyla eş değerli görüyor, tüm hastalıklara karşı kullanıyordu. Asklepiades ise, ruhi ve sinirsel hastalıklarda kullanıyordu. Plinius, Dioskorides ve birçok hekimin çeşitli hastalıklara karşı yalnız, bitkilerle karıştırarak veya şurup, merhem olarak da kullandıklarını görüyoruz. kaynak; http://www.artvinaricilik.com/balintarihi.htm --- Mucizeler ! yazısında ''Henüz günümüzde kesin olarak tespit edilmiş bu özelliğine, Kuran'da 1400 yıl önceden dikkat çekilmiştir.''balın şifalı olduğunun henuz gunumuzde kesinleştiğini kuranda 1400 yıl önceden dikkat çekildiğini belirtmişler ..İşin aslı yani balın tarihine baktığımız zaman 4000 yıl öncede şifasının bilindiğini hastalıklarda kullanıldığını görüyoruz.. |
Eski insanların uzun yaşamasının sebebi
Allah değil bal gibi faydalı yiyeceklerdir:) |
clostridium botulinum bakterisinin sporları besin gıdaları içinde en çok balda bulunur bebeklerde gevşek bebek sendromu adı verilen bi hastalığa yol açar ve ölümcüldür ... hatta bu yüzden bebeklere bal yedirilmesi yasaklanır doktorlar tarafından ...yani anlicağınız bu mucizede çöpe ...;)
|
Alıntı:
bilimemi inanalım yoksa mucize ! çarpıtmalarınamı :) Alıntı:
kaynak verip işi sağlama alalaım ;) |
bu zatı muhterem için hatırladığım bikaç bilgi daha ekliyim :) ... bebeklerde bu hastalığa neden olan toksini botulismus toksinidir bakteri kendisi salgılar nörotoksik etkilidir... hele birde bu bakterileri öldürmeye kalkın asıl ozaman sürprizleri ortaya çıkmakta bakterinin erimesi ile dünyanın bilinen en güçlü zehrini oluşturmaktadırlar (stoplazmik proteinleri yüzünden) biyolojik silah olarak kullanılmaktadır günümüzde .....yanlış besin maddesini seçtiler prozac02 :D ilerde hurmanın mucizeesinden bahsederler şaşırmamalı :)
|
Haklısın gematria mucize tellallarından hala ses yok
|
Alıntı:
Prozac kardeş üzülüyorum ama insanlar öyle bi inanıyolarki bu tanrı olgusuna hayalleri yıkıldıklarında yerlerine koyacakları başka şey olmuyor oysa mucize bulmak yerine gerçeği sorsalar bize anlatıcaz mantıklı bi insanın neler düşünmesi gerektiğini nasıl yaşaması gerektiğini.....onların sonsuz olmadıklarını bu yüzden hayatlarının çok değerli olduğunu...... |
Bal konusunu görünce geçenlerde tv'deki eski bir manken şarlatanın konuşmaları aklıma geldi. Tişörtünün önünde de koca bir yazı vardı.
"Read Qur'an Charge İman" Birisi Allah'tan, dinden, imandan bahsetmeye başladığında kendinde dokunulmazlık görüyor sanki, öyle sallıyor, öyle saçmalıyor ki dur diyen olamıyor. Yani imanını bir zırh gibi kullanıyor. Sunucu da çıt yok. Hatta destekliyor. Aklımda kalan saçmalamalarından biri de dinini, imanını ispat için; "Bakın, inekler sütünü içiyor mu? Arılar balını yiyor mu? Allah onları insanın hizmetine vermiş." demesiydi. Sanki arılar insana bal topluyormuş gibi... Bilmiyor ki kovandan bal alabilmek için maskeler, eldivenler giyiliyor, tütsüler yapılıyor. Aksi takdirde saldıran arılar korumasız insanı öldürebilir dahi. Ama belli ki o da duymuş bir dinciden bilmeden sallıyor. |
Yaşar Alptekin den bahsediliyor sanıırm
adamın hangi hareketine şarlatan diyorsunuz anlamadım çok ilginç çok vahim tablo bu hiç objektif de değilsiniz ütfen tarafsız düşünelim biraz t shirt e bile laf söylüyorsunuz ama oraya "I want your sex" yazsa sesinizi çıkartmazsınız eminim |
"İnek sütünü içer mi? Arı balını yer mi?"
diyen biri daha nasıl saçmalayacak? |
Alıntı:
Su arinin balini dahi kullanan zumreden ne hayir gelir?Hayvancagiz kurtcuklarini beslemek icin gece gunduz bal toplasin sen maskeni tak,eline tutsunu al hayvanlari boga boga balini somur sonra allahin mucizesi diye cahile masal anlat! Yusuf yilmaz isimli arkadasimiz bu manken musfettesine neden sarlatan dediginizi sormus. t-shirt unde i want your sex yazsaydi bu onun sarlatan olmadigini mi gosterir di?Din insan ile tanri arasinda kaldigi surece kimsenin sozu cikmaz ,ama oyle elbisesinin onune yazip milleti toplum baskisina davet etmesi onun sarlatanin da ustunde EDIT bir musfette oldugunu gosterir. Ne guzel yahu; sen manken iken 16,17 yasinda ki kizlarin icine gir,kokoya elektrikli supurge gibi asil,gartlasmis kadinlara para icin aktiv gorevde bulun sonra tovbe et ve onune ''kuran oku imana gel'' yaz! Bu da sarlatanlik olmasin oyle mi? Az dahi demis, EDIT onde gideni demeliydi! |
adamın imana gelmesi sanırım çok rahatsız etmiş
kul hata yapar arkadaşlar bunu öğrenin artık peygamber değil bu kişiler |
sn yusuf;
kimsenin iman a ! gelmesi bizi rahatsız etmez yaptığı şaklabanlığa değinildi... |
yusuf yılmaz sizce inek sütü yavrusu içinmi yapar yoksa senin içinmi ????? bu soruyu cevapla bu adamı neden savunduğunu anlayalım.....acaba aynı fikirdemi soruları akla geliyorda ... yok eğer böyle inanıyosan açıklayalımda yanlış bi inanıştan kurtul kardeş .....
|
Alıntı:
|
Alıntı:
http://www.kenthaber.com/karadeniz/o...7dd2226d4.aspx Alıntı:
|
16 bin yıl öncesinden gelen akrabası olan varmı?
Bu konuda şahsı düşüncemi söylersen, yazdığın yazıyı en az 4 kez okudum. Mucize değilmiş dediğine nasıl kanaat getirdin, çözemedim. 1.si, ben müslümanım ama bunun mucize olmadığına inanıyorum diyelim. Ne olacak peki? Bana ispatlayacağın şey ne olacak söylermisin? Bu tamami ile karalamadır. Kötülemedir. Kişi kim olursa olsun kötüleyerek hiçbirşey elde edemez. Bakın çok açık ve net yazıyorum. Amacınız bizi müslümanlıktan çıkarmak ise gerçekten yanlış yapıyorsunuz. Böyle hiçbirşey elde edemezsiniz. Kim, bir başkasını kötüleyerek üste çıkabilir ki? 16 bin yıl öncesinde de balın yararları biliniyormuş. İki gün önce griptim, portakal yedim, geçti. Bu mucize mi? Ben aha mucize bu mu diycem? Allah, şifası var demiş. Siz diyorsunuz ki, Kur'an-ı Kerim'den öncede şifası olduğu biliniyordu zaten. Arkadaşım, İslamiyet zaten son indirilen dindir. Son kitaptır. Hz. Muhammed son peygamberdir. Bir hadiste, 124.000 peygamber gönderildiği söylenir. Ben de o zaman senin mantığınla sana diyorum ki, sen 4.000 sene öncede biliniyormuş diyorsun. Ben de sana diyorum ki, 124.000 sene önce biliniyordu. Ne olacak şimdi? Tüm peygamberleri gönderen tek bir Allah. |
Alıntı:
Geçenlerde bir arkadaş uzaylılardan bahsediyordu. Allah ne büyük, Kuranda bile bahsetmiş dedi. Ben ne alaka deyince, Alemlerden bahsediyor ya kuran dedi. Katıla katıla güldüm. Okuduğunu bile anlayamayan insanlardan kime fayda gelir ki? |
Alıntı:
|
Burada atıp tutan kişiler de Allah'a teslim olmuşlardır.
İsyan eden, Peygambere hakaret etmeye çalışan, Allah’ın dinine saldıran, İslam ahlakının hakim olmaması için şuursuzca çabalayan kişiler ve buradaki forum üyeleri lütfen okuyunuz!
Bu kişiler kendi akıllarınca (Allah’ı tenzih ederim) Allah’a teslim olmadıklarını ve isyan ettiklerini zannederler. Oysa acizlikler konusunda Allah’a teslim olmuş şekilde yaşamak zorundadırlar. Bu konuda isyan edecek güçleri yoktur. Örneğin Hz. Musa döneminde Mısır’a hakim olan Firavun Allah’ın verdiği yemeği yemek zorundadır. Yememeyi tercih edemez. Allah’ın rahmetiyle çok büyük bir hazinenin sahibi olan Karun da uyku uyumamayı isteyemez çünkü Allah’ın yarattığı bu acizliğe teslim olmak zorundadır. Firavun, Karun ve şımarıp azan diğer inkar edenler kirlenmemeyi, hastalanmamayı ya da yaşlanmamayı tercih edemezler. Allah’ın yarattığı bedende Allah’ın kaderinde belirlediği kadarını yaşayarak ölmeye mahkumdurlar. Allah dünyada inkar edenlere ahiretteki azaplarını daha da arttırmak için süre tanır. Kendilerinin Allah’a teslim olmadıklarını zanneden inkar edenlerin ahirette alacağı karşılık sonsuz azap olacaktır. Allah’ın ‘O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, Biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.’ (Al-i İmran Suresi, 178) ayetinde bildirdiği gibi inkar edenlere tanınan süre ancak onların azaba dahada yaklaşmasına vesile olmaktadır. |
Alıntı:
Sizin bulduğunuz gerçek nedir peki? Bizler kimiz ve nereye gidiyoruz? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Peygamberimizin (s.a.v.) ay mucizesi
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en büyük mucizelerinden biri, Sâkk-i Kamer adiyla bilinen "Ay'in ikiye ayrilmasi"'dir. ZAFER su ana kadar ele alinmaya pek cesaret edilemeyen bu mucizeyi Temmuz 1991 sayisinda incelerken, âyet ve hadislerin yanisira çesitli teknik bilgilere, astronomik haritalara ve uydu fotograflarina yer verdi. "AY MUCIZESI" basligini tasiyan yazida, mucize tahakkuk ettigi sirada Efendimizin (s.a.v.) yaninda bulunanlarin isimleri, mucizenin nasil gerçeklestigi, kimler ve hangi ülkeler tarafindan müsahede edildigi, fakat neden herkes tarafindan görülemedigi gibi hususlara temas edilmisti. Söz konusu yazida, bazi arkeolojik kesiflerden de bahsedildi. Meselâ Hindistan'da bulunan bir heykel üzerinde "Ay'in ikiye ayrildigi sene yapilmistir" yazisinin bulunmasi (bkz. Ö.N. Bilmen, Müvezzah Ilm-i Kelâm, 3. baski, s.161) bu delillerden biriydi. 1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var. Ayni yazida ilk defa ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti. |
yukarıda yadıklarıma cevap verirseniz sevinirim aslı astarı varmııdr
|
Alıntı:
Sevgili Eman, Yerbilimleri öğrencisi olarak sana şunu söyleyebilirimki Ayın oratadan ikiye yarıldığına dair yerbilimleri bakımından hiç bir kanıt yoktur aksine bu iddiayı çürütecek bir çok kanıt vardır. Heleki şu hindistanda bulunan heykel tam bir muammadır. Kimse görmemiştir o heykeli, Nerde olduğunuda kimse bilmemektedir. Ay haritası olayına gelirsek gene aynı döneme ait hatta o iddia edilen hatiradan yanlış hatırlamıyorsam 22 yıl önce çizilen ay haritasında öyle tam ortadan ikiye bölen muazzam herhangibir çizgi yoktur. Heleki çapı 3474km çapı olan Ay'ın arka yüzeyinde 8 km'ye 240 kmlik nerdeyse çapının 10da biri uzunluğunda bir yarık filande yoktur. Bunlar kendilerini doğru göstermek için ortaya atılmış iddialardan başka birşey değildir. Kaldıki Ay yarılsa sadece Hindistanda ve Arabistanda mı görülecek? |
Alıntı:
Rakama takılmıyorum demişsin ama takılmışsın farkında değilsin. Her kavime gönderilmişte demedim ki ben. Belki öyledir bilemiyorum ama öyledir demedim. Bu konunun ilk yazısına bakar isen, arkadaş demişki, 1.400 sene önce Kur'an bunu bildirmiş halbu ki 4.000 sene öncede biliniyormuş demek ki mucize değil demiş. Benim burada anlatmak istediğim ise, 124.000 peygamber geldiği söyleniyor, hadi diyelim 10.000 peygamber olsun. Basit bir mantıkla daha eski olduğu ortaya çıkar. Tüm peygamberleri Allah gönderdiğine değil 4.000, ondan öncede biliniyor olabilir dedim. |
Alıntı:
|
Tevrat'ı kim gönderdi?
Hz. Muhammed'den önceki peygamberler, Allah için değilde başka bir şey için mi çalıştılar? 4.000 sene önce balın şifası bilinmiyordu demiyorum. Biliniyor olabilir. Benim orada dediğim herşeyi yaratan Allah, 124.000 peygamber göndermiş, 1 sene peygamberlik yapılmış olsa 124.000 sene yapar. Mantığı anlatabiliyormuyum? Bugün Mısır'daki piramitlerin gizemini çözüp, aynı şekilde aynı insan gücü ile yapabilecek teknoloji güç varmı insanoğlunda söylermisin? Alfabe de 29 harf var. Karıştırıp, karıştırıp bak böyle farklı oluyor demek gibi birşey yapıyorsunuz bu yaptığınız... |
Alıntı:
1 sene x 124.000= 124.000 sene formülünüz pek mantıklı değil. Çünkü bilinen peygamberler sıralamsında 7000 yıl oluyor. çünkü adem ilk peygamber kabul ediliyor. yani bu diğer peygamberler başka toplumlara gelmiş ama hiçbirinden bir iz yok. Ayrıca insanlık tarihi ne kadar bir bak. o zaman çelişkiyi görürsün. Mısırdaki piramitleri de allah mı yaptırdı demek istiyorsun yoksa. Herşeyi yaratan allah dinazorları neden yaratmış ve sonrada yok etmiştir. Bundaki amaç nedir sizce? |
Sen neden öleceğinin sebebini söyle?
Bende tüm sorularına cevap veriyim... Anlamamakta bilerek isteyerek ısrar ediyorsun. Buna kızıyorum gerçekten. Çünkü ben müslüman olduğum için inanmıyorsun bana, bilerek isteyerek bunu yapıyorsun. Beni müslüman olarak değil, insan olarak gör o zaman. Allah, Hz. Muhammed ile ortaya çıkmadı. Tevrat gönderildiğinde de vardı, ondan öncede, Allah bakidir. Mısırdaki piramitlere gelince, lafımı çarpıtmışsın. Neden? Çünkü yukarıda söylediğim gibi. Hemen savunmaya geçiyorsun. Sana düşman değilim ki savunmaya geçiyorsun. Orada demek istediğim, bir insan çıksın şu zamanda, yanına bin, on bin ne kadar insan istiyorsa alsın yanına gitsin yapsın benzer bir piramit görelim. Var mı yapabilecek? Yok. Burada yok derken ki anlatmak istediğim, geçmişteki herşeyi tam bilmediğimiz için. |
Alıntı:
Sana inanmamak gibi bir inadım yok. Müslüman olmanda beni ilgilendirmiyor. Doğru allah muhammed ile ortaya çıkmadı. Ondan öncede vardı. Kabede yeri bile vardı. Güzel bir puttu. Burada ne ben sana, ne de sen bana düşman değilsin. Savunmayla bir alakası yok. Piramitleri yapanların o zamanlar nasıl bir teknolojiye ve bilgiye sahip olduklarını şu an bilemiyoruz. Doğru geçmişteki herşeyi tam olarak bilemiyoruz. Ama zamanla herşey ortaya çıkıyor. Benim demek istediğim de kuranda bir sürü bilimsel mucize var dedikleri şeylerin hepsinin birer safsata olduğudur. baldaki şifa meselesi gibi sanki insanlar hiçbirşey bilmezken kurandan öğrenmişler gibi saptırmalara karşıyım. Piramitleri yapan insanlar anatomiyi de çok iyi biliyordu. muhammeddin bebeğin doğmadan cinsiyetini bilemediği dönemden çok önce mısırlılar bebeğin kız mı erkek mi olacağını biliyorlardı. Doğum kontrolü, kürtaj, kısırlık konularında bilgileri vardı. İnsanların beyni ile düşünebildiğini, anlayabildiğini biliyorlardı. Kalbin işlevini de biliyorlardı. Ama allah bunları bilmiyordu. İnsanların kalp ile düşündüğünü, anladığını, karar verdiğini sanıyordu. |
cevaptır
Alıntı:
ayın yarılması konusunda size üç cevabım var. 1- Muhammed'in yaşadığı tarihsel dönemden çok çok önceleri, dünyanın her yerindeki insanlar değil ayı, yıldızları ve hareketlerini bile çok yakından izlemektedirler. Sadece, itiraz edemeyeceğin bir örneği vermekle yetineceğim. Kuran'ın doğrulamış olduğu İncil'i açıp okursanız göreceksiniz ki, İsa doğduğunda bazı kahinler Kral yıldızı denen yıldızların hareketine bakarak burada bir peygamber doğdu, onu aramaya geldik diye, İsa'yı aramaya geldikleri yazar. Bu sadece bir örnektir, yıldızların takip edildiği bilinmektedir kısacası. Gökyüzü insanlar tarafından bu kadar yakından izlenirken, güneş ve ay tutulmaları bile büyük felaketlerin habercisi sayılıp, kayda geçirilirken, Ay'ın yarılması gibi bunlarla kıyaslanamayacak bir olay, bütün kaynaklarda bangır bangır yer almalıdır. Oysa verebildiğin kayıtlar varlığı bile tartışmalı unsurlar. 2- Ulemanız da, yukarda yazdığım sıkıntıyı görmüşler ve bu ayet konusunda sıkıntıya düşmüşler. Aşağıya aktarıyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesindeki, Kuran Meali'ndeki ilgili ayetle ilgili açıklama. Buyrun okuyalım: ‘’Hadis rivayetlerine göre, “Ayın yarılması” Muhammed’in gösterdiği mucizelerden biridir. Müşriklerin bir mucize istemeleri üzerine Muhammed parmağı ile aya işaret etmiş ve ay ikiye bölünmüştü. Bazı müfessirlere göre ise, “Ayın yarılması” olayı Kıyamet yaklaştığı zaman meydana gelecektir. ’’ Gördüğün gibi bazı tefsir alimleriniz(!) kıvırmış, senin kadar iddialı değil. Bunların kimler olduğunu merak edersen Diyanetten soruvereceksin artık. 3-İlgili ayetin bulunduğu surenin iniş sırası yine Diyanet'in verdiği bilgiye göre 37'dir. Aşağıya aldığım ayetin bulunduğu surenin iniş sırası ise 50( yani daha sonra inmiş)ve mucize yok diyor, buyrun onu da okuyalım: ‘’Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu... Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz... ’’ İsra (sıra no:17, shf no:281, ayet no:59 ) Yeterli gelmeyebilir diyerekten, iniş sırası 96 olan (yani daha da sonra inen) surenin ayetlerini de aşağıya alıyorum: ‘’İnkar edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın…’’; ‘’İnkar edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” ‘’ Rad (sıra no:13, shf no:248, ayet no:7, 27 ) Görülebileceği gibi, burada da mucize yok denilmekte. Bu yazdıklarımdan 3 sonuç çıkar: 1- Muhammed yalancıdır, mucize yarattım dediği için, mucize yaratmamıştır. Sonrasında sıkışıp, bunu itiraf etmek zorunda kalmıştır üstelik. 2- İkinci kez yalancıdır, Kuran'ı Allah vahyetti dediği için. Kuran'ı Allah vahyetseydi böyle saçmalıklar olmazdı. 3-Senin o pek değer verdiğin ulema da yalancı ve sahtekardır. Yalanı gördükleri halde gerçeği söylemeyip, yalanı yalanla gizlemeye çalıştıkları için. Benim için bu konu kapanmıştır, gerisi senin bileceğin iştir. Esenlikle kal. |
Alıntı:
Alıntı:
Mısırlıları şunu bunu geç arkadaşım. Hepsi geçmiş gitmiş. Belki farklı bir varlıklardı belki başka birşey bilemiyorum, bilemiyoruz. Ama bunları örnek göstermen saçma. Mantığımı hala anlayamadın. Sadece şunun cevabını vermeni istiyorum. Bu konunun açılışındaki ilk mesajda, 1.400 sene önce gelen Kur'an da bu söylenmiş ama 4.000 sene öncede biliniyormuş, demek ki mucize değil demesine karşılık verdiğim cevap, 1. Mucize kime göre neye göre mucizedir tartışılabilecek birşeydir. 2. ise 4.000 sene önce de biliniyormuş tamam da zaten Allah 1.400 sene önce ortaya çıkmadı, her zaman vardı. Balın şifasını bize aktaran Allah, 4.000 sene önceki insanlara neden aktarmasın? |
Alıntı:
Ben ön yargılı değilim. Allah ismi muhammedden öncede biliniyordu. Mesela muhammedin babası abdullah - allahın kulu demek. Ama sadece araplar tarafından allah ismi biliniyordu. Tevratta ve incil de Allah ismi geçmez. Eğer bu üç kitabı da gönderen bir tanrı olsaydı, tevratta başka, incilde başka kuranda başka isim kullanmazdı. Yani allah zaten arapların tanrılarından biriydi. muhammed sadece onu tek kıldı ve en büyük ilan etti. mucize nedir? Sözlükte aciz bırakan, güçsüz kılan, karşı konulmaz, harika olay, kudretsizlik ve takatsızlık veren iş anlamlarına gelen mucize, dini bir terim olarak, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlik iddiasında bulunan zattan adetin hilafına ve tabiat kanunlarının aksine olarak ve meydan okuma üslubu ile zuhur eden harikulade olay demektir. Peygamberin nübüvvet davasını ispat ve doğrulamak amacıyla gösterilirler. Herhangi bir olayın mucize olabilmesi için onun nübüvvet görevi verilmiş kişilerin elinde ortaya çıkması gerekir. Mucize gerçekte Allah’ın fiilidir, “peygamber mucizesi” denilmesi mecazîdir. Mucizenin, tabiat kanunlarının çok üstünde ve onlara aykırı olması, iddiaya uygun olarak ortaya konulması, bir yalanlama ya da inkârdan sonra meydana gelmesi ve insanoğlunun aciz kaldığı bir olay türünden gerçekleşmesi gerekir. www.mumsema.com Görüldüğü gibi mucize kişiden kişiye değişmez. Ve sizin inandığınız dinin kitabında eğer okumuşsanız görürsünüz, muhammede hiçbir mucize verilmediği açıkça ifade edilmiştir. 4000 sene önceki insanlar baldaki şifayı gözlem ve deneyler sonucu elde etmişlerdir. bir adam çıkıpta ben peygamberim, balda şu şu mucizeler vardır dememiştir. zaten böyle bir kayıtta yoktur. Ayrıca besin maddelerinde insan sağlığına yararlı ve zararlı şeyler vardır. bunları söylemek mucize değildir. |
Alıntı:
Demediğini nereden biliyorsun? Veya ona bir yerlerden aktarılmadığını? Saçma bir mantık yürütülmüş bu konunun başlangıcında. Sen bir tarafa çekiyorsun, ben bir tarafa. Çektikçe uzuyor sonra tak ortada çarpışıyoruz. Dönüyorsun beni görüyorsun tekrar çekmeye başlıyorsun. Böyle gider bu mevzu. Mucize insandan insana değişmez diyorsun. Hayır bence değişir. Neden? Benim dinimin mucize dediği birşeye sen demezsin. Neden? Çünkü dine inanmıyorsun. Ama ben inanıyorum ve mucize diyorum. Bir başkası Hristiyandır kendi dininde birşeye mucize der, ben demem neden çünkü o dine inanmıyorum. Olay bu. Mucizenin sözcük anlamından başlarsan olmaz... Ben 2 kuruş para kazanırım. Allah bin bereket versin derim. Başkası bu da para mı der. Ona yetmez bana yeter. Aşk mesela, elimiz yüzümüz vs. farklı olsada içimizdeki kılcal damarlar, kalp, böbrek şu vs falan aynıdır yani vardır. Aşkda hissettiğimiz duygulardan bir tanesidir. Ben birisini sevdiğimde benimde mesela kalbimden beynime sinirden birşeyler gider. Sende de. Ama benim aşkım farklıdır, seninki farklıdır. Kimi aşk yok der, kimi var. Kimi aşık olup sonrasında acı çektiği için yok der, kimi aşık olup sonrasında mutlu olduğu için var der. Halbu ki yanlışı burada yapan aşk değil insandır. Ben Allah var diyorum, sen yok diyorsun. Ama Allah ben var dediğim için var diye birşey yok. Burada yanlışı yapan veya yanlışa düşen yine insandır. Allah önceden de vardı diyorsun. Sadece Araplar tarafından biliniyordu diyorsun. Sorabilirmiyim, nereden biliyorlardı Allah'ı? |
Alıntı:
Bu soruyu sorduğunuz için, size neden öleceğinizi söylermisiniz diye sordum. Herşeyi yaratan Allah, neden insanları dünyaya gönderip sonra zamanı geldiğinde canını almıştır? |
Alıntı:
Aşk ile allahın varlığını ne güzelde açıklamışsın. Sen aşığım diyorsun bense değilsin diyorum. Bu aşk hissini sadece sen hissediyorsun. Allah inancıda böyle birşey işte. Sen allah var diyorsun bense yok diyorum. Allahı sen düşüncende var ediyorsun. Ben de sana tek boynuzlu tek gözlü deve inanıyorum desem bana gülersin değil mi? Araplar allahı biliyorlardı, tıpkı allat, almenat, aluzza yı bildikleri gibi. Çünkü onlar arapların putları idi. |
Alıntı:
|
hayret doğrusu arapların putu oldugunu iddia ettiğiniz ALLAH a demekki ibraniler felanda inanmış olacaklar ki isa peygamberin doğduğu yer beytullahim yani ALLAH ın
evi dir. bilmediğini söyleyeni anlarımda bilmeden söyleyeni bir türlü anlamam... sah ozgur sen bizleri goklerde tanrı aramakta olan eski turklerin goktanrı inancıyla karıştırmış olacaksın sanırım. madem goktanrı inancı gibiyse islam, neden turkler islam inancına girdiler birazda bunları düşün bakalım. bizim ALLAH inancımızı birazcık öğren bari de ona göre hiç olmazsa düşmanlık edersin bilmeden böyle gülünç oluyorsun . istersen ALLAH inancı ile tanrı inancı arasındaki farkları anlaman için sana ahmed hulisi nin sitelerinde bir dolaşmanı tavsiye ederim. yaparsan sana kalmış yapmazsanda.. bakın bizede kimse mucize göstermedi ama biz inanıyoruz demekki mucize inanmayanlar için gösterilir. yerinizde olsaydım ben mucize arardım. size mucizeler gostermeye çalışanlara teşekkur etmeniz gerekirdi. alemlerin sahibi olan ALLAH a hamdolsun ki ben ona iman edenlerdenim ve siz bir mucize ile getirip güneşi avcuma koyacak olsaydınız bu imanımdan dönmezdim... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:17 . |