![]() |
Allahın eşleri var mı?
İslamın en temel şartı la ilahe illahtır. (Allahtan başka tanrı yoktur.) hepiniz biliyorsunuz. peki neden "Allah birdir." demez? İslamın sataştığı konu tanrıların sayılarının birden fazla olması. Ama şimdi tanrının 1 ya da birden fazla olması değil, var olup olmaması ile uğraşılıyor. Bu inanç o zamanlar için Muhammedin bi streatejisi olmalı. O zamanlar tabi tanrıyı inkar eden o kadar fazla değildi. Belki de hiç yoktu. Onun için Allah vardır gibi bir inançla başlamamış Muhammed. Doğrudan diğer tanrılara sataşmış inancında bile. Şimdi olsa büyük ihtimalle ilk amentü tanrının varlığından sonra birliğinden bi inanç oluşturulur. biraz içine panteistlik, deistlik katarsın işte sana amentü...
Ama inançta bile kendisine karşı olduğunu düşündüğün bir inanca sataşmak ne kadar mantıklı? la ilahe illallah hem Allahın bir olduğunu savunuyor. hem de diğer putları saymıyor. Ya da Allahu ekber (Allah en büyüktür) deniyor. Allah en merhametli, en cömert, en ... bir sürü enler var. Şimdi eğer Allah bu söylenilen şeylerin ennnn i ise demek ki onun gibi olanlar da var. mesela en büyük cimbom derseniz; aynı zamanda fenerin ve beşiktaşın da büyüklüğünü kabul etmiş sayılırsınız. ya da sıradan bir takımın da kendine göre büyüklüğünü kabuldur bu. O zaman Allah tek büyük değildir. sonucu çıkar... Bence inanç burda "Allah tek büyüktür." olsa daha mantıklı olurdu... Dolayısıyla Allahın eşleri var. :D Tüm müslümanlar müsrik. |
Nasıl yani ya! eşleri var ama doğurgan olmadığı için çocuğunu meryem aracılığı ile mi dünyaya getirtti:rolleyes: Meryem taşıyıcı anne mi oluyor şimdi.
Kafam karıştı. Belki Kurandaki çocuk doğurmayan kadınlara kızgınlığı bundandır.:) eşler derken? |
hyr pervane eş derken biyolojik manada eş değil. bir konuda en büyük denilirse bi konuda, ondan daha küçüğü de mutlaka olmalıdır. en kelimesini bir şeyle karşılaştırırken kullanırız. yani Allah için en büyük demek Allah gibi daha küçüklerin olduğu manasına gelir.
başlığı da ilgi çeksin diye o şekilde koydum çaktırma :p |
Mu'minun /14
Sonra o nufteyi bir aleka yarattık. derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli |
Kur'anda, insanın kafasında bu düşünceyi doğuracak başka ifadeler de var.
"O, yaratanların en hayırlısıdır," benzeri ifadeler. Demek başka "yaratanlar" da varmış diye düşünüyor insan... Oysa islamcılar, "Yaratmak yalnızca Allah'a mahsustur," derler. Not: Ben bu iletiyi yazıp, gönder'e basınca, benim iletimden önce prozac02'nin yazısı çıktı. Aynı anda ikimiz de aynı konuyu yazmışız. |
Hadi islamcı arkadaşlar
Bizi bu konuda aydınlatın. Tabi nasıl bir kılıf uyduracaksınız çok merak ediyorum. Hadi Karinca; Hadi Troyya; Göreyim mantıklı açıklamalarınızı... :) |
Ne oldu islamcı arkadaşlar. Bizleri bu konuda bilgilendiriniz lütfen...
Mu'minun /14 Sonra o nufteyi bir aleka yarattık. derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli Kalın harfle yazılan yerde ne denmek istiyor. Yani tüm yaratıcıların içinde en güzeli allah mı oluyor. Allahın cinsiyeti bayan mı ? erkek olsa en yakışıklısı demeliydi. Neyse saçmalamadan tekrar ediyorum. Bu konuya mantıklı bir cevap verecek müslüman yok mu ? Allah kuranında neden böyle bir terim kullanır ki ? Sayın Yergin seninde cevaplarını görmek isterim. |
Alıntı:
şimdi bir n kuvvetinde bir merhametli düşün...n uzeri 2 daha merhametlidir... en merhametlisini hesap et o zaman sayın arkadasım...en büyüğünü bulursun... n üzeri n de büyüktür ama n üzeri n x n en büyüktür...yani en merhametliniz sizin tanrınızdır diyor...yani annenden daha merhametlidir gibi düşünebilirsin...meleklerde merhametlidir mesela...daha niceleri merhametlidir...ama en merhametlisini düşün... şimdi şu yazdıklarımdan sonra Allahtan başka en merhametlisi yok mu diyeceksiniz kesin ? |
Alıntı:
Ey muhammed; onlara de ki; siz kendinizi merhametli mi sanıyorsunuz. Şüphesiz ki Allah'tan merhametlisi yoktur. Fakat yaratanların en güzelidir deyince sanki kendi gibi başka yaratanlarda varmış anlamı çıkıyor. |
Alıntı:
e zaten ayetler o manaya geliyor...en merhametlisi düşün bakalım...sen merhametli olabilirsin ama ben daha merhametliyim diyor...yani n uzeri n bir tanrı değildir...oyle dusundüremez ayet seni...merhametlilerinizin en merhametlisi...yani ondaki merhamet evrene taşmış zaten ki, her bir canlıda ondan bir merhamet ihsan edilmiş...merhamet etmese inkarcıları yaşatırmı ? bak inkarcı oldugun halde o kadar merhamet ediyor ki sana...belki yola gelir diye yaşatıyor seni... artık gerisini sen düşün |
Degerli Troyya;
Hadi merhamet olayını bir şekilde anladım diyelim. Sana hak verdim diyelim peki ya bu ayete ne diyeceksin ? Mu'minun /14 Sonra o nufteyi bir aleka yarattık. derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli Yaratmak allaha mahsusdur derler. Fakat allah kendi indirdigi bu ayet ile kendinden başka yaratıcıların varlıgını da kabul ediyor yani... Bu konudaki düşüncelerini de merak ediyorum. Ayrıca benim tekrar islama geçecek kadar dönek bir insan olmadıgımı benden daha iyi biliyor olmalı. Benim onun merhametine ihtiyacım yok. Beni cehenneme atsın kuranın tanrısı. |
Sayın Hackercesur,
Oldukça güzel bir tespit oluş. Allah, burada baklayı ağzından çıkarmış olabilir mi acaba? Ya da Muhammed, Allah'ın tek, bir, eşsiz olduğunu sürekli iddia eden daha önceden uydurduğu ayetleri unutmuş olmasın? Sakın bir insan ürünü olmasın bu Kuran? Ama olur mu. Vardır bir Allah'ın hikmeti burada. Ne de olsa Türkçe okunmaz ya Kuran. İslam alimleri senelerini vermiş bu kitaba, ayetlere, hadislere. Bizim ne haddimize. Saygılar |
benden baska yaratıcı var demiyor ki ayet...yine bir oncekindeki gibi bir ayet bu....niye bunu da onun gibi dusunmuyorsun...yaratıcıların en güzeli derken yaratanların en güzeli demek su demek ; bir şeyi sıfır olarak yeni çıkaranlar bir bakıma o maddeyi yaratmıs olmuyolar mı ? insandan düşün...yada güneşi düşün...hidrojeni yakarak ısı yaratıyor... çoğaltabilirsin...kendinden başka yaratıcı olduğunu söyleseydi tamam anlardık...ama yine öyle olduğunu düşünsen bile...çelişki olur cünkü yaratanların en güzeli diyor...eğer ki bu dünya onun eseri değilse, o zaman kuranı tek onun göndermeside imkansız olurdu..diğer tanrılarda girerdi işin içine ama öyle bir şey yok...
zoraki bir yorumlama oldu diyorsan, ben müfessir değilim diyebilirim bilmiyorum erdemliğini göstererek... |
Sevgili arkadaşlar;
İnsan ilmi, "nisbi" ilimdir. İnsan bir şeyi öğrenirken veya algılarken, başka bildikleri ile onu nisbet ederek, kıyaslayarak algılar. Daha önceden kafasında olmayan, bilgisinde bulunmayan soyut kavramları ilk duyduğunda onu algılayamaz, eski bildikleri ile kıyas yaparak onu anlamaya çalışır. "Herşey zıddı ile bilinir". Sıcaklığın hararati, soğukluğun müdahalesi ile anlaşılır. Aydınlığın miktarı, karanlığın müdahalesi ile anlaşılır. gündüz vakti evde yanan lamba farkedilmez bile... Çünkü zıddı olan karanlık yok olduğu için anlaşılmaz. İnsanın ilmi, bilmesi, algılaması da böyledir. Ayetlerde geçen "En" tabirleri, Allahın benzerlerinin olmasından değil, algı oluşturması için misalciklerdir. Allah "mutlak" kudret sahibidir. Bunu insan algısı anlayamaz. Çünkü bir örneği yok. Bunu insana nasıl algılatılabilir? Ancak başka, sınırlı, dereceli, nakıs, izafi, vehmi bir kudret tasavvur edilerek, o kudret ile Allahın kudreti mukayese edilsin diye, aslında mutlak kudret sahibi (mutlak kudret = kudretinde derece yok. herşeye kudreti yeter.) olan Allah, "En" tabiri ile algımıza kapı açıyor. Bu ancak "Tenezzül-ü İlahi" dir. Yoksa, başka kudret sahibi, başka merhametli, başka ilim sahibi Allahlar var olduğu için değildir. Nisbet yapmak için bir usüldür Kur'anda. Kur'an kelamına, sadece meal olarak bakmanın verdiği hatadır bu yanlış anlamalar. Bu ayetleri okuyan onca islam alimi, sizin bu dar bakış açınızla gördüğünüzü zannettiğiniz tezatı (!) onlar görmüyorlarmı.? İhtisas alanınız Kur'anı tefsir etmeye yeterlimi ki, Kur'anın mealinden anlamlar çıkararak onu tenkit ediyorsunuz. Herkes ihtisası olduğu konuda ahkam kesebilir. İnsaflı yaklaşım bekliyorum. Saygıyla... |
Alıntı:
ve Neden arapça gönderiyor ? :eyebrows: İçine düştügünüz belirsizlik sizi sorgulamadan inanmaya sürüklüyor. |
Alıntı:
benim din derslerinden aklımda kalan bir şey var bu konuda... allahın sıfatları vardı: zati ve subuti... zati sıfatlar sadece allaha mahsus sıfatlarken; subuti sıfatlar, diğer varlıklarda da olabilirdi ancak allah bu sıfatları "en" üst düzeyde taşırdı... yaratma da allahın subuti sıfatlarından biriydi. böyle bir ayrım yapılmışsa; kuranda, yaratmak allaha mahsustur, diye bir şey geçmiyor olmalı diye düşünüyorum. bir müslümanın kalkıp da: " karamazov kardeşler' i allah yarattı", demesi acayip komik bir görüntü oluşturur diye düşünüyorum... ha, bu zati-subuti sıfatları, kimin bi tarafları ne için tutuştu da kim ortaya attı bilemiyorum... kuranda yok böyle bir ayrım... |
Her daim aynı savunma.
Daha yeni Allah'ın Kuran'ı herkesin anlayabileceği şekilde ''apaçık'' gönderdiğini söyleyen ayetlerin olduğunu tartıştık başka bir başlık altında. Orda da aynı savunmayı yaptınız. Biz ısrarla diyoruz ki ''Bakın, bu kadar kendiyle çelişen cümleler, söylemler, belirsizlikler, çağdışılıklar her şeyin yaratıcısı olduğununa inandığınız Allah'ın sözü olamaz. Bunu ancak bir insan uydurmuştur.'' Siz ısrarla diyorsunuz ki ''Hayır efendim, bunlar Allah'ın kelamıdır. Allah bizden aklımızı kullanmamızı ve Kuran'da bize ilettiği mesajları anlamamızı istemiştir. Kuran salt okunmayla anlaşılamaz, tesfir ilimi gerektirir.'' Kuran'ı nerden tutsak elimizde kalıyor sayın arkadaşlar. İlim, irfan, mucize aramayın bu işte artık n'olur. Saygılar. |
Alıntı:
haklı olabilirsin ivan,diyecek bir şeyim yok...o kadar fazla islami bilgim yok,eğer ki türkçeye çevirdiğimiz yaratanların en güzeli gibi bir cümle çıkıyorsa, doğal olarak insan kuşkuya düşüyor tabi... soracak biri bulursam sorarım bu soruyu :) samanlıkta iğne aramak gibi bir şey de o yüzden...birine mail atıyorum cevap versin diye (islamcı bu )...diyor ki bana fazla uğraşma onlarla,sen kendi işine bak diyor... ehhh yuhh artık...bilmiyorum de de tam olsun...ne uzatıyorsun... |
Alıntı:
Ben de dedim ki bu kanlı olayı ne din ne de tarih kitaplarında anlatırlar dedim. Üstelik kuranı kerime bakarsan dedim bu savaş emrini allahın verdigini görürsün dedim. İmam bile bilmiyor. Cevap veremiyor senin arkadaşının öyle demesi çok normal. Tek derdimiz sorgulamamak. Kaç müslümanım diyen kuranı baştan sona okuyor ki ? Okusa da sorgulamıyor... Hele kapanan kadınlara hiç anlam veremiyorum. Sen hem islamda 2. sınıf insan ol. Hem de cehenneme gitmemek için kapan. Ben olsam sorgularım allahı neden eşit yaratmadı bizi diye. |
Alıntı:
İmamların hepsi Allahlık zaten...Hiç bir sorumu doğru dürüst cevaplayan yok hep mırın kırın ediyolar...ona rağmen hep kendi çabalarımla araştırıp öğrenmişimdir...bu soruyu da soracak biri bulamazsam gider kitapları araştırırım...ne yapayım yani...milletin sakız çiğnemek günahmıdır sorularına cevap veren hocalar bol olduğu sürece... bu mustafa karataş biliyor biraz ama ona da ulaşmak mümkün değil...çok yoğun vesselam...Bazen kendi kendime soruyorum...madem bu işi savunuyorsunuz bizden daha çok...yapsanız ya bir web siteside okuyalım...var mı? doğru dürüst yapan...benim gibi cahiller uğraşıyor, işte ne kadar uğraşabilirse... |
Arkadaşlar ! Kur'an'ın zaten insan elinden çıktığına en büyük kanıt, "Fatiha Suresi" denilen suredir. Bu surenin Türkçe meali çöyledir:
1 - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. 2 - Hamd o âlemlerin Rabbi, 3 - O Rahmân ve Rahim, 4 - O, din gününün maliki Allah'ın. 5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!). 6 - Hidayet eyle bizi doğru yola, 7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil. Burada da açıkça görüldüğü üzere, müslümanların, sürekli camilerde ve ölülerin arkasından okudukları bu duanın açıkça insan elinen çıktığı belli değil mi? Madem bu sure Allah'ın suresi ise ayrı sorular sarmalı oluşuyor, eğer Muhammed, bu sureyi Kur'ana koydurdu ise, Kur'an nasıloluyor da Allah kelamı olabiliyor? |
Değerli Troyya;
Bir kere cahil degilsin. En azından inandıgın şeyi savunman bile cahil olmadıgını gösterir. İmamlara din dışı soru soruldugu zaman günah onu allah bilir deyip işin içinden çıkarlar. Ya da sorgulamak bile günah derler. Peki bizi yaratan allah neden sorgulatıyor ki... Psikoloji ve Felsefe bölümünde bir konum var "Tanrısız İnsan" başlıklı... Önyargısız bir şekilde Onu bir okumanı istiyorum. Saygılar. |
tanrısız insan farklı bir kavram dinsiz insan farklı bir kavram oldugunu dusunuyorum...ben hiç bir zaman tanrının olmadıgını dusunemem...bu mumkun degil...benim aklım evrene baktıgında otomatikman tanrıya gidiyor..bu önyargı felan değil...düşünce eserim...ben olaylara farklı bakıyorum sizin gibi bakmıyorum...
din konusuna gelince, dinsiz insan tanrısız insan manasına gelmez...mesela sitedeki üyelerden yaşasınbilim dinsizdir ama tanrıya inanıyor... |
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.
elmalılı nasıl tefsir etmiş Sonra onu bambaşka bir yaratık olarak inşa eyledik. Yani organlarıyla, ruhuyla, kuvvetiyle, boyu posu ile onda öyle güzel bir yaratılış meydana geldi ki, hiçbir mahluka benzemez, bambaşka bir halk, "en güzel surette" dilber bir insan oldu. Şimdi yaratanların en güzeli Allah, çok büyük, çok yüksektir. Yani bütün feyz ve bereketin esası O'nda, her şeyin yaratıcısı o, O'nun yaratmasından sonra vücuda gelen hikmet ve sebeblerin herbiri bir yaratıcı sayılsa ve bu şekilde birçok yaratıcılar farzolunsa Allah, bütün o yaratıcıların en güzeli, en güzel yaratanıdır. Her hilkatin her seçilmişliğin, her tekamülün, her güzelliğin ilk icadı, ilk numunesi ancak O'nun yaratması ve diğerlerindeki yaratıcılığın bütün aslı O'nundur. Mevcut olmayan tabiatları vücuda getiren, vücuda gelen tabiatları dilediği gibi değiştirerek en güzel oluşlar için kıvamına koyan, cansız bir çamurdan çoğalan bir sülâle çıkaran, bayağı bir sülaleden yukarda geçtiği üzere gönülleri alıp götüren bir insan yaratan o Allah, öyle büyük, öyle yüksek ki, ne kadar yaratıcı kabul edilse öyle güzel, öyle güzel yaratan düşünülemez. 40 yıl düşünsem bu yorumu çıkartamam ben...tatmin edici değil ama en iyi tefsirci bunu yazdığına göre, diğerleri ne yapsın oda şüpheli |
Alıntı:
Benim face profilimdeki Dini İnanç kısmında:Bir Yaratıcının Varlığını Kabul Ediyorum. Yazıyor. Bu insanın dini reddettikten sonraki boşluktan kaynaklanıyor. Bir amacımız olmalı... Şu dünyanın bir amacı olmalı... Fakat muhammedle kuranla, dinle degil... Sanırım bu sorunun cevabını da herkes ölünce bulacak... :) Yani ben Öldükten sonra Huri ya da meyve sebze istemiyorum. Zaten öldükten sonra bunlara ihtiyacımız kalmayacak. O ihtiyaçlar bedensel ihtiyaçlardır. Ölünce melek ve ruh olacak derler. Bir ruhun da bedensel ihtiyaçlara ihtiyacı yoktur. Hani bana bazen çok mantıklı bazen mantıksız yazıyorsun diyorsun ya. Mantıksız olarak algıladıgın şeyler dinle ilgili şeylerdir zaten. Dinlerde mantık yok ki mantıklı açıklama yapalım. :hug: |
Arkadaşlar öncelikle sormamız gereken konu şudur: Din nedir? sorusunu sormak lazım gelir. Dinin tanımı yapılırsa olayları daha raht çözüme kavuştururuz gibime geliyor. Şu bir gerçek ki ben İsa Mesih'e inanıyorum, yani bir Hristiyan'ım fakat HERHANGİ BİR DİNE MENSUP DEĞİLİM. İnsanların büyük çoğunluğu Hristiyanlıkla, dinselliği karıştırıyorlar. Hristiyanlık bir din DEĞİLDİR. Yahudilik gibi, slamiyet gibi, Budizm gibi bir din değildir asla. Önce bu farkın farkındalığına varmalıyız.
|
Sayın Gündelik Ekmeğimiz;
Din olmayan ama din olan eski ahiti(yahudilik) tamamlayıcı yeni ahit(hıristiyanlık) insan ürünü din üretilmişliğinin yine insanlarca üretilmiş ve o insanların(isa ve 12 arkadaşı) yorum ve dünya görüşüne dayalı tanrının elçisi (Ki önceki eski ahitin tanrısıyla aynı tanrı) tanrının oğlu, tanrının kendisi kimine göre kimliğinin neresi anladığımız ,bildiğimiz dinlerden farklı oluyor? Siz din değil derken bu bağlantıları ve gerçekleri düşünürseniz dinin artık en uç (marjinal) örneği olduğu gerçeğinide görürsünüz. Bu arada budizm bile tanrısız bir din olarak hıristiyanlığa bakılınca daha din değildir. Neden biliyormusunuz? Buda asla öğretilerinde din yada tanrılık gibi iddialarda bulunmamıştır, onun öğretilerini dinleştirip tabulaştıranlar öğrencileri ve o öğretiye sahip çıkan insanlardır. Sizin yaptığınızda diğer inanırların yaptığı, misyonerlikte her yol mübahtır.Neyse fikirlerinizi duymak isteriz elbette. Şimdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
Ebedî Söz (Bible) - “BAŞLANGIÇTA Allah gökleri ve yeri yarattı. Ve yer ıssız ve boştu; ve enginin yüzü üzerinde karanlık vardı; ve Allahın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu. Ve Allah dedi: Işık olsun; ve ışık oldu.” “Allah Ruhtur, ve ona tapınanların ruhta ve hakikatte tapınmaları gerektir.” Buda- “Var olmak mutsuzluktur (işkencedir). Mutsuzluğun sebebi, insanların kendi bencilarzularıdır. Sen kendine ışık ol; sadece kendine güven; kendinin dışında hiç bir yardıma güvenme. Kendinden başka hiç bir kimseden yardım bekleme. Kendi kurallarını kendin yap. Kendi kalbini keşfet. O zaman âlemdeki bütün gerçekleri anlamış olursun.” (Buda’nın Öğretişleri). Yazan E.A. Burtt. Sayfa: 28. Ebedî Söz (Bible)- “Bütün yüreğinle Rabbe güven, ve kendi anlayışına dayanma; bütün yollarında onu tanı, o da senin yollarını doğrultur. Kendi gözünde hikmetli olma (her şeyi bildiğini sanma); Rabden kork ve kötülükten ayrıl.” Süleymanın Sözlerinde bölüm 5 söz 7. Batı’daki (Avrupa ve Amerika’daki sosyal durumu tetkik eden bir vatandaş- “Batı’da İncil veya (Bible) denen kitabı tetkik edip eleştiren insanlar,Yaratan Rab’bin önünde, vatana ve ulusa, dünyaya ve insana niçin sevgi borçlu olduklarını öğreniyor. Ülkede vergi ödemenin niçin Kutsal Bir Görev olduğunu öğreniyor. Ülkede her hangi bir yasaya uymamakla, doğrudan doğruya Rab’be karşı suç işlemiş olduğunu öğreniyor. İnsanın ancak, alın teriyle ekmek yemesi gerektiğini öğreniyor. İnsanın her yaptığı işi, ancak ve ancak Rab’be yapar gibi yapması gerektiğini bildiren İNCİL’deki Ebedî Yasalar’ı öğreniyor. “Aranızda çalışmak istemiyen, ekmek yemesin.” diyen Kutsal Ruh’un Ebedî Sözü’nü ve Özü’nü öğreniyor. İnsan, Kutsal Ruh’un yeryüzünde yarattığı her bireye devamlı sevgi ve merhamet borçlu olduğunu öğreniyor. “Eğer bir adam, Allahı seviyorum, der ve kardeşinden (insandan) nefret ederse, yalancıdır; çünkü görmüş olduğu kardeşini (insanı) sevmiyen, görmemiş olduğu Allahı (Kutsal Ruhu) sevemez.” diyen Ebedî Söz İncil’deki Değişmez Kutsal Yasa’yı görüyor. “Allah Ruhtur, ve ona tapınanların ruhta ve hakikatte tapınmaları gerektir.” diyen ve yine: “Dua ederken putperestlerin ettiği gibi boş tekrarlar yapmayın.” diyen Ebedî Hizmetkâr Mesih İsa’nın Ebedî Sözü’nü öğreniyor. “Benim istediğim oruç, kendi ekmeğini aç olanla paylaşmaktır. Benim istediğim kurban ve ibâdet, merhamet hizmetleridir.” diyen Yaratıcı Kutsal Ruh olan Allah’ın niceliğini öğreniyor. “RAB, insanın gördüğü gibi görmez; çünkü insan yüze bakar, fakat RAB yüreğe bakar.” diyen “GERÇEĞİ” öğreniyor. Vatandaş,Yaratan Allah’ın insan gibi saça bakmadığını, saçı örten çekiye, çarşaf ve PEÇE’ye, “TÜRBAN” diye Meclis’de Millet’in zamanını yiyen Arap örtüsüne bakmadığını, herhangi bir Arap yasasına da bakmadığını, fakat ancak KALBE baktığını öğreniyor. Rab Allah’ın derideki sünnetlilikle asla yetinmediğini, fakat daima “yürekte, RUH’da sünnetlilik” istediğini öğreniyor. “Bütün fesatlarımı sil. Bende temiz yürek yarat, ey Allah. Beni önünden atma..Âsilere sennin yollarını öğreteyim; ve suçlular sana dönerler. Kandan beni kurtar, ey Allah, kurtuluşumun Allahı; dilim senin adaletini terennüm etsin. Ya Rab, dudaklarımı aç; ve ağzım senin hamdini bildirsin. Çünkü sen kurbandan zevk almazsın; yoksa arzeylerdim; Allahın kurbanları kırılmış ruhtur (pişman olan ruhtur) ; ey Allah, kırılmış ve eziilmiş yüreği hor görmezsin.” diye Allah’a yalvaran Davud’un duasını EBEDÎ SÖZ’de okuyarak bizim gibi bilgisizlerin yaptığı (boş tekrarlar yerine) doğrudan Rab’be yönelen gerçek duanın niceliğini öğreniyor.. “Terennüme koyulun.” “Rabde daima sevinin; tekrar diyorum: Sevinin. Tatlılığınız bütün insanlara mâlum olsun.” diyen İNCİL’i okuyan insan, Kutsal Ruh’un önüne şükürsüz yürekle ve asık suratla gelinmiyeceğini, fakat sevinçli yürek ve güler yüzle gelinmesi gerektiğini de öğreniyor ve bizdekiler gibi türkü ve şarkılarımıza yüklediğimiz, acı beddualarla batıp çökmüyor. |
Sayın Gündelik Ekmeğimiz;
İslamdaki gibi belli ritüeller var diyen mi oldu, akıllara zarar yere çeken sizsiniz.Ayrıca " İslamdaki gibi belli ritüeller yoktur. Tamamen inan kişinin yüreğine kalmıştır." dediğiniz kısımda farksızlığı ortaya koymuşsunuz, inanan dediğiniz anda ritüelin ne yada nasılı sorgulanmaz, hangi inanca ait olduğu sorgulanır, yani dine. Vaaz kısmında neyi kanıtladınız, din olmadığınımı? nasıl? siz çok sevgi dolu olarak tanıttınız diye, heleki tam din olduğunu net kanıtladığınız şu bölüm “Hepiniz iman vasıtası ile Mesih İsada Allahın çocuklarısınız...Ne Yahudi ne de Yunanlı vardır, ne köle ne de azatlı vardır, ne de erkek ve dişi vardır; çünki Mesih İsada siz hepiniz birsiniz..Rabbin verdiği söze göre mirasçılarsınız.” Pardon, birde incil var değil mi? Eski ahitin tamamlayıcısı iddianız yok mu? Bilmediğimizi iddia ettiğiniz nedir?Benim dediklerim net, yazayımda tekrar bakın Din olmayan ama din olan eski ahiti(yahudilik) tamamlayıcı yeni ahit(hıristiyanlık) insan ürünü din üretilmişliğinin yine insanlarca üretilmiş ve o insanların(isa ve 12 arkadaşı) yorum ve dünya görüşüne dayalı tanrının elçisi (Ki önceki eski ahitin tanrısıyla aynı tanrı) tanrının oğlu, tanrının kendisi kimine göre kimliğinin neresi anladığımız ,bildiğimiz dinlerden farklı oluyor? Siz din değil derken bu bağlantıları ve gerçekleri düşünürseniz dinin artık en uç (marjinal) örneği olduğu gerçeğinide görürsünüz. Siz ne cevap vermişsiniz, hiç, sadece sıradan misyonerlik tepkinizle söylenmemiş iddialara cevap sandığınız uzun bir öbür dinlere benzemez ama dindir gerçeğini değiştirmeyen inançsal alıntı ve yorumlar. Benim mesajım açık, eski ahitin devamı değil misiniz?dinsel kitabınız yok mu?İsa tanrı mıdır? Oğlu mudur? Eski ahiti gönderdiğini iddia ettiğiniz aynı tanrıya inanmıyormusunuz?Eski ahite inanmıyormusunuz? Kısaca ve sorulara cevapla başlarsanız sevinirim.Litfen propagandayı abartmayın, sadece demogoji yaratıyor. Şimdilik saygımla gittim... |
Sevgili "Gündelik Ekmeğimiz"
Aydınlatıcı bilgileriniz için sonsuz teşekkürler. "Neden islamiyete karşı bu kadar mücadele veriyorsunuz da, hristiyanlığa iltimas geçiyorsunuz?" türünden bir çok soruya muhattap olmuşumdur. Yazdıklarınızda bunun da cevabı var. Sizin bu yazdıklarınızdan önce de benim kişisel görüşüm hristiyanlığın bir din olmadığı, ahlaki kurallar bütünü olduğu ve insanlığa zarardan çok yarar getirebileceğiydi. Bu görüşümün bir hristiyan tarafından desteklenmiş olması da beni mutlu etti. İslamiyet te hristiyanlık gibi ne giyim-kuşama, ne yiyip-içtiklerimize karışmayan, insan ve cinsiyet ayrımı yapmayan, bir rejim biçimine dönüşecek kadar siyasallaşmayan, bırakın insan öldürmeyi kötülüğe bile iyilikle karşılık vermeyi öğütleyen bir din olsaydı, islamiyete karşı bu kadar mücadeleci olmazdım herhalde. tekrar teşekkürler... |
Sn. Gündelik Ekmeğimiz.
Gördüğüm kadarıyla, inancınız ne olursa olsun insanın iyiliği, doğruluğu, kurtuluşu sadece ''kendinde'' olduğunu (araması gerektiğinin) farkına varmışsınız. Benim felsefem de bu. |
Alıntı:
|
Sayın Yasasinbilim;
Biz bulunduğumuz coğrafya gereği islamın baskılarını doğuştan bulduk karşımızda, eğer hıristiyan çoğunluğun olduğu bir coğrafyada olsa idik bu kez o inançsal dayatmaların baskısını hisseder ve sorgulardık. bu inançların insanlığa fayda getirdiğini düşünmeden önce insanlık tarihine ve dinin yayılma sürecine bakmanız gerekir derim. Şu durumda birde islamın tasavvufi yönünü düşünün, Özellikle 16.yy. ve 17. yy düşünce tarzıda islamın hoş gösterildiği felsefi yorumsal akımların yoğun olduğu dönemlerdir. Gerçekten öyle bir islam olsa yine hoş mu görüp beğenecek ve tanrısal olmadığı gerçeğini göz ardımı edecektik? Sanırım insan ürünü olduğunu ama diğer dinlere kıyasla(kırk katırmı kırk satırmı) daha iyidir mantığını söylüyorsunuz. Yanılıyorsam düzelt dostum. Şimdilik sevgi ve saygımla... |
Alıntı:
|
Allah kuskusuz tekdir,Allah2 veya Allah3 kesinlikle yokdur ama Allaha esdeger Baba vardir ama bu Baba tabiiki Müslüm Baba deyil, bu Baba Hristiyanlarin Tanri Babasidir ayni zamanda Babalarin Babasidir.saygilar
|
Alıntı:
Ülkemizde islamiyet yerine hristiyanlık hakim olsaydı, ben kendi şahsıma bu kadar çaba göstermezdim. İsteyen istediğine inansın der geçerdim. Ne zamanki bilime (evrim konusunda özellikle) karşı çıkar, o zaman mücadeleye başlardım. Bugünkü hristiyanlığın evrime karşı çıkmaktan başka defosu yoktur. Bu defosu da olmasa, hristiyanlık binlerce sene daha varlığını sürdürebilir (tanrısal bir din olmasa bile). Çünkü ahlaki bir felsefedir ve toplum yaşantısını düzenlemeye yönelik baskıcı kuralları yoktur. Bugünkü hristiyanlığın, islamiyetle karşılaştıralamayacak kadar zararsız olduğu görüşündeyim. sevgiler... |
Alıntı:
"Şu durumda birde islamın tasavvufi yönünü düşünün, Özellikle 16.yy. ve 17. yy düşünce tarzıda islamın hoş gösterildiği felsefi yorumsal akımların yoğun olduğu dönemlerdir. Gerçekten öyle bir islam olsa yine hoş mu görüp beğenecek ve tanrısal olmadığı gerçeğini göz ardımı edecektik?" Mevlana'nın Mesih Anlayışı ve Tanrı anlayışı da bizimkine benzerdi. Dikkatli okursanız, Mevlana'nın Mesih İsa'yı nasıl yücelttiğini görürsünüz. Divân-ı Kebir cilt –1: 170. “Ey gizlenmiş İsa, şu gök kubbenin üzerinde bir görün. 1010.“Oğul, içi buldun mu kabuğa bakmazsın, İsa’nın bulunduğu yere geldin mi artık eşeğim nerde demezsin.” 1900. “Daha iyi yürüyün yoldaşlar, daha iyi yol alın, dünyaya öyle bir hekim geldi ki her ölüyü diriltir, her anadan doğma körün gözlerini açar O. 790. Ey şu yedi değirmenin tek mili, hem altın madenisin sen, hem de kimya. Ey zamanenin İsa’sı, gel de bize güzelim afsunu oku, dirilelim. 1810. İsa bakırını altın eder, altının varsa mücevher yapar, mücevherin varsa onu daha da güzelleştirir, aydan da güneşten de daha güzel bir hale sokar. - Ya Tebriz’e yürü, Şemsettin’den haz al; yahut da bunu anlatanların sözlerine gerçek olarak inan. 1420. İsa, alçak gönüllülük göstermek için eşeğe bindi, yoksa ‘seher yeli’ hiç eşeğe biner mi? (Not:‘Hz. İsa’nın eşeğe binmesi’ bk. İncil, Matta Bölüm - 21: 1-11) cilt-3: 3950. “Ölüleri, çürümüş un-ufak olmuş kemikleri dirilten geldi; a ölüler kalkın da kıyamet gününü seyredin. Cilt-4: 2330. Gökyüzünü istiyorsan İsa ile görüş-konuş; yoksa yeşil kubbeye çıkmaya kalkışma. Hz.İsa’yı çekemeyenlere karşı Mevlana’nın tavrı çok kesin ve net idi: Cilt-1: 1480.Hasetinden İsa’yı kıskanan, Onun yüzünden perişan hale gelen nadanın canı çıksın, yüz köpek sakalına pislesin. Mesih’in bir insan bedeninde, enkarne olduğuna dair yukarıdaki açıklamaları göz önünde bulundurarak Mevlana’nın şu sözleri üzerinde düşünelim: Cilt-1: 2400. O yüceler yücesi padişah, kapı da(*) adamakıllı kapanmış, kilitlenmişken‘insan hırkasını giydi’ de bugün kapıya geldi, giriverdi içeri. (*)Kapı : İnsana kapanmış olan ‘Tinsel Dünyanın/Tanrısal Âlemin kapısı. Dikkatli bir incelemenin sonucunda, Mevlana’nın eserleri içine resmedilmiş üstü kapalı bir ‘Mesih İsa tablosunu’ fark edebiliriz. Mevlana’nın bilgeliğine, Hz. İsa’yla ilgili olarak kullandığı; padişahlar padişahı, dost, seher yeli, gönül, sevgili gibi sembolik isimlerin ışığında baktığımızda bu tablo daha da belirginleşir. |
Gündelik Ekmeğimiz sorularıma cevap yerine dinini tanıtmaya devam etmişsin. Siz eski ahiti tamamlayıcı olarak geldiğini iddia ettiğiniz yeni ahiti savunmuyormusunuz?
Bu arada hıristiyanlığın emperyalist sömürgeci yayılış tarihinide bi yazsaydınız.Hadi ama insanların bu kadar rahat ikna olacaklarını ve bu dayanaksız inançsal sözlerle koşarak geleceklerini düşünmüyorsunuz değil mi? Din değil dinden öte bir inançtır demişsiniz. Hadi bakalım inanç nedir, benim dediğimi doğrulamaktan başka bir şey yaptığınız yok farkındamısınız, dindende öte marjinal uçta bir insansal (dindir)inançtır.İnanç=Din efendim.Noldu yani din yerine inanç diyince değiştimi tüm gerçekler? Şimdi mümkünse en azından şu soruma net cevap verin, çünkü cevap vermeye niyetiniz yok sorulara gördüğüm kadarı ile. Siz eski ahiti tamamlayıcı olarak geldiğini iddia ettiğiniz yeni ahiti savunmuyormusunuz? Eskisi neydi, yenisi ne olmuş oluyor bu durumda? Şimdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
Fanatik bir hıristiyan, yada fanatik bir yahudi, yada fanatik bir müslüman arasındaki farkı anlatır mısınız? İnanç nedir, dogmatik sorgulanamaz, kanıtlanamaz inançsal öğretiler bütünü. İnananın görevi nedir, aynen uygulamak, uymayanı yada rededeni ne olarak görür, düşman kanıt mı istiyorsun dostum. Yapma lütfen bu gün ırakta yaşananlar pekte hoşgörü ürünü değil, yada gazzede, bu gün için dünyadaki ekonomik ve sosyal globallik adı ile sunulan savaşın arkasında hangi inançsal siyasi görüşler yatıyor. Özür dilerim dostum, sadece bence güzel felsefesi demekle başkalarına verdiği zararı , insan ortak değeri üzerinden bakınca kabul edipte hoş görmem herhangi bir inancı(dini) mümkün değil. Kişisel düşüncendir saygım var, insan ortak paydasında, bizce olarak tüm insanlar adına birde düşün be dost. Bilinç seviyesi bir değildir her insanın bu gerçeği lütfen gözden kaçırma, sevgi ve saygımla gittim dostum... |
Alıntı:
"Bu arada hıristiyanlığın emperyalist sömürgeci yayılış tarihinide bi yazsaydınız.Hadi ama insanların bu kadar rahat ikna olacaklarını ve bu dayanaksız inançsal sözlerle koşarak geleceklerini düşünmüyorsunuz değil mi?" İlk önce bunu ıspatlamanızı sizden istirham ediyorum. İncil'in hiçbir yerinde savaş ile ilgili tekbir ayet dahi bulamazsınız. Ama sizler, olayı Haçlı Seferleri'ne indirgiyorsanız yanılıyorsunuz. Zira Haçlı Seferleri, Katolik Papa2nın tutumu neticesinde husule gelmiş bir savaştır ve biz İsa Mesih İnanlıları asla bu savaşı tasvip etmiyoruz. Oysaki İslam'a inanlar Muhammed'in yaptığı savaşları kabul ederler. Red ediyor olsalar, kuşkusuz dinden çıkarlar. "İnsansal din" diyerek hala daha aynı kefeye koyuyorsunuz. Defalarca açıklamasını yapmış olmama karşın hem de. Bana Hristiyanlığın insan eli ile yaratıldığına dair delil sunabilişr misiniz? Önce tezlerinizi destekleyen argümanları bir sıralayın lütfen. Din ve inanç farklıdır. Dediğim gibi, dinler de yasalar ve zorunluluklar vardır yani ritüeller mevcuttur. Oysa ki, Mesih İnanlısı bir kişi o ritüel ve kuralalrdan azad edilmiştir. Evet bizler Eski Ahiti tamamlayan İncile inanıyoruz. Çünkü Eski ve Yeni Ahit bir bütündür. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:00 . |