![]() |
neden ateist değiliz!!!
foruma pek fazla yazı yazmıyorum;çünkü burda yazılanların bircogunu; ateist arkadaşlarımdan çokça işitiyorum;nedense sorularınıza cevap verdiğimiz halde ısrarla kuran-ı kerime ve hz peygambere doğru olmayan bilgileri sunmaktasınız
ateistlere yönelttiğim soruların bircoguna cevap verilmedi;ve hıcbır kaynak gösterilmedi...ateistlere aşagıdaki eleştirilerimi yazıyorum... 1- kuran-ı kerime yapılan saldıraların;bircogunda fikir birliği yok;yani;kuran-ı kerim atılan suçlamaların hiçbirinde ortak suçlama yok;her bir ateist,kuran-ı kerim hakkında işine gelen; aklına yatan;bir suçlama ve ıftıra kampanyası olduğu aşikardır.neden hiçbir ateisttin iddialarında fikir birliği yok?buda ateistliğin belirsizlik ve yalan düşünce akımından ibaret olduğunu göstermez mi? 2-neden islamın iyi yönleri yazılmıyor;yada gerçek islamı yazmaya neden cekınıyorsunuz? 3-ayetleri bütününü ele almayıp;tek ayet üzerinden yorum yapıyorsunuz?ayetleri ordan burdan alıp;çelişki gösterip "bak kuranda çelişki var" diyorsunuz;örnek olarak allahın şirk koşmasını affetmezken;ısrailoğullarını allaha şirk koşmasını çelişki olarak algılıyorsunuz;neden ayetlerın başını ve sonunu;ondan sonra gelen ayeti yazmaya çekiniyorsunuz.bunun gibi ateist sitelerden bircok örnek verebilirim. 4-salih olmayan; ;musluman dunyasında cogu ılahıyatcının kabul etmedıgı hadıslerı "hz peygamber böyle demiş"diye ıslamı karalamaya çalısıyorsunuz;bizler ise gerçek hadıslerı yazıncada "ne oldu!sen ordaymıydın;bunları yazıyorsun"gibi cevaplar alıyoruz;yanı işinize gelen hadıs doğru;işinize gelmeyen hadısı pas geçiyorsunuz. kısacası sizlerde iyi niyet göremiyorum;bugun islamı tartışmak istiyorsanız;delillerinizi,ıspatlarınızı getirin;beraber seffaf ve acık bir sekılde tartışalım.islamı karalamaktan;nesnel tarıhsel bılgılerden uzak;doğru olmayan;mantık dışı bilgileri öne sürmekten vazgeçin.. insanın kendısıne yaptığı en büyük hiyanet;kendısıne yalan söylemesidir.gerçekleri görmenız dileğimle.. |
Ateizmde bir dindir.
Tıpkı islam gibi Bundan ateist değilim.http://serbestpanel.com/forum/style_...fault/beer.gif |
Alıntı:
2) Olsa yazardım. 3) Bir litre süt içinde tek bir miligram uranyum insanı öldürür. Allah sözü denen Kur'an içindeki Allah'a uymayan tek sözün onun bu özelliğini yok ettiği gibi. 4) Burada referans genellikle Kur'an'dır. Bende iyi niyet görmemekte haklısın, dinlere iyi gözle ve iyi niyetle bakmam. Tüm semavi dinler hakettiği yere gelmedikçe bu tavrım devam edecektir. Ancak nesnellik konusunda kendinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim. A. |
1-ateistlerde görüş birliğinin olmamasını saygı ıle karsılıyorum.
benım suçlamam şudur:"kuran-ı kerim kim yazdı?" sordugum zaman.ateist biri:hz muhammed kendi yazdı;seytan yazdı;hz haticenın amcamsının oğlu yazdırdı;hahamlar ve papazlar yazdırdı;bir takım köleler yazdırdı.. delil veya ispat istediğim zaman herhangibir cevap yok. işkembeden bolca sallamak..:)yanı işinize gelen neyse...bir bildiğin veya uspatın varsa sunarsın.sunamıyorsan;saygı göstericeksin;eğileceksin... ayrıca nedense müslümanlar size "kafir "diyince sinirleniyorsunuz?bunuda pek anlam veremedim... ama nesnel tarıhsel gerçekçi ve seffaf bilgilere dayanarak yorumlar yazın;basma kalıp kafirlerin sözlerini islam diye millet yutturmayın;rezil ederler sizi.. |
Alıntı:
Sevgili escort öncelikle bu sitedeki ibrahim dinine inanmayan herkez ateist değil. Birçok sorulara cevap verdiğinizi söylüyorsunuz Fakat sorulara net cevap vermiyorsunuz genellikle kaçak cevaplar verip konuyu saptırıyorsunuz. İslamın güzellerini neden yazmıyorsunuz diyorsun ama biz burda islamda güzel hiç birşey yok demiyoruz ki İslam elbette güzel şeyler var ama Kuranda güzel birşeyler olması onun Tanrının kelamı yapmaz. Bizim de göstermek isteğimiz nokta bu. Kuran'ın Allah'ın sözü olmadığıdır. Öncelikle sizin yaptığınız en büyük hata Kuran'ı %100 Allah'ın sözü ve içindeki herşeyi doğru kabul edip bunlar dışında birşey olabileceğini aklınıza dahi getirmiyorsunuz. Bu sebebten ki bizim savunduğumuz herşeyi kendinize saldırı olarak görüyorsunuz. Bizim amacımız saldırı yapmak değil insanların gerçekleri görmesine yardımcı olmak. Biz ne zaman bir ayetin bilimle ters düştüğünü göstermeye çalışsak siz ayetin anlamını farklı yerlere çekip ayeti bir şekilde bilime uydurmaya çalışıyorsunuz. Hal böyle oluncada Kurandaki yanlışları göremiyorsunuz. Misal Güneşin çamura battığı ile ilgili ayete nasıl bir gizli anlam yüklesekte aslında orda söylenmek istene güneşin çamura battığı değilde başka anlam varolduğunu göstersek diyorsunuz. Fakat Kuranda anlatılmak istenilen gerçektende güneşin çamura battığıdır. Kuran açıkça anlatmak istediğini direk olarak hiç bir gizli mesaj vermeden söylediğini kuran apaçık bir kitaptır diyerek söylüyor. Eğer Kuran'ın ne anlatmak istediğini anlamak istiyorsanız Kurandaki ayetleri yazıldığı şekliyle anlamaya çalışınız. |
sevgili ki-adi
yazdıklarınız tamamen yanlış ve sadece kendı düşüncenız.. ben kuran-ı kerimi bilim ile uydurmaya kalmıyorum;zaten kuranın sıfresı denılen seyler oldukça yanlış buldugumu söylemek ısterım. islamda bir ayet alınarak yorum yapılmaz;kuran-ı kerimi bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.. Nahl Sûresinin 67 . Ayetinde Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır bugun yukardakı ayetı okuyan adama islamda içkinin günah olmadıgı yazar;ama daha sonra gelen ayette içkinin haram oldugu yazar;yanı allah ayetlerini pekiştirir,güçlendirir,veya yanlış anlaşılmasının önüne geçer. ayrıca güneşin batması son derece alakasız bir suçlamadır;arapça bilen insanlar onu cok guzel açıklmıştır;ama ben onların acıklamasından biraz daha farklı açıklayacam; oradaki anlamdan güneşin çamura battıgını anlamı söyle izah edilebilri.güneşin deniz üzerinde denizin içine doğru batması veya doğması gibidir;gerçektede sankı güneş dağın yada denizin içinden doğmuş gibi gözükür.burda çelişki var demeniz oldukça komık..yeni bir çelişki buldugunuz ıddıa etmenız sadece sizleri gülünç duruma düşürmektedir.Açıktır ki güneş, belli bir yerden batmaz. Ama eğer deniz kıyısındaysak yerin yuvarlak ve denizin yüzeyinin de eğimli olması nedeniyle güneşin batış esnasında yavaş yavaş ve usulca denizin koynuna girdiğini görürüz Edip Yüksel 86. Uzak batıya varınca güneşi büyük bir okyanusta batar buldu ve orada bir topluluk ile karşılaştı. “Ey İki Nesil Sahibi, dilersen onları cezalandır, dilersen onlara iyi davran,” dedik. |
Sayın escort neden ateist değilsiniz ben size söyleyeyim:
1. Kanıt olmadan bir sürü zırvaya inanmanız. 2. Kimsenin sizi ikna etmek gibi bir kaygısı olmamasına rağmen, medenice oturup zırva soruları(domuz gribi vs..) tartışmasına bile söylenip bu insanların iyi niyetli olmadığını yazabiliyorsunuz. Bu ön yargınızın keskinliğini göstermektedir. 3. Evrimin yaratılış sorularına getirdiği harika açıklamayı görecek entellektüel birikime sahip olmamanız, bu gibi ayrıcalıklardan yararlanmanızı ve dolayısıyla ateist olmanızı engelliyor. Hala bu konulara, halifeliğin bir yüzüğü takıp çıkarmakla geçtiğini sanacak kadar soyut zekadan yoksun bir topluluğun gözleriyle bakabiliyorsunuz. Bununla beraber, inancınız yüzünden size saygı duyulması gerektiğini sanmaktasınız. Siz buradaki arkadaşları yalancılıkla suçlayabilirken kimse gerçek yalancının kanıtı olmadan birşeyleri bildiğini iddia eden kişi olduğunu yüzünüze çarpmıyor. Militan bir atesit olarak bu refleksi göstermek zorundayım. Evet, burdaki primitiv monoloğunuz ateizmin belirsizlik ve yalan düşünce akınımdan ibaret olduğunu gösterir :) işte kendine güven diye buna derim ben! El atmışken şu liberal ekonomiye de bir alternatif bulsanız? |
Alıntı:
Yahu arkadaşım, ''güneşin çamura'' batması nasıl birşeydir? O zaman güneş çamurlanmaz mı? Çamurlanan güneş nasıl tekrar temizlenir? Bir kitap ne kadar akıl ve mantıktan uzak olursa olsun(!), bu cümleyi ''hakiki'' manasında kullanır mı? Masallarda bile olmayacak birşeyin kutsal bir kitapta geçtiğini nasıl düşünebilirsiniz? Kur'anın apaçık kitap olması, onun hiçbir deyim, atasözü, mecaz, benzetme, hikaye, aktarma, eşanlamlı, eşsözlü gibi anlatımlar yapmayacağı anlamına mı gelir??? Kıyametin dehşetini açıklamak için '' o gün baldırlar açılır'' denilir ayette mesela. İnsanların üzerinde zaten elbise yoksa nasıl baldır-bacak açılır diye sorarsınız siz şimdi? :) |
Alıntı:
Sevgili Escort Bende sadece bir ayete bakıp ahanda çelişki demiyorum. Ayette önceki ve sonraki ayetlere bakıp ne anlatmak istediğine bakıyorum. Bakınız nasılda Güneşin çamura batar olayını doğru çıkaramaya çalışıyorsunuz. Farklı anlamlar arayıp onu ona benzeterek doğru olduğunu göstermeye çalışıyorsunuz.Gerekirse Ayetin çevirisini bile değiştiriyorsunuz. Bakalım Ayetin çevirilerine http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...i=kehf&ayet=86 Ayeti Çevirenlerden Edip Yüksel hariç hiç bir kimse okyanustan bahsetmemiş nedense. Baza çevirilerde ise parantez için sanki ekleyerek ayete bir görecelilik eklemeye çalışmışlar. Fakat Ayetin ne demek istediği gayet açık. Zülkarneynın güneşin battığı yere gittiğinde Güneşi kara bir balçık gözesinde batarken buluyor. Tabi siz bunu tamde benim dediğim gibi istediğiniz şekilde gerçekte anlatmak istediğinden farklı kelimeler ekleyerek doğru göstermeye çalışıyorsunuz. |
O ayetteki mana dediğiniz gibi ise bende müslüman değilim...
|
escort isimli üyeden alıntıNahl Sûresinin 67 . Ayetinde Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır
bugun yukardakı ayetı okuyan adama islamda içkinin günah olmadıgı yazar;ama daha sonra gelen ayette içkinin haram oldugu yazar;yanı allah ayetlerini pekiştirir,güçlendirir,veya yanlış anlaşılmasının önüne geçer. Sayın escort , mükemmel tanrı nasıl oluyorda ,insanların yanlış anlayabilecegini düşünme ihtimalini hesaba katmaz ve sonra düzeltici yada pekiştirici ayetler gönderir. Yarattıgı varlıkları tanımakta yeterli olmadıgı için mi?Demek ki tanrı yetkin degil |
Escort sizler ciddi olamazsınız.. Yapmayın lütfen.. İnandığınız değerler aşkına...
|
Alıntı:
Sevgili Abdulkadir bu soruları bana değil Kuran'a sorman lazım. Nasıl olurda Güneş çamura batar diye. Ayrıca önemli bir noktayı kaçırıyorsunuz. Bu kitap günümüzden 1400 yıl önce yazılmış bir kitap. İnsanların ne dünyanın döndüğün den haberi var ne de yıldızların arasındaki mesafelerden haberi var. Dünya'nın evrenin merkezi ve tepsi gibi düz, diğer gök cisimleri ise dünyanın etrafında döndüğünün insanlar tarafından normal ve gerçek sanılabildiği bir zamandan bahsediyoruz. Böyle bir ortamda güneşin çamura batması mı çok mu mantıksız geliyor size? Dünya üzerindeki bütün hayvanların bir gemiye bindirildiği, dünyadaki bütün karaların tamamen sular altında kalması gibi mantıksızlıklar kutsal kitaplarda geçiyorda güneşin çamura batması mı geçmeyecek? |
Alıntı:
2-dünyadaki her ideolojinin iyi yönleri vardır..budismin bile iyi yanları islamdan çoktur ve mantıklıdır..her ideolojinin iyi yanları olmasının islama herhangi bir ayrıcalık vermesi düşünülemez. 3-gayet açık,net,emir veren mantık dışı ayetler var..bunların hepsi tartışıldı.ister teker teker ele al,ister bütünüyle,ayetler mantık dışı,insan sözü.. insan gibi sinirlenen,insanla yarışa giren,tehdit küfür lanet yağdıran acaip bir tanrı var kitapta..tanrı kavramına pek uymaz,ister teker teker al,ister bütünüyle.. 4-işinize gelen hadıs doğru;işinize gelmeyen hadısı pas geçiyorsunuz. bak bunu sen yazmışsın,sizler için de ben aynısı söylerim..işinize geldi mi hadis mükemmel,ama 6 yaşında evlendi diyince hadis yanlış.. tanrı kavramından bahsedersek,kitaplardaki en ufak hata ,tanrıdan olmadığını gösterir.hataların artık ufağı kalmadı,dağları geçti..yazık! insanın kendisine yalan söylemesi demişsin de,kendi inandığını gerçek sanarak kendini aldatmışsın;inanmak ve bilmek arasındaki farkı daha sen kavrayamamışsın.. sevgiler |
Ateizm bir din değildir
Alıntı:
İnsanlar yüzlerce yıl boyunca, evrenin sırlarını çözdükçe, Allah'ın gazabı sanılan doğal afetler ve hastalıklar kontrol altına alındıkça ateizm de ortaya çıkmıştır. Ateizm'in dayanağı; 1- Bilimsel gelişmelerin ortaya çıkardığı gerçekler ve bu gerçeklerin Allah tarafından yazdırıldığına inanılan kitaplarla çelişmesidir. ( Okuyunuz Galileo ) 2- Matbaanın icadıyla başta din kitaplarının üstelik de ulusların kendi dillerinde ( önceden İncil latince idi ve okuyabilen yoktu) basılmaya başlamasıyla, kitapların geniş kitleler tarafından satın alınabilir ve okunabilir hale gelmesidir. Kuran'ın da Türkçe yazılması çok eski değildir. Ve Cumhuriyetin kuruluşunda okur yazar oranımız %10 bile değildi. Durum değişip, insanlar bilgiye ulaşmaya başladıkça, ateizm de yayılmıştır. Ayrıca, düşünürsek, Allah'ın kendini ifade etmesi din kitapları yoluyladır. Yani dinler olmasa Allah var mı, yok mu farkına bile varmayacağız. Din kitaplarının Allah tarafından yazılmadığı anlaşıldıktan sonra, Allah'ın olup olmadığının bir anlamı da kalmayacaktır, çünkü hiç kimsenin hayatında din haricinde Allah'ın bir anlamı yoktur. Dinler olmazsa, ben ateistlik iddiamdan vaz bile geçebilirim, Allah var mı yok mu tartışmam bile. Saygılar. |
Kuran'ı kim yazdırdı
[quote=escort;174693]1-ateistlerde görüş birliğinin olmamasını saygı ıle karsılıyorum.
benım suçlamam şudur:"kuran-ı kerim kim yazdı?" sordugum zaman.ateist biri:hz muhammed kendi yazdı;seytan yazdı;hz haticenın amcamsının oğlu yazdırdı;hahamlar ve papazlar yazdırdı;bir takım köleler yazdırdı.. delil veya ispat istediğim zaman herhangibir cevap yok. Sayın Escort; suçlamanıza kısaca cevap vereyim. Kuran'ı, kimin yazdırdığını kanıtlamak bugün itibariyle mümkün değildir. Ama Allah'ın yazdırmadığını kanıtlamak mümkündür ve önemli olan da budur. Kuran'ı Allah'ın yazdırmadığının akla, mantığa dayalı bir çok delili vardır ama bu deliller senin gibi inananlar için bir şey ifade etmez, bu da belli ölçüde mantıklı bir durum. Çünkü önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan zordur. Din de sizin için en katı önyargılardan biridir. Bebekliğinizden beri bu önyargı ile yetiştiniz. Ve bu önyargınızı hiç mi hiç sorgulamadınız, sorgulayamadınız. Çünkü burnunuza dayanmış bir cehennem tehdidi var. Sizi gayet iyi anlıyorum. O yollarda ben de çok yürüdüm. Dolayısıyla bu önyargı artık sizin etiniz kemiğiniz kadar size ait. Kuran Allah Kelamı mı topiğindeki yazılarımı okumanı rica edeceğim. Burada tekrar yapmayayım. Kuran'ın Allah kelamı olmadığını Kuran'a dayanarak ispatlıyorum da, belki sana da bir şeyler ifade eder. Kölelikle ilgili topikte de ilgini çekebilecek Kuran ayetleri var, bi de onlara bakarsan sevinirim. Kolay gelsin. |
ben burada ne dinci ne de bir ateist olarak, kisisel düsüncem su: Gercekten Mükemmel bir tanri ki, cesitli sifatlari var; herseye muktedir, *ol* dedigi zaman hersey oluerir.. Nasil olur da kendi kelaminda celiskiler, yanlis anlasilmalar olmasina izin verir? *OL** desin olup bitsin.. bu kadar kolay
Maalesef Sözde tanrinin söylediklerini savunmak aciz kullarina düsüyor.. o kullar da kraldan cok kralcilar masaallah... |
Alıntı:
beyin taşıyan tüm insanlar için geçerli ama bir şekilde mama var işin içinde cennette huri var kevser şarabı var hadi onu geçtimde cehennemde yanma korkusu yüzünden mantık kullanmak şeytani vesvese şeklinde bir korkuyla bastırılmış . din adamlarının bu diktası emin olunki eger ölümden sonra hayat varsa kesinlikle onlara cehennemin kapılarını açacak kadar büyük bir cezayıda birlikte getirecek islamdaki allah kavramı ise evrenin varolması muhtemel büyük mimarına ancak ve ancak bir hakaretten öteye geçemeyecek kadar yakışıksız ve adaletsiz bir maskulin ögeler armonisinden öte birşey anlamına gelemeyecek ; eğer mantıgımızı kullanırsak |
Sayın one,
maskulin ögeler armonisi dediniz de aklıma geldi. Tanrı, son kitabının dilini Arapça seçmekle büyük bir hataya düşmüş görünüyor. Kendisinden bahsettiği fiillerde, zamirlerde, sıfatarlarda (artık her ne ise) Arapça'daki eril takıları kullanmış sürekli. Oysa nötr bir dil seçmiş olsaydı son kitabı için (mesela Türkçe) bu kadar maskulin bir söylem de ortaya çıkmayabilirdi. |
Alıntı:
Tartıştığımız ayet, içerik olarak diğer surelerden epey bir fakı olan Kehf suresinin bir ayeti. 83. ayetten başlayarak 15 ayette, Zülkarneyn ismindeki Allah dostunun (peygamber mi, kral mı olduğu tam açık değil), batıya, doğuya ve birbaşka yöne (kuzeye olabilir) yaptığı ilginç seyahatleri anlatmaktadır. O şartlarda, dünyanın en batısına ve en doğusuna gidilmesinden bahseden bu cümleleri okurken biraz ''akıl ve mantık'' sınırlarımızı zorlamamız gerekiyor. Yoksa çamura batar kalırız... Kehf suresini ve özellikle bu 15 ayeti okudunuz mu bilmiyorum. 86. Güneşin battığı yere vardığı zaman, onu karabalçıklı bir gözede batar buldu.. bir de 90. ayete bakalım: 90. Güneşin doğduğu yere vardığı zaman, onu kendilerine hiçbir korunak yapmadığımız bir kavmin üzerine doğar buldu. 86. ayette yürüttüğünüz aklı 90. ayette de yürütün bakalım, nasıl bir sonuca varacaksınız. |
Alıntı:
Sevgili Abdulkadir sanırsam yazdıklarımı dikkatli okumadın. Ben sadece Kuran'ın gönderildiği arap toplumu bu düşüncelere sahip demedim. Gönderildiği zamanda olan düşünceleri söyledim. Kaldiki arap toplumu bunlardan çok daha kötü durumdaydı orası ayrı. Sümer bilgilerini Muhammed arap toplumundan yada sümer tabletlerinden aldı diyen yok zati. Sümer bilgileri direk olarak Tevrattan alınmıştır. Verdiğin 90 nolu ayette gayet açıkça söylüyor üzerine doğar buldu. Bunda anlaşılmayacak ne var ki? Güneşin bu toplumun bulunduğu yerden toplumun üzeri yani üstüne doğarken bulduğunu söylüyor. 86. ayette nasıl açıksa 90. ayette gayet açık. |
Teşbih ve temsiller, havastan avama geçtikçe, yani ilmin elinden cehlin eline düştükçe, mürur-u zamanla hakikat telâkki edilir
Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse, hakikata inkılab eder;hurufata kapı açar. Bu mevzuda bazı hocalar dahi böyle müteşabih ve mecaz ayet ve hadislarin zahir manasını hakiki ve maksud mana zannedip bazı kitaplarında yazmışlar...Mesqle budur... |
Kur'anda bir ayetin öncesinde yada sonrasında gelen ayetede baksan bir anlam bütünlüğü olmayabiliyor,böyle durumlarda var!durum bu olunca sanki Allah birden aklına birşey gelmişte onu araya kakalamış gibi birden bambaşka birşeyden bahsedip ,sonra yine başka bir konuya yönelen şeyler söylemiş oluyor yani kopukluklar var!
tekvir 29: Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler birşeyi dileyemezsiniz. hadi tekvir 28 ede bakalım: sizden dosdoğru olmak isteyenler için. tekvir 27 yede bakalım: Bu kur'an,bütün alemlere bir uyarı ve öğütten ibarettir. tekvir 26: o halde nereye gidiyorsunuz? tekvir 25: Bu kur'an,kovulmuş şeytanın sözü değildir. burda tekvir 27 yi alıp, bu ayete göre bütün alemlere gönderilen bir kitabın aslında hiçte öyle olmadığını yani iddia ettiği gibi tüm alemlerin ihtiyacını karşılamadığını söylersek,çıkıpta kuranın böyle bir iddiası yok diyemezsiniz çünkü ayette tüm alemlere bir uyarı ve öğüt niteliği üzerinde durulmuş diyebiliriz ve bu ayetin öncesi ve sonrasında gelen ayetleri almanın veya almamanında anlam bütünlüğünü bozma gibi bir durumu olmaz. Kur'anda bu gibi durumlar çok var,o nedenle ayetlerin öncesindeki ve sonrasındaki ayetlere bakmıyorsunuz demek çokta doğru değil bence,zaten Allah pek çok yerde aynı şekilde davranmış görünüyor,buda kopukluklara neden olmuş,bir konudan bahsederken birden başka bir konuyu araya sıkıştırmış hatta pekçok şey üzerine yemin ettiği ayetlerde araya serpiştirilmiş! Allah'ın kafasında pek çok konu varmış ama bir düzene koyamamışta ordan burdan bahsedivermiş gibi!inandırıcılığı iyice azaltan bir durum bu,kafası karışık bir Allah mı?,yoksa kafası karışık bir insan mı?diye sormadan geçilemez! |
Alıntı:
|
Bak tercüme edeyim daha nasıl tercüme edilirse..
Teşbih ve temsiller, havastan avama geçtikçe, yani ilmin elinden cehlin eline düştükçe, zamanla hakikat telâkki edilir Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse, hakikat zannedilir hurufata kapı açar. Bu mevzuda bazı hocalar dahi böyle müteşabih ve mecaz ayet ve hadislarin zahir manasını hakiki ve maksud mana zannedip bazı kitaplarında yazmışlar...Mesele budur... Sanırım olmuştur.. Kuran tefsir eden adamlar nasıl oluyorda bu basit kelimeleri anlayamıyor hayret ediyorum.. Fakat sizler değilmisiniz alimlere kafa tutanlar.. Acip! |
Alıntı:
tanrıda kurtulmuş gibi sanki , ondan olabilir nede olsa iktidar erkinin tadını çıkarmak için höt zöt yapmak racon riayet için şart :) |
Alıntı:
üstad hülasaa yı kullanmayı unutmuşunuz hatırlatmayı uygun gördüm :) kullandıgınız kelimeleri hacı arif ahmet özhanın filimlerinden hatırlıyorum da bu arada MAYMONİDES i duydunuzmu ? kendisi dellatettün hayyirin' adlı eserinde ilmin avama indirilmesinin tehlikeli kafa karışıklıklarına yol açacağını mütala eder |
Alıntı:
Öncelikle benim kuranı çevirme gibi bir iddiam yoktur çünkü arapça bilmem. Yaptığım eleştiriler Kuran'ı çevirileri üzerindendir. Şimdi ben yarı ingilizce yarı türkçe yazılar yazsam birileri çıkar lütfen türkçeyi kullanalım der. Bende sana aynı şeyi söylüyorum" Lütfen Türkçeyi Kullanalım". |
Alıntı:
86. ayeti de, '' güneşi balçıklı bir gözenin içine girmiş bir şekilde batıyor'' diye anlamamalısın o zaman. Her iki ayette de aynı mantığı uygulaamlısın, çünkü orjinalinde aynı formatla gelmiş. Kur'an ve tevratın sümerlerle ilgisini sen kullanmıyorsun belki ama islam karşıtlarının çok kullandığı bir argümandır. Ayrıca bu konuda bir bilgi karışması sözkonusu sanırım: Sümer bilgilerinin tevrattan alınması tarihen mümkün değildir. Kronolojik olarak Sümerler Musa'dan çok önceleri hz. İbrahim döneminin temsilcileridir. Yoksa yanılıyor muyum? |
Alıntı:
Kuranda konu bütünlüğü bulunmayışına değişik bir açıklama getirmişsiniz. Benim de dikkatimi Kuran ayetlerindeki evrim çekiyor. İlk ayetler tek cümleyken son ayetler nerdeyse bir sayfa Allah belli ki evrim geçiriyor :D |
Alıntı:
Sevgili Abdulkadir, Benim ilk başından beri söylediğim Kuran'ın anlatmak istediğini direk anlattığıdır. Başka bir anlam yüklemeden anlattığıdır. Sen 86. ayete farklı anlam yükleyerek anlattığın gibi 90. ayetede benim farklı bir anlam yüklememi bekliyorsun. Nasıl ki karabalçığa batmasını dolaysız anlatıyorsa üzerine güneş doğmasıda dolaysız anlatılmaktadır. Tabiki sen beni haksız göstermek için kelime oyunları yapmaya çalışıyorsun. Sümerler konusunda ise anlatım bozukluğu yapmışım.Özür dilerim düzelteyim hemen. Muhammed Sümerdeki bilgileri direk olarak sümer tabletlerinden ya da arap toplumdan almamıştır. Muhammed Sümer bilgilerini (ni koymayı unuttuğum için anlam farklılaşıyor) direk olarak Tevrattan almıştır. Seninde dediğin gibi Sümerler İbrahim döneminde yaşadıkları için İbrahim zamanından beridir söylenen sümer mitolojileri en son tevrata kadar gitmiştir. Tevrattan da İncil ve Kuran'a geçmiştir. |
Alıntı:
Ben de diyorum ki, diller sadece direk anlatımlardan ibaret değildir... Türkçe olarak ''güneş batıyor'' dediğimizde, motomot olarak güneşin bir yerlere girip battığını mı anlarız yoksa, güneşin kaybolduğunu mu anlarız. Çünkü ''batmak'' kelimesi, bir şeyin içine batmak, girmek, onda kaybolmak demektir. Suya batmak, borca batmak, iğne battı, güneş battı derken aynı kelimeyle farklı şeyler kastederiz. Siz ''güneş balçıklı bir gözede batıyor'' sözünden, güneşin kaybolduğunu değil, güneşin tıpkı suya batmakta olduğu gibi, gözenin içine girmesini anlıyorsunuz. Bu anlayış, direk anlayış değil, zorlama bir anlayıştır. Direk anlayış, güneşin battığını anlamaktır. Tevrat ve incil bilgilerini kontrol etmeni tavsiye ederim. Sanırım ''kutsal kitaplar birbirinin kopyasıdır'' propagandasının etkisinde kalmış ve bu iddiayı da araştırma gereği duymamışsın. Tevratta sümerlerden geçebilecek sadece Nuh tufanı vardır. Onun dışındakiler tamamen israiloğullarının tarihi anlatımlarıdır. Hz. İbrahim, hz. Lut ve onlara kadar olan peygamberler de anlatılır ama hiçbirinde sümerlere dayandırılacak efsaneler yoktur. Hz. İbrahim'in Filistin bölgesine gelmesinden sonra da olaylar genellikle Filistin, Mısır ve Arabistan bölgelerinde geçer. Bu olaylar kronolojk olarak israiloğullarını anlatır. İncilde ise tevrattan çok az alıntı yapılır. Yapılan alıntılar bazı kanun maddeleri ve birkaç tarihsel olaydır. Bunlar da efsanevi değeri olmayan olaylardır. Kur'anın bunlardan alıntı yapma iddiası ise yüzeysel ve mesnetsiz bir iddiadır. Tevratta geçtiği halde kur'anda da zikredilen hiçbir hikaye aynen tekrar edilmez. Kur'anda geçen hususlar da tevratta geçmemiştir. Bu özellikleriyle Tanah (tevratın içinde olduğu kutsal kitap) ve kur'an birbirlerinden alıntı yapan kitaplar değil, birbirini tamamlayan kitaplardır. Onun için bu kitapların birlikte okunması, olayların anlaşılmasını çok daha kolaylaştıracağı kanaatindeyim. Eğer illaki bir etkileşim veya alıntı sözkonusu olacaksa sümer mitolojilerinin, peygamber hayatlarından alıntı yapması daha mantıklıdır. Efsaneler masal gibi hiç yoktan uydurulmayıp, ilk gerçek olayın söylence halinde aslından uzaklaşarak aktarılmasından oluşurlar. Tek Tanrı'ya inanan ve bu inancı yeryüzünde yaymak için mücadele eden peygamberlerin ilk kaynak olmasını değil de, yüzlerce tanrıya inanan ve ahlaksızlıkta sınır tanımayan insanları ilk kaynak olarak görmeye neden bu kadar meraklısınız, agnostik veya ateistler olarak, üzerinde düşünmek gerek. |
Alıntı:
Olur mu? Tufan'ın haricinde; yaratılış efsanesinden tut, Adem ile Havva'nın cennetten kovuluş masalına, Tevrat'taki birçok kanuna, Eyüp peygamberin hikayesine, Harut-Marut meleklerine, Musa zamanı Mısır'daki felaketlerin benzerine, tek dilin yerine tanrının çok dil getirip insanların anlaşmalarını önlemesine varana kadar hep Sümer'de mevcut. |
Alıntı:
Ama diğer saydıklarınızın tevrata geçme ihtimalinden daha çok bazı benzerlikler mevcuttur. Bu benzerlikler de bu halka gönderilen peygamberlerden kaynaklanıyor. Babil, Kutsal kitaplarda da adı geçtiği gibi ilahi mesaja muhatap bir halktır. Dolayısıyla benzerliklerin olmasından daha doğal birşey olamaz. Bir önceki mesajımda da dediğim gibi, Musa'dan önceki asıl kaynak peygamberler ve onlara verilen sahifelerdir. Sümerler ise tek Tanrı'lı olarak gelen bu mesajları ve bu anlatımları kendi çok Tanrılı inançlarına uydurmuş olabilirler. |
Alıntı:
Sevgili AbdulKadir Abdulkadir hala ayeti başka yerlere çekerek anlamlı hale getirmeye çalışıyorsunuz. Allah güneşin çamura battığını söylemek için o ayeti öyle yazdırdı. Başka birşey söylemek isteseydi başka birşey yazdırırdı. Eğer Türkçedeki "Güneşin batması" sözündeki batmak fiilinin neden kullanıldığını tarih içinde araştırırsak eminim ki dünyanın döndüğünden haberi olmayan eski atalarımızın güneşi battığını zannetikleri için o fiili kullanmışlardır. Alıntı:
Alıntı:
Daha İsa doğmadan önce bakire anneden tanrının oğlu olarak babasız doğan mitoloji karakterleri ne oluyor? Onlarda İsa'nın doğuşunun mitleştirilmş diyebilir miyiz? Kutsal kitaplarda anlatılan hikayelerde aynı efsanler gibidir. Eski insanların başına gelen hikayeleri mitleştirilmiş hallerinden başka birşey değillerdir. Tamam da Abdulkadir biz o çok tanrılı insanların anlattıkları olaylarında birebir gerçek olmadığını söylüyoruz. İnsanların başına bir olay gelmiştir. O olay nesiller boyunca sözlü anlatılmıştır.Tabi bu anlatımlar giderek mitleşmiştir. İbrahim dinlerindeki hikayelerde bu mitlerin tek tanrılaştırılmış hallerinden başka birşey değildir. Senin dediğin kopya çekerken yakalanan bir öğrencinin ben kopya çekmedim kopya kağıdında yazanlar benim sınav kağıdına yazdıklarıma bakılıpta yazılmış şeylerdir demesinden hiç bir farkı yok. |
Alıntı:
Eğer Türkçedeki "Güneşin batması" sözündeki batmak fiilinin neden kullanıldığını tarih içinde araştırırsak eminim ki dünyanın döndüğünden haberi olmayan eski atalarımızın güneşi battığını zannetikleri için o fiili kullanmışlardır. Peki eski atalarımız güneşin neyin içine battığını sanmış olabilirler ?:) Sana bir soru o zaman: Sen şimdi dünyanın döndüğünü biliyorsun. Sen olsaydın bu batma kelimesi yerine hangi kelimeyi kullanmayı tercih ederdin? Alıntı:
Alıntı:
Yoksa bunu kabul ettiğinizde dayandığınız bütün direklerin yıkılıvereceğinden mi korkuyorsunuz? Bence ikincisi... |
Alıntı:
Gece oldu, Gündüz oldu diyebiliriz mesela ;) Alıntı:
Alıntı:
Tanrı kavramının tekilide mantıksız çoğuluda mantıksız. Birşeyden korkan varsa oda sizlersiniz En ufak karşı görüşebile anında karşı çıkan, Sonsuz bir körlükle bağlandığınız dindeki yalanları görmekten öyle bir korkuyorsunuz ki Tanrı çıkıp gelse ben din filan yollamadım dese ona bile inanmayacaksınız. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:31 . |