Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Basarili bir anti-komunist olmak isteyenlere 40 tavsiye (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=10717)

KızıL 18-06-2009 03:06

Basarili bir anti-komunist olmak isteyenlere 40 tavsiye
 
BASARILI BIR ANTI-KOMUNIST OLMAK ISTEYENLERE 40 TAVSIYE



dikkatlice okuyunuz tavsiyemizi dinlerseniz kesinlıkle başarıya kavuşacaksınız..
bazı maddeleri uygulayan başaran arkadaşlar var onlardanda yardım alabilirsiniz..
kolay gelsin....


1. Her fırsatta, Marksizmin saygınlığını yitirdiğini, gününün geçtiğini, ölüp gittiğini ve gömüldüğünü vurgulayın. Ardından, iş yaşamınızın geri kalanı boyunca, öldüğünü iddia ettiğiniz Marksizme saldırarak, kazanç dolu bir kariyer yapın.

2. Unutmayın, “Komünist” bir ülkedeki doğal olmayan her ölümden, yalnızca devletin liderleri değil, bir ideoloji olarak Marksizm de sorumludur. Komünist olmayan ülkelerde aynı nedenle gerçekleşen ölümleri ise yok sayın.

3. Komünizm ya da Marksizm, siz ne olmalarını istiyorsanız, odurlar. Ülkeleri, hareketleri ve rejimleri “Komünist” diye damgalarken, onların gerçek hedeflerini, yazıya dökülmüş ideolojilerini, diplomatik ilişkilerini, ekonomi politikalarını ya da mülkiyet ilişkilerini incelemeniz gerekmez.

4. Komünistlerin de içinde bulunduğu her tür çatışmada, çatışmanın ve onun ürünü tüm ölümlerin suçu Komünizme atılabilir. Bunu 2. Dünya Savaşı’na uygularken dikkatli olun. Sovyetler’e ya da Komünist partizanlara karşı savaşan faşist hareketler iyiydi; ama Nazi Almanyası’nı açıkça övmemeye çalışın. Kendinize hakim olamıyorsanız, bunu özel sohbetlerinize saklayın.

5. Marksizmin “gerçek anlamına” ve Komünizmin gerçek temsilcilerinin kimler olduğuna siz karar verirsiniz. Gerçekte Trotskiy’den de nefret etseniz bile, yetkilerinin Stalin tarafından gasp edilmiş olmasıyla ilgileniyor görünün.

6. Sürekli olarak George Orwell’dan söz edin. “Hayvan Çiftliği”nden ya da “1984”ten alıntı yapın. Orwell’ın Sovyetler Birliği’ni hiç görmemiş olduğu gerçeğini ve her iki kitabın da birer roman olmasını önemsemeyin.

7. Demografik verileri önemsemeden ve tutarlılık kaygısı gözetmeden büyük ölüm sayıları verin. Açlıktan ölenlerin sayısı 3 milyon mu? 7 milyon mu? 10 milyon mu? Toplam 100 milyon kişi mi öldü? Merak etmeyin, kimse, çalışmanızdaki verileri kontrol etmeyecektir. Siz de büyük olasılıkla herhangi bir araştırma yapmadığınızdan, bu durum işinize gelir.

8. Komünist bir rejimde tutuklanmış olan herkes, büyük olasılıkla, hiçbir suç işlememişti. Komünistler yalnızca zararsız şairleri ve dünyayla paylaşacak güzel bir mesajları olan siyasi peygamberleri tutuklamıştı.

9. Stalin’in yaptığı ya da yapmadığı her şeyin kötü bir gizli nedeni vardı. Her şeyin!

10. Bir önceki maddenin ruhuna uygun olarak, Stalin’in her şeyi yapma ve bilme gücü olan bir varlık olduğunu, Sovyetler Birliği’nde olup biten her şeyi tam olarak bildiğini ve 1924-1953 yıllarında yaşanan her şeyi tam olarak kontrol ettiğini unutmayın. O dönemde olup biten her şey, Stalin’in iradesiyle olmuştu. Stalin, söz konusu dönemde işlenen tüm suçların her tür ayrıntısını biliyordu ve sınırsız zorbalığı nedeniyle, nerede olduklarını ya da ne tür bir konuma sahip olduklarını hiç gözetmeden, milyonlarca masum insanı öldürdü. Her şeyi yapma ve bilme gücü olduğundan, altındaki on binlerce kişiden gelen bilgilere bağımlı değildi.

11. Kapitalist ülkelerde bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan her tür eylemle ilgili olarak, sürekli bir şekilde “Komünist” ülkelere saldırın.

12. Marksizmin, gelecekteki olası bir toplum hakkındaki tarifi nedeniyle ütopyacı olduğunu iddia edin. Ama bunun yanında, Marksizmin, Komünist toplumun neye benzeyeceği konusunda hiçbir zaman ayrıntılı bir tarif vermemesi nedeniyle başarısızlığa uğradığını da iddia edin. Buradaki büyük çelişkiyi önemsemeyin.

13. Marksizmi bir tür dinsel inanç, Mesihçilik ya da aklınıza gelen herhangi bir ruhani zırvalık gibi göstermeye başlayın. Her tür siyasal ideoloji ile dinler arasında bazı benzerliklerin bulunabileceğini söyleyenleri önemsemeyin.

14. Anti-komünist saldırıların taktiğini unutmayın: Stalin sonrası döneme ekonomik gerekçelerle saldırın ve başarısız olunduğunu iddia edin. Bilgili bir hasmınız, Stalin döneminde sosyalist ekonominin başarılı olduğunu söyleyeceğinden ve bu dönemin ekonomisi gerçekten de başarılı olduğundan, o döneme insan haklarıyla ilgili gerekçelerle saldırın.

15. İnsan doğası. İnsan doğası nedir? Sizin açınızdan, insan doğası, hoşunuza gitmeyen siyasal görüşlerin ya da sistemlerin neden yanlış olduklarının en kolay açıklamasıdır.

16. Bolşevik devrimler, şiddet yoluyla ve kan dökülerek yapıldı. Buna karşın tüm burjuva devrimleri demokratik halkoylamalarıyla gerçekleştirilmişti ve şiddet türü şeylere tanık olunmamıştı.

17. Sürekli olarak “özgürlük” ve “demokrasi” gibi sözcükler kullanın. Sizden istense bile, bu terimleri asla tanımlamayın.

18. Komünistleri, yaşadığınız dönemin popüler tartışmalarına göre, bir şeylerden yana ve bir şeylere karşı gösterebilirsiniz. Eğer sağcı kesime sesleniyorsanız, Komünistler, dejenerasyonu ve eşcinselliği temsil ediyordur. Daha hoşgörülü bir kesime sesleniyorsanız, Komünistler eşcinsellik düşmanıdır. Aslında, Komünistler, aynı anda hem ahlaki dejenerasyonu hem de aşırı bir ahlâkçılığı temsil eder. Buradaki çelişkiyi de önemsemeyin.

19. Molotov-Ribbentrop Paktı üzerinden her fırsatta Stalin’i suçlayın; ama bu arada, Amerika’nın, İngiltere’nin ve Fransa’nın savaştan önce Nazi Almanyası’na, faşist İtalya’ya ve emperyalist Japonya’ya verdikleri desteği ve bu ülkelerle işbirliğine gitmiş olmalarını tümüyle yok sayın. Her zaman olduğu gibi, hasımlarınızın, saldırmazlık paktının bağlamını tartışmalarına izin vermeyin.

20. Doğu Avrupa’nın yeni kavuştuğu “özgürlük”ü kutsayın. Göç nedeniyle nüfusun büyük ölçüde azalmasını, doğum oranlarının düşmesini, alkol ve uyuşturucu kullanımının artmasını, siyasal istikrarsızlığı, iç savaşları, etnik temizlik operasyonlarını, kadınların seks ticareti için taşınmasını, çocuklara fuhuş yaptırılmasını, örgütlü suçları, intihar oranlarının yüksekliğini, işsizliği, hastalıkları vb. yok sayın. Konuşma özgürlüğünüz olduktan sonra, bunların ne önemi var?!

21. kapitalizmin restorasyonu da dahil olmak üzere, gerçekten de böyle bir tehdidin bulunduğunu gösteren tonla kanıtı yok sayın.


22. Komünistleri, dine baskı uygulamakla suçlayın. İslamcı köktendincileri, laik olmamakla suçlayın. Ne çelişkisi?!

23. ABD’nin şu anda, Afganistan’daki ilk zaferini finanse ettiği, desteklediği ve hatta yönettiği bir hasma karşı aşırı pahalı ve kaybetmekte olduğu bir savaş yürütüyor olmasındaki ironiyi görmezden gelin.

24. Bugünün dünyasının devam eden ve hatta kötüleşen sorunlarına karşı sizden bir çözüm istendiğinde ne diyeceksiniz? ÖZGÜRLÜK!! (Hasmınız uzaklaşıp gidene kadar tekrar edin.)

25. “Komünist”lerin hiçbir şeyine güvenilemez. Hruşov’un 1956’daki “Gizli Konuşma”sı ya da Trostskiy’in yazdıkları gibi, sizin işinize yarayanları dışında...

26. Komünist liderler, karşı devrimden korunmaya bir sürü zaman ayırırken, “paranoyakça” davranıyordu. Doğu Bloku’nda ına laikliği savunun. Karşınıza bir Komünist çıktığında, din kartını kullanın.

27. Komünist rejimler halkın desteğini hiçbir zaman kazanmamıştı. Bu söylediğimizin doğru olmadığı örneklerin varlığına ilişkin kanıtlar sunulursa, insanların beyinlerinin yıkandığını savunun. Bunun yapılmasının önündeki mali ve lojistik engelleri hesaba katmaya kalkışmayın.

28. Komünist propaganda, kaba ve ilkeldir. Eğer birileri komünist sanatçı ve yazarların dünyaca ünlü çalışmalarından söz etmeye başlarsa, hemen uzaklaşın.

29. Bir Komünistle karşılaşana kadar, “özgürlük” ve “çoğulculuk” ad21. Her fırsatta, Komünist ülkelerdeki korku kültüründen, gecenin bir yarısında insanların kapısının çalınmasından söz edin. Amerika’da, uyuşturucuyla savaş döneminde, uyuşturucu ticareti yaptıkları kuşkusuyla insanların gece yarıları yataklarından kaldırılmasının, üzerlerine silah dayanmasının normal sayılmış olmasını önemsemeyin.

30. Komünist olmayan ülkelerde gerçekleştirilen gaddarlıkların ve diğer kötü şeylerin tek sorumlusu, tek tek “kötü insanlar”dır. “Komünist” bir ülkede gerçekleşen her tür kötü şeyin sorumlusu, ideoloji ve sistemdir. Bir de Stalin.

31. Anti-komünist olmak için herhangi bir ideolojik tutarlılık gerekmez. Zamanınızın yüzde 90’ını, sosyal demokrasinin sözde sosyalizmini övmeye ayırın; sonra da kapitalist sistemi “Stalin dönemi Rusyası”yla karşılaştırın (bu konuyu daha önce hiç incelemediyseniz, “1984”ü ve “Hayvan Çiftliği”ni okumanız yeterli). Kapitalizmden sürekli olarak şikayet edin, ama birileri alternatif olarak Komünizmi önerdiğinde oradan uzaklaşın. Aşırı sağdaki bir faşist misiniz? Sürekli olarak, kapitalizm koşulları altındaki kültürel dejenerasyondan şikayet edin; ama bu arada, ırkçılığınız dışında hiçbir anlamlı gerekçe gösteremeseniz bile, Marksizme sonuna kadar karşı çıkmaya devam edin.

32. Eğer anarşistseniz, kendi ideolojinizin tüm tarih boyunca yüzde 100’lük bir başarısızlık oranına ulaşmış olmasına karşın, her fırsatta Marksizmin “başarısızlık”ından söz edin. Bu başarısızlıktan Komünistleri ve silahlanmayı sorumlu tutun. Kendisini gericiliğe karşı savunamadıktan sonra, en mükemmel toplumun bile hiçbir işe yaramayacağını görmezden gelin.

33. Neo-Nazi misiniz? Komünizm, Yahudiliktir. Tartışma bitti.

34. Neo-Hippi misiniz? Komünizm, sizin yücelttiğiniz Tibet kültürünün Çin tarafından ezilmesidir.

35. Mao döneminde gerçekleştirildiği iddia edilen soykırımı her fırsatta kınayın; ABD’nin Nixon döneminde Çin’le kurduğu ilişkileri ve kapitalist Çin’in modern ABD ekonomisinde oynadığı rolü görmezden gelin. Çin hakkında olumlu bir şey söyleyecekseniz, bu ülke kapitalisttir. Eğer eleştirecekseniz, hâlâ Komünisttir.

36. Marksizmin gözlem ve deneylere dayalı olmadığını iddia edin. Neo-liberalizm, “demokrasi” ya da “özgürlük” de gözlem ve deneylere dayalı değildir; ama bunu boş verin.

37. Nerede, hangi ülkede, hangi tarihsel dönemde olduklarından, geçmiş deneyimlerden ve tüm diğer etkenlerden bağımsız olarak, Komünistlerin, Stalin dönemi Rusyası’nın bir kopyasını yaratmak istediğini ileri sürün. Stalin döneminde, sanayileşmenin çok geri olduğu bir ülkenin kalkınması gibi bir sorunla uğraşılmış olmasını, bunun bugüne taşınamayacağını vb. önemsemeyin.

38. Sihirli “totaliter” sözcüğünü kullanmayı öğrenin. Bu sözcük, karşı kutuplarda yer alan iki ideolojiyi aynı çuvala sokmanızı sağlar: Komünizm ve Faşizm.

39. Sosyalist ülkelerin, piyasa reformlarına başvurdukları ölçüde, daha büyük ekonomik sorunlar yaşamaya başladığını görmezden gelin.

40. Sayılar ya da tarihsel bağlamla ilgili eleştiriler aldığınızda, “acımasız zorba”, “vahşi katil” gibi etiketlere başvurun. Stalin gibi insanların, öldürdükleri onca insan nedeniyle kitle katili olduklarını ve kitle katili oldukları için onca insanı öldürdüklerini biliyoruz. İşte bu kadar açık ve net!

Astur 19-06-2009 17:43

Güzel deneme :)

Zamanıma acımasam aynısını İslam ile yapardım. İkisi de anlaşılamıyor, uygulanamıyor, "gerçek" hali yaşanamıyor...Tüh.

ChoPin 19-06-2009 17:45

hepsini okumaya gerek yok
tarihi biraz kurcalanınca
kafanızı pencereden içeri sokunca görünüyor komunistlere ne olduğu
komünistlik hayalden öteye geçemez
marks ın savunduğu materyalizm
dünyanın yapısına ve doğasına bile aykırıdır ki
onun materyalist akımını kabul etmek
dünyanın kendisi reddetmektir
hele ki yüzsüzlük devam etmiştirki
zaman ve düşünce kavramlarını da
sırf kendi felsefesini sağlam mertebeye oturtmak için
adapte etmeye çalışmıştır ki
sözde diyalektik materyalizm ve aydınlanma teorisi gibi felsefeler açığa çıkmıştır
insanlığın tek ihtiyacı kendisi keşfetmesi
ve bütün kavramların felsefelerin üzerine yürümesidir
unutulmamalıdır ki kavramlar düzenler sistemler gelip geçicidir
kalıcı olan ve bütün bunları kullanan ise insandır ....

dilaver 19-06-2009 18:02

marks ın savunduğu materyalizm
dünyanın yapısına ve doğasına bile aykırıdır ki
onun materyalist akımını kabul etmek
dünyanın kendisi reddetmektir


Sayın chopin

Neymiş bu dünyanın ve insanın dogasına aykırı olan, Marksın savundugu meteryalizm. Açıklar mısınız.

saygılarımla

SadeceAteist 20-06-2009 05:45

Zevkle okudum, elinize sağlık. Ben bazen, "komünizme" veya "sosyalizme" yapılan saldırıların sosyalistler tarafından kullanılabileceğini düşünüyorum.

Çünkü, bazen öyle sapıtıyorlar ki, tamam diyorsun, bu adam yazmaya veya konuşmaya devam etsin.

Gerçek müslümanlar vardır ya, reformizme karşıdırlar, ayetleri kıvırmadan kabul ederler, aynen onun gibi düşünüyorum. Sosyalizme yönelik olan saldırıların bir çoğunda aynı niteliği görüyorum. Bu yüzden, eskisi gibi sinirlenmiyorum, cevap dahi yazmıyorum. Çünkü, onların yazması iyi oluyor, gerçekleri ifşa edebiliyorlar.

Sanırım yazı bu tür durumların traji komik durumunu anlatmaya yönelik.

Tekrar teşekkür ederim. Elinize sağlık...

KızıL 21-06-2009 02:59

sevgili sadeceateist bende tam sizin dediğinizi yaptım...
yapılan saldırları değerlendirdim :) ve daha çalışmaları için 40 madde yazdık daha ne yapalım :)

yucemanitu 21-06-2009 14:50

Alıntı:

Astur´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 192322)
Güzel deneme :)

Zamanıma acımasam aynısını İslam ile yapardım. İkisi de anlaşılamıyor, uygulanamıyor, "gerçek" hali yaşanamıyor...Tüh.

Buyur astur tutan yok seni. Ama üslubuna dikkat et. Tartışırken kimsenin ebesiyle ilgili bir şey yazma. Burası ne platforma benzer ne de ateforuma.

yucemanitu 21-06-2009 14:52

Alıntı:

ChoPin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 192324)
hepsini okumaya gerek yok
tarihi biraz kurcalanınca
kafanızı pencereden içeri sokunca görünüyor komunistlere ne olduğu
komünistlik hayalden öteye geçemez
marks ın savunduğu materyalizm
dünyanın yapısına ve doğasına bile aykırıdır ki
onun materyalist akımını kabul etmek
dünyanın kendisi reddetmektir
hele ki yüzsüzlük devam etmiştirki
zaman ve düşünce kavramlarını da
sırf kendi felsefesini sağlam mertebeye oturtmak için
adapte etmeye çalışmıştır ki
sözde diyalektik materyalizm ve aydınlanma teorisi gibi felsefeler açığa çıkmıştır
insanlığın tek ihtiyacı kendisi keşfetmesi
ve bütün kavramların felsefelerin üzerine yürümesidir
unutulmamalıdır ki kavramlar düzenler sistemler gelip geçicidir
kalıcı olan ve bütün bunları kullanan ise insandır ....

Buyrun açıklayın kötüdür deyip kaçıyorsunuz olmaz ki.

imhotep 21-06-2009 14:58

Perhizde Lahana Turşusu: İyi Gider - Metin Çulhaoğlu

“Başarılı bir Anti-komünist Olmak İsteyenlere 40 Tavsiye” geçenlerde “Emek Defteri” sitesinde yayınlandı. J. Slavyanski’nin 40 tavsiyesi, Erkin Özalp tarafından Türkçeye çevrilmiş. Göz atmakta yarar var.

Bu 40 tavsiye arasında kuşkusuz kendi içinde çelişkili olanlar da bulunuyor. Ama ne gam! Bu tür çelişkilerin ve tutarsızlıkların sıkı bir anti-komüniste vız gelip tırıs gitmesi gerekir. Zaten komünistlerin kendileri dışında kim fark edecek, anlayacak ki?

İşte kimi örnekler:

“12. Marksizmin, gelecekteki olası bir toplum hakkındaki tarifi nedeniyle ütopyacı olduğunu iddia edin. Ama bunun yanında, Marksizmin, Komünist toplumun neye benzeyeceği konusunda hiçbir zaman ayrıntılı bir tarif vermemesi nedeniyle başarısızlığa uğradığını da iddia edin. Buradaki büyük çelişkiyi önemsemeyin.

“18. Komünistleri, yaşadığınız dönemin popüler tartışmalarına göre, bir şeylerden yana ve bir şeylere karşı gösterebilirsiniz. Eğer sağcı kesime sesleniyorsanız, Komünistler, dejenerasyonu ve eşcinselliği temsil ediyordur. Daha hoşgörülü bir kesime sesleniyorsanız, Komünistler eşcinsellik düşmanıdır. Aslında, Komünistler, aynı anda hem ahlaki dejenerasyonu hem de aşırı bir ahlâkçılığı temsil eder. Buradaki çelişkiyi de önemsemeyin.

“22. Komünistleri, dine baskı uygulamakla suçlayın. İslamcı köktendincileri, laik olmamakla suçlayın. Ne çelişkisi?!”


* * *

Yukarıdaki örnekler, Türkiye söz konusu olduğunda ilginç çağrışımlar yaptırıyor. Örneğin, tam tamına aynısı olmasa da yukarıdakileri anıştıran türde “eleştiriler”, Türkiye’de anti-komünist oldukları ayan beyan ortada olanlardan çok kendilerini “sosyalist” sayanların dilinde dolaşmıyor mu?

Biraz böyle gibi...

Burasını geçelim.

Türkiye’de asıl gündemde olan, sıkı anti-komünizmden çok sıkı yenilenmecilik. Ne var ki, yaygın modaya karşın yenilenmecilik henüz tavsiye sayısında 40’a ulaşılacak kadar gelişkin ve oturmuş değil. Doğal sayılmalı. Ne de olsa yenilenmeciliğin tarihi, anti-komünizmin tarihi kadar gerilere gitmiyor. Bu yüzden, Slavyanski’den esinlenip çıkara çıkara 10 tavsiye çıkarabildik. Aşağıda:



1. Beğenmediğiniz, aşırı “Ortodoks” bulduğunuz Marksistleri “indirgemecilikle” eleştirdikten sonra bir nefes alıp Türkiye’nin en temel ve belirleyici sorununun demokrasi ve demokratikleşme olduğunu ekleyin.

2. Sosyalizmi henüz çok uzaklarda görmenizin yaratabileceği “yanlış anlamaları” dengelemek için kimi konularda “gerçekçi ol imkânsızı iste” veya “hemen şimdi burada” türü sloganlara başvurun.

3. Yaşınız 60 civarındaysa, 1960’lı yıllarda “TİP oportünizmine, revizyonizmine ve pasifizmine karşı” verdiğiniz mücadeleyle övünün. “Bugün ne yapılması gerekir?” diye sorulursa da hiç tereddüt etmeden “Bize TİP gibi bir parti lazım” deyin.

4. Türkiye’de gerçek anlamda bir burjuva devrimi yaşanmadığını, modern sınıfların oluşmadığını, çağdaş bir topluma ulaşmak için daha bilmem kaç fırın ekmek yememiz gerektiğini söyledikten hemen sonra “sivil toplum kuruluşlarını” bu alanlarda göreve çağırın.

5. Sürekli olarak Türkiye’de sosyalist solun güçsüzlüğünden, etkisizliğinden ve marjinalliğinden söz edin. “Kürt sorunu” gündeme geldiğinde ise sosyalist solu bu sorunun çözümüne yeterince ağırlık koymadığı için eleştirin.

6. Sosyalizmin ancak uluslararası planda düşünülebileceğini, “bu işin tek ülkede olamayacağını” vurgulayın. “Nasıl bir sosyalizm” sorusu gündeme geldiğinde ise hep Paris Komünü’ne atıfta bulunun, buradan örnekler verin.

7. Dünyamızın değiştiğini, süreçlerin başkalaştığını, artık yeni şeyler söylemek, yeni çözümlemeler yapmak gerektiğini sıkça tekrarlayın. Bu arada sizden faşizm tanımı istenirse “tanımı zaten yapılmıştır” deyip Dimitrov’un faşizm tanımını anımsatın.

8. Açık oturumlarda, panellerde, söyleşilerde öyle her şeyi kolay beğenmeyin, gerekiyorsa her şeye itiraz edin, eleştirilerinizi sakınmayın. Ne tür bir girişimin solun önünü açacağı sorulduğunda ise “sol gereksiz tartışmaları, ayrıyı gayriyi bırakıp bir araya gelmelidir” deyin.

9. Elbette karamsarlık saçmak için değil, ama gerçekçilik adına “ülkede yaprak kımıldamıyor”, “herkes sinmiş, kabuğuna çekilmiş durumda” gibi şeyler söyledikten sonra, Türkiye’de sosyalizmin “yeni toplumsal hareketlerle” mutlaka ittifak yapması gerektiğinden dem vurun.

10. “Cinsel taciz”, “erkek egemen söylem” ve “maçoluk” gibi konularda hoşgörüsüz olun, böyle işlere karışanları mahkûm edin. Yumuşak ve anlayışlı yanınızı ise Marx’ın “insani olan hiçbir şey bana yabancı değildir” sözüne atıfta bulunarak gösterin.

* * *

“Uyduruyorsun, böyle tipler yoktur, olamaz” diye düşünen var mı?

Varsa, böyleleri için anlaşılan bu ülkedeki kimi “sol oluşumlarda” mecburi hizmet uygulamasına geçilmesi gerekecek.

Astur 21-06-2009 22:58

Ölü ideolojinizi savunma adına ne taklalar attığınızı görünce cevap vereyim dedim. Bu arada Yücemanitu, üslubumu senden öğrenecek halim yok, zaten bana saygısızlık yapılmadığı sürece kimseye karşı sert bir üslup kullanmam.

İlk 11 madde hakkında düşündüklerimi yazayım, gerisine zamanım olunca değinirim.

Alıntı:

BASARILI BIR ANTI-KOMUNIST OLMAK ISTEYENLERE 40 TAVSIYE
Eyvallah.



Alıntı:

1. Her fırsatta, Marksizmin saygınlığını yitirdiğini, gününün geçtiğini, ölüp gittiğini ve gömüldüğünü vurgulayın. Ardından, iş yaşamınızın geri kalanı boyunca, öldüğünü iddia ettiğiniz Marksizme saldırarak, kazanç dolu bir kariyer yapın.
Benim öngörülerim de tutmasa, ekonomik analizlerim yanlışlansa, ortaya attığım ideolojinin pratik uygulamaları felaketten başka birşey yaratmasa ben de saygınlığımı yitirirdim herhalde. Hoş, sorun aslında Marx'ta değil, günümüzün az gelişmiş ortodoks Marksistlerinde. Marx da döneminin Durkheim, Weber vb. sosyal bilimcileri gibi değerli bir adamdır, önemli katkıları vardır, sorun adamın dediklerini din gibi alan akıllılarda. Bu konuda Marx'a yüklenmek adaletsizlik olur. Adam Smith ve Locke gibi adamların da yanıldıkları noktalar vardı, tüm bilimlerde öncülerin başına gelen bir olaydır bu, ama çok şükür ortada ortodoks "Smithist"ler ya da "Lockeist"ler yok.

Bu arada kazanç dolu kariyer ne alaka? :D Ben hiç komünizmi eleştirerek kazanç dolu kariyer yapan görmedim, ama tabi sizlerin gözünde ideolojinizi eleştiren herkes emperyalist uşağı ya da kendini paraya satmaya hazır vs.

Alıntı:


2. Unutmayın, “Komünist” bir ülkedeki doğal olmayan her ölümden, yalnızca devletin liderleri değil, bir ideoloji olarak Marksizm de sorumludur. Komünist olmayan ülkelerde aynı nedenle gerçekleşen ölümleri ise yok sayın.


Elbette. Stalin denen adam güçler ayrılığı olan bir liberal demokraside başbakan ya da devlet başkanı olsaydı yaptıklarının onda birini bile yapamazdı, oralar "hukuk devleti", güçler ayrılığı var, yetkiler sınırlı vs.

Sovyetlerde olan biten "zorunlu göçler", Holodomor, Gulag kampları vb. şeylerin, ya da Çin'de Mao'nun "büyük ileri sıçrama"sının liberal demokrasilerde olması imkansızdır. Aynı nedenle gerçekleşen ölümler nerede olmuş, hani?

Alıntı:

3. Komünizm ya da Marksizm, siz ne olmalarını istiyorsanız, odurlar. Ülkeleri, hareketleri ve rejimleri “Komünist” diye damgalarken, onların gerçek hedeflerini, yazıya dökülmüş ideolojilerini, diplomatik ilişkilerini, ekonomi politikalarını ya da mülkiyet ilişkilerini incelemeniz gerekmez.
Hayır, siz ne olmalarını istiyorsanız, odurlar!

Gerçek sosyalizm/komünizm/marksizm ne hikmetse asla uygulanamamıştır; günümüz Sosyalistleri aynı bugün Türkiye'deki bazı müslümanların "İran'daki gerçek İslam değil", "Suudiler İslami yanlış anlıyor" kıvırtmaları gibi kıvırtmalara başvururlar, işlerine gelmediğinde ne SSCB sosyalist olur, ne Kore, ne Kamboçya, ne Çin, ne Arnavutluk, ne Myanmar ne de Yugoslavya.

Bu arada bir liberal olarak(anti-komünist demiyorum, kendimi "anti"ler ile tanımlamam) ülkelerin diplomatik ilişkilerine, yazıya dökülmüş ideolojilerine, mülkiyet ilişkilerine vs.sine bakarım. Çin bugün komünist değil diyorsak piyasa reformları yaptıkları için diyoruz.

Alıntı:

4. Komünistlerin de içinde bulunduğu her tür çatışmada, çatışmanın ve onun ürünü tüm ölümlerin suçu Komünizme atılabilir. Bunu 2. Dünya Savaşı’na uygularken dikkatli olun. Sovyetler’e ya da Komünist partizanlara karşı savaşan faşist hareketler iyiydi; ama Nazi Almanyası’nı açıkça övmemeye çalışın. Kendinize hakim olamıyorsanız, bunu özel sohbetlerinize saklayın.
İkisi de kötüydüler, zaten aynı sayılırlar. Çekoslavakya'yı işgal eden Almanya ile Finlandiya'ya saldıran Sovyetlerin çok mu farkı vardı? Polonya'yı beraber işgal etmelerini de unutmayalım. 2. Dünya Savaşı'nı Asya'da Japonlar, Avrupa'da da Sovyetler, Naziler ve Faşist İtalya elele çıkarmıştır.

Alıntı:

5. Marksizmin “gerçek anlamına” ve Komünizmin gerçek temsilcilerinin kimler olduğuna siz karar verirsiniz. Gerçekte Trotskiy’den de nefret etseniz bile, yetkilerinin Stalin tarafından gasp edilmiş olmasıyla ilgileniyor görünün.
Kaçtığı ülkede infaz edilmesi gibi şeyler daha ilginç geliyor bana.

Alıntı:

6. Sürekli olarak George Orwell’dan söz edin. “Hayvan Çiftliği”nden ya da “1984”ten alıntı yapın. Orwell’ın Sovyetler Birliği’ni hiç görmemiş olduğu gerçeğini ve her iki kitabın da birer roman olmasını önemsemeyin.
Orwell'i beğenmediniz mi? Solzhenitsyn verelim.

Alıntı:

7. Demografik verileri önemsemeden ve tutarlılık kaygısı gözetmeden büyük ölüm sayıları verin. Açlıktan ölenlerin sayısı 3 milyon mu? 7 milyon mu? 10 milyon mu? Toplam 100 milyon kişi mi öldü? Merak etmeyin, kimse, çalışmanızdaki verileri kontrol etmeyecektir. Siz de büyük olasılıkla herhangi bir araştırma yapmadığınızdan, bu durum işinize gelir.

Övünmek gibi olmasın, araştırmadan, kaynaksız konuşmam. Verdiğim rakamlar her zaman güvenilirdir. Komünistlerle yaptığım tartışmalarda verdiğin şu istatistik yalan diyebilen henüz çıkmadı.

Alıntı:

8. Komünist bir rejimde tutuklanmış olan herkes, büyük olasılıkla, hiçbir suç işlememişti. Komünistler yalnızca zararsız şairleri ve dünyayla paylaşacak güzel bir mesajları olan siyasi peygamberleri tutuklamıştı.

Evet, milyonlarca Ukraynalı, Kırım Tatarı, Volga Almanı vs. hepsi adi suçlar işlemişlerdi ve ölmeyi hak ediyorlardı! Çin'de Mao'nun büyük atılımında ya da Kültür Devriminde ölenler, Kamboçya'daki mağdurlar vs. keza.

Alıntı:

9. Stalin’in yaptığı ya da yapmadığı her şeyin kötü bir gizli nedeni vardı. Her şeyin!
Ha?

Alıntı:

10. Bir önceki maddenin ruhuna uygun olarak, Stalin’in her şeyi yapma ve bilme gücü olan bir varlık olduğunu, Sovyetler Birliği’nde olup biten her şeyi tam olarak bildiğini ve 1924-1953 yıllarında yaşanan her şeyi tam olarak kontrol ettiğini unutmayın. O dönemde olup biten her şey, Stalin’in iradesiyle olmuştu. Stalin, söz konusu dönemde işlenen tüm suçların her tür ayrıntısını biliyordu ve sınırsız zorbalığı nedeniyle, nerede olduklarını ya da ne tür bir konuma sahip olduklarını hiç gözetmeden, milyonlarca masum insanı öldürdü. Her şeyi yapma ve bilme gücü olduğundan, altındaki on binlerce kişiden gelen bilgilere bağımlı değildi.
Doğru, aslında kimse Stalin'e birşey sormuyordu, adamın haberi bile yoktu olan bitenden.

Alıntı:

11. Kapitalist ülkelerde bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan her tür eylemle ilgili olarak, sürekli bir şekilde “Komünist” ülkelere saldırın.

Öyle saçmalık mı olur.


























.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:57 .