![]() |
Kölelik Nedir ?
Arkaşdaşlar sizinle bu konuyu tartışmak istiyorum. Kölelik nedir sizce ? Filmlerde bize anlatılan kölelik, sahiplik kavramı kadar mı ? Bu arada en son Kölelik 1950 yılında Suudi Arabistan'da kaldırılmıştır. Acaba, kölelik tamamıyla bitti mi? Kölelik kavramının olduğu zamanlarda hala hayatta olan insanlar bu sitede de vardır gibime geliyor. En azından; benim annem ve babam bu sistem hala hayatta iken dünyadalardı.
Kölelik = Mal karşılığı alınıp satılan, fikrinin ve reyinin önemsenmediği insandır....(internet) Daha güncel bir tanım; İnsan gücünün tükelilmesi için güçlü olanın, güçsüz olanı zorla emir altına almasıdır. Kölelik; hiç bir zaman bitmemiştir. Biz köleliğin bittiğine zanneden, bize öyle aksettirilen insanlarız. Kölelik benim tabirime göre; bir insanın yapmak istemediği bir davranışını yapmak zorunda olmasıdır. Hayatımızda bir sürü efendiler vardır. Örnekler; Ben askerdeyken, askerliğin ilk günlerinde bir çavuş geldi ve bizi bir askeri gazino gibi bir yere götürdü. Orada beklememizi söyledi. Biz orada tam 10 saat bekledik. Tuvalete giderken bile izin istiyorduk.. Yanımda bir avukat vardı. Bana şunu söylemişti. "Sen istemediğin halde seni saatlerce ayakta bekletiyorlarsa, bu bir işkencedir. İnsanlık suçudur." - Ben işyerinde köleyim. İş Kanunu aslında çalışma süremizin günde 7.30 saat olması gerektiğini ve 1 saat öğlen izinden bahseder. Ama, biz işyerinde günde 9.00 - 19.00; 10 saat çalışıyoruz ve öğlen iznimiz yok. Yemek yiyen hemen işe dönüyor. Buna 1'er saat yolu da katarsak; ben iş yerinde 12 saat çalışıyorum. - İşten istifa edebilirim. Ama edersemde bu sefer Devlet diyor ki "İşsizlik sigortanı alamazsın, Tazminatlarını alamazsın, iş ve işçi bulma kurumuna (bana iş bulmada ya da işsizlik sigortası vermede zorunlu kurumdur.) git " der. İş ve işçi bulma kurumu bana iş yok ve kendi çarene bak der. Beni, işverenlere peşkeş çeker. Ben işverenin her türlü fikrini kabul ettirme zorunluğu bırakır. Ben T.C. Köleyisim. - Bana kanun derki; sen bir yıl çalıştıktan sonra en fazla 14 gün izin kullanabilirsin. 14 gün uygulaması hiç bir Avrupa devletinde yoktur. AB Üyeliğine aday, gümrükte AB üyesi olan bu ülkenin bir kölesiyim. gerisini siz düşünün. |
Sayın Bayraktaro,
Bence kölelik "Kula Kulluk" etmektir. Yani aynı dinlerin tanrısının kullarına yaptırdığı olaydır. İşin dini yönüne bakıldığında esas olan şudur; bir efendi var (tanrı), ve bu efendi kölelerine (kullarına) ona hizmet etmeleri gerektiğini söylüyor. Gerek tapınma yoluyla gerekse uğruna ölme şekliyle. Günümüz dünyasında ise emperyalist güçlerin efendi olduklarını düşünürsek, bizde bu çark içinde ezilen proleter tabakayız yani emperyalist sözlüğünde KÖLE leriz. biz olmazsak bu efendiler kimlere efendilik yapacaklar. Bunu değiştirmek elimizde. Özgürlük verilmez alınır. Biz belki bu çark, bu işleyiş içinde göremeyebiliriz ama en azından bilinçli yetiştireceğimiz çocuklarımızın özgürlüklerini alana dek bu haklı mücadelenin sürmesini sağlayacaklarından ve sonucununda zafere ulaşacaklarından emin olmalıyız. Bunun içinde herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor. Din olgusu da bu emperyalizmin en önemli olgularından. Bu efendiler bizim insanlarımızın manevi yönlerini iyi bildiklerinden hep o bölgeye atış yapıyorlar. Ne zamanki din kavramı ortadan kalkar bize saldırabilecekleri bir cepheleri de kalmamış olur. sevgiyle |
Sayın Unbeliever;
Katılımlarınız için size çok teşekkür ederim. Düşünceleriniz gerçekten tam bir özet olmuş gibi. Ancak; Zeitgeist videosunu seyrettiniz mi bilmiyorum. Orada; bu sistemin yıkılmasının imkansız olduğundan bahseder. Siz ise; din olgusunu ortadan kaldırdığımızda (bilinçlenerek) sorunun kendiliğinden çözüleceğinden bahsediyorsunuz. Sizce bu olay bu şekilde çözülebilir mi? |
Sayın Bayraktaro,
Zeitgeist i izledim ve gerçeklerin bir tokat gibi suratımıza patladığını da derinden hissettim. Bu konulara ilişkin belli bir duruşum ve düşüncelerim var. Ama gerçektende inanılmaz bir çalışma yapmışlar. Bence her aklı başında insanın seyretmesi gerek. Konumuza dönecek olursak; din olgusunu, tanrı olgusunu ve kutsallık olgusunu yaratan insan. Nasıl bir şeyi yaratabiliyorsak, yok etmekte elimizde. Ancak bunu başarabilmemiz için güçlü bir altyapıya sahip olmak ve bilinçli bir şekilde örgütlenmek gerekir. Bu tabiiki de bireysel çabalarla olabilecek birşey değil. Kitlesel anlamda çalışma yapmak ve hareket etmek gerekir. Bu örgütlenme de illaki eğitimle olabilir. Bizim ülkemizde yıllar evvel 3 genç (ve niceleri) "Tam bağımsız Türkiye" diye düşüncelerini açıkladıkları için asıldılar. Onların isteği emperyalist güçlere karşı Türkiyenin ne kadar güçlü olabileceğini ve tek başına nasıl karşı gelebileceğini göstermekti. Ama bizim cahil(leştirilmiş) halkımız, din ve kutsal olgular kisvesi altında "Türkiye elden gidiyor" naralarıyla bu oluşumu, bu gelişimi engellemişlerdir. Tabii ki bu olayı salt halkımıza mal etmek yanlış olur. Güdümlü üst düzey yöneticiler ve şakşakçıların oyununa alet olmuş halkımızdan doğru adımlar atmasını beklemek gerçekten de ÜTOPYA olurdu. Ama artık bilinçli bir kuşak var. En azından benim çevremde. Belki bir kıvılcım gerekiyordur. Artık o kıvılcımı beklemekten başka yapacak bir şey yok. Din gerçektende insanların beynini uyuşturan, doğru düşünmelerini engelleyen, mantıkdışı ve insanları koyunlaştıran bir ideolojik sistemdir.Bu koyun sürüsüne elbet bir çoban gerekmektedir. (bkz. isa - çoban figürü ve güttüğü koyunlar). Bu çobanlığı da ABD başta olmak üzere bir çok emperyalist ülke yapmaktadır zaten. Aslında ben din olgusunun kalkmasıyla bir cepheleri düşer demiştim tamamen kurtuluruzu kastetmemiştim. Yanlış bir anlaşılma sözkonusu olabilir. çünkü kullandıkları en büyük silah din. Düşünsenize size dayattıkları bir çok şeyi kabul etmiyorsunuz. Nereden saldıracaklar? Bunu din olgusunun tamamen kalkmasıyla düşünürler. O zaman da birşeyler bulabilirler ama en azından bu süreç içinde tam bağımsız bir Türkiye kendini toparlayabilir. Veya herhangi bir ülke. bilemiyorum belki çok ütopik düşünüyorum ama neden olmasın? |
Kendi çıkarını düşünen insan olduğu sürece kölelik dünyadan hiç bir zaman yitip gitmez.
Saygılar |
Her kelimede olduğu gibi 'köle' kelimesi de çok farklı, daha dar veya daha geniş anlamlarda kullanılabilir. Örneğin günümüz işçileri de 'modern köleler' olarak adlandırılabilir. Veya Freudçu bir yaklaşımla aslında biliçaltımızın köleleriyiz de diyebiliriz.
Müslümanların bazıları da İslam'daki kölelik kurumunu meşrulaştırmak için kelimenin geniş anlamından argüman oluşturmaya çalışıyorlar. Örneğin diyorlar ki, Peygamber zamanındaki köleler bugünkü işçi ve hizmetçilerden farksızdı. Bu tabii ki tutulabilecek bir argüman değil. (Asıl anlamıyla) Köleliğin iki ana özelliği var: (1) Zorunluluk Köle olan kişi bunu hiç bir şekilde tercih etmemiştir. Bugün işçiler de işlerini tercih etmek zorunda kalıyorlar gerçi, çünkü tercih etmeseler çok zor bir hayat onları bekliyor olacak. Fakat köleler böyle bir 'zoraki tercih'e bile sahip değildir. Köle olması tamamen ve büsbütün onun iradesi dışındadır. (2) Ömür boyu sürmesi Sahip köleyi azat etmedikçe (ki İslam'a göre bu tamamen sahibin yetkisinde), köle her zaman köledir. Askerlikteki gibi bir tezkere, işçilikteki gibi bir emeklilik yok kölelikte. İşçilikte olduğu gibi 'daha iyi bir sahip' bulup transfer olmak da yok (sahip istemedikçe). Bunun yanı sıra örneğin hiç bir hakka sahip olmamak köleliğin şartlarından değil. Kölelik kaldırılmadan önce birçok ülkede ilkin bazı haklar verilmişti, fakat bu haklar kölelik statüsünü hepten kaldırmadı. Nitekim İslam da kölelere bir takım haklar getirdi (ve o dönem açısından bakıldığında bu önemli bir reformdu). Fakat köleliği kaldırmadı. saygılarımla |
Köle çalıştırmak, işçi çalıştırmaktan daha maaliyetli olmasaydı kölelik kalkmazdı. Olaya köle açısından değil köle sahibi açısından yaklaşın.
|
Alıntı:
Üstelik aynı şeyi bugünkü işçiler için de dememiz gerekirdi: 'Patron için daha uygun olmasa işçilere daha fazla hak, daha fazla maaş vs. verilmezdi' diyebilir miyiz? Bir patron açısından köle neden işçiden daha maaliyetli olsun? Neticede işçiye de en azından ailesini hayatta tutacak kadar maaş vermesi gerekiyor. saygılarımla |
Saygideger arkadaslar;
Bence koleligi; baska mercilerde aramak yerine; kisi kendinde aramalidir. Cunku kisinin kisiligini olusturan her soyut ve somut deger, onu o degerin kolesi yapmaktadir. Koleligin en buyuk kaniti da; kisinin o degerlere boyun egmesi, onu sorgusuz kabul etmesi, sahiplenmesi, savunmasi ve de inancsal ideolojik olarak kendine dogrulamasidir. Eger kolelik teslimiyetse; kiside kendi soyut somut degerlerine teslimdir. Bu kolelik cesidi; ters koleliktir. Yani kurtulusu aranmayan kolelik. Gonullu, ya da bilincsiz kolelik te, denebilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
kolelik hala devam ediyor..en azindan islamda dilenmeye izin verilmiste adam kolelikten kurtulma icin belkide dilenir.dilenmeye izin verilmeyen ulkelerde acliktan olmemek icin mecbur kole olacan
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:24 . |