Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   cinler ve melekler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11957)

kral 18-08-2009 05:53

cinler ve melekler
 
seytan oksijendir..
1.sahabe esnemek seytandan demis..bilim ise kandaki oksijenin azalmasi
sonucu insan esmer diyor
2.peygamber efendimiz(sav)insan esnedimi seytan agzindan iceri girer
diyor.bilim insan esnedigi zaman oksijen alir karbondioksit verir..

4..oksijen eksikligi insani olumsuz
dusunmeye.umitsizlige,supheye,olmadik seyleri gormeye sefk
ediyor...bu saydiklarim ayni zamnda seytanin ozellikleri...
5.peygamber efendimiz(sav)seytan insanin damarlarinda kanin dolastigi
gibi dolasir diyor...bilim insanin kaninda oksijen oldugunu soyluyor..seytan bir ayette ALLAH a senin dogru yolunun uzerine oturacagim ve
onlari kuruntuya bogacagim diyor...kuruntunun tek bir sebebi var
okijen eksikligi.
8.ayrica kuranda emredilenlere ve yasaklananlara baktigimizda ickinin
kandaki oksijeni bitirdigini,domuz etinin yagli oldugu icin kandaki
oksijenin daha fazla kullanildigi,,..... sahabe bayilmakta seytandan demistir.oksijen yetersizligi bayilmaya neden oluyor.
ve kuranda seytanla ilgili ayetlerin hepsi oksijenin ozelligini gosteriyor.mesela yagmur oksijen veriyor.oksijen eksikligi ise vesveseye sebep oluyor..
Enfal
(11) Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
ayrica unutkalikta oksijen eksikliginden kaynaklanir.dikkat ederseniz kuranda gecen ayetlerde seytan unutturdu...seytan unutturursa..bunu bana seytan unutturdu diye gecer...
yeteri kadar oksijen alinmadigi takdirde bu dalginliga ve unutkanliga sebep oluyor...
birde seytanin uzayda olmamasi ve dunyada heryerde olmasi ve herdili konusmasi bize seytan olarak bildirilen seyin oksijen oldugunu gosterir.

sara hastaligi cinlerden denmis evet sara hastaligi beyne yeterince oksijen gitmemesinden kaynaklaniyor,,
bu kuran diliyle seytanken bilim diliyle oksijendir..
ayni sekilde meleklerde diger gazlardir..ama melekler nur(isik)tan yaratilmis seytan ise gunesin atesinden yaratilmistir.nur isik demektir isik ise bilimde enerji anlamina gelir.big bang a enerji sebep olduguna gore hemen akabinde melekler (gazlar)meydana geldi.ve herseyi onlar meydana getirdi.melekler ise ALLAH in vekilleri olarak bize bildirildi.peygamberi melekler gonderdi.herseyi onlar yapti tabiyki ALLAH in izniyle..

Bakara
(97) De ki: "Her kim cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir."

Tekvir
(19)muhakkak o (Kur'an), şerefli bir elçinin getirdiği bir sözdür. Tekvir
(20)O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.

ayrica cinler ve melekler bizim gibi canli degillerdir..

Enbiya
(30) İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?
doga olayi olarak bilinen herseyi aslinda melekler yapiyor...
en buyuk delilim ise yanlizca ALLAH in bilinemez olmasidir.eger melekler bilinemez olsaydi ALLAH meleklere bu yonuyle benzemis olurdu.halbuki ALLAH hic bir yonuyle yaratilan bir seye benzemez...

yukarda yazilanlari sebep olarakta dusune bilirsiniz mesela esnemenin sebebi seytan gibi,

cruyf111 18-08-2009 09:12

Sayın kral azmini kutluyorum :)
Şeytan oksijen ve melekler gazdır.

boğaziçi 18-08-2009 13:53

seytan oksijendir..
1.sahabe esnemek seytandan demis..bilim ise kandaki oksijenin azalmasi
sonucu insan esmer diyor

-------------
eger oyleyse kandaki oksijen azalinca insanin rahatlamasi gerekirdi, hani seytan ya o bakimdan...bu mantiga gore karbondioksitin seytan olmasi gerekmez mi?:)

kral 18-08-2009 14:10

seytan bu olaylarin oyle yada boyle sebebi.esnemenin sebebide seytan.azlik yada cokluk meselesi degil.sebep olma meselesi.

Ovidius 18-08-2009 14:18

EĞer Şeytan oksİjen İse,ona her İnsanin tanridan daha Çok İhtİyaci var.Şeytanin yokluĞuna en fazla İkİ dakİka dayanabİlİrİm.

azınlık 18-08-2009 14:36

Alıntı:

canip atay´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 216964)
EĞer Şeytan oksİjen İse ...

Dinler açısından bakarsan insanın kafasının çalışmasını sağlayacak herşey şeytanidir. Hiç düşündün mü niye tüm semavi dinlerde "sol" şeytani olarak kabul edilir? Niye solaklar sanki özürlüymüş veya zararlıymış gibi görülür?

Bir araştır bakalım :nod:

A.

saroz 18-08-2009 14:53

Oksijen herkezin anlayacağı nesnel bir gerçeklik. Peki karşılığı olan şeytan nedir?. nerdedir? nasıl bir görünümü vardır? enerjisini nerden alır? Bir tanımı varmıdır?

saroz 18-08-2009 14:55

Şeytanı taşlamak yerine ,yakmak gerekmezmi? Kuran da oksijen sözcüğü kullanılmışmıdır. Fizyolojik ve fiziksel özellikleri kuran da anlatılmışmıdır?

Yok ise neden?

yucemanitu 18-08-2009 15:04

hmmm demek ki neymiş ciğerlerimize bol bol şeytan çekersek ve kanımızda fazlaca şeytan olursa sağlıklı şeytanın az ya da yetersiz olduğu durumlarda sağlıksız oluyoruz o zaman herkese bol şeytanlı bir ömür dilemek gerek.

sedatsert 18-08-2009 15:07

Melekler ve ruhaniyatın varlığı, aşağıda Bediüzzaman tarafından ne kadar mükemmel anlatılmış. iki kere iki dört eder dercesine ispat etmiş. 29. Söz Risalesinden :

Melekler ve ruhaniyatın varlığı, insan ve hayvanların varlığı kadar kat'îdir, denilebilir. Evet, Hakikat kat'iyyen iktiza eder (gerçeklik, kesinlikle gerekli kılarki) ve hikmet yakînen (herşeyin yaratılmasındaki faydalılık açıkça) ister ki; zemin (yeryüzü) gibi, semavatın (göklerin) dahi sekeneleri (iskan edenleri) bulunsun ve zîşuur sekeneleri (şuur sahibi sakinler) olsun ve o sekeneler, (iskan edenler) o semavata münasib bulunsun.(o gökyüzüne uygun bulunsun) Şeriatın lisanında,(dini terminolojide) pekçok muhtelif-ül cins (çeşitli cinsi bulunan) olan o sekenelere (iskan edenlere) melaike ve ruhaniyat (melekler ve ruhaniler) diye isimlendirilir. Evet, hakikat böyle iktiza (gerekli kılar) eder. Zira su zeminimiz, (yeryüzümüz) semaya nisbeten (gökyüzüne oranla) küçüklügü ve hakaretiyle (hakirliği - daha basitliği) beraber zîsuur (şuur sahibi) mahluklarla doldurulması, arasıra bosaltıp yeniden yeni zîsuurlarla (şuur sahipleriyle) şenlendirilmesi isaret eder belki tasrih (sarahat - açık olarak) eder ki: Şu muhtesem burçlar sahibi olan müzeyyen kasırlar (süslü saraylar) misali olan semavat (gökyüzü) dahi, nur-u vücudun nuru olan zîhayat (canlılar) ve zîhayatın (canlıların) ziyası (ışığı) olan zîsuur (şuur sahipleri) ve zevil-idrak (idrak sahibi) mahluklarla elbette doludur. O mahluklar dahi, ins ve cin (insan ve cin) gibi, şu saray-ı âlemin (alem sarayının) seyircileri ve şu kâinat kitabının mütalaacıları (yorumcuları) ve su saltanat-ı rububiyetin (rab olan allahın saltanatının) dellâllarıdırlar. (haykırıcılarıdırlar - ilancıları)


Küllî ve umumî ubudiyetleri (tüm ve genel kullukları) ile kâinatın büyük ve küllî mevcudatın tesbihatlarını (Allahı anma) temsil ediyorlar. Evet şu kâinatın keyfiyatı, (durumu) onların vücudlarını (varlıklarını) gösteriyor. Çünki kâinatı hadd ü hesaba gelmeyen dakik san'atlı tezyinat (ince sanatlı süsler) ve o manidar mehasin (anlamlı güzellikler) ile ve hikmetdar nukus (hikmetli nakış) ile süslendirip tezyin (süslendirme) etmesi; bilbedahe (açık olarak) ona göre mütefekkir (düşünen) ve istihsan

edicilerin (övücülerin) ve mütehayyir takdir edicilerin (hayretle onu takdir edenlerin) enzarını (bakışını) ister, vücudlarını (var olmalarını) taleb eder. Evet nasılki hüsün (güzellik) elbette bir âşık ister, taam (yiyecekler) ise aç olana verilir. Öyle ise, şu nihayetsiz hüsn-ü san'at (sonsuz güzel sanat) içinde gıda-yı ervah (ruhların gıdası) ve kut-u kulûb; (kalplerin vitamini) elbette melaike ve ruhanîlere bakar, gösterir. Madem bu nihayetsiz (sonsuz) tezyinat,(süsler) nihayetsiz bir vazife-i tefekkür (sonsuz bir Allahı düşünme) ve ubudiyet (kulluk) ister. Halbuki ins ve cin, (insanlar ve cinler) şu nihayetsiz (sonsuz göreve) vazifeye, şu hikmetli nezarete, şu vüs'atli ubudiyete (geniş kulluğa) karşı, milyondan ancak birisini yapabilir. Demek bu nihayetsiz ve çok mütenevvi (çeşitli) olan şu vezaif (vazifeler) ve ibadete, nihayetsiz (sonsuz sayıda) melaike enva'ları, (melek çeşitleri) ruhaniyat ecnasları (ruhani cinsleri) lâzımdır ki, şu mescid-i kebir-i âlemi (Alem denilen büyük mescidi) saflarıyla doldurup şenlendirsin. Evet şu kâinatın herbir cihetinde, (yönünde) herbir dairesinde, ruhaniyat ve melaikelerden birer taife, birer vazife-i ubudiyetle (kulluk vazifesi ile) muvazzaf (görevli) olarak bulunurlar. Bazı rivayat-ı ehadîsiyenin (hadis rivayetlerinin) işaretiyle ve şu intizam-ı âlemin (alemin initzamının) hikmetiyle denilebilir ki: Bir kısım ecsam-ı camide-i seyyare (cansız büyük yıldızlar) -yıldızlar seyyaratından (gezegenlerinden) tut, tâ yağmur kataratına (damlalarına) kadar- bir kısım melaikenin sefine ve merakibidirler.(gemisi ve bineğidirler) O melaikeler, bu seyyarelere (gezegenlere) izn-i lahî (Allahın izni) ile binerler, âlem-i sehadeti (şu görünen alemi) seyredip gezerler ve o merkeblerinin tesbihatını temsil ederler.


Arkadaşlar sizin için tek tek anlamlarını yazdım. Parantezler, bir önceki kelimelerin anlamıdır. Dilerim okur ve anlarsınız.
Saygılarımla Sedat Sert



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:34 .