![]() |
Yıldız’da “Kızıl İmamcı” skandalı
her adımda nasıl gericilkeştiriliyoruz bizler bunu biliyoruz..
ya bilim yuvalarımız?? kımlere emanet... AKP'nin üniversitelerde kadrolaşma atağı doğrultusunda, YTÜ'de tarikat bağlantıları açık olan ve bilim-dışı kitaplara imza atan Caner Taslaman'ın doçentlik ataması yapıldı. http://haber.sol.org.tr/sites/defaul...sefe-tanri.jpg Yıldız Teknik Üniversitesi yeni bir kadrolaşma skandalıyla çalkalanıyor. İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’ne Adnan Oktar grubundan kopan ve “Kızıl İmamcılar” olarak bilinen grupla ilişkili olduğu bilinen Caner Taslaman’ın doçent olarak atanması, bu bölümde yoğunlaşan gerici kadrolaşmanın son çarpıcı örneği oldu. Bir süre dışarıdan saat ücretli olarak ders veren Taslaman, bu dönemin başında aynı statüde ders veren öğretim görevlilerinin işine son verilirken doçent kadrosuna alındı. “Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı”, “Big Bang ve Tanrı”, “Kuantum Teorisi, Felsefe ve Tanrı” gibi kitaplar yazan Caner Taslaman’ın The Quran: Unchallengeable Miracle (Kuran: Meydan Okunamayan Mucize) isimli bir kitabı da bulunuyor. Açıkça bilim karşıtlığı yapan Taslaman’ın ataması ise el çabukluğuyla ve bölüme danışılmadan gerçekleştirildi. Atamanın bölümde sıkıntı yarattığı ve bölüm öğretim üyelerine atama sürecinde hiçbir açıklama yapılmadığı da belirtiliyor. Caner Taslaman’ın kişisel web sitesinde akademik geçmişiyle ilgili olarak şu bilgilere yer veriliyor: “Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi’nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi’nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu.” Taslaman’ın yüksek lisansını yaptığı ve doktora derecesini kazandığı Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü ise kendisi belirtmekten kaçınmış olsa da İlahiyat Fakültesi’ne bağlı bulunuyor. Bir ilahiyatçı olan Taslaman’ın “bilim felsefesi” derslerini üstlenmiş olması durumun vehametini gösteriyor. Taslaman, ayrıca, işlerine son verilen yarı zamanlı öğretim görevlilerinden boşalan ve tüm bölümlerin zorunlu olarak aldığı Tarihsel Yapılar Toplumsal Dönüşümler dersini de üstlenmiş bulunuyor. Atamanın yapılmasında kilit isim ise bir süredir fakültede ve özellikle bu bölümde kadrolaşma faaliyetlerini bizzat yürüten Dekan Prof. Dr. Ulvi Avcıata. Avcıata, eski bölüm başkanının gelişmelerden rahatsız olarak istifa etmesi üzerine bir süre bölüm başkanlığını da üzerine almıştı. Göral’ın sözleri, “Atatürk ilke ve inkılaplarına” aykırı bulunmuştu İnsan ve Toplum Bilimleri bölümü geçtiğimiz haftalarda, atamaya hak kazandığı halde ataması yapılmayan Öğretim Görevlisi Özgür Sevgi Göral nedeniyle gündeme gelmişti. Yine aynı yönetim Skytürk adlı televizyon kanalında Kürt sorunu hakkında görüşlerini dile getiren Göral’ı sadece görüşlerini dile getirdiği gerekçesiyle öğretim görevliliğine uygun bulmadığını belirtmişti. Olayın mahkemeye taşınması üzerine açılan davada üniversite yönetimi, mahkemeye verdiği savunmada Göral’ı “Atatürk ilke ve inkılaplarına” aykırı davranmakla suçlamıştı. Ancak Taslaman’ın atanması yönetimin esas derdinin gerici kadrolaşma olduğunu göstermiş oldu. “Yandaş” dekanlar sırada YTÜ’de yaşanan ve akademisyenleri rahatsız eden uygulamalar bölümlerde yoğun bir kadrolaşmaya gidilmesiyle de sınırlı kalmıyor. Bir süredir üniversitenin Yıldız Kampüsü’nde bulunan Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin taşınması kararı nedeniyle üniversite yönetimi, öğretim üyeleri ve öğrencilerin tepkisini çekmişti. Basına da yansıyan olayda, fakültenin Davutpaşa Kampüsü’ne taşınma kararı hiçbir şekilde fakülte bileşenlerine danışılmadan alınmış ve dönem başladıktan sonra duyurulmuştu. Ancak büyük dirençle karşılaşan yönetim geri adım atmak zorunda kalmıştı. Geçici olarak kararında ısrar etmekten vazgeçen rektörlüğün şimdi de fakültenin dekanlığına kendisine yakın bir ismi atamak üzere harekete geçtiği belirtiliyor. Benzer bir yandaş dekan atama kararının ise üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi için alınmak üzere olduğu belirtiliyor. AKP döneminde rektörlük seçiminde ikinci olduğu halde Abdullah Gül tarafından rektör olarak atanan Prof. Dr. İsmail Yüksek’le birlikte kadrolaşma girişimleri büyük bir pervasızlıkla yürütülmeye başlanmıştı. Yeni öğretim yılına üniversiteyi çalkalayan bu gelişmelerle adım atan YTÜ’nün açılış törenine ise Recep Tayyip Erdoğan davet edilmişti. Törende Erdoğan ve Yüksek birer konuşma yapmışlardı. (soL - Haber Merkezi) |
bu kadrolaşma artık çığrından çıktı,
emniyet müdürlüklerinde eli tesbihli gezen polisler var imkansız diye birşey yoktur abilerim orduya bu kadar güvenmemek gerekiyoo orduda halk değilmi bence çok acil yapılması gereken ilk şey cumhuriyet devrim muhafız alayları oluşturmak 50 bin kişilik tam donanımlı özel seçilmiş laikliğe ve cumhuriyete bağlı birliklerin yeterli olacağını düşünüyorum |
Sevgili Jazz_01,
Bu istek ve arzularında karşına çıkcakların listesi şöyle; Jazz_01'in önerisi|<<Liberal Demokratlar<<İslamcılar<<Etnik ırkçlar<<ABD<<AB<<pkk<<Ermeniler (milliyetçileri)<<Yunanlılar (M.)<<Rumlar(M.)<<Türkiye'yi Osmanlı, Tayyiban'ı da halife-padişah isteyen Arap dünyası<<İsrael<<Britney Spears<<Kenanov Evrenovich ve eski cuntacılar cemiyeti<<Ahmedinejat ile Hamaney<<Daltonlar ve Vakit-ülen namaz... pardon zaman gazetesi... Bunlar daha fikre karşı çıkacak olanlar, bir de olduğunu düşün.... |
Alıntı:
Gerekirse tek kişi bile yetebilir fakat işi silah kullanarak yaptığınız zaman ancak sizin ömrünüz kadar o iş ilerler. Eğer silah ile yapmak çözüm olsaydı Gazi M.K. Atatürk'ün emanet ettiği cumhuriyet şimdiki halde olmazdı. Eğer bir fikrin dominant olarak kabul görmesini istiyosan diğer fikirleri tamamen yok edip seçilim yapman gerekiyo. Bunu ister karşıt görüşteki herkesi öldürerek yap istersen onları çürüterek. Silahla yaptığın zaman gelecek garanti değildir ama bilim ile bilgi ile yaptığın zaman gelecek kuşaklarda bunu kabul edeceklerdir. Hemen silaha kuşanmak yerine karşısına bilgili, bilime inanan bir rakip çıkarmak gerek. Cahil halkı eğitmek gerek. Saygılarımla Umurcan Görür |
Kurbağa yavaş yavaş ısınıyor daha durun bakalım.
Bursa 'da metroya bindim kendimi suudda sandım yavaş yavaş evriliyoruz. Özgürlük demokrasi açılım felan derken müthiş bir kapanma yaşanmakta ,gören görüyor. |
ne garipki ben bu sene ytü de 3 sınıf fizik bölümü öğrencisi olup temel kültür dersime bu hoca giriyor işte hatta bir kere dersinde sosyalizm taraflı bir düşüncemi açıkladığımda sanki buna karşıt bir kişi gibi cevap verdi aslında iyi birisine benziyor ama işte ne yapalım
|
Benim asıl anlamadığım, beğenip beğenilmeme ayrı olarak bu kadar tahsil yapmış birisini bilim dışı görmek.
Bunun tartışması hiç bir zaman bitmez sanırım, bitmeyecek gibi de. Birde haberde atamayı kimin yaptığı yazmıyor. Neden? Atamayı üniversite kendimi yapmış yoksa YÖK mü, hükümet mi? Tam nasıl olduğunu bilmediğim için soruyorum. |
Tereyağına ve Anne sütüne zararlı diyen bilimciler genelde evrimci şahsiyetler oluyor evrimci olmayanlar arsında da vardır muhakkak onların aydınlanması için İslamın eğitim müesseselerinde daha kapsamlı olarak anlatılması icab ediyor...
Hangi köye giderseniz gidin nerde 80 yaşında 90 yaşında bir amca görüpte bu yaşa nasıl geldin diye sorarsanız her 3'ünden en az ikisinin söyleyecekleri arasında tereyağıda vardır yahut annem beni bir buçuk yaşıma kadar emzirdiği için ömrüm boyunca önemli bir hastalık geçirmedim ve bu yaşıma geldim derler muhakkak... Benim Babaanem mesela her yemeği muhakka tereyağlı yerdi 90 yaşındaydı benden hızlı koşuyordu kadın (: Neymiş kolestrolmuş yol al canlı örnek var burda (: Hemde bir değil binlerce... Allahta Kuran'da Çocuklarınızı 2 yaşında sütten kesin diyor ama dinleyen kim... aydoe siz özgür beyinli insanlar değilmiydiniz..? kapalı insanlar sizi niye rahatsız etti burası Müslüman bir ülke normal değil mi..? hayırdır yoksa sadece kendinize mi özgürsünüz (: Son olarak çok güzel hareketler bunlar (: |
Şindi sizin görüşünüzde olmayan bi hoca göreve gelince
bunun adı kadrolaşmamı oluyo yani. sizin gibin düşünen biri olsadı kadrolaşma olmıcakmıydı. hani her görüşe açık insanlarsınızdı siz. cazz01 - yargın kam 50000 az bea abim. 100000 ossun. 100de yetmez 200000 ossun.:rofl: eeee napcanız bunnarı. yoksam burası demogıratik bi ülke deyilmi. hemide layik.:photo: |
Alıntı:
Bilim dinamiktir. Kaynağını hiç bir şekilde metaların oluşturmadığı araştırma kurumlarının, doğal olarak bu fikirlere de ihtiyacı yoktur. Çünkü bu fikirler bilimle taban tabana zıttır ve bilimi kirletme amacı güderler. Bu durumda karşı konulan durum son derece haklı ve de mantıklı sebepler barındırır. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:16 . |