![]() |
Sanat Düşmanlığı Gericiliğin Karekteridir
İstanbul Opera ve Balesinin salonu kapatılmıştır; Üstelik kentimiz Avrupa kültür başkenti olurken (yerliler zaten köle, bari yabancılara ayıp olmasın denmiyor).
Akm yerine Fkm gelecekmiş. Opera ve bale programı son anda belli oluyor. Sanatçılar bile habersiz. Bakanlık yetkilileri açıkça 'kalite değil kantite istiyoruz' diyor personeline. Bir başka ................. sanata çoktan tükürmüşdü bildiğiniz üzere. Konunun bakanı iş göremez olunca tuhaf açıklamalar sorumlusu oldu. Hatta 'meclis koltuklarını konser salonu koltuğu gibi ciddiyetsiz' diyerek tekrar tarihe geçti. Gericiliğin sevdiği sanat en alt kültürün sanatıdır. Müziği minibüslerde çalar.Arabesk 12 marttan sonra çıktı sıkmabaşla birlikde. Tarafdarlara hayırlı olsun. |
Sevgili Dostum Tayyare ;
Sanatın her alanı yaratıcı olmayı ,eleştirel bakmayı gerektirir. Yaratıcı olmak ,"Eski Köye Yeni Adet Getirme" olarak bilinir. Eleştirel bakış , "Ya Sev Ya Terket ama eleştirme" çıkmazına sokar bazı kişileri. Yine bu bazı kişiler değilmidir kitapları yakan.Ne yaratıcı olana ,ne eleştirel bakana saygısı yoktur bu bazı kişilerin.Sorsanda en ilericidir o bazı kişiler.Yine o kişiler Nazım'ın çok sevdiği ülkesinde değil ,başka yerde ölmesini sağlamadılar mı?Yazık ki her gün ülkemizde benzeri haberler görüyoruz.Gidiyoruz bir yere ama nereye doğru? |
Tiyatro, opera ve bale'ye baskılar gittikçe artmıyor artık, resmen tasviye başladı amaç sanatı yavaş yavaş yasaklamak ve sonuçta ortadan kaldırmak...
|
halk olarak hep beraber sesimizi yukseltmeli boyle bir kiyima goz yummamaliyiz
Sanati devlet degil, sanatcilar yapar, Yakinda ilahiler okunacak opera binasinda desenize. |
Sanat bir toplumun gelişmesi için olmassa olmazlardan biridir.Her şeyden önce sosyal bir birliktelik kurmakta ve çocuk yaşta başlayarak topluma sosyal olarak bir entegrelik getirerek çocukalrın gençlik ve yetişkinlik çağlarında daha yaratıcı ve modern bir gözle dünyaya bakmalarını sağlar.Bu bakımdan sanatı yaşatmalı ve korumalıyız.
Yaratıcı ve özverili bir toplum oluşturmak için bu gibi engellemelere hepberaber karşı çıkmalıyız.Fakat kötü bir gerçek olarakta şunu belirtmeliyim,gençlik şu an kültür bakımından çok yoz yetişmekte ve sanatsal değeri yüksek olgulardan uzak yaşamaktadır bu halde sanatı korumak için yapılacak olan korumada bu yüzden güçsüz bir mücadeleye dönüşecektir.Bu yüzden Sanata ilgi ve alakayı arttırmalı,yeni yetişen gençliğede bunun bilincini bir şekilde vermeliyiz.Kendi düşünceme göre ancak bu şekilde modern çağdaş bir yaşantı ve sanatla içiçe bir kültürü sağlam temellere oturtabiliriz. Saygılarımla... |
sanat , sanatçı ve sanatsal ürünün ne olduğunu netleştirmek gerekir önce.
sanatsal ürün günümüz kapitalist toplumunda metaya dönüşmüştür ki bunu tartışmaya açmaktan bahsetmiyorum. sanatçının ürününe kendinden bir ruh kattığı tezidir tartışmaya açmak istediğim. bu bağlamda; bilimin gerçeği nesnel olandan çıkarma gayesinin materyalizmi desteklemesi gibi, sanat da gerçeğin öznel olandan çıkarılması bağlamında idealizmin yeniden üretilmesini sağlarmı. eğer sağlarsa sanata düşman olmak gericilik değil tam tersine ilericilik olurmu. sanat bilimin tamamlayıcısı mı yoksa antitezimidir. |
Alıntı:
işte tam da burda burada anarşi lazım. Yani sakın ama sakın haa sanatı netleştirmeye kalkmayın ampulden beter olursunuz. [EnverHoca Arnavutluğu, sanatı netleştirmeye örnekdir] |
sayın tayyare
enver hoca arnavutlğu üzerine ne yazıkki birikimim yok. dikkat çelmek istediğim kısaca şu. bir makinanın ürettiği plastik tarak ile sanatsal ürünün arasındaki nitelik farkının ne olduğudur. santçı ürününe ne katmaktadır.bu katkı nesnel olarak tespit edilebilir bir şeymidir. yoksa mistik metafizik bir mesh sürecine mi işaret edilmektedir. sanat bir kutsama ve kutsallaştırma sürecimidir. metafor olarak sanat ve sanatsal ürün tanrı insan ve tanrının insana üflediği ruhu çağrıştıracak şekilde neden formüle edilmektedir. sanata ve sanatçıya önem vermek nedir. sanat ürünü neden değerlidir ve sanatçıya insan olmanın ötesinde fazladan hangi değeri katmaktadır. |
Özellikle islam dinini baz alan ülkelerde sanata dair yaklaşımlarda genellikle tavır; iç etmeye, sindirmeye, bastırmaya, silikleştirmeye yönelik.
Yaşadığım ve bu güne kadar gördüğüm bir çok ülkede konservatif ve hristiyan hiç bir kurum, parti ya da kuruluş dinle sanatı karşı karşıya getirme çabası içinde olmadıkları gibi tersinden sanat icrası konusunda din kurumları son derece ciddi destek sağlamaktalar. |
Hacıyla hocadan kork demişler :D
Sanat üzerinden siyaset yapmak yada sanatı siyasileştirmek her zaman olmuştur ve olacaktırda. Antik Yunan'dan ginümüze bu olmuştur, totaliter sistemlerde sanatı kamuoyunu manipüle etmek için kullanmak yaygın olarak görülen bir davranıştır. Sanat tüm baskı ve kullanımlardan özgür olmalıdır, sanat bir metadır ve doğrudur, mevcut sistemlerde meta olmasıda kaçınılmazdır, birde kendini devlete dayadımı kullanılması külliyen kaçınılmazdır. Fakat burda yapılan sanatın zapturapt altına alınması değil bizzat tasviyesidir... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 . |