![]() |
Kuran'daki bir pagan ayet
Animizm, doğadaki her maddenin (taşların, dağların, rüzgarın, suyun vs.) ayrı birer ruhu ve bilinci olduğunu varsayan pagan bir inanışın yeniden ifadesidir. Bu inanış Yunan düşünürü Aristo tarafından materyalizmle (maddenin yaratılmadığı ve tek mutlak varlık olduğu inancıyla) birleştirilmiş ve bugün dahi materyalizmin özünde yer alan "doğadaki cansız varlıklara bilinç atfetme" şeklindeki "çağdaş paganizm (putperestlik)" gelişmiştir……
kaynak: http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/8266/GLOBAL_MASONLUK_-5- http://www.ilmiarastirma.net/?Pg=Detail&Number=6706 Hac 18 “”Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur……... “” Araf 54 ………..güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Güneş, ay ve yıldızlar putperestlerin taptıkları canlı, ruhani ilahlar oldukları için, onları da yaratan, emir veren Allah’dır ifadesi kullanılıyor. “”emrine boyun eğmiş durumda”” Putperest toplumlar, taşların, dağların, rüzgarın, suyun vs, ruhları olduğuna inanırlardı. Muhammed ve toplum bu tür şeylere inandığı için aynı düşünceler Kuran’da ifade edilmiş, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir şeklinde ayet konulmuştur....... dini kaynak der ki, …….Materyalizm, cansız ve bilinçsiz maddeyi "yaratıcı" olarak kabul eder. Bir diğer ifadeyle maddeyi putlaştırır. Atomlarda "ruh" olduğuna inanan kesimler bubatıl inancı açıkça ifade etmektedirler……(evrim hakkında) ……….göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir………. dini kaynak der ki, ………… her ne kadar modern gibi gösterilse de, gerçekte tarihin eski çağlarından bu yana var olan bir inancın tekrarıdır: Putperestlik. Putlara tapanlar, tapındıkları heykellerin, totemlerin bir ruhu ve kudreti olduğuna inanmış, yani cansız, bilinçsiz maddeye, bilinç ve büyük bir kudret atfetmişlerdir. Bu kuşkusuz son derece saçma bir inançtır…………. ……….göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir………. Gök'ün yüce ruhu, Tengri'ydi. İnsanlar kendilerini gök baba Tengri, toprak ana Ötüken ve insanları koruyan atalarının ruhları arasında kendilerini güven içinde hissedip, onlara ve diğer doğa ruhlarına dua ederlerdi. Büyük dağların, ağaçların ve bazı göllerin güçlü ruhları barındırdıklarına inanarak dualarını bazen bu cisimlere yöneltirlerdi. Göğün ve yeraltının 7 katı olduğuna, her katta çeşitli ruhların varolduğuna inanılırdı. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tengricilik ...göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir..... |
Alıntı:
|
Sayın faran,
Size öğretilenlerin dışında bir şeyler söyleseniz sizi bir kişilik olarak görür ve sizinle seve seve tartışırım. Kendi fikrinizden de biraz üfleyiniz....Ha siz ha dini kitap hiç farkı yok. Öğreti ne işe, dolduruşa nasıl getirilmişseniz onu söylüyorsunuz. "" insan gibi canlı olan bir tek varlıklar vardır onlar hayvandırlar ve ölünce toprak olurlar ruhları olmaz. tek ruhu olan bizleriz."" "" bizim imtihanda olduğumuz şu evrende emrimize verilmiştir."" nerden biliyorsunuz bunları, doğru olduğunu... |
Düşünmek Lazım..
insanoğlunun fıtratında bir şeye tapınma içgüdüsü var..kendisinden güçlü gördüğü varlıkları kendi gözünde ilahlaştırıyor...tarihte bunun örnekleri çok..güneşe tapanlar,yıldızlara tapanlar,taştan ve tahtadan yaptıkları putlara tapanlar..bence insan düşünmeli..milyarlarca kişi neden böyle bir ihtiyaç duyuyor..bir şeye tapmak gerekiyorsa tapılacak o şey batmayan,kaybolmayan,zarar görmeyen,yeme,içme,uyuma ihtiyacı olmayan,her türlü sınırlamadan arınmış bir varlık olmalı diye düşünüyorum... sayın cango bir de yukarıdaki yazdığın ayetleri sanki anlamak istediğin gibi yorumlamışsın gibi geldi bana... benim o yazdığın ayetlerden anladığım: öncelikle ayet "Görmedin mi?" diye başlıyor..yani Allah direkt bizi muhatap alıp bize soruyor.."Görmedin mi?"biz de soruyoruz neyi görmedim mi?..cevap geliyor..Göklerde veyerde bulunan herkesin,güneşin,ayın,yıldızların,dağların,ağaçlar ın ve hayvanların Allah'ın emrine amade olduğunu (Allaha secde ettiğini)..sonra kafamı kaldırıp etrafa bakıyorum.güneş her gün dünyaya ısı ve ışık saçıyor.Onu yaratanın emrine o kadar sadık ki bir saniye olsun yörüngesinden çıkmıyor..yıldızlarla süslenmiş göğe bakıyorum aynı şekilde..arıya bakıyorum larvasından çıkar çıkmaz çalışmaya başlıyor ve biz insanların faydasına olsun diye bal üretiyor..inekler işkembelerinin ve kanının arasından,bembeyaz içimi kolay,kalsiyum deposu bir süt çıkarıyor..hepside biz insana hizmet ediyor..neden acaba?her şeyin bu dünyada bir görevi var ise bizim görevimiz de varmı acaba? (Düşünen, kiraya verilmemiş, yönlendirilmeyen akıllara hitaben sorulmuş bir soru)
|
Alıntı:
ben bir görüş, idda ortaya atarsam kanıtımla bugün bilim yada başka bir bir geçerlilik kaynağıyla birlikte beyan da bulunurum. çünkü şurada kendi kanatimce; boş konuşmuş gibi oluruz. ama kaynağını atarsan görüşlerimizin ve olay ve hadisenin gerçekçiliğini daha da iyi bir biçimser şekilde ortaya koyarak ifadelerimiz daha da sağlam bir şekil almış bulunur. |
Alıntı:
|
Alıntı:
bu işaretlediğim yeri açarmısın tam olarak ne demek istediniz? yani şumudur?; doğa bilinçsizce belli (belli derken kime göre bilen birilerimi varki belli) bir sistemi nasıl oluşturur ve neden insan? saygılar. |
Sayın Sadebiri,
Belli kelimesinden kastım, bizim yani insanların kavramlaştırdığı bir sistem. İnsan düşünebilen ve bu yetisini hayata geçirebilen bir hayvandır. İçgüdüleri ve doğanın belirlediği sisteme adapte olabilme yeteneği ile hayatta kalmayı başarmış, evrim süreci halen devam eden bir yaratıktır. Bizi diğer hayvanlardan üstün kılan alet edevat kullanımını daha iyi yapabilmemiz ve kendimizi geliştirebilmemizdir. Şöyle düşünün, insan olmasaydı doğa sistemi devam etmeyecek miydi? Bu sistemi kavramlaştıran bizleriz. Buradaki belli lik bizim söylemimiz. Bilmem anlatabildim mi? Eğer ortada bir görev varsa, bizim görevimiz doğa sisteminin içine etmektir. Gerisi hikaye. sevgiler... |
Alıntı:
sizden bilimsel bir cevap bekledim doğsusu. bunlar kimin fikirleri ise onda kalsın. bakın size hayvanla insan arasındaki farkı anlatan bir satır ileticiği ile cevap veriyorum(sayın psiko nedemek istediğimi anlıyacaktır. "Batı milletlerinin uygarlıkta olağanüstü ilerlediklerini görmeme rağmen İlahi uygarlığın unutulmaya yüz tuttuğunu gözledim. Bunun nedeni, bütün düşüncelerin doğa alemine yönelmiş olmasıdır. Oysa doğa aleminde birçok eksiklikler mevcuttur. Bu yüzden İlahi uygarlığın ışıkları görünmez hale gelmiş ve hükmetme olanağı doğanın eline geçmiştir. Doğa aleminde en büyük etken yaşam kavgasıdır. Zorlukların, savaşların, düşmanlıkların kaynak ve temeli insanlar arasındaki bu yaşam kavgasından gelmektedir. Zira zorbalık, kendini beğenmişlik, baskı ve başkalarının hakkına sahip olma gibi hayvanlar alemine ait kötü nitelikler doğada bulunmaktadır. Doğanın gereği olan bu nitelikler insanlar arasında hüküm sürdükçe mutluluk ve kurtuluşun mümkün olamayacağı apaçıktır. Yüce Tanrı, insanlar İlahi eğitimle doğanın kötülüklerinden ve zorbalıklarından kurtulup, manevi olgunluklara, vicdan duygusuna ve ruhani erdemliklere erişerek güzel huyların sahibi olsunlar diye Peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Bütün insan alemindeki maddi uygarlık son derece güzel bir lambaya benzer. Fakat bu lamba ışıktan yoksundur. Onun ışığı, İlahi uygarlıktır. Bu uygarlığın kurucusu ise Tanrı'nın Kutsal Doğuşlarıdır." saygılar. |
Selamlar,
18. Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar. 19.İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür. 20.Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. 21.Onlar için bir de demirden topuzlar vardır. 22.Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir. Bu hac meselesi putperestligi al asagi etmis bir dine konulurken,acaba inancli insanlar ---Hac sirasinda tapinilan Kara Tas in ne oldugunu ---Kesilen kurbanlari ---Tavaf in ne oldugunu ---Seytan taslamayi --- Islamiyet oncesinde Mekke de ayni sekilde ifa edilen(tum yapilanlar ayni) hac farizesinin islama neden konuldugunu --- Muhammed ile Ebu Sufyan arasinda Peygamberin Mekke ye geri donebilmesi icin yapilan anlasmayi. Sorgulayin,sorgulayin.Bakin 18. den sonraki tehditler sizi korkutmasin.Biraz cesaret. Kuran da Pagan olmayan ayetlerin de eninde sonunda varacagi nokta paganizmdir.Icinde ates gecen her turlu ceza pagan inanisinin inanani elde tutma metodudur.Inkar eden ateste yanar. Saygilar |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:13 . |