![]() |
Ne Olduğumu Artık Bende Bilmiyorum
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı. Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı. Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak. Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum. |
Alıntı:
kuran ın değiştirilmesi tahrif edilmesi olasılığı çok küçük.bununla ilgili bir yazı sunacağım size.bu bilgi sanırım kafanızdaki birtakım düünceleri yerliyerine oturtur .en azından ya inanırsınız yada inanmazsınız...(okuduğunuz makaleye) Kuranın tamamı korunmamıştır, Kuranın bir kısmı eksiktir. edit: devamı için bkz: http://ozedonus.blogcu.com/kuranin-muhafaza-edilmesi-meselesi/5568135 |
Sayın Siparişçi, Araştıran ve sorgulayan bir perspektifde İslama yaklaşarak zaten en büyük günahı işlemişsiniz:)
Yaşadığınız acı doğum sürecidir, özgürleşme sürecidir, her doğum gibi sancılıdır. Aklın, mantığın kabul etmediklerini, sığ ve basit bulduklarını tanrı eylemidir anlamazsınız diyerek kayıtsız şartsız kabullenmeye zorluyorlar. Dinlerin egemenlerin açgözlü mal mülk sevdalarını tatmin etmeleri için milyarlarca insanı uytan afyon olduğunu farketmişsiniz. sizi kutluyorum cesur bir adım atmışsınız, umarım bu süreci daha hafif atlatır zihninizdeki korku ve endişe yükünden bir an önce kurtulursunuz. Sevgiler. |
Sayın Siparişçi,
Bu cesaretinizden ve samimiyetinizden ötürü sizi kutlarım. Sevgili Saroz'un da dediği gibi, sancılı bir döneme girmiş bulunmaktasınız. Mutlaka ki, hepimizin yaşadığı gel-gitleri yaşayacaksınız. Tavsiyem, aklınıza ve bilimsel gerçeklere olan inancınızı koruyunuz. Bir açmaz karşısında derhal karar alma ihtiyacı hissetmeyiniz. Bazı şeyleri zaman bırakarak ama öte yandan araştırarak ve objektif değerlendirerek düşünmeye devam ediniz. Kendinizi bir tanım içerisine sokmaya çalışmayınız. Bu site, size bu yolculuğunuzda arkadaşlık edecektir. Umarım, istediğiniz ve huzurlu olacağınız bir yolu kendiniz için belirlersiniz. Saygılarımla |
Alıntı:
Çok önemli ve hassas bir süreçtesiniz sayın siparisci. Kesinlikle ''biz de bu yollardan geçtiydik'' gibi birşey söylemeyeceğim. Çünkü herkesin o yollardan geçişi veya geçemeyişi çok farklı oluyor... İnsanın, doğduğundan beri anne-babası olarak bildiği kişilerin öz anne-babası olmadığının ortaya çıkması gibi... Kabullenmesi çok zor... Kabullenince sadece çevrene, dostlarına, ailene değil, kendine, bunca yıllık emeğine, eylem ve sözlerine ihanet edecekmişsin gibi bir hiss... Umarım başlamış olduğunuz bu cesur yolculuk sizin için en doğru ve uygun şekilde devam eder... saygılarımla |
Alıntı:
Hakkım olmayarak bir iki şey söylemek isterim size. Yolunuzu kaybettiğinizde ne yaparsınız? Ben en başa dönerim. Beynim sorular mı sordu, kafamı mı karıştırdı? En cahil olduğum döneme atarım kendimi. Ama bütün bunları yapar iken, Hiç bir zaman unutmadığım benim kim olduğum ve ne olduğum. Müslümanlar yaradanın ihtiyacı var diye ibadet etmez. Müslümanlar, kendilerinin ihtiyacı olduğu için ibadet eder. Bunun içinde hiç bir çıkar gözetmez. Tek istenilen, Allah'ın rızasıdır. Allah'ın da istediği budur. Cennet ve cehennem sonrasıdır, olayın detayıdır, gerçekleşmesi gereken bazı şeyler için araçtır, hepsi bu.Bu yüzden İslam hoşgörü dinidir. Bu yüzden Mevlana ne olursan ol yine gel demiştir. Bir yaradan olduğuna inanıyorsanız, onu siz aklınız ile nitelendiremezsiniz. Çünkü sizi yaradan O'dur, sizin gibi birisi değil. Hayat zorluklarla doludur. Her zaman annelerimiz babalarımız bizlere büyüyünce anlarsın derler, bizde güler geçeriz, ne anlayacağım büyüyünce diye şimdi de anlıyorum ben diye. Ama her zaman, istisnasız herkes bazı şeyleri büyüdüğünde anlar. Ve unutmadan, her daim araştırır iken aradığınız kendiniz olsun. Yersiz şeyler söylemiş isem kusuruma bakmayın. Saygılarımla |
Arkadaşım; neye inanırsan inan bu senin inancın olacaktır, korkularından arındığın zaman özgürsün, korkulardan kurtulduğun zaman daha rahat sorgularsın her şeyi, korku değilmidir bizleri herşeye kul köle eden?
Zaten sorgulamak demek, farkına varmaya başlamak demektir, bilgi sahibi olmaya başlamak demektir, sahip olduğun fikirlerin bazılarının kumdan kaleler gibi çöktüğünü görmek demektir, sorgulamak korkuyu alt etmenin başlangıcıdır, sorgulamak kendini bulmaktır... Çıktığın yolda sana başarılar dilerim, sonuçta bulacağın şey senin gerçeğin olacaktır sadece... |
Saygideger siparisci;
Herseyden once icinde bulundugun psikolojik durumda, boyle bir yaziyi ortaya koyabilmek adina seni kutlarim. Korkunu icinde tutmayip, acikca dile getirebilmen ise, taktire sayandir. Eger bir korku, dile gelebiliyorsa; o korkudan korkuldugu degil; o korkunun uzerine gidildigi anlami cikar. Korkunun tek bir ana temeli vardir, o da bilgisizliktir. Eger korkularini olusturan seylerin ne oldugunu bilir ve bilincine varirsan, bu korku azalir. Bak sana bir oyku ileteyim. Adamin biri cok karanlik bir yolda yururken, ileride parlayan bir isik gorur ve korkuya kapilir, bu korku icinde de sagina soluna bakinarak yoluna devam eder. Isiga dogru yaklastikca, o isigin ne olabilecegine dair evhamlari sorulari ve korkulari devam etmektedir. Iyice yaklasinca, isigin boslukta olmadigini ve altinda bir karalti oldugunu farkeder, bunun bir kisi olacagi dusuncesiyle, hem biraz rahatlar, hem de kisinin ona bir sey yapacagi dusuncesiyle de korkusu icerik degistirir. Yaklasmaya temkinli olarak devam eder ve ses verir "Hello" sesine bir yanit alamaz, ama; bu arada isiga da iyice yaklasmistir. Birdenbire fark ederki, o isik aslinda yol kenarindaki bir direktir ve boylece tum korkulari biter. Korkularin en buyuk panzehiri ustune gidilmesidir. Eger ustune gidis, yeni korkulari doguruyorsa, bu iyiye isarettir. Cunku eski korkularin ne oldugu algilanmis demektir. Korkularin uzerine gidilmesi de, bir birey bilincinin kendini ozguven ile aydinlatmasi yatar. Cunku bu konudaki engel sadece korkular degil; sagdan soldan gelecek olan caydirici mudahelelerdir de. Iste tum bunlara gogus gerebilmek, korkuyu veren nedenin algilanmasi ve bunun bilgi ve bilince asinmasina baglidir. Ister inancini koru ister koruma, yeterki bu karari kendi oz iradenle ve hic bir etki altinda kalmadan ve bilincinde ve bilgisinde olarak yap. En azindan neden aldigin karari aldigini kendine aciklayabilmen icin. Saygilarimla; evrensel-insan |
Sayın siparişçi ;
Kur-an değiştirildi veya değiştirilmedi ne fark eder ki? Muhammedin koyduğu yasalar kitabı veya başka birinin ne fark eder ki? Allah fikri bana küçücükten beri komik gelirdi zaten. İşi gücü yok yaratacak, sonrasında tapınma bekleyecek. Birde utanmadan koyunuma göz koyacak.. Çok bekler. Kolaylık olsun diyede bir masal anlatıyım size. Şimdi bir tür var, görünmez..Maddeden değil..Neden olduğunu bilende yok.Bilirim diyen en baştan yalancı..Bu türe cin denilmekte..Üst üste çıkar bunlar, birbirinin sırtına basa basa taa gökyüzüne..Ulu Meclisten vahiy dinlemek asıl amaçları..Sonra ateş atanlar gelir, ateş toplarıyla dağıtır bunları..Düşerler aşşağıya doğru ama çalabilirler bazende bilgiyi..Herbiri bir alttakine iletir ve sonra gider Dünyadaki büyücü kadınlara satarlar bu bilgiyi..Ve büyü böyle oluşur.. Masal dinden..Cin masalı.. Size çıktığınız yolda başarılar diliyorum. |
Once dinleri tanriya yakistirmayacaksiniz, Tanri uludur, dine inanmiyorum diye beni cezalandirmaz diyip biraz cesaret verirsiniz kendinize, sonra da kafanizdaki tanriyi dinlere... Din ortadan kalkinca da aniden hop, tanrinin da onemi kalmaz. Oyle ya, bizi yaratan bir guc dahi olsa, iradesi, yoksa ne farkeder? Diyelim ki Fiziksel ama amaci olmayan bir guc neden oldu evrenin varolmasina; ona kul kole olmusuz ne fark eder, sadece kendimizi tatmin ederiz.
Yercekiminin umurunda mi havaya atilanlar tekrar yere dusuyor diye? Iste ayni sey. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:09 . |