![]() |
En Beğendiğiniz Kitaplar Hangileri?
Dini konulu olması gerekmez, sizin en beğendiğiniz, başkalarına da önerebileceğiniz kitaplar hangileri?
Ben, en başta şu iki kitabı sayarım: 1)Nietzche Ağladığında (Irwin Yalom): Felsefe ve psikolojinin bence mükemmel bir şekilde romana uyarlandığı bir kitap. I. Yalom''un 5 kitabını daha okudum severek ama bu kitabı çok etkileyiciydi. 2)İsyan Günlerinde Aşk (Ahmet Altan): Tadı hala damağımda diyebileceğim, bana "işte roman budur" dedirten kitap. A. Altan''ın insan ruhunun derinliklerini, umutlarını, korkularını ve çelişkilerini çok iyi bir şekilde ifade ettiğini düşünüyorum. |
selam
yazarını hatırlamıyorum ama kitabın ismi politik kamera; amerikan sinema sisteminin hayata verdiği mesajları anlatan bir kitaptı. zana muhsen ; annemi bir kez daha görsem isimli kitap; ingilteredeydi sanırım yaşayan iran asıllı bir babanın kızlarını yemende bir aileye gelin göndermek amacıyla onları sattığını anlatan gerçek bir hikayeydi.kızların başına gelen inanılmaz zorluklar anlatılıyordu. carl sagan nın mesaj adlı kitabı ; bilimi değişik bir dille anlattığı güzel bir kitap.henüz bitiremedim. carl sagan ın karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı ; aslında insanların bilimden çok sahte bilime inandıklarını ve bunun örneklerini anlatan güzel bir kitap. devam edebilirim. |
Yasar Kemal...
Benim en sevdigim ve okumasini doyamadigim Kitaplarin ilk sirasini Yasar Kemal''in Kitaplari aliyor.
Sirasiyla: Ince Memed 1 & 2 & 3 & 4. Bir Ada Hikayesi & Karinca''nin Su ictigi yer. Cakircali Efe. Ama bunlarin arasinda yinede en severek ve belkide 10 defa okudugum Kitap "Ince Memed" :-) |
Herman Hesse - Bozkirkurdu
Ayrica herkese Herman Hesse''nin "Bozkirkurdu" (orjinal Adi: Der Steppenwolf) kitabini tavsiye ederim...Bu Kitabi da cok begenerek okudum ve herkese tavsiyede bulunurum ;-)
Internet üzerinde "Bozkirkurdu" ile ilgile yazilmis cok güzel bir yazi buldum...ve simdi bu Kitabi neden en sevdigim Kitaplar arasinda buldugumu belki daha iyi anlayabilirsiniz... :-) " "Okurlarima romanimi, nasil anlamalari gerektigini ne anlatabilirim ne de boyle bir seye kalkismak isterim. Yeter ki bu kitabi okuyan herkes, icinde kendinden bir seyler bulsun ve bundan yararlansin. Gene de, Bozkirkurdu''nun oykusunun insani kemiren bir hastaliktan ve bunalimdan soz ettigini ama tum bunlarin olume ve yok olmaya degil, tersine iyilesmeye yönelik oldugunu anlarsa kendimi mutlu hissedecegim." Hesse''nin otobiyografik saheseri olan bu kitap elime ilk gectigi andan ve ilk satirdan son cumlesine kadar bende inanilmaz bir merak ve heyecan uyandirmisti. Oyle ki bir yandan bir solukta bitirmek, ote yandan hic bitmesin istiyorsunuz. Kitap modern dunyanin ve modern insanin ince bir elestirisi olmakla birlikte bu modernlik ve kendi oz dogasi arasinda sIkIsmIs insanin ruhsal catismalarini carpici bir sekilde sembolizmi hayranlik olcusunde ustaca kullanarak isliyor. "Bozkirkurdu" roman kahramani ''Hary Haller''in kendisine uygun gordugu bir isim. Kendisine neden boyle bir yakistirmada bulundugunu gelin Haller''in agzindan dinleyelim: "İstesem ulaşabileceğim, benim dışımda binlerce kişinin ele geçirmek için itişip kakıştığı, uğraşıp didindiği bu neşe ve sevinçleri anlamam ve paylaşmam olanaksız. Beri yandan, benim o şenlikli saatlerimde yaşadıklarımı, benim için haz, yaşantı, cazibe ve huşu olan şeyleri dünya tanısa tanısa sanat yapıtlarından tanıyor, sanat yapıtlarında arayıp seviyor onları. Yaşamın içinde ise hepsini kaçıkça buluyor. Ve doğrusu dünya haklıysa, kafeteryalardaki bu müzik, bu kitlesel eğlenmeler, az şeyle yetinen bu Amerikalılaşmış insanlar haklıysalar, o zaman ben haksızım demektir, o zaman kaçık biriyim ben, o zaman sık sık kendime verdiğim isimle bir bozkırkurduyum, yolunu şaşırıp kendisine yabancı ve anlaşılmaz bir dünyada gözünü açan bir hayvanım..." Günümüz insaninin amacsiz ve siradan bir hayati yasadigina dikkat cekilmekte. Toplum kendi asli degerlerinden uzaklasmis, kendi ozune yabanci bir yasam tarzini benimsemistir. Sozkonusu hayatin icinde ''insan''a dair birseyler bulabilmek adeta imkansizdir. Modernizm ve sehirlesme kisiyi kendisine yabancilastirmis, bambaska bir dongunun icine ativermistir. Her yonuyle insan dogasina aykiri bir yasam seklini benimsemeyen kisi kalabaliktan kacmak zorundadir ve boylelikle yalnizliga mahkumdur. Ama bu kez baska bir sorun vardir, o da caresizce secilen yalnizligin da yine insan dogasiyla uyusmadigi gercegidir. Bu da beraberinde ust duzeyde bir ruhsal catismayi doguracaktir. Bu catismalar yazarin da belirttigi gibi cozumsuzlugun bir sonucu degil, iyilesmeye donuk cabalarin baslangic isaretleridir. Kisi bu catismayi kendi icinde yogun bir sekilde yasamadikca, kendisine donuk bir tanimayi, derin bir tanimayi gerceklestiremedikce... icinde bulundugu duruma bir anlam kazandiramayacaktir. Kitapseverler bileceklerdir, son zamanlarda psikoloji uzerine yazan yazarlarin en cok uzerinde durduklari hususlardan biri de "anlamsizlik ve amacsizlik" sorunu olmustur. Bir anlam arayisi icerisine giren bireyler, kendilerini ister istemez icinde yasadiklari toplumdan soyutlamak durumunda kaldiktan sonra bir ic hesaplasmayla yuz yuze gelirler. Ilk amac kalabaliklardan kendisine bulasmis hastaliklardan kurtulmaktir ancak bu asamada kisi kendisine yoneldikce temel sorunun ''kendisiyle barisik'' bir hayat oldugunu gorecektir. Sihirli tiyatro bolumune geldiginizde biraz durup nefes almanizi ve bu bolumu okumak icin yeterince deli olup olmadiginizdan emin olmanizi tavsiye ederim:) Aksi taktirde actiginiz kapinin otesinde hicbir sey goremeyeceksiniz. Cunku tiyatro sadece kaciklar icin... Bu bolumde Haller sizofreni diye tarif edilebilecek bolunmus kisilikleriyle yuzlesir. Amac modern insanin adeta sizofrenik bir hayat yasadigini ortaya koyarak bu parcalanmis kisilikleri uyum icinde yasatabilmektir. Bazi yonlerimiz buyutulmeyi, bazisi egitilmeyi, bazisi uysallastirilmayi, cesaretlendirilmeyi... gerektirir ama asil mesele herseyden once bunlarla tanisabilmektir, yuzlesebilmektir. Sonra bu parcalari adeta satranc taslari gibi cebinize koyar ve hayatin icine dalarak taslari istediginiz sekilde kullanabilirsiniz. Artik oyunun favori oyuncusu sizsinizdir!.." " Not: Irwin D: Yalom''un "Nietzsche Agladiginda" Kitabi iyiydi ama bence "Divan" adli Yapiti daha güzeldi ;-) |
Herman Hesse''nin Demian, Sidartrha ve Peter Camenzing adlı 3 kitabını okudum ve hepsini de çok beğendim. Bozkırkurdu''nun en önemli yapıtlarından olduğunu da duymuştum. Okuyacaklarımın arasında o da var. Herman Hesse''nin okuduğum kitaplarında melankoli ama gerçekçi öyküler hissettim. Sanırım tüm eserlerinde de aynı öğeler hakim.
I. Yalom''un "Divan" adlı kitabını geçen baharda okudum, beğendim, ama "Nietzche Ağladığında" benim gözümde bir numaralı yapıtı. |
En Begendigim Kitap KURAN, herkesin onu on yargisiz okumasi dilegi ile, o alemlere rahmet hastalara sifadir, ondan sonra bir parca hasara ugramis olsalarda tevrat vede incili tavsiye derim, hazirlayicisi herkesin rabii olan ALLAH.
Gafiller daha ne isiniz var baska kitaplarla. SIZINTI |
sızıntı başka kitaplarda okumanı tavsiye ederim.ufkun genişler.
kuran okuyarak rahatlıyorsan oku ama herşey bununla bitmiyor maalesef. |
Abit DURSUN babanı tebrik ederim "...inide kendi gibi yetiştirmiş"
Şunu bilinki bu siteyi yapanların katli caizdir. Siz bu zamanın Müseylemetül Kezzabısınız ve sonunuz yaklaşıyor. PALANDÖKEN AKINCILAR CEPHESİ |
NGCOSKUN
sen beni tanimiyorsunki baska kitap okuyup okumadigimi bilesin, ben elbette baska kitapta okuyorum, ama konun basligi ne, en begendiginiz kityaplar degilmi, o yuzden ben kuran vede diger ilahi kitaplar dedim, yoksa baska kitap okumadim demedim. Merak etme yaptigim is geregi aklinin ucuna bile gelmeyecek turden kitaplar okuyorum ustelik her seviyede, dert tetme sen yunus. SIZINTI |
sızıntı
Alıntı:
kitap okuman güzel tabi umarum faydaları oluyordur sana. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:15 . |