Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Sufizm (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=158)
-   -   Mutasavvıflar Tanrı'ya Ne Kadar İnanıyor? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19434)

Balkocha 08-07-2010 22:59

Mutasavvıflar Tanrı'ya Ne Kadar İnanıyor?
 
Ilk kez hoca Ahmet Yesevi yi okudugumda sasirmistim.Askin alip menden meni/Mene sen gereksen sen. Diye devam ederek Ozbek lehcesiyle Yunus Emre nin siirinin aynisini yazmis diye dusundum.Ama Yunus tan daha once yasadigini ogrenince de Yunus un taklitci oldugunu dusundum.Ustelik sadece bu degil daha bir on kadar siir ortaya cikti.
Konu uzerinde arastirmaya devam ettigimde de tasvvufcularin, kendinden once gelmis ve saygi duydugu erenden alinma geleneksel siirleri okumak gibi bir aktarimlari oldugunu ogrendim.
--Sordum sari cicege...
-- Askin aldi benden beni... gibi
Hoca Ahmet Yesevi
Yunus Emre
Mevlana (Sems-i Tebrizi ile tanistiktan sonraki Mevlana)
Haci Bektas-i Veli
Seyh Bedrettin dahi sayilabilir.
Ornekler cogaltilabilirse de, asil uzerinde durmak istedigim konu su:Bu insanlarin acik acik dile getirmemekle beraber,aramak anlaminda Tanriyi bir turlu bulamadiklarini defalarca tekrarladiklarini yorumladim.Daha ilginci dindar kesimin Yunus tan diye besteledikleri siirler (ki yukarida belirttigim gibi Yunus un degil,aktarim geleneginin eserleridir) Tanri yok diyor.
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Yunus' durur benim adım
Düngün artar benim derdim
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Ne dersiniz,ben mi yanlis anlamisim.
Bir mutasavvufun dedigi gibi Biz mutasavvuflar biliriz ki...
Konuya ilgi duyan arkadaslar benim ulasamadigim anlamda bilgiyle yaklasirlarsa uretken olurlar diye de bir ukalalik yaparak
Saygilar sunuyorum.

YasasinBilim 09-07-2010 00:14

Sevgili Balkocha;

Hallac-ı Mansur'u ve Ömer Hayyamı da bu listeye dahil edebiliriz.

Hallac-ı Mansur'un "En el hak (tanrı içimdedir, [kimilerine göre] ben tanrıyım)" tasavvufu özetleyen bir cümledir.

Ömer Hayyam'ın pek çok rubaisinde tanrı aşkına bir o kadar da müslümanlık karşıtlığına şahit olabiliriz.

"
Biz aşkla tapanlarız, müslüman değil,
Cılız karıncalarız, Süleyman değil,
Biz eskiler giyen benzi soluklarız,
Pazarda sırma satan bezirgan değil.
"

Mutasavvuflar net olarak deist idiler. Mevlana gibi bazı mutasavvufların peygamber ve islamiyete hürmetli olmaları, onların müslüman oldukları anlamına gelmiyor.

Nasıl ki müslümanlar Atatürkün müslüman olduğuna inanmak istiyorlar, aynı şey mutasavvuflar için de geçerlidir. Mutasavvufların da iyi birer müslüman olduklarına inanırlar.

saygılar...

Balkocha 09-07-2010 14:15

Aslinda bu listeyi ozellikle ilahileri camilerde okutulup,ugruna geceler duzenlenen,sunni musluman camianin adinin onune Hazreti yapistirdiklari tarzdakilerle sinirlandirmak istedim.Ona kalirsa Bir Kaygusuz Abdal var ki dunyanin ilk surrealist siir orneklerini vermistir.



Ademi balçiktan yogurdun yaptin,
Yapip da neylersin, bundan sana ne
Halk ettin insani saldin cihana
Salip da neylersin bundan sana ne

Bakkal misin teraziyi neylersin
Isin gücün yoktur gönül eglersin
Kulun günahini tartip neylersin
Geçiver suçundan bundan sana ne

Katran kazanini döküver gitsin
Mümin olan kullar didara yetsin
Emreyle yilana tamuyu yutsun
Söndür su atesi bundan sana ne

Sefil düstüm bu alemde naçarim
Kildan köprü yaratmissin geçerim
Sol köprüden geçemezsem uçarim
Geçir kullarini bundan sana ne

Kaygusuz Abdal der cennet yarattin
Cehenneme nice kullari attin
Nicesin ates-i ask ile yaktin
Yakip da neylersin bundan sana ne


" yucelerden yuce tanri
gunduzlerden gece tanri
ismin vardir cismin yoktur
sen benzersin hice tanri "


yücelerden yüce gördüm
erbabsın sen koca tanrı
bu allahlığı sen nerden
satın aldın kaça tanrı

ali ile bir olmuşsun
bir mektepte okumuşsun
ali olmuş hafız kelam
sen okursun hece tanrı

kıldan bir köprü yapmışsın
gelsin kullar geçsin deyu
hele biz şöyle duralım
yiğit isen sen geç tanrı

yaratmışsın bağ-u cennet
kulların etsinler sohbet
cehennemi ne yarattın
be akılsız koca tanrı

unuttuk diye namazı
bizi ateşe atarsın
kul yanması abes değil
gel bas kızgın saca tanrı

senin kulların anılır
atası anası ile
senin anan baban yoktur
benzersin bir ... tanrı

seni her yerde görürüm
için dışını bilirim
sırrın halka faş edersem
halin nice olur tanrı

kaygusuzum der buradan
cümle mahluku yaradan
kaldır perdeyi aradan
gezelim beraber tanrı


Ornekleri cogaltmak kolay.Benim uzerinde durdugum konuya bilgen arkadaslarin vahdet-i vucut meselesinden dem vurup isi Tanri ya baglayacaklarini dusundugum icin, hic olmazsa ornegi kalkan yapmamalarini arzuladim.Bu yuzden ilk siradakiler uzerinde durmaktan yanayim.En azindan bir Mevlana , Yunus Emre, Hallac-i Mansuri kadar cesur olmamakla beraber,yasadiklari yuzyila gore su an bizlerin oldugundan daha curetkarlar.Icimizde kac kisi gercek adiyla yazi yazabiliyor.Birakin derilerimizi yuzmeyi,kopeklere etlerimizi parca parca yedirirler.Gerci ne yapacaklarini Kuran da ziyadesiyle acik acik tarif ediyor ya, neyse, konumuz bu degil.Ben, bahsettigim mutasavvuflarin tum yasamlarini olgunlasmaya adarlarken vardiklari (bana gore yoktur diyorlar.Zira kainatin butununde Tanriyi goruyorlar gibi tanimlamalar onlarin o donemde canini kurtarabilecekleri yegane izah tarzidir.) sonucu ,bugun bizler ,bilimsel gereksinimlerin doyurulmasinda zorlanirken yakalayabiliyoruz.
Butun bunlara ragmen nasil oluyor da camilerde sordum sari cicege gibi ilahiler okunabiliyor.Namazda okunan ayetleri Arabca diye anlamadiklarini algilayabilirim de ,bu okunan apacik Turkce olarak yazilmis.
Saygilarimla

seyyah3441 10-07-2010 07:40

Vahdet-i vücut gerçekte , andığınız tüm mutasavvıfların üzerinde birleştiklri tek konudur.
Ancak her biri kendi nasibi ( kapasitesi) kadar , bu olguyu algılamış ve yorumlamışlardır.
Bazıları şeriat - tarikat - hakikat yolculuğunda şeriata takılmış ,kimileri tarikat te bir ömür oyalanmış , pek azı hakikate varmıştır.Hakikate varanları "deist" olark nitelemişsiniz ki buna yürekten katılıyorum.
Aslına bakarsanız tüm peygamberlerin deist olduğunu söyliyebiliriz.Zira kendilerine dayatılan mevcut egemen din anlayışını red etmişlerdir.

Vahdet-i vücut ilkesini en sığ anlamıyla "TEK" lik olarak kabul edebiliriz.Ama daha geniş anlamıyla " NOKTA" dır ve bütün herşey (canlı cansız tüm kainat ) o " NOKTA " dadır.

Her şeyi o " NOKTA " içinde ve o kadar görebilen gözlerde ayrı ,gayrı kalkmıştır.
Her şey birleşmiştir .İşte "Ene l Hak" da bu noktada ortaya çıkar Hallac- Mansur 'da.

katre_07 11-07-2010 18:19

Alıntı:

Balkocha´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 317632)
Ilk kez hoca Ahmet Yesevi yi okudugumda sasirmistim.Askin alip menden meni/Mene sen gereksen sen. Diye devam ederek Ozbek lehcesiyle Yunus Emre nin siirinin aynisini yazmis diye dusundum.Ama Yunus tan daha once yasadigini ogrenince de Yunus un taklitci oldugunu dusundum.Ustelik sadece bu degil daha bir on kadar siir ortaya cikti.
Konu uzerinde arastirmaya devam ettigimde de tasvvufcularin, kendinden once gelmis ve saygi duydugu erenden alinma geleneksel siirleri okumak gibi bir aktarimlari oldugunu ogrendim.
--Sordum sari cicege...
-- Askin aldi benden beni... gibi
Hoca Ahmet Yesevi
Yunus Emre
Mevlana (Sems-i Tebrizi ile tanistiktan sonraki Mevlana)
Haci Bektas-i Veli
Seyh Bedrettin dahi sayilabilir.
Ornekler cogaltilabilirse de, asil uzerinde durmak istedigim konu su:Bu insanlarin acik acik dile getirmemekle beraber,aramak anlaminda Tanriyi bir turlu bulamadiklarini defalarca tekrarladiklarini yorumladim.Daha ilginci dindar kesimin Yunus tan diye besteledikleri siirler (ki yukarida belirttigim gibi Yunus un degil,aktarim geleneginin eserleridir) Tanri yok diyor.
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Yunus' durur benim adım
Düngün artar benim derdim
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Ne dersiniz,ben mi yanlis anlamisim.
Bir mutasavvufun dedigi gibi Biz mutasavvuflar biliriz ki...
Konuya ilgi duyan arkadaslar benim ulasamadigim anlamda bilgiyle yaklasirlarsa uretken olurlar diye de bir ukalalik yaparak
Saygilar sunuyorum.

sayın balkoc eski edebiyatta özellikle divan edebiyatında nazire geleneği vardır..anadoluya tasavvufu getiren zaten ahmet yesevinin müritleridir..

nazire geleneğinde söyleyiş önemlidir..biri şiir yazar çok sevilir..sonrasında o şiirin aynısına benzer farklı söyleyişte şiirler yazılır..yunus emrenin böyle bir şey yazmış olması muhtemel..ayrıca..aynı şeyi düşünmüş olamazlar mı şairler..?

sordum sarı çiçeğe yunus emreye ait değildir..üç dört tane yunus mahlaslı şair var .edebiyatımızda..hangisinin bizim yunus olduğunu 13.yy..dil özelliklerinden yola çıkarak seçiyoruz..mesela sordum sarı çiçeğe 16.yy anadolusu dil husisiyetleri göstermekte..bizde diyoruz ki o zaman bu şiir bizim yunus'a ait değildir..bu şekilde bir çok şiir var..

ben de ne anlıyorum biliyo musunuz o şiirden.. bana sadece sen gereksin..senden başka her şey yalan..tek gerçek sensin ..senin özlemini çekmekteyim..(bu bilinen bir şeye özlem)tasavvufta biraz daha takılmanızı tavsiye ederim

saygılar..

katre_07 11-07-2010 18:23

Alıntı:

Balkocha´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 317736)
Aslinda bu listeyi ozellikle ilahileri camilerde okutulup,ugruna geceler duzenlenen,sunni musluman camianin adinin onune Hazreti yapistirdiklari tarzdakilerle sinirlandirmak istedim.Ona kalirsa Bir Kaygusuz Abdal var ki dunyanin ilk surrealist siir orneklerini vermistir.



Ademi balçiktan yogurdun yaptin,
Yapip da neylersin, bundan sana ne
Halk ettin insani saldin cihana
Salip da neylersin bundan sana ne

Bakkal misin teraziyi neylersin
Isin gücün yoktur gönül eglersin
Kulun günahini tartip neylersin
Geçiver suçundan bundan sana ne

Katran kazanini döküver gitsin
Mümin olan kullar didara yetsin
Emreyle yilana tamuyu yutsun
Söndür su atesi bundan sana ne

Sefil düstüm bu alemde naçarim
Kildan köprü yaratmissin geçerim
Sol köprüden geçemezsem uçarim
Geçir kullarini bundan sana ne

Kaygusuz Abdal der cennet yarattin
Cehenneme nice kullari attin
Nicesin ates-i ask ile yaktin
Yakip da neylersin bundan sana ne


" yucelerden yuce tanri
gunduzlerden gece tanri
ismin vardir cismin yoktur
sen benzersin hice tanri "


yücelerden yüce gördüm
erbabsın sen koca tanrı
bu allahlığı sen nerden
satın aldın kaça tanrı

ali ile bir olmuşsun
bir mektepte okumuşsun
ali olmuş hafız kelam
sen okursun hece tanrı

kıldan bir köprü yapmışsın
gelsin kullar geçsin deyu
hele biz şöyle duralım
yiğit isen sen geç tanrı

yaratmışsın bağ-u cennet
kulların etsinler sohbet
cehennemi ne yarattın
be akılsız koca tanrı

unuttuk diye namazı
bizi ateşe atarsın
kul yanması abes değil
gel bas kızgın saca tanrı

senin kulların anılır
atası anası ile
senin anan baban yoktur
benzersin bir ... tanrı

seni her yerde görürüm
için dışını bilirim
sırrın halka faş edersem
halin nice olur tanrı

kaygusuzum der buradan
cümle mahluku yaradan
kaldır perdeyi aradan
gezelim beraber tanrı


Ornekleri cogaltmak kolay.Benim uzerinde durdugum konuya bilgen arkadaslarin vahdet-i vucut meselesinden dem vurup isi Tanri ya baglayacaklarini dusundugum icin, hic olmazsa ornegi kalkan yapmamalarini arzuladim.Bu yuzden ilk siradakiler uzerinde durmaktan yanayim.En azindan bir Mevlana , Yunus Emre, Hallac-i Mansuri kadar cesur olmamakla beraber,yasadiklari yuzyila gore su an bizlerin oldugundan daha curetkarlar.Icimizde kac kisi gercek adiyla yazi yazabiliyor.Birakin derilerimizi yuzmeyi,kopeklere etlerimizi parca parca yedirirler.Gerci ne yapacaklarini Kuran da ziyadesiyle acik acik tarif ediyor ya, neyse, konumuz bu degil.Ben, bahsettigim mutasavvuflarin tum yasamlarini olgunlasmaya adarlarken vardiklari (bana gore yoktur diyorlar.Zira kainatin butununde Tanriyi goruyorlar gibi tanimlamalar onlarin o donemde canini kurtarabilecekleri yegane izah tarzidir.) sonucu ,bugun bizler ,bilimsel gereksinimlerin doyurulmasinda zorlanirken yakalayabiliyoruz.
Butun bunlara ragmen nasil oluyor da camilerde sordum sari cicege gibi ilahiler okunabiliyor.Namazda okunan ayetleri Arabca diye anlamadiklarini algilayabilirim de ,bu okunan apacik Turkce olarak yazilmis.
Saygilarimla


sayın balkoc bir de şu şiiri var müthişş

Bir kaz aldım ben karıdan
Boynu da uzun borudan
Kırk Abdal karnın doyuran
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Sekizimiz odun çeker
Dokuzumuz ateş yakar
Kaz aldırmış başın bakar
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kaza verdik birkaç akça
Eti kemiğinden pekçe
Ne kazan kaldı ne kepçe
Kırk gün oldu kaynatırı kaynamaz

Kaz değilmiş be bu azmış
Kırk yıl Kafdağında gezmiş
Kanadın kuyruğun düzmüş
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Kazı koyduk bir ocağa
Uçtu gitti biri bucağa
Bu ne haldir hacı ağa
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın kanadı sekli
Dişi koyun emmiş tilki
Nuh Nebî’den kalmış belki
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın kanadı sarı
Kemiği etinden iri
Sağlık ile satma karı
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın kanadı ala
Var yürü git güle güle
Başımıza kalma belâ
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Suyuna biz saldık bulgur
Bulgur Allah deyi kalgır
Be yârenler bu ne hâldir
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz

Kaygusuz Abdal nidelim
Ahd ile vefâ güdelim
Kaldırıp postu gidelim
Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz


:D tasavvuf güzel şey..

Balkocha 11-07-2010 23:00

.Ahmet Yesevi ve onu nasıl tekrar etmiş Yunus Emre...
Bu şiirlerin onların olduğunu bilerek:
Hoca Ahmet Yesevi dedi ki;
Aşkın kıldı şeyda meni
Cümle alem bildi meni
Kaygım sensin tün ü küni
Menge sen ok kereksen
Yunus Emre bunu şöyle dedi;
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü güni
Bana seni gerek seni
Hoca Ahmet Yesevi dedi ki;
Alimlere kitap kerek
Sufilere mescid kerek
Mecnunlara leyla kerek
Menge sen ok kereksen
Yunus Emre bunu şöyle dedi;
Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahiret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni
Hoca Ahmet Yesevi dedi ki;
Feda olsun senge canım
Töker bolsan menim
kanım
Men kulunmensen
sultanım
Menge sen ok kereksen
Yunus Emre bunu şöyle dedi;
Eger beni öldürseler
Külüm göge savuralar
Toprağım anda çağına
Bana seni gerek seni
Hoca Ahmet Yesevi dedi ki;
Hoca Ahmet menim atım
Tün ü küni yanar odum
İki cihanda maksudum
Menge sen ok kereksen
Yunus Emre şöyle dedi;
Yunus'dur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

nazire geleneğinde söyleyiş önemlidir..biri şiir yazar çok sevilir..sonrasında o şiirin aynısına benzer farklı söyleyişte şiirler yazılır..yunus emrenin böyle bir şey yazmış olması muhtemel..ayrıca..aynı şeyi düşünmüş olamazlar mı şairler..?
Bir gelenegin oldugunu zaten belirtmistim.Ayni seyi dusunmek degil.Kendinden oncekine gonul acmak anlaminda bir gelenektir.


ben de ne anlıyorum biliyo musunuz o şiirden.. bana sadece sen gereksin..senden başka her şey yalan..tek gerçek sensin ..senin özlemini çekmekteyim..(bu bilinen bir şeye özlem)tasavvufta biraz daha takılmanızı tavsiye ederim
Sizin anladiginizin benimkinden farkli olmasi gayet dogal.Sizin vardiginiz sonuca hicbir mutasavvuf varamamisken,sizin mutasavvuflardan yola cikarak Tanri yi bulmussunuz.Tasavvufu okuyunuz lutfen.Takilmakla olmaz.Onlarin hicbiri bulamamis.Yoktur diyorlar.Tabii bu benim dusuncem.Vardir diyen, aramaktan caresizligini ifade etmeyen bir ornek bulabilirseniz bilmek isterim.
Ben diyorum ki:bu gun bile yoktur diyene olum fermani acikken,siz bin yil once yoktur diye acik acik diyeceklerini mi saniyordunuz.

saygılar..[/QUOTE]

Balkocha 17-08-2010 20:25

Her gün bir yerden göçmek ne iyiHer gün bir yere konmak ne güzelBulanmadan, donmadan akmak ne hoşDünle beraber gitti cancağızım,Ne kadar söz varsa düne ait,Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. MEVLANA
Peki simdi bu soz uzerine diyalektigi tanimlamak isteyen var mi?Ve diyalektikle dogma bagdasikligini sorgulamak isteyen.
Ya da Muhammed bu sozun altina imza atar diyen birmusluman var mi?
Mevlana yi kurtarmak isteyen var mi?
Saygilarimla

siriusx 19-08-2010 06:37

mutasavvuflar islamcıların iddia ettikleri gibi bir tanrı kavramına the ye inanmazlar. bu yüzden ateisttirler. ve hiçbir zaman Allah'dan bir tanrı olarak bahsetmezler. tasavvufa göre, herşey O'nun bir parçasıdır, yani aslında Allah bir metadır, soyut değildir. Allah ismi de varolan herşeye her boyutunda işaret eder. gözle görülememe sebebi de budur varolan herşeyi her boyutta insanın gözleriyle görmesi imkansızdır.
öldükten sonra da insandaki ruhun(maddeseldir) varlığı madde olarak devam edeceği kesindir. yani yine Allah'ın bir parçası olmaya devam edecektir. bu yüzden cennet ve cehennemi ciddiye almazlar, cennette de olsalar cehennemde de olsalar Allah'ın bir parçası olmaya hükmü altında olmaya devam edeceklerdir.
kuranı ve şeriatı ciddiye almazlar, çünkü Allah'ın varlığı karşısında Allah'ı açıklamak adına oldukça yetersizdir. yunus emre der ki;"hakikat bir deniz, şeriat onda gemi, çokları gemiden inip, denize dalmadılar."
kuran'ın yetersizliğine karşın gizemci olduğu iddia edilen, yani bir çok kişinin algılayamadığı yöntemlerle Allah'ı nasip edildiği ölçüde algılamaya çalışırlar.

Neva 11-09-2016 12:34

Guncelleme.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:29 .