![]() |
DNA benzetmesi
dna hakkında:
""dna, hayatın kodu. bu text bilgi 3 milyar harf uzunluğunda. ve garip ve şifrelenmiş 4 harf ile yazılmış. insan bedenindeki tüm hücrelerde bu bilgi mevcut. eğer bir insan saniyede bir harf okursa 31 yılda bu kitabı bitirebilir. gece ve gündüz okumakla. "" bir bilim adamına ait bir kitaptan alıntıdır... saygılar |
DNA kitabi 3,5 milyar yilda yazilmis, 31 yil bir saniye gibi kalir 3,5 milyar yila kiyasla.
Her zamanki basit dusunce; hop dedi olduya inaniyor ya, aklindan bunca bilgiyi kim koydu diye geciiriyor, kafaya takmis ille de birinin olacagini. Gunumuzdeki canli varliklarin ilk hucrelilerden evrimlesmesinin uzerine 3,5 yil gecmis; bunun ne kadar uzun bir surec oldugunu dusun ve sonra 31 yillik kitapatan bahset.Tek basina insanlarla bile basa cikamayan, insan gucunden faydalanarak savaslar yaptirdigina inandiginiz allahiniz mi yapacak boylesine zor gordugunuz bir isi? |
Evet Axzel
Haklısın, gerçekten de DNA aşırı komplek bir molekul. Tek problem şu, sen bu DNA nın 4 işlemi yapmaktan aciz, kalp ile beyin arasındaki farkı bilmeyen islamın tanrısının mı yaptığına inanıyorsun? Bu argümanlar seni islamın tanrısına ulaştırmaz. Belki bir deist olma yolunda ilerletir ama 600'lü yılların cahil kabile kültürünün oluşturduğu bir tanrıya ulaştırmaz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Insan da varoldugundan beri apartmanlarda oturmadi, biraz arastirisan nereden nereye geldigini gorebilirsin. Iste o kadarcik bir fark bile turu nasil etkiliyebiliyor. Cozume kendi sozlerinle yaklasiyorsun aslinda, da bakis acin farkli:) |
Alıntı:
o kadarcık fark bile onun insan olamayacağının göstergesidir belki de? |
Alıntı:
|
"600'lü yılların cahil kabile kültürünün oluşturduğu "
ya da "600 lü yıllarda cahil kabile halkına gelmiş olan tanrı". acaba onlarmı oluşturdu yoksa onlaramı geldi.. sen kime geldiğiyle ilgilisin dimi ? yoksa eğer san francisco da ki universite campusune gelseydi ilk olarak o zaman tamam mı diyecekdin.. bir daha ki sefere sana sorar belki tanrı... :) islam tanrısı veya değil,, önemli olan bir tanrı var, ve kendi kendine oluşamaz oluşmamış, bu noktayı bile koyamazken, tanrı hangi tanrı ve kimliği ne konusunamı geçdiniz, hiç şükretmezsiniz, yalanlarsınız, hakaretde edersiniz, küfürde edersiniz, aşağılarsınız, ee sizi bundan sonra tanrı nereye koysun zannedersiniz, neyi hak ettiğinizi düşünüyorsunuz, ben ve ben ise bu şekilde zaten hiç değilim, bir şeyi bir ödülü hak etmek için allah ı sevmiyorum, ne cennet için ne de ateşten kaçmak için allah ı sevmiyorum. allah ı seviyorum çünkü seviyorum. ahirette onun yüsüne sevgimle bakabilmek için iyi biri olmak istiyorum. yoksa ateşe girceğim değil onun bunca sevgisine karşılık ben kötülük yapmış ve onu üzmüşsem ben o yüzden ağlarım, üzülürüm... gerçi iyi biri olsamda onu görünce kesinlikle ağlayacağım galiba :D saygılar, sevgiler.. |
Bir tanrının varlığı nasıl ispat ediyorsun, sorun burada.
Ben tanrıyı gördüm deyip banada gösterirsen ve bende onun tanrı olduğuna görerek kanaat getirirsem ne ala. Ben tanrıyı görmedim ama şu adam görmüş ve bizde görüp kanaat getirirsek ne ala. Ben görmedim, sen görmedin, o görmedi, kimse görmemiş ama "öyle inanıyoruz" dersen saçmalıyorsun derim. Evrim nasıl ki parçaların birbirine ilişerek bir bütünü oluşturduğunu ve tüm canlılığın bu birliklerin birliği ve çeşitlilik sistematiği olduğunu söylüyorsa siz deki bu tanrıcılık olayı da bu tür bir şeydir. İlkel dürtülere sahip insanların bütün dünyayı doğuracak, bireyleri koruyup gözetecek ve ölümden sonrası içinde şevkat gösterecek anne, baba arayışıdır tanrı. İnsanların karmaşık ve birbirinden farklı medeniyetleri, renkli kültürleri ve binlerce çeşit din, tanrı anlayışı olmasının da sebebi budur. Siz, kendi tanrı anlayışınızı herkesinkiyle eş tutuyorsunuz. Yani herkesin bir tanrı anlayışı var ve bunlar hep benzer bir inanışlardır diyorsunuz. Halbuki bir Hint tanrısı ile bir hristiyan, islam tanrısı bütünüyle farklı ve alakasızdır. Kutsal ruhlara iman etmiş farklı toplulukları saymıyorum bile. Eğer tanrı tarafından insanın içine sizin fıtrat dediğiniz bir "tanrı bilme programı" konmuş olsaydı Hintli'nin tanrısı ile sizin tanrınızın genel yapısı aynı olacaktı. Halbuki Hint'linin tanrısı genelde ağaçta yaşayan garip meditasyonlardaki adamları anlatır. Ve sizin tanrınızı anlatırken ben Hint'li tanrısını referans alsam size göre yüzlerce defa şirke düşmüş olurum. Çünkü iki tanrı arasında şevkatine sığınılması ve ölümden kurtarması benzerlikleri dışında bir benzerlik yoktur. Bunların tümüne bakıp, islam coğrafyasının ilahi gördüğü dinlerin geldiği ortak atayı da çözümlediğimizde dinlerin, "çaresizlik ve ölüm korkusu" için herkese ait ve herkesin ortak katılımıyla dürtüsel bir kurtuluş teorisi olduğunu görmek gerekir. Bu kurtuluş teorisi yapı itibariyle bir anne baba şevkati talebidir. Fakat doğal olarak ölüm ötesini de kapsamaktadır. Zira insanlığın en büyük derdi ölümle başa çıkabilmektir. |
teknoloji ilerlemiş ama hala orta çağ fikirlililer olabilio yada ilk çağ,
ben görmediğime inanmam diyen kişi acaba david coperfield ın uctuguna inanıyormu, bir sürü kişi gördü bunu, uçdu işde adam, aklın varsa aklını kullanırsın görürsün allah ı, illa gözmü lazım, her zaman diyorum bak yine diyeceğim, "" eğer ki allah gökten inse ve youtuba a çıksa, hatta cnn e konuk olsa ve bir söyleşi yapsa (programın adı "nasıl yarattım"), akşam kanal d haberde izleseniz dahi sizler allah a inanmazsınız.."" bir de bunu tersden düşünün... (neyi nasıl diye sormayın) zaten ne güsel kuranda benle aynı fikirde, anlamını yazıorum, kelime kelime tercüme değil: "yoksa siz allah ın size özel melek mi göndereceğini zannettiniz. avucunuzu yalayın. allah bunu yapmaz." saygılar... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:05 . |