![]() |
Islami nasil biraktim
Babam ateistti çocukken bende 1 sene ateist olmuştum fakat babam annemle anlaşamadı ve ayrıldılar. Annemde kaldım ve mali durum çok kötüydü ve andolu lisesi sınavında derece yapmıştım. O sırada f.gye bağlı bir kolej beni burs ve bedava yemek karşılığında okuluna almak istedi. Annemde verdi. Okulda uzun sure dini eğitim almıştım kendimde okumuştum aşırı dindar biriydim. Universitede aşırı dindar ve radikal islamcı idim hatta aşık oldugum kızı bile bu sebeble reddecek ve bir süre depresyona girecektim.
Uyanışım aslında ateizmle değil şia ile başladı. Şianın bazı sahabelere yaptığı eleştiriler ilk önce bende korkunç bir red ve korku uyandırdı.Ama kaynakları inceledikçe şia haklı çıkıyordu. O gökteki yıldızlar gibi olan sahabeler ne katliamlar yapmışlardı. Muhammedin cenazesine katılmamışlardı Fatımaya saldırmışlardı katliamlar yapmışlardı. Hepsi sahih tarih kaynaklarında idi.(bununla ilgili ayrı bir konu açacağım) şia haklı çıkmıştı. Deliller netti böylece ebubekir ömer gibi eskiden aşırı saygı duydugum insanlar teker teker devrildi.Bu bana eleştirme gücü kazandırmıştı. |
şia döneminde islamı tekrar okumaya başladım. kervanlara ve kabilelelere saldırılar şiddet emirleri. bunlar beni iyice şüpheye soktu. hayatus sahabe kitabında okuduğum bir olay beni tir tir titretti.olay şu idi
Ka 'b b. Esref' in Öldürülüsü Peygamberimiz Aleyhisselam: "Allah' im! Beni, diledigin sekilde, E sref' in oglundan kurtar! Çünkü o kötülügünü siirleriyle ilan ve nesr etmektedir" diyerek Allah' a dua etti. "Benim için, Ka'b b. Esref'in hakkindan gelecek kim var? Çünkü o Allah' i ve Resûlünü incitmistir. Bizim için, kim Esref'in oglunun hakkindan gelir? Çünkü o bize karsi düsmanligini ve hicivlerini açiga vurmus, Kureys müsriklerine gidip onlari bizimle çarpismaya hazirlamis bulunmaktadir. Bunu, Yüce Allah bana haber verdi" buyurdu. Abduleshel ogullarinin kardesi Muhammed b. Mesleme: "Yâ Rasûlallah! Senin için, onun hakkindan gelecek, ben varim! Onu öldürmemi istiyorsan, onu ben öldürürüm" dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam: "Buna gücün yeterse, evet, yap!" buyurdu. Muhammed b. Mesleme, evine döndü. Üç gün bekledi. Birsey yemedi, içmedi. Kendi kendine düsündü durdu. Bu durum Peygamberimiz Aleyhisselama anilinca, Peygamberimiz Aleyhisselam onu çagirdi ve kendisine: "Sen ne için yemeyi içmeyi biraktin?" diye sordu. Muhammed b. Mesleme: "Yâ Rasûlallah! Sana bir söz söylemistim. Onu yerine getirebilecek miyim, yoksa getiremeyecek miyim; bilemiyorum" dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam: "Sana ancak gücünün yetebilecegini yapmak düser! Sen onun isini Sa'd b. Muaz'la bir istisare et! " buyurdu. Muhammed b. Mesleme: "Yâ Rasûlallah! Her halde, Ka'b'a, senin aleyhinde birseyler de söylememiz gerekecek! ?" dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam: "Istediginizi söyleyiniz! Siz bu hususta serbestsiniz!" buyurdu. Muhammed b. Mesleme Sa'd b. Muaz'a gidip durumu anlatinca, Sa'd b. Muaz: "Allah' in bereketiyle git! Kardesimin oglu Hâris b. Evs b. Muaz ile Abbâd b. Bisr, Ebu Abs b. Cebr ve Ebu Nâile b. Silkân'ida yanina al! " dedi. Bunun üzerine; Muhammed b. Mesleme, Ebu Nâile Silkân b. Selâme (Ka'b'in sütkardesi idi) , Abbâd b. Bisr, Hâris b. E vs b. Muaz, Ebu Abs b. Cebr toplanarak Ka'b b. Esref'i öldürme isini konusup kararlastirdilar. Muhammed b. Mesleme, Ka'b' in yanina vardi. Ona (Peygamberimizi kasdederek): "Su kisi, bizden sadaka istedi ve bize agir vergi teklif etti. Ben de, ödünç birsey almak için sana geldim!" dedi. Ka'b b. E sref de, Muhammed b. Mesleme'nin dedigi gibi söylendi ve: "Muhakkak, o, sizin usancinizi daha da arttiracaktir! " dedi. Muhammed b. Mesleme: "Ne yapalim ki, bir kez ona uymus bulunduk! Kendisini derhal birakmak istemiyoruz. Bakacagiz: Onun hali ne olur? Sonuna kadar bekleyecegiz! Simdi, biz senin bir vesk veya iki vesk* ödünç hurma vermeni istiyoruz!" dedi. Ka'b b. Esref: "Peki! Siz bana bu hususta rehin veriniz!" dedi. Muhammed b. Mesleme ile arkadaslari: "Rehin olarak ne istersin?" diye sordular. Ka'b b. Esref: "Kadinlarinizi! " dedi. Muhammed b. Mesleme ve arkadaslari: "Kadinlarimizi sana nasil rehin verebiliriz?! Sen bugün Arabin en yakisikli simasisin! " dediler. Ka'b b. Esref: "Öyle ise, ogullarinizi rehin olarak veriniz! " dedi. Muhammed b. Mesleme ve arkadaslari: "Ogullarimizi nasil rehin olarak verebiliriz?! Sonradan, bunlardan herhangi biri 'Bir-iki deve yükü hurmaya rehin olundu!' diye yerilir ki, bu, bizim için temelli bir ayip olur. Fakat, biz sana silahlarimizi, zirhlarimizi terhin edelim! Silahta, borcu ödemede yeterlilik vardir" dediler. Ka'b b. Esref de: "Silahta, borç ödeme yeterliligi var! " dedi. Kendisine gelmeleri için bir zaman da tayin etti. Muhammed b. Mesleme, belirlenen gece, Ka'b b. Esref'e geldi, kale disarisindan seslendi. Yaninda Ka'b'in sütkardesi Ebu Nâile de vardi. Ka'b, onlari kale içine davet etti ve karsilamak için de yanlarina indi. Ka'b'in karisi, Ka'b' a: "Sen bu saatte nereye çikiyorsun?! " diye itiraz etti ise de, Ka'b: "Bu seslenen, Muhammed b. Mesleme ile sütkardesim Ebu Nâile'dir!" diye karsilik verdi. Kadin: "Emin ol; ben bir ses isittim ki, ondan kan damliyor! " dedi. Ka'b: "O, benim kardesim Muhammed b. Mesleme ile sütkardesim Ebu Nâile'dir! Hem, kerim olan genç, geceleyin kiliç darbesine çagrilsa bile, o çagriya muhakkak icabet eder! " dedi. Muhammed b. Mesleme, kendisiyle birlikte Ebu Abs b. Cebr'i, Hâris b. E vs'i ve Abbâd b. Bisr'i de kaleye soktu. Muhammed b. Mesleme bu arkadaslarina önceden söyle direktif vermisti: "Ka'b gelince, ben onun basini tutup saçini koklarim. Siz, Ka'b'in basini benim sikica yakaladigimi görünce, hemen kiliçlarinizi siyirip Ka'b'a vurun!" Ka'b b. E sref; üstün giyimli, kusamli, hamâilli (kayisli) olarak, etrafina güzel kokular saçarak misafirlerin yanina inince, Muhammed b. Mesleme: "Bugünkü gibi güzel koku duymadim! " diyerek ona yaklasti. Ka'b b. Esref: "Sen ne saniyordun? Arabin en güzel kokulu kadinlari benim gögsümde yasiyor! " dedi. Muhammed b. Mesleme: "Senin basini, saçini koklamama müsaade eder misin?" diye sordu. Ka'b b. Esref: "Evet! Ederim" dedi. Muhammed b. Mesleme, onun saçini kokladi. Arkadaslarina da koklattiktan sonra, Ka'b b. Esref'e: "Senin saçini bir kez daha koklamama müsaade eder misin?" diye sordu. Ka'b b. Esref: "Evet! Ederim" dedi. Muhammed b. Mesleme, Ka'b'in basini simsiki yakalar yakalamaz, arkadaslarina: "Vurun! " dedi. Vurup öldürdüler. Ka'b vurulup yere düstügü zaman öyle bir çiglik kopardi ki, çevredeki kalelerden, çiralarini yakmayan kalmadi. Fedailer hemen oradan uzaklastilar. Hâris b. E vs b. Muaz, Ka'b' a vurulan kiliçlardan birisinin dokunmasiyla yaralanmisti. Arkadaslarina yetismekte güçlük çekiyor, gittikçe geride kaliyordu. Islâm mücahidleri; Benî Ümeyye b. Zeyd mahallesi üzerinden, Benî Kurayzalara dogru gittiler, Buas mevkii üzerinden, Urays harresine yükseldiler. Gerilerinde kalan Hâris b. E vs' i orada biraz beklediler. Onu tasiyarak gecenin sonuna dogru Medine' ye eristiler. Yahudiler kaleden inip mücahidleri takipte baska bir yola saptiklarindan, onlari yakalamaya muvaffak olamadilar. Mücahidler, Allah düsmani Ka'b' i öldürdüklerini Peygamberimiz Aleyhisselama haber verdiler. Ka'b b. Esref'in öldürülüsü, Yahudileri korkuttu. Peygamberimiz Aleyhisselam, sahabilerine: "Yahudi ricâlinden, öldürmeye firsat bulabildiklerinizi öldürün! " buyurdu. Çünkü, onlar Peygamberimiz Aleyhisselam ve ashabiyla yapmis olduklari anlasmayi bozmus, Allah ve Resûlullah'la çarpisma yolunu tutmuslardi. Ka'b'in öldürülüsü, yalniz Yahudileri degil, ayni zamanda, onlarla isbirligi yapan müsrikleri de korkuttu. Ka'b b. Esref'in öldürüldügü gecenin sabahi olunca, Yahudilerden bir topluluk, Peygamberimiz Aleyhisselamin yanina geldiler ve: "Büyüklerimizden birisi olan adamimiz geceleyin hiç sebepsiz ve suçsuz olarak öldürüldü! ?" dediler. Peygamberimiz Aleyhisselam; Ka'b b. E sref' in yaptiklarini, Kureys müsriklerini Müslümanlarla çarpismaya kiskirtip hazirladigini, Müslümanlari rahatsiz etmekten geri durmadigini hatirlatti ve: "O, kendinden olan diger kimseler gibi yerinde ve kabinda durmus olsaydi, öldürülmezdi. Fakat, o bizi hep rahatsiz eder, siirle yerer dururdu. Sizden her kim böyle yaparsa, cezasi kiliçtir! " buyurdu ve onlari Müslümanlarla aralarinda bir musalaha yazisi yazmaya davet etti. Bunun üzerine, Remle binti Hâris'in evinde, hurma agacinin altinda bir musalaha yazisi yazildi. Bu yazi, Hz. Ali'nin yaninda bulunduruldu. Ka'b b. E sref, Hicretin 25. ayinda, Rebiülevvel ayindan 14 gece geçtikten sonra öldürülmüstür. |
vurucu nokta ve artık islami yarı yarı bıraktığım olay ise şu idi. bunu bizzat mollalara sordum onlar da dedi kipeygamber ne yaptıysa güzeldir...
Putperestlerle yaptığı Hendek savaşından sonra putperestlerle işbirliği yaptığı suçlaması ile Muhammed Medineli Yahudi toplumu Benukureyza’lıların üstüne yürümüş. Benu kureyza’lılar ellerindeki kaleleri olan Hayber’e sığınmışlardı. Hayber kalesini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Benu kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı. Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Benu kureyzalılar , Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara güvenilir !!! bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed’in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa’d bin. Muaz’ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi benukureyza’lılar istemedende olsa teklifi kabul ettiler savaşadan silahlarını teslim ettiler. Eski Yahudi olan yeni Müslüman Sa’d bin Muaz’ın kendi haklarını koruyacağını düşündüler son bir ümitle. Ahzab suresi 26. ayet; Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz. 27. ayet; Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı. Allah’ın her şeye gücü yeter. Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu HZ. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artk zenginlikleri müslümanlarındı.Ahzab suresi 26 ve 27. ayet bu katliamı anlatır. 26. ayette bir kısmını öldürüyordunuz derken öldürülen 400-900 arası Yahudi erkek kastediliyor. Bir kısmını esir alırdınız derken kadınlar ve çocuklar kastediliyor.27. ayette ise Yahudilerin tüm malvarlıklarının artık Müslümanların olduğu anlatılıyor. Katliamdan sonra, Dıhyetü’l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed’e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de,: “Haydi git de bir câriye al!” diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye’yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed’e haber verir. Safiyye’nin Dıhye’ye değil; “Peygamber”e uygun olacagını söyler. Muhammed’de Dıhye’yi çağırtır; “başka bir cariyeyi” almasını söyler. Dıhye’ye verilen “cariye”, Safiyye’nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine “karı” olmanın karşılığında Safiyye’yi “azâd” eder. Yola çıkıldığında, bir yandan da “zifaf’ düşünülmektedir. Ümmü Süleym, Safiyye’yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed’in koynuna koyar.” (Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras’ın çeviri ve “Izah”ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.) Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi. Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti. Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed’ in yanına varıp kendisine “Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım” diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565) Cebrail’ in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, “İkindi namazımızı Beni Kureyza’ da kılacağız, haydi savaşa” talimatını veriyor .Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar . Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz’a yetki veriyor. Sad’ın Hendek Savaşı’nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed’in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, “Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?” diye soruyor. Sad’ın verdiği yanıt aynen şu: “Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye ; ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız.” diyor. Muhammed, Sad’ın bu yanıtına karşı, “Senin verdiğin bu kararAllah’ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah’tan bana vahiy getirdi” diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler) Bu esirlerden erkek olanlar “Üsame Bin Zeyd” evinde; kadınlar ve çocuklar ise “Remle Binti Haris” evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine’ nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam’ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517) İdamlar yapılmadan evvel Muhammed, sanki çok önemli bir büyüklükte bulunuyormuş gibi “Arkadaşlar, onları şimdi idam etmeyelim; çünkü hava sıcaktır. Ayrıca eğer canları istiyorsa kendilerine hurma yedirin gibi” traji-komik talimatta da bulunuyor. İdamlıkların önüne atılan birkaç hurma da hayvana yem atılır gibi atılıyor. (Vakıdi, Meğazi, 2/512-14; Serahsi, Siyeri Kebir Şerhi, 3/1029 No: 1900) Yaygın olan görüşe göre idam edilenlerin sayısı 800 ile 900 arasında değişiyor (Nesefi, Taberi, Alusi, İbni Kesir) . En düşük rakamı veren İslamcı yazarlara göre (Begavi, Suyuti, İbn’il Cezvi) ise 400 ila 600 arasında Yahudi idam edilmiştir. Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, “Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım” diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, “Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?” şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27) |
babası amcası tüm yakınları öldürülmüş bir kızı cariye alıp onunla o gün ilişkiye girmek ise vicdanın dayanamayacağı birşeydi...öğrendiğim gece ise sabaha kadar uyuyamamıştım...
Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artk zenginlikleri müslümanlarındı.Ahzab suresi 26 ve 27. ayet bu katliamı anlatır. 26. ayette bir kısmını öldürüyordunuz derken öldürülen 400-900 arası Yahudi erkek kastediliyor. Bir kısmını esir alırdınız derken kadınlar ve çocuklar kastediliyor.27. ayette ise Yahudilerin tüm malvarlıklarının artık Müslümanların olduğu anlatılıyor. Katliamdan sonra, Dıhyetü’l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed’e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de,: “Haydi git de bir câriye al!” diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye’yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed’e haber verir. Safiyye’nin Dıhye’ye değil; “Peygamber”e uygun olacagını söyler. Muhammed’de Dıhye’yi çağırtır; “başka bir cariyeyi” almasını söyler. Dıhye’ye verilen “cariye”, Safiyye’nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine “karı” olmanın karşılığında Safiyye’yi “azâd” eder. Yola çıkıldığında, bir yandan da “zifaf’ düşünülmektedir. Ümmü Süleym, Safiyye’yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed’in koynuna koyar.” (Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras’ın çeviri ve “Izah”ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.) Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi. Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti. |
bu huseyin için ağlamalarımı bitirdi ağlanacaksa safiyye için ağlanmalıydı.zaten huseyin nasıl susuz bırakıldıysa dedeleri muhammedde aynısını yahudilere yapmıştı.ama en azından emeviler huseynin haremini cariye almadılar ve o gün ilişkiye girmediler...muhammed sadece sahte peygamber değil aynı zamanda çok kötü bir adamdı.zerre insafı olan adam bu hareketi yapmazdı...
sonra peygamberin cinselliği için inen ayetleride okudum gittikçe bu nasıl din diyordum. bu nasıl kitap peygamberin zekeri için ayetler var.dedim ki aslında kuran tanrıya bir hakaret.bu tanrı olamaz. ebedi cehennem ayetleri ise ayrı bir zırva idi.tanrı için hem merhametli diyeceksin hem de sırf kendisine inanmadı diye sonsuza dek cayır cayır yakmasını dogal goreceksin. Rahman mı yoksa neron mu ? |
İslam peygamberinin hem Kuran'da hem de çeşitli hadislerde geçen bir çok hikayesini biliyorum. Çoğu akıl alır şeyler değil. Çoğu mide bulandırıcı, nefret duygularını uyandıran şeyler.
Yukarıda anlatılanları ise ilk defa okudum. Artık bunlara aşina olmak gerektiği düşünülebilir belki ama bunca zamandan ve bunca hikayeden sonra yine afalladım ve bir kere daha nefret ettim. Bu hikayelerin doğru olup olmaması, Muhammed diye birinin yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa bu olayların aynen böyle gerçekleşip gerçekleşmediği zerre kadar önemli değil. Hakim bi emrillah, bu olayları aktarırken kaynaklarını da vermiş. İçinde diyanete ait yayınlar var. Bu çağda böylesi şeylerin hala kitaplara basılıyor oluşunu, insanlarca dini bilgi olarak okunuşunu, okunduğu halde vicdani bir ibret alınamayışını an-la-ya-mı-yo-rum. Sizin bunları okuyup dinden çıkmanız kadar normal bir şey olamaz. Asıl konu, bunları okuduğu halde hala bir şeylerden kıllanamayanlar. Korku o kadar büyük ki, insanın kendi iç sesi bile nasıl bir otosansüre uğruyor. |
ahbab dost bunları 5 senedir biliyordum ama ebedi cehennem korkusu ile inkar edemiyordum...ama sonunda cesaretimi buldum. yahudiler üzeyir allahın oğludur dediler ayetinin apaçık yanlış olması beni çok cesaretlendirdi.
|
Benim ailem tamamen aşırı dindar bir aile.Pek çok kez yatılı kuran kurslarında kaldım.İmam hatip lisesi mezunuyum ve şu an ilahiyat fakültesi öğrencisiyim.Benim düşünme sürecime benzer bir süreç yaşamışsın.Beni tetikleyen lise 3 te kuranı kerim dersinde hocanın bize dini tavsiyeler verirken Dinden dönenlerin öldürülmeleri gerektiğini söylemesi olmuştu.
|
ben bu safiyye olayını falan çok araştırdım hepsi doğru çıktı.tabi daha nice katliamlar var tanrı asla onları emretmezdi.daha baştan kervan soygunları ve öldürmeleri oluyor medine devrinde.kendisine karşı çıkan herkeside cehennemlik yapıyor.
|
Sabahtan aksama kadar kelle ucuran bir ali, siilerin alisi olabilir, ama Alevilerin Alisi asla olamaz...
Alevilikteki Ali, insan-i kamil Ali´dir, hz ali degildir, olamaz. Hz. Ali kamil bir insan olsa idi, tek bir cana bile kiymaz, kiyamaz idi... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:06 . |