Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İnsan İnanmaya mı programlıdır? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=29165)

idontneedagod 01-09-2012 23:25

İnsan İnanmaya mı programlıdır?
 
İnsan inanmaya programlı mı?

'Tanrı ve din’ konularına çok tartışılacak çarpıcı araştırma...


http://im.haberturk.com/2012/03/25/7...jpg?1336657921


İnsanlarda Tanrı inancı doğuştan mı geliyor yoksa sonradan mı öğreniliyor? Dinbilimcilerin ve filozofların yıllardır sorduğu bu soruya bir yanıt da bilim insanlarından geldi. ABD’deki Fuller Yüksek Okulu psikoloji profesörü Justin L. Barrett, New Scientist dergisinin son sayısında Tanrı inancının konuşmak, yürümek gibi her insanda bulunan bir özellik olduğunu savundu. Tezini çocuklar ve bebekler üzerinde değişik deneylerle kanıtlamaya çalışan Barrett, bebeklerin dünyadaki her şeyi anlamlandırmaya çalıştıklarını ve “yönetici bir gücü” daha hayatın ilk yıllarında kabullendiklerini savundu.

devamı: http://www.haberturk.com/polemik/hab...a-programli-mi


İnsanlar bana göre inanmaya değil de açıklamalara ihtiyaç duymakta. Aklının almadığı herşeye süper güçler atfetmekte ve onlardan medet ummaktadırlar.

demirefe 01-09-2012 23:53

Doğrudur. Çok eski atalarımız henüz hayvanlar iken, sürüler halinde yaşıyorlardı. Zamanımızda sürüler halinde yaşayan memelileri incelersek kökenimizi görürüz.

Sürü davranışında en güçlü erkek sürü lideri olur. Liderin sürüde mutlak otoritesi vardır. Otoritesini sorgulatmaz. Liderin gözünün içine bakmak bile tabudur. Lider bu davranışa sinirlenir ve saldırır. Sürü yırtıcılara verdiği kurbanlar kadar kendi içindeki çatışmalarda da kayıplar verebilir.

Sürüdeki bir erkek birey ergen davranışları göstermeye başladı mı, lider onu sürüden kovar. Dişi bireyler ise kovulmaz. Sürülerden kovulan erkekler bir erkekler sürüsü oluştururlar. Bu erkekler her üreme dönemi lideri yaşlanmış bir sürü ararlar. Bir sürünün liderini kovmayı başarırlarsa, o sürünün yeni lideri olurlar.

Dişi bireyler sürüden kovulmaz ama dişiler arasında da hiyerarşi vardır. Yetişkin dişiler genç dişileri liderden uzak tutarlar. Bir sürüyü bir saat gözlemleyip dişileri hiyerarşik olarak numara sırasına koyabilirsiniz. Sürü liderinin gözdeleri onu çevreler. Genç dişiler lidere yaklaşamaz.

İnsanlar evrimleştikçe sürü davranışını kabile davranışına çevirdiler ve ölmüş olsa bile eski atalara saygı, onların ruhlarının kabileden gitmediği inancı dinleri doğurdu. En gelişkin hayvanlar ve insanın evrimsel kuzeni olan şempanzeler akrabalarını bilirler ama dede-torun yakınlığını bilemezler. Bu insana özgüdür.

İşte bu ata kültü, dinleri yaratmıştır. İnsanın gelişkin duyguları ve dedesini tanıması, ona saygı duyması, onu unutmaması, dinin kaynağıdır.

Erkekler sürüden kovulma kompleksini (Oedipus kompleksi) bilinçaltında taşıdıkları için dindar olmaya (otoriteden hoşlanmaya) daha az eğilimlidir. Kadınlar ise sürüden kovulmadıkları fakat lidere de yaklaşamadıkları için (elektra kompleksi) dindarlığa daha fazla eğilimlidir.

Bu kadar evrimleştik, hâla ateist adam sıklıkla karşılaşılabilecek kadar çokken, ateist kadın mumla arasanız bulunmaz. Çok enderdir. Ateist kadınlara selamlar! Sizler nadide mücevherler gibisiniz...

Sesli 02-09-2012 00:43

Alıntı:

idontneedagod´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 453741)
İnsan inanmaya programlı mı?

'Tanrı ve din’ konularına çok tartışılacak çarpıcı araştırma...


http://im.haberturk.com/2012/03/25/7...jpg?1336657921


İnsanlarda Tanrı inancı doğuştan mı geliyor yoksa sonradan mı öğreniliyor? Dinbilimcilerin ve filozofların yıllardır sorduğu bu soruya bir yanıt da bilim insanlarından geldi. ABD’deki Fuller Yüksek Okulu psikoloji profesörü Justin L. Barrett, New Scientist dergisinin son sayısında Tanrı inancının konuşmak, yürümek gibi her insanda bulunan bir özellik olduğunu savundu. Tezini çocuklar ve bebekler üzerinde değişik deneylerle kanıtlamaya çalışan Barrett, bebeklerin dünyadaki her şeyi anlamlandırmaya çalıştıklarını ve “yönetici bir gücü” daha hayatın ilk yıllarında kabullendiklerini savundu.

devamı: http://www.haberturk.com/polemik/hab...a-programli-mi


İnsanlar bana göre inanmaya değil de açıklamalara ihtiyaç duymakta. Aklının almadığı herşeye süper güçler atfetmekte ve onlardan medet ummaktadırlar.

İnsanlar doğal olarak varoluşun bir açıklanışına ihtiyaç duymaktadırlar. İşte bu nedenle varoluşun açıklanışı TANRI kavramını ortaya çıkarmıştır.

Totemlerden tutun da, en gelişmiş toplumlarda dahi tanrı kavramı yani varoluşun açıklanışı, hem dinsel, hem de, bilimsel olarak anlatılmaya çalışılınca ortaya TANRI çıkmış olmaktadır.

Mesele bu denli basittir. Varoşun açıklanışı Tanrı olarak karşımza çıkar. Yani insan inanmaya değil de bilmeye programlıdır. Yani BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...

degreeoffreedom 02-09-2012 01:05

Evrimsel olarak, tıpkı fiziksel özellikler gibi davranışlar da yaşamsal olarak var kalmaya hizmet ettikleri için yani uyumsal oldukları için vardırlar.
Richard Dawkins, Tanrı Yanılgısı kitabında insanların bir dine inanma eğilimlerinin evrimsel açıklamasını şu şekilde ileri sürmektedir: “İnsan türü diğer türlere nazaran göreceli olarak önceki kuşakların birikimli deneyimlerinden yararlanır; hayatın idamesi açısından bu deneyimlerin çocuklara aktarılmaları gerekir. Bu deneyimlerin aktarılmasına yönelik bir eğiliminin çocuğun zihninde gelişmesi yararınadır. Ebeveynlere, kabile büyüklerine itaat et; büyüklerine onları sorgulamadan güven. Bu, çocuklar için yararlı bir kuraldır.”
Böylece R.D.’e göre, kısaca “din bir yan ürün olarak ortaya çıkmıştır. Dinsel davranış, farklı koşullarda veya bir zamanlar faydalı olan bir temel psikolojik eğilimin tekleyen, talihsiz bir yan ürünüdür.” Dine inanma eğilimi de atalarımızın büyük olanın, otoritenin sözünden çıkmama eğilimlerinden kaynak almaktadır.
Ezcümle; dindarların tanrı yerine evriminin insanın zihinsel işleyişine bu mekanizmayı koymuş olmasına ‘dua’ etmeleri gerekir.

bluesbender 02-09-2012 01:17

Şahsen inanma ihtiyacının sonradan kazanıldığına inanıyorum. Bunun sebebi ise çevresel faktörler ve ailede olan din eğitimi. Kimse doğduğu anda yatıcıya inanma ihtiyacı ile doğmaz. Sadece dünyada ki yerini anlama ve algılama çabası ile kendine sorular sorabilir. Bu da yakınında olan teistlerin verdiği peri masalı tadında cevaplarla kapatılır. Bu sebepten inanma ihtiyaç değil bir öğrenmedir. Fikirlerim bu yönde.

demirefe 02-09-2012 10:08

Alıntı:

degreeoffreedom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 453762)
tanrı yerine evriminin insanın zihinsel işleyişine bu mekanizmayı koymuş olması

Aynen! Konunun özeti bu. Kısa ve öz, en güzel ifadesi. Teşekkürler.

Neva 02-09-2012 13:50

Makaleyi Ingilizce okumak isteyecekler icin;

http://forums.carm.org/vbb/entry.php...lievers-Part-1

ereninthenature 02-09-2012 14:11

Kesinlikle.Inanmak, hayata inancli baslamak gayet dogaldir.Dawkins'te bu konuya deginiyor kitaplarinda; "baba ogluna, olum ucurumun yanina gitme tehlikeli" dediginde cocuk inanmaya programli, boyle yapmayan salaklari dogal seleksiyon eledi :D.Eger atalarinin, toplumunun, ailesinin bilgilerini, inanclarini kabul etmezse bastan sorgulamadan ergenlige gelmeden olmesi buyuk bir ihtimaldir.Ozellikle gecen bin yillarda.Gece disari cikma, ormana gitme, atesle oynama vs uyarilara sorgulamadan uymaya programliyiz.Bu da inanca programliyiz demektir.Inanmaya meyilliyiz dogustan, liderleri takip etmeye, diyor Dawkins.Ama bu insanin ilkel kismi, cocuklugu.Asil insan bu degil, insanlik dogustan gelmiyor, ogreniliyor.Inanmamak dogustan gelmiyor, ogreniliyor.

Corpse Bride 02-09-2012 20:24

bebeğin çevresini anlayıp öğrenmeye çalışmasına dayanıp inanmaya proğramlı demek çok saçma. birey olarak sorgulamaya başladığı derin algı dönemine kadar yetişkin ne verirse onu öğrenir. inanmaya proğramlı değil proğramdırılmaya musait demek gerekir bence. yazıdaki alt mesajla yapılmaya çalışılan durum gibi.

Sesli 02-09-2012 21:21

İnsanlar bilmek isterler. Bilmeyi beceremeyenlerse inancı size sıkarlar. Mesele bu kadar basit. İnsanlar bilmeye programlıdır, inanmaya değil. İnsan bilemediğine inanmaktadır. Yani bilmek isteğinden doğan inancı yanlış yorumlamayalım.

Bilmek istemi eğer bilmenizi gerçekçi bir tarzda sağlayamıyorsa, size o konuda inanmak düşer. Durum bu...Çünkü,

BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:28 .