Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İslam Fıkhına Göre Sular (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3002)

sargon 29-10-2006 01:45

İslam Fıkhına Göre Sular
 
Erzurumlu Ömer Nasuhi Bilmen'in "Büyük İslam İlmihali" adlı kitabından aktarıyorum. Bilmen'in Fıkıh üzerine olan kitabı A. Fikri Yavuz tarafından sadeleştirilmiş. Hemen belirtelim ki, bu kitap Ehli-Sünnet olan dört mezhebin görüşlerini içeriyor.

Önce Sular'ın kaça ayrıldığı bahsi. Sular önce ikiye ayrılıyor.

1. Mukayyed Sular: Bunlar bizim için pek önemli değil. İçine başka maddelerin karışmış olduğu sular. Gülsuyu, et suyu, kavun, karpuz gibi şeyler.

2. Mutlak Sular: Bizi ilgilendiren bu sular. Burda iki kavram var. İşte bu iki kavrama göre yani temiz ve temizleyici olmalarına göre Mutlak Sular beş gruba ayrılıyor.

2.1. Temiz ve temzileyici sular :
Üç vasfını (renk, koku ve tat) kaybetmemiş sular. Hem içilir, hem yemeklerde kullanılır, hem de temizlik yapılır.

2.2. Temiz ve temizleyici ama mekruh olan sular: Bir hayvanın falan içtiği sular.

2.3. Temiz olduğu halde temizleyici olmayan sular:
Kullanılmış, örneğin abdest alıp atılmamış olan sular.

2.4. Temiz olmayan sular: Pis sular. İçine pislik düşmüştür, üç vasfı bozulmuştur vb. Bunlar ilerde detaylanacak.

2.5. Şüpheli Sular: Merkeplerin ve katırların artık suları (yani hayvan bir kısmını içmiş gerisini bırakmışsa) gibi temiz olup olmadığı belli olmayan sular.

sargon 29-10-2006 01:55

Re: İslam Fıkhına Göre Sular
 
Elbette en önemli soru şudur. Hangi su temiz hangi su pis. Hangisi içilir, hangisiyle yemek yapılır, hangisiyle abdest alınır. Yukarda görüldüğü gibi abdest alınan su ile yemek de yapılır. Yani hem temiz hem temizleyici olan sulardır bunlar.

Bilmen daha sonra Artık Suları sınıflandırıyor. Hangi hayvanların artık suları temiz ve temizleyicidir hangilerinin değildir. Buyrun bakalım:

1) Hem temiz, hem de temizleyici olan ve kerahet taşımayan artıklar: Bunlar, ağızları temiz olan bütün insanların, deve sığır ve koyun gibi, eti yenen evcil hayvanların, atların ve attan veya inekten doğmuş katırların, eti yenen vahşi hayvanların, eti yenen kuşların artıklarıdır. Bu cins hayvanların su artıkları içilir ve bu artıklarla temizlik yapılabilir. Ağızları temiz olmayanların artıkları da temiz değildir.

4) Necis (pis) sayılan artıklardır. Bunlar, köpek, kurt, aslan, kaplan, domuz ve benzeri hayvanların ve vahşi kedilerin artıklarıdır. Bunlar temizlikte kullanılamaz ve zaruret olmadıkça da bunlar içilemez.


Demek ki devenin, atın, eşeğin, katırın su artıkları temizdir içilebilir; ama kurtun, köpeğin, kedinin su artığı içilemez. Hiç bir mantığı var mı bunun. Ama işte Fıkıh. Kuran, Hadisler ve içtihatlar çerçevesinde oluşturulmuş hukuk.

sargon 29-10-2006 02:20

Re: İslam Fıkhına Göre Sular
 
İlmihalimiz sonra da kuyular bahsine geçiyor. Turan Dursun'un Külleteyn'ini okuyanlar gülümsemeye başlamışlardır bile.

Bir kuyunun temiz sayılabilmesi için ya yüzeyinin 100 arşın (65 metrekare) olması yada bir akarının olması gerekiyor. Eğer bundan daha küçüklerse içine bir hayvan düştüğünde şu hükümler uygulanır:

*Üzerlerinde pislik bulunmadığı bilinen insan veya eti yenen koyun ve deve benzeri hayvanların içlerine düşüp de diri olarak çıkmış oldukları kuyuların suyu pis olmaz.

*Yine katırın ve merkebin, atmaca, şahin, çaylak gibi yırtıcı kuşların, köpek, kurt, kaplan benzeri canavarların içine düşüp de diri olarak çıktıkları kuyuların da suyu pis olmaz; ancak ağızlarının salyasının düştükleri suya bulaşmaması lazım. Bulaştığı takdirde su, salyanın hükmüne bağlıdır. Hayvanın salyası temiz ise, artığı gibi su da temizdir (*). Salyası pis ise, su da pis olur. Bu durum daha önce bildirilmişti.


Diyelim kuyuya eşek düştü. Salyası suya karıştı mı karışmadı mı nasıl bilecez. Diyelim ki karıştı, o zaman kural şu temzi hayvanın salyası da temiz sayılır. Pis hayvanın salyası da pistir. Önceki bölümde gördüğümüz gibi eşek temizdir, artığı de temzidir, salyası da. O yüzden su temzi sayılır. Eğer kuyuya köpek düşerse işimiz zor tabii. Eğer köpeğin salyası aktıysa su pis olur, yok salyası akmadıysa su temiz sayılır.

İşte İslam hukukunun tıp bilimine katkıları. Bugün bir suyun temiz olup olmadığını anlamak için laboratuvarda inceliyoruz. O zamanlar ise ya geleneklere göre, yada aklı evvel olan birilerine göre böyle uyduruktan kurallar konulmuş. Biz İlmihalimize devam edelim.

1. Bir kuyunun içine fare, serçe veya bunlardan birinin büyüklüğünde başka bir hayvan düşüp ölse, o hayvan henüz şişmemişse, bu hayvan kuyudan çıkarıldıktan sonra yirmi kova su kuyudan çekilip dökülür. Bu miktar suyun çıkarılması vacibdir. Bu mikdar su çıkarılmadıkça kuyunun suyu temiz olmaz.

2. Bir kuyunun içine kedi, tavuk, güvercin veya bunlardan biri büyüklüğünde başka bir hayvan düşüp ölse de, henüz şişmeden çıkarılsa, o kuyudan kırk kova su çekilir ki, bu mikdar su çıkarmak vacibdir. Elli veya altmış kova su çıkarılması müstahab olur.

3. Bir kuyunun suyuna, bir damla dahi olsa, kan, şarab, sidik gibi akıcı bir pislik karışsa, o su pis olur. Yine bir kuyunun içine domuz düşse yahut koyun, keçi ve bunlar büyüklüğünde bir hayvan düşüp öldükten sonra şişmiş olsa, yahut serçe ve fare büyüklüğünde küçük bir hayvan düşüp ölerek dağılsa veya tüyleri dökülse, o kuyunun dibinde bir kova su kalmayacak şekilde suyunun tümünü çıkarmak icab eder. Ancak kuyunun suyu çok olup devamlı olarak kaynamakta ise, iki yüz kova su çekmek yeterlidir; bu vacibdir. Üç yüz kova çıkarılması müstahabdır. Daha sağlamı, kuyunun içindeki su mikdarının kaç kova olduğu hesaplanarak o mikdar suyun çıkarılmasıdır. Bazı alimlere göre fetva, bu şekilde işlem yapmaktır.


Gördüğünüz gibi suya düşen hayvan büyüdükçe o kadar çok kova su çekip atmak gerekiyor. Eğer hastalığı olan bir hayvan ise küçücük bir kuş olması ile koca bir eşek olması arasında ne fark var ki. Fıkıhçımız bunu nerden bilecek tabii. Bizim önümüze 1400 yıl öncesinin ilkel çöl yaşantısı için uydurulmuş kuralları koyuyor.

En eğlenceli bölümlerden biri ise düşen hayvanın hangi durumdayken düştüğü ile ilgili olanı.

Bir kedi köpekten korkarak yahut bir fare kediden veya bir koyun kurttan korkarak kaçıp da ölmeyecek şekilde kuyuya düşse, kuyunun bütün suyu pis sayılır. Çünkü bu hallerde hayvanların işemiş olmaları ihtimali kuvvetlidir. Fakat geçerli sayılan diğer bir görüşe göre, bu halde kuyu pis olmuş sayılmaz. Zaruret bakımından bu hal bağışlanmıştır.

Diyelim bir hayvan kendi kendine kuyuya düştü. Yani kimse kovalamıyordu. İşemesi için ille başka bir hayvanın kovalaması mı gerekir. Eğer aslolan hayvanın işeyip işemediği ise kuralı buna göre koyarsın. Dersin ki hayvan işemişse pis olur, işememişse temizdir, için. Bu kadar basit birşey herhalde 1400 yıl önce de düşünülebilecek birşeydir. Hiçbir derin ilim gerekmez. Bize yıllardır derin İslam ilmi, fıkıhı, siyeri, tefsiri falan diye anlatıp dururlar. Mal ortada kardeşim. Bu saçmalıkları görebilmek için ne İslam bilmeye ne hukuk bilmeye gerek var.

mep 29-10-2006 12:12

Re: İslam Fıkhına Göre Sular
 
Su ve temizlik olayına muhammedin bakışı.

* *Hadis No : 3482 Ravi: Ebu Saidi'l'Hudri Tanım: Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'ın Resulü! Biz senin için Buda'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez."


* * Hadis No : 3488 Ravi: İbnu Abbas Tanım: Resulullah (sav)'ın zevcelerinden biri bir tekne içerisinden su alarak yıkanmıştı. Aynı teknede yıkanmak veya abdest almak üzere Aleyhissalatu vesselam geldi. Zevcesi: "Ben cünübtüm!" dedi. Resulullah (sav): "Su cünüb olmaz!" buyurdular. :roll:

sargon 29-10-2006 12:34

Re: İslam Fıkhına Göre Sular
 
Teşekkürler Mephisto, birinci hadisteki kuyunun büyüklüğü 100 arşından fazlaysa eğer, fıkıh kurallarına uyuyor. 100 arşından büyük olan kuyularda hiçbir sorun yok. Abdest suyu da tekrar kullanılabiliyor. Ama gerçekten insanın midesi bulanıyor ya.

Fıkıhımıza devam edelim. Hayvan pislikleri kuyuya düşerse ne olur? Görüldüğü gibi hangi hayvanın pisliğinin düştüğüne bakılır. Eğer kuyuya düşen koyun pisliği ile kaz pisliğini ayırt edemezseniz durum kötü.

1. Tercih edilen görüşe göre, bir kuyuya devenin, koyunun, keçinin, atın, katırın, merkebin, sığırın ve mandanın tersleri düşmekle o kuyunun suyu pis olmaz. Bu terslerin yaş yahut kuru, sağlam veya kırık olması arasında fark yoktur.

2. Kaz, tavuk, ördek gibi hayvanların tersleri suyu bozar. Onun için içine düştükleri kuyunun bütün suyunu boşaltmak gerekir. Çünkü bunların pislikleri galiz (ağır) necasettir


Tabii anlaması oldukça zor. Kazın pisliği suyu pisletiyor ama atın pisliği kirletmiyor. Hiçbir mantığı yok. Peki kuşların pislikleri? İşte burda anlaşmazlık var. İmamlar farklı farklı fetvalar vermişler. Ama mantık suyu koruyup koruyamamakla ilgili hep. Eğer korumak zorsa temiz sayılır. Amaç temizlik falan değil, insanlara birşeyler yaptırıp, hüküm veren kişiler olmayı sürdürmek.

Güvercin ve serçe gibi eti yenen kuşların tersleri, kuyularda ve kaplarda olan suları bozmaz. Eti yenmeyen kuşların tersleri de suyu bozmaz. (İmam Şafiî'ye göre bunların tersleri suyu bozar.)

İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf'dan bir rivayete göre, yırtıcı kuşların tersleri kuyuların suyunu bozmaz; çünkü bunlardan kuyuları korumak güçtür. Mikdarları çok olmadıkça elbiseyi pis yapmazlar. Suyun vasıflarını bozmadıkça; çok olan suları da temizlikten çıkarmazlar. Fakat kaplardaki sular bozulmuş olur; çünkü bu kabları korumak mümkündür.

Neva 28-11-2011 09:20

Guncelleme.

ozgur_beyin 28-11-2011 18:56

Düzeltmekte fayda var.islama göre değil, hanefi fıkhına göre sular.şafi mezhebinde sular aynı değildir.şafi mezhebinde kulleteyn denen bir havuz vardır b u havuz yaklaşık 210 litre su alır.
bu havuza necaset bile düşse kokusu verengi değişmedikçe temizdir.
hatırlarsınız turan dursunun romanını adıda kulleteyndi


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:40 .