Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dünya Dinleri (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=133)
-   -   Et Yemek / Yememek (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34913)

Think99 06-04-2014 16:32

Et Yemek / Yememek
 
Merhabalar. İkinci konuma bir soruyla başlamak istiyorum.
Budistler'in çoğu bildiğimiz gibi et yemiyorlar. Çünkü; hiçbir canlıya zarar vermek istemiyorlar. Ve etler hayvanlardan yapıldığı için kendilerini hayvanların yerine koyuyorlar ve düşünüyorlar ki: "Acaba ben hayvan olsam ve insanlar beni yeseler nasıl hissederdim?".
Bu şekilde düşünüp et yemiyorlar.
Bence biraz mantıklı.
Sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda arkadaşlar?
Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkürler...

Selmet 06-04-2014 17:46

doğaya baktığımızda tüm canlılar birbirlerini yiyorlar maalesef.. bizide öldüğümüzde yiyorlar.. dünyanın kuralı böyle. acı ama gerçek... sonra bitkilerinde kendilerine göre bir yaşamları var, onlarıda yemesinler.. sıkıyorsa tabii :)

bilig 06-04-2014 18:24

Bir ara bu konuda kendimce araştırmalar yapmıştım. Bu alanda en aşmış görüş Caynistlerdedir. Caynalar hiçbir şekilde hiçbir hayvani ürün tüketmezler, et, süt, yumurta, peynir, tereyağ ve hatta yün vb. de giymezler. Kök olarak yenen bitkileri de tüketmezler, soğan, sarımsak vb. gibi. Çünkü ilgili bitkinin yaşamını sonlandırmış olursunuz diye düşünürler. Sadece meyve ve kök olmayan sebzeleri yerler. Şiddetin her türlüsünü dışlayan bir felsefeleri vardır (Ahimsa) ki Gandi de pasif direniş fikrini Caynizm'den almıştır.

Ancak şu var ki Caynizm'de bir Tanrı fikri yoktur, Ateist dinlerden sayılır. Tüm bu felsefe insanı büyüleyecek derecede ince ve şiddetten uzak. İnsana güzel ve çekici geliyor ancak bir takım bilimsel gerçekler de var. Yıllar önce yabancı bir forumda, eski bir Cayinist olan, Amerikan vatandaşı ancak sonradan Ateist olmuş biri bu konularda yazıyordu. O da Caynizmin ne kadar güzel bir felsefe olduğundan, güzel bir din olduğundan bahsediyordu. Ancak bu eski Caynist, bu dinin köklerinin çok eski olduğunu ve o devirlerde insanların kimi bilimsel verilerden habersiz olduklarından bahsediyordu. Meselâ diyordu ki, "Vücudumuz her gün binlerce bakteriyi öldürür, temelde bu da Caynizme aykırıdır, ancak o devirlerde bakteriler bilinmiyordu". Aşırı Caynistler, konuşurken sinek vb. yutmamak için ağızlarına örtü örterler. Bu eski Caynist, o devirlerde insanların bildikleri en küçük canlıların sinekler olduğunu söylüyordu ve bu yüzden ağızlarını örttüklerini söylüyordu. Ancak bugün biliyoruz ki bakteriler var, mikroplar var ve vücudumuz her gün binlercesini öldürüyor, diyordu. Yani tüm dinlerin eskide kaldığını vurguluyordu, zaten bu nedene Ateizmi seçmiş olduğunu söylüyordu.

Gelelim et yeme meselesine. İlk hominid atalarımızdan bugüne yani yaklaşık 2 milyon yıldır et yiyoruz. Üstelik ilk öncül atalarımız leş yiyorlardı, pişirme falan da yoktu o devirlerde. Sadece homo sapiens sapiensleri ele alsak 200.000 yıldır et yiyoruz ve etteki proteinin ve özellikle de B12'nin insan gelişimi ve evrimindeki katkısı yadsınamaz. Özetle et yemek zorundayız. Evrimimize aykırı davranamayız. Özellikle beyin gelişiminde etin çok önemli bir yeri vardır, yani bugün 1400 cc beyin hacmine ulaştıysak bunda etin yeri çok büyüktür. Bize en yakın tür olan Bonoboların beyin hacimleri 600 cc'dir (insandan sonraki en büyük beyinli canlılardır) aradaki fark çok büyük ve bunu ete borçluyuz.

Kimileri insanın otobur olduğunu iddia ederler, eti pişirerek yememizi de buna kanıt olarak sunarlar. Etoburlar avlanır ve eti çiğ olarak yer derler vb. İyi de baklagilleri de, sebzeleri de pişirerek yeriz, elbette pişireceğiz :) Bu, atalarımızın hazmı kolaylaştırmak için buldukları etkili bir yöntem. İnsan hepçil (omnivor) bir canlıdır, et de yer, sebze de.

Özetle et yemek zorundayız. Yediğimiz hayvanlar için üzülebiliriz, ben de kurban bayramında falan hayvan kesilirken izleyemem, ama arada et yiyorum. Etin zararlı olduğu da yalandır, her şey gibi etin fazlası zararlıdır, yoksa kararında yendikten sonra etin yararı tartışılamaz. Bizim karşı komşumuzun yazlık komşusu meselâ geçen yaz su zehirlenmesinden öldü. Adam günde 4-5 damacana su içiyormuş. Şimdi kalkıp da bu örnek üzerinden su sağlığa zararlıdır diyebilir miyiz? Günde 2 litreye kadar su zararlı değil aksine yararlıdır. Et de öyle, kararında yenmelidir. Zaten ülkemiz, dünyadaki et tüketimi alanında en gerilerde. Söz gelimi Finlandiya'da yılda kişi başına ortalama 80 kilo et yenirken, bu oran ülkemizde 24 kg. Bakın bakalım Finlandiya'daki kalp ve damar hastalıkları Türkiye'dekinden fazla mı? Değil, ortalama yaşam uzunluğu da bizdekinden hayli fazla.

Ayrıca, hadi biz insanlar et yemedik diyelim, doğadaki etoburlar ve diğer hepçiller (örneğin ayılar) et yemeye devam edecekler :) Yani elin arslanı, ayısı et yerken sorun yok, biz yerken neden sorun olsun :) Doğanın kanunu bu, ceylan otu yer, arslan da ceylanı, yapacak bir şey yok.

Et tüketiminde özen göstermemiz gereken, yenilen hayvanların soyunu tehlikeye atmamak, kesim sırasında hayvanlara mümkün olduğunca acı vermemek ya da en az acıyla kesmek vb. olmalıdır, başka çare yok maalesef.

Veganlar ve vejeteryanlar doğalarına karşı bir eylem içerisindeler ve vücutları bir süre sonra fire vermeye başlıyor, bu nedenle B12 hapları, d vitamini hapları vb. kullanmak zorunda kalıyorlar ki onlar da yeterli olmuyor. Çoğu vegan ve vejeteryan zaman içinde eski yeme sistemine dönüyorlar, dönmek zorunda kalıyorlar. Bu kadar doğa yanlısıysanız size sorarım, doğada B12 hapı içen bir canlı var mıdır? :)

Bu kişileri anlıyorum, ben de bir zamanlar et yeme fikrinden uzaklaşmış biriyim, ama doğamızdan ve gerçeklerden kaçamayız. Yapacak bir şey yok, kararında et tüketmek zorundayız.

Selmet 06-04-2014 18:32

Alıntı:

Özellikle beyin gelişiminde etin çok önemli bir yeri vardır, yani bugün 1400 cc beyin hacmine ulaştıysak bunda etin yeri çok büyüktür. Bize en yakın tür olan Bonoboların beyin hacimleri 600 cc'dir (insandan sonraki en büyük beyinli canlılardır) aradaki fark çok büyük ve bunu ete borçluyuz.
beyin hacmimizin büyüklüğüne et e borçlu isek.. acep etçil hayvanlar(aslan,kaplan, leopar, akbaba,kartal vs ..) onların beyinleri niçin bize göre büyük veya gelişmiş değiller?

inferno 06-04-2014 18:43

PİŞMİŞ Ete borçluyuz.
İnsanlarda Otobura ait bağırsaklar bulunsa da Et yeme olayı Homo Saphienslere kadar geriye gider. o aralar büyük bir kıtlık baş göstermiş olsa gerek Homosaphiensler et yemeye başlamışlar.
Et yeme ile de i bitmiyor bir de bu etin pişmiş olması gerek çünkü sindirim sistemimiz eti öğütmede çok başarılı değil.
pişmiş etteki çabuk çözülme olayı proteine daha kolay ulaşmamızı sağlamış.

Selmet 06-04-2014 18:50

Alıntı:

inferno´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 515703)
PİŞMİŞ Ete borçluyuz.
İnsanlarda Otobura ait bağırsaklar bulunsa da Et yeme olayı Homo Saphienslere kadar geriye gider. o aralar büyük bir kıtlık baş göstermiş olsa gerek Homosaphiensler et yemeye başlamışlar.
Et yeme ile de i bitmiyor bir de bu etin pişmiş olması gerek çünkü sindirim sistemimiz eti öğütmede çok başarılı değil.
pişmiş etteki çabuk çözülme olayı proteine daha kolay ulaşmamızı sağlamış.

insanlarda görülen birçok hastalığın sebebi(kanser,diyabet vs vs) etleri ve diğer yiyeceklerimizi pişirmemizden kaynaklanıyor veya bu hastalıkların oluşmasına ön hazırlık yapıyormudur acaba?

Think99 06-04-2014 19:32

Soyledikleriniz mantikli.

inferno 06-04-2014 20:20

Alıntı:

Selmet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 515704)
insanlarda görülen birçok hastalığın sebebi(kanser,diyabet vs vs) etleri ve diğer yiyeceklerimizi pişirmemizden kaynaklanıyor veya bu hastalıkların oluşmasına ön hazırlık yapıyormudur acaba?

Olabilir
GDO, Tarım ilaçları, Kimyasal atıklar, giderek kirlenen dünya, Atık piller, Tarım araçları, Naylon giysiler, vs. bir çok sebep var.
Fakat Eti kanser için çok etkili görmüyorum. Izgara Yağda pişirilmiş et. (yağın çok aşırı derecede kararmasına rağmen tekrar tekrar aynı yağda farklı ürünler kızartmak)
genelde fastfoodlarda yapıyorlar bunları
suda haşlanmış etin kanser yapabileceğini düşünmüyorum yapsa yapsa kurt yapar.

Felâsife 06-04-2014 20:55

Alıntı:

Selmet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 515704)
insanlarda görülen birçok hastalığın sebebi(kanser,diyabet vs vs) etleri ve diğer yiyeceklerimizi pişirmemizden kaynaklanıyor veya bu hastalıkların oluşmasına ön hazırlık yapıyormudur acaba?

Sebebi deyince iş değişiyor benim anladığım, zira bu anlamda SU sadece hayatın başlangıcı değil herşeyin başı gibi görünüyor ki hastalıklarında başı su dur bana göre.
Ayrıca sudan bizlerin beslendiği gibi, hastalığa sebep olan minik canlılarında beslenmesi mevzusu var ki hayli karışık bir durum.
Tabii bunlar işin lafı böyle demek yetmiyor, iyice incelemek lazım ama incelemiyoruz maalesef.

Bir arkadaşımız bu konuda gelecekte eczanelerde binlerce ilaç değil, 8-10 gibi az sayıda ilaç olacaktır diyor ki, ilaçların sonuca değil sebebe yöneleceğini anlatırdı.
Tabii buda bir temenni.
Bence pişenlere değilde, pişmeyenlere daha dikkat etmek gerek.

jacson33 16-03-2015 13:29

irken izleyemem, ama arada et yiyorum. Etin zararlı olduğu da yalandır, her şey gibi etin fazlası zararlıdır, yoksa kararında yendikten sonra etin yararı tartışılamaz. Bizim karşı komşumuzun yazlık komşusu meselâ geçen yaz su zehirlenmesinden öldü. Adam günde 4-5 damacana su içiyormuş. Şimdi kalkıp da bu örnek üzerinden su sağlığa zararlıdır diyebilir miyiz? Günde 2 litreye kadar su zararlı değil aksine yararlıdır. Et de öyle, kararında yenmelidir. Zaten ülkemiz, dünyadaki et tüketimi alanında en gerilerde. Söz gelimi Finlandiya'da yılda kişi başına ortalama 80 kilo et


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:29 .