![]() |
"Tanrı acımasız" "Tanrı merhametli"
Dünyada acımasızlık, zülüm,haksızlık, hastalıklar, ölümcül virüsler ve acı vardır bunlara bir deyenelim. Bazı ateistler bir tanrının olmadığının kanıtına açtığım konuya göre sonuca varırlar hepsi değil tabi (çok aci var tanri yok) Şimdi acımasızlık diye bir şey yoktur doğada yani tanrıyla hiçbir alakası yoktur. Doğa seleksyon yüzünden böledir yaşam mücücadelesi vermek ve güçlü olanlar yaşar, zayıflar ölür bu doğanın kuralıdır tanrının değil. Bunlar bizlere acımasızlık gibi geliyor çünkü duygulu varlıklarız.Ölüm diye bir şey yoktur sadece bir döngü ve yenilenme vardır doğada, eskisi gider yerine yenisi gelir.Bu yüzden masum çocuklar ölür, tacavüze urarlar, şiddet, savaş, kötülük vardır çünkü doğanın kuralı var doğada tanrı değildir bir sistemdir gezegenimize özgüdür. Hastalıklar, haksızlıklar, öldürücü virüsler bu yüzden varlar.Yobazlar hep "tanrı merhametlidir, herkesi sever" diye boş, boş konuşurlar ama bu anlattıklarımı hiç düşünmezler çünkü, düşünseler doğa ile dinlerde ki uyduruk tanrıar ve peygamberler nekadar çeliştiklerini görürlerdi. Bunları fark edenler zaten ateist oluyorlar.Deistlere göre bir yaratıcı var ama hiç karışmaz bu nedemek oluyor herkesin özgür iradesi olduğu anlamına gelir ama öyle değil, insanın özgür iradesi yok kanıtları heryerde. Kimin nerede nasıl nezaman ne gibi ve nezaman ölüceği önceden bellidir kainatın başlamasıyla bu kod kendini kodladı ve kaderlerimizi belirledi hepsi bu.Bunları karıştıranlar var veya anlayamayanlar bu yüzden tanrıları yaratırlar hepsi bu.Tabi başka faktörler de var korku gibi mesela cehalet. |
Alıntı:
Bunlar bizlere acımasızlık gibi geliyor çünkü duygulu varlıklarız. acı ya da duygu denilenlerin çoğu, çoğu zaman doğadan ve doğal durumlardan kopukluk ifade ediyor.. ya da atıllık ve modern yaşam denilenin kent/ev- apartman kültürü ama yalnız çocuk kültürü/doğasız çocuk kültürü denilenlerin ev de kopuk biçimde, sosyal/doğal yaşamdan kopuk ürettiği insanlık_ın acıları ve onların duyguları bunlar sadece tahıl çiğnendiği için bile bu duygusal kopukluklar, eziklikler ve anksiyete çekiliyor... çoğumuz bunu/bunları bir şaka olarak algılar. ya da gereksiz, uydurulmuş ya da sallanan bir düşünce yumağı olarak görürler ve aldırmazlar dediklerimize. Biz öyle sanmıyoruz- Ben öyle sanmıyorum. Bundan öte de zaten daha ileri gidersek ve ille bir büyük resim ararsak boşlukta ki bulutlarız gibi bir şey bulacağız/bir anlam bulamayacağız. varolmak anlamsızdır/tabansızdır _Asıl mesele bu değildir .. Var bir zorunluluk gibi bir şey..olmakta öyle .. O yüzden gerçekliği nasıl istiyorsak öyle yapılandıralım önemli değil ancak? ne diyelim Ölüm diye bir şey yoktur sadece bir döngü ve yenilenme vardır doğada, eskisi gider yerine yenisi gelir. Aslında bu da değil. Ölüm hiç baştan yok doğa da. doğum da yok-. Yenisi ve eskisi yok Ölüm inanın hiç bi şey değil. ölüm bir mecaz. Ölüm şu ya da bu değil Tanımlaması gereği tanımı da yok. Çünkü olanın da yok Ölümle doğum, sadece kendi arasında, kendi içinde bir çatışkı ve diğer çatışkıların , diğer herhangi çatışkının da var olmasından başka öte yüce ulvi hiç bir önemi anlamı yok Ne doğum varolmaktır-ne ölüm yokolmak .Ölüm inanın esnek bir mecaz ve tantana. kimine göre doğuş kimine göre yitme. ne bu ikisi ne bu ikisini arasında. hiç olmayan şey ne doğdu ki ne ölsün Ölüm üzerine yapıştrılmış karartmalı düşünceler bunları temizlemek belki Kimin nerede nasıl ne zaman ne gibi ve ne zaman ölüceği önceden bellidir kainatın başlamasıyla bu kod kendini kodladı ve kaderlerimizi belirledi hepsi bu. kimin ne zaman öleceği gibi kalıpların filozofik tabanı biraz karmaşık değil mi? kim kim bir kere? Yukarıdaki kelimeler yumaklarından bazen okuyoruz görüyoruz ve bir şeyler hissediyoruz ve çoğu zaman size bunu geri veremiyoruz. seleksiyon da yok. seleksiyon siz seçerseniz olur belki evrim var ama evrimin anlamı da başka bir yöne beri çekilmeli.. evrim bir tür artmanın ,yeninin, değişimin ve çözümün istenci gibi evrimde yoketme de var_ tanır manrı yok_tanrı olmadığı bizler varız ya |
Giordiono Bruno diye bir adam varmış/yaşamış ve şunları anlatıyormuş..
-alntıdır- Alıntı:
ilk cümle evrim denilenin de yakınlarında evrilme _evrim , evirip çevirme gibi bir hareket olarak soyulursa zeten kendini belirtiyor_tanımlıyor Kahramanca bir delilik olduğunu sanmıyorum. Temel çok basit bir terminoloji olarak uyku var.. Ki hatta ileri gidersek uyku denilen bu gerçeklik ve realiteyi üretenin kendisi gibi duracak nerdeyse.. uyku ve uyanıklıkta bir çatışkı Realitenin hiç bir anlamı yok-zorunluluk. olmanın zorunlu bi devinimi/çatışkısı (gerekliliği) olarak sonsuz realite ya da alternatif realite üretililir sanırım.. |
Sen herşeyi çöpe attın o yok şu yok peki ne var evrim denen sistemde bir döngü var onun dışında evrensel olarak bakarsak hiçbirşey dünyamıza ve yaşama uymaz ve doğru değil ve
yoktur bana göre bilmiyorum kardeşim başkaları ne düşünüyorlar acaba bu konuda |
Aci da merhamet de ayni ortak kokenden evrilmisken, aci veya merhametten nasil soz edelim?
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:57 . |