![]() |
Bir dağcının güncesi: Bıldırki hurmalar sorunsalı.
Olayın kahramanının konuya girişi;
"Kırk yaşın vermiş olduğu hormanal değişimle bu günlerde canım pekte sıkkın. Tamam çevremde çok saygı görüyor çok seviliyorum. Zenginde bir kadınla evliyim ama birşeyler eksik. Birşeyler yapmalı yeni heyecanlar yaşamalı ama ne!" Soru: Hormanal değişiklik demekle yazar neyi kastetmiştir yoksa bu deyim bir mucizeyemi işarettir. Eğer mucize değilse herhangibir metinde mucize bulamamış olmak bir mucize midir? Bu halet-i ruhiye ile günlerini geçirmekte olan kahramanımız yıllık olağan mağara seanslarının 13. cüsünü yapmak üzerededir. Soru: Daha önceki 12 gezi esnasında neler yaşanmıştır? İlerde bahsi geçecek Cebrailin her defasında gelecem bu sefer diyip gelmeyerek kahramanımızı ekmiş olma ihtimali var mıdır? Varsa ekilen kahramanın meyvelerinin tomurcukları bizim anamız mıdır. Anaların tomurcuğunu düşünmek ensest midir? - Hatice!!! Çıkınıma Cebrail içinde 12 hurma, 2 somon karadeniz ekmeği, 3 taze soğan (cücüklerine bayılıyo inanırmısın) koy. Soru: Cebrail neden soğanın cücünü sevmektedir. Hem soğanın ağız kokosu yapması sorunsalını nasıl aşmaktadır. Sonra yüce yaratıcının yanında ağzı kokupta cennetten sürgün edilmekte var. - Bey 12 hurmam yok onun yerine 13 tane koysam olurmu. - Kadın kafamı karıştırma benim cebirle. Zaten aklım ermiyo öyle şeylere. Soru: Cebir ilmine adını veren şahıs daha tomurcukta vitamin bile değilken bu zatın ve dişisinin onu bilmeleri mucize midir? İş bu minval üzere hazırlıklarını tamamlatan kahramanımız. Hala "12 mi büyük 13 ü. Yoksa bu ikisindende büyük başka bir ilahi güç varmı. Lat, Uzza Menat ı voltran gibi birleştirip tek bi tanrı yapsam nede fiyakalı olur hemi." diye düşünmektedir. O esnada kapının zili çalar Yorum: Daha kendisine bir kez bile vahiy inmemiş ilkokul 3 ten terk bi insan. Nerden elektronu protonu öğrenmiş elektiriği icat edip barajlar kurmuşta evine hat çekmiştir. Bu apaçık mucize karşısında bile hala inkar bataklığına saplananlar için Allah ne kadar tehdit yada kötü söz savursa azdır. ve Hatice kapıya doğru seyirtir. Gelen Bekir in miniminnacık çıtı pıtı kızı Ayşedir. Ayşe oldum olası kahramanımızı ilgisine mazhar olup bundan bir anlam çıkaramamakta. Bu yaşlı amcanın kendisine sürekli lolipop, oyuncak bebek, barby, ken gibi hediyeler verip kucağına oturtup henüz tomurcuklanan memesine ağzının suları akarak bakması hatta avuçlaması karşısında "Nolcak canım buraları sıcak memleket. Amca sıcaktan bunalmış benim tomurcuğumu avuçlayarak serinler belki" diyerek bir nevi polyanna nın arabistan şubesi gibi çalışmaktadır. Ayşe Hatice teyzesinden 4 adet ödünç hurma istemektedir. Hatice oldum olası cebirden haz etmediğinden kocasına döner ve - Bey evde 13 hurma var. Cebrail 12 tane istiyo. Ayşe 4 tane. Şimdi bıldırki hırmalar dötümü tırmalar desem caiz midir? - Sus be kadın. Sen kim nekadar istiyorsa ver gerisine karışma. Voltran affedicidir, büyüktür, yücedir etc etc dir. Ayşe evde yaşanan bu cebir savaşına pek anlam vermemekle birlikte 4 hurmasını almış ve kahramanımızın azının sularını akıta akıta önünde geçerek evinin yolunu tutmuştur. Kahramanımız Ayşeyi her gördüğünde olduğu gibi yine rüyalara dalmış. - Ulan burasıda ne biçim memleket be. Ufacık kızları diri diri toprağa gömüyolar hiç acımadan. İsraf değilmi. Onları bana verseler ben hepsini korur gözetir tomurcuk açmalarını izlerdim. diye iç geçirmektedir. Çıkını hazırlayan Hatice çıkını kahramanımıza verir. Ve kahramanımız olağan yıllık mağara gezintisine başlar. Mağaraya girip lambasını yakar ve başlar en sevdiği çizgi romanları, hentai leri, playboyları ve bilimum ilmi neşriyatı okumaya. Soru: Kahramanımızın okumayazma bilmediği kabul edildiği halde nasıl olurda okur yazar olur. Bu apaçık bir mucize değil midir? Değilse okur yazar olduğu halde cahil ayağına yatarak o yaşta dahi ilkokula gidip kendisine müstakbel eşler seçmesi Allahın bir hikmeti midir? Özellikle polyanna ve clementine e ayrı bir aşk beslemektedir. Gerçi onlar kendi memleketi gibi sıcak memleket sübyanları değildir ve lakin tomurcuk bakımından ilgisine mazhardırlar. Tam clementinin bir macerasının en heyecanlı yanındayken mağaranın dışından sesler geldiğini işitir. Yaklaşıp dinler - Ya Allahım şimdi gece zifiri karanlık sabah halletsek şu işi. Mazallah bi kazaya neyim kurban gitmeyelim. - Ulan nedir benim sizden çektiğim. Melekleri yarattım çemkiriyor. Şeytanı yarattım çemkiriyor. İnsan desen ayrı bir alem. Offf off ne dertli başım varmış benim. Şeytan diyor kapat dükkanı yerleş ıssız bi gezegene bırak sınavı mınavı ne hali varsa görsün mendeburlar. - Yok haşa çemkirmek demeyelimde hani benimde beden sağlığım açısından sabah gireyim mağaraya. O bakımdan şeettiydim. - Bak cebo seni severim bilirsin. Başına birşey gelecek olsa ben bunu bilirdim. Biliyosun kader mevzuu. Benim mekandan ve zamandan münezzeh olmam. Şimdi bu gibi olaylara inanmayıp sende iblis gibi bana karşı geliyosan. Sanada bi dümen kurup insan gibi cennetimden sürgün ederim. Ha bunu söylerken ben zaten senin vereceğin cevabı biliyorum ama sen yinede vereceğin cevapta özgürsün. Tabi ben bu cevabı değiştirebilme gücüne sahibim değiştirirsem ve sonucu iyi birşey ise ben yaptığım içindir yok sonucu kötüyse seni yine sürgün ederim. Ben affediciyim bağışlayıcıyım, büyüğüm psikopatım kodummu oturturum efendi ol! Kafası cebir görmüş peygamberden dahada karışık hale gelen Cebrail telefonu kapatır ve mağaraya girer. Ortalık zifiri karanlıktır. Ulan yanıma bi elfeneri alsaydım keşke ne iyi olurdu der. Şimdi git gel o zamana bu dallama ölürmü kalırmı. Neyse böyle devam edecez. Derken arkasından kendine birşeyin yaklaştığını hisseder. Birden ensesinden soğuk terler akmaya başlar. Daha ne oldum demeden. Kahramanımız cebraile arkadan dalmış doggystyle aksiyona girişme teşebbüsünde bulunmuştur bikerem. - Anam anam ne oluya lan. der Cebrail Bu canhıraş nidayı duyan kahramanımız avının tahayyül ettiği gibi tomurcuk oranı zengin bir dişi olmadığını anlar ve - Ya hocam benim alete bi kene yapıştı bende sabahta beri sökemedim. Onu sökeyim diye sana şeettiydim. Yoksa din kardeşiyiz sana şeyimiz kalkmaz der. (Din alimleri bu olayı daha sonra Cebrailin kahramanımızı tahrik etmesi ve o günlerde havanın çok sıcak olması sonucu oluştuğuna kanaat getirmiş ve Cebrailin zina suçu nedeniyle yakalandığı yerde taşlanması gerektiği hükmüne varmışlardır.) Cebrail bu olayın intikamını alacaktır ve lakin hasmının oldukça güçlü kuvvetli ve azgın olması nedeniyle uygun zamanı kollayacaktır. - Neyse unutalım bunu. Ben yukarıdan geliyorum. Adım Cebrail. Votrandan sana mesaj getirdim. der - Ne!!!! Voltran mı. Vallahi bende bu ıssız mağarada onun düşüyle yanıp tutuşuyordum. Çabuk söyle ne havadis getirdin bana - Bak şimdi bizim Voltran iyi dir hoştur amma biraz delicenedir. Bi dediği diğerini tutmayabilir. Bugün ak dediğine yarın bok diyebilir. Birazda sadisttir illa cehennemi boşunamı yarattık ulan oraya yakacak adam lazım deyip kavimleri sapıklığa sevk etmekte. Kota aşılıncada senin gibi embesilleri görevlendirerek kotayı arttırana kadar zaman kazanmaktadır. İlk mesajım şudur. "Oku". - Abim ben okuma bilmem. Benim komşu var o bilir sen mesajı ver ben bi koşu gidip ona okutam. - Hayda ama bana böyle bi bilgi gelmedi. Valla mesajın alıcısı olarak sistemde sen kayıtlısın elden teslim etmezsem zıçtığımın resmidir. - Hocam o zaman sen bana burda hızlandırmış okuma kursu versende bende bu eksiğimi tamamlasam. Ha güzel abim. Yap bi kıyak. Ve böylece ilk vahiyler inmeye başlamıştır. Bu vahiy iniş şekli sonradan değişikliğe uğramış özellikle kahramanımız havlet halinde iken orgazma yaklaştığı esnada gelir olmuş. En fazla vahih gelmesini sağlayan hatunda müslümanların gözünde en kutsal annemiz mertebesine ulaşmıştır. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:02 . |