Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Arkeoloji (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=143)
-   -   Karahantepe (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43400)

Ahlaksız 27-07-2024 00:39

Karahantepe
 

Ahlaksız 27-07-2024 00:41


Ahlaksız 18-09-2024 00:10


Ahlaksız 31-08-2025 13:50


"ictenlik" 31-08-2025 15:45

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 662387)

Alıntı:

Anlayacağınız Karaantepe'de şu ana kadar
keşfedilenler buranın sadece bir tapınak
veya bir ritüel alanı olmadığını,
insanların burada yıl boyu veya hiç
olmazsa aylar boyunca yaşamış
olabileceğini gösteriyor. Bir nevi bir
köy gibi. Sırf bu bile Karaantepe'yi
başlı başına olağanüstü bir keşif
yapıyor. Çünkü arkeolojide bundan önceki
yaygın görüş önce tarımın icat edildiği,
sonra köylerin kurulduğu, en sonunda
anıtsal yapılar ve karmaşık toplumların
oluştuğu yönündeydi. Göbeklitepe bu
görüşü zaten epey bir zangırdatmıştı ama
Karaantepe en azından bazı coğrafyalarda
bu sıranın baş aşağı edilebileceğini
göstererek bizi klasik neolitik devrim
modelini baştan sona şekillendirmeye
zorluyor. E bundan ala bilim mi olur?
İşte böyle.


Tarım daha önce dile getirdiğim gibi, çok büyük olasıklıkla, evcil hayvanların beslenmesi (domuzlar, tavuklar, balıklar) ve ya da daha sonra köle sınıfların beslenmesi için icad edildi.

Ortalama bir primitif yaşam video kanalına rastlarsak bunu görürüz. Ateş, kili pişirme, demiri işleme ve domuz yavrularını yakalama, balık havuzu kurma ve onlar için mısır ekme.. gibi

spartacus 01-09-2025 17:52

Karahantepe'de öğütme taşları da bulundu, bu tarıma yönelimin ilk ve en temel zorlayıcı örneklerindendir denebilir... Tarımın gerekirliği, artan nüfus ve gıda ihtiyacının karşılanması, stoklanması ve yaşam tarzı, konfor arayışlarına, ekonomiye de(en az maliyet, uğraşla, yüksek fayda, fazla verim almak) bağlıdır. Paleolitik Dönemden, Neolotik döneme geçiş, hem coğrafyalarda eşzamanlı olarak hem de bir anda gerçekleşen bir süreç olmadığı için herhangi bir coğrafyada bulunan arkelojik bulgular üzerinden, mutlak bir tarihleme de bulunulamaz, ancak nerelerde hangi evrelerde, ne zaman geliştiği konusu bulgulara bağlı olarak değişkenlik arzeder ve bunalr üzerinden bir genel kanıya varılabilir.

Günümüzde sözdebilim, magazin(popülerlik adı altında sömürü)-bilimi adı altında çeşitli mantık dışı kıyaslar yapılmaktadır. Örneğin bir bulgu, evvel tarihlenenden daha eski bir tarihe işaret ediyorsa, anında çıkıp bilimsel teori çöktü gibi abuk sabuk safsatalar üretiliyor, bu kadar basit şarlatanlıkları ise insanlar farkedemiyor. Oysa değişen teori, görüş veya açıklamalar değil, sadece ilk nerede, ne zaman başladı gibi sorularda elde edilen bulguların tarihi oluyor, yani teoriler ne sıfırlanıyor ne çöküyor ne de revize ediliyor, değişen sadece tarihi, coğrafi bilgiler oluyor...

Örnekle;
Diyelimki bulunan ilk örnekler M.Ö 8.000 yılşına tarihlenmiş olsun, daha sonra ise atıyorum başka bir coğrafyada M.Ö 9.000 yılına ait yeni bulgular elde edilmiş olsun(örneğin Suriye Jerf el Ahmar veya Ürdün Eriha), bu halde ne bilim çökmüş oluyor ne de teori, değişen sadece tarih ve coğrafyalar oluyor, çünkü milyon yıllık İnsan tarihinde, insanın avcı, toplayıcı, göçebe, yerleşik, üretici evrelerden geçtiği ortadadır... Modern insanın tarihi insanlık tarihinde küçük bir noktaya tekabül etmektedir, yani paleolitik çağdan, neolotik çağa geçişe dair değişen tarihi rakamlar bir kaç bin yıldan daha öteye götürülemez ve ilk yerleşkelerin illa tarıma dayalı olması da gerekmiyor, zira verimli topraklarda avcılıkla birlikte toplayıcılık da geçerli ve yerleşik hayat için öncül bir evre olarak görülebilir, ancak bir genelleme yapılacaksa bu tek başına yeterli değildir. Yani genel olarak(istisnai değil, zaruri) yerleşik hayatın temelinde tarıma yöneliş ve açığa çıkan mülkiyet ve ilişkileri, taşınamaz eşya, ihtiyaca dayalı taşınamaz sarf ürünleri de en önemli faktörlerdendir.... Sonuç olarak hem günümüz hem de yakın tarih, yerleşik hayat, tarıma geçiş, mülkiyet ve kabile, şehir devletlerinden, merkezi ülke ve devletlerin ve beraberinde gelişen sosyo-kültürel edinimlerin, mülk*(mahrum bırakma), dinlerin(mülk sahibi sınıfların, egemen azınlığın, toplumları(genel kitleyi) köleleştirmek, elde tutmak, hükmetmek ve sömürü çarkını içselleştirmesi, benimsemesi ve biat, bağlılık göstermesi vb.) vb. ortaya çıkışı bakımından elimizdeki en önemli somut kanıttır.

* Mülk: Özünde sahip olmaktan değil, doğrusu "mahrum bırakmak" temeline dayanır. Sıkça yapılan yanlışlardan birisi olarak, ihtiyaca bağlı sarf veya ürün ile de karıştırılmamalıdır... Böylece örneğin yerleşik topluma geçiş sürecinde mahrum bırakılanlar, mahrum bırakanların(toprak sahipleri) mülkünde(azınlık kişiler doğayı, toprağı ve üzerindeki her şeyi özel-şahsi mülkü haline getiriyor) kölelik yapmaya mahkum olmuşlar, bu işleyiş üretim tarzı ve ilişkileri, kastları, sınıfları, sistemin egemenler yararına süregiderliği, güvenceler(başta mülk güvenceleri vb.) vb. üzerinden de devlet, din, sisteme dayalı sosyo-kültürel edinimler(kabile, sülale, soy, din, mezhep, millet gibi ayrımlar) ve bu edinimlerin siyasileştirilmesi üzerinden kamplaşmalar vb. açığa çıkartmıştır.

"ictenlik" 02-09-2025 15:18

Bir aileyle, küçük bir grupla, bir kabileyle neredeyse tarımı icad edemesiniz.
Örneğin yağmur ormanlarında yaşıyorsanız neredeyse tarımı icad edemezsiniz çünkü bolluk sözkonusu ve dakikalar içinde yemek zaten toplanabilirdi
Tarımı icad etmek ormandan çıkıp geniş düzlüklere büyük topluklarla yerleşimi vb ni işaretliyor olmalı

Bu ormandan çıkış denen nasıl/neden oldu ve yapıldı?

Bir toplayıcı grup normalde besleyici bir çevre arardı. Çevre değişmiş olabilir
Örneğin tarım, bir değişim devrim değil de çevresel değişiklik, gıda kıtlığı nedeniyle bile geliştirilmiş olabilirdi

İkincisi konvansiyonel tarım bugün ilaçlamalarla yapılıyor.
Çitleme olmasa biz bugün domuz ve yaban keçisi nedeniyle hiç bir şeyin tarımını yapamazdık. Domuz kesin bir çit gerektirir ve keçi ise her çiti atlar o nedenle kökler ekmelisin..
Böcek ilaçlarımız olmasa da aynı.
Köstebek gibi şeyler size bir tane hasat bırakmayabilir. Kediler her zaman köstebek ve fare tutması gerektiğini bilir. Öğretilmese bile. Bir köydeyim ve hiç bir eğitim almayan sokak kedileri eğer fare ve köstebek yakalarsa ödül için kapınıza getirip bırakır

Tarım öncelikle güçlü bir çitleme ve duvarlamadır. Mesela Afirka'daysan her yer fildir ve hayvanlar 5 ton kadar. İnsandan kaçınsa bile gece gelir. Domuz insandan kaçınsa bile gece gelir. Ayı, insandan kaçınsa bile gece gelir. Gece yaşam alanına kadar gelir.

Mağaraya ve yeraltına sığınan topluluklarında tarım yapacağını sanmam. daha ziyade depolanabilir büyü kavlarla ilgilenmeli

Bir orman arazisinde ve ya da çevresinde modern araçlar olmaksızın ya da bunları pek kullanmaksızın gerçekten organik temelli tarımla uğraşmadan tarım hakkında fikir yürütmek bilmek zor

Banim arazimdeki tarım masallara ya da kitaplara benzemiyor. Burası orman. Her yer karıncalar ve yuvaları, ayaksız kertenekleler ve diğer tüm hayanlarla kaplı

Uygarlık şimdi kitaptan/ezberden biliyor/besleniyor ve gerçek deneyimden gözlemden gerçeklikten beslenen/süzülmüş bilgiyi ya sevmiyor ya eğreti bulurdu ya da hiçe sayardı

Ormanda doğada kafa böyle çalışır ve işler, şu an ki gibi değil

Alıntı:

00:14:18,000 -->

En ilginç gerçek ise su kuyusu açmıyorlar çünkü,
onlar için bu doğaya, hayvanlara saygısızlık olur
Çünkü biliyorlar ki eğer bir kuyu yaparlarsa o su sadece kendilerine ait olacaktır.
ve kaçacak hayvanlara çok az şey bırakırlardı,
yani artık oyuna bile sahip olmayacaklardı.
Bu nedenle geçim kaynakları
Çevreyle, doğayla dengeli bir ilişki kurabilmek için suyun olduğu yerden su içerler.
Su nerede varsa suyu oradan içerler ve kuyu kazmazlar




"ictenlik" 02-09-2025 17:19

Bir kere; hayvancılığın icadı tarımın icadını önceler ve ya da gerekli ve zorunlu kılar
Doğadaki tüm insan topluluklarının önceliği ettir
İnsan hazır gıda stoku peşine düştüğü an da ilk yapacağı domuzları evcilleştirmek, bir balık havuzu kurmak gibi faaliyetlerdi. Bu gerçek depo yemek ya da depolanmış yemek ya da tahıl deposu gibi olan

Primitif yaşam kanalları var. youtube. açık
Tahıl öğütme, değirmen inşası, domuz beslenmesi ve balık beslemesi için
Bunlar reprodüksiyon gibi. (tarihi yeniden canlandırma gibi) açık

Betonun icadı tüm diğer icatlardan güçlü çünkü duvar inşası demek, iyi bakın, yeniden bakın

Gerçek devrim betonun icadı ve inşası, gerçek öncel süreç hayvancılığın (hayvan köleliği ve evcilleştirmesinin) kurumsallaşması.
Tarım bir yan ürün

spartacus 02-09-2025 17:27

Alıntı:

"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 662396)
Mağaraya ve yeraltına sığınan topluluklarında tarım yapacağını sanmam. daha ziyade depolanabilir büyü kavlarla ilgilenmeli

Bir orman arazisinde ve ya da çevresinde modern araçlar olmaksızın ya da bunları pek kullanmaksızın gerçekten organik temelli tarımla uğraşmadan tarım hakkında fikir yürütmek bilmek zor

Banim arazimdeki tarım masallara ya da kitaplara benzemiyor. Burası orman. Her yer karıncalar ve yuvaları, ayaksız kertenekleler ve diğer tüm hayanlarla kaplı

Uygarlık şimdi kitaptan/ezberden biliyor/besleniyor ve gerçek deneyimden gözlemden gerçeklikten beslenen/süzülmüş bilgiyi ya sevmiyor ya eğreti bulurdu ya da hiçe sayardı

Ormanda doğada kafa böyle çalışır ve işler, şu an ki gibi değil

Yerleşik hayatı zorlayan koşullar artan nüfus(bu kocaman bir Dünya ve sadece bir aile olarak düşünelemez), güvenlik, sığınak, korunaklı bölge, kendiliğinden oluşan bölgesel sınırlar, mevsim şartları, azalan av(sadece insan değil hayvanlarda tüketiyor), azalan yenilebilir bitki örtüsü(sadece insan değil hayvanlarca da tüketiliyor), mülkiyet ve sınıfların ortaya çıkışı, devlet ve askeri zor aygıtlarının gelişimi vb...

Eğer insanlar elini kolunu sallayıp diledikleri yeri mekan tutabilseydi ve o mekan da daim geçim ve yaşam için yeterli, elverişli koşullar sağlıyor olsaydı zaten avcı-toplayıcı olarak yaşamına devam ederdi ve hiç bir köle de elde tutulamazdı(nasıl olsa doğa bütün ihtiyaçlarını üretim yapmaksızın karşılıyor, bölgede herkese yetecek kadar yaşama elverişli mağara vardı da denemez. Bu imkan ve koşullar her an her yerde mutlak mümkündü diyemeyiz)...

Kısaca insanın yerleşik hayata geçişi, yeryüzünde salt 1 aile değil, topluluklar halinde yaşayan, binlerce aile, geniş aile, nüfus koşullarında, elverişsiz koşulları elverişli hale getirebilmenin dayatımıyla beraber gelişmiştir.

Örneğin bir zamanlar 30 kişi olan bir topluluk zamanla binlerle ifade edilebilir nüfusa eriştiğinde herkese yetecek mağara, barınak, herkese yetecek AV, bitki, yemiş temin etmek, bir de üzerine süregiden avlanma(azalan hayvan popülasyonu), toplama(toplanan bitkilerin tohumu, böylece bitki popülasyonu da düşmektedir) yetersiz hale gelmektedir. Bu durumda GÖÇ etmek çözüm olsa da, bu da kalıcı olmayacaktır, çünkü doğa artan nüfusla hem insanlar hem de diğer canlılar tarafından tüketilmektedir.... Doğanın kendini yenilemesi, artan insan ve canlı popülasyonu, tüketim ve korunak(örn:mağara) oranını karşılayamaz hale gelmektedir...

Güvenlik, barınak, ısınma, geçim ve artan nüfus gibi sebeplerle mağaralardan çıkış zorunlu hal aldığında, barınak sorunu da geçici bile olsa belirli yerleşkeler edinmeyi zorlamaktadır, bu halde konar, göçerlik de yukarıda dile getirdiğim sebeplerle yeterli gelmez bir hal alacaktır...

Kısacası hayvanı evcilleştirip salt kendi gereksinimleri için(diğer hayvanlarca avlanmasının da önüne geçerek) eti, sütü, kürkü, yünü, yumurtası vb. faydalanan, 1 tohumdan bir kaç düzine ürün elde etmenin cazibesini gören insanın, artan nüfus, geçim, yaşam ve yukarıda dile getirdiğim sebeplerle birlikte ekim işine yönelmesi masabaşında üretilmiş İDEOLOJİK, siyasi bir tercih değil bir zorunluluk olmuştur...

Bir aile değil binlerce kişilik geniş ailelerin doğadan tüketim hızıyla, doğanın yenilenme hızının arasında gittikçe oluşan olumsuz farklar, mevsimler, kıtlıklar, barınak, korunak, çok çeşitli faktörler bir arada değerlendirilerek bakılmalı...

1.000 Kişilik bir topluluk, günde 2 kez karın doyursa, 2.000 öğün eder... Korunak(barınak), gıda, stok gibi sorunlar kendiliğinden ortaya çıkar...

"ictenlik" 02-09-2025 17:40

Tarım nasıl başlar?
Açık ovalarda, orman dışında hayvan sürülerini denetimine aldığında (stok yiyecek) senin yiyeceğin vardır, sonsuzdur ancak örneğin kış koşullarında hayvanın yiyeceği yoktur
Tarım burada başlar

Efsaneye göre her Türk ortaasyadan yanına 3 at alı pat sürdü, ikisini kesti yolda yedi sonunucuyla Arap diyarına ulaştı. At, et. Bu yemek

Kuzey Avrupa yerlileri Ren geyiği çobanlarıdır ve tüm yemekleri budur
Grönlandlılar balık, et yerler , tüm yemekleri budur
Kuzey Amerika yerlileri bizon yerlerdi


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:35 .