![]() |
Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Bilim Teknik 07.03.2008
"Yaradılış Teorisi" diye birşey yok! Evrimsel genetik ve türleşme konusunda pek çok yayını bulunan ve dünyanın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Jerry Allen Coyne, 15 Mart 2008 tarihinde saat 15:00'da ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu'nda 'Doymak Bilmeyen Cehalet ve Bağnazlık: Akıllı Tasarım Evrime Karşı' başlıklı bir konferans verecek. Aykut Kence Ülkemizde, dini öğeler yaratılış görüşü adı altında biyoloji ders programlarına gireli tam 23 yıl geçti. Bu eğitim sonucunda son yıllarda yetişen biyoloji öğretmenlerinin önemli bir kısmı da giderek evrime ve bilime karşı bir tutum içine girdiler (Somel vd. 2007). Kamuoyunda evrimin tartışmalı bir konu olduğu, dine karşı öğeleri taşıdığı şeklinde bir kanı oluştu. Bunun sonucu olarak 34 ülkeyi kapsayan bir anket çalışmasında (Miller vd. 2006) Türkiye evrimi ve bilimi benimseyen ülkeler arasında en sonuncu geliyordu. Yazarlar, yazdıkları makalelerde Türkiye'nin bilimde geri kalmışlığını bu çalışmayı örnek göstererek vurguluyorlardı. Özellikle bir makalede Graebsch ve Schiermeier (2006) Türkiye konusunda pek iyimser olmadığını açıkça belirtti. Ülkemizde yapılan bir çalışmada ise öğretmenler hizmet süresine göre sınıflandırıldığında, daha uzun süredir hizmet veren öğretmenlerin sadece %4'ü evrimin bilimsel olarak geçerli olmadığı ya da dini inançlarına uymadığı şeklinde yanıt verirken yeni mezun öğretmenler arasında bu oran %17'ye kadar yükselmiştir (Somel vd., 2006). Bu da kaygı verici bir tablodur. Görülüyor ki son yıllarda yetişen öğretmenler evrimi ve bilimi daha da az oranda kabul ediyorlar. Bu, önümüzdeki yıllarda gençlerimizin daha büyük oranda dogmatik eğitim alacaklarını ve bilimden uzaklaşacaklarını göstermektedir. Uzun yıllar bilim ve din karşı karşıya getirilmiş ve gençlerimiz bunlardan birini seçmeye zorlanmıştır. Bu uygulama halen de sürmekte. Bilimde kuram nedir, yasa nedir bunun ayırdında olmayan milli eğitim bakanlarımız var. Bir milli eğitim bakanı evrim kuramının ateizmle birebir örtüştüğünü ve Türkiye'de ateistlerin %1 oranında bulunduğunu bu nedenle milletin %99'unun görüşleriyle örtüşen "yaratılış teorisinin" karşı görüş olarak öğretilebileceğini savunuyordu. YARATILIŞ TEORİSİ YOKTUR Öncelikle "Yaratılış teorisi" diye bir şey söz konusu değildir. Yaratılış bilimsel bir teori ise deney ve gözlemler ile yanlışlanabilmesi gerekir. Dinsel bir inanışı ise bilimsel yöntemlerle sınamak inancın zedelenmesi anlamına gelmez mi? Bir inancın bilim derslerinde bilimsel bir kurama seçenek olarak öğretilmesi gençlerimizin bilimsel düşünceyi kazanmasına engeldir. Buna karşın Türkiye, biyoloji derslerinde yaratılış görüşünü öğreten Dünya'daki tek laik ülkedir. Laik bir eğitimde bilimin dinsel inançlarla örtüşüp örtüşmediği tartışma konusu bile yapılamaz. Aynı şekilde dinsel bir inancın fen derslerinde bilimsel bir kurama seçenek olarak öğretilmesi söz konusu olamaz. Zira bilim, tüm dinlere eşit mesafededir. Hiçbir dinin ne karşısında ne de yanındadır. Tanrının varlığını ya da yokluğunu kanıtlamak bilimin işi değildir. Bilimsel kuramları dinsel inançlarla örtüştürmeye çalışmak hele hele toplumun şu kadarı bilimsel görüşle örtüşen inanışa sahip, şu kadarı ise bununla çelişen bir dinsel inanışa sahip demek bilim açısından da din açısından da son derece zarar vericidir. Bilim insanları arasında şu ya da bu dinsel inanışa sahip kimseler vardır. Ancak bilim insanları dinsel inançlarıyla bilimsel araştırmalarını ayrı tutabildikleri oranda başarılı olurlar. Çağdaş evrim kuramının sağlıkta, tarım ve hayvancılıkta, ekonomide ve hatta bilişimde önemli uygulamaları vardır. Kuramsal ve gündelik bakımdan bu denli yarar sağlayan ve bilimsel kanıtlarla desteklenen bir kuramı yanlış tanıtıp yerine bilimsellikten uzak bir öğretiyi ona seçenek olarak vermek ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. ODTÜ'DE ÖNEMLİ KONFERANS Bilimsel düşüncenin yerini yobazlığın ve cehaletin alması yönünde atılan bu adım tıpkı matbaanın Anadolu'ya girişinin dinsel kaygılarla üç yüz yıl geciktirilmesi gibi gelişimin ve kalkınmanın önünü tıkayıp ülkemizi geri bırakacaktır. Bütün bunlar gerici güçlerin ülkemizde yıllardır süregelen toplumu adım adım dönüştürme projesininin bir parçasıdır. Prof. Dr. Jerry Allen Coyne 15 Mart 2008 tarihinde saat 15:00'da ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu'nda 'Doymak Bilmeyen Cehalet ve Bağnazlık: Akıllı Tasarım Evrime Karşı' başlıklı bir konferans verecektir. Evrimsel genetik ve türleşme konusunda pek çok yayını bulunan ve dünyanın önde gelen bilim insanlarından olan Prof. Dr. Jerry Allen Coyne aynı zamanda ülkemizde de üniversitelerin bazı biyoloji bölümlerinde okutulan ve evrimsel biyoloji alanındaki başucu kitaplarından biri olan 'Speciation' (Türleşme) kitabının yazarıdır. Bilim ve evrim konusunda bilgi edinmek isteyen ve kafasında soruları olan herkes bu konferansa davetlidir. Bu konferans sayesinde evrime ve genel olarak bilimsel düşünceye karşı başlatılmış olan kampanyanın bir kısmını oluşturan akıllı tasarım savlarının ve evrim kuramının bilimsel bir irdelemesini dinleyebileceğiz. Kaynaklar Graebsch, A., Schiermeier, Q. (2006). Anti-evolutionists raise their profile in Europe. Nature, Special report, 444, 406-407. Miller, Jon D., Scott, E. C., Okamoto, S., (2006). Public Acceptance of Evolution. Science Vol. 313. no. 5788, pp. 765-766. Somel, N., Somel, M. Tan, M. Kence, A. (2006) Türkiye'de Evrim Kuramı öğretimi üzerine tartışma ve öğretmenler. CBT, 20(1018): 20-21. Kence, A., Biyoloji Eğitiminde Evrim ve Yaratılışçılık, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Bozcuk, N. A., Özmen, M., Çıplak, B., Editörler) (2007): 215-222, Malatya. Somel, R.N., Türkiye'de Biyolojik Evrim Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Bozcuk, N. A., Özmen, M., Çıplak, B., Editörler) (2007): 199-214, Malatya. |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
ah ateizm ah, aydoe ,nasıl ''yaratılış'' teorisi olmaz?
eğer yaratılış teorisi yoksa ,bunca *camiyi, bunca kiliseyi, bunca havrayı v.b. kapatıp.eşşeğini kaybetmiş köylü gibi ne yapacağımızı bilemez vaziyette daruldünyada biçare mi dolaşacağız. eğer yaratılış teorisi yoksa ,(ki bence aslan gibi vardır) *korkularımızı cennet umutlarımızı nerelere sokacağız. götünün altından sandalyasi çekilmiş ''kör hafız'' gibi yeremi düşeceğiz. yapmayın ağalar ,etmeyin beyler. yaratılış teorisi yoksa bizde yokuz. son ümidimizi elimizden almayınız. bizi kuransız imansız bırakmayınız. siz<lerden ricam içime su serpin, lütfen ''belki vardır'' deyin :cry: *:cry: |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Olmaz mı özgür_beyin,
Bush ve şurekası evangelistler ile Türkiyede ki * uzantıları adnan hocacılar, nakşiler, süleymanlcılar ve fethullahçılar, onlar bu dünya da * rahat hayat sürmek için sizin gibi zındıklara başka nasıl umut dağıtabilirler ki? :evil: Umarım için şimdi daha rahattır. :D |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Prof. Dr. Jerry Allen Coyne, 15 Mart 2008 tarihinde saat 15:00'da ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu'nda 'Doymak Bilmeyen Cehalet ve Bağnazlık: Akıllı Tasarım Evrime Karşı' başlıklı bir konferans verecek.
Ankara'da olan arkadaşlar bu konferansa katılarak bize aktarımda bulunabilirler. Bizde bir fikir ediniriz. Aslı astarı varmı yokmu,ne diyorlar. Akıllı tasarım mı,akıllı seçilim mi nerden geldik nereye gidiyoruz. Durduk yere cehennem odunu olmayayım :lol: Bide katılan arkadaş sorsun onlara bakalım bu cinleri görmüşlermi,akıllı tasarım yoksa cinleri kim tasarlamış? :lol: |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
tasarım mı akıllı , tasarımcı mı akıllı ?
söyleyenler mi akıllı ?? buna inananlar mı akıllı ?? herkes mi akıllı ?? akıl akıl gel takıl.... |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Mine Kırıkkanat
Vatan Gazetesi 11 Mart 2008 The Daily Telegraph gazetesi, bizim Diyanet İşleri ve A. Ü. İlahiyat Fakültesi’nin hadislere dair yürütttüğü ortak çalışmayı, “İslamiyet’te devrim” diye tanımlamakla yetinmedi. Batının hasretle beklediği müjdenin gazına gelip, “NATO’nun tek Müslüman üyesi ve küresel terörizmle savaşın önemli bir ortağı konumundaki Türkiye’de hadisleri çağa uyarlama çabası ABD’nin etkisiyle başlamış ve radikal İslamcılıkla mücadele planının bir parçası olabilir...” yorumuyla, hadise adresini de verdi! Bu adres kapsamında, bir yandan radikal İslamcılığa savaş açan ABD’nin öte yandan Türkiye’yi niçin İslamlaştırdığı bir, İslamiyet reformunu niçin bizzat İslamlaştırdığı bir ülkede başlattığı iki, soruları akla gelebilir. Dünya, din eksenli büyük bir çatışmaya hazırlanıyor, demiştim. Böyle bir çatışmayı yaratmak için sadece toplumları dindarlaştırmak yetmez. Asıl devletlerin laik ya da seküler olmaktan çıkarılması gerekir ki, yansız bir hakemlik otoritesi kalmasın, imana göre ümmet saflaşması gerçekleşebilsin. Ancak, ne ABD ne de hiçbir Batı ülkesi, din eksenli genel bir çatışmada İslamiyet’i doğrudan hedef alabilir, çünkü böylesi kendi Müslüman nüfusları göz önüne alındığında iç savaşlara yol açar. Dolayısıyla, iyiyi kötüden ayırmak zorundadır ve iyisi, elbette kendilerine biat eden İslamcılık olacaktır. İşte bu anlamda ABD, “iyi” İslamcılığın kendi ürettiği olacağına karar vermiştir. Ama savaşın taraflarını belirleyecek İslamiyet reformunu, tabii ki şeriatla yönetilen bir ülkede başlatamaz. Oysa NATO üyesi, üstelik laiklik sayesinde uygarlık mürekkebi yalamış bir Türkiye’de, 1980 darbesiyle imana verilen kuvvetle Washington’da projelendirilmiş bir AKP iktidarı ve 1990’dan beri yularını tuttuğu tarikat semercilerine önce “In God We Trust” mealinde İslam devletini kurdurur, sonra da İslamiyet’te özlenen “Hristiyan ” reformu yaptırır... Bu İslam reformisti Hristiyanlar arasında, Katolikler vardır, Evangelist Protestanlar vardır, Ortodokslar yoktur. *** Türkiye’ye Ayetullah dönüşüne hazırlanan Fethullah Gülen örgütüne, naip ve naibelerin görevlerine kadar Katolik tarikat Opus Dei’in bire bir İslami kopyası olarak, devlete sızma ve kadrolaşma görevi verilmiş ve başarıyla tamamlanmıştır. Balansı Amerikan ayarlı bir İslamiyet’in ideolojisi ise ağırlıklı olarak Evangelistlerin yönettiği, ama Katoliklerin de bulunduğu “Yaratılışçı” şûra sağlamış, sözcülüğü de bol fosil, mebzul İngiliz matbuatıyla Harun Yahya’ya verilmiştir. Eğer bunca çeviri külliyatı, belediye sergilemeleri ve yedi düvele postalama pullamaya rağmen Harun Yahya Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hâlâ daha peygamber ilan edilmediyse, Evangelistler bunun nedenini Harun Yahya’nın Adnan Oktar olmasında aramalıdır. Amerikalılar Adnan Oktar’ın Türkiye’deki namını bilselerdi, sanırım başka bir akıllıya havale ederlerdi İncil’deki Genese’i (Yaratılış) Kur’ana uyarlayan tasarımı! Ne gariptir ki, bilimsel Evrim Kuramı’na karşı semavi Akıllı Tasarım’ı, saldırgan ve pahalı bir propagandayla empoze etmeye çalışan lobinin başını Ronald Reagan’dan George W. Bush’a nedense hepsi cumhuriyetçi ABD başkanları çekiyor. Ne tesadüf ki, Seattle’daki “yaratılışçı” Discovery Institute’e cömert bağışlarda bulunanlar, aynı zamanda Bush’un iki seçim kampanyasının büyük sponsorları. Üstelik, ABD’de (ve tabii dünyada) kürtaja, eşcinselliğe, feminizme karşı savaş açan tutucu ve köktendinci Hristiyan lobilerin hepsi, hem de okul kitaplarından Evrim Teorisi’nin çıkarılıp “Akıllı Tasarım” ın konulmasını savunanlar... *** Bakın, bir dinin başka bir din tarafından markaja alınması, alta düşmesi, üste çıkması beni hiç ilgilendirmiyor. İslamiyet’e demokrasi, çağdaşlık ve kadın erkek eşitliği getirecek her reformu, nereden gelirse gelsin alkışlamaya hazırım. Ama İslamiyet’e el atan Hristiyan “neocon” lara bakınca, idealist Dr. Frankeistein ile reformist Dr. Jekyll’lar görüyorum. Onlar da “iyi” yi yaratmaya çalışırken, “kötü” yü aratacak “beter”e ulaşmışlardı... Sizin anlayacağınız Türkiye’nin üçüncü bir (laik) şansı yok. Ya şer’i olacak ya da cebri, ama illa ki İslami... |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
aYdove abim..yaw bakşindik..yanı hiiç alınma :oops: ... yanı sis cailsinisya 8O ..yanı okadandeğil ama...yanınedeolsa *bu kartdeşinis kadan bilemessinis bu konuları :wink: .yaNı bunnar ilinselbilin konuları*böleoluncasda sitede tek sössaibi tabiki pıRof olan kardeşinis.*demi abim. :lol: toriisivarmıyokmu bilmem..ama yaratılışda var*-yaratanda var..ama sis göremessinis..okadan.itirasiste mem.demi abim.pırofa itiras olmas...saolun.saolun.. :roll:
|
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Cahalız cahal
Bırakalım bilim tartışsın ,bulsun varmı yokmu? Koskoca Proflarımız var,en kıymetli Prof. Cemal bu konuda görüşünü bildirdi,bundan sonrası teferrüat. Der ki teorinin olup olmaması değil,işin aslına bakın var olanı severim varoluşundan dolayı demiş artık bizede söz kalmamıştır. saygılar |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
Saygideger arkadaslar;
Bundan sonra benim felsefeme gore diye yazima baslamayacagim(bu son).Sadece dusuncelerimi belirtecegim,isteyen arkadas istedigi felsefi akimla bag kurar. Yaratan-yaratim-yaratilan,eski bir sozu hatirlarsak;hicbirsey vardan yok,yokdan var olmaz.Dolayisiyle,tek birsey vardir o da icicegecmislik,hersey biribiriyle icicedir ve birbiriyle iliskisi vardir-Aslinda dusuncenin kurallari bu iliskiyi celiskiye donusturmustur,ya neyse..- Derida'i hatirlarsak,author yani yazarin oldugunu(olmek) soylemis ve sadece text-metin,yazi nin varligini ispat etmistir.Yani yazar hem yaziyla ozdeslesmis ve yazisiz ifade edilmemistir, bu anlamda yazim hem yazari hemde uzerine yazilani ortaya koyar.Buna istersek bagda diyebiliriz ama ne bagin sahibi-ki bagla ozdeslesmistir ne de bagin oteki ucu-ki oda bagla ozdeslesmistir,bag olmadan ifade edilemez. Iste dusunceye de bu temelde bakarsak,dusuncenin oznesi yani ortaya koyani yoktur dusunce dusunceyi ortaya koyanla dusuncenin ortaya koydugu arasindaki bir bagdir.Bu bagi kaldirirsaniz ne dusunceyi ortaya koyani nede uzerine dusunce konulani ifade edemezsiniz. Iste bag bu uclemin degismez ogesidir,uclari karsitlik ifade eder ve bagin herhangi bir ucla ozdeslesmeside ikilemi olusturur. iste bu bagin ikilem ve karsitligi X'i ve karakterini kendisi ve uclari Y yi ve kendisini verir.iste bu isteyene logonomy dir ve evrensel temeldedir.Ayni zamanda bu temel isleyisi ve hareket kabiliyeti acisindan evrensel sorundur.Bunun en genis konabilecek ic sinirinida-karsitlik sinirinin obur ucu-(sey-hicbirsey) *nihilizmortaya koyarak bireyci akilciligi iflas ettirmistir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Yaradılış Teorisi diye birşey yok
sevgili şopen ve evren insan. bu fıkra ,size
paşanın biricik oğlu, bir çingene kızına aşık olur. babasına, dolaylı olarak, bu kızle evlenmek istediğini söyletir. paşa ''kesinlikle olmaz'' deyince ,genç yataklara düşer. yemekten içmekten kesilir.paşa, gözlerinin önünde oğlunun eridiğini görünce, çok ünlü bir tabibi getirir. paşanın oğlunu muayene eden tabib *paşaya ''efendim oğlunuz kara sevdaya yakalanmış eğer. o kızı oğlunuza almazsanız bir kaç aylık ömrü kalmış'' durumu öğrenen paşa, çarnaçar *ağzı laf yapan bir adamını , kızın olduğu ,*çingene obasına gönderir. kız, çeri başının kızıdır. paşanın adamı, *çeri başına '' muhterem kerimenizi ,muhterem paşamızın *ve nevcivan olan mahdumunun arzusuna binaen , desti izdivac talebiyle munkat olub, mümayi ileyh, mucibleri tarafıma izhar etmenizi arzederim'' adamın sözlerini yarıda kesen çeri baş,ı adamlarına '' atın dışarı bu adamı. sövüyormu övüyormu? belli değil'' adamı paşaya ''paşam ,kızı vermek bir yana beni kapı dışarı etti'' *deyince paşa ''bak şu çingeneye. benim gibi adama kız vermiyor. gidin şunun çadırını başına yıkın'' derdemez, *insanları iyi tanıyan bir adamı. ''paşam müsade ederseniz bir de ben gideyim'' der. paşa ''iyi bide sen git bakalım der'' adam çeri başının çadırına girer ''bak ulan çeribaşı , senin küçük kancığı, bizim paşanın oğluna karı yapacağız haberin olsun'' çeri başı ''abem emrin olur. dün biri geldi bize sövüp saydı gitti senin gibi ,adam gibi istemedeki'' der sevgili şopen ve evren insan ,biz burda hancıyız. umarım sizde kısa bir ''yolculuk ''yapmaz ,gitmezsiniz. sizde ''hancılar'' gurubuna katılırsınız. yazılarınızı gereksiz yere girift hale getiriyorsunuz. meramınız nedir ? felsefi bir halita yaparak (ikna etmek kaydıyla) tebliğcilik mi yapmaya *çalışıyorsunuz. sevgili evren insan ''benim felsefem'' *ibaresi, aydınlatıcı ,*yol gösterici bir tarzmıdır ?size göre biraz düşünen, her insanın belirli konularda bir felsefesi vardır. aslında bu, kişisel felsefeden öte ''kişisel bakıştır'' . siz kişisel bakışınızı *tanıdığınız (fikir olarak) bir kaç felsefeciyi ,kendi görüşlerinizi kuvvetlendirmek için kullanıyor veya kullanmaya çalışıyorsunuz . tabi, bunu yapmak doğal olarak hakkınızdır ama bunu ,dine dayanak yapmak ,sizce akılcı bir yolmudur? benden bin defa iyi biliyorsunuzdur. felsefe soyut bir kavramdır. bu soyutlukta ,kişiden kişiye değişir. ikinizede, bir ağabeyiniz olarak tavsiyem. yazılarınızı gereksiz ''malumatfuruşluk'' yapmadan, yukarda fıkrada anlatmaya çalıştığım gibi, açık bir dil ve anlaşılır cümlelerle yazın. aslında ,bütün anlatmaya çalıştığınız, bir iki *cümlede açıklanabilmek mümkünken. siz ''divan edebiyatı'' şairleri gibi gereksiz teşbih , ve tezhiblere yöneliyorsunuz. benim söyleyeceklerim bunlar .reklamda dendiği gibi *,''gerisi size kalmış' |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:20 . |