![]() |
Pan-en-teizm
Teizm,Ateizm,panteizm ve deizm gibi panenteizm de bir varlık felsefesi görüşüdür.İslam dünyasında Molla Sadra,Muhammed İkbal,Batıda Spinoza,White Head,Hegel,Hartshorne gibi birçok düşünürün bu alanda önemli tespitler yaptığı bir akımdır.Ben de bu felsefi düşüncedeyim.Bunlara göre
Tanrı, her türlü değişmenin ötesinde değişmez bir niteliği ve bunun yanında bir de değişen ve oluşan bir niteliği vardır.Yani: 1. Tanrı değişmeyen yanıyla devinimi başlatmıştır ve Evrenin bilincindedir. Ancak teistlerin ifade ettiği gibi eğer bu bilinç konumunda kalmış olsaydı, ilk devindirici, özgür, öncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varoluşa katılmamış olacaktı. 2. Diğer niteliği ile ise Tanrı, değişme ve oluşma sürecinin içinde ve bilincindedir. Bu nedenle Tanrının evrende içkin (evrenin maddesine karışmış-içinde bulunan) olduğunu söylemek de doğrudur. Evrenin Tanrı’da içkin olduğunu söylemek, Tanrı-Evren ilişkisinin karşılıklı olduğunun farkına varışın göstergesidir. Pan-enteizme göre Tanrı, hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli) dir. Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuçtur.Kurandaki evvelde ahir de odur ifadesine uygunluk ifade eden bir tanımdır. Bu tanımla Pan-enteizm, hem Deizmden hem de Panteizmden ayrılır. Özet olarak; Panteizm ile Pan-enteizm arasında önemli bir fark vardır. Panteizmde her şey tanrıdır. Pan-enteizimde ise, her şey Tanrıdan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrıya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrimden geçmektir. Bu düşünce aslında islamın ilk asırlarında mevcuttu.Hiçbir islam bilgini Allahı ötelerde bir varlık olarak tanıtmamıştır.Hatta varlık felsefesini açıklarken(varlık hem odur hem o değildir)demişlerdir.Çünkü ondan öte görmek te ondan ibaret görmekte onu sınırlar.Tercümelerle mantık ve felsefe islam ülkelerine girince savunma tarzında bir teist anlayışa yönelme oldu.İctihadlar durduruldu.Ancak Anadolu ve kafkas bölgelerinde bu etki nispeten az olduğu için Mevlanalar,Yunuslar yetiştirmiştir.Pakistan da ikballer yetişmiştir. Panenteizm de Allah hem içkindir hem aşkındır ama panteizmde sadece içkindir.Teizmde sadece aşkındır.Panenteizmde herşey bilinçli doğal enerjiden sıçramıştır,dini bir deyişle herşeyin yaratıcısı evrenin nuru olan Tanrıdır.Bunları iyice okuyup değerlendirmek lazım. Bu arada yeri gelmişken ben bir özden geldiğimizi ve o öze tekrar döneceğimizi düşünüyorum.Bunun için nickimi özedönüş yapmış durumdayım. Allah değişmeyen yanıyla devinimi başlatmıştır ve Evrenin bilincindedir. Ancak teistlerin ifade ettiği gibi Allah bu bilinç konumunda kalmış olsaydı, ilk devindirici, özgür, öncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varoluşa katılmamış olacaktı. Allahın, değişen ve durağan iki yönünün olduğunu en başta söyledik.İlk şıkta onun değişmeyen yanından bahsediyoruz.Yani onun sabit olan yönü devinimi ve yaratılmayı başlatmıştır.Eğer sadece değişen yönü olsaydı, pantesitlerin dediği gibi evren ve yaratılarla bir olurdu.Eğer sadece sabit yönü olsaydı, teistlerin ve deistlerin dediği gibi ötelerde olacaktı ve değişime katılmayacağı için deistlerin dediği gibi halinde kalacaktı.O halde tanrının sabit olan yönü vardır ve bu onun devinimi başlatmasına etki etmiştir. 3. Diğer niteliği ile ise Allah, değişme ve oluşma sürecinin içinde ve bilincindedir. Bu nedenle Allahın evrende içkin (evrenin maddesine karışmış-içinde bulunan) olduğunu söylemek de doğrudur. Evrenin Tanrı’da içkin olduğunu söylemek, Tanrı-Evren ilişkisinin karşılıklı olduğunun farkına varışın göstergesidir Allahın değişen- ki buna yaratma deriz-yönü ise evrendeki her türlü değişim ve oluşumun içinde olmasını sağlamıştır.Bu yönüyle bakacaksal Allahı evrende içkin görmek de mümkün. Evrende her an yeni bir oluş vardır ve her yeni bir oluş da değişim demektir. Bu ise, bir süreci gerektirir.Bu ise Tanrısız olamaz. |
İyi güzel de Özedönüş inançdaşım, Panenteizmle Kur'an'ı, Allah'ı nasıl bağdaştırıyorsun onu anlayamadım.
Yani hem panenteizmi benimseyerek non-teist bir akım düşüncesinde olup hem de teizmle uyum sağlamaya çalışmak, aramak yanlış. Tersine teizmin yanlışlığını, saçmalıklarını, uydurma oluşunu ortaya koymak gerekir. |
Sevgili Özedönüş;
Gayet güzel ve zarif bir açıklama olmuş. Tebrik ederim. Sevgili Pante; İyi Güzel de arkadaşım "Waldo, why are you not here?" Sen niye bağdaştıramıyorsun Kur'anla panenteizmi. Daha yolun var anlaşılan, epeyi... Savaş-kadın vb. konular üzerine ayetler zoruna gidiyordur senin de büyük ihtimalle. Takılmadan edemiyor pek çok insan bu duruma. Hadi bir melek gibi yaşamaya çalışan insanları anlarım; ama gündelik hayatında hoyrat ve pervasız yaşayan, mesela trafikte şiddet uygulamaya meyilli insanlar bile kurandaki şiddet içerikli ayetleri eleştirebilyor. İşin tuhafı yukarıda bahsettiğim "pasifist melekler" trafik magandalarının aksine şiddetin doğallığını/kaçınılmazlığını kavrayabiliyor; realiteye hakkını teslim ediyor; şartlara uygun hareket etmenin zorunluluğunu görebiliyor; ve belirlenimin dayattığı bertaraf edilemez tenakuzun asıl ve asal olduğunu bu evrende... Ve ne hikmetse senin gibi nicki pante olan birisi ise bunu göremiyor. Sataşmak gibi algılama lütfen. Tuhaf geldi. Buraları aşmış olmanı beklerdim. Sevgilerimle. |
Alıntı:
Nasıl kalkıp da Yüceler yücesi Tanrıya putperestlerin taktığı ismi takan, Tanrının peygamberler-kitaplar gönderdiğini iddia eden, içinde yüzlerce çelişkiler, saçmalıklar ihtiva eden, özel hayata ait sorunlara alet olup kullanılan kitabı Tanrıyla bağdaştırabilirim. Tanrını gönderdiği bir kitap hiç öyle olur mu? Tanrı, kendisine inanmayanı iyi insan olsa dahi ebedi cehennemde yakar mı? Tanrı hiç matematik hatası yapar mı? Tanrı 23 senede gönderdiği kitapta onlarca hüküm değiştirir mi? Herhangi bir konuda bir ayetinde başka, diğer ayetinde başka konuşur mu? Yahudilere deveyi haram edip müslümanlara helal eder mi? Musa'ya Cumartesiyi kutsal kılıp, Muhammed'e cuma'yı kutsal kılar mı? Çelişkilerin, saçmalıkların hepsini buraya sığdıramam, siz en iyisi bloğuma bir göz gezdirin. Link aşağıda. |
Bloğun sende kalsın, vaktim yok.
Senin pante P'sinden anlamadığın anlaşıldı. Haydi sana iyi eğlenceler güzel kardeşim. |
Alıntı:
Ya teist olun ya non-teist. Hem kelime-i şahadet getirip hem de "ben panenteistim" denilemez. Çelişkilerden uzak durmaya çalışarak, araştırmayıp sorgulamayarak gerçeklerden kaçamazsınız. O yüzden vaktiniz olduğunda muhakkak okumalı ve yanıtlamalısınız. İşte bu forumdaki adresi: http://www.turandursun.com/forumlar/...t=3258&page=51 Vaktiniz olduğunda beklerim. Sevgiler. |
Alıntı:
Nasıl panenteist olunur deyiver de bilek. Kaç şartı var bu işin. Ne bileyim, bir kolayı falan yok mu! Sen kendine pante'den put yontmuşsun, ona tapınıyorsun haberin yok bre kardeşlik! Alıntı:
Sensin yani araştıran sorgulayan, çelişkilerin üzerine giden. Bunun delili de Kur'an'ı reddetmiş olman. Boşver kur'anı. Herhangi bir kitabın içinde kafasın yatmayan bir şey bulup o kitaba hakaret eden insan, sana göre, cesur insandır; demek o kişinin yanılma ihtimali yoktur. Bu sığlıklardan kurtul bir defa. Kurtul ki bloğuna girip okuyayım; yoksa muhakeme gücü bu denli zayıf bir insanın pişirdiği yenmez, elinden su içilmez. Sen "Allah birdir" desen inanmam. :) Kusura bakma bu böyle. Kur'ana iltifat etmemen değil sorun. Böyle dipnot düşeyim ki anlayasın. Yoksa sen şimdi sabaha kadar "ama Kur'an'da şu var, ama bu var" diye yazar durursun. Sorun senin panenteizme dair cehl içinde olup ahkam kesmen. Ben buna kızarım. Liyakatin yoksa edebinle oturacaksın yerinde. Kelam etmeyeceksin. Sen bir de kalkıp blog hazırlamışsın. Hadi diğerleri yapar; lakin sen pante'cisin; en azından olma iddiasındasın. Sen önce kelam orucu tutarak başlayacaksın işe. Dilini-klaveyeni tutmayı öğrenerek. Mesela bak...Ben kafası attı mı yerçekime muhalefet eden bir adam tanıyorum; uzak doğucu. Kendisi paranormal ve haliyle de batıni dünya görüşüne sahip. Bu alanda bir "master" da sayılıyor. Kur'an, islam, peygamberler konusunda senin görüşlerinin tam aksini savunuyor. Kendine müslüman falan demiyor; bir "ortodoks" müslüman gibi yaşamıyor. Demem o ki çalış Pante efendi çalış. Bol keseden sallamakla, kafana göre kendine put yontmakla olmuyor bu işler. Ne demiş şair: bana kolpa malzemeden putlar yontma bebeğim sezen aksu’dan mesela, kanarya’dan, tanrı’dan allah’tan demiyorum, çarpılmış gibi korkma! kork putların ellerinde patlamasından! Verdiğin linkteki iletiye baktım. Hani şu güneşle ilgili olan. Ben de senin ezoterizm falan çalıştığını düşünmüştüm. Görüyorum ki bu konuda da tam bir cahilmişsin. Diyorum ya daha pante'nin p'sinden haberin yok, fink atıyorsun afili afili ortada. Hey! gidi cıbıllıklar... Ezoterik terminolojide güneşin "bilim"i simgelediğini bile bilmiyorsun, kalkmışsın cesaretten, gerçekle yüzleşmekten, Kur'an'da çelişki bulmaktan dem vuruyorsun. Yani sana ne diyeyim ki ben! Yazık... Cıbılların çalımları... Niyetim haraza çıkarmak değil; lakin sen bu halinle çölde kum bile bulamazsın; kutupta buz... Alınma bak! :) Ya da alın gitsin, n'apayım... Komikmişsin; neredeyse seni ciddiye alacaktım ben de. Bu atılan tokatın kıymetini de bil. Herkese vurmam ben. Haydi selametle... |
"Pan-enteizme göre Tanrı, hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli) dir. Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuçtur.Kurandaki evvelde ahir de odur ifadesine uygunluk ifade eden bir tanımdır." tanımının da içinde olduğu bir yazıyı "Gayet güzel ve zarif bir açıklama olmuş. Tebrik ederim." diye kutlayacaksın hem de "şartlara uygun hareket etmenin zorunluluğunu görebiliyor; ve belirlenimin dayattığı bertaraf edilemez tenakuzun asıl ve asal olduğunu bu evrende..." diye aforizmalar atacaksın..
Kusura bakmayın buna biz garip "dünyalılar" bu ne perhiz bu ne lahana turşusu deriz. Üstelik sağımızdan solumuzdan kibir de dökmeden. |
Alıntı:
Çok etkilendim yazdıklarından. Böylece herzaman olduğu gibi çok büyük olduğunu gösterdin, kanıtladın. Büyük adam Fuzuli. Tokatın da çok sertmiş. Selametle git, gülegüle. |
Alıntı:
Sizin aforizma dediğini ibareyi Sevgili Özedönüş'ün yazısındaki şu ibareyle birlikte okumanız gerekirdi: "Evrende her an yeni bir oluş vardır ve her yeni bir oluş da değişim demektir. Bu ise, bir süreci gerektirir.Bu ise Tanrısız olamaz. " Okudğunu anlayabilen, neden sonuç ilişkileri kurabilen, işleyen bir dimağ böyle yapardı. Hulasa, behemehal tartışmaya dahil olmak arzusu sizi "lahana ve perhiz" deyişine müstehak kılmış Frodo... Pante, Alıntı:
Tokatımın gücü zarafetindedir, şiddetinde değil. Umarım bir gün demek istediklerimi anlarsın. Umulur ki Fuzuli'ye "fuzuli" demekten daha iyi işler çıkarmaya başlarsın o zaman.:) Sevgilerimle. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:45 . |